Siz Kendinizin Negatif Birinci Dereceden Kuzenisiniz: İngilizce çalışma notları

CGP Grey

Öğrenme zorluğu
680 kelime 184 kel/dk

Video özeti: Basit bir aile ağacı ataları, evlilik yoluyla akrabaları, kuzen derecelerini ve removed kuşaklarını açıklıyor, ardından hesapların sınırlarını ele alıyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. “so do your parents.” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: yardımcı fiil devrikliği yinelenen yüklemin yerini alır ve aynı durumun başka özne için de geçerli olduğunu anlatır. 2. “once removed” — Kültür ve gerçek yaşam bağlamı: removed kuşak farkını, cousin numarası ise ortak atanın düzeyini gösterir. 3. “big, possibly unsettling asterisks attached to them,” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: asterisks çarpıcı sayıların ardındaki çekincelerin mecazıdır ve anlatıcının temkinli mizahını yansıtır.

Bu derste

This is you,

0:00

Bu sensin,

this is your family tree, Deyimler

0:01

bu senin soy ağacın,

Deyimler

family tree: akrabalık şeması

Family tree, bir ailedeki insanların nesiller boyunca birbirleriyle nasıl akraba olduğunu gösteren bir şema için kullanılan yerleşik bir benzetmedir. İnsanlar ve onları bağlayan çizgiler bir ağacın dalları gibi görünür; ifade gerçek bir bitki anlamına gelmez. Bu cümlede your, şemanın kimin aile ilişkilerini gösterdiğini belirtir. Family tree hem çizilmiş soy ağacını hem de onun temsil ettiği soyu ifade edebilir.

Alıştırma

Akrabaları gösteren bir şema anlamındaki iki kelimelik terimle cümleyi tamamlayın: We drew a ____ to see how everyone was related.

Cevabı göster

family tree

and this is your family tree explained.

0:02

ve bu da soy ağacının açıklaması.

You have parents and your parents have parents.

0:05

Senin ebeveynlerin var ve ebeveynlerinin de ebeveynleri var.

These are your grandparents who also have parents,

0:07

Bunlar senin büyükanne ve büyükbabaların, onların da ebeveynleri var,

your great grandparents.

0:11

yani büyük büyükanne ve büyükbabaların.

Keep adding parents,

0:12

Ebeveyn eklemeye devam et,

keep adding greats.

0:13

İngilizce'deki 'great' kelimesini eklemeye devam et.

For every G in the name, Dilbilgisi

0:14

İsimdeki her bir G harfi (Grand/Great) için,

there is one generation in between you and that person.

0:16

seninle o kişi arasında bir nesil bulunuyor.

Dilbilgisi

For every X, there is Y: miktarları eşleştirme

Baştaki For every G ifadesi kuralı her G'ye ayrı ayrı uygular: eklenen her G bir nesle karşılık gelir. Virgül, başa alınmış bu eşleştirme koşulunu sonuçtan ayırır. Burada G, akrabalık adındaki grand veya great düzeyini belirten harftir; in between ise iki kişiyi ayıran nesil aralığını ifade eder. There is, buna karşılık gelen unsuru sunar: one generation in between you and that person. Yeniden kullanılabilen For every X, there is Y kalıbı bir eşleştirme kuralını veya oranı anlatır; X ve Y grupları ya da miktarları da temsil edebilir.

Alıştırma

Cümleyi For every X, there is Y kalıbıyla tamamlayın: ____ two volunteers, ____ one team leader.

Cevabı göster

For every · there is

Grandparents,

0:19

Büyükanne ve büyükbabalar (Grandparents),

one G,

0:20

bir G,

one generational in-betweener. Kelime

0:20

arada bir nesil.

Kelime

Esprili bir -er adı olarak generational in-betweener

Burada generational in-betweener, diğer iki neslin arasında bulunan nesilden bir kişi demektir. Konuşmacı bu adı in between ifadesine kişi adı oluşturan -er ekini getirerek oluşturur. Bu tür -er adları, konuşmada birini rolüne veya konumuna göre adlandırmak için üretilebilir ya da uyarlanabilir. Genellikle esprili duyulur ve ilişkiyi gözde canlandırmayı kolaylaştırır; resmî bir akrabalık terimi değildir.

Alıştırma

Özgün cümlede generational in-betweener ne anlatıyor?

  1. İki ülke arasında taşınmış bir kişi
  2. Diğer iki neslin arasında bulunan biri için gündelik ve esprili bir ad
  3. Bütün büyükanne ve büyükbabaların resmî soybilim adı
Cevabı göster

Diğer iki neslin arasında bulunan biri için gündelik ve esprili bir ad

Great, great, great grandparents,

0:22

Büyük, büyük, büyük büyükanne ve büyükbabalar (Great, great, great grandparents),

four Gs,

0:24

dört G,

four in-betweeners.

0:25

arada dört nesil.

Continuing with the basics,

0:26

Temel bilgilerle devam edersek,

you have siblings and so do your parents. Dilbilgisi

0:27

senin kardeşlerin var ve ebeveynlerinin de öyle.

Dilbilgisi

so do your parents: so + yardımcı fiil + özne

So do your parents, az önce senin hakkında söylenen olumlu ifadenin anne baban için de geçerli olduğunu belirtir. So, have siblings ifadesine gönderme yapar; do ise tekrarlanacak fiil öbeğinin yerini alır. Böylece your parents have siblings ifadesini yeniden söylemek gerekmez. Yapı so + yardımcı fiil + özne şeklindedir. Önceki yardımcı fiili tekrar kullanın; önceki cümlede geniş zamanda bir ana fiil varsa do ekleyin ve biçimini yeni özneyle uyumlu yapın: burada parents ile do, be sonrasında uygun bir be biçimi, can sonrasında can kullanılır.

