🚓 🚒 🚑 Süper Harika Kurtarma Ekibi|S2 B02|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmleri: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
278 kelime 126 kel/dk

Video özeti: Car City’de frenleri bozulan bir araç acil duruma yol açar. Pinkfong’un itfaiye aracı, ambulansı, helikopteri ve polis aracı tehlikeyi kontrol altına almak ve etkilenenlere yardım etmek için birlikte çalışır; ardından Pinkfong’u kurtarma ekibiyle beraber şehri korumaya devam etmeye çağırırlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. must be broken. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: must be yapısının geçmiş zaman ortacıyla birlikte, gözle görülür kanıtlara dayanan güçlü bir çıkarım anlattığını anlayabilirsiniz. Tekerlekler durmadığı için karakter frenlerin bozuk olduğu sonucuna varır. Böylece kesin bir çıkarımı basit bir olgu bildiriminden ayırabilir ve muhtemel bir arızanın nedenini belirtirken bu kalıbı kullanabilirsiniz. 2. I've got your back. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu sözün birinin sırtından kelimesi kelimesine bahsetmediğini, destek veya koruma sözü verdiğini fark edebilirsiniz. Tehlike ya da güçlük yaşayan bir arkadaşınıza veya takım üyenize yardım edeceğinizi söyleyip onu rahatlatmak için kullanabilir, ifadenin samimi ve sıcak tonunu da doğru yorumlayabilirsiniz. 3. Roger. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Bunun bir kişi adı değil, telsiz veya görev iletişiminde mesajın ya da talimatın alındığını bildiren kısa bir onay olduğunu belirleyebilirsiniz. Böylece kurtarma ekibinin konuşmalarını takip edebilir; sözcüğü koordineli görevlerde, rol oyunlarında ve benzeri operasyonel bağlamlarda uygun biçimde kullanabilirsiniz.

Bu derste

Pinkfong.

0:00

Pinkfong.

Super rescue team. Kalıp ifadeler

0:03

Süper kurtarma ekibi.

Kalıp ifadeler

rescue team: görevi belirten isim önce gelir

rescue team ifadesinde rescue, ekibin amacını belirtmek için team sözcüğünden önce kullanılan bir isimdir. Bu birleşik isim, kurtarma çalışmaları yapmak ve tehlikede ya da zor durumda olan insanlara yardım etmek üzere oluşturulmuş bir grubu anlatır. Ana isim team’dir; rescue ise ekibin ne yaptığını belirtir. İngilizcede “amaç + grup” sırası kullanılır, bu yüzden rescue team doğaldır; team rescue şeklindeki ters sıra bu tür bir grubun adı olmaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayan doğal birleşik ismi seçin: The firefighters formed a ____ to reach the trapped hikers.

  1. rescuing team
  2. rescue team
  3. team rescue
Cevabı göster

rescue team

To the rescue. Kalıp ifadeler

0:04

Kurtarmaya.

Kalıp ifadeler

To the rescue!: yardımın tam zamanında geldiğini duyurmak

To the rescue! ifadesi, yardımın geldiğini ya da yolda olduğunu duyuran kalıplaşmış bir ünlemdir. Genellikle birinin veya bir şeyin, bir kişiyi kurtarmak ya da bir sorunu çözmek için tam zamanında ortaya çıktığını anlatır. Bunu to + the rescue sözcüklerinden oluşan gerçek bir yön ifadesi gibi okumayın. Tek başına kullanılabilir; yardım eden kişi Name + to the rescue! kalıbıyla başta da belirtilebilir.

Alıştırma

Bu durumda “Leah to the rescue!” ne anlama gelir? Herkesin bir şarj aletine ihtiyacı vardır ve Leah bir şarj aletiyle gelir.

  1. Leah herkesin gitmesini istiyor.
  2. Leah yardım etmek için tam zamanında geldi.
  3. Leah kurtarma istasyonunun nerede olduğunu soruyor.
Cevabı göster

Leah yardım etmek için tam zamanında geldi.

Pinkfong super rescue team.

0:08

Pinkfong süper kurtarma ekibi.

Fire truck, where are you? Ton ve niyet

0:13

İtfaiye aracı, neredesin?

Ton ve niyet

where are you?: bir karakteri ortaya çıkmaya çağıran soru

Where are you? normalde bir kişinin veya şeyin nerede olduğunu sorar. Bu şarkıda ise itfaiye aracının adı söylendikten sonra karakterin ortaya çıkıp cevap vermesini isteyen eğlenceli bir çağrı işlevi görür. Soru-cevap düzeni, karakterlerin birer birer tanıtılmasına yardımcı olur. Bu, şarkıyı söyleyen kişinin itfaiye aracının nerede olduğunu gerçekten bilmediği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu şarkıda “where are you?” sorusunun temel işlevi nedir?

  1. Bir itfaiye istasyonunun açık adresini sorar.
  2. İtfaiye aracını ortaya çıkıp cevap vermesi için eğlenceli biçimde çağırır.
  3. İtfaiye aracını kaybolduğu için suçlar.
Cevabı göster

İtfaiye aracını ortaya çıkıp cevap vermesi için eğlenceli biçimde çağırır.

Wow, the buildings here are huge

0:19

Vay canına, buradaki binalar çok büyük,

and there are so many cars as well. Notlar

0:21

ve ayrıca bir sürü araba var.

Dilbilgisi

there are so many cars: çok sayıda arabanın varlığını belirtme

There are so many cars, sahnede çok sayıda araba bulunduğunu söylemek için there be yapısını kullanır. Cars çoğul olduğu için are kullanılır ve so many, sayılabilen çoğul bir isimden önce gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp there are + so many + sayılabilen çoğul isim şeklindedir. Bir yerde ne bulunduğunu tanıtır ve sayının çok ya da şaşırtıcı derecede fazla olduğunu vurgular.

Alıştırma

Cümleyi there are so many ve parantezdeki çoğul isimle tamamlayın: At the lake, ____. (ducks)

Cevabı göster

there are so many ducks

Kalıp ifadeler

Cümle sonunda as well

Bu cümlede as well, “de/da” veya “ayrıca” anlamına gelir. İlgili bir bilgiyi daha ekler: Arabaların çok olması da konuşanın belirtmek istediği bir durumdur. Yaygın yapı, ifade + as well şeklindedir. Bu kullanımda as well genellikle yan cümlenin veya cümlenin sonunda yer alır.

Alıştırma

As well ifadesini doğal cümle sonu konumuna yerleştirerek cümleyi tamamlayın: Leo brought sandwiches, and he brought fruit ____.

Cevabı göster

as well

Watch out. Ton ve niyet

0:26

Dikkat et.

Ton ve niyet

Acil uyarı olarak Watch out!

Watch out!, “Hemen dikkat et!” anlamına gelen kalıplaşmış bir uyarıdır. Birine yakın bir tehlikeyi fark edip hemen tepki vermesini söyler. Burada watch yalnızca “bir şeye bakmak” anlamına gelmez. Tehlikeyi belirtmek için Watch out for + isim yapısını kullanın: Watch out for the bike!

Alıştırma

Bir bisikletli birine doğru ilerlerken en doğal acil uyarı hangisidir?

  1. Watch out! A bike is coming toward you!
  2. Watch the bike video when you have time.
  3. Be careful with your bike next week.
Cevabı göster

Watch out! A bike is coming toward you!

Watch out.

0:28

Dikkat et.

Get out of the way. Ton ve niyet

0:29

Yoldan çekil.

