Kanser vücuda nasıl yayılır? - Ivan Seah Yu Jun: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Kanserin vücut boşlukları, kan damarları ve lenf sistemi üzerinden nasıl metastaz yaptığı; ikincil tümörlerin neden belirli organlara yöneldiği ve birbiriyle yarışan kuramlarla immünoterapi araştırmalarının bu karmaşık süreci nasıl ele aldığı açıklanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. three common routes of metastasis: transcoelomic, lymphatic, or hematogenous spread. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Üç metastaz yolunun resmî tıbbi adlarını anlayın ve iki nokta üst üste işaretinden önce verilen genel bir kategorinin bilimsel sınıflandırmayı nasıl başlattığını fark edin. 2. seed and soil theory — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu tarihî benzetmeyi, kanser hücrelerinin tohumlar gibi yalnızca uygun bir mikroçevrede yerleşebileceğini savunan Paget görüşüyle ilişkilendirin ve damarlar ile lenf kanallarının drenajına dayalı açıklamadan ayırın. 3. training immune cells to recognize — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: train + nesne + to-infinitive yapısının insanlara, modellere, sistemlere veya hücrelere bir görevi yapma becerisi kazandırmayı anlattığını öğrenin; yapıyı aşıların bağışıklık hücrelerine kanserli hücreleri tanımada nasıl yardımcı olabileceğini açıklamak için kullanın.
Bu derste
onset of cancer: bir hastalığın başlangıcı
Bu cümlede onset, bir hastalığın veya sürecin başlamasını ya da ilk ortaya çıkışını belirten resmî bir isimdir. the onset of cancer ifadesi, kanserin gelişmeye başladığı evreyi adlandırır; birinin cancer adlı bir eylemi gerçekleştirdiğini anlatmaz. Kalıp the onset of + hastalık, belirti veya değişim şeklindedir. of ile başlayan bölüm, neyin başladığını belirtir; the onset of symptoms buna bir örnektir.
Alıştırma
Cümleyi onset ile kurulan üç kelimelik resmî isim öbeğiyle tamamlayın: The doctor recorded ____ symptoms in the patient's chart.
Cevabı göster
the onset of
begins as a solitary tumor: başlangıçtaki biçimi anlatmak
Begin as + isim öbeği, bir şeyin başlangıçta ne olduğunu veya hangi biçimde bulunduğunu anlatır. Burada begins as a solitary tumor, kanserin ilk olarak tek bir tümör biçiminde ortaya çıktığı anlamına gelir. as sözcüğü başlangıçtaki kimliği, durumu veya biçimi belirtir; çünkü anlamına gelmez. Aynı yapı bir projenin, kuruluşun veya fikrin ilk başta hangi biçimde var olduğunu da anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi begin as yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The community project ____ a weekend workshop.
Cevabı göster
began as
cancer has the ability to spread to nearby organs, Kalıp ifadeler
0:15kanser yakındaki organlara yayılma yeteneğine sahiptir,
If the tumor is not removed: edilgen koşul cümlesi
If bir koşul başlatır: cümle, tümör alınmadığında ne olabileceğini ele alır. Is not removed, is + not + past participle yapısıyla kurulmuş geniş zaman edilgen yapıdır. Tümör eylemden etkilenir; eylemi yapan kişi ya da ekip belirtilmez. Tıbbi, güvenlik ve süreç açıklamalarında if + edilgen yapı, dikkati eylemi yapan kişiye değil, bir şeyin başına gelene yöneltir. Burada removed, ameliyatla veya tıbbi bir işlemle çıkarılmak anlamındadır; bir şeyi yalnızca başka bir yere taşımak anlamına gelmez.
Alıştırma
Eylemi alan unsuru öne çıkarmak için edilgen if cümleciği kullanan cümleyi seçin.
- If the nurse does not treat the wound, it may become infected.
- If the treatment does not work, the infection may spread.
- If the wound is not treated, it may become infected.
Cevabı göster
If the wound is not treated, it may become infected.
has the ability to spread: kapasiteyi resmî biçimde anlatan ifade
Has the ability to + fiilin yalın hâli, bir şeyin bir eylemi gerçekleştirme kapasitesine veya potansiyeline sahip olduğunu belirtir. Bu cümlede kanserin yayılma yönündeki tehlikeli kapasitesi nesnel biçimde açıklanır; ability nötr bir sözcüktür ve kanseri övmez. Can ile karşılaştırıldığında bu yapı daha resmidir ve anlatılan kapasiteyi daha açık biçimde vurgular. Tıbbi, bilimsel ve teknik açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Kapasiteyi resmî biçimde anlatan yapıyı tamamlayın: Some bacteria ____ survive without oxygen.
Cevabı göster
have the ability to
as well as places far away from the origin, Kalıp ifadeler
0:18hem de çıkış noktasından çok uzak yerlere,
as well as: paralel bilgi eklemek
Bu cümlede as well as, nearby organs ifadesine ikinci bir yayılma hedefi türü ekler: places far away from the origin. Her iki isim öbeği de spread to yapısını tamamlar; bu nedenle as well as sonrasındaki sözler yeni bir cümle değildir. A as well as B kalıbı, B'nin A'ya ek olarak da geçerli veya dâhil olduğunu anlatır. Genellikle B'yi ek bilgi olarak sunarken A'yı ana nokta olarak tutar.
Alıştırma
Cümleyi “ve ayrıca” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The survey measured sleep quality ____ stress levels.
Cevabı göster
as well as
far away from the origin: başlangıç noktasından uzaklık
Far away from, bir şeyden fiziksel olarak çok uzakta olmayı anlatır. Burada the origin, kanserin ilk başladığı yerdir; dolayısıyla ifade birincil konumdan uzaktaki bölgeleri tanımlar. Daha genel olarak origin, başlangıç noktası veya kaynak anlamına gelir. far away from the origin of X kalıbında X, başlangıç noktası ele alınan olayı, nesneyi veya sorunu belirtir. Burada origin, özgün bir yaratıcı eser anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “başlangıç noktasından çok uzakta” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Traces of smoke were detected ____ of the fire.
Cevabı göster
far away from the origin
So how does ...?: sıradaki açıklamayı başlatmak
Bu soruda So, daha önce belirtilen bir olguya dönüp dinleyiciyi açıklamanın bir sonraki adımına taşır. Kabaca “bu olguya göre sıradaki soru şu” anlamına gelir; güçlü bir neden-sonuç bildiren “bu nedenle” anlamında değildir. how does ...? sorusu, bilinen olguyu işleyiş mekanizmasıyla ilgili bir soruya dönüştürür. Bir açıklamada bu yapı, sonraki bölümün sürecin nasıl gerçekleştiğini anlatacağını gösterir.
Alıştırma
Bilimsel bir sunum yapan kişi, uykunun hafızayı etkilediğini az önce belirtti. Bu olguyu, sırada açıklanacak mekanizmayla ilgili bir soruya en iyi dönüştüren cümle hangisidir?
- Does sleep affect memory?
- So how does sleep affect memory?
- Sleep affects memory in several ways.
Cevabı göster
So how does sleep affect memory?
And why are some organs more likely to get infected than others? Dilbilgisi
0:25Ve neden bazı organların enfekte olma olasılığı diğerlerinden daha yüksektir?
more likely to: olasılıkları karşılaştırmak
Be more likely to + fiilin yalın hâli, bir kişi, nesne veya durumda bir eylemin ya da olayın gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtir. Burada bazı organlar diğerleriyle karşılaştırılır ve to sonrasındaki get fiilin yalın hâlidir. Than içeren bir ifade karşılaştırılan ögeyi belirtebilir: A is more likely to do something than B. More likely daha yüksek olasılık bildirir, kesinlik değil.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyi kullanarak olasılık karşılaştırmasını tamamlayın: Older devices are ____ fail in extreme heat than newer ones.
