Kanser vücuda nasıl yayılır? - Ivan Seah Yu Jun: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
639 kelime 152 kel/dk

Video özeti: Kanserin vücut boşlukları, kan damarları ve lenf sistemi üzerinden nasıl metastaz yaptığı; ikincil tümörlerin neden belirli organlara yöneldiği ve birbiriyle yarışan kuramlarla immünoterapi araştırmalarının bu karmaşık süreci nasıl ele aldığı açıklanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. three common routes of metastasis: transcoelomic, lymphatic, or hematogenous spread. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Üç metastaz yolunun resmî tıbbi adlarını anlayın ve iki nokta üst üste işaretinden önce verilen genel bir kategorinin bilimsel sınıflandırmayı nasıl başlattığını fark edin. 2. seed and soil theory — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu tarihî benzetmeyi, kanser hücrelerinin tohumlar gibi yalnızca uygun bir mikroçevrede yerleşebileceğini savunan Paget görüşüyle ilişkilendirin ve damarlar ile lenf kanallarının drenajına dayalı açıklamadan ayırın. 3. training immune cells to recognize — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: train + nesne + to-infinitive yapısının insanlara, modellere, sistemlere veya hücrelere bir görevi yapma becerisi kazandırmayı anlattığını öğrenin; yapıyı aşıların bağışıklık hücrelerine kanserli hücreleri tanımada nasıl yardımcı olabileceğini açıklamak için kullanın.

Bu derste

The onset of cancer usually begins as a solitary tumor Notlar

0:06

Kanserin başlangıcı genellikle tek bir tümör olarak başlar

in a specific area of the body.

0:10

vücudun belirli bir bölgesinde.

Kelime

onset of cancer: bir hastalığın başlangıcı

Bu cümlede onset, bir hastalığın veya sürecin başlamasını ya da ilk ortaya çıkışını belirten resmî bir isimdir. the onset of cancer ifadesi, kanserin gelişmeye başladığı evreyi adlandırır; birinin cancer adlı bir eylemi gerçekleştirdiğini anlatmaz. Kalıp the onset of + hastalık, belirti veya değişim şeklindedir. of ile başlayan bölüm, neyin başladığını belirtir; the onset of symptoms buna bir örnektir.

Alıştırma

Cümleyi onset ile kurulan üç kelimelik resmî isim öbeğiyle tamamlayın: The doctor recorded ____ symptoms in the patient's chart.

Cevabı göster

the onset of

Kalıp ifadeler

begins as a solitary tumor: başlangıçtaki biçimi anlatmak

Begin as + isim öbeği, bir şeyin başlangıçta ne olduğunu veya hangi biçimde bulunduğunu anlatır. Burada begins as a solitary tumor, kanserin ilk olarak tek bir tümör biçiminde ortaya çıktığı anlamına gelir. as sözcüğü başlangıçtaki kimliği, durumu veya biçimi belirtir; çünkü anlamına gelmez. Aynı yapı bir projenin, kuruluşun veya fikrin ilk başta hangi biçimde var olduğunu da anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi begin as yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The community project ____ a weekend workshop.

Cevabı göster

began as

If the tumor is not removed, Dilbilgisi

0:13

Eğer tümör alınmazsa,

cancer has the ability to spread to nearby organs, Kalıp ifadeler

0:15

kanser yakındaki organlara yayılma yeteneğine sahiptir,

Dilbilgisi

If the tumor is not removed: edilgen koşul cümlesi

If bir koşul başlatır: cümle, tümör alınmadığında ne olabileceğini ele alır. Is not removed, is + not + past participle yapısıyla kurulmuş geniş zaman edilgen yapıdır. Tümör eylemden etkilenir; eylemi yapan kişi ya da ekip belirtilmez. Tıbbi, güvenlik ve süreç açıklamalarında if + edilgen yapı, dikkati eylemi yapan kişiye değil, bir şeyin başına gelene yöneltir. Burada removed, ameliyatla veya tıbbi bir işlemle çıkarılmak anlamındadır; bir şeyi yalnızca başka bir yere taşımak anlamına gelmez.

Alıştırma

Eylemi alan unsuru öne çıkarmak için edilgen if cümleciği kullanan cümleyi seçin.

  1. If the nurse does not treat the wound, it may become infected.
  2. If the treatment does not work, the infection may spread.
  3. If the wound is not treated, it may become infected.
Cevabı göster

If the wound is not treated, it may become infected.

Kalıp ifadeler

has the ability to spread: kapasiteyi resmî biçimde anlatan ifade

Has the ability to + fiilin yalın hâli, bir şeyin bir eylemi gerçekleştirme kapasitesine veya potansiyeline sahip olduğunu belirtir. Bu cümlede kanserin yayılma yönündeki tehlikeli kapasitesi nesnel biçimde açıklanır; ability nötr bir sözcüktür ve kanseri övmez. Can ile karşılaştırıldığında bu yapı daha resmidir ve anlatılan kapasiteyi daha açık biçimde vurgular. Tıbbi, bilimsel ve teknik açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Kapasiteyi resmî biçimde anlatan yapıyı tamamlayın: Some bacteria ____ survive without oxygen.

Cevabı göster

have the ability to

as well as places far away from the origin, Kalıp ifadeler

0:18

hem de çıkış noktasından çok uzak yerlere,

such as the brain.

0:21

örneğin beyne.

Kalıp ifadeler

as well as: paralel bilgi eklemek

Bu cümlede as well as, nearby organs ifadesine ikinci bir yayılma hedefi türü ekler: places far away from the origin. Her iki isim öbeği de spread to yapısını tamamlar; bu nedenle as well as sonrasındaki sözler yeni bir cümle değildir. A as well as B kalıbı, B'nin A'ya ek olarak da geçerli veya dâhil olduğunu anlatır. Genellikle B'yi ek bilgi olarak sunarken A'yı ana nokta olarak tutar.

Alıştırma

Cümleyi “ve ayrıca” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The survey measured sleep quality ____ stress levels.

Cevabı göster

as well as

Kalıp ifadeler

far away from the origin: başlangıç noktasından uzaklık

Far away from, bir şeyden fiziksel olarak çok uzakta olmayı anlatır. Burada the origin, kanserin ilk başladığı yerdir; dolayısıyla ifade birincil konumdan uzaktaki bölgeleri tanımlar. Daha genel olarak origin, başlangıç noktası veya kaynak anlamına gelir. far away from the origin of X kalıbında X, başlangıç noktası ele alınan olayı, nesneyi veya sorunu belirtir. Burada origin, özgün bir yaratıcı eser anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “başlangıç noktasından çok uzakta” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Traces of smoke were detected ____ of the fire.

Cevabı göster

far away from the origin

So how does cancer move to new areas? Anlatım akışı

0:23

Peki kanser yeni bölgelere nasıl taşınır?

Anlatım akışı

So how does ...?: sıradaki açıklamayı başlatmak

Bu soruda So, daha önce belirtilen bir olguya dönüp dinleyiciyi açıklamanın bir sonraki adımına taşır. Kabaca “bu olguya göre sıradaki soru şu” anlamına gelir; güçlü bir neden-sonuç bildiren “bu nedenle” anlamında değildir. how does ...? sorusu, bilinen olguyu işleyiş mekanizmasıyla ilgili bir soruya dönüştürür. Bir açıklamada bu yapı, sonraki bölümün sürecin nasıl gerçekleştiğini anlatacağını gösterir.

Alıştırma

Bilimsel bir sunum yapan kişi, uykunun hafızayı etkilediğini az önce belirtti. Bu olguyu, sırada açıklanacak mekanizmayla ilgili bir soruya en iyi dönüştüren cümle hangisidir?

  1. Does sleep affect memory?
  2. So how does sleep affect memory?
  3. Sleep affects memory in several ways.
Cevabı göster

So how does sleep affect memory?

And why are some organs more likely to get infected than others? Dilbilgisi

0:25

Ve neden bazı organların enfekte olma olasılığı diğerlerinden daha yüksektir?

Dilbilgisi

more likely to: olasılıkları karşılaştırmak

Be more likely to + fiilin yalın hâli, bir kişi, nesne veya durumda bir eylemin ya da olayın gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtir. Burada bazı organlar diğerleriyle karşılaştırılır ve to sonrasındaki get fiilin yalın hâlidir. Than içeren bir ifade karşılaştırılan ögeyi belirtebilir: A is more likely to do something than B. More likely daha yüksek olasılık bildirir, kesinlik değil.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi kullanarak olasılık karşılaştırmasını tamamlayın: Older devices are ____ fail in extreme heat than newer ones.

Cevabı göster

more likely to

The process of cancer spreading across the body is known as metastasis. Kalıp ifadeler

0:29

Kanserin vücuda yayılma süreci metastaz olarak bilinir.

