Telefonunuz Sizi Dinliyor Mu?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
902 kelime 185 kel/dk

Video özeti: Telefon ve uygulamalar mikrofon, çerez, alışveriş ve konum verilerini izleme ipuçlarıyla gizlilik risklerine dönüştürüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. bring up — Öbek fiiller: bir konuyu doğal biçimde açın; bunu bir nesne oluşturmak veya kaldırmak sanmayın. 2. read the fine print? — Deyimler ve mecazi ifadeler: gizli koşullar kararı etkilerken gözden kaçan hukuki ayrıntıları kontrol etme uyarısını anlayın. 3. Long story short, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: önceki kanıtları kısa bir sonuca sıkıştırıp dinleyiciyi ana fikre yönlendirin.

Bu derste

You are having a coffee with a close friend and bring up how you need a new bathing suit. Öbek fiiller

0:00

Yakın bir arkadaşınızla kahve içerken yeni bir mayoya ihtiyacınız olduğundan söz ediyorsunuz.

Öbek fiiller

bring up: bir konuyu gündeme getirmek

Bu cümlede bring up, konuşma sırasında bir konuyu gündeme getirmek anlamına gelir. Konuşan kişi yeni bir mayoya ihtiyacı olduğundan söz etmeye başlar; fiziksel olarak herhangi bir şeyi kaldırmaz. Birisi konuşmayı daha önce ele alınmayan bir konuya yönelttiğinde bu anlamı kullanabilirsin.

Alıştırma

“Bir konuyu gündeme getirmek” anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamla: Before everyone leaves, I need to ____ one scheduling problem.

Cevabı göster

bring up

Then bam, all of a sudden there are ads on your phone for bathing suits. Kalıp ifadeler

0:04

Derken pat diye, telefonunuzda birdenbire mayo reklamları beliriyor.

Kalıp ifadeler

all of a sudden: beklenmedik bir değişim

All of a sudden, “birdenbire” veya “hiçbir uyarı olmadan” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada sıradan bir konuşmanın ardından reklamların beklenmedik biçimde ortaya çıkmasını belirtir. Genellikle bir cümleciğin başında veya cümlecik içinde virgüller arasında yer alır ve anlatının hızla şaşırtıcı bir olaya dönmesini sağlar. Dört sözcüğü tek tek yorumlamak yerine tek bir zaman ifadesi olarak düşün.

Alıştırma

“Aniden ve beklenmedik biçimde” anlamındaki dört sözcüklü kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamla: The sky was clear; then, ____, hail started falling.

Cevabı göster

all of a sudden

Our smartphones are with us at all times, Kalıp ifadeler

0:08

Akıllı telefonlarımız her an yanımızda,

Kalıp ifadeler

At all times: resmî anlamda “her zaman”

At all times, “her zaman” veya “ilgili sürenin tamamı boyunca” anlamına gelir. Burada akıllı telefonların insanlarla neredeyse kesintisiz biçimde birlikte olduğunu anlatır; birbirinden ayrı birkaç belirli zamana gönderme yapmaz. Bu ifade zaman bildiren bir zarf öbeğidir. Bir ifadeye veya gerekliliğe geniş ve kesintisiz bir kapsam kazandırır: Bir şey ilgili her anda geçerlidir ya da yapılmalıdır.

Alıştırma

“İlgili her anda” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle resmî güvenlik talimatını tamamlayın: Visitors must wear identification ____.

Cevabı göster

at all times

but are companies and governments using them to spy on us? Kalıp ifadeler

0:10

peki şirketler ve hükûmetler onları bizi gözetlemek için mi kullanıyor?

Kalıp ifadeler

Spy on: birini gizlice gözetlemek

Spy on someone, birini haberi olmadan gizlice izlemek veya o kişi hakkında bilgi toplamak anlamına gelir. Bu soruda telefonlar, şirketlerin veya hükümetlerin kullanıcıları izlemek için kullanabileceği olası araçlar olarak sunulur. Bu anlamda spy ile izlenen kişi veya grup arasında on gerekir: spy on us denir, spy us denmez. Başka durumlara aktarılabilen kalıp spy on + kişi veya grup şeklindedir.

Alıştırma

“Hakkında gizlice bilgi toplamak” anlamına gelen dersteki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The app secretly activated the microphone to ____ its users.

Cevabı göster

spy on

You may be suspicious for a good reason.

0:13

Şüphelenmekte haklı olabilirsiniz.

A New York Times piece uncovered that Kelime

0:16

Bir New York Times haberi şunu ortaya çıkardı:

Kelime

Gazete makalesi veya haberi anlamındaki piece

Bu haber bağlamında piece, yayımlanmış bir makale ya da haber çalışması anlamına gelir. a New York Times piece ifadesi, fiziksel bir parçayı değil, gazetecilik çalışmasının kaynağını ve türünü belirtir. piece geniş kapsamlı bir medya terimidir: yazılı bir makaleye, başka bağlamlarda ise bir yayın içeriğine gönderme yapabilir. Çevredeki yayın kuruluşunun adı hangi anlamın kastedildiğini gösterir.

Alıştırma

“A New York Times piece uncovered that” cümlesinde piece neyi ifade eder?

  1. Yayımlanmış bir makale veya haber çalışması
  2. Fiziksel bir parça
  3. Yazılımları saymak için kullanılan bir birim
Cevabı göster

Yayımlanmış bir makale veya haber çalışması

thousands of apps including gaming apps for kids

0:18

çocuklara yönelik oyun uygulamaları da dâhil olmak üzere binlerce uygulamada

are equipped with the software Alphonso. Kalıp ifadeler

0:20

Alphonso adlı yazılım bulunuyor.

Kalıp ifadeler

Bir nesne veya özelliğe sahip olmayı anlatan be equipped with

Be equipped with + isim, söz konusu nesne, araç veya özelliğin “sağlanmış” ya da “kurulmuş” olduğu anlamına gelir. Örnekte are equipped with, uygulamaların ne içerdiğini anlatır; with sözcüğünden sonra sahip oldukları yazılım gelir. Be fiilinin biçimi özneye ve zamana göre değişir: is equipped with, are equipped with, was equipped with. Bu ifade, nesneyi kullanma eylemini değil, bir durumu veya özelliği anlatır.

Alıştırma

Hedef ifadeyi doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: Every emergency vehicle ____ a first-aid kit.

Cevabı göster

is equipped with

Alphonso uses your smartphone microphone

0:23

Alphonso, akıllı telefonunuzun mikrofonunu kullanarak

to listen to the ads that you are watching on TV.

0:25

televizyonda izlediğiniz reklamları dinliyor.

It uses audio signals

0:28

Ses sinyallerinden yararlanıp

to collect TV viewing data in order for advertisers Dilbilgisi

0:30

reklamverenler için televizyon izleme verileri topluyor

to personally promote things to you online.

0:32

ve internette size özel ürünlerin tanıtılmasını sağlıyor.

Dilbilgisi

in order for advertisers to: amaç eyleminin öznesini belirtme

in order for advertisers to ifadesi bir amaç bildirir ve ardından gelen promote fiilinin mantıksal öznesinin advertisers olduğunu açıkça belirtir. Verileri yazılım toplarken tanıtımı reklamverenler yapar. Amaç eylemini kimin yaptığını belirtmek gerektiğinde, özellikle bu kişi veya varlık ana cümlenin öznesinden farklıysa, in order for + isim/zamir + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Buradaki for öbeği yararlanan kişiyi değil, eylemi gerçekleştirmesi beklenen veya eylemi gerçekleştirmesi mümkün kılınan özneyi belirtir.

