Peppa'nın Dev Paketinin İçinde Ne Var?: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
455 kelime 127 kel/dk

Video açıklaması: Doktor Hamster hayvan hastalarını muayene ederken koşmaya çalışır, ancak içeride yeterli alan bulamaz. Bunun üzerine Grampy Rabbit, yeniden kullanılan malzemelerden ona bir hamster çarkı yapar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. What are you doing here? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu sorunun yalnızca kişinin ne yaptığını değil, tanıdık birinin neden o yerde ortaya çıktığını sorduğunu ve çoğu zaman hafif bir şaşkınlık taşıdığını anlayabilirsiniz. 2. The only thing is, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Genel durumun kabul edilebilir olduğunu belirttikten sonra bir sorunu ya da sınırlamayı daha yumuşak biçimde dile getirmek için bu sözlü geçişi kullanabilirsiniz. 3. Hamster's surgery. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: surgery kelimesinin Britanya İngilizcesinde doktorun veya veterinerin muayenehanesi anlamına da geldiğini fark ederek, mekân bildiren ifadeyi ameliyatla karıştırmazsınız.

Bu derste

Hi there, Peppa and George.

0:04

Merhaba, Peppa ve George.

Hello Grampy Rabbit.

0:06

Merhaba Büyükbaba Tavşan.

What are you doing here? Ton ve niyet

0:08

Burada ne yapıyorsunuz?

Ton ve niyet

What are you doing here? beklenmedik bir karşılaşmada

Beklenmedik bir karşılaşmada What are you doing here? genellikle “Neden buradasın?” veya “Burada ne işin var?” anlamına gelir. Konuşan kişi, karşısındakinin o anda hangi hareketi yaptığından çok onu bu yere getiren nedeni sorar. Cümle, biçim olarak şimdiki zamanda bir eylem sorusuna benzer; ancak here sözcüğü konuşmanın odağını kişinin bulunduğu yerde olma nedenine veya amacına taşır. Çoğu zaman şaşkınlık da ifade eder.

Alıştırma

Bir iş arkadaşı Mia’yı normalde çalışmadığı bir ofiste beklenmedik şekilde görüyor. What are you doing here? büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Mia’nın neden o yerde bulunduğunu sorar.
  2. Mia’nın o anda hangi görevi yaptığını sorar.
  3. Mia’nın normalde nerede çalıştığını sorar.
Cevabı göster

Mia’nın neden o yerde bulunduğunu sorar.

I brought Nigel for his checkup. Kelime

0:09

Nigel'ı kontrolü için getirdim.

Kelime

for his checkup: ziyaretin sağlık kontrolü amacıyla olduğunu belirtmek

for his checkup ifadesinde for ziyaretin amacını belirtir, his ise muayene olacak Nigel’ı gösterir. İfade, rutin bir sağlık kontrolünden geçmesi için onun getirildiği anlamına gelir. Checkup, doktor, diş hekimi veya veteriner tarafından yapılan genel sağlık muayenesini adlandıran bir isimdir. Genellikle rutin bakımı ifade eder ve tek başına kişinin veya hayvanın hasta olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “erkek yavru köpeğin rutin sağlık muayenesi için” anlamına gelen üç sözcüklük tam ifadeyle tamamlayın: Dad brought the puppy ____.

Cevabı göster

for his checkup

Nigel is Grampy Rabbit's pet newt. Kelime

0:12

Nigel, Büyükbaba Tavşan'ın evcil semenderi.

Kelime

pet newt: pet + hayvan adı

pet newt, birinin evcil hayvan olarak beslediği bir su semenderi demektir. Burada pet, hayvan adından önce gelir ve isim niteleyicisi olarak kullanılır: pet + hayvan adı. pet rabbit ve pet snake de aynı yapıdadır. Newt küçük bir iki yaşamlıdır. Kertenkeleye benzeyebilir, ancak kuş veya bir kertenkele türü değildir.

Alıştırma

Evcil dost olarak beslenen bir yılanı doğal biçimde anlatan isim grubu hangisidir?

  1. a pet snake
  2. a pet of snake
  3. a snake pet
Cevabı göster

a pet snake

Hello Nigel.

0:16

Merhaba Nigel.

Make sure your birdie gets lots of rest and it'll be singing like a canary in no time. Notlar

0:20

Kuşunuzun bol bol dinlendiğinden emin olun, kısa sürede kanarya gibi ötecektir.

Ton ve niyet

Make sure + yan cümle: önemli bir hatırlatma yapmak

Make sure + yan cümle, bir şeyin gerçekleşmesini sağlamaya yönelik güçlü bir hatırlatma verir. Buradaki tam yan cümle your birdie gets lots of rest ifadesidir ve hayvanla ilgilenen kişinin sağlaması gereken sonucu belirtir. Bu bakım tavsiyesinde Make sure, bir gerçeği gelişigüzel kontrol etme isteğinden daha güçlüdür: kuşun dinlenmesinden dinleyici sorumludur. make sure sonrasındaki yan cümlenin kendi öznesi ve fiili vardır.

Alıştırma

Bu bakım hatırlatmasını tamamlamak için make sure ve get fiilinin doğru biçimini kullanın: ____ your dog ____ plenty of water on hot days.

Cevabı göster

Make sure · gets

Deyimler

like a canary: berrak ve ezgili şarkı söylemeyi anlatan bir benzetme

Burada like a canary bir benzetmedir. Kuşun ilerideki ötüşünü kanaryanın berrak ve ezgili ötüşüne benzetir. Kuşun nasıl öteceğini anlatır; kuşun kanaryaya dönüşeceği anlamına gelmez. Başka cümlelere aktarılabilecek kalıp fiil + like + isim yapısıdır. İsim, eylemin nasıl yapıldığını canlı bir görüntüyle anlatır; eylem ile benzetilen şeyin ortak özelliğini bulmaya çalışın.

Alıştırma

Bu cümlede singing like a canary ne anlama geliyor?

  1. Kuşun kanaryaya dönüşeceğini söyler.
  2. Kuşun bir kanarya bulması gerektiğini söyler.
  3. Kuşun berrak ve ezgili bir şekilde öteceğini anlatır.
Cevabı göster

Kuşun berrak ve ezgili bir şekilde öteceğini anlatır.

Kalıp ifadeler

in no time: çok yakında

In no time, ‘çok yakında’ veya ‘çok kısa bir süre sonra’ anlamına gelen kalıplaşmış bir zaman ifadesidir. Bu cümlede, kuşun hızla iyileşip yeniden öteceğini söyleyerek dinleyeni rahatlatır. Bu ifade çoğu zaman cümlenin sonunda yer alır ve bir olayın ya da sonucun ne kadar çabuk gerçekleşeceğini anlatır. Sözcük sözcük ‘zamanı olmamak’ diye anlaşılmamalıdır.

Alıştırma

Bu derste öğrendiğiniz ve ‘çok yakında’ anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: Don't worry. The technician will fix the printer ____.

Cevabı göster

in no time

Oh, music to my ears. Deyimler

0:27

Oh, kulaklarıma müzik gibi geliyor.

Deyimler

music to my ears: iyi habere sevinçli bir tepki

“Music to my ears”, “bunu duymak harika” veya “tam da duymak istediğim haber” anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede konuşan kişi söylenen şeyden memnundur; ortada gerçekten müzik olması gerekmez. Tam kalıp “That's music to my ears.” şeklindedir. Kısa bir tepki verirken “Oh, music to my ears.” örneğindeki gibi “That's” söylenmeyebilir.

Alıştırma

Müdürünüz “Everyone may leave early today.” diyor. Buna çok seviniyorsunuz. Haberin tam da duymak istediğiniz şey olduğunu en iyi hangi cevap gösterir?

  1. Music to my ears!
  2. Could you turn the music down?
  3. That is difficult to hear.
Cevabı göster

Music to my ears!

Bye.

0:29

Güle güle.

Next, please. Ton ve niyet

0:30

Sıradaki, lütfen.

