"Frankenstein" okumak için bilmeniz gereken her şey - Iseult Gillespie: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video açıklaması: Bu video, Mary Shelley’nin Frankenstein romanının 1815’in karanlık yazında nasıl doğduğunu ve yaratma, bilimsel hırs ile etik sorumluluk üzerine çok katmanlı bir Gotik uyarıya nasıl dönüştüğünü açıklar. Romanı Romantizm, Prometheus miti, Shelley’nin yaşadığı kayıplar ve eser boyunca yinelenen ateş, ışık ve karanlık imgeleriyle ilişkilendirir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. So tense is the struggle between creator and creature that — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Sıfatı başa alarak sonucu vermeden önce yoğunluğu vurgulayan resmî so...that devrik yapısını tanıyın. Bu kalıp, son derece güçlü bir çatışmanın, duygunun ya da koşulun belirgin bir sonuca yol açtığını edebî veya çözümleyici metinlerde ifade etmenizi sağlar. 2. fireside ghost story The Modern Prometheus. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Alt başlığın, tanrısal ateşi insanlığa verip cezalandırılan Prometheus’a neden gönderme yaptığını anlayın. Bu arka plan canavarın yaratılışını, Victor’ın sınırları aşmasını ve bilgi, ateş, güç ile etik bedel arasındaki bağları yorumlamaya yardımcı olur. 3. depicts birth as both creative and destructive, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Tek bir konudaki iki karşıt niteliği incelemek için depict A as both X and Y yapısını kullanmayı öğrenin. Burada doğum hem hayat veren hem de acı ve kayıpla bağlantılı bir süreçtir; bu kalıp edebiyat, sinema veya toplumsal eleştirideki karmaşık tasvirleri tartışırken kullanılabilir.
Bu derste
and marked a gloomy period that came to be known as the year without a summer. Dilbilgisi
0:12ve yazsız yıl olarak anılacak kasvetli bir dönemi başlattı.
plunged parts of the world into darkness: dünyanın bazı bölgelerini aniden karanlığa sürüklemek
plunge A into B yapısında özne, A’yı aniden ve güçlü biçimde B durumuna sokar. Burada patlama neden, parts of the world etkilenen unsur, darkness ise ortaya çıkan durumdur. Darkness olağan dışı karanlık koşulları anlatırken kasvet ve kargaşa içeren bir felaket görüntüsü de oluşturur. İfadeyi fiziksel bir düşüş olarak değil, ani ve zararlı bir değişim olarak anlamak gerekir.
Alıştırma
A olarak the entire building, B olarak darkness kullanıp cümleyi plunge A into B ile tamamlayın: The power failure ____.
Cevabı göster
plunged the entire building into darkness
that came to be known as: zamanla bu adla anılmaya başlayan
Come to be known as, bir adın veya ünün zaman içinde gelişip yerleştiğini anlatır. Hareket bildirmez: came to nihai sonucu gösterir, be known as ise edilgen yapıdadır. That, a gloomy period ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciği başlatır. Bu cümlecik, dönemin daha sonra aldığı adı belirtir: the year without a summer.
Alıştırma
Zaman içinde yerleşen bir adı anlatan beş sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Over the years, the market ____ the Night Bazaar.
Cevabı göster
came to be known as
So when Mary and Percy Shelley arrived at the House of Lord Byron on Lake Geneva, Anlatım akışı
0:18Bu yüzden Mary ve Percy Shelley Cenevre Gölü'ndeki Lord Byron'ın Evine vardıklarında,
So when: bir nedeni sonraki olaya bağlamak
Bu cümlede so, daha önce verilen nedene, yani alışılmadık derecede karanlık ve soğuk havaya gönderme yapar ve sonraki durumun bu arka planın sonucu olduğunu gösterir. Burada yalnızca duraksamayı dolduran bir söz değil, gerçek bir bağlantı unsurudur. When bir zaman yan cümlesi başlatır; ana cümle de o andaki durumu verir: Mary ve Percy Shelley vardığında tatilin büyük bölümü içeride geçirilmiştir. Yeniden kullanılabilecek düzen şöyledir: neden veya arka plan. So when + olay, sonuç.
Alıştırma
Hangi bölüm So when yapısını önceki bir nedeni sonraki bir zamana ve sonuca bağlamak için kullanıyor?
- The heating had failed overnight. When so the office opened, everyone kept their coats on.
- The heating had failed overnight. So when the office opened, everyone kept their coats on.
- The heating had failed overnight. So the office when opened, everyone kept their coats on.
Cevabı göster
The heating had failed overnight. So when the office opened, everyone kept their coats on.
Byron proposed a challenge to his literary companions. Kalıp ifadeler
0:26Byron edebi arkadaşlarına bir meydan okuma önerdi.
proposed a challenge to his literary companions: edebiyatçı dostlarına bir meydan okuma önerdi
Burada proposed, “değerlendirilmek üzere ortaya koydu” anlamına gelir; “birine evlenme teklif etti” demek değildir. Byron bir meydan okuma ortaya koymuş, to his literary companions bölümü de bunun yöneltildiği kişileri belirtmiştir. Yeniden kullanılabilecek yapı propose a challenge to + kişi veya grup şeklindedir. Meydan okumayı bir fikir ya da düzenlenmiş görev olarak sunar ve oldukça resmî bir anlatım tonu taşır.
Alıştırma
Hangi cümle, organizatörün ekiplere resmî biçimde bir meydan okuma sunduğunu en doğal şekilde ifade eder?
- The organizer said a coding challenge to the teams.
- The organizer proposed a coding challenge to the teams.
- The organizer proposed the teams for a coding challenge.
Cevabı göster
The organizer proposed a coding challenge to the teams.
Who could write the most chilling ghost story? Anlatım akışı
0:30En ürpertici hayalet hikayesini kim yazabilirdi?
Who could write the most chilling ghost story?: meydan okumayı sunan bir soru
Bu doğrudan soru, yarışmanın görevini ortaya koyar: katılımcılar en korkutucu hayalet hikâyesini kimin yazabileceğini görmek için yarışır. the most chilling üstünlük yapısı, kazanma ölçütünü belirtir. Anlatıcı arka plan bilgisinden bir soruya geçerek dikkati yarışmaya çeker ve dinleyicide kimin başarılı olacağı merakını uyandırır. Burada could, yarışma bağlamında “bunu yapabilecek durumda olmak” anlamındadır; kibar bir rica değildir.
Alıştırma
Bir yazma yarışmasını anlatan hikâyede Who could write the most chilling ghost story? ne işlev görür?
- Bir kişiden herhangi bir hayalet hikâyesi yazmasını kibarca rica eder.
- Yarışmacılardan hangisinin bu görevi en iyi şekilde başarabileceğini sorar ve dinleyicide merak uyandırır.
- Hayalet hikâyelerinin gerçek olup olmadığını sorar.
Cevabı göster
Yarışmacılardan hangisinin bu görevi en iyi şekilde başarabileceğini sorar ve dinleyicide merak uyandırır.
This sparked an idea in 18-year-old Mary. Deyimler
0:34Bu, 18 yaşındaki Mary'de bir fikir uyandırdı.
