İngilizcede Kısaltılmış Kelimeler - Mini Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
324 kelime 172 kel/dk

Video özeti: Bu mini ders, kısaltılmış sözcüklerin günlük konuşma İngilizcesini nasıl daha samimi ve gayriresmî hâle getirdiğini açıklar. Üniversite, yemek ve direksiyon sınavıyla ilgili durumlar üzerinden bazı biçimlerin herkesle kullanılabildiğini, bazılarının ise yakın arkadaşlar ve aileyle sınırlı tutulmasının daha uygun olduğunu gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. shortened words — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: footy, uni, veg ve defo gibi kısaltılmış biçimleri kapsayan bu genel terimi anlayın, bunları tam biçimleriyle eşleştirin ve konuşanların resmî ya da mesafeli olmak yerine rahat bir ton yaratmak için neden bu biçimleri seçtiğini fark edin. 2. get my vids uploaded, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: get + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısının bir işin tamamlanmasını sağlama anlamı verdiğini tanıyın. Sonuca odaklanan bu yapıyı işlerin bitirilmesi, dosyaların yüklenmesi veya bir eşyanın tamir ettirilmesi hakkında doğal biçimde konuşmak için kullanın. 3. What do you think they mean? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu sorunun hemen doğru cevap talep etmeden dinleyiciyi tahminde bulunmaya veya yorum önermeye davet ettiğini öğrenin. Derslerde, tartışmalarda ve günlük konuşmalarda katılımı nazikçe teşvik etmek için kullanın.

Bu derste

Yeah, yeah, the vibe at the footy was brill. Kelime

0:00

Evet, evet, footy'deki atmosfer brill'di.

Kelime

vibe: bir yerin veya etkinliğin genel atmosferi

Burada vibe, bir yerin, etkinliğin veya insan grubunun oluşturduğu genel his ya da atmosfer anlamına gelir. Fiziksel titreşim anlamında değildir. the vibe at/of... yapısı, bir deneyimin nasıl hissettirdiğini özetlerken kullanılır ve çoğu zaman good, friendly veya relaxed gibi bir sıfatla birlikte gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede vibe genel atmosfer anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The café measures a warm, friendly vibe.
  2. The café kicks a warm, friendly vibe.
  3. The café has a warm, friendly vibe.
Cevabı göster

The café has a warm, friendly vibe.

Kelime

footy: football sözcüğünün samimi ve bölgesel kısaltması

Footy, football sözcüğünün samimi ve kısaltılmış biçimidir. Burada at the footy, bir futbol maçında bulunmak veya futbol maçı izlemek anlamına gelir. Sözcüğün tam olarak hangi sporu anlattığı bölgeye göre değişebilir. Britanya’da footy genellikle futbol anlamına gelirken Avustralya’da ve başka bazı yerlerde bölgede popüler olan farklı bir futbol türünü anlatabilir. Bu yüzden sporu bağlam belirler.

Alıştırma

Hangi cümlede footy arkadaşlar arasındaki gündelik konuşmaya en doğal biçimde uyar?

  1. The academic report analyzes national footy policy.
  2. We watched the footy together last night.
  3. The legal contract defines the official footy regulations.
Cevabı göster

We watched the footy together last night.

Kelime

brill: “harika” demenin samimi Britanya İngilizcesi biçimi

Brill, brilliant sözcüğünün kısaltılmış ve samimi biçimidir. was brill ifadesinde “harikaydı” anlamına gelir; konuşan kişi futbol maçındaki ortamı heyecanla övmektedir. Bu kısa biçim, olumlu yorumu hızlı, rahat ve arkadaşça gösterir.

Alıştırma

brill hangi durumda doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Hukuki bir sözleşme: “This agreement is brill.”
  2. Bir arkadaşa gönderilen samimi mesaj: “The school trip was brill!”
  3. Resmî bir bilim raporu: “The results were brill.”
Cevabı göster

Bir arkadaşa gönderilen samimi mesaj: “The school trip was brill!”

I've got loads of pics. Notlar

0:02

Elimde bir sürü pics var.

Kalıp ifadeler

loads of + çoğul veya sayılamayan isimler

Loads of, “çok” veya “bir sürü” anlamına gelen samimi bir miktar ifadesidir. loads of pics içinde pics, sayılabilen çoğul bir isimdir; bu nedenle ifade “çok sayıda fotoğraf” anlamına gelir. loads of games gibi sayılabilen çoğul isimlerden veya loads of time gibi sayılamayan isimlerden önce loads of kullanın. Bu yapıda loads of, yüklenen şeyleri anlatmaz; tek bir miktar ifadesi olarak çalışır.

Alıştırma

Cümleyi bu nottaki hedef ifadeyi aynen kullanarak tamamlayın: We have ____ time before the bus arrives.

Cevabı göster

loads of

Kelime

pics: pictures kelimesinin gündelik kısaltması

Pics, pictures kelimesi fotoğraf anlamına geldiğinde kullanılan yaygın ve gündelik bir kısaltmadır. Bu cümlede konuşanın sahip olduğu çok sayıdaki fotoğrafı ifade eder.

Alıştırma

pics kelimesi hangi cümlede en doğal bağlamda kullanılmıştır?

  1. Can you send me the pics from the school trip?
  2. The research report analyzes the pics collected by the satellite.
  3. The passport office requires two pics that meet official standards.
Cevabı göster

Can you send me the pics from the school trip?