Ton ve niyet

Get out of the way: yoldan çekilmek için acil bir emir

Get out of the way, birine bir yolun üzerinden veya tehlikeli bir konumdan çekilmesini söyleyen doğrudan bir emirdir. Buradaki out of the way, bir kişinin ya da nesnenin ilerlediği yeri artık kapatmamak anlamına gelir. Acil bir durumda bu emir, karşıdaki kişiden yalnızca kolaylık olsun diye biraz kenara kaymasını değil, hemen hareket etmesini ister.

Alıştırma

Hangi durumda Get out of the way! diye bağırmak en doğal olur?

  1. Bir arkadaş şarkı seçiyor.
  2. Ağır bir kutu birinin üzerine doğru düşüyor.
  3. Bir müşteri sessizce menü okuyor.
Cevabı göster

Ağır bir kutu birinin üzerine doğru düşüyor.

No, the wheels won't stop. Dilbilgisi

0:33

Hayır, tekerlekler durmuyor.

Dilbilgisi

won't stop: şu anda bir türlü duramamak

Bu cümlede won't stop, tekerleklerin beklendiği gibi tepki vermediğini ve şu anda durdurulamadığını anlatır. Bu, yalnızca geleceğe ilişkin bir tahmin değil, o anda yaşanan bir kontrol kaybıdır. Makineler, nesneler veya süreçlerle won't + fiilin yalın hâli, bir şeyin ısrarla beklenen işlevi yerine getirmediğini anlatabilir: The door won't open. Bu kullanım çoğu zaman ne denersek deneyelim anlamı taşır.

Alıştırma

Hangi cümlede won't, bir şeyin şu anda beklendiği gibi çalışmadığını gösterir?

  1. I think the printer won't be popular next year.
  2. The printer won't arrive until Tuesday.
  3. The printer won't start, even though I've pressed the button twice.
Cevabı göster

The printer won't start, even though I've pressed the button twice.

Oh no, the brakes must be broken. Dilbilgisi

0:36

Oh hayır, frenler bozulmuş olmalı.

Dilbilgisi

must be broken: kanıtlara dayanan güçlü bir çıkarım

Buradaki must bir kuralı veya zorunluluğu anlatmaz. Konuşmacının duruma bakarak çok emin bir çıkarım yaptığını gösterir: Henüz kontrol edilerek doğrulanmamış olsa da frenler neredeyse kesin olarak bozuktur. must be + sıfat veya geçmiş zaman ortacı yapısı, kanıtlardan güçlü biçimde çıkarılan mevcut bir durumu anlatır. must be broken ifadesinde broken, be sonrasında tamamlayıcı olarak kullanılan bir geçmiş zaman ortacıdır ve hasarlı, çalışmayan durumda olmak anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede must be kanıtlardan güçlü bir çıkarım yapmak için kullanılmıştır?

  1. A technician checked the lock and confirmed that the lock is broken.
  2. The lock might be broken, but there is not enough evidence yet.
  3. The door will not open with the correct key, so the lock must be broken.
Cevabı göster

The door will not open with the correct key, so the lock must be broken.

Help.

0:40

İmdat.

Super rescue team to the rescue.

1:03

Süper kurtarma ekibi kurtarmaya.

Fire truck, fire truck, where are you?

1:06

İtfaiye aracı, itfaiye aracı, neredesin?

Here I am, here I am. Ton ve niyet

1:09

Buradayım, buradayım.

Ton ve niyet

Here I am: biri sizi ararken verilen yanıt

Here I am!, biri sizi çağırdığında veya nerede olduğunuzu sorduğunda kullanılan doğal ve kalıplaşmış bir yanıttır. “Buradayım” anlamına gelir ve aynı zamanda orada olduğunuzu ya da ortaya çıktığınızı duyurur. here sözcüğünü başa almak, konuşmacının bulunduğu yere veya gelişine dikkat çeker. İfade tek başına tam bir yanıt olduğu için başka bir özne ya da fiil eklemek gerekmez.

Alıştırma

Biri sizi arıyor ve adınızı söylüyor. Kendi varlığınızı duyurmak için en doğal yanıt hangisidir?