This sparked an idea: aniden ilham vermek
Spark an idea, “yeni bir düşüncenin veya ilhamın başlamasına yol açmak” anlamına gelen bir benzetmedir. Bir kıvılcım ateş başlatabilir; mecazi olarak da bir olay, birinin zihninde bir fikir başlatabilir. Bu cümlede This, Mary’ye bu fikri veren olayı belirtir. Yaygın kalıplar something sparks an idea in someone ve something sparks an idea for a project, story, or solution şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi spark fiilinin geçmiş zaman biçimi ve öğrendiğiniz ifadedeki isimle tamamlayın: The documentary ____ for our science project.
Cevabı göster
sparked an idea
Over the next few months, she would craft the story of Frankenstein. Anlatım akışı
0:37Önümüzdeki birkaç ay boyunca Frankenstein'ın hikayesini kurgulayacaktı.
Over the next few months: sonraki döneme yayılan bir süreç
Over the next few months, “sonraki birkaç ay boyunca” anlamına gelir. Buradaki over bir zaman aralığının tamamını kapsar; hikâyeyi oluşturma işi bir anda gerçekleşmek yerine bu dönem boyunca gelişir. Bu ifade, anlatıda aylar süren aşamalı gelişimi tek bir adımda özetler ve her olayı tek tek sıralamadan hikâyeyi ileri taşır.
Alıştırma
Hangi cümle, tasarımın sonraki birkaç hafta boyunca aşamalı olarak geliştiğini anlatır?
- In a few weeks, the team will begin improving the design.
- Over the next few weeks, the team gradually improved the design.
- By next week, the team will finish the design.
Cevabı göster
Over the next few weeks, the team gradually improved the design.
Popular depictions may evoke: zihinde bir görüntü canlandırmak
Popular depictions may evoke... ifadesinde evoke, “zihinde bir görüntü veya çağrışım oluşturmak” anlamına gelir. Özne, tepkiyi tetikleyen şeydir; nesne ise bir görüntü, duygu, atmosfer veya anı olabilir. Bu tasvirlerin söz konusu figürü doğrudan göstermesi gerekmez. May, iddiayı temkinli hâle getirir: tanıdık yeşil ve inleyen figürü akla getirebilirler. Cümlenin geri kalanı ise bu görüntünün Shelley'nin canavarını doğru yansıtmadığını belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, belirli bir anıya veya görünür bir sahneye gönderme yapmak yerine müziğin kendisinin yalnızlık duygusu uyandırdığını anlatır?
- The music evokes a sense of loneliness.
- The music shows an empty street.
- The music reminds listeners of a lonely winter.
Cevabı göster
The music evokes a sense of loneliness.
Frankenstein refers to: bir adın neyi belirttiğini açıklamak
'Frankenstein refers to the nameless monster's maker' bölümü, Frankenstein adının canavarı değil, onu yaratan Dr. Victor Frankenstein'ı belirttiğini anlatır. Burada refers to, “belirtir” veya “işaret eder” anlamındadır. Özne bir sözcük, ad, etiket, simge ya da zamir olduğunda X refers to Y, o bağlamda X'in neyi temsil ettiğini açıklayabilir. Özne ve nesne, bunun bir anlam ilişkisi olduğunu ve bir kaynağa bakma talimatı olmadığını gösterir.
Alıştırma
Tanımı tamamlamak için refer to ifadesini doğru biçimde kullanın: In this policy, 'minor' ____ anyone under eighteen.
Cevabı göster
refers to
So tense is the struggle between creator and creature Dilbilgisi
0:56Yaratıcı ile yaratılan arasındaki mücadele o kadar gergindir ki
that the two have merged in our collective imagination.
0:59ikisi kolektif hayal gücümüzde birleşmiştir.
So tense is the struggle ... that: devrik so ... that ile vurgu
So tense is the struggle ... that, The struggle ... is so tense that ... yapısının devrik biçimidir. Kalıp So + sıfat + be + özne + that yan cümlesi şeklindedir ve bir niteliğin, that yan cümlesindeki sonucu doğuracak dereceye ulaştığını anlatır. So tense bölümünü başa taşımak dereceyi güçlü biçimde vurgular. Gerçek özne the struggle between creator and creature olduğu için is bu özneden önce gelir; burada sonuç, insanların yaratıcıyla yaratığı ortak hayal güçlerinde birbirine karıştırmasıdır.
Alıştırma
Devrik başlangıcı tamamlamak için convincing sözcüğünü kullanın: ____ the evidence that the jury reached a verdict quickly.
Cevabı göster
So convincing was
Before you read or reread the original text, Anlatım akışı
1:03Orijinal metni okumadan veya yeniden okumadan önce,
there are several other things that are helpful to know about Frankenstein
1:06Frankenstein hakkında bilmenizde fayda olan birkaç şey daha var
and how it came to assume its multiple meanings. Kelime
1:09ve bu çoklu anlamlarını nasıl kazandığı hakkında.
Before you read or reread the original text, okuma öncesi hazırlık işareti olarak
Before you read or reread the original text bir öğrenme sırası kurar: önce ardından gelen arka plan bilgilerini edinmek, sonra metne geçmek. Burada before yalnızca bir olayı diğerinden daha önceye yerleştirmez; giriş yan cümlesi, sıradaki içeriği ana okuma görevi için hazırlık olarak sunar. Birlikte kullanılan read or reread fiilleri hem eseri ilk kez okuyanları hem de esere yeniden dönenleri kapsar. Konuşmacı bir girişten yararlı arka plan bilgilerine geçerken bu tür açılışlar derslerde, çalışma kılavuzlarında ve açıklayıcı videolarda yaygındır.
Alıştırma
Bu cümlede Before you read or reread the original text ifadesinin bilgiyi düzenleyen temel işlevi nedir?
- Ardından gelen arka plan bilgilerini metni okumaya hazırlık olarak sunar.
- Metnin içinde ana hikâyeden önce gerçekleşen bir olayı anlatır.
- İzleyiciye metni okumanın artık gerekli olmadığını söyler.
Cevabı göster
Ardından gelen arka plan bilgilerini metni okumaya hazırlık olarak sunar.
came to assume: zamanla bir anlam kazanmak
came to assume its multiple meanings ifadesinde assume, “varsaymak” değil, “kazanmak” veya “üstlenmek” anlamındadır. Nesnesi multiple meanings ifadesidir: Frankenstein zaman içinde kültürde çeşitli anlamlar kazandı ve taşımaya başladı. come to + fiil kalıbı, bir durumun veya eylemin zaman içinde geliştiğini ya da gerçek hâle geldiğini gösterir. Resmî yorumlarda assume; role, form, importance veya meaning gibi soyut nesneler alabilir. assume a new role, “yeni bir rol üstlenmek” demektir.
Alıştırma
Cümleyi come to assume ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Over the years, the ceremony ____ greater symbolic importance.
Cevabı göster
came to assume
The book traces Dr. Frankenstein's futile quest to impart and sustain life. Kelime
1:13Kitap, Dr. Frankenstein'ın yaşam verme ve sürdürme yönündeki beyhude arayışını izler.
futile quest to impart and sustain life: yaşam verme ve onu sürdürmeye yönelik sonuçsuz arayış
Futile quest ifadesinde futile, bu arayışın amacına ulaşamayacağı veya yararlı bir sonuç üretemeyeceği yönünde olumsuz bir değerlendirme yapar. Quest ise bunu sıradan bir görevden çok ciddi ve uzun süreli bir arayış olarak sunar. to ile kurulan mastar, arayışın amacını belirtir: to impart life yaşam vermek, to sustain life ise yaşamı sürdürmek demektir. İfade bir bütün olarak anlatıcının Frankenstein'ın büyük hedefini başarısızlığa mahkûm veya sonuçsuz göstermesini sağlar.