Alıştırma

İncelemeyi we değil, the committee yapacak şekilde cümleyi in order for + eylemi yapan + to yapısıyla tamamlayın: We extended the deadline ____ review every application.

Cevabı göster

in order for the committee to

Alphonso claims to not record human speech. Dilbilgisi

0:35

Alphonso, insan konuşmalarını kaydetmediğini iddia ediyor.

Dilbilgisi

claims to not record: olumsuz içerikli bir iddiayı aktarma

claims to not record, Alphonso'nun insan konuşmalarını kaydetmediğine ilişkin kendi iddiasını aktarır. Claim fiili bu açıklamayı bağımsız olarak kanıtlanmış bir gerçek gibi sunmadan Alphonso'ya atfeder; dolayısıyla anlatıcı iddianın doğru olduğunu garanti etmez. Not, to-mastar yapısının içindedir ve record fiilini olumsuz yapar: ortada bir iddia vardır ve bu iddianın içeriği kayıt yapılmadığıdır. Not sözcüğünü claims önüne taşımak ise iddiada bulunma eylemini olumsuz yapar.

Alıştırma

Hangi cümle, şirketin konuşmaları saklamadığına ilişkin iddiasını doğrulamadan aktarır?

  1. The company proves that it does not store conversations.
  2. The company claims to not store conversations.
  3. The company does not claim to store conversations.
Cevabı göster

The company claims to not store conversations.

Facebook has created a device called Pixel,

0:39

Facebook, Pixel adlı bir araç geliştirdi;

which is designed as a way to continue tracking you online Kalıp ifadeler

0:41

bu araç, internette sizi izlemeye devam etmek için tasarlandı,

even after you've left a website.

0:44

hem de bir internet sitesinden ayrıldıktan sonra bile.

Kalıp ifadeler

designed as a way to: amaçlanan işlevi anlatma

Be designed as a way to + fiilin yalın hâli, bir şeyin bir eylemi gerçekleştirmenin yöntemi olması için kasıtlı olarak oluşturulduğunu veya düzenlendiğini anlatır. Bu cümlede teknolojinin amaçlanan işlevi, kullanıcı bir web sitesinden ayrıldıktan sonra çevrim içi izlemenin devam etmesini sağlamaktır. Buradaki as, teknolojiye verilen rolü veya işlevi belirtir. Teknolojinin görünüşünü anlatmaz.

Alıştırma

Özelliği bir yöntem olarak sunan beş sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The filter is ____ block harmful content.

Cevabı göster

designed as a way to

By dropping a small piece of data called a cookie, Notlar

0:46

Cihazınıza çerez adı verilen küçük bir veri parçası bırakıldığında

Kültür

a cookie: bir web sitesinin sakladığı küçük veri

Bu web bağlamında cookie, bir web sitesinin tarayıcıdan saklamasını istediği küçük bir veri parçasıdır. Bir tanımlayıcı veya durum içerebilir; böylece site sayfalar arasında oturumu, tercihi, sepeti ya da etkinliği hatırlayabilir. Cümle, cookie'yi bir ürün üzerinde geçirilen süre gibi davranışları kaydetmeye veya kullanıcıyla ilişkilendirmeye yarayan bir mekanizma olarak sunar. Burada yiyecek değil, İngilizcede sayılabilen teknik bir isimdir.

Alıştırma

Bu cümlede a cookie neyi ifade ediyor?

  1. Birisi internetten alışveriş yaparken sunulan atıştırmalık
  2. Web sitesindeki her sayfanın eksiksiz bir kopyası
  3. Tarayıcının sakladığı küçük bir web sitesi verisi
Cevabı göster

Tarayıcının sakladığı küçük bir web sitesi verisi

your device will now remember information

0:49

cihazınız artık bazı bilgileri hatırlıyor;

Dilbilgisi

By + -ing: sonucu doğuran yöntemi gösterme

By + -ing, ana cümledeki sonucu doğuran yöntemi veya mekanizmayı belirtir. By bir edat olduğu için ardından -ing biçimi gelir; bu biçim geçmiş zaman fiili değildir. Burada dropping, küçük bir veri parçasını cihaza yerleştirmek veya kaydetmek anlamına gelir. Bu eylem cihazın bilgiyi hatırlamasını sağlar; dolayısıyla by bir son tarihten önce anlamında değil, bu eylem aracılığıyla anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi by ve compare fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the two plans, we found the cheaper option.

Cevabı göster

By comparing

like how long you linger on a certain item Kelime

0:51

örneğin belirli bir ürüne ne kadar süre baktığınızı

Kelime

linger on: bakmaya daha fazla zaman ayırmak

Burada linger on, belirli bir ürüne bakmayı sürdürmek veya bir sayfada kısa bir andan daha uzun süre kalmak anlamına gelir. Bir yerde oyalanma fikrini çevrim içi dikkat ve gezinme davranışına genişletir. Bu ifade dikkatin bir süre devam ettiğini anlatır; ürüne tıklamak, ürünü kaydetmek veya satın almak anlamına gelmez.

Alıştırma

İngilizce cümleyi, dersteki ‘normalden daha uzun süre bakmak’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Visitors often ____ the comparison chart before choosing a plan.

Cevabı göster

linger on

and whether you added anything to your shopping cart

0:54

ve alışveriş sepetinize eklediğiniz bir şeyi

but didn't purchase it.

0:56

satın almadığınızı.

Millions of websites use Facebook Pixel,

0:58

Milyonlarca internet sitesi Facebook Pixel kullanıyor;

which is why the hat you didn't end up buying follows you around Facebook forever. Notlar

1:00

bu yüzden sonunda almadığınız o şapka, Facebook'ta sonsuza dek peşinizden geliyor.

Anlatım akışı

which is why: bütün bir gerçeği sonucuna bağlamak

Which is why, ilk bölümde anlatılan bütün gerçeğe, yani milyonlarca web sitesinin Facebook Pixel kullanmasına gönderme yapar. Bu gerçeğin sonucunu, şapkanın Facebook'ta kullanıcının karşısına çıkmaya devam etmesini anlatır. Bu bağlaç genellikle virgülden sonra gelir ve önceki gerçeği ya da kanıtı aynı cümledeki sonuçla bağlar. Yalnızca Facebook Pixel adına gönderme yapmaz; önceki durumun tamamına gönderme yapar.

Alıştırma

Önceki gerçeğin tamamına açıkça gönderme yapan ve sonucunu getiren bağlacı seçin: Millions of websites use Facebook Pixel, ___ the hat keeps appearing in Facebook ads.

  1. because
  2. that's why
  3. which is why
Cevabı göster

which is why

Öbek fiiller

end up buying: nihai bir sonucu anlatmak

End up ve -ing ile biten bir fiil, bir süreç, seçim veya olaylar dizisinden sonra ortaya çıkan nihai sonucu anlatır. Bu cümlede you didn't end up buying the hat, şapkayı satın almayı düşündüğün ya da satın alma sürecine girdiğin halde sonuçta onu almadığın anlamına gelir. Buying, end up'tan sonra kullanılması gereken -ing biçimidir. Buradaki end up nihai sonucu anlatır; fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

Nihai bir sonucu anlatmak için end up ve -ing biçimini doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. I didn't end up buying the hat.
  2. I didn't end up buy the hat.
  3. I didn't ended up buying the hat.
Cevabı göster

I didn't end up buying the hat.

