Neden Kasık Kılımız Var?: İngilizce çalışma notları

The Infographics Show

Öğrenme zorluğu
1.326 kelime 217 kel/dk

Video özeti: Video, kasık kıllarının sıcaklık, sürtünme ve enfeksiyonla ilgili olası işlevlerini inceliyor ve bunları tüy alma modasıyla karşılaştırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "precocious puberty," — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: olağandışı erken ergenlik için kullanılan tarafsız tıp terimini öğrenin ve hızlı gelişmekten ayırın. 2. "smooth playing field," — Deyimler ve mecazlı ifadeler: tüysüz cilt için kullanılan mizahi benzetmeyi ve enfeksiyon riskini nasıl çerçevelediğini anlayın. 3. "To shave or not to shave, that is the question." — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Hamlet parodisini tanıyın ve alıntının sağlık ile görünüş ikilemini nasıl kapattığını görün.

Bu derste

Pubic hair,

0:00

Kasık kılları,

the hair that grows around the genital area of an adolescent or adult human

0:00

ergen veya yetişkin bir insanın genital bölgesi etrafında büyüyen

and sometimes stretches beyond,

0:04

ve bazen ötesine uzanan tüyler,

seems not to be in vogue these days. Kalıp ifadeler

0:05

bugünlerde pek revaçta değil gibi görünüyor.

Kalıp ifadeler

in vogue these days: bugünlerde moda olmak

In vogue, belirli bir zamanda moda olan veya genel olarak popüler olan anlamına gelir. Cümlede seems not to be in vogue, öznenin günümüzdeki baskın eğilime uymadığını belirtir; vogue burada moda anlamındaki cins isimdir, bir derginin adı değildir. These days, yargıyı içinde bulunulan dönemle sınırlar ve çoğu zaman geçmişle karşıtlık olduğunu sezdirir. be in vogue these days, şu anda rağbet gören bir tarzı, düşünceyi veya uygulamayı anlatmak için yeniden kullanılabilen bir kalıptır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “şu anda moda olan” anlamındaki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Minimalist logos are ____ these days.

Cevabı göster

in vogue

We start to see it during what we call the puberty phase Kalıp ifadeler

0:07

Onu ergenlik dönemi dediğimiz evrede

of growing up,

0:10

büyürken görmeye başlarız,

Kalıp ifadeler

what we call + bir ad

What we call, konuşanın bir aşamaya, nesneye veya düşünceye verdiği adı ya da etiketi tanıtır. Burada what we call the puberty phase of growing up yan cümlesinin tamamı during sözcüğünün nesnesidir; the puberty phase ise call sözcüğünden sonra verilen addır. Bu bir soru değil, bildirme cümlesidir. Yeniden kullanılabilen kalıp what we call + isim öbeğidir. Bu kalıp, bir terimi ayrıca tanımlamak için durmadan daha büyük bir cümlenin içine yerleştirmeyi sağlar.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç kelimelik adlandırma kalıbıyla tamamlayın: The first few weeks are ____ the adjustment period.

Cevabı göster

what we call

when androgens in males and estrogens in females rise.

0:10

erkeklerde androjenler ve kadınlarda östrojenler arttığında.

Some girls will start to have early stages of pubic hair at around 8 years old,

0:14

Bazı kızlar 8 yaş civarında kasık kıllarının ilk aşamalarına sahip olmaya başlarken,

and by the time they are 13, Dilbilgisi

0:18

13 yaşına geldiklerinde,

most will have much thicker hair.

0:19

çoğunun kılları çok daha gür olacaktır.

Dilbilgisi

By the time ... most will have ... ile gelecekteki son noktayı belirtmek

By the time they are 13, 13 yaşı gelecekteki bir son nokta olarak belirler; tahmin, en geç o noktada geçerli olması beklenen durumu anlatır. İngilizcede geleceğe gönderme yapan zaman yan cümlelerinde by the time sonrasında genellikle geniş zaman kullanılır; bu yüzden they will be değil, they are denir. Most will have, bu son noktada çoğunluğun neye sahip olacağını öngörür. Burada have, perfect tense yardımcı fiili değil, “sahip olmak” ya da “bir özellik göstermek” anlamındaki ana fiildir; much thicker hair onun nesnesidir.

Alıştırma

Tahmini by the time ve will have kullanarak tamamlayın: ____ the trees are five years old, most ____ thick trunks.

Cevabı göster

By the time · will have

Boys will develop pubic hair at the earliest at age 9,

0:21

Erkek çocuklar en erken 9 yaşında kasık kılı geliştirir,

but puberty more commonly starts for them at the age of 12.

0:24

ancak ergenlik onlar için genellikle 12 yaşında başlar.

Some youngsters develop fast,

0:27

Bazı gençler hızlı gelişir,

which is known as precocious puberty, Kelime

0:29

bu erken ergenlik olarak bilinir,

Kelime

Tıbbi bir terim olarak precocious puberty

Precocious puberty, ergenliğin olağandışı derecede erken başlamasını ifade eden resmi tıp terimidir. Bu cümlede develop fast, kavramı günlük dille tanıtır; which is known as ise klinik adı sunar. Precocious, yaşına göre alışılmadık derecede ileri yetenekler gösteren bir çocuğu da tanımlayabilir; ancak burada bu anlamda değildir. Bu yerleşik sağlık teriminde “olağandışı erken” anlamına gelir.

Alıştırma

Bir sağlık yazısında “precocious puberty” ne anlama gelir?

  1. Ergenliğin normal bir yaşta ilerlemesi
  2. Bir çocuğun olağandışı derecede zeki olması
  3. Ergenliğin olağandışı erken başlaması
Cevabı göster

Ergenliğin olağandışı erken başlaması

and others are late to the starting gates. Deyimler

0:30

ve diğerleri başlangıç çizgisine geç kalır.

Deyimler

Late to the starting gates: gelişime daha geç başlamayı anlatan bir mecaz

Bu cümlede “late to the starting gates”, bir gelişim evresinin başlangıcına diğer insanlardan daha sonra ulaşmayı anlatmak için yarış mecazını kullanır. “Starting gates”, atların yarış başında çıktığı kapılardır; ancak burada gerçek bir yarış yoktur. Bu nedenle “late”, bir randevuya geç kalmayı değil, gelişimin gecikmesini veya daha geç bir başlangıç noktasını anlatır. Daha genel olarak bu imge, insanlar gerçekte tek ve sabit bir zaman çizelgesini izlemese de hayattaki ilerlemeyi bir yarış gibi çerçeveleyebilir.

Alıştırma

Bu bağlamda “others are late to the starting gates” ne anlama gelir?

  1. Diğer insanlar bir yarışa katılmayı reddeder.
  2. Diğer insanlar gerçek bir hipodroma geç gelir.
  3. Diğer insanlar gelişmeye daha geç başlar.
Cevabı göster

Diğer insanlar gelişmeye daha geç başlar.

