POCOYO İNGİLİZCE 🚘 Arabalar ve Kaydıraklarla Yeni Yürüyenler İçin Renkleri Öğrenin 🎢 Tam Bölümler | VİDEOLAR VE ÇİZGİ FİLMLER: İngilizce çalışma notları
Pocoyo English - Official Channel
Video açıklaması: Pocoyo’nun kaydırak parkında arkadaşlar sırayla kaydırağı dener. Anlatıcı gönüllüleri davet eder, her denemenin nasıl sonuçlanacağına dair merak yaratır ve sonunda dostluğu ve kaydırakları birlikte kutlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Who wants to try it first? — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Bu samimi sorunun bir etkinlik için gönüllü çağırdığını, first sözcüğünün ise ilk sırayı kimin alacağını belirttiğini öğrenin; oyunlarda, sınıf çalışmalarında ve grup etkinliklerinde doğal biçimde kullanılabilir. 2. turn out? — Phrasal Verbs: turn out ifadesinin fiziksel olarak dönmekten değil, bir durumun sonunda nasıl geliştiğinden veya hangi sonuca ulaştığından söz ettiğini anlayın; bir planın, olayın ya da hikâyenin nasıl biteceğini sormak için kullanın. 3. Bravo for friends and bravo for slides. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Bravo for tekrarının ve friends ile slides ögelerini eşleyen paralel yapının ritim oluşturduğunu, deneyimin iki yönünü de övdüğünü ve çocuk hikâyesine neşeli bir kapanış sağladığını fark edin.
Bu derste
Welcome to + bir yer, program veya etkinlik
Welcome to + bir yer, program, ders veya etkinlik, dinleyicileri karşılayan ve başlamak üzere olan şeyi tanıtan yaygın bir açılış ifadesidir. Burada anlatıcı, dikkati sıradaki etkinliğin geçtiği kaydırak parkına yöneltiyor; bu ifade mutlaka birinin oraya yeni vardığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Welcome sözcüğüne gereken edatı ekleyerek bu açılış selamını tamamlayın: ____ our music show.
Cevabı göster
Welcome to
Who wants to + fiil ... first?
Who wants to + fiilin yalın hâli? bir gruba yöneltilerek birini gönüllü olmaya davet eden bir sorudur. Genellikle yalnızca istek sormaz; katılım çağrısı işlevi görür. Who wants to try it first? cümlesinde try it etkinliği denemek, first ise herkesten önce harekete geçecek kişiyi seçmek anlamındadır.
Alıştırma
Bir öğretmenin sınıf sunumunu başlatacak bir gönüllüye ihtiyacı var. En doğal soru hangisidir?
- Who presented first?
- Who wants to present first?
- Who presents every day?
Cevabı göster
Who wants to present first?
Let's go: herkesi başlamaya çağırmak
“Let's go”, konuşan kişiyle dinleyen kişiyi birlikte harekete başlamaya çağıran kalıplaşmış bir ifadedir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır; bu nedenle hem konuşanı hem de dinleyeni kapsar. Bağlama göre go ayrılmak, harekete geçmek veya yalnızca başlamak anlamına gelebilir. Burada birinin hareketini anlatmaz; enerjik biçimde başlamayı teşvik eder.
Alıştırma
Herkesi ayrılmaya çağırmak için bu nottaki kalıplaşmış ifadeyi kullanın: The taxi is here. ____!
Cevabı göster
Let's go
What speed?: kısa What + isim sorusu
“What speed?”, what + isim yapısıyla kurulan kısa bir konuşma dili sorusudur. Birinin hangi hızı istediğini veya grubun hangi hızı seçmesi gerektiğini sorar. do you want ya da should we choose gibi tam sorunun geri kalanı, bağlamdan anlaşıldığı için söylenmez. Seçimin ne olduğu açık olduğunda aynı yapı “What color?” ve “What size?” örneklerinde de kullanılabilir.
Alıştırma
Ayakkabı numarasını sormak için kısa What + isim sorusunu kullanın: You're choosing shoes. ____?
Cevabı göster
What size
What a thrill: What a + isim ünlemi
What a + tekil sayılabilen isim yapısı, güçlü bir tepki bildiren ünlem oluşturur. What a thrill. cümlesinde isim öbeği tek başına kullanılır; it is gibi geri kalan bölüm söylenmeden anlaşılır. Burada thrill, heyecan veren bir duygu veya deneyim anlamındadır. Konuşan kişi bu heyecandan keyif alır; yalnızca deneyimin korkutucu olduğunu söylemez.
Alıştırma
What a + isim yapısını kullanarak ünlemi tamamlayın: ____ surprise!
Cevabı göster
What a
What will happen?: soruyla merak uyandırma
What will happen? geleceğe yönelik bir sorudur. Bir hikâyede sonuç açıklanmadan önce sorulması, olayları kısa süreliğine durdurur ve dikkati bundan sonra olacaklara yöneltir. Bu, gerçekten bilgi istemek için sorulan bir soru olmayabilir. Anlatıcı veya karakter, merak uyandırmak ve izleyiciyi sonraki olayı tahmin etmeye çağırmak için bu soruyu kullanabilir.
Alıştırma
Bir anlatıcı sonucu açıklamadan hemen önce “What will happen?” diye soruyor. Bu sorunun temel işlevi nedir?
- Hikâyeyi geçmişin bir betimlemesine dönüştürür.
- Merak uyandırır ve dikkati sonraki olaya yöneltir.
- Sonucun zaten bilindiğini bildirir.
Cevabı göster
Merak uyandırır ve dikkati sonraki olaya yöneltir.
All right: kabul edip devam etmek
Bu cümlede All right., “Peki” veya “Tamam” anlamında sözlü bir yanıttır. Az önce verilen sonucu kabul eder ve etkinliğin devam edebileceğini belirtir. “Her şey doğru” anlamına gelmez. All right tek başına veya yeni bir yönergeden önce kullanılarak küçük bir aşamayı kapatabilir ve konuşmayı sonraki aşamaya taşıyabilir.
Alıştırma
Bir etkinlik yöneticisi “All right, let's move to the next activity.” diyor. All right burada ne işe yarıyor?
- Grubun hazır olup olmadığını sorar.
- Durumu kabul eder ve grubun devam etmesini sağlar.
- Her cevabın doğru olduğunu söyler.
Cevabı göster
Durumu kabul eder ve grubun devam etmesini sağlar.
be next: bir sonraki sırayı almak
Be next, “bir sonraki sırayı almak” veya “bir sıralamadaki sonraki konumda olmak” anlamına gelir. Who wants to be next? cümlesinde konuşan kişi, mevcut kişiden sonra sıra almak isteyen bir gönüllü arar. wants to ifadesinden sonra be fiilin yalın hâlidir; next ise kişinin sıralamadaki konumunu anlatır. İngilizcede person eklemeden be next denebilir.
Alıştırma
Hangi soru bir sonraki sırayı almak isteyen gönüllüyü doğal biçimde sorar?
- Who wants to be next?
- Who wants be next?
- Who wants to next?
Cevabı göster
Who wants to be next?
Go ahead: izin vermek veya başlamaya teşvik etmek
Go ahead. birine harekete geçmesi için izin verir veya onu başlamaya teşvik eder. Burada “şimdi deneyebilirsin” anlamındadır; “ileriye doğru yürü” anlamında değildir. Bir istekten veya kısa bir beklemeden sonra tek başına sıkça kullanılır. go ahead and + fiil kalıbı, Go ahead and ask. örneğindeki gibi başlanabilecek eylemi belirtir.
Alıştırma
Bir arkadaşın “Can I start now?” diye soruyor. Hangi yanıt başlamasına izin verir?
- Not yet.
- Go ahead.
- Turn around.
Cevabı göster
Go ahead.
turn out: nihai sonucu sormak
Bu soruda turn out, “belirli bir sonuçla bitmek” veya “sonunda belli bir biçimde gelişmek” anlamındadır. How is this going to turn out? mevcut durumun nihai sonucunun ne olacağını sorar; bir şeyin nasıl döneceğini sormaz. Yaygın kalıplar, The trip turned out well. örneğindeki turn out + sıfat ve The task turned out to be easy. örneğindeki turn out to be + isim veya sıfattır.
Alıştırma
Hangi cümle bir durumun nihai sonucunu soruyor?
- How will the project turn out?
- What will the caterpillar turn into?
- When will you turn around?
Cevabı göster
How will the project turn out?
