İyi bir duruşun faydaları - Murat Dalkılınç: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video açıklaması: Bu video, duruşun hareketleri, bedensel zorlanmayı, ağrıyı ve hatta duygusal durumu nasıl etkilediğini açıklıyor. Sağlıklı omurga hizalanmasını tarif ederken ergonomik desteğin, düzenli hareketin ve egzersizin kusursuz bir pozisyonda sürekli hareketsiz kalmaktan neden daha önemli olduğunu gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Has anyone ever told you, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bilimsel bir açıklamaya, dinleyicilerin aşina olduğu bir deneyimi sorarak nasıl ilgi çekici bir giriş yapabileceğinizi öğrenin. Bu yöntem soyut bir konuyu izleyicinin hayatıyla ilişkilendirir; sunumlarda, açıklayıcı yazılarda ve eğitim videolarında kullanılabilir. 2. at the small of your back. — Sözcük anlamı ve dil düzeyi: Sırtın alt kısmındaki içe doğru kıvrılan bölgeyi anlatan bu kalıplaşmış ifadeyi anlayın. İfadeyi tanımak yanıltıcı bir kelimesi kelimesine çeviriyi önler; anatomi, duruş, ağrı ve bedensel destek hakkındaki açıklamaları izlemenizi kolaylaştırır. 3. It's also not enough to just have good posture. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Daha kapsamlı bir öneri eklemeden önce tek bir önlemin yeterli olmadığını belirtmek için bu kalıbı kullanın. Burada anlatımı durağan hizalanmadan hareket ve egzersiz gereğine taşıyarak tavsiyeyi daha dengeli ve kesin hâle getirir.
Bu derste
Has anyone ever told you ...? ile dinleyiciye yönelik bir giriş yapmak
Has anyone ever told you ...? sorusu, her dinleyiciyi kendi deneyimini hatırlamaya çağırır. Anyone belirli bir kişiyi işaret etmez; ever ise “şimdiye kadarki herhangi bir zamanda” anlamına gelir. Burada soru, konuşmanın başında ilgi çeken bir giriş görevi görür. Konuşmacı önce tanıdık bir anı düşündürür, ardından duruş konusuna geçer. Temel amaç, konuyu dinleyiciyle ilişkilendirmektir; bu sözleri tam olarak kimin söylediğini bulmak değildir.
Alıştırma
Bir konuşmada şu soruyla başlamanın temel amacı nedir: Has anyone ever told you, "Stand up straight?"
- Konuşan kişinin tam olarak kim olduğunu belirlemek
- Olayın hiç yaşanmadığını kanıtlamak
- Dinleyicilerin ortak bir deneyim türünü hatırlamasına yardımcı olmak ve konuyu tanıtmak
Cevabı göster
Dinleyicilerin ortak bir deneyim türünü hatırlamasına yardımcı olmak ve konuyu tanıtmak
Dik bir duruş için Stand up straight
Stand up straight, özellikle sırtı ve omuzları düzelterek bedeni dik tutmaya yönelik doğrudan bir yönergedir. Bu ifadede straight, ayakta dururken alınması gereken duruşu anlatır. Bu üç kelimeyi duruşla ilgili yaygın bir komut olarak birlikte öğrenin. Straight burada “hemen” anlamına gelmez; bu yüzden cümle yalnızca birine hemen sandalyesinden kalkmasını söylemez.
Alıştırma
Burada öğretilen, “duruşunu dik hâle getir” anlamındaki üç kelimelik sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: Please ____ while I measure your height.
Cevabı göster
stand up straight
Or scolded you for slouching at a family dinner? Kalıp ifadeler
0:11Veya bir aile yemeğinde kambur durduğun için seni azarladı mı?
scold someone for doing something: birini bir şey yaptığı için azarlamak
scold someone for doing something kalıbında scold fiilinden sonra gelen kişi eleştiriyi alan kişidir; for ise nedeni belirtir. Burada scolded you for slouching, kötü bir duruşla oturduğun için azarlandığın anlamına gelir. Neden bir eylemse for'dan sonra fiilin -ing biçimi gelir: for slouching, for shouting veya for being late.
Alıştırma
Cümleyi for ve leave fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Dad scolded Leo ____ his wet towel on the floor.
Cevabı göster
for leaving
might be ..., but ...: önce kabul edip sonra karşıt bir noktaya geçmek
might be ..., but ... kalıbı önce bir eleştirinin veya duygunun mümkün olduğunu kabul eder, ardından but sonrasında daha güçlü bir noktaya geçer. Bu cümlede konuşan kişi yorumların can sıkıcı gelebileceğini kabul eder, ancak yine de doğru veya makul olduklarını vurgular. might yalnızca ilk iddiayı bir olasılık olarak sunup yumuşatır. they're not wrong yargısını zayıflatmaz; ana mesaj genellikle but sonrasında gelir.
Alıştırma
Bir dezavantajı kabul edip ardından bir avantajı vurgulamak için might be ... but ... yapısını kullanın: This backpack ____ heavy, ____ it is very durable.
Cevabı göster
might be · but
the way you hold your body when you're sitting or standing, Dilbilgisi
0:19yani otururken veya ayaktayken vücudunu tutuş şeklin,
is the foundation for every movement your body makes Deyimler
0:22vücudunun yaptığı her hareketin temelidir
Açıklayıcı ek bilgi olarak the way + yan cümle
the way you hold your body when you're sitting or standing ifadesi, “otururken veya ayaktayken bedeninizi nasıl tuttuğunuz ya da konumlandırdığınız” anlamına gelir. the way + özne + fiil yapısı, bir eylemin nasıl yapıldığını anlatır. Burada bu ifade posture sözcüğünün hemen ardından gelir ve onu daha basit sözlerle yeniden açıklar. Virgüller bunun ek açıklayıcı bilgi olduğunu gösterir; cümlenin ana yapısı yine Your posture is the foundation for every movement your body makes şeklindedir.
Alıştırma
“Fikirlerinizi düzenleme biçiminiz” anlamını doğal biçimde veren ve organization adından sonra kullanılabilen ifade hangisidir?
- the way how you organize your ideas
- the way you organize your ideas
- the way of you organize your ideas
Cevabı göster
the way you organize your ideas
Soyut bir temel anlamında the foundation for ...
Foundation sözcüğü gerçek anlamda bir binayı destekleyen temeli ifade edebilir. Burada ise başka şeylerin dayandığı temel desteği anlatan bir benzetmedir. the foundation for + isim yapısı, bu temelin desteklediği şeyi veya etkinliği belirtir. Posture sözcüğünü the foundation for every movement olarak tanımlamak, bedenin konumunun yaptığı her hareketi desteklediğini ve etkilediğini vurgular.
Alıştırma
Vurgulanan yapıyla cümleyi tamamlayın: Trust is ____ a strong partnership.
Cevabı göster
the foundation for
and can determine how well your body adapts to the stresses on it. Dilbilgisi
0:26ve vücudunun üzerindeki baskılara ne kadar iyi uyum sağlayacağını belirleyebilir.
can determine how well ...: iç cümlede başarı derecesini belirtmek
Can determine how well ... bir şeyin ne kadar başarılı gerçekleşeceğini belirleyebileceği veya bunu büyük ölçüde etkileyebileceği anlamına gelir. Bu cümlede how well your body adapts to the stresses on it, determine fiilinin nesnesidir ve vücudun ne kadar başarılı uyum sağladığını anlatır. How well ile başlayan bölüm başka bir cümlenin içine yerleştirilmiş bir yan cümledir; doğrudan soru değildir. Bu yüzden does your body adapt değil, düz cümle söz dizimi olan your body adapts kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “ne kadar başarılı olduğunu etkilemek” anlamındaki hedef yapıyla tamamlayın: Preparation can ____ the team performs.