Alıştırma

Aynı olumlu gerçeğin Maya'nın anne babası için de geçerli olduğunu göstermek üzere cümleyi so + yardımcı fiil + özne ile tamamlayın: Maya likes puzzles, and ____.

Cevabı göster

so do her parents

These are your aunts and uncles.

0:29

Bunlar senin teyzelerin, halaların, amcaların ve dayıların.

Up the tree,

0:31

Soy ağacında yukarı çıktıkça,

you may call these people your great aunts and uncles,

0:32

bu insanlara 'great aunts and uncles' diyebilirsin,

but your grandparents' siblings are really your grand aunts and uncles. Kelime

0:35

fakat büyükanne ve büyükbabanın kardeşleri aslında 'grand aunts and uncles'dır.

Kelime

videonun soy ağacı sisteminde grand aunts and uncles

Burada grand aunts and uncles, büyükanne ve büyükbabanızın kardeşleri demektir. grand sözcüğü bu akrabaları büyükanne ve büyükbaba kuşağına yerleştirir; ancak bu kişiler sizin büyükanne veya büyükbabanız değildir. Bu, videonun seçtiği soy ağacı sistemidir; bütün İngilizce konuşurlarının izlediği bir kural değildir. Birçok kişi aynı akrabalar için great aunts and uncles derken bu açıklamada great, grand seviyesinin üzerindeki kuşaklara ayrılmıştır.

Alıştırma

Videonun soy ağacı sisteminde grand aunts and uncles kimlerdir?

  1. Büyükanne ve büyükbabanızın kardeşleri
  2. Büyükanne ve büyükbabanızın anne babaları
  3. Anne ve babanızın kardeşleri
Cevabı göster

Büyükanne ve büyükbabanızın kardeşleri

Greats are reserved for the levels above grand. Kalıp ifadeler

0:39

'Great' kelimesi 'grand' seviyesinin üzerindekiler için ayrılmıştır.

Kalıp ifadeler

be reserved for: belirli bir kullanım veya gruba ayrılmış

Be reserved for, bir şeyin yalnızca belirli bir kişi, amaç, grup veya durum için saklanması ya da tahsis edilmesi demektir. Burada great adlandırma unsuru yalnızca soy ağacında grand seviyesinin üzerindeki seviyelere tahsis edilir. Edilgen yapı X is/are reserved for Y şeklindedir. Y, X'i kimin alabileceğini ya da X'in kullanıldığı amaç veya durumu belirtir.

Alıştırma

“Yalnızca belirli bir grup için ayrılmış” anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The front row is ____ award winners.

Cevabı göster

reserved for

Your great grandparents' siblings are your great grand aunts and uncles.

0:42

Büyük büyükanne ve büyükbabanın kardeşleri senin 'great grand aunts and uncles'ın olur.

Now, down the tree,

0:46

Şimdi, ağaçta aşağı inersek,

your siblings' children are your nieces and nephews,

0:47

kardeşlerinin çocukları senin yeğenlerindir (nieces and nephews),

collectively niblings, Kelime

0:50

İngilizce'de topluca 'niblings' olarak bilinirler,

and you are their aunt or uncle.

0:51

ve sen de onların teyzesi, halası, amcası veya dayısısın.

Kelime

collectively niblings: kız ve erkek yeğenler için tek bir ad

Bu cümlede collectively, tüm grup için tek bir ad sunar: niblings, nieces and nephews ifadelerinin birlikte karşılığıdır; daha genel olarak bir kişinin kardeşlerinin çocuklarını belirtir. Tek kişi için nibling, çoğul olarak niblings kullanılır. Bu sözcük cinsiyet belirtmez. Cinsiyet bilinmediğinde, önemsiz olduğunda veya grup farklı cinsiyetlerden kişileri içerdiğinde kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi cinsiyetten bağımsız tek bir üst terimle tamamlayın: Maya's brother has two children. They are Maya's ____.

Cevabı göster

niblings

Their children are your grand nieces and nephews,

0:53

Onların çocukları ise senin büyük yeğenlerindir (grand nieces and nephews),

and you are their grand aunt or uncle.

0:56

ve sen de onların büyük amcası, dayısı, teyzesi veya halasısın.

We've gone up and we've gone down, Anlatım akışı

0:58

Yukarı çıktık ve aşağı indik,

and now it's time to go sideways.

0:59

şimdi yanlara doğru gitme zamanı.

Anlatım akışı

We've gone up ... now it's time to go sideways: açıklamayı yönlerle düzenlemek

Konuşmacı açıklamayı düzenlemek için bir soy ağacının şeklinden yararlanır. Gone up ataları, gone down sonraki kuşakları geriye dönük olarak ele alır; go sideways ise evlilik yoluyla oluşan akrabalıklar gibi ağaç boyunca yandan bağlanan akrabaları tanıtır. Tekrarlanan we've gone... kalıbı daha önce anlatılanları özetlerken now it's time to... sıradaki konuyu işaretler. Yönler fiziksel hareket değil, söylemi düzenleyen işaretlerdir.

Alıştırma

Soy ağacı çevresinde kurulan bir açıklamada “We've gone up and we've gone down, and now it's time to go sideways” ne işe yarar?

  1. Açıklamanın kötüye gittiğini ve durması gerektiğini söyler.
  2. Ataları ve sonraki kuşakları özetler, ardından soy ağacında yandan bağlanan akrabalara geçileceğini belirtir.
  3. Konuşmacının fiziksel olarak üç yönde yolculuk ettiğini bildirir.
Cevabı göster

Ataları ve sonraki kuşakları özetler, ardından soy ağacında yandan bağlanan akrabalara geçileceğini belirtir.

