Donarak Öldüğünüzde Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
754 kelime 185 kel/dk

Video özeti: Bu anlatım, vücudun aşırı soğuğa tepkisini ısıyı koruma ve donma hasarından ileri hipotermiye, paradoksal soyunmaya ve yeniden ısıtma sonrası iyileşmeye kadar izliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. in the event that - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: if sözcüğünden daha resmî bir koşulu tanıyın ve kesin saymadan olası bir acil ya da teknik durumu sunun. 2. runs counter to - Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: bir sürecin diğeriyle çatıştığını anlayın ve hedefleri, kanıtları veya biyolojik tepkileri karşılaştırın. 3. may want to - Konuşma edimi ve tutum: bunu istek belirsizliği değil, yumuşatılmış öneri olarak duyun ve emir vermeden bir eylem önerin.

Bu derste

Humans don't have fur like many of our ancestors,

0:00

Biz insanlar, pek çok atamızın sahip olduğu kürkten yoksunuz,

but our bodies still have the ability to adapt to cold weather. Kalıp ifadeler

0:02

ama bedenlerimiz hâlâ soğuk havaya uyum sağlama yeteneğine sahip.

Kalıp ifadeler

adapt to cold weather: soğuk havaya uyum sağlamak

Adapt to, sabit bir fiil artı edat kalıbıdır. Özne yeni bir koşula tepki olarak değişip o koşulda işlevini sürdürebildiğinde kullanılır. Burada özne our bodies, uyum sağlanan koşul ise cold weather ifadesidir. Buradaki to bir edattır; bu nedenle ardından cold weather gibi bir isim öbeği veya working nights gibi bir -ing biçimi gelir. Bu anlamda adapt to do something şeklindeki mastar kalıbı değildir.

Alıştırma

Cümleyi sabit ifadeyle tamamlayın: After moving to the coast, Maya had to ____ the humid climate.

Cevabı göster

adapt to

However, when pushed, Deyimler

0:05

Ancak sınırları zorlandığında,

these mechanisms can fail leading to an extreme breakdown. Dilbilgisi

0:07

bu mekanizmalar yetersiz kalıp vücudun ciddi biçimde çökmesine yol açabilir.

Deyimler

when pushed, these mechanisms can fail: sınırlarına kadar zorlandıklarında mekanizmalar bozulabilir

When pushed, kısaltılmış edilgen bir koşul yan tümcesidir. Buradaki tam biçimi when these mechanisms are pushed şeklindedir. Mekanizmaların olağan dışı derecede güçlü bir baskıya maruz bırakılması veya sınırlarına doğru zorlanması anlamına gelir. Bu cümlede ifade mecazidir; dolayısıyla birinin mekanizmaları fiziksel olarak itmesi gerekmez. Cümle, mekanizmaların bozulmasına yol açan koşula odaklandığı için eylemi yapan belirtilmez.

Alıştırma

“The backup server is reliable, but when pushed beyond its limit, it may shut down,” cümlesinde “when pushed” ne anlama gelir?

  1. Sunucu başka bir makineyi etkin biçimde itmektedir
  2. Sunucu normalde karşılayabileceğinden daha fazla talebe maruz kalır
  3. Biri sunucuyu kullanmadan önce kapatır
  4. Biri sunucuyu fiziksel olarak odanın içinde iter
Cevabı göster

Sunucu normalde karşılayabileceğinden daha fazla talebe maruz kalır

Dilbilgisi

Sonuç bildiren leading to

leading to an extreme breakdown şeklindeki -ing öbeği, önceki cümlenin sonucunu ekler: Mekanizmalar arızalanabilir ve bu arıza aşırı bir çöküşe neden olabilir. leading to için mantıksal neden, mechanisms sözcüğünün bir şeyi kelimenin gerçek anlamıyla yönlendirmesi değil, daha önce belirtilen arıza olayıdır. Bu «cümle + sonuç bildiren -ing öbeği» yapısı, açıklayıcı yazılarda yeni bir tam cümle başlatmadan bir olay ile sonucunu kısa ve yoğun biçimde bağlamayı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi, sonuç bildiren ve bu derste öğrenilen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The cooling system failed, ____ a complete shutdown.

Cevabı göster

leading to

So, what actually happens to your body and brain Anlatım akışı

0:11

Peki, vücudunuza ve beyninize gerçekte ne olur

when you freeze to death? Kalıp ifadeler

0:14

donarak öldüğünüzde?

Anlatım akışı

Konuyu belirleyen So, what actually happens ...? sorusu

So, soruyu önceki girişe bağlarken tam wh-sorusu açıklamanın yanıtlayacağı temel meseleyi duyurur. Konuyu belirleyen bir giriş kancası işlevi görür: Konuşmacı bir sonraki bölümü düzenlemektedir ve izleyicilerden hemen yanıt vermelerini istemesi gerekmez. Actually, varsayımlar veya basitleştirilmiş izlenimlerle bir karşıtlık olduğunu gösterir. Burada dikkati, bir kişi aşırı soğuk nedeniyle öldüğünde vücut ile beyni etkileyen gerçek fiziksel sürece yöneltir.

Alıştırma

Bir açıklamada, arka plan bilgisinden sonra gelen So, what actually happens ...? ifadesinin temel söylem işlevi nedir?

  1. Konuşmacının konuyu tartışmayı bitirdiğini göstermek
  2. Bir sonraki bölümün yanıtlayacağı temel soruyu duyurmak
  3. Her izleyiciden anında kişisel bir yanıt talep etmek
Cevabı göster

Bir sonraki bölümün yanıtlayacağı temel soruyu duyurmak

Kalıp ifadeler

freeze to death: ölümcül bir sonuç

Bu soruda freeze to death, “aşırı soğuk nedeniyle ölmek” demektir. to death, freeze eyleminin sonucunu gösterir; yön bildirmez ve mastar işareti değildir. “Fiil + to death” kalıbı, bir eylem veya durumun ölüme yol açana kadar sürdüğünü anlatır; starve to death ve bleed to death buna örnektir. Bazı birleşimler mecazi abartı olarak da kullanılabilir, ancak bu cümlede gerçek anlamda ölümle sonuçlanan bir durum soruluyor.