Many adults these days shave,

0:32

Bugünlerde birçok yetişkin tıraş oluyor,

crop,

0:34

kısaltıyor,

style,

0:34

şekil veriyor,

and wax their bush, Kelime

0:35

ve özel bölgelerine ağda yapıyor,

Kelime

Kasık kılları için gayriresmî argo olarak bush

Burada “bush”, kasık kılları için kullanılan gayriresmî bir argo sözcüktür. Bakım eylemleri olan “shave, crop, style, and wax”, sözcüğün bir çalıyı değil vücut kıllarını anlattığını açıkça gösterir. Sözcük dolaylı bir ifadedir, ancak bağlama göre şakacı, kaba veya cinsel bir tınıya sahip olabilir. Bu tonu tanımak, “bush” sözcüğünü tarafsız bir anatomi terimi sanmadan yetişkinler arasındaki konuşmaları anlamanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Bir öğrenci resmî bir sağlık raporunda “pubic hair” yerine “bush” kullanıyor. Bu uygun bir üslup seçimi midir?

  1. Hayır, uygun değildir.
  2. Evet, uygundur.
Cevabı göster

Hayır, uygun değildir.

which might not always be the best decision.

0:36

bu her zaman en iyi karar olmayabilir.

Today,

0:38

Bugün,

we'll find out why.

0:38

nedenini öğreneceğiz.

In this episode of the Infographic Show,

0:39

The Infographic Show'un bu bölümünde,

why do we have pubic hair?

0:41

neden kasık kıllarımız var?

Don't forget to subscribe and click the bell button

0:42

Abone olmayı ve zil düğmesine tıklamayı unutmayın

so that you can be part of our notification squad.

0:44

böylece bildirim ekibimizin bir parçası olabilirsiniz.

The reason we start growing pubic hair is like we said,

0:46

Kasık kıllarımızın çıkmaya başlamasının nedeni, dediğimiz gibi,

down to hormones.

0:49

hormonlara bağlıdır.

Girls become young women and boys become young men,

0:50

Kızlar genç kadınlara, erkekler de genç erkeklere dönüşerek,

racing towards a stage in life in which together they can reproduce.

0:52

hayatta birlikte üreyebilecekleri bir aşamaya doğru koşarlar.

While that doesn't happen too often when they reach puberty,

0:56

Ergenliğe ulaştıklarında bu çok sık gerçekleşmese de,

it can.

0:58

gerçekleşebilir.

The age of consent usually is well after puberty in most countries, Kültür

0:59

Rıza yaşı çoğu ülkede ergenlikten çok sonradır,

Kültür

Hukuk terimi age of consent

Age of consent, yasaların bir kişinin cinsel faaliyete hukuken geçerli biçimde rıza gösterebileceğini kabul ettiği asgari yaştır. Bu cümlede fiziksel gelişim aşamasını değil, hukuki bir sınırı belirtir. Kesin yaş ve kuralın nasıl uygulanacağı; yargı alanına, faaliyetin türüne, koşullara ve o tarihte yürürlükte olan yasaya bağlıdır. Cümle genel bir karşılaştırma yapar; tüm dünyada geçerli tek bir yaş belirlemez.

Alıştırma

Bir haber metninde, cinsel faaliyete geçerli biçimde rıza göstermek için gereken yasal asgari yaşı özellikle hangi terim ifade eder?

  1. age of consent
  2. minimum marriage age
  3. age of majority
Cevabı göster

age of consent

with the world's lowest and highest being between 11 and 21,

1:03

Age of Consent organizasyonuna göre

according to the organization Age of Consent.

1:06

dünyadaki en düşük ve en yüksek yaş 11 ile 21 arasındadır.

Shockingly,

1:09

Şaşırtıcı bir şekilde,

the youngest mother ever on record was only 5 and a half years old,

1:09

kayıtlara geçen gelmiş geçmiş en genç anne sadece 5 buçuk yaşındaydı,

with doctors stating that the Peruvian girl had entered very precocious puberty.

1:13

ve doktorlar Perulu kızın çok erken bir ergenliğe girdiğini belirtiyorlardı.

The Huffington Post tells us the youngest father on record was an 11-year-old from New Zealand

1:17

The Huffington Post, kayıtlara geçen en genç babanın Yeni Zelandalı 11 yaşında bir çocuk olduğunu

who impregnated his school friend's 36-year-old mother.

1:22

ve okul arkadaşının 36 yaşındaki annesini hamile bıraktığını söylüyor.

He was also a very fast developer,

1:25

O da çok hızlı gelişen biriydi,

as most boys can't reproduce at that age.

1:27

çünkü çoğu erkek o yaşta üreyemez.

It's also likely the young man had hair around his genitals when he slept with that woman.

1:29

Ayrıca, bu kadınla yattığında genç çocuğun cinsel organlarının etrafında kıllar olması da muhtemeldir.

The question

1:33

Bugünkü

today is why?

1:34

soru, neden?

And not just why it actually grows,

1:35

Sadece neden gerçekten büyüdüğü değil,

but what is the reason for having it?

1:37

ama ona sahip olmanın sebebi nedir?

This question was posed to Men's Health Magazine

1:39

Bu soru Men's Health Magazine dergisine soruldu

and the answer that came from the expert was,

1:41

ve uzmandan gelen cevap şuydu:

"We don't really know."

1:43

"Aslında gerçekten bilmiyoruz."

The respondent,

1:45

Yanıt veren kişi,

a PhD sex researcher,

1:46

doktoralı bir seks araştırmacısı,

did offer some hypotheses. Notlar

1:47

bazı hipotezler sundu.

Dilbilgisi

did offer yapısındaki vurgulayıcı did

Geçmiş zamandaki olumlu bir cümlede did + fiilin yalın hâli vurgu katar. Did offer, kişinin gerçekten sunduğu anlamına gelir; eylemi yalnızca bildirmek yerine eylemin gerçekleştiğini doğrular. Burada vurgu bir ödünleme ilişkisi kurar: Kesin yanıt bilinmiyordu, ancak araştırmacı yine de bazı hipotezler sundu. Geçmiş zamanı did taşıdığı için offer yalın hâlde kalır; offered kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi vurgulu did ve offer fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: Although the analyst had no final answer, she ____ two possible explanations.

Cevabı göster

did offer

Kalıp ifadeler

offer some hypotheses: geçici açıklamalar öne sürmek

Bu cümlede offer some hypotheses, “değerlendirilmek üzere birkaç olası açıklama öne sürmek” demektir. Buradaki offer, araştırmacının bir nesne sunmasını değil, tartışmaya fikir katmasını anlatan resmî bir aktarım fiilidir. Bir hipotez geçici ve sınanabilir bir açıklamadır. Kanıtlanmış bir olgu değildir; bu yüzden ifade, sonraki kanıtların her açıklamayı desteklemesine, değiştirmesine veya reddetmesine açık kapı bırakır.

Alıştırma

Hangi cümle hâlâ sınanması gereken olası bir açıklama sunuyor?

  1. The researchers reported a measured temperature rise.
  2. The researchers offered a hypothesis for the unexpected temperature rise.
  3. The researchers proved that every possible cause was wrong.
Cevabı göster

The researchers offered a hypothesis for the unexpected temperature rise.

One of these is that the pubic hair might keep our reproductive organs warm.

1:49

Bunlardan biri kasık kıllarının üreme organlarımızı sıcak tutabileceği yönünde.

Another was that the thicket of hair might trap pheromones, Notlar

1:53

Bir diğeri, sık kılların feromonları hapsedebileceğiydi,

sexual signals we send to each other.

1:56

yani birbirimize gönderdiğimiz cinsel sinyalleri.

Deyimler

the thicket of hair: yoğun kılları çalılığa benzetmek

Thicket sözcüğü gerçek anlamıyla yoğun ve birbirine geçmiş çalılardan veya küçük ağaçlardan oluşan bir alanı anlatır. the thicket of hair ifadesinde yazar, bu bitki görüntüsünü yoğun bir kıl kütlesi için metafor olarak kullanır; of hair, mecazi çalılığı neyin oluşturduğunu belirtir. Bu görüntü trap pheromones ifadesine de zemin hazırlar: yoğun bir alan sanki bir şeyi içinde tutabilirmiş gibi görünür. Ancak might, bunun kanıtlanmış bir biyolojik mekanizma değil, olası bir açıklama olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede thicket gerçek bitki örtüsü yerine yoğun ve birbirine dolaşmış bir kütleyi anlatan metafor olarak kullanılıyor?

  1. A thicket of wires filled the narrow cabinet.
  2. One loose wire lay across the empty cabinet.
  3. A thicket of thorny bushes grew beside the path.
Cevabı göster

A thicket of wires filled the narrow cabinet.

Kelime

Pheromones sözcüğünün biyolojik anlamı

Feromonlar, bir canlının dışarı saldığı ve aynı türün diğer üyelerinin davranışını ya da biyolojisini etkileyebilen kimyasal sinyallerdir. Bu cümlede sexual signals, terimin basit bir açıklamasıdır. Cümle yalnızca bir varsayım sunar: might trap, kılların bu sinyalleri tutabileceği anlamına gelir. İnsan feromonlarının kesinlikle çekim yarattığını söylemez.

Alıştırma

Örnekteki pheromones sözcüğünü en iyi hangi ifade açıklar?

  1. Yalnızca bir kişinin vücudunda çalışan hormonlar.
  2. Aynı türün diğer üyelerini etkileyebilen kimyasal sinyaller.
  3. İnsanların kullanmayı seçtiği herhangi bir hoş koku.
Cevabı göster

Aynı türün diğer üyelerini etkileyebilen kimyasal sinyaller.

And another was that pubic hair is simply a marker that lets us know we are able to reproduce.

1:58

Bir diğeri ise kasık kıllarının basitçe üreyebildiğimizi anlamamızı sağlayan bir işaret olduğu yönündeydi.

In another article,

2:03

Başka bir makalede,

The Guardian went a bit further, Anlatım akışı

2:04

The Guardian biraz daha ileri giderek,

Anlatım akışı

Söylemi ilerleten went a bit further

Burada went a bit further fiziksel bir hareketi anlatmaz. The Guardian’ın daha önce anılan kaynaktan daha güçlü veya daha geniş kapsamlı bir iddiada bulunduğunu belirtir. İfade, görüşleri karşılaştırır ve tartışmayı ileri taşır. A bit karşılaştırmayı yumuşatır; böylece güçteki artış, büyük ve çarpıcı bir değişim gibi duyulmaz.

Alıştırma

Bu derste geçen ve “biraz daha güçlü bir iddiada bulundu” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The first review called the plan difficult. The second ____ and called it impossible.

Cevabı göster

went a bit further

stating that our pubic hair has a job to do Deyimler

2:05

kasık kıllarımızın yapması gereken bir işi olduğunu

Deyimler

our pubic hair has a job to do: işlev anlamındaki job

our pubic hair has a job to do ifadesinde vücut tüyleri, kendilerine verilmiş bir görevleri varmış gibi kişileştirilir. Burada job, ücretli bir iş değil, pratik bir işlev veya rol anlamına gelir. X has a job to do kalıbı açıklamayı canlı hâle getirir ve ardından X'in özel amacına ilişkin ayrıntıların geleceğini gösterir. Bir vücut bölümünün, nesnenin veya sürecin amacını da anlatabilir.

Alıştırma

Filtrenin pratik bir amaca hizmet ettiğini belirten kişileştirme kalıbıyla cümleyi tamamlayın: The filter ____: it traps dust before it enters the motor.

Cevabı göster

has a job to do

and we should stop getting rid of it for the sake of style. Notlar

2:07

ve tarz uğruna ondan kurtulmayı bırakmamız gerektiğini belirtti.

Öbek fiiller

getting rid of it: sabit get rid of ifadesi

Getting rid of it, istenmeyen bir şeyi kaldırmak veya ortadan kaldırmak anlamındaki sabit get rid of something ifadesinin -ing biçimidir. Rid burada tek başına kullanılmaz; of kaldırılan şeyi tanıtır ve it bu cümlede kasık tüylerine gönderme yapar. Burada stop fiilinden sonra -ing biçimi geldiği için get, getting olur. Yeniden kullanılabilir yapı stop getting rid of + nesne biçimindedir ve o nesneyi kaldırmayı bırakmak anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi “ortadan kaldırmak” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We need to ____ these duplicate entries before publishing the list.

Cevabı göster

get rid of

Kalıp ifadeler

for the sake of style: görünüş uğruna

for the sake of style ifadesindeki for the sake of + isim yapısı, bir eylemi gerekçelendiren amacı veya değer verilen unsuru belirtir: eylem, o şeyi gerçekleştirmek, korumak ya da önceliklendirmek için yapılır. Burada “sadece şık görünmek için” anlamındadır ve cümle, görünüş uğruna yararlı bir şeyi feda etmeyi sorgular. Buradaki sake “amaç, yarar veya neden” demektir; Japon alkollü içkisini ifade etmez. Kullanılabilir kalıp for the sake of + isim veya -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için for, the sake ve of ögelerini doğru sıraya koyun: We reviewed the figures one more time ____ accuracy.

Cevabı göster

for the sake of

The article starts with evidence of the pubic hair grooming industry booming,

2:10

Makale, kasık kılı bakım sektörünün hızla büyüdüğüne dair kanıtlarla başlıyor,

stating that the clean and bare look is very much in vogue these days.

2:13

bugünlerde temiz ve tüysüz görünümün çok moda olduğunu belirtiyor.

Whether you take a razor to your pubes Kalıp ifadeler

2:17

İster kasıklarınıza jilet vurun

Kalıp ifadeler

take a razor to your pubes: kasık kıllarını jiletle almak

take + araç + to + hedef kalıbı, “o aracı hedef üzerinde kullanmak” anlamına gelir ve çoğu zaman güçlü veya köklü bir eylem hissi verir. Bu nedenle take a razor to your pubes, kasık kıllarını jiletle almak demektir; jileti bir yere götürmek anlamına gelmez. Burada to, aracın etki ettiği şeyi belirtir. Eylem kullanılan araçtan açıkça anlaşılıyorsa aynı kalıp a pair of scissors, a brush veya a scraper gibi araçlarla da kullanılabilir. Pubes, pubic hair ifadesinin kısaltılmış ve gündelik biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için take, a scrub brush ve to ögelerini hedef kalıba göre sıralayın: After the storm, she decided to ____ the muddy steps.