When you get married,

1:01

Evlendiğinde,

you get everyone's favorite in-laws. Ton ve niyet

1:02

herkesin çok 'sevdiği' kayın hısımlarını (in-laws) elde edersin.

Ton ve niyet

everyone's favorite in-laws ifadesindeki şakacı ironi

Everyone's favorite normalde herkesin sevdiği bir kişiyi veya şeyi anlatır. Burada in-laws ifadesinin önüne getirilmesi, bütün insanların evlilik yoluyla edindikleri akrabaları gerçekten sevdiğine dair nesnel bir iddia değil, şakacı bir abartıdır. Espri, herkesin tamamını kapsayan everyone's sözü ile kayın akrabalarla ilişkilerin zor olabileceğine dair tanıdık düşünce arasındaki uyumsuzluktan doğar. Bu tür bir abartı hafif bir ironi gösterebilir.

Alıştırma

Bu cümlede everyone's favorite büyük olasılıkla ne anlatıyor?

  1. Herkesin kayın akrabalarını gerçekten sevdiğini bildiren nesnel bir ifade
  2. Yalnızca konuşanın kayın akrabalarının sevildiğini ileri süren bir ifade
  3. Kayın akrabalar hakkında şakacı ve abartılı bir espri
Cevabı göster

Kayın akrabalar hakkında şakacı ve abartılı bir espri

You're on the same level of the family tree as your spouse's siblings. Dilbilgisi

1:04

Eşinin kardeşleriyle soy ağacında aynı seviyedesin.

Dilbilgisi

Eşit konumları karşılaştırmak için on the same level ... as

On the same level of the family tree, kişiyi şemada aynı kuşak basamağına yerleştirir. As, karşılaştırma ölçütü olarak kullanılan kişiyi, yani your spouse's siblings ifadesini getirir. Yeniden kullanılabilen karşılaştırma kalıbı A is on/at the same level ... as B şeklindedir. A ile B'nin hiyerarşi, aşama veya şema gibi belirtilmiş bir ölçekte eşit olduğunu anlatır. Level çevresindeki edatlar ölçeğe göre değişebilir, ancak B'yi yine as getirir.

Alıştırma

Cümleyi standart karşılaştırma sözcüğüyle tamamlayın: Lena is at the same level in the course ____ Amir.

Cevabı göster

as

You're a kind of pseudo-sibling. Kelime

1:08

Bir nevi sahte kardeş gibisin.

Kelime

pseudo-sibling ifadesindeki pseudo- ön eki

Pseudo-, bir şeyin gerçek olmadığını veya yalnızca öyle göründüğünü belirten bir ön ektir. pseudo-sibling ifadesinde, aile içinde kardeşe benzer bir konumda olan ama gerçek bir kardeş olmayan kişi için şakacı ve o anda üretilmiş bir ad oluşturur. Bu ön ek yeni sözcükleri anlamaya da yardım eder: pseudoscience bilime benzer görünür ama sağlam bilimsel yöntemlere dayanmaz; pseudo-expert ise bilgili görünür fakat gerçek bir uzman değildir.

Alıştırma

Uzman gibi görünen ama aslında uzman olmayan birini anlatan pseudo- sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: He sounds confident, but he has no training. He is a ____.

Cevabı göster

pseudo-expert

All the new family's relationships to you are the same as to your spouse,

1:09

Yeni ailenin seninle olan tüm akrabalık ilişkileri, eşinle olanlarla aynıdır,

but they get the in-law suffix. Kelime

1:13

ancak hepsi kayın (in-law) ekini alır.

Kelime

Akrabalık terimlerindeki in-law son eki

Akrabalık sözcüklerinde in-law, evlilik yoluyla oluşan bir ilişkiyi gösterir. Temel akrabalık sözcüğünün sonuna kısa çizgilerle eklenir: brother, brother-in-law; mother ise mother-in-law olur. Suffix sözcüğü, sona eklenen parça anlamına gelir. in-law tek bir ek değil, birden fazla sözcükten oluşan bir unsur olsa da burada suffix denmesi yapıyı göstermeye yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi standart akrabalık terimiyle tamamlayın: My wife's brother is my ____.

Cevabı göster

brother-in-law

It's pretty straightforward except for one case. Kalıp ifadeler

1:15

Bir durum dışında oldukça basittir.

Kalıp ifadeler

except for: tek bir istisna belirtmek

Except for, genel bir ifadeye uymayan kişi, şey veya durumu belirtir. Ardından gelen unsur, önceki genel yargının dışında bırakılır. Burada konuşmacı önce konunun genel olarak basit olduğunu söylüyor, ardından bir durumu istisna olarak işaretliyor. Böylece ana yargı geçerliliğini korurken ona kesin bir sınır ekleniyor.

Alıştırma

Tek istisnayı belirtmek için dersteki iki sözcüklü ifadeyi kullanın: The library is open every day ____ Sunday.

Cevabı göster

except for

Your spouse's siblings are your siblings-in-law,

1:17

Eşinin kardeşleri senin kayınbiraderlerin veya baldızların/görümcelerindir (siblings-in-law),

but are your siblings-in-law's spouses also your siblings-in-law?

1:20

peki ya onların eşleri de senin kayın hısımların mıdır?

It's a little unclear.

1:24

Bu biraz belirsiz.

All right,

1:25

Pekâlâ,

enough with the in-laws. Ton ve niyet

1:26

kayın hısımları yeter.