Ton ve niyet

Next, please: sıradaki kişiyi çağırmak

“Next, please.”, sıradaki kişiyi öne çağırmak için kullanılan kalıplaşmış bir hizmet ifadesidir. Burada next, “the next person” yerine geçer; dolayısıyla tam anlamı “Sıradaki kişi öne gelebilir” şeklindedir. Please bu kısa çağrıyı daha kibar hâle getirir. Kişiden ek bir iyilik istenmez; sıranın bir sonraki kişiye geldiği belirtilir.

Alıştırma

Sıradaki kişiyi öne çağırmak için kullanılan kalıplaşmış hizmet ifadesini tamamlayın: “____, please.”

Cevabı göster

Next

That's us, Nigel. Ton ve niyet

0:32

Sıra bizde, Nigel.

Ton ve niyet

That's us: grubunuz çağrıldığında yanıt vermek

Bu sıra bekleme bağlamında That's us, “az önceki çağrı bizim için” veya “şimdi gitmesi gerekenler biziz” anlamına gelir. Us, konuşan kişiyi ve Nigel'ı kapsar. That, uzaktaki insanları göstermek yerine az önce duyulan Next, please işaretine gönderme yapar. Bir çağrının veya rezervasyonun kime ait olduğunu doğrulamak için That's + me/us kullanılabilir: tek kişi için That's me, kendi grubunuz için That's us.

Alıştırma

Bir resepsiyon görevlisi “The Patel family?” diye sesleniyor. Ailenizle birlikte bekliyorsunuz. Hangi yanıt çağrının sizin grubunuz için olduğunu gösterir?

  1. That's them. We haven't been called yet.
  2. That's us. We'll come over now.
  3. That's me. My family can keep waiting.
Cevabı göster

That's us. We'll come over now.

Hello Nigel.

0:34

Merhaba Nigel.

Let's have a look at you. Ton ve niyet

0:36

Sana bir bakalım.

Ton ve niyet

Let's have a look at you: kontrole nazikçe başlamak

Let's have a look at you, birine bakmaya veya onu kontrol etmeye başlamanın nazik bir yoludur. Have a look at, “bakmak” ya da “kısaca incelemek” anlamına gelen kalıplaşmış bir gündelik ifadedir; “bir görünüme sahip olmak” demek değildir. Let's genellikle birlikte yapılacak bir eylem önerse de burada asıl bakacak olan kişi, örneğin bir sağlık çalışanı veya bakım veren kişi gibi, konuşandır. Let's kullanımı eylemi doğrudan bir emre göre daha iş birlikçi ve daha az sert gösterir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız bileğinin ağrıdığını söylüyor. Dersteki nazik kontrol ifadesini kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ your wrist.

Cevabı göster

Let's have a look at

He's looking fine. Kelime

0:38

Gayet iyi görünüyor.

Kelime

looking fine: iyi durumda görünmek

Bu cümlede looking fine, “iyi ve sağlıklı durumda görünmek” anlamına gelir. Konuşan kişi, gördüklerine veya muayene sonucuna bakarak onun şu anki durumunu değerlendirir. Burada look bir bağ fiilidir ve ardından fine sıfatı gelir. Sağlık bağlamında fine, “iyi” veya “görünür bir sorunu yok” demektir. “Zarif” anlamına gelmez ve “para cezası” anlamındaki fine ismi de değildir. He's looking fine o andaki izlenimi vurgular; He looks fine ise aynı tür gözlemi daha tarafsız biçimde ifade eder.

Alıştırma

“Sam is looking fine after the checkup” cümlesinde “looking fine” ne anlama gelir?

  1. Sam para cezası aldı.
  2. Sam bir şeyi çok dikkatli biçimde inceliyor.
  3. Sam şu anda iyi durumda görünüyor.
Cevabı göster

Sam şu anda iyi durumda görünüyor.

Oh, good.

0:40

Oh, güzel.

He's getting lots of exercise. Kalıp ifadeler

0:41

Bol bol egzersiz yapıyor.

Kalıp ifadeler

getting lots of exercise: bol bol egzersiz yapmak

Getting lots of exercise, “bol miktarda fiziksel aktivite yapmak” anlamına gelir. Buradaki get, birinin deneyimlediği aktivite miktarını anlatmaya yardımcı olur; bir nesneyi ele geçirmek anlamında değildir. Bu ifadede exercise genel olarak fiziksel aktiviteyi belirtir. Bu yüzden sayılamayan isimdir ve lots of sonrasında çoğul eki almaz.

Alıştırma

Cümleyi bol miktarda fiziksel aktivite yapmak anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Our dog runs in the park every day, so he is ____.

Cevabı göster

getting lots of exercise

Oh, I wish I could be more like you, Nigel. Dilbilgisi

0:45

Oh, keşke ben de senin gibi olabilseydim, Nigel.

Dilbilgisi

I wish I could be more like you: şimdiki gerçeklikten uzak bir dilek

I wish I could + fiilin yalın hâli, şu anda gerçek olmayan ya da kolayca mümkün görünmeyen bir dileği anlatır. Burada konuşan kişi Nigel’a hayranlık duyar ve onun bazı özelliklerine daha çok sahip olmayı ister. Bu yapıda could geçmişteki bir yeteneği anlatmaz. Dileğin içindeki hayal edilen beceri ya da olasılığı gösterir. Be more like you, nitelikler, alışkanlıklar veya durum bakımından karşındaki kişiye daha çok benzemek demektir.

Alıştırma

Dersi temel alan dilek yapısıyla cümleyi tamamlayın: I cannot sing as confidently as Mia. ____ sing like her.

Cevabı göster

I wish I could

I need to get fit and healthy, but I haven't got the time. Notlar

0:48

Fit ve sağlıklı olmam lazım ama vaktim yok.

Kalıp ifadeler

get fit and healthy: durum değişimi anlatan get + sıfatlar

Get fit and healthy, mevcut durumdan fiziksel olarak formda ve sağlıklı bir duruma geçmek demektir. Burada get, ardından fit ve healthy sıfatlarının geldiği bir bağ fiildir; bu nedenle almak veya elde etmek değil, olmak ya da hâle gelmek anlamındadır. Fit fiziksel kondisyon ve dayanıklılığa odaklanırken healthy daha genel olarak sağlıklı olmayı anlatır. Bu iki sıfat birlikte konuşan kişinin ulaşmak istediği yeni durumu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki tam ifadeyle tamamlayın: Leo has started cycling because he wants to ____.

Cevabı göster

get fit and healthy

Kelime

I haven't got the time: have got ile şu anda zamanın olmadığını söylemek

Bu cümlede I haven't got the time, bunu yapmak için yeterli zamanım olmadığı anlamına gelir. Have got, şu anda sahip olunan veya kullanılabilir olan bir şeyden söz ederken have demenin başka bir yoludur; bu yüzden haven't got şu anda bir şeyin olmadığını belirtir. Buradaki got geçmiş zaman fiili değildir. The time, daha önce konuşulan etkinlik için gereken zamanı ifade eder. Bu kalıp, şu anda eksik olan başka şeyleri de anlatabilir: I haven't got the time, money, or information.

Alıştırma

Bugün öğleden sonra egzersiz yapacak zamanınız olmadığını söylemek istiyorsunuz. Gündelik Britanya İngilizcesinde hangi cümle doğaldır?

  1. I didn't got the time to exercise this afternoon.
  2. I haven't got the time to exercise this afternoon.
  3. I haven't get the time to exercise this afternoon.
Cevabı göster

I haven't got the time to exercise this afternoon.

Why don't you go jogging? Ton ve niyet

0:53

Neden koşuya çıkmıyorsunuz?

Ton ve niyet

Why don't you go jogging?: neden sorusu değil, bir öneri

Burada Why don't you go jogging? bir öneridir: konuşan kişi koşuyu olası bir çözüm olarak sunar. Genellikle You could go jogging gibi bir anlama gelir; Tell me the reason you do not jog anlamında değildir. Bu öneri Why don't you + fiilin yalın hâli...? yapısıyla kurulur. Bu kalıptan sonra go, take, ask veya başka bir fiilin yalın hâli kullanılır. Go jogging ifadesinde go + -ing ile kurulan bir etkinlik, gidip o etkinliği yapmak anlamına gelir.