Cevabı göster
more likely to
The process of cancer spreading across the body is known as metastasis. Kalıp ifadeler
0:29Kanserin vücuda yayılma süreci metastaz olarak bilinir.
is known as metastasis: tanımlanan bir süreci adlandırmak
be known as + ad yapısı, az önce açıklanan bir şeyin kabul görmüş veya resmî adını belirtir. Burada özne, kanserin vücuda yayılma sürecidir; metastasis ise bu sürece verilen tıbbi terimdir. Tanımlarda bu edilgen yapı, adı kimin kullandığına değil, olguya ve onun adına odaklanılmasını sağlar.
Alıştırma
Adlandırma kalıbıyla tanımı tamamlayın: The process by which plants use light to make food ____ photosynthesis.
Cevabı göster
is known as
It begins when cancer cells from the initial tumor invade nearby normal tissue. Kelime
0:34İlk tümördeki kanser hücrelerinin yakındaki normal dokuyu işgal etmesiyle başlar.
invade nearby normal tissue: dokuya zarar verici infiltrasyon
Tıbbi metinlerde invade, bir dokunun normal sınırını aşarak komşu dokuya nüfuz etmek anlamına gelir. Bu cümlede kanser hücreleri yakındaki normal dokunun içine doğru büyür; bu nedenle fiil, nötr bir hareketten ziyade saldırgan ve zarar verici bir anlam taşır. Invade burada geçişli bir fiildir: doku doğrudan fiilden sonra gelir. invade nearby normal tissue denir; invade into nearby normal tissue denmez.
Alıştırma
Bir patoloji raporu, kötü huylu hücrelerin bir sınırı aşarak sağlıklı dokunun içine doğru büyüdüğünü söylüyor. Bunu en doğru biçimde hangi cümle ifade eder?
- The malignant cells approached the healthy tissue.
- The malignant cells entered the healthy tissue.
- The malignant cells invaded the healthy tissue.
Cevabı göster
The malignant cells invaded the healthy tissue.
they spread via one of the three common routes of metastasis: Notlar
0:41üç yaygın metastaz rotasından biri aracılığıyla yayılırlar:
As the cells proliferate: hücre sayısının artması
Bu cümlede proliferate, “üreme veya bölünme yoluyla sayıca hızla artmak” anlamına gelir. Hücreler için kullanıldığında daha fazla hücrenin oluştuğunu anlatır; tek bir hücrenin yalnızca büyüdüğünü ifade etmez. Baştaki As yan cümlesi, çoğalma ve yayılmanın zaman içinde birlikte ilerlediğini gösterir: hücre sayısı arttıkça yayılma süreci de devam eder.
Alıştırma
Bir hücre popülasyonunun tekrarlanan bölünmelerle sayıca hızla arttığını en kesin biçimde hangi cümle anlatır?
- Each cell grew larger.
- The cells moved rapidly.
- The cells proliferated rapidly.
Cevabı göster
The cells proliferated rapidly.
spread via: yolu veya kanalı belirtmek
Spread via + isim öbeği, “belirli bir yol, kanal veya araç üzerinden yayılmak” anlamına gelir. Burada via, hücrelerin vücudun diğer bölgelerine ulaşırken kullandığı yollardan birini belirtir; varış noktasını veya amacı belirtmez. Via sözcüğünün bu kısa ve öz kullanımı bilimsel, teknik ve ulaşımla ilgili anlatımlarda yaygındır.
Alıştırma
Sosyal medyanın mesajın yayıldığı kanal olduğunu hangi cümle ifade eder?
- The message spread from social media.
- The message spread via social media.
- The message spread to social media.
Cevabı göster
The message spread via social media.
transcoelomic, lymphatic, or hematogenous spread.
0:45transçölomik, lenfatik veya hematojen yayılım.
three common routes of metastasis: listede ortak kullanılan spread
three common routes of metastasis ifadesi önce bir üst kategori bildirir. İki noktadan sonra bu kategorinin üç üyesi sıralanır: bir vücut boşluğu üzerinden transcoelomic spread, lenf damarları üzerinden lymphatic spread ve kan dolaşımı üzerinden hematogenous spread. Spread, üç sıfatın ortak ana sözcüğüdür. Tam biçimler transcoelomic spread, lymphatic spread ve hematogenous spread şeklindedir; ilk iki maddede yinelenen sözcüğün çıkarılması listeyi daha kısa ve öz yapar.
Alıştırma
İki noktadan sonraki yapıyı hangi seçenek doğru açıklar?
- Spread sözcüğü ayrı ve ilgisiz bir yan cümle başlatır.
- Üç sıfat farklı yolları belirtir ve spread üçünün de ortak sözcüğüdür.
- Yalnızca hematogenous bir yayılım yoludur.
Cevabı göster
Üç sıfat farklı yolları belirtir ve spread üçünün de ortak sözcüğüdür.
malignant cells penetrate the covering surfaces of cavities in our body. Kelime
0:51kötü huylu hücreler vücudumuzdaki boşlukları kaplayan yüzeylere nüfuz eder.
malignant cells: malignant sözcüğünün tıbbi anlamı
Tıbbi İngilizcede malignant cells, kanserli olarak tanımlanan, yakındaki dokuları istila edebilen ve vücudun diğer bölümlerine yayılma potansiyeli taşıyan hücreler demektir. Burada malignant, yalnızca kötü anlamına gelen genel bir sözcük değil, kesin bir tıbbi sınıflandırmadır. Malignant, cells sözcüğünü niteleyen bir sıfattır. Malignant tumor gibi ifadelerde de sıkça kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi benign sözcüğünün tıbbi karşıtıyla tamamlayın: The biopsy found ____ cells.
Cevabı göster
malignant
penetrate the covering surfaces: bir doku tabakasını aşmak
Bu cümlede penetrate, fiziksel bir katmandan geçip onun içine ya da ötesine ilerlemek anlamına gelir. Nesne olan the covering surfaces, vücut boşluklarını örten veya döşeyen doku yüzeylerini ifade eder; kitap kapaklarını ifade etmez. Bu fiil bir engeli aşmayı vurguladığı için yalnızca go into demekten daha kesin ve daha resmidir.
Alıştırma
Hangi cümle bir sıvının malzemenin dış katmanından geçtiğini belirtir?
- The liquid remains on the material's outer layer.
- The liquid penetrates the material's outer layer.
- The liquid covers the material's outer layer.
Cevabı göster
The liquid penetrates the material's outer layer.
and serve as walls to segment the body cavity. Kalıp ifadeler
0:59ve vücut boşluğunu bölümlere ayırmak için duvar görevi görür.
are known as peritoneum: çoğul özneyle adlandırma
are known as + ad, are called anlamına gelen edilgen bir adlandırma yapısıdır. These surfaces öznesi çoğul olduğu için are kullanılır; tekil bir özneyle is kullanılırdı. Burada peritoneum, tanıtılan tıbbi addır. Cümle önce yüzeyleri belirtir, ardından onlara bir ad verir; bu yapı tanımlarda sıkça kullanılır.
Alıştırma
Adlandırma yapısını be fiilinin doğru şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: These tiny openings ____ known as pores.
Cevabı göster
are
serve as walls to segment: rol ve amaç
Serve as + isim, birinin ya da bir şeyin rolünü üstlenmek anlamına gelir; birine hizmet sunmak anlamına gelmez. Burada yüzeyler duvar işlevi görür. to segment the body cavity biçimindeki to mastarı, bu duvarların amacını belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp serve as + rol + to + fiilin yalın hâli şeklindedir: önce rol, sonra amaç belirtilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifade serve as ile tamamlayın: The glass panels ____ walls to divide the office.
Cevabı göster
serve as
Malignant cells in ovarian cancer, for example,
1:03Örneğin, yumurtalık kanserindeki kötü huylu hücreler,
resulting in metastasis on the liver surface. Dilbilgisi
1:09ve karaciğer yüzeyinde metastaza yol açar.
which connects the ovary to the liver: peritoneum hakkında ek bilgi
Virgüller arasındaki which connects the ovary to the liver yan cümlesi, peritoneum hakkında ek bilgi verir. Which, dil bilgisi ve anlam bakımından en yakın uygun isim olan peritoneum'a gönderme yapar; dolayısıyla yumurtalığı karaciğere bağlayan yapı peritondur. Bu, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğidir. Temel yargıyı değiştirmeden arka plan bilgisi ekler; bu yan cümle çıkarıldığında kötü huylu hücrelerin periton boyunca yayılmasıyla ilgili ana cümle dil bilgisi bakımından yine tamdır.
