Harika Arkadaşlarımla Tanışın | İngilizce Konuşmada Uzmanlaş | Başlangıç Seviyesi 1⭐ | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
543 kelime 158 kel/dk

Video özeti: Konuşmacı arkadaşlığın neden önemli olduğunu açıklıyor; ardından Sarah, John ve Emily’yi kişilikleri ve sundukları destek üzerinden tanıtıyor. Ders, arkadaşların hayatı daha mutlu kıldığı, öğrenmemize yardım ettiği ve bakış açımızı genişlettiği için kıymetlerinin bilinmesi gerektiği sonucuna varıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. people whom we like and with whom we spend time. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: whom sözcüğünün people adına gönderme yaptığı ve edatın whom önüne geldiği resmî bir ilgi cümleciğini anlayın. Bu yapıyı, kişileri aranızdaki ilişkiye veya ortak etkinliklerinize göre tanımlarken, özellikle özenli konuşma ve yazıda kullanabilirsiniz. 2. cheer me on, — Phrasal verb’ler: İfadenin yalnızca yüksek sesle tezahürat etmeyi değil, cesaret vermeyi ve etkin biçimde manevi destek sunmayı anlattığını kavrayın. Yarışma, sınav, kişisel bir mücadele ya da başka zorlu bir deneyimde sizi motive eden birini tarif edebilirsiniz. 3. They are a gift. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: gift sözcüğünü gerçek bir armağan değil, arkadaşların değerli ve şükran duyulacak kişiler olduğunu anlatan bir mecaz olarak yorumlayın. Bu kısa imgeyle düşüncenizi sıcak biçimde bitirebilir ve bir ilişkiye ne kadar değer verdiğinizi vurgulayabilirsiniz.

Bu derste

Hey everyone and welcome to my channel. Kalıp ifadeler

0:00

Herkese merhaba ve kanalıma hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome to my channel: açılışta izleyicileri karşılamak

Welcome to my channel, bir video üreticisinin açılışta izleyicileri karşılamak için kullandığı yaygın bir ifadedir. Buradaki channel, üreticinin çevrim içi video alanını anlatır; yani ifade izleyicileri bu alanda sıcak bir şekilde karşılar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp welcome to + yer, etkinlik, grup veya platform şeklindedir. Welcome to our class örneğinde olduğu gibi, duruma göre to sonrasındaki sözleri değiştirin.

Alıştırma

Bir sınıf videosunun başında izleyicileri doğal biçimde karşılayan cümle hangisidir?

  1. Welcome at our class channel.
  2. Welcome to our class channel.
  3. Welcome our class channel.
Cevabı göster

Welcome to our class channel.

Today I am going to talk about my friends. Anlatım akışı

0:04

Bugün arkadaşlarımdan bahsedeceğim.

Anlatım akışı

Today I am going to talk about...: sıradaki konuyu duyurmak

Today, mevcut video veya konuşma için bir çerçeve oluşturur. Ardından I am going to talk about my friends gelecek konuyu belirtir; böylece dinleyenler içeriğin geri kalanının nasıl düzenleneceğini anlar. Burada be going to bir tahmin yapmaz; önceden planlanmış konuşma içeriğini tanıtır. Başka konulara aktarılabilen kalıp Today + özne + be going to talk about + konu şeklindedir.

Alıştırma

Bir sunumun başında konuyu doğal biçimde duyuran cümle hangisidir?

  1. Today I'm going to talk how plants grow.
  2. Today I'm going to talk about how plants grow.
  3. Today I'm going talk about how plants grow.
Cevabı göster

Today I'm going to talk about how plants grow.

Friends are people whom we like and with whom we spend time. Dilbilgisi

0:07

Arkadaşlar, sevdiğimiz ve birlikte zaman geçirdiğimiz insanlardır.

Dilbilgisi

people whom ... with whom: resmî ilgi cümlecikleri

People, eş görevli iki ilgi cümleciğinin nitelediği isimdir. Whom we like bölümünde whom, people sözcüğüne gönderme yapar ve like fiilinin nesnesidir: we like them. With whom we spend time bölümünde whom, with edatının nesnesidir. With sözcüğünü whom'un önüne getirmek, resmî edat + whom kalıbını oluşturur. Aynı bilgi, edat sonda bırakılarak daha günlük bir biçimde ifade edilebilir.

Alıştırma

İki boşluğu da who sözcüğünün nesne biçimiyle tamamlayın: A coach is someone ____ we respect and from ____ we learn.

Cevabı göster

whom · whom

They can be people from school,

0:11

Okuldan,

work, or our neighborhood.