Alıştırma

Arkadaşınız yorgun görünüyor. Dersteki öneri kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ take a short break?

Cevabı göster

Why don't you

It's what I do to keep fit. Dilbilgisi

0:55

Ben fit kalmak için öyle yapıyorum.

Dilbilgisi

what I do to keep fit: “yaptığım şey” anlamındaki what yan cümlesi

what I do to keep fit ifadesinin tamamı “fiziksel olarak sağlıklı kalmak için yaptığım şey” anlamına gelir. is fiilinden sonra isim yan cümlesi görevi görür. What zaten “... olan şey” fikrini içerdiği için burada soru sormaz. Yan cümlede bildirme cümlesi dizilişi kullanılır: what + özne + fiil (what I do). To keep fit amacı belirtir. Bu yapı bir eylemi, alışkanlığı veya yöntemi belirtmek ya da açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

“This is the thing I do when I need to relax” anlamını doğru ifade eden cümle hangisidir?

  1. What do I do when I need to relax?
  2. This is what do I do when I need to relax.
  3. This is what I do when I need to relax.
Cevabı göster

This is what I do when I need to relax.

But I'm too busy here. Dilbilgisi

0:57

Ama burada çok meşgulüm.

Dilbilgisi

too busy: bir şeyi yapamayacak kadar meşgul

Too busy, birinin meşguliyeti yüzünden başka bir eylemi yapamayacak kadar meşgul olduğunu belirtir. Bu cümlede söylenmeyen sonuç, konuşanın oradan ayrılıp koşuya gidememesidir. Too yalnızca very sözcüğünün daha güçlü bir biçimi değildir. Sonucu too + sıfat + to-infinitive yapısıyla açıkça söyleyebilirsiniz: I'm too busy to go jogging. Aynı yapı too tired to continue gibi başka sınırları da anlatır.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: I'm ____ to join you for lunch today.

Cevabı göster

too busy

You can jog while you work. Dilbilgisi

0:59

Çalışırken de yerinde koşabilirsiniz.

Dilbilgisi

while you work: aynı anda gerçekleşen iki eylem

while you work ifadesindeki while, “... sırasında” veya “...-ken” anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Özne ve fiil içeren tam yan cümle olan you work bölümünü başlatır; koşma ve çalışma eylemlerinin aynı zaman diliminde olduğunu gösterir. Genellenebilir yapı “ana eylem + while + özne + fiil” biçimindedir. Buradaki while, “oysa” ya da “ancak” anlamında karşıtlık kurmaz; eş zamanlı eylemleri bağlar.

Alıştırma

İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini göstermek için while sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. I listen to a podcast while to cook dinner.
  2. I listen to a podcast while I cook dinner.
  3. I listen to a podcast while I will cooking dinner.
Cevabı göster

I listen to a podcast while I cook dinner.

Alright, I will.

1:01

Pekala, yapacağım.

I'll start this minute. Kalıp ifadeler

1:03

Hemen şimdi başlıyorum.

Kalıp ifadeler

this minute: hemen harekete geçmek

I'll start this minute cümlesinde this minute, “hemen şimdi” veya “hiç gecikmeden” anlamına gelir. Hemen başlama sözünü daha güçlü hâle getirir. Bu ifade, şimdiki anı deyimsel biçimde belirtir; eylemin yalnızca altmış saniye süreceği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hiç gecikmeden hemen harekete geçmeye karar verdiniz. Bunu anlatan cümle hangisidir?

  1. I'll start this minute.
  2. I'll work for a minute.
  3. I'll start in a minute.
Cevabı göster

I'll start this minute.

Doctor Hamster is jogging to get fit. Dilbilgisi

1:05

Doktor Hamster fit olmak için koşuyor.

Dilbilgisi

jogging to get fit: amaç bildiren to + fiil

jogging to get fit ifadesinde to get fit, koşunun amacını belirtir. Doctor Hamster’ın fiziksel kondisyonunu geliştirmek için koştuğu anlamına gelir. Eylem + to + fiilin yalın hâli kalıbı “Bunu neden yapıyor?” sorusunu yanıtlar. Buradaki to amaç bildirir; forma girmenin yalnızca sonraki olay olduğunu göstermez.

Alıştırma

stay healthy ifadesini kullanarak amaç bildiren bir mastarla cümleyi tamamlayın: Mia walks every day ____.

Cevabı göster

to stay healthy

Goodbye, Doctor Hamster.

1:09

Güle güle, Doktor Hamster.

Goodbye, Grampy Rabbit.

1:11

Güle güle, Büyükbaba Tavşan.

Next, please.

1:14

Sıradaki, lütfen.

That's us.

1:15

O biziz.

Now then, Goldie. Ton ve niyet

1:18

Şimdi bakalım, Goldie.

Ton ve niyet

Now then: konuşmaya nazikçe giriş

Now then, konuşmayı açan ve geçiş sağlayan sözlü bir ifadedir. Burada Goldie’nin dikkatini nazikçe çeker ve konuşmacının etkileşime başlamaya hazır olduğunu gösterir. Bu konuşma kullanımında then, “ondan sonra” anlamına gelmez. İfadenin bütünü bağlama göre daha çok “peki” veya “öyleyse” gibi işlev görür.

Alıştırma

Bir veteriner bir hayvanı muayene etmeye hazırdır ve “Now then, let’s have a look.” der. Now then burada ne işe yarar?

  1. Muayenenin başka bir olaydan sonra geldiğini gösterir.
  2. Etkileşimi nazikçe başlatır ve muayeneye geçer.
  3. Veterinerin hayvanı yalnızca bazen muayene ettiğini söyler.
Cevabı göster

Etkileşimi nazikçe başlatır ve muayeneye geçer.

How are you?

1:20

Nasılsın?

Keeping busy? Ton ve niyet

1:22

Meşgul müsün?

Ton ve niyet

Keeping busy?: gündelik dilde kısaltılmış soru

Keeping busy?, Are you keeping busy? sorusunun konuşma dilindeki kısaltılmış biçimidir. Rahat bir konuşmada bağlamdan kolayca anlaşıldıkları için özne you ve yardımcı fiil are söylenmez. Karşıdaki kişinin son zamanlarda yapacak çok işi olup olmadığını sorar. Bu, samimi bir hâl hatır sorma biçimidir; meşgul kalma talimatı değildir.

Alıştırma

Keeping busy? ile aynı anlama gelen tam soru hangisidir?

  1. You must keep busy.
  2. Are you keeping busy?
  3. Do you always keep busy?
Cevabı göster

Are you keeping busy?

That's what I like to see. Ton ve niyet

1:23

Görmek istediğim şey bu.

Ton ve niyet

That's what I like to see. ile onay ve teşvik

That's what I like to see., iyi bir durumu, çabayı veya davranışı onaylayan kalıplaşmış bir karşılıktır. Olanların konuşanın beklentilerine ya da ölçütlerine uyduğunu belirtir; İşte böyle olmalı demeye benzer. Buradaki see yalnızca gözle görme anlamıyla sınırlı değildir; konuşan kişi duruma olumlu tepki verir. Cümle, karşıdaki kişiyi devam etmesi için de teşvik edebilir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız "I've taken a walk every day this week." diyor. Hangi karşılık sıcak bir onay ve teşvik ifade eder?

  1. That's what I like to see.
  2. I'd rather you stopped.
  3. I didn't see you walking.
Cevabı göster

That's what I like to see.

Doctor Hamster, why are you jumping up and down? Kalıp ifadeler

1:25

Doktor Hamster, neden aşağı yukarı zıplıyorsunuz?

Kalıp ifadeler

jumping up and down: tekrarlı dikey hareket

Bu soruda jumping up and down, vücudun yükselip alçalmasını sağlayan tekrarlı sıçramalar anlamına gelir. Up and down, bir bütün oluşturan ikili bir yön ifadesidir: iki karşıt yön arasındaki hareketi anlatır; bir kez yukarı sıçrayıp ardından ayrı bir son hareket olarak aşağı inmeyi anlatmaz. Hareket yüksek ve alçak konumlar arasında tekrarlandığında bu kalıp move up and down örneğindeki gibi başka fiillerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi tekrarlı dikey sıçramaları anlatan ders ifadesiyle tamamlayın: The children were ____ with excitement.