Alıştırma
Vurgulanan yan cümleyi doğru açıklayan ifade hangisidir?
- Peritoneum hakkında ek bilgi verir ve bu bölüm olmadan da ana cümle tam kalır.
- Hangi kötü huylu hücrelerden söz edildiğini belirler, bu yüzden çıkarılamaz.
- Metastazın bir sonucunu anlatır ve karaciğer yüzeyine gönderme yapar.
Cevabı göster
Peritoneum hakkında ek bilgi verir ve bu bölüm olmadan da ana cümle tam kalır.
resulting in metastasis: bir sonucu ifade etmek
Burada resulting in metastasis, az önce açıklanan sürecin sonucunu belirten bir present participle (-ing) öbeğidir: yayılma, karaciğer yüzeyinde kanser birikimlerine yol açar. resulting in + isim öbeği yapısında in sözcüğünden sonraki bölüm nedeni değil, sonucu belirtir. Bu kısa yapı, bir cümlenin ardından gelerek onun sonucunu ekleyebilir. Yeni bir cümle başlatmadan neden-sonuç zincirindeki adımları bağladığı için bilimsel açıklamalarda sık kullanılır.
Alıştırma
Sonucu belirtmek için cümleyi result in ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The cooling system failed, ____ damage to the engine.
Cevabı göster
resulting in
Next, cancerous cells invade blood vessels when they undergo hematogenous spread. Kalıp ifadeler
1:13Daha sonra kanserli hücreler, hematojen yayılım geçirdiklerinde kan damarlarını işgal ederler.
undergo hematogenous spread: tıbbi bir süreçten geçmek
Undergo hematogenous spread, “kan dolaşımı yoluyla yayılma sürecinden geçmek” anlamına gelir. Hematogenous, kan aracılığıyla gerçekleşen yayılmayı tanımlar. undergo + isim öbeği yapısı, özneyi bir eylemi bilinçli olarak yapan taraf değil, bir süreçten geçen taraf olarak gösterir. Bu resmî fiil tıbbi ve bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Bu resmî tıp cümlesini undergo ile tamamlayın: The patient will ____ surgery tomorrow.
Cevabı göster
undergo
As there are blood vessels almost everywhere in the body, Dilbilgisi
1:18Vücudun hemen her yerinde kan damarları bulunduğundan,
malignant cells utilize this to reach more distant parts of the body. Kalıp ifadeler
1:21kötü huylu hücreler bunu vücudun daha uzak kısımlarına ulaşmak için kullanır.
As there are ...: As ile neden belirtme
Baştaki As yan cümlesi, ana cümledeki ifadenin nedenini verir. Kan damarları vücudun neredeyse her yerinde bulunduğu için kötü huylu hücreler bu ağı kullanarak uzak bölgelere ulaşabilir. Açıklayıcı metinlerde neden bildiren As, genellikle sonuçtan önce bir arka plan gerçeği sunar. Burada As, because veya since anlamındadır; when anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümle örnekteki As'in neden anlamını en iyi korur?
- Although blood vessels are found throughout the body, malignant cells cannot use them to reach distant areas.
- Because blood vessels are found throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.
- When blood vessels appear throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.
Cevabı göster
Because blood vessels are found throughout the body, malignant cells can use them to reach distant areas.
utilize this to reach: bir şeyi amaç için kullanmak
Utilize A to do B, B'yi yapmak için A'yı kullanmak anlamına gelir. Buradaki this, kan damarlarının vücudun neredeyse her yerinde bulunması gerçeğine gönderme yapar; reach ise bu koşulun mümkün kıldığı eylemdir. Kalıp, utilize + kaynak, yöntem veya koşul + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Ortadaki unsur, bir amaca ulaşmak için kullanılan şey olarak sunulur.
Alıştırma
Cümleyi utilize sözcüğünün doğru biçimi ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: The clinic ____ digital records ____ identify patients who need follow-up care.
Cevabı göster
utilizes · to
Finally, lymphatic spread occurs when the cancer invades the lymph nodes Kalıp ifadeler
1:26Son olarak, lenfatik yayılım, kanser lenf düğümlerini işgal ettiğinde
and travels to other parts of the body via the lymphatic system. Kelime
1:31ve lenfatik sistem yoluyla vücudun diğer bölgelerine seyahat ettiğinde meydana gelir.
lymphatic spread occurs when: bir sürecin gerçekleşme koşulunu belirtme
X occurs when Y, X sürecinin Y koşulu gerçekleştiğinde meydana geldiğini ifade eder. Bu cümlede lymphatic spread gerçekleşen süreçtir; when ile başlayan bölüm koşulu belirtir: kanser lenf düğümlerini istila eder ve vücudun diğer bölgelerine gider. Bu yapı doğal, tıbbi veya teknik süreçleri tanımlamak ya da açıklamak için kullanılır. Buradaki occurs, sürecin gerçekleşmesi demektir; yalnızca bir şeyin ortaya çıkması anlamına gelmez.
Alıştırma
Koşul yapısını tamamlamak için occurs when kullanın: Condensation ____ ____ warm air cools.
Cevabı göster
occurs · when
via the lymphatic system: yolu belirtme
via the lymphatic system, hareket için kullanılan yolu veya kanalı belirtir ve “lenf sistemi aracılığıyla” anlamına gelir. Bu cümlede ifadenin görevi, kanserin vücudun diğer bölgelerine nasıl ulaştığını açıklamaktır; hedefin hangi bölgeler olduğunu belirtmez. via + yol, sistem, ağ veya ortam, tıbbi, bilimsel ve teknik açıklamalarda sık kullanılan kısa bir yapıdır.
Alıştırma
Bir raporu göndermek için kullanılan kanalı belirtmek üzere via ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The report was sent to a secure server.
- The report was sent from a secure server.
- The report was sent via a secure server.
Cevabı göster
The report was sent via a secure server.
it also provides a large network for the cancer. Deyimler
1:37aynı zamanda kanser için geniş bir ağ da sağlar.
drains many parts of the body: drain fiilinin biyomedikal anlamı
Biyomedikal İngilizcede drain, bir vücut bölgesini doğrudan nesne olarak alabilir. Bu bölge sıvının geldiği kaynak alandır: sistem sıvıyı oradan toplar ve uzaklaştırır. Bu nedenle drains many parts of the body, sistemin vücudun birçok bölgesinden sıvıyı uzaklaştırdığı anlamına gelir. Bu, söz konusu vücut bölümlerinin boşaltıldığı veya tamamen kurutulduğu anlamına gelmez. Başka cümlelere aktarılabilen yapı vessel/system + drain + body region şeklindedir; veins drain the brain buna bir örnektir.
Alıştırma
Bir anatomi metninde “These vessels drain the lower leg” ne anlama gelir?
- Bu damarlar alt bacağı tamamen kurutur.
- Bu damarlar alt bacağa fazladan sıvı gönderir.
- Bu damarlar sıvıyı alt bacaktan uzaklaştırır.
Cevabı göster
Bu damarlar sıvıyı alt bacaktan uzaklaştırır.
provides a large network for the cancer: yol ağı benzetmesi
Burada network, lenf sistemindeki çok sayıdaki bağlantılı yol için kullanılan bir benzetmedir. Provides a large network for the cancer, bu yolların kanser hücrelerinin vücutta hareket ederken kullanabileceği güzergâhlar olabileceği anlamına gelir. Bu ifade interneti anlatmaz ve kanserin ağı bilinçli olarak tasarladığını düşündürmez. Başka durumlara aktarılabilen fikir provide a network for X yapısıdır: mevcut bağlantılar X’e birçok olası güzergâh sağlar.
Alıştırma
Bu bağlamda “The lymphatic system provides a large network for the cancer” ne anlama gelir?
- Kanser kendisi için ayrı bir lenf sistemi oluşturur.