Cevabı göster
determine how well
These stresses can be things like carrying weight or sitting in an awkward position Kalıp ifadeler
0:30Bu baskılar ağırlık taşımak veya garip bir pozisyonda oturmak gibi şeyler olabilir,
like carrying ... or sitting ...: like ile örnek verme
Burada like, daha geniş olan zorlanma kategorisinden örnekler verir. Carrying weight ve sitting in an awkward position, vücudu zorlayabilecek iki etkinliktir; bunlar örnektir, eksiksiz bir liste değildir. Like sonrasında carrying ve sitting, birbirine paralel iki -ing biçimidir. Bu kullanımda like, “sevmek” değil, “gibi” veya “örneğin” anlamına gelir.
Alıştırma
Like sözcüğünün paralel biçimlerle doğru şekilde örnek verdiği cümleyi seçin.
- Daily exercise can include activities like walking or swimming.
- Daily exercise can include activities like walk or swimming.
- Daily exercise can include activities likes walking or swimming.
Cevabı göster
Daily exercise can include activities like walking or swimming.
and the big one we all experience all day, Anlatım akışı
0:35ve tüm gün tecrübe ettiğimiz en büyük baskı,
the big one ... gravity: vurgu için adı geciktirmek
the big one ifadesi, daha önce sözü edilen stres etkenleri grubundaki önemli bir unsuru önce tanımlar ama hemen adını söylemez. Burada one, bir tür stres etkeninin yerini tutar; 1 sayısı değildir. Big fiziksel olarak büyük değil, önemli veya başlıca anlamındadır. Araya giren we all experience all day, every day açıklaması dinleyiciyi bekletir ve gravity en sonunda adı verir. Belirli unsuru sona koymak ona daha fazla vurgu kazandırır ve onu temel örnek gibi gösterir.
Alıştırma
Konuşan neden gravity sözcüğünü ifadenin sonuna koyuyor?
- gravity sözcüğünün bir numara olduğunu göstermek için
- Kısa bir hazırlığın ardından temel örneği öne çıkarmak için
- Konuşanın adı hatırlayamadığını düşündürmek için
Cevabı göster
Kısa bir hazırlığın ardından temel örneği öne çıkarmak için
your muscles have to work harder to keep you upright and balanced. Dilbilgisi
0:42kasların seni dik ve dengede tutmak için daha fazla çalışmak zorunda kalır.
If your posture isn't optimal: bir koşul belirtmek
If, ana cümledeki sonucun geçerli olduğu koşulu belirtir: duruş ideal durumda değildir. Böylece sonucun her zaman ortaya çıktığını iddia etmek yerine fiziksel bir durumla onun sonucunu birbirine bağlar. Optimal, söz konusu durum için mümkün olduğunca iyi veya etkili demektir. Bu nedenle isn't optimal en iyi durumun altında olmayı ifade eder; mutlaka tamamen kötü veya kabul edilemez anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen ve “mümkün olduğu kadar iyi değil” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: If the room temperature ____, the plants may grow more slowly.
Cevabı göster
isn't optimal
have to work harder to keep + nesne + sıfat
Have to work harder, duruş ideal olmadığı için kasların daha fazla çaba göstermesi gerektiğini anlatır. Have to work ifadesindeki ilk to, gereklilik bildiren have to + fiil yapısının bir parçasıdır. Daha sonraki to keep, bu ek çabanın amacını belirtir; ayrı ve paralel bir eylem değildir. Keep + nesne + sıfat, “nesnenin o durumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. Bu yüzden keep you upright and balanced, sizi dik ve dengeli durumda tutmak demektir.
Alıştırma
Cümleyi özneye uyan have to work harder to biçimiyle tamamlayın: In freezing weather, the heater ____ keep the room warm.
Cevabı göster
has to work harder to
Some muscles will become tight and inflexible. Anlatım akışı
0:46Bazı kaslar gerginleşir ve esnekliğini yitirir.
İki grubu düzenlemek için Some ... Others ...
Some ... Others ... kalıbı, aynı büyük kümeden önce bir grubu, sonra farklı bir grubu tanıtır. Burada Some muscles ilk kas grubunu adlandırırken Others farklı kaslarla ilgili ikinci açıklamayı başlatır. Others, other muscles ifadesinin yerine geçen bir zamirdir; bu nedenle muscles sözcüğünü tekrarlamak gerekmez. Böylece iki bölümlü bir sınıflandırmayı takip etmek kolaylaşır.
Alıştırma
İki grubu düzenleyen kalıbı tek sözcükle tamamlayın: Some birds migrate south. ____ stay through the winter.
Cevabı göster
Others
these dysfunctional adaptations impair your body's ability to deal with the forces on it. Öbek fiiller
0:52bu işlevsiz adaptasyonlar vücudunun üzerindeki kuvvetlerle başa çıkma yeteneğini bozar.
Over time: aşamalı değişime zaman çerçevesi kazandırmak
Over time, özellikle bir değişim aşamalı olarak geliştiğinde veya birikmiş etkiler sonucunda ortaya çıktığında “zamanla” anlamına gelir. Cümlenin başında kullanıldığında, ardından gelen bilgiye uzun vadeli bir zaman çerçevesi kazandırır. Yetenek kaybı, tek ve ani bir olay olarak değil, zaman içinde gelişen bir sonuç olarak sunulur.
Alıştırma
Hangi cümle, bir değişimin tek bir anda gerçekleşmek yerine aşamalı olarak geliştiğini anlatır?
- Suddenly, the glass broke.
- Over time, the path became wider.
- At noon, the doors opened.
Cevabı göster
Over time, the path became wider.
deal with the forces on it: fiziksel baskıyla başa çıkmak
deal with the forces on it ifadesindeki deal with, bir şeyi yönetmek, ona karşılık vermek veya onun etkilerine dayanmak anlamına gelir. Buradaki “şey”, vücuda etki eden fiziksel kuvvetlerdir. Kalıp deal with + isim veya isim öbeği şeklindedir. Nesne; yönetilmesi gereken bir sorunu, baskıyı, değişikliği veya talebi belirtebilir. Bu kullanımda deal with, ticari anlaşma yapmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede deal with ne anlama gelir: “The filter can deal with large amounts of dust”?
- Çok miktarda tozun etkisini yönetmek veya bununla başa çıkmak
- Tozla ticari bir anlaşma yapmak
- Her bir toz parçasını saymak
Cevabı göster
Çok miktarda tozun etkisini yönetmek veya bununla başa çıkmak
Poor posture inflicts extra wear and tear on your joints and ligaments, Notlar
0:58Kötü duruş eklemlerinde ve bağlarında ekstra yıpranma ve aşınmaya neden olur,
inflict ... on ...: birine veya bir şeye zarar vermek
inflict something on someone or something kalıbı, bir kişinin ya da şeyin zararlı bir etkiye maruz kalmasına neden olmak demektir. Bu cümlede extra wear and tear zararlı etkidir; your joints and ligaments ise bu etkiye maruz kalan bölümlerdir. Inflict oldukça resmî ve güçlü bir fiildir ve genellikle damage, pain veya injury gibi istenmeyen sonuçlarla kullanılır. on ile başlayan bölüm, etkilenen kişi ya da şeyi belirtir.
Alıştırma
inflict ... on ... kalıbını tamamlayın: The attack inflicted heavy damage ____ the bridge.
Cevabı göster
on
extra wear and tear: zamanla oluşan ek aşınma
Wear and tear, normal kullanımın, tekrarlanan hareketlerin, sürtünmenin veya baskının zamanla yol açtığı aşınmayı anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada extra wear and tear, kötü duruşun eklemleri ve bağları normalden daha fazla yıpratması anlamına gelir. Bu ifadeyi tek bir fikir olarak anlayın. Buradaki wear, kıyafet giymek anlamına gelmez; tear da ayrı bir yırtma eylemi değildir.
Alıştırma
Cümleyi, normal kullanımdan kaynaklanan kademeli aşınmayı anlatan üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: A case protects the phone from everyday ____.
Cevabı göster
wear and tear
increase the likelihood of + olay
Increase the likelihood of something, bir olayın veya sonucun gerçekleşmesini daha olası hâle getirmek demektir. Örnekte accidents, of sözcüğünden sonra olası olayı belirtir. Bu ifade olasılığın yükseldiğini anlatır; sonucun kesin olduğunu göstermez. Yeniden kullanılabilen kalıp increase the likelihood of + isim veya -ing biçimidir.
Alıştırma
Resmî risk ifadesini hedef kalıpla tamamlayın: Poor visibility ____ collisions.
Cevabı göster
increases the likelihood of
makes some organs less efficient içinde make + nesne + sıfat
Make + nesne + sıfat, bir kişinin veya şeyin belirli bir durumda olmasına ya da o duruma gelmesine neden olmak demektir. Burada some organs nesnedir; less efficient ise ortaya çıkan durumu açıklayan sıfat öbeğidir. Like your lungs, some organs için cümleye eklenmiş bir örnektir. Bu bölüm çıkarıldığında ana yapı açıkça görülür: makes some organs less efficient.
Alıştırma
Hangi cümlede make + nesne + sıfat yapısı doğru kullanılmıştır?
- The shade makes cooler the room.
- The shade makes the room cooler.
- The shade makes the room cools.
Cevabı göster
The shade makes the room cooler.
Researchers have linked poor posture to scoliosis, Kalıp ifadeler
1:09Araştırmacılar kötü duruşu skolyozla,
Researchers have linked X to Y: bir ilişki bildirmek
Bu cümlede link X to Y kalıbı kullanılır: araştırmacılar X ile Y arasında bir ilişki olduğuna dair kanıt bulmuştur. Burada poor posture X, scoliosis ise Y'dir. Araştırma metinlerinde linked sözcüğü tek başına X'in doğrudan Y'ye neden olduğunu kanıtlamaz. Başka açıklamalar veya katkıda bulunan başka etkenler bulunabilir.
Alıştırma
Şu yorumu değerlendirin: Researchers have linked X to Y, araştırmanın X'in doğrudan Y'ye neden olduğunu kanıtladığı anlamına gelir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
though it isn't the exclusive cause of any of them. Dilbilgisi
1:14her ne kadar hiçbirinin tek nedeni bu olmasa da.
though it isn't the exclusive cause: bir iddiayı sınırlamak
Though, önceki iddiayı sınırlayan bir ödünleme anlamı katar. Bildirilen ilişki bulunsa bile bu etkenin tek neden olmadığını anlatır. Bu yan cümle, okuyucunun ilişkili tek bir etkeni tam bir açıklama olarak görmesini önler. Exclusive cause tek neden anlamına gelir. Any of them ise daha önce sözü edilen durumların her birine ayrı ayrı gönderme yapar.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen sınırlama bağlacıyla tamamlayın: The treatment can reduce symptoms, ____ it is not a cure.
Cevabı göster
though
Posture can even influence your emotional state and your sensitivity to pain. Anlatım akışı
1:18Duruş, duygusal durumunu ve acıya karşı duyarlılığını bile etkileyebilir.
can even influence: beklenmedik bir etkiyi vurgulamak
Can, bir etkinin mümkün olduğunu gösterir. Even, bu etkiyi dinleyenin bekleyebileceğinden daha şaşırtıcı veya daha geniş kapsamlı olarak sunar. Burada duygusal durum ve ağrıya karşı hassasiyet, duruşun beklenmedik olabilecek etkileri olarak verilir. Even bir kiplik yardımcı fiiliyle kullanıldığında genellikle yardımcı fiilden sonra, ana fiilden önce gelir: can even influence. Bu yerleşim, daha az beklenen etkiyi tanıtarak açıklamayı ileri taşır.
Alıştırma
Hangi cümle sonucun şaşırtıcı olduğunu en iyi vurgular?
- This small change can sometimes reduce your stress.
- This small change cannot reduce your stress.
- This small change can even reduce your stress.
Cevabı göster
This small change can even reduce your stress.
So there are a lot of reasons to aim for good posture, Kalıp ifadeler
1:23Bu yüzden iyi bir duruş hedeflemek için pek çok neden var,
there are a lot of reasons to aim for...: bir hedefi gerekçelendirmek
there are a lot of reasons to + fiil kalıbı, bir eylemi veya hedefi destekleyen birden fazla gerçek olduğunu söyler. Genellikle bir savı özetlemek ve sonraki seçimin sağlam gerekçelere dayandığını göstermek için kullanılır. aim for + isim öbeği, bir şeyi hedef olarak seçip ona ulaşmak için çalışmak demektir. Buradaki hedef good posture ifadesidir. Yeniden kullanılabilir kalıp there are a lot of reasons to aim for + hedef şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifade aim for ile tamamlayın: There are a lot of reasons to ____ better sleep.
Cevabı göster
aim for
it's getting harder these days: gelişmekte olan bir eğilim
it's getting harder ifadesinde is getting + karşılaştırma biçimi harder, zorluğu zaman içinde gerçekleşen bir değişim olarak gösterir. Yani durum yalnızca şu anda zor değildir; giderek daha zor hâle gelmektedir. these days, “bugünlerde” ya da “son zamanlarda” demektir. Haftaları, ayları veya daha uzun bir dönemi kapsayabilir; bu nedenle değişimi yalnızca birkaç günle sınırlamaz, güncel bir eğilim olarak gösterir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “giderek zorlaşıyor” anlamındaki üç kelimelik eğilim ifadesiyle tamamlayın: Finding a quiet place to study ____ these days.
Cevabı göster
is getting harder
Sitting in an awkward position for a long time Dilbilgisi
1:29Uzun süre garip bir pozisyonda oturmak
Sitting ... can promote ...: eylemi özne olarak kullanmak
Sitting in an awkward position for a long time şeklindeki -ing öbeği cümlenin öznesidir. Tüm eylemi bir sonuca yol açma ihtimali olan tek bir şey gibi ele alır. Bu yapı, bir davranışın neler yapabileceği hakkında genel ifadeler kurmak için kullanışlıdır. Can promote poor posture, davranışın bu sonucu teşvik edebileceğini veya sonuca katkıda bulunabileceğini söyler. Burada promote, “bir şeyin gelişmesine yardımcı olmak” demektir; “reklamını yapmak” veya “birini terfi ettirmek” anlamına gelmez. Can de sonucun her seferinde gerçekleştiğini iddia etmez.