Hold on a second, Rob. Ton ve niyet

0:04

Bir saniye bekle, Rob.

Ton ve niyet

Hold on a second: birinden kısa süre beklemesini istemek

Hold on a second, kısa bir süre bekle anlamına gelen gündelik bir ricadır. Bu cümlede konuşan kişi, sohbet devam etmeden önce bir şeyi kontrol etmek veya açıklığa kavuşturmak için Rob'u kısa süreliğine durdurur. Burada hold on fiziksel olarak bir şeyi tutmak anlamına gelmez; a second da kesin bir süre belirtmez. Yalnızca kısa bir ara verileceğini anlatır.

Alıştırma

Birinden kısa süre beklemesini isteyen bu dersteki dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____; I need to check the address.

Cevabı göster

Hold on a second

Yeah?

0:07

Efendim?

You're calling about a promo ad, about hols to Spain? Kelime

0:08

İspanya'daki hols hakkında bir promo ad için mi arıyorsun?

Kelime

promo ad: “tanıtım reklamı” için resmî olmayan ifade

Promo, promotional sözcüğünün resmî olmayan kısaltmasıdır. promo ad ifadesinde promo, ad sözcüğünden önce gelir ve reklamın amacını belirtir: bir ürünü, hizmeti, etkinliği veya teklifi tanıtmak için hazırlanmış bir reklamdır. Bu ifade, reklamın afiş ya da video gibi belirli bir biçimini değil, tanıtım işlevini belirtir.

Alıştırma

Hangisine doğal olarak promo ad denebilir?

  1. Yeni bir uygulamanın reklamını yapan kısa video
  2. İki arkadaş arasındaki özel mesaj
  3. Bir uygulamanın ayarlarını açıklayan teknik kılavuz
Cevabı göster

Yeni bir uygulamanın reklamını yapan kısa video

Kelime

hols: holidays için gündelik Britanya İngilizcesi kısaltması

Hols, holidays sözcüğünün Britanya İngilizcesindeki oldukça gündelik bir kısaltmasıdır. hols to Spain ifadesi burada İspanya’da tatil yapmayı veya oraya keyif amaçlı bir geziyi anlatır. Sözcüğü okurken veya duyarken seyahat ve izin bağlamı bu kısaltmayı tanımanıza yardımcı olur.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümlenin aynısını seçin. hols ile holes sözcüklerindeki ünlü sese odaklanın.

  1. We talked about the holes all morning.
  2. We talked about the hols all morning.
Cevabı göster

We talked about the hols all morning.

Did you catch everything in the call? Kelime

0:20

Konuşmadaki her şeyi yakalayabildiniz mi?

Kelime

catch everything: söylenen bütün bilgileri duyup anlamak

Bu soruda catch everything, söylenen bütün bilgileri doğru şekilde duyup anlamak demektir. Konuşan kişi, görüşmenin herhangi bir bölümünün kaçırılıp kaçırılmadığını kontrol ediyor; catch burada bir şeyi fiziksel olarak yakalamak anlamına gelmez. Catch, sözlü bilgilerle birlikte kullanılabilir: catch a name, catch the last sentence veya catch what someone said. Bilginin takip edilebilecek kadar net ulaşıp ulaşmadığına odaklanır.

Alıştırma

Telefon bağlantısı sürekli kesiliyordu. Söylenen bilgilerin bir kısmının kaçırıldığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. I didn't catch the last few words.
  2. I didn't listen to the last few words.
  3. I didn't say the last few words.
Cevabı göster

I didn't catch the last few words.

Don't worry if you didn't. Ton ve niyet

0:21

Yakalayamadıysanız endişelenmeyin.

Ton ve niyet

Don't worry if you didn't: yinelenen sözleri çıkartarak rahatlatmak

Don't worry, her şeyi anlayamamış olmanın sorun olmadığını söyleyerek dinleyeni rahatlatır. If ile başlayan bölüm, bazı bilgiler kaçırılmış olabileceğinde bu rahatlatmanın geçerli olduğunu gösterir. If you didn't içindeki didn't, didn't catch everything in the call ifadesinin yerini tutar. İngilizcede zaten açık olan eylem sözleri sık sık çıkarılır ve yalnızca did ya da didn't yardımcı fiili bırakılır. Bu, tekrarı önler; sözcükler yanlışlıkla eksik değildir.

Alıştırma

Rahatlatıcı cevabı tamamlayın. Don't worry if ile başlayın ve Did ile eşleşen kısaltılmış olumsuz yardımcı fiili kullanın: A: Did you understand the message? B: ____. I can explain it again.

Cevabı göster

Don't worry if you didn't

In this mini English lesson,

0:22

Bu mini İngilizce dersinde,

I'm going to help you learn more about shortened words. Anlatım akışı

0:24

kısaltılmış kelimeler hakkında daha fazla şey öğrenmenize yardımcı olacağım.

Anlatım akışı

I'm going to help you learn more: ders hedefini önceden bildirmek

I'm going to help you learn more dersin hedefini önceden bildirir. Dinleyicilere konuşmacının biraz sonra ne yapmayı planladığını söyler ve onları girişten öğretilecek konuya yönlendirir. Burada be going to, planlanmış bir sonraki eylemi anlatır; bir yere gitme anlamı taşımaz. Yapı be going to + fiilin yalın hâli şeklindedir. help you learn ise help + kişi + fiilin yalın hâli kalıbını izler.

