Kedilerin Bilimi: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Bu özet kedi nanesini, doğrulma refleksini, koku sinyallerini, loş ışıkta görmeyi, tüy rengini ve mırlama belirsizliğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “land on their feet.” - Deyimler ve mecazi ifadeler: Ayakları üzerine inen kedinin gerçek anlamını, zorluğu atlatan kişinin mecazi anlamından özne ve bağlamla ayırın. 2. “rub up against” - Phrasal verbler: Vücudun bir kişiye veya nesneye dayanıp sürtünmesini tanıyın ve temas hedefini doğru belirtin. 3. “may be a low-energy mechanism” - Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: may sözcüğünün mırlama açıklamasını bilimsel olasılık olarak sunduğunu görün ve kanıt kesinlik sağlamadığında iddiayı temkinli kurun.
Bu derste
but did you know the print on a cat's nose has a unique rigid pattern just like a fingerprint? Notlar
0:01ama bir kedinin burun izinin de tıpkı parmak izi gibi kendine özgü kabartılı bir desene sahip olduğunu biliyor muydunuz?
Bilgi kancası olarak Did you know ...?
Burada did you know, asıl olarak evet ya da hayır cevabı isteyen bir soru değildir. Ardından gelen şaşırtıcı bilgiyi tanıtır ve dinleyenin dikkatini bu bilgiye yöneltir. Soru biçimindeki bu giriş, bilgiye dikkat çeken bir kanca görevi görür. Konuşan kişi bilgiyi hemen veriyorsa did you know + bir cümleyi “işte ilginç bir bilgi” anlamında değerlendirin.
Alıştırma
Konuşan kişi ardından gerçeği açıklıyorsa “Did you know octopuses have three hearts?” cümlesindeki Did you know ifadesinin temel işlevi nedir?
- Olayın geçmişte olup olmadığını kontrol etmek
- Dinleyenin dikkatini çekmek için şaşırtıcı bir gerçeği tanıtmak
- Dinleyenden eksik kalp sayısını söylemesini istemek
Cevabı göster
Dinleyenin dikkatini çekmek için şaşırtıcı bir gerçeği tanıtmak
the print on a cat's nose ifadesindeki print
the print on a cat's nose ifadesinde print, burnun yüzeyindeki görünür desen veya izler anlamına gelir. Basılı metin ya da yazıcı kullanma eylemi anlamında değildir. Print adı hem bir yüzey desenini hem de desenli bir yüzey başka bir şeye değdiğinde oluşan izi adlandırabilir. Burada on a cat's nose, desenin kedinin burnunun üzerinde olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede print sözcüğünün hangi anlamı uygundur? “A vet photographed the print on the dog's nose for identification.”
- Burnun yüzeyindeki izlerden oluşan desen
- Bir yazıcının ürettiği resim
- Köpeğin patisinin bıraktığı iz
Cevabı göster
Burnun yüzeyindeki izlerden oluşan desen
Or that catnip really is like a drug for cats?
0:06Ya da kedi nanesinin kediler için gerçekten uyuşturucu gibi olduğunu?
One of its volatile oils called nepetalactone enters the cat's nasal tissue
0:08İçerdiği nepetalakton adlı uçucu yağlardan biri kedinin burun dokusuna girer
and acts like an artificial cat pheromone. Kalıp ifadeler
0:12ve yapay bir kedi feromonu gibi etki gösterir.
Benzer işlev için acts like + isim
acts like + isim yapısında act, “işlev görmek” veya “etki göstermek” anlamına gelir; like ise karşılaştırılan şeyi belirtir. Bu yapı, iki şeyin aynı olduğunu söylemeden birinin diğerine benzer türde bir etki oluşturduğunu açıklar. Burada özne nepetalactone maddesidir: kedinin burun dokusunu yapay bir kedi feromonuna benzer şekilde etkiler. Maddenin bilinçli olarak feromonmuş gibi davrandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
İngilizce cümleyi bu nottaki “benzer şekilde işlev görür” anlamına gelen iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: The reflective roof ____ a mirror by sending sunlight away from the building.
Cevabı göster
acts like
The sensory neurons are stimulated and ultimately trigger a behavioral and sexual response in the brain and body in around 80% of cats, Kalıp ifadeler
0:15Duyu nöronları uyarılır ve bu uyarılma sonunda kedilerin yaklaşık %80'inde beyin ve beden düzeyinde davranışsal ve cinsel bir tepkiyi tetikler,
Trigger a behavioral and sexual response: davranışsal ve cinsel bir tepkiyi tetiklemek
Trigger a response, “bir tepkinin başlamasına neden olmak” anlamına gelir. Burada trigger fiildir, response ise onun nesnesidir; dolayısıyla özne nedeni belirtir. Behavioral ve sexual, tekil response ismini birlikte niteleyen iki eş görevli sıfattır. Bu cümlede tepkinin iki yönünü anlatırlar; dil bilgisi yapısı bunları ayrı ayrı sayılan iki tepki olarak sunmaz.
Alıştırma
Bu cümlede “trigger a behavioral and sexual response” ne anlama gelir?
- Ayrı bir davranışsal ve cinsel tetikleyiciye tepki vermek.
- Davranışsal ve cinsel yönleri olan tek bir tepkiye neden olmak.
- Tepki zaten bittikten sonraki durumu anlatmak.
Cevabı göster
Davranışsal ve cinsel yönleri olan tek bir tepkiye neden olmak.
which must be nice considering cats spend around 85% of their day doing absolutely nothing. Notlar
0:22ki günlerinin yaklaşık %85'ini hiçbir şey yapmadan geçirdikleri düşünülürse bu onlar için hoş olsa gerek.
must be nice considering: gerekçesi verilen şakacı bir sonuç
Bu cümlede must be nice zorunluluk bildirmez. Must, bilinen olgulardan çıkarılan güçlü bir sonucu gösterir: konuşan kişi bir kedinin hayatının hoş ya da kolay olduğu sonucuna varır. Considering bu değerlendirmenin dayanağını verir. Dayanak, kedilerin günün büyük bölümünde hiçbir şey yapmaması olduğundan yorum ciddi bir kıskançlıktan çok hafif ve takılmacı bir tonda duyulur. Yeniden kullanılabilir kalıp değerlendirme + considering + gerekçe biçimindedir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “Your new job must be nice, considering you get free lunch every day.” diyor. Konuşan kişi büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Ücretsiz öğle yemeğine rağmen işin berbat olduğundan emindir.