Kalıp ifadeler

is known as metastasis: tanımlanan bir süreci adlandırmak

be known as + ad yapısı, az önce açıklanan bir şeyin kabul görmüş veya resmî adını belirtir. Burada özne, kanserin vücuda yayılma sürecidir; metastasis ise bu sürece verilen tıbbi terimdir. Tanımlarda bu edilgen yapı, adı kimin kullandığına değil, olguya ve onun adına odaklanılmasını sağlar.

Alıştırma

Adlandırma kalıbıyla tanımı tamamlayın: The process by which plants use light to make food ____ photosynthesis.

Cevabı göster

is known as

It begins when cancer cells from the initial tumor invade nearby normal tissue. Kelime

0:34

İlk tümördeki kanser hücrelerinin yakındaki normal dokuyu işgal etmesiyle başlar.

Kelime

invade nearby normal tissue: dokuya zarar verici infiltrasyon

Tıbbi metinlerde invade, bir dokunun normal sınırını aşarak komşu dokuya nüfuz etmek anlamına gelir. Bu cümlede kanser hücreleri yakındaki normal dokunun içine doğru büyür; bu nedenle fiil, nötr bir hareketten ziyade saldırgan ve zarar verici bir anlam taşır. Invade burada geçişli bir fiildir: doku doğrudan fiilden sonra gelir. invade nearby normal tissue denir; invade into nearby normal tissue denmez.

Alıştırma

Bir patoloji raporu, kötü huylu hücrelerin bir sınırı aşarak sağlıklı dokunun içine doğru büyüdüğünü söylüyor. Bunu en doğru biçimde hangi cümle ifade eder?

  1. The malignant cells approached the healthy tissue.
  2. The malignant cells entered the healthy tissue.
  3. The malignant cells invaded the healthy tissue.
Cevabı göster

The malignant cells invaded the healthy tissue.

As the cells proliferate, Kelime

0:39

Hücreler çoğaldıkça,

they spread via one of the three common routes of metastasis: Notlar

0:41

üç yaygın metastaz rotasından biri aracılığıyla yayılırlar:

Kelime

As the cells proliferate: hücre sayısının artması

Bu cümlede proliferate, “üreme veya bölünme yoluyla sayıca hızla artmak” anlamına gelir. Hücreler için kullanıldığında daha fazla hücrenin oluştuğunu anlatır; tek bir hücrenin yalnızca büyüdüğünü ifade etmez. Baştaki As yan cümlesi, çoğalma ve yayılmanın zaman içinde birlikte ilerlediğini gösterir: hücre sayısı arttıkça yayılma süreci de devam eder.

Alıştırma

Bir hücre popülasyonunun tekrarlanan bölünmelerle sayıca hızla arttığını en kesin biçimde hangi cümle anlatır?

  1. Each cell grew larger.
  2. The cells moved rapidly.
  3. The cells proliferated rapidly.
Cevabı göster

The cells proliferated rapidly.

Kalıp ifadeler

spread via: yolu veya kanalı belirtmek

Spread via + isim öbeği, “belirli bir yol, kanal veya araç üzerinden yayılmak” anlamına gelir. Burada via, hücrelerin vücudun diğer bölgelerine ulaşırken kullandığı yollardan birini belirtir; varış noktasını veya amacı belirtmez. Via sözcüğünün bu kısa ve öz kullanımı bilimsel, teknik ve ulaşımla ilgili anlatımlarda yaygındır.

Alıştırma

Sosyal medyanın mesajın yayıldığı kanal olduğunu hangi cümle ifade eder?

  1. The message spread from social media.
  2. The message spread via social media.
  3. The message spread to social media.
Cevabı göster

The message spread via social media.

transcoelomic, lymphatic, or hematogenous spread.

0:45

transçölomik, lenfatik veya hematojen yayılım.

Kelime

three common routes of metastasis: listede ortak kullanılan spread

three common routes of metastasis ifadesi önce bir üst kategori bildirir. İki noktadan sonra bu kategorinin üç üyesi sıralanır: bir vücut boşluğu üzerinden transcoelomic spread, lenf damarları üzerinden lymphatic spread ve kan dolaşımı üzerinden hematogenous spread. Spread, üç sıfatın ortak ana sözcüğüdür. Tam biçimler transcoelomic spread, lymphatic spread ve hematogenous spread şeklindedir; ilk iki maddede yinelenen sözcüğün çıkarılması listeyi daha kısa ve öz yapar.

Alıştırma

İki noktadan sonraki yapıyı hangi seçenek doğru açıklar?

  1. Spread sözcüğü ayrı ve ilgisiz bir yan cümle başlatır.
  2. Üç sıfat farklı yolları belirtir ve spread üçünün de ortak sözcüğüdür.
  3. Yalnızca hematogenous bir yayılım yoludur.
Cevabı göster

Üç sıfat farklı yolları belirtir ve spread üçünün de ortak sözcüğüdür.

In transcoelomic spread,

0:50

Transçölomik yayılımda,

malignant cells penetrate the covering surfaces of cavities in our body. Kelime

0:51

kötü huylu hücreler vücudumuzdaki boşlukları kaplayan yüzeylere nüfuz eder.

Kelime

malignant cells: malignant sözcüğünün tıbbi anlamı

Tıbbi İngilizcede malignant cells, kanserli olarak tanımlanan, yakındaki dokuları istila edebilen ve vücudun diğer bölümlerine yayılma potansiyeli taşıyan hücreler demektir. Burada malignant, yalnızca kötü anlamına gelen genel bir sözcük değil, kesin bir tıbbi sınıflandırmadır. Malignant, cells sözcüğünü niteleyen bir sıfattır. Malignant tumor gibi ifadelerde de sıkça kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi benign sözcüğünün tıbbi karşıtıyla tamamlayın: The biopsy found ____ cells.

Cevabı göster

malignant

Kelime

penetrate the covering surfaces: bir doku tabakasını aşmak

Bu cümlede penetrate, fiziksel bir katmandan geçip onun içine ya da ötesine ilerlemek anlamına gelir. Nesne olan the covering surfaces, vücut boşluklarını örten veya döşeyen doku yüzeylerini ifade eder; kitap kapaklarını ifade etmez. Bu fiil bir engeli aşmayı vurguladığı için yalnızca go into demekten daha kesin ve daha resmidir.

Alıştırma

Hangi cümle bir sıvının malzemenin dış katmanından geçtiğini belirtir?

  1. The liquid remains on the material's outer layer.
  2. The liquid penetrates the material's outer layer.
  3. The liquid covers the material's outer layer.
Cevabı göster

The liquid penetrates the material's outer layer.

These surfaces are known as peritoneum Kalıp ifadeler

0:57

Bu yüzeyler periton olarak bilinir

and serve as walls to segment the body cavity. Kalıp ifadeler

0:59

ve vücut boşluğunu bölümlere ayırmak için duvar görevi görür.

Kalıp ifadeler

are known as peritoneum: çoğul özneyle adlandırma

are known as + ad, are called anlamına gelen edilgen bir adlandırma yapısıdır. These surfaces öznesi çoğul olduğu için are kullanılır; tekil bir özneyle is kullanılırdı. Burada peritoneum, tanıtılan tıbbi addır. Cümle önce yüzeyleri belirtir, ardından onlara bir ad verir; bu yapı tanımlarda sıkça kullanılır.

Alıştırma

Adlandırma yapısını be fiilinin doğru şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: These tiny openings ____ known as pores.

Cevabı göster

are

Kalıp ifadeler

serve as walls to segment: rol ve amaç

Serve as + isim, birinin ya da bir şeyin rolünü üstlenmek anlamına gelir; birine hizmet sunmak anlamına gelmez. Burada yüzeyler duvar işlevi görür. to segment the body cavity biçimindeki to mastarı, bu duvarların amacını belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp serve as + rol + to + fiilin yalın hâli şeklindedir: önce rol, sonra amaç belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade serve as ile tamamlayın: The glass panels ____ walls to divide the office.

Cevabı göster

serve as

Malignant cells in ovarian cancer, for example,

1:03

Örneğin, yumurtalık kanserindeki kötü huylu hücreler,

spread through peritoneum,

1:05

periton yoluyla yayılır,

which connects the ovary to the liver, Dilbilgisi

1:07

ki bu da yumurtalığı karaciğere bağlar,

resulting in metastasis on the liver surface. Dilbilgisi

1:09

ve karaciğer yüzeyinde metastaza yol açar.

