Çiftleşme çılgınlığı, sperm zulaları ve larva baskınları: Bir ateş karıncası kraliçesinin hayatı - Walter R. Tschinkel: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
678 kelime 142 kel/dk

Video özeti: Bu ders, bir ateş karıncası kraliçesini çiftleşme uçuşundan ve tek başına yuva kurmasından başlayarak koloniler arasındaki şiddetli rekabet, büyük ölçekli üreme ve ortak hayatta kalma sürecinden geçirip sekiz yıllık saltanatının sonundaki ölümüne kadar izliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. At first glance, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu girişin, sonraki açıklamanın düzelteceği ya da derinleştireceği ilk izlenimi bildirdiğini anlayın; görünüşte rahatsız edici bir sahneden onun biyolojik önemine geçerken dinleyiciyi yönlendirmek için kullanın. 2. once their population exceeds about 23,000, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: once sözcüğünün yeni bir aşamayı başlatan sayısal eşiği tanıttığını fark edin ve ölçülebilir bir koşul karşılandığında sistemin nasıl değiştiğini açıklamak için bu kalıbı kullanın. 3. her genetic legacy lives on. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: lives on ifadesini, bir birey veya kuruluş sona erdikten sonra bir şeyin sürmesi anlamında mecazi olarak yorumlayın; genlerin, etkinin, geleneklerin ya da fikirlerin kalıcılığını anlatın.

Bu derste

It's June,

0:06

Aylardan Haziran,

Just after a heavy rainfall and the sky is filling with creatures Notlar

0:08

Şiddetli bir yağmurun hemen ardından ve gökyüzü,

Kalıp ifadeler

Just after a heavy rainfall: just after ile hemen sonrasını belirtmek

Just after, bir şeyin başka bir şeyden çok kısa bir süre sonra gerçekleştiğini belirtir. Sonraki olayı yağışa zaman bakımından çok yakın konumlandırır; after tek başına yalnızca sıralamayı verir, aralığın kısa olduğunu belirtmez. Kalıp, just after + isim öbeği veya olay bildiren yan cümle şeklindedir. Örneğin just after lunch ya da just after the bell rang denebilir. Burada a heavy rainfall, zaman için referans alınan olaydır.

Alıştırma

Bu nottaki iki sözcüklük hedef ifadeyi aynen kullanarak cümleyi tamamlayın: We went outside ____ the rain stopped.

Cevabı göster

just after

Kalıp ifadeler

Is filling with: bir alanın yavaş yavaş dolması

Is filling with, bir alanın insanlarla veya nesnelerle yavaş yavaş dolduğunu anlatır. Süreklilik bildiren is filling, tamamlanmış ya da durağan bir durumu değil, sürmekte olan değişimi gösterir. Kalıp, alan + be + filling with + alanı dolduranlar şeklindedir. Altyazıda the sky alanı, creatures ise orada beliren canlıları ifade eder.

Alıştırma

Bir alanın yavaş yavaş dolduğunu göstermek için üç sözcüklük hedef ifadeyi aynen kullanın: The theater ____ excited families.

Cevabı göster

is filling with

we wouldn't normally expect to find there.

0:13

normalde orada bulmayı beklemeyeceğimiz yaratıklarla doluyor.

Dilbilgisi

creatures we wouldn't normally expect to find there: nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürülmesi

we wouldn't normally expect to find there dizisi creatures sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Hangi canlılardan söz edildiğini belirtir; we bu cümleciğin öznesidir, ayrı bir ana cümlenin başlangıcı değildir. Daha açık biçimi creatures that we wouldn't normally expect to find there şeklindedir. Kullanılmayan ilgi zamiri that, find fiilinin nesnesidir; bu nedenle düşürülebilir. Bir isimden sonra böyle bir özne-fiil dizisi geliyorsa bu, kısa bir ilgi cümleciği olabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede nesne görevindeki ilgi zamiri doğal biçimde düşürülmüştür?

  1. The book I borrowed it yesterday is fascinating.
  2. The book I borrowed yesterday is fascinating.
  3. The book borrowed I yesterday is fascinating.
Cevabı göster

The book I borrowed yesterday is fascinating.

At first glance, Anlatım akışı

0:16

İlk bakışta,

Anlatım akışı

At first glance: ilk izlenimi belirtme

At first glance, hızlı bir ilk bakışta oluşan izlenimi belirtir. Dinleyiciye ya da okuyucuya, sonraki ifadenin kesin sonuç değil, ilk izlenim olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirir. Genellikle cümlenin başında yer alır ve ardından virgül gelir. Çoğu zaman daha sonra gelecek bir ayrıntıya, karşıtlığa ya da düzeltmeye hazırlık yapar: bir şey önce belli bir biçimde görünür, ancak daha yakından incelemek daha kapsamlı bir tablo sunar.

Alıştırma

İlk izlenimi belirten ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: ____, the two maps look identical, but their scales are different.

Cevabı göster

At first glance

this might be a disturbing sight. Ton ve niyet

0:17

bu rahatsız edici bir manzara olabilir.

Ton ve niyet

might be a disturbing sight: might ile temkinli değerlendirme yapmak

Bu cümlede might, yapılan betimlemeyi kesin bir gerçek değil, bir olasılık olarak sunar. Konuşan kişi, görüntünün bazı izleyicileri rahatsız edebileceği konusunda uyarır ancak herkesin aynı tepkiyi vereceğini iddia etmez. might be + isim öbeği veya sıfat yapısı, temkinli bir değerlendirme yapmak için kullanılabilir. Disturbing; endişe, şok veya rahatsızlık yaratan bir şeyi, sight ise görülen bir manzarayı ifade eder.

Alıştırma

İnsanların tepkileri farklı olabileceğinde en temkinli değerlendirmeyi hangi cümle yapar?

  1. This is definitely a disturbing sight for every viewer.
  2. This might be a disturbing sight for some viewers.
  3. No viewer could find this sight disturbing.
Cevabı göster

This might be a disturbing sight for some viewers.

But for the lucky males and females

0:19

Fakat şanslı erkekler ve dişiler için,

of Solenopsis invicta,

0:21

Solenopsis invicta,

otherwise known as fire ants, Kalıp ifadeler

0:24

diğer adıyla ateş karıncaları için,

Kalıp ifadeler

otherwise known as fire ants: daha bilinen bir ad eklemek

otherwise known as + ad yapısı; aynı kişi, yer, şey veya tür için başka bir ad sunar. Burada Solenopsis invicta bilimsel addır ve fire ants sözleri dinleyiciye daha tanıdık bir ad verir. Bu kalıplaşmış ifadede otherwise, ‘başka bir adla’ anlamına gelir; ‘eğer değilse’ veya ‘aksi takdirde’ anlamına gelmez. İfade burada ek tanımlayıcı bilgi verdiği için virgüllerle ayrılır.

Alıştırma

Burada öğretilen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: The aurora borealis, ____ the northern lights, can be seen near the poles.

Cevabı göster

otherwise known as

it's a day of romance. Deyimler

0:26

bu romantik bir gündür.

Deyimler

a day of romance: eğlenceli bir kişileştirme

Bu cümlede a day of romance, karıncaların çiftleşme etkinliğini eğlenceli biçimde kişileştirir. Hayvanların üreme olayını daha hafif ve ilgi çekici göstermek için insana ait bir düşünceyi, yani romance kavramını kullanır. Bunu, karıncaların insanlar gibi romantik aşk yaşadığına dair bilimsel bir iddia olarak anlamayın. İfade, izleyicinin olaya bakışını yönlendirir; biyolojik anlamı çiftleşme ve üremedir.

Alıştırma

Bu cümlede romance ne işe yarıyor?

  1. Karıncaların insanların flört geleneklerini izlediğini söyler.
  2. Karıncaların uçuş aşamasının bilimsel adını verir.
  3. Karıncaların çiftleşme etkinliğini insanlara özgü ifadelerle eğlenceli biçimde sunar.
Cevabı göster

Karıncaların çiftleşme etkinliğini insanlara özgü ifadelerle eğlenceli biçimde sunar.

This is the nuptial flight, Kültür

0:29

Bu evlilik uçuşudur,

Kültür

the nuptial flight: böceklere özgü bir üreme olayı

Nuptial flight, karınca gibi kanatlı yetişkin böceklerin üreme amacıyla yaptığı uçuşu anlatan bir biyoloji terimidir. Bu aşamada üreyebilen erkek ve dişiler eş bulmak ve üremek için koloniden ayrılır. Buradaki flight, uçak yolculuğu veya havadaki herhangi bir hareket anlamına gelmez. İki sözcük birlikte böceklerin yaşam döngüsündeki belirli bir olayı adlandırır.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz böcek üreme terimiyle tamamlayın: Winged male and female ants leave the nest to mate during the ____.

Cevabı göster

nuptial flight

when thousands of reproduction-capable male and female ants called alates Kültür

0:31

üreme yeteneğine sahip olan ve alates adı verilen binlerce erkek ve dişi karıncanın

Kültür

alates: üreyebilen kanatlı erkek ve dişi karıncalar

Alates, bir karınca kolonisinin kanatlı üreme bireyleridir: çiftleşip bir sonraki neslin oluşmasını sağlayabilen erkek ve dişiler. Bu evrede kanatları vardır ve temel görevi üremek olmayan işçi karıncalardan farklıdırlar. İsim grubunda reproduction-capable male and female ants sözleri bu böceklerin ne olduğunu açıklar, called alates ise adlarını verir. Bu sade açıklama, biyolojiye ait teknik bir terimi tanıtır.

