Ördek Pastası Zamanı! 🐤 🍰 | Bluey ile Pişirme Anı | 2. Sezon Öne Çıkanlar 💙 | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Bingo, kendisini mutlu ettiği için doğum gününde yapımı zor bir ördek biçimli pasta seçer. Babası pastayı denemeyi kabul eder; Bluey ise oyuncaklarını toplamak yerine yalnızca eğlenceli pasta yapımına katılmak ister. Bunun üzerine babası, tamamlanan her alan için bir altın çıkartma vermeyi önerir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. deciding what cake to make — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: what + isim + mastar yapısının, kararın tam olarak ne hakkında olduğunu kısa bir isim öbeği içinde nasıl ifade ettiğini öğrenin. Bu kalıp hangi yemeğin sipariş edileceğini, hangi hediyenin alınacağını veya önce hangi işin yapılacağını doğal biçimde anlatmaya uyarlanabilir. 2. give it a crack. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Avustralya ve Britanya İngilizcesinde yaygın olan bu samimi ifadenin, iş zor ve başarı belirsiz olsa bile denemeyi kabul etmek anlamına geldiğini fark edin. Böylece crack sözcüğünü gerçek anlamıyla yorumlamadan, zorlu bir görevi istekli fakat gerçekçi bir güvenle üstlenebilirsiniz. 3. What if — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu başlangıcın yalnızca hayalî bir durumu sormadığını, olası bir çözüm sunduğunu anlayın. Babasının her toplanan alanı çıkartma ödülüne bağlaması gibi, iş birliği için pazarlık ederken, cazip bir öneri sunarken veya direnci nazikçe azaltırken kullanılabilir.
Bu derste
We're deciding what cake to make for Bingo's birthday. Dilbilgisi
0:00Bingo'nun doğum günü için hangi pastayı yapacağımıza karar veriyoruz.
deciding what cake to make: decide + soru sözcüklü öbek + to'lu mastar
deciding what cake to make ifadesinde what cake to make bütünü deciding fiilinin nesnesidir ve hangi tür pastanın yapılacağını seçme anlamı taşır. Bu, cümle içine yerleşmiş bir soru sözcüğü + to'lu mastar öbeğidir; doğrudan soru değildir. Bu nedenle soru cümlesi dizilişi ya da do kullanılmaz. Aktarılabilir kalıp decide + soru sözcüğü (bazen ardından bir isim gelir) + to + fiilin yalın hâli biçimindedir. Henüz karara bağlanmamış bir seçimi daha büyük bir cümlenin parçası yapar: decide what to buy, decide which route to take ve decide where to meet.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için decide ile what, snack ve bring sözcüklerini kullanın: We need to ____ for the picnic.
Cevabı göster
decide what snack to bring
What do you reckon? — gayriresmî biçimde fikir sorma
Burada What do you reckon?, Bingo'nun fikrini sorar ve What do you think? anlamına gelir. Reckon bu soruda “düşünmek” veya “inanmak” demektir; ondan bir hesaplama yapmasını istemez. Bu soru, bir seçim ya da öneri hakkında tepki vermeye yönelik samimi bir davettir. Seçenekler daha önce sunulmuşsa tek başına kullanılabilir.
Alıştırma
Gayriresmî fikir sorusunu reckon ile tamamlayın: We've looked at both options. ____?
Cevabı göster
What do you reckon
Keep going: mevcut etkinliğe devam etmek
Keep going, birine hâlihazırda sürmekte olan etkinliği devam ettirmesini söyler. Burada seçeneklere bakmaya devam etmek anlamındadır; mutlaka yürüyerek ileri gitmek anlamına gelmez. Duruma göre aynı ifade “konuşmaya devam et”, “denemeye devam et” veya “görevi sürdür” anlamına gelebilir. Hem kısa bir talimat hem de teşvik olarak kullanılabilir.
Alıştırma
Dersin ifadesini kullanarak teşvik cümlesini tamamlayın: You're nearly finished, so ____.
Cevabı göster
keep going
What about swimming pool? ile bir seçenek önermek
What about ...?, başkalarının değerlendirmesi için bir seçenek sunar. Burada swimming pool bir pasta tasarımının etiketi olarak kullanılmıştır; dolayısıyla konuşan kişi bu tasarımı önermekte, yüzme havuzları hakkında genel bilgi sormamaktadır. What about + isim öbeği veya -ing biçimini kullanın: What about Saturday? What about taking the train? Sıradan bir cümlede tekil sayılabilir bir isim genellikle a veya the gibi bir sözcük gerektirir: What about a swimming pool? Özgün cümlede artikel kullanılmamasının nedeni, ifadenin bir listedeki etiket gibi işlev görmesidir.
Alıştırma
What about ve parantez içindeki fiili kullanarak öneriyi tamamlayın: The bus is full. ____ the train instead? (take)
Cevabı göster
What about taking
Are you sure? ile bir kararı doğrulama
Are you sure? ifadesi, karşınızdaki kişiden seçtiği şeyi gerçekten yapmak istediğini onaylamasını ister. Burada konuşan kişi seçimin zor olabileceğini düşündüğü için soru, bir kez daha düşünmeye yönelik nazik bir uyarı da taşır. Doğrudan hayır demez veya seçimin kötü olduğunu söylemez. Sakin bir ton ilgi ya da hafif kuşku gösterebilir; sert bir ton ise meydan okur gibi duyulabilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız çok zor bir görev seçiyor. Are you sure? büyük olasılıkla ne yapar?
- Arkadaşının bu seçimi gerçekten isteyip istemediğini nazikçe kontrol eder.
- Arkadaşına seçimini hemen değiştirmesini emreder.
- Arkadaşının bir bilgiyi bilip bilmediğini sorar.
Cevabı göster
Arkadaşının bu seçimi gerçekten isteyip istemediğini nazikçe kontrol eder.
looks hard to make: görünüşten zorluk değerlendirme
looks hard to make ifadesinde looks, özneyi hard sıfatına bağlar. Konuşan kişi görünüşe bakarak onu yapmanın zor olacağına karar verir. to make, zor olan eylemi belirtir. Aktarılabilir kalıp look + sıfat + to'lu mastar biçimindedir: This app looks easy to use. Burada hard, zor anlamına gelir; çok çaba göstererek anlamına gelmez.
Alıştırma
easy ve use kullanarak cümleyi look + sıfat + to'lu mastar kalıbıyla tamamlayın: This new app ____.
Cevabı göster
looks easy to use
because sözcüğünün resmî olmayan yazımı Cuz
Cuz, because sözcüğünün gündelik ve resmî olmayan bir yazımıdır. Konuşanın nedenini belirtir; ardından gelen yan cümle, bir seçimin veya duygunun neden ortaya çıktığını açıklar. Bir yan cümlenin başında Cuz gördüğünüzde onu because olarak düşünün. Burada anlamı ve dil bilgisel görevi because ile aynıdır.
Alıştırma
Şu cümlenin resmî biçiminde Cuz yerine hangi sözcük kullanılmalıdır: Cuz the road was closed, we took another route?
- cousin
- cause
- because
Cevabı göster
because
made my tail wag: köpek karakterin beden diliyle mutluluk
Made my tail wag, kelime anlamıyla bir şeyin konuşanın kuyruğunu iki yana hareket ettirdiğini belirtir. Bu çocuk hikâyesinde konuşan kişi bir köpek karakteridir ve kuyruk sallama, mutluluğun veya heyecanın açık bir işareti olarak kullanılır. Mizah, bir duygunun köpeğin gözle görülen bedensel tepkisiyle anlatılmasından doğar. Asıl mesaj karakterin çok mutlu olmasıdır; kuyruk hareketi ise eğlenceli görüntüyü oluşturur.
Alıştırma
Bir hikâyede köpek karakteri The surprise made my tail wag diyor. Bu söz büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Sürpriz köpeği mutlu ve heyecanlı hissettirdi.
- Sürpriz köpeğin kuyruğunu yaraladı.
- Köpek birinin yeni bir kuyruk yapmasını istedi.
Cevabı göster
Sürpriz köpeği mutlu ve heyecanlı hissettirdi.
Can't argue with that: ikna edici bir gerekçeyi kabul etmek
Can't argue with that, “Bu iyi bir gerekçe; buna karşı söyleyecek güçlü bir şeyim yok” anlamına gelir. Bu cümlede konuşan kişi tartışma başlatmak yerine diğer kişinin gerekçesini kabul eder. Bu gündelik yanıtta I öznesi söylenmez; that ise az önce dile getirilen görüşe ya da gerekçeye gönderme yapar. İfade doğrudan onay veya hafif, gülümseten bir kabulleniş gösterebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “We should leave early because traffic gets heavy after five.” diyor. Yanıt olarak Can't argue with that ne anlama gelir?
- Resmî bir tartışma başlatmak istiyorum.
- Bu gerekçeyi dinlemeyi reddediyorum.
- Bu gerekçeyi kabul ediyorum çünkü itiraz etmek zor.
Cevabı göster
Bu gerekçeyi kabul ediyorum çünkü itiraz etmek zor.
Duck cake it is: X it is ile son seçimi onaylamak
X it is, seçenekler konuşulduktan sonra yapılan seçimi onaylayan bir gündelik konuşma kalıbıdır. Duck cake it is, “Peki, ördek şeklindeki pastayı seçtik” anlamına gelir. Seçilen şey olan X, sonucu vurgulamak için başa gelir ve ardından it is kullanılır. Bu, kararı onaylayan bir kalıptır; normal bildirme sırası olan It is X değildir.
Alıştırma
Herkes son seçimini yaptı. Yanıtı X it is kalıbıyla tamamlayın: Tea ____.
Cevabı göster
it is
have to: gereklilik veya zorunluluk belirtmek
Have to + fiilin yalın biçimi, bir şeyin gerekli veya zorunlu olduğunu belirtir. Burada have to make, konuşanın pastayı yapmaktan sorumlu olduğu anlamına gelir; have, “sahip olmak” anlamında değildir. Bildirme cümlesi dizilişinin soru işaretiyle kullanılması, gündelik bir yankı sorusu oluşturur. Konuşan kişi zorunluluğu yeni fark etmiş ve şaşkınlıkla doğrulamaktadır. Tarafsız ve tam soru Do I have to make it? olurdu.
Alıştırma
Cümleyi iki sözcüklü hedef ifade have to ile tamamlayın: To catch the last bus, I ____ leave now.
Cevabı göster
have to
take Bingo to mini hockey: birini etkinliğe götürmek
Take + person + to + place or activity, bir kişiye o yere veya etkinliğe kadar eşlik etmek ya da onu oraya götürmek anlamına gelir. Bu cümlede kişi Bingo, hedef etkinlik ise mini hockey'dir; take burada “bir nesneyi alıp taşımak” anlamına gelmez. Kalıp take + person + to + destination or activity biçimindedir. Yürüyerek eşlik etmeyi, arabayla götürmeyi veya kişiyi başka bir şekilde ulaştırmayı anlatabilir; ancak tek başına orada kalacağınızı ya da etkinliğe katılacağınızı belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi take + person + to + activity kalıbındaki fiil ve edatla tamamlayın: Every Saturday, I ____ my daughter ____ swimming lessons.
Cevabı göster
take · to
Cümle başındaki Plus: bir neden daha eklemek
Cümlenin başında Plus, söylem belirteci olarak kullanılır ve “bir nokta daha var” anlamına gelir. Dinleyiciye, konuşanın daha önce söylediklerini destekleyen bir neden daha eklediğini gösterir. Burada düşünceleri düzenler; matematiksel toplamayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümlenin başındaki Plus ne işe yarıyor?
- Konuşanın önceki nedenini geçersiz kılar.