  1. There you are!
  2. Here you are!
  3. Here I am!
Cevabı göster

Here I am!

Don't worry, I've got your back. Notlar

1:11

Endişelenme, arkandayım.

Ton ve niyet

Don't worry: Yardım veya söz vermeden önce güven verme

Don't worry ifadesi, birini rahatlatmak ve kaygısını azaltmak için yaygın olarak kullanılır. Biçim olarak olumsuz bir emir cümlesidir, ancak genellikle eleştiriden çok teselli ifade eder. Çoğu zaman ardından pratik bir yardım, bir söz veya her şeyin yoluna gireceğini gösteren bir neden gelir; örneğin Don't worry, I'll handle it. Sonraki sözler güvenilecek somut bir şey sunduğunda ifade daha güçlü bir rahatlatma sağlar.

Alıştırma

Bir arkadaşınız anahtarlarını bulamadığı için kaygılı. Hangi yanıt Don't worry ifadesini doğal bir şekilde rahatlatma amacıyla kullanır?

  1. Don't worry, I'll help you look for them.
  2. Don't worry, but I don't want to hear about it.
  3. Don't worry; you lose things all the time.
Cevabı göster

Don't worry, I'll help you look for them.

Deyimler

I've got your back: Destek ve koruma sözü vermek

I've got your back, “seni destekleyeceğim, koruyacağım veya bir sorun çıkarsa sana yardım edeceğim” anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede, konuşanın dinleyiciyi sorunla tek başına yüzleşmek zorunda bırakmayacağını belirten rahatlatıcı bir sözdür. Yeniden kullanılabilen kalıp have someone's back şeklindedir: I've got your back, We've got her back. Birinin sırtını fiziksel olarak tutmayı veya ona sahip olmayı değil, sadık desteği anlatır.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “seni destekleyip koruyacağım” anlamına gelen dört kelimelik deyimle tamamlayın: If the meeting gets difficult, ____.

Cevabı göster

I've got your back

Fire truck, fire truck, can you help Dilbilgisi

1:13

İtfaiye aracı, itfaiye aracı, yardım edebilir misin,

put out the fire, Öbek fiiller

1:16

ateşi söndürmeye,

Dilbilgisi

can you help put: Can you help + fiilin yalın hâli

Can you help put ...? birinden bir eyleme yardım etmesini istemek için Can you help + fiilin yalın hâli kalıbını kullanır. Burada put, help'ten sonra yalın hâldedir; putting biçimine dönüşmez. Help'ten sonra Can you help to carry this? örneğindeki gibi to + fiilin yalın hâli de gelebilir. İki yapı da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak özellikle günlük Amerikan İngilizcesinde to kullanılmayan biçim çok yaygındır. Bu kalıbı carry, find ve fix gibi fiillerle de kullanabilirsin.

Alıştırma

İsteği tamamlamak için help'ten hemen sonra carry fiilinin yalın hâlini kullan: Can you ____ these bags upstairs?

Cevabı göster

help carry

put out the fire.

1:17

ateşi söndürmeye.

Öbek fiiller

put out the fire: yangını söndürmek

Put out the fire ifadesinde put out, söndürmek anlamına gelen bir öbek fiildir: ateşin yanmasını durdurmayı anlatır. Burada out fiilin bir parçasıdır; bu nedenle ifade bir şeyi dışarı koymak anlamına gelmez. Nesne bir isim olduğunda hem put out the fire hem de put the fire out doğaldır. Nesne bir zamir olduğunda onu iki parçanın arasına koy: put it out denir, put out it denmez.

Alıştırma

Bir çöp kutusunda küçük bir yangın başladı. Hangi cümle birinden onu söndürmesini doğal bir şekilde ister?

  1. Please put it out.
  2. Please put it outside.
  3. Please put out it.
Cevabı göster

Please put it out.

Nee-naw, nee-naw, Kültür

1:18

Nii-nov, nii-nov,

fire truck to the rescue.

1:19

itfaiye aracı kurtarmaya.

Kültür

Nee-naw, nee-naw: siren sesini taklit etme

Nee-naw, bir acil durum aracının sirenindeki yükselip alçalan sesi yazıyla taklit eder. Tekrarlanması, itfaiye aracının hareketi anlatılmadan önce bir ses efekti oluşturur. Bu bir yansımadır; sıradan bir sözcük ya da bir aracın adı değildir. Yazarlar sesleri farklı şekillerde gösterebildiği için şarkı ve öykülerde yazımı değişebilir.

Alıştırma

Nee-naw, nee-naw cümlede ne işe yarıyor?

  1. İtfaiye aracının bir parçasının adını söyler.
  2. Sürücüye durmasını söyler.
  3. İtfaiye aracının sirenini taklit eder.
Cevabı göster

İtfaiye aracının sirenini taklit eder.

Ambulance, ambulance, where are you?

1:29

Ambulans, ambulans, neredesin?

Here I am, here I am.

1:32

Buradayım, buradayım.

Don't worry, I've got your back.

1:34

Endişelenme, arkandayım.

Ambulance, ambulance, can you help?

1:36

Ambulans, ambulans, yardım edebilir misin?

I'll treat you, I'll treat you. Kelime

1:39

Seni tedavi edeceğim, seni tedavi edeceğim.

Kelime

I'll treat you: treat fiilinin tıbbi anlamı

I'll treat you ifadesinde treat, yaralanma veya hastalık nedeniyle birine tıbbi bakım sağlamak anlamındadır. I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır; dolayısıyla konuşan kişi bu bakımı sağlayacağına söz verir. Bu yapıda treat, kişiyi ya da tıbbi sorunu doğrudan nesne olarak alabilir: treat a patient, treat an infection veya treat a broken arm. Treat tıbbi bakım sağlamayı anlatır; tek başına tam iyileşmeyi garanti etmez.

Alıştırma

Hangi cümlede treat tıbbi anlamda kullanılmıştır?

  1. My friend treated me to lunch.
  2. The hotel treated every guest politely.
  3. The doctor treated my injured arm.
Cevabı göster

The doctor treated my injured arm.

Super duper ambulance to the rescue. Kelime

1:41

Süper ambulans kurtarmaya.

Kelime

Super duper: şakacı ve abartılı övgü

Super duper, “mükemmel” demenin veya “çok” anlamını güçlendirmenin vurgulu ve son derece samimi bir yoludur. Kafiyeli iki sözcük, övgünün tarafsız değil, canlı ve abartılı duyulmasını sağlar. Bu cümlede ambulansı özellikle etkileyici gösterir ve kurtarmaya gelişini neşeli, çocuklara uygun bir hâle getirir. Bu ifade başka eğlenceli bağlamlarda da övgüyü güçlendirebilir.

Alıştırma

“Super duper” demek için en doğal durum hangisidir?

  1. resmî bir bilimsel rapor
  2. hukuki bir sözleşme
  3. küçük bir çocukla yapılan eğlenceli bir sohbet
Cevabı göster

küçük bir çocukla yapılan eğlenceli bir sohbet

Helicopter, helicopter, where are you?

1:52

Helikopter, helikopter, neredesin?

Here I am, here I am.

1:55

Buradayım, buradayım.

Don't worry, I've got your back.

1:57

Endişelenme, arkandayım.

Helicopter, helicopter, can you help

1:59

Helikopter, helikopter, yardım edebilir misin,

Aim throw.

2:03

Nişan al, fırlat.

Heli, heli, helicopter to the rescue. Kelime

2:04

Heli, heli, helikopter kurtarmaya.