Alıştırma

“Aşırı soğuk nedeniyle ölmek” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Without shelter in the blizzard, a lost hiker could ____.

Cevabı göster

freeze to death

Hypothermia occurs when the core body temperature drops below 37 degrees Celsius. Kelime

0:15

Hipotermi, vücudun iç sıcaklığı 37 santigrat derecenin altına düştüğünde ortaya çıkar.

Kelime

Hypothermia: tehlikeli derecede düşük çekirdek sıcaklığı

Hypothermia, vücut çekirdek sıcaklığının tehlikeli derecede düştüğü tıbbi bir durum olan hipotermi demektir; klinikte genellikle 35°C'nin altı olarak tanımlanır. Yalnızca sıradan bir üşüme hissi değildir. Bu terim tıpta, ilk yardımda, hava durumu uyarılarında ve soğuğa maruz kalmayla ilgili haberlerde kullanılır. Bu sözcüğü duymak, güvenli biçimde ısıtma ve durumun ağırlığına göre tıbbi bakım gerektirebilen acil bir duruma işaret eder.

Alıştırma

Bu duruma en uygun terim hangisidir? After hours in wet, freezing weather, a person's core temperature is dangerously low.

  1. Frostbite
  2. Hypothermia
  3. Feeling cold
Cevabı göster

Hypothermia

So, in the event that the body is exposed to extreme cold, Notlar

0:20

Dolayısıyla vücut aşırı soğuğa maruz kaldığında,

Dilbilgisi

in the event that: resmî bir koşul

in the event that, gerçekleşmesi olası bir koşulu belirtir. Burada vücudun aşırı soğuğa maruz kalabileceği durumu kurar; bunun zaten gerçekleştiğini söylemez. Yapı in the event that + özne + fiil şeklindedir; sonuç ya da talimat ana cümlede verilir. Genellikle if olarak anlaşılabilir, ancak daha resmî bir tınısı vardır.

Alıştırma

Bu güvenlik talimatında in the event that ne anlama gelir? In the event that the alarm sounds, leave the building.

  1. Alarmın çalmasını engellemek için
  2. Alarmın kesin olarak çalmasından sonra
  3. Alarm çalarsa
Cevabı göster

Alarm çalarsa

Kalıp ifadeler

Is exposed to: edilgen be exposed to yapısı

is exposed to, bir şeyden etkilenmek veya bir şeyle temas hâline gelmek anlamına gelir. Bu cümlede body etkilenen ögedir; extreme cold ise ona etki eden koşuldur. Yapı özne + be + exposed to + kaynak veya koşul şeklindedir. Edilgendir: cümle, maruz kalmaya neyin yol açtığına değil, neyin maruz kaldığına odaklanır. Maruz kalmanın kasıtlı olması gerekmez.

Alıştırma

Laboratuvar raporunu expose fiilinin basit geçmiş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: The samples ____ high temperatures for two hours.

Cevabı göster

were exposed to

within minutes signals are sent from the skin to the hypothalamus,

0:22

dakikalar içinde deriden hipotalamusa sinyaller gönderilir

producing what is known as the thermoeffector response. Kalıp ifadeler

0:26

ve böylece termoefektör yanıt olarak bilinen süreç başlar.

Kalıp ifadeler

what is known as: kabul gören bir terimi tanıtma

Bu cümlede what is known as, ortaya çıkan sonucun kabul gören adını, yani thermoeffector response terimini tanıtır. What, the thing that anlamındaki birleşik bir ilgi cümleciğini başlatır; dolayısıyla bu ifade bir soru değildir. Yeniden kullanılabilir kalıp verb + what is known as + noun phrase biçimindedir. Resmî açıklama metinlerinde X is Y gibi doğrudan bir tanım kullanmadan kabul gören bir adın sunulmasını sağlar.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki dört sözcüklü adlandırma kalıbıyla tamamlayın: The sudden closure of the valve produces ____ water hammer.

Cevabı göster

what is known as

First, the blood vessels in our skin narrow,

0:29

İlk olarak, derimizdeki kan damarları daralır;

allowing the body to maintain its core temperature

0:31

bu sayede vücut iç sıcaklığını koruyabilir,

by reducing the blood flow on its surface,

0:33

çünkü yüzeyindeki kan akışı azalır.

known as vasoconstriction.

0:35

Bu olaya vazokonstriksiyon denir.

Additionally, brown adipose tissue located throughout the body also activates

0:37

Ayrıca, vücudun dört bir yanındaki kahverengi yağ dokusu da etkinleşir

using high levels of glucose and lipids

0:41

ve yüksek miktarda glikoz ile lipit kullanarak

to produce heat via a process called non-shivering thermogenesis. Kalıp ifadeler

0:43

titremesiz termojenez adı verilen bir süreçle ısı üretir.

Kalıp ifadeler

via a process called: mekanizmayı adlandırma

Bu cümlede via a process called, hem ısının nasıl üretildiğini hem de bu mekanizmanın adını, yani non-shivering thermogenesis terimini gösterir. Via, by means of anlamına gelir; called ise process sözcüğünü niteleyen ve that is called ifadesine denk olan bir geçmiş zaman ortacıdır. Yeniden kullanılabilir kalıp result or action + via a process called + technical term biçimindedir. Mekanizma ile adını tek bir resmî isim öbeğinde yoğunlaştırır.

Alıştırma

Teknik açıklamayı mekanizmayı belirten ve adlandıran hedef kalıpla tamamlayın: The filter removes salt ____ reverse osmosis.

Cevabı göster

via a process called

But if all else fails, Deyimler

0:48

Ama bunların hiçbiri işe yaramazsa,

our body undergoes shivering thermogenesis

0:49

vücudumuz titremeli termojenez sürecine girer;

as a last-ditch effort. Deyimler

0:52

bu, son çaredir.

Deyimler

if all else fails: başka her şey başarısız olursa

“If all else fails”, “diğer bütün yöntemler veya çözümler başarısız olursa” demektir. Burada all else, fails fiilinin öznesidir; bir kişiyi değil, vücudun sıcak kalmak için kullandığı diğer bütün yolları ifade eder. If ile başlayan yan cümle, yedek bir çözümün kullanılma koşulunu belirler. Ana cümledeki eylemin ancak önceki seçenekler işe yaramadıktan sonra gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

Diğer bütün seçeneklerin başarısız olması anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: We will try the two main repair methods first. If ____, we will replace the machine.