Alıştırma
Anlatıcının başarıya ulaşamayacağına hükmettiği uzun süreli bir arayışı en iyi hangi cümle anlatır?
- The novel follows her routine task of recording people's ages.
- The novel celebrates her successful mission to slow aging.
- The novel follows her futile quest to reverse aging.
Cevabı göster
The novel follows her futile quest to reverse aging.
He constructs his monster part by part from dead matter Kalıp ifadeler
1:18Canavarını ölü maddelerden parça parça inşa eder
and electrifies it into conscious being. Kelime
1:22ve elektrik vererek onu bilinçli bir varlığa dönüştürür.
part by part: her seferinde bir parça
Part by part, constructs fiilini niteler ve eylemin nasıl ilerlediğini açıklar: bütünü, her seferinde bir parçayı ele alarak veya ekleyerek oluşturur. Bu, canavarın nelerden meydana geldiğini belirten durağan bir açıklama değildir. İfade, isim + by + aynı isim biçimindeki tekrarlı isim kalıbını kullanır. Bu kalıp çoğunlukla eylem veya değişimi aşamalı ve düzenli gösterir; tekrarlanan isim de birimi belirtir. Part by part, step by step ve day by day bunun örnekleridir.
Alıştırma
Cümleyi part ile kurulan ve 'her seferinde bir parça' anlamına gelen tekrarlı isim ifadesiyle tamamlayın: The technician checked the device ____.
Cevabı göster
part by part
electrifies it into conscious being: into ile belirtilen sonuç durumu
Bu cümlede electrifies, “elektrik uygular” anlamındadır ve it, ölü maddeden birleştirilen bedeni gösterir. İfade, elektriğin bu bedeni bilinçli bir varoluş durumuna soktuğunu, yani onu canlı ve bilinçli bir varlığa dönüştürdüğünü anlatır. Bedenin yalnızca heyecanlandığı anlamına gelmez. verb + object + into + result kalıbı, bir eylemin neden olduğu yeni durumu gösterir. Burada into conscious being sonuç tamamlayıcısıdır: nesne cansız maddeden yaşam ve bilinç sahibi bir şeye dönüşür. Bu özel kullanım, edebî veya bilim kurguya özgü yaratıcı bir anlatımdır; günlük dilde kullanılan kalıplaşmış bir ifade değildir.
Alıştırma
Bu cümlede electrifies it into conscious being ne anlama gelir?
- Canavarı görmek bilim insanını heyecanlandırır.
- Bilim insanı elektrik kullanarak bedendeki bilinci ortadan kaldırır.
- Elektrik, oluşturulan bedenin bilinçli bir yaşam durumuna girmesine neden olur.
Cevabı göster
Elektrik, oluşturulan bedenin bilinçli bir yaşam durumuna girmesine neden olur.
Upon completing ..., however: hemen ardından gelen zaman ve beklenmedik karşıtlık
Upon completing the experiment, “deneyi tamamladıktan hemen sonra” anlamına gelir. Upon + -ing kısa ve nispeten resmî bir zaman ifadesidir. completing eyleminin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan he'dir; yani deneyi tamamlayan ve ardından tepki veren aynı kişidir. However beklenmedik bir karşıtlığı belirtir. Deneyi tamamlamak başarı veya memnuniyet düşündürebilir, fakat gerçek sonuç dehşet ve kaçıştır. Virgüllerle ayrılan however, zaman ifadesinden şaşırtıcı ana cümleye geçişi yorumlar.
Alıştırma
Maya'nın kapıyı açtıktan hemen sonra duman kokusu aldığını anlatmak için upon + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Upon opening the door, smoke immediately filled the hallway.
- Upon opening the door, Maya immediately smelled smoke.
- Upon opened the door, Maya immediately smelled smoke.
Cevabı göster
Upon opening the door, Maya immediately smelled smoke.
But time and space aren't enough to banish the abandoned monster, Dilbilgisi
1:30Ancak zaman ve mekan, terk edilmiş canavarı uzaklaştırmak için yeterli değildir,
aren't enough to banish: be not enough to + fiilin yalın hâli
be enough to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir koşulun, miktarın veya kaynağın bir şeyi başarmaya yeterli olduğunu belirtir. Olumsuz biçimi olan be not enough to + fiilin yalın hâli ise bunun yetersiz olduğunu anlatır. Bu cümlede zaman ve mekân, canavarı banish etmeye yetmez. Banish, yalnızca leave veya avoid demekten daha güçlüdür; bir şeyi uzaklaştırmak ya da ondan tamamen kurtulmak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi be enough to yapısının geçmiş zamandaki kısaltılmış olumsuz biçimi ve finish fiiliyle tamamlayın: One afternoon ____ the science project.
Cevabı göster
wasn't enough to finish
and the plot turns on a chilling chase between the two. Kelime
1:34ve olay örgüsü ikisi arasındaki ürpertici bir kovalamacaya dönüşür.
plot turns on: olay örgüsü kilit bir unsura dayanır
Bir olay örgüsü incelenirken turn on, 'kilit bir unsura bağlı olmak veya onun çevresinde yapılanmak' anlamına gelir. 'The plot' öznesi gelişen şeyi, 'on'dan sonraki ad öbeği ise bu gelişimin dayanak noktasını belirtir. Burada kovalamaca, hikâyedeki sıradan bir olay değil, hikâyenin merkezî mekanizmasıdır. Bu, turn on ifadesinin soyut kullanımıdır; bir cihazı açmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede turn on, 'kilit bir unsura bağlı olmak' anlamında kullanılmıştır?
- The entire mystery turns on one missing photograph.
- The wheel turns on a metal axle.
- Maya turns on the kitchen light every evening.
Cevabı göster
The entire mystery turns on one missing photograph.
Shelley subtitled her fireside ghost story The Modern Prometheus. Kültür
1:38Shelley, şömine başı hayalet hikayesine Modern Prometheus alt başlığını ekledi.
fireside ghost story ... The Modern Prometheus: alt başlığın ardındaki mit
The Modern Prometheus, Frankenstein'ın alt başlığıdır. Yunan mitinde Prometheus, ateşi tanrılardan çalıp insanlığa veren Titan'dır; bu eylem yeni bir güç elde etme, sınırları zorlama ve cezalandırılma düşünceleriyle bağlantılıdır. Romanda yaşam yaratan kişiyi “modern” bir Prometheus olarak adlandırmak, bu eski miti bilimsel hırsla ilişkilendirir. Alt başlık okuyucuyu yaşam yaratma, sınırları aşma ve sonuçlarla yüzleşme temalarına yöneltir; modern yalnızca bir zaman etiketi değildir. fireside ghost story doğrudan anlatı çerçevesini verirken alt başlık daha derin bir mitolojik bakış ekler.
Alıştırma
The Modern Prometheus alt başlığı temel olarak neyi ima eder?
- Antik Prometheus mitini modern bilimsel yaratım ve onun sonuçlarıyla ilişkilendirir.
- Hikâyenin Antik Yunan'da geçen doğrudan bir yeniden anlatım olduğu anlamına gelir.