Deyimler

Kalıcı reklamlar için bir mecaz olarak “follows you around”

Bu cümlede “follows you around”, tekrar tekrar gösterilen bir reklamı sanki sizi bir yerden başka bir yere izleyen bir insanmış gibi kişileştirir. Facebook içinde hareket eden şapkanın kendisi değildir; önceki ilginize göre gösterilen reklamlar siz gezinirken tekrar tekrar karşınıza çıkar. Bu mecaz, veriye dayalı otomatik bir örüntüyü insan hareketi olarak anlatır. Daha genel olarak bir şey sürekli yeniden akla geliyor veya kişiyi farklı yer ve durumlarda etkilemeye devam ediyorsa mecazi anlamda “follow someone around” denebilir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadenin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After I looked at one backpack online, backpack ads ____ for days.

Cevabı göster

followed me around

But sites like Facebook even follow you offline

1:05

Ama Facebook gibi siteler çevrimdışıyken bile sizi izliyor;

and have been known to purchase information Dilbilgisi

1:08

hakkınızdaki bilgileri satın aldıkları

Dilbilgisi

Kayıtlı ancak evrensel olmayan davranışlar için “have been known to”

“Have been known to + fiilin yalın hâli”, öznenin bir şeyi yaptığı bilinen geçmiş örnekler bulunduğunu veya bu davranışın öznenin ününün bir parçası olduğunu ifade eder. Burada Facebook gibi sitelerin bilgi satın aldığına dair kayıtlar bulunduğu temkinli biçimde söylenir. Present perfect, bu geçmiş örnekleri öznenin bugünkü ünüyle ilişkilendirir. İfade “bir şeyi nasıl yapacağını bilmek” anlamına gelmez ve eylemin her zaman ya da düzenli olarak gerçekleştiğini ileri sürmez.

Alıştırma

Temkinli raporu hedef yapıyla tamamlayın: This older software ____ crash after large updates.

Cevabı göster

has been known to

and create a database of over 52,000 different attributes about you.

1:10

ve sizinle ilgili 52.000'den fazla farklı özelliği içeren bir veri tabanı oluşturdukları da biliniyor.

For example, Facebook buys data from supermarket loyalty programs. Kültür

1:15

Örneğin Facebook, süpermarketlerin sadakat programlarından veri satın alıyor.

Kültür

Perakende üyelik sistemleri olarak süpermarket sadakat programları

Süpermarket sadakat programı, müşterilerin bir hesap, kart veya uygulamayla kendilerini tanıttığı ve bunun karşılığında çoğu zaman puan ya da indirim aldığı bir perakende üyelik sistemidir. Sistem, her işlemi aynı müşteri profiliyle ilişkilendirebilir. Bu cümlede bu programlardan gelen veriler, üyelerle bağlantılı satın alma kayıtlarını ifade eder ve mağazadaki alışveriş davranışlarını ortaya çıkarabilir. Burada loyalty, kişisel bir erdem olan sadakati değil, ticari bir üyelik mekanizmasını adlandırır.

Alıştırma

Bu cümlede supermarket loyalty programs nedir?

  1. Çalışanların bir süpermarkete ne kadar sadık olduğunu ölçen programlar
  2. Hiçbir müşteri etkinliğini kaydetmeden sunulan indirimler
  3. Satın almaları bir hesapla ilişkilendiren ve ödüller sunan perakende üyelik sistemleri
Cevabı göster

Satın almaları bir hesapla ilişkilendiren ve ödüller sunan perakende üyelik sistemleri

So if you have a points card with a grocery store,

1:19

Yani bir marketin puan kartına sahipseniz

Facebook may be paying to understand your purchasing patterns, Kalıp ifadeler

1:21

Facebook, alışveriş alışkanlıklarınızı anlamak için para ödüyor olabilir;

Kalıp ifadeler

Tekrar eden satın alma davranışı olarak purchasing patterns

Purchasing patterns, bir kişinin neyi, ne zaman, ne sıklıkta veya ne kadar satın aldığı konusunda tekrar eden eğilimlerdir. Bir örüntü tek bir satın almadan belirlenmez; birden fazla işlemden çıkarılır. Bu cümlede understand your purchasing patterns, satın alma verilerinden alışkanlıklarınızın bir tablosunu oluşturmak anlamına gelir. Patterns burada ürünlerin üzerine basılmış desenleri değil, davranışsal düzenlilikleri ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi tekrar eden satın alma davranışını ifade eden iki sözcüklü analitik ifadeyle tamamlayın: The budgeting app studies users' ____ to show how their spending changes over time.

Cevabı göster

purchasing patterns

potentially learning about what you eat

1:24

böylece neler yediğinizi,

or even what type of toothpaste you use.

1:26

hatta ne tür diş macunu kullandığınızı öğrenebilir.

So your phone can listen to you,

1:29

Yani telefonunuz sizi dinleyebilir,

but it can also follow you as well.

1:31

ama aynı zamanda sizi takip de edebilir.

Every time you receive a text or use data to load an app,

1:34

Her mesaj aldığınızda veya bir uygulamayı açmak için mobil veri kullandığınızda

companies can log and retain your location Kalıp ifadeler

1:37

şirketler konumunuzu kaydedip saklayabilir;

Kalıp ifadeler

Veri ve gizlilik dilinde “log and retain”

Veri ve gizlilik dilinde log, bir olay ya da veri noktası için kayıt girdisi oluşturmak; retain ise veriyi toplandıktan sonra saklamaya devam etmek demektir. and ile bağlanan log and retain iki ayrı eylemi belirtir: şirket konum bilgisini kaydeder ve bu kaydı saklar. İfade tek başına verinin ne kadar süreyle ya da neden saklandığını söylemez. Bu ayrıntılar, başka bir yerde belirtilen saklama süresinden veya amaçtan anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Bir gizlilik politikasında “log and retain location data” ne anlama gelir?

  1. Konum verilerini yalnızca uygulama açıkken kullanmak
  2. Konum verilerini kaydetmeden bir haritaya dönüştürmek
  3. Konum verilerini kaydetmek ve saklamaya devam etmek
Cevabı göster

Konum verilerini kaydetmek ve saklamaya devam etmek

based on the cell tower and cellular antenna you connected to.

1:40

bunun için bağlandığınız baz istasyonu ve mobil ağ antenini kullanırlar.

The precision of location has increased over time

1:43

Konum verileri zamanla daha hassas hâle geldi

and can paint a detailed picture of where you go. Deyimler

1:46

ve nereye gittiğinizi ayrıntılarıyla ortaya koyabiliyor.

Deyimler

Kanıta dayalı bir benzetme olarak “paint a detailed picture of”

Paint a detailed picture of, birikmiş olgu veya kanıtları kullanarak biri ya da bir şey hakkında açık ve kapsamlı bir anlayış oluşturmak anlamına gelen bir benzetmedir. Burada giderek daha hassas hâle gelen konum verileri, bir kişinin hareketlerini ve rutinlerini ortaya çıkarabilir; gerçek bir resim çizmekten ya da görüntü oluşturmaktan söz edilmez. Yaygın yapı paint a detailed picture of + isim, zamir veya yan cümledir. Özne çoğunlukla bu anlayışı birlikte destekleyen kanıtlar, veriler, bir rapor veya bir dizi gözlemdir.

Alıştırma

Cümleyi “hakkında açık ve kapsamlı bir anlayış oluşturmak” anlamındaki vurgulanan beş sözcüklü ifadeyle tamamlayın. The survey results ____ how remote workers manage their time.

Cevabı göster

paint a detailed picture of

So your phone may start sending you ads for swimsuits

1:49

Dolayısıyla telefonunuz size mayo reklamları göstermeye başlayabilir;

because you were just physically in or near a surf shop.

1:52

çünkü az önce bir sörf mağazasının içindeydiniz ya da yakınındaydınız.

These companies will claim they aren't doing anything you haven't agreed to Dilbilgisi

1:55

Bu şirketler, onaylamadığınız hiçbir şeyi yapmadıklarını iddia edecektir;

Dilbilgisi

anything you haven't agreed to: kabul etmediğiniz herhangi bir şey

anything you haven't agreed to ifadesinde anything, isim öbeğinin ana unsurudur. You haven't agreed to, ilgi zamiri that'in düşürüldüğü sınırlayıcı bir ilgi cümleciğidir: anything (that) you haven't agreed to. İngilizcede agree to something kalıbı kullanıldığı için to edatı cümleciğin sonunda kalır. aren't doing anything you haven't agreed to içinde iki olumsuzluk, şirketlerin yalnızca karşı tarafın onayladığı şeyleri yaptığı anlamını verir. Şirketler hiçbir şey yapmadıklarını değil, bütün eylemlerinin önceden verilen onayın kapsamında olduğunu iddia etmektedir.

Alıştırma

Karşı tarafın onayı dışındaki eylemleri anlatmak için anything sözcüğünü doğrudan agree to içeren bir cümlecikle izleyerek cümleyi tamamlayın: The service must not do ____.

Cevabı göster

anything you haven't agreed to

as you have accepted the privacy policy

1:59

çünkü bilgilerinizin toplanmasına izin veren

that allows the collection of your information.

2:02

gizlilik politikasını kabul ettiniz.

And did you read the fine print? Deyimler

2:04

Peki küçük puntolu metni okudunuz mu?

Deyimler

read the fine print: gözden kaçan koşulları kontrol etmek

Burada read the fine print, bir sözleşmedeki küçük ve gözden kaçması kolay koşulları, özellikle sınırlamaları, ücretleri, yenilemeleri ve istisnaları incelemek anlamına gelir. Yazılar gerçekten küçük basılmış olabilir, ancak ifade esas olarak yazılı olduğu hâlde belirgin olmayan önemli koşullara odaklanır. Did sonrasında read fiilin yalın biçimindedir. Soru, karşı tarafın kabul etmeden önce bu koşulları kontrol edip etmediğini sorar ve kontrol etmeden kabul etmenin dikkatsizlik olduğunu ima edebilir.

Alıştırma

Gözden kaçması kolay yazılı koşulları kontrol etmek anlamına gelen dört sözcüklü deyimle cümleyi tamamlayın: Before accepting the free trial, ____.

Cevabı göster

read the fine print

Probably not.

2:06

Muhtemelen hayır.

A study presented 543 participants Kalıp ifadeler

2:07

Bir araştırmada 543 katılımcıya

with a fake app called NameDrop

2:10

NameDrop adlı sahte bir uygulama sunuldu

Kalıp ifadeler

presented 543 participants with yapısı

presented 543 participants with ifadesindeki presented, present someone with something yapısının geçmiş zamanıdır. 543 participants alıcıları belirtir; with'ten sonra gelen bölüm ise gösterilen veya sunulan şeydir. Bu cümlede bu şey sahte uygulamadır. Bu yapı bir şeyi birine daha resmî biçimde sunmak, göstermek ya da vermek için kullanılır. Bu yüzden alıcı with'ten önce gelir.

Alıştırma

“The museum presented the visitors with a guide.” cümlesinde the visitors kimleri ifade eder?

  1. Rehberi yazan kişi
  2. Rehberi alan kişiler
  3. Rehberin kendisi
Cevabı göster

Rehberi alan kişiler

to see how many would read

2:12

ve kaç kişinin şu metinleri okuyacağı incelendi:

the privacy policy and terms of service. Kültür

2:13

gizlilik politikası ile hizmet koşulları.

Kültür

the privacy policy and terms of service: iki belge

the privacy policy and terms of service iki farklı belgeyi ifade eder. privacy policy, bir hizmetin hangi kişisel verileri topladığını ve bu verileri nasıl kullandığını, sakladığını veya paylaştığını açıklar. terms of service ise hizmeti kullanmanın kurallarını ve sözleşmeye dayalı koşullarını belirler. Burada and, iki belgeyi bir çift olarak birbirine bağlar. Araştırma, insanların sahte uygulamayı kullanmadan önce iki belgeyi de okuyup okumayacağını test ediyor; genel bir kullanım kılavuzu okuyup okumayacaklarını değil.

Alıştırma

Bir web sitesinin kişisel verilerinizi nasıl topladığını, kullandığını veya paylaştığını öğrenmek için hangi belgeyi okursunuz?

  1. The terms of service — hizmeti kullanma kurallarını belirler
  2. The privacy policy — hizmetin kişisel verileri nasıl işlediğini açıklar
Cevabı göster

The privacy policy — hizmetin kişisel verileri nasıl işlediğini açıklar

74% skipped reading the agreement altogether,

2:16

Katılımcıların %74'ü sözleşmeyi hiç okumadan geçti,

and those who did read it didn't do a great job. Dilbilgisi

2:19

okuyanlar da pek dikkatli okumadı.

Dilbilgisi

did read ifadesindeki vurgulu did

Geçmiş zamandaki olumlu bir cümlede did + fiilin yalın hâli vurgu ekler. Burada did read gerçekten okudu veya aslında okudu anlamına gelir; bazı kişilerin sözleşmeyi okuduğunu doğrular ve onları metni atlayan kişilerle karşılaştırır. Geçmiş zamanı did taşıdığı için read yalın hâlde kalır. Yardımcı fiil ayrı bir eylem anlatmaz; ifadenin doğru olduğunu vurgular.

Alıştırma

Eylemin gerçekten gerçekleştiğini doğrulayan iki kelimelik vurgulu geçmiş zaman fiil öbeğiyle cümleyi tamamlayın: Everyone thought Leo skipped the guide, but he ____ it.

Cevabı göster

did read

98% of participants missed the gotcha clauses, Kelime

2:22

Katılımcıların %98'i tuzak maddeleri gözden kaçırdı;

Kelime

Gayriresmî gotcha clauses ifadesi

Gotcha clauses, insanların muhtemelen gözden kaçıracağı ve sonrasında beklenmedik bir koşul, maliyet veya yükümlülüğe yakalanacağı biçimde yazılmış ya da yerleştirilmiş maddelerdir. Bu cümlede ifade, kaçırılan maddeleri yalnızca zor yazılmış metinler olarak değil, kasıtlı tuzaklar olarak niteler. Gotcha, got you ifadesinin gayriresmî bir biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Clauses önünde, sizi tuzağa düşürmek için tasarlanmış anlamında bir niteleyici görevi görür. Resmî bir hukuk kategorisi değil, gayriresmî ve eleştirel bir tanımdır.