Alıştırma

Öğretmenin ders başlangıcındaki cümlesini hedef kalıpla tamamlayın: In this lesson, ____ about weather words.

Cevabı göster

I'm going to help you learn more

We use shortened words very commonly in spoken English Kelime

0:26

Günlük konuşma İngilizcesinde kısaltılmış kelimeleri çok yaygın olarak kullanırız

to sound more informal and friendly. Dilbilgisi

0:30

kulağa daha resmi olmayan ve samimi gelmesi için.

Kelime

shortened words: uzun sözcüklerden yapılan gündelik biçimler

Bu cümlede shortened words, pictures sözcüğünden pics veya university sözcüğünden uni yapılması gibi, daha uzun sözcüklerin kesilmesiyle oluşan biçimleri anlatır. Ders, günlük konuşmada sözcük olarak kullanılan biçimlere odaklanır. Bu ifade, biçimlerin nasıl oluşturulduğunu açıklar. Her tür kısaltmanın adı değildir ve özellikle birkaç sözcüğün ilk harflerinden oluşturulan bir kısaltmayı da ifade etmez.

Alıştırma

Bu derste kullanılan anlamıyla shortened words ifadesine en uygun örnek hangisidir?

  1. Dr, doctor diye okunan yazılı bir kısaltma
  2. BBC, harfleri tek tek söylenen bir ilk harf biçimi
  3. uni, university sözcüğünün gündelik konuşma biçimi
Cevabı göster

uni, university sözcüğünün gündelik konuşma biçimi

Dilbilgisi

to sound more informal and friendly: amacı ve dinleyicide bırakılan izlenimi ifade etme

to sound more informal and friendly mastar öbeği, kısaltılmış sözcükleri kullanmanın amacını belirtir: konuşan kişi bu dil seçiminin daha rahat ve sıcak bir izlenim oluşturmasını ister. Buradaki sound, “ses çıkarmak” değil, “dinleyene … gibi gelmek” anlamında bir bağ fiilidir. Informal ve friendly bu izlenimi anlatan sıfatlardır. Yeniden kullanılabilecek yapı, amaç bildiren eylem + to + fiilin yalın hâli ve bırakılan izlenimi anlatan sound + sıfat yapısıdır.

Alıştırma

Hedeflenen izlenimi açıklamak için to + fiilin yalın hâlini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Leo chose simple words to sound more friendly.
  2. Leo chose simple words to sounding more friendly.
  3. Leo chose simple words for sound more friendly.
Cevabı göster

Leo chose simple words to sound more friendly.

For example,

0:32

Örneğin,

footy means football. Dilbilgisi

0:33

footy, football anlamına gelir.

Dilbilgisi

footy means football: Bir sözcüğü X means Y ile tanımlama

X means Y kalıbı bir sözcüğü veya ifadeyi doğrudan açıklar. X açıklanan ögedir; Y ise onun anlamını veya bilinen bir karşılığını verir. Bu cümlede footy X, football ise Y'dir. Mean, dil bilgisel özneyle uyum gösterir: footy gibi tekil bir özneyle means, these words gibi çoğul bir özneyle mean kullanılır. Bu cümlede means bir tanım sunar; bir eylemi veya sonucu anlatmaz.

Alıştırma

Tanımı, tekil tiny sözcüğüyle uyumlu mean biçimiyle tamamlayın: Tiny ____ very small.

Cevabı göster

means

Let's look at three situations where you can use shortened words. Anlatım akışı

0:35

Kısaltılmış kelimeleri kullanabileceğiniz üç duruma bakalım.

Anlatım akışı

Örneklere geçiş ifadesi olarak Let's look at ...

Let's look at ... dinleyiciyi konuşmacıyla birlikte sıradaki örneklere veya açıklamanın sonraki bölümüne geçmeye davet eder. Burada, birazdan ele alınacak üç durumu tanıtır. Bilgiyi düzenleyen bu kullanımda look at yalnızca “gözlerini bir şeye çevirmek” değil, “incelemek, değerlendirmek veya tartışmak” anlamına gelir. Kalıp Let's look at + konu/örnek(ler) şeklindedir.

Alıştırma

Sunum geçişini dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ three ways to reduce waste.

Cevabı göster

Let's look at

Sorry,

0:40

Üzgünüm,

got to rush. Ton ve niyet

0:41

acele etmem gerek.

Ton ve niyet

got to rush: acele etmeniz veya gitmeniz gerektiğini söylemek

Got to rush, I've got to rush ifadesinin çok günlük ve kısaltılmış biçimidir. “Acele etmeliyim” anlamına gelir ve biri konuşmayı bitirirken çoğu zaman “şimdi gitmeliyim” anlamını da taşır. Atlanan özne ve have, bağlamdan anlaşılır. Rush burada fiildir ve zaman az olduğu için hızlı hareket etmek anlamına gelir.

Alıştırma

Bu samimi vedalaşma cümlesini dersteki ifadeyle tamamlayın: Sorry, I've ____, or I'll miss my train.

Cevabı göster

got to rush

I need to get to uni, Notlar

0:42

uni'ye gitmem lazım,

Kalıp ifadeler

get to + yer: bir hedefe varmak

get to ifadesinden sonra bir yer geldiğinde, o yere varmak veya ulaşmak anlamına gelir. Burada uni hedeftir; bu nedenle get to uni, üniversiteye ulaşmak demektir. Genel yapı get to + yer şeklindedir: get to school ve get to the station gibi. Ancak home, here ve there sözcüklerinden önce genellikle to kullanılmaz: get home, get here, get there.