Cevabı göster

all else fails

Deyimler

as a last-ditch effort: son ve çaresiz bir çaba olarak

“As a last-ditch effort”, “daha iyi seçenekler başarısız olduktan sonra son ve çaresiz bir girişim olarak” demektir. Bu cümlede titreme termojenezini, vücudun yeterli ısı üretmek için yaptığı son girişim olarak tanımlar. Last-ditch, effort kelimesini niteleyen kalıplaşmış bir birleşik sıfattır. Ditch burada gerçek anlamında değildir; ifade aciliyet ve çok az seçeneğin kalmış olması duygusunu katar.

Alıştırma

Diğer seçenekler başarısız olduktan sonra yapılan son ve çaresiz girişimi anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The rescue team drilled a second tunnel ____ to reach the trapped workers.

Cevabı göster

as a last-ditch effort

By constantly contracting our skeletal muscles, Dilbilgisi

0:53

İskelet kaslarımızı durmaksızın kasarak

our body induces shivering in an attempt to produce enough heat to prevent hypothermia. Kalıp ifadeler

0:56

vücudumuz, hipotermiyi önleyecek kadar ısı üretmek için titremeyi başlatır.

Dilbilgisi

By constantly contracting: by + -ing ile yöntem açıklamak

Burada "By constantly contracting", “Vücut titremeyi nasıl tetikler?” sorusunu yanıtlar. by + -ing yapısı, ana cümledeki sonucu ortaya çıkaran yöntemi veya mekanizmayı belirtir. "Constantly", "contracting" sözcüğünü niteler ve "our skeletal muscles", "contracting" fiilinin nesnesidir. "contracting" eyleminin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan "our body"dir. by sözcüğünün buradaki kullanımı bir son tarih belirlemez veya edilgen bir eylemin yapanını belirtmez. Bir sürecin nasıl işlediğini ya da birinin bir sonuca nasıl ulaştığını açıklamak için by + -ing yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Yöntem bildiren ifadeyi by + -ing ve lower fiiliyle tamamlayın: You can save battery power ____ the screen brightness.

Cevabı göster

by lowering

Kalıp ifadeler

in an attempt to: başarıyı garanti etmeden amaç belirtmek

Burada "in an attempt to", titremeyi tetiklemenin amacını, yani hipotermiyi önlemeye yetecek kadar ısı üretmeyi belirtir. Yapı in an attempt to + fiilin yalın hâlidir; buradaki fiil "produce" sözcüğüdür. Bu ifade, eylemi bir girişim olarak sunar; bu nedenle amaca kesinlikle ulaşıldığını garanti etmez.

Alıştırma

Cümleyi attempt ile kurulan dört sözcüklü amaç ifadesiyle tamamlayın: The engineers tested a new material ____ reduce the bridge's weight.

Cevabı göster

in an attempt to

However, if you remain exposed to the cold

1:00

Ancak soğuğa maruz kalmaya devam ederseniz,

within 30 minutes, you could get frostbite, Kalıp ifadeler

1:03

30 dakika içinde soğuk ısırması yaşayabilirsiniz;

which is when your skin and other tissues literally begin to freeze. Dilbilgisi

1:05

bu durumda cildiniz ve diğer dokularınız kelimenin tam anlamıyla donmaya başlar.

Kalıp ifadeler

Get frostbite: get + hastalık veya yaralanma

get frostbite ifadesindeki get, “elde etmek” değil, “bir rahatsızlığı geliştirmek” veya “ondan etkilenmeye başlamak” anlamına gelir. Frostbite, vücut dokusu donduğunda oluşan yaralanmadır. get + hastalık veya yaralanma kalıbı, rahatsızlığın başlamasına odaklanır: get sick, get sunburned veya get heatstroke.

Alıştırma

Uyarıyı “soğuk ısırması yaşamak” anlamındaki tam get + rahatsızlık ifadesiyle tamamlayın: Without warm gloves, you could ____.

Cevabı göster

get frostbite

Dilbilgisi

Which is when: bir durumu tanımlamak

Burada which, frostbite ifadesine geri gönderme yapar; is when ise onu tanımlayan durumu, yani cilt ve diğer dokuların donmaya başlamasını anlatır. which is when bir bütün olarak yaklaşık “ve bu, ... olduğu aşama veya durumdur” demektir. Bu yapı, konuşanın önce bir şeyin adını vermesini, sonra o aşamada ne olduğunu açıklamasını sağlar. Which ve when aynı açıklayıcı ilgi cümleciğinde birlikte çalışır; soru sözcüğü olarak kullanılmazlar.

Alıştırma

Belirli bir aşamada ne olduğunu gösteren ifadeyi seçin: The museum closes for maintenance at noon, ___ the repair team starts work.

  1. which is when
  2. which is why
  3. which is where
Cevabı göster

which is when

Developing ice crystals endanger your cells by damaging their cell membranes,

1:09

Oluşan buz kristalleri, hücre zarlarına zarar vererek hücrelerinizi tehlikeye atar

causing intracellular dehydration due to water leaking out from them.

1:14

ve hücrelerdeki su dışarı sızdığı için hücre içi su kaybına yol açar.

The cells then begin to die

1:18

Ardından hücreler ölmeye başlar

and the ice crystals continue to expand, damaging neighboring cells.

1:19

ve buz kristalleri genişlemeyi sürdürerek komşu hücrelere de zarar verir.

In response, the body tries to prevent frostbite in our skin through vasodilation,

1:23

Buna karşılık vücut, vazodilatasyon yoluyla cildimizde soğuk ısırmasını önlemeye çalışır;

which allows increased blood flow to warm the skin cells.

1:27

bu da cilt hücrelerini ısıtmak için kan akışının artmasını sağlar.

However, this runs counter to the thermoeffector response, Kalıp ifadeler

1:31

Ancak bu, termoefektör yanıtla ters düşer;

which again works to maintain our core temperature through vasoconstriction.

1:34

çünkü bu yanıt, vazokonstriksiyon yoluyla vücut iç sıcaklığımızı yine korumaya çalışır.