Ton ve niyet

Enough with + ad öbeği: bir konuyu kapatmak

Enough with + ad öbeği, bir konunun veya davranışın durması gerektiğini söylemenin gündelik bir yoludur. Yeterli sayıda kayın hısım olduğu anlamına gelmez. Burada konuşmacı, evlilik yoluyla oluşan akrabalık terimleriyle ilgili konuşmayı hafif bir tavırla kapatıp devam ediyor. Aynı kalıp ses tonuna göre şakacı, sabırsız veya kararlı duyulabilir.

Alıştırma

Bir ev sahibi “Enough with the weather reports—let’s play a game.” diyor. Ev sahibi ne yapıyor?

  1. O konuyu kapatıp başka bir şeye geçiyor
  2. Oyunun hava durumuna bağlı olduğunu açıklıyor
  3. Yeterli sayıda hava durumu raporu olmadığını söylüyor
Cevabı göster

O konuyu kapatıp başka bir şeye geçiyor

It's on to the reason you're probably watching this video. Anlatım akışı

1:26

Büyük ihtimalle bu videoyu izleme sebebine geçiyoruz.

Anlatım akışı

It's on to the reason: konu geçişini belirtme

“It’s on to the reason ...” ifadesinde “on to”, konuşmacının önceki konuyu bırakıp bir sonraki konuya geçtiğini belirtir. Yeni bölümü “the reason you’re probably watching” diye tanımlamak, bu bölüme ayrıca önem verir. Tekrar kullanılabilen “It’s on to + isim öbeği” kalıbı, dinleyicilere sırada ne olduğunu bildirir. Buradaki “It’s” yaklaşık olarak “sıradaki adım” anlamına gelir; ifade bir konumu değil, konuşmanın düzenini anlatır.

Alıştırma

Sunumdaki geçişi dersteki tam ifadeyle tamamlayın: We have finished the introduction. ____ the main result.

Cevabı göster

It's on to

Cousins.

1:29

Kuzenler (Cousins).

Your aunt and uncle's children are your cousins,

1:30

Teyze, hala, amca ve dayının çocukları senin kuzenlerindir,

but there are many kinds of cousins,

1:32

ancak pek çok kuzen türü vardır,

and to better understand them,

1:34

ve onları daha iyi anlamak için,

we need to simplify this family tree and think downward. Anlatım akışı

1:35

bu soy ağacını basitleştirmeli ve aşağıya doğru düşünmeliyiz.

Anlatım akışı

think downward: soy ağacında alt kuşakları takip etmek

Burada “think downward”, soy ağacının görsel düzenini akıl yürütme rehberi olarak kullanır. Bir kişiden başlayıp aşağıdaki dalları çocuklara ve sonraki kuşaklardaki torunlara doğru takip edin. “Downward”, bir sonraki düşünme adımının yönünü düzenler. “Olumsuz düşünmek” anlamına gelmez; benzer yön sözcükleri bir şema, grafik veya hiyerarşiyi nasıl inceleyeceğinizi gösterebilir.

Alıştırma

Bir öğretmen soy ağacı gösterip “Start with Maya and think downward.” diyor. Sınıf ne yapmalıdır?

  1. Maya’nın anne babasını ve büyükanne ile büyükbabalarını aramak.
  2. Maya’nın ailesi hakkında kötümser düşünmek.
  3. Maya’nın çocuklarını ve sonraki kuşaklardaki torunlarını takip etmek.
Cevabı göster

Maya’nın çocuklarını ve sonraki kuşaklardaki torunlarını takip etmek.

Here's you, your children, and your grandchildren.

1:38

İşte sen, çocukların ve torunların.

Your grandchildren are first cousins to each other, Kültür

1:41

Torunların birbirlerinin birinci derece kuzenidir (first cousins),

and their children, your great grandchildren,

1:44

ve onların çocukları, yani torunlarının çocukları,

are second cousins to each other and so on. Kalıp ifadeler

1:47

birbirlerinin ikinci derece kuzenidir (second cousins) ve bu böyle gider.

Kültür

first cousins to each other ... second cousins to each other: birbirinin birinci ve ikinci dereceden kuzeni

First cousins, anne babaları kardeş olan aynı kuşaktaki kişilerdir; ortak büyükanne ve büyükbabaları vardır. Second cousins, anne babaları first cousins olan aynı kuşaktaki kişilerdir; ortak büyük büyük ebeveynleri vardır. Sıra sayıları doğum sırasını veya kişilerin birbirine ne kadar yakın hissettiğini değil, en yakın ortak ataların kuşak düzeyini gösterir. Bu cümlede to each other, torunların kendi aralarında first cousins, onların çocuklarının da kendi aralarında second cousins olduğunu belirtir. İki grubun da hitap edilen kişiyle ilişkisini anlatmaz.

Alıştırma

Maya ve Leo aynı kuşaktadır. Maya'nın annesi ile Leo'nun babası first cousinsdır. Maya ve Leo birbirlerinin nesi olur?

  1. second cousins
  2. first cousins
  3. siblings
Cevabı göster

second cousins

Kalıp ifadeler

and so on: “ve benzeri”, “bu böyle devam eder”

And so on, konuşmacı geriye kalan her ögeyi söylemese de aynı listenin, sıranın veya örüntünün devam ettiğini dinleyiciye bildirir. Burada first cousins ifadesinden second cousins ifadesine geçiş örüntüyü zaten göstermiştir. Bu kalıp açıklamayı bitirir ve dinleyicinin örüntüyü devam ettirmesini sağlar; yeni ve belirli bir cousin kategorisi eklemez.