- Konuşanın görüşünü destekleyen başka bir neden ekler.
- Dinleyiciden bir hesaplama yapmasını ister.
Cevabı göster
Konuşanın görüşünü destekleyen başka bir neden ekler.
not a funny clown: funny’nin “güldüren” anlamı
not a funny clown ifadesinde funny, “komik” veya “insanı güldüren” demektir. not olumsuzluğu, palyaçonun kendisinden beklenen bu etkiyi yaratamadığını gösterir. Funny ayrıca “tuhaf” ya da “bir şeyler tersmiş gibi” anlamına gelebilir. Bu yüzden anlamı seçerken yakındaki isme ve duruma bakın. Burada bir palyaçonun eğlendirme etkisi değerlendirildiği için kastedilen anlam “komik”tir.
Alıştırma
Hangi cümlede funny açıkça “komik” anlamına geliyor?
- The comedian was funny, and the whole audience laughed.
- There's something funny about this lock, so let's check it.
- The milk smells funny, so don't drink it.
Cevabı göster
The comedian was funny, and the whole audience laughed.
give it a crack: “denemek” demenin gündelik bir yolu
Give it a crack, “denemek” veya “bir şans vermek” anlamına gelen gündelik bir deyimdir. it zamiri, daha önce konuşulan işi ya da sorunu belirtir; crack burada bir çatlak veya bir şeyi kırma eylemi anlamına gelmez. I'll give it a crack, konuşanın özellikle zor ya da alışılmadık görünen bir şeyi denemeye istekli olduğunu gösterir. Başarılı olacağını değil, deneyeceğini ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi dersteki gündelik ifadeyle tamamlayın: The puzzle looks difficult, but I'll ____.
Cevabı göster
give it a crack
Make sure it looks exactly like the picture. Kalıp ifadeler
0:54Resimdekiyle tamamen aynı göründüğünden emin ol.
Make sure + yan cümle: sonucun gerçekleşmesini istemek
Make sure + yan cümle, “yan cümledeki durumun doğru olmasını kontrol etmek veya bunun için harekete geçmek” anlamına gelir. Bu cümlede gerekli sonucu belirtir: tamamlanan şey resimdekinin tıpatıp aynısı gibi görünmelidir. Make sure tek bir fiil öbeği olarak kullanılır; make burada “yaratmak” anlamına gelmez. Emir biçimindeki Make sure ..., ses tonuna ve kişiler arasındaki ilişkiye göre bir hatırlatma ya da kesin bir talimat olabilir.
Alıştırma
Hatırlatmayı dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ the windows are closed before you leave.
Cevabı göster
Make sure
looks exactly like the picture: görünümün tam olarak eşleşmesi
looks exactly like the picture ifadesinde look like, “aynı veya benzer bir görünüme sahip olmak” anlamına gelir. Like, karşılaştırılan unsur olan the picture ifadesini getiren bir ilgeçtir; burada “sevmek” anlamında değildir. Exactly karşılaştırmayı güçlendirir; yani görünümün yalnızca kabaca benzemesi değil, resimle tam olarak eşleşmesi gerekir. Görünümleri karşılaştırmak ve çok yakın bir eşleşmeyi vurgulamak için “özne + look(s) exactly like + isim veya zamir” kalıbını kullanın.
Alıştırma
Hangi cümle, bitmiş modelin tasarımla görünüş olarak tam anlamıyla aynı olduğunu doğru biçimde ifade eder?
- The finished model looks exactly the design.
- The finished model likes exactly the design.
- The finished model looks exactly like the design.
Cevabı göster
The finished model looks exactly like the design.
I'll do my best: en büyük çabayı göstereceğine söz vermek
I'll do my best, “yapabileceğim en büyük çabayı göstereceğim” anlamına gelen kalıplaşmış bir sözdür. Bir isteğe, zorluğa veya beklentiye olumlu bir yanıttır ve genellikle yalnızca I'll try demekten daha kararlı duyulur. My best, konuşanın kendi gösterebileceği en yüksek çaba düzeyini belirtir. Konuşanı başka insanlarla karşılaştırmaz ve verilen söz mükemmel bir sonucu değil, gösterilecek çabayı kapsar.