Dilbilgisi

which connects the ovary to the liver: peritoneum hakkında ek bilgi

Virgüller arasındaki which connects the ovary to the liver yan cümlesi, peritoneum hakkında ek bilgi verir. Which, dil bilgisi ve anlam bakımından en yakın uygun isim olan peritoneum'a gönderme yapar; dolayısıyla yumurtalığı karaciğere bağlayan yapı peritondur. Bu, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğidir. Temel yargıyı değiştirmeden arka plan bilgisi ekler; bu yan cümle çıkarıldığında kötü huylu hücrelerin periton boyunca yayılmasıyla ilgili ana cümle dil bilgisi bakımından yine tamdır.

Alıştırma

Vurgulanan yan cümleyi doğru açıklayan ifade hangisidir?

  1. Peritoneum hakkında ek bilgi verir ve bu bölüm olmadan da ana cümle tam kalır.
  2. Hangi kötü huylu hücrelerden söz edildiğini belirler, bu yüzden çıkarılamaz.
  3. Metastazın bir sonucunu anlatır ve karaciğer yüzeyine gönderme yapar.
Cevabı göster

Peritoneum hakkında ek bilgi verir ve bu bölüm olmadan da ana cümle tam kalır.

Dilbilgisi

resulting in metastasis: bir sonucu ifade etmek

Burada resulting in metastasis, az önce açıklanan sürecin sonucunu belirten bir present participle (-ing) öbeğidir: yayılma, karaciğer yüzeyinde kanser birikimlerine yol açar. resulting in + isim öbeği yapısında in sözcüğünden sonraki bölüm nedeni değil, sonucu belirtir. Bu kısa yapı, bir cümlenin ardından gelerek onun sonucunu ekleyebilir. Yeni bir cümle başlatmadan neden-sonuç zincirindeki adımları bağladığı için bilimsel açıklamalarda sık kullanılır.

Alıştırma

Sonucu belirtmek için cümleyi result in ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The cooling system failed, ____ damage to the engine.

Cevabı göster

resulting in

Next, cancerous cells invade blood vessels when they undergo hematogenous spread. Kalıp ifadeler

1:13

Daha sonra kanserli hücreler, hematojen yayılım geçirdiklerinde kan damarlarını işgal ederler.

Kalıp ifadeler

undergo hematogenous spread: tıbbi bir süreçten geçmek

Undergo hematogenous spread, “kan dolaşımı yoluyla yayılma sürecinden geçmek” anlamına gelir. Hematogenous, kan aracılığıyla gerçekleşen yayılmayı tanımlar. undergo + isim öbeği yapısı, özneyi bir eylemi bilinçli olarak yapan taraf değil, bir süreçten geçen taraf olarak gösterir. Bu resmî fiil tıbbi ve bilimsel açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Bu resmî tıp cümlesini undergo ile tamamlayın: The patient will ____ surgery tomorrow.

Cevabı göster

undergo

As there are blood vessels almost everywhere in the body, Dilbilgisi

1:18

Vücudun hemen her yerinde kan damarları bulunduğundan,

malignant cells utilize this to reach more distant parts of the body. Kalıp ifadeler

1:21

kötü huylu hücreler bunu vücudun daha uzak kısımlarına ulaşmak için kullanır.

Dilbilgisi

As there are ...: As ile neden belirtme

Baştaki As yan cümlesi, ana cümledeki ifadenin nedenini verir. Kan damarları vücudun neredeyse her yerinde bulunduğu için kötü huylu hücreler bu ağı kullanarak uzak bölgelere ulaşabilir. Açıklayıcı metinlerde neden bildiren As, genellikle sonuçtan önce bir arka plan gerçeği sunar. Burada As, because veya since anlamındadır; when anlamında değildir.

Alıştırma

Hangi cümle örnekteki As'in neden anlamını en iyi korur?

  1. Although blood vessels are found throughout the body, malignant cells cannot use them to reach distant areas.
  2. Because blood vessels are found throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.
  3. When blood vessels appear throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.
Cevabı göster

Because blood vessels are found throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.

Kalıp ifadeler

utilize this to reach: bir şeyi amaç için kullanmak

Utilize A to do B, B'yi yapmak için A'yı kullanmak anlamına gelir. Buradaki this, kan damarlarının vücudun neredeyse her yerinde bulunması gerçeğine gönderme yapar; reach ise bu koşulun mümkün kıldığı eylemdir. Kalıp, utilize + kaynak, yöntem veya koşul + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Ortadaki unsur, bir amaca ulaşmak için kullanılan şey olarak sunulur.

Alıştırma

Cümleyi utilize sözcüğünün doğru biçimi ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: The clinic ____ digital records ____ identify patients who need follow-up care.

Cevabı göster

utilizes · to

Finally, lymphatic spread occurs when the cancer invades the lymph nodes Kalıp ifadeler

1:26

Son olarak, lenfatik yayılım, kanser lenf düğümlerini işgal ettiğinde

and travels to other parts of the body via the lymphatic system. Kelime

1:31

ve lenfatik sistem yoluyla vücudun diğer bölgelerine seyahat ettiğinde meydana gelir.

Kalıp ifadeler

lymphatic spread occurs when: bir sürecin gerçekleşme koşulunu belirtme

X occurs when Y, X sürecinin Y koşulu gerçekleştiğinde meydana geldiğini ifade eder. Bu cümlede lymphatic spread gerçekleşen süreçtir; when ile başlayan bölüm koşulu belirtir: kanser lenf düğümlerini istila eder ve vücudun diğer bölgelerine gider. Bu yapı doğal, tıbbi veya teknik süreçleri tanımlamak ya da açıklamak için kullanılır. Buradaki occurs, sürecin gerçekleşmesi demektir; yalnızca bir şeyin ortaya çıkması anlamına gelmez.

Alıştırma

Koşul yapısını tamamlamak için occurs when kullanın: Condensation ____ ____ warm air cools.

Cevabı göster

occurs · when

Kelime

via the lymphatic system: yolu belirtme

via the lymphatic system, hareket için kullanılan yolu veya kanalı belirtir ve “lenf sistemi aracılığıyla” anlamına gelir. Bu cümlede ifadenin görevi, kanserin vücudun diğer bölgelerine nasıl ulaştığını açıklamaktır; hedefin hangi bölgeler olduğunu belirtmez. via + yol, sistem, ağ veya ortam, tıbbi, bilimsel ve teknik açıklamalarda sık kullanılan kısa bir yapıdır.

Alıştırma

Bir raporu göndermek için kullanılan kanalı belirtmek üzere via ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The report was sent to a secure server.
  2. The report was sent from a secure server.
  3. The report was sent via a secure server.
Cevabı göster

The report was sent via a secure server.

As this system drains many parts of the body, Kelime

1:35

Bu sistem vücudun birçok bölgesini direne ettiğinden,

it also provides a large network for the cancer. Deyimler

1:37

aynı zamanda kanser için geniş bir ağ da sağlar.

Kelime

drains many parts of the body: drain fiilinin biyomedikal anlamı

Biyomedikal İngilizcede drain, bir vücut bölgesini doğrudan nesne olarak alabilir. Bu bölge sıvının geldiği kaynak alandır: sistem sıvıyı oradan toplar ve uzaklaştırır. Bu nedenle drains many parts of the body, sistemin vücudun birçok bölgesinden sıvıyı uzaklaştırdığı anlamına gelir. Bu, söz konusu vücut bölümlerinin boşaltıldığı veya tamamen kurutulduğu anlamına gelmez. Başka cümlelere aktarılabilen yapı vessel/system + drain + body region şeklindedir; veins drain the brain buna bir örnektir.

Alıştırma

Bir anatomi metninde “These vessels drain the lower leg” ne anlama gelir?

  1. Bu damarlar alt bacağı tamamen kurutur.
  2. Bu damarlar alt bacağa fazladan sıvı gönderir.
  3. Bu damarlar sıvıyı alt bacaktan uzaklaştırır.
Cevabı göster

Bu damarlar sıvıyı alt bacaktan uzaklaştırır.

Deyimler

provides a large network for the cancer: yol ağı benzetmesi

Burada network, lenf sistemindeki çok sayıdaki bağlantılı yol için kullanılan bir benzetmedir. Provides a large network for the cancer, bu yolların kanser hücrelerinin vücutta hareket ederken kullanabileceği güzergâhlar olabileceği anlamına gelir. Bu ifade interneti anlatmaz ve kanserin ağı bilinçli olarak tasarladığını düşündürmez. Başka durumlara aktarılabilen fikir provide a network for X yapısıdır: mevcut bağlantılar X’e birçok olası güzergâh sağlar.

Alıştırma

Bu bağlamda “The lymphatic system provides a large network for the cancer” ne anlama gelir?

  1. Kanser kendisi için ayrı bir lenf sistemi oluşturur.
  2. Lenf sistemi kansere çevrim içi bir ağa erişim sağlar.
  3. Bağlantılı lenf yolları kanser hücrelerine vücutta ilerleyebilecekleri güzergâhlar sağlayabilir.
Cevabı göster

Bağlantılı lenf yolları kanser hücrelerine vücutta ilerleyebilecekleri güzergâhlar sağlayabilir.