How exciting: How + sıfat ünlemi
How + adjective, güçlü bir tepkiyi veya değerlendirmeyi doğrudan ifade eden kısa bir ünlem oluşturur. Bu örnekte exciting, durumun veya deneyimin heyecan verdiğini anlatır. Buradaki how, bir şeyin nasıl yapıldığını sormaz; ünlem kurar. Bu kalıp How nice! ve How interesting! örneklerinde olduğu gibi başka sıfatlarla da kullanılabilir.
Alıştırma
How + adjective kalıbını kullanarak ünlemi tamamlayın: ____ wonderful!
Cevabı göster
How
dares to try: kimin cesareti olduğunu sormak
Dares to try, denemeye cesareti olmak anlamına gelir. Bu soruda özne who olduğu için düzenli fiil dare üçüncü tekil kişi eki -s alarak dares olur ve ardından to try gelir. Who dares to try it now? yalnızca gönüllü aramaz. Daveti bir meydan okumaya dönüştürür ve risk, zorluk veya belirsizlik olduğunu düşündürür.
Alıştırma
Dostça bir oyunda, zor bir labirenti denemeye kimin cesareti olduğunu sormak istiyorsunuz. Bu meydan okumayı en iyi hangi cümle aktarır?
- Who dares to try the difficult maze?
- Who wants to try the difficult maze?
- Who finished the difficult maze?
Cevabı göster
Who dares to try the difficult maze?
Of course you do. — do ile want to try it ifadesini karşılama
Of course, konuşanın cevabı açıkça belli veya güçlü biçimde beklenen bir cevap olarak gördüğünü gösterir. Buradaki do, daha önce geçen want to try it fiil öbeğinin yerini tutan bir yardımcı fiildir. Bu yüzden cümlenin anlamı, karşı tarafın bunu denemek istediğinin çok açık olduğudur. Yeni bir eylem başlatmaz.
Alıştırma
Önceki cümle You want to join us. olsun. Önceki fiil öbeğinin yerine do'yu doğru kullanan yanıt hangisidir?
- Of course you do.
- Of course you are.
- Of course you can.
Cevabı göster
Of course you do.
You want to try it too? — niyeti doğrulamak için bildirme cümlesi söz dizimi
Cümlede You want... gibi bildirme cümlesi söz dizimi bulunsa da soru işareti ve yükselen tonlama onu soruya dönüştürür. Konuşan kişi bir çıkarımı doğruluyor: karşı taraf da bunu denemek istiyor. Too, kişinin başka biriyle bağlantılı olan bir etkinliğe veya isteğe katıldığını gösterir. Bu yapı, durum kişinin niyetiyle ilgili zaten bir ipucu verdiğinde yaygındır.
Alıştırma
Diğerleri resim yapmaya başladıktan sonra bir sınıf arkadaşı boya fırçasını alıyor. Onun da resim yapmak isteyip istemediğini soran gayriresmî soru hangisidir?
- Do you want to paint too?
- You want to paint too?
- Want you paint also?
Cevabı göster
You want to paint too?
Here we go: bir şeyin başladığını bildirmek
Here we go; bir hareket, yolculuk, oyun ya da yeni tur tam başlarken kullanılan yaygın bir konuşma ifadesidir. Bu cümlede “Şimdi başlıyoruz” ya da “Hadi bakalım” anlamına gelir. Buradaki here esas olarak bir yeri göstermez. İfadenin tamamı başlama anını belirtir ve biraz heyecan ya da beklenti de katabilir.
Alıştırma
Oyun başlamak üzere. Hangi cümle doğal biçimde “Şimdi başlıyoruz” mesajını verir?
- Here we go!
- There you go!
- Here we are!
Cevabı göster
Here we go!
Now that's the way I like it: kişisel tercihe uyan bir sonucu beğenmek
Now that's the way I like it, bir yöntem, tarz, durum veya sonuç konuşanın tercihine uyduğunda onay ve memnuniyet ifade eder. “Ben böyle istiyorum” ya da “Benim için tam doğru olan bu” anlamına gelir. Now, memnun bir “işte şimdi daha iyi” hissi katar. The way I like it, “tercih ettiğim biçim veya durumda” demektir; bu nedenle cümle bir rotayı kelimesi kelimesine anlatmak yerine konuşanın gördüğü ya da deneyimlediği şeyi değerlendirir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız müziği tercih ettiğiniz ses düzeyine ayarlıyor. Yeni sonucu beğendiğinizi en doğal biçimde hangi cümle gösterir?