Cevabı göster

take a scrub brush to

or opt for waxing, Kalıp ifadeler

2:19

ister ağdayı,

Kalıp ifadeler

opt for waxing: bir yöntem seçmek

Opt for waxing, diğer seçenekleri değerlendirdikten sonra ağdayı seçmek anlamına gelir. Opt for, waxing ifadesini seçilen yöntem olarak sunar ve çoğu zaman choose fiilinden biraz daha bilinçli veya resmî duyulur. Kalıp opt for + isim veya -ing biçimidir. Burada waxing, seçilen yöntemin adını belirten bir -ing biçimidir.

Alıştırma

İki seyahat planını karşılaştırdıktan sonra treni seçtiklerini doğru şekilde belirten cümle hangisidir?

  1. They opted for the train.
  2. They opted to the train.
  3. They opted for take the train.
Cevabı göster

They opted for the train.

depilatories,

2:20

tüy dökücü kremleri,

or electrolysis,

2:21

veya elektrolizi seçin,

some doctors say you are going to cause unnecessary irritation to the cleared site.

2:22

bazı doktorlar temizlenen bölgede gereksiz bir tahrişe neden olacağınızı söylüyor.

This could cause bacterial pathogens to appear

2:26

Bu, bakteriyel patojenlerin ortaya çıkmasına neden olabilir

or boils and abscesses,

2:29

veya çıbanlar ile apselere,

and there's a greater chance of herpes infection on a smooth playing field, Deyimler

2:30

ve pürüzsüz bir oyun alanında herpes enfeksiyonu olasılığı daha yüksektir,

Deyimler

Eğlenceli bir benzetme olarak smooth playing field

Smooth playing field, bu bağlam için oluşturulmuş eğlenceli bir benzetmedir; tıbbi bir terim veya gerçek bir spor sahası değildir. Smooth, tıraş ya da ağda sonucunda tüysüz kalan cildi anlatırken playing field bu cildi temasın gerçekleştiği açık bir yüzey olarak resmeder. Bu cümlede söz konusu imge, enfeksiyon riskiyle ilgili iddiayı canlı ve biraz esprili hâle getirir. Anlamı çevredeki tüy alma bağlamı sağladığı için ifade, kalıplaşmış bir söz olarak değil mecazi biçimde okunmalıdır.

Alıştırma

Örnek cümlede smooth playing field neyi ifade ediyor?

  1. Tüyleri alınarak tüysüz bırakılan cilt
  2. Yüzeyi düzgün bir spor sahası
  3. Herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu adil bir durum
Cevabı göster

Tüyleri alınarak tüysüz bırakılan cilt

says the article.

2:34

diyor makale.

Our bed of hair stops friction of the skin,

2:35

Kıl yatağımız cildin sürtünmesini durdurur,

and without it we are more likely to get infections in the pubic area.

2:37

ve o olmadan kasık bölgesinde enfeksiyon kapma ihtimalimiz daha yüksektir.

So, perhaps if we believe that,

2:40

Yani, belki buna inanırsak,

then one reason we have pubic hair is so it doesn't happen.

2:42

kasık kıllarına sahip olmamızın bir nedeni de bunun olmamasıdır.

In fact,

2:45

Aslında,

if you look at all the possible reasons out there why we have pubic hair,

2:46

neden kasık kıllarımız olduğuna dair tüm olası nedenlere bakarsanız,

most experts believe in a handful of hypotheses. Kalıp ifadeler

2:49

çoğu uzman bir avuç hipoteze inanıyor.

Kalıp ifadeler

A handful of + çoğul isim: az sayıda

A handful of, 'az sayıda' anlamına gelir. a handful of hypotheses ifadesi, kesin bir sayı vermeden hipotezleri sınırlı bir grup olarak sunar. Burada handful mecazidir; gerçekten bir elde tutulan bir şeyi anlatmaz. Tam olarak beş anlamına da gelmez. Yalnızca değerlendirilen temel olasılıkların birkaç tane olduğunu belirtir.

Alıştırma

Sayının az olduğunu göstermek için cümleyi a handful of ile tamamlayın: Only ____ applicants had the required experience.

Cevabı göster

a handful of

These are trapping pheromones,

2:52

Bunlar feromonları hapsetmek,

unwanted friction,

2:53

istenmeyen sürtünme,

keeping us warm,

2:54

bizi sıcak tutması,

protecting us from bacteria and disease,

2:55

bizi bakteri ve hastalıklardan koruması,

and the indication that we have matured.

2:57

ve olgunlaştığımızın göstergesidir.

That seems like a good enough set of reasons.

2:59

Bu yeterince iyi bir nedenler dizisi gibi görünüyor.

And if you think you look better without pubic hair,

3:01

Ve kasık kılları olmadan daha iyi göründüğünüzü düşünüyorsanız,

you might bear in mind that by not trapping your magical pheromones, Kalıp ifadeler

3:03

büyülü feromonlarınızı hapsetmeyerek,

you are actually making yourself less attractive.

3:06

kendinizi aslında daha az çekici hale getirdiğinizi aklınızda bulundurabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

Might bear in mind that: yumuşatılmış bir hatırlatma

Bear in mind that, 'sonraki bilgiyi hatırlamak ve dikkate almak' anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada bear bir fiildir ve ifade, bir yargıyı ya da kararı etkileyebilecek bilgiyi içeren bir yan cümleyi tanıtır. Might, hatırlatmayı Bear in mind that... demekten daha dolaylı hâle getirir. Bu cümlede konuşan kişi, dinleyiciden istenmeyen bir sonucu nazik ama biraz da imalı biçimde değerlendirmesini ister.

Alıştırma

Hangi cümle, dinleyenin dikkate alması gereken bir bilgiyi sunmak için yumuşatılmış hatırlatma ifadesini doğru kullanır?

  1. You might bear that the last train leaves at ten.
  2. You might bear in the mind that the last train leaves at ten.
  3. You might bear in mind that the last train leaves at ten.
Cevabı göster

You might bear in mind that the last train leaves at ten.

If you worry about pubic lice encroaching into your nether regions, Kelime

3:09

Kasık bitlerinin mahrem bölgelerinize girmesinden endişeleniyorsanız,

Kelime

Mizahi bir örtmece olarak nether regions

Burada nether regions, cinsel organları veya kasık bölgesini mizahi bir şekilde dolaylı olarak anlatan bir örtmecedir. Kasık bitlerinden söz edilmesi, hangi vücut bölgesinin kastedildiğini açıkça gösterir; ifade aşağıda bulunan coğrafi bir bölge anlamına gelmez. Bu ifade, vücudun mahrem bir bölümünden doğrudan adını söylemeden bahsetmeyi sağlar. Genel olarak bilerek belirsiz, biraz eski moda ve şakacı bir tınıya sahiptir; tıbbi açıdan kesin değildir.

Alıştırma

Bir doktor resmî bir tıbbi raporda etkilenen vücut bölümünün adını vermek yerine nether regions kullanıyor. Bu en iyi seçim midir?

  1. Hayır. Belirli bir anatomik terim daha açık ve uygun olur.
  2. Evet. Bu ifade klinik yazımda kesin ve standarttır.
Cevabı göster

Hayır. Belirli bir anatomik terim daha açık ve uygun olur.

you may heed some doctors that say,

3:12

şöyle diyen bazı doktorlara kulak verebilirsiniz:

"While incidents of crabs have gone down, Notlar

3:14

"Kasık biti vakaları azalmış olsa da,

chlamydia and gonorrhea infections are up."