Alıştırma

Bu biyoloji bağlamında alates nedir?

  1. Üreyebilen kanatlı erkek ve dişi karıncalar
  2. Temel olarak yiyecek toplayan işçi karıncalar
  3. Henüz yetişkinliğe ulaşmamış genç karıncalar
Cevabı göster

Üreyebilen kanatlı erkek ve dişi karıncalar

take wing for the first and last time. Notlar

0:36

ilk ve son kez uçuşa geçtiği zamandır.

Deyimler

take wing: havaya yükselip uçmaya başlamak

Take wing, havaya yükselip uçmaya başlamak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir ve çoğu zaman oradan ayrılma fikrini de taşır. Burada alates denen karıncaların uçuşa başlamasını anlatır. Bir kanadı almak ya da tutmak şeklinde kelimesi kelimesine bir anlam taşımaz. Bu deyimde wing tekil kalır ve önüne tanımlık ya da iyelik belirleyicisi gelmez: take wing, took wing veya have taken wing.

Alıştırma

Uçmaya başlamak anlamındaki iki sözcüklü ifadenin geçmiş zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: At sunrise, the geese ____ and headed south.

Cevabı göster

took wing

Kalıp ifadeler

for the first and last time: tek bir olay ve kesin bir son

for the first and last time ifadesinde first ve last aynı olayı anlatacak şekilde bağlanır. Olay ilk kez gerçekleşir, ancak bu aynı zamanda son kezdir; dolayısıyla bir daha gerçekleşmez. Bu ifade yalnızca olayın bir kez gerçekleştiğini saymakla kalmaz. Hemen gelen sonu vurgular ve çoğu zaman güçlü bir bitiş ya da kader duygusu yaratır.

Alıştırma

Uçağın ilk uçuşunun aynı zamanda son uçuşu olduğunu anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The experimental plane flew ____ before it was permanently retired.

Cevabı göster

for the first and last time

But even for successful males Anlatım akışı

0:39

Ancak başarılı erkekler için bile,

who manage to avoid winged predators, Kalıp ifadeler

0:41

kanatlı avcılardan kaçmayı başaranlar için bile,

Anlatım akışı

But even for successful males: karşıtlığı görünüşte avantajlı gruba genişletmek

But, önceki anlatımdan farklı bir yöne dönüldüğünü gösterir. Even, normalde etkilenmeyeceği düşünülen bir grubu da sonraki ifadenin kapsamına beklenmedik biçimde ekler: erkeklere successful denir, ancak gelecek sonuç onlar için de geçerlidir. For successful males, cümlenin başına getirilmiş bir edat öbeğidir; tam bir yan cümle değildir. Sonraki cümlenin hangi grupla ilgili olduğunu belirler. But even for + grup, ... kalıbı, successful şeklindeki olumlu etiketin hikâyenin sonu olmadığını anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle, bir sorunun onunla iyi başa çıkması beklenen bir grup için bile geçerli olduğunu göstermek üzere But even for ... kalıbını kullanır?

  1. Even the sudden storm ended before the experienced climbers arrived.
  2. But even for experienced climbers, the sudden storm was dangerous.
  3. But experienced climbers canceled the trip when the sudden storm arrived.
Cevabı göster

But even for experienced climbers, the sudden storm was dangerous.

Kalıp ifadeler

manage to avoid: zorluğa rağmen kaçınmayı başarmak

Manage to + fiilin yalın biçimi, zor olan veya sonucu belirsiz görünen bir şeyi sonunda başarmak anlamına gelir. Buradaki manage to avoid, kanatlı yırtıcılardan başarıyla kaçındıklarını söylerken gerçek bir tehlike ve çaba bulunduğunu da ima eder. Manage to yapısından sonra avoid fiilinin yalın biçimi kullanılır. Avoid, winged predators gibi bir isim öbeğini doğrudan alabilir; ardından bir eylem geldiğinde ise avoid being seen örneğindeki gibi genellikle -ing biçimi kullanılır.

Alıştırma

Zorluğa rağmen başarıyla kaçınmayı göstermek için manage to + fiil yapısını kullanın: Although the cyclist skidded, she ____ the fallen branch.

Cevabı göster

managed to avoid

this mating frenzy will prove lethal. Kelime

0:44

bu çiftleşme çılgınlığının ölümcül olduğu ortaya çıkacaktır.

Kelime

will prove lethal: sonradan ortaya çıkan ölümcül sonuç

Will prove lethal ifadesindeki prove, sonuçta öyle olduğu ortaya çıkmak veya olaylarla öyle olduğu anlaşılmak anlamına gelen bir bağ fiilidir. İfade, çiftleşme çılgınlığının sonunda ölümcül bir etkisi olacağını öngörür; bir kişinin bir gerçeği kanıtlarla ispatlamasını anlatmaz. Lethal, prove fiilinden sonra özneyi tanımlayan bir sıfattır. Aynı yapı prove useful, prove difficult ve prove costly ifadelerinde de görülür. Will prove, daha sonra belirginleşen bir sonuca odaklanır.

Alıştırma

Sonuçta öyle olduğu ortaya çıktı anlamı vermek için cümleyi prove fiilinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The cheap repair looked simple, but it ____ expensive.

Cevabı göster

proved

And for a successfully mated female,

0:47

Ve başarıyla çiftleşen bir dişi için,

her work is only beginning. Anlatım akışı

0:49

işi daha yeni başlıyordur.

Anlatım akışı

Her work is only beginning: anlatıyı sıradaki göreve yöneltmek

Her work is only beginning ifadesindeki only, sürecin henüz bu erken aşamadan öteye gitmediğini belirtir. Bu nedenle doğal anlamı “asıl işi daha yeni başlıyor”dur. İşin az olduğunu ya da neredeyse bittiğini anlatmaz. Bir anlatı geçişi olarak bu cümle bir aşamayı kapatır ve dikkati sırada olacaklara yöneltir. Önceki bir başarı son gibi görünebilir, ancak bu kalıp onu daha büyük bir görevin başlangıcı olarak sunar.

Alıştırma

Her work is only beginning anlatının bu noktasında nasıl bir işlev görür?

  1. Çalışmayı bırakmaya karar verdiğini söyler.
  2. Bütün görevlerinin zaten tamamlandığını bildirir.
  3. Dikkati tamamlanmış bir aşamadan ilerideki daha büyük göreve yöneltir.
Cevabı göster

Dikkati tamamlanmış bir aşamadan ilerideki daha büyük göreve yöneltir.

Having secured a lifetime supply of sperm from her departed mate, Notlar

0:52

Ölen eşinden ömür boyu yetecek kadar sperm tedarikini güvence altına alan

Dilbilgisi

Having secured...: daha önce tamamlanmış bir eylemi göstermek

Having secured, having + past participle biçimindeki perfect participle yapısıdır. Secure eylemini ana cümledeki eylemden önce tamamlanmış olarak sunar; bu nedenle ifade “... güvence altına aldıktan sonra” anlamına gelir, “... güvence altına alırken” anlamına gelmez. Bu cümle başı yapısı, daha önceki zaman ya da neden bilgisini arka plan ifadesi olarak sıkıştırır. Örtük öznesi ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır: kaynağı sağlayan dişi, sonraki ana eylemi de yapan olmalıdır. Bu yapı özellikle resmî yazılı anlatım ve açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Raporun önce tamamlandığını göstermek için cümleyi finish fiilinin perfect participle biçimiyle tamamlayın: ____ the report, Maya sent it to her manager.

Cevabı göster

Having finished

Kalıp ifadeler

a lifetime supply of sperm: ömür boyu yetecek sperm stoku

A lifetime supply of + isim, bir şeyin bir insanın ya da hayvanın tüm yaşamına yetecek miktarını ifade eder. Burada sperm depolanan kaynaktır; lifetime, spermin yaşını değil, bu stoğun kraliçeye ne kadar süre yeteceğini anlatır. Aktarılabilir temel kalıp a supply of + isimdir ve bir şeyin tedarik miktarını ya da stoğunu belirtir. Lifetime eklendiğinde a lifetime supply of + isim olur ve bu miktarın ne kadar uzun süre dayanmasının beklendiği vurgulanır.

Alıştırma

Bu derste geçen ve bir ömür yetecek miktarı anlatan dört kelimelik sabit ifadeyi tamamlayın: The prize includes ____ pet food for the winner.

Cevabı göster

a lifetime supply of

our new queen must now single-handedly start an entire colony. Kelime

0:57

yeni kraliçemiz şimdi tek başına bütün bir koloniyi kurmalıdır.

Kelime

single-handedly start an entire colony: bütün bir koloniyi tek başına kurmak

Single-handedly, start fiilini niteleyen bir zarftır. Kraliçenin başka hiçbir karıncadan yardım almadan tüm koloniyi kurması gerektiğini anlatır. Entire, görevin büyük olduğu duygusunu güçlendirir. Bu sözcük çoğu zaman tek bir kişinin ya da canlının zor veya şaşırtıcı bir başarıyı tek başına gerçekleştirdiğini vurgular. Buradaki anlam gerçek anlamlı değildir; yalnızca bir eli kullanmak demek değildir.

Alıştırma

Ava'nın büyük bir görevi hiç kimseden yardım almadan tamamladığını en iyi vurgulayan cümle hangisidir?

  1. Ava single-handedly organized the entire charity event.
  2. Ava organized one small part of the charity event.
  3. Ava was alone when she arrived at the charity event.
Cevabı göster

Ava single-handedly organized the entire charity event.