- Lenf sistemi kansere çevrim içi bir ağa erişim sağlar.
- Bağlantılı lenf yolları kanser hücrelerine vücutta ilerleyebilecekleri güzergâhlar sağlayabilir.
Cevabı göster
Bağlantılı lenf yolları kanser hücrelerine vücutta ilerleyebilecekleri güzergâhlar sağlayabilir.
allowing the malignant cells to undergo hematogenous spread. Dilbilgisi
1:44bu da kötü huylu hücrelerin hematojen yayılım geçirmesine olanak tanır.
empty into the blood circulation: bir hedefe akmak
Bir damar, boru, nehir veya benzer bir geçit bir yere empties into olduğunda, içindeki madde dışarı akar ve o hedefe girer. Burada empty into the blood circulation, lenf damarlarındaki lenfin kan dolaşımına girmesi anlamına gelir. Empty into ifadesini, akışın nerede sona erdiğini belirten bir fiil-artı-edat yapısı olarak düşünün. Damarların önce boşalıp ardından kan dolaşımının içine hareket ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi empty into ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The river ____ the bay.
Cevabı göster
empties into
allowing ... to ...: ortaya çıkan bir olasılığı göstermek
Virgülden sonra gelen allowing + nesne + to + fiilin yalın hâli, önceki cümlenin sonucunu ekler. Bu cümlede lenf damarlarındaki lenf kan dolaşımına girer; bu da kötü huylu hücrelerin hematojen yolla yayılmasını mümkün kılar. Buradaki allowing, birinin izin vermesini anlatmaz. Önceki olgunun sonraki süreç için gerekli koşulları oluşturduğunu belirtir ve neden ile sonucu tek bir zincirde birleştirir.
Alıştırma
Sonuç yapısını allowing ... to kullanarak tamamlayın: The new filter removes dust, ____ the machine ____ run longer.
Cevabı göster
allowing · to
and form small tumors known as micrometastases. Kalıp ifadeler
1:52ve mikrometastaz olarak bilinen küçük tümörler oluştururlar.
Once at a new site: once sonrasında özne + be ögelerinin atılması
Burada once, sayı bildiren “bir kez” anlamında değildir; “olur olmaz” ya da “-dığında” anlamına gelir. Baştaki ifade, ana olaydan önce gerçekleşmesi gereken koşulu verir. Once at a new site, once the cells are at a new site ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Anlaşılan özne ana cümlenin öznesi the cells ile aynı olduğu için özne ve be fiili atılır.
Alıştırma
Bu cümlede “Once at a new site” ile aynı anlama gelen tam yan cümle hangisidir?
- Once the cells are at a new site
- Because the new site contains the cells
- The cells are at a new site one time
Cevabı göster
Once the cells are at a new site
known as micrometastases: kısaltılmış ilgi cümleciğiyle adlandırma
Known as micrometastases, small tumors ifadesinden sonra gelir ve bu tümörlerin adını verir. Bu küçük tümörlere micrometastases denildiğini belirtir. Dil bilgisi açısından known as micrometastases, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: small tumors which are known as micrometastases. Bu kısa yapı, açıklamalarda bir ad veya teknik terim tanıtılırken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi bir adı tanıtan standart iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This change is ____ the Doppler effect.
Cevabı göster
known as
These small tumors then grow into full-fledged tumors Kalıp ifadeler
1:56Bu küçük tümörler daha sonra tam teşekküllü tümörlere dönüşür
grow into full-fledged tumors: tamamen gelişmiş tümörlere dönüşecek şekilde büyümek
Grow into + isim, zamanla gelişip o şeye ya da duruma dönüşmek demektir. Burada küçük tümörler yalnızca büyümez; tamamen oluşmuş tümörlere dönüşecek şekilde gelişir. Full-fledged, “tamamen gelişmiş veya yerleşmiş” anlamına gelir. Grow into full-fledged tumors ifadesi birlikte hem değişim sürecini hem de ulaşılan gelişmiş aşamayı vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle küçük bir projenin zamanla tam anlamıyla kurulmuş bir işletmeye dönüştüğünü ifade eder?
- The weekend project grew from a full-fledged business.
- The weekend project grew into a full-fledged business.
- A full-fledged business grew into the weekend project.
Cevabı göster
The weekend project grew into a full-fledged business.
complete the metastatic process: fiil olarak complete
Complete the metastatic process ifadesinde complete, süreci son noktasına ulaştırmak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Doğrudan nesnesi the metastatic process ifadesidir. Complete + process kalıbı, aşamaların veya iş akışlarının resmî açıklamalarında yaygındır. Burada complete, “eksiksiz” anlamındaki sıfat değildir; dil bilgisi yapısı özne + complete + nesne şeklindedir.
Alıştırma
Complete sözcüğünü ardından "the approval process" gelecek şekilde fiil olarak kullanın: The director's signature will ____.
Cevabı göster
complete the approval process
Different cancers have been known to have specific sites of metastasis. Dilbilgisi
2:02Farklı kanserlerin spesifik metastaz bölgelerine sahip olduğu bilinmektedir.
have been known to have: yerleşik bilgiyi aktarma
Have been known to have yapısı, present perfect yardımcı fiili have, been, edilgen biçimdeki known ve to have öğelerinden oluşur. Şimdiye kadar biriken bilgi veya gözlemlerin, farklı kanserlerin yayılma eğiliminde olduğu belirli bölgeler bulunduğunu ortaya koyduğu anlamına gelir. Present perfect edilgen yapı, gözlemcilerin kim olduğunu belirtmeden yerleşik bilgiyi öne çıkarır. Yalnızca have demekle karşılaştırıldığında, ifadenin kanıta dayandığını gösterir ve ona biraz daha temkinli bir ton verir.
Alıştırma
Cümleyi be known to have yapısının present perfect biçimiyle tamamlayın: This species ____ unusual resistance to cold.
Cevabı göster
has been known to have
while colon cancer metastasizes to the liver. Anlatım akışı
2:10kolon kanseri karaciğere metastaz yapar.
metastasizes to the bone: kanser yayılımının hedefini belirtme
Metastasizes to + vücut bölgesi, kanserin başladığı yerden bu hedefe yayılıp orada metastatik hastalık oluşturduğu anlamına gelir. Bu cümlede to the bone hedef bölgeyi belirtir. Metastasize normalde geçişsizdir; bu nedenle hedef doğrudan nesne olmak yerine to sonrasında gelir. Prostate cancer tekildir, dolayısıyla geniş zaman biçimi metastasizes olur; can sonrasında metastasize kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi metastasize fiili ve doğru edatla tamamlayın: Some cancers can ____ the brain.
Cevabı göster
metastasize to
while colon cancer metastasizes to the liver: karşıt olguları bağlama
Bu cümlede while, paralel iki olguyu birbirine bağlar ve karşıtlık kurar: bir kanser türü genellikle kemiğe, diğeri ise karaciğere yayılır. Burada “…… olduğu sırada” anlamına gelmez. Karşıtlık bildiren bu while, iki tarafta benzer yapılar kullanarak karşılaştırmayı düzenler: kanser türü + metastasizes to + hedef. İki kişi, nesne veya durum arasındaki açık farkları yan yana vermek için kullanılabilir.
Alıştırma
While bu cümlede hangi işlevi görür: “The city center is busy, while the outer neighborhoods are quiet”?
- İki yeri karşılaştırır.
- Şehir merkezinin neden yoğun olduğunu açıklar.
- İki durumun aynı süre boyunca devam ettiğini söyler.
Cevabı göster
İki yeri karşılaştırır.
Various theories have been proposed to explain the migration pattern of malignant cells. Dilbilgisi
2:14Kötü huylu hücrelerin göç modelini açıklamak için çeşitli teoriler öne sürülmüştür.