3:16

klamidya ve bel soğukluğu enfeksiyonları artmıştır."

Anlatım akışı

While A has gone down, B is up ile zıt eğilimleri karşılaştırma

Burada while, “aynı zaman diliminde” değil, “buna karşılık” anlamına gelir. İki zıt veri eğilimini yan yana getirir: kasık biti için kullanılan gündelik bir ifade olan crabs vakaları azalmış, ancak klamidya ve bel soğukluğu enfeksiyonları daha yüksek bir düzeye çıkmıştır. Yeniden kullanılabilir kalıp While A has gone down, B is up şeklindedir. While yan cümlesi bir eğilimi ortaya koyar, ana cümle ise karşıt eğilimi sunar. Have gone down, şimdi sona eren bir dönem boyunca gerçekleşen düşüşe bakarken are up mevcut durumu açıklar. Bu bilgi düzeni, bir göstergedeki iyileşmenin ilişkili bütün göstergelerin iyileştiği anlamına gelmediğini vurgular.

Alıştırma

Hangi cümlede while, “aynı zaman diliminde” anlamı yerine iki eğilimi karşılaştırmak için kullanılmıştır?

  1. While the mechanic was checking the engine, I waited outside.
  2. While the lights were off, the room stayed cool.
  3. While repair costs have gone down, customer complaints are up.
Cevabı göster

While repair costs have gone down, customer complaints are up.

Kelime

Kasık bitinin gündelik adı olarak crabs

Burada crabs, pubic lice yani kasık bitinin gündelik adıdır; genellikle kasık kıllarında yaşayan bitlerin yol açtığı enfestasyonu belirtir. Deniz hayvanlarını ifade etmez. Yakındaki klamidya ve bel soğukluğu göndermeleri, cinsel sağlık anlamını açıkça gösterir. Nötr ya da tıbbi dilde pubic lice veya pubic lice infestation kullanılır.

Alıştırma

Bu cümlede crabs neyi ifade ediyor?

  1. Deniz hayvanları
  2. Kasık biti
  3. Kas krampları
Cevabı göster

Kasık biti

Indeed,

3:19

Nitekim,

the U.S. National Library of Medicine reports that

3:19

U.S. National Library of Medicine

a study found pubic hair removers have a higher rate of sexually transmitted infections.

3:22

bir çalışmanın, kasık tüylerini alanların cinsel yolla bulaşan enfeksiyon oranının daha yüksek olduğunu bulduğunu rapor etmiştir.

One other reason we found that may be a reason for keeping your bush growing

3:27

Bulduğumuz bir diğer neden, tüylerinizi uzatmaya devam etmeniz için bir sebep olabilir,

is that it absorbs sweat,

3:30

ki o da teri emmesidir,

rather than a wet patch appearing on your shorts while strutting around the gym. Dilbilgisi

3:31

spor salonunda dolaşırken şortunuzda ıslak bir yamanın belirmesindense.

Dilbilgisi

Sonuçları karşılaştırmak için rather than

Rather than, reddedilen, kaçınılan veya daha az istenen bir alternatifi belirtir. Burada yararlı sonuç, malzemenin teri emmesidir; karşıt sonuç ise şortta ıslak bir lekenin belirmesidir. Dil bilgisi biçimleri tamamen aynı olmasa bile karşılaştırılabilir fikirleri bağlar. Bu cümlede tam bir yan cümle olan it absorbs sweat, ardından -ing biçimi gelen bir isimle, yani a wet patch appearing yapısıyla karşılaştırılır. Zaman sırası değil, karşıtlık bildirir.

Alıştırma

İstenen sonuçla istenmeyen alternatifi doğru biçimde karşılaştıran bağlayıcıyı seçin: The jacket absorbs sweat ___ leaving a wet patch on your shirt.

  1. rather than
  2. because of
  3. and then
Cevabı göster

rather than

In general,

3:35

Genel olarak,

most of the people in the know regarding our well-being and health Deyimler

3:36

refahımız ve sağlığımız hakkında bilgi sahibi olan çoğu kişi

Deyimler

in the know: özel bilgiye sahip olmak

In the know, bir konu hakkında özel, güncel veya içeriden bilgi sahibi olmak demektir. Burada people in the know, sağlık ve esenlik konularını bilen kişileri genel olarak ifade eder; resmî olarak tanımlanmış tek bir meslek grubunu anlatmaz. İfade, people sözcüğünden sonra onu niteler: people in the know. Know burada kalıplaşmış bir deyimin parçasıdır; bu yüzden “bilmenin içinde olmak” gibi sözcüğü sözcüğüne yorumlanmamalıdır.

Alıştırma

“Özel bilgiye sahip olmak” anlamındaki kalıplaşmış deyimi tamamlayın: Only a few employees are ____ about the confidential plan.

Cevabı göster

in the know

tell us it's time to put the razor down and let it all hang out. Deyimler

3:39

bize tıraş bıçağını bırakıp onu kendi haline bırakmanın zamanının geldiğini söylüyor.

Deyimler

let it all hang out: özgürlük ve gerçek anlamlı şaka

Let it all hang out, kendini tutmayı bırakıp dış görünüşü önemsemeden özgürce davranmak, konuşmak veya kendini göstermek anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Burada bedeni doğal ve kısıtlanmamış hâliyle bırakma düşüncesini destekler. Cümlede önce put the razor down dendiği için hang out, vücut kıllarını doğal biçimde görünür bırakmaya ilişkin görsel ve gerçek anlamlı bir şaka da oluşturur. It all, deyimin genel bir parçasıdır; asılması gereken ayrı nesnelerin listesi değildir.

Alıştırma

Bu cümlede let it all hang out temelde ne anlatıyor?

  1. Kendini tutmayı bırakıp doğal ve kısıtlanmamış bir görünümü benimsemek.
  2. Kuruması için birkaç nesneyi dışarı asmak.
  3. Sağlık talimatlarının ayrıntılı bir listesini vermek.
Cevabı göster

Kendini tutmayı bırakıp doğal ve kısıtlanmamış bir görünümü benimsemek.

By the way,

3:42

Bu arada,

hair in the anus area is not considered pubic hair.

3:43

anüs bölgesindeki kıllar kasık kılı olarak kabul edilmez.

But if you want to know,

3:46

Ama bilmek isterseniz,

most experts believe that it is there to stop your butt cheeks from chafing, Dilbilgisi

3:47

çoğu uzman, kalça yanaklarınızın sürtünmesini önlemek için orada olduğuna inanıyor,

Dilbilgisi

stop your butt cheeks from chafing: stop ... from -ing yapısı

stop + kişi/şey + from + -ing yapısı, o kişinin veya şeyin bir eylemi yapmasını ya da belirli bir sonucu yaşamasını engellemek anlamına gelir. Burada kalçaların birbirine sürtünerek acımasını veya tahriş olmasını önlemekten söz edilir. from sonrasında fiilin -ing biçimi kullanılır: stop your butt cheeks from chafing doğrudur; stop your butt cheeks from chafe denmez. Aynı yapı güvenlik, sağlık ve günlük önlemler hakkında konuşurken kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi from ve touch fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The safety cover stops children ____ the hot surface.