In addition, the lymphatic vessels empty into the blood circulation, Kelime

1:40

Ek olarak, lenf damarları kan dolaşımına boşalır,

allowing the malignant cells to undergo hematogenous spread. Dilbilgisi

1:44

bu da kötü huylu hücrelerin hematojen yayılım geçirmesine olanak tanır.

Kelime

empty into the blood circulation: bir hedefe akmak

Bir damar, boru, nehir veya benzer bir geçit bir yere empties into olduğunda, içindeki madde dışarı akar ve o hedefe girer. Burada empty into the blood circulation, lenf damarlarındaki lenfin kan dolaşımına girmesi anlamına gelir. Empty into ifadesini, akışın nerede sona erdiğini belirten bir fiil-artı-edat yapısı olarak düşünün. Damarların önce boşalıp ardından kan dolaşımının içine hareket ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi empty into ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The river ____ the bay.

Cevabı göster

empties into

Dilbilgisi

allowing ... to ...: ortaya çıkan bir olasılığı göstermek

Virgülden sonra gelen allowing + nesne + to + fiilin yalın hâli, önceki cümlenin sonucunu ekler. Bu cümlede lenf damarlarındaki lenf kan dolaşımına girer; bu da kötü huylu hücrelerin hematojen yolla yayılmasını mümkün kılar. Buradaki allowing, birinin izin vermesini anlatmaz. Önceki olgunun sonraki süreç için gerekli koşulları oluşturduğunu belirtir ve neden ile sonucu tek bir zincirde birleştirir.

Alıştırma

Sonuç yapısını allowing ... to kullanarak tamamlayın: The new filter removes dust, ____ the machine ____ run longer.

Cevabı göster

allowing · to

Once at a new site, Dilbilgisi

1:48

Yeni bir bölgeye ulaştığında,

the cells once again undergo proliferation

1:49

hücreler bir kez daha çoğalır

and form small tumors known as micrometastases. Kalıp ifadeler

1:52

ve mikrometastaz olarak bilinen küçük tümörler oluştururlar.

Dilbilgisi

Once at a new site: once sonrasında özne + be ögelerinin atılması

Burada once, sayı bildiren “bir kez” anlamında değildir; “olur olmaz” ya da “-dığında” anlamına gelir. Baştaki ifade, ana olaydan önce gerçekleşmesi gereken koşulu verir. Once at a new site, once the cells are at a new site ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Anlaşılan özne ana cümlenin öznesi the cells ile aynı olduğu için özne ve be fiili atılır.

Alıştırma

Bu cümlede “Once at a new site” ile aynı anlama gelen tam yan cümle hangisidir?

  1. Once the cells are at a new site
  2. Because the new site contains the cells
  3. The cells are at a new site one time
Cevabı göster

Once the cells are at a new site

Kalıp ifadeler

known as micrometastases: kısaltılmış ilgi cümleciğiyle adlandırma

Known as micrometastases, small tumors ifadesinden sonra gelir ve bu tümörlerin adını verir. Bu küçük tümörlere micrometastases denildiğini belirtir. Dil bilgisi açısından known as micrometastases, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: small tumors which are known as micrometastases. Bu kısa yapı, açıklamalarda bir ad veya teknik terim tanıtılırken yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi bir adı tanıtan standart iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This change is ____ the Doppler effect.

Cevabı göster

known as

These small tumors then grow into full-fledged tumors Kalıp ifadeler

1:56

Bu küçük tümörler daha sonra tam teşekküllü tümörlere dönüşür

and complete the metastatic process. Kalıp ifadeler

1:59

ve metastatik süreci tamamlarlar.

Kalıp ifadeler

grow into full-fledged tumors: tamamen gelişmiş tümörlere dönüşecek şekilde büyümek

Grow into + isim, zamanla gelişip o şeye ya da duruma dönüşmek demektir. Burada küçük tümörler yalnızca büyümez; tamamen oluşmuş tümörlere dönüşecek şekilde gelişir. Full-fledged, “tamamen gelişmiş veya yerleşmiş” anlamına gelir. Grow into full-fledged tumors ifadesi birlikte hem değişim sürecini hem de ulaşılan gelişmiş aşamayı vurgular.

Alıştırma

Hangi cümle küçük bir projenin zamanla tam anlamıyla kurulmuş bir işletmeye dönüştüğünü ifade eder?

  1. The weekend project grew from a full-fledged business.
  2. The weekend project grew into a full-fledged business.
  3. A full-fledged business grew into the weekend project.
Cevabı göster

The weekend project grew into a full-fledged business.

Kalıp ifadeler

complete the metastatic process: fiil olarak complete

Complete the metastatic process ifadesinde complete, süreci son noktasına ulaştırmak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Doğrudan nesnesi the metastatic process ifadesidir. Complete + process kalıbı, aşamaların veya iş akışlarının resmî açıklamalarında yaygındır. Burada complete, “eksiksiz” anlamındaki sıfat değildir; dil bilgisi yapısı özne + complete + nesne şeklindedir.

Alıştırma

Complete sözcüğünü ardından "the approval process" gelecek şekilde fiil olarak kullanın: The director's signature will ____.

Cevabı göster

complete the approval process

Different cancers have been known to have specific sites of metastasis. Dilbilgisi

2:02

Farklı kanserlerin spesifik metastaz bölgelerine sahip olduğu bilinmektedir.

Dilbilgisi

have been known to have: yerleşik bilgiyi aktarma

Have been known to have yapısı, present perfect yardımcı fiili have, been, edilgen biçimdeki known ve to have öğelerinden oluşur. Şimdiye kadar biriken bilgi veya gözlemlerin, farklı kanserlerin yayılma eğiliminde olduğu belirli bölgeler bulunduğunu ortaya koyduğu anlamına gelir. Present perfect edilgen yapı, gözlemcilerin kim olduğunu belirtmeden yerleşik bilgiyi öne çıkarır. Yalnızca have demekle karşılaştırıldığında, ifadenin kanıta dayandığını gösterir ve ona biraz daha temkinli bir ton verir.

Alıştırma

Cümleyi be known to have yapısının present perfect biçimiyle tamamlayın: This species ____ unusual resistance to cold.

Cevabı göster

has been known to have

For example,

2:06

Örneğin,

prostate cancer commonly metastasizes to the bone, Kelime

2:07

prostat kanseri genellikle kemiğe metastaz yaparken,

while colon cancer metastasizes to the liver. Anlatım akışı

2:10

kolon kanseri karaciğere metastaz yapar.

Kelime

metastasizes to the bone: kanser yayılımının hedefini belirtme

Metastasizes to + vücut bölgesi, kanserin başladığı yerden bu hedefe yayılıp orada metastatik hastalık oluşturduğu anlamına gelir. Bu cümlede to the bone hedef bölgeyi belirtir. Metastasize normalde geçişsizdir; bu nedenle hedef doğrudan nesne olmak yerine to sonrasında gelir. Prostate cancer tekildir, dolayısıyla geniş zaman biçimi metastasizes olur; can sonrasında metastasize kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi metastasize fiili ve doğru edatla tamamlayın: Some cancers can ____ the brain.

Cevabı göster

metastasize to

Anlatım akışı

while colon cancer metastasizes to the liver: karşıt olguları bağlama

Bu cümlede while, paralel iki olguyu birbirine bağlar ve karşıtlık kurar: bir kanser türü genellikle kemiğe, diğeri ise karaciğere yayılır. Burada “…… olduğu sırada” anlamına gelmez. Karşıtlık bildiren bu while, iki tarafta benzer yapılar kullanarak karşılaştırmayı düzenler: kanser türü + metastasizes to + hedef. İki kişi, nesne veya durum arasındaki açık farkları yan yana vermek için kullanılabilir.

Alıştırma

While bu cümlede hangi işlevi görür: “The city center is busy, while the outer neighborhoods are quiet”?

  1. İki yeri karşılaştırır.
  2. Şehir merkezinin neden yoğun olduğunu açıklar.
  3. İki durumun aynı süre boyunca devam ettiğini söyler.
Cevabı göster

İki yeri karşılaştırır.

Various theories have been proposed to explain the migration pattern of malignant cells. Dilbilgisi

2:14

Kötü huylu hücrelerin göç modelini açıklamak için çeşitli teoriler öne sürülmüştür.