- Prometheus'un yaratığın özel adı olduğunu belirtir.
Cevabı göster
Antik Prometheus mitini modern bilimsel yaratım ve onun sonuçlarıyla ilişkilendirir.
That's in reference to the Greek myth of the titan Prometheus Kalıp ifadeler
1:42Bu, Yunan mitolojisindeki titan Prometheus'a bir göndermedir
That's in reference to: bir göndermenin kaynağını belirtmek
That's in reference to ... ifadesi “Bu, ... şeyine işaret ediyor” veya “Bu, ... şeyine gönderme yapıyor” anlamına gelir. Az önce sözü edilen bir başlığın, şakanın, görüntünün ya da benzetmenin kaynağını açıklar. Kalıp that + be + in reference to + isim öbeği şeklindedir. That önceki ifadeye döner, to sonrasındaki isim öbeği ise kaynağı belirtir. Burada kaynak Yunan mitidir. reference, bakılan bir kitap ya da belgeyi değil, bir bağlantıyı veya göndermeyi ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi be in reference to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The exhibition's name ____ a local legend.
Cevabı göster
is in reference to
Prometheus was chained to a rock and eaten by vultures for eternity. Kültür
1:54Prometheus sonsuza dek bir kayaya zincirlendi ve akbabalar tarafından yenildi.
for tampering with the status quo: yerleşik düzene uygunsuz müdahale
Burada for, cezanın nedenini verir ve “… yüzünden” anlamındadır. Tampering, for edatından sonra kullanılan -ing biçimidir; tamper with ise bir şeye izinsiz ya da zarar verebilecek biçimde müdahale etmek demektir. Status quo, mevcut durum ya da yerleşik düzen anlamına gelir. Dolayısıyla for tampering with the status quo, Prometheus’un meydan okuyuşunu tarafsız bir değişiklik olarak değil, var olan düzene yönelik uygunsuz bir müdahale olarak sunar.
Alıştırma
Cümledeki for tampering with the status quo ifadesinin eleştirel anlamını en iyi hangi açıklama korur?
- çünkü yerleşik düzene uygunsuz ve izinsiz biçimde müdahale etti
- çünkü mevcut durumu dikkatle kaydetti
- eski bir sistemi geliştirmesine izin verilmiş olmasına rağmen
Cevabı göster
çünkü yerleşik düzene uygunsuz ve izinsiz biçimde müdahale etti
Prometheus was chained to a rock ... for eternity: sınırları aşmanın mitolojik cezası
Bu cümle, Yunan mitolojisinde Prometheus’a verilen cezayı özetler. İnsanlığa ateşi verip ilahi otoriteye karşı geldikten sonra bir kayaya zincirlenmiştir. Yaygın bir anlatıda bir kartal onun karaciğerini tekrar tekrar yer; karaciğeri yeniden büyüdüğü için işkence devam eder. Bu gönderme, insanlığa bilgi veya güç kazandırmayı yasak sınırları aşmanın bedeliyle ilişkilendirir. Alt başlığı The Modern Prometheus olan Frankenstein hakkındaki tartışmalarda yaratımı hem cesur hem de tehlikeli bir eylem olarak çerçevelemeye yardımcı olur. Bu, mitolojik bir arka plandır; romanın olay örgüsünde yaşanan bir olay değildir.
Alıştırma
Frankenstein tartışılırken Prometheus’a yapılan bu gönderme okuyucunun öncelikle neyi anlamasına yardımcı olur?
- Prometheus’u Frankenstein’ın yaratığını yapan bilim insanı olarak tanıtır.
- Romandaki bir karakterin kuşlar tarafından gerçekten bir kayaya zincirlendiğini gösterir.
- İnsanlığa yeni bir güç vermeyi, sınırları aşmanın tehlikesi ve cezasıyla ilişkilendirir.
Cevabı göster
İnsanlığa yeni bir güç vermeyi, sınırları aşmanın tehlikesi ve cezasıyla ilişkilendirir.
enjoyed a resurgence in: ... alanında yeniden güç kazanmak
enjoyed a resurgence in ifadesindeki enjoy, “keyif almak” değil, “bir gelişmeyi yaşamak veya ondan yararlanmak” anlamındadır. Resurgence, daha zayıf bir dönemin ardından yeniden güç, popülerlik ya da ilgi kazanılmasıdır. Bu nedenle cümle, Prometheus'un bir konu veya imge olarak Romantik dönem edebiyatında yeniden önem kazandığını anlatır. Kullanılabilecek kalıp X enjoyed/has enjoyed a resurgence in + alan, dönem veya yer biçimindedir. X bir tema, tarz, hareket, ürün ya da insan olmayan başka bir özne olabilir; in ise geri dönüşün gerçekleştiği alanı veya zamanı belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede enjoyed a resurgence, bir gerilemeden sonra popülerliğin yeniden artmasını anlatacak şekilde doğru kullanılmıştır?
- After years of low sales, vinyl records enjoyed a resurgence among younger listeners.
- The museum enjoyed a resurgence when it opened for the very first time.
- The brand-new app enjoyed a resurgence on the day it first launched.
Cevabı göster
After years of low sales, vinyl records enjoyed a resurgence among younger listeners.
prominent Romantic: Romantizmin etkili bir temsilcisi
Prominent, “önemli, tanınmış veya etkili” anlamına gelir. Burada büyük harfle yazılan Romantic, Romantik akımın bir üyesini veya önde gelen bir kişisini belirten sayılabilir bir isimdir. Bu nedenle a prominent Romantic, Mary'nin edebî ve kültürel bir akımdaki konumunu tanımlar. Ardından gelen the movement ifadesi ile doğaya, duyguya ve sanata verilen değerden söz edilmesi bu tarihsel anlamı doğrular. İfade Mary'nin kişiliğini veya romantik ilişkilerini anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlede Mary was a prominent Romantic ne anlama geliyor?
- İlişkilerinde sevecen olmasıyla tanınıyordu.
- Yalnızca aşk hikâyeleri yazmasıyla ünlüydü.
- Romantik akımın etkili bir ismiydi.
Cevabı göster
Romantik akımın etkili bir ismiydi.
reimagined the plight of Prometheus: acının yeni bir yorumu
Reimagined, var olan bir hikâyenin veya kişinin yeni ve yaratıcı bir yorumla sunulduğunu belirtir. Yalnızca Percy'nin Prometheus'u zihninde canlandırdığı anlamına gelmez. Plight, çoğu zaman acı içeren ciddi ve güç bir durumu ifade eder. Bu cümlede Percy, yeni bir drama aracılığıyla Prometheus'un çektiği acıya farklı bir sanatsal yaklaşım getirir. İnceleme ve eleştiri yazılarında reimagine the plight of someone, tanınmış bir kişinin sıkıntısını yeni bir bakış açısından veya yeni bir biçimde ele alan bir eseri anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi reimagine the plight of yapısıyla tamamlayın ve gerektiğinde fiilin biçimini değiştirin: The new play ____ an exiled queen through a modern lens.