Kalıp ifadeler

runs counter to: işlevsel çatışma ifade etmek

Bu cümlede runs counter to, bir şeyin başka bir şeyle çatışan veya onu zayıflatan bir yönde hareket etmesi anlamına gelir. Vazodilatasyonun ısıtıcı etkisi, görevi vazokonstriksiyonla vücudun çekirdek ısısını korumak olan termoefektör tepkiyle çatışır. X runs counter to Y kalıbı, X’in Y’nin amacı, ilkesi, beklentisi veya kanıtıyla bağdaşmadığını gösterir. Yalnızca X is different from Y demekten daha güçlü ve yönü belirgin bir çatışma ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi ‘çatışır’ anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The decision ____ our stated values.

Cevabı göster

runs counter to

As a result, our body goes through cycles of vasodilation and vasoconstriction, Notlar

1:38

Sonuç olarak vücudumuz, vazodilatasyon ve vazokonstriksiyon döngülerine girer;

thawing and freezing our skin over and over again,

1:42

cildimiz tekrar tekrar çözülüp donar

and causing even more damage.

1:45

ve böylece daha da fazla zarar görür.

Kalıp ifadeler

goes through cycles of: zaman içinde yinelenen evreler

Burada goes through cycles of, değişen durumlar dizisini tekrar tekrar deneyimlemek anlamına gelir. Vücut vazodilatasyon ile vazokonstriksiyon arasında gidip gelir; bu nedenle ifade değişimleri tek seferlik bir olay değil, yinelenen bir düzen olarak sunar. Özne + go through cycles of + isim veya -ing biçimi yapısı, özne zaman içinde farklı evrelere tekrar tekrar girdiğinde kullanışlıdır. Burada go through, fiziksel olarak bir yerin içinden geçmek değil, bir şeyi deneyimlemek anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi ‘evreleri tekrar tekrar deneyimler’ anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The local economy ____ expansion and contraction.

Cevabı göster

goes through cycles of

Kelime

vasodilation ve vasoconstriction: zıt damar değişimleri

Vasodilation kan damarlarının genişlemesi, vasoconstriction ise daralmasıdır. vaso- birleşim biçimi kan damarlarını ifade eder; dilation ve constriction ise zıt yönlerdeki değişimleri belirtir. Bu cümlede and, iki terimi eş anlamlı sözcükler olarak değil, bir döngünün dönüşümlü aşamaları olarak bağlar. Vasodilation cilde giden kan akışının artmasıyla ilişkilidir; vasoconstriction çevresel kan akışını azaltır ve ısının vücudun merkezinde korunmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi iki tıbbi terimle doğru sırada tamamlayın: When blood vessels widen, that is ____; when they narrow, that is ____.

Cevabı göster

vasodilation · vasoconstriction

But our skin isn't the only spot that will freeze under extreme cold temperatures. Dilbilgisi

1:47

Ama aşırı soğukta donacak tek yer cildimiz değildir.

Dilbilgisi

Donacak tek bölge değil

X isn't the only Y that... kalıbı, X'in tanıma uyduğunu ancak en az bir başka Y'nin de uyduğunu belirtir. Burada cilt donabilir; düzeltme donma eylemine değil, only sözcüğünün ima ettiği sınırlı kapsama yöneliktir. Bu yapı, açıklamayı bilinen bir örnekten başka durumlara taşımak için sık kullanılır. But, konuşanın dinleyicinin olası beklentisini düzelttiğini veya genişlettiğini gösterir.

Alıştırma

“Our skin isn't the only spot that will freeze” ne anlama gelir?

  1. Cildimiz donmayacak, ancak başka bir bölge donacak.
  2. Cildimiz donabilir ve en az bir başka bölge de donabilir.
  3. Yalnızca cildimiz donacak.
Cevabı göster

Cildimiz donabilir ve en az bir başka bölge de donabilir.

If you're in extreme cold, windy weather,

1:51

Aşırı soğuk ve rüzgârlı bir havadaysanız,

your corneas can freeze, too.

1:54

kornealarınız da donabilir.

The protective layer of tears covering the cornea can dry,

1:56

Kornealarınızı kaplayan koruyucu gözyaşı tabakası kuruyabilir;

making your eyes sensitive to light and causing eyelid spasms. Dilbilgisi

1:59

bu da gözlerinizi ışığa karşı hassaslaştırıp göz kapağı spazmlarına yol açabilir.

Dilbilgisi

Paralel sonuç yapıları olarak making ... and causing ...

Virgülden sonra iki eşgüdümlü present participle yapısı gelir: making your eyes sensitive to light ve causing eyelid spasms. İkisi de koruyucu gözyaşı tabakasının kurumasının sonuçlarını ifade eder. Making ve causing paralel yapılardır: yeni özneleri olan ayrı cümlecikler başlatmak yerine önceki cümlecikle aynı sonuç ilişkisini kurarlar. Bu kalıp, açıklayıcı metinlerde tek bir nedene birden fazla sonucu kısa ve düzenli biçimde bağlamayı sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, önceki tek bir olayın iki sonucunu göstermek için iki paralel -ing yapısı kullanıyor?

  1. The storm damaged the power lines because several homes went dark and the clinic closed.
  2. The storm damaged the power lines, leaving several homes dark and forcing the clinic to close.
  3. The storm damaged the power lines, and leaving several homes dark forced the clinic to close.
Cevabı göster

The storm damaged the power lines, leaving several homes dark and forcing the clinic to close.

Luckily, your corneas can thaw if you get yourself out of the cold quickly, Öbek fiiller

2:03

Neyse ki soğuktan hızla çıkarsanız kornealarınız çözülebilir,

but if frozen long enough, you can cause permanent damage. Dilbilgisi

2:06

ama yeterince uzun süre donmuş kalırlarsa kalıcı hasar görebilirler.

Öbek fiiller

get yourself out of the cold: soğuk ortamdan çıkmak

Get yourself out of the cold, soğuk ortamdan ayrılıp daha sıcak veya güvenli bir yere ulaştığınızdan emin olmak anlamına gelir. Buradaki get, birini yeni bir konuma getirmeyi anlatır; elde etmek anlamında değildir. Dönüşlülük zamiri kişiye göre değişir: get myself, yourself, himself vb. Out of, kaçılan yeri veya zararlı durumu belirtir. Bu cümlede quickly, ayrılma eyleminin tamamını niteler ve kalıbın bir parçası değildir.