Alıştırma

Listenin devam ettiğini belirten üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The guide explains how to sort paper, glass, metal, ____.

Cevabı göster

and so on

The cousin number is the same as the G rule. Kültür

1:50

Kuzen numarası G kuralıyla aynıdır.

It tells you how many in-betweeners until the connection on the family tree.

1:52

Soy ağacındaki bağlantıya kadar arada kaç nesil olduğunu gösterir.

Kültür

Cousin number, G kuralıyla aynıdır

Bu açıklamada cousin number, first cousin, second cousin gibi ifadelerdeki sıra sayısıdır. “The same as the G rule”, aynı sayma düzeninin kullanıldığı anlamına gelir: ortak ata grandparent ise bir G vardır ve first cousin olur; great-grandparent ise iki G vardır ve second cousin olur. “G rule”, videodaki bir hatırlama yöntemidir; standart bir soy bilimi terimi değildir. Cümle iki sayma biçimini karşılaştırır; cousin ile grandparent ilişkisinin aynı olduğunu söylemez.

Alıştırma

Bu açıklamada “The cousin number is the same as the G rule” ne anlama geliyor?

  1. Kuzenlerle büyükanne ve büyükbabaları aynı aile ilişkisi saymak.
  2. İki kuzen arasında gösterilen herkesi saymak.
  3. Cousin number ile ortak atanın adındaki G sayısını eşleştirmek.
Cevabı göster

Cousin number ile ortak atanın adındaki G sayısını eşleştirmek.

Fourth cousins,

1:56

Dördüncü derece kuzenler (Fourth cousins),

four in-betweeners and a shared great, great, great grandparent.

1:57

arada dört nesil vardır ve ortak bir 'great, great, great grandparent' paylaşırlar.

According to the rule,

2:01

Kurala göre,

your first cousins and you connect at your grandparent.

2:02

sen ve birinci derece kuzenlerin büyükanne ve büyükbaba seviyesinde bağlanırsınız.

And second cousins share a great grandparent connection.

2:05

İkinci derece kuzenler ise büyük büyükanne ve büyükbaba seviyesinde bağlantı paylaşır.

Just match the cousin number with the number of Gs

2:08

Sadece kuzen numarasını G sayısıyla eşleştirmen yeterli,

and you're all set. Kalıp ifadeler

2:11

ve hazırsın.

Kalıp ifadeler

and you're all set: artık her şey hazır

Burada and, önceki yönergenin sonucunu tanıtır. You're all set, gereken her şeyin hazır veya tamam olduğunu ve başka adım kalmadığını anlatan kalıplaşmış bir günlük ifadedir. Buradaki set, “bir şeyi bir yere koymak” anlamına gelmez. İfadenin tamamı birinin hazır olduğunu da anlatabilir; ancak bu cümlede açıklamayı bitirerek işin tamamlandığını söyler.

Alıştırma

Yönergeyi bu nottaki “başka bir şey yapmaya gerek yok” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Enter your email, click Confirm, and ____.

Cevabı göster

you're all set

Simple.

2:12

Çok basit.

Side note here. Anlatım akışı

2:12

Burada küçük bir not.

Anlatım akışı

“Side note here” ifadesi bilgiyi nasıl düzenler

“Side note here”, konuşmacının daha küçük ama ilgili bir yorum eklemek için ana açıklama akışına kısa bir ara verdiğini dinleyiciye bildirir. Bir söylem belirleyicisi olarak çalışır: ardından gelen bilgi ana nokta değil, ek bilgidir. Buradaki side fiziksel bir konumu anlatmaz. İfadenin bütünü “Burada kısa bir parantez açayım” anlamına gelir ve ana fikirle ek ayrıntıyı ayırmaya yardımcı olur.

Alıştırma

“Side note here” neyin işaretidir?

  1. Konuşmacı ana akışın dışında kısa bir ek bilgi veriyor.
  2. Konuşmacı bir şeyin yanındaki fiziksel bir konumu tarif ediyor.
  3. Konuşmacı nihai sonucu açıklıyor.
Cevabı göster

Konuşmacı ana akışın dışında kısa bir ek bilgi veriyor.

Continuing this rule in reverse means that siblings can technically call each other zeroth cousins, Ton ve niyet

2:13

Bu kuralı geriye doğru devam ettirmek, kardeşlerin birbirlerine teknik olarak 'sıfırıncı derece kuzen' diyebileceği anlamına gelir,

which they totally should.

2:19

ki bunu kesinlikle yapmalılar.

Ton ve niyet

“technically” ile “totally should” arasındaki tutum değişimi

Technically, “siblings can call each other zeroth cousins” ifadesini, yaygın bir adlandırma olmasa bile kural sıkı biçimde genişletildiğinde doğru bir sonuç olarak sunar. “Which they totally should” bölümünde should, “should call each other zeroth cousins” ifadesinin tekrar edilmemiş hâlinin yerine geçer; totally ise bu öneriyi güçlü biçimde pekiştirir. Temkinli technically sözcüğünden coşkulu ve gündelik totally sözcüğüne geçiş mizahi bir karşıtlık yaratır. Konuşmacı uydurulan adı şakacı biçimde destekler; gerçek bir adlandırma zorunluluğu belirtmez.

Alıştırma

Cümlenin tamamı nasıl bir tutum ifade ediyor?

  1. Kural bu adlandırmaya izin veriyor ve konuşmacı insanların bunu kullanması gerektiğini şakacı biçimde söylüyor.
  2. Bu adlandırma, kardeşlerin kullanmak zorunda olduğu resmî bir terimdir.
  3. Konuşmacı kuraldan şüphe ediyor ve bu adlandırmayı reddediyor.
Cevabı göster

Kural bu adlandırmaya izin veriyor ve konuşmacı insanların bunu kullanması gerektiğini şakacı biçimde söylüyor.