Cevabı göster

from touching

keep us warm,

3:51

bizi sıcak tuttuğuna,

and also again,

3:52

ve yine,

it traps those wonderful pheromones.

3:53

o harika feromonları hapsettiğine.

Women's Health magazines also provide all kinds of tips on getting rid of this hair

3:55

Women's Health dergileri de bu kıllardan kurtulmak için her türlü ipucu sağlıyor

that is essentially pubic hair growing around the back.

3:59

ki bu aslında arka tarafta büyüyen kasık kılıdır.

The same methods are used for removal,

4:01

Almak için aynı yöntemler kullanılır,

but might be somewhat more difficult,

4:03

ancak biraz daha zor,

dangerous,

4:05

tehlikeli,

or embarrassing for some.

4:05

veya bazıları için utanç verici olabilir.

With all this in mind, Anlatım akışı

4:07

Tüm bunları göz önünde bulundurarak,

why are so many people nowadays opting to have fashionable pubes or going completely bald?

4:08

neden bugünlerde pek çok insan modaya uygun kasık kıllarına sahip olmayı veya tamamen kel olmayı tercih ediyor?

Anlatım akışı

With all this in mind: önceki bilgilerle sonraki bölümü şekillendirmek

With all this in mind, az önce söylenen her şeyi göz önünde bulundurmak anlamına gelir. Önceki noktaları, bundan sonra söylenecekler için ortak bir temel hâline getirir; mind burada kalıplaşmış ifadenin parçasıdır ve fiziksel bir konumu anlatmaz. Bu cümlede ifade, olası sağlık işlevlerinin değerlendirilmesinden insanların tercihleriyle ilgili yeni bir soruya geçişi gösterir. Genellikle önceki bilgiler ışığında değerlendirilmesi gereken bir sonuç, karar, öneri veya soruyu tanıtır.

Alıştırma

Az önce tartışılan her şeyi göz önünde bulundurmak anlamındaki beş sözcüklü geçiş ifadesini kullanın: ____, should we continue with the plan?

Cevabı göster

With all this in mind

Women seem to be under more pressure than men, Kalıp ifadeler

4:13

Kadınlar erkeklerden daha fazla baskı altında görünüyor,

Kalıp ifadeler

under more pressure than men: erkeklerden daha fazla baskı altında olmak

Be under pressure, stres veya güçlü beklentiler altında olmak demektir. Buradaki pressure fiziksel değil, toplumsal baskıdır: kadınların görünüş ve kişisel bakım konusunda daha güçlü beklentilerle karşılaştığı anlatılır. More ... than iki grubun karşılaştığı baskının derecesini karşılaştırır. Than men, than men are under pressure ifadesinin eksiltili biçimidir. Cümle, kadınların bu baskıya erkeklerden daha fazla maruz kaldığını söyler.

Alıştırma

İki grubu karşılaştırmak için be under more pressure than ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. New employees are more pressure under than senior staff.
  2. New employees are under than senior staff more pressure.
  3. New employees are under more pressure than senior staff.
Cevabı göster

New employees are under more pressure than senior staff.

and they have a much harder time keeping things trimmed. Dilbilgisi

4:15

ve işleri düzgün tutmakta çok daha zorlanıyorlar.

Dilbilgisi

have a much harder time keeping things trimmed: ilgili yerleri düzenli tutmakta çok daha fazla zorlanmak

Have a hard time doing something, bir etkinliği yapmakta zorlanmak demektir. Time sözcüğünden sonra etkinlik normalde -ing biçimiyle ifade edilir: have a hard time keeping. Much harder karşılaştırmayı güçlendirir ve zorluğun çok daha fazla olduğunu belirtir. Karşılaştırmanın diğer tarafı önceki bağlamdan anlaşılır. Bu ifade, işin mutlaka saat bakımından daha uzun sürdüğü anlamına gelmez. Keeping things trimmed, keep + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanarak bir şeyi kesilmiş ve düzenli durumda tutmayı anlatır. Buradaki things kasıtlı olarak belirsizdir ve ilgili vücut kıllarına veya bölgelerine dolaylı biçimde gönderme yapar.

Alıştırma

Cümleyi, bir şeyi yapmayı çok daha zor bulmak anlamındaki ifadeyle tamamlayın: During exam week, I ____ sleeping well than usual.

Cevabı göster

have a much harder time

It has for a long time been seen by many to be an ungainly sight to have hair in plain sight Kalıp ifadeler

4:17

Bikini bölgesi dediğimiz yerin dışında, göz önünde kılların olması

Kalıp ifadeler

in plain sight: açıkça görülen ve gizlenmemiş

In plain sight, bir şeyin açıkça görüldüğü ve gizlenmediği anlamına gelir. Burada kılların mayo tarafından örtülmek yerine doğrudan görülebildiğini anlatır. Bu ifade ayrıca göz önünde olan bir şeyin yine de fark edilmemiş veya göz ardı edilmiş olduğunu ima edebilir. Plain, şeyin ne kadar açık biçimde göründüğünü belirtir; sıradan, basit veya çekici olmayan anlamına gelmez.

Alıştırma

“Açıkça görülen ve gizlenmemiş” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The spare key was left ____ on the kitchen counter.

Cevabı göster

in plain sight

outside of what we call the bikini line. Kelime

4:22

uzun zamandır birçok kişi tarafından çirkin bir manzara olarak görülüyor.

Kelime

the bikini line: vücut bakımında kullanılan bir sınır terimi

The bikini line, bikini altının kenarlarının çevresindeki, özellikle kasık kıllarının görünür kalabileceği bölge için kullanılan yaygın ve tıbbi olmayan bir terimdir. Bu parçada outside of the bikini line, kılların giysinin normalde örteceği bölgenin dışına uzanmasını anlatır. Buradaki line, giysiyle ilişkili yaklaşık bir sınırı ifade eder; bikini üzerine basılmış bir şerit veya sabit bir anatomik çizgi değildir.

Alıştırma

Bir güzellik salonu açıklamasında the bikini line en doğal olarak neyi ifade eder?

  1. Bikini altının kenarları çevresinde vücut kıllarının görünebileceği bölge
  2. Vücuttaki kesin bir tıbbi sınır
  3. Bikini üzerine basılmış dekoratif bir şerit
Cevabı göster

Bikini altının kenarları çevresinde vücut kıllarının görünebileceği bölge

Elle Magazine talked about this pressure,

4:24

Elle Magazine bu baskıdan bahsetti,

stating in 2016 that 83% of women aged 16 to 24 in a survey

4:26

2016'daki bir ankette 16 ila 24 yaş arası kadınların %83'ünün

said there was too much weight on their shoulders regarding pubic hair grooming and removal. Deyimler

4:31

kasık kılı bakımı ve temizliği konusunda omuzlarında çok fazla yük olduğunu söylediğini belirtti.