Dilbilgisi

Various theories have been proposed: present perfect edilgen yapı

Various theories have been proposed, have + been + proposed biçimindeki present perfect edilgen yapıyı kullanır. Bu yapı, bugüne kadar birden fazla teorinin öne sürüldüğünü belirtir ancak bunları kimin öne sürdüğünü söylemez. Edilgen yapı theories sözcüğünü konu hâline getirir; present perfect ise bu teorileri güncel bilgi birikiminin bir parçası olarak sunar. Mevcut görüşleri özetleyen akademik açıklamalarda bu yapı yaygındır. Burada propose, “değerlendirilmek üzere öne sürmek” anlamındadır; “birine evlenme teklif etmek” anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi propose fiilinin present perfect edilgen biçimiyle tamamlayın: Several explanations ____ for the unexpected result.

Cevabı göster

have been proposed

Of particular interest are two conflicting theories. Kalıp ifadeler

2:19

Özellikle ilgi çekici olan iki çelişkili teori vardır.

Kalıp ifadeler

Of particular interest are ...: ardından gelen çoğul özneyi vurgulama

Of particular interest are ... yapısı, are fiilinden sonra belirtilen kişi veya şeylerin özellikle dikkate değer olduğunu anlatır. Bu cümlede özne two conflicting theories olduğu için çoğul are fiili onunla uyumludur. Normal söz dizimi Two conflicting theories are of particular interest. şeklindedir. Bu resmî öne alma yapısı değerlendirmeyi başa getirir ve genel bir açıklamadan sırada ele alınacak belirli konuya geçildiğini gösterir.

Alıştırma

Resmî cümleyi be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Of particular interest ____ the two changes found in the final test.

Cevabı göster

are

Stephen Paget, an English surgeon,

2:22

Bir İngiliz cerrah olan Stephen Paget,

came up with the seed and soil theory of metastasis. Notlar

2:25

metastazın tohum ve toprak teorisini ortaya attı.

Öbek fiiller

came up with: bir fikir veya teori düşünmek

came up with, come up with ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Bir fikir, teori, plan veya çözüm düşünmek ya da oluşturmak anlamına gelir. Burada bir kişinin tohum ve toprak teorisini geliştirip sunduğunu anlatır. come up with ifadesini tek bir deyimsel fiil olarak ele alın. with sözcüğü ortaya çıkan fikri tanıtır; ifade fiziksel bir hareketi anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi come up with ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After comparing several ideas, the group ____ a practical solution.

Cevabı göster

came up with

The seed and soil theory stated that cancer cells die easily in the wrong microenvironment. Kelime

2:28

Tohum ve toprak teorisi, kanser hücrelerinin yanlış mikroçevrede kolayca öldüğünü ifade ediyordu.

Kültür

seed and soil theory: metastazın arkasındaki tohum ve toprak benzetmesi

seed and soil theory adı, metastazı açıklamak için bir benzetme kullanır. seed kanser hücresini, soil ise hücrenin ulaştığı yerdeki yerel doku mikroçevresini temsil eder. Bu fikre göre yayılan kanser hücreleri her yerde aynı derecede iyi büyümez. Bir tohumun uygun toprakta daha iyi büyümesi gibi, kanser hücresinin de onu destekleyen yerel bir ortamda hayatta kalıp yeni bir tümör oluşturma olasılığı daha yüksektir.

Alıştırma

seed and soil theory içinde seed ve soil neyi temsil eder?

  1. Her organ aynı topraktır; bu nedenle konum önemli değildir.
  2. Kan damarları tohum, kanser hücreleri ise topraktır.
  3. Kanser hücreleri tohum, uygun yerel doku mikroçevreleri ise topraktır.
Cevabı göster

Kanser hücreleri tohum, uygun yerel doku mikroçevreleri ise topraktır.

Kelime

in the wrong microenvironment: uygun olmayan yerel biyolojik koşullar

Biyomedikal İngilizcede microenvironment, bir hücrenin hemen çevresindeki küçük ve yerel koşulların bütünüdür. Yakındaki hücreler, moleküller ve kan damarları buna örnektir. Vücudun genel ortamından daha dar bir kavramdır. Burada wrong, ahlaken yanlış anlamına değil, kanser hücrelerinin hayatta kalması veya büyümesi için uygun olmayan anlamına gelir. Bu nedenle in the wrong microenvironment, hücrelerin ihtiyaçlarını karşılamayan yerel koşullarda bulunduğunu ifade eder.

Alıştırma

"The transplanted cells died in the wrong microenvironment" cümlesinde in the wrong microenvironment ne anlama gelir?

  1. Hücreler ahlaken yanlış bir seçim yaptı.
  2. Araştırmacılar tüm gezegenin çevresini anlattı.
  3. Hücrelerin çevresindeki yerel koşullar onlar için uygun değildi.
Cevabı göster

Hücrelerin çevresindeki yerel koşullar onlar için uygun değildi.

Hence, they only metastasize to a location with similar characteristics. Notlar

2:34

Bu nedenle sadece benzer özelliklere sahip bir yere metastaz yaparlar.

Anlatım akışı

Hence, ...: Önceki bilgiyi bir sonuca bağlamak

Hence, “bu nedenle” veya “dolayısıyla” anlamına gelen resmî bir bağlayıcıdır. Bu cümlenin başında, onların nereye metastaz yaptığına ilişkin ifadenin daha önce verilen bilgilerden çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir. Açıklamayı “önce kanıt veya akıl yürütme, sonra sonuç” biçiminde düzenler. Günlük konuşmada so genellikle aynı bağlantıyı kurar; hence ise daha akademik ya da bilimsel bir ton verir.

Alıştırma

Hangi cümlede hence, önceki bir olgudan çıkarılan sonucu tanıtmak için kullanılmıştır?

  1. The data were incomplete; hence, no firm conclusion was drawn.
  2. The data were incomplete; meanwhile, no firm conclusion was drawn.
  3. The data were incomplete; for example, no firm conclusion was drawn.
Cevabı göster

The data were incomplete; hence, no firm conclusion was drawn.

Dilbilgisi

only metastasize to a location with similar characteristics: Hedefi sınırlamak

Bu cümlede only, metastaz yapma eylemini sınırlar: hücreler herhangi bir hedefe metastaz yapmaz. Hedef, özellikleri daha önce ele alınan özelliklere benzeyen bir bölgeyle sınırlıdır. Only, metastasize fiilinden önce geldiği için neyi öne çıkardığını anlamak bazen bağlama bağlıdır. Buradaki odak metastazın nerede gerçekleşebileceğidir; hangi hücrelerin eylemi yaptığı veya metastaz yapıp yapmadıkları değildir. Only'yi hedef öbeğinin hemen önüne taşımak bu odağı daha açık hâle getirir: metastasize only to locations with similar characteristics.

Alıştırma

Bu cümlede only esas olarak hangi bilgiyi sınırlar?

  1. Eylem sınırlı değildir: hücreler her bölgeye metastaz yapar.
  2. Hedef sınırlıdır: hücreler herhangi bir bölgeye metastaz yapmaz.
  3. Özne sınırlıdır: yalnızca bu hücreler metastaz yapar.
Cevabı göster

Hedef sınırlıdır: hücreler herhangi bir bölgeye metastaz yapmaz.

However, James Ewing,

2:38

Ancak, James Ewing,

the first professor of pathology at Cornell University,

2:40

Cornell Üniversitesi'nin ilk patoloji profesörü,

challenged the seed and soil theory Kalıp ifadeler

2:44

tohum ve toprak teorisine meydan okudu

Kalıp ifadeler

challenge a theory: teorinin geçerliliğini sorgulamak

Akademik dilde challenge a theory, bir teorinin doğru olup olmadığını veya kanıtları tam olarak açıklayıp açıklamadığını sorgulamak anlamına gelir. Burada challenged, Ewing'in tohum ve toprak teorisine katılmadığını belirtir; bir yarışmayı anlatmaz. Bir teoriyi sorgulamak, onun yanlış olduğunu kesin olarak kanıtlamak demek değildir. Teori hakkında ciddi şüphe oluşturan kanıtlar veya alternatif bir açıklama sunmak anlamına da gelebilir.

Alıştırma

Bulguların mevcut bir teori hakkında şüphe oluşturduğunu doğal biçimde ifade eden cümle hangisidir?

  1. The findings compete the existing theory.
  2. The findings challenge the existing theory.
  3. The findings challenge with the existing theory.
Cevabı göster

The findings challenge the existing theory.

and proposed that the site of metastasis

2:46

ve metastaz bölgesinin,

was determined by the location of the vascular and lymphatic channels, Notlar

2:48

birincil tümörü drene eden damar ve lenf kanallarının yeri tarafından

which drain the primary tumor. Kelime

2:52

belirlendiğini öne sürdü.