Cevabı göster
reimagines the plight of
The Romantics used these mythical references to signal the purity of the ancient world Anlatım akışı
2:21Romantikler antik dünyanın saflığına işaret etmek için bu efsanevi referansları kullandılar
to signal ... in contrast to ...: amaç ile karşıtlığı bağlamak
Burada to signal, amaç bildiren bir mastar yapısıdır ve mitolojik göndermelerin neyi iletmek için kullanıldığını açıklar. Signal, bir düşünceyi fark edilir veya anlaşılır hâle getirmek demektir; dolayısıyla göndermeler gerçek anlamda bir sinyal göndermek yerine saflığı ima eder. Ardından in contrast to modernity, antik dünyayı ve moderniteyi karşıt bir çerçeve içine yerleştirir. Böylece cümle bilgiyi iki adımda düzenler: önce göndermelerin yorumlayıcı işlevini belirtir, sonra antik saflık düşüncesinin antik ve modern arasındaki karşılaştırmayla kurulduğunu gösterir.
Alıştırma
Bir eleştirmen, beyaz bir kostümün tehditkâr bir ortamla karşıtlık kurarak masumiyeti çağrıştırdığını söylemek istiyor. Hangi cümle bu düşünceyi doğal biçimde ifade eder?
- The white costume signals innocence in contrast to the threatening setting.
- The white costume signals the threatening setting in contrast to innocence.
- The white costume sends innocence a signal in contrast to the threatening setting.
Cevabı göster
The white costume signals innocence in contrast to the threatening setting.
They typically regarded science with suspicion, Kalıp ifadeler
2:28Genellikle bilime kuşkuyla yaklaşırlardı,
and Frankenstein is one of the first cautionary tales about artificial intelligence. Kültür
2:31ve Frankenstein, yapay zeka ile ilgili ilk uyarıcı hikayelerden biridir.
regarded science with suspicion: bilime kuşkuyla bakmak
regard A with suspicion yapısında A değerlendirilen şeydir; with suspicion ise değerlendirme sırasındaki tutumu belirtir. Burada grup, bilime veya bilimin vaatlerine kolayca güvenmiyordu. Bu ifade kuşku veya güvensizlik belirtir, ancak mutlaka bütünüyle reddetme anlamına gelmez. İnsanların bir politikaya, kuruma, teknolojiye veya iddiaya tepkisini resmî bir dille anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi regard A with suspicion ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The review committee ____ the company's safety claims ____.
Cevabı göster
regarded · with suspicion
yapay zekâ hakkındaki ilk uyarıcı öykülerden biri
Cautionary tale, tehlikeli seçimleri ve bunların sonuçlarını gösterdiği için uyarı olarak anlaşılan bir öyküdür. Frankenstein'ı bu türün ilk örneklerinden biri olarak adlandırmak, eski romanı güçlü yaşam veya zekâ biçimleri yaratmanın tehlikeleri konusunda uyaran eserler dizisine yerleştirir. Artificial intelligence burada modern bir yorum çerçevesidir. Romanın bilgisayarları veya makine öğrenmesi sistemlerini anlattığı iddia edilmez; yaratma, kontrol ve yaratıcının sorumluluğu temalarının günümüz yapay zekâ etiğine ışık tutabileceği söylenir.
Alıştırma
Frankenstein'a a cautionary tale about artificial intelligence denmesi ne anlama gelir?
- Romanın makine öğrenmesi yazılımını teknik olarak açıkladığını iddia eder.
- Romanın modern yapay zekâ sistemleri icat edildikten sonra yazıldığı anlamına gelir.
- Romanın yaratma ve sorumluluk temalarını modern yapay zekâ için hâlâ geçerli olan erken bir uyarı olarak ele alır.
Cevabı göster
Romanın yaratma ve sorumluluk temalarını modern yapay zekâ için hâlâ geçerli olan erken bir uyarı olarak ele alır.
not supernatural, but born in a lab: açıklamayı reddedip odağı değiştirmek
not A, but B kalıbı önce beklenen açıklama olan A’yı reddeder, ardından B’yi doğru veya daha önemli açıklama olarak sunar. Burada supernatural reddedilirken odak born in a lab ifadesine kaydırılır. born in a lab mecazidir; soyut bir isim olan terror gerçekten “doğmaz”. Dehşetin laboratuvar biliminden kaynaklandığını anlatır ve böylece dikkati doğaüstü güçlerden insanların yaptığı deneylere yöneltir.
Alıştırma
Hangi cümle not A, but B yapısını kullanarak bir açıklamayı reddedip yerine başka bir açıklama getiriyor?
- The delay was not caused by traffic, but by a server failure.
- The server failure made the traffic worse.
- The delay was caused by both traffic and a server failure.
Cevabı göster
The delay was not caused by traffic, but by a server failure.
Gothic devices infuse: özelliklerin metnin bütününü şekillendirmesi
Gothic devices, fiziksel veya elektronik cihazları değil, Gotik yazımla ilişkili teknikleri ya da özellikleri ifade eder. Burada infuse mecazi anlamdadır: Bu teknikler metnin geneline yayılır ve genel atmosferini şekillendirir. Dil bilgisi bakımından Gothic devices özne, the text ise nesnedir. Bu etken yapı, teknikleri eserin bütününü şekillendiren etkiler olarak sunar.
Alıştırma
Hangi cümlede infuse, bir niteliğin eserin tamamına yayılıp onu şekillendirdiğini anlatacak şekilde mecazi olarak kullanılmıştır?
- The chef infused the oil with garlic.
- A quiet sadness infuses the entire film.
- A red lamp appears once near the end.
Cevabı göster
A quiet sadness infuses the entire film.
is characterized by: tipik özellikleri belirtmek
A is characterized by B, B'nin A'ya tipik veya ayırt edilebilir özelliklerini verdiği anlamına gelir. Özne, betimlenen şeydir; by ise özelliği veya özellik listesini tanıtır. Burada ifade, huzursuzluğu, ürkütücü ortamları, grotesk unsurları ve unutulma korkusunu Gotik türde tekrar eden özellikler olarak sunar. Bu genel bir örüntüdür; her Gotik eserin listedeki bütün unsurları içermesi gerektiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi hedef edilgen yapıyla tamamlayın: The inland climate ____ long, dry summers.
Cevabı göster
is characterized by
All elements that can be seen in Frankenstein.
2:52Bunların hepsi Frankenstein'da görülebilen unsurlardır.
But this horror had roots in personal trauma as well. Deyimler
2:55Ancak bu dehşetin kökleri kişisel travmalara da dayanıyordu.
had roots in ... as well: başka bir derin kaynak eklemek
Have roots in, bir şeyin daha derin veya daha eski bir kaynaktan geliştiğini anlatmak için bitki kökleri imgesini kullanır. Geçmiş zamandaki had roots in personal trauma, kişisel travmanın bu korkunun kaynaklarından biri olduğu anlamına gelir. As well, ayrıca anlamındadır. Kişisel travmayı daha önce konuşulan başka bir kaynağa ekler; dolayısıyla cümle travmayı tek neden olarak sunmaz.
Alıştırma
Cümleyi derin bir kaynağı anlatan geçmiş zamanlı mecaz ve ekleme ifadesiyle tamamlayın: The reform was driven by economic pressure, and it ____ public anger ____.