0:13

işten veya mahallemizden insanlar olabilirler.

Friends can be of any age and come from diverse backgrounds. Kalıp ifadeler

0:15

Arkadaşlar her yaştan olabilir ve farklı geçmişlerden gelebilirler.

Kalıp ifadeler

be of any age: yaş sınırlaması yok

Be of any age, bir kişinin yaşının sınırlı olmadığı ve herhangi bir yaş grubuna ait olabileceği anlamına gelir. Örnekteki any, bir kişinin birden fazla yaşı olduğu anlamına gelmez; hiçbir yaş grubunun dışlanmadığını belirtir. Bir kişinin veya grup üyesinin olabileceği yaşı anlatmak için be of any age kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi yaş sınırı olmadığını belirten be + of ifadesiyle tamamlayın: Volunteers can ____.

Cevabı göster

be of any age

Kalıp ifadeler

come from diverse backgrounds: farklı yaşam geçmişlerinden gelmek

Bu cümlede come from, “kökleri bir yere veya ortama dayanmak” anlamına gelir; “bir yerden yolculuk ederek gelmek” anlamına gelmez. Diverse backgrounds, farklı aile, kültür, bölge, eğitim veya yaşam deneyimlerini ifade eder. İfade bir bütün olarak, gruptaki insanların farklı koşullarda büyüdüğünü veya farklı deneyimler yaşadığını anlatır. Buradaki background, bir kişiyi şekillendirmeye yardımcı olan yaşam unsurlarını belirtir. Bir resmin veya ekranın arka planı anlamına gelmez.

Alıştırma

Kulüp üyelerinin aile, kültür ve eğitim geçmişleri birbirinden çok farklıdır. come kullanılan hedef ifadeyle özeti tamamlayın: The club members ____.

Cevabı göster

come from diverse backgrounds

Friends are important because they make our lives happier. Notlar

0:19

Arkadaşlar önemlidir çünkü hayatımızı daha mutlu hale getirirler.

Anlatım akışı

are important because: Bir görüş ve nedenini sunmak

Friends are important önce ana görüşü verir: Arkadaşlar önemlidir. Because they make our lives happier ise ardından bu görüşü destekleyen nedeni verir. X is/are important because + öznesi ve fiili olan bir neden yapısını başka durumlarda da kullanabilirsiniz. Because, dinleyiciye kendisinden sonraki sözlerin “X neden önemlidir?” sorusunu yanıtladığını gösterir. Cümle because ile bitemez; ardından neden gelmelidir.

Alıştırma

Cümleyi, önce okul kütüphanelerinin önemli olduğunu söyleyecek ve ardından nedenini verecek şekilde tamamlayın: School libraries ____ they help children find books.

Cevabı göster

are important because

Dilbilgisi

make our lives happier: make + nesne + sıfat

make our lives happier ifadesinde make + nesne + sıfat kalıbı kullanılır. Our lives etkilenen nesnedir; happier ise ortaya çıkan durumu belirten sıfattır. Burada happier karşılaştırma biçimidir: arkadaşlar hayatı, aksi durumda olacağından daha mutlu hâle getirir. Değişimin nasıl gerçekleştiğini değil, sonucunu anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir sonucu göstermek için make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanıyor?

  1. Warm sunlight makes brighter the room.
  2. Warm sunlight makes the room brighter.
  3. Warm sunlight makes the room brightly.
Cevabı göster

Warm sunlight makes the room brighter.

They make us laugh, Anlatım akışı

0:23

Bizi güldürürler,

support us when we're down, Kelime

0:24

moralimiz bozuk olduğunda bizi desteklerler,

Kelime

when we're down: down ile moralin bozuk olması anlamı

when we're down ifadesindeki down, üzgün, cesareti kırılmış veya morali bozuk olmak anlamına gelir. Daha aşağıdaki fiziksel bir konumu değil, duygusal bir durumu anlatır. be down yapısı birinin o anki ruh hâlini anlatabilir; feel down da yaygın ve bağlantılı bir biçimdir. Buradaki when, desteğe ihtiyaç duyulan zamanı veya durumu belirtir.

Alıştırma

Moral bozukluğunu anlatmak için cümleyi down ile tamamlayın: After the bad news, Maya felt ____.

Cevabı göster

down

and celebrate our successes with us. Kalıp ifadeler

0:26

ve başarılarımızı bizimle kutlarlar.