Dilbilgisi

be determined by: belirleyici etkeni belirtmek

Was determined by, bir etkenin sonucu belirlediğini veya kontrol ettiğini ifade eden edilgen bir fiil öbeğidir. Cümle önce sonuç olan the site of metastasis ifadesini verir, ardından by ile belirleyici etkeni, yani kanalların konumunu tanıtır. Yeniden kullanılabilecek kalıp sonuç + be determined by + etken şeklindedir. Be fiilinin biçimi zamana ve özne uyumuna göre değişir: was determined by, is determined by veya will be determined by.

Alıştırma

Cümleyi determine fiilinin basit geçmiş zamanda edilgen biçimiyle tamamlayın: The final route ____ weather conditions.

Cevabı göster

was determined by

Kelime

vascular and lymphatic channels: vasküler ve lenfatik kanallar

Vascular, “kan damarlarıyla ilgili”; lymphatic ise “lenf sistemiyle ilgili” demektir. İki sıfat da channels sözcüğünü niteler; channels burada kan veya lenf sıvısı taşıyan vücut içi yolları belirtir. Bu cümlede isim öbeği iki tür anatomik yolu tanımlar. Önerilen görüş, bu yolların konumunun kanserin nereye yayılacağını belirlemeye yardımcı olduğudur.

Alıştırma

Bu tıbbi bağlamda vascular and lymphatic channels ne anlama gelir?

  1. solunum yolları ve sindirim organları
  2. araştırmacıların kullandığı iletişim kanalları
  3. kan damarları ve lenf sistemiyle ilişkili yollar
Cevabı göster

kan damarları ve lenf sistemiyle ilişkili yollar

Kelime

which drain the primary tumor: primer tümör bölgesini drene eden

Which, önceki vascular and lymphatic channels ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Burada drain, bir vücut bölümündeki veya bölgesindeki sıvıyı uzaklaştırmak anlamına gelen tıbbi bir fiildir. Cümlecik, bu kanalların kanı veya lenf sıvısını primer tümör bölgesinden uzaklaştırdığını söyler. Primary tumor, kanserin başladığı özgün tümörü, yani primer tümörü ifade eder. Primary burada “en büyük” veya “en önemli” anlamına gelmez.

Alıştırma

Which drain the primary tumor cümleciği burada ne anlama gelir?

  1. Tümörün tamamını vücuttan çıkarırlar.
  2. Sıvıyı özgün tümörün bulunduğu bölgeden uzaklaştırırlar.
  3. En büyük tümörü belirlerler.
Cevabı göster

Sıvıyı özgün tümörün bulunduğu bölgeden uzaklaştırırlar.

Patients with primary tumors that were drained by vessels leading to the lung Dilbilgisi

2:55

Birincil tümörleri akciğere giden damarlar aracılığıyla drene edilen hastalar

would eventually develop lung metastases. Kalıp ifadeler

2:59

eninde sonunda akciğer metastazı geliştirirdi.

Dilbilgisi

were drained by vessels leading to the lung: hangisi hangisini niteliyor?

that were drained by vessels leading to the lung ilgi cümleciği primary tumors ifadesini niteler. Hangi birincil tümörlerden söz edildiğini belirtir: bunlar belirli damarlar tarafından drene edilen tümörlerdir. Bu cümleciğin içinde leading to the lung, tumors sözcüğünü değil vessels sözcüğünü niteler. Yapıyı “tümörler [damarlar tarafından drene edilen [bu damarlar akciğere gider]]” şeklinde katmanlı olarak okuyabilirsiniz.

Alıştırma

Özgün cümlede leading to the lung hangi sözcüğü niteler?

  1. patients
  2. primary tumors
  3. vessels
Cevabı göster

vessels

Kalıp ifadeler

would eventually develop lung metastases: develop sözcüğünün tıbbi anlamı

Tıp İngilizcesinde develop, bir hastalık, belirti, komplikasyon ya da lezyonun “ortaya çıkması” veya kişinin bunları “yaşamaya başlaması” anlamına gelebilir. Burada develop lung metastases, akciğerlerde metastatik lezyonların ortaya çıkacağı anlamındadır; bunları yaratmak veya tasarlamak anlamına gelmez. Would eventually bunu anlatılan süreçte daha sonra ortaya çıkan bir sonuç olarak sunar; eventually, sonucun belli bir süre geçtikten sonra oluştuğunu vurgular.

Alıştırma

Hangi cümlede develop, develop lung metastases ifadesindekiyle aynı tıbbi anlamda kullanılmıştır?

  1. Researchers may eventually develop a safer vaccine.
  2. The clinic may eventually develop a new scheduling system.
  3. Some patients may eventually develop serious complications.
Cevabı göster

Some patients may eventually develop serious complications.

Today, we know that both theories contain valuable truths. Anlatım akışı

3:02

Bugün, her iki teorinin de değerli doğrular içerdiğini biliyoruz.

Anlatım akışı

both theories contain valuable truths: Her İki Görüşe de Kısmen Hak Vermek

Both theories, konuşmacının birbiriyle yarışan iki açıklamayı birlikte değerlendirdiğini dinleyiciye gösterir. Contain valuable truths her birine kısmen hak verir: ikisi de bazı doğru olgular veya içgörüler barındırır, ancak cümle teorilerden herhangi birinin tamamen doğru olduğunu ileri sürmez. truths sözcüğünün çoğul olması, birden fazla doğru öğeye işaret eder. Söylemi düzenleyen bir hamle olarak bu dengeli değerlendirme, tartışmayı basit bir ya o ya bu seçiminden çıkarır ve ardından daha kapsamlı bir açıklama gelmesine alan açar.

Alıştırma

both theories contain valuable truths cümlede nasıl bir işlev görüyor?

  1. İki teorinin de tamamen doğru olduğunu iddia eder.
  2. İki teoriyi de işe yaramaz diye reddeder.
  3. Herhangi birinin tamamen doğru olduğunu söylemeden iki teoriye de kısmen hak verir.
Cevabı göster

Herhangi birinin tamamen doğru olduğunu söylemeden iki teoriye de kısmen hak verir.

Yet the full story of metastasis is much more complicated Notlar

3:06

Ancak metastazın tam hikayesi, öne sürülen iki teoriden de

than either of the two proposed theories.

3:10

çok daha karmaşıktır.

Anlatım akışı

Yet the full story of metastasis: Daha Kapsamlı Bir Açıklamaya Geçmek

Cümlenin başındaki Yet, ancak veya bununla birlikte anlamına gelen bir karşıtlık belirtecidir. Yeni yargının önce söylenenleri sınırladığını gösterir: iki teori de gerçeğin bir bölümünü içerebilir, ancak hiçbiri her şeyi açıklamaz. The full story of metastasis, gerçek anlamda bir hikâyeyi değil, metastazın nasıl işlediğine ilişkin eksiksiz açıklamayı ifade eder. Yet ve the full story birlikte, tartışmayı iki kısmi teoriden daha karmaşık bir genel açıklamaya taşır.

Alıştırma

Yet the full story... burada söylemi düzenleyen hangi işlevi görüyor?

  1. Daha kapsamlı ve karmaşık bir açıklama sunarak önceki noktayı sınırlar.
  2. Metastazın şu ana kadar gerçekleşmediğini söyler.
  3. Metastaz hakkında zaman sıralı bir hikâye başlatır.
Cevabı göster

Daha kapsamlı ve karmaşık bir açıklama sunarak önceki noktayı sınırlar.

Dilbilgisi

much more complicated than either of the two theories: iki teorinin her birinden çok daha karmaşık

Much, more complicated karşılaştırma yapısını güçlendirir. much + comparative + than kalıbı farkın büyük olduğunu gösterir: yalnızca «daha karmaşık» değil, «çok daha karmaşık» anlamına gelir. Either of the two proposed theories, iki teorinin her birinin ayrı ayrı ele alındığını belirtir. Bütün süreç birinci teoriden de ikinci teoriden de daha karmaşıktır.

Alıştırma

Cümleyi much ve complicated sözcüğünün karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: The final plan was ____ than either of the two proposals.

Cevabı göster

much more complicated

Factors like the cancer cells' properties

3:12

Kanser hücrelerinin özellikleri

and the effectiveness of the immune system in eliminating the cancer cells Dilbilgisi

3:14

ve bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etmedeki etkinliği gibi faktörler

also play a role in determining the success of metastasis. Kalıp ifadeler

3:18

de metastazın başarısını belirlemede rol oynar.

Dilbilgisi

the effectiveness of X in doing Y: X'in Y'yi yapmadaki etkinliği

The effectiveness of X in doing Y, X'in Y'yi ne kadar iyi gerçekleştirdiğini ifade eder. Of, değerlendirilen şeyi—bağışıklık sistemini—tanıtır; in ise değerlendirmede kullanılan etkinliği—kanser hücrelerini yok etmeyi—tanıtır. Buradaki in yer bildirmez; «bir etkinlik veya alan bakımından» anlamına gelir. In sonrasında -ing biçimi kullanılır: in eliminating, in reducing, in improving.