Cevabı göster

jumping up and down

I'm jogging to get fit and healthy.

1:30

Fit ve sağlıklı olmak için koşuyorum.

The only thing is, I can't jog very far in here. Notlar

1:33

Tek sorun şu ki, burada pek uzağa koşamıyorum.

Anlatım akışı

The only thing is: tek bir ana dezavantaj sunmak

The only thing is, bilgiyi düzenleyen bir ifade kalıbıdır. Önceki durumun genel olarak kabul edilebilir olduğunu belirtir, ardından bir sorun, sınırlama veya çekince sunar. Bu cümledeki sınırlama, kapalı alanda uzağa koşamamaktır. Burada thing fiziksel bir nesne anlamına gelmez; konuşanın belirtmesi gereken tek noktayı ifade eder. Bu kalıp olumsuz bilgiye geçişi yumuşatır ve dinleyiciyi bir dezavantaj duyacağına hazırlar.

Alıştırma

Bir daireyi genel olarak beğeniyorsunuz ama bir dezavantajı nazikçe belirtmek istiyorsunuz. Bunu en iyi hangi cümle yapar?

  1. For example, the kitchen is very small.
  2. The only thing is, the kitchen is very small.
  3. In other words, the kitchen is very small.
Cevabı göster

The only thing is, the kitchen is very small.

Dilbilgisi

I can't jog very far in here: mevcut alanın sınırladığı mesafe

Can't + fiilin yalın hâli, konuşanın yeteneği veya mevcut koşullar nedeniyle bir eylemi yapamadığını belirtir. Bu cümlede küçük kapalı alan koşmayı sınırlar. Very far mesafeyi anlatır: konuşan koşabilir, ancak fazla mesafe kat edemez. In here, genel bir konumdan ziyade konuşanın şu anda bulunduğu kapalı alanın içini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle, odanın konuşanın koşabileceği mesafeyi sınırladığını belirtir?

  1. I can't jog very fast in here.
  2. I can't jog very far in here.
  3. I can't jog for very long in here.
Cevabı göster

I can't jog very far in here.

I have to keep stopping to turn around. Dilbilgisi

1:38

Dönmek için sürekli durmam gerekiyor.

Dilbilgisi

keep stopping to turn around: tekrarlanan duruşlar ve amaç

Keep + -ing, bir eylemi devam eden veya tekrarlanan bir eylem olarak gösterir. Stopping kısa bir olay olduğu için keep stopping hareketsiz kalmak değil, tekrar tekrar durmak anlamına gelir. To turn around amaç bildiren bir mastardır ve her duruşun neden gerçekleştiğini açıklar. Birisi bir şey yapmak için tekrar tekrar kısa süreliğine durduğunda keep stopping to + fiil yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi, haritayı kontrol etmek için tekrar tekrar durmak anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: On this confusing trail, I ____.

Cevabı göster

keep stopping to check the map

It's not ideal. Kelime

1:41

Bu pek ideal değil.

Kelime

not ideal: hafif bir olumsuz değerlendirme

Bu cümlede not ideal, “olabilecek en iyi durumda değil” veya “pek uygun değil” anlamına gelir. Durumun tamamen başarısız olduğunu söylemeden bir dezavantaja dikkat çeker. Olumlu bir kelime olan ideal sözcüğünden önce not kullanmak eleştiriyi daha ölçülü hâle getirir. Bağlama göre sorun hâlâ kabul edilebilir veya çözülebilir olabilir.

Alıştırma

“It's not ideal.” cümlesinde konuşmacı büyük olasılıkla ne demek istiyor?

  1. Durum her koşulda tamamen imkânsız.
  2. Durumun bir dezavantajı var ama yine de yönetilebilir olabilir.
  3. Durum kusursuz.
Cevabı göster

Durumun bir dezavantajı var ama yine de yönetilebilir olabilir.

Oh.

1:43

Oh.

Anyway, keep up the good work, Goldie. Notlar

1:43

Her neyse, iyi iş çıkarmaya devam et, Goldie.

Anlatım akışı

Cümle başında Anyway: ana konuya dönmek

Bu cümlenin başındaki Anyway bir söylem belirtecidir. Önceki şikâyeti veya yan konuyu kapatır ve konuşmayı, konuşmacının asıl amacına geri götürür. Burada “mümkün olan herhangi bir yolla” anlamına gelmez. Bu ifadeyi duyduğunuzda konuşmacının yön değiştirip değiştirmediğine, önceki konuya dönüp dönmediğine veya konu dışına çıkan kısmı bitirip bitirmediğine dikkat edin.

Alıştırma

“Anyway, keep up the good work, Goldie.” cümlesinde Anyway ne işe yarıyor?

  1. Koşmakla ilgili daha güçlü bir şikâyet başlatır.
  2. Yan konuyu bitirip ana mesaja döner.
  3. Goldie'nin herhangi bir yöntemle çalışabileceği anlamına gelir.
Cevabı göster

Yan konuyu bitirip ana mesaja döner.

Kalıp ifadeler

keep up the good work: iyi performansı sürdürmesi için birini teşvik etmek

“Keep up the good work”, birinin mevcut çabasını veya sonuçlarını takdir eden ve aynı iyi düzeyde devam etmesini teşvik eden kalıplaşmış bir ifadedir. Bu ifadede keep up, “sürdürmek” anlamına gelir; “birine yetişecek kadar hızlı hareket etmek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi kalıplaşmış teşvik ifadesiyle tamamlayın: Your weekly reports have been accurate and clear. ____!

Cevabı göster

Keep up the good work

And remember to drink plenty of water. Dilbilgisi

1:46

Ve bol su içmeyi unutma.

Dilbilgisi

remember to drink plenty of water: gelecekte yapılacak bir eylemi hatırlatmak

“Remember to + fiilin yalın hâli”, hâlâ yapılması gereken bir eylemin unutulmamasını söyler. Burada remember to drink, bundan sonra su içme konusunda bir hatırlatmadır; geçmişte su içildiğine dair bir anı değildir. “Plenty of + isim”, ihtiyaç için yeterli veya gereğinden fazla miktarı belirtir. Water burada sayılamayan bir isimdir; bu nedenle plenty of water kesin bir miktarı değil, bol ve yeterli miktarda suyu anlatır.

Alıştırma

Hatırlatmayı remember to ve plenty of water ile tamamlayın: ____ bring ____ for the hike.

Cevabı göster

Remember to · plenty of water

Thank you, Doctor Hamster.

1:49

Teşekkürler, Doktor Hamster.

Bye-bye.

1:51

Bay bay.

Bye.

1:52

Güle güle.

Peppa and George are going back home. Kalıp ifadeler

1:54

Peppa ve George eve dönüyorlar.

Kalıp ifadeler

going back home: yaşadığın yere geri dönmek

Going back home, eve geri dönmek demektir. Back, kişinin daha önce ayrıldığı bir yere doğru geri hareket ettiğini gösterir; burada kişinin sırtını anlatmaz. go back home ifadesinde home yön bildiren bir sözcük gibi çalışır; bu nedenle go back to home değil, go back home denir.

Alıştırma

Cümleyi go back home ifadesinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: After our holiday, we're ____.

Cevabı göster

going back home

There's Grampy Rabbit.

1:56

İşte Büyükbaba Tavşan.

Hello Grampy Rabbit.

2:00

Merhaba Büyükbaba Tavşan.

Want a lift? Kelime

2:02

Bırakmamızı ister misin?

Kelime

Want a lift?: Britanya İngilizcesinde samimi bir araçla götürme teklifi

Britanya İngilizcesinde a lift, başka birinin arabasıyla yapılan bir yolculuk anlamına gelebilir. Want a lift? dinleyiciye, konuşanın onu arabayla bir yere götürmesini isteyip istemediğini sorar. Bu, Do you want a lift? sorusunun samimi ve kısaltılmış biçimidir. Yolculuk veya araç bağlamında lift, arabayla götürme anlamındadır; “asansör” ya da “bir şeyi kaldırmak” anlamında değildir.

