Köleci Karıncanın Dehşeti: İngilizce çalışma notları
Kurzgesagt – In a Nutshell
Video özeti: Polyergus, Formica kolonilerine baskın yapar, yavruları kimyasal olarak damgalar ve yeni yuvaları ele geçirir; köleleştirilmiş işçilere bağımlılık döngüyü sürdürür. Başlıca İngilizce noktaları: 1. Dilbilgisi ve Cümle Kalıpları karşıtlığı “What used to be a thriving colony is now a captured country.” ile eski durumdan bugünkü sonuca geçişi anlatın. 2. Konuşma Edimbilimi ve Tutum ifadesi “Hold that thought, though,” bir fikri bekletir, gerekli açıklamayı verir ve ona dönüleceğini bildirir. 3. Phrasal Verb “taking over” ifadesini, bir nesneyi almak değil denetimi ele geçirmek olarak öğrenin; koloni, şirket, sistem veya hükümet için kullanın.
Bu derste
Everything changed when the slaver nation attacked. Kültür
0:00Köleci ulus saldırdığında her şey değişti.
Everything changed when the slaver nation attacked: popüler kültür göndermesi
Bu cümle, ünlü açılış sözü “Everything changed when the Fire Nation attacked.” ifadesine gönderme yapar. “Fire” yerine “slaver” kullanılarak karıncalar arasındaki çatışmaya destansı bir savaş havası verilir. Tanınan bu dramatik kalıp aynı zamanda mizah yaratır. Buradaki “slaver nation”, videonun konusuna özel olarak oluşturulmuş geçici bir etikettir; resmî bir tarihî ad değildir. Genel olarak, bilinen bir alıntının önemli bir bölümünü değiştirmek, onun havasını yeni bir konuya uyarlayarak kullanmayı sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede “Fire” yerine “slaver” kullanılmasının temel etkisi nedir?
- Gerçek bir ülkenin resmî tarihî adını verir.
- İlk olarak hangi ulusun saldırdığını sorar.
- Ünlü bir söze gönderme yapar ve çatışmayı destansı ve mizahi gösterir.
Cevabı göster
Ünlü bir söze gönderme yapar ve çatışmayı destansı ve mizahi gösterir.
What used to be a thriving colony is now a captured country. Dilbilgisi
0:04Eskiden gelişen bir koloni olan yer, şimdi esir alınmış bir ülke.
What used to be X is now Y: geçmiş ve bugün karşıtlığı
“What used to be X is now Y” yapısında what ile başlayan yan cümlenin tamamı öznedir. Burada what, “… olan şey veya yer” anlamına gelir; dolayısıyla cümle bir soruyu değil, bir bildirimi ifade eder. “Used to be X”, artık geçerli olmayan geçmişteki bir durumu belirtirken “is now Y” bugünkü durumu verir. İkisini tek cümlede birleştirmek, geçmiş ile bugün arasında kısa ve güçlü bir karşıtlık oluşturur.
Alıştırma
“Used to” ve be fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: What ____ a quiet warehouse is now a lively art center.
Cevabı göster
used to be
only to be replaced by new victims harvested in brutal raids. Dilbilgisi
0:13sadece acımasız baskınlarda toplanan yeni kurbanlarla değiştiriliyorlar.
only to be replaced: beklenmedik bir sonuç
Bu cümlede only to be replaced, köleler öldükten sonra olan şeyi gösterir: yeni kurbanlar onların yerini alır. Edilgen be replaced biçimi, kimin değiştirdiğine değil, değiştirilen insanlara odaklanır. Burada only to + fiil, daha sonra ortaya çıkan şaşırtıcı, kötü veya hayal kırıklığı yaratan bir sonucu anlatır. Amaç belirtmez: onlar, yerlerine başkaları getirilsin diye ölmezler.
Alıştırma
Hangi cümlede only to amaç değil, beklenmedik bir sonuç belirtir?
- Leo rushed to the station in order to catch the last train.
- Leo rushed to the station, only to find that the last train had left.
- Leo rushed to the station only after dinner.
Cevabı göster
Leo rushed to the station, only to find that the last train had left.
let's go back to the beginning: hikâyenin zaman çizgisini başa almak
Let's go back to the beginning, dinleyiciyi daha sonraki bir olaydan veya önceden gösterilen bir bölümden hikâyenin en başına götüren bir anlatım işaretidir. Let's, dinleyiciyi de bu geçişe katar; go back ise fiziksel bir hareketi değil, açıklama veya zaman çizgisindeki değişikliği anlatır. Sırası değiştirilerek anlatılan bir hikâyeyi kolay anlaşılır kılmak için bu geçişi kullanın. Önce sonucu gösterdikten sonra olayları zaman sırasıyla açıklamadan önce başa döneceğinizi belirtin.
Alıştırma
Bir sunucu önce tamamlanmış robotu gösteriyor, sonra süreci en erken tasarım adımından başlayarak açıklamak istiyor. En uygun geçiş hangisidir?
- Let's go back to the workshop.
- Let's stay with the final result.
- Let's go back to the beginning.
Cevabı göster
Let's go back to the beginning.
The World War of the ants is claiming millions of lives every day.
0:28Karıncaların Dünya Savaşı her gün milyonlarca can alıyor.
but some ant species perfected this cruel trade.
0:44ancak bazı karınca türleri bu acımasız ticareti mükemmelleştirdi.
with brown to blackish bodies and sickle-shaped mandibles.
0:57kahverengiden siyaha çalan gövdeleri ve orak şekilli çeneleri vardır.
Polyergus has specialized in slavery so much that they've lost their ability to care for themselves.
1:01Polyergus kölelikte o kadar uzmanlaşmıştır ki kendilerine bakma yeteneklerini kaybetmişlerdir.