And you are your own negative first cousin.

2:21

Ve sen kendinin eksi birinci derece kuzenisin.

Weird.

2:24

Tuhaf.

All done here now. Anlatım akışı

2:24

Buradaki işimiz bitti.

Nothing more to talk about.

2:25

Konuşacak başka bir şey kalmadı.

Oh right,

2:27

Ah, doğru,

the once removed thing. Kültür

2:27

şu 'nesil farkı' (removed) meselesi.

Anlatım akışı

All done ... Oh right: sahte bitiş ve aniden hatırlama

İlk iki cümle konuyu kapatır: All done here now ve Nothing more to talk about, dinleyicinin konuşmanın bittiğini düşünmesini sağlar. Ardından Oh right konuyu yeniden açar. Burada anlamı “az önce hatırladım”dır; “katılıyorum” değildir. Böyle kesin bir kapanıştan sonra hatırlanan bir noktayı eklemek, sahte bir bitiş ve komik bir ters köşe yaratır. Aynı yapı, gündelik konuşmada veya sözlü anlatımda son bir noktayı eklemek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bu bölümde Oh right neyi gösteriyor?

  1. Konunun kesin olarak bittiğini duyurur.
  2. Konuşmacının yarım kalmış bir noktayı aniden hatırladığını gösterir.
  3. Başka bir konuşmacının haklı olduğunu doğrular.
Cevabı göster

Konuşmacının yarım kalmış bir noktayı aniden hatırladığını gösterir.

Kültür

Cousin İlişkilerinde Once Removed

Kuzenlik terimlerinde once removed, iki akraba arasında bir kuşak farkı olduğu anlamına gelir. Removed kuşak farkını sayar, once ise bir kuşak demektir. Akrabalık bağının iptal edildiği, birinin taşındığı veya akrabaların duygusal olarak uzak olduğu anlamına gelmez. Cousin derecesi ile removed farklı bilgiler verir: first, second ve diğerleri en yakın ortak ataların ne kadar geride olduğuna dayanır; once veya twice removed ise kuşak farkını gösterir.

Alıştırma

Akrabalık terimini tamamlayın: Leo is my first cousin's son, so Leo is my first cousin ____.

Cevabı göster

once removed

You may have noticed these cousins are all on the same level.

2:29

Bu kuzenlerin hepsinin aynı seviyede olduğunu fark etmiş olabilirsin.

Removed just describes how many generations apart people are.

2:31

'Removed' kelimesi sadece insanların birbirlerinden kaç nesil uzakta olduğunu tanımlar.

For example,

2:35

Örneğin,

what's the family connection between these two?

2:35

bu ikisi arasındaki aile bağları nedir?

Start by taking the smaller cousin number,

2:38

Daha küçük olan kuzen numarasıyla başla,

first cousins,

2:40

birinci derece kuzenler,

and count the levels apart,

2:41

ve aradaki nesil farkını say,

once removed.

2:43

bir nesil fark (once removed).

These are first cousins twice removed,

2:44

Bunlar iki nesil farkı olan birinci derece kuzenler (first cousins twice removed),

thrice removed,

2:46

üç nesil farkı olanlar,

and these are second cousins once removed.

2:47

ve bunlar da bir nesil farkı olan ikinci derece kuzenler.

Doing all this on our simplified drawing of your descendants is a bit too easy

2:50

Bütün bunları torunlarının basitleştirilmiş çizimi üzerinde yapmak biraz fazla kolay,

as most family trees look more like this. Dilbilgisi

2:53

çünkü çoğu soy ağacı daha çok buna benzer.

Dilbilgisi

Neden bildiren as: as most family trees look more like this

Burada as, most family trees look more like this tam yan cümlesini başlatır ve ana ifadenin nedenini verir. Because anlamındadır: Basitleştirilmiş çizim üzerinde çalışmak fazla kolaydır, çünkü gerçek soy ağaçları genellikle daha karmaşıktır. Neden bildiren as, nedeni çoğu zaman ana ifadeden sonra arka plan bilgisi olarak sunar. Burada as ... as karşılaştırma kalıbı kullanılmamıştır.

Alıştırma

Cümlede as most family trees look more like this ne işe yarıyor?

  1. Basitleştirilmiş görevin neden fazla kolay olduğunu açıklar.
  2. İki soy ağacını eşit derecede karmaşık olarak karşılaştırır.
  3. Aynı anda gerçekleşen iki olayı anlatır.
Cevabı göster

Basitleştirilmiş görevin neden fazla kolay olduğunu açıklar.

The rules are still the same,

2:56

Kurallar yine aynı,

first cousins,

2:57

birinci derece kuzenler,

second cousins,

2:58

ikinci derece kuzenler,

and the removed,

2:59

ve nesil farkları (removed),

but it is a bit harder to tell quickly who exactly is your second cousin twice removed

3:00

ancak iki nesil farkı olan ikinci derece kuzeninin tam olarak kim olduğunu,

or your great grandaunts-in-law?

3:04

veya eşinin büyük halasını (great grandaunts-in-law) bir bakışta söylemek biraz daha zordur.