- Öğle yemeği ücretsiz olduğu için işi hoş hâle getirmek zorundasınız.
- İşin hoş olduğu sonucuna varır ve bir gerekçe verir; ton şakacı olabilir.
Cevabı göster
İşin hoş olduğu sonucuna varır ve bir gerekçe verir; ton şakacı olabilir.
spend + zaman + doing: zamanın nasıl ayrıldığını anlatmak
spend + zaman miktarı veya oranı + doing yapısında, spend sonrasındaki sözler önce ne kadar zaman harcandığını, -ing biçimi ise etkinliği belirtir. Burada around 85% of their day zaman miktarı, doing absolutely nothing ise etkinliktir. -ing biçimi spend fiilinin içeriğini tamamlar; ayrı bir ana fiil değildir. Yeniden kullanılabilir cümle kalıbı özne + spend(s) + zaman ifadesi + fiil-ing şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi spend + zaman + -ing kalıbıyla tamamlayın. spend, twenty minutes ve stretch kullanın: Before practice, we ____.
Cevabı göster
spend twenty minutes stretching
Drinking, eating, defecating, and even mating only take up about 4% combined. Öbek fiiller
0:27Su içmek, yemek yemek, dışkılamak ve hatta çiftleşmek toplamda yalnızca yaklaşık %4'lük bir süreyi alır.
zaman, alan veya bir oranı kaplamak anlamında take up
Bu cümlede take up, “kullanmak veya kaplamak” anlamındadır. Dört etkinlik birlikte toplam zamanın yaklaşık %4'ünü alır. Bir şey belli miktarda zaman ya da yer kapladığında take up kullanılır: Homework takes up an hour, and a bed takes up most of a room. Bu cümlede öbek fiil bir bütün olarak anlaşılmalıdır; “eline almak” ya da “bir hobiye başlamak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste öğrendiğiniz ve “yer kaplamak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: These boxes ____ half the closet.
Cevabı göster
take up
they always seem to land on their feet. Deyimler
0:33her zaman ayaklarının üzerine düşüyor gibidirler.
land on their feet: ayaklarının üzerine inmek ve zorluğu iyi atlatmak
Burada land on their feet gerçek anlamdadır: Kediler vücutlarının başka bir kısmının üzerine değil, ayakları altlarında olacak şekilde yere iner. İnsanlar için land on your feet, zor bir değişimi atlatıp güvenli veya başarılı bir duruma ulaşmak anlamına gelen bir deyimdir. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: I land on my feet; she lands on her feet.
Alıştırma
After the shop closed, Maya found a better job and landed on her feet. cümlesinde landed on her feet ne anlama gelir?
- Gerçekten düştü ve yere önce ayakları değdi.
- Yürümeyi bırakmaya karar verdi.
- Zorluğu başarıyla atlattı.
Cevabı göster
Zorluğu başarıyla atlattı.
This is because of something called the righting reflex. Kelime
0:35Bunun nedeni, doğrulma refleksi denen bir mekanizmadır.
righting reflex ifadesinin anlamı
righting reflex ifadesindeki righting, “bir şeyi veya kişinin kendi bedenini dik ya da doğru konuma döndürmek” anlamındaki right fiilinden gelir. writing ile ilgili değildir. Righting reflex, bir hayvan ters döndüğünde veya düşerken normal yönünü yeniden bulmasına yardımcı olan otomatik bir beden tepkisidir. Burada terim, kedinin ayakları aşağı bakacak konuma gelmesine yardımcı olan mekanizmayı adlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede righting reflex ne anlama gelir?
- Sol ile sağı ayırt etme yeteneği
- Hızlı yazmak için öğrenilmiş bir yöntem
- Bedeni dik yöne döndüren otomatik bir tepki
Cevabı göster
Bedeni dik yöne döndüren otomatik bir tepki
Not only do cats have very sensitive motion and gravity sensing abilities allowing them to determine which way is down, Dilbilgisi
0:38Kediler, aşağı yönün hangisi olduğunu anlamalarını sağlayan son derece hassas hareket ve yerçekimi algısına sahip olmakla kalmaz,
they also have an extremely flexible backbone and no collarbone.
0:44aynı zamanda olağanüstü esnek bir omurgaya sahiptir ve köprücük kemikleri yoktur.
Öne alınan Not only ve they also
Not only tam bir yan cümlenin başına geldiğinde vurgu için öne alınır ve özne ile yardımcı fiilin yer değiştirmesine yol açar: Not only cats have... değil, Not only do cats have... denir. Have geniş zamanda olduğu için cats öznesinden önce do gelir ve have yalın biçimde kalır. İkinci unsur normal cümle sırasına döner: they also have.... Not only...also yapısı önce bir gerçeği sunar, ardından özellikle önemli veya şaşırtıcı başka bir gerçeği ekler. İkinci yan cümleyi çoğu zaman But başlatır; ancak buradaki gibi bağlantı açıksa atlanabilir.
Alıştırma
Öne alınmış not only...also kalıbını ve geniş zaman yardımcı fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: Not only ____ Lena speak French, but she ____ speaks Italian.
Cevabı göster
does · also
allowing them to determine: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi
Bu cümlede allowing them to determine... daha önceki sensing abilities ifadesine bağlanan bir şimdiki zaman ortaç yan cümlesidir. Bu yeteneklerin neyi mümkün kıldığını açıklar: them ile belirtilen kedilerin aşağı yönü bulmasını sağlar. -ing yan cümlesi sonuç bilgisini aynı cümle içinde sıkıştırır. have ile eş görevli değildir; kalıp abilities + allowing + nesne + to-infinitive şeklindedir ve allow fiilinden sonra to determine’dan önce them nesnesi gelmelidir.
Alıştırma
Sonucu göstermek için allow fiilinin -ing biçimini kullanın: The app translates signs instantly, ____ travelers to understand them.
Cevabı göster
allowing
which way is down: dolaylı soruda düz cümle sırası
which way is down ifadesi, determine fiilinin nesnesi olarak görev yapan gömülü bir wh yan cümlesidir. Yer çekiminin gösterdiği aşağı yönün hangisi olduğunu ifade eder. Dolaylı soru daha büyük bir cümlenin parçasıdır; bu nedenle doğrudan soru devrikliği yerine normal bildirme cümlesi sırasını kullanır. determine + which way is down kalıbını eksiksiz koruyun; fazladan it veya do yardımcı fiil yapısı eklemeyin.
Alıştırma
Hangi cümle dolaylı soruyu determine fiilinin nesnesi olarak doğru kullanır?