Alıştırma

Cümleyi get ve varış anlamında kullanılan edatla tamamlayın: We need to ____ the airport by six.

Cevabı göster

get to

Kelime

uni: university kelimesinin gündelik kısaltması

Uni, university kelimesinin gündelik ve kısaltılmış biçimidir. Bu cümlede konuşanın ulaşması gereken yer olarak üniversiteyi belirtir. Özellikle günlük Britanya İngilizcesinde yaygındır; Avustralya İngilizcesi dâhil bazı başka İngilizce çeşitlerinde de kullanılır. Dersler, kampüs hayatı veya üniversiteye gitme hakkında rahat bir şekilde konuşurken sıkça görülür.

Alıştırma

Kullanımı değerlendirin: Resmî bir üniversite başvurusunda university yerine uni yazmak uygundur.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

record my demo rap tracks, Kelime

0:44

rap demo parçalarımı kaydetmeli,

Kelime

demo rap tracks ifadesindeki demo

Müzikte demo, bir şarkının veya performansın nasıl olabileceğini göstermek için yapılan ilk kaydı ifade eder. Burada rap tracks ifadesini nitelediği için örnek veya ön hazırlık niteliğindeki kayıtlar anlamına gelir; bunların tamamlanmış ve resmen yayımlanmış olması gerekmez. Demo kelimesinden sonra gelen isim, anlamı belirlemeye yardımcı olur. Demo track bir müzik kaydıyken product demo bir ürün sunumu veya deneme sürümüdür.

Alıştırma

“The singer sent a demo to the producer,” cümlesinde demo büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. tamamlanmış resmî yayın
  2. canlı konser bileti
  3. şarkıyı gösteren ilk kayıt
Cevabı göster

şarkıyı gösteren ilk kayıt

get my vids uploaded, Notlar

0:46

vids'lerimi yüklemeli,

Dilbilgisi

get my vids uploaded: get + nesne + geçmiş zaman ortacı

Get my vids uploaded, get + nesne + geçmiş zaman ortacı kalıbını izler. My vids eylemden etkilenen ögedir; uploaded ise tamamlanmış durumu belirtir. İfade, videoların yüklenmesini sağlamak demektir. Bu kalıp eylemi kimin yaptığına değil, sonucun elde edilmesine odaklanır. Konuşan kişi videoları kendisi yükleyebilir ya da başka birinin yüklemesini sağlayabilir.

Alıştırma

Slaytların toplantıdan önce basılması gerektiğini anlatacak şekilde cümleyi tamamlayın. Print fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın: Before the meeting, I need to get the slides ____.

Cevabı göster

printed

Kelime

vids: videos kelimesinin gündelik kısaltması

Vids, videos kelimesinin gündelik ve kısaltılmış biçimidir. my vids ifadesinde, konuşanın yüklemek istediği videoları anlatır; anlam değişmez, ancak kısa biçim daha samimi duyulur.

Alıştırma

Şu cümlede vids ne anlama gelir: Maya posted two new vids.

  1. visits
  2. video games
  3. videos
Cevabı göster

videos

all in time to get dinner prepped. Notlar

0:47

hepsini de akşam yemeği prepped olana kadar yetiştirmeliyim.

Kalıp ifadeler

all in time to: her şeyi bitirip sonraki işe zaman bırakmak

Bu parçada all, daha önce sözü edilen görevlerin tümüne gönderme yapar. In time to + fiilin yalın biçimi, sonraki eylemi yapmak hâlâ mümkün olacak kadar erken anlamına gelir. Bu nedenle all in time to get dinner prepped, önceki bütün işlerin akşam yemeğini hazırlamaya zaman kalacak şekilde tamamlanabileceğini anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp, bir eylem listesi veya grubundan sonra all in time to + fiil getirmektir. All önceki eylemleri toplar; in time to ise onları programda hâlâ yapılabilecek sonraki işe bağlar.

Alıştırma

Dersin dört kelimelik kalıbıyla cümleyi tamamlayın: Noah fed the dog and put on his coat, ____ walk to school with Mia.

Cevabı göster

all in time to

Kelime

get dinner prepped ifadesindeki prepped

Prepped, resmî olmayan prep fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve “hazırlanmış” ya da “hazır hâle getirilmiş” anlamına gelir. get dinner prepped ifadesinde prepped, akşam yemeğinin ulaşacağı hazır durumu anlatır. get + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı, nesnenin tamamlanmış bir duruma gelmesini sağlamak veya ayarlamak anlamındadır. Bu nedenle get dinner prepped, yalnızca hazırlamaya başlamak değil, akşam yemeğinin hazırlanmasını sağlamak demektir.

Alıştırma

Cümleyi prep fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: We need to get the vegetables ____ before the guests arrive.

Cevabı göster

prepped

Did you catch that?

0:50

Bunu yakaladın mı?

My friend DJ Nini used the words

0:51

Arkadaşım DJ Nini şu kelimeleri kullandı:

uni, university,

0:53

uni, university,

demo, demonstration,

0:55

demo, demonstration,

vids, videos,

0:57

vids, videos,

and prepped, prepared.

0:58

ve prepped, prepared.

This meal's a disgrace. Kelime

1:00

Bu yemek bir rezalet.