Alıştırma

Britanya İngilizcesindeki bu soruda Want a lift? ne anlama gelir?

  1. Seni arabayla bir yere götürmemi ister misin?
  2. Asansörü kullanmak ister misin?
  3. Ağır bir şeyi kaldırmama yardım eder misin?
Cevabı göster

Seni arabayla bir yere götürmemi ister misin?

No thanks.

2:03

Hayır teşekkürler.

I'm jogging home. Dilbilgisi

2:04

Eve koşarak gidiyorum.

Dilbilgisi

jogging home: home kelimesinden önce to kullanılmaz

jogging home ifadesinde home, koşunun yönünü, yani konuşanın evine doğru hareketi gösterir. Bu kullanımda home yön bildiren bir zarf olarak çalışır ve hareket fiilinin hemen arkasından gelir: jog home, walk home, run home veya drive home. Bu yapıda tek başına kullanılan home kelimesinin önüne to getirilmez. my friend's gibi bir belirleyiciyle isim öbeği oluşturduğunda yapı farklıdır: jog to my friend's home.

Alıştırma

Maya'nın okuldan sonra yürüyerek eve döndüğünü doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Maya walks at home after school.
  2. Maya walks to home after school.
  3. Maya walks home after school.
Cevabı göster

Maya walks home after school.

Got to keep fit and healthy. Dilbilgisi

2:05

Fit ve sağlıklı kalmak lazım.

Dilbilgisi

Got to keep fit and healthy: gündelik konuşmada gereklilik bildiren eksiltili biçim

Burada Got to, I've got to ifadesinin konuşma dilindeki kısaltılmış hâlidir. Tam cümle I've got to keep fit and healthy şeklindedir ve konuşanın formda ve sağlıklı kalması gerektiğini anlatır. Got burada get fiilinin aldı anlamındaki geçmiş zaman biçimi olarak kullanılmamıştır. Yapı (have) got to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Keep + sıfat, o durumda kalmak anlamına gelir; dolayısıyla keep fit and healthy fiziksel olarak formda ve sağlıklı kalmayı ifade eder.

Alıştırma

Got to keep fit and healthy ile aynı anlamı veren tam biçimi seçin.

  1. I used to keep fit and healthy.
  2. I got fit and healthy last year.
  3. I've got to keep fit and healthy.
Cevabı göster

I've got to keep fit and healthy.

Poor Doctor Hamster can't get fit. Ton ve niyet

2:07

Zavallı Doktor Hamster fit olamıyor.

Ton ve niyet

Poor Doctor Hamster: duygudaşlık belirten poor

Burada Doctor Hamster adından önceki poor, acıma ve üzüntü belirtir: konuşan kişi onun forma girememesine üzülür. Bu ifade onun ne kadar parası olduğunu anlatmaz. poor doğrudan bir kişinin adından veya kişiyi belirten bir isimden önce geldiğinde, bağlam sözcüğe bu duygudaşlık anlamını verebilir.

Alıştırma

'Poor Ella lost her favourite toy' İngilizce cümlesinde 'Poor Ella' ne ifade eder?

  1. Ella'nın çok az parası olduğu
  2. Ella için duyulan üzüntü
  3. Ella'nın bir şeyi kötü yaptığı
Cevabı göster

Ella için duyulan üzüntü

She needs a bigger space to run around in. Dilbilgisi

2:10

Koşturmak için daha geniş bir alana ihtiyacı var.

Dilbilgisi

a bigger space to run around in: sondaki in edatını korumak

To run around in, a bigger space ifadesini niteler ve alanın ne amaçla kullanılacağını anlatır: bu, onun içinde koşup dolaşabileceği bir alandır. Tam ilişki run around in a space şeklindedir. space mastardan önce geldiğinde in sonda kalır: a space to run around in. İngilizcede bu yapı, a room to work in örneğindeki gibi yer bildiren isimlerle sıkça kullanılır.

Alıştırma

play in a yard ilişkisini koruyan tek edatla cümleyi tamamlayın: The children need a safe yard to play ____.

Cevabı göster

in

Hang on. Ton ve niyet

2:12

Bekleyin.

Ton ve niyet

Konuşmada kısa bir duraklama olarak Hang on

Bu cümlede Hang on, “bir dakika bekle” anlamına gelir. Konuşan kişi yeni bir fikir bulduğu veya olası bir sonraki adımı fark ettiği için konuşmayı kısa süreliğine keser. Burada ifade, gerçekten bir yere asılma ya da bir şeyi tutma talimatı değil, konuşma dilinde kullanılan bir söylem işaretidir. Düzeltme, ani bir fark ediş veya fikirden önce kısa bir duraklamayı da gösterebilir.

Alıştırma

“Hang on. I think I've found the problem.” cümlesindeki Hang on ne anlama gelir?

  1. Bir nesneyi sıkıca tutun.
  2. Bir şeyi kancaya asın.
  3. Bir dakika bekleyin; konuşan kişi az önce bir şey fark etti.
Cevabı göster

Bir dakika bekleyin; konuşan kişi az önce bir şey fark etti.

Maybe I could build something. Ton ve niyet

2:13

Belki bir şeyler inşa edebilirim.

Ton ve niyet

Maybe I could build something: ihtiyatlı bir fikir

Maybe I could + fiilin yalın hâli, bir fikri kesin karar verilmiş gibi göstermeden olasılık olarak sunar. Maybe belirsizlik bildirir, could ise öneriyi yumuşatarak diğer kişinin fikri tartışmasına veya reddetmesine alan bırakır. Bu cümlede could geçmişteki bir yetenekten söz etmez. Konuşan kişi şimdi ne yapabileceğini düşünüyor; something ise yapılacak nesneyi veya çözümü belirtmeden bırakıyor.

Alıştırma

Cümleyi belirtilen ihtiyatlı yapı Maybe I could ile tamamlayın: The team needs a simple logo. ____ design one.

Cevabı göster

Maybe I could

Follow me.

2:16

Beni takip edin.

This is Grampy Rabbit's boatyard. Kültür

2:18

Burası Büyükbaba Tavşan'ın tersanesi.

Kültür

boatyard: teknelerin yapıldığı, onarıldığı veya tutulduğu yer

Boatyard, teknelerin inşa edildiği, onarıldığı, depolandığı veya tutulduğu bir alandır. Bu cümlede mekânın belirtilmesi, orada neden alet ve malzeme bulunduğunu açıklamaya yardımcı olur. Bu sözcük boat ve yard kelimelerinin birleşimidir. Burada yard, yalnızca bir evin arka bahçesini değil, açık hava çalışma veya depolama alanını ifade eder.

Alıştırma

Boatyard nasıl bir yerdir?

  1. Yalnızca oyuncak tekne satan bir dükkân.
  2. Teknelerle ilgisi olmayan bir evin arka bahçesi.
  3. Teknelerin inşa edildiği, onarıldığı veya tutulduğu bir yer.
Cevabı göster

Teknelerin inşa edildiği, onarıldığı veya tutulduğu bir yer.

Now, let's get building. Kalıp ifadeler

2:22

Hadi, inşa etmeye başlayalım.

Kalıp ifadeler

let's get building: etkinliğe şimdi başlamak

Let's get building, “şimdi inşa etmeye başlayalım” demektir. Let's, konuşan kişinin diğerlerini kendisine katılmaya çağırdığını gösterir; get + fiil-ing yapısı ise etkinliğe başlamayı ve harekete geçmeyi anlatır. Burada building, build fiilinin -ing biçimidir. Get “almak” veya “elde etmek” anlamına gelmez; tüm ifade başlamak için enerjik bir çağrıdır.

Alıştırma

“Şimdi inşa etmeye başlamak” anlamındaki doğru get + -ing ifadesiyle cümleyi tamamlayın: We have the plans and tools. Let's ____.