- They can determine which way is it down.
- They can determine which way is down.
- They can determine which way does down.
Cevabı göster
They can determine which way is down.
By bending in the middle and using fast-twitch muscle fibers, Notlar
0:47Vücutlarının ortasını büküp hızlı kasılan kas liflerini kullanarak,
By bending ... and using: yöntemi gösterme
by + -ing fiil biçimi, bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan yöntemi anlatır. Burada By bending, “Nasıl?” sorusunu yanıtlar; “Ne zaman?” veya “Kim yaptı?” sorularını değil. and, bending ile using eylemlerini eşit iki eylem olarak bağlar. by her ikisi için de geçerlidir; bu yüzden tam yapı by bending ... and (by) using ... şeklindedir, ancak İngilizcede ikinci by genellikle tekrarlanmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek için by + -ing yapısını doğru kullanıp iki eylemi and ile bağlıyor?
- She reached the shelf by standing on a stool and stretching her arm.
- She reached the shelf by stand on a stool and stretch her arm.
- She reached the shelf to standing on a stool and stretching her arm.
Cevabı göster
She reached the shelf by standing on a stool and stretching her arm.
fast-twitch muscle fibers: hızlı kasılan kas lifleri
Hızlı kasılan kas lifleri çok çabuk kasılır ve güçlü, ani hareketler üretir. Kısa süreli patlayıcı hareketler için yararlıdır, ancak genellikle daha çabuk yorulur. Bu isim grubunda fast-twitch, muscle fibers ifadesini niteler. Bir lif türünü adlandırır; hayvanın seğirdiği veya titrediği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hızlı ve güçlü biçimde kasılan kas liflerinin tam terimiyle cümleyi tamamlayın: A sprinter uses many ____ for an explosive start.
Cevabı göster
fast-twitch muscle fibers
they can whip around without ever changing their net angular momentum. Notlar
0:50net açısal momentumlarını hiç değiştirmeden hızla kendi etraflarında dönebilirler.
Whip around: çok hızlı ve aniden dönmek
Bu cümlede whip around, “çok hızlı ve aniden dönmek ya da kıvrılmak” anlamına gelir. Harekete hız ve enerji katar. Buradaki whip, bir şeye kırbaçla vurmak anlamında değildir. Bir insan, hayvan veya nesne keskin ve hızlı bir dönüş yaptığında whip around kullanılabilir. Yalnızca turn around demekten daha canlıdır.
Alıştırma
Örnekte whip around ne anlama geliyor?
- Dönmeden yavaşça hareket etmek.
- Çok hızlı ve aniden dönmek ya da kıvrılmak.
- Bir şeye kırbaçla vurmak.
Cevabı göster
Çok hızlı ve aniden dönmek ya da kıvrılmak.
Without ever changing: hiçbir zaman değiştirmeden
without + -ing yapısı, başka bir şey olurken bir eylemin veya durumun gerçekleşmediğini gösterir. Burada changing, without sonrasında kullanılan -ing biçimidir: onlar dönerken net açısal momentumları değişmez. Ever olumsuz anlamı güçlendirir. Without ever changing, “hiçbir noktada değişiklik olmadan” anlamına gelir; “bir kez değiştirdikten sonra” veya “daha önce değiştirmiş olarak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “hiçbir noktada yönünü değiştirmeden” anlamına gelen üç sözcüklük yapıyla tamamlayın: The compass kept pointing north ____ its direction.
Cevabı göster
without ever changing
And did you know that when a cat lifts its tail while being pet, Dilbilgisi
0:54Peki, bir kedi siz onu okşarken kuyruğunu kaldırdığında,
it's really inviting you to smell its behind? Kelime
0:56aslında sizi arkasını koklamaya davet ettiğini biliyor muydunuz?
while being pet: indirgenmiş edilgen zaman yan cümlesi
Bu cümlede while being pet, “kedi okşanırken” anlamına gelir. While, kedinin kuyruğunu kaldırmasıyla aynı anda gerçekleşen bir eylemi tanıtır. Being + geçmiş zaman ortacı, sürmekte olan edilgen yapıyı oluşturur: okşama eylemini kedi alır. İndirgenmiş yan cümlede, tam biçim olan while the cat is being pet içindeki özne ve be fiilinin çekimli biçimi atılır; çünkü örtük özne, ana cümlenin öznesi olan aynı kedidir. Buradaki pet, “evcil hayvan” anlamındaki isim değil, bir fiildir.
Alıştırma
Hangi seçenek, kedinin kuyruğunu kaldırırken okşama eylemini alan taraf olduğunu belirtir?
- while petting
- while being pet
- while it pets you
Cevabı göster
while being pet
Arka kısmı nazikçe anlatan bir isim olarak behind
Burada behind, kedinin arka kısmı veya poposu anlamına gelen bir isimdir. Behind sözcüğünün hemen önündeki iyelik belirleyicisi its, bir vücut bölümünün adlandırıldığını gösterir. Bu isim kullanımı hafif bir örtmecedir: ilgili vücut bölümü için daha kaba bir sözcükten kaçınır ve neşeli, aile dostu konuşmalara uygundur. “Kedinin arkasındaki alanda” anlamına gelmez.
Alıştırma
“The puppy landed on its behind,” cümlesinde its behind ne anlama gelir?
- yavru köpeğin poposu
- yavru köpeğin arkasındaki bir yer
- yavru köpeğin kuyruğu
Cevabı göster
yavru köpeğin poposu
a nice alternative to a hug or a handshake. Kalıp ifadeler
1:05yani sarılmaya veya tokalaşmaya hoş bir alternatiftir.
Signature smell ifadesindeki signature
Burada signature, sahibini tanımaya yardımcı olacak kadar ayırt edici bir özelliği anlatır. Bir kedinin signature smell ifadesi, adını yazmasıyla ilgili bir kokuyu değil, kendisine ait tanınabilir kokuyu belirtir. Bu sıfat kullanımı signature style veya signature dish örneklerindeki gibi genellikle isimden önce gelir. “Bu kişi, yer veya marka için özellikle karakteristik olan” anlamındadır.
Alıştırma
“The red hat is Mia's signature look,” cümlesinde signature ne anlama gelir?