Alıştırma
Cümleyi “en büyük çabayı göstereceğim” anlamındaki tam ve kısaltılmış sözle tamamlayın: The task is difficult, but ____.
Cevabı göster
I'll do my best
Birini rahatlatmak için Don't worry
Don't worry, birini rahatlatmanın yaygın bir yoludur. Bu cümlede, konuşan kişi yardım etmeye hazır olduğu için babanın kaygılanmasına gerek olmadığı anlamına gelir. Biçim olarak olumsuz bir emir olsa da buradaki konuşma işlevi, bir eylemi kesin biçimde durdurmayı emretmek değil, karşıdakini rahatlatmaktır. Bir neden, çözüm veya yardım teklifi eklemek güvenceyi daha destekleyici kılar.
Alıştırma
Hangi cümle birini doğal biçimde rahatlatıp ardından pratik yardım sunar?
- Don't worry because I will not help.
- Don't worry at the instructions.
- Don't worry—I can show you how it works.
Cevabı göster
Don't worry—I can show you how it works.
You can help by clearing this mess up. Notlar
1:00Bu dağınıklığı temizleyerek bana yardım edebilirsin.
help by clearing: help by + fiil-ing kalıbı
help by clearing ifadesinde by, yardımın hangi yolla yapıldığını gösterir: clearing this mess up, yardımı sağlayan eylemdir. İfade “Nasıl yardım edebilirsin?” sorusuna cevap verir. help by + fiil-ing kalıbını kullan. by bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: help by clearing denir; help by clear veya help by to clear denmez.
Alıştırma
Cümleyi wash fiilinin doğru biçimiyle tamamla: You can help by ____ the dishes.
Cevabı göster
washing
clearing this mess up: ayrılabilir clear up öbeksi fiili
Burada clear this mess up, etrafa saçılmış şeyleri kaldırıp alanı düzenli bırakmak demektir. This mess, clear fiilinin nesnesidir; up ise öbeksi fiili tamamlar. Bu anlamda clear up ayrılabilir bir öbeksi fiildir. İsimden oluşan nesne ortaya veya up sözcüğünden sonra gelebilir: clear this mess up ya da clear up this mess. Zamir ise ortaya gelmelidir: clear it up denir, clear up it denmez.
Alıştırma
Zamiri doğru yere koyarak cümleyi clear ... up ile tamamla: The playroom is a mess. Please ____ before dinner.
Cevabı göster
clear it up
only did the zoo hospital: bağlama göre anlam kazanan do
Buradaki did, do fiilinin anlamı bağlama göre belirlenen geniş kapsamlı bir kullanımıdır. Hayalî oyunda did the zoo hospital, oyunun hayvanat bahçesi hastanesi bölümünü kurmak, onunla oynamak ya da o bölümle ilgilenmek gibi bir anlam taşır. Gerçek bir hastane kurduğu veya orada çalıştığı anlamına gelmez. Yapılan işin tam olarak ne olduğu ortak durumdan anlaşılır. Only, konuşanın ilgilendiği tek bölümün bu olduğunu belirtir; konuşan diğer bölümlerden kendisinin sorumlu olmadığını vurgular.
Alıştırma
Bir çocuk hayalî bir kasabanın bir bölümünü gösterip “I only did the fire station.” diyor. Bu cümle büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Çocuk oyunun yalnızca itfaiye bölümünü kurdu veya o bölümle oynadı.
- Çocuk bir itfaiyeyi ziyaret etti ve başka hiçbir şey yapmadı.
- Çocuk gerçek bir itfaiyede resmî bir işi tamamladı.
Cevabı göster
Çocuk oyunun yalnızca itfaiye bölümünü kurdu veya o bölümle oynadı.