Cevabı göster

get building

What are we going to build? Dilbilgisi

2:25

Ne inşa edeceğiz?

Dilbilgisi

going to build?: gelecekteki bir planı sormak

Be going to + fiilin yalın hâli, bir plan veya niyetten söz etmek için kullanılır. What are we going to build? cümlesinde what, grubun ne inşa etmeyi planladığını sorar; soru cümlesi olduğu için are, we’den önce gelir. Burada going to hareket etmeyi ya da bir yere gitmeyi anlatmaz. To’dan sonra fiilin yalın hâli build geldiği için yapı, bir varış noktasını değil gelecekteki bir planı belirtir.

Alıştırma

Ortak bir planı soran cümleyi be going to ile tamamlayın: What are we ____ build?

Cevabı göster

going to

A present for Doctor Hamster.

2:27

Doktor Hamster için bir hediye.

To help her get fit. Dilbilgisi

2:29

Fit olmasına yardım etmek için.

Dilbilgisi

To help her get fit: tek başına kullanılan amaç bildiren mastar öbeği

To help her get fit, amaç bildiren bir to-infinitive öbeğidir: to + fiilin yalın hâli help, bir şeyin neden yapıldığını ya da ne işe yaradığını açıklar. Get fit, fiziksel olarak sağlıklı ve formda hâle gelmek demektir. Açıklanan eylem veya nesne konuşmadan zaten anlaşıldığı için ana cümle söylenmemiştir. Bu nedenle tek başına kullanılan To + fiil öbeği, Why? veya What for? sorularına doğal ve kısa bir cevap olabilir; özne olmak yerine amaç bildirir.

Alıştırma

Amaç bildiren kısa cevabı To + fiilin yalın hâliyle tamamlayın: Why did Ava bring a flashlight? — ____ see in the dark.

Cevabı göster

To

We need these and this.

2:31

Bunlara ve şuna ihtiyacımız var.

And not forgetting this. Kalıp ifadeler

2:34

Ve bunu da unutmamalı.

Kalıp ifadeler

not forgetting this: listeye bir öğe daha eklemek

Burada not forgetting this, listeye bir öğe daha ekler ve bunun da dâhil edilmesi gerektiği anlamına gelir. Birinin bir şeyi gerçekten hatırladığını bildirmez. Bu ifade, önceki listeye bağlanan konuşma diline ait bir cümle parçasıdır. Tam bir biçimi And let's not forget this şeklindedir.

Alıştırma

Yanınıza alacağınız şeyleri konuşma dilinde sıralarken listenin sonuna bir öğe daha ekliyorsunuz. Hangi ifade bunu doğal biçimde yapar?

  1. We forgot the batteries yesterday.
  2. And not forgetting the batteries.
  3. I can't remember where the batteries are.
Cevabı göster

And not forgetting the batteries.

And a little bit from this washing machine. Kalıp ifadeler

2:36

Ve bu çamaşır makinesinden de küçük bir parça.

Kalıp ifadeler

a little bit: küçük bir miktar veya derece

Bu cümlede a little bit, küçük bir miktar veya küçük bir parça anlamına gelir. Söylenmeyen malzeme durumdan anlaşılır: çamaşır makinesinden yalnızca küçük bir miktar alınır. Bu ifade, a little bit tired veya a little bit more slowly örneklerinde olduğu gibi, bir betimleme ya da karşılaştırmadan önce düşük bir dereceyi de gösterebilir.

Alıştırma

Cümleyi küçük bir miktar anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Add ____ of water to the paint.

Cevabı göster

a little bit

How can you make a present from this pile of rubbish? Notlar

2:40

Bu çöp yığınından nasıl hediye yapabilirsin?

Ton ve niyet

How can you make...?: yapılabilirliği sorgulama

Burada How can you make...? esas olarak adım adım talimat istemez. Çöpten bir hediye yapmanın mümkün olup olmadığını sorgular ve konuşanın bunun işe yarayacağına inanmadığını gösterir. How can + özne + fiilin yalın hâli...? olası bir yöntemi sorabilir ya da yapılabilirliği sorgulayabilir. Bağlam, vurgu ve işin ne kadar zor göründüğü hangi anlamın kastedildiğini gösterir.

Alıştırma

Aşağıdaki durumda soru esas olarak ne yapıyor? Bir arkadaşınız piyanoyu dar bir merdivenden yukarı taşımayı öneriyor. Siz, “How can we get it up there?” diye soruyorsunuz.

  1. Piyanonun zaten üst katta olduğunu doğrular.
  2. Nerede piyano satıldığını sorar.
  3. Planın mümkün olup olmadığını sorgular.
Cevabı göster

Planın mümkün olup olmadığını sorgular.

Kalıp ifadeler

this pile of rubbish: a pile of + isim

this pile of rubbish ifadesinde pile bir arada duran veya toplanmış şeylerin oluşturduğu yığını adlandırır; of ise bu adı malzemeye bağlar. Kalıp a pile of + isim şeklindedir: a pile of books veya a pile of clothes gibi. Rubbish, atık veya istenmeyen malzeme anlamına geldiğinde normalde sayılamaz. Britanya İngilizcesinde burada kullanılan yaygın sözcüktür; Amerikan İngilizcesinde ise çoğunlukla trash veya garbage denir.

Alıştırma

Cümleyi “bir yığın giysi” anlamına gelen ve pile kullanan ifadeyle tamamlayın: There was ____ on the chair.

Cevabı göster

a pile of clothes

It's not rubbish, Mummy Pig.

2:43

Bu çöp değil, Anne Domuz.

This is an excellent ladder. Kelime

2:45

Bu mükemmel bir merdiven.

Kelime

excellent ladder: bir nesneyi güçlü biçimde övmek

excellent ladder ifadesinde excellent, ladder isminden önce gelen bir sıfattır. Merdiven hakkında çok güçlü ve olumlu bir değerlendirme yapar: konuşan kişi onun kalitesini veya kullanışlılığını özellikle iyi bulur. Excellent yalnızca insanları veya performansları değil, nesneleri de övebilir. Yeniden kullanılabilecek kalıp an excellent + tekil isim şeklindedir; an excellent tool ve an excellent plan buna örnektir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız size çok iyi yapılmış ve kullanışlı bir masa gösteriyor. Hangi cümle en güçlü ve coşkulu övgüyü ifade eder?

  1. This is a good table.
  2. This is an excellent table.
  3. This is an acceptable table.
Cevabı göster

This is an excellent table.

And so is this one. Dilbilgisi

2:48

Ve bu da öyle.

Dilbilgisi

so is this one: başka bir şeyin de aynı olduğunu söylemek

so is this one ifadesinde so, önceki cümledeki olumlu tanımlamanın yerini tutar: ikinci merdiven de mükemmeldir. Burada so, bu nedenle anlamına gelmez. Olumlu bir ifadenin yeni bir özne için de geçerli olduğunu eklemek için So + be fiilinin uygun biçimi veya yardımcı fiil + özne yapısını kullanın. This chair is comfortable cümlesinden sonra So is this one; Mia likes it cümlesinden sonra So does Leo denir.

Alıştırma

Cümleyi that one ve So + be + özne yapısıyla tamamlayın: This coat is warm, and ____.

Cevabı göster

so is that one

Are you making a roundabout? Kültür

2:52

Atlıkarınca mı yapıyorsun?

Kültür

roundabout: yol kavşağı değil, dönen oyun parkı aracı

Britanya İngilizcesinin kullanıldığı bu çocuk bağlamında roundabout, merkezi bir noktanın çevresinde dönen oyun parkı aracını ifade eder. Konuşan kişi yuvarlak bir yapı görür ve yapılan şeyin bu olup olmadığını sorar. Aynı sözcük çoğu zaman yoldaki döner kavşağı da ifade eder. Kastedilen anlamı seçmek için çevredeki konunun çocuk oyunu mu yoksa yol trafiği mi olduğuna bak.

Alıştırma

Birinin yuvarlak bir oyun yapısı yaptığı Britanya çocuk sahnesinde roundabout sözcüğü büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Yoldaki bir döner kavşak
  2. Dönen bir oyun parkı aracı
  3. Dolaylı bir konuşma biçimi
Cevabı göster

Dönen bir oyun parkı aracı

No.

