"Used to" kullanımına alışmak - Kısa Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bu mini ders, soldan araç kullanma örneği üzerinden kolayca karıştırılan üç used to kullanımını karşılaştırıyor. Geçmişte kalmış bir alışkanlığın, artık normal gelen bir etkinliğin ve başlangıçtaki zorluktan alışılmış bir duruma geçişin nasıl anlatılacağını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. used to drive — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: used to ifadesinin ardından yalın fiil geldiğinde, artık geçerli olmayan geçmiş bir alışkanlığın veya durumun anlatıldığını kavrayabilirsiniz. Bu yapıyı eskiden düzenli yaptığınız eylemleri ya da geçmişte var olup sonradan sona eren koşulları açık biçimde anlatmak için kullanabilirsiniz. 2. I'm used to driving — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: be used to sonrasındaki -ing biçiminin geçmiş alışkanlığı değil, bir etkinliğin artık tanıdık veya normal gelmesini anlattığını ayırt edebilirsiniz. Böylece şu anki rahatlık düzeyinizi ifade edebilir ve I am used to drive gibi hatalı yapılardan kaçınabilirsiniz. 3. got used to / I am used to it. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Uyum sağlama sürecini öne çıkaran get used to ile bu sürecin sonucundaki durumu anlatan be used to arasındaki farkı öğrenebilirsiniz. Bu karşıtlık sayesinde bir şeyin başlangıçta zor olduğunu, zamanla normalleştiğini ve artık tanıdık geldiğini sıralı biçimde anlatabilirsiniz.
Bu derste
Today's mini English lesson is about used to.
0:04Bugünkü mini İngilizce dersimiz "used to" kalıbı hakkında.
What's the difference between these sentences? Anlatım akışı
0:07Bu cümleler arasındaki fark nedir?
What's the difference between ...?: karşılaştırmayı başlatan soru
Bu soru benzer örnekleri yan yana getirir ve dinleyenden aralarındaki farkı bulmasını ister. Burada cümlelerin benzer görünse de farklı kurallara uyduğunu gösterir. Bir karşılaştırma başlatmak için What's the difference between A and B? kalıbını kullanabilirsiniz. Ögeler zaten görülüyorsa veya az önce anıldıysa, these sentences gibi bir ifade grubun tamamını gösterebilir.
Alıştırma
İki şeyin nasıl farklı olduğunu soran standart soruyu tamamlayın: What's the ____ between a pond and a lake?
Cevabı göster
difference
used to drive: sonradan değişen geçmiş alışkanlık
used to + fiilin yalın hâli, geçmişte tekrarlanan bir eylemi veya geçmişteki bir durumu anlatır ve genellikle bunun artık geçerli olmadığını ima eder. used to drive ifadesinde drive fiilin yalın hâlidir ve cümle, yolun solundan araç kullanmayı konuşanın eski alışkanlığı olarak sunar. Burada used kelimesinden önce be biçimi yoktur. Bu yüzden ifade, 'eskiden bunu yapardı' anlamına gelir; 'bunu yapmaya alışkındır' anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi play fiilinin geçmiş alışkanlık anlatan biçimiyle tamamlayın: Leo ____ football after school, but now he goes swimming.
Cevabı göster
used to play
I'm used to driving: be used to + -ing yapısı
I'm used to driving, araç kullanmanın konuşan kişi için artık normal ve alışılmış olduğunu anlatır. I'm, I am ifadesinin kısaltmasıdır; am ise be used to yapısındaki be öğesidir. be used to + isim veya -ing biçiminde to bir edattır. Bu nedenle drive değil, driving kullanılır. Bu yapı geçmişteki bir alışkanlığı değil, şu anki alışmışlık durumunu anlatır.
Alıştırma
Ava yıllardır gece vardiyalarında çalışıyor. Cümleyi is used to ve work fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Ava ____ at night.
Cevabı göster
is used to working
They sound almost the same, but in fact ...: gerçek farka geçiş
They sound almost the same önce iki ifadenin neden benzer görünebileceğini kabul eder. Böylece düzeltmeden önce ortak bir başlangıç noktası oluşturur. but in fact daha sonra dinleyiciyi bu yüzeysel benzerlikten konuşanın ana noktasına yönlendirir: gerçek durum farklıdır. Bu kalıp karşılaştırmayı önce görünüşteki benzerlik, sonra önemli gerçek şeklinde düzenler; vurgu but in fact sonrasındadır.
Alıştırma
Hangi cümle önce yüzeysel bir benzerliği kabul edip ardından önemli bir gerçek farka geçiyor?
- The two keys look alike, and in fact they are identical.
- The two keys look alike, but in fact only one opens the door.
- The two keys look alike, so they must open the same door.
Cevabı göster
The two keys look alike, but in fact only one opens the door.
One of them is talking about a past habit that's finished now.
0:16Bunlardan biri, geçmişte kalmış ve artık bitmiş bir alışkanlıktan bahsediyor.
And one of them is talking about something that is familiar or normal for you.
0:20Diğeri ise sizin için tanıdık veya normal olan bir şeyden bahsediyor.
Which one is which?: öğeleri kimlikleriyle eşleştirmek
Which one is which?, daha önce sözü edilen iki veya daha fazla kişiyi, nesneyi, adı ya da anlamı doğru kimlik veya rolle eşleştirmeyi sorar. Burada iki örnekten hangisinin iki anlamdan hangisine sahip olduğu soruluyor. İlk which one, kimliği belirlenmesi gereken öğeyi gösterir; sondaki which ise onun kimliğini veya kategorisini sorar. But, önceki bilgilere rağmen eşleştirmenin hâlâ net olmadığını gösterir. İki which anlamsız bir tekrar değildir.
Alıştırma
Etiketsiz iki anahtar mutfak ve koridor ışıklarını kontrol ediyor. Her anahtarın bir ışığı kontrol ettiğini biliyorsunuz, ancak hangisinin hangisini kontrol ettiğini bilmiyorsunuz. Ne sormalısınız?
- Which one do you prefer?
- Which one is which?
- What does one look like?
Cevabı göster
Which one is which?
When you have used to followed by a verb in the infinitive,
0:26"Used to" kalıbından sonra mastar halinde bir fiil geldiğinde,
you're talking about a past habit or state.
0:31geçmişteki bir alışkanlıktan veya durumdan bahsediyorsunuz demektir.
used to live: sona ermiş bir geçmiş durum
Used to + fiilin yalın hâli, geçmişte var olan ancak artık doğru olmayan bir alışkanlığı veya durumu anlatır. used to live ifadesindeki live, bir yerde evinin bulunmasıyla ilgili süregelen bir durumu anlatır; tekrarlanan tek seferlik bir eylemi anlatmaz. Doğru yapı used to + live şeklindedir, used to lived değildir. Burada konuşan kişinin eskiden İngiltere'de yaşadığı, ancak artık orada yaşamadığı anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi used to ve live fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: We ____ near the sea, but now we live in the mountains.
Cevabı göster
used to live
we're talking about something that becomes familiar or normal for you.
0:50sizin için tanıdık veya normal hale gelen bir şeyden bahsediyoruz.
We can see the difference because we don't just have used to.
0:54Farkı görebiliyoruz çünkü sadece "used to" kalıbını kullanmıyoruz.
we have a verb in the gerund or the -ing form.
1:03isim-fiil veya -ing takısı almış bir formda fiilimiz var.
be used to + fiilin -ing biçimi
Burada used to, bir şeyin tanıdık veya normal geldiğini belirten be used to yapısının parçasıdır. Bu yapıda to bir edattır; mastar işareti değildir. Ardından bir eylem geldiğinde fiilin -ing biçimi kullanılır: be used to + fiil-ing. Örneğin be used to driving denir. drive gibi yalın bir fiil bu to sözcüğünden hemen sonra gelemez.
Alıştırma
work fiilini be used to sonrasında gereken biçime dönüştürün: Amir is used to ____ at night.