Alıştırma

Hangi durum en doğal biçimde gotcha clauses içeren bir durum olarak tanımlanır?

  1. Bir abonelik, beklenmedik bir iptal ücretini küçük yazılara gizliyor.
  2. Bir öğretmen tahtadaki yazım hatasını düzeltiyor.
  3. Bir sözleşme, üzerinde anlaşılmış teslim tarihini açıkça listeliyor.
Cevabı göster

Bir abonelik, beklenmedik bir iptal ücretini küçük yazılara gizliyor.

which included sharing all your data with the NSA,

2:25

bunların arasında tüm verilerinizi NSA ile paylaşmanız,

your employer,

2:28

işvereninizle de paylaşmanız

and agreeing to provide your firstborn child as payment.

2:29

ve ödeme olarak ilk doğan çocuğunuzu vermeyi kabul etmeniz vardı.

And what about the rise of smart speakers like Google Home and Amazon Alexa,

2:32

Peki ya Google Home ve Amazon Alexa gibi akıllı hoparlörlerin giderek yaygınlaşması?

which are designed to listen to you at all times?

2:37

Bunlar sizi her an dinleyecek şekilde tasarlandı.

Though they are supposed to only record your voice when given prompts like "Okay, Google." Dilbilgisi

2:40

Gerçi sesinizi yalnızca “Okay, Google” gibi bir komut verdiğinizde kaydetmeleri gerekiyor.

Dilbilgisi

are supposed to only record: beklenen davranış ve only sözcüğünün kapsamı

Be supposed to + fiilin yalın hâli, bir tasarım veya kurala göre amaçlanan, beklenen ya da gerekli olan davranışı anlatır. Buradaki are supposed to record, cihazların kesinlikle ne yaptığını değil, ne yapmaları gerektiğini belirtir. Only, kayıt yapılmasına izin verilen durumu sınırlar: amaçlanan anlam, kaydın yalnızca bir komuttan sonra yapılması gerektiğidir. Only cümlenin farklı bölümlerini sınırlayabildiği için, sınırlandırılan şey koşulsa record your voice only when prompted en açık yerleşimdir.

Alıştırma

Be supposed to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A motion sensor is ____ turn on only when it detects movement.

Cevabı göster

supposed to

Dilbilgisi

when given prompts: kısaltılmış edilgen yan cümle

When given prompts, edilgen bir zaman veya koşul yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir. Tam biçimi when they are given prompts olur: given geçmiş zaman ortacıdır ve atılan özne they, ana cümlenin öznesi olan aynı cihazları belirtir. Ana cümlenin öznesi eylemden etkilenen taraf olduğunda bir tetikleyiciyi veya koşulu kısa biçimde sunmak için when + geçmiş zaman ortacı kullanın. Burada cihazlar komutları alır; komutları veren onlar değildir.

Alıştırma

Parantez içindeki yan cümleyi dersin kalıbıyla kısaltın: The assistant responds ____ a clear command. (when it is given)

Cevabı göster

when given

Recently,

2:45

Kısa süre önce,

a couple found that Amazon's Alexa recorded a private conversation Kelime

2:45

bir çift, Amazon Alexa'nın özel bir konuşmayı kaydettiğini

Kelime

a couple: bir çift, belirsiz bir miktar değil

a couple, sevgililer veya eşler gibi romantik bir ilişkisi olan iki kişiyi anlatan bir isim öbeğidir. Burada keşfi yapan kişiler cümlenin öznesidir; ifade bu kişileri belirsiz sayıda insan veya nesne olarak değil, bir çift olarak sunar. Bu cümlede ifade tek başına kullanılmıştır. Başka bir ismin miktarını değil, çifti belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede tek başına kullanılan isim öbeği a couple kimi belirtir?

  1. Romantik partner olan iki kişi
  2. Aralarında ilişki olmayan iki nesne
  3. Belirsiz birkaç kır evi
Cevabı göster

Romantik partner olan iki kişi

and then randomly sent it to a friend.

2:49

ve ardından bunu rastgele bir arkadaşlarına gönderdiğini fark etti.

These are deemed unfortunate glitches,

2:51

Bu tür olaylar talihsiz teknik aksaklıklar sayılıyor,

but what if someone gained access to them? Notlar

2:53

ama ya birisi bunlara erişim sağlarsa?

Dilbilgisi

what if someone gained access to them?: varsayımsal bir risk sorusu

What if + geçmiş zaman, henüz doğrulanmamış bir durumu ortaya atıp olası sonuçlarını düşünmeye davet eder. Burada konuşan kişi endişe verici bir riski gündeme getiriyor; olayın gerçekleştiğini bildirmiyor. gained access to, normalde korunan veya kısıtlanan bir şeye erişim elde etmeyi başarmak anlamına gelir. Bu bağlamda them, daha önce sözü edilen kayıtları veya cihaz verilerini ifade eder. Gained fiilinin geçmiş zamanı gerçeklikten uzaklık oluşturur; bu nedenle bir saldırıyı doğrulamaz, riski varsayar.

Alıştırma

“What if someone gained access to them?” cümlesindeki geçmiş zaman ne işe yarar?

  1. Birinin geçmişte bunlara eriştiğini doğrular
  2. Erişimin imkânsız olduğunu söyler
  3. Erişimi olası ama doğrulanmamış bir risk olarak sunar
Cevabı göster

Erişimi olası ama doğrulanmamış bir risk olarak sunar

Kalıp ifadeler

gain access to: erişim elde etmek

gain access to something kalıbında gain “elde etmek”, access ise bir yere girme ya da bir şeyi görüntüleme, kullanma veya kontrol etme yeteneği veya izni anlamına gelir. Burada access bir isimdir; to ise erişilebilir hâle gelen şeyi belirtir. Bu soruda ifade, birinin korunan içeriğe muhtemelen izinsiz biçimde ulaşabilmesi veya onu kullanabilmesi riskini gündeme getirir. Bu kalıp hesaplar, binalar, dosyalar ve sistemlerle doğal biçimde kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi gain access to ifadesinin doğru zaman biçimiyle tamamlayın: After her account was approved, Maya finally ____ the research database.

Cevabı göster

gained access to

As Wi-Fi networks and mobile internet devices are easier to hack than you might think. Kalıp ifadeler

2:55

Zira Wi-Fi ağlarını ve mobil internete bağlı cihazları ele geçirmek sandığınızdan daha kolay.

Kalıp ifadeler

than you might think: düşündüğünüzden daha

Than you might think, easier than you might think gibi bir karşılaştırmayı tamamlar. Gerçek derecenin dinleyicinin bekleyebileceğinden daha yüksek olduğunu belirtir; burada bu ağları ve cihazları hacklemek beklenenden daha kolaydır. Might, dinleyicinin ne düşündüğüne ilişkin varsayımı daha az doğrudan ve daha nazik hâle getirir. Gelecekte gerçekleşebilecek bir düşünme eylemine işaret etmez.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade than you might think ile tamamlayın: The trail is steeper ____.