Descending to the ground, Dilbilgisi

1:02

Yere inerek,

she searches for a suitable spot to build her nest. Kalıp ifadeler

1:03

yuvasını kurmak için uygun bir yer arar.

Dilbilgisi

Descending to the ground: ana cümleyle aynı özneye bağlı cümle başı -ing yapısı

Descending to the ground, cümlenin başında kullanılan bir şimdiki zaman ortaç yapısıdır. Ana eylem olan she searches eyleminden hemen önce gerçekleşen ya da onunla örtüşen bir arka plan eylemini verir. Böylece cümle, inme eyleminden arama eylemine akıcı biçimde ilerler. Bu yapının ayrıca belirtilmiş bir öznesi yoktur; örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan she'dir. Aynı varlık hem iner hem arar. Aktarılabilir kalıp, aynı kişi ya da varlığın yakından ilişkili eylemlerini bağlayan “-ing yapısı, özne + fiil” biçimidir.

Alıştırma

Hangi cümlede ana cümlenin öznesi, baştaki -ing eylemini de doğru şekilde gerçekleştirmektedir?

  1. Walking to school, Maya's backpack felt heavy.
  2. Walking to school, the rain started suddenly.
  3. Walking to school, Maya saw a rainbow.
Cevabı göster

Walking to school, Maya saw a rainbow.

Kalıp ifadeler

searches for a suitable spot to build her nest: belirli bir amaca uygun yer aramak

searches for a suitable spot ifadesinde search for, onun bulmaya çalıştığı şeyi, yani uygun bir yeri belirtir. Suitable, bir şeyin belirli bir amaç için doğru veya uygun olduğunu anlatır. to build her nest mastar grubu, yerin amaçlanan kullanımını belirterek spot sözcüğünü niteler. Aktarılabilir kalıp search for a suitable spot/place to + fiil biçimindedir ve bir şeyi yapmak için elverişli bir yer aramak anlamına gelir.

Alıştırma

Piknik için uygun bir yer aradıklarını söylemek üzere eksik sözcükleri doldurun: They searched ____ a suitable spot ____ have a picnic.

Cevabı göster

for · to

Ideally, she can find somewhere with loose, Dilbilgisi

1:06

İdeal olarak gevşek,

easy to dig soil,

1:09

kazması kolay toprak olan bir yer bulur,

Dilbilgisi

easy to dig soil: sıfat + to infinitive

easy to dig soil ifadesinde easy, soil sözcüğünü niteler; to dig ise toprağın hangi bakımdan kolay olduğunu gösterir: bu toprağı kazmak kolaydır. İfade soil that is easy to dig ile eşdeğerdir. Bu, bir nesne veya işin ne kadar kolay olduğunu değerlendiren “sıfat + to infinitive” kalıbıdır. soil, anlamca dig fiilinin nesnesidir; bu yüzden The soil is easy to dig denir, The soil is easy to dig it denmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için carry fiilinin doğru biçimini kullanın: This small suitcase is easy ____.

Cevabı göster

to carry

like farmland already disturbed by human activity. Dilbilgisi

1:10

insan faaliyetiyle zaten altüst olmuş tarım arazileri gibi.

Dilbilgisi

already disturbed by human activity: isimden sonra gelen edilgen niteleyici

Already disturbed by human activity, farmland sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. farmland that has already been disturbed by human activity ifadesinin kısaltılmış biçimidir; bu nedenle eylemi yapan değil, eylemden etkilenen farmland sözcüğüdür. Burada disturbed, toprağın örneğin tarım yoluyla fiziksel olarak değiştirilmesi veya yapısının bozulması anlamına gelir. Toprağın endişeli ya da üzgün hissettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Edilgen niteleyiciyi tamamlamak için damage fiilinin geçmiş zaman ortaç biçimini kullanın: The bridge ____ by the flood remains closed.

Cevabı göster

damaged

Once she finds the perfect spot, Dilbilgisi

1:14

Mükemmel noktayı bulduğunda,

Dilbilgisi

Once she finds the perfect spot: sonraki adımı başlatan koşulu belirtme

Once, sonraki adım başlamadan önce gerçekleşmesi gereken olayı tanıtır. Burada mükemmel yeri bulmak tetikleyici koşuldur; dolayısıyla sonraki eylem, o yeri bulmasının ardından gerçekleşir. Ancak once tek başına sonraki eylemin hemen gerçekleşeceği anlamına gelmez. Once ile kurulan yan cümle gelecekteki bir adıma gönderme yaptığında genellikle geniş zaman kullanılır: Once she finds... denir, Once she will find... denmez. Ana cümlede yine will, can veya emir yapısı kullanılabilir.

Alıştırma

Kapının açılmasının sonraki adımı başlattığı geleceğe yönelik bir süreç için dilbilgisi bakımından doğru cümleyi seçin.

  1. Once the door will unlock, you can enter.
  2. Once the door unlocks, you can enter.
  3. Once the door unlocking, you can enter.
Cevabı göster

Once the door unlocks, you can enter.

she breaks off her wings, Öbek fiiller

1:16

kanatlarını koparır,

Öbek fiiller

breaks off: bağlı bir parçayı kırarak ayırmak

Break off, bir parçayı veya bağlı bir kısmı kırarak bütünden ayırmak anlamına gelir. Buradaki off, kanatların yalnızca hasar görmediğini, vücuttan ayrıldığını gösterir. Bu fiziksel anlamda break off ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne isim olduğunda hem break off a branch hem de break a branch off kullanılabilir. Zamir ise ortada olmalıdır: break it off denir, break off it denmez.

Alıştırma

Cümleyi break off ve it zamiriyle tamamlayın: The loose tag was hanging by one thread, so Mia ____.

Cevabı göster

broke it off

creating the stubs that establish her royal status. Dilbilgisi

1:18

kraliyet statüsünü belirleyen güdükler oluşturur.

Dilbilgisi

creating ...: -ing yan cümlesiyle sonuç eklemek

Creating ile başlayan ifade, önceki eylemin sonucunu anlatır. Kanatlarını koparması, onun kraliçe olduğunu gösteren kanat kalıntıları bırakır. Creating burada bağımsız, yeni bir ana olay başlatmaz. Bu, ek bilgi veren bir -ing yan cümlesidir. Tam bir cümleden sonra virgül ve -ing yan cümlesi kullanılarak doğal bir sonuç kısa biçimde eklenebilir. Ana cümledeki hangi eylem veya durumun bu sonucu doğurduğu açık olmalıdır.

Alıştırma

Sonuç eklemek için create fiilinin doğru biçimini kullanın: The storm knocked down a tree, ____ a roadblock.

Cevabı göster

creating

Then she starts digging a descending tunnel,

1:22

Sonra aşağı inen bir tünel kazmaya başlar,

ending in a chamber. Dilbilgisi

1:25

ve bir odacıkta son bulur.

Dilbilgisi

ending in a chamber: bir rotanın nerede bittiğini göstermek

Ending in a chamber, a descending tunnel ifadesini açıklayan bir -ing yan cümlesidir. Mantıksal öznesi she değil, tüneldir. a tunnel that ends in a chamber biçiminde açılabilir. End in ifadesinden sonra bir yer veya sonuç geldiğinde, bir şeyin sonunda ne bulunduğunu ya da neye dönüştüğünü anlatır. Burada tünelin uzak ucunun bir odacığa açıldığı veya ulaştığı anlamına gelir.

Alıştırma

End in ifadesini doğru biçimde kullanın: A narrow passage slopes downward, ____ a round room.

Cevabı göster

ending in

Here,

1:28

Burada,

the queen begins laying her eggs, Dilbilgisi

1:28

kraliçe yumurtalarını bırakmaya başlar,

Dilbilgisi

begins laying her eggs: begin + fiil-ing

begins laying her eggs ifadesinde begin fiilinden sonra -ing biçimi olan laying gelir. begin + fiil-ing yapısı bir etkinliğin başladığını gösterir; burada yumurtlama etkinliği başlar. begin to lay de bu cümlede dil bilgisi bakımından doğrudur ve anlamı neredeyse aynıdır. Özgün cümledeki -ing biçimi, yumurtlamayı başlayan bir etkinlik olarak sunar.

Alıştırma

Bir etkinliğin başladığını göstermek için begin + fiil-ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The bird began build its nest in early spring.
  2. The bird began building its nest in early spring.
  3. The bird began built its nest in early spring.
Cevabı göster

The bird began building its nest in early spring.

about 10 per day, Kelime

1:30

günde yaklaşık 10 tane,

Kelime

about 10 per day: per ile oran belirtme

about 10 per day, her bir günlük sürede yaklaşık 10 anlamına gelir. about sayının kesin olmadığını, per day ise oranın ölçüldüğü birimin gün olduğunu gösterir. Her birim başına oran veya miktar belirtmek için number + per + unit yapısını kullanın. Örneğin 60 miles per hour veya $5 per person.

Alıştırma

per ve day birimini kullanarak oran ifadesini tamamlayın: The machine produces about 200 bottles ____.

Cevabı göster

per day

and the first larvae hatch within a week.

1:32

ve ilk larvalar bir hafta içinde çatlar.