Slaves make up 80 to 90% of the ants in their colonies, Öbek fiiller
1:14Köleler kolonilerindeki karıncaların %80 ila %90'ını oluşturur,
make up: bir bütün içindeki oranı ifade etmek
Bu cümlede make up, “oluşturmak” veya “bir bütünün bir bölümünü meydana getirmek” anlamındadır. Sayılan bölüm köleleştirilmiş karıncalardır; 80 to 90% of the ants in their colonies onların bütündeki oranını belirtir. Kalıp bölüm + make up + oran + of + bütün şeklindedir: X makes up 30% of Y. Yüzdeden sonra of öbeğinin gelmesi genellikle bu anlamı gösterir; “uydurmak” veya “barışmak” anlamlarını değil.
Alıştırma
Cümleyi “oluşturmak” anlamındaki hedef öbek fiille tamamlayın: Renewable sources ____ 40% of the city's electricity supply.
Cevabı göster
make up
so a few hundred Polyergus and a single queen control thousands of slave ants.
1:18böylece birkaç yüz Polyergus ve tek bir kraliçe binlerce köle karıncayı kontrol eder.
We'll summarize and simplify what we know about Polyergus into one grand story.
1:23Polyergus hakkında bildiklerimizi özetleyip tek bir büyük hikayeye basitleştireceğiz.
You can find more information in our sources.
1:29Daha fazla bilgiyi kaynaklarımızda bulabilirsiniz.
It all begins on a mild summer morning on a sunny field. Anlatım akışı
1:38Her şey güneşli bir tarlada hafif bir yaz sabahı başlıyor.
It all begins: bir olay zincirinin başlangıcını anlatmak
Burada it, anlatıcının açıklamak üzere olduğu olayın veya hikâyenin tamamına genel olarak gönderme yapar. All bu düşünceyi güçlendirir: yalnızca bir nesne ya da eylem değil, bütün olay dizisi bu noktada başlar. Anlatıcılar It all begins... ifadesini başlangıç sahnesini kurmak ve sonraki olayların zaman sırasıyla ilerleyeceğini belirtmek için kullanır. Bu ifade, dinleyicinin dikkatini bir sürecin veya hikâyenin başlangıcına yöneltir.
Alıştırma
Tüm olay zincirinin başlangıcını belirterek bir hikâyeyi en iyi açan cümle hangisidir?
- It all ends when Maya locks the door.
- It all seems strange to Maya.
- It all begins when Maya finds a key under the stairs.
Cevabı göster
It all begins when Maya finds a key under the stairs.
Witness this colony of over 10,000 Formica ants,
1:4210.000'den fazla Formica karıncasından oluşan bu koloniye tanık olun,
often welcomed by humans because they hunt vermin that hurt forests.
1:57ormanlara zarar veren haşereleri avladıkları için insanlar tarafından genellikle hoş karşılanırlar.
Nobody noticed the lone Polyergus scout that briefly showed up this morning
2:02Bu sabah kısaca ortaya çıkan yalnız Polyergus gözcüsünü kimse fark etmedi
bolted away: aniden ve hızla uzaklaşmak
Burada bolted away, aniden ve çok hızlı bir şekilde koşarak uzaklaştı anlamına gelir. Gözcünün ayrılışını sakin veya planlı değil, ani ve acil gösterir. Bolt burada fiildir; away ise bulunulan yerden ya da gözlemciden uzaklaşma yönünü ekler. Bir insan veya hayvan korku, şaşkınlık ya da acil bir durum nedeniyle birden hızla uzaklaştığında bolt away kullanılabilir.
Alıştırma
Cümledeki bolted away, gözcünün hareketi hakkında ne gösterir?
- Yavaşça ve sakin biçimde geri döndüğü anlamına gelir.
- Bulunduğu yerde kaldığı anlamına gelir.
- Aniden ve çok hızlı bir şekilde koşarak uzaklaştığı anlamına gelir.
Cevabı göster
Aniden ve çok hızlı bir şekilde koşarak uzaklaştığı anlamına gelir.
The scout returned from her mission to find the Formica nests.
2:11Gözcü, Formica yuvalarını bulma görevinden döndü.
She dances erratically and spreads pheromones that excite and mass recruit more and more ants
2:15Düzensiz bir şekilde dans eder ve giderek daha fazla karıncayı heyecanlandıran ve topluca silah altına alan feromonlar yayar
until a large raiding party of a thousand warrioresses has formed.
2:20bin savaşçı kadından oluşan büyük bir baskın birliği oluşana kadar.
A close-packed, well-organized column up to 10 m long begins to move. Kalıp ifadeler
2:2410 metre uzunluğa kadar sıkı sıkıya paketlenmiş, iyi organize edilmiş bir sütun hareket etmeye başlar.
Up to 10 m long: en büyük uzunluğu belirtmek
Up to 10 m long, on metrenin kolun ulaşabileceği en büyük uzunluk olduğunu belirtir. Gerçek uzunluk bunun altında olabilir; mutlaka tam on metre değildir. Kalıp up to + sayı veya ölçü + boyut sıfatı şeklindedir. Long sıfatı ölçüden sonra gelir ve hangi boyutun ölçüldüğünü gösterir.
Alıştırma
"The tunnel is up to 2 km long" ne anlama gelir?
- Mümkün olan en büyük uzunluğu 2 km'dir.
- Uzunluğu tam olarak 2 km'dir.
- Uzunluğu 2 km'den fazladır.
Cevabı göster
Mümkün olan en büyük uzunluğu 2 km'dir.
As the Polyergus raiding party arrives at the Formica colony,
2:29Polyergus baskın birliği Formica kolonisine vardığında,
Dozens of attackers begin digging and clearing up debris from the nest entrance
2:36Onlarca saldırgan yuva girişindeki kalıntıları kazıp temizlemeye başlar
As soon as: Tamamlanır tamamlanmaz yapılan eylem
As soon as bir zaman yan cümlesi başlatır. Bir olayın diğerinden hemen sonra, arada çok az ya da hiç gecikme olmadan gerçekleştiğini belirtir: ilk eylem biter bitmez sonraki eylem başlar. Burada they're done, daha önce sözü edilen işi bitirdikleri anlamına gelir. Bu ifade böylece bir adımın tamamlanmasıyla sonraki adımın başlamasını açıkça birbirine bağlar.
Alıştırma
İkinci eylemin otobüs gelir gelmez başlayacağını en iyi hangi ifade gösterir? _____ the bus arrives, we will leave.
- While
- As soon as
- When
- Until
Cevabı göster
As soon as
The defenders vastly outnumber their attackers
2:46Savunucuların sayısı saldırganlardan çok daha fazladır
But instead of fighting back effectively, Öbek fiiller
2:52Ancak etkili bir şekilde karşılık vermek yerine,
fighting back: Bir saldırıya veya baskıya direnmek
Öbek fiil fight back; bir saldırıya, eleştiriye, baskıya, hastalığa veya başka bir zorlayıcı güce direnmek ya da karşılık vermek anlamına gelir. Fight kelimesinden daha özeldir, çünkü eylemi kişiye yönelen bir şeye verilen tepki olarak gösterir. Bu cümlede fighting back effectively, yalnızca kavgayı başlatmak değil, etkili bir şekilde karşılık vermek anlamındadır. Instead of ifadesinden sonra gerund kullanılır; bu yüzden fighting, reddedilen alternatif eylemi adlandırır.
Alıştırma
Hangi cümlede fight back, bir saldırıya veya baskıya direnmek anlamında doğru kullanılmıştır?
- She fought back the unfair accusation.
- The basketball team fought back after falling behind.
- He fought back the shop for his lost jacket.
- The children fought back the homework before dinner.
Cevabı göster
The basketball team fought back after falling behind.
they seem confused and scatter rather than fighting back. Dilbilgisi
2:55kafaları karışmış gibi görünürler ve karşılık vermek yerine dağılırlar.
Reddedilen bir alternatif için rather than + -ing
Burada rather than, gerçekte yaptıkları eylem ile seçmedikleri alternatif eylemi karşılaştırır. Dağılırlar; karşılık vermezler. “-mek yerine” anlamına gelir; zaman bakımından “daha sonra” demek değildir. Bu cümlede scatter ana fiildir; rather than sonrasındaki fighting ise -ing biçimidir. Başka durumlarda da kullanılabilen yaygın kalıp do A rather than doing B şeklindedir; B, vazgeçilen ya da kaçınılan eylemi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi rather than ve press fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Nina read the instructions ____ the buttons at random.
Cevabı göster
rather than pressing
Polyergus also seems to be somewhat resistant to the acid sprays of the defenders.
2:59Polyergus ayrıca savunucuların asit spreylerine karşı bir miktar dirençli gibi görünmektedir.
the attackers use their mandibles to pierce and kill.
3:07saldırganlar delmek ve öldürmek için çenelerini kullanırlar.
There are a few different ideas as to why Polyergus attacks are so efficient, Kalıp ifadeler
3:10Polyergus saldırılarının neden bu kadar verimli olduğuna dair birkaç farklı fikir var,
ideas as to why + düz cümle söz dizimi
Burada ideas as to why, bir şeyin neden gerçekleştiğine ilişkin açıklamalar veya teoriler anlamına gelir. as to konuyu tanıtır, why ise daha büyük cümlenin içindeki bir soruyu, yani dolaylı soruyu başlatır. why sonrasında düz cümle söz dizimi kullanılır: why Polyergus attacks are so efficient denir; why are Polyergus attacks so efficient denmez. Bu yapı, bir olgudan onun olası nedenlerine geçmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayan en uygun resmî seçeneği seçin: The report presents several ideas ___ the new policy caused confusion.
- as to why did
- as why to
- as to why
Cevabı göster
as to why
and one of the most fascinating ones is chemical warfare.
3:14ve bunlardan en büyüleyicilerinden biri kimyasal savaştır.
brute force: strateji yerine kaba kuvvet
Bu cümlede brute force, akıllı, hassas veya düzenli bir yöntem yerine doğrudan güç kullanmak anlamına gelir. Bu kalıplaşmış bir isim öbeğidir: brute, force sözcüğünü niteler; bir kişiyi tanımlamaz. İfade mecazi olarak da kullanılabilir. Problem çözme veya teknoloji bağlamında, verimli bir strateji kullanmak yerine çok büyük çaba harcayarak ya da birçok olasılığı deneyerek sonuca ulaşmayı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi, akıllı bir yöntem yerine doğrudan güç veya kapsamlı çaba kullanmak anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We can test every possible code by ____, but it may take hours.
Cevabı göster
brute force
they release a propaganda pheromone that makes the defenders panic,
3:21savunucuları paniğe sürükleyen bir propaganda feromonu salgılarlar,
unable to mount an organized defense. Kalıp ifadeler
3:25organize bir savunma kuramamalarına neden olur.
mount an organized defense: koordineli bir savunma düzenleyip başlatmak
Burada mount, ciddi bir çabayı düzenleyip başlatmak anlamına gelir. Mount an organized defense, koordineli bir savunma tepkisini uygulamaya koymak demektir; organized, insanların bir plana göre hareket ettiğini vurgular. Bu resmî yapıda mount sözcüğünden sonra çoğu zaman defense, campaign veya challenge gibi bir çabayı belirten isim gelir. Burada bir şeye binmek ya da bir şeyi yüzeye takmak anlamında değildir.
Alıştırma
Bu cümlede mount an organized defense ne anlama gelir? The small company had little time to mount an organized defense against the lawsuit.
- Koruyucu bir nesnenin üzerine binmek
- Koordineli bir tepkiyi düzenleyip başlatmak
- Koruyucu ekipmanı bir yüzeye takmak
Cevabı göster
Koordineli bir tepkiyi düzenleyip başlatmak
The attackers have nothing to gain from intense ant to ant combat, Dilbilgisi
3:27Saldırganların karıncadan karıncaya olan yoğun savaştan kazanacağı hiçbir şey yoktur,
have nothing to gain from ... other than: yarar yok, yalnızca kötü bir sonuç var
have nothing to gain from X kalıbı, X'i yapmanın gerçek bir yarar sağlamadığı anlamına gelir. Bu cümlede X, “intense ant to ant combat” ifadesidir. other than Y, Y'yi nothing kapsamındaki istisna, yani geriye kalan tek sonuç olarak sunar. “immense casualties” bir kazanç değil kayıp olduğu için konuşmacı, çatışmanın anlamsız ve ağır bedelli olduğunu vurgulamak amacıyla ironi kullanır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki parçalı kalıpla tamamlayın: “The shortcut is dangerous. We ____ taking it, ____ a greater chance of getting lost.”
Cevabı göster
have nothing to gain from · other than
Ek bilgi verip savı güçlendiren bağlayıcı What's more
What's more sabit bir bağlayıcı ifadedir. Dinleyiciye, sıradaki düşüncenin önceki düşünceye eklendiğini ve savı daha da güçlendirdiğini bildirir. Soruya benzeyen biçimine rağmen burada bilgi istemez. Virgül bir geçişi gösterir; ifadeyi “ayrıca, sıradaki nokta da önemli” şeklinde anlayın.
Alıştırma
Hangi cümlede What's more, daha güçlü bir destekleyici nokta ekleyen bağlayıcı olarak kullanılmıştır?
- What else should we pack for the trip?
- The plan is affordable. What's more, it can be finished by Friday.
- What's more expensive, the blue bike or the red one?
Cevabı göster
The plan is affordable. What's more, it can be finished by Friday.
so that they can be raided again in a few weeks.
3:36böylece birkaç hafta içinde tekrar baskın yapabilirler.
They grab the pupae and larvae that will make up the next generation of Formica
3:48Bir sonraki Formica neslini oluşturacak olan pupa ve larvaları kaparlar
Hundreds are abducted and brought back to the Polyergus colony in this raid alone.
3:54Yalnızca bu baskında yüzlercesi kaçırılıp Polyergus kolonisine geri getirilir.
A few unlucky ones are eaten as a sort of snack.
4:01Şanssız olan birkaç tanesi bir tür atıştırmalık olarak yenir.
The surviving victims will be turned into slaves.
4:05Hayatta kalan kurbanlar kölelere dönüştürülecektir.
the raid is over and the Formica can begin to recover.
4:10baskın biter ve Formica toparlanmaya başlayabilir.
It seems their only strategy is to make even more ants.
4:14Görünüşe göre tek stratejileri daha da fazla karınca yapmaktır.
A decent-sized colony can forfeit thousands of pupae in a single raiding season and still survive.
4:17İyi büyüklükte bir koloni, tek bir baskın sezonunda binlerce pupayı kaybedebilir ve yine de hayatta kalabilir.
Hold that thought, though: konuyu duraklatıp daha sonra geri dönmek
Hold that thought kelimesi kelimesine anlaşılmaz. Dinleyiciden mevcut düşünceyi veya soruyu aklında tutmasını isterken konuşmacının konuyu geçici olarak duraklatmasını sağlar. Sondaki though küçük bir yön değişikliği ekler: konuşmacı bu noktayı yeni gündeme getirmiş olsa da önce başka bir konuya geçer. İfade bütünüyle konuşmanın sırasını düzenler ve konuya daha sonra dönüleceğini gösterir.
Alıştırma
Bir sunumda Hold that thought, though en doğal olarak neyi belirtir?
- Bu konuyu şimdilik duraklatıp daha sonra geri dönmek.
- Yön değiştirmeden bu konuyu hemen açıklamak.
- Bu konuyu bitirip bir daha hiç söz etmemek.
Cevabı göster
Bu konuyu şimdilik duraklatıp daha sonra geri dönmek.
because how are Polyergus turning ants into slaves?
4:30çünkü Polyergus karıncaları nasıl köleye dönüştürüyor?
Ants conquered almost the entire planet over 100 million years ago.
4:38Karıncalar gezegenin neredeyse tamamını 100 milyon yıldan daha uzun bir süre önce fethettiler.
They owe their success to being social animals that perfected chemical communication. Kalıp ifadeler
4:42Başarılarını, kimyasal iletişimi mükemmelleştiren sosyal hayvanlar olmalarına borçludurlar.
owe their success to being ...: bir sonucu nedene bağlamak
owe A to B yapısında A bir sonuç veya kazanım, B ise bunun nedeni olarak sunulur. Burada their success A'dır; being social animals ise başarının atfedildiği nedendir. owe burada para borcu anlamına gelmez. to bir edattır, bu yüzden ardından bir isim veya -ing biçimi gelebilir. Cümlede to be değil to being kullanılmasının nedeni budur.
Alıştırma
Neden atfetme yapısını tamamlayın: The team owes its smooth launch ____ planning every step carefully.
Cevabı göster
to
Chemical signals and cues let ants know what their colony needs
4:47Kimyasal sinyaller ve ipuçları karıncalara kolonilerinin neye ihtiyacı olduğunu bildirir
Slave-making ants are much less social than other ant species.