Bingo will do hers when she gets back. Öbek fiiller
1:09Bingo geri döndüğünde kendi yarısını temizler.
gets back: bir yere geri dönmek
Bu cümlede gets back, kişinin ayrıldığı yere geri dönmesi anlamına gelir. when ile başlayan zaman yan cümlesi sonraki eylemin ne zaman gerçekleşeceğini belirtir: Bingo geri döndükten sonra kendi payına düşeni yapacak. Bu anlamda get back doğrudan nesne almaz. Get something back farklı bir yapıdır ve bir şeyi geri almak ya da yeniden edinmek anlamına gelir; get my book back buna örnektir.
Alıştırma
“We'll start dinner when Leo gets back,” cümlesinde gets back ne anlama gelir?
- geri döner
- bir mesaja yanıt verir
- bir nesneyi yeniden elde eder
Cevabı göster
geri döner
how do animals with no tails know when they're happy? Dilbilgisi
1:13kuyruğu olmayan hayvanlar mutlu olduklarını nasıl anlarlar?
animals with no tails: isim + with no ... yapısı
with no tails ifadesi animals sözcüğünden sonra gelir ve hangi hayvanlardan söz edildiğini belirtir: kuyruğu olmayan hayvanlar. Bu bir son niteleyicidir; yani betimleyici ifade isimden önce değil, sonra gelir. Tekrar kullanılabilen isim + with no + isim yapısı, belirli bir özelliği ya da eşyası olmayan bir kişiyi, hayvanı veya nesneyi anlatır. Burada no miktarı sıfıra indirir; bu nedenle with no tails, kuyrukların bulunmadığı anlamına gelir.
Alıştırma
“Tasması olmayan bir köpek” anlamını doğal biçimde veren isim öbeği hangisidir?
- a dog no with collar
- a with no collar dog
- a dog with no collar
Cevabı göster
a dog with no collar
know when they're happy: know sonrasında gömülü bir when yan cümlesi
Bu soruda when they're happy, know fiilinin içeriğidir; hayvanların kendileriyle ilgili neyi fark edebildiğini anlatır. Bilme eyleminin ne zaman gerçekleştiğini ayrıca belirtmez. Bu yapı gömülü bir soru olduğu için when yan cümlesinde düz cümle sırası kullanılır: when + özne + fiil; when they are happy örneğinde olduğu gibi. Doğrudan soru When are they happy? olurdu, ancak know sonrasında know when they are happy denir. Bu kalıp başka özneler ve fiillerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle know sonrasında gömülü when yan cümlesini doğru kullanıyor?
- Do you know when does the library close?
- Do you know when the library closes?
- Do you know when closes the library?
Cevabı göster
Do you know when the library closes?
let's do this: başlamadan önce motive edici bir söz
Let's do this, bir göreve, zorlu işe veya gösteriye başlamadan hemen önce kullanılan samimi ve motive edici bir sözdür. “Hazırız, başlayalım” anlamına gelir ve yalnızca tarafsız bir öneri değil, çoğu zaman kararlılık veya heyecan da ifade eder. This, mutlaka fiziksel bir nesneyi değil, konuşanın önündeki işin tamamını belirtir. Let's normalde konuşanı da kapsar; bu nedenle grubu birlikte harekete geçmeye çağırır. Bir kişi bunu kendini cesaretlendirmek için de söyleyebilir.
Alıştırma
Bir ekip zorlu bir işe başlamak üzere. Hangi söz herkesi birlikte başlamaya en iyi şekilde teşvik eder?
- Let's do this!
- This has already been done.
- You do this by yourself.
Cevabı göster
Let's do this!
these pointy bits: küçük kısımlar için gündelik bits kullanımı
Bu cümlede these pointy bits, uçları veya köşeleri sivri olan bu küçük kısımlar anlamına gelir. Pointy şekli anlatır; gündelik bits ise kısımları tam adını söylemeden belirtir. Bits sözcüğünün neyi gösterdiği, konuşanın önündeki nesneye göre anlaşılır. Burada bilgisayar veri birimlerini değil, bir nesnenin fiziksel kısımlarını anlatır.