Deyimler

Too much weight on their shoulders: omuzlarda aşırı yük

Bu ifade, duygusal veya toplumsal baskıyı birinin omuzlarında taşınan fiziksel bir yüke benzetir. Burada too much weight, kişisel bakım konusundaki beklentilerin aşırı derecede ağır hissedildiğini anlatır; gerçek bir nesnenin taşındığı anlamına gelmez. weight on someone's shoulders kalıbı sorumluluk, beklenti, endişe veya baskıyı anlatabilir. too much ya da a heavy gibi güçlendiriciler yükün özellikle ağır olduğunu vurgular.

Alıştırma

weight ve doğru iyelik biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: After the promotion, Maya felt there was too much ____ because everyone expected her to fix every problem.

Cevabı göster

weight on her shoulders

Another survey taken in the UK said half of all the women they talked to under the age of 35

4:36

İngiltere'de yapılan bir başka anket, konuştukları 35 yaşın altındaki kadınların yarısının

got rid of their pubic hair completely.

4:41

kasık kıllarından tamamen kurtulduğunu söyledi.

In the USA,

4:43

ABD'de,

one study in 2016 found that 80% of women groomed their pubic hair.

4:44

2016'da yapılan bir araştırma, kadınların %80'inin kasık kıllarına bakım yaptığını buldu.

Elle itself interviewed its own staff and found

4:48

Elle'in kendisi kendi personeliyle röportaj yaptı ve buldu ki

that 95% of its staff trimmed or shaved everything off.

4:50

personelinin %95'i kısaltıyor veya her şeyi tıraş ediyordu.

It seems that men are less likely to shave down there or remove everything.

4:55

Görünüşe göre erkeklerin aşağıyı tıraş etme veya her şeyi temizleme olasılığı daha düşük.

And on some forums,

4:59

Ve bazı forumlarda,

men said they did it only to make their appendage look bigger.

5:00

erkekler bunu sadece uzuvlarını daha büyük göstermek için yaptıklarını söylediler.

That said, Anlatım akışı

5:03

Bununla birlikte,

Anlatım akışı

That said: önceki noktayı sınırlayan geçiş

That said, önceki ifadenin tamamına dönüp bakan bir söylem belirtecidir. Önceki noktayı kabul ettikten sonra bile anlamına gelir ve sıradaki bilginin o noktayı sınırlayacağını, kapsamını daraltacağını veya dengeleyeceğini gösterir. Önce genel bir nokta ortaya koyup ardından bir istisna ya da başka bir açı eklerken o noktayı geçerli tutarak savı düzenler. Buradaki that belirli bir alıntıya gönderme yapmaz ve said yeni bir konuşma eylemini bildirmez.

Alıştırma

Hangi seçenek, ilk noktayı geçerli tutarken olumlu bir denge unsuru eklemek için bağlacı kullanıyor?

  1. The apartment is compact. In other words, it does not have much space.
  2. The apartment is small. Therefore, it is easy to heat.
  3. The apartment is small. That said, its location is excellent.
Cevabı göster

The apartment is small. That said, its location is excellent.

when a study was taken which asked women about the pubic hair of the men they slept with,

5:03

kadınlara yattıkları erkeklerin kasık kılları hakkında soru sorulan bir araştırma yapıldığında,

it was revealed that 90% of the men had done some amount of manscaping in the pubic region. Notlar

5:07

erkeklerin %90'ının kasık bölgesinde bir miktar tüy bakımı yaptığı ortaya çıktı.

Dilbilgisi

it was revealed that: kişisiz bildirme yapısı

it was revealed that, bir bilgiyi aktarmak için kullanılan kişisiz edilgen bir bildirme yapısıdır. Biçimsel özne olan it herhangi bir nesneye gönderme yapmaz; asıl içerik that ile başlayan yan cümlede yer alır. Revealed, bilginin ortaya çıktığını gösterir; bilgiyi açıklayan kişi ya da kaynak ise arka planda kalır. Bu cümlede yapı bir anket sonucunu sunar ve soruları kimin sorduğuna, verileri kimin analiz ettiğine ya da sonucu kimin açıkladığına değil, yüzdeye ve bulguya odaklanır. Edilgenlik yalnızca dilbilgisel biçimi belirtir; sonucun güvenilir olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Hangi cümlede raporlanmış bir bulguyu sunmak için kişisiz edilgen yapı olarak it was revealed that kullanılmıştır?

  1. It was revealed that the survey reached more people than expected.
  2. It revealed the survey that more people had arrived.
  3. The survey revealed that it reached more people than expected.
Cevabı göster

It was revealed that the survey reached more people than expected.

Kelime

manscaping: erkek vücut tüyleri için gündelik bakım

Manscaping, man ve landscaping kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşmuş gayriresmî bir kelimedir. Bir erkeğin vücut tüylerini kısaltmasını, tıraş etmesini veya şekillendirmesini anlatır; tüylerin tamamının alınması gerektiği anlamına gelmez. Bu cümlede in the pubic region, genel anlamdaki kelimeyi erkek cinsel organlarının çevresindeki tüy bakımına daraltır. Some amount of ise bakımın belli bir ölçüde yapıldığını belirtir. Bu birleşik kelime hafif ve biraz esprili bir hava taşır; tıbbi bir terim değildir.

Alıştırma

Hangi cümle manscaping kelimesini erkek vücut tüylerinin gayriresmî bakımı anlamında doğal biçimde kullanıyor?

  1. Jordan did some manscaping to repair his bicycle.
  2. Jordan did some manscaping before the beach trip.
  3. Jordan did some manscaping to file his tax return.
Cevabı göster

Jordan did some manscaping before the beach trip.

Men, of course,

5:13

Erkekler, elbette,

can be hairy just about everywhere,

5:13

hemen hemen her yerde kıllı olabilirler,

and if they are,

5:15

ve eğer öyleyseler,

it seems that some women like that and others don't,

5:16

kadınlara kıllı bir erkeği sevip sevmediklerini soran medyaya göre,

according to media that asked women the question of if they liked a hairy guy.

5:19

görünüşe göre bazı kadınlar bunu seviyor ve bazıları sevmiyor.

One Reddit post asked women what they preferred regarding men's pubic hair,

5:23

Bir Reddit gönderisi kadınlara erkeklerin kasık kılları hakkında ne tercih ettiklerini sordu,

and just about all the respondents said that a trim was fine,

5:27

ve katılımcıların neredeyse tamamı düzeltmenin iyi olduğunu,

but men should not go for a full shave.

5:30

ancak erkeklerin tamamen tıraş olmaması gerektiğini söyledi.

They gave a variety of reasons,

5:32

Çeşitli nedenler sundular,

but many women said it looks too childlike,

5:34

ancak birçok kadın bunun çok çocuksu göründüğünü söyledi,

and some said it doesn't feel good on different parts of the body when it turns into stubble.

5:36

ve bazıları kıl dönmesine dönüştüğünde vücudun farklı bölgelerinde iyi hissettirmediğini söyledi.

As for the question of does shaved or trimmed hair grow back thicker, Notlar

5:40

Tıraş edilmiş veya kesilmiş kılların daha kalın çıkıp çıkmadığı sorusuna gelince,

Anlatım akışı

As for the question of ...: konu değiştirme kalıbı

As for bir konu değişikliğini belirtir: Konuşmacı önceki konudan ayrılır ve yeni bir meseleyi odağa getirir. Buna the question of eklendiğinde, devamındaki içerik incelenmesi veya yanıtlanması gereken belirli bir mesele olarak sunulur. As for the question of ... kalıbının tamamı, olgusal iddianın bir parçası olmak yerine konuşmayı düzenler. “Şimdi bu meseleyi ele alacağım” mesajını verir.