To help,

3:07

Yardımcı olması için,

there is a chart you can download,

3:07

indirebileceğin bir tablo var,

which will both make it much easier to figure out what grand-nibling or cousin removed you are to anyone at the next family reunion, Notlar

3:08

bu tablo, bir sonraki aile buluşmasında kimin neyi veya kaçıncı kuşak kuzeni olduğunu bulmanı çok daha kolaylaştıracak,

Öbek fiiller

Figure out: düşünerek anlamak veya çözmek

Figure out, düşünerek, hesaplayarak veya araştırarak bir cevaba ulaşmak ya da bir şeyi anlamak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada tam akrabalık ilişkisini belirlemek anlamındadır. Ardından bir isim veya soru yan cümlesi gelebilir: figure out the problem; figure out what happened. Nesne bir zamirse zamiri ortaya yerleştirin: figure it out denir, figure out it denmez.

Alıştırma

Cümleyi figure out ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After studying the clues, Mia finally ____ who had hidden the note.

Cevabı göster

figured out

Kelime

grand-nibling: cinsiyet belirtmeyen bir akrabalık terimi

Grand-nibling, grand- ile nibling sözcüklerini birleştirir. Nibling, niece veya nephew, yani yeğen için cinsiyet belirtmeyen bir sözcüktür; grand- ise ilişkiyi bir kuşak aşağı taşır. Bu nedenle grand-nibling, yeğeninizin çocuğudur. Bilmediğiniz bir akrabalık terimini çözmek için önce temel akrabayı belirleyin, sonra eklenen kuşağı önekten hesaplayın. Grand-nibling kendi torununuz anlamına gelmez; nibling sözcüğünün belirttiği aile ilişkisini korur.

Alıştırma

Cinsiyet belirtmeyen ve grand- ile nibling sözcüklerinden oluşan akrabalık terimiyle cümleyi tamamlayın: Maya is my niece. Her child is my ____.

Cevabı göster

grand-nibling

and obviously show how cool you are. Ton ve niyet

3:14

ve ne kadar havalı olduğunu açıkça gösterecek.

Ton ve niyet

obviously show how cool you are: şakacı abartı

Burada obviously, herkesin gerçekten kabul ettiği bir gerçeği belirtmez. Anlatıcı, havalı görünmek gibi biraz komik bir ek yararın tamamen açık olduğunu varsaymış gibi konuşur. Bu da cümleyi şakacı ve hafif alaycı yapar. Burada cool, düşük sıcaklıkta olmak değil, etkileyici veya tarz sahibi olmak anlamına gelir. Başka örneklerde obviously sözcüğünden sonraki iddiayı inceleyin: İddia bilerek abartılmış veya gereksizse obviously gerçek kesinlikten çok bir şakaya işaret ediyor olabilir.

Alıştırma

Anlatıcı "obviously show how cool you are" derken ne anlatıyor?

  1. Anlatıcı ek bir yararı şakacı biçimde abartır ve onu apaçıkmış gibi sunar.
  2. Şemanın, kullanıcısını toplum içinde hayranlık duyulan biri yapma konusunda ciddi ve kanıtlanmış bir amacı vardır.
  3. Anlatıcı şemanın kullanıcının vücut sıcaklığını düşürdüğünü söyler.
Cevabı göster

Anlatıcı ek bir yararı şakacı biçimde abartır ve onu apaçıkmış gibi sunar.

Now, we're really done,

3:17

Şimdi gerçekten bitirdik,

unless you start thinking about the math of all of these family members. Dilbilgisi

3:18

tabii tüm bu aile üyelerinin matematiği hakkında düşünmeye başlamazsan.

Dilbilgisi

unless you start thinking about: sonucu değiştiren istisna

Unless, ana cümlenin sonucunu değiştirebilecek tek koşulu belirtir. Burada dinleyen kişi aile üyeleriyle ilgili matematiği düşünmeye başlamadığı sürece “we’re really done” geçerliliğini korur. Yeniden kullanılabilen kalıp sonuç + unless + istisnadır. Bu yapı çoğu zaman “if ... not” olarak anlaşılabilir: We’re done unless you start, We’re done if you do not start ile aynı anlama gelir.

Alıştırma

Planı değiştirecek tek koşulu eklemek için cümleyi unless ile tamamlayın: The class will have lunch outside ____ it starts raining.

Cevabı göster

unless

Just how many great, great, great, great grandparents do you have?

3:22

Acaba tam olarak kaç tane 'great, great, great, great grandparent'ın var?

64?

3:26

64 mü?

And those great x grand parents had kids,

3:27

Ve o kadar çok 'great'i olan büyükanne ve büyükbabaların çocukları oldu,

giving you a whole lot of cousins. Kalıp ifadeler

3:29

bu da sana bir sürü kuzen veriyor.

Kalıp ifadeler

a whole lot of: büyük miktarı gündelik biçimde vurgulama

A whole lot of, “çok büyük sayıda” veya “çok büyük miktarda” anlamına gelen gündelik bir miktar ifadesidir. Burada çoğul sayılabilen cousins ismini niteler ve kuzenlerin ne kadar çok olduğunu vurgular. Bu kalıplaşmış ifadede whole, a lot of ifadesini güçlendirir. Her bir cousin sözcüğünün “bütün” olduğu anlamına gelmez. Çoğul sayılabilen isimlerden veya sayılamayan isimlerden önce kullanılabilir.

Alıştırma

Sayının çokluğunu gündelik biçimde vurgulamak için cümleyi a whole lot of ile tamamlayın: The library has ____ comic books for kids.

Cevabı göster

a whole lot of

This chart happens to stop at 10th cousins, Dilbilgisi

3:32

Bu tablo tesadüfen 10. derece kuzenlerde duruyor,

Dilbilgisi

happens to stop at: tesadüfen bir noktada sona ermek

Burada happens to + fiilin yalın hâli, bir şeyin tesadüfen doğru olduğunu belirtir veya onu konuyla ilgili bir yan bilgi olarak ekler. Happens to stop at, “tesadüfen o noktada sona erer” demektir. Burada happen tek başına “gerçekleşmek” anlamına gelmez. Özne + happen(s) to + fiil yapısında asıl eylemi veya durumu to’dan sonraki fiil anlatır.