Alıştırma
İngilizce cümleyi tamamlamak için exercise ve promote sözcüklerinin doğru biçimlerini kullanın: ____ every day can ____ better sleep.
Cevabı göster
Exercising · promote
and so can using computers or mobile devices, Dilbilgisi
1:33ve bilgisayar veya mobil cihaz kullanmak da öyle,
so can using computers or mobile devices: “de/da” anlamında devrik yapı
So can + yeni bir özne, önceki olumlu yargının bu özne için de geçerli olduğunu belirtir. Burada so, önceki can promote poor posture düşüncesini devam ettirir; yeni özne ise using computers or mobile devices isim-fiil öbeğidir. Bu, so + kiplik bildiren yardımcı fiil veya yardımcı fiil + özne biçiminde devrik bir uyum yapısıdır; bu yüzden can yeni özneden önce gelir. Bu yapıda so, “de/da” veya “aynı durum geçerlidir” anlamındadır; “bu nedenle” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi devrik so + yardımcı fiil yapısıyla tamamlayın: A short walk can clear your mind, and ____ talking to a friend.
Cevabı göster
so can
which encourage you to look downward: ek bilgi veren ilgi cümleciği
Which, önceki çoğul isim öbeği computers or mobile devices hakkında ek bilgi veren, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği başlatır. Which, encourage fiilinin öznesidir; bu nedenle çoğul öncüle uygun olarak encourage biçimi kullanılır. Encourage someone to do something yapısında encourage yalnızca övmek veya desteklemek değil, “birini bir şey yapmaya yöneltmek” ya da “bunu yapma olasılığını artırmak” anlamına da gelebilir. Burada cihazlar aşağı bakmayı daha olası hâle getirir.
Alıştırma
Cümleyi which ve encourage fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The school has open study areas, ____ students to work together.
Cevabı göster
which encourage
Many studies suggest that...: araştırma kanıtlarını temkinli aktarmak
Many studies suggest that... araştırmaların desteklediği bir sonucu sunar. Buradaki suggest, “öneride bulunmak” değil, “göstermek” veya “işaret etmek” anlamına gelir. Bu kalıp, iddiayı araştırma kanıtlarına dayandırırken belirsizliğe de yer bırakır. Sonucu tartışmasız bir gerçek olarak sunmaktan daha temkinli ve kanıta dayalıdır.
Alıştırma
Hangi cümle araştırmaların desteklediği bir sonucu kesin olarak kanıtlanmış gibi göstermeden doğal biçimde aktarır?
- Many studies advise that regular exercise may improve mood.
- Many studies suggest that regular exercise may improve mood.
- Many studies order that regular exercise may improve mood.
Cevabı göster
Many studies suggest that regular exercise may improve mood.
on average: grup düzeyindeki ortalama eğilimi belirtmek
On average, “tüm örnekler birlikte değerlendirilip ortalaması alındığında” ya da daha basitçe “grubun genel eğilimi olarak” anlamına gelir. Bu cümlede duruşun kötüleştiği iddiasını sınırlar: bazı kişiler bu eğilime uymasa bile genel eğilim kötüleşiyor olabilir. Buradaki average istatistiksel anlamdadır. “Sıradan” veya “pek iyi olmayan” anlamına gelmez. Bu ifade cümlenin başında ya da ortasında bulunabilir ve çoğunlukla virgülle ayrılır.
Alıştırma
“A class reads for 20 minutes a day on average.” cümlesinin şu yorumunu değerlendir: Her öğrenci her gün tam olarak 20 dakika okumalıdır.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
Ölçütleri tanıtmak için So what does ... look like?
So, bu soruyu önceki açıklamaya bağlar ve bir sonraki adıma geçildiğini gösterir. Soru, iyi duruşu tanımlayan özellikleri veya ölçütleri tanıtır. What does X look like? kalıbındaki look like, yalnızca fiziksel görünüşü değil, bir fikrin, durumun veya sonucun uygulamada nasıl göründüğünü de sorabilir. Bu kalıp genellikle X'e ait örnekler, işaretler veya ölçütler verilmeden önce kullanılır.
Alıştırma
Ekip çalışmasının neden önemli olduğunu açıkladıktan sonra, etkili ekip çalışmasının belirli özelliklerini en iyi hangi soru tanıtır?
- So why does effective teamwork matter?
- So what does effective teamwork look like?
- So who looks after the team?
Cevabı göster
So what does effective teamwork look like?
When you look at the spine from the front or the back, Anlatım akışı
1:46Omurgaya önden veya arkadan baktığında,
all 33 vertebrae should appear stacked in a straight line. Kalıp ifadeler
1:4933 omurun hepsi düz bir çizgi halinde üst üste dizilmiş görünmelidir.
Bakış açısını belirlemek için When you look at ... from ...
When you look at the spine from the front or the back, ana açıklamadan önce omurgaya nasıl bakılması gerektiğini söyler. from the front or the back bölümü bakış açılarını belirtir ve sonraki açıklamanın kesin olmasını sağlar. Burada from, bakan kişinin konumunu belirtir; omurganın bir yönden başka bir yöne hareket ettiği anlamına gelmez. Kullanılabilir kalıp When you look at + nesne + from + bakış açısı, + gözlemdir.
Alıştırma
Hangi cümle önce bakış açısını belirleyip sonra görünen şeyi anlatır?
- When you stand beside the sculpture, the guide explains its history.
- When the sculpture moves to the side, it forms a triangle.
- When you look at the sculpture from the side, it forms a triangle.
Cevabı göster
When you look at the sculpture from the side, it forms a triangle.
appear stacked in a straight line: düz bir çizgide üst üste dizilmiş görünmek
appear stacked ifadesinde appear bağlayıcı fiil olarak kullanılır, stacked ise omurların görünen durumunu anlatır. Omurların üst üste konumlanmış gibi göründüğü anlamına gelir; birinin onları etkin biçimde üst üste yığdığını söylemez. in a straight line bu dizilimin şeklini, yani düz bir çizgi oluşturduğunu belirtir. appear + geçmiş zaman ortacı kalıbı, gözlemlenen bir şeyin nasıl düzenlenmiş veya etkilenmiş göründüğünü anlatır.
Alıştırma
Fayansların düz bir çizgi boyunca üst üste konumlanmış gibi göründüğünü doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The tiles appear stacking in a straight line.
- The tiles appear stacked in a straight line.
- The tiles appear stacked to a straight line.
Cevabı göster
The tiles appear stacked in a straight line.
Bakış açısını belirten From the side
From the side, cümlenin başında kullanılan ve «yandan bakıldığında» anlamına gelen bir bakış açısı ifadesidir. Daha uzun olan when you look at the spine düşüncesi açıkça söylenmez, bağlamdan anlaşılır. Bu ifade ayrıntılardan önce mekânsal bir çerçeve kurar: dinleyici omurgayı o açıdan hayal etmeli, ardından üç eğriyi yorumlamalıdır. Bu tür bir giriş, bakış açısı değiştiğinde betimlemeyi düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Hangi cümlede From the side, bir şekil anlatılmadan önce bakış açısını belirlemek için kullanılmıştır?
- From the side, the bicycle frame looks like a triangle.
- The bicycle has a bag on the side.
- The bicycle rolled in from the side.
Cevabı göster
From the side, the bicycle frame looks like a triangle.
“at the small of your back”: belin içe kıvrılan kısmında
“The small of your back”, belin yakınında sırtın alt bölümünün içe doğru kıvrılan kısmını anlatan kalıplaşmış bir vücut bölgesi ifadesidir. Bu cümlede at, omurgadaki üçüncü kıvrımın yerini gösterir. Bu ifadede small, “küçük” anlamındaki sıfat değil, isimdir. Yeniden kullanılabilen kalıp the small of + iyelik sözcüğü + back şeklindedir; örneğin the small of my back denir.
Alıştırma
Kalıplaşmış vücut bölgesi ifadesini tek kelimeyle tamamlayın: The physical therapist placed a warm pad on the ____ of my back.
Cevabı göster
small
“aren't born with”: doğuştan sahip olmamak
Be born with + isim öbeği, bir özelliğe, duruma veya doğal yeteneğe doğumdan itibaren sahip olmak anlamına gelir. Olumsuz biçim aren't born with, bunun doğum anında henüz mevcut olmadığını belirtir. Örnekte with, this S-shaped spine ifadesini cümleye bağlar. Be fiili özneye ve zamana göre değiştiği için kalıp is born with, was born with veya were born with biçimlerinde de kullanılabilir.
Alıştırma
“Doğumdan itibaren sahipti” anlamındaki yapıyı tamamlayın: Maya was ____ a heart condition.
Cevabı göster
born with
Babies' spines just have one curve like a C.
2:03Bebeklerin omurgasında C harfi gibi sadece tek bir kıvrım vardır.
The other curves usually develop by 12 to 18 months, Dilbilgisi
2:06Diğer kıvrımlar genellikle 12 ila 18 aylıkken gelişir,
develop by 12 to 18 months: by bir gelişim aşamasının zaman sınırını belirtir
develop by 12 to 18 months ifadesinde develop, oluşmak veya gelişip yerleşmek anlamına gelir. By, sonucun ulaşılmasının beklendiği yaşı belirtir: eğrilikler genellikle 12 ila 18 aylıkken oluşmuş olur. Bu aralık yaklaşık bir gelişim dönemini anlatır. Gelişimin 12 ila 18 ay boyunca sürdüğü anlamına gelmez. Genel olarak by + zaman, bir sonucun ulaşmasının beklendiği noktayı veya zaman sınırını gösterir.
Alıştırma
Son teslim zamanını göstermek için cümleyi by Friday ile tamamlayın: Please send the signed form ____.
Cevabı göster
by Friday
as the muscles strengthen: birlikte gelişen iki değişim
Burada as temel olarak bir değişim gerçekleşirken veya değişim ilerledikçe anlamına gelir. Kasların güçlenmesi, eğriliklerin gelişimine eşlik eden arka plan sürecidir. Güçlenme bu gelişime katkıda da bulunabilir, ancak cümle iki değişimi birlikte sunar. Yapı as + özne + fiil biçimindedir. Genellikle aşamalı olarak veya birbirine yakın zamanda gerçekleşen iki değişimi bağlar. Bu kullanım, work as a doctor örneğindeki gibi bir rol bildiren as kullanımından farklıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede as, birlikte gerçekleşen iki değişimi bağlar?
- Lena works as a doctor.
- As we had no map, we asked for directions.
- As the wind grew stronger, the waves rose higher.
Cevabı göster
As the wind grew stronger, the waves rose higher.
These curves help us stay upright and absorb some of the stress Notlar
2:12Bu kıvrımlar dik durmamıza ve şokların bir kısmını emmemize yardımcı olur
help us stay ... and absorb ...: help + nesne + yalın fiiller
Help + nesne + fiilin yalın hâli, birinin veya bir şeyin bir eylemi kolaylaştırdığını ya da mümkün kıldığını anlatır. help us stay yapısında us nesnedir; stay ise to almayan yalın fiil biçimidir. Stay ve absorb, help us yapısına bağlı iki paralel fiildir: dik durmamıza ve baskının bir kısmını emmemize yardım eder. İngilizcede help us to stay de kullanılabilir; ancak bu cümle yaygın olan to'suz yapıyı kullanır ve iki fiili paralel tutar.
Alıştırma
Parantezdeki fiillerin yalın biçimlerini kullanın: A good routine helps us ____ organized and ____ important tasks. (stay, remember)
Cevabı göster
stay · remember
absorb ... stress from activities: fiziksel kuvveti sönümlemek
Burada absorb, kuvveti içine alıp sönümleyerek vücuda daha az kuvvet iletilmesini sağlamak anlamına gelir. Stress, endişe veya gerginlik değil, hareketin oluşturduğu fiziksel yük ya da basınçtır. From activities bu kuvvetin kaynağını gösterir; like walking and jumping ise bu etkinliklere örnek verir. Bu yapı, vücut bölümlerinin veya malzemelerin darbeyi nasıl karşıladığını açıklarken sık kullanılır.
Alıştırma
"The padding absorbs stress when the box hits the ground," cümlesinde stress ne anlama gelir?
- Zor bir okul ödevi
- Darbeden kaynaklanan fiziksel kuvvet
- Endişe duygusu
Cevabı göster
Darbeden kaynaklanan fiziksel kuvvet
If they are aligned properly ... you should be able to draw a straight line: koşul ve beklenen sonuç
If they are aligned properly, kontrol edilecek koşulu verir. You should be able to draw a straight line ise bu koşul sağlandığında gözlemlenmesi beklenen sonucu belirtir. Burada should bir zorunluluğu değil, normalde beklenen sonucu; be able to ise bir şeyi yapabilmeyi ifade eder. when you're standing up yalnızca kontrolün yapıldığı durumu belirtir. Temel kalıp If ..., you should be able to ... şeklindedir ve doğru bir durumu bir test sonucuna bağlamak için kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle, bir koşulun sağlanıp sağlanmadığını beklenen ve gözlemlenebilir bir sonuçla test eder?
- When you open the page, the connection might work.
- If the connection is working, you must open the page.
- If the connection is working, you should be able to open the page.
Cevabı göster
If the connection is working, you should be able to open the page.
from a point just in front of your shoulders Kalıp ifadeler
2:24omuzlarının hemen önündeki bir noktadan
from a point ... to behind your hip ... to the front of your knee: kesintisiz tek bir çizgi
Bu parça, from A to B, to C, to D kalıbıyla kesintisiz tek bir çizgiyi gösterir. from başlangıç noktasını belirtir ve her to sıradaki kontrol noktasını tanıtır. İlk tam ifade olan a point just in front of your shoulders sonrasında, daha kısa olan behind your hip, the front of your knee ve a few inches in front of your ankle ifadeleri aynı çizgi üzerindeki sonraki konumları adlandırır. Tekrarlanan to, ayrı güzergâhlar oluşturmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, bir başlangıç noktasından çıkıp kontrol noktalarından sırayla geçen tek bir güzergâhı gösterir?
- The trail runs from the station to the river, to the bridge, and finally to the park.
- The trail connects the station and the park, but its intermediate stops are not given.
- The river is farther from the station than the park is.
Cevabı göster
The trail runs from the station to the river, to the bridge, and finally to the park.