Various theories have been proposed: present perfect edilgen yapı
Various theories have been proposed, have + been + proposed biçimindeki present perfect edilgen yapıyı kullanır. Bu yapı, bugüne kadar birden fazla teorinin öne sürüldüğünü belirtir ancak bunları kimin öne sürdüğünü söylemez. Edilgen yapı theories sözcüğünü konu hâline getirir; present perfect ise bu teorileri güncel bilgi birikiminin bir parçası olarak sunar. Mevcut görüşleri özetleyen akademik açıklamalarda bu yapı yaygındır. Burada propose, “değerlendirilmek üzere öne sürmek” anlamındadır; “birine evlenme teklif etmek” anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi propose fiilinin present perfect edilgen biçimiyle tamamlayın: Several explanations ____ for the unexpected result.
Cevabı göster
have been proposed
Of particular interest are two conflicting theories. Kalıp ifadeler
2:19Özellikle ilgi çekici olan iki çelişkili teori vardır.
Of particular interest are ...: ardından gelen çoğul özneyi vurgulama
Of particular interest are ... yapısı, are fiilinden sonra belirtilen kişi veya şeylerin özellikle dikkate değer olduğunu anlatır. Bu cümlede özne two conflicting theories olduğu için çoğul are fiili onunla uyumludur. Normal söz dizimi Two conflicting theories are of particular interest. şeklindedir. Bu resmî öne alma yapısı değerlendirmeyi başa getirir ve genel bir açıklamadan sırada ele alınacak belirli konuya geçildiğini gösterir.
Alıştırma
Resmî cümleyi be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Of particular interest ____ the two changes found in the final test.
Cevabı göster
are
came up with the seed and soil theory of metastasis. Notlar
2:25metastazın tohum ve toprak teorisini ortaya attı.
came up with: bir fikir veya teori düşünmek
came up with, come up with ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Bir fikir, teori, plan veya çözüm düşünmek ya da oluşturmak anlamına gelir. Burada bir kişinin tohum ve toprak teorisini geliştirip sunduğunu anlatır. come up with ifadesini tek bir deyimsel fiil olarak ele alın. with sözcüğü ortaya çıkan fikri tanıtır; ifade fiziksel bir hareketi anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi come up with ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After comparing several ideas, the group ____ a practical solution.
Cevabı göster
came up with
The seed and soil theory stated that cancer cells die easily in the wrong microenvironment. Kelime
2:28Tohum ve toprak teorisi, kanser hücrelerinin yanlış mikroçevrede kolayca öldüğünü ifade ediyordu.
seed and soil theory: metastazın arkasındaki tohum ve toprak benzetmesi
seed and soil theory adı, metastazı açıklamak için bir benzetme kullanır. seed kanser hücresini, soil ise hücrenin ulaştığı yerdeki yerel doku mikroçevresini temsil eder. Bu fikre göre yayılan kanser hücreleri her yerde aynı derecede iyi büyümez. Bir tohumun uygun toprakta daha iyi büyümesi gibi, kanser hücresinin de onu destekleyen yerel bir ortamda hayatta kalıp yeni bir tümör oluşturma olasılığı daha yüksektir.
Alıştırma
seed and soil theory içinde seed ve soil neyi temsil eder?
- Her organ aynı topraktır; bu nedenle konum önemli değildir.
- Kan damarları tohum, kanser hücreleri ise topraktır.
- Kanser hücreleri tohum, uygun yerel doku mikroçevreleri ise topraktır.
Cevabı göster
Kanser hücreleri tohum, uygun yerel doku mikroçevreleri ise topraktır.
in the wrong microenvironment: uygun olmayan yerel biyolojik koşullar
Biyomedikal İngilizcede microenvironment, bir hücrenin hemen çevresindeki küçük ve yerel koşulların bütünüdür. Yakındaki hücreler, moleküller ve kan damarları buna örnektir. Vücudun genel ortamından daha dar bir kavramdır. Burada wrong, ahlaken yanlış anlamına değil, kanser hücrelerinin hayatta kalması veya büyümesi için uygun olmayan anlamına gelir. Bu nedenle in the wrong microenvironment, hücrelerin ihtiyaçlarını karşılamayan yerel koşullarda bulunduğunu ifade eder.
Alıştırma
"The transplanted cells died in the wrong microenvironment" cümlesinde in the wrong microenvironment ne anlama gelir?
- Hücreler ahlaken yanlış bir seçim yaptı.
- Araştırmacılar tüm gezegenin çevresini anlattı.
- Hücrelerin çevresindeki yerel koşullar onlar için uygun değildi.
Cevabı göster
Hücrelerin çevresindeki yerel koşullar onlar için uygun değildi.
Hence, they only metastasize to a location with similar characteristics. Notlar
2:34Bu nedenle sadece benzer özelliklere sahip bir yere metastaz yaparlar.
Hence, ...: Önceki bilgiyi bir sonuca bağlamak
Hence, “bu nedenle” veya “dolayısıyla” anlamına gelen resmî bir bağlayıcıdır. Bu cümlenin başında, onların nereye metastaz yaptığına ilişkin ifadenin daha önce verilen bilgilerden çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir. Açıklamayı “önce kanıt veya akıl yürütme, sonra sonuç” biçiminde düzenler. Günlük konuşmada so genellikle aynı bağlantıyı kurar; hence ise daha akademik ya da bilimsel bir ton verir.
Alıştırma
Hangi cümlede hence, önceki bir olgudan çıkarılan sonucu tanıtmak için kullanılmıştır?
- The data were incomplete; hence, no firm conclusion was drawn.
- The data were incomplete; meanwhile, no firm conclusion was drawn.
- The data were incomplete; for example, no firm conclusion was drawn.
Cevabı göster
The data were incomplete; hence, no firm conclusion was drawn.
only metastasize to a location with similar characteristics: Hedefi sınırlamak
Bu cümlede only, metastaz yapma eylemini sınırlar: hücreler herhangi bir hedefe metastaz yapmaz. Hedef, özellikleri daha önce ele alınan özelliklere benzeyen bir bölgeyle sınırlıdır. Only, metastasize fiilinden önce geldiği için neyi öne çıkardığını anlamak bazen bağlama bağlıdır. Buradaki odak metastazın nerede gerçekleşebileceğidir; hangi hücrelerin eylemi yaptığı veya metastaz yapıp yapmadıkları değildir. Only'yi hedef öbeğinin hemen önüne taşımak bu odağı daha açık hâle getirir: metastasize only to locations with similar characteristics.
Alıştırma
Bu cümlede only esas olarak hangi bilgiyi sınırlar?
- Eylem sınırlı değildir: hücreler her bölgeye metastaz yapar.
- Hedef sınırlıdır: hücreler herhangi bir bölgeye metastaz yapmaz.
- Özne sınırlıdır: yalnızca bu hücreler metastaz yapar.
Cevabı göster
Hedef sınırlıdır: hücreler herhangi bir bölgeye metastaz yapmaz.
the first professor of pathology at Cornell University,
2:40Cornell Üniversitesi'nin ilk patoloji profesörü,
challenge a theory: teorinin geçerliliğini sorgulamak
Akademik dilde challenge a theory, bir teorinin doğru olup olmadığını veya kanıtları tam olarak açıklayıp açıklamadığını sorgulamak anlamına gelir. Burada challenged, Ewing'in tohum ve toprak teorisine katılmadığını belirtir; bir yarışmayı anlatmaz. Bir teoriyi sorgulamak, onun yanlış olduğunu kesin olarak kanıtlamak demek değildir. Teori hakkında ciddi şüphe oluşturan kanıtlar veya alternatif bir açıklama sunmak anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Bulguların mevcut bir teori hakkında şüphe oluşturduğunu doğal biçimde ifade eden cümle hangisidir?
- The findings compete the existing theory.
- The findings challenge the existing theory.
- The findings challenge with the existing theory.
Cevabı göster
The findings challenge the existing theory.
be determined by: belirleyici etkeni belirtmek
Was determined by, bir etkenin sonucu belirlediğini veya kontrol ettiğini ifade eden edilgen bir fiil öbeğidir. Cümle önce sonuç olan the site of metastasis ifadesini verir, ardından by ile belirleyici etkeni, yani kanalların konumunu tanıtır. Yeniden kullanılabilecek kalıp sonuç + be determined by + etken şeklindedir. Be fiilinin biçimi zamana ve özne uyumuna göre değişir: was determined by, is determined by veya will be determined by.