Cevabı göster

than you might think

Your typical wireless internet information is kept confidential

3:00

Kablosuz internet bilgilerinizin gizliliği genellikle şöyle korunur:

by being converted from a readable state to nonsense at the access point Dilbilgisi

3:04

bilgiler erişim noktasında okunabilir hâlden anlamsız bir biçime dönüştürülür

and then converted back to a readable state

3:08

ve daha sonra tekrar okunabilir hâle çevrilir;

when you use the correct Wi-Fi password from your computer.

3:10

bunun için bilgisayarınızda doğru Wi-Fi şifresini kullanmanız gerekir.

Dilbilgisi

converted from A to B ... converted back to A: dönüştürme ve eski duruma getirme

Edilgen be converted from A to B kalıbı, başlangıçtaki A durumu veya biçiminden sonuçtaki B durumu veya biçimine geçişi anlatır. Burada bilgi, okunabilir içerikten nonsense hâline, yani gerekli erişime sahip olmayan birinin anlayamayacağı bir biçime dönüşür. by being converted ... and then converted back ... yapısında iki converted ifadesi de aynı bilgiyi niteler ve ikinci ifadede tekrarlanan being söylenmez. Back ters işlemi belirtir: okunabilir durumdan çıkan bilgi, doğru parola kullanıldığında bu duruma geri getirilir.

Alıştırma

Cümleyi convert from A to B ve convert back to A yapılarını kullanarak tamamlayın: The system converts the message ____ plain text ____ code, then converts it ____ plain text for the reader.

Cevabı göster

from · to · back to

When internet moved from physically wired networks to wireless technology,

3:14

İnternet, fiziksel kablolu ağlardan kablosuz teknolojiye geçince

it became easier to hack and less secure Dilbilgisi

3:18

ağları ele geçirmek kolaylaştı ve güvenlik azaldı;

because the encryption schemes are relatively simple.

3:20

çünkü şifreleme yöntemleri nispeten basittir.

Dilbilgisi

became easier to hack and less secure: paralel karşılaştırmalı tümleçler

became sonrasındaki easier to hack ve less secure, öznenin yeni durumunu anlatan eş görevli iki karşılaştırmalı tümleçtir. Easier to hack, onu hacklemek için daha az çaba gerektiğini; less secure ise korumasının daha zayıf olduğunu belirtir. and iki sonucu dil bilgisel olarak eşit düzeye getirir. Less secure, hackleme biçimini anlatmaz; became fiilinin ikinci tümlecidir. Başka durumlara aktarılabilen become + karşılaştırmalı tümleç + and + karşılaştırmalı tümleç kalıbı, bir değişimin bağlantılı iki sonucunu kısa biçimde sunar.

Alıştırma

Hangi cümle, became easier to hack and less secure örneğindeki gibi become sonrasında eş görevli iki karşılaştırmalı tümleç kullanır?

  1. After the update, the app opened faster and became less likely to crash.
  2. After the update, the app became faster because it was less likely to crash.
  3. After the update, the app became faster to open and less likely to crash.
Cevabı göster

After the update, the app became faster to open and less likely to crash.

For example,

3:22

Örneğin,

your webcam can be hacked by creating a remote access tool, Kültür

3:23

uzaktan erişim aracı oluşturularak web kameranız ele geçirilebilir;

Kültür

remote access tool: uzaktan erişim aracı

Bu cümlede remote access tool, bir cihazın başka bir konumdaki başka bir cihaza bağlanmasını, onu görüntülemesini veya kontrol etmesini sağlayan yazılımdır. Buradaki tool, mutlaka fiziksel bir nesne değil, bir programı veya yazılım özelliğini ifade eder. Bu terim, yazılımın ne yapabildiğini açıklar; kullanımının yasal olup olmadığını belirtmez. Aynı özellik yetkili BT çalışmalarında kullanılabilir veya izinsiz kurulup kullanıldığında bir saldırganın sistemi ya da web kamerasını kontrol etmesini sağlayabilir.

Alıştırma

Hangi ifade remote access tool terimini doğru anlam ve kullanım sınırıyla kullanıyor?

  1. Remote access tool geniş bir terimdir; meşru olup olmadığını izin ve kullanım amacı belirler.
  2. Remote access tool her zaman bir saldırgan tarafından kurulmuş kötü amaçlı yazılım anlamına gelir.
  3. Remote access tool, web kamerasını onarmak için kullanılan fiziksel bir cihaz anlamına gelir.
Cevabı göster

Remote access tool geniş bir terimdir; meşru olup olmadığını izin ve kullanım amacı belirler.

which is the digital equivalent Anlatım akışı

3:27

bunun dijital dünyadaki karşılığı,

of someone adding an unlocked window to your home without you even noticing. Dilbilgisi

3:28

siz fark etmeden birinin evinize kilitlenmemiş bir pencere eklemesidir.

Anlatım akışı

the digital equivalent of: dijital karşılığı

the digital equivalent of + isim öbeği kalıbı, teknoloji alanında veya çevrim içi ortamda gerçekleşen bir şeyi açıklamak için gerçek dünyadan bir benzetme sunar. Burada görünmez bir dijital güvenlik açığını kilitlenmemiş bir pencereyle eşleştirerek riski gözde canlandırmayı kolaylaştırır. Equivalent, iki şeyin karşılaştırılabilir bir rol oynadığı veya benzer bir etki yarattığı anlamına gelir. Her ayrıntıda tamamen aynı oldukları iddia edilmez. Bu kalıp açıklamayı çoğu zaman şöyle düzenler: yabancı dijital fikir → tanıdık fiziksel karşılık.

Alıştırma

Dijital bir riski karşılaştırılabilir fiziksel bir risk olarak sunan ifadeyle benzetmeyi tamamlayın: A weak password is ____ leaving your front door unlocked.

Cevabı göster

the digital equivalent of

Dilbilgisi

without you even noticing: sen farkına bile varmadan

without + nesne zamiri + -ing yapısı, zamirin belirttiği kişi farkına varmadan başka bir olayın gerçekleştiğini anlatır. Bu cümlede without you even noticing, birinin pencereyi eklediği ve senin bunu hiç fark etmediğin anlamına gelir. You, noticing eyleminin mantıksal öznesidir; fiilin nesnesi değildir. Even, tamamen farkında olmama anlamını güçlendirir ve değişikliğin kolayca gözden kaçabileceğini vurgular.

Alıştırma

"without you even noticing" ifadesinde you, noticing eylemini yapan kişidir ve even, kişinin hiç fark etmediğini vurgular. Bu yorum doğru mu?

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Doğru

Also,

3:33

Ayrıca,

the FBI agent meme isn't far from the truth Deyimler

3:33

FBI ajanıyla ilgili internet esprisi gerçeklerden pek de uzak değil;

Deyimler

isn't far from the truth: gerçeğe çok da uzak değil

isn't far from the truth, bir iddianın, şakanın veya betimlemenin abartı ya da eksik ayrıntılar içerse bile gerçeğe oldukça yakın olduğunu anlatan mecazlı bir ifadedir. Burada bu ifade, memin gerçek bir noktayı yakaladığını söyler; memdeki her ayrıntının gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu ifade temkinli bir katılım bildirir. Konuşan kişi, fikrin gerçek bir dayanağı olduğunu kabul eder ama iddianın bütünüyle doğru olduğunu doğrudan söylemez.