- Mia'nın resmî olarak onayladığı bir görünüm
- İnsanların Mia'ya ait olduğunu anladığı ayırt edici bir görünüm
- Mia'nın yazılı imzasını içeren bir görünüm
Cevabı göster
İnsanların Mia'ya ait olduğunu anladığı ayırt edici bir görünüm
An alternative to + isim veya -ing biçimi
An alternative to something, bir şeyin yerine kullanılabilecek başka bir seçeneği belirtir. Cümlede kokuyla iletişim, insanların sarılmasına veya el sıkışmasına karşılık gelen kedi yöntemi olarak eğlenceli bir biçimde sunulur. Bu yapıda to bir edattır. Ardından an alternative to a handshake örneğindeki gibi bir isim gelir. Bir eylem geliyorsa an alternative to driving örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır. Burada to sonrasında fiilin yalın biçimini kullanmayın.
Alıştırma
Alternative to ifadesini doğru kullanan doğal cümleyi seçin.
- Walking is a healthy alternative than taking the bus.
- Walking is a healthy alternative to take the bus.
- Walking is a healthy alternative to taking the bus.
Cevabı göster
Walking is a healthy alternative to taking the bus.
They also rub up against you to spread these pheromones. Öbek fiiller
1:07Ayrıca bu feromonları yaymak için size sürtünürler.
yakın fiziksel temas için rub up against
Rub up against, bedeni bir kişiye ya da nesneye bastırıp genellikle küçük bir yana hareketle veya tekrar tekrar onun boyunca sürtmek anlamına gelir. Bu cümlede kediler, kokularını kişiye aktarmak için bu şekilde temas eder. Up against dizisi, hedefle yakın fiziksel teması belirtir. Buradaki against, birine karşı çıkmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi rub up against ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: As I squeezed through the narrow hallway, my shoulder ____ the wall.
Cevabı göster
rubbed up against
The glands on their face, tail, and body help them to claim you with their scent, Kelime
1:10Yüzlerindeki, kuyruklarındaki ve vücutlarındaki bezler, kokularını üzerinize bırakarak sizi sahiplenmelerine yardımcı olurken,
claim you with their scent: kokuyla kendilerine ait olarak işaretlemek
Claim you with their scent ifadesinde claim mecazi kullanılır: hayvanlar, sizi kendi bölgelerinin veya sosyal gruplarının bir parçası olarak işaretleyen bir koku bırakır. With their scent, bu işareti koymak için kullandıkları aracı belirtir. Bu, eğlenceli bir kişileştirmedir; hukuki mülkiyet veya sözlü bir iddia değildir. Daha genel olarak, bağlam sahiplik veya denetimle ilgili olduğunda claim + nesne, o nesneyi kendinin saymak, ele geçirmek veya kendine ait olarak işaretlemek anlamına gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede claim, örnektekiyle aynı genişletilmiş anlamı taşır?
- Nora claimed that the train had left early.
- Please claim your coat at the front desk.
- The wolf claimed the clearing by leaving its scent there.
Cevabı göster
The wolf claimed the clearing by leaving its scent there.
while also leaving nearby cats signals about their identity, sexual availability, and territory.
1:14yakındaki kedilere de kimlikleri, çiftleşmeye hazır olup olmadıkları ve bölgeleri hakkında sinyaller bırakır.
cats bury their poop in an attempt to hide its smell. Kalıp ifadeler
1:20kediler kokusunu gizlemek için dışkılarını gömer.
On the other hand ile karşıt bir yön sunmak
On the other hand, az önce söylenen noktayla karşıtlık oluşturan yeni bir noktayı başlatır. Burada önceki düşünce kedilerin kokularını yaymasıdır; bu cümle ise kokuyu gizleme şeklindeki karşıt davranışa geçer. Bu ifade, aynı konunun iki farklı yönünü düzenlemeye yardımcı olur. Önceki nokta on the one hand ile başlatılmamış olsa bile kullanılabilir.
Alıştırma
Karşıtlığı en iyi tamamlayan ifadeyi seçin: “The new playground is farther away. ______, it has safer equipment.”
- In addition
- For example
- On the other hand
Cevabı göster
On the other hand
in an attempt to + fiil ile amaçlanan sonucu anlatmak
in an attempt to + fiilin yalın hâli, bir kişinin veya şeyin ulaşmaya çalıştığı amacı açıklar. Bu cümlede dışkıyı gömmenin amacı kokuyu gizlemektir. Bu ifade garantili bir sonucu değil, bir niyeti anlatır. Yalnızca to ile kurulan basit bir amaç yapısına göre daha resmîdir ve çabayı daha fazla vurgular.
Alıştırma
Cümleyi, attempt ile kurulan ve amaçlanan fakat garanti edilmeyen bir sonucu belirten dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: “The team changed the design ____ make it safer.”
Cevabı göster
in an attempt to
This evolutionary instinct is not only to avoid attracting predators, Dilbilgisi
1:23Evrimsel olarak gelişen bu içgüdü yalnızca yırtıcıları kendilerine çekmemek için değil,
but to show that they are submissive to a dominant cat in the wild. Kalıp ifadeler
1:27aynı zamanda doğadaki baskın bir kediye boyun eğdiklerini göstermek içindir.
not only to avoid ... but to show ile iki amaç anlatmak
Burada not only to avoid ... but to show, is sözcüğünden sonra gelen ve amaç bildiren iki mastar yapısını birbirine bağlar. İçgüdünün iki amacı vardır: yırtıcılardan kaçınmak ve boyun eğdiğini göstermek. Show sözcüğünden önce to'nun tekrarlanması iki bölümü paralel tutar. Not only ilk amacı sunar ve daha fazla bilginin geleceğini bildirir; but ise ikinci amacı ekler. Bir şeyin iki amacı olduğunu anlatmak için not only to + fiil, but (also) to + fiil kullanılabilir. Burada not only cümlenin içinde olduğu için soru cümlesindeki gibi bir sözcük dizilişi gerekmez.
Alıştırma
Hangi cümle iki amacı paralel mastar biçiminde doğru şekilde ifade eder?
- The clinic opens early not only to serve workers, but it reduces waiting times.
- The clinic opens early not only to serve workers, but to reduce waiting times.
- The clinic opens early not only serving workers, but to reduce waiting times.
Cevabı göster
The clinic opens early not only to serve workers, but to reduce waiting times.
submissive to a dominant cat: baskın bir kediye boyun eğmek
Submissive to, başka bir kişinin ya da hayvanın kontrolünü kabul etmek ve ona karşı gelmemek anlamına gelir. Bu cümlede, vahşi kediler arasındaki hiyerarşide dominant cat sözüyle belirtilen kediden daha alt konumda davranırlar. Yapı be submissive to + kişi, hayvan, grup veya otorite şeklindedir. Dominant, bu ilişkide daha fazla güç ya da kontrol sahibi olan tarafı belirtir; sayıca en büyük olan anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle genç kurdun sürü liderinin kontrolünü kabul ettiğini doğru şekilde anlatır?
- The younger wolf was polite to the pack leader.
- The younger wolf was submissive to the pack leader.
- The younger wolf was submissive with the pack leader.
Cevabı göster
The younger wolf was submissive to the pack leader.
this is your cat's way of recognizing you as dominant. Kalıp ifadeler
1:31kedinizin sizi baskın taraf olarak kabul etme şekli budur.
In the case of: genel bir düşünceyi belirli bir duruma indirgeme
“In the case of”, ardından gelen ifadenin geçerli olduğu belirli durumu veya konuyu tanıtır. Burada odak, hiyerarşi hakkındaki genel bir açıklamadan sizin evinizdeki özel duruma geçer. Bilgiyi düzenlemek için “in the case of + isim öbeği” yapısını kullanabilirsiniz: önce genel bir örüntü belirtin, ardından kapsamı belirli bir örneğe, gruba veya koşula daraltın. Buradaki “case”, hukuki dava değil, örnek ya da durum anlamındadır.
Alıştırma
Genel kuralı belirli bir gruba daraltan ifadeyle cümleyi tamamlayın: “The standard deadline is Friday. ____ international applicants, it is Monday.”
Cevabı göster
In the case of
Recognize A as B: recognizing you as dominant
“Recognize A as B”, A'nın B kimliğine, statüsüne, yetkisine veya niteliğine sahip olduğunu kabul etmek ya da A'ya bu şekilde davranmak anlamına gelir. Cümlede “you” A'dır, “dominant” ise kedinin size atfettiği statüdür. Bu yapı, tanıdık bir kişiyi teşhis etmek anlamındaki “recognize someone” ifadesinden farklıdır. “As”ten sonraki tümleç, hangi rolün, statünün veya sınıflandırmanın kabul edildiğini belirtir.
Alıştırma
“Recognize A as B” yapısının doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: “After checking his credentials, the board ____ Omar ____ a certified specialist.”
Cevabı göster
recognized · as
though they can see much better than you and I in dim light. Dilbilgisi
1:37ancak loş ışıkta bizden çok daha iyi görebilirler.
in complete darkness ile in dim light arasındaki fark
In complete darkness, bir yerde hiç ışık olmadığı anlamına gelir. Bu cümlede kediler böyle bir koşulda göremez. In dim light, hâlâ az miktarda ışık bulunduğu anlamına gelir. Bu karşıtlık net bir sınır çizer: Kediler zayıf ışıktan insanlara göre daha iyi yararlanabilir, ancak görmek için yine de biraz ışığa ihtiyaç duyar.
Alıştırma
Karşıtlığı hangi ifade doğru şekilde açıklıyor?
- in complete darkness hiç ışık olmadığı; in dim light ise az miktarda ışık kaldığı anlamına gelir.
- İki ifade de hiç ışık olmadığı anlamına gelir.
- in complete darkness zayıf ışık olduğu; in dim light ise hiç ışık olmadığı anlamına gelir.
Cevabı göster
in complete darkness hiç ışık olmadığı; in dim light ise az miktarda ışık kaldığı anlamına gelir.
can't actually see ifadesinde düzeltme yapan actually
Burada actually bir düzeltme belirtir. Dinleyen kişi kedilerin tamamen karanlıkta görebildiğini düşünebilir, ancak konuşan kişi gerçek durumu söyler: Kediler göremez. Actually, görmenin ne kadar iyi olduğunu anlatmaz. can't actually + fiil yapısında, mümkün olduğu düşünülen bir şeyin gerçekte doğru olmadığını gösterebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız bir hayvanın hiç ışık olmadan görebildiğine inanıyor. Hangi yanıt bu inancı actually kullanarak düzeltiyor?
- It usually sees better after sunset.
- It can actually see very clearly in complete darkness.
- It can't actually see in complete darkness.
Cevabı göster
It can't actually see in complete darkness.
much better than: karşılaştırmadaki büyük farkı vurgulamak
Burada much, better karşılaştırma biçimini güçlendirir. İfade, kedilerin loş ışıktaki görüşünün yalnızca biraz değil, büyük ölçüde daha iyi olduğunu anlatır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp much + sıfatın veya zarfın karşılaştırma biçimi + than + karşılaştırılan ögedir. Much karşılaştırma biçimini niteler, than ise karşılaştırılan kişiyi veya şeyi belirtir.
Alıştırma
Büyük bir farkı göstermek için much + karşılaştırma biçimi + than şeklindeki üç kelimelik kalıpla cümleyi tamamlayın: This train is ____ the bus.
Cevabı göster
much faster than
Cats have a layer of cells behind the retina called the tapetum lucidum, Notlar
1:40Kedilerin retinalarının arkasında tapetum lucidum adı verilen bir hücre tabakası vardır;
called the tapetum lucidum: adlandırma bildiren kısaltılmış yan cümlecik
Bu cümlede called the tapetum lucidum, a layer of cells ifadesinden sonra gelir ve bu tabakanın adını belirtir. Called geçmiş zaman ortacıdır; bu nedenle ifade, kısaltılmış which is called the tapetum lucidum ilgi cümleciği gibi işlev görür. Ana fiil have fiilidir: Cats have a layer. Called, hücrelerin birini çağırma eylemini yaptığı anlamına gelmez. Bu kısa isim + called + ad kalıbı, terimleri ve adları tanıtırken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
“The museum has a room called the Discovery Lab,” cümlesinde called the Discovery Lab hangi işlevi görür?
- Odanın birine bağırdığını söyler.
- Cümlenin ana fiilidir.
- İsim grubunun tanımladığı odanın adını belirtir.
Cevabı göster
İsim grubunun tanımladığı odanın adını belirtir.
tapetum lucidum: retinanın arkasındaki yansıtıcı tabaka
Tapetum lucidum, kediler dâhil birçok hayvanın gözünde retinanın arkasında bulunan yansıtıcı bir doku tabakasıdır. Latince adı “parlak örtü” veya “ışıldayan tabaka” anlamına gelir. Bu cümlede called the tapetum lucidum, bu hücre tabakasının adını verir. Tabaka, kullanılmayan ışığı retinadan geri yansıtarak gözün mevcut ışığı yeniden kullanmasına yardım eder; retinanın kendisi değildir ve tamamen karanlıkta görmeyi sağlayamaz.
Alıştırma
Tapetum lucidum terimini doğru tanımlayan seçenek hangisidir?