2:55

Hayır.

Are you making a paddling pool? Kültür

2:57

Şişme havuz mu yapıyorsun?

Kültür

paddling pool: çocuklar için küçük ve sığ oyun havuzu

Bu cümlede paddling pool, küçük çocukların sığ suda ayakta durup su sıçratarak oynadığı küçük bir havuzdur. Buradaki paddling sözcüğü sığ suda hareket edip oynamayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi iki sözcüklü Britanya İngilizcesi terimiyle tamamla: On hot days, the children splash in a small, shallow ____.

Cevabı göster

paddling pool

No.

3:00

Hayır.

What do you think it's going to be, George? Ton ve niyet

3:02

Sence ne olacak, George?

Ton ve niyet

What do you think it's going to be? ile tahmin istemek

What do you think it's going to be? karşıdaki kişiyi gelecekteki bir sonucu tahmin etmeye veya bu konudaki fikrini söylemeye davet eder. What do you think ifadesinden sonra gelen iç cümle düz cümle dizilişini korur: it's going to be. Bu bölüm is it going to be şeklinde değiştirilmez.

Alıştırma

Hangi cümle birinden bitmiş nesnenin nasıl görüneceğini tahmin etmesini doğru biçimde ister?

  1. What you do think it will look like?
  2. What do you think will it look like?
  3. What do you think it will look like?
Cevabı göster

What do you think it will look like?

Dinosaur.

3:05

Dinozor.

No.

3:07

Hayır.

I just need to wrap it up. Öbek fiiller

3:09

Sadece paketlemem gerek.

Öbek fiiller

to wrap it up: bir nesneyi paketlemek

Burada to wrap it up, nesneyi kâğıt gibi bir ambalaj malzemesiyle kaplamak anlamına gelir. Buradaki anlam gerçek anlamıyla paketlemektir; 'bitirmek' değildir. Wrap up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne it zamiri olduğunda zamir, fiil ile parçacığın arasına gelir: wrap it up denir, wrap up it denmez.

Alıştırma

Wrap up ifadesini it zamiriyle kullanın: The present is ready. I only need to ____.

Cevabı göster

wrap it up

Grampy Rabbit is wrapping the present.

3:11

Büyükbaba Tavşan hediyeyi paketliyor.

Finished.

3:14

Bitti.

Hooray.

3:15

Yaşasın.

It's the biggest present ever. Dilbilgisi

3:17

Bu şimdiye kadarki en büyük hediye.

Dilbilgisi

the biggest present ever: en üstünlük biçimi + ever

the biggest present ever ifadesinde biggest, big sıfatının en üstünlük biçimidir. Bu ifade, konuşanın deneyiminde veya düşündüğü karşılaştırma alanında bundan daha büyük bir hediye olmadığını söyler. ever, en üstünlük bildiren isim grubundan sonra gelerek ifadeye ‘gelmiş geçmiş’ veya ‘şimdiye kadarki’ anlamını katar. Geçmişteki belirli bir zamanı göstermez.

Alıştırma

Coşkulu tepkiyi day, good sözcüğünün en üstünlük biçimi ve ever ile tamamlayın: This is the ____!

Cevabı göster

best day ever

Yes, it's too big to fit in the car. Dilbilgisi

3:20

Evet, arabaya sığmayacak kadar büyük.

Dilbilgisi

too big to fit in the car: too + sıfat + to'lu mastar

too big to fit, too + sıfat + to'lu mastar yapısını kullanır. Derecenin aşırı olduğunu ve bu yüzden eylemin gerçekleşemediğini anlatır: nesne o kadar büyüktür ki arabaya sığamaz. Burada fit, ‘bir alana girmek için uygun boyutta olmak’ anlamındadır. ‘Sağlıklı ve fiziksel olarak güçlü’ anlamındaki fit sıfatıyla ilgili değildir.

Alıştırma

heavy ve carry kullanarak cümleyi too + sıfat + to'lu mastar yapısıyla tamamlayın: For one child, the 50-kilogram box is ____.

Cevabı göster

too heavy to carry

That's alright. Ton ve niyet

3:23

Sorun değil.

Ton ve niyet

That's alright. — Küçük bir sorun için karşıdakini rahatlatmak

Bu cümlede That's alright, “Sorun değil” veya “Önemli değil” anlamına gelir. Küçük bir zorluğun kabul edilebilir ya da çözülebilir olduğunu belirterek karşıdaki kişiyi rahatlatır; bir şeyin kalitesini sadece idare eder diye değerlendirmez. Günlük konuşmada küçük bir özre, hataya veya sıkıntıya karşılık olarak da kullanılabilir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “Sorry, I pressed the wrong button.” diyor. Küçük hatayı nazikçe kabul eden yanıt hangisidir?

  1. That's alright. We can try again.
  2. The button looks alright to me.
  3. I am pleased that you made the mistake.
Cevabı göster

That's alright. We can try again.

We can roll it.

3:24

Onu yuvarlayabiliriz.

Grampy Rabbit has rolled the present all the way to Doctor Hamster's surgery. Notlar

3:27

Büyükbaba Tavşan hediyeyi Doktor Hamster'ın muayenehanesine kadar yuvarladı.

Kalıp ifadeler

all the way to + hedef — Yolculuğun tamamını katetmek

Bu cümlede all the way to Doctor Hamster's surgery, Büyükbaba Tavşan'ın yolun tamamını katettiğini ve o hedefe ulaştığını anlatır. İfade, hediyenin yolun yalnızca bir bölümünde değil, tüm yolculuk boyunca yuvarlandığını vurgular. Bir hedefe kadar olan mesafenin tamamını vurgulamak için all the way to + hedef yapısını kullanın. Bu yapı, yolculuğun uzun olduğunu veya fazladan çaba gerektirdiğini de düşündürebilir; kelimesi kelimesine “her yol” anlamına gelmez.

Alıştırma

Yürüyen kişilerin deniz fenerine kadar tüm yolculuğu tamamladığını doğal biçimde vurgulayan cümle hangisidir?

  1. We walked all the way to the lighthouse.
  2. We walked toward the lighthouse.
  3. We walked around the lighthouse.
Cevabı göster

We walked all the way to the lighthouse.

Kelime

Hamster's surgery: Britanya İngilizcesinde klinik anlamı

Bu cümlede Doctor Hamster's surgery, Doktor Hamster'ın hastaları muayene ettiği yerdir. Britanya İngilizcesinde a doctor's surgery veya a vet's surgery, doktorun ya da veterinerin muayenehanesi veya kliniği anlamına gelebilir. to Doctor Hamster's surgery hedef ifadesi, surgery sözcüğünün burada ameliyatı değil bir yeri belirttiğini gösterir.

Alıştırma

Britanya İngilizcesinde surgery bu cümlede ne anlama gelir: "We left the parcel at the doctor's surgery."?

  1. Tıbbi bir ameliyat.
  2. Doktorun muayenehanesi veya kliniği.
  3. İlaç deposu.
Cevabı göster

Doktorun muayenehanesi veya kliniği.

Well that's nice.

3:33

Şey, bu çok hoş.

We've got a present for you, Doctor Hamster. Ton ve niyet

3:35

Sizin için bir hediyemiz var, Doktor Hamster.

Ton ve niyet

We've got a present for you: şimdiki sahiplik ve sunma

We've got, we have got ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada have got, have anlamındadır: konuşanların Doktor Hamster için hazır bir hediyesi vardır ve bunu ona vermek üzeredirler. Got burada hediyeyi aldıkları anı anlatmaz. We've got something for you kalıbının tamamı, dinleyici için hazırlanmış bir hediyeyi, sürprizi veya başka bir şeyi dostça duyurur.

Alıştırma

Cümleyi have got kalıbındaki eksik sözcükle tamamlayın: We've ____ a surprise for you.

Cevabı göster

got

Oh, thank you.

3:38

Oh, teşekkür ederim.