Alıştırma

Bir kişi "The new security rule isn't far from the truth." diyor. Bu söz büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Cümle gerçek ile arasındaki fiziksel uzaklığı anlatır.
  2. İddianın gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktur.
  3. İddia genel olarak gerçeklere yakındır, ancak ifade abartılı olabilir.
  4. İddianın her ayrıntısının doğru olduğu kanıtlanmıştır.
Cevabı göster

İddia genel olarak gerçeklere yakındır, ancak ifade abartılı olabilir.

as the FBI is known to use phishing, Kültür

3:36

çünkü FBI'ın kimlik avı yöntemini kullandığı biliniyor.

which is slipping a link into a message

3:39

Bu yöntemde bir mesaja bir bağlantı sokuşturuluyor

that is labeled in a misleading way.

3:40

ve bağlantı yanıltıcı biçimde etiketleniyor.

Kültür

siber güvenlik uyarılarında phishing

Phishing, saldırganın bir mesajı, bağlantıyı, internet sitesini veya talebi güvenilir bir şeymiş gibi göstererek birini tıklamaya, bilgi açıklamaya, para göndermeye ya da başka bir tehlikeli eylem yapmaya yönelttiği çevrim içi bir aldatma türüdür. Bu cümlede bağlantının yanıltıcı etiketi yem görevi görür. Terim yalnızca parola hırsızlığı gibi bir sonucu değil, aldatıcı saldırı yöntemini adlandırır ve e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya başka kanallar üzerinden uygulanabilir.

Alıştırma

Bir güvenlik uyarısında phishing en doğru biçimde ne anlama gelir?

  1. Olta veya ağla balık yakalamaya çalışmak
  2. Her şüpheli mesajı otomatik olarak engellemek
  3. Gizlenmiş mesajlar, bağlantılar veya sitelerle insanları tehlikeli bir eylem yapmaya yönlendirmek
Cevabı göster

Gizlenmiş mesajlar, bağlantılar veya sitelerle insanları tehlikeli bir eylem yapmaya yönlendirmek

When you hit the link, Kelime

3:42

Bağlantıya tıkladığınızda

your device connects to the FBI's computer,

3:43

cihazınız FBI'ın bilgisayarına bağlanır

Kelime

köprüyü etkinleştirmek için hit the link

Gündelik teknoloji konuşmalarında hit the link, köprüyü açmak veya etkinleştirmek için tıklamak ya da dokunmak anlamına gelir. Hit, genel anlamından arayüzdeki bir denetimi basma veya seçme eylemine uzanır. Bir şeye fiziksel olarak vurmayı anlatmaz. Bu cümlede bağlantıyı etkinleştirme, cihazın bağlanmasına neden olan eylem olarak sunulur.

Alıştırma

Cümleyi ‘köprüyü tıklamak veya köprüye dokunmak’ anlamındaki hedef gündelik ifadeyle tamamlayın: To see the full schedule, ____.

Cevabı göster

hit the link

downloading malware, Dilbilgisi

3:46

ve kötü amaçlı bir yazılım indirir;

which is then able to covertly spy on you.

3:47

bu yazılım da sizi gizlice gözetleyebilir.

Dilbilgisi

downloading malware, eşlik eden bir sonucu gösterme

Virgülden sonraki downloading malware, ana cümleden sonra gelen non-finite bir -ing yan cümlesidir. Burada bağlantıya eşlik eden ve bağlantının doğrudan sonucu olan bir eylemi gösterir; böylece cümle bağlantıdan bunun sonucunda gerçekleşen olaya geçer. Bu yan cümlenin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan your device'tır. İfade FBI's computer'ı nitelemez ve bir şey indirme emri vermez.

Alıştırma

Eşlik eden bir sonucu gösteren hedef virgül + -ing ifadesini ekleyerek cümleyi tamamlayın: The phone connected to a fake update server, ____, which let the attacker read its files.

Cevabı göster

downloading malware

Long story short, Anlatım akışı

3:49

Uzun lafın kısası,

your phone is capable of listening to you, Notlar

3:50

telefonunuz sizi dinleyebilir,

following you,

3:53

takip edebilir

and even watching you.

3:54

ve hatta kameradan izleyebilir.

Anlatım akışı

Long story short, özetleme belirteci olarak

Long story short, dinleyiciye az önce verilen ayrıntıların atlanacağını veya kısaltılacağını bildiren bir söylem belirtecidir. Hikâyenin kelimenin tam anlamıyla kısa olduğunu söylemez; ana sonucu sunar. Genellikle kısaltılmış sonucun başına gelir; örneğin Long story short, your phone is capable of listening to you şeklinde kullanılır. Bu ifade bilgiyi düzenler ve uzun bir açıklamayı tek bir açık sonuca dönüştürür.

Alıştırma

Özetleme belirtecini tamamlayın: The speaker listed several possible risks. ____, the phone may be listening to you.

Cevabı göster

Long story short

Dilbilgisi

capable of listening: bir cihazın yeteneğini anlatmak

capable of listening ifadesi be capable of + isim veya -ing biçimi yapısının bir parçasıdır. Burada telefonun kullanıcıyı dinleme yeteneğine ya da işlevine sahip olduğunu söyler; bu, eylemin tam o anda gerçekleştiği anlamına gelmez. of kelimesinden sonra fiil -ing biçiminde kullanılmalıdır. Bu nedenle capable of listening doğrudur; capable of listen ve capable of to listen doğru değildir. Bu yapı can yapısından daha resmî ve teknik bir tınıya sahiptir; cihazların, sistemlerin veya insanların yeteneklerini anlatırken kullanılır.

Alıştırma

Eksik İngilizce ifadeyi yazarak cümleyi tamamlayın: The camera is ____ recording clear video at night.

Cevabı göster

capable of

Anlatım akışı

listening to you, following you, and even watching you: yükselen paralel bir liste

listening to you, following you ve watching you ifadeleri, -ing biçimindeki üç paralel fiil öbeğidir. capable of kelimesinden sonra aynı dilbilgisel görevi üstlenirler; bu nedenle cümle telefonu birbiriyle ilişkili üç eylemi gerçekleştirebilen bir şey olarak sunar. Buradaki following you, dijital olarak seni izlemeyi ifade eder; fiziksel olarak arkandan yürümek anlamında değildir. even, watching you ifadesinin hemen önünde yer alır ve son öğeyi en şaşırtıcı ya da en kaygı verici öğe olarak gösterir. Böylece liste dinlemeden dijital takibe, oradan da kamerayla izlemeye doğru ilerler; basit bir liste daha güçlü ve dramatik bir sonuca dönüşür.

Alıştırma

Hangi cümle capable of sonrasında paralel -ing öbekleri kullanıyor ve even ile son eylemi şaşırtıcı doruk noktası hâline getiriyor?

  1. The smart security system is capable of detect movement, record activity, and even alert the owner.
  2. The smart security system is capable of detecting movement, recording activity, and even alerting the owner.
  3. The smart security system is capable of detecting movement, recording activity, and even alert the owner.
  4. The smart security system is capable of detecting movement, recording activity, and also alerting the owner.
Cevabı göster

The smart security system is capable of detecting movement, recording activity, and even alerting the owner.

If online security and privacy is important to you,

3:56

İnternet güvenliği ve gizliliği sizin için önemliyse

make sure you check out today's sponsor of our video, NordVPN,

3:59

videomuzun bugünkü sponsoru NordVPN'e mutlaka göz atın;

who's offering you 77% off of a three-year plan

4:02

üç yıllık planda size %77 indirim sunuyor,

if you use the promo code AsapScience or go to nordvpn.com/asapscience.