Anlatım akışı

make us laugh, support us... ve celebrate...: paralel fiil öbekleri

Cümle tek bir düşünceyi üç paralel eylemle geliştirir: make us laugh, support us when we're down ve celebrate our successes with us. Üç fiil öbeği de They öznesini paylaşır; support ve celebrate için yeni bir özne gerekmez. Önceki eylemler virgüllerle ayrılır ve son eylem and ile başlar. Her ögeyi fiil öbeği olarak kurmak, bilgiyi açık ve kolay takip edilir hâle getirir.

Alıştırma

Hangi cümle bir düşünceyi üç açık ve paralel fiil öbeğiyle geliştiriyor?

  1. Good teammates listen carefully, solving problems together, and they support one another.
  2. Good teammates careful listening, solve problems together, and supportive.
  3. Good teammates listen carefully, solve problems together, and support one another.
Cevabı göster

Good teammates listen carefully, solve problems together, and support one another.

Kalıp ifadeler

celebrate our successes with us: birden fazla başarıyı birlikte kutlamak

Celebrate our successes, başardığımız birkaç şeyi kutlamak ve bunların sevincini yaşamak anlamına gelir. Çoğul successes, bu başarıları genel bir success fikri olarak değil, ayrı ayrı başarılı olaylar veya sonuçlar olarak ele alır. With us ortak katılımı gösterir: başka kişiler kutlamaya bizim yanımızda katılır. Bu, başarıları onların elde ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Antrenörlerin birkaç başarıyı kutlamak için bize katıldığını hangi cümle anlatır?

  1. Our coaches celebrated our successes with us.
  2. Our coaches celebrated our success with us.
  3. Our coaches celebrated our successes without us.
Cevabı göster

Our coaches celebrated our successes with us.

Friends can also help us learn and grow. Dilbilgisi

0:29

Arkadaşlar ayrıca öğrenmemize ve büyümemize de yardımcı olabilirler.

Dilbilgisi

help us learn and grow: help + nesne + to almayan yalın fiil

help us learn and grow ifadesinde help + nesne + to almayan fiilin yalın biçimi yapısı kullanılır. us nesnesi yardımı alan kişileri, learn ve grow ise onların hangi eylemleri yapmasına yardım edildiğini gösterir. Learn ve grow birbirine paralel iki eylemdir. İkisi de aynı help us yapısına bağlıdır: arkadaşlar öğrenmemize de gelişmemize de yardımcı olabilir.

Alıştırma

help + nesne + fiilin yalın biçimi yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. Good feedback helps learn and improve us.
  2. Good feedback helps us learn and improve.
  3. Good feedback helps us learning and improving.
Cevabı göster

Good feedback helps us learn and improve.

They can teach us new things

0:32

Bize yeni şeyler öğretebilirler

and help us see the world in different perspectives.

0:34

ve dünyayı farklı perspektiflerden görmemize yardımcı olabilirler.

I have a lot of friends,

0:37

Birçok arkadaşım var,

but I'm going to tell you about three of my closest friends, Anlatım akışı

0:39

ama size en yakın üç arkadaşımdan bahsedeceğim,

Sarah, John, and Emily.

0:42

Sarah, John ve Emily.

Anlatım akışı

I'm going to tell you about three of my closest friends: konuyu daraltma

I'm going to tell you about... dinleyene sırada ne anlatılacağını bildirir. Buradaki but, konuşanın çok arkadaşı olduğu genel bilgisinden tanıtılacak daha küçük gruba geçişi gösterir. Three of my closest friends, konuşanın en yakın arkadaşları grubundan üç kişinin seçildiği anlamına gelir. Konuşanın toplamda yalnızca üç arkadaşı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Önce büyük bir gruptan söz edip ardından konuyu bu grubun daha küçük bir bölümüne daraltan cümleyi seçin.

  1. Parks are places where people can relax.
  2. I have visited two parks, and both parks are closed today.
  3. I have visited many parks, but I'm going to tell you about two of my favorites.
Cevabı göster

I have visited many parks, but I'm going to tell you about two of my favorites.

Sarah is my best friend.

0:45

Sarah benim en yakın arkadaşım.

We've been friends since we were little kids. Dilbilgisi

0:47

Biz küçük çocukluğumuzdan beri arkadaşız.

Dilbilgisi

We've been friends since...: bugüne kadar süren bir arkadaşlık

We've been friends ifadesinde be fiilinin present perfect biçimi olan have been kullanılır. Bu yapı geçmişte başlayan ve şimdi de geçerli olan bir arkadaşlığı anlatır. since we were little kids başlangıç noktasını verir. since sonrasında, devam eden durumun ne zaman başladığını gösteren bir zaman ya da olay gelir; süre uzunluğu gelmez.

Alıştırma

Cümleyi be fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: We ____ friends since primary school.