Cevabı göster
had roots in · as well
The text is filled with references to Shelley's own circumstances. Kalıp ifadeler
2:59Metin, Shelley'nin kendi koşullarına yapılan göndermelerle doludur.
be filled with references to: yinelenen bağlantılar ve göndermeler
Bu cümlede is filled with references to, metnin Shelley'nin yaşam koşullarına ve deneyimlerine tekrar tekrar işaret ettiği ya da bunları çağrıştırdığı anlamına gelir. Buradaki reference mutlaka doğrudan bir alıntı veya resmî kaynak gösterme değildir; temalar, imgeler, olay örgüsü ayrıntıları veya başka dolaylı bağlantılar yoluyla görülebilir. be filled with references to + isim kalıbı, bu bağlantıların çok sayıda olduğunu veya eserin geneline yayıldığını vurgular. Shelley's own circumstances, onun kendi yaşamındaki koşul ve olayları ifade eder.
Alıştırma
be filled with references to hedef kalıbını tamamlayın: The game ____ ancient mythology, from character names to repeated symbols.
Cevabı göster
is filled with references to
Mary was the child of William Godwin and Mary Wollstonecraft.
3:05Mary, William Godwin ve Mary Wollstonecraft'ın çocuğuydu.
and her mother's book A Vindication of the Rights of Women is a key feminist text. Kültür
3:12ve annesinin Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi adlı kitabı önemli bir feminist metindir.
radical intellectual figures: köklü değişim isteyen düşünürler
Radical intellectual figures, kamusal etkisi olan, düşünceleri yerleşik siyasi veya toplumsal sistemlere meydan okuyan ve köklü değişim isteyen düşünürleri ifade eder. Intellectual figures yalnızca zeki insanları değil; fikirleri, yazıları veya kamusal tartışmalara katılımlarıyla tanınan kişileri anlatır. Burada radical tarihsel veya siyasi bir tanımlamadır. Sözcük tek başına bu kişilerin şiddet yanlısı, akıl dışı veya suçlu olduğu anlamına gelmez; ancak tonu bağlama göre değişebilir.
Alıştırma
Bu biyografik cümlede radical intellectual figures ne anlama gelir?
- Köklü toplumsal veya siyasi değişimi destekleyen etkili düşünürler.
- Yalnızca sıra dışı derecede zeki olmalarıyla tanınan kişiler.
- Fikirlerle ciddi biçimde ilgilenmeyen şiddet suçluları.
Cevabı göster
Köklü toplumsal veya siyasi değişimi destekleyen etkili düşünürler.
A Vindication of the Rights of Women: vindication sözcüğünün gerekçeli savunma anlamı
Vurgulanan başlık, Mary Wollstonecraft’ın 1792’de yayımlanan çığır açıcı eserine gönderme yapar. Eser, kadınların da akıl sahibi insanlar olduğunu ve eşit eğitim ile toplumsal hakları hak ettiğini savunur. Genellikle feminist düşüncenin kurucu metinlerinden biri sayıldığı için eserin key feminist text olarak nitelenmesi, Mary Shelley’nin çevresindeki düşünsel ve reformcu ortamı gösterir. Bu başlıkta vindication, bir iddianın gerekçeli biçimde savunulması veya haklılığının gösterilmesi demektir. İntikam anlamına gelmez; başlık, kadın haklarını savunan bir gerekçe ortaya koyar.
Alıştırma
Bu kitap başlığındaki Vindication ne anlama gelir?
- Kadın haklarını sınırlamayı savunan bir görüş
- Kadınlardan intikam alma öyküsü
- Kadın haklarının gerekçeli bir savunusu
Cevabı göster
Kadın haklarının gerekçeli bir savunusu
she died as a result of complications from Mary's birth. Kalıp ifadeler
3:18Mary'nin doğumundan kaynaklanan komplikasyonlar sonucu öldü.
as a result of complications from...: tıbbi bir nedeni resmî biçimde belirtmek
as a result of, bir sonucun nedenini belirtir ve ardından bir isim öbeği gelir. Buradaki sonuç onun ölümü, neden ise complications from Mary's birth ifadesidir. Bu tıbbi bağlamda complications, doğumla bağlantılı olarak gelişen ek sağlık sorunları demektir. Mary's birth, Mary’nin dünyaya geldiği olayı adlandırır; dolayısıyla ifadenin tamamı, doğumun ölüme neden olan tıbbi sorunlara yol açtığını söyler.
Alıştırma
Hangi cümle tıbbi bir nedeni anlatmak için as a result of complications from... yapısını doğal biçimde kullanır?
- The patient found the instructions complicated after surgery.
- The patient stayed in the hospital as a result of complications from surgery.
- The patient stayed in the hospital because surgery caused complications.
Cevabı göster
The patient stayed in the hospital as a result of complications from surgery.
and later experienced her own problems with childbirth.
3:24ve daha sonra kendisi de doğumla ilgili sorunlar yaşadı.
haunted by her mother's death: kalıcı psikolojik sıkıntı
Bu cümlede was haunted by mecaz anlamda kullanılmıştır. Annesinin ölümüne ilişkin anı ve travmanın tekrar tekrar geri dönerek Mary'ye duygusal acı vermeye devam ettiğini belirtir; gerçek bir hayaletten söz etmez. be haunted by + anı, olay, suçluluk veya korku yapısı, geçmiş bir deneyimi kişinin zihinsel olarak kaçamadığı bir şey gibi sunar.
Alıştırma
Öğrenilen ifadeyi doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: Even ten years later, she was still ____ the memory of the fire.
Cevabı göster
haunted by
following her elopement with Percy at 16: zaman sırası ve gizli ayrılış
Burada following, “sonrasında” anlamına gelen bir edattır. Hamileliği zaman çizelgesinde kaçıştan sonraya yerleştirir; Mary'nin birinin arkasından yürüdüğü veya birini takip ettiği anlamına gelmez. Elopement, bir çiftin evlenmek veya birlikte yaşamak için gizlice ya da onay almadan ayrılmasıdır; geleneksel olarak aile onayı veya alışılmış bir düğün olmadan gerçekleşir. Bu ifadede at 16, bu olaylar dizisini Mary'nin on altı yaşında olduğu döneme yerleştirir.
Alıştırma
Cümlede following her elopement with Percy at 16 ne anlama geliyor?
- sıradan bir gezide Percy'nin arkasından yürürken
- o on altı yaşındayken Percy ile bir çift olarak gizlice ayrılmalarının ardından
- Percy'nin iki ailenin açıkça planladığı düğüne giden onu takip etmesinden sonra
Cevabı göster
o on altı yaşındayken Percy ile bir çift olarak gizlice ayrılmalarının ardından
Out of four more pregnancies, only one...: toplam içindeki küçük bir sonuç
Out of + bir sayı ya da grup, sayılan toplamı belirler. Burada four more pregnancies toplamı verir; only one of their children survived cümleciği ise bu toplam içindeki çok daha küçük sonucu belirtir. Oranları, seçim sonuçlarını veya hayatta kalma sayılarını bildirmek için Out of + toplam, (only) + parça + sonuç kalıbını kullanabilirsin. Only, parçanın şaşırtıcı ya da önemli ölçüde küçük olduğunu vurgular.
Alıştırma
“Bir toplamın içinden” anlamına gelen iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamla: ____ twenty applicants, only three were invited to interview.
Cevabı göster
Out of
to the themes explored in Frankenstein.