Over the next three weeks,

1:35

Sonraki üç hafta boyunca,

the new queen relies on a separate batch of unfertilized eggs Kalıp ifadeler

1:37

yeni kraliçe döllenmemiş yumurtalardan oluşan ayrı bir gruba güvenir,

to nourish both herself and her brood, Dilbilgisi

1:41

hem kendini hem de yavrularını beslemek için,

Kalıp ifadeler

relies on: gerekli bir kaynağa dayanmak

Relies on, “bir şeye dayanmak” ya da “birinin veya bir şeyin desteğine ihtiyaç duymak” demektir. Kalıp rely on + kişi, şey veya sistem şeklindedir. Burada yeni kraliçe, kendisini ve yavrularını besleyecek bir kaynak olarak ayrı bir grup döllenmemiş yumurtaya ihtiyaç duyar. On bu kalıbın parçasıdır: rely something değil, rely on something denir. Özne üçüncü tekil şahıs olduğunda ve geniş zaman kullanıldığında rely, relies olur.

Alıştırma

Cümleyi rely on ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The clinic ____ donations to provide free meals.

Cevabı göster

relies on

Dilbilgisi

both herself and her ...: both A and B ile iki nesneyi kapsamak

Both herself and her brood tam ifadesinde, both A and B kalıbı beslenen iki öğeyi birbirine bağlar: A herself, B ise her brood ifadesidir. Bu, ikisinin de dışarıda kalmadığı; hem kraliçenin hem de yavrularının beslendiği anlamına gelir. Both, adı geçen iki öğenin de kapsandığını vurgular. Herself yeni kraliçeye gönderme yaparken, her ise brood sözcüğünü niteleyen ve kime ait olduğunu gösteren bir iyelik sözcüğüdür.

Alıştırma

Both A and B kalıbını tamamlayın: The program helps ____ children ____ their parents.

Cevabı göster

both · and

losing half her body weight in the process. Kalıp ifadeler

1:44

bu süreçte vücut ağırlığının yarısını kaybeder.

Kalıp ifadeler

in the process: süreçte ortaya çıkan ek bir sonucu belirtmek

In the process, “az önce sözü edilen faaliyet sürerken” anlamına gelir. Burada vücut ağırlığındaki kaybı önceki faaliyet sırasında ortaya çıkan bir sonuç olarak gösterir. Bu ifade çoğu zaman bir kazancı, kaybı veya beklenmedik sonucu ekler. İkinci olayı aynı sürece bağlar, ancak tek başına ilk olayın ikinci olaya doğrudan neden olduğunu her zaman göstermez.

Alıştırma

Aşağıdaki cümlede in the process neyi gösterir? “He repaired the bike and learned a new skill in the process.”

  1. Beceriyi bisikleti tamir etmeye başlamadan önce öğrendi.
  2. Yeni beceri, bisikleti tamir ederken edinildi.
  3. Bisikleti tamir etmek herhangi bir şey öğrenmesini engelledi.
Cevabı göster

Yeni beceri, bisikleti tamir ederken edinildi.

Thankfully, after about 20 days,

1:47

Neyse ki, yaklaşık 20 gün sonra,

these larvae grow into the first generation of workers, Öbek fiiller

1:50

bu larvalar büyüyerek ilk nesil işçilere dönüşür,

Öbek fiiller

grow into the first generation of workers: giderek yeni bir biçime veya role dönüşmek

Grow into + bir isim öbeği, giderek gelişip sonunda söz konusu kişi, şey, biçim veya duruma dönüşmek anlamına gelir. Bu cümlede larvalar gelişerek koloninin ilk işçi grubuna dönüşür. into sözcüğünden sonraki bölüm değişimin nihai sonucunu belirtir. Bu yapı hem fiziksel büyüme hem de küçük bir grubun büyük bir kuruluşa dönüşmesi gibi soyut gelişmeler için kullanılabilir.

Alıştırma

Aşamalı gelişimi göstermek için cümleyi grow into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Over several years, the tiny workshop ____ a successful company.

Cevabı göster

grew into

ready to forage for food and sustain their shrunken queen. Dilbilgisi

1:54

yiyecek aramaya ve küçülmüş kraliçelerini beslemeye hazır olurlar.

Dilbilgisi

ready to forage for food: ready to + fiilin yalın hâli

ready to + fiilin yalın hâli, birinin veya bir şeyin bir eyleme başlamaya hazır olduğunu ya da gerekli koşullara ulaştığını belirtir. Burada ready to forage, işçi karıncaların artık yiyecek aramaya başlayabileceğini anlatır. forage for, özellikle hayvanlardan söz ederken, yenilecek bir şeyi bulmak ve toplamak için dolaşarak aramak demektir. forage for food ifadesinde for, aranan şeyi belirtir.

Alıştırma

Vurgulanan yapıyla cümleyi tamamlayın: After their first flight, the young birds are ____ food on their own.

Cevabı göster

ready to forage for

Her daughters will have to work quickly, though. Anlatım akışı

1:58

Ancak kızlarının hızlı çalışması gerekecektir.

Anlatım akışı

Hafif karşıtlık için cümle sonu though

though, bir cümlenin sonunda kullanıldığında ana mesaj tamamlandıktan sonra bir karşıtlık ekler. Dinleyiciye tüm cümlenin önceki bilgiye bir sınırlama veya karşı nokta getirdiğini gösterir. Burada hızlı çalışma zorunluluğu, önceki bağlamdaki daha umut verici bilgiyi sınırlar. Bu konumda though, cümlenin tamamını etkileyen bir zarf olarak çalışır; yeni bir yan cümle başlatmaz. however veya but ifadelerine yakındır, ancak genellikle daha hafif ve konuşma diline uygun duyulur.

Alıştırma

Vurgulanan cümle sonu karşıtlık ifadesiyle tamamlayın: The backpack is heavy. It's comfortable, ____.

Cevabı göster

though

Returning their mother to good health is urgent. Dilbilgisi

2:00

Annelerini eski sağlığına kavuşturmak acildir.

Dilbilgisi

Returning ... is urgent: özne görevinde bir -ing öbeği

Returning their mother to good health, cümlenin öznesi olan bir -ing öbeğidir. Tüm eylemi tek bir fikir olarak ele alır; bu nedenle ardından tekil fiil is gelir, are gelmez. Burada return someone to good health, birinin yeniden sağlıklı olmasını sağlamak demektir. Aktarılabilir kalıp, -ing ile kurulan eylem öbeği + tekil fiildir ve bir eylemi ana konu yapmak için sık kullanılır.

Alıştırma

help fiilini -ing biçimine dönüştürün ve be fiilinin doğru şimdiki zaman biçimini kullanın: ____ the injured animal ____ our first task.

Cevabı göster

Helping · is

In the surrounding area,

2:04

Çevredeki alanda,

dozens of neighboring queens are building their own ant armies. Deyimler

2:05

düzinelerce komşu kraliçe kendi karınca ordularını inşa etmektedir.

Deyimler

their own ant armies: karınca grupları için ordu benzetmesi

their own ant armies ifadesinde armies mecaz anlamlıdır. Karınca gruplarını rekabet veya çatışma için bir araya getirilen örgütlü güçler olarak gösterir; gerçek insan askerî birliklerini anlatmak yerine savaş benzeri bir görüntü oluşturur. their own sözleri, her kurucunun kendisine ait ayrı bir güç oluşturduğunu gösterir. Bu ifade canlı bir anlatım dilidir, kesin bir biyolojik sınıflandırma değildir.

Alıştırma

Bir anlatıcı birkaç koloniyi ayrı örgütlü güçler olarak göstermek, biyolojik bir karınca türünü belirtmemek istiyor. Hangi ifade en uygundur?

  1. their own ant armies
  2. their own army ants
  3. their own insect species
Cevabı göster

their own ant armies

These colonies have peacefully coexisted so far, Dilbilgisi

2:10

Bu koloniler şu ana kadar barış içinde bir arada yaşamıştır,

Dilbilgisi

have peacefully coexisted so far: şimdiye kadar süren bir durum

İngilizcedeki present perfect yapı have coexisted, barış içinde bir arada yaşama durumunu geçmişte başlamış ve şu ana kadar geçerliliğini korumuş bir durum olarak sunar. Peacefully zarfı kolonilerin nasıl yaşadığını açıklar; so far ise zamanın bitiş noktasını şimdi olarak belirler. So far ifadenin kapsamını sınırlar: durumun şu ana kadar geçerli olduğunu söyler, gelecekte de süreceğini garanti etmez. Bu nedenle daha sonraki bir değişime veya karşıtlığa hazırlık yapabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, şu ana kadar süren bir durumu anlatmak için present perfect ile so far ifadesini doğru kullanır?

  1. The two teams have worked well together so far.
  2. The two teams worked well together so far tomorrow.
  3. The two teams have work well together so far.
Cevabı göster

The two teams have worked well together so far.

but once workers appear, Dilbilgisi

2:14

ancak işçiler ortaya çıktığında,

a phenomenon known as brood raiding begins. Kültür

2:16

yavru baskını olarak bilinen bir olgu başlar.

Dilbilgisi

once workers appear: tetikleyici bir koşulu belirtmek

Once workers appear, “işçi karıncalar ortaya çıkar çıkmaz” veya “işçi karıncalar ortaya çıktığında” anlamına gelir. Once ile başlayan yan cümle, ana cümledeki olayı tetikleyen koşulu belirtir. Düzenli süreçler anlatılırken once yan cümlesinde simple present appear kullanılır; ana cümlede de simple present begins kullanılabilir. Bu genel yapıda once yan cümlesinde will kullanılmaz.

Alıştırma

Kuralı, yukarıda öğretilen ve tetikleyici koşulu belirten tek sözcüklük bağlaçla tamamlayın: ____ the sensor detects smoke, the alarm sounds.