Kelime

a disgrace ile ağır eleştiri

Bir şeye a disgrace demek çok ağır bir eleştiridir. Burada yemeğin çok kötü ve beklenen standardın o kadar altında olduğu anlatılır ki konuşan kişi onu kabul edilemez bulur. Disgrace, utanç veya saygı kaybıyla bağlantılıdır; bu nedenle bu ifade öfke ve kınama taşır. Yemeğin bad veya disappointing olduğunu söylemekten çok daha güçlüdür.

Alıştırma

"This meal is a disgrace" nasıl bir tutum ifade eder?

  1. Yemek o kadar kötü ki konuşan kişi onu kabul edilemez buluyor.
  2. Yemek alışılmadık ama keyifli.
  3. Yemek biraz hayal kırıklığı yaratıyor.
Cevabı göster

Yemek o kadar kötü ki konuşan kişi onu kabul edilemez buluyor.

It's just a heap of boiled veg, Notlar

1:02

Sadece bir yığın haşlanmış veg,

Kalıp ifadeler

a heap of: üst üste yığılmış büyük miktar

Bu cümlede a heap of, tek bir yığın gibi görünen çok miktarda sebze anlamına gelir. Heap sözcüğü görsel bir izlenim ekler: yemek özenle düzenlenmek yerine üst üste yığılmıştır; bu yüzden konuşan kişi pek memnun değilmiş gibi duyulur. a heap of, a heap of clothes veya a heap of sand örneklerinde olduğu gibi yığın hâlinde düşünülebilen şeyleri anlatırken çoğul sayılabilen bir isimden ya da sayılamayan bir isimden önce kullanılabilir. Kesin bir miktar değil, bir görüntü anlatır.

Alıştırma

Kıyafetler dağınık biçimde üst üste yığılmışsa cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? There was ___ clothes on the chair.

  1. a slice of
  2. a drop of
  3. a heap of
Cevabı göster

a heap of

Kelime

veg: vegetables kelimesinin gündelik Britanya İngilizcesindeki kısaltması

Veg, vegetables kelimesinin özellikle Britanya İngilizcesinde yaygın olan gündelik bir kısaltmasıdır. Boiled veg, haşlanmış sebze demektir. Veg çoğu zaman topluluk bildiren sayılamayan bir sözcük olarak kullanılır; bu yüzden -s almadan tek veya birden fazla sebze türüne gönderme yapabilir. Burada tek bir sebze anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede veg ne anlama gelir? We eat plenty of fresh veg.

  1. vegetable oil
  2. vegetables
  3. vegetarian people
Cevabı göster

vegetables

no carbs, Kelime

1:04

hiç carbs yok,

Kelime

carbs: carbohydrates kelimesinin günlük kısaltması

Carbs, carbohydrates kelimesinin günlük dilde kullanılan çoğul kısaltmasıdır. Yiyecek ve beslenme hakkında konuşurken besin öğesinin kendisini ya da ekmek, pirinç, makarna ve patates gibi karbonhidratça zengin yiyecekleri gayriresmî biçimde ifade edebilir. Burada no carbs, öğünde belirgin bir karbonhidrat kaynağı olmadığını anlatır. Bu, günlük ve genel bir tanımdır; karbonhidrat miktarının bilimsel olarak sıfır olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Yiyeceklerle ilgili günlük konuşmalarda carbs ne anlama gelir?

  1. carbonated drinks
  2. carbohydrates
  3. calories
Cevabı göster

carbohydrates

a dollop of mayo, Notlar

1:05

bir kaşık dolusu mayo,

Kalıp ifadeler

a dollop of: yaklaşık ve yuvarlak bir miktar

A dollop of, yumuşak veya koyu kıvamlı bir yiyeceğin küçük ve yuvarlak bir miktarını anlatır. Bu miktar genellikle kaşıkla eklenir veya bir kaptan sıkılır. A dollop of mayo ifadesinde hem yaklaşık porsiyonu hem de küçük bir yığın şeklini belirtir. Dollop, teaspoon veya tablespoon gibi kesin bir ölçü birimi değildir; gerçek miktar duruma göre değişir.

Alıştırma

Yaklaşık ve yuvarlak bir miktarı anlatan, bu dersteki üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Serve the cake with ____ whipped cream.

Cevabı göster

a dollop of

Kelime

mayo: mayonnaise sözcüğünün günlük kısa biçimi

Mayo, kremalı sos olan mayonnaise sözcüğünün yaygın ve günlük kısa biçimidir. Bu yemek bağlamında bir kişi adı değildir: a dollop of mayo, az miktarda mayonez demektir. Mayo genellikle tek tek sayılmayan bir şey olarak kullanılır. some mayo, a little mayo veya no mayo denir.

Alıştırma

“No mayo on my sandwich, please,” cümlesinde mayo ne anlama gelir?

  1. mayonnaise
  2. maple syrup
  3. mustard
Cevabı göster

mayonnaise

followed by a decaf coffee. Notlar

1:06

ve ardından bir decaf kahve.

Kalıp ifadeler

followed by: sıradaki öğeyi tanıtmak

Followed by, bir sıralamadaki sonraki öğeyi tanıtır. Bu yemek listesinde, kafeinsiz kahvenin daha önce sözü edilen öğeden sonra geldiğini belirtir. Yararlı kalıp önceki öğe + followed by + isim öbeği biçimindedir. Sıralı öğeleri then ile yeni bir yan cümle başlatmadan tek cümlede tutar.

Alıştırma

Bu dersteki sıralama ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The workshop began with a welcome, ____ a short game.

Cevabı göster

followed by

Kelime

decaf coffee: kafeinin büyük kısmı çıkarılmış kahve

Decaf, decaffeinated sözcüğünün yaygın bir kısaltmasıdır. decaf coffee ifadesinde decaf, coffee sözcüğünü niteler ve kafeinin büyük kısmının çıkarıldığını belirtir; bir marka ya da demleme yöntemi değildir. Kafelerde decaf tek başına isim olarak da kullanılabilir. A decaf, please, kafeini büyük ölçüde azaltılmış bir fincan kahve istendiği anlamına gelir.

Alıştırma

Bir kafede decaf coffee ne anlama gelir?

  1. belirli bir kahve markası
  2. fazladan kafein eklenmiş kahve
  3. kafeinin büyük kısmı çıkarılmış kahve
Cevabı göster

kafeinin büyük kısmı çıkarılmış kahve

I'm not paying £50 for this. Ton ve niyet

1:08

Buna 50 sterlin ödemeyeceğim.

Ton ve niyet

I'm not paying ... for this: ödemeyi kesin biçimde reddetmek

Bu cümlede I'm not paying biçim olarak şimdiki zamandadır, ancak o anda alınmış kesin bir karar işlevi görür: Konuşan kişi 50 sterlin ödemeyi reddeder. Yalnızca ödemenin şu anda yapılmadığını bildirmez. for this, fiyatı söz konusu ürün veya hizmetle ilişkilendirir ve konuşan kişinin onun bu paraya değmediğini düşündüğünü gösterir.

Alıştırma

Cümleyi şimdiki zamanla kurulan reddetme yapısını kullanarak tamamlayın: The toy is broken. I ____ twenty pounds for it.

Cevabı göster

am not paying

Hmm.

1:10

Hmm.

Our angry food critic

1:10

Öfkeli yemek eleştirmenimiz

was not happy with his meal.

1:12

yemeğinden hiç memnun değildi.

But did you catch the shortened words he used?

1:13

Ama kullandığı kısaltılmış kelimeleri fark ettiniz mi?

Veg, vegetables,

1:16

Veg, vegetables,

mayo, mayonnaise,

1:18

mayo, mayonnaise,

carbs, carbohydrates,

1:19

carbs, carbohydrates,

decaf, decaffeinated.

1:21

decaf, decaffeinated.

Hey, Mike.

1:23

Hey, Mike.

Congrats on passing your driving test, Kalıp ifadeler

1:24

Ehliyet sınavını geçtiğin için congrats,

Kalıp ifadeler

Congrats on passing: birini başarısından dolayı kutlamak

Congrats on + isim ya da -ing biçimi, birini başarısından dolayı kutlamak için kullanılan yaygın bir yapıdır. Burada passing, pass fiilinin -ing biçimidir ve tamamlanmış eylemi adlandırır: Mike ehliyet sınavını geçti. Congrats, congratulations kelimesinin kısaltılmış biçimidir. Başka durumlara aktarılabilen yapı Congrats on + -ing şeklindedir; örneğin Congrats on winning veya Congrats on finishing denebilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki gündelik ifadeyi aynen kullanarak tamamlayın: ____ your swimming test!

Cevabı göster

Congrats on passing

tenth time round. Kalıp ifadeler

1:27

onuncu denemende olsa da.

Kalıp ifadeler

tenth time round: onuncu denemede

Bu kısa konuşma dili ekinde tenth time round, “onuncu denemede” anlamına gelir. Time round, her denemeyi aynı görevin bir kez daha yapılması olarak gösterir. İfade bir kutlamanın arkasından gelerek başarının ancak birçok denemeden sonra geldiğine dikkat çeker. Bu nedenle kutlama tamamen ciddi değil, hafifçe takılan bir tona sahiptir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki time round yapısıyla tamamlayın: After nine failed attempts, the printer finally worked the ____.

Cevabı göster

tenth time round

Thanks, John.

1:28

Teşekkürler, John.

With a bit more practice, Dilbilgisi

1:29

Biraz daha pratik yaparsam,

Dilbilgisi

With a bit more practice: Koşul bildiren With + isim öbeği

Bir cümlenin başında with + isim öbeği, sonraki sonucun gerçekleşmesi için neyin gerekli olduğunu gösterebilir. Bu, bir koşul belirtir. Burada With a bit more practice, “biraz daha pratik yaparsam” veya “biraz daha pratik yaptıktan sonra” anlamına gelir. Buradaki with, “birlikte” anlamına gelmez. Tekrar kullanılabilen kalıp With + gerekli kaynak veya değişiklik, + sonuç şeklindedir: With more time, we can finish.

Alıştırma

With ve a little more time sözcüklerini kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, we can check every answer.

Cevabı göster

With a little more time

I'll defo be a pro in no time. Notlar

1:30

kısa sürede defo bir pro olacağım.

Kelime

defo: definitely sözcüğünün çok gündelik biçimi

Defo, definitely sözcüğünün çok gündelik bir kısaltmasıdır. “Kesinlikle” veya “şüphesiz” anlamına gelir. I'll defo be a pro cümlesinde konuşanın tahminine çok güvendiğini gösterir. Deffo yazımı da aynı anlamla kullanılır. İki yazım da farklı bir sözcüğü değil, gündelik konuşmayı temsil eder.