This keeps your center of gravity directly over your base of support, Kelime
2:32Bu, ağırlık merkezini doğrudan destek tabanının üzerinde tutar,
center of gravity directly over your base of support: ağırlık merkezinin destek yüzeyi üzerinde olması
Center of gravity, vücut ağırlığının tek bir noktada toplanmış kabul edilebildiği “ağırlık merkezi”dir. Base of support ise ayakların zemine teması gibi, destekleyici bir yüzeye değen vücut bölümlerinin altındaki ve temas noktaları arasındaki “destek yüzeyi”dir. Ağırlık merkezini doğrudan bu alanın üzerinde tutmak dengeyi kolaylaştırır. Buradaki over fiziksel bir konumu anlatır; support teşvik ya da yardım anlamına gelmez.
Alıştırma
Açıklamadaki iki biyomekanik terimi kullanın: To stay balanced, keep your ____ over your ____.
Cevabı göster
center of gravity · base of support
which allows you to move efficiently, Dilbilgisi
2:36bu da verimli bir şekilde hareket etmeni sağlar,
which allows you to move efficiently: önceki durumun sonucunu belirtmek
Burada which, bu yan cümleden hemen önce anlatılan durumun tamamına gönderme yapar; you sözcüğüne ya da yakındaki tek bir isme değil. Yan cümle bu durumun sonucunu, yani verimli hareket etmeyi mümkün kıldığını açıklar. Kullanılabilir kalıp önceki ifade + , which allows + kişi + to + fiilin yalın hâli biçimindedir. Önceki olgunun veya eylemin pratik sonucunu eklemek için kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi which allows + kişi + to + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: The ramp has a gentle slope, which ____ wheelchair users ____ enter more easily.
Cevabı göster
allows · to
with the least amount of fatigue and muscle strain. Kalıp ifadeler
2:38en az yorgunluk ve kas gerginliği ile.
Miktarı en aza indiren with the least amount of ...
Bu cümlede with the least amount of fatigue and muscle strain ifadesi, eylemin hem yorgunluğu hem de kas zorlanmasını olabildiğince düşük tutarak yapıldığını anlatır. with öbeği, ana eyleme eşlik eden azaltıcı bir sonucu veya koşulu açıklar. Miktarlar karşılaştırılırken least, little sözcüğünün üstünlük derecesidir. the least amount of + sayılamayan veya soyut isim yapısı, seçenekler arasındaki en küçük miktarı belirtir.
Alıştırma
“En küçük miktarda” anlamındaki dört kelimelik hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: This design uses ____ energy.
Cevabı göster
the least amount of
Koşul ve karşıtlıkla tavsiye veren If ..., ... should be ..., not ...
if yan cümlesi önce tavsiyenin geçerli olduğu durumu, yani oturuyor olmayı belirtir. Should be önerilen pozisyonu verir; not tilted forward ise kaçınılması gereken karşıt pozisyonu belirtir. Yeniden kullanılabilen If ..., [subject] should be [recommended state], not [undesired state] kalıbı koşulu, olumlu tavsiyeyi ve olumsuz sınırı tek ve açık bir cümlede birleştirir. should be sonrasındaki iki durum açıklaması da aynı özneye aittir.
Alıştırma
Hangi cümle bir koşulu, önerilen duruşu ve kaçınılması gereken karşıt duruşu açıkça verir?
- If you're lifting a box, your back should be straight, not rounded.
- If you're lifting a box, your back is straight because it isn't rounded.
- Your back should be straight if the box is not rounded.
Cevabı göster
If you're lifting a box, your back should be straight, not rounded.
close to your trunk: gövdene yakın
Burada close to “yakınında” demektir; trunk ise baş ve uzuvlar dışında vücudun ana kısmı olan “gövde”yi anlatır. İfade, kollarınızı gövdenize yakın tutmanızı söyler. Close to tek başına “temas ediyor” anlamına gelmez. Duruş talimatlarında kesin mesafe bir gösterimle veya başka bir açıklamayla belirtilebilir.
Alıştırma
“Keep your elbows close to your trunk,” talimatında ne yapmalısınız?
- Dirseklerinizi bir ağaç gövdesine yaklaştırın.
- Dirseklerinizi vücudunuza sıkıca bastırın.
- Dirseklerinizi vücudunuzun ana kısmına yakın tutun.
Cevabı göster
Dirseklerinizi vücudunuzun ana kısmına yakın tutun.
at a right angle: dik açıyla
At a right angle, iki çizginin, yüzeyin veya vücut bölümünün 90 derecelik bir açı oluşturacak şekilde konumlanması demektir. Burada uyluk ile alt bacak dizde bu açıyı oluşturmalıdır. Bu ifadede right bir geometri terimidir. “Doğru” veya “sağ taraftaki” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu dersteki “90 derecelik açıyla” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Set the two pieces ____.
Cevabı göster
at a right angle
with your feet flat on the floor: vücut konumu eklemek
with ile başlayan öbek, ana yönergeyle aynı anda korunan bir vücut konumunu ekler. Yapı with + isim öbeği + durum şeklindedir: your feet isim öbeğidir, flat on the floor ise ayakların durumunu anlatır. Burada flat, yalnızca parmak uçlarının ya da topukların değil, ayak tabanlarının yere dengeli biçimde temas etmesi demektir. Bu kullanımda “daire” anlamındaki bir isim değildir.
Alıştırma
Ayak tabanlarının yere dengeli biçimde temas ettiğini belirten sözcükle duruş yönergesini tamamlayın: Sit with your feet ____ on the floor.
Cevabı göster
flat
But what if your posture isn't that great? Anlatım akışı
2:54Peki ya duruşun o kadar da iyi değilse?
But what if ...?: olası bir soruna geçmek
But what if ...? anlatımı olağan ya da ideal durumdan çözüm gerektirebilecek olası bir soruna taşır. Burada konu, iyi duruşu tarif etmekten kişinin duruşunun pek iyi olmadığı durumu ele almaya geçer. what if sonrasında your posture isn't that great örneğindeki gibi normal düz cümle sırası, yani özne + fiil kullanılır. if yan cümlesinde soru cümlesi dizilişi kullanılmaz.
Alıştırma
Olağan plandan olası bir soruna geçen soruyu tamamlayın: But ____ the bus is late?
Cevabı göster
what if
Try redesigning...: olası bir çözüm önermek için try + -ing
Try + -ing yapısı, bir eylemi denenebilecek bir yöntem olarak sunar: yapın ve işe yarayıp yaramadığına bakın. Burada olası yöntem, çevrenizi yeniden düzenlemektir. Bu kullanım, Redesign your environment. emrinden daha az doğrudandır. Birine emir vermek yerine pratik bir çözüm önerirken kullanılabilir.
Alıştırma
Olası bir çözümü denemeyi önermek için parantezdeki fiili doğru biçimde kullanın: If the room feels stuffy, try ____ the window. (open)
Cevabı göster
opening
Adjust your screen so it's at or slightly below eyelevel. Dilbilgisi
2:59Ekranını göz hizasında veya biraz altında olacak şekilde ayarla.
Adjust ... so ...: bir eylemi hedef sonucuna bağlamak
Adjust your screen so it's... ifadesinde ilk bölüm eylemi verir, so ise bu eylemin oluşturması gereken konumu tanıtır. Anlamı “ekranı bu hedef duruma ulaşıncaya kadar değiştirin” şeklindedir. Buradaki so, “bunun sonucunda” veya “-mesi için” anlamına gelir. So, we should leave. cümlesinde sonuç bildiren so değildir.
Alıştırma
“Çünkü” değil, “-mesi için” anlamındaki tek sözcüklü bağlacı yazın: Adjust the lamp ____ the light falls on the page.