Cevabı göster

have been

Sarah is always there for me, Kalıp ifadeler

0:50

Sarah her zaman yanımda,

no matter what. Kalıp ifadeler

0:52

ne olursa olsun.

Kalıp ifadeler

is always there for me: güvenilir destek

Be there for someone, bir kişiye ihtiyaç duyduğunda destek, teselli veya pratik yardım vermek anlamına gelir. Is always there for me, Sarah'yı güvenilir biçimde destek olan biri olarak anlatır. Buradaki there fiziksel bir yeri göstermez. İfade, duygusal veya pratik olarak yardım etmeye hazır olmayı anlatır.

Alıştırma

Sözü be there for someone kullanarak tamamlayın: If things get hard, I'll be ____ you.

Cevabı göster

there for

Kalıp ifadeler

no matter what: koşulsuz destek

Bu cümlede no matter what, “ne olursa olsun” anlamına gelir. Sarah'nın desteğinin koşulsuz olduğunu vurgular: durum değişebilir ama onun desteği değişmez. Buradaki what bir soru sormaz. Herhangi bir olayın veya durumun yerini tutar.

Alıştırma

Sözü, derste öğrendiğiniz ve “ne olursa olsun” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: I'll support you, ____.

Cevabı göster

no matter what

She is the first person I call Kalıp ifadeler

0:54

O aradığım ilk kişidir

when I have good news or bad news.

0:56

iyi veya kötü bir haberim olduğunda.

Kalıp ifadeler

the first person I call: ilk aradığım kişi

The first person I call, “herkesten önce telefon ettiğim kişi” anlamına gelir. Bu cümlede hem iyi hem de kötü haberleri vermek için önce onu aramak, güven ve yakınlık da gösterir. I call sözleri hangi person olduğunu açıklar. the first person that I call da denebilir, ancak that çoğu zaman kullanılmaz. First, konuşanın herkesten önce kiminle iletişime geçmeyi seçtiğini gösterir.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “herkesten önce iletişim kurduğum kişi” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: My sister is ____ when I need advice.

Cevabı göster

the first person I call

Sarah is also the funniest person I know. Dilbilgisi

0:59

Sarah aynı zamanda tanıdığım en eğlenceli insandır.

Dilbilgisi

the funniest person I know: en üstünlük derecesinin kapsamını sınırlamak

The funniest person, funny sıfatının en üstünlük derecesini kullanarak ilgili gruptaki bir kişinin diğer herkesten daha komik olduğunu belirtir. I know, person sözcüğünü niteleyen sınırlayıcı bir ilgi cümleciğidir. Nesne görevindeki that kullanılmayabilir: the funniest person (that) I know. Bu cümlecik karşılaştırmayı dünyadaki herkesle değil, konuşanın tanıdığı kişilerle sınırlar.

Alıştırma

Hangi cümle Bayan Green'in konuşanın tanıdığı diğer tüm öğretmenlerden daha nazik olduğunu doğru şekilde ifade eder?

  1. Ms. Green is the kinder teacher I know.
  2. Ms. Green is the kindest teacher I know.
  3. Ms. Green is the kindest teacher I know her.
Cevabı göster

Ms. Green is the kindest teacher I know.

She always knows how to make me laugh, Dilbilgisi

1:02

Beni nasıl güldüreceğini her zaman bilir,

Dilbilgisi

knows how to make me laugh: know how to + fiilin yalın hâli

Know how to + fiilin yalın hâli, bir şeyin nasıl yapılacağını bilmek anlamına gelir ve çoğu zaman bunu yapabilme becerisini de ifade eder. Burada knows, she öznesine uygun üçüncü tekil şahıs biçimidir ve how to yapısından sonra make fiilinin yalın hâli gelir. Make me laugh, “beni güldürmek” anlamına gelir. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu nedenle laugh öncesinde to kullanılmaz: make me laugh denir, make me to laugh denmez.

Alıştırma

Cümleyi know how to + make yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: Ben ____ his little sister laugh.

Cevabı göster

knows how to make

even when I'm feeling down. Dilbilgisi

1:04

kendimi kötü hissettiğimde bile.

Dilbilgisi

even when I'm feeling down: beklenmedik bir durumda da geçerli olmak

Even when, ana sonucu daha az beklenir hâle getiren bir zaman durumunu anlatır. İnsan kendini kötü hissettiğinde gülmesi genellikle daha zordur, ama o böyle bir durumda bile konuşanı güldürebilir. Even sözcüğü, bu zor ya da şaşırtıcı durumun da bir istisna olmadığı anlamını ekler. Ana ifadenin normalden daha zor bir durumda da geçerli olduğunu anlatmak için bu yapı kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, şaşırtıcı veya zor bir durumda sakinliğin devam ettiğini gösterir?