Alıştırma

the effectiveness of X in doing Y kalıbını doğru edatlarla tamamlayın: The study measured the effectiveness ____ the filter ____ removing dust.

Cevabı göster

of · in

Kalıp ifadeler

play a role in determining: sonucu şekillendiren bir faktör

Burada play a role in determining, “sonucun ne olacağını etkilemeye veya şekillendirmeye katkıda bulunmak” anlamına gelir. Sayılan faktörler metastazın başarısına katkıda bulunan etkenler olarak sunulur; bunların tek neden olduğu söylenmez. play a role in + -ing yapısında in bir edattır, bu nedenle determine, determining biçimine dönüşür. Buradaki role, tiyatrodaki bir karakteri değil, işlevi veya etkiyi anlatır.

Alıştırma

play a role in ve determine fiilinin -ing biçimiyle cümleyi tamamlayın: Cost can ____ which plan we choose.

Cevabı göster

play a role in determining

Unfortunately, many questions about metastasis remain unanswered till today. Kalıp ifadeler

3:22

Ne yazık ki, metastazla ilgili birçok soru bugün hala cevapsız kalmaktadır.

Kalıp ifadeler

remain unanswered till today: günümüze kadar süren bir durum

Remain unanswered devam eden bir durumu anlatır: sorular hâlâ tatmin edici yanıtlar almamıştır. Remain bir bağlayıcı fiildir; unanswered ise sıfat gibi kullanılan geçmiş zaman ortacıdır. Till today bu durumu geçmişten günümüze kadar uzatır. Soruların bugün yanıtsız hâle geldiği anlamına gelmez ve bunların hiçbir zaman yanıtlanamayacağını da söylemez.

Alıştırma

“Many questions remain unanswered till today” ne anlama gelir?

  1. Birçok soru hiçbir zaman yanıtlanamaz.
  2. Birçok sorunun şu anda hâlâ yanıtı yoktur.
  3. Birçok soru bugün yanıtını aldı.
Cevabı göster

Birçok sorunun şu anda hâlâ yanıtı yoktur.

Understanding the exact mechanism holds an important key Deyimler

3:27

Kesin mekanizmayı anlamak,

to finding a cure for advanced stage cancers. Kelime

3:30

ileri evre kanserlere çare bulmak için önemli bir anahtardır.

Deyimler

holds an important key to finding: sonuca götüren önemli bir anahtar

Bu cümlede holds an important key to finding, key sözcüğünü mecaz olarak kullanır. Mekanizmayı anlamak, araştırmacıların bir tedavi bulmasına yardımcı olacak çok önemli bir ipucu veya koşul sağlayabilir; burada fiziksel bir anahtardan söz edilmez. an artikeli bunun önemli bir anahtar olduğunu, ancak mutlaka tek anahtar olmadığını gösterir. key to finding yapısında to, key sözcüğünü hedefe bağlayan bir edattır. Burada edattan sonra -ing biçimindeki finding gelir; başka durumlara aktarılabilen kalıp hold a/the key to + isim veya -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: The security log ____ the missing files.

Cevabı göster

holds an important key to finding

Kelime

advanced stage cancers: ileri bir evreye ilerlemiş kanserler

Tıp İngilizcesinde advanced stage cancers, ileri bir evreye ilerlemiş kanserler anlamına gelir. Buradaki advanced, hastalığın ne kadar ilerlediğini anlatır; modern veya teknolojik açıdan gelişmiş olduğunu ifade etmez. Sözcükler kendilerinden sonra gelen ismi birlikte nitelediğinde advanced-stage genellikle kısa çizgiyle yazılır: advanced-stage cancers. Kesin klinik evre kanser türüne göre değiştiği için ifade tek başına belirli bir evre veya prognoz vermez.

Alıştırma

Tıp İngilizcesinde advanced-stage cancer ne anlama gelir?

  1. ileri bir evreye ilerlemiş kanser
  2. her zaman tam olarak Evre IV anlamına gelen kanser
  3. ileri teknolojiyle tedavi edilen kanser
Cevabı göster

ileri bir evreye ilerlemiş kanser

By studying both the genetic and environmental factors, Dilbilgisi

3:34

Başarılı bir metastaza katkıda bulunan

which contribute to successful metastasis, Kalıp ifadeler

3:37

hem genetik hem de çevresel faktörleri inceleyerek,

we can pinpoint ways to shut down the process. Öbek fiiller

3:39

süreci durdurmanın yollarını tam olarak belirleyebiliriz.

Dilbilgisi

By studying ...: by + -ing ile yöntem belirtme

by + -ing yapısı, ana cümledeki sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada iki etken türünü incelemek, araştırmacıların süreci durdurma yollarını belirlemesine yardımcı olan yöntemdir. Bu yapıda by, bir son tarihi belirten “-e kadar” değil, “-erek/-arak” veya “... yoluyla” anlamındadır. Baştaki ifadenin tamamı “Bunu nasıl yapabiliriz?” sorusunu yanıtlar.

Alıştırma

Yöntem bildiren ifadeyi compare fiili ve by + -ing kullanarak tamamlayın: ____ the two reports, we can spot the differences.

Cevabı göster

By comparing

Kalıp ifadeler

contribute to successful metastasis: bir sonucun oluşmasına katkıda bulunmak

Contribute to, bir sonucun ortaya çıkmasına “yardımcı olmak” veya “oluşumunda rol oynamak” anlamına gelir. Burada genetik ve çevresel etkenler başarılı metastazı mümkün kılmaya yardımcı olur; ifade, tek bir etkenin yegâne neden olduğunu söylemez. Contribute to kalıbındaki to bir edattır. Ardından successful metastasis gibi bir isim öbeği veya tamamlayıcı bir eylemse -ing biçimi gelir. Fiilin yalın hâli doğrudan kullanılmaz.

Alıştırma

Sabit contribute to ifadesini tamamlayın: Better planning can contribute ____ reducing delays.

Cevabı göster

to

Öbek fiiller

shut down: bir süreci durdurmak

shut down the process ifadesinde shut down, 'süreci durdurmak' anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Cümle, biyolojik süreci kapatılabilen veya engellenebilen bir mekanizma gibi sunar; burada fiziksel olarak bir kapıyı kapatma anlamı yoktur.

Alıştırma

'Bir sistemin çalışmasını durdurmak' anlamına gelen ve derste vurgulanan iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Before repairs, the technician had to ____ the server.

Cevabı göster

shut down

The war against cancer is a constant struggle, Deyimler

3:43

Kansere karşı savaş sürekli bir mücadeledir

and scientists are hard at work developing new methods against metastasis. Kalıp ifadeler

3:45

ve bilim insanları metastaza karşı yeni yöntemler geliştirmek için sıkı bir şekilde çalışmaktadır.

Deyimler

The war against cancer: bir savaş metaforu

The war against cancer bir savaş metaforudur: kanser bir düşman, araştırma, önleme ve tedavi ise uzun bir mücadele olarak sunulur. Burada ifade zorluk, aciliyet ve sürekli çaba hissi verir; gerçek bir askerî savaşı anlatmaz. war against cancer ifadesinde against, karşı çıkılan hedefi, yani cancer sözcüğünü tanıtır. Yön veya yer belirtmez.

Alıştırma

Bu cümlede The war against cancer ne anlama geliyor?

  1. Hastanelerde gerçekleşen gerçek bir askerî çatışma
  2. Kanser araştırmalarının izlediği coğrafi yön
  3. Kanseri önleme, tedavi etme ve incelemeye yönelik uzun vadeli, örgütlü çaba
Cevabı göster

Kanseri önleme, tedavi etme ve incelemeye yönelik uzun vadeli, örgütlü çaba

Kalıp ifadeler

are hard at work developing: geliştirmek için yoğun biçimde çalışmak

Be hard at work doing something, sürmekte olan bir işe etkin ve ciddi biçimde yoğunlaşmış olmak demektir. Burada are hard at work developing, bilim insanlarının yöntemleri geliştirmeye sürekli çaba harcadığını anlatır. Bu ifadede hard, ne kadar yoğun çalıştıklarını belirtir; işin kendisinin zor olduğu anlamına gelmez. Kalıp be + hard at work + fiilin -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The engineers are ____ developing a safer battery.

Cevabı göster

hard at work

Of recent interest is immunotherapy, Anlatım akışı

3:50

Son zamanlarda ilgi çeken bir konu immünoterapidir;

a modality which involves harnessing the power of the immune system Notlar

3:53

bu, bağışıklık sisteminin gücünü kullanarak

to destroy the migrating cells.

3:56

göç eden hücreleri yok etmeyi içeren bir yöntemdir.