Cevabı göster
so
Make sure ... are supported: ... bölümlerinin desteklendiğinden emin olmak
Make sure + tam bir yan cümle, yan cümlede belirtilen durumu kontrol etmeye veya sağlamaya yönelik doğrudan bir hatırlatmadır. Burada all parts of your body özne grubudur; like your elbows and wrists ise bu bölümlere örnek verir. Are supported edilgen yapıdadır: desteği kimin ya da neyin sağladığına değil, bu vücut bölümlerinin destek gördüğü istenen duruma odaklanır. Aktarılabilir kalıp Make sure + özne + fiil şeklindedir; örneğin Make sure your wrists are supported.
Alıştırma
Güvenlik hatırlatmasını bu dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ the ladder is stable before you climb.
Cevabı göster
Make sure
using ... if you need to: yöntem ve gereklilik koşulu
using ergonomic aids şeklindeki -ing grubu, önceki yan cümledeki talimatın nasıl gerçekleştirileceğini belirtir. Ergonomic aids; bir pozisyonu daha rahat hâle getirmek ve zorlanmayı azaltmak için tasarlanmış destek veya dayanak gibi araçlardır. If you need to, tavsiyeyi bu yöntemin gerekli olduğu durumlarla sınırlar. to mastar işaretidir; use ergonomic aids eylemi zaten açık olduğu için tekrarlanmadan atılmıştır. Bu bir eksiltidir: burada if you need to, if you need to use ergonomic aids anlamına gelir.
Alıştırma
"Keep the papers together, using a clip if you need to," cümlesinde need to sonrasında hangi eylem atılmıştır?
- use a clip
- keep the papers together
- need a clip
Cevabı göster
use a clip
Yan yatmayı denemek
Sleep on your side, vücudun sol ya da sağ tarafı yatağa değecek şekilde uzanmak demektir. Buradaki side bir vücut pozisyonunu belirtir; bir kişiyi veya takımı desteklemek anlamına gelmez. Try + -ing biçimi, bir eylemi olası çözüm veya deneme olarak önerir. Bu nedenle Try sleeping on your side, yan yatmayı denemeye değer bir seçenek olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi on + doğru iyelik sıfatı + side ile tamamlayın: Lena sleeps ____.
Cevabı göster
on her side
with your neck supported ... with a pillow between your legs: iki with öbeği
With your neck supported, with + isim + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Your neck desteği alan ögedir ve supported boynun içinde bulunduğu durumu açıklar; bu, tam bir edilgen cümlecik değildir. With a pillow between your legs, with + isim + yer öbeği yapısını kullanır. Birbirine paralel iki with öbeği ana eyleme eşlik eden koşulları ekler: biri desteklenmiş bir beden durumunu, diğeri yastığın konumunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, desteklenmiş bir beden durumu ile bir nesnenin konumunu eklemek için iki with öbeğini doğru kullanır?
- Relax with your head supported and with a cushion under your knees.
- Relax with supported your head and with a cushion under your knees.
- Relax with your head support and with a cushion under your knees.
Cevabı göster
Relax with your head supported and with a cushion under your knees.
Wear shoes with low heels and good arch support Kalıp ifadeler
3:16Alçak topuklu ve iyi kavis destekli ayakkabılar giy
with low heels and good arch support: ayakkabı özelliklerini anlatma
Bu cümlede with, ayakkabıların özelliklerini tanıtır. Ayakkabıların alçak topukları ve iyi bir ayak kemeri desteği vardır; with burada ayakkabıların ayrı nesnelerle birlikte olduğu anlamına gelmez. Low heels, çok yüksek olmayan topuklardır. Arch support, ayakkabının içinde ayağın ortasındaki kavisli bölgeyi destekleyen bölüm veya şekildir. İsim + with + özellik yapısı, bir şeyin hangi özelliklere sahip olduğunu anlatır.
Alıştırma
shoes with low heels and good arch support ifadesinde with ne işe yarar?
- Ayakkabıların topukların yanında olduğu anlamına gelir.
- Ayakkabıları giymek için bir neden verir.
- Ayakkabıların sahip olduğu özellikleri anlatır.
Cevabı göster
Ayakkabıların sahip olduğu özellikleri anlatır.
It's also not enough to just have good posture. Dilbilgisi
3:22Ayrıca sadece iyi bir duruşa sahip olmak da yeterli değildir.
It's also not enough to just ...: tek bir eylemin yeterli olmadığını söyleme
Burada It's also not enough to just have good posture, iyi bir duruşun yararlı olduğunu ancak tek başına tüm hedefe ulaşmayı sağlayamayacağını anlatır. Not enough, iyi duruşun değerini değil, yeterli olmasını reddeder. Bir eylemin başka bir şeyle birleştirilmesi gerektiğinde It's not enough to just + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Also, bu noktayı daha önce belirtilen bir düşünceye bağlar.
Alıştırma
Tek bir eylemin yeterli olmadığını anlatan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: It's ____ memorize new words; you also need to use them.
Cevabı göster
not enough to just
Keeping your muscles and joints moving is extremely important. Dilbilgisi
3:26Kaslarını ve eklemlerini hareket halinde tutmak son derece önemlidir.
Keeping ... moving: keep + nesne + -ing
keep + nesne + -ing yapısında keep, birinin ya da bir şeyin bir eylemi sürdürmesini sağlamak veya sürdürmesine izin vermek anlamına gelir. Burada your muscles and joints nesnedir; moving ise onların hareket etmeye devam ettiğini anlatan -ing biçimindeki nesne tamamlayıcısıdır. moving cümlenin ana fiili değildir. Keeping your muscles and joints moving bütünü bir isim-fiil öbeğidir ve is fiilinin öznesidir. Bu yapı insanları, sistemleri veya etkinlikleri işler durumda tutmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
move fiilinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: Gentle stretches keep your joints ____.
Cevabı göster
moving
being stationary for long periods with good posture Dilbilgisi
3:30iyi bir duruşla uzun süre hareketsiz kalmak,
can be worse than regular movement with bad posture.
3:34kötü bir duruşla düzenli hareket etmekten daha kötü olabilir.
Being stationary ... can be worse than ...: bütün durumları karşılaştırma
Being stationary for long periods with good posture, özne görevindeki bir isim-fiil öbeğidir ve bütün bir durumu adlandırır. can be worse than bu durumu başka bir bütün durumla karşılaştırır: regular movement with bad posture. Anlatılmak istenen, iyi duruşun uzun süre hareketsiz kalmanın zararını her zaman ortadan kaldırmadığıdır. Cümle kötü duruşun iyi olduğunu söylemez; ikinci durumun genel etkisinin daha az zararlı olabileceğini söyler.
Alıştırma
Bu cümlede worse than neyi karşılaştırıyor?
- İki bütün durumun genel etkileri.
- Yalnızca good ve bad sözcüklerinin anlamları.
- İki kişinin duruşunun görünüşü.
Cevabı göster
İki bütün durumun genel etkileri.
When you do move: olumlu cümlede vurgulu do
When you do move ifadesinde do, olumlu bir yan cümlede kullanılan vurgu yardımcı fiilidir. Move eylemini hareket etmemekle karşılaştırarak öne çıkarır; anlamı “gerçekten hareket ettiğiniz zamanlarda”dır. Yan cümleyi soru hâline getirmez. Kalıp do + fiilin yalın hâlidir, bu nedenle move yalın hâlde kalır. İkinci move smartly ise dinleyiciye dikkatli ve bilinçli hareket etmesini söyleyen bir emir yapısıdır.