Alıştırma

Yukarıda öğretilen beş kelimelik konu değiştirme kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ whether the plan is affordable, we need more data.

Cevabı göster

As for the question of

Öbek fiiller

grow back: kayıp veya çıkarılma sonrasında yeniden büyümek

Grow back; kesildikten, tıraş edildikten, çıkarıldıktan, zarar gördükten veya kaybedildikten sonra yeniden büyümek ya da çıkmak demektir. Back, önceki varlığa veya duruma dönüşü ifade eder; vücudun sırt kısmını anlatmaz. Örnekte grow back, kılların yeniden çıkmasını anlatır. Thicker ise yeniden çıkan kılların sözde nasıl olabileceğini belirtir; fiil öbeğinin anlamına dâhil değildir.

Alıştırma

Özellikle “çıkarıldıktan sonra yeniden büyümek” anlamına gelen fiil öbeğini seçin: After the vet shaved a patch of the dog's fur, it began to ____.

  1. grow back
  2. grow out
  3. grow up
Cevabı göster

grow back

well,

5:44

şey,

that's just another myth that has made the rounds of mankind. Deyimler

5:44

bu da insanlık arasında dolaşan bir başka efsaneden ibaret.

Deyimler

made the rounds: bilginin yayılmasını anlatmak

Bu cümlede made the rounds, “kişiden kişiye yayıldı ve geniş ölçüde bilinir hâle geldi” demektir. Özne another myth olduğu için ifade, birinin daire çizerek hareket etmesini değil, bilginin yayılmasını anlatır. Kalıp make the rounds biçimindedir. Özne olarak sıkça rumor, story, joke, image veya claim gibi bilgi içerikleri alır. Made geçmiş zaman biçimidir; of mankind ise mitin ne kadar geniş çapta dolaştığını abartılı biçimde anlatır.

Alıştırma

Dersteki deyimi kullanarak şu İngilizce cümleyi tamamlayın: After one misleading post was shared thousands of times, the rumor ____ within a day.

Cevabı göster

made the rounds

No, it doesn't.

5:47

Hayır, çıkmıyor.

So, there you go. Ton ve niyet

5:48

İşte böyle.

Ton ve niyet

there you go: sözlü bir açıklamayı sonuçlandırmak

Burada there you go, açıklamanın tamamlandığını ve konuşmacının vardığı sonucun artık açık olması gerektiğini bildirir. Hafif ve konuşma diline özgü bir tonla “mesele çözüldü” veya “cevap bu” gibi işlev görür; bir yere gitme talimatı değildir. Bir söylem belirteci olarak az önce sunulan sonuca veya açıklamaya gönderme yapar. Anlamı, there sözcüğünün gerçek yer anlamından değil, konuşma anından doğar.

Alıştırma

Gündelik bir açıklamada konuşmacı az önce bir miti çürütmüş ve “So, there you go.” demiştir. Bu ifade ne yapıyor?

  1. Açıklamayı bitirir ve sonucun açık olduğunu bildirir.
  2. Dinleyiciye başka bir yere gitmesini söyler.
  3. Dinleyiciden açıklamayı tekrarlamasını ister.
Cevabı göster

Açıklamayı bitirir ve sonucun açık olduğunu bildirir.

All you need to know about shaving your pubic hair.

5:49

Kasık kıllarınızı tıraş etmek hakkında bilmeniz gereken her şey.

The conclusion,

5:51

Sonuç,

it seems,

5:52

görünüşe göre,

is don't do it if you want optimum health.

5:52

optimum sağlık istiyorsanız bunu yapmayın.

But in terms of what people want, Kalıp ifadeler

5:55

Ama insanların ne istediği açısından,

it also seems a little trim now and again will keep you popular.

5:56

ayrıca arada bir biraz düzeltmek popüler kalmanızı sağlayacak gibi görünüyor.

Kalıp ifadeler

in terms of: bir ifadeyi tek bir ölçütle sınırlamak

In terms of, bir ifadeyi sınırlayan ölçütü veya bakış açısını belirtir. Burada in terms of what people want, değerlendirmeyi sağlıktan insanların genel tercihine kaydırır; bu nedenle sonraki ifade sağlıkla ilgili bir sonuç olarak anlaşılmamalıdır. Yapı in terms of + isim, isim öbeği veya isim işlevli yan cümledir. Dinleyiciye “Sonraki kısmı yalnızca bu açıdan değerlendir” mesajını verir.

Alıştırma

Karşılaştırmayı fiyatla sınırlayan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: “____ price, the basic plan is the best option.”

Cevabı göster

In terms of

In the aesthetic visual sense anyway,

5:59

En azından estetik görsel anlamda,

not in terms of how we sexually sense each other.

6:01

birbirimizi cinsel olarak nasıl hissettiğimiz anlamında değil.

Thanks for watching and please let us know in the comments what your thoughts are on this subject.

6:03

İzlediğiniz için teşekkürler ve lütfen bu konu hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda bize bildirin.

To shave or not to shave, Kültür

6:07

Tıraş olmak ya da olmamak,

that is the question.

6:09

işte bütün mesele bu.

Kültür

To shave or not to shave...: Hamlet parodisi

Bu cümle, Shakespeare'in ünlü “To be, or not to be, that is the question” sözündeki be yerine shave getirirken özgün yapıyı ve ritmi korur. Bu kaynağı tanımak, göndermeyi anlamak için gereken asgari arka plandır. Varoluşsal bir ikilemin görkemli dili, sıradan bir kişisel bakım tercihine uygulanır. Bu uyumsuzluk cümleyi komik hâle getirir ve konuyu tıraş olmak ile olmamak arasındaki bir seçim olarak etkili biçimde çerçeveler.

Alıştırma

Bu cümle bağlam içinde temel olarak ne yapıyor?

  1. Herkesin tıraş olması gerektiğine dair resmî bir kural koyar.
  2. Hamlet'in varoluş hakkındaki özgün konuşmasını hiç değiştirmeden alıntılar.
  3. Hamlet'teki ünlü bir sözü eğlenceli biçimde uyarlayarak tıraş olmayı bir ikilem olarak sunar.
Cevabı göster

Hamlet'teki ünlü bir sözü eğlenceli biçimde uyarlayarak tıraş olmayı bir ikilem olarak sunar.

Also,

6:10

Ayrıca,

be sure to check out our other video

6:10

diğer videomuzu da izlemeyi unutmayın

called How much do you poop in a lifetime?

6:12

How much do you poop in a lifetime? (Bir ömür boyu ne kadar kaka yaparsınız?) adındaki.

Thanks for watching,

6:14

İzlediğiniz için teşekkürler,

and as always,

6:14

ve her zaman olduğu gibi,

don't forget to like,

6:15

beğenmeyi,

share,

6:16

paylaşmayı,

and subscribe.

6:17

ve abone olmayı unutmayın.

See you next time.

6:17

Bir dahaki sefere görüşmek üzere.