Anlatım akışı

Of recent interest is immunotherapy: yakın zamanda ilgi gören bir konuyu tanıtmak

Of recent interest is X, “X son zamanlarda ilgi çekmiştir” anlamına gelir. Cümle, of recent interest öbeğini başa alır ve özne olan immunotherapy sözcüğünü is fiilinden sonra yerleştirir. Bu bilgi sırası, yeni konuyu adlandırmadan önce okuyucuya “şimdi yakın zamanda öne çıkan bir nokta geliyor” çerçevesini verir. Bir araştırma konusuna resmî biçimde geçmek veya onu tanıtmak için kullanılır; ilgi gören şey interest değil, immunotherapy'dir.

Alıştırma

"Of growing interest is the use of AI in medicine." cümlesindeki sözcük sırası ne yapar?

  1. Önce bir şeyi giderek daha dikkat çekici olarak çerçeveler, ardından yapay zekânın tıpta kullanımını tanıtır.
  2. Yapay zekânın tıbbi araştırmanın yerini aldığını söyler.
  3. İnsanların yapay zekâya ilgisini kaybettiğini söyler.
Cevabı göster

Önce bir şeyi giderek daha dikkat çekici olarak çerçeveler, ardından yapay zekânın tıpta kullanımını tanıtır.

Kelime

modality which involves...: içerdiği uygulamayla tanımlanan tıbbi yaklaşım

Tıbbi metinlerde modality sözcüğü, soyut bir “biçimden” ziyade kabul görmüş bir tedavi, tanı veya görüntüleme türünü ya da yöntemini ifade eder. Bu cümlede bir tedavi yaklaşımını anlatır. which involves ... ilgi cümleciği, bu yöntemin neyi kullandığını veya içerdiğini açıklar. Dolayısıyla a modality which involves X, “işleyişi X’i içeren bir tıbbi yaklaşım” demektir; modality burada dil bilgisindeki kiplik anlamında değildir.

Alıştırma

“The clinic offers a new modality which involves focused ultrasound.” cümlesinde modality ne anlama gelir?

  1. Olasılık bildiren dil bilgisel bir ifade
  2. Bir tedavi veya tıbbi işlem türü
  3. Bir hastanın duygusal durumu
Cevabı göster

Bir tedavi veya tıbbi işlem türü

Deyimler

harnessing the power of the immune system: bağışıklık sisteminin mevcut gücünden yararlanmak

harnessing the power of ... bir şeyin zaten sahip olduğu gücü veya yeteneği belirli bir amaç için bilinçli biçimde kullanmak demektir. Burada bağışıklık sisteminin doğal kapasitesi, göç eden hücrelere karşı yönlendirilebilecek bir kaynak olarak ele alınır. Harness aslında bir hayvanı donanımla kontrol etmeyi ifade eder; ancak bu cümlede yaygın mecazi fiil anlamıyla kullanılmıştır. harness the power of + isim kalıbı, güçlü bir kaynağa yalnızca sahip olmayı değil, onu yararlı bir amaç için kullanmayı vurgular.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “gücünden yararlanmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The project aims to ____ ocean tides to generate electricity.

Cevabı göster

harness the power of

This can be done in different ways,

3:59

Bu farklı yollarla yapılabilir;

such as training immune cells to recognize cancerous cells via vaccines. Kalıp ifadeler

4:01

örneğin aşılar aracılığıyla bağışıklık hücrelerini kanserli hücreleri tanıması için eğitmek gibi.

Kalıp ifadeler

training immune cells to recognize: train + nesne + to-infinitive yapısı

training immune cells to recognize ifadesinde train fiilinden sonra bir nesne (immune cells) ve to-infinitive (to recognize) gelir. train + nesne + to + fiilin yalın hâli kalıbı, nesnenin bu eylemi yapma becerisini geliştirmek anlamına gelir. train fiilinin nesnesi yalnızca insan olmak zorunda değildir. Bilim ve teknoloji bağlamlarında hayvan, biyolojik hücre, model veya sistem de olabilir; yapı yine belirli bir görevi yerine getirme becerisinin geliştirilmesini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi detect sözcüğünü ve train + nesne + to-infinitive yapısını kullanarak tamamlayın: The lab trained the software ____ early warning signs.

Cevabı göster

to detect

The growth and activity of the immune cells can also be stimulated Dilbilgisi

4:06

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve aktivitesi,

by injecting man-made interleukins, Dilbilgisi

4:10

insan yapımı interlökinler enjekte edilerek de uyarılabilir;

Dilbilgisi

can also be stimulated: can ile modal edilgen yapı

Can also be stimulated; can modalını, also zarfını ve edilgen be stimulated biçimini birleştirir. Özne olan The growth and activity of the immune cells etkiden etkilenen taraftır; also bunun aynı etkiyi oluşturmanın ek bir yolu olduğunu belirtir. Bilimsel bağlamlarda stimulate genellikle büyümeyi, etkinliği veya bir tepkiyi artırmak, desteklemek ya da etkinleştirmek anlamına gelir. Burada duygusal heyecan anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi can ve stimulate ile edilgen bir ifade kurarak tamamlayın; also doğrudan can sözcüğünden sonra gelsin: Plant growth ____ by extra light.

Cevabı göster

can also be stimulated

chemicals which are usually secreted by the immune cells of the body. Kelime

4:12

bu kimyasallar genellikle vücudun bağışıklık hücreleri tarafından salgılanır.

Dilbilgisi

by injecting...: yöntemi gösteren by + -ing

by + fiil-ing yapısı, bir sonucun nasıl elde edildiğini anlatır. Burada by injecting man-made interleukins, Nasıl? sorusunu yanıtlar ve enjeksiyon yöntemini önceki yan cümlede anlatılan sonuca bağlar. Buradaki by bir edattır, bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by injecting doğrudur, by inject değildir. Interleukins bağışıklık sisteminde sinyal taşıyan proteinlerdir; man-made, enjekte edilen proteinlerin yapay olarak üretildiğini belirtir.

Alıştırma

Yöntemi göstermek için by + record fiilinin -ing biçimini kullanın: Maya improved her pronunciation ____ herself and listening back.

Cevabı göster

by recording

Kelime

secreted by the immune cells: biyolojik kaynağı gösteren edilgen yapı

which are usually secreted by... ilgi cümleciğinde are secreted, secrete fiilinin edilgen biçimidir. Kimyasalların bağışıklık hücreleri tarafından üretilip salındığını belirtir; by ile başlayan bölüm bunların biyolojik kaynağını gösterir. Secreted, bir maddeyi üretip salmak anlamındaki secrete fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Gizli veya özel anlamına gelen secret sıfatı değildir.

Alıştırma

Cümleyi secrete fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimi ve by ile tamamlayın: Insulin ____ beta cells in the pancreas.

Cevabı göster

is secreted by

These two treatments are only the tip of the iceberg. Deyimler

4:16

Bu iki tedavi buzdağının sadece görünen kısmıdır.

Deyimler

only the tip of the iceberg: buzdağının yalnızca görünen kısmı

Only the tip of the iceberg, görülen veya sözü edilen şeyin çok daha büyük bir bütünün yalnızca küçük ve görünür kısmı olduğunu belirten bir deyimdir. Bu imge, buzdağının büyük bölümünün suyun altında kalması gerçeğine dayanır. Bu cümlede iki tedavi, çok daha geniş bir olasılıklar bütününün küçük bir parçası olarak sunuluyor. Dolayısıyla ifade gerçek bir buzdağını değil, henüz ele alınmamış daha pek çok şey olduğunu anlatıyor.

Alıştırma

Görünen kısmın çok daha büyük ve gizli bir bütünün küçük bir parçası olduğunu anlatan deyimi tamamlayın: The two errors we found are only ____.

Cevabı göster

the tip of the iceberg

With the collaborated research efforts of governments, companies, and scientists,

4:19

Hükümetlerin, şirketlerin ve bilim insanlarının ortak araştırma çabalarıyla,

perhaps the process of metastasis will be stopped for good. Deyimler

4:23

belki de metastaz süreci tamamen durdurulacaktır.

Deyimler

will be stopped for good: kalıcı olarak durdurulacak

will be stopped for good ifadesinde for good, kalıcı olarak anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. will be stopped yapısını niteler ve durmanın geçici olmayacağını ya da daha sonra tersine dönmeyeceğini belirtir. will be stopped gelecek zaman edilgen yapıdır: bir şey sürecin durmasına neden olacaktır. Bu nedenle vurgulanan ifadenin tamamı, sürecin kalıcı biçimde sona erdirileceği anlamına gelir; birinin yararı için durdurulacağı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi kalıcı olarak anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: After fifty years, the neighborhood shop closed ____.

Cevabı göster

for good