Alıştırma

Vurgulanan kalıbı kullanarak acil talimatı tamamlayın: If you see flames in the hallway, ____ the building immediately.

Cevabı göster

get yourself out of

Dilbilgisi

if frozen long enough: kısaltılmış edilgen koşul yapısı

Bu cümlede if frozen long enough, 'kornealarınız yeterince uzun süre donmuş durumda kalırsa' anlamına gelir. Frozen, edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır. Tam yan cümle if your corneas are frozen long enough olurdu; özne ve are söylenmemiştir. Long enough bir süre eşiğini anlatır: donma, kalıcı hasara yol açabilecek noktaya kadar sürer. Fiziksel uzunluğu ifade etmez.

Alıştırma

Cümledeki if frozen long enough ifadesinin amaçlanan anlamını en iyi hangi tam koşul cümlesi verir?

  1. if your corneas freeze something for a sufficiently long time
  2. if your corneas are frozen for a sufficiently long time
  3. if you stay in the cold for a sufficiently long time
Cevabı göster

if your corneas are frozen for a sufficiently long time

Now, several factors, including body composition,

2:09

Vücut yapısı da dâhil olmak üzere çeşitli etkenler—

clothing, temperature, and the environment,

2:12

giysiler, sıcaklık ve çevresel koşullar—

determine how quickly your core body temperature drops. Dilbilgisi

2:14

vücut iç sıcaklığınızın ne kadar hızlı düşeceğini belirler.

Dilbilgisi

determine how quickly + özne + fiil

Burada determine, 'kişisel bir karar vermek' değil, 'kontrol etmek veya belirlemek' anlamına gelir. Sıralanan etkenler, çekirdek vücut sıcaklığının düşme hızını etkiler. How quickly your core body temperature drops, determine fiilinin nesnesi olarak görev yapan gömülü bir wh yan cümlesidir. Doğrudan soru olmadığı için how quickly + özne + fiil biçimindeki düz cümle sırasını kullanır; how quickly does + özne + fiil sırasını kullanmaz.

Alıştırma

Hangi cümle determine fiilinden sonra gömülü bir how yan cümlesini doğru kullanır?

  1. The weather determines how quickly does the paint dry.
  2. The weather determines how does quickly the paint dry.
  3. The weather determines how quickly the paint dries.
Cevabı göster

The weather determines how quickly the paint dries.

For example, heat is lost much more quickly in water than in air. Dilbilgisi

2:16

Örneğin, suda ısı kaybı havaya kıyasla çok daha hızlıdır.

Dilbilgisi

much more quickly ... than ... ile karşılaştırma farkını güçlendirmek

much more quickly ifadesinde more quickly, quickly sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; much ise farkın derecesini güçlendirir. Burada ısının suda kaybolma hızının önemli ölçüde daha yüksek olduğu anlatılır. much, ısı veya su miktarını değil, karşılaştırmadaki farkın büyüklüğünü belirtir. than ile başlayan bölüm karşılaştırılan iki koşulu gösterir: in water ve in air. Bu kalıp much + karşılaştırma bildiren zarf + in A + than in B biçiminde başka durumlara aktarılabilir.

Alıştırma

Cümleyi, hız farkının büyük olduğunu belirten ders ifadesiyle tamamlayın: Ice melts ____ in direct sunlight than in the shade.

Cevabı göster

much more quickly

Those who were submerged in the icy waters

2:21

Buz gibi sulara gömülenler,

after the sinking of the Titanic

2:23

Titanic'in batmasının ardından

may have lasted only 15 minutes. Dilbilgisi

2:25

yalnızca 15 dakika dayanabilmiş olabilir.

Dilbilgisi

may have lasted: geçmiş hakkında temkinli bir çıkarım

May have lasted, may kip belirtecini perfect yapıdaki have ve lasted geçmiş zaman ortacıyla birleştirir. Geçmiş bir durum hakkında temkinli bir çıkarım yapar: Bu kişiler yalnızca 15 dakika hayatta kalmış veya dayanmış olabilir, ancak kesin süre bilinmemektedir. Bu yapıda may izin değil, olasılık bildirir. have lasted perfect yapısı bu belirsiz olasılığı geçmişe yerleştirir; last burada belli bir süre hayatta kalmaya veya dayanmaya devam etmek anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümle eski köprünün geçmişte ne kadar daha kullanılabilir kaldığı hakkında temkinli ve belirsiz bir tahminde bulunur?

  1. The old bridge may have lasted another decade.
  2. The old bridge may last another decade.
  3. The old bridge must have lasted another decade.
Cevabı göster

The old bridge may have lasted another decade.

This is because during the advanced stage of hypothermia,

2:27

Bunun nedeni, hipoterminin ileri evresinde

your organs begin to fail.

2:30

organlarınızın iflas etmeye başlamasıdır.

Your breathing rate slows, you lose coordination,

2:31

Solunumunuz yavaşlar ve koordinasyonunuzu kaybedersiniz;

your heart rate begins to slow down,

2:34

kalp atış hızınız düşmeye başlar

and your body even stops shivering.

2:36

ve vücudunuz titremeyi bile bırakır.

One of the last symptoms of advanced stage hypothermia is delirium. Dilbilgisi

2:38

İleri evre hipoterminin son belirtilerinden biri deliryumdur.

Dilbilgisi

One of the last symptoms: çoğul isim, tekil fiil

One of the last symptoms, “son belirtiler grubundan seçilen bir belirti” anlamına gelir. one of the + üstünlük veya sınırlama bildiren sıfat + sayılabilen isim kalıbında, of sonrasındaki isim grubu adlandırdığı için çoğul olur. Öznenin dilbilgisel başı symptoms değil one'dır. Bu yüzden cümlede tekil fiil is kullanılır: One of the last symptoms ... is delirium.

Alıştırma

Cümleyi symptom sözcüğünün çoğul biçimiyle tamamlayın: One of the most common ____ of dehydration is dizziness.