Alıştırma
Ask fiilinin vurgulu biçimiyle tamamlayın: When you ____ a question, make it specific.
Cevabı göster
do ask
Keep anything you're carrying close to your body. Dilbilgisi
3:41Taşıdığın herhangi bir şeyi vücuduna yakın tut.
Keep anything you're carrying close to your body: keep + nesne + tümleç
keep + nesne + tümleç kalıbı, “nesnenin bir durumda veya konumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. Anything you're carrying ifadesinin tamamı nesnedir; you're carrying ise hangi şeylerin kastedildiğini belirten bir ilgi yan cümlesidir. Close to your body, bu şeylerin nerede kalması gerektiğini açıklayan tümleçtir. Talimat, onları yalnızca bir kez yaklaştırmayı değil, taşırken bu konumu korumayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle “Ekranın temiz kalmasını sağla” anlamına gelir?
- Keep the screen clean.
- Keep cleaning the screen.
- Keep the screen.
Cevabı göster
Keep the screen clean.
Backpacks should be in contact with your back, Kalıp ifadeler
3:44Sırt çantaları sırtınla temas halinde olmalı,
in contact with your: temas durumunu anlatma
In contact with + bir isim, iki şeyin birbirine değdiği durumu anlatır. Burada in contact with your back, sırt çantasının sırtınıza dayanması ve ona temas etmesi gerektiği anlamına gelir. Bu cümlede contact, be in contact with kalıbının içindeki bir isimdir. Contact someone biçimindeki ‘birisiyle iletişime geçmek’ eylemini anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi ‘fiziksel olarak temas etmek’ anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The sensor must remain ____ the skin.
Cevabı göster
in contact with
carried symmetrically: kısaltılmış edilgen açıklama
Carried symmetrically, Backpacks hakkında ek bilgi veren bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Backpacks ismi bu öbeğin mantıksal öznesidir; bu nedenle carried edilgen anlam taşır: sırt çantaları, konumları veya yükleri iki yana dengeli olacak biçimde taşınır. Tam anlamı Backpacks should be in contact with your back and should be carried symmetrically şeklindedir. Tekrarlanan özneyi ve should be yapısını çıkarmak, talimatları ve önerileri daha kısa hâle getirir.
Alıştırma
The bags should stay close to the body, carried evenly on both shoulders cümlesinde carried evenly on both shoulders neyi açıklar?
- çantaları
- belirtilmemiş bir kişiyi
- vücudu
Cevabı göster
çantaları
If you sit a lot ... on occasion: koşul ve tavsiye
If yan cümlesi, çok oturmak gibi tekrarlanan bir durumu belirtir. Ana cümle, öznesi anlaşılmış you olan bir emir cümlesidir; böylece bu durumu doğrudan get up and move around tavsiyesine dönüştürür. On occasion önerilen eylemi niteler ve bazen ya da ara sıra anlamına gelir. Resmî bir etkinlikte anlamına gelmez. If + geniş zaman ve ardından emir cümlesi kalıbı, bir koşulu veya alışkanlığı uygulanabilir bir eyleme bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle if koşulunun ardından doğrudan tavsiye verir ve on occasion ifadesini bazen anlamında doğru kullanır?
- If you use a computer for a long time, taking a short break on occasion.
- If you use a computer for a long time, take a short break on occasion.
- If you use a computer for a long time, take a short break on the occasion.
Cevabı göster
If you use a computer for a long time, take a short break on occasion.
be sure to exercise: vurgulu hatırlatma
Be sure to + fiilin yalın hâli yapısında be sure, emir biçiminde bir hatırlatmadır. Be sure to exercise, mutlaka egzersiz yapmak veya egzersiz yapmayı unutmamak anlamına gelir. Burada sure yalnızca emin olma duygusunu anlatmaz. To-infinitive, dinleyicinin yapması beklenen eylemi belirtir; bu nedenle ifade, yalnızca Exercise. demekten daha vurguludur.
Alıştırma
Hatırlatmayı Be ile başlayan hedef ifadeyle tamamlayın: ____ save your work before closing the program.
Cevabı göster
Be sure to
Using your muscles will keep them strong enough to support you effectively, Dilbilgisi
3:54Kaslarını kullanmak seni etkili bir şekilde destekleyecek kadar güçlü tutacaktır,
Using your muscles will keep them strong enough to support you yapısı
Using your muscles, özne görevindeki bir -ing ifadesidir ve sonuca yol açan etkinliği adlandırır. will keep them strong içinde them, your muscles ifadesine gönderme yapar; keep + nesne + sıfat ise “nesnenin o durumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. Strong enough to support you, “seni destekleyebilecek kadar güçlü” demektir. Sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir niteliğin eylem için gereken düzeye ulaştığını gösterir; enough sıfattan sonra gelir.
Alıştırma
Cümleyi walk fiilinin -ing biçimi ve strong enough to carry kalıbıyla tamamlayın: ____ every day will keep your legs ____ you through a long hike.
Cevabı göster
Walking · strong enough to carry
on top of all the other benefits: başka bir fayda eklemek
Buradaki on top of, bir şeyin fiziksel olarak üstünde olmayı değil, “buna ek olarak” anlamını taşır. Daha önce bir faydadan söz edildikten sonra başka bir faydayı ekler. Bu nedenle on top of all the other benefits to your joints, bones, brain, and heart, güçlü kasların sağladığı desteğin tek avantaj olmadığını gösterir. Başka bir gerçek, maliyet, sorun veya avantaj eklemek için on top of + isim ya da -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi başka bir fayda ekleyen, bu dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ being affordable, the class is fun.
Cevabı göster
On top of
check with a physical therapist: bir fizyoterapiste danışmak
Check with someone, o kişiden bilgi, onay, izin veya tavsiye istemek demektir. Burada check with a physical therapist, endişeniz hakkında bir fizyoterapiste danışmak anlamına gelir. check with + kişi veya kurum yapısında, o kişi ya da kurum cevabın kaynağı olarak görülür.
Alıştırma
check fiiline danışmak anlamını veren edatı yazarak cümleyi tamamlayın: Before starting a new exercise plan, check ____ your doctor.
Cevabı göster
with
because yes ... you really should stand up straight: sonucu doğrulayıp ana mesaja dönmek
Because yes, açıklama zaten yapıldıktan sonra sonucu konuşma diliyle doğrulamanın bir yoludur; başka bir deyişle cevap hâlâ evettir. Burada yeni ve ayrıntılı bir neden sunmaz; really should sözleri ise tavsiyeyi güçlendirir. Cümlenin sonunda stand up straight ifadesinin tekrarlanması, başlangıçtaki mesaja geri döner. Bu geri dönüş, ayrıntıları ana tavsiyeyle yeniden bağlayarak anlatımı tamamlar ve tavsiyenin akılda kalmasını sağlar.
Alıştırma
Bir açıklamanın sonunda konuşmacı şöyle diyor: Because yes, you really should wear a helmet. Bu cümlenin temel işlevi nedir?
- Kask takmak için yeni ve ayrıntılı bir neden verir.
- Sonucu doğrular ve açıklamayı yeniden ana tavsiyeye getirir.
- Kasklarla ilgili önceki tavsiyeyi geri çeker.
Cevabı göster
Sonucu doğrular ve açıklamayı yeniden ana tavsiyeye getirir.