Alıştırma

'I'll defo be there,' cümlesinde aynı anlamı koruyan tarafsız İngilizce sözcük hangisidir?

  1. differently
  2. definitely
  3. probably
Cevabı göster

definitely

Kelime

a pro: profesyonel veya çok becerikli biri

A pro, a professional ifadesinin kısalmış hâlidir. Özellikle sporda, bir etkinliği meslek olarak yapan kişiyi veya günlük dilde o etkinlikte çok becerikli birini anlatabilir. Buradaki be a pro, araba kullanmada çok becerikli hâle gelmek demektir. Konuşan kişi şakacı bir özgüven gösteriyor; mutlaka profesyonel sürücü olmayı planladığını söylemiyor.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: Maya repaired the bike like a pro. Buradaki a pro, Maya hakkında büyük olasılıkla ne anlatıyor?

  1. Bisiklet tamiri kesinlikle onun ücretli mesleğidir.
  2. Bisikleti çok ustaca tamir etti.
  3. Bisiklet tamirini öğrenmeye daha yeni başladı.
Cevabı göster

Bisikleti çok ustaca tamir etti.

Deyimler

in no time: çok kısa sürede

In no time, çok yakında veya yalnızca kısa bir süre sonra anlamına gelen bir deyimdir. Kullanılabilir hiç zaman olmadığı anlamına gelmez. Burada tahmini kendinden emin ve iyimser gösterir: konuşan kişi çok hızlı biçimde beceri kazanacağını düşünüyor.

Alıştırma

Cesaretlendirme cümlesini, no time sözlerini içeren ve çok yakında anlamına gelen üç sözcüklü deyimle tamamlayın: Keep practising, and you'll improve ____.

Cevabı göster

in no time

Ah!

1:35

Ah!

Did you catch the short words?

1:36

Kısa kelimeleri yakalayabildiniz mi?

They were congrats, congratulations,

1:37

Onlar congrats, congratulations,

deffo, definitely,

1:40

deffo, definitely,

and pro, professional.

1:42

ve pro, professional idi.

There are so many more shortened words

1:43

Çok daha fazla kısaltılmış kelime var

that we use in everyday English. Kelime

1:45

günlük İngilizcede kullandığımız.

Kelime

in everyday English: everyday ile every day arasındaki fark

In everyday English, “insanların sıradan konuşma ve iletişimde normalde kullandığı İngilizcede” demektir; özellikle resmî, akademik ya da teknik dili anlatmaz. Burada everyday, English sözcüğünü niteleyen tek sözcüklük bir sıfattır. “Gündelik” veya “günlük yaşamın parçası” anlamına gelir; “her gün” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi hangi biçim doğru tamamlar? This phrase is common in ___ conversation.

  1. every day
  2. everyday
Cevabı göster

everyday

Some of them are common

1:46

Bazıları çok yaygındır

and you can use them with anybody.

1:48

ve bunları herkesin yanında kullanabilirsiniz.

Others are reserved for close friends and family. Kelime

1:50

Diğerleri ise yakın arkadaşlar ve aileye ayrılmıştır.

So, don't use them with your boss.

1:54

Bu yüzden, onları patronunuzla kullanmayın.

Kelime

are reserved for ... / don't use them with your boss: ilişkiye göre ifade seçmek

Are reserved for close friends and family, bazı kısaltılmış biçimlerin yalnızca çok iyi tanıdığınız kişilerle kullanılmaya uygun olduğu anlamına gelir. Reserved for bir sınır koyar: ifade belirli bir ilişkiye veya ortama aittir, her dinleyiciye uygun değildir. Ardından don't use them with your boss bu sınırı uygulamalı bir tavsiyeye dönüştürür. Mesele patronunuzun sözcükleri anlayıp anlamaması değildir; ilişki yakın değilse çok rahat biçimler fazla samimi veya profesyonellikten uzak gelebilir.

Alıştırma

Kısaltılmış bir biçimin reserved for close friends and family olduğu belirtiliyor. Bunu patronunuza gönderdiğiniz resmî bir e-postada kullanmak uygun mudur?

  1. Evet, uygundur.
  2. Hayır, uygun değildir.
Cevabı göster

Hayır, uygun değildir.

So, congrats for getting this far into the vid.

1:56

Yani, vid'in burasına kadar geldiğiniz için congrats.

You're deffo on your way Kalıp ifadeler

1:58

Kısaltılmış kelimeler ustası olma yolunda

to becoming a shortened words master.

1:59

defo ilerliyorsunuz.

Kalıp ifadeler

on your way to becoming: yeni bir duruma doğru ilerleme

Bu cümlede on your way to becoming, bir şey olma hedefine doğru ilerlediğini ancak sonuca henüz tamamen ulaşmadığını anlatır. Buradaki way gerçek bir yol değil, ilerlemeyi anlatan bir benzetmedir. Yapı be + on + iyelik sözcüğü + way to + isim veya -ing biçimidir. Burada to bir edattır; bu yüzden becoming doğrudur: you're on your way to becoming a master. Bu ifade, birinin ilerlemesini takdir ederek onu teşvik etmek için sıkça kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “bir şey olmaya doğru ilerlemek” anlamındaki beş sözcüklük hedef yapıyla tamamlayın: After months of practice, Lina is ____ a confident speaker.