Cevabı göster

symptoms

A survey of cases in which death was caused by hypothermia Anlatım akışı

2:41

Hipoterminin ölüme yol açtığı vakaları inceleyen bir araştırma,

found that in 25% of the cases,

2:44

vakaların yüzde 25'inde

Anlatım akışı

A survey of ... found that: kaynaktan bulguya uzanan yapı

A survey of cases, kanıtın kaynağını belirtir. Uzun in which yan cümlesi yalnızca hangi vakaların araştırıldığını sınırlar; ana bilgi çerçevesini değiştirmez. Ana fiil found, araştırmanın neyi ortaya çıkardığını bildirir; that ise sonuç cümleciğini başlatır. Yeniden kullanılabilen kalıp A survey/study/review of X found that Y şeklindedir: önce kaynak, sonra bulgu gelir. Burada found, “bir şeyin yerini buldu” değil, “bir bulguya ulaştı” anlamındadır.

Alıştırma

Raporlama kalıbını A review of ... found that ile tamamlayın: ____ 500 training records ____ employees with mentors were more likely to finish.

Cevabı göster

A review of · found that

the victims had undressed before they died. Dilbilgisi

2:47

kurbanların ölmeden önce soyunduğunu ortaya koydu.

Dilbilgisi

had undressed before they died: daha önceki geçmiş olayı belirtme

had undressed ifadesindeki had, “sahipti” anlamındaki asıl fiil değil, yardımcı fiildir. Had + geçmiş zaman ortacı, past perfect yapısını oluşturur; undressed, undress fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Past perfect, soyunma eylemini başka bir geçmiş olaydan, yani ölümden daha önceye yerleştirir. Before yan cümlesinde simple past kullanılırken had undressed daha önceki eylemi açıkça işaretler.

Alıştırma

Cümleyi leave fiilinin past perfect biçimiyle tamamlayın: By the time we arrived, the guests ____.

Cevabı göster

had left

In one case, victims had neatly folded their clothes beside them

2:50

Bir vakada, kurbanlar giysilerini yanlarına özenle katlamış

and froze to death in the snow.

2:53

ve karda donarak ölmüştü.

Why would this happen?

2:55

Peki bu neden olur?

One theory is that the brain damage that results from the extreme cold Notlar

2:56

Bir teoriye göre, aşırı soğuğun yol açtığı beyin hasarı

Anlatım akışı

One theory is that: doğrulanmamış bir açıklama sunma

One theory is that olası bir açıklamayı sunar ve that yan cümlesi bu teorinin içeriğini verir. One, başka açıklamaların da bulunabileceğini gösterir. Bu kalıp, ardından gelen iddiayı doğrulanmış bir gerçek veya tek olası neden olarak değil, değerlendirilmesi gereken bir öneri olarak düzenler.

Alıştırma

Bir araştırmacı henüz açıklanmamış bir örüntüyü tartışıyor ve yalnızca olası açıklamalardan birini sunmak istiyor. Hangi başlangıç bu belirsizliği en iyi korur?

  1. The only explanation is that the pattern is caused by temperature changes.
  2. One theory is that the pattern is caused by temperature changes.
  3. The fact is that the pattern is caused by temperature changes.
Cevabı göster

One theory is that the pattern is caused by temperature changes.

Kalıp ifadeler

“results from” bir sonucu nedenine bağlar

Bu cümlede “results from”, beyin hasarını onun nedenine bağlar: Hasar, aşırı soğuk nedeniyle meydana gelir. Özne sonucu, “from”dan sonraki isim öbeği ise nedeni belirtir. result from yapısını sonuç + result from + neden düzeninde kullanın. Burada tekil özne olan “brain damage”, “results” biçimini alır.

Alıştırma

Cümleyi result from ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The airport closure ____ severe ice on the runway.

Cevabı göster

resulted from

causes people to think that they're burning up, Deyimler

2:59

insanlara yanıp tutuştuklarını düşündürür;

so they strip naked and cool down. Kalıp ifadeler

3:01

bu yüzden çırılçıplak soyunup serinlemeye çalışırlar.

Deyimler

“burning up” ile aşırı sıcak hissetmeyi anlatmak

Bu cümlede “burning up”, dayanılmaz derecede sıcak hissetmek anlamına gelir. İnsanlar yalnızca çok sıcak olduklarını düşünür; gerçekten alevler içinde oldukları anlamına gelmez. Bir kişi “I’m burning up” dediğinde, bu ifade genellikle bazen ateşten kaynaklanan yoğun vücut sıcaklığı hissini anlatır. Bunun mecaz anlam mı yoksa ateşte tamamen yanmak şeklindeki gerçek anlam mı olduğunu bağlam gösterir.

Alıştırma

Yüksek ateşi olduğunu gördükten sonra Leo, “I’m burning up.” diyor. Büyük olasılıkla ne demek istiyor?

  1. Kendini aşırı sıcak hissediyor.
  2. Kıyafetleri gerçekten yanıyor.
  3. Cildinde küçük bir yanık var.
Cevabı göster

Kendini aşırı sıcak hissediyor.

Kalıp ifadeler

strip naked: bütün giysileri çıkarmak

Burada strip naked, “üzerindeki bütün giysileri çıkarmak” anlamına gelir. Strip eylemi bildiren fiildir; naked ise eylemden sonra ulaşılan durumu anlatan bir sonuç tümlecidir. Bu cümlede ifade, ağır hipotermi sırasında görülen paradoksal soyunma davranışını anlatır. Serinlemek için verilmiş bir tavsiye değildir ve strip burada “şeritler hâlinde yırtmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadenin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After falling into the river, Maya ____ before putting on dry clothes.

Cevabı göster

stripped naked

Another theory suggests that the muscles that cause cutaneous vasoconstriction

3:03

Başka bir teori, ciltteki kan damarlarımızı daraltan kasların

in our blood vessels get exhausted

3:07

yorulup tükendiğini

and cause blood from our core to rush to the surface of our body, Kalıp ifadeler

3:09

ve bunun, vücudumuzun merkezindeki kanın yüzeye hücum etmesine neden olarak

resulting in a hot flash.

3:12

ani bir sıcak basmasına yol açtığını öne sürer.