Alıştırma
Cümleyi determine fiilinin basit geçmiş zamanda edilgen biçimiyle tamamlayın: The final route ____ weather conditions.
Cevabı göster
was determined by
vascular and lymphatic channels: vasküler ve lenfatik kanallar
Vascular, “kan damarlarıyla ilgili”; lymphatic ise “lenf sistemiyle ilgili” demektir. İki sıfat da channels sözcüğünü niteler; channels burada kan veya lenf sıvısı taşıyan vücut içi yolları belirtir. Bu cümlede isim öbeği iki tür anatomik yolu tanımlar. Önerilen görüş, bu yolların konumunun kanserin nereye yayılacağını belirlemeye yardımcı olduğudur.
Alıştırma
Bu tıbbi bağlamda vascular and lymphatic channels ne anlama gelir?
- solunum yolları ve sindirim organları
- araştırmacıların kullandığı iletişim kanalları
- kan damarları ve lenf sistemiyle ilişkili yollar
Cevabı göster
kan damarları ve lenf sistemiyle ilişkili yollar
which drain the primary tumor: primer tümör bölgesini drene eden
Which, önceki vascular and lymphatic channels ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Burada drain, bir vücut bölümündeki veya bölgesindeki sıvıyı uzaklaştırmak anlamına gelen tıbbi bir fiildir. Cümlecik, bu kanalların kanı veya lenf sıvısını primer tümör bölgesinden uzaklaştırdığını söyler. Primary tumor, kanserin başladığı özgün tümörü, yani primer tümörü ifade eder. Primary burada “en büyük” veya “en önemli” anlamına gelmez.
Alıştırma
Which drain the primary tumor cümleciği burada ne anlama gelir?
- Tümörün tamamını vücuttan çıkarırlar.
- Sıvıyı özgün tümörün bulunduğu bölgeden uzaklaştırırlar.
- En büyük tümörü belirlerler.
Cevabı göster
Sıvıyı özgün tümörün bulunduğu bölgeden uzaklaştırırlar.
Patients with primary tumors that were drained by vessels leading to the lung Dilbilgisi
2:55Birincil tümörleri akciğere giden damarlar aracılığıyla drene edilen hastalar
would eventually develop lung metastases. Kalıp ifadeler
2:59eninde sonunda akciğer metastazı geliştirirdi.
were drained by vessels leading to the lung: hangisi hangisini niteliyor?
that were drained by vessels leading to the lung ilgi cümleciği primary tumors ifadesini niteler. Hangi birincil tümörlerden söz edildiğini belirtir: bunlar belirli damarlar tarafından drene edilen tümörlerdir. Bu cümleciğin içinde leading to the lung, tumors sözcüğünü değil vessels sözcüğünü niteler. Yapıyı “tümörler [damarlar tarafından drene edilen [bu damarlar akciğere gider]]” şeklinde katmanlı olarak okuyabilirsiniz.
Alıştırma
Özgün cümlede leading to the lung hangi sözcüğü niteler?
- patients
- primary tumors
- vessels
Cevabı göster
vessels
would eventually develop lung metastases: develop sözcüğünün tıbbi anlamı
Tıp İngilizcesinde develop, bir hastalık, belirti, komplikasyon ya da lezyonun “ortaya çıkması” veya kişinin bunları “yaşamaya başlaması” anlamına gelebilir. Burada develop lung metastases, akciğerlerde metastatik lezyonların ortaya çıkacağı anlamındadır; bunları yaratmak veya tasarlamak anlamına gelmez. Would eventually bunu anlatılan süreçte daha sonra ortaya çıkan bir sonuç olarak sunar; eventually, sonucun belli bir süre geçtikten sonra oluştuğunu vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede develop, develop lung metastases ifadesindekiyle aynı tıbbi anlamda kullanılmıştır?
- Researchers may eventually develop a safer vaccine.
- The clinic may eventually develop a new scheduling system.
- Some patients may eventually develop serious complications.
Cevabı göster
Some patients may eventually develop serious complications.
Today, we know that both theories contain valuable truths. Anlatım akışı
3:02Bugün, her iki teorinin de değerli doğrular içerdiğini biliyoruz.
both theories contain valuable truths: Her İki Görüşe de Kısmen Hak Vermek
Both theories, konuşmacının birbiriyle yarışan iki açıklamayı birlikte değerlendirdiğini dinleyiciye gösterir. Contain valuable truths her birine kısmen hak verir: ikisi de bazı doğru olgular veya içgörüler barındırır, ancak cümle teorilerden herhangi birinin tamamen doğru olduğunu ileri sürmez. truths sözcüğünün çoğul olması, birden fazla doğru öğeye işaret eder. Söylemi düzenleyen bir hamle olarak bu dengeli değerlendirme, tartışmayı basit bir ya o ya bu seçiminden çıkarır ve ardından daha kapsamlı bir açıklama gelmesine alan açar.
Alıştırma
both theories contain valuable truths cümlede nasıl bir işlev görüyor?
- İki teorinin de tamamen doğru olduğunu iddia eder.
- İki teoriyi de işe yaramaz diye reddeder.
- Herhangi birinin tamamen doğru olduğunu söylemeden iki teoriye de kısmen hak verir.
Cevabı göster
Herhangi birinin tamamen doğru olduğunu söylemeden iki teoriye de kısmen hak verir.
Yet the full story of metastasis: Daha Kapsamlı Bir Açıklamaya Geçmek
Cümlenin başındaki Yet, ancak veya bununla birlikte anlamına gelen bir karşıtlık belirtecidir. Yeni yargının önce söylenenleri sınırladığını gösterir: iki teori de gerçeğin bir bölümünü içerebilir, ancak hiçbiri her şeyi açıklamaz. The full story of metastasis, gerçek anlamda bir hikâyeyi değil, metastazın nasıl işlediğine ilişkin eksiksiz açıklamayı ifade eder. Yet ve the full story birlikte, tartışmayı iki kısmi teoriden daha karmaşık bir genel açıklamaya taşır.
Alıştırma
Yet the full story... burada söylemi düzenleyen hangi işlevi görüyor?
- Daha kapsamlı ve karmaşık bir açıklama sunarak önceki noktayı sınırlar.
- Metastazın şu ana kadar gerçekleşmediğini söyler.
- Metastaz hakkında zaman sıralı bir hikâye başlatır.
Cevabı göster
Daha kapsamlı ve karmaşık bir açıklama sunarak önceki noktayı sınırlar.
much more complicated than either of the two theories: iki teorinin her birinden çok daha karmaşık
Much, more complicated karşılaştırma yapısını güçlendirir. much + comparative + than kalıbı farkın büyük olduğunu gösterir: yalnızca «daha karmaşık» değil, «çok daha karmaşık» anlamına gelir. Either of the two proposed theories, iki teorinin her birinin ayrı ayrı ele alındığını belirtir. Bütün süreç birinci teoriden de ikinci teoriden de daha karmaşıktır.
Alıştırma
Cümleyi much ve complicated sözcüğünün karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: The final plan was ____ than either of the two proposals.
Cevabı göster
much more complicated
and the effectiveness of the immune system in eliminating the cancer cells Dilbilgisi
3:14ve bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etmedeki etkinliği gibi faktörler
also play a role in determining the success of metastasis. Kalıp ifadeler
3:18de metastazın başarısını belirlemede rol oynar.
the effectiveness of X in doing Y: X'in Y'yi yapmadaki etkinliği
The effectiveness of X in doing Y, X'in Y'yi ne kadar iyi gerçekleştirdiğini ifade eder. Of, değerlendirilen şeyi—bağışıklık sistemini—tanıtır; in ise değerlendirmede kullanılan etkinliği—kanser hücrelerini yok etmeyi—tanıtır. Buradaki in yer bildirmez; «bir etkinlik veya alan bakımından» anlamına gelir. In sonrasında -ing biçimi kullanılır: in eliminating, in reducing, in improving.
Alıştırma
the effectiveness of X in doing Y kalıbını doğru edatlarla tamamlayın: The study measured the effectiveness ____ the filter ____ removing dust.