- That's one way to put it.
- Now I know the way there.
- Now that's the way I like it.
Cevabı göster
Now that's the way I like it.
Come on: birini harekete geçmesi için cesaretlendirmek
Burada Come on, dinleyiciyi harekete geçmesi için nazikçe teşvik eden ve cesaretlendiren bir ünlemdir. Your turn, konuşanın diğer kişinin şimdi katılmasını istediğini gösterir; konuşana doğru yaklaşma emri değildir. Aynı ifade, ses tonu ve bağlama göre farklı tutumlar aktarabilir. Bu cümlede sonraki sözler, ifadenin cesaretlendirme ve harekete geçirme anlamını açıkça gösterir.
Alıştırma
“Come on, take the first step.” cümlesinde Come on ne işe yarar?
- Etkinliğin sona erdiğini bildirir.
- Dinleyiciye konuşana yaklaşmasını söyler.
- Dinleyiciyi harekete geçmeye teşvik eder.
Cevabı göster
Dinleyiciyi harekete geçmeye teşvik eder.
your turn: sıranın dinleyicide olduğunu belirtmek
Your turn, insanların sırayla hareket ettiği bir etkinlikte dinleyicinin bir şey yapacak sıradaki kişi olduğu anlamına gelir. Burada turn, bir kişinin hareket etme fırsatını veya sırasını anlatan bir isimdir; dönme eylemi anlamına gelmez. Tam cümle It's your turn. şeklindedir. Özellikle oyunlarda veya ortak etkinliklerde, günlük konuşmada It's sıklıkla atılır ve yalnızca Your turn. denir.
Alıştırma
Cümleyi your ve bir kişinin hareket etme fırsatını anlatan isimle tamamlayın: I went first. Now it's ____ to roll the dice.
Cevabı göster
your turn
that's style: etkileyici ve özgün bir performansı övmek
Burada style, bir şeyi etkileyici ve kendine özgü biçimde yapmayı anlatır. Anlatıcı, hareketin yapılma biçimini övüyor; giyimden veya tasarımdan söz etmiyor. Now that's + isim kalıbı, az önce görülen şeyi güçlü bir örnek olarak gösterir. Now that's style, “İşte buna tarz denir” anlamına gelir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız bir hareketi akıcı ve etkileyici biçimde tamamlıyor. Now that's style! burada ne anlama gelir?
- Kişinin giysi bedenini belirtir.
- Hareketi etkileyici ve özgün olduğu için över.
- Hareketin yazılı bir kurala uyması gerektiğini söyler.
Cevabı göster
Hareketi etkileyici ve özgün olduğu için över.
Bravo for ... and bravo for ...: kapanış tezahüratında paralel tekrar
Bravo, “aferin” anlamına gelen bir tezahürattır. Her bravo for + isim bölümünde for ile başlayan öbek, övgüyü kimin veya neyin aldığını gösterir. Aynı kalıbı tekrarlamak friends ve slides öğelerine eşit ağırlık verir ve topluca söylenen bir sloganı andıran basit bir ritim oluşturur. Bu paralel tekrar, son bölümü de düzenler: hikâyenin iki önemli unsurunu tek bir kutlamada birleştirir ve cümlenin neşeli bir kapanış gibi hissedilmesini sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle iki grubu kutlamak ve bir kapanış ritmi oluşturmak için aynı tür paralel tekrarı kullanır?
- The players and coaches left after the game.
- Hooray! The coaches thanked the players.
- Hooray for the players and hooray for the coaches!
Cevabı göster
Hooray for the players and hooray for the coaches!
Bir bölüm veya buluşmayı “See you next time.” ile bitirmek
See you next time bir bölümün, dersin, etkinliğin veya buluşmanın sonunda, bir sonrakinin olması beklendiğinde kullanılan samimi bir vedalaşma kalıbıdır. Şimdilik vedalaşmayı ve karşıdaki kişiyi ya da izleyiciyi yeniden görme beklentisini ifade eder. Next time belirli bir tarih bildirmez. Genel olarak bir sonraki bölümü, dersi veya buluşmayı ifade eder; bu yüzden cümle kesinleşmiş bir randevu anlamına gelmez.
Alıştırma
“Bir sonraki seferde” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle yaygın vedalaşma cümlesini tamamlayın: Thanks for watching. See you ____.
Cevabı göster
next time