Kelime

Heli: helicopter sözcüğünün eğlenceli kısaltması

Bu cümlede Heli, helicopter sözcüğünün kısaltılmış biçimidir. Heli, heli ifadesini tekrarlayıp ardından sözcüğün tamamını söylemek, şarkının ritmine uyarken anlamı da açık hâle getirir. Heli, kesilerek oluşturulmuş samimi bir ad olarak anlaşılabilir; ancak açıklığın önemli olduğu durumlarda kullanılacak standart tam sözcük helicopter'dır.

Alıştırma

Bu cümlede Heli hangi sözcüğün kısaltmasıdır?

  1. helicopter
  2. helipad
  3. helium
Cevabı göster

helicopter

Police car, police car, where are you?

2:15

Polis arabası, polis arabası, neredesin?

Here I am, here I am.

2:18

Buradayım, buradayım.

Don't worry, I've got your back.

2:20

Endişelenme, arkandayım.

Police car, police car, can you help?

2:22

Polis arabası, polis arabası, yardım edebilir misin?

Let's move, let's move. Ton ve niyet

2:25

Harekete geçelim, harekete geçelim.

Ton ve niyet

Let's move: grubu hemen harekete geçirme çağrısı

Burada “Let's move” bir harekete geçme çağrısıdır; “hadi gidelim” ya da “şimdi harekete geçelim” anlamına gelir. Yalnızca bir hareketi betimlemez; grubu beklemeyi bırakıp hemen davranmaya yönlendirir. Let's + fiilin yalın hâli yapısı, konuşanın da dahil olduğu ortak bir eylemi önerir veya teşvik eder. “Let's move” ifadesinin tekrarı çağrıyı daha acil hâle getirir.

Alıştırma

Bu dersteki iki kelimelik ifadeyle acil grup çağrısını tamamlayın: The bus is waiting. ____!

Cevabı göster

Let's move

Oh police car to the rescue.

2:27

Oh polis arabası kurtarmaya.

Hoi Poi Pinkfong. Kültür

2:38

Hoi Poi Pinkfong.

Kültür

Hoi Poi Pinkfong: markaya özgü bir slogan

“Hoi Poi Pinkfong”, sihirli sözler havası taşıyan ve Pinkfong'a özgü bir slogandır. Burada markayı veya karakteri tanıtır ve eğlenceli bir ortaya çıkış ya da sahne geçişi etkisi yaratır; kelime kelime anlamı olan normal bir İngilizce cümle değildir. “Pinkfong” adını olduğu gibi koruyun. “Hoi Poi”yi yeniden kullanılabilen bir İngilizce ifade olarak değil, sabit sloganın bir parçası olarak düşünün.

Alıştırma

Bu cümlede “Hoi Poi Pinkfong” ifadesini anlamanın en doğru yolu nedir?

  1. Bir ekibe hareket etmesini söyleyen genel komut
  2. Eğlenceli bir marka veya geçiş etkisi yaratan Pinkfong'a özgü slogan
  3. Resmî tanışmalarda kullanılan standart bir İngilizce selamlama
Cevabı göster

Eğlenceli bir marka veya geçiş etkisi yaratan Pinkfong'a özgü slogan

To the rescue.

2:42

Kurtarmaya.

Fire truck.

2:44

İtfaiye aracı.

Police car.

2:46

Polis arabası.

Ambulance.

2:48

Ambulans.

Helicopter.

2:50

Helikopter.

Super rescue team to the rescue.

2:54

Süper kurtarma ekibi kurtarmaya.

Super duper, super duper rescue team,

2:58

Süper harika, süper kurtarma ekibi,

super duper, super duper rescue team.

3:01

süper harika, süper kurtarma ekibi.

Whenever, wherever, Dilbilgisi

3:05

Ne zaman, nerede olursa,

super rescue team to the rescue.

3:09

süper kurtarma ekibi kurtarmaya.