Cevabı göster

Once

Kültür

known as brood raiding: bilimsel bir olguyu adlandırma

“Known as brood raiding” önceki “phenomenon” ismini niteler ve olgunun adını verir. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: “a phenomenon that is known as brood raiding”. “İsim + known as + ad” kalıbı, bir şeyin kabul gören adını tanıtır. Buradaki “brood”, bir karınca kolonisindeki yumurta, larva ve pupa gibi henüz olgunlaşmamış yavruları belirtir. “Raiding”, onları almak için başka bir yuvaya girmek demektir. Tam özne “a phenomenon known as brood raiding”, ana fiil ise “begins”tir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir sürecin adını tanıtmak için “known as” doğru kullanılmıştır?

  1. The change from liquid water to water vapor knows as evaporation.
  2. The change from liquid water to water vapor is known for evaporation.
  3. The change from liquid water to water vapor is known as evaporation.
Cevabı göster

The change from liquid water to water vapor is known as evaporation.

Workers from nests up to several meters away Kalıp ifadeler

2:20

Birkaç metreye kadar uzaklıktaki yuvalardan gelen işçiler

Kalıp ifadeler

up to several meters away: en fazla mesafeyi belirtme

“Up to several meters away” yaklaşık bir üst mesafe sınırı verir: en uzaktaki yuvalar referans noktasından birkaç metre ötede olabilir. Bazı yuvalar daha yakın olabilir; bu nedenle ifade, her yuvanın tam olarak bu uzaklıkta olduğunu söylemez. “Away”, “several meters away” mesafe ifadesini tamamlar. “Up to” bu ifadenin tamamını etkiler ve “bu yaklaşık aralığa kadar, fakat daha fazla değil” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle sensörün en fazla 20 metre uzaklıkta çalışabildiğini doğal biçimde anlatır?

  1. The sensor can detect movement up 20 meters away.
  2. The sensor can detect movement up to 20 meters away.
  3. The sensor can detect movement until 20 meters away.
Cevabı göster

The sensor can detect movement up to 20 meters away.

begin to steal offspring from our queen.

2:23

kraliçemizin yavrularını çalmaya başlar.

Our colony retaliates,

2:26

Kolonimiz misilleme yapar,

but new waves of raiders from even further away Deyimler

2:27

ancak daha da uzaklardan gelen yeni akıncı dalgaları

overwhelm the workers. Kelime

2:31

işçileri ezer geçer.

Deyimler

new waves of raiders: art arda gelen saldırgan grupları

waves of + çoğul isim ad öbeği, art arda gelen grupları veya olayları dalgalara benzetir. new waves of raiders ifadesinde her wave, su dalgası değil, başka bir akıncı grubudur. New, bunların önceki saldırganların ardından gelen ek gruplar olduğunu gösterir. İfade, tekrar tekrar gelişi ve artan baskıyı vurgular; waves of calls ve waves of protests ifadelerinde de aynı kalıp görülür.

Alıştırma

Bu cümlede new waves of raiders ne anlama geliyor?

  1. Akıncılar artık gelmiyor.
  2. Yeni akıncı grupları gelmeye devam ediyor.
  3. Akıncılar okyanus dalgalarının üzerinde yolculuk ediyor.
Cevabı göster

Yeni akıncı grupları gelmeye devam ediyor.

Kelime

overwhelm the workers: daha büyük güç veya sayıyla alt etmek

Burada overwhelm the workers, işçi karıncaları alt etmek anlamına gelir: akıncıların sayısı veya gücü, işçilerin direnemeyeceği kadar fazladır. Yalnızca kafalarının karışmasını değil, gerçek bir çatışmada etkisiz hâle getirilmelerini anlatır. Aynı fiil, bir kişinin veya sistemin kapasitesini aşan her türlü baskıyı da anlatabilir. Örneğin, emotions can overwhelm someone ve too many requests can overwhelm a website. Baskının fiziksel, duygusal veya pratik olduğunu bağlam gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, talebin bir ekibin başa çıkamayacağı kadar fazla olduğunu anlatır?

  1. The kitchen closed after serving its final customer.
  2. The cook listed every order on a board.
  3. The flood of orders overwhelmed the small kitchen.
Cevabı göster

The flood of orders overwhelmed the small kitchen.

Within hours,

2:33

Saatler içinde,

the raiders have taken our queen's entire brood supply to the largest nearby nest, Kültür

2:34

akıncılar kraliçemizin tüm yavru stokunu yakındaki en büyük yuvaya götürür,

Kültür

entire brood supply: yetişkin olmayan yavruların tamamı

Bir karınca kolonisinde brood, henüz yetişkin olmayan yavruları, yani yumurtaları, larvaları ve pupaları ifade eder. Burada entire brood supply, kraliçenin mevcut yavrularının tamamı demektir; yiyecek, araç gereç veya genel erzak anlamına gelmez. Supply sözcüğü bu yavruları koloninin gelecekteki üyelerinden oluşan bir stok gibi gösterir. Hepsinin alınması koloninin devamlılığını tehlikeye atar.

Alıştırma

Bu karınca kolonisi bağlamında entire brood supply ne anlama gelir?

  1. Yumurta, larva ve pupalar gibi koloninin henüz yetişkin olmayan bütün yavruları
  2. Kraliçenin depoladığı bütün yiyecekler
  3. Yağmacıların götürdüğü bütün araçlar ve yuva malzemeleri
Cevabı göster

Yumurta, larva ve pupalar gibi koloninin henüz yetişkin olmayan bütün yavruları

and the queen's surviving daughters abandon her.

2:40

ve kraliçenin hayatta kalan kızları onu terk eder.

Chasing her last chance of survival, Dilbilgisi

2:44

Hayatta kalma konusundaki son şansını kovalayan

Dilbilgisi

Chasing her last chance of survival: cümle başında participle öbeği

Chasing her last chance of survival, ana cümleden önce gelen bir present participle öbeğidir. Burada chase, fiziksel bir nesnenin arkasından gerçekten koşmak değil, bir fırsatı etkin biçimde aramak veya elde etmeye çalışmak anlamına gelir. Bu öbek, ardından gelen eylemin nedenini verir: Bu, hayatta kalmak için son fırsatı olduğu için harekete geçer. Öbeğin örtük öznesi, ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümle Lina'nın amacını göstermek için başlangıçtaki participle öbeğini doğru kullanıyor?

  1. Chasing her last chance to qualify, every morning mattered to Lina.
  2. Chasing her last chance to qualify, the gym opened early.
  3. Chasing her last chance to qualify, Lina trained every morning.
Cevabı göster

Chasing her last chance to qualify, Lina trained every morning.

the queen follows the raiding trail to the winning nest.

2:46

kraliçe, baskın izini kazanılan yuvaya kadar takip eder.

She fends off other losing queens and the defending nest's workers, Öbek fiiller

2:50

Kaybeden diğer kraliçeleri ve yuvayı savunan işçileri geri püskürterek,

Öbek fiiller

fends off: bir tehdide karşı koyup onu püskürtmek

Fend off, bir saldırgana veya tehdide karşı koyup onun yaklaşmasını ya da zarar vermesini engellemek demektir. Burada rakip kraliçeleri ve yuvayı savunan işçi karıncaları geri püskürtür. Bu öbek fiil tehdidi nesne olarak alır: fend off an attack veya fend it off. Fiziksel savunmayı da fending off criticism ya da illness örneklerindeki gibi mecazi korunmayı da anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi fend off ifadesinin yalın biçimiyle tamamlayın: Strong passwords can help ____ cyberattacks.

Cevabı göster

fend off

fighting her way to the top of the brood pile. Deyimler

2:54

yavru yığınının tepesine kadar savaşır.

Deyimler

fighting her way to: dirence rağmen ilerlemek

Fight one's way to + bir varış noktası, direnç veya engellerle mücadele ederek o yere ulaşmak demektir. Bu cümlede yavru yığınının tepesine çıkabilmek için karşı koyanlarla savaşması gerekir. İyelik sözcüğü özneyle uyumlu olmalıdır: I fight my way, he fights his way ve they fight their way. Bu kalıp yalnızca varışı değil, zorlu süreci vurgular; mücadele gerçek veya mecazi olabilir.

Alıştırma

Fight one's way to kalıbının geçmiş zamanını kullanın ve iyelik sözcüğünü Maya ile eşleştirin: When the alarm rang in the crowded station, Maya ____ the exit.

Cevabı göster

fought her way to

Her daughters help their mother succeed where other queens fail, Dilbilgisi

2:58

Kızları, annelerinin diğer kraliçelerin başarısız olduğu yerde başarılı olmasına yardım eder,

Dilbilgisi

succeed where other queens fail: durum bildiren where

succeed where other queens fail ifadesinde where mutlaka fiziksel bir yeri belirtmez. Diğer kraliçelerin başarısız olduğu durumu, görevi veya zorluğun bir bölümünü belirtir: anne, onların elde edemediği sonucu elde eder. X succeeds where Y fails kalıbı, aynı zorluk karşısındaki iki sonucu karşılaştırır. İnsanlar, yöntemler veya ürünler için kullanılabilir; where burada yer sormaz, “bir durum veya alanda” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle, yeni yöntemin eski yöntemlerin işe yaramadığı aynı durumlarda işe yaradığını ifade eder?