  1. She stays calm even when everyone else is worried.
  2. She stays calm before everyone else gets worried.
  3. She stays calm because everyone else is worried.
Cevabı göster

She stays calm even when everyone else is worried.

John is my other best friend.

1:07

John benim diğer en yakın arkadaşım.

We met in high school

1:09

Lisede tanıştık

and we have been friends ever since. Kalıp ifadeler

1:10

ve o zamandan beri hep arkadaşız.

Kalıp ifadeler

ever since: geçmişteki bir noktadan bugüne kadar sürmek

Ever since, geçmişteki o zamandan başlayıp bugüne kadar kesintisiz biçimde demektir. Geçmişteki başlangıç noktası olan lisede tanışma olayı cümlenin önceki bölümünde yer alır; have been friends ise arkadaşlık durumunun bugüne kadar sürdüğünü gösterir. Cümlenin sonunda ever since, daha önce belirtilmiş bir başlangıç olayına gönderme yapabilir. Burada bunu tek bir zaman ifadesi olarak düşünün; ever tek başına “bir zamanlar” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir arkadaşlığın beş yıl önce başladığını ve şimdi de sürdüğünü doğru biçimde anlatır?

  1. We met five years ago and have been close ever since.
  2. We meet five years ago and have been close ever since.
  3. We met five years ago and were close ever before.
Cevabı göster

We met five years ago and have been close ever since.

John is the most intelligent person I know.

1:13

John tanıdığım en zeki insandır.

He is always there to help me with my homework, Kalıp ifadeler

1:16

Ödevlerimde bana yardım etmek için her zaman ordadır,

Kalıp ifadeler

help me with my homework: help someone with something kalıbı

Help someone with something, bir kişiye bir görev, sorun veya konu hakkında yardım etmek demektir. Bu cümlede me yardım alan kişiyi, my homework ise yardıma konu olan görevi gösterir. Buradaki with, yardımın hangi konuyla ilgili olduğunu belirtir; yardım etmek için kullanılan bir aracı belirtmez.

Alıştırma

Help someone with something kalıbını bir sözcükle tamamla: Could you help me ____ this math problem?

Cevabı göster

with

and he is always willing to give me advice. Kalıp ifadeler

1:19

ve bana tavsiye vermeye her zaman isteklidir.

Kalıp ifadeler

willing to give me advice: be willing to + give advice kullanımı

Be willing to do something, bir şeyi yapmaya hazır ve istekli olmak, bunu reddetmemek demektir. Eylemi bir seçim veya olumlu bir isteklilik olarak sunar. To sözcüğünden sonra to give örneğindeki gibi fiilin yalın hâli gelir. Give someone advice, birine ne yapması gerektiğini düşündüğünüzü söylemek demektir. Advice sayılamayan bir isimdir; bu nedenle advice veya some advice kullanılır, an advice ya da advices kullanılmaz. Tek bir öneri için a piece of advice denir.

Alıştırma

Be willing to yapısını ve sayılamayan advice ismini doğru kullanan cümleyi seç.

  1. Leo is willing to giving me advices.
  2. Leo is willing to give me some advice.
  3. Leo is willing give me an advice.
Cevabı göster

Leo is willing to give me some advice.

John is also the most loyal friend I know.

1:22

John aynı zamanda tanıdığım en sadık arkadaştır.

He would do anything for me. Ton ve niyet

1:25

Benim için her şeyi yapardı.

Ton ve niyet

would do anything for me: çok güçlü sadakat ve destek

Would do anything for someone, birinin çok sadık olduğunu ve karşısındaki kişiye yardım etmeye ya da onu desteklemeye fazlasıyla istekli olduğunu güçlü ve çoğu zaman abartılı biçimde anlatır. Buradaki would, kişinin isteğini varsayılan bir durumda gösterir; sıradan bir geçmiş zaman anlatımı değildir. Anything genellikle mümkün olan her şeyi gerçekten ve sınırsız biçimde yapmak anlamına gelmez. Kişinin ilgisinin ve desteğinin gücünü vurgular.

Alıştırma

Konuşan kişi "He would do anything for me." derken büyük olasılıkla ne anlatmak istiyor?

  1. Son derece sadıktır ve konuşan kişiyi desteklemeye isteklidir.
  2. Geçmişte konuşan kişi için mümkün olan bütün işleri tamamlamıştır.
  3. Konuşan kişiye nasıl yardım edeceğini bilmiyordur.
Cevabı göster

Son derece sadıktır ve konuşan kişiyi desteklemeye isteklidir.