Cevabı göster
working
This means when you first arrived in England,
1:07Bu şu anlama gelir: İngiltere'ye ilk geldiğinizde,
be used to + isim öbeği
Be used to yapısından sonra doğrudan bir isim veya isim öbeği de gelebilir. I'm used to the road system cümlesinde the road system, konuşan kişiye artık tanıdık gelen şeydir. Yapı be used to + şey biçimindedir. -ing biçimi yalnızca ardından fiille anlatılan bir eylem geldiğinde gerekir.
Alıştırma
Hangi cümle yeni programın artık konuşan kişiye tanıdık geldiğini ifade eder?
- I use the new schedule every day.
- I am used to the new schedule.
- I used to follow the new schedule.
Cevabı göster
I am used to the new schedule.
When we use this structure to talk about developing a new habit,
1:22Bu yapıyı yeni bir alışkanlık geliştirmekten bahsetmek için kullandığımızda,
And this talks about the moments that it happens,
1:28Ve bu, o durumun gerçekleştiği anlardan bahseder,
at first ... but after a few weeks ...: zaman içindeki değişimi göstermek
At first başlangıçtaki durumu tanıtır: zordu. But after a few weeks anlatıyı ileri taşır ve daha sonra olanlarla bir karşıtlık bulunduğunu gösterir. Bu iki zaman ifadesi birlikte zaman içindeki değişimi düzenler: başta durum böyleydi, sonra farklılaştı. Bu yapı öğrenme, alışma veya gelişme süreçlerini anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi İngilizce at first ... but after ... zaman yapısıyla tamamlayın: ____ the puppy was nervous, ____ a few days, it started playing.
Cevabı göster
At first · but after
got used to driving: araba kullanmaya alışmak
get used to + isim veya -ing biçimi, bir şeye zamanla alışmak anlamına gelir. got used to driving ifadesinde got geçmiş zamandadır; yani kişi zaman içinde araba kullanmaya alışmıştır. Buradaki to, mastar işareti değil bir edattır. Bu yüzden ardından bir eylem geldiğinde drive değil, driving gibi -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi get used to ifadesinin geçmiş biçimi ve ride fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: After a few weeks, Noah ____ the school bus.
Cevabı göster
got used to riding
got used to ... I am used to it: değişim ve mevcut durum
Got used to bir değişimi gösterir: konuşan kişi başlangıçta soldan araç kullanma konusunda rahat değildir, ancak daha sonra bu durum normal gelmeye başlar. I am used to it ise şu anki durumu anlatır: soldan araç kullanmak artık normal gelmektedir. Birinin tanıdık veya rahat bir duruma geçmesini anlatırken get used to kullanılır. Bu durum zaten varsa be used to kullanılır. Burada got daha önceki değişimi, am ise şu anki durumu gösterir.
Alıştırma
get used to yapısının basit geçmiş biçimini ve be used to yapısının basit şimdiki biçimini kullanın: The bus ride felt strange at first, but I ____ it. Now I ____ it.
Cevabı göster
got used to · am used to
or something becoming normal,
1:48veya bir şeyin normal hale gelmesi hakkında konuşmak için "used to" kullandığımızda,
Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanda be/get used to
Burada used to, “bir şeye alışkın olmak” veya “bir şeye alışmak” anlamındaki be/get used to yapısının parçasıdır. Bu yapı yalnızca geçmişle sınırlı değildir. Zamanı göstermek için be ya da get biçimini değiştirin: was used to geçmişteki bir durum, am used to şimdiki bir durum ve will get used to gelecekteki bir değişim içindir. Bu yapı, geçmişteki bir alışkanlığı veya durumu anlatan used to + fiilin yalın hâli yapısından farklıdır. Hangi zamanı anlattığına karar vermeden önce yapının tamamına bakın.
Alıştırma
Hangi cümle onun gelecekte erken kalkmaya yavaş yavaş alışacağını doğal biçimde anlatır?
- He is used to getting up early.
- He used to get up early.
- He will get used to getting up early.
Cevabı göster
He will get used to getting up early.