  1. The new method succeeds because older methods fail.
  2. The new method succeeds where older methods fail.
  3. The new method succeeds after older methods fail.
Cevabı göster

The new method succeeds where older methods fail.

defeating the reigning monarch Deyimler

3:01

hüküm süren hükümdarı yenerek

and usurping the brood pile. Kelime

3:03

ve yavru yığınını gasp ederek.

Deyimler

reigning monarch: kraliçe karınca için hükümdar benzetmesi

Reigning monarch kelimesi kelimesine “şu anda tahtta bulunan hükümdar” demektir. Burada kolonideki mevcut konumu hâlihazırda işgal eden yerleşik kraliçe karıncayı ifade eder. Anlatım, kraliçe karıncalar arasındaki rekabeti bir taht mücadelesine dönüştürmek için insan siyasetinin dilini kullanır. Bu, bilimsel anlatımı daha dramatik yapan bir kişileştirmedir; karıncaların insanlara özgü bir monarşi sistemi olduğu iddiası değildir.

Alıştırma

Bu cümlede reigning monarch, kraliçe karınca hakkında ne anlatıyor?

  1. Henüz bu konumu ele geçirmemiş yeni bir kraliçedir.
  2. Mevcut konumu şu anda elinde tutan ve insan hükümdar gibi betimlenen kraliçedir.
  3. Yağmur yağdırarak havayı kontrol eder.
Cevabı göster

Mevcut konumu şu anda elinde tutan ve insan hükümdar gibi betimlenen kraliçedir.

Kelime

usurping the brood pile: meşru hak olmadan kontrolü ele geçirmek

Bu cümlede usurping, yavru yığınının kontrolünü hüküm süren hükümdardan almak anlamına gelir. Yalnızca yavruları fiziksel olarak taşımak değildir; sözcük, hükümdarın konumu ve kontrolüyle bağlantılı bir şeyi ele geçirme eylemini anlatır. Usurp geçişli bir fiildir; bu nedenle usurp the throne veya usurp someone's authority örneklerinde olduğu gibi nesne doğrudan ardından gelir. Genellikle yeni sahibin konumu, gücü veya kontrolü meşru bir hakkı olmadan aldığını düşündürür.

Alıştırma

Hangi cümlede usurp doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Rina usurped a glass of water after the race.
  2. We usurped a quiet walk around the park.
  3. The general tried to usurp the king's authority.
Cevabı göster

The general tried to usurp the king's authority.

Eventually,

3:06

Sonunda,

all the remaining challengers fail

3:06

kalan tüm meydan okuyucular başarısız olur,

until only one queen and one brood pile remains. Dilbilgisi

3:08

sadece bir kraliçe ve bir yavru yığını kalana kadar.

Dilbilgisi

until only one queen and one brood pile remains: sonucu süreç bitişi olarak belirtmek

Until ile başlayan yan cümle, daha önce devam eden bir sürecin bitiş noktasını belirtir. Bu süreç, sonuç gerçekleşene kadar sürer: geriye yalnızca bir kraliçe ve bir yavru yığını kalır. Yeniden kullanılabilecek yapı şöyledir: devam eden eylem veya durum + until + bitiş sonucunu anlatan yan cümle. Burada only, son sonucu bir kraliçe ve bir yavru yığınıyla sınırlar; until ise önceki sürecin ne zaman sona erdiğini gösterir.

Alıştırma

Yeni cümleyi tamamlamak için vurgulanan ifadedeki bağlacı kullanın: Keep the lid on ____ the rice is ready.

Cevabı göster

until

Now presiding over several hundred workers in the neighborhood's largest nest, Kelime

3:13

Şimdi mahallenin en büyük yuvasında birkaç yüz işçiyi yöneten

Kelime

presiding over: resmî yetkiyle yönetmek

Preside over, bir etkinliğe başkanlık etmek ya da bir grup veya kuruluş üzerinde resmî yetkiye sahip olmak demektir. Burada presiding over several hundred workers, kraliçeyi koloninin işçi karıncalarını yöneten yetkili kişi olarak gösterir. Lead ile karşılaştırıldığında preside over daha resmîdir ve konum ile genel gözetimi vurgular. Her bir eylemi bizzat yönlendirmek anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede preside over doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The chief justice presided over the hearing.
  2. Leo presided over his friend around the museum.
  3. Maya presided over her backpack to school.
Cevabı göster

The chief justice presided over the hearing.

our victorious queen begins aiding her colony in its primary goal, Kalıp ifadeler

3:18

muzaffer kraliçemiz kolonisine birincil hedefi olan

reproduction.

3:23

üreme konusunda yardım etmeye başlar.

Kalıp ifadeler

aiding her colony in: aid + nesne + in + isim veya -ing biçimi

Aid + nesne + in + isim veya -ing biçimi, bir kişiye ya da gruba bir etkinlik veya hedef konusunda yardım etmek anlamına gelir. aiding her colony in its primary goal ifadesinde her colony yardımı alan taraftır; its primary goal ise yardımın sunulduğu alanı belirtir. Aid, help sözcüğünden daha resmîdir. in'den sonra bir eylem geliyorsa -ing biçimini kullanın: aid researchers in understanding the results.

Alıştırma

Aid + nesne + in + -ing yapısını aided, the hikers ve find ile kullanarak cümleyi tamamlayın: Yesterday, the guide ____ a safe route.

Cevabı göster

aided the hikers in finding

For the next several years,

3:24

Önümüzdeki birkaç yıl boyunca,

the colony only produces sterile workers.

3:26

koloni sadece kısır işçiler üretir.

But once their population exceeds about 23,000, Dilbilgisi

3:30

Fakat nüfusları yaklaşık 23.000'i aştığında,

it changes course. Deyimler

3:34

yön değiştirir.

Dilbilgisi

once their population exceeds about 23,000: nüfus eşiğini aşmak

Burada once, sonraki değişimi başlatan koşulu tanıtır: nüfus yaklaşık 23.000 eşiğinin üzerine çıkar. Exceeds, “daha büyük olmak, aşmak” anlamına gelir; dolayısıyla yan cümle yalnızca sayıya yaklaşmayı değil, eşiğin aşılmasını anlatır. Bilimsel bir genellemede once + geniş zaman, bir koşul karşılandıktan sonra ne olduğunu gösterebilir: “Once X exceeds Y, Z happens.” Her iki cümlecikteki geniş zaman, tek seferlik bir tahmini değil, düzenli bir örüntüyü ifade eder.

Alıştırma

Bu eşik yapısını once ve exceed fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: ____ the water level ____ 5 meters, the warning light turns on.

Cevabı göster

Once · exceeds

Deyimler

changes course: yön veya strateji değiştirmek

Change course, gerçek anlamıyla farklı bir rota boyunca ilerlemeye başlamak demektir. Bu cümlede ise mecazi kullanılmıştır: “it”, önceki gelişim veya davranış biçiminden başka bir biçime geçer. Bu ifade planlar, politikalar, projeler ve yaşam kararları için de doğal biçimde kullanılabilir. Bir şeyin belirli bir yol izlerken artık belirgin biçimde farklı bir yol veya yöntem benimsediğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede change course, farklı bir strateji benimsemek anlamında mecazi olarak kullanılmıştır?

  1. After the first plan failed, the team changed course and tested a simpler design.
  2. To avoid the storm, the pilot changed course and flew east.
  3. After the flood, the river changed course and flowed toward the valley.
Cevabı göster

After the first plan failed, the team changed course and tested a simpler design.

From now on, Kalıp ifadeler

3:35

Şu andan itibaren,

every spring,

3:36

her ilkbaharda,

Kalıp ifadeler

From now on: kalıcı yeni bir dönemin başlangıcı

From now on, “şu andan başlayıp gelecekte de devam ederek” anlamına gelir. Bu cümlede zaman çizgisini değiştirir: yalnızca gelecek bahar değil, bundan sonraki her bahar yeni düzeni izleyecektir. Genellikle yeni bir kuralı, alışkanlığı veya uzun sürecek bir dönemi başlatır. Cümlenin başında kullanıldığında çoğunlukla ardından virgül gelir.

Alıştırma

Hangi cümle şu anda başlayan ve tekrarlanacak bir kuralı duyurur?

  1. From now on, we will check the doors every night.
  2. Right now, we are checking the doors.
  3. From then on, we checked the doors every night.
Cevabı göster

From now on, we will check the doors every night.

the colony will produce fertile alate males and females.

3:37

koloni verimli kanatlı erkekler ve dişiler üretecektir.

The colony spawns these larger ants Kelime

3:41

Koloni bu daha büyük karıncaları

Kelime

spawns these larger ants: yeni karıncalar üretmek

Burada spawns, “yavru veya yeni canlı bireyler üretir” anlamına gelir. Üreten özne kolonidir; bu daha büyük karıncalar da koloninin ürettiği yeni bireylerdir. Spawn mecaz anlamda da kullanılabilir: bir olay veya fikir pek çok yeni sonucu spawn edebilir. Her iki kullanımda da yeni organizmaların ya da gelişmelerin ortaya çıkmasını sağlamak anlamındadır ve çoğunlukla dikkate değer bir sayı ima eder.

Alıştırma

“The new trend spawned dozens of imitations,” İngilizce cümlesinde spawned ne anlama gelir?

  1. gözden sakladı
  2. her birini elle kopyaladı
  3. ortaya çıkmalarına neden oldu
Cevabı göster

ortaya çıkmalarına neden oldu

throughout the early summer

3:44

yaz başı boyunca yumurtlar

and returns to worker production in the fall. Kalıp ifadeler

3:45

ve sonbaharda tekrar işçi üretimine döner.