Hey, I wonder what it is. Dilbilgisi

3:40

Hey, acaba ne ki.

Dilbilgisi

I wonder what it is: wonder sonrasında düz cümle dizilişi

I wonder + soru sözcüğüyle başlayan bir yan cümle, merakı veya henüz cevaplanmamış bir soruyu ifade eder. Burada I wonder what it is, konuşanın doğrudan soru sormak yerine nesnenin ne olduğunu düşündüğünü gösterir. what it is, wonder'dan sonra yer alan dolaylı bir soru olduğu için düz cümle dizilişini kullanır: soru sözcüğü + özne + fiil. I wonder where he is ve I wonder why they left örneklerinde de aynı yapı vardır.

Alıştırma

wonder'dan sonra doğru sözcük dizilişini kullanarak cümleyi tamamlayın: I wonder ____. (where / the nearest bus stop / is)

Cevabı göster

where the nearest bus stop is

Why don't you open it and find out? Öbek fiiller

3:43

Neden açıp öğrenmiyorsunuz?

Öbek fiiller

find out: cevabı veya bilgiyi öğrenmek

Find out, kontrol ederek, sorarak, araştırarak veya bir şeyi deneyerek bilgi edinmek ya da bir şeyi öğrenmek anlamına gelir. Bu cümlede nesneyi açmak, onun ne olduğu sorusunun cevabını verecektir. İfade, bilmemekten bilmeye geçişe odaklanır. Eksik bilginin ne olduğu bağlamdan belliyse nesne belirtilmeden kullanılabilir; ayrıca bir isim öbeği veya yan cümle alabilir: find out the truth, find out what happened.

Alıştırma

Hangi cümle, internet sitesine bakmanın cevabı vereceğini doğal biçimde ifade eder?

  1. Let's find the shop before it opens.
  2. Let's check the website and find out when the shop opens.
  3. We know when the shop opens, so we do not need to check.
Cevabı göster

Let's check the website and find out when the shop opens.

Alright.

3:47

Pekala.

Oh, that's lovely.

3:49

Oh, bu çok sevimli.

What is it, exactly? Ton ve niyet

3:53

Tam olarak nedir bu?

Ton ve niyet

Kesin açıklama istemek için What is it, exactly?

Bu soruda cümle sonundaki exactly, karşı taraftan kesin bir tanımlama veya açıklama ister. Konuşan kişi ortada bir nesne olduğunu bilir, ancak onun gerçekte ne olduğunu, ne tür bir şey olduğunu ya da ne işe yaradığını hâlâ öğrenmek ister. What is it? ile karşılaştırıldığında exactly eklemek, daha ayrıntılı bilgi istendiğini açıkça gösterir. Burada exactly, “daha kesin olarak” veya “özellikle” anlamındadır; nesnenin “kesinlikle var olduğu” anlamına gelmez.

Alıştırma

Yeni bir alet gördünüz, ancak ilk açıklama belirsizdi. Hangi soru doğal biçimde daha kesin bir açıklama ister?

  1. What is it, exactly?
  2. Is it exactly?
  3. What exactly it is?
Cevabı göster

What is it, exactly?

I just need to fix it in place. Kalıp ifadeler

3:55

Sadece yerine sabitlemem gerek.

Kalıp ifadeler

fix it in place: hareket etmemesi için sabitlemek

Burada fix it in place, nesneyi hareket edemeyecek şekilde amaçlanan konumuna tutturmak veya sabitlemek anlamına gelir. Fix, bir hasarı onarmayı değil, sabitleme ya da kurma işlemini anlatır. Yeniden kullanılabilecek yapı fix + nesne + in place biçimindedir. In place, amaçlanan sonucu gösterir: nesne doğru konuma yerleştirilmiş ve güvenli biçimde sabitlenmiştir.

Alıştırma

Bir duvar braketi kırık değildir; yalnızca hareket etmemesi için sabitlenmesi gerekir. Hangi cümle uygundur?

  1. Use these screws to replace the bracket.
  2. Use these screws to repair the bracket.
  3. Use these screws to fix the bracket in place.
Cevabı göster

Use these screws to fix the bracket in place.

Get in and jog. Ton ve niyet

4:01

İçine gir ve koş.

Ton ve niyet

Get in and jog: and ile iki komutu bağlamak

Bu, iki bölümden oluşan bir emir cümlesidir. Özne olan you söylenmez ama anlaşılır: önce aletin içine gir, sonra hafif tempoda koş. Get in, aletin içine girmek demektir; içerideki bir şeyi elde etmek anlamına gelmez. Fiilin yalın hâli + and + fiilin yalın hâli kalıbı iki kısa talimatı birbirine bağlar. Bu kullanımda and, hareketlerin genellikle söylendikleri sırayla yapılacağını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle iki kısa komutu and ile doğru biçimde bağlıyor?

  1. To step inside and pressing the green button.
  2. Steps inside and presses the green button.
  3. Step inside and press the green button.
Cevabı göster

Step inside and press the green button.

Alright.

4:03

Pekala.

This is amazing. Ton ve niyet

4:07

Bu harika.

Ton ve niyet

This is amazing: güçlü şaşkınlık ve övgü ifade etmek

This is amazing cümlesinde konuşan kişi, karşısındaki bir şeye veya o anda yaşadığı bir deneyime güçlü ve olumlu bir tepki verir. Burada amazing, çok etkileyici veya heyecan verici demektir; bir şeyin kelimenin tam anlamıyla açıklanamaz olması gerekmez. This bir nesneyi, sonucu veya durumun tamamını gösterebilir. Cümle, o şeyi ya da deneyimi konuşanın şaşkınlık ve övgüsünün kaynağı olarak sunar.

Alıştırma

Hangi cümle bir manzarayı çok etkileyici diyerek doğal biçimde övüyor?

  1. The view from the top is amazing.
  2. The view from the top is amaze.
  3. The view from the top is amazed.
Cevabı göster

The view from the top is amazing.

It's a hamster wheel. Kültür

4:12

Bu bir hamster tekerleği.

Kültür

hamster wheel: hamsterın içinde koştuğu egzersiz çarkı

Hamster wheel, evcil bir hamsterın içinde koştuğu, tekerlek biçiminde bir egzersiz aracıdır. Buradaki wheel, araba ya da bisikletteki sıradan bir tekerlek değildir. Nesnenin ne olduğunu bilmek hediyeyi açıklar: Doctor Hamster yer değiştirmeden içinde koşabilir; bu yüzden hediye, karakterin hamster olmasıyla eğlenceli biçimde örtüşür.

Alıştırma

Bu cümlede hamster wheel ne anlama geliyor?

  1. Bir hamsterın kullandığı küçük araç
  2. Arabayı yönlendirmek için kullanılan direksiyon
  3. Bir hamsterın egzersiz yapmak için içinde koştuğu çark
Cevabı göster

Bir hamsterın egzersiz yapmak için içinde koştuğu çark

Yes, every hamster should have one. Dilbilgisi

4:14

Evet, her hamsterın bir tane olmalı.

Dilbilgisi

every hamster should have one: every + tekil isim ve adın yerine kullanılan one

Every + tekil sayılabilen isim, bir grubun her bir üyesini anlatır; bu yüzden every hamster denir, every hamsters denmez. Should have bunu genel bir öneri ya da ideal durum olarak sunar. One, daha önce geçen tekil sayılabilen a hamster wheel adının yerini alarak tekrarı önler. Burada her hamsterın bu türden bir çarka sahip olması gerektiğini anlatır; one sayısına vurgu yapılmaz.

Alıştırma

Önceki cümle A helmet is useful. Her bisikletlinin bu türden bir kaska sahip olması gerektiğini anlatmak istiyorsunuz. En uygun cümle hangisidir?

  1. Every cyclist should have it.
  2. Every cyclist should have one.
  3. Every cyclists should have one.
Cevabı göster

Every cyclist should have one.

Doctor Hamster loves hamster wheels.

4:17

Doktor Hamster hamster tekerleklerini sever.

Every hamster loves hamster wheels.

4:21

Her hamster hamster tekerleklerini sever.