Emily is my newest friend.

1:28

Emily benim en yeni arkadaşım.

We met in college

1:30

Üniversitede tanıştık

and we have been friends ever since.

1:31

ve o zamandan beri hep arkadaşız.

Emily is the most outgoing person I know. Kelime

1:34

Emily tanıdığım en dışa dönük insandır.

Kelime

most outgoing: sosyal bir kişiliğin en yüksek derecesi

Outgoing bir kişiyi tanımladığında o kişinin arkadaş canlısı, kendine güvenen ve yeni insanlarla tanışıp konuşurken rahat olduğu anlamına gelir. Bir sıfattır; going out eylemi değildir. The most outgoing ifadesinde most, üstünlük derecesini gösterir: Emily bu özellik bakımından bir grubun en üstündedir. Buradaki karşılaştırma grubu, konuşan kişinin tanıdığı herkestir.

Alıştırma

Cümleyi outgoing sözcüğünün üstünlük derecesiyle tamamlayın: In the group, Mia talks to everyone and makes friends first. Mia is ____ child in the group.

Cevabı göster

the most outgoing

She's always open to trying new things Dilbilgisi

1:37

Yeni şeyler denemeye her zaman açıktır

and meeting new people.

1:40

ve yeni insanlarla tanışmaya.

Dilbilgisi

open to trying ... and meeting ...: be open to + -ing yapısı

Be open to, bir şeyi değerlendirmeye, kabul etmeye veya denemeye istekli olmak demektir. Bu cümlede open to trying new things and meeting new people, yeniliklere açık ve istekli bir tutumu anlatır. Buradaki to bir edattır; bu yüzden ardından isim veya -ing biçimi gelir: open to trying denir, open to try denmez. Trying new things ve meeting new people, and ile bağlanan paralel iki -ing öbeğidir.

Alıştırma

open to ifadesinden sonra try fiilinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: I'm open to ____ a new activity.

Cevabı göster

trying

Emily is also the most supportive friend I know.

1:42

Emily aynı zamanda tanıdığım en destekleyici arkadaştır.

She's always there to cheer me on, Öbek fiiller

1:45

Beni neşelendirmek için her zaman ordadır,

Öbek fiiller

cheer me on: birini desteklemek ve cesaretlendirmek

Cheer someone on, bir maç, gösteri veya başka bir zorluk sırasında birini desteklemek ve cesaretlendirmek demektir. Altyazıdaki cheer me on, devam etmem ya da elimden gelenin en iyisini yapmam için beni cesaretlendirmek anlamına gelir; on, öbek fiilin bir parçasıdır ve yön göstermez. Bu öbek fiil ayrılabilir. Nesne bir zamirse, zamiri cheer ile on arasına koyun: cheer me on, cheer her on, cheer them on denir; cheer on me denmez.

Alıştırma

Hangi cümle maç sırasında oyuncuları desteklediğimizi doğru biçimde anlatır?

  1. We cheered the players on during the game.
  2. We cheered the players up during the game.
  3. We cheered on them during the game.
Cevabı göster

We cheered the players on during the game.

and she always believes in me. Kalıp ifadeler

1:47

ve bana her zaman inanır.

Kalıp ifadeler

believes in me: birine güvenmek

Believe in someone, birinin yeteneğine, değerine veya potansiyeline güvenmek demektir. Burada kadın, konuşan kişiye insan olarak güvenir ve onu destekler; cümle yalnızca konuşanın söylediği bir şeye inanmakla ilgili değildir. Farklı kişilerden söz etmek için nesneyi değiştirebilirsin: believe in you, believe in her veya believe in yourself.

Alıştırma

Sana güvenmek anlamındaki ifadeyi believe ve in kullanarak tamamla: I ____ you, and I know you can do it.

Cevabı göster

believe in

My friends are special because they are kind,

1:50

Arkadaşlarım özeldir çünkü onlar nazik,

caring, and supportive.

1:52

şefkatli ve destekleyicidirler.

They always know how to make me feel better when I'm down, Kalıp ifadeler

1:55

Moralim bozuk olduğunda beni nasıl daha iyi hissettireceklerini her zaman bilirler,

Kalıp ifadeler

make me feel better: birinin kendini daha iyi hissetmesini sağlamak

Make someone feel better, birinin duygusal veya fiziksel durumunun iyileşmesini sağlamak demektir. Yapı make + kişi + fiilin yalın hâlidir; bu yüzden make me feel kullanılır, make me to feel kullanılmaz. Bu cümlede when I'm down, feel better ifadesinin duygularla ilgili olduğunu gösterir: konuşanı teselli eder ve daha az üzgün hissetmesini sağlarlar. Başka bir bağlamda feel better fiziksel sağlığın iyileşmesini de anlatabilir.