Alıştırma
“Trim the pointy bits from the cardboard,” cümlesinde pointy bits ne anlama gelir?
- küçük sivri kısımlar
- bilgisayar verileri
- pürüzsüz ve yuvarlak alanlar
Cevabı göster
küçük sivri kısımlar
Can I help you now?: katılmak için izin isteme
Buradaki Can I help you now?, katılıp yardım etmek için izin ister: şimdi yardım etmem uygun mu? Konuşanın yardım etme becerisine sahip olup olmadığını sormaz. Can I + fiilin yalın hâli...? kalıbı, gündelik konuşmada izin istemenin yaygın bir yoludur. Now, konuşanın genellikle bekledikten veya daha önce yardım edemedikten sonra doğru zamanın şimdi olup olmadığını kontrol ettiğini gösterir.
Alıştırma
Kutu taşıyan bir arkadaşınıza yardım etmek için izin istiyorsunuz. Bunu hangi cümle ifade eder?
- Can I help you carry these boxes?
- Can you help me carry these boxes?
- I help you carry these boxes?
Cevabı göster
Can I help you carry these boxes?
help with the cake: help with + görev
help with + isim, bir görev, etkinlik veya sorun konusunda yardım etmek anlamına gelir. Burada with the cake, pastayı yaparken gereken işlere yardım etmeyi anlatır; pastayı tutarken yardım etmek anlamına gelmez. Bu kalıp, görevin tam olarak hangi aşamasını yapacağınızı belirtmez. Yardım edilen kişiyi de söylemek için I helped Dad with the cake. örneğindeki gibi help someone with something kalıbını kullanın.
Alıştırma
Cümleyi yukarıda öğretilen iki kelimelik help with + görev kalıbıyla tamamlayın: Could you ____ my homework?
Cevabı göster
help with
You can't just help with the fun stuff, Ton ve niyet
1:33Sadece eğlenceli şeylere yardım edemezsin,
You can't just ...: yalnızca istediği kısmı seçen davranışa sınır koymak
You can't just + fiil öbeği yapısında can't, fiziksel yetersizlik anlatmaz; bir kural koyar veya bir davranışın kabul edilemez olduğunu belirtir. Just “yalnızca” anlamına gelir ve eleştirilen seçimi sınırlar. Burada the fun stuff eğlenceli kısımları ifade eder; dolayısıyla konuşan kişi yalnızca bu kısımlara yardım edilmesini kabul etmez. Bu kalıp genellikle yerine getirilmemiş başka bir sorumluluğa işaret eder: You can't just do X, yalnızca X'i yapmanın yeterli olmadığını ve başka bir şeyin de yapılması gerektiğini ima eder.
Alıştırma
Ortak işlerin konuşulduğu bir durumda You can't just do the fun part ne anlama gelir?
- Eğlenceli kısmı fiziksel olarak yapamıyorsun.
- Yapman gereken tek iş eğlenceli kısımdır.
- Yalnızca eğlenceli kısmı seçmek kabul edilemez.
Cevabı göster
Yalnızca eğlenceli kısmı seçmek kabul edilemez.
What if ...?: temkinli bir öneri sunmak
Bu cümlede What if olası bir planı ortaya atar: konuşan kişi, karşısındakini ortalığı toplamaya ikna etmek için çıkartma teklif eder. Geçmişte ne olduğunu sormak yerine kabaca “Bu fikir işe yarar mı?” anlamına gelir. What if + yan cümle yapısı, karşıdaki kişinin değerlendirmesi için bir seçenek sunar. Burada doğrudan emir vermek yerine öneriyi temkinli ve cevaba açık hâle getirir.
Alıştırma
Temkinli bir öneri yapmak için What if kullanın: ____ we leave ten minutes earlier?
Cevabı göster
What if
tidy up: dağınık eşyaları düzene koymak
Tidy up, dağınık eşyaları uygun yerlerine koyarak bir alanı düzenli hâle getirmek demektir. Burada oyuncakları veya oyun malzemelerini yerine kaldırmayı anlatır. Up, öbek fiilin bir parçasıdır; yukarı doğru hareket anlamına gelmez. Tidy up nesne almadan kullanılabilir: We need to tidy up. Nesne bir isimse hem tidy up the room hem de tidy the room up mümkündür. Zamir kullanıldığında zamir ortaya gelir: tidy it up.
Alıştırma
Zemin kirli değil, ancak kitaplar ve oyuncaklar etrafa dağılmış. Hangi ifade onları düzene koymaya en çok odaklanır?
- wipe up
- clean up
- tidy up
Cevabı göster
tidy up
might make it more fun: olası bir etkiyi anlatmak
Burada might, sonucun kesin değil olası olduğunu gösterir. Konuşan kişi, bu fikrin etkinliği daha eğlenceli hâle getirebileceğini nazikçe öne sürer. make it more fun ifadesindeki make, “üretmek” değil “bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamındadır. Kalıp might + make + nesne + sıfat öbeği şeklindedir: it konuşulan etkinliğe gönderme yapar, more fun ise değişimin sonucunu anlatır. Aynı kalıp might make it easier ve might make the room safer ifadelerinde de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi might make ile tamamlayın: A short break ____ the journey more comfortable.
Cevabı göster
might make
I'll give you one gold sticker for each. Kalıp ifadeler
1:45Sana her biri için bir altın çıkartma vereceğim.
one gold sticker for each: her öğeye ayrı ayrı dağıtım
One gold sticker ödüldür; for each ise daha önce sıralanan her bölüm için bir çıkartma verildiğini belirtir. Bu bölümler zaten adlandırıldığı için each burada tek başına kullanılır. Yeniden kullanılabilen kalıp miktar veya ödül + for each (item) şeklindedir: two points for each, one ticket for each gibi. Bir şeyi bütün gruba ortak olarak vermeyi değil, her öğeye ayrı ayrı eşit miktar ayırmayı anlatır.
Alıştırma
Kuralı for each ile tamamlayın: There are five tasks, with one sticker ____.
Cevabı göster
for each
Anlaşılan ismin yerini alan iyelik biçimi Bingo's
Bu cümlede Bingo's, tek başına kullanılan bir iyelik biçimidir. Görev daha önce iki tarafa bölündüğü için ardından gelen isim söylenmemiştir; burada Bingo's side veya Bingo's part anlamındadır. Bir yer adı değildir ve buradaki 's, is anlamına gelmez. İngilizcede tekil bir isim veya özel ad + 's, bağlamdan zaten anlaşılan iyelik grubunun yerine kullanılabilir: My coat is dry, but Sam's is wet. Dinleyen kişi atılan ismi bağlamdan tamamlar.
Alıştırma
Daha önce geçen coat isminin yerine Sam'in iyelik biçimini kullanın: My coat is dry, but ____ is still wet.
Cevabı göster
Sam's
Sorumluluğu sınırlayan Just your side.
Just your side. konuşmada kullanılan eksiltili bir ifadedir. Önceki eylem zaten anlaşıldığı için Just do your side veya Just tidy your side gibi tam bir yapının kısaltılmış hâlidir. Just, işi dinleyenin kendi bölümüyle sınırlar ve diğer bölümün onun sorumluluğunda olmadığını belirtir. Burada side, paylaşılan fiziksel bir alanın bir bölümünü ifade eder; görüş veya takım anlamında değildir. Bu tür kısa isim grupları, söylenmeyen eylem ve görev dağılımı zaten açık olduğunda kullanılır.
Alıştırma
İki kişi aynı masanın birer yarısını temizliyor. Just your side. ne anlama gelir?
- Yalnızca kendi görüşünü savun.
- Yalnızca kendi tarafındaki bölümü temizle.
- Şimdi karşı tarafa geç.
Cevabı göster
Yalnızca kendi tarafındaki bölümü temizle.