4:57Köle yapan karıncalar diğer karınca türlerinden çok daha az sosyaldir.
Some species miss a lot of the genes other ants have to make communication possible.
5:02Bazı türler, diğer karıncaların iletişimi mümkün kılmak için sahip olduğu genlerin birçoğundan yoksundur.
In a sense: bir yargıyı sınırlamak
“In a sense”, ardından gelen yargıyı sınırlar. İfadenin her açıdan değil, yalnızca belirli bir bakış açısından doğru olduğunu belirtir. Burada bu ifade, karıncaların “konuşmakta kötü olduğu” yönündeki genel düşünceyi yumuşatır. Konuşan kişinin bu benzetmeyi gerçek veya kesin bir olgu gibi sunmadan yararlı biçimde kullanmasını sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, robotun takım arkadaşı olduğu düşüncesini yalnızca bir bakış açısından doğru olacak şekilde dikkatle sunar?
- In a sense, the robot is a teammate because it helps us solve problems.
- I sense that the robot is nearby because I can hear it moving.
- The robot is certainly a teammate in every respect.
Cevabı göster
In a sense, the robot is a teammate because it helps us solve problems.
So it may be that as Polyergus ancestors started to abduct other ants, Dilbilgisi
5:10Bu nedenle, Polyergus ataları diğer karıncaları kaçırmaya başladıkça,
they lost the ability to collaborate and work together productively.
5:14üretken bir şekilde işbirliği yapma ve birlikte çalışma yeteneklerini kaybetmiş olabilirler.
It may be that: olası bir açıklama sunmak
“It may be that + yan cümle”, kanıtlandığını iddia etmeden olası bir açıklama sunar. It, kişisiz bir yer tutucudur; asıl düşünce that ile başlayan yan cümlede bulunur. Buradaki may, evrimsel bir açıklamayla ilgili belirsizlik ifade eder; izin anlamına gelmez. that sonrasında normal bildirme cümlesi söz dizimi kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir olgu ya da izin yerine doğrulanmamış bir açıklama sunar?
- It may be that the colder weather delayed the flowers.
- You may leave the garden now.
- The colder weather definitely delayed the flowers.
Cevabı göster
It may be that the colder weather delayed the flowers.
Soon after the stolen Formica offspring have been brought to the slaver colony,
5:18Çalınan Formica yavruları köleci koloniye getirildikten kısa bir süre sonra,
they are progressively covered in Polyergus pheromones.
5:22yavaş yavaş Polyergus feromonlarıyla kaplanırlar.
similar to a duckling who imprints on its mother after birth.
5:27doğumdan sonra annesine bağlanan bir ördek yavrusuna benzer şekilde.
they behave as though they are part of the Polyergus colony Dilbilgisi
5:32Polyergus kolonisinin bir parçasıymış gibi davranırlar
behave as though + yan cümle: doğrulanmamış bir görünüş
Behave as though, birinin davranışlarının neyi gösteriyor gibi göründüğünü anlatan bir yan cümle başlatır. Burada karıncalar, Polyergus kolonisine ait olsalardı nasıl davranacaklarsa öyle davranır; ancak ifade onların gerçekten bu koloniye ait olduğunu öne sürmez. behave as though + yan cümle yapısı, davranıştan bir rolü, inancı veya durumu çıkarırken görünüş ile gerçek arasında mesafe bırakmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Yavru köpeğin davranışının bir durumu düşündürdüğünü ancak bunu gerçek olarak doğrulamadığını gösteren ifadeyi seçin: The puppy behaved ___ it had always lived there.
- because
- until
- as though
Cevabı göster
as though
caring for the next generation of slaves and masters,
5:39yeni nesil kölelere ve efendilere bakmak,
This sort of brainwashing goes so far that if they encounter free Formica ants in the wild, Dilbilgisi
5:46Bu tür beyin yıkama o kadar ileri gider ki, doğada özgür Formica karıncalarıyla karşılaşırlarsa,
goes so far that + sonuç yan cümlesi
Goes so far that, bir durumun aşırı bir dereceye ulaştığını belirtir ve ardından bu aşırılığın boyutunu gösteren şaşırtıcı sonucu sunar. Buradaki sonuç, koşullandırılmış karıncaların özgür Formica karıncalarını bile düşman olarak görmesidir. Yapı go so far that + özne + fiil şeklindedir. Far burada fiziksel mesafeyi değil, ulaşılan dereceyi veya sınırı anlatır.
Alıştırma
Tam bir sonuç yan cümlesini doğru biçimde başlatan seçeneği seçin: The argument went ___ the neighbors called the police.
- so far that
- as far as
- so far as to
Cevabı göster
so far that
they're not true slaves as they serve willingly and show no interest in freedom.
5:54isteyerek hizmet ettikleri ve özgürlüğe hiçbir ilgi göstermedikleri için gerçek köle değildirler.
It's more like violent abduction and adoption,
5:59Bu daha çok şiddetli bir kaçırma ve evlat edinme gibidir,
Olumsuz karşılaştırmada that much better
that much better ifadesinde that much, karşılaştırma biçimi better'ı niteleyen bir derece öbeğidir. Buradaki that, önerilen yeniden adlandırmanın ima ettiği yüksek dereceye işaret eder; bir yan cümle başlatmaz. İfade doesn't sonrasında geldiği için cümle, yeni tanımın durumu pek iyileştirmediğini söyler. Anlatım ölçülü ve biraz ironiktir: etiketi değiştirmek, temeldeki eylemin kötü olduğu gerçeğini değiştirmez.
Alıştırma
Bu cümlede doesn't make things that much better ne anlama geliyor?
- Durumu ima edilen büyük ölçüde iyileştirir.
- Durumu tamamen kabul edilebilir hâle getirir.