3:42Frankenstein'da incelenen temalarla ilişkilendirmişlerdir.
link this tragedy to the themes explored in...: yoruma dayalı bir bağlantı kurmak
Link A to B, A ile B'yi bağlantılı olarak sunmak anlamına gelir. Bu cümlede eleştirmenler trajediyi Frankenstein'daki temalarla ilişkilendirir. İfade fiziksel bir bağlantıyı veya birinin diğerine neden olduğunu otomatik olarak kanıtlamaz; bir yorumu aktarır. Themes explored in Frankenstein, themes that are explored in Frankenstein anlamına gelir. Explored, kısaltılmış bir ilgi cümleciğindeki geçmiş zaman ortacıdır ve romanın derinlemesine incelediği fikirleri tanımlar.
Alıştırma
Hangi cümle link A to B yapısını ve explored içeren kısaltılmış cümleciği doğru kullanır?
- Critics have linked the author's letters to themes exploring in the novel.
- Critics have linked the author's letters from themes explored in the novel.
- Critics have linked the author's letters to themes explored in the novel.
Cevabı göster
Critics have linked the author's letters to themes explored in the novel.
Shelley depicts birth as both creative and destructive, Dilbilgisi
3:44Shelley doğumu hem yaratıcı hem de yıkıcı olarak tasvir eder,
and the monster becomes a disfigured mirror of the natural cycle of life. Deyimler
3:48ve canavar, doğal yaşam döngüsünün şekilsiz bir aynası haline gelir.
depicts birth as both creative and destructive: doğumu hem yaratıcı hem de yıkıcı olarak tasvir etmek
Depict A as B, özellikle sanat, edebiyat, sinema veya analizde A'yı belirli bir şekilde temsil etmek anlamına gelir. Burada betimleyen kişi Shelley'dir; A birth, as sonrasındaki tanım ise both creative and destructive ifadesidir. Both X and Y, iki özelliğin aynı anda var olduğunu belirtir. Bu yorumda doğum yaşam yaratır, ancak yıkım ve ölümle de bağlantılıdır. Dolayısıyla yapı, iki basit faydayı sıralamak yerine bir gerilimi vurgular.
Alıştırma
Eksik yapıyı kullanarak cümleyi tamamlayın: The documentary depicts city life ____ exciting and exhausting.
Cevabı göster
as both
becomes a disfigured mirror of the natural cycle of life: yaşamın doğal döngüsünün bozulmuş bir aynasına dönüşmek
A mirror of something, başka bir gerçekliği yansıtan veya ortaya çıkaran kişi ya da şey için kullanılan bir metafordur. Burada canavar gerçek bir ayna değildir; onun varlığı, yaşamın yaratıldığı doğal döngüyü yansıtır. Disfigured, bu yansımanın bozulmuş olduğunu belirtir. Canavar doğal olmayan bir şekilde yaratıldığı için doğumun ve yaşam döngüsünün hasar görmüş ya da değiştirilmiş bir biçimini sunar.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan metafor ne anlama geliyor?
- Canavar yaşamın doğal döngüsünün bozulmuş bir biçimini yansıtır.
- Canavar yaşamın doğal döngüsünü onarır.
- Canavar fiziksel olarak hasarlı bir ayna taşır.
Cevabı göster
Canavar yaşamın doğal döngüsünün bozulmuş bir biçimini yansıtır.
embodies ... corruption of nature: soyut bir temaya somut biçim vermek
Edebî eleştiride embody, soyut bir düşünceye görünür veya somut bir biçim vermek anlamına gelir. Burada canavar, Dr. Frankenstein'ın doğal düzeni bozmasının somut ifadesi olarak ele alınır; embody bedensel bir hareketi anlatmaz. Corruption of nature, doğaya veya doğal düzene zarar veren bir müdahale anlamına gelir. X embodies Y yapısı, bir karakteri, nesneyi veya olayı bir temanın, değerin ya da sonucun görünür taşıyıcısı olarak yorumlamayı sağlar.
Alıştırma
Örnekte “the monster ... embodies Dr. Frankenstein's corruption of nature” ne anlama gelir?
- Canavarın doktor tarafından bozulan doğal düzeni yeniden kurduğunu söyler.
- Canavarı, doktorun doğayı bozmasının somut ifadesi hâline getirir.
- Canavarın doktorun bedenine fiziksel olarak saldırdığını söyler.
Cevabı göster
Canavarı, doktorun doğayı bozmasının somut ifadesi hâline getirir.
This constitutes his fatal flaw or hamartia. Kültür
4:00Bu onun ölümcül kusuru veya hamartiasını oluşturur.
fatal flaw or hamartia: trajik çöküşün ardındaki kritik hata
Buradaki This, Dr. Frankenstein'ın şan arzusuyla doğayı ihlal etmesini ifade eder. or sözcüğü, fatal flaw ifadesini teknik bir terim olan hamartia ile yeniden açıklar. Trajedi analizinde hamartia, bir karakterin çöküşünü harekete geçirmeye katkıda bulunan temel bir hata, yanlış yargı veya karakter zayıflığıdır. Yalnızca zararsız bir alışkanlık değildir. Ahlaken kötü bir kişilik özelliği yerine bir karar ya da yargı hatası da olabilir. Önemli olan, trajik olaylar zincirinde büyük bir rol oynamasıdır.
Alıştırma
Bir trajedi analizinde hamartia sözcüğünü en iyi hangi açıklama karşılar?
- Olay örgüsünü etkilemeyen zararsız bir alışkanlık.
- Bir karakterin çöküşüne yol açmaya katkıda bulunan temel bir hata veya zayıflık.
- Bir karakteri felaketten kurtaran şanslı bir olay.
Cevabı göster
Bir karakterin çöküşüne yol açmaya katkıda bulunan temel bir hata veya zayıflık.
god complex: son derece eleştirel bir etiket
God complex, kendisini neredeyse tanrısal bir güce sahipmiş, asla yanılmazmış veya başkalarını kontrol edip olağan sınırları aşma hakkı varmış gibi gören biri için kullanılan son derece olumsuz bir etikettir. Bu cümlede his, ifadenin karakter hakkında bir yargı olduğunu gösterir; most clear ise ardından gelen alıntının bu yargı için kanıt oluşturduğunu belirtir. İfade, doktorun yaşam ve ölümü kontrol etme konusundaki kibrini eleştirir; dinsel bir inancı anlatmaz.
Alıştırma
Kullanımın uygun olup olmadığına karar verin: A classmate confidently presents her project, so you say, “She has a god complex.”
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
"Life and death appear to me ideal bounds Dilbilgisi
4:06"Yaşam ve ölüm bana önce aşmam ve karanlık dünyamıza bir ışık seli akıtmam gereken
which I should first break through and pour a torrent of light onto our dark world." Deyimler
4:09ideal sınırlar gibi görünüyor."
appear to me ideal bounds: edebî bir yargı kalıbı
A appears to someone B kalıbında appear bağlayıcı bir fiil gibi çalışır: A, o kişiye B gibi görünür. Burada Life and death, A konumunu doldurur; to me yargının kime ait olduğunu gösterir ve ideal bounds, A'ya verilen tanımdır. Bu, edebî ve eski bir tınıya sahip bir kalıptır. Burada ideal, “kusursuz” değil, düşüncede veya fikirde var olan anlamındadır; bounds ise soyut sınırlar demektir. Dolayısıyla konuşan kişi yaşamı ve ölümü aşılabilecek düşünsel sınırlar olarak görür.