If your friend has a difficult situation at work,
1:53Eğer bir arkadaşınız iş yerinde zor bir durum yaşıyorsa,
I'm sure you will get used to it: güven vererek rahatlatma
I'm sure konuşanın kendinden emin olduğunu gösterir; you will get used to it ise yabancı veya zor bir durumun zamanla daha normal geleceğini öngörür. Cümle bir gerçeği kanıtlamaz; karşıdakini rahatlatır ve cesaretlendirir. it, iki kişinin de bildiği durumu temsil eder. Yeniden kullanılabilir kalıp şöyledir: I'm sure + kişi + will get used to + şey veya durum.
Alıştırma
Bir arkadaşın 'My new school feels strange.' diyor. Zamanla alışacağı konusunda onu sıcak ve kendinden emin bir şekilde rahatlatan yanıt hangisidir?
- It was easy for everyone from the start.
- I'm sure you will get used to it.
- I hope you never have to go back.
Cevabı göster
I'm sure you will get used to it.
it was difficult to take an umbrella all the time, Kalıp ifadeler
2:04her zaman şemsiye taşımak zordu,
take an umbrella all the time: sık sık yanında şemsiye götürmek
take an umbrella ifadesindeki take, başka bir yere giderken şemsiyeyi yanında götürmek anlamına gelir. Burada şemsiyeyi ait olduğu yerden kaldırmak anlamında değildir. All the time burada tekrar tekrar veya çok sık demektir: kişi sürekli şemsiyeye ihtiyaç duyar. Bu, şemsiyeyi her saniye elinde tuttuğu anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Ben'in yaşadığı yerde neredeyse her gün yağmur yağıyor. Tekrarlanan ihtiyacını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- I have to take an umbrella all the time.
- I have to leave every umbrella at home.
- I have to open an umbrella indoors.
Cevabı göster
I have to take an umbrella all the time.
Used to plus infinitive talks about a finished state or habit.
2:14"Used to" artı mastar, bitmiş bir durum veya alışkanlıktan bahseder.
talks about something that becomes familiar or normal.
2:22tanıdık veya normal hale gelen bir şeyden bahseder.
now that you know the rule: gerçekleşmiş bir durumu gerekçe yapma
Now that, zaten gerçekleşmiş bir durumu tanıtır ve bu durumu ardından gelen sonuç ya da eylemin nedeni veya arka planı yapar. Burada you know the rule bir gerçek olarak sunulur; böylece konuşan kişi kuralı açıklamaktan dinleyiciden onu kullanmasını istemeye geçebilir. Now that ifadesini, yaklaşık olarak durum artık gerçek olduğu için anlamına gelen tek bir bağlaç olarak düşünün. Bu yapı, now sözcüğünün ardından şu anlamındaki that gelmesi değildir.
Alıştırma
Tüm ekip üyeleri geldi ve onları odada görebiliyorsunuz. Hangi cümle bunu kesinleşmiş bir gerçek olarak sunup sonraki adıma geçer?
- Everyone is now that here, we can start the meeting.
- Now that everyone is here, we can start the meeting.
- If everyone is here, we can start the meeting.
Cevabı göster
Now that everyone is here, we can start the meeting.
you need to go out there and get used to using used to Dilbilgisi
2:27dışarı çıkıp "used to" kalıbını kullanmaya alışmanız gerekiyor,
get used to using used to: iç içe geçmiş iki yapı
İlk get used to, bir şeye zamanla alışmak veya aşina olmak anlamına gelir. Bu yapıda to bir edattır; bu yüzden ardından bir eylem geldiğinde -ing biçimi kullanılır: get used to using. İkinci used to, kullanılan İngilizce ifadenin kendisidir ve using fiilinin nesnesidir. Tüm ifade, used to ifadesini kullanmaya alışmak anlamına gelir. Tekrar bilinçlidir ve iki used to farklı görevler üstlenir.
Alıştırma
İç içe geçmiş ifadeyi use sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: With practice, you will get used to ____ used to in conversation.
Cevabı göster
using