Dilbilgisi

Whenever, wherever: ne zaman veya nerede olursa olsun

Whenever “herhangi bir zamanda” veya “ne zaman olursa olsun”, wherever ise “herhangi bir yerde” veya “nerede olursa olsun” demektir. Whenever, wherever birlikte hem zamanı hem de yeri kapsar: ekip, bu koşulların hepsinde yardım etme sözü verir. Buradaki iki sözcük tam bir yan cümle değil, kısa bir slogandır. Normal bir cümlede aynı düşünce çoğunlukla whenever and wherever + yan cümle biçiminde kullanılır: We help whenever and wherever we are needed.

Alıştırma

Kurtarma ekibinin sloganındaki Whenever, wherever ne anlatıyor?

  1. Ekip ne zaman ve nerede buluşulacağını soruyor.
  2. Ekip yalnızca planlanmış bir zaman ve yerde yardım edecek.
  3. Ekip, yardıma ne zaman veya nerede ihtiyaç duyulursa yardım edecek.
Cevabı göster

Ekip, yardıma ne zaman veya nerede ihtiyaç duyulursa yardım edecek.

Yeah.

3:12

Evet.

Pinkfong, we saved many friends today

3:16

Pinkfong, bugün pek çok arkadaşımızı kurtardık

thanks to you. Kalıp ifadeler

3:19

senin sayende.

Kalıp ifadeler

thanks to you: sonuçtaki payı sana vermek

Bu cümlede thanks to you, “senin yardımın sayesinde” anlamına gelir. Birçok arkadaşın kurtarılması şeklindeki iyi sonucun payını you kişisine verir. thanks to + kişi veya şey yapısı bir neden ifadesi olarak kullanılır. Sonucu belirten cümlenin önünde veya arkasında yer alabilir; yalnızca thank you diyerek teşekkür etmekle aynı değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, diğer kişinin yardımı sayesinde işin zamanında tamamlandığını açıkça belirtir?

  1. Thanks to you, we finished the project on time.
  2. We finished the project on time so we could thank you.
  3. Thank you. We finished the project on time.
Cevabı göster

Thanks to you, we finished the project on time.

Thank you so much.

3:20

Çok teşekkür ederim.

Will you continue to protect Car City with us Dilbilgisi

3:22

Araba Şehri'ni bizimle korumaya devam edecek misin

from now on? Kalıp ifadeler

3:25

bundan sonra?

Dilbilgisi

continue to protect: continue to + fiilin yalın hâli

Bu soruda continue to protect, “korumaya devam etmek” anlamına gelir. Koruma eylemi zaten sürmekte olan bir şey olarak ele alınır ve bu eylemin durmak yerine devam edip etmeyeceği sorulur. Yapı continue to + fiilin yalın hâlidir: continue to protect, continue to help, continue to work. to sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli kullanılır; bu nedenle continue to protected doğru değildir.

Alıştırma

Cümleyi “korumaya devam etmek” anlamındaki tam continue to + fiilin yalın hâli ifadesiyle tamamlayın: The rangers promised to ____ the forest.

Cevabı göster

continue to protect

Kalıp ifadeler

from now on: şu andan itibaren geleceğe doğru

From now on, “şu andan başlayıp gelecekte de devam ederek” anlamına gelir. Soruda yalnızca şu anda yapılan tek bir eylemi değil, sürecek bir bağlılığın başlangıç noktasını belirtir. Yeni bir kural, alışkanlık, karar veya söz şimdi başlayıp daha sonra da geçerli olacaksa bu ifadeyi kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle yeni bir alışkanlığın şimdi başlayıp gelecekte de süreceğini anlatır?

  1. For now, I'll keep these files here.
  2. Just now, I backed up my files.
  3. From now on, I'll back up my files every Friday.
Cevabı göster

From now on, I'll back up my files every Friday.

Wow, of course. Ton ve niyet

3:26

Vay canına, elbette.