Cevabı göster
of · in
play a role in determining: sonucu şekillendiren bir faktör
Burada play a role in determining, “sonucun ne olacağını etkilemeye veya şekillendirmeye katkıda bulunmak” anlamına gelir. Sayılan faktörler metastazın başarısına katkıda bulunan etkenler olarak sunulur; bunların tek neden olduğu söylenmez. play a role in + -ing yapısında in bir edattır, bu nedenle determine, determining biçimine dönüşür. Buradaki role, tiyatrodaki bir karakteri değil, işlevi veya etkiyi anlatır.
Alıştırma
play a role in ve determine fiilinin -ing biçimiyle cümleyi tamamlayın: Cost can ____ which plan we choose.
Cevabı göster
play a role in determining
Unfortunately, many questions about metastasis remain unanswered till today. Kalıp ifadeler
3:22Ne yazık ki, metastazla ilgili birçok soru bugün hala cevapsız kalmaktadır.
remain unanswered till today: günümüze kadar süren bir durum
Remain unanswered devam eden bir durumu anlatır: sorular hâlâ tatmin edici yanıtlar almamıştır. Remain bir bağlayıcı fiildir; unanswered ise sıfat gibi kullanılan geçmiş zaman ortacıdır. Till today bu durumu geçmişten günümüze kadar uzatır. Soruların bugün yanıtsız hâle geldiği anlamına gelmez ve bunların hiçbir zaman yanıtlanamayacağını da söylemez.
Alıştırma
“Many questions remain unanswered till today” ne anlama gelir?
- Birçok soru hiçbir zaman yanıtlanamaz.
- Birçok sorunun şu anda hâlâ yanıtı yoktur.
- Birçok soru bugün yanıtını aldı.
Cevabı göster
Birçok sorunun şu anda hâlâ yanıtı yoktur.
to finding a cure for advanced stage cancers. Kelime
3:30ileri evre kanserlere çare bulmak için önemli bir anahtardır.
holds an important key to finding: sonuca götüren önemli bir anahtar
Bu cümlede holds an important key to finding, key sözcüğünü mecaz olarak kullanır. Mekanizmayı anlamak, araştırmacıların bir tedavi bulmasına yardımcı olacak çok önemli bir ipucu veya koşul sağlayabilir; burada fiziksel bir anahtardan söz edilmez. an artikeli bunun önemli bir anahtar olduğunu, ancak mutlaka tek anahtar olmadığını gösterir. key to finding yapısında to, key sözcüğünü hedefe bağlayan bir edattır. Burada edattan sonra -ing biçimindeki finding gelir; başka durumlara aktarılabilen kalıp hold a/the key to + isim veya -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: The security log ____ the missing files.
Cevabı göster
holds an important key to finding
advanced stage cancers: ileri bir evreye ilerlemiş kanserler
Tıp İngilizcesinde advanced stage cancers, ileri bir evreye ilerlemiş kanserler anlamına gelir. Buradaki advanced, hastalığın ne kadar ilerlediğini anlatır; modern veya teknolojik açıdan gelişmiş olduğunu ifade etmez. Sözcükler kendilerinden sonra gelen ismi birlikte nitelediğinde advanced-stage genellikle kısa çizgiyle yazılır: advanced-stage cancers. Kesin klinik evre kanser türüne göre değiştiği için ifade tek başına belirli bir evre veya prognoz vermez.
Alıştırma
Tıp İngilizcesinde advanced-stage cancer ne anlama gelir?
- ileri bir evreye ilerlemiş kanser
- her zaman tam olarak Evre IV anlamına gelen kanser
- ileri teknolojiyle tedavi edilen kanser
Cevabı göster
ileri bir evreye ilerlemiş kanser
By studying both the genetic and environmental factors, Dilbilgisi
3:34Başarılı bir metastaza katkıda bulunan
which contribute to successful metastasis, Kalıp ifadeler
3:37hem genetik hem de çevresel faktörleri inceleyerek,
we can pinpoint ways to shut down the process. Öbek fiiller
3:39süreci durdurmanın yollarını tam olarak belirleyebiliriz.
By studying ...: by + -ing ile yöntem belirtme
by + -ing yapısı, ana cümledeki sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada iki etken türünü incelemek, araştırmacıların süreci durdurma yollarını belirlemesine yardımcı olan yöntemdir. Bu yapıda by, bir son tarihi belirten “-e kadar” değil, “-erek/-arak” veya “... yoluyla” anlamındadır. Baştaki ifadenin tamamı “Bunu nasıl yapabiliriz?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
Yöntem bildiren ifadeyi compare fiili ve by + -ing kullanarak tamamlayın: ____ the two reports, we can spot the differences.
Cevabı göster
By comparing
contribute to successful metastasis: bir sonucun oluşmasına katkıda bulunmak
Contribute to, bir sonucun ortaya çıkmasına “yardımcı olmak” veya “oluşumunda rol oynamak” anlamına gelir. Burada genetik ve çevresel etkenler başarılı metastazı mümkün kılmaya yardımcı olur; ifade, tek bir etkenin yegâne neden olduğunu söylemez. Contribute to kalıbındaki to bir edattır. Ardından successful metastasis gibi bir isim öbeği veya tamamlayıcı bir eylemse -ing biçimi gelir. Fiilin yalın hâli doğrudan kullanılmaz.
Alıştırma
Sabit contribute to ifadesini tamamlayın: Better planning can contribute ____ reducing delays.
Cevabı göster
to
shut down: bir süreci durdurmak
shut down the process ifadesinde shut down, 'süreci durdurmak' anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Cümle, biyolojik süreci kapatılabilen veya engellenebilen bir mekanizma gibi sunar; burada fiziksel olarak bir kapıyı kapatma anlamı yoktur.
Alıştırma
'Bir sistemin çalışmasını durdurmak' anlamına gelen ve derste vurgulanan iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Before repairs, the technician had to ____ the server.
Cevabı göster
shut down
and scientists are hard at work developing new methods against metastasis. Kalıp ifadeler
3:45ve bilim insanları metastaza karşı yeni yöntemler geliştirmek için sıkı bir şekilde çalışmaktadır.
The war against cancer: bir savaş metaforu
The war against cancer bir savaş metaforudur: kanser bir düşman, araştırma, önleme ve tedavi ise uzun bir mücadele olarak sunulur. Burada ifade zorluk, aciliyet ve sürekli çaba hissi verir; gerçek bir askerî savaşı anlatmaz. war against cancer ifadesinde against, karşı çıkılan hedefi, yani cancer sözcüğünü tanıtır. Yön veya yer belirtmez.
Alıştırma
Bu cümlede The war against cancer ne anlama geliyor?
- Hastanelerde gerçekleşen gerçek bir askerî çatışma
- Kanser araştırmalarının izlediği coğrafi yön
- Kanseri önleme, tedavi etme ve incelemeye yönelik uzun vadeli, örgütlü çaba
Cevabı göster
Kanseri önleme, tedavi etme ve incelemeye yönelik uzun vadeli, örgütlü çaba
are hard at work developing: geliştirmek için yoğun biçimde çalışmak
Be hard at work doing something, sürmekte olan bir işe etkin ve ciddi biçimde yoğunlaşmış olmak demektir. Burada are hard at work developing, bilim insanlarının yöntemleri geliştirmeye sürekli çaba harcadığını anlatır. Bu ifadede hard, ne kadar yoğun çalıştıklarını belirtir; işin kendisinin zor olduğu anlamına gelmez. Kalıp be + hard at work + fiilin -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The engineers are ____ developing a safer battery.
Cevabı göster
hard at work
Of recent interest is immunotherapy, Anlatım akışı
3:50Son zamanlarda ilgi çeken bir konu immünoterapidir;
Of recent interest is immunotherapy: yakın zamanda ilgi gören bir konuyu tanıtmak
Of recent interest is X, “X son zamanlarda ilgi çekmiştir” anlamına gelir. Cümle, of recent interest öbeğini başa alır ve özne olan immunotherapy sözcüğünü is fiilinden sonra yerleştirir. Bu bilgi sırası, yeni konuyu adlandırmadan önce okuyucuya “şimdi yakın zamanda öne çıkan bir nokta geliyor” çerçevesini verir. Bir araştırma konusuna resmî biçimde geçmek veya onu tanıtmak için kullanılır; ilgi gören şey interest değil, immunotherapy'dir.