Kalıp ifadeler

returns to worker production: return to + isim veya -ing biçimi

returns to worker production ifadesinde return to, önceki bir etkinliği ya da düzeni yeniden başlatmak veya ona geri dönmek anlamına gelir. Burada worker production, işçi karıncaların yaptığı üretim değil, işçi karınca üretimi demektir. return to yapısından sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir; çünkü to burada bir edattır: return to work; return to studying. Altyazıda worker production, yeniden başlatılan düzeni adlandıran isim öbeğidir.

Alıştırma

practice fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: After the holiday, Leo returned to ____ the piano every evening.

Cevabı göster

practicing

After heavy rainfalls,

3:49

Şiddetli yağmurlardan sonra,

these alates take to the skies Deyimler

3:50

bu kanatlı karıncalar gökyüzüne çıkar

Deyimler

take to the skies: uçmaya başlamak

Take to the skies, uçmaya başlamak ya da havaya yükselmek anlamına gelen canlı bir ifadedir. Bu cümlede kanatlı üreme bireylerinin şiddetli yağmurdan sonra yerden ayrılıp uçtuğunu gösterir. İfade, yalnızca uçabilme yeteneğine veya zaten havada olma durumuna değil, uçuşun başladığı ana odaklanır. Geçmiş zaman biçimi took to the skies şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi take to the skies ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At sunrise yesterday, dozens of hot-air balloons ____.

Cevabı göster

took to the skies

and spread their queen's genes up to a couple hundred meters downwind. Kalıp ifadeler

3:52

ve kraliçelerinin genlerini rüzgarın yönünde birkaç yüz metre öteye yayarlar.

Kalıp ifadeler

spread their queen's genes: üreme yoluyla genetik yayılma

Bu biyolojik bağlamda spread their queen's genes, yapılan faaliyetin kraliçeden miras alınan genetik materyalin yeni yerlere ulaşmasına ve üreme yoluyla gelecekteki yavrulara aktarılabilmesine yardımcı olması demektir. Genler görünür parçacıklar gibi etrafa saçılmıyor. spread someone's genes kalıbı, genetik bilginin yavrulara, popülasyonlara veya bölgelere yayılmasını anlatır. Buradaki their, kraliçenin söz konusu gruba ait olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bu biyolojik bağlamda spread their queen's genes ne anlama gelir?

  1. Kalıtsal bilgiyi biyolojik dağılma ve üreme yoluyla yeni yerlere veya gelecekteki yavrulara taşımak.
  2. Kraliçenin görüşlerini diğer gruplarla paylaşmak.
  3. Görünür genleri fiziksel olarak yere serpmek.
Cevabı göster

Kalıtsal bilgiyi biyolojik dağılma ve üreme yoluyla yeni yerlere veya gelecekteki yavrulara taşımak.

Kalıp ifadeler

up to a couple hundred meters downwind: sınır, yaklaşık değer ve yön

Up to, en az değeri veya kesin bir mesafeyi değil, en yüksek sınırı belirtir. A couple hundred, yaklaşık iki yüz demenin ABD İngilizcesindeki gündelik bir yoludur; bu sayı kalıbında couple, of olmadan kullanılır. Downwind, rüzgârın estiği yön demektir. İfadenin tamamı, yayılmanın rüzgârın gittiği yönde en fazla yaklaşık 200 metreye ulaşabileceğini anlatır.

Alıştırma

Yaklaşık bir en yüksek mesafe veren ve hareketin rüzgârı izlediğini belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: The scent can travel ____.

Cevabı göster

up to a couple hundred meters downwind

But to contribute to this annual mating frenzy, Kalıp ifadeler

3:57

Ancak bu yıllık çiftleşme çılgınlığına katkıda bulunmak için,

Kalıp ifadeler

contribute to + isim veya -ing biçimi

to contribute to this annual mating frenzy ifadesinde contribute to, “etkinliğin gerçekleşmesine yardım etmek” veya “etkinlikte rol oynamak” anlamına gelir. İlk to mastar işaretidir; ikinci to ise contribute to + isim veya -ing biçimi kalıbındaki edattır. Cümlenin başındaki mastar öbeği amaç bildirir: koloni, yıllık çiftleşme etkinliğine katılabilmek için daha sonra söylenen şeyi yapmak zorundadır. Aynı kalıp contribute to success ve contribute to improving safety gibi ifadelerde de görülür.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Better planning can ____ reducing waste.

Cevabı göster

contribute to

the colony must continue to thrive as one massive superorganism. Kültür

4:01

koloni devasa bir süper organizma olarak gelişmeye devam etmelidir.

Kültür

tek ve devasa bir süperorganizma olarak gelişmeye devam etmek

Biyolojide superorganism, çok sayıda bireysel organizmanın, grubun tamamı tek bir canlı beden gibi çalışacak kadar yakın iş birliği yaptığı bir topluluktur. Buradaki one massive, tek bir dev karıncayı değil, bir sistem olarak koloniyi anlatır. Continue to thrive as, “o biçimde başarılı bir şekilde yaşamayı ve gelişmeyi sürdürmek” anlamına gelir. Cümle, koloninin başarısının üyelerinin daha büyük bir bütünün parçaları gibi birlikte çalışmasına bağlı olduğunu söyler.

Alıştırma

Bu cümlede one massive superorganism ne anlama geliyor?

  1. Her karıncanın tamamen yalnız yaşayıp çalıştığı bir koloni.
  2. Tüm koloni büyüklüğüne ulaşan tek bir karınca.
  3. Üyeleri tek bir organizmanın parçaları gibi birlikte çalışan koloninin tamamı.
Cevabı göster

Üyeleri tek bir organizmanın parçaları gibi birlikte çalışan koloninin tamamı.

Every day,

4:06

Her gün,

younger ants feed the queen and tend to the brood, Kelime

4:07

daha genç karıncalar kraliçeyi besler ve yavrulara bakar,

Kelime

tend to the brood: gelişmekte olan yavrularla ilgilenmek

Bu cümlede tend to, “bakmak” veya “ilgilenmek” anlamındadır. Nesne olan the brood, yumurta, larva ve pupa gibi gelişmekte olan karınca yavrularının tümünü ifade eder. Dil bilgisi açısından burada to bir edattır ve the brood onun nesnesidir. İfadenin tamamı bir bakım eylemini anlatır; genel bir eğilimi anlatmaz.

Alıştırma

Cümlede tend to the brood ne anlama geliyor?

  1. gelişmekte olan yavruları başka bir yuvaya taşımak
  2. yavru üretme eğiliminde olmak
  3. gelişmekte olan yavrularla ilgilenmek
Cevabı göster

gelişmekte olan yavrularla ilgilenmek

while older workers forage for food and defend the nest. Dilbilgisi

4:10

daha yaşlı işçiler ise yiyecek arar ve yuvayı savunur.

Dilbilgisi

while older workers...: iki grubu karşılaştırmak

Burada while, iki grup ile bu grupların farklı görevleri arasında karşıtlık kurar. İlk yan cümle genç karıncaları, while ile başlayan yan cümle ise daha yaşlı işçileri anlatır. Anlamı whereas veya “buna karşılık” ifadesine yakındır; asıl anlamı “olduğu sırada” değildir. Kullanılabilir kalıp A bir şey yapar, while B başka bir şey yapar şeklindedir. İki paralel bilgiyi, aralarındaki fark kolayca görülecek biçimde düzenler.

Alıştırma

Bu cümlede while sözcüğünün temel işlevi nedir?

  1. Daha yaşlı karıncaların işini belirli bir zamanla sınırlar.
  2. Genç karıncaların kraliçeyi neden beslediğini açıklar.
  3. Genç ve daha yaşlı karıncaların görevlerini karşılaştırır.
Cevabı göster

Genç ve daha yaşlı karıncaların görevlerini karşılaştırır.

When intruders strike, Kelime

4:14

Davetsiz misafirler saldırdığında,

these older warriors fend them off using poisonous venom.

4:15

bu yaşlı savaşçılar onları zehirli bir zehir kullanarak savuşturur.

Kelime

intruders strike: strike “bir saldırı başlatmak” anlamında

intruders strike ifadesinde strike, “bir saldırı başlatmak” veya “aniden saldırmak” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Saldıran taraf intruders sözcüğüyle belirtilir; saldırının hedefi ise fiilden sonra söylenmez, durumdan anlaşılır. Bu anlam çatışma, yırtıcı hayvan veya ani tehditleri anlatan haber ve hikâyelerde yaygındır. When intruders strike ifadesini, tek bir vurma hareketi olarak değil, “istilacılar saldırdığında” şeklinde anlayın.

Alıştırma

Bu cümlede strike ne anlama gelir? When intruders strike, the guards defend the entrance.

  1. İstilacılar bölgeden ayrılır.
  2. İstilacılar yüksek bir ses çıkarır.
  3. İstilacılar bir saldırı başlatır.
Cevabı göster

İstilacılar bir saldırı başlatır.

After rainfalls,

4:20

Yağmurlardan sonra,

the colony comes together, Öbek fiiller

4:21

koloni bir araya gelir,

Öbek fiiller

the colony comes together: bir araya gelip tek grup olarak hareket etmek

Burada the colony comes together, koloni üyelerinin bir araya gelip tek bir grup olarak hareket etmesi anlamına gelir. İfade, fiziksel olarak toplanma ile ortak bir amaç için iş birliği yapma anlamlarını birlikte taşıyabilir. Colony burada dil bilgisi açısından tekildir; bu yüzden koloni birçok bireyden oluşsa da fiil comes biçimindedir. Aynı ifade bir takımın, ailenin veya topluluğun bir şey yapmak için birleşmesini de anlatabilir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi come together ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the flood, the community ____ to rebuild the playground.

Cevabı göster

came together

using the wet dirt to expand their nest.

4:22

ıslak çamuru kullanarak yuvalarını genişletir.

And when a disastrous flood drowns their home,

4:26

Ve felaket getiren bir sel evlerini boğduğunda,

the sisters band together into a massive living raft, Deyimler

4:28

kız kardeşler bir araya gelerek devasa, canlı bir sal oluşturur,

Deyimler

band together into a massive living raft: birleşerek devasa, canlı bir sal oluşturmak

Band together, üyelerin ortak bir amacı olduğu veya aynı tehlikeyle karşılaştığı için birleşip grup hâlinde hareket etmesi demektir. Burada the sisters karıncaları anlatır; into a massive living raft ise birleşmenin sonucunu gösterir: Birbirine bağlanan bedenleri, su üstünde duran tek ve büyük bir şekil oluşturur. Living raft canlı bir görüntü oluşturan betimlemedir. Karıncaları taşıyan ayrı bir sal yoktur; salı canlı karıncaların kendileri oluşturur.

Alıştırma

Bu cümlede band together into a massive living raft ne anlama geliyor?

  1. Ayrılıp farklı yönlere doğru yüzerler.
  2. Ahşaptan yapılmış büyük bir sala çıkarlar.
  3. Bedenlerini birleştirerek su üstünde duran tek ve büyük bir sal oluştururlar.
Cevabı göster

Bedenlerini birleştirerek su üstünde duran tek ve büyük bir sal oluştururlar.

carrying their queen to safety. Kalıp ifadeler

4:33

ve kraliçelerini güvenli bir yere taşırlar.

Kalıp ifadeler

carrying their queen to safety: kraliçelerini güvenli bir yere taşımak

Carry someone to safety, bir kişiyi ya da hayvanı tehlikeden uzaklaştırıp güvenli bir yere ulaştırmak demektir. To safety belirli bir yerin adını değil, hareketin sonucunda güvenli duruma ulaşmayı anlatır. Carrying their queen to safety bir -ing yan cümleciğidir ve karıncaların salı oluştururken ne yaptığını ekler. Anlamca öznesi önceki cümlecikteki the sisters ifadesidir.

Alıştırma

Cümleyi “güvenli bir yere” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The firefighters carried the child ____.

Cevabı göster

to safety

But no matter how resilient, Dilbilgisi

4:35

Ancak ne kadar dirençli olursa olsun,

Dilbilgisi

No matter how resilient: sonucu değiştirmeyen bir ödünleme

No matter how + sıfat bir ödünleme anlamı kurar: bir özelliğin çok güçlü olabileceğini kabul eder, ancak ana cümledeki sonucun değişmediğini belirtir. Burada resilient koloniyi niteler. Tam düşünce no matter how resilient a colony may be şeklindedir. Kısaltılmış ifade, ardından gelen ana cümleye hazırlık yapar ve tek başına tamamlanmış bir cümle değildir.

Alıştırma

Cümleyi no matter how ödünleme ifadesiyle tamamlayın: ____ tired Leo is, he still feeds the dog before bed.

Cevabı göster

No matter how

the life of a colony must come to an end. Kalıp ifadeler

4:37

bir koloninin hayatı da sona ermelidir.

Kalıp ifadeler

Must come to an end: kaçınılmaz bir son

Come to an end, bir dönemin, olayın, sürecin veya yaşamın durduğu noktaya ulaşması demektir. Genellikle bir şeyin son noktasına varmadan önce bir süre devam ettiğini düşündürür. Bu cümlede must bir emir değil, kaçınılmaz bir sonuç bildirir: bir koloninin yaşamı sonunda biter. Bu nedenle must come to an end, sonun kaçınılmaz olduğu anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi come to an end ile tamamlayın: Even the best vacation must ____.

Cevabı göster

come to an end

After about 8 years,

4:40

Yaklaşık 8 yıl sonra,

our queen runs out of sperm Öbek fiiller

4:41

kraliçemizin spermi tükenir

Öbek fiiller

run out of + isim: bir kaynağı tüketmek

Run out of + isim, eldeki bir kaynağın hiç kalmayana kadar tükenmesini anlatır. Özne, bu kaynağa sahip olan ya da onu kullanan kişi, hayvan veya nesnedir; of sonrasındaki isim ise tükenen kaynağı belirtir. Burada runs kullanılır çünkü our queen tekil ve üçüncü şahıs bir öznedir. Aynı kalıp time, money, food ve patience gibi kaynaklarla da kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi run out of ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: By the end of the hike, we ____ water.

Cevabı göster

ran out of

and can no longer replace dying workers. Dilbilgisi

4:43

ve artık ölen işçilerin yerini alamaz.

Dilbilgisi

can no longer + fiilin yalın biçimi: önceki bir yeteneğin sona ermesi

Can no longer + fiilin yalın biçimi, daha önce var olan bir yeteneğin veya olasılığın artık sona erdiğini anlatır. No longer geçmişten bugüne olan bu değişimi gösterir ve can no longer sonrasındaki ana fiil yalın biçimde kalır. Bu cümlede replace, ölen işçilerin eksikliğini gidermek için yeni işçiler sağlamak anlamındadır; mutlaka bir bireyi başka bir bireyle değiştirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Önceki bir yeteneğin sona erdiğini göstermek için cümleyi can no longer ile tamamlayın: The battery is permanently damaged, so the robot ____ move.

Cevabı göster

can no longer

The nest's population dwindles, Kelime

4:47

Yuvanın nüfusu azalır,

Kelime

The nest's population dwindles: sayının giderek azalması

Bu cümlede dwindles, 'sayısı giderek azalır' anlamına gelir. Fiil, azalmayı tek seferlik ani bir düşüş olarak değil, devam eden bir süreç olarak gösterir. The nest's population, yuvada yaşayan bireylerin sayısıdır. Daha genel olarak X's population dwindles, population ile sayılan grubun zaman içinde küçüldüğü anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle dwindle fiilini doğal ve hedeflenen anlamıyla kullanıyor?

  1. We dwindled our food supplies during the long winter.
  2. Our food supplies dwindled and became more plentiful each day.
  3. Our food supplies dwindled during the long winter.
Cevabı göster

Our food supplies dwindled during the long winter.

and eventually they're taken over by a neighboring colony. Öbek fiiller

4:48

ve sonunda komşu bir koloni tarafından ele geçirilirler.

Öbek fiiller

they're taken over by a neighboring ...: edilgen yapıda kontrolü kaybetme

They're taken over by, take over fiilinin edilgen biçimidir. They're, they are kısaltmasıdır; taken geçmiş zaman ortacıdır ve by, kontrolü ele geçiren kişi veya grubu belirtir. Cümlenin tamamında a neighboring colony kontrolü elinde tutan grup hâline gelir. Take over bir yerin, grubun, kuruluşun veya sistemin kontrolünü ele geçirmeyi anlatır; yalnızca bir şeyi kaldırmak veya alıp götürmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi take over fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Last year, the small company ____ a larger competitor.

Cevabı göster

was taken over by

Our queen's reign is over, Deyimler

4:52

Kraliçemizin saltanatı sona ermiştir,

Deyimler

Our queen's reign is over: hükümranlık döneminin sona ermesi

Reign, bir hükümdarın yönetimde olduğu dönemi ifade eder. Our queen's reign is over cümlesinde is over “sona erdi” demektir; dolayısıyla cümle, kraliçenin yönetim veya üstünlük döneminin bittiğini söyler. Reign mecaz olarak da kullanılabilir: Bir şampiyon, takım, ürün veya akım bir süre baskın konumda kalırsa onun da bir reign dönemi olduğu söylenebilir. the reign is over ifadesi, bu sonu dramatik ve kesin gösterir.

Alıştırma

Kraliyet yönetimi dönemini anlatan kelimeyi doğru yazan cümle hangisidir?

  1. The king's rain lasted for thirty years.
  2. The king's reign lasted for thirty years.
  3. The king's rein lasted for thirty years.
Cevabı göster

The king's reign lasted for thirty years.

but her genetic legacy lives on. Deyimler

4:54

ancak genetik mirası yaşamaya devam eder.

Deyimler

her genetic legacy lives on: devam eden genetik miras

Genetic legacy, sonraki nesillere aktarılan genetik madde veya kalıtsal özellikler anlamına gelir. Burada lives on, “asıl birey veya dönem sona erdikten sonra da var olmaya devam eder” demektir; mirasın gerçek anlamda canlı olduğu anlamına gelmez. X lives on kalıbı, kaynağı ortadan kalktıktan sonra kalan anılar, fikirler, gelenekler, sanat eserleri ve etkiler için de kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “etkili olmaya devam etmek” anlamındaki iki kelimelik live on biçimiyle tamamlayın: Although the inventor is gone, her influence ____.

Cevabı göster

lives on

The US honey bee population

4:58

ABD'deki bal arısı nüfusu

has been decreasing at an alarming and unprecedented rate.

5:00

endişe verici ve benzeri görülmemiş bir oranda azalmaktadır.

Why are all the honey bees vanishing?

5:04

Neden tüm bal arıları yok oluyor?

Watch this lesson to learn more.

5:07

Daha fazlasını öğrenmek için bu dersi izleyin.