Alıştırma

“The bus happens to stop outside my school,” cümlesinde happens to stop ne anlama gelir?

  1. Orada durmaya zorlanmaktadır.
  2. Orada durduğunda bir olay başlar.
  3. Orada durur; konuşan kişi bunu bir tesadüf veya konuyla ilgili bir yan bilgi olarak sunar.
Cevabı göster

Orada durur; konuşan kişi bunu bir tesadüf veya konuyla ilgili bir yan bilgi olarak sunar.

of which you may have more than 2,000, Dilbilgisi

3:34

ki bunlardan 2.000'den fazla olabilir,

Dilbilgisi

of which you may have more than 2,000: bunlardan 2.000’den fazlasına sahip olabilirsiniz

Of which, 10th cousins hakkında miktar bilgisi ekleyen bir ilgi cümleciği başlatır. Which, chart sözcüğüne değil 10th cousins ifadesine gönderme yapar; of ise “o daha büyük grubun içinden” anlamını verir: bu kuzenlerden 2.000’den fazlasına sahip olabilirsiniz. Yeniden kullanılabilen kalıp isim + virgül + of which + cümlecik biçimindedir. Miktar bilgisini ayrı bir cümle kurmadan isme bağlar.

Alıştırma

Cümleyi “kitapların yalnızca 200’ü” anlamına gelen resmî ilgi ifadesiyle tamamlayın: The library owns 5,000 rare books, ____ only 200 are on display.

Cevabı göster

of which

which seems like way too many, Kalıp ifadeler

3:37

bu çok fazla gibi görünüyor,

Kalıp ifadeler

way too many: son derece aşırı bir sayı

Bu cümlede way, too many ifadesini güçlendirir. Too many zaten miktarın kabul edilebilir veya yararlı sınırı aştığını belirtir; way ise bu aşımın küçük değil, büyük olduğunu gösterir. Konuşmacı yalnızca sayının yüksek olduğunu söylemez, onu makul miktarın çok üzerinde olarak değerlendirir. Buradaki way, günlük dilde kullanılan bir derece zarfıdır. “Yol” veya “yöntem” anlamına gelmez. Başka durumlara aktarılabilen kalıp way too + sıfat/zarf ya da way too much/many + isim şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle e-posta sayısının yönetilebilir miktarın çok ötesinde olduğunu en güçlü biçimde vurgular?

  1. We received very many emails today.
  2. We received way too many emails to answer today.
  3. We received too many emails to answer today.
Cevabı göster

We received way too many emails to answer today.

but these numbers both have big, possibly unsettling asterisks attached to them, Deyimler

3:39

fakat bu iki sayının da yanında büyük, muhtemelen rahatsız edici yıldız işaretleri var,

Deyimler

Sayılara eklenmiş yıldız işaretleri: önemli çekinceler

Bir asterisk, kelime anlamıyla yıldız biçiminde bir noktalama işaretidir. Medyada ve günlük açıklamalarda sayıların yanında asterisks bulunduğunu söylemek, bu sayıların nasıl anlaşılması gerektiğini değiştirebilecek önemli çekinceler, koşullar, sınırlamalar veya uyarılar taşıdığı anlamına gelen bir benzetmedir. Big ve possibly unsettling, noktalama işaretlerinin fiziksel boyutunu değil, bu çekincelerin önemini ve etkisini anlatır. Bu imge çekici bir iddia veya istatistik için de kullanılabilir: bir asterisk varsa görünen değeri hemen kabul etmeyin; iddiayı sınırlandıran ayrıntıları arayın.

Alıştırma

Bir raporda “These impressive figures have some big asterisks attached” ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Sayılar özel olarak işaretlendiği için kesinlikle doğru.
  2. Her sayının yanına büyük yıldız biçimli işaretler basılmış.
  3. Sayılar, yorumlanma biçimlerini değiştirebilecek önemli çekinceler içeriyor.
Cevabı göster

Sayılar, yorumlanma biçimlerini değiştirebilecek önemli çekinceler içeriyor.

which we will talk about more in part two, Anlatım akışı

3:43

bunlar hakkında ikinci bölümde daha fazla konuşacağız,

family genetics explained.

3:45

aile genetiğinin açıklaması.

Anlatım akışı

which we will talk about more in part two: sonraki içeriğe işaret etmek

Buradaki which, yalnızca en yakın sözcüğe değil, daha önce sözü edilen sınırlama ya da çekinceye bir bütün olarak gönderme yapar. Bu yan cümle, önceki düşünceyi daha sonra açıklanacak konu hâline getirir. we will talk about more in part two dinleyici için bir yol göstericidir: konuşmacı ayrıntıları şimdilik açıklamaz ve ikinci bölümde konuya döneceğini söyler. family genetics explained sözleri de ikinci bölümün neyi ele alacağını belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede "which we will talk about more in part two" ifadesinin temel görevi nedir? The plan has one unresolved issue, which we will talk about more in part two.

  1. Çözülmemiş konunun birinci bölümde tamamen açıklandığını söyler.
  2. Çözülmemiş konuyu ikinci bölümde daha ayrıntılı ele alınacak bir başlık olarak gösterir.
  3. Çözülmemiş konuyla bağlantısı olmayan yeni bir başlık sunar.
Cevabı göster

Çözülmemiş konuyu ikinci bölümde daha ayrıntılı ele alınacak bir başlık olarak gösterir.