Kalıp ifadeler

rush to the surface: dış yüzeye doğru hızlı hareket

rush to the surface ifadesinde rush “çok hızlı hareket etmek”, to the surface ise varış noktasını belirtir. Özne, vücudun merkezinden gelen kandır; bu nedenle ifade kanın vücudun dış kısımlarına hızla ilerlediği bir görüntü oluşturur ve bilinçli bir eylem anlatmaz. X rushes to Y kalıbı, tarafsız move to ifadesinde bulunmayan hız ve ani hareket duygusunu ekler. Sıvıların, havanın, insanların veya başka şeylerin bir yere hızla hareket etmesini anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi “hızla en üste hareket etti” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After the underwater vent erupted, hot water ____.

Cevabı göster

rushed to the surface

This is all pretty bleak, Kelime

3:13

Bütün bunlar oldukça iç karartıcı,

but if you find someone who appears to be frozen to death,

3:15

ama donarak ölmüş gibi görünen birini bulursanız,

you may want to warm them up. Ton ve niyet

3:17

onu ısıtmaya çalışabilirsiniz.

Kelime

pretty bleak: pretty sözcüğünün gündelik derece zarfı olarak kullanımı

pretty bleak ifadesinde pretty, "oldukça" veya "epey" anlamına gelen gündelik bir derece zarfıdır. Bleak sözcüğünün derecesini artırır; burada "güzel" anlamına gelmez. Bleak, umut etmek için çok az neden bırakan bir durumu veya geleceğe ilişkin görünümü anlatır. pretty bleak birlikte oldukça karamsar bir değerlendirme ifade eder. Aktarılabilir kalıp pretty + sıfat veya zarf biçimindedir ve gündelik dilde orta derecede güçlü bir değerlendirme yapmak için kullanılır.

Alıştırma

"After the funding was cut, the project's future looked pretty bleak," cümlesinde pretty bleak ne anlama gelir?

  1. oldukça iç karartıcı
  2. biraz belirsiz
  3. görsel olarak çekici
Cevabı göster

oldukça iç karartıcı

Ton ve niyet

may want to: bir öneriyi yumuşatmak

you may want to warm them up ifadesinde may want to, bir eylemi dolaylı biçimde önermenin yoludur. Konuşan kişi esas olarak dinleyicinin bu eylemi yapmak isteyip istemediğini sormaz; bu ifade, aksi hâlde emir gibi gelebilecek sözü yumuşatır. you may want to + fiilin yalın hâli kalıbı, nazikçe tavsiye veya hatırlatma yapmak için kullanışlıdır. Konuşan kişi eylemi mantıklı bulsa bile dinleyiciye bir miktar seçim hakkı bırakır.

Alıştırma

Hangi cümle, dinleyiciye seçim hakkı bırakırken yumuşatılmış bir öneride bulunur?

  1. You may want to save a copy before editing the file.
  2. You must save a copy before editing the file.
  3. I want you to save a copy before editing the file.
Cevabı göster

You may want to save a copy before editing the file.

An aptly named paper, "No One Is Dead Until Warm and Dead," Notlar

3:19

Son derece yerinde bir başlığı olan “Isıtılıp Hâlâ Ölü Olduğu Görülmeden Kimse Ölü Sayılmaz” adlı makale,

chronicles a patient with hypothermia caused by drowning with no signs of life. Kalıp ifadeler

3:22

boğulma nedeniyle hipotermiye giren ve hiçbir yaşam belirtisi göstermeyen bir hastanın öyküsünü anlatır.

Kalıp ifadeler

aptly named: adın tam olarak uygun olması

aptly named ifadesinde aptly, “özellikle uygun veya yerinde bir biçimde” anlamına gelir. Bu ifade, bir ad ile adlandırdığı şey arasındaki ilişkiyi değerlendirir: ad, konunun içeriğini veya belirleyici özelliğini isabetli biçimde yansıtır. Burada makalenin başlığının sıra dışı hipotermi vakasını ve bunun arkasındaki tıbbi ilkeyi doğru biçimde özetlediğini belirtir. Yalnızca ifadenin zekice ya da kulağa hoş gelmesini değil, başlık ile içerik arasındaki uyumu över.

Alıştırma

Adın konuyla tam olarak uyuştuğunu belirten iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The newsletter, called "Monday Momentum," is ____ because it offers a fresh plan for the week every Monday.

Cevabı göster

aptly named

Kültür

Hipotermi özdeyişi olarak “No One Is Dead Until Warm and Dead”

Başlık, ağır hipotermide kullanılan bir klinik ilkeyi özetler: Vücudu aşırı derecede soğuk olan biri belirgin yaşam belirtisi göstermeyebilir, ancak yeniden ısıtılırken hâlâ hayata döndürülme olasılığı bulunabilir. Bu ifadede warm, vücudun ölümün daha güvenilir biçimde değerlendirilebileceği bir sıcaklığa kadar yeniden ısıtılması anlamına gelir. Bu söz, akılda kalıcı bir tıbbi özdeyiştir; kelimesi kelimesine bir garanti değildir. Makalenin, yeniden ısıtma tamamlanmadan önce görünürde cansız olan boğulma vakasındaki hastayı neden hâlâ kurtarılabilir kabul ettiğini açıklar.

Alıştırma

Bu bağlamda makale başlığının en doğru yorumu hangisidir?

  1. Yeniden ısıtma tamamlanmadan önce, ağır hipotermisi olan ve ölü görünen biri hâlâ hayata döndürülebilir.
  2. Doktorlar tedaviye başlamadan önce hastanın kendini sıcak hissetmesini beklemelidir.
  3. Boğulan herkes ısıtılınca iyileşir.
  4. Vücut sıcaklığı, ölümün tek yasal ölçütüdür.
Cevabı göster

Yeniden ısıtma tamamlanmadan önce, ağır hipotermisi olan ve ölü görünen biri hâlâ hayata döndürülebilir.

Kalıp ifadeler

no signs of life: nihai doğrulama değil, gözlemlenen durum

Bu cümlede no signs of life, o anda solunum, nabız, hareket veya tepki gibi dışarıdan gözlemlenebilen yaşam belirtilerinin tespit edilemediği anlamına gelir. Acil durum veya tıp bağlamında gözlemlenen bir durumu anlatan resmî bir ifadedir. Bu ifade tek başına ölümün geri döndürülemez olduğunu ya da resmen doğrulandığını söylemez. Daha sonraki değerlendirme veya tedavi sonucu değiştirebilir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Bir acil durum raporunda no signs of life, geri döndürülemez ölümün tıbben veya hukuken kesin olarak doğrulandığı anlamına her zaman gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

This patient was successfully resuscitated

3:27

Bu hasta başarıyla hayata döndürüldü;

with a 3-hour bypass surgery

3:29

bunun için üç saatlik bir baypas ameliyatıyla

used to warm his body. Dilbilgisi

3:31

vücudu ısıtıldı.