Alıştırma
"Of growing interest is the use of AI in medicine." cümlesindeki sözcük sırası ne yapar?
- Önce bir şeyi giderek daha dikkat çekici olarak çerçeveler, ardından yapay zekânın tıpta kullanımını tanıtır.
- Yapay zekânın tıbbi araştırmanın yerini aldığını söyler.
- İnsanların yapay zekâya ilgisini kaybettiğini söyler.
Cevabı göster
Önce bir şeyi giderek daha dikkat çekici olarak çerçeveler, ardından yapay zekânın tıpta kullanımını tanıtır.
modality which involves...: içerdiği uygulamayla tanımlanan tıbbi yaklaşım
Tıbbi metinlerde modality sözcüğü, soyut bir “biçimden” ziyade kabul görmüş bir tedavi, tanı veya görüntüleme türünü ya da yöntemini ifade eder. Bu cümlede bir tedavi yaklaşımını anlatır. which involves ... ilgi cümleciği, bu yöntemin neyi kullandığını veya içerdiğini açıklar. Dolayısıyla a modality which involves X, “işleyişi X’i içeren bir tıbbi yaklaşım” demektir; modality burada dil bilgisindeki kiplik anlamında değildir.
Alıştırma
“The clinic offers a new modality which involves focused ultrasound.” cümlesinde modality ne anlama gelir?
- Olasılık bildiren dil bilgisel bir ifade
- Bir tedavi veya tıbbi işlem türü
- Bir hastanın duygusal durumu
Cevabı göster
Bir tedavi veya tıbbi işlem türü
harnessing the power of the immune system: bağışıklık sisteminin mevcut gücünden yararlanmak
harnessing the power of ... bir şeyin zaten sahip olduğu gücü veya yeteneği belirli bir amaç için bilinçli biçimde kullanmak demektir. Burada bağışıklık sisteminin doğal kapasitesi, göç eden hücrelere karşı yönlendirilebilecek bir kaynak olarak ele alınır. Harness aslında bir hayvanı donanımla kontrol etmeyi ifade eder; ancak bu cümlede yaygın mecazi fiil anlamıyla kullanılmıştır. harness the power of + isim kalıbı, güçlü bir kaynağa yalnızca sahip olmayı değil, onu yararlı bir amaç için kullanmayı vurgular.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “gücünden yararlanmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The project aims to ____ ocean tides to generate electricity.
Cevabı göster
harness the power of
such as training immune cells to recognize cancerous cells via vaccines. Kalıp ifadeler
4:01örneğin aşılar aracılığıyla bağışıklık hücrelerini kanserli hücreleri tanıması için eğitmek gibi.
training immune cells to recognize: train + nesne + to-infinitive yapısı
training immune cells to recognize ifadesinde train fiilinden sonra bir nesne (immune cells) ve to-infinitive (to recognize) gelir. train + nesne + to + fiilin yalın hâli kalıbı, nesnenin bu eylemi yapma becerisini geliştirmek anlamına gelir. train fiilinin nesnesi yalnızca insan olmak zorunda değildir. Bilim ve teknoloji bağlamlarında hayvan, biyolojik hücre, model veya sistem de olabilir; yapı yine belirli bir görevi yerine getirme becerisinin geliştirilmesini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi detect sözcüğünü ve train + nesne + to-infinitive yapısını kullanarak tamamlayın: The lab trained the software ____ early warning signs.
Cevabı göster
to detect
The growth and activity of the immune cells can also be stimulated Dilbilgisi
4:06Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve aktivitesi,
by injecting man-made interleukins, Dilbilgisi
4:10insan yapımı interlökinler enjekte edilerek de uyarılabilir;
can also be stimulated: can ile modal edilgen yapı
Can also be stimulated; can modalını, also zarfını ve edilgen be stimulated biçimini birleştirir. Özne olan The growth and activity of the immune cells etkiden etkilenen taraftır; also bunun aynı etkiyi oluşturmanın ek bir yolu olduğunu belirtir. Bilimsel bağlamlarda stimulate genellikle büyümeyi, etkinliği veya bir tepkiyi artırmak, desteklemek ya da etkinleştirmek anlamına gelir. Burada duygusal heyecan anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi can ve stimulate ile edilgen bir ifade kurarak tamamlayın; also doğrudan can sözcüğünden sonra gelsin: Plant growth ____ by extra light.
Cevabı göster
can also be stimulated
chemicals which are usually secreted by the immune cells of the body. Kelime
4:12bu kimyasallar genellikle vücudun bağışıklık hücreleri tarafından salgılanır.
by injecting...: yöntemi gösteren by + -ing
by + fiil-ing yapısı, bir sonucun nasıl elde edildiğini anlatır. Burada by injecting man-made interleukins, Nasıl? sorusunu yanıtlar ve enjeksiyon yöntemini önceki yan cümlede anlatılan sonuca bağlar. Buradaki by bir edattır, bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by injecting doğrudur, by inject değildir. Interleukins bağışıklık sisteminde sinyal taşıyan proteinlerdir; man-made, enjekte edilen proteinlerin yapay olarak üretildiğini belirtir.
Alıştırma
Yöntemi göstermek için by + record fiilinin -ing biçimini kullanın: Maya improved her pronunciation ____ herself and listening back.
Cevabı göster
by recording
secreted by the immune cells: biyolojik kaynağı gösteren edilgen yapı
which are usually secreted by... ilgi cümleciğinde are secreted, secrete fiilinin edilgen biçimidir. Kimyasalların bağışıklık hücreleri tarafından üretilip salındığını belirtir; by ile başlayan bölüm bunların biyolojik kaynağını gösterir. Secreted, bir maddeyi üretip salmak anlamındaki secrete fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Gizli veya özel anlamına gelen secret sıfatı değildir.
Alıştırma
Cümleyi secrete fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimi ve by ile tamamlayın: Insulin ____ beta cells in the pancreas.
Cevabı göster
is secreted by
These two treatments are only the tip of the iceberg. Deyimler
4:16Bu iki tedavi buzdağının sadece görünen kısmıdır.
only the tip of the iceberg: buzdağının yalnızca görünen kısmı
Only the tip of the iceberg, görülen veya sözü edilen şeyin çok daha büyük bir bütünün yalnızca küçük ve görünür kısmı olduğunu belirten bir deyimdir. Bu imge, buzdağının büyük bölümünün suyun altında kalması gerçeğine dayanır. Bu cümlede iki tedavi, çok daha geniş bir olasılıklar bütününün küçük bir parçası olarak sunuluyor. Dolayısıyla ifade gerçek bir buzdağını değil, henüz ele alınmamış daha pek çok şey olduğunu anlatıyor.
Alıştırma
Görünen kısmın çok daha büyük ve gizli bir bütünün küçük bir parçası olduğunu anlatan deyimi tamamlayın: The two errors we found are only ____.
Cevabı göster
the tip of the iceberg
With the collaborated research efforts of governments, companies, and scientists,
4:19Hükümetlerin, şirketlerin ve bilim insanlarının ortak araştırma çabalarıyla,
perhaps the process of metastasis will be stopped for good. Deyimler
4:23belki de metastaz süreci tamamen durdurulacaktır.
will be stopped for good: kalıcı olarak durdurulacak
will be stopped for good ifadesinde for good, kalıcı olarak anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. will be stopped yapısını niteler ve durmanın geçici olmayacağını ya da daha sonra tersine dönmeyeceğini belirtir. will be stopped gelecek zaman edilgen yapıdır: bir şey sürecin durmasına neden olacaktır. Bu nedenle vurgulanan ifadenin tamamı, sürecin kalıcı biçimde sona erdirileceği anlamına gelir; birinin yararı için durdurulacağı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi kalıcı olarak anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: After fifty years, the neighborhood shop closed ____.
Cevabı göster
for good