Filmlerle İngilizce Öğrenmek Bölüm 2 - Bir English for Life dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
275 kelime 202 kel/dk

Video açıklaması: Bu ders, enerjiniz ve isteğiniz olduğunda film ve dizilerle aktif fakat yorucu olmayan biçimde İngilizce çalışmanın üç yolunu sunuyor: anahtar kelimeleri seçip bir sahneyi sesli anlatmak, dakikada bir kelime ögesi kaydetmek ve hikâyeyi bir arkadaşla konuşmak için videoyu düzenli aralıklarla durdurmak. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. write down — Deyimsel fiiller: Bu ifadenin yalnızca metin yazmak değil, bilgiyi yazılı olarak kaydetmek anlamına geldiğini öğrenin; not alırken, liste hazırlarken veya bir sahnedeki yararlı kelimeleri saklarken doğal biçimde kullanın. 2. piece of advice — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: advice sözcüğünün genellikle sayılamaz olduğunu fark edin; tek bir öneriyi bu ifadeyle belirtin ve birden fazla öneri verirken ya da düzenlerken sık görülen one advice hatasından kaçının. 3. even if you discuss it in your own language, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: even if yapısının nasıl ödünleme bildirdiğini anlayın: Sahneyi İngilizce konuşmak tercih edilse de kendi dilinizi kullandığınız daha az ideal koşulda anladığınızı kontrol etmek yine de değerlidir.

Bu derste

So in my last video, Anlatım akışı

0:00

Geçen videomda,

I gave you some advice

0:01

size bazı tavsiyeler vermiştim

to work on your English Kalıp ifadeler

0:02

İngilizcenizi geliştirmeniz için

using film and series.

0:03

filmleri ve dizileri kullanarak.

Anlatım akışı

in my last video: önceki içeriğe gönderme yapıp bağlantı kurmak

Burada in my last video, konuşmacının daha önce söylediği bir şeye geri gönderme yapar. Önceki videoyu şu anda anlattıklarıyla bağlar. Bir videonun, konuşmanın veya dersin başında bu tür bir ifade, dinleyicilerin önceki bilgileri hatırlamasına yardımcı olur. Buradaki asıl görevi yalnızca bir şeyin ne zaman olduğunu söylemek değil, anlatımı düzenlemektir.

Alıştırma

Bu cümlede in my last video ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Konuşmacının video yapmayı bırakacağını söyler.
  2. Önceki videonun nerede kaydedildiğini söyler.
  3. Şimdiki konuşmayı önceki bir videoda verilen tavsiyelere bağlar.
Cevabı göster

Şimdiki konuşmayı önceki bir videoda verilen tavsiyelere bağlar.

Kalıp ifadeler

work on your English: İngilizceyi geliştirmek için düzenli çalışmak

work on your English, İngilizce pratiği yapmak ve İngilizceyi zaman içinde geliştirmek için emek vermek demektir. work on + beceri veya sorun yapısı, çabayı ve süreci öne çıkarır; bir şeyin fiziksel olarak üstünde çalışmak anlamına gelmez. your English yerine daha belirli bir alan kullanabilirsiniz: work on my pronunciation, work on your writing veya work on this problem.

Alıştırma

“Geliştirmek için zaman ve emek harcamak” anlamındaki phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: Before the interview, I need to ____ my spoken English.

Cevabı göster

work on

But when you just want to work in a relaxed way, Kalıp ifadeler

0:05

Ancak bu sadece rahat bir şekilde çalışmak istediğinizde

maybe when you're feeling a bit tired.

0:08

veya belki biraz yorgun hissettiğiniz zamanlar içindi.

Kalıp ifadeler

in a relaxed way: bir eylemin nasıl yapıldığını anlatmak

In a relaxed way, work eyleminin nasıl yapıldığını anlatır: sakin ve fazla baskı hissetmeden. Burada relaxed bir yeri veya nesneyi değil, çalışma biçimini tanımlar. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp in a/an + sıfat + way biçimindedir. in a simple way veya in a natural way örneklerinde olduğu gibi, birinin bir şeyi nasıl yaptığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi in a/an + sıfat + way kalıbıyla doğru tamamlayan seçenek hangisidir? Please explain the rule ____.

  1. on a clear way
  2. in a clear way
  3. in clear a way
Cevabı göster

in a clear way

Today, I'm going to give you some advice Anlatım akışı

0:10

Bugün size bazı tavsiyeler vereceğim

Anlatım akışı

I'm going to give you some advice: sırada ne olduğunu önceden belirtmek

Bir dersin veya videonun başında I'm going to give you some advice cümlesi, ardından gelecek içeriği önceden belirtir. Konuşmanın planını sunar; böylece dinleyici sırada tavsiyelerin olduğunu bilir. Today, I'm going to + fiilin yalın hâli kalıbı, planlanan bir sonraki adımı açıkça duyurur. Burada going to bir niyeti veya planı ifade eder; bir yere gitmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Dersin girişini, içeriği önceden belirten I'm going to kalıbıyla tamamlayın: Today, ____ show you two easy steps.

Cevabı göster

I'm going to

for things you can do Dilbilgisi

0:11

yapabileceğiniz şeyler hakkında

to improve your English with film and series

0:13

film ve dizilerle İngilizcenizi geliştirmek için

Dilbilgisi

things you can do to improve your English: eylem ve amaç

“Things you can do” uygulanabilir eylemleri adlandırır. Burada “you can do”, “things” sözcüğünü niteler; “to improve your English” ise bunları yapma amacını belirtir. Bu, ikinci bir eylem listesi değildir. Bir hedefe yönelik yararlı adımları tanıtmak için “things + subject + can do + to + base verb” kalıbını kullanabilirsin.

Alıştırma

Uygulanabilir eylemleri ve amaçlarını anlatan hedef kalıbı tamamla: Here are two ____ feel calmer before a test.

Cevabı göster

things you can do to

when you're a bit more motivated Kalıp ifadeler

0:16

biraz daha motive olduğunuzda

Kalıp ifadeler

a bit more motivated: derecede küçük bir artış

“A bit more motivated” ifadesinde “a bit”, “biraz” anlamına gelen bir derece zarfıdır. Karşılaştırma yapısı “more motivated”ı niteler; yani kişi başka bir zamana veya duruma göre biraz daha isteklidir. Küçük bir farkı anlatmak için “a bit + comparative” kalıbını kullanabilirsin: “a bit easier”, “a bit faster” veya “a bit more careful”.

Alıştırma

Mina'nın iyi haberi duyduktan sonra biraz daha motive olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. After hearing the good news, Mina felt a bit more motivated.
  2. After hearing the good news, Mina felt more a bit motivated.
  3. After hearing the good news, Mina felt a bit very motivated.
Cevabı göster

After hearