Sindirim sisteminiz nasıl çalışır? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video Özeti: Bu animasyon, yiyeceklerin sindirim sistemindeki yolculuğunu tükürük ve kaslarla parçalanmadan besinlerin emilmesine ve atıkların vücuttan çıkarılmasına kadar izliyor; organların, sıvıların, sinirlerin ve enzimlerin yaklaşık 30 ila 40 saatte süreci nasıl tamamladığını açıklıyor. Başlıca İngilizce Öğrenme Noktaları: 1. First, Second, Third, Finally, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu dört sıralama işaretinin yoğun bir bilimsel açıklamayı belirgin biçimde sıralanmış bileşenlere nasıl ayırdığını fark edin; aynı ilerleyişi dinleyicinin konuyu kaybetmeyeceği şekilde karmaşık bir süreci düzenlemek veya yeniden anlatmak için kullanın. 2. left at the mercy of the muscular stomach walls, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: at the mercy of ifadesinin, bolusu mide duvarları tarafından dövülürken hiçbir denetimi yokmuş gibi kişileştirdiğini anlayın; bir kişi ya da şey tamamen dış bir gücün etkisi altındayken bu ifadeyi kullanın. 3. make it into the large intestine, — Phrasal verb’ler: make it into yapısının bir şey üretmek değil, bir süreçten sonra bir yere ya da aşamaya başarıyla ulaşmak anlamına geldiğini ayırt edin; madde, insan veya fikirlerin hedeflerine varmayı başardığı durumları anlatın.
Bu derste
Across the whole planet, humans eat on average between 1 and 2.7 kg of food a day. Notlar
0:06Gezegenin tamamında, insanlar günde ortalama 1 ila 2,7 kg arasında yiyecek tüketir.
Across the whole planet: küresel kapsam belirlemek
Across the whole planet ifadesi cümlenin başında, ardından gelen bilginin coğrafi kapsamını belirler. Yiyecekle ilgili bu istatistiğin belirli bir ülke, grup ya da kişi için değil, dünyanın tamamı için geçerli olduğunu gösterir. Burada across, Dünya’nın bir ucundan diğerine hareket etmek değil, “her yerine yayılarak” anlamındadır. Bu tür bir giriş bilimsel veya bilgilendirici açıklamalarda yaygındır: önce küresel çerçeveyi kurar, sonra sayıyı verir.
Alıştırma
Across the whole planet bu cümlenin başında ne yapar?
- İnsanların Dünya'nın çevresinde seyahat etmesini anlatır
- Cümle için dünya çapında bir kapsam belirler
- Belirli bir ülkeyi gösterir
Cevabı göster
Cümle için dünya çapında bir kapsam belirler
on average: istatistiksel ortalamayı belirtmek
On average, çok sayıda kişi veya gözlemden elde edilen verilerin birleştirilmesiyle hesaplanan istatistiksel ortalamayı belirtir. Bu cümledeki 1 ile 2,7 kg aralığı, grubun tipik bir sonucudur; herkesin her gün kesin olarak tükettiği sabit miktar değildir. Bu ifade, sayıyı tek tek örnekler değil, özetlenmiş veriler olarak anlamamıza yardım eder. Gerçek tüketim ortalamanın üstünde veya altında olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir çocuk grubunun günlük tipik okuma süresini bildirmek için on average ifadesini doğru kullanır?
- The children average on twenty minutes each day.
- Every child always reads for exactly twenty minutes each day.
- The children read for twenty minutes on average each day.
Cevabı göster
The children read for twenty minutes on average each day.
between 1 and 2.7 kg of food a day: günlük miktar aralığı
Between A and B bir aralığın alt ve üst sınırlarını verir. Burada 1 ve 2.7 iki sınırdır; kg of food neyin ve hangi birimin ölçüldüğünü, a day ise bunun günlük bir miktar olduğunu gösterir. Standart eşleşme between ... and ... biçimindedir. Üst sınırdan önce and sözcüğünü koruyun: between 1 and 2.7; between 1 to 2.7 değil.
Alıştırma
Standart aralık yapısını tamamlayın: The puppy drinks between 200 ____ 300 milliliters of water a day.
Cevabı göster
and
and more than 28,800 kg over the course of a lifetime. Kalıp ifadeler
0:17ve bir ömür boyunca 28.800 kg'dan fazla demektir.
over the course of a lifetime: yaşam boyu birikim süreci
Over the course of a lifetime, bir insanın yaşamının tamamı boyunca anlamına gelir. Bu cümlede 28.800 kg, tek bir anda tüketilen miktar değil, uzun yıllar boyunca biriken toplam olarak sunulur. Aktarılabilir over the course of + dönem veya etkinlik yapısı, bir değişimin, sürecin ya da birikimin söz konusu zaman aralığı boyunca sürdüğünü gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle değişimi on yıllık dönemin tamamı boyunca gelişen bir süreç olarak sunar?
- The city changed ten years ago.
- The city changed over the course of ten years.
- The city changed suddenly at the end of the tenth year.
Cevabı göster
The city changed over the course of ten years.
And every last scrap makes its way through the digestive system, Kalıp ifadeler
0:22Ve her bir son kırıntı, sindirim sisteminden geçer,
every last scrap: hiçbirini dışarıda bırakmadan
every last scrap ifadesinde every last + tekil sayılabilen isim güçlü bir vurgu yapar: her bir kırıntı kapsama dahildir ve hiçbiri dışarıda kalmaz. Buradaki last, “zaman veya sıra bakımından son” anlamına gelmez. every sözcüğünü güçlendirir; dolayısıyla ifade yalnızca son kırıntıyı değil, bütün kırıntıları anlatır.
Alıştırma
“We checked every last ticket” cümlesindeki every last ticket ne anlama gelir?
- Hiçbiri atlanmadan bütün biletler
- Yalnızca son bilet
- Yalnızca en son kontrol edilen biletler
Cevabı göster
Hiçbiri atlanmadan bütün biletler
makes its way through: bir güzergâh boyunca ilerlemek
makes its way through, kırıntıyı sindirim sisteminin içindeki bir güzergâh boyunca ilerleyen bir şey olarak anlatır. make one's way through + yer, madde veya sistem kalıbı, onun içinde hareket etmek ya da içinden geçmek anlamına gelir ve çoğu zaman güzergâha veya aşamalı sürece odaklanır. İyelik belirleyicisi özneye göre değişir: insan olmayan tekil bir şey its alırken, bir kişi his, her veya their alabilir. Özgün cümlede scrap tekil olduğu için fiilin de makes olması gerekir.
Alıştırma
Cümleyi make its way through ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The tiny robot ____ the narrow pipe.
Cevabı göster
made its way through
and containing over 20 specialized cell types.
0:30ve 20'den fazla özelleşmiş hücre tipi içeren bu sistemden.
comprised of: bir bütünün parçalarını eklemek
Comprised of 10 organs, bu parçadan önce sözü edilen sindirim sistemini açıklayan bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Sistemin 10 organdan oluştuğunu belirtir. Tam yan tümce The digestive system is comprised of 10 organs şeklinde olurdu. Tekrarlanan öznenin ve be fiilinin çıkarılması, resmî bir açıklamaya bileşim bilgisinin kısa ve yoğun biçimde eklenmesini sağlar.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz oluşmak anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The panel is ____ four judges.
Cevabı göster
comprised of
This is one of the most diverse and complicated systems in the human body.
0:33Bu, insan vücudundaki en çeşitli ve karmaşık sistemlerden biridir.
Its parts continuously work in unison to fulfill a singular task, Kalıp ifadeler
0:37Parçaları, tek bir görevi yerine getirmek için sürekli olarak uyum içinde çalışır,
into the nutrients and energy that keep you alive.
0:45sizi hayatta tutan besinlere ve enerjiye dönüştürmek.
work in unison: tek bir uyumlu birim gibi hareket etmek
Work in unison, birden fazla kişinin veya parçanın tek bir uyumlu birim gibi hareket etmesi demektir. Burada sindirim sisteminin parçaları, birbirinden bağımsız unsurlar gibi çalışmak yerine aynı görevi sürekli destekler. Sesler veya hareketler için kullanıldığında in unison tam olarak aynı anda anlamına gelebilir. Work ile kullanıldığında ise her parça farklı bir eylem gerçekleştirse bile ortak bir sonuca yönelik yakın eş güdümü de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz eş güdümlü biçimde anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The rowers pulled ____ to keep the boat straight.
Cevabı göster
in unison
transforming A into B: bir değişimi ve sonucunu ifade etmek
Transform A into B, A'yı değiştirerek B hâline getirmek demektir. A başlangıçtaki madde ya da durum, B ise ortaya çıkan yeni sonuçtur. Burada yiyeceğin ham maddeleri besinlere ve enerjiye dönüşür. transforming ... biçimindeki -ing yan cümlesi, parçaların bu tek görevi nasıl yerine getirdiğini açıklar: bu maddeleri dönüştürerek. Yeni bir cümle başlatmadan sonucu üreten süreci ana ifadeye ekler.
Alıştırma
transform A into B yapısını tamamlayın: A good editor can transform a rough draft ____ a clear article.
Cevabı göster
into
Spanning ...: ana cümleden önce uzanılan alanı belirtmek
Spanning the entire length of your torso, cümle başında kullanılan bir -ing öbeğidir. Önce sindirim sisteminin fiziksel olarak ne kadar uzandığını belirtir, ardından ana cümle onun dört bileşenini açıklar. Burada span, bir şeyin tüm uzunluğu boyunca uzanmak anlamındadır. Spanning sözcüğünün örtük öznesi, virgülden hemen sonra gelen the digestive system ifadesidir. Bu kısa yapı, baştaki eylem ya da durum açıkça ana cümlenin öznesine ait olduğunda kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle, baştaki -ing öbeğini nehri geçen özneye doğru biçimde bağlar?
- Spanning the river, the bridge connects two neighborhoods.
- Spanning the river, the view is especially beautiful at sunset.
- Spanning the river, commuters use the bridge every day.
Cevabı göster
Spanning the river, the bridge connects two neighborhoods.
gastrointestinal tract: ardından sade açıklama gelen resmî terim
Gastrointestinal tract, sindirim sırasında yiyeceğin geçtiği bağlantılı yolu anlatan resmî bir tıp ve biyoloji terimidir. Bu bağlamda tract, bir arazi parçasını değil, vücuttaki bir geçitler sistemini ifade eder. Virgülden sonra gelen a twisting channel that transports your food, teknik terimi daha kolay bir dille yeniden açıklayan bir appozitif öbektir. Bilimsel yazılarda, bir terimin ardından açık bir açıklamanın geldiği bu yapı, bilinmeyen bir sözcüğü anlamanıza yardımcı olabilir.
Alıştırma
a twisting channel that transports your food ifadesi cümlede ne işe yarar?
- Gastrointestinal tract teknik terimini daha basit sözlerle açıklar.
- İlgisiz ikinci bir organın adını verir.
- Yiyeceğin tadını okuyucuya anlatır.
Cevabı göster
Gastrointestinal tract teknik terimini daha basit sözlerle açıklar.
and has an internal surface area of between 30 and 40 square meters, Kalıp ifadeler
1:00ve 30 ila 40 metrekare arasında bir iç yüzey alanına sahiptir,
enough to cover half a badminton court. Anlatım akışı
1:05bir badminton kortunun yarısını kaplamaya yetecek kadardır.
has an internal surface area: iç yüzeyleri tanımlama
has an internal surface area ifadesi, bir nesnenin veya organın iç tarafındaki yüzeylerin toplam alanını anlatır. Internal, ölçümün nesnenin dışarıdan ne kadar büyük göründüğüyle değil, iç kısmıyla ilgili olduğunu gösterir. has an internal surface area of + ölçüm yapısında of, between 30 and 40 square meters gibi miktarı belirtir. Surface area, yüzey katlanmış veya kavisli olsa bile iki boyutlu bir ölçümdür.
Alıştırma
Filtrenin iç tarafında 12 metrekare yüzey bulunduğunu anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: This filter ____ 12 square meters.
Cevabı göster
has an internal surface area of
enough to cover half a badminton court: bir ölçümü gözde canlandırmak
Enough to cover half a badminton court, daha önce verilen alan ölçümünü tanıdık bir görüntüye dönüştürür. Dinleyici için yarım kortun büyüklüğünü hayal etmek, 30–40 metrekareyi hayal etmekten daha kolaydır. Enough to + fiilin yalın hâli, bir miktarın veya derecenin bir eylem için yeterli olduğu anlamına gelir. Burada cover, alanın ne kadar geniş bir yüzeye yayılabileceğini anlatır; bu bir büyüklük karşılaştırmasıdır, herhangi bir şeyin gerçekten bir korta yerleştirildiği iddiası değildir.
Alıştırma
Enough to cover half a badminton court ifadesi açıklamada ne işe yarıyor?
- Alanı farklı ve kesin bir ölçümle değiştirir.
- Önceki alanı tanıdık bir mekânla karşılaştırarak hayal etmeyi kolaylaştırır.
- Yüzeyin gerçekten bir badminton kortuna yerleştirildiğini söyler.
Cevabı göster
Önceki alanı tanıdık bir mekânla karşılaştırarak hayal etmeyi kolaylaştırır.
Second, there's the pancreas, gallbladder, and liver,
1:08İkincisi, pankreas, safra kesesi ve karaciğer vardır,
a trio of organs: birbiriyle ilişkili üç öğeden oluşan grup
a trio of organs ifadesinde trio, tam olarak üç organdan oluşan bir grup demektir. Yalnızca sayıyı belirtmez; birbiriyle ilişkili üç organı tek bir bütün olarak sunar. Kalıp a trio of + çoğul isim şeklindedir. three organs ile karşılaştırıldığında, üyelerin aynı gruba ait olduğunu daha çok vurgular.
Alıştırma
a trio of musicians ne demektir?
- üç müzisyenden oluşan bir grup
- kaç kişi olduğu bilinmeyen büyük bir müzisyen grubu
- iki müzisyenden oluşan bir grup
Cevabı göster
üç müzisyenden oluşan bir grup
break down food: daha küçük parçalara ayırmak
break down food ifadesinde break down, sindirim sırasında yiyeceği daha küçük ve basit maddelere ayırmak demektir. Burada geçişli bir öbek fiildir; food onun nesnesidir. break ve down sözcüklerini ayrı ayrı çevirmek yerine break down ifadesini tek bir anlam birimi olarak okuyun. Nesne ve çevredeki bağlam bu anlamı belirlemenize yardım eder.
Alıştırma
“The stomach helps break down food,” cümlesinde break down ne demektir?
- çalışmayı durdurmak
- yiyeceği daha küçük parçalara ayırmak
- duygusal kontrolü kaybetmek
Cevabı göster
yiyeceği daha küçük parçalara ayırmak
using an array of special juices: yöntem ve çeşitlilik
Using, yöntem ya da aracı belirtir: eylem, ardından gelen sıvıların yardımıyla yapılır. Bir -ing öbeği olarak bu yöntemi çevresindeki cümlenin ana eylemine ekler. An array of, “çeşitli öğelerden oluşan bir grup ya da geniş bir yelpaze” demektir. Sindirim bağlamında special juices meyve içeceklerini değil, sindirim sıvılarını ifade eder.
Alıştırma
"The clinic offers an array of tests," cümlesinde an array of tests ne anlama gelir?
- Çeşitli testlerden oluşan bir seçenek grubu
- Tek bir testin birçok kez tekrarlanması
- Test sonuçlarını içeren bir bilgisayar listesi
Cevabı göster
Çeşitli testlerden oluşan bir seçenek grubu
Third, the body's enzymes, hormones, nerves, and blood all work together to break down food, Dilbilgisi
1:16Üçüncüsü, vücudun enzimleri, hormonları, sinirleri ve kanı yiyecekleri parçalamak,
all work together to ...: üç paralel eylem için tek bir to
All work together to, önce birden fazla katılımcının iş birliği yaptığını belirtir. to ile başlayan mastar öbeği, onların birlikte yerine getirdiği işlevleri açıklar. Tek bir to, paralel yapıdaki üç yalın fiil için geçerlidir: break down, modulate ve deliver. Virgüller eylemleri ayırır, and ise son eylemi başlatır. Bu paralel yapı, to ifadesini tekrarlamadan uzun bir eylem listesini takip etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Hangi cümlede tek bir to ifadesinden sonra paralel yapıdaki üç yalın fiil gelir?
- They work together to collect data, checking results, and write reports.
- They work together to collect data, check results, and write reports.
- They work together to collecting data, check results, and wrote reports.
Cevabı göster
They work together to collect data, check results, and write reports.
modulate the digestive process: bilimsel dilde kontrollü ayarlama
modulate the digestive process ifadesinde modulate, sürecin kontrollü biçimde ayarlanması anlamına gelir; örneğin sürecin hızı veya etkinlik düzeyi vücudun ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir. Yalnızca “farklı hâle getirmek” demek değildir. Bilimsel yazılarda modulate, bir etkenin biyolojik ya da teknik bir sürecin ne kadar güçlü veya hızlı işlediğini nasıl etkilediğini anlatır; sürecin bütünüyle kontrol edildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir hormon sindirimi gerektiğinde hızlandırıp yavaşlatıyor, ancak sindirimin her bölümünü yönetmiyor. Bilimsel bir açıklamada en kesin cümle hangisidir?
- The hormone modulates the digestive process.
- The hormone changes the digestive process.
- The hormone controls the digestive process.
Cevabı göster
The hormone modulates the digestive process.
Dört bölümlü bir sıra için First ... Second ... Third ... Finally
First, Second, Third ve Finally, dört bölümlü bir listede yol gösteren işaret sözcükleridir. First listeyi başlatır; Second ve Third sonraki maddeleri bildirir; Finally ise son maddenin başladığını gösterir. Bilginin yoğun olduğu bir açıklamada her ayrıntıyı hatırlamaya çalışmadan önce bu işaretleri dinleyin. Bilgiyi dört parçaya ayırdıkları için açıklamayı takip etmek ve yeniden anlatmak kolaylaşır.
Alıştırma
Hangi işaret sözcüğü grubu dört maddeyi baştan sona en açık biçimde düzenler?
- First, Second, Third, Finally
- However, Because, Unless, Finally
- First, Also, Maybe, Usually
Cevabı göster
First, Second, Third, Finally
a large stretch of tissue that supports and positions all your digestive organs in the abdomen,
1:29karındaki tüm sindirim organlarınızı destekleyen ve konumlandıran geniş bir doku parçasıdır,
mesentery: ardından tanım gelen bir anatomi terimi
Mesentery bir anatomi ismidir. Bu cümlede, karındaki sindirim organlarını desteklediği ve konumlandırdığı belirtilen geniş dokuyu ifade eder. Virgülden sonraki a large stretch of tissue that ... ad öbeği açıklayıcı bir eş tanımdır: bilinmeyen terimi daha sade sözlerle yeniden adlandırır ve ardından işlevini açıklar. Bu “terim, tanım” düzeni, yeni bilimsel sözcükleri bağlamdan anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Örnek cümlede mesentery sözcüğünden sonra gelen a large stretch of tissue that supports and positions ... ifadesinin görevi nedir?
- mesentery için sade bir tanım verir ve işlevini açıklar.
- mesentery sözcüğünü isimden fiile dönüştürür.
- İlgisiz ikinci bir organı tanıtır.
Cevabı göster
mesentery için sade bir tanım verir ve işlevini açıklar.
enabling them to do their jobs: bir sonucu belirtmek
enabling them to do their jobs biçimindeki -ing yan cümlesi, önceki eylemlerin sonucunu ekler: organların desteklenip konumlandırılması, düzgün çalışabilmelerini sağlar. Buradaki them, all your digestive organs ifadesine gönderme yapar. Tekrar kullanılabilecek kalıp ana eylem veya koşul, enabling + nesne + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Bir özellik ya da eylemin sonraki bir sonucu nasıl mümkün kıldığını açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi enabling + nesne + to yapısıyla tamamlayın: The new schedule provides a longer lunch break, ____ eat without rushing.
Cevabı göster
enabling students to
The digestive process begins before food even hits your tongue. Dilbilgisi
1:37Sindirim süreci, yiyecek dilinize bile değmeden önce başlar.
before food even hits your tongue: beklenmedik derecede erken bir zamanı vurgulamak
Before food even hits your tongue, sindirimin birçok kişinin beklediğinden daha erken başladığını anlatır. Even bu şaşırtıcı zamanlamayı vurgular: yiyecek henüz dile ulaşmamıştır, ancak sindirim çoktan başlamıştır. Tekrar kullanılabilecek kalıp ana olay + before + özne + even + fiil şeklindedir. Bu cümlede hits, “ulaşır” veya “dokunur” anlamındadır; “şiddetle çarpar” anlamına gelmez.
Alıştırma
Şaşırtıcı derecede erken bir zamanı vurgulamak için cümleyi before ve even ile tamamlayın: The crowd began cheering ____ the game ____ started.
Cevabı göster
before · even
glands in your mouth start to pump out saliva. Öbek fiiller
1:44ağzınızdaki bezler tükürük salgılamaya başlar.
Anticipating a tasty morsel: cümle başındaki -ing yapısı
Anticipating a tasty morsel cümlenin başına gelen bir -ing ortaç yapısıdır. Ardından gelen tepkinin arka planını veya tetikleyicisini verir: lezzetli bir lokma beklediğinde tükürük bezleri tepki vermeye başlar. Tasty morsel, iştah açıcı küçük bir lokma demektir. Kısaltılmış bir yapıda anticipating fiilinin örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesiyle aynı olur. Burada bağlantı daha esnektir: bezler, senin beklentine tepki veren vücudun bir parçası olarak sunulur. Bu yapı beklenti ile fiziksel tepkiyi kısa ve canlı biçimde bağlar.
Alıştırma
Hangi cümlede mantıksal öznesi açık olan cümle başı -ing yapısı kullanılmıştır?
- Expecting a long wait, the book was useful.
- Expecting a long wait, Leo brought a book.
- Expecting a long wait, there was a book.
Cevabı göster
Expecting a long wait, Leo brought a book.
start to pump out: sürekli çıktı vermeye başlamak
Start to pump out, bir şeyi üretmeye ve dışarıya sürekli bir akışla göndermeye başlamak demektir. Start to başlangıcı belirtir; pump out ise tekrarlanan veya yüksek miktarlı çıktının canlı bir görüntüsünü verir. Burada bezlerin tükürük salgılamasını anlatır; tükürüğün gerçek bir pompayla çekilmesini anlatmaz. Saliva nesne olduğunda pump out, dışarı doğru akışı ve süreklilik ya da miktar duygusunu vurgular. Secrete daha teknik bir seçenektir; pump out ise vücuttaki süreci zihinde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
“Sürekli üretip dışarı göndermeye başlamak” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamla: The glands ____ saliva.
Cevabı göster
start to pump out
We produce about 1.5 L of this liquid each day.
1:47Her gün bu sıvıdan yaklaşık 1,5 litre üretiriz.
chewing combines with the sloshing saliva Dilbilgisi
1:53çiğneme, çalkalanan tükürük ile birleşerek
to turn food into a moist lump called the bolus. Kelime
1:56yiyeceği bolus adı verilen nemli bir topağa dönüştürür.
Once inside your mouth: sürecin yeni bir aşamasını belirtmek
Once inside your mouth, ana ifadenin zamanını belirler: yiyeceğin ağzın içine ulaşmış olduğu aşama. Buradaki once, “o aşamaya ulaşıldığında” anlamına gelir; “bir kez” anlamında değildir. the food is sözleri açıkça yazılmasa da anlamda vardır. Bu giriş ifadesi bir süreci düzenler. Kısaltılmış Once + durum veya yer yapısı önce yeni bir aşamayı belirtir; ana cümle de o aşamada ne olduğunu açıklar.
Alıştırma
Süreç cümlesini Once + inside the warehouse kullanarak tamamlayın: ____, each package is scanned.
Cevabı göster
Once inside the warehouse
combines with ... to turn ... into ...: bir dönüşümü açıklamak
chewing combines with the sloshing saliva ifadesinde combines with, çiğneme ve tükürük olmak üzere iki etkenin birlikte çalıştığını gösterir. Ardından gelen to turn mastarı, bu ortak etkinin ne yaptığını açıklar. Yeniden kullanılabilecek kalıp A combines with B to turn C into D şeklindedir. combine with iki etkeni veya malzemeyi bağlarken turn + nesne + into + sonuç, C’nin D’ye dönüşmesini anlatır.
Alıştırma
Mekanizma cümlesini A combines with B to turn C into D kalıbındaki iki edatla tamamlayın: Water combines ____ flour to turn the mixture ____ dough.
Cevabı göster
with · into
a moist lump called the bolus: called ile bir terimi tanıtma
a moist lump ifadesi önce basit ve gözde canlandırması kolay bir betimleme verir. Ardından called the bolus, bu yumrunun bilimsel adını belirtir. Bolus, çiğnenmiş yiyecekten oluşan bu nemli kütlenin adıdır; burada called, “adı verilen” anlamındadır, “telefon etti” anlamında değildir. “İsim + called + ad” kalıbı, “isim + that is called + ad” yapısının kısaltılmış hâlidir. Açıklamalarda sık kullanılır; çünkü okuyucu önce nesneyi anlar, sonra yeni terimi öğrenir.
Alıştırma
“The machine has a rotating part called a rotor.” cümlesinde called a rotor ne işe yarar?
- Birinin makineyi telefonla aradığını söyler.
- Dönen parçanın adını belirtir.
- Dönen parçanın telefon görüşmesi yaptığını söyler.
Cevabı göster
Dönen parçanın adını belirtir.
Enzymes present in the saliva break down any starch, Dilbilgisi
2:00Tükürükteki enzimler nişastayı parçalar,
Enzymes present in the saliva: isimden sonra gelen sıfat present
present in the saliva, Enzymes sözcüğünden sonra gelir ve hangi enzimlerin kastedildiğini açıklar: tükürükte bulunan enzimler. Tam özne Enzymes present in the saliva, ana fiil ise break down ifadesidir. Burada present, “var olan” veya “bulunan” anlamına gelen bir sıfattır; “göstermek” anlamındaki present fiili değildir. Bilimsel İngilizcede yer veya durum bilgisi ekleyen kısa sıfat öbekleri sık sık isimden sonra gelir.
Alıştırma
“Chemicals present in the water can harm fish.” cümlesinde present in the water ne işe yarar?
- Kimyasalların suyu gösterdiği anlamına gelir.
- Hangi kimyasallardan söz edildiğini açıklar.
- Kimyasalların gerçekleştirdiği ana eylemdir.
Cevabı göster
Hangi kimyasallardan söz edildiğini açıklar.
then your food finds itself at the rim of a 25 cm long tube called the esophagus,
2:04ardından yiyeceğiniz yemek borusu adı verilen 25 cm uzunluğundaki bir tüpün kenarında bulur kendini,
down which it must plunge to reach the stomach. Dilbilgisi
2:10mideye ulaşmak için buradan aşağı inmesi gerekir.
down which it must plunge: edatı öne alınmış ilgi yan cümlesi
Down which it must plunge, önceki tube ismini niteler. Which bu tüpe gönderme yapar; öne alınmış down edatı ise yiyeceğin izlediği yolu gösterir: yiyecek tüp boyunca veya tüpün içinden aşağı doğru hareket etmelidir. Bu, preposition + which kalıbına sahip resmî bir ilgi yan cümlesidir. Plunge burada hızlı ve güçlü bir aşağı hareket anlamı katar; tek başına hareketin tehlikeli olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Down kullanarak resmî ilgi yapısını tamamlayın: They found a steep channel ____ the water flowed.
Cevabı göster
down which
Nerves in the surrounding esophageal tissue sense the bolus's presence and trigger peristalsis, Kalıp ifadeler
2:14Çevredeki yemek borusu dokusundaki sinirler bolusun varlığını algılar ve peristaltizmi tetikler,
sense the bolus's presence and trigger peristalsis: algılama ve tepki
Sense the bolus's presence, sinirlerin bolusun, yani yutulmuş yiyecek kütlesinin orada olduğunu algılaması demektir. Trigger peristalsis ise bu algılamanın kasılma dalgasını başlatması anlamına gelir. Aynı özne olan nerves, eş görevli iki fiili de yönetir: sense A and trigger B. Bu kalıp bir mekanizmayı bağlantılı iki adım hâlinde sunar: önce bir durumu veya sinyali algılamak, ardından bir tepkiyi ya da süreci başlatmak.
Alıştırma
Mekanizmayı tamamlamak için sense, the car's presence ve trigger ifadelerini kullanın: The gate sensors ____ the motor.
Cevabı göster
sense the car's presence and trigger
a series of defined muscular contractions: açıklayıcı eşleme
a series of defined muscular contractions ifadesi, daha önce geçen peristalsis, yani peristaltik hareket terimini somut biçimde açıklar. Açıklayıcı bir eşleme görevi görür: Bir ismi tanımlamak veya netleştirmek için yanına başka bir ad öbeği getirilir. a series of + çoğul isim kalıbı, birbiriyle ilişkili birkaç eylemi veya olayı tek bir bağlantılı süreç olarak sunar. Burada contractions tekrarlanan eylemlerdir; defined ise bu kasılmaların belirli ve ayırt edilebilir bir düzen izlediğini gösterir.
Alıştırma
Açıklayıcı ad öbeğini series içeren üç kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: The warm-up, ____ gentle stretches, prepared us for the race.
Cevabı göster
a series of
left at the mercy of: başka bir gücün kontrolüne bırakılmak
Be left at the mercy of someone or something, o kişinin ya da gücün olacakları kontrol ettiği ve öznenin kendini koruyamadığı veya sonucu seçemediği bir duruma bırakılmak demektir. Bu kalıpta mercy, gerçekten merhamet gösterildiği anlamına gelmez. Burada besin topağı, kaslı mide duvarları karşısında çaresizmiş gibi kişileştirilir. Bu anlatım, mide duvarlarının ezme hareketini güçlü ve kaçınılmaz gösterir.
Alıştırma
Cümleyi güçsüz bir duruma bırakılmak anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: When their shelter collapsed, the campers were ____ the storm.
Cevabı göster
left at the mercy of
breaking it into chunks: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi
Breaking it into chunks, pound the bolus eyleminin sonucunu ekleyen bir -ing yan cümlesidir: ezme hareketi, besin topağının daha küçük ve düzensiz parçalara ayrılmasına neden olur. break + nesne + into + chunks kalıbı, tek parça hâlindeki bir şeyin ayrı parçalara dönüşmesini anlatır. Into, değişimden sonraki biçimi veya parçaları belirtir.
Alıştırma
Sonucu belirten edatı yazarak cümleyi tamamlayın: The machine breaks the ice ____ chunks.
Cevabı göster
into
from the stomach wall that start to dissolve the food
2:38mide duvarından gelen bu sıvılar yiyeceği çözmeye
Hormones secreted by cells in the lining: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
Hormones secreted by cells in the lining ifadesinde secreted by..., Hormones sözcüğünden sonra gelir ve hangi hormonların kastedildiğini belirtir. hormones that are secreted by cells in the lining ile aynı anlama gelir. Cümlenin ana fiili trigger sözcüğüdür. Hormonlar secrete eyleminden etkilenen taraf olduğu için geçmiş zaman ortacı secreted kullanılır. Bilimsel İngilizcede edilgen ilgi cümleciği sık sık şu şekilde kısaltılır: isim + geçmiş zaman ortacı öbeği.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan öbeği seçin: The water ___ is safe to drink.
- purified by the filter
- purifying by the filter
- is purified by the filter
Cevabı göster
purified by the filter
trigger the release of acids and enzyme-rich juices: asitlerin ve enzim bakımından zengin sıvıların salınmasını tetiklemek
trigger the release of ... ifadesinde trigger, “bir sürecin başlamasına neden olmak” anlamına gelir. Özne nedeni veya sinyali belirtir; of sonrasındaki isim öbeği ise neyin salındığını gösterir. Burada hormonlar, asitlerin ve enzim bakımından zengin sıvıların mide duvarından çıkmasını sağlar. Bu neden-sonuç kalıbı bilimsel açıklamalarda yaygındır: X triggers the release of Y. Bu, X’in Y’yi doğrudan saldığı anlamına gelmez; X, Y’yi salan mekanizmayı başlatır.
Alıştırma
Cümleyi trigger + the release + of kalıbını tam olarak kullanarak tamamlayın: A safety sensor can ____ fire-suppressing foam.
Cevabı göster
trigger the release of
These hormones also alert the pancreas, liver, and gallbladder Kalıp ifadeler
2:43Bu hormonlar aynı zamanda pankreas, karaciğer ve safra kesesini uyararak
alert ... to produce ... and transfer ...: üretip aktarmaları için sinyal vermek
alert X to do Y yapısında alert, “X’i harekete geçiren bir sinyal veya bildirim göndermek” anlamına gelir; her zaman “X’i tehlikeye karşı uyarmak” demek değildir. Burada hormonlar, belirtilen organlara tepki vermeleri için sinyal gönderir. Ortak nesne listesinden sonra to, verilecek tepkiyi tanıtır. Produce ve transfer, and ile bağlanan paralel yalın fiillerdir; bu yüzden ikisi de aynı to yan tümcesine aittir.
Alıştırma
Bir sinyalin eylemi başlattığını göstermek için alert + nesne + to-mastar yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The warning light alerts to the driver check the engine.
- The warning light alerts the driver to check the engine.
- The warning light alerts the driver checking the engine.
Cevabı göster
The warning light alerts the driver to check the engine.
in preparation for the next stage: sonraki aşamaya hazırlık
“In preparation for the next stage”, “bir sonraki aşamaya hazırlanmak amacıyla” anlamına gelir. Mevcut eylemin amacını gösterir: yağın sindirilmesi, daha sonra gelecek sürece hazırlık sağlar. in preparation for + isim veya isim grubu yapısını, mevcut ya da önceki bir eylemi daha sonraki bir olay, etkinlik veya aşamayla bağlamak için kullanın.
Alıştırma
Cümleyi “hazırlanmak amacıyla” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The runners stretched ____ the race.
Cevabı göster
in preparation for
the once shapely bolus is now a frothy liquid called chyme, Kelime
2:58bir zamanlar şekilli olan bolus artık kimus adı verilen köpüklü bir sıvıdır,
the once shapely bolus is now ... called chyme: önceki ve şimdiki durumu karşılaştırma
Burada once, “önceden, bir zamanlar” anlamına gelir. the once shapely bolus isim grubunda once, shapely sıfatını niteler: Besin topağının önceden belirgin bir şekli vardı, ancak bu durum değişmiştir. the once + sıfat + isim is now + yeni durum yapısı, önceki ve şimdiki durum arasında açık bir karşıtlık kurar. called chyme, maddenin yeni durumdaki adını verir ve “chyme olarak adlandırılan” anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede “once quiet” ne anlama gelir?: The once quiet street is now full of traffic.
- Daha sonra sakinleşecek.
- Her gün bir kez sakinleşir.
- Önceden sakindi, ancak bu durum değişti.
Cevabı göster
Önceden sakindi, ancak bu durum değişti.
which secretes it into the first portion of the small intestine,
3:08o da bunu ince bağırsağın ilk kısmına salgılar,
called the duodenum: ince bağırsağın ilk bölümünü adlandırma
Called the duodenum, the first portion of the small intestine ifadesini niteler. Duodenum sözcüğünün, mideden hemen sonra gelen bu ilk bölümün anatomik adı olduğunu belirtir. Buradaki called, edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır; ifade, which is called the duodenum yapısının kısaltılmış biçimidir. Bilimsel açıklamalarda bir terimi sade bir tanımdan hemen sonra vermek için bu yapı kullanılır.
Alıştırma
Örnek cümlede duodenum hangi bölümün adıdır?
- Safra kesesinde depolanan sıvı
- Sindirim sisteminin tamamı
- İnce bağırsağın ilk bölümü
Cevabı göster
İnce bağırsağın ilk bölümü
so they can be easily digested by the pancreatic and intestinal juices Dilbilgisi
3:17bölgeye sızmış olan pankreas ve bağırsak sıvıları tarafından
slurry of chyme: yoğun ve akışkan bir karışım
Floating in the slurry of chyme, fats sözcüğünü niteler ve yağların nerede bulunduğunu gösterir. Chyme, sindirim kanalındaki kısmen sindirilmiş maddedir. Slurry, sıvı ile küçük katı parçacıkların oluşturduğu yoğun ama akışkan bir karışımdır. Bu cümlede sözcük, kimusun dokusunu anlatır; dışarıdaki sıradan çamuru ifade etmez.
Alıştırma
Bu sindirim bağlamında slurry ne anlama gelir?
- Sıvı ve küçük katı parçacıklardan oluşan yoğun, akışkan bir karışım
- Kuru ve katı bir parça
- İçine hiçbir şey karışmamış berrak bir sıvı
Cevabı göster
Sıvı ve küçük katı parçacıklardan oluşan yoğun, akışkan bir karışım
so they can be easily digested: sonuç ve modal edilgen yapı
Burada so, önceki bir eylem ya da süreç ile bu eylemin mümkün kıldığı sonucu birbirine bağlar. “Böylece” veya “sonuç olarak” anlamında düşünülebilir: önceki aşamadan sonra sindirim kolaylaşır. can be digested, modal fiille kurulan edilgen bir yapıdır: can + be + geçmiş zaman ortacı. Özne olan they, eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır. Bu kalıp bir aşamanın neden yapıldığını açıklamak için kullanışlıdır: X yapılır, böylece başka bir şey can be done olur.
Alıştırma
Cümleyi can modal fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Flatten the boxes so they ____ easily recycled.
Cevabı göster
can be
have leached onto the scene: etki alanına canlı bir varış anlatımı
that, önce geçen pancreatic and intestinal juices ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. have leached, yavaş bir sızma hareketinin bu aşamaya kadar tamamlandığını ve sonucunun şu anda önemli olduğunu gösterir. onto the scene, kelime anlamıyla eylemin gerçekleştiği yere doğru hareket etmeyi düşündürür. Burada scene mecazdır: sıvılar sindirimin gerçekleştiği yere ulaşmış ve etki göstermeye başlayabilir. Anlatım, bu maddeleri bir suç mahalline giren insanlar gibi değil, sahneye çıkan katılımcılar gibi gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede have leached onto the scene nasıl bir görüntü oluşturuyor?
- Sıvılar, etki gösterebilecekleri yere yavaş yavaş sızdı.
- Sıvılar süreçten aniden kayboldu.
- Araştırmacılar bir suç mahalline girdi.
Cevabı göster
Sıvılar, etki gösterebilecekleri yere yavaş yavaş sızdı.
These enzyme-rich juices break the fat molecules down Öbek fiiller
3:24Bu enzim açısından zengin sıvılar yağ moleküllerini
break A down into B kalıbı
break A down into B, “A’yı daha küçük parçalar ya da ürünler olan B’ye ayırmak veya dönüştürmek” anlamına gelir. Bu cümlede A, the fat molecules; B ise fatty acids and glycerol bölümüdür. break down ayrılabilen bir öbek fiildir. Buradaki gibi tam bir isim öbeği break ile down arasına gelebilir; nesne zamiri ise mutlaka araya girmelidir: break it down into smaller parts denir, break down it denmez.
Alıştırma
break A down into B kalıbını tamamlayın: Enzymes break starch ____ sugars.
Cevabı göster
down into
for easier absorption: amaç bildiren for + isim öbeği
Burada for + isim öbeği, önceki sürecin amacını veya hedeflenen yararını belirtir. Easier absorption bu yararı adlandırır; into the body ise maddelerin nereye emildiğini göstererek isim öbeğini tamamlar. Absorption, absorb fiilinin isim biçimidir. Bu kısa ve isimleştirilmiş anlatım bilimsel metinlerde ve yönergelerde yaygındır; daha uzun bir biçimi to make the substances easier for the body to absorb olurdu.
Alıştırma
Hangi cümle amacı belirtmek için for + isim öbeğini doğal biçimde kullanır?
- Label the boxes for easier identify.
- Label the boxes for easier identification.
- Label the boxes for identify easier.
Cevabı göster
Label the boxes for easier identification.
The enzymes also carry out the final deconstruction of proteins Notlar
3:32Enzimler aynı zamanda proteinlerin
carry out the final deconstruction: son parçalama işlemini gerçekleştirmek
Burada carry out, bir şeyi fiziksel olarak dışarı taşımak değil, “gerçekleştirmek” veya “tamamlamak” anlamına gelir. Nesnesi olan the final deconstruction bir süreci adlandırır: enzimler proteinleri parçalamanın son aşamasını gerçekleştirir. Carry out, carry out an experiment, a test, an analysis veya a procedure örneklerinde olduğu gibi, çoğunlukla planlanmış bir görev ya da süreci nesne olarak alır.
Alıştırma
Cümleyi “gerçekleştirmek” anlamındaki vurgulanan öbek fiille tamamlayın: The lab will ____ a final analysis tomorrow.
Cevabı göster
carry out
and carbohydrates into glucose.
3:38ve karbonhidratların glikoza son parçalanmasını gerçekleştirir.
proteins into amino acids ... carbohydrates into glucose: paralel dönüşüm ilişkileri
Cümlede iki paralel başlangıç-sonuç çifti vardır: proteins into amino acids ve carbohydrates into glucose. Into, her değişimin sonucunu gösterir. Deconstruction ile ifade edilen parçalama eylemi iki çift için de geçerlidir; bu yüzden carbohydrates öncesinde tekrarlanmaz. A into B and C into D kalıbını “A, B’ye; C de D’ye dönüşür” şeklinde okuyun.
Alıştırma
Cümle hangi iki başlangıç-sonuç ilişkisini ifade ediyor?
- Hem proteinler hem karbonhidratlar amino asitlere dönüşür.
- Proteinler amino asitlere, karbonhidratlar da glikoza dönüşür.
- Proteinler glikoza, karbonhidratlar da amino asitlere dönüşür.
Cevabı göster
Proteinler amino asitlere, karbonhidratlar da glikoza dönüşür.
This happens in the small intestine's lower regions,
3:40Bu, ince bağırsağın alt bölgelerinde gerçekleşir,
which are coated in millions of tiny projections
3:45milyonlarca küçük çıkıntı ile kaplı olan bu bölgelerde,
the jejunum and ileum ... called villi: eş açıklama ve which yan cümlesi
the jejunum and ileum ifadesi, önceki the small intestine's lower regions bölümünü iki özel anatomi terimiyle yeniden adlandırır. Virgüller bunun bir eş açıklama olduğunu gösterir: ayrı bir eylem başlatmak yerine bu bölgeleri daha kesin biçimde tanımlar. Sınırlayıcı olmayan which yan cümlesi hem jejunum hem de ileum sözcüklerine gönderme yapar ve ikisinin paylaştığı bir yüzey özelliğini ekler. Bu yapının içindeki called villi, that are called villi ifadesinin kısaltılmış biçimidir; tiny projections ifadesini niteler ve bu çıkıntıların adını verir.
Alıştırma
Örnekte which are coated in millions of tiny projections hangi ifadeyi açıklar?
- the jejunum and ileum
- millions of tiny projections
- the name villi
Cevabı göster
the jejunum and ileum
to maximize molecule absorption and transference into the bloodstream.
3:52molekül emilimini ve kan dolaşımına aktarımı en üst düzeye çıkarmak için.
create a huge surface area to maximize ...: amaç belirtme
These, önceki cümledeki villi sözcüğüne gönderme yapar. Ana cümle, villusların ne oluşturduğunu söyler: a huge surface area. to maximize ... mastar öbeği, bu geniş yüzey alanının işlevini veya amacını belirtir. Sonuç ya da tasarım + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yapının ne yaptığından bu özelliğin neden yararlı olduğuna geçtiği için bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi ‘olabildiğince büyük yapmak’ anlamındaki iki sözcüklü amaç ifadesiyle tamamlayın: The shelves are arranged carefully ____ storage space.
Cevabı göster
to maximize
onları yolculuklarının son etabından geçirir
Burada leg, vücuttaki “bacak” değil, bir rotanın belirli bir bölümü anlamına gelir. The final leg of their journey, bu maddelerin vücudun organ ve dokularına ulaşmadan önceki hareketlerinin son aşamasıdır. Take someone or something on a leg of a journey yapısı, bir taşıyıcının birini veya bir şeyi yolculuğun o bölümünden geçirdiğini anlatır. Cümle, vücuttaki hareketi takip etmeyi kolaylaştırmak için yolculuk benzetmesini kullanır.
Alıştırma
Cümleyi “son bölümü” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: A shuttle took us on ____ our journey.
Cevabı göster
the final leg of
Ama henüz tam olarak bitmedi
But, sürecin sona ulaştığı izlenimiyle karşıtlık kurar. It's not over quite yet, bitiş yakın görünse de bir aşamanın veya bir bilginin daha kaldığını dinleyiciye bildirir. Bir geçiş cümlesi olarak bitişi erteler ve dikkati ileriye yöneltir. Daha önce söylenenleri geçersiz kılmaz; açıklamanın devam etmesini sağlar.
Alıştırma
Bir sunumda "But it's not over quite yet." neyi belirtir?
- Başka bir adımın veya ayrıntının daha geleceğini belirtir.
- Daha önce açıklanan her şeyin yanlış olduğunu söyler.
- Açıklamanın tamamen sona erdiğini duyurur.
Cevabı göster
Başka bir adımın veya ayrıntının daha geleceğini belirtir.
sloughed off: yüzeyden dökülmek
Burada sloughed off, “bir yüzeyden dökülmüş veya ayrılmış” anlamına gelir. Ölü hücreler sindirim sırasında dokudan ayrılmıştır. Dil bilgisi bakımından sloughed off during digestion, dead cells ifadesini niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: “dead cells that were sloughed off during digestion.” Tüm cümlenin ana fiili make sözcüğüdür.
Alıştırma
Örnek cümlede sloughed off ne anlama gelir?
- kendi seçimleriyle hareket ettiler
- bir yüzeyden ayrıldılar ya da döküldüler
- tamamen çözündüler
Cevabı göster
bir yüzeyden ayrıldılar ya da döküldüler
make it into the large intestine: bir hedefe ulaşmak
Burada make it into the large intestine, “kalın bağırsağa ulaşmak veya girmek” anlamına gelir. Artakalan maddeler sindirim sürecinde ilerleyerek bu hedefe kadar ulaşır. make it into + hedef yapısında make it, “ulaşmayı başarmak” veya “bir yere kadar varmak” anlamındaki kalıplaşmış bir ifadedir. İnsanlarla veya nesnelerle kullanılabilir; bu yüzden niyet anlamı taşıması gerekmez. Into, hedefi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi make it into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Despite the storm, every hiker ____ the shelter before dark.
Cevabı göster
made it into
also known as the colon: kolon olarak da bilinir
Virgülden sonraki also known as the colon ifadesi aynı organa, yani the large intestine’a başka bir ad verir. İkinci bir organdan söz etmez. also known as yapısını bir kişi, yer, nesne veya fikri başka bir ad, unvan ya da kısaltmayla ilişkilendirmek için kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi, başka bir adı tanıtan bu dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Vitamin C is ____ ascorbic acid.
Cevabı göster
also known as
The body drains out most of the remaining fluid Öbek fiiller
4:13Vücut, kalan sıvının büyük bir kısmını
drains out: sıvıyı akıtıp çıkarmak
Burada drains out, bağırsağın içindeki maddeden sıvıyı uzaklaştırmak anlamına gelir. Kalan sıvının çoğu bağırsak duvarından geçer; bu nedenle out, sıvının bağırsak içeriğinden uzaklaşmasını belirtir. Sıvının atık olarak vücuttan atıldığı anlamına gelmez. Daha genel olarak drain out, bir sıvının bir yerden akıp çıkmasını veya akıtılarak çıkarılmasını anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle suyun bir vanadan geçirilerek tanktan çıkarılmasını doğal biçimde anlatır?
- Open the valve to drain the water out of the tank.
- Open the valve to dry the water out of the tank.
- Open the valve to fill the water out of the tank.
Cevabı göster
Open the valve to drain the water out of the tank.
What's left is a soft mass called stool. Dilbilgisi
4:17Geriye kalan, dışkı adı verilen yumuşak bir kütledir.
What's left is ... ile geriye kalan sonucu belirtme
What's, what is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. What's left içindeki what, the thing that yani “… olan şey” anlamını taşır; bu nedenle tüm yan cümle “geriye kalan şey” demektir. Bu isim cümleciği ana cümlenin öznesidir. İkinci is, geriye kalan sonucun ne olduğunu belirtir. Bir sürecin sonunda kalanı özetlemek için What's left is + isim öbeği kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi What's left kalıbıyla tamamlayın: After we used all the paint, ____ is an empty can.
Cevabı göster
What's left
The colon squeezes this byproduct into a pouch called the rectum, Kalıp ifadeler
4:20Kolon, bu yan ürünü rektum adı verilen bir keseye doğru sıkıştırır,
squeeze X into Y ... called Z ile bir şeyi adı belirtilen yere sıkıştırma
Squeeze X into Y, genellikle alan dar olduğu için X'i bastırarak Y'nin içine sokmak anlamına gelir. Burada this byproduct X, a pouch ise Y'dir. Called the rectum, a pouch ifadesini açıklar ve onun adını belirtir; called ana fiil değildir. İfade, maddenin hem nasıl hareket ettiğini hem de nereye gittiğini gösterir.
Alıştırma
squeeze X into Y kalıbını tamamlayın: Leo squeezed the sleeping bag ____ the narrow box.
Cevabı göster
into
and tell the body when it's time to expel the waste. Dilbilgisi
4:26ve vücuda atıkları dışarı atma zamanının geldiğini bildirir.
when it's time to expel: “dışarı atma zamanı geldiğinde”
“it's time to + fiilin yalın biçimi” yapısı, bir eylem için doğru zamanın geldiğini belirtir. “when it's time to expel” ifadesinde expel, to sonrasında kullanılan fiilin yalın biçimidir. when yan cümleciği tell fiilinden sonra zaman bilgisini verir: sinirler, vücuda harekete geçmesi gereken anı bildirir. Buradaki when doğrudan bir soru sormaz; zamanla ilgili dolaylı bir bilgi sunar.
Alıştırma
Doğru anın geldiğini belirten üç sözcüklü yapıyla cümleyi tamamlayın: The bell tells the runners when ____ start.
Cevabı göster
it's time to
The byproducts of digestion exit through the anus, Kelime
4:29Sindirimin yan ürünleri anüsten çıkar,
exit through the anus: çıkış yolunu kesin biçimde açıklamak
Exit through, belirli bir açıklıktan veya yoldan geçerek dışarı çıkmak anlamına gelir. Through izlenen yola odaklanır; bu nedenle ifade, yan ürünlerin dışarı çıkarken nereden geçtiğini açıklar. Anus, bu vücut açıklığının standart anatomik adıdır. Exit through the anus birlikte kullanıldığında cümleye kesin, tarafsız ve bilimsel ders kitabına uygun bir ton verir.
Alıştırma
İzlenen yolu kesin biçimde belirtmesi gereken resmî bir bilimsel açıklamaya en uygun cümle hangisidir?
- The waste exits through the anus.
- The waste comes out of the body.
- The waste moves away.
Cevabı göster
The waste exits through the anus.
food's long journey ... is finally complete: bir süreci tamamlanmış bir yolculuk olarak anlatmak
the food's long journey ifadesi, sindirimi yalnızca vücut süreçlerini sıralayarak değil, aşamaları ve bitiş noktası olan bir yolculuk olarak anlatır. Buradaki is finally complete, bu yolculuğu sonlandırır ve bütün sürecin sona ulaştığını bildirir. typically lasting between 30 and 40 hours iki virgül arasında yer alan ek bilgidir. Cümlenin ana ifadesi the food's long journey is finally complete bölümüdür; araya giren bölüm yalnızca alışılmış süreyi belirtir.
Alıştırma
Araya eklenen zaman bilgisi çıkarıldığında ana mesajı hangi cümle verir?
- The food's journey is about to begin.
- The food's long journey is finally complete.
- The food usually lasts between 30 and 40 hours.
Cevabı göster
The food's long journey is finally complete.
please consider supporting it on patreon.com/teded.
4:42lütfen patreon.com/teded adresinden desteklemeyi düşünün.
If you value our work ... please consider supporting: dolaylı biçimde destek istemek
If you value our work ifadesi, desteğin zorunlu olduğunu söylemeden isteğin nedenini açıklar. please consider supporting daha yumuşak bir istektir: burada consider fiilinden sonra to support değil, -ing biçimi olan supporting gelir. Bu bağlamda supporting, adı geçen platform üzerinden projeye maddi destek vermek anlamındadır; yalnızca yapılan işin değerli olduğunu kabul etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu kibar isteği doğal biçimde tamamlayan seçenek hangisidir? Please consider ___ our local library.
- support
- supporting
- to support
Cevabı göster
supporting