4:05

bunun için AsapScience promosyon kodunu kullanmanız veya nordvpn.com/asapscience adresine gitmeniz yeterli.

VPNs or virtual private networks Kültür

4:11

VPN'ler, yani sanal özel ağlar,

encrypt your internet traffic and mask your identity online Kalıp ifadeler

4:13

internet trafiğinizi şifreler ve çevrimiçi kimliğinizi gizler;

so people can't see what you're searching

4:16

böylece insanlar ne aradığınızı göremez

or get access to your private information.

4:18

veya özel bilgilerinize erişemez.

Kültür

VPN'ler veya sanal özel ağlar

VPN, virtual private network ifadesinin kısaltmasıdır; VPNs bunun çoğul biçimidir. Bu cümlede konuşan kişi önce kısa adı, ardından tam terimi verir; ikisi de aynı tür korumalı ağ bağlantısını ifade eder. Burada VPN bir gizlilik aracı olarak tanıtılıyor. Bu ad yalnızca teknolojiyi belirtir; tek başına tüm çevrim içi etkinliklerin tamamen anonim olacağını veya bütün çevrim içi risklere karşı koruma sağlayacağını garanti etmez.

Alıştırma

Bu cümlede VPN hangi ifadenin kısaltmasıdır?

  1. virtual public network (sanal genel ağ)
  2. verified personal network (doğrulanmış kişisel ağ)
  3. virtual private network (sanal özel ağ)
Cevabı göster

virtual private network (sanal özel ağ)

Kalıp ifadeler

İnternet trafiğinizi şifrelemek ... çevrim içi kimliğinizi gizlemek

encrypt your internet traffic, fiil ve nesneden oluşan bir ifadedir. Encrypt, verileri yetkisiz kişilerin kolayca okuyamayacağı kodlanmış bir biçime dönüştürmek demektir; your internet traffic ise cihazınız ile çevrim içi hizmetler arasında gönderilen verileri ifade eder. Bu ifade iletişimin içeriğini korumaya odaklanır. mask your identity online başka bir fiil ve nesne ifadesidir. İnterneti kullanırken sizi tanımlayan bilgileri gizlemek veya daha az görünür hâle getirmek anlamına gelir. İki eylem and ile bağlanır ve so, konuşanın ileri sürdüğü sonucu getirir. Bunlar farklı gizlilik işlevlerini anlatır: biri verilerin okunabilirliğiyle, diğeri kullanıcının kimliğinin görünürlüğüyle ilgilidir.

Alıştırma

Vurgulanan iki ifadeyi doğru biçimde ayıran seçenek hangisidir?

  1. Her iki ifade de yalnızca içerik korumasını anlatır
  2. İçerik koruması: encrypt your internet traffic; kimlik gizleme: mask your identity online
  3. Kimlik gizleme: encrypt your internet traffic; içerik koruması: mask your identity online
Cevabı göster

İçerik koruması: encrypt your internet traffic; kimlik gizleme: mask your identity online

NordVPN is the world's most advanced VPN service using military-grade encryption.

4:20

NordVPN, askerî düzeyde şifreleme kullanan dünyanın en gelişmiş VPN hizmetidir.

They also offer a super fast experience with almost no impact on speed while using it.

4:25

Üstelik kullanırken bağlantı hızınızı neredeyse hiç etkilemeden son derece hızlı bir deneyim sunar.

It has features like an automatic kill switch,

4:30

Otomatik bağlantı kesme anahtarı,

browser proxy extension,

4:32

tarayıcı proxy uzantısı,

ad blocking,

4:33

reklam engelleme

and many more.

4:34

ve daha pek çok özelliği vardır.

NordVPN even bypasses the Great Firewall of China Kültür

4:35

NordVPN, Çin'in Büyük Güvenlik Duvarı'nı bile aşar

and works in the Middle East where not all VPNs work.

4:38

ve her VPN'in çalışmadığı Orta Doğu'da da çalışır.

Kültür

Great Firewall of China: internet kontrollerinin resmî olmayan adı

Great Firewall of China, Çin'le ilişkilendirilen internet sansürü, filtreleme ve erişim kısıtlamaları sistemi için kullanılan resmî olmayan İngilizce bir addır. Great Wall of China ifadesine dayanan bir kelime oyunudur; firewall burada fiziksel bir duvarı değil, ağ filtrelemesini anlatır. Bu cümlede bypasses, söz konusu kısıtlamaları aşmak anlamına gelir. Terim, bahsedilen bölgesel engelin türünü açıklar; ancak ürünün bu engeli aşabildiğine ilişkin reklam iddiasını kanıtlamaz.

Alıştırma

Bu cümlede Great Firewall of China neyi ifade ediyor?

  1. Bilgisayar sunucularını korumak için inşa edilmiş fiziksel bir duvar
  2. Çin'in internet sansürü ve erişim kısıtlamaları sistemi
  3. Çin Seddi ve ziyaretçi kuralları
  4. Orta Doğu için onaylanmış VPN sağlayıcılarının listesi
Cevabı göster

Çin'in internet sansürü ve erişim kısıtlamaları sistemi

With 4,300 servers and counting in 62 countries, Kalıp ifadeler

4:40

62 ülkede 4.300'ü aşkın sunucusuyla

Kalıp ifadeler

Bir sayıdan sonra and counting

and counting bir sayıdan sonra geldiğinde toplamın o sayıya ulaştığını ve artmaya devam ettiğini belirtir. Bu sayı nihai toplam değil, o an ulaşılmış bir aşamadır. Burada and counting, 4,300 servers ifadesinden sonra gelir; dolayısıyla sunucu sayısının artmaya devam ettiğini anlatır. 62 countries ifadesini nitelemez ve birinin şu anda sunucuları saydığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Toplamın hâlâ arttığını gösteren kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The charity has received 5,000 donations ____.

Cevabı göster

and counting

they're constantly growing and expanding,

4:44

sürekli büyüyüp kapsamını genişletiyor;

which separates them from other providers.

4:45

bu da onu diğer sağlayıcılardan ayırıyor.

On top of all this,

4:47

Tüm bunlara ek olarak,

you can use it on six devices simultaneously,

4:48

aynı anda altı cihazda kullanabilirsiniz;

like your phone,

4:50

örneğin telefonunuzda,

your computer,

4:51

bilgisayarınızda

your tablet,

4:52

ve tabletinizde.

so that you're protecting your information at all times,

4:53

Böylece bilgilerinizi her zaman korursunuz,

including if you're on public Wi-Fi.

4:55

halka açık bir Wi-Fi ağına bağlıyken bile.

Again,

4:57

Tekrar hatırlatalım:

you can use the promo code AsapScience

4:57

AsapScience promosyon kodunu kullanın

or head to nordvpn.com/asapscience

4:59

veya nordvpn.com/asapscience adresine gidin;

to get 77% off of a three-year plan

5:02

üç yıllık planda %77 indirim kazanın

and start protecting your privacy online.

5:04

ve çevrimiçi gizliliğinizi korumaya başlayın.

Thanks so much for watching

5:06

İzlediğiniz için çok teşekkürler.

and we'll see you next Thursday for a new science video.

5:07

Yeni bir bilim videosuyla gelecek perşembe görüşürüz.

Peace.

5:10

Hoşça kalın.