Alıştırma

Make, you, feel ve better sözcüklerini doğru sıraya koy: A kind message can ____ after a hard day.

Cevabı göster

make you feel better

and they always celebrate my successes with me.

1:58

ve başarılarımı her zaman benimle kutlarlar.

My friends are also funny,

2:01

Arkadaşlarım aynı zamanda eğlenceli,

intelligent, and outgoing.

2:03

zeki ve dışa dönüktürler.

I love spending time with my loved ones, Kelime

2:05

Sevdiklerimle zaman geçirmeyi seviyorum,

Kelime

my loved ones: sevdiğim ve değer verdiğim insanlar

Bu cümlede my loved ones, konuşmacının derinden sevdiği ve değer verdiği kişileri anlatır. Aile üyelerini, partneri ve çok yakın arkadaşları kapsayabilir. Burada ones, people sözcüğünün yerini tutar. İfade duygusal yakınlığı öne çıkarır; bu nedenle family sözcüğünden daha geniş bir anlam taşıyabilir.

Alıştırma

Bu cümlede my loved ones ne anlama geliyor?

  1. Konuşmacının kullanmayı sevdiği eşyalar
  2. Yalnızca konuşmacıyla aynı evde yaşayan kişiler
  3. Konuşmacının derinden sevdiği ve değer verdiği kişiler; örneğin ailesi, partneri veya çok yakın arkadaşları
Cevabı göster

Konuşmacının derinden sevdiği ve değer verdiği kişiler; örneğin ailesi, partneri veya çok yakın arkadaşları

and I feel incredibly fortunate to have them in my life. Kalıp ifadeler

2:08

ve hayatımda onlara sahip olduğum için inanılmaz şanslı hissediyorum.

Kalıp ifadeler

feel incredibly fortunate to have them in my life: kendini çok şanslı ve minnettar hissetmek

Feel fortunate, kendini şanslı hissetmek ve minnet duymak anlamına gelir. Incredibly bu duyguyu çok güçlendirir; to have them in my life ise nedenini açıklar: bu insanlar konuşmacının hayatının önemli bir parçasıdır. Have someone in my life, birine sahip olmak anlamında değildir; yakınlığı ve o kişinin hayattaki varlığını anlatır. Yeniden kullanılabilen kalıp feel fortunate to + fiil biçimindedir; feel fortunate to know her ve feel fortunate to have this chance örneklerinde olduğu gibi.

Alıştırma

‘Bu kadar ilgili arkadaşlara sahip olduğum için kendimi son derece şanslı ve minnettar hissediyorum’ anlamını veren vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: I ____ such caring friends in my life.

Cevabı göster

feel incredibly fortunate to have

Friends are important because they make our lives happier.

2:12

Arkadaşlar önemlidir çünkü hayatımızı daha mutlu hale getirirler.

They make us laugh,

2:16

Bizi güldürürler,

support us when we're down,

2:17

moralimiz bozuk olduğunda bizi desteklerler,

and celebrate our successes with us.

2:19

ve başarılarımızı bizimle kutlarlar.

Friends can also help us learn and grow.

2:22

Arkadaşlar ayrıca öğrenmemize ve büyümemize de yardımcı olabilirler.

They can teach us new things

2:25

Bize yeni şeyler öğretebilirler

and help us see the world from different perspectives. Kalıp ifadeler

2:26

ve dünyayı farklı perspektiflerden görmemize yardımcı olabilirler.

Kalıp ifadeler

see the world from different perspectives: dünyayı farklı bakış açılarından görmek

Burada see yalnızca “gözlerle görmek” değil, “anlamak veya düşünmek” anlamına gelir. İfadenin tamamı, dünyayı farklı fikirler, deneyimler veya konumlar aracılığıyla anlamayı anlatır. From, bir şeyi değerlendirirken kullanılan bakış açısını belirtir. Perspective, bir şey hakkında düşünme biçimidir; bu nedenle see an issue from another person's perspective da denebilir.

Alıştırma

Hangi cümle “sorunu takım arkadaşının bakış açısıyla değerlendirmek” anlamına gelir?

  1. Try to see the problem from your teammate's perspective.
  2. Try to show your teammate the problem.
  3. Try to see the problem in perspective.
Cevabı göster

Try to see the problem from your teammate's perspective.

If you have friends, Ton ve niyet

2:30

Eğer arkadaşlarınız varsa,

cherish them.

2:31

onların kıymetini bilin.