- Retinanın kendisi
- Retinanın arkasındaki yansıtıcı bir tabaka
- Gözün içindeki bir ışık kaynağı
Cevabı göster
Retinanın arkasındaki yansıtıcı bir tabaka
which acts like a mirror reflecting extra light back at the retina.
1:44bu tabaka ayna gibi davranarak fazladan ışığı retinaya geri yansıtır.
this gives their eyes a second chance to pick up more light, Notlar
1:48bu, gözlerine daha fazla ışık yakalamaları için ikinci bir şans verir,
a second chance to + fiil: bir fırsat daha
A second chance to + fiilin yalın hâli, eylemi yapmak için bir fırsat daha elde etmek anlamına gelir. Burada yansıtılan ışık retinaya yeniden ulaşır, dolayısıyla gözler ışığı yakalamak için bir fırsat daha bulur. Bu anlatım mecazidir: Gözler karar vermez veya bilinçli biçimde iki kez deneme yapmaz. Burada chance, olasılık değil, ek bir fırsat anlamındadır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “yeniden denemek için bir fırsat daha” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After his first shot missed, Leo got ____ score.
Cevabı göster
a second chance to
pick up more light: daha fazla ışığı algılamak veya almak
Burada pick up, “algılamak” ya da “almak” anlamındadır. Gözleri mevcut ışığın daha fazlasını algılayabilir; fiziksel olarak bir şeyi kaldırma eylemi söz konusu değildir. Bu öbek fiil; bir duyu organının, kişinin veya cihazın ışık, ses, koku ya da sinyal gibi zayıf olabilecek bir girdiyi algılamasını anlatabilir.
Alıştırma
“Their eyes can pick up more light” cümlesinde “pick up” ne anlama gelir?
- daha fazla ışığı algılamak veya almak
- yerden daha fazla ışık kaldırmak
- ışığı açmak
Cevabı göster
daha fazla ışığı algılamak veya almak
without any light present: without + isim öbeği + sıfat
Without any light present, koşulu kısa biçimde veren bir öbektir. without + isim öbeği + sıfat kalıbını izler: any light isim öbeğidir, present ise bu ışığın durumunu anlatır. Burada present, “var olan” veya “orada bulunan” anlamındadır. Ana fiil değildir; “şimdiki” ya da “hediye” anlamına da gelmez. Tam yan cümle biçimi when no light is present olurdu.
Alıştırma
Cümleyi “orada veya hazır bulunan” anlamındaki sıfatla tamamlayın: Without anyone ____, we postponed the vote.
Cevabı göster
present
can't see any more than we can: olumsuz karşılaştırma ve eksiltme
'can't see any more than we can' ifadesinde, hiç ışık yokken kedilerin görme yeteneği insanlarınkinden daha iyi değildir. Buradaki 'any more than' dereceyi veya yeteneği karşılaştırır; 'artık değil' anlamına gelmez. Sondaki 'can,' 'can see' yerine kullanılır. İngilizcede karşılaştırma yapılarında, yardımcı fiilden sonra daha önce söylenmiş olan ana fiil sık sık atılır; bu nedenle 'than we can,' 'than we can see' olarak anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi olumsuz karşılaştırma kuran üç sözcüklük tam ifadeyle tamamlayın: Without a map, Lena can't find the cabin ____ I can.
Cevabı göster
any more than
And if you ever see a cat with three distinct colors, Ton ve niyet
1:54Üç belirgin renge sahip bir kedi görürseniz,
if you ever see ... you can bet: gözlemden güçlü çıkarıma
'If you ever see ...' dinleyicinin herhangi bir zamanda karşılaşabileceği olası bir durumu sunar. Burada 'ever,' bir şeyin ne sıklıkta olduğunu değil, 'ne zaman denk gelirse' anlamını taşır. 'You can bet ...' sonucu çok olası veya neredeyse kesin olarak sunar. Bu, bahis önerisi değil, günlük konuşmada güven belirten bir ifadedir. İki ifade birlikte kullanıldığında bir gözlem, güçlü bir çıkarıma dönüştürülür.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki ifadeyle tam olarak tamamlayın: önce olası bir gözlem sunun, ardından güçlü bir sonuç belirtin: ____ a trail covered in fresh footprints, ____ someone passed by recently.
Cevabı göster
If you ever see · you can bet
Calico veya tortoiseshell kedi
“Calico” ve “tortoiseshell” kedi ırklarını değil, tüy rengi desenlerini adlandırır. Bir calico kedinin genellikle belirgin ölçüde beyaz kürkü üzerinde, çoğu zaman siyah ve turuncu olan iki ayrı renk lekesi bulunur. Bir tortoiseshell kedide ise iki renk genellikle daha iç içe geçmiş veya alacalıdır ve çok az beyaz vardır ya da hiç yoktur. Günlük kullanımda sınıflandırma sınırları değişebilir, ancak cümleyi anlamak için bu karşıtlık yeterlidir: Her iki ad da kürkünde beyaz dışında birden fazla renk bulunan kedileri ifade eder.
Alıştırma
Bir kedinin çoğunlukla beyaz kürkü üzerinde büyük siyah ve turuncu lekeler var. Genellikle hangi ad daha uygundur?
- a tortoiseshell cat
- a breed called calico
- a calico cat
Cevabı göster
a calico cat
The fur color gene is located on the X chromosome.
2:00Tüy rengini belirleyen gen X kromozomunda bulunur.
This means females can have two colors in addition to white Kalıp ifadeler
2:03Bu, dişilerin beyaza ek olarak iki renge daha sahip olabileceği anlamına gelir
in addition to
In addition to, ardından gelen kişi, şey veya eylemin daha önce sözü edilen bir şeye eklendiğini belirtir. Burada white, two colors ifadesine ayrı olarak eklenir; dolayısıyla ifade iki renk artı beyaz anlamına gelir ve beyaz bu iki renkten biri değildir. Yapı in addition to + isim, zamir veya -ing biçimidir: in addition to white, in addition to that, in addition to studying. Sonuç bildiren bir bağlaç değil, bir edat öbeği olarak görev yapar.
Alıştırma
Cümleyi In ile başlayan ve “-e ek olarak” anlamına gelen üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: ____ the free breakfast, the hotel offers airport transportation.
Cevabı göster
In addition to
The male Y chromosome on the other hand does not have any color genes.