Dilbilgisi

used to warm his body: geçmiş zaman ortacı ve amaç bildiren mastar

Burada used, a 3-hour bypass surgery ifadesini niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır. Açık hâli a 3-hour bypass surgery that was used to warm his body şeklindedir: Ameliyat bu amaçla kullanılmıştır. to warm mastarı ameliyatın amacını belirtir. Bu, geçmişteki bir alışkanlığı anlatan used to + fiilin yalın hâli yapısı değildir.

Alıştırma

"The clinic bought a machine used to sterilize instruments," cümlesindeki used to sterilize instruments ne anlama gelir?

  1. Makine, aletleri sterilize etmek amacıyla kullanılır.
  2. Makine geçmişte aletleri düzenli olarak sterilize ederdi, ancak artık etmiyor.
  3. Makine aletleri sterilize etmeye alışkındır.
Cevabı göster

Makine, aletleri sterilize etmek amacıyla kullanılır.

Though parts of his body required amputation, Dilbilgisi

3:32

Vücudunun bazı bölümlerinin kesilerek alınması gerekse de,

in 11 weeks he successfully recovered

3:34

11 hafta içinde başarıyla iyileşti

with normal neurological function.

3:37

ve nörolojik işlevleri normale döndü.

Dilbilgisi

Beklenmedik ana sonucu sunan Though

Though, ödünleme bildiren bir yan cümleyi başlatır. İlk cümlecik ciddi bir engeli kabul ederken ana cümle, buna rağmen gerçekleşen beklenmedik sonucu verir. Baştaki though cümleciği ana mesajı değil, arka planı sunar. Ardından virgül koyun ve ana cümleden önce ayrıca but eklemeyin: Though X, Y kullanılır; Though X, but Y kullanılmaz.

Alıştırma

Ödünleme cümleciğini hangi sözcük doğru biçimde başlatır? ___ the task was difficult, Maya finished it before lunch.

  1. Because
  2. Though
  3. But
Cevabı göster

Though

Just remember, when the temperature starts to drop,

3:38

Unutmayın: sıcaklık düşmeye başladığında

do everything you can to stay warm Kalıp ifadeler

3:41

ısınmak için elinizden geleni yapın,

because your body can only do so much Deyimler

3:42

çünkü vücudunuzun yapabilecekleri

to fight the extreme cold.

3:44

aşırı soğukla savaşırken sınırlıdır.

Kalıp ifadeler

do everything you can to + fiilin yalın hâli

Do everything you can to + fiilin yalın hâli, bir hedefe ulaşmak için elinizdeki gerçekçi her türlü çabayı veya yöntemi kullanmak anlamına gelir. Buradaki hedef stay warm eylemidir. Everything, gerçekten yapabileceklerinizle sınırlıdır; hayal edilebilecek her eylemi sözcüğü sözcüğüne yapmak demek değildir. Bu kalıp gerçek sınırları kabul ederken güçlü bir öğüt verir. Hedef eylemden önce to sözcüğünü koruyun: do everything you can to stay warm.

Alıştırma

Acil öğüdü “eldeki her türlü çabayı kullanmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Your application is due today, so ____ submit it before the office closes.

Cevabı göster

do everything you can to

Deyimler

can only do so much: bir sınırı ifade etmek

Bu cümlede can only do so much, “yardım etme veya bir durumla başa çıkma kapasitesi sınırlı olmak” anlamına gelir. İfade, vücudun ne kadar çok şey yapabildiğini övmez; only, so much ifadesini vücudun aşırı soğukla mücadele etme becerisi için bir üst sınıra dönüştürür. subject + can only do so much kalıbı, çabanın veya becerinin bir sınırı olduğunda kullanılabilir ve çoğu zaman daha fazla ilerlemeyi engelleyen koşul sonradan eklenir.

Alıştırma

Teknisyenlerin pratik bir sınıra ulaştığını gösteren ifadeyle cümleyi tamamlayın: Without the security code, our technicians ____.

Cevabı göster

can only do so much

So, what are the techniques to help your body survive freezing to death?

3:45

Peki vücudunuzun donarak ölmekten kurtulmasına yardımcı olacak teknikler neler?

We made a video of step-by-step strategies

3:49

Adım adım uygulanabilecek stratejileri anlattığımız bir video hazırladık;

to stay alive if you're ever trapped

3:51

bir gün mahsur kalırsanız bu stratejiler

in the extreme cold.

3:53

aşırı soğukta hayatta kalmanızı sağlayabilir.

Click here to learn the life-saving,

3:55

Hayat kurtaran bilgileri öğrenmek için buraya tıklayın;

but also gruesome things you need to know

3:56

ürkütücü olsalar da bunları bilmeniz gerekir

to avoid hypothermia and freezing to death.

3:59

ki hipotermiden ve donarak ölmekten kaçınabilesiniz.

With climate change causing extreme weather, Dilbilgisi

4:01

İklim değişikliği aşırı hava olaylarına yol açarken,

we may all need this info in the future.

4:03

gelecekte hepimiz bu bilgilere ihtiyaç duyabiliriz.

Dilbilgisi

Arka plan çerçevesi olarak With + noun + -ing

With climate change causing extreme weather, bir with + noun + present participle yapısıdır. Climate change, causing fiilinin mantıksal öznesidir ve tüm yapı, ana yargı olan we may all need this information için devam eden bir durumu arka plan olarak sunar. Bu kısa giriş, because gibi tam bir bağlaç cümleciği kullanmadan ana cümleden önce bir durum, eğilim veya neden sunar. Burada with, eşlik veya araç kullanımı değil, “bu durum yaşandığı için” anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi With + noun + -ing yapısını ve rise fiilini kullanarak tamamlayın: ____ prices ____, many families are buying fewer extras.

Cevabı göster

With · rising

And subscribe for more weekly science videos.

4:06

Her hafta yayımlanan yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.