Alıştırma
Hangi cümle, Maya'nın kilitli kapıyı geçici bir engel olarak değerlendirdiğini en doğal biçimde ifade eder?
- Maya appeared the locked gate to be a temporary obstacle.
- The locked gate appeared Maya to be a temporary obstacle.
- The locked gate appeared to Maya to be a temporary obstacle.
Cevabı göster
The locked gate appeared to Maya to be a temporary obstacle.
Metafor olarak break through and pour a torrent of light
Bu cümlede break through, temel bir sınırı zorla açılabilecek bir engel gibi hayal ettirir. Ardından pour a torrent of light, bilgiyi ya da bilimsel gücü karanlık bir dünyaya hızla akan dev bir akış olarak betimler. Light bilgiyi, keşfi ve aydınlanmayı çağrıştırırken torrent güç ve olası bir kontrol kaybı hissi katar. Bu iki metafor, tutkuyu kahramanca ve dünyayı değiştirebilecek bir şey gibi gösterir; ancak bu büyük ölçek tehlikeye ve aşırı özgüvene de yer bırakır.
Alıştırma
Vurgulanan metaforları en doğru biçimde hangi yorum açıklar?
- Gerçek bir lambayı kırıp sokağa sıvı dökmeyi planlıyor.
- Temel bir sınırı aşıp dünyaya güçlü bir bilgi getirdiğini hayal ediyor.
- Keşfini saklamak ve dünyanın değişmeden kalmasını istiyor.
Cevabı göster
Temel bir sınırı aşıp dünyaya güçlü bir bilgi getirdiğini hayal ediyor.
he has played with fire at his own ethical expense. Deyimler
4:18kendi ahlaki değerleri pahasına ateşle oynamıştır.
Although he accomplishes something awe-inspiring: ana yargıdan önce ödünleme
Although, ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır. Başarısının gerçekten hayranlık uyandırdığını kabul eder; böylece yazar bu başarının önemini göz ardı etmez. Daha güçlü sonuç ana cümlede yer alır: Başarı, ödenen etik bedeli ortadan kaldırmaz. Yeniden kullanılabilen Although A, B kalıbı, önce A'yı kabul edip ardından dinleyicinin ya da okuyucunun aklında kalmasını istediğiniz asıl nokta olarak B'yi sunmanızı sağlar.
Alıştırma
Dengeli savı vurgulanan sözcükle tamamlayın: ____ the proposal has clear benefits, it could create serious problems for small businesses.
Cevabı göster
Although
played with fire at his own ethical expense: ciddi risk ve ahlaki bedel
Played with fire bir deyimdir: ciddi sonuçlara yol açabilecek tehlikeli bir sınırı bilerek aştığını anlatır. Gerçek anlamda ateşle oynamayı ifade etmez. Bu edebî bağlamda fire sözü, tehlikeli bilgiyle bağlantılı Prometheus motifini de çağrıştırır. At his own ethical expense, ödediği bedelin türünü belirtir. Eylemleri kendi ahlaki ilkelerine veya ahlaki konumuna zarar vermiştir; buradaki expense maddi değil, etik bir bedeldir. İfade bir bütün olarak hem tehlike uyarısı hem de ahlaki zarar hakkında bir yargı taşır.
Alıştırma
Hangi durum played with fire at his own ethical expense değerlendirmesine en uygun düşer?
- Bir araştırmacı hiçbir risk taşımayan yeni bir not alma uygulamasını denedi.
- Bir araştırmacı güvenlik kurallarını görmezden geldi ve itibarını korumak için riskleri sakladı.
- Bir araştırmacı pahalı laboratuvar ekipmanı aldı ancak tüm etik kurallara uydu.
Cevabı göster
Bir araştırmacı güvenlik kurallarını görmezden geldi ve itibarını korumak için riskleri sakladı.
and imagery that contrasts light and dark.
4:26ve aydınlık ile karanlığı karşılaştıran imgelerle doludur.
decision echoes throughout the novel: tekrar eden bir etki
Echoes burada mecazi anlamda kullanılır. Kararın anlamı ve sonuçları, fiziksel bir ses üretmek yerine romanın farklı bölümlerinde yeniden ortaya çıkar. Özne + echoes throughout + eser veya dönem kalıbı çözümlemelerde yaygındır. Bir olayın, düşüncenin veya imgenin tekrar eden temalar, imgeler ya da etkiler aracılığıyla sonraki sahneleri şekillendirmeyi sürdürdüğünü gösterebilir; aynı sözlerin tekrarlanması gerekmez.
Alıştırma
Hangi durum The opening promise echoes throughout the film cümlesiyle en iyi anlatılır?
- Birisi bu sözü bir odada bağırınca fiziksel bir yankı oluşur.
- Bu söz bir kez geçer ve hikâyenin geri kalanını hiç etkilemez.
- Bu söz sonraki olayları etkiler ve birkaç sahnede yeniden hatırlatılır.
Cevabı göster
Bu söz sonraki olayları etkiler ve birkaç sahnede yeniden hatırlatılır.
These moments suggest not only the spark of Prometheus's fire, Dilbilgisi
4:30Bu anlar sadece Prometheus'un ateşinin kıvılcımını değil,
but the power of radical ideas to expose darker areas of life. Deyimler
4:34aynı zamanda radikal fikirlerin yaşamın daha karanlık alanlarını açığa çıkarma gücünü de öne sürer.
not only ..., but ...: bir fikirden diğerine ilerlemek
not only X, but Y yapısında X önce doğru bir unsur olarak sunulur, ardından çoğu zaman daha önemli veya daha geniş kapsamlı olan Y eklenir. Not only, X'i olumsuzlamaz. Burada cümle, Prometheus'un ateşine ait mitolojik imgeden radikal fikirlerin daha geniş gücüne ilerler. X ve Y aynı dil bilgisel işlevi üstlenmelidir. Bu cümlede the spark of Prometheus's fire ve the power of radical ideas, suggest fiiline bağlı paralel ad öbekleridir. Bu denge, somut bir imgeden soyut bir iddiaya geçişi izlemeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Aynı not only X, but Y yapısını tamamlayın: The workshop offers ____ technical training, ____ career advice.
Cevabı göster
not only · but
radical ideas to expose darker areas: gizli sorunları ortaya çıkarmak
Burada expose, gizli kalmış veya gözden kaçırılmış bir şeyi görünür hâle getirmek demektir. Bir kişinin bedenini açığa çıkarmak ya da bir fotoğrafı ışığa maruz bırakmak anlamında değildir. Darker areas mecazdır; hayatın acı verici, tehlikeli, ahlaken rahatsız edici veya bilerek görmezden gelinen yönlerini ifade eder. Radical ideas, yerleşik varsayımlara veya sistemlere meydan okuyan fikirlerdir. to expose darker areas mastar yapısı, bu fikirlerin ne yapma gücüne sahip olduğunu açıklar: alışılmış düşünme biçimlerinin gizli bırakabileceği rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkarmak.
Alıştırma
Hangi cümle expose darker areas ifadesini örnektekiyle aynı mecaz anlamda kullanıyor?
- The investigation exposes darker areas of the healthcare system that officials had ignored.
- The new lamps expose darker areas of the room to more light.
- The camera needs a longer setting to expose darker areas of the photograph.
Cevabı göster
The investigation exposes darker areas of the healthcare system that officials had ignored.