2:08Öte yandan, erkeklerdeki Y kromozomunda hiçbir renk geni bulunmaz.
males will generally only have one color along with white,
2:12erkekler genellikle beyazın yanında yalnızca tek bir renge sahip olur,
though in rare genetic cases it is possible for them to have more. Anlatım akışı
2:15ancak nadir genetik durumlarda daha fazla renge sahip olmaları mümkündür.
As a result: bir sonucu belirtme
As a result, sonuç bildiren bir bağlaçtır. Okura, ardından gelen ifadenin hemen önce verilen bilgiden çıktığını gösterir. Burada yaygın renk örüntüsü, önceki kromozom açıklamasının sonucu olarak sunulur. Mantığı önce neden, sonra sonuç olacak şekilde düzenler; yalnızca bir sonraki olayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümleleri en iyi hangi bağlaç tamamlar? The power went out. ___ the room became dark. İkinci cümle bir sonuç olarak gösterilmelidir.
- Then,
- As a result,
- Because
Cevabı göster
As a result,
though in rare genetic cases: sınırlı bir istisna ekleme
Though bir ödünleme bildirir: Ardından gelen bilgi, genel ifadenin oluşturduğu beklentiden farklıdır. Burada bu ifade, erkeklerin renkleriyle ilgili genel kurala alışılmadık bir istisna ekler. In rare genetic cases bu istisnanın çok sınırlı olduğunu gösterir. Bu sözcükler birlikte mutlak bir iddiayı yumuşatır: Genel kural geçerliliğini korur, ancak her durumda doğru değildir.
Alıştırma
Sınırlı bir istisna ekleyen bağlacı seçin: Most of these plants need full sun, ___ a few varieties grow well in shade.
- as a result
- though
- because
Cevabı göster
though
Interestingly, we still don't really know why cats purr. Dilbilgisi
2:19İlginçtir ki kedilerin neden mırladığını hâlâ tam olarak bilmiyoruz.
don't really know why ...: dolaylı soruda düz cümle sırası
know sözcüğünden sonra gelen why cats purr, daha büyük bir cümlenin içinde bilinmeyen nedeni ifade eden dolaylı bir soru yapısıdır. Dolaylı sorular düz cümle sırasını kullanır; bu nedenle özne cats, fiil purr sözcüğünden önce gelir. Burada doğrudan soru sırası olan why do cats purr kullanılmaz. Still, sorunun bugüne kadar çözülemediğini gösterir. Really, ifadeyi “kesin olarak ya da yeterince ayrıntılı bilmiyoruz” anlamına yaklaştırarak kesinliği yumuşatır, fakat yerleşmiş bir cevabın bulunmadığını da vurgular.
Alıştırma
Dolaylı soruyu why, the engine ve stalls ile tamamlayın: Mechanics still don't really know ____.
Cevabı göster
why the engine stalls
In fact, cats purr both during pleasurable situations, Dilbilgisi
2:21Aslında kediler keyifli anlarda mırladıkları gibi,
but also while they're in distress or injured. Kalıp ifadeler
2:24sıkıntılı olduklarında veya yaralandıklarında da mırlar.
both ... but also ... ve standart both ... and ... kalıbı
Cümlede both during ... ilk durumu sunar, but also while ... ise ikinci ve şaşırtıcı bir durumu ekler. During sözcüğünden sonra bir isim öbeği gelirken while kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle başlatır; yine de iki bölüm de zaman ifadesi olarak işlev görür. Bu söyleyiş, yaygın iki bağlı yapıyı birleştirir: both X and Y ve not only X but also Y. Böyle bir karışım doğal konuşmada görülebilir, ancak özenli yazıda genellikle both during pleasurable situations and while they're in distress or injured kullanılır.
Alıştırma
Özenli ve düzenlenmiş bir yazı için en uygun cümle hangisidir?
- Cats purr both when they are relaxed and when they are injured.
- Cats purr both when they are relaxed, but also when they are injured.
- Cats purr not only when they are relaxed and also when they are injured.
Cevabı göster
Cats purr both when they are relaxed and when they are injured.
in distress: ciddi acı veya tehlike içinde
In distress, ciddi fiziksel acı, duygusal ıstırap veya tehlike içinde olmayı ifade eder. Bu cümlede pleasurable situations ile karşıtlık kurar ve mırlamanın her zaman rahatlık belirtisi olmadığını gösterir. Kalıp ifade olan in distress, yalnızca upset olmaktan daha güçlüdür. Çoğu zaman yardım, ilgi veya korunma gerekebileceğine işaret eder.
Alıştırma
Kurtarma raporunu “ciddi zorluk veya acı içinde” anlamına gelen kalıp ifadeyle tamamlayın: The hikers used a flare to show that they were ____.
Cevabı göster
in distress
While many believe it's a means to communicate passivity or pleasure, Notlar
2:27Birçok kişi bunun uysallık ya da keyif ifade etmenin bir yolu olduğuna inansa da,
a means to communicate: tekil means
a means to communicate ifadesinde means, 'bir yöntem' veya 'bir yol' anlamına gelen tekil ve sayılabilen bir isimdir. a tanımlığı sözcüğün tekil olduğunu açıkça gösterir; sondaki -s ismin biçiminin bir parçasıdır ve onu çoğul yapmaz. Çoğul biçim de means olur: one means, two means. a means to + fiilin yalın hâli yapısı, a means to communicate örneğinde olduğu gibi bir eylemi gerçekleştirmek için kullanılan yöntemi belirtir.
Alıştırma
'Bir şeyi yapmak için kullanılan yöntem' anlamındaki resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: For Maya, drawing was ____ express feelings that were hard to say aloud.
Cevabı göster
a means to
one interesting theory suggests that the frequency that purrs occur at 24 to 140 Hz Dilbilgisi
2:30ilginç bir teori, mırlamanın 24 ila 140 Hz arasındaki frekansının
promotes healthy bone growth and healing. Kalıp ifadeler
2:35sağlıklı kemik büyümesini ve iyileşmesini desteklediğini öne sürüyor.
While many believe ... one interesting theory suggests that ...: temkinli bir alternatife geçiş
Burada While many believe ... yaygın olarak kabul edilen bir açıklamayı önce arka plan olarak verir ve ardından karşıt ya da ek bir açıklamanın geleceğine işaret eder. While burada ‘... sırasında’ değil, ‘... olsa da’ veya ‘oysa’ anlamındadır. one interesting theory suggests that ... ifadesi alternatif açıklamayı temkinli biçimde sunar. Theory ve suggests, bunu kanıtlanmış bir gerçek olarak değil, değerlendirilebilecek bir olasılık olarak gösterir. Bu yapı, okuyucuyu yaygın bir görüşten geçici bir alternatif açıklamaya taşır.