Cevabı göster

on her way to becoming

Before I go, Anlatım akışı

2:02

Gitmeden önce,

Anlatım akışı

Before I go: son bir noktayı sunmak

Before I go bir kapanış geçişidir. Ana konuşmanın bitmek üzere olduğunu bildirirken dinleyiciyi son bir hatırlatma, soru, teşekkür veya başka bir nokta için hazırlar. Buradaki go mutlaka fiziksel olarak ayrılmak anlamına gelmez. Bir videoda, konuşmada veya sohbette konuşmayı bırakmak ya da etkileşimi sona erdirmek anlamına da gelebilir. Bu yan cümle, ardından gelen bilgiyi son bilgi olarak düzenler.

Alıştırma

Cümleyi üç sözcüklük kapanış geçişiyle tamamlayın: ____, I have one last reminder.

Cevabı göster

Before I go

I want to leave you with a few more shortened words. Anlatım akışı

2:02

size birkaç kısaltılmış kelime daha bırakmak istiyorum.

Anlatım akışı

leave you with — son bir düşünceyle bitirmek

Bu cümlede leave you with, “dinleyiciye en son düşüneceği bir şey vermek” anlamındadır. Konuşan kişi, konuşmanın sona yaklaştığını belirtmek ve dikkati son maddelere çekmek için bu kalıbı kullanır. Tekrar kullanılabilen yapı leave + person + with + content şeklindedir. İçerik bir düşünce, soru, hatırlatma, meydan okuma veya görev olabilir; konuşma bittiğinde dinleyicide kalan şey budur.

Alıştırma

Bu dersteki kapanış ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Before we finish, I'd like to ____ one useful tip.

Cevabı göster

leave you with

What do you think they mean? Ton ve niyet

2:05

Sizce ne anlama geliyorlar?

Ton ve niyet

What do you think they mean? — tahminde bulunmaya davet etmek

What do you think they mean?, yalnızca bilinen bir gerçeği sormak yerine dinleyiciyi tahminde bulunmaya veya bir yorum sunmaya davet eder. Buradaki they, sunulan birkaç kısaltılmış kelimeyi ifade eder. Yapı What do you think + subject + verb...? şeklindedir. think sonrasındaki bölüm dolaylı bir sorudur; bu nedenle düz cümle sırasını korur: do they mean değil, they mean.

Alıştırma

Hangi cümle birini bir işaretin anlamını tahmin etmeye doğru biçimde davet eder?

  1. What do think this sign means?
  2. What do you think this sign means?
  3. What do you think does this sign mean?
Cevabı göster

What do you think this sign means?

Fab, meds, undies, Kelime

2:06

Fab, meds, undies,

ref, abs, info.

2:09

ref, abs, info.

Kelime

Fab, meds, undies, ref, abs, info: günlük kısa biçimler

Bu satır, günlük İngilizcede kullanılan yaygın kısa biçimleri bir araya getirir. Fab, fabulous kelimesinden gelir ve “mükemmel” demektir; meds, medicines veya medication; undies, underwear; info ise information anlamına gelir. Ref ve abs bağlam olmadan tek bir anlama sabitlenemez. Ref, sporda çoğu zaman referee, belgelerde ise reference anlamına gelir. Abs, spor ve egzersiz bağlamında genellikle karın kaslarını belirtirken otomobil bağlamında büyük harfle yazılan ABS, anti-lock braking system anlamına gelir. Önce kısa biçimi tanıyın, sonra konuyu kullanarak anlamı seçin.

Alıştırma

Hangi cümlede ref, referee yani “hakem” anlamındadır?

  1. The car's ABS warning light came on.
  2. The ref blew the whistle and stopped the match.
  3. Use the order number as your payment ref.
Cevabı göster

The ref blew the whistle and stopped the match.

Can you guess what they mean?

2:11

Ne anlama geldiklerini tahmin edebilir misiniz?

Tell us in the comments Kalıp ifadeler

2:12

Yorumlarda bize bildirin

Kalıp ifadeler

Tell us in the comments: herkese açık yanıt istemek

Bu harekete geçirici ifadede Tell us, cevabınızı veya görüşünüzü videonun arkasındaki kişilerle paylaşın anlamına gelir. Us; sunucuyu, kanalı veya içerik ekibini belirtir. In the comments, platformun herkese açık yorum bölümünde anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen Tell us in the comments + istenen bilgi kalıbı, izleyicileri bir video, canlı yayın veya gönderinin altına herkese açık bir cevap yazmaya çağırır.

Alıştırma

Bu video çağrısını hedef ifadeyle tamamlayın: ____ which animal we should feature next.

Cevabı göster

Tell us in the comments

and try and make a sentence using some of them. Dilbilgisi

2:13

ve bunlardan bazılarını kullanarak bir cümle kurmaya çalışın.

Dilbilgisi

try and make a sentence: gündelik konuşmada try and + fiilin yalın hâli

Burada try and make a sentence, bir cümle kurmak için çaba göstermek, yani cümle kurmayı denemek anlamına gelir. İki fiil iki ayrı aşamayı anlatmaz; and, konuşma dilindeki try and + fiilin yalın hâli kalıbının parçasıdır. Gündelik İngilizcede try and + fiilin yalın hâli, çoğu zaman try to + fiilin yalın hâli ile neredeyse aynı anlama gelir. and’den sonraki eylem, konuşanın karşı taraftan denemesini istediği eylemdir.

Alıştırma

Gündelik try and + fiilin yalın hâli kalıbını tamamlayın: Please try ____ make a sentence using the word 'quiet'.

Cevabı göster

and