Ton ve niyet

Of course: sıcak ve istekli bir kabul

Bu yanıtta of course, “evet, elbette” anlamına gelir ve kişinin isteyerek kabul ettiğini gösterir. Genellikle yalnızca yes demekten daha sıcak ve hevesli duyulur. Bir rica, davet veya izin sorusuna kısa yanıt olarak kullanılabilir. Eksik bırakılan sözler önceki sorudan anlaşılır; bu nedenle “Of course I will”, “Of course you can” veya “Of course I'd like to” anlamına gelebilir.

Alıştırma

Dersteki ifadeyle bu istekli kabul yanıtını tamamlayın: “Can you help me carry these books?” “____. I'd be happy to help.”

Cevabı göster

Of course

Ready.

3:32

Hazır.

Roger. Kelime

3:34

Anlaşıldı.

Kelime

Roger: telsiz iletişiminde alındı onayı

Bu görev konuşmasında Roger, “Mesajını aldım” anlamına gelen telsiz tarzı bir onay ifadesidir. Burada bir kişinin adı değildir. Bir talimattan sonra söylenen Roger, mesajın alındığını doğrudan doğrular. Durum, konuşanın harekete geçmeye hazır olduğunu düşündürebilir; ancak Roger tek başına talimata uyma sözü vermez.

Alıştırma

Bir görevli kurtarma görevlisine talimat verir. Kurtarma görevlisi “Roger.” diye yanıtlar. Bu yanıt doğrudan neyi doğrular?

  1. Lütfen Roger adlı birini çağırın.
  2. Mesajını aldım.
  3. Talimatın her bölümünü kesinlikle yerine getireceğim.
Cevabı göster

Mesajını aldım.

Forest.

3:35

Forest.

Cloudia.

3:37

Cloudia.

Pinkfong super rescue team.

3:41

Pinkfong süper kurtarma ekibi.

Are you ready? Ton ve niyet

3:48

Hazır mısın?

Yes, I'm ready.

3:50

Evet, hazırım.

Ton ve niyet

Hazır olup olmadığını sormak için “Are you ready?”

“Are you ready?”, birinin hazırlığını tamamlayıp şu anda başlayabilecek durumda olup olmadığını kontrol eder. Örnekte etkinliğin başlangıcını eşgüdümlü hâle getirir; “Yes, I'm ready” cevabı başlanabileceğini doğrular. ready, yalnızca katılma isteğini değil, hazırlıklı olma durumunu anlatır. Yeniden kullanılabilecek kalıplar “Are you ready?” ve “Are you ready to + fiil?” şeklindedir.

Alıştırma

Bir gösteri bir dakika içinde başlayacak. Partnerinizin hazırlığını bitirip bitirmediğini soran cümleyi seçin.

  1. Are you finished? The show starts in one minute.
  2. Are you ready? The show starts in one minute.
  3. Are you willing? The show starts in one minute.
Cevabı göster

Are you ready? The show starts in one minute.

Roger.

3:52

Anlaşıldı.

Click the subscribe button. Kültür

3:55

Abone ol butonuna tıkla.

Kültür

Platform düğmesi olarak “the subscribe button”

“The subscribe button”, video veya içerik platformunda izleyicinin bir kanala ya da kaynağa abone olmasını sağlayan arayüz düğmesidir. Burada subscribe, button sözcüğünden önce düğmenin etiketi veya işlev adı olarak kullanılır; the ise sayfada görülen belirli düğmeyi gösterir. “Click the subscribe button”, çoğunlukla videonun sonuna doğru izleyiciye yöneltilen bir platform mesajıdır. Hikâyenin içinde gerçekleşen bir eylem değildir.

Alıştırma

Bir video sayfasında “Click the subscribe button” izleyiciden ne yapmasını ister?

  1. Kanalı takip etmek için platform düğmesini kullanmak.
  2. Videoda gösterilen cihazı satın almak.
  3. Hikâyedeki acil durum kumandasına basmak.
Cevabı göster

Kanalı takip etmek için platform düğmesini kullanmak.

Complete.

3:57

Tamamlandı.