Alıştırma
Yaygın bir görüşü sunup ardından geçici bir alternatif veren aynı yapıyı en iyi kullanan cümle hangisidir?
- While many students believe the class plant needs more sunlight, one experiment proves that it may need more water.
- Many students believe the plant needs more sunlight while they water it after lunch.
- While many students believe the class plant needs more sunlight, one experiment suggests that it needs more water.
Cevabı göster
While many students believe the class plant needs more sunlight, one experiment suggests that it needs more water.
frequency that purrs occur at: sonunda at bulunan ilgi cümleciği
frequency that purrs occur at ifadesinde frequency, that purrs occur at ilgi cümleciğinin nitelediği isimdir. Fiil öbeği occur at a frequency biçimindedir; bu nedenle frequency cümlecikten önce gelse bile at ile frequency arasındaki anlam ilişkisi sürer. at sözcüğünü sonda bırakmak konuşmada ve genel açıklayıcı yazılarda standarttır. Daha resmî biçim frequency at which purrs occur olur. Edat ilgi sözcüğünden önce geldiğinde that değil, which kullanılır. Buradaki ilgi sözcüğü that isim öbeğinin içindedir ve teorinin ne öne sürdüğünü açıklayan önceki that sözcüğünden farklıdır.
Alıştırma
Cümleyi iki sözcüklü resmî ilgi yapısıyla tamamlayın: The temperature ____ the medicine must be stored is printed on the label.
Cevabı göster
at which
promotes healthy bone growth and healing: sağlıklı kemik büyümesini ve iyileşmeyi desteklemek
promotes healthy bone growth and healing ifadesinde promotes, “bir sürecin gerçekleşmesine veya gelişmesine yardımcı olur” anlamına gelir. Özne frequency sözcüğüdür; desteklenen iki sonuç ise sağlıklı kemik büyümesi ve iyileşmedir. Burada promote, bir sonucu desteklemek anlamındadır; bir şeyin reklamını yapmak veya birini daha yüksek bir göreve yükseltmek anlamına gelmez. Cümle, bu etkiyi bir teorinin öne sürdüğünü söylediği için promotes kanıtlanmış bir gerçeği değil, teorinin iddiasını ifade eder.
Alıştırma
“Regular sleep promotes healing.” cümlesinde promotes ne anlama gelir?
- iyileşmenin reklamını yapar
- iyileşmeye daha yüksek bir görev verir
- iyileşmenin gerçekleşmesine yardımcı olur
Cevabı göster
iyileşmenin gerçekleşmesine yardımcı olur
Because cats have adapted to a lifestyle with frequent rest and sleep, Kalıp ifadeler
2:37Kediler sık sık dinlenip uyudukları bir yaşam tarzına uyum sağladıkları için,
adapted to a lifestyle: bir yaşam tarzına uyum sağlamak
Adapted to a lifestyle, zaman içinde değişerek o yaşam biçimine uygun hâle gelmek demektir. Burada kediler sık dinlenme ve uyku içeren bir yaşama uygun hâle gelmiştir; bu, o yaşamı bilinçli olarak seçtikleri anlamına gelmez. adapt to + isim veya -ing biçimi kalıbını kullanın: adapt to a lifestyle, adapt to cold weather veya adapt to working at night. To, birinin veya bir şeyin uyum sağladığı şeyi tanıtan edattır.
Alıştırma
Cümleyi adapt fiilinin geçmiş hâli ve doğru edatla tamamlayın: After moving to a colder city, Maya slowly ____ the new climate.
Cevabı göster
adapted to
this may be a low-energy mechanism to promote muscle and bone health. Anlatım akışı
2:41bu, kas ve kemik sağlığını destekleyen düşük enerjili bir mekanizma olabilir.
may be a low-energy mechanism: bilimsel olasılığı belirtme
may be a low-energy mechanism ifadesinde may olasılık bildirir: önerilen mekanizmayı kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, olası bir açıklama olarak sunar. Burada may izin anlamına gelmez. Bu ifade, ortaya atılan fikir ile sonucun kesinlik derecesini ayırarak açıklamayı düzenler. Bilimsel veya kanıta dayalı metinlerde may be, neden-sonuç ilişkisinin kanıtlandığını iddia etmeden makul bir yorum sunmayı sağlar.
Alıştırma
Cümlede may be ne ifade ediyor?
- Mekanizmanın kas ve kemik sağlığını desteklediği kanıtlanmıştır.
- Kedilerin mekanizmayı kullanma izni vardır.
- Mekanizma olası bir açıklamadır, kanıtlanmış bir sonuç değildir.
Cevabı göster
Mekanizma olası bir açıklamadır, kanıtlanmış bir sonuç değildir.
a burning question: cevabını çok merak ettiğin bir soru
a burning question ifadesinde burning mecaz anlamda kullanılır. İfade, genellikle önemli, ilgi çekici veya cevaplanması gerekli göründüğü için birinin cevabını son derece merak ettiği soruyu anlatır. Dinleyicileri katılmaya çağırmak veya bir konuyu enerjik biçimde tanıtmak için sıkça kullanılır. Normalde sorunun gerçekten yandığı, tehlikeli olduğu veya öfke taşıdığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “cevabını son derece merak ettiğin bir soru” anlamındaki deyimle tamamlayın: "At the end of the talk, Mia said, 'I have ____ about black holes.'"
Cevabı göster
a burning question
“you want answered?”: want + nesne + geçmiş zaman ortacı
“a burning question you want answered” ifadesinde “you want answered”, “question” sözcüğünden sonra gelir ve hangi sorudan söz edildiğini belirtir. Bu, nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürüldüğü bir ilgi cümleciğidir: “a question that you want answered”. Buradaki “that”, “you want that answered” kalıbında “question” sözcüğünün yerini tutar. Temel yapı want + nesne + geçmiş zaman ortacıdır. Nesne eylemden etkilenen ögedir; dolayısıyla sorunun, belki başka biri tarafından, cevaplanmasını istiyorsunuz. Bu, soruyu bizzat cevaplamak istediğiniz anlamına gelmez.
Alıştırma
Sonuca odaklanan yapıyı “fix” fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The printer is broken, and I want it ____ before the meeting.
Cevabı göster
fixed
Ask it in the comments or on Facebook and Twitter.
2:47Yorumlarda ya da Facebook ve Twitter'da sorun.
And subscribe for more weekly science videos.
2:49Her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.