- Durumu, iyileştiriyorsa bile, yalnızca biraz iyileştirir.
Cevabı göster
Durumu, iyileştiriyorsa bile, yalnızca biraz iyileştirir.
a constant new supply of victims is necessary.
6:07sürekli yeni bir kurban kaynağına ihtiyaç vardır.
Polyergus workers are so useless that a queen can't start a new colony without slaves.
6:21Polyergus işçileri o kadar işe yaramazdır ki, bir kraliçe köleleri olmadan yeni bir koloni kuramaz.
Neden sunan bir bağlayıcı olarak After all
After all, dinleyicinin zaten bilmesi veya kabul etmeye hazır olması gereken bir nedeni sunan söylem bağlayıcısıdır. Burada Polyergus işçileri hakkındaki gerçek, önceki sorunun gerçek bir sorun olduğuna kanıt olarak sunulur: kraliçe bağımsız olarak koloni kurmak için bu işçilere güvenemez. Cümle başında çoğu zaman “bu ilgili gerçeği hatırla” anlamına gelir; “her şeyden daha sonra” biçiminde bir zaman anlamı taşımaz.
Alıştırma
Hangi cümlede After all, destekleyici bir neden sunan bağlayıcı olarak kullanılmıştır?
- We finished all the work after lunch.
- The plan may work. After all, we have enough time.
- After all the guests left, we cleaned the room.
Cevabı göster
The plan may work. After all, we have enough time.
It turns out there are two main strategies. Anlatım akışı
6:29İki ana strateji olduğu ortaya çıktı.
It turns out: sonradan keşfedilen sonucu açıklamak
It turns out, bir soru, araştırma veya daha sonraki bir keşif sonucunda açıklığa kavuşan bilgiyi sunar. Burada cevabın artık açıklanacağını belirtir: iki ana strateji vardır. Ayrıca açıklamayı açık bir sorudan keşfedilmiş bir sonuca taşıyarak bilgiyi düzenler. Yaygın kalıp It turns out (that) + cümlecik şeklindedir; konuşmada that çoğu zaman kullanılmaz.
Alıştırma
Daha sonra keşfedilen bir sonucu tanıtan ifadeyle cümleyi tamamlayın: We expected the test to be difficult, but ____ it was quite easy.
Cevabı göster
it turns out
The more dangerous one might unfold during a raid like the one we witnessed before.
6:32Daha tehlikeli olanı, daha önce tanık olduğumuz gibi bir baskın sırasında ortaya çıkabilir.
A young Polyergus queen silently follows the raiding party.
6:37Genç bir Polyergus kraliçesi baskın birliğini sessizce takip eder.
she's able to find her way to the Formica queen and kill her,
6:43Formica kraliçesine giden yolu bulup onu öldürebilir,
taking over: sonuç olarak kontrolü ele geçirmek
Taking over, bir grubun, yerin, kuruluşun, görevin veya sistemin kontrolünü ele geçirmek anlamına gelir. Burada koloninin kontrolü genç kraliçeye geçer. taking over the shaken colony şeklindeki -ing yan cümleciği, önceki eylemlerin sonucunu ekler: kraliçeyi öldürür ve bunun sonucunda kontrolü ele geçirir. Bu tür bir -ing yapısı, ana cümledeki eylemin sonucunda ne olduğunu gösterebilir.
Alıştırma
Kontrolü devralmak anlamına gelecek şekilde cümleyi take over ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the manager left, Priya ____ the project and became its new leader.
Cevabı göster
took over
Although such a victory may be very short-lived.
6:48Gerçi böyle bir zafer çok kısa ömürlü olabilir.
Polyergus do not tolerate other slaver colonies within their hunting ground.
6:51Polyergus, avlanma alanlarındaki diğer köleci kolonilere müsamaha göstermez.
and can destroy the competing colonies nearby.
6:57ve yakınlardaki rakip kolonileri yok edebilirler.
while this tactic sometimes works, ifadesinde ödünleme anlamı
Burada while, “... sırasında” değil, “-mesine rağmen” anlamındadır. while yan cümlesi önce sınırlı bir olumlu gerçeği kabul eder: taktik bazen gerçekten işe yarar. Bu ödünlemeyi başa almak karşıtlığa zemin hazırlar. Ana cümle daha sonra konuşanın daha önemli yargısını verir: taktik yine de oldukça tehlikelidir. Bir noktayı kabul edip ardından asıl değerlendirmeni belirtmek için bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
Vurgulanan while yan cümlesinin bu cümledeki görevi nedir?
- Taktiğin işe yarayabileceğini kabul ettikten sonra tehlikeyi vurgular.
- Taktiğin yalnızca belirli bir dönemde işe yaradığını söyler.
- Taktiğin neden tehlikeli olduğunu açıklar.
Cevabı göster
Taktiğin işe yarayabileceğini kabul ettikten sonra tehlikeyi vurgular.
Another young queen is going for a different strategy. Kalıp ifadeler
7:05Başka bir genç kraliçe ise farklı bir stratejiye yöneliyor.
going for a different strategy: farklı bir strateji seçmek
Going for a different strategy, farklı bir plan seçip onu denemek anlamına gelir. Burada go for bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz; for, seçilen seçeneği tanıtır. Şimdiki zaman yapısı is going for, bunu şu anda verilen bir karar veya gelişmekte olan bir hareket yönü olarak sunar. go for + seçenek kalıbı yemek, tasarım, yaklaşım ya da plan seçerken kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için go for ifadesinin doğru biçimini kullan: I don't want anything spicy, so I'm ____ the tomato soup.
Cevabı göster
going for
She's looking for a Formica colony that is further from her birthplace,
7:08Doğduğu yerden daha uzaktaki bir Formica kolonisi arıyor,
on her own: yardım almadan hareket etmek
On her own, yardım ya da yanında biri olmadan tek başına hareket ettiğini belirtir. Bu cümlede bütün bir koloniye saldırma işini tek başına yaptığı vurgulanır. on + iyelik sözcüğü + own kalıbındaki iyelik sözcüğü kişiye göre değişir: on my own, on your own, on their own. Bu kalıp genel olarak bağımsızlığı da anlatabilir, ancak burada temel anlam “yardım almadan”dır.
Alıştırma
Cümleyi Lina ile uyumlu on one's own biçimiyle tamamlayın: No one helped Lina. She built the model ____.
Cevabı göster
on her own
pushing aside confused ants that try to stop her, Öbek fiiller
7:16onu durdurmaya çalışan kafası karışmış karıncaları bir kenara iterek,
pushing aside: bir şeyi yoldan çekmek
Burada pushing aside, şaşkın karıncaları girişi kapatmamaları için fiziksel olarak yana doğru itmeyi ifade eder. Aside eylemin sonucunu gösterir: Karıncalara yalnızca dokunulmaz veya baskı uygulanmaz, karıncalar yolun dışına çıkarılır. -ing biçimi, bu eylemin o girişten hızla geçerken gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
Push aside ifadesini doğru geçmiş zaman biçiminde kullanın ve the boxes yerine bir zamir getirin: The boxes blocked the door, so I ____ to make a path.
Cevabı göster
pushed them aside
releasing a powerful appeasement pheromone that drives defenders away. Öbek fiiller
7:19savunucuları uzaklaştıran güçlü bir yatıştırma feromonu salgılar.
drive defenders away: savunucuları uzaklaştırmak
Burada drives defenders away, “savunma yapan karıncaların oradan ayrılmasına neden olur” demektir. Drive burada araç kullanmak anlamına gelmez; güçlü bir nedenin birini uzaklaştırmasını veya gitmeye zorlamasını anlatır. Kalıp drive + kişi veya grup + away şeklindedir. Nesne, kimin ayrılmak zorunda kaldığını gösterir: drives + defenders + away.
Alıştırma
Cümleyi yalnızca şu sözcükleri doğru biçim ve sırayla kullanarak tamamlayın: drive, the hikers, away. Geçmiş zamanı kullanın: The sudden storm ____.
Cevabı göster
drove the hikers away
She has only a short time window to find the Formica queen deep in the hostile nest. Kalıp ifadeler
7:23Düşmanca yuvanın derinliklerinde Formica kraliçesini bulmak için sadece kısa bir zaman penceresi var.
a short time window: kısa bir zaman aralığı
A short time window, bir eylemin gerçekleşebileceği veya başarılı olabileceği sınırlı bir zaman aralığıdır. Window burada mecazdır: fırsat bir süre açık kalır ve sonra kapanır. Yalnızca little time demekle karşılaştırıldığında time window, sadece zaman miktarına değil, kullanılabilir fırsata veya izin verilen zaman aralığına odaklanır.
Alıştırma
Bir ilaç 8.00 ile 8.15 arasında verilmelidir. Bu sınırlı fırsatı en iyi hangi ifade anlatır?
- a distant deadline
- an open-ended schedule
- a short time window
Cevabı göster
a short time window
both queens engage in a fight to the death. Kalıp ifadeler
7:31her iki kraliçe de ölümüne bir kavgaya tutuşur.
a fight to the death: biri ölene kadar süren kavga
A fight to the death, dövüşenlerden biri ölene kadar devam eden bir kavga için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada gerçek anlamdadır: İki kraliçe yalnızca sert bir rekabete girmiyor, ölümcül bir fiziksel mücadele veriyor. to the death yapısı kavganın bitiş noktasını veya nihai sonucunu gösterir. Death bir rakipmiş gibi “ölümle savaşmak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Kavganın bir kişi ölene kadar sürdüğünü belirten kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: The two warriors fought ____.
Cevabı göster
to the death
The Polyergus queen is well equipped with her sharp mandibles. Kalıp ifadeler
7:35Polyergus kraliçesi keskin çeneleriyle iyi donanımlıdır.
well equipped with: yararlı şeylerle iyi donatılmış
Be well equipped with something, bir görev için gereken etkili araçlara, özelliklere veya becerilere sahip olmak demektir. Bu cümlede kraliçenin keskin çeneleri, dövüşmek için sahip olduğu yararlı fiziksel özelliktir. Yapı be + well equipped + with + mevcut araçlar veya nitelikler şeklindedir. İnsanları, kuruluşları, araçları veya cihazları anlatabilir; with sonrasındaki isim grubu neye sahip olunduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle laboratuvarda yararlı araçların bulunduğunu doğru şekilde ifade eder?
- The laboratory is well equipped by modern microscopes.
- The laboratory is well equipped with modern microscopes.
- The laboratory is well equipped for modern microscopes.
Cevabı göster
The laboratory is well equipped with modern microscopes.
She bites and rips into her victim for about half an hour Öbek fiiller
7:38Kurbanını yaklaşık yarım saat boyunca ısırıp parçalar
rips into: şiddetli bir fiziksel saldırı
Bu cümlede rips into, şiddetli bir fiziksel saldırıyı anlatır: kurbanı dişleriyle çekiştirip parçalar. Yakındaki bites ve victim sözcükleri fiziksel anlamı açıkça gösterir; bu ifade, attacks gibi tarafsız bir fiilden daha fazla şiddet ve güç aktarır. Başka bir bağlamda rip into someone or something, birini ya da bir şeyi çok sert eleştirmek anlamına gelebilir. Fiziksel ve mecaz anlam arasında seçim yapmak için çevredeki sözcüklerin bedensel hareketlerden mi, yoksa konuşma ve görüşlerden mi söz ettiğine bakın.
Alıştırma
'The critic ripped into the film for its weak ending,' cümlesinde ripped into ne anlama gelir?
- Onu çok sert eleştirdi
- Onu dikkatle izledi
- Onu dişleriyle parçaladı
Cevabı göster
Onu çok sert eleştirdi
she licks the chemical surface of the dead Formica queen,
7:44ölü Formica kraliçesinin kimyasal yüzeyini yalar,
Subdued by her intense smells: edilgen anlamlı bir ortaç yapısı
Subdued by her intense smells, geçmiş zaman ortacıyla kurulmuş bir yapıdır. Ana cümlenin öznesi olan they sözcüğünü etkiden etkilenen taraf olarak gösterir: kokular onları bastırır veya kontrol eder. Ana cümleden önce kullanılan bu ifade, edilgen bir nedeni ya da durumu kısaltır. Burada Because they are subdued by her intense smells, they start grooming and feeding her. şeklinde açılabilir. Bu nedenle subdued sözcüğünün örtük öznesi her değil, they olmalıdır.
Alıştırma
Yürüyüşçülerin dik tırmanış nedeniyle yorulduğunu doğru biçimde gösteren cümle hangisidir?
- Exhausted by the steep climb, the hikers stopped to rest.
- Exhausting the steep climb, the hikers stopped to rest.
- Exhausted by the steep climb, the guide gave the hikers water.
Cevabı göster
Exhausted by the steep climb, the hikers stopped to rest.
as though pledging their allegiance to their new ruler.
7:58sanki yeni hükümdarlarına bağlılık yemini edercesine.
Formica colonies often have multiple queens
8:03Formica kolonilerinin genellikle birden fazla kraliçesi vardır
Often, attacking queens will be stopped by a phalanx of workers
8:09Saldıran kraliçeler genellikle işçilerden oluşan bir falanks tarafından durdurulur
that rip her apart or are defeated in royal battle.
8:13onu parçalayan veya kraliyet savaşında yenilen.
But if she does manage to kill all the queens, Dilbilgisi
8:17Ancak tüm kraliçeleri öldürmeyi başarırsa,
does manage to içindeki vurgulayıcı does
Bu olumlu if yan cümlesinde does, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. Gerçekten veya hakikaten anlamı katar: bütün kraliçeleri öldürmek zor ya da düşük olasılıklı görünür, ancak konuşan kişi onun gerçekten başarılı olma ihtimalini de hesaba katar. Vurgulu does’tan sonra manage fiili yalın biçimde kalır; manage to yapısından sonra da yalın biçimde kill gelir. Kalıp özne + does + fiilin yalın biçimidir; bu bir soru değildir.
Alıştırma
Zorluğa rağmen sonucun gerçekten gerçekleştiğini göstermek için cümleyi manage to yapısının vurgulu biçimiyle tamamlayın: The route is difficult, but she ____ reach the top.
Cevabı göster
does manage to
and the enslaved brood will begin to serve a new queen,
8:20ve köleleştirilmiş yavru grubu yeni kraliçeye hizmet etmeye başlayacak,
She now begins laying eggs that are cared for by her new slaves
8:26Şimdi yeni köleleri tarafından bakılan yumurtalar bırakmaya başlıyor
that will soon start new raids on neighboring colonies.
8:31ki onlar da yakında komşu kolonilere yeni baskınlar başlatacak.
fought by billions of individuals every single day.
8:43her gün milyarlarca birey tarafından savaşılan.
Değişmeyen sonuç için No matter what
No matter what, sonucu hiçbir seçeneğin değiştirmediği bir ödünleme yan cümlesi başlatır. İnsanların yapabileceği her şeyi kapsar: eylemleri ne olursa olsun, ana cümledeki ifade doğru kalır. What burada doğrudan bir soru sormaz. Ardından No matter what + özne + fiil biçimindeki düz cümle sırası kullanılır ve değişmeyen sonucu veren bir ana cümle eklenir.
Alıştırma
Mümkün olan her eylem karşısında sonucun değişmediğini belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ you do, the safety rule still applies.
Cevabı göster
No matter what
Bir savaş metaforu olarak World War of the ants
World War of the ants ifadesi bir metafordur: karınca kolonileri arasındaki tekrarlanan dev çatışmaları, insanların yaptığı bir dünya savaşıymış gibi anlatır. World War ölçek ve şiddet duygusunu büyütür; of the ants ise savaşanların kim olduğunu gösterir. Bu, tarihteki bir savaşın resmî adı değildir. Anlatıcı bu ifadeye geri dönerek karıncaların davranışlarını savaş diliyle çerçeveler ve bunu hikâyenin ana fikri hâline getirir.
Alıştırma
World War of the ants burada ne anlama geliyor?
- Bir karınca türünün bilimsel adıdır.
- Karınca kolonileri, savaşa benzeyen dev bir ölçekte çatışıyor gibi gösterilir.
- Tarihte kaydedilmiş gerçek bir insan savaşının adıdır.
Cevabı göster
Karınca kolonileri, savaşa benzeyen dev bir ölçekte çatışıyor gibi gösterilir.
giving up: çabalamayı bırakmak
there is no giving up ifadesinde giving up, give up öbek fiilinin -ing biçimidir. no sözcüğünden sonra, bulunmayan veya imkânsız kabul edilen bir eylemi adlandırır: kimse çabalamayı, direnmeyi veya savaşmayı bırakmaz. no tüm eylemi kapsadığı için cümle kesin ve vurgulu duyulur. Burada give up nesne almaz; dolayısıyla bir eşyayı birine vermek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “çabalamayı bırakmak” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: The puzzle is difficult, but I will not ____.
Cevabı göster
give up