Ton ve niyet

If you have friends, cherish them: if + emir cümlesiyle öğüt

Cümle önce if ile bir durum belirtir, ardından doğrudan bir talimat verir. If you have friends geniş zaman kullanır; cherish them ise fiilin yalın hâlini emir olarak kullanır. Bu yapı, koşul gerçekleştiğinde geçerli olan bir öğüt verir. Cherish, birine derinden değer vermek ve ilişkiyi kıymetli görmek anlamına gelir. Yalnızca like demekten daha güçlüdür ve them daha önce geçen friends sözcüğünü belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle doğrudan öğüt vermek için if yan cümlesinden sonra emir cümlesi kullanır?

  1. If you value this friendship, cherish it.
  2. If you value this friendship, you should cherish it.
  3. If you valued this friendship, you would cherish it.
Cevabı göster

If you value this friendship, cherish it.

They are a gift. Deyimler

2:33

Onlar birer hediyedir.

Deyimler

They are a gift: değerli insanları bir hediyeye benzetmek

Burada They, arkadaşları ifade eder. Onlara a gift denmesi bir metafordur: Konuşan kişi bu arkadaşların değerli olduğunu ve mutluluk getirdiğini anlatır; gerçekten hediye edilen nesneler olduklarını değil. Özne olan they çoğuldur, ancak konuşan kişi bütün arkadaşları tek bir hediye olarak gördüğü için a gift tekildir.

Alıştırma

“My friends are a gift,” cümlesinde gift ne anlama gelir?

  1. Onlar değerlidir ve mutluluk getirirler.
  2. Herkese hediye verirler.
  3. Bir hediye kutusunun içinde teslim edildiler.
Cevabı göster

Onlar değerlidir ve mutluluk getirirler.

Listen and practice.

2:34

Dinle ve pratik yap.

Repeat after me. Kalıp ifadeler

2:37

Benden sonra tekrarla.

Kalıp ifadeler

Repeat after me: verilen örneği tekrar etme yönergesi

Repeat after me, öğretimde yaygın kullanılan bir yönergedir. Anlamı şudur: Söylediklerimi dinle, sonra aynı sözleri söyle. Bu kalıplaşmış sınıf kullanımında after me, tekrarı konuşanın verdiği örneğe bağlar. Yalnızca daha sonra ilgisiz başka bir şey yapmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Öğretmenin yönergesini kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: Listen to the model, then ____.

Cevabı göster

repeat after me

Friends are people whom we like and with whom we spend time.

2:41

Arkadaşlar, sevdiğimiz ve birlikte zaman geçirdiğimiz insanlardır.

They can be people from school,

2:44

Okuldan,

work, or our neighborhood.

2:46

işten veya mahallemizden insanlar olabilirler.

Friends are people whom we like and with whom we spend time.

2:57

Arkadaşlar, sevdiğimiz ve birlikte zaman geçirdiğimiz insanlardır.

They can be people from school,

3:00

Okuldan,

work, or our neighborhood.

3:02

işten veya mahallemizden insanlar olabilirler.

Friends are important because they make our lives happier.

3:05

Arkadaşlar önemlidir çünkü hayatımızı daha mutlu hale getirirler.

Friends are important because they make our lives happier.

3:12

Arkadaşlar önemlidir çünkü hayatımızı daha mutlu hale getirirler.

They make us laugh,

3:16

Bizi güldürürler,

support us when we're down,

3:17

moralimiz bozuk olduğunda bizi desteklerler,

and celebrate our successes with us.

3:19

ve başarılarımızı bizimle kutlarlar.

They make us laugh,

3:28

Bizi güldürürler,

support us when we're down,

3:29

moralimiz bozuk olduğunda bizi desteklerler,

and celebrate our successes with us.

3:31

ve başarılarımızı bizimle kutlarlar.

My friends are also funny,

3:33

Arkadaşlarım aynı zamanda eğlenceli,

intelligent, and outgoing.

3:35

zeki ve dışa dönüktürler.

I love spending time with my loved ones,

3:38

Sevdiklerimle zaman geçirmeyi seviyorum,

and I feel incredibly fortunate to have them in my life.

3:40

ve hayatımda onlara sahip olduğum için inanılmaz şanslı hissediyorum.

My friends are also funny,

3:55

Arkadaşlarım aynı zamanda eğlenceli,

intelligent, and outgoing.

3:57

zeki ve dışa dönüktürler.

I love spending time with my loved ones,

4:00

Sevdiklerimle zaman geçirmeyi seviyorum,

and I feel incredibly fortunate to have them in my life.

4:02

ve hayatımda onlara sahip olduğum için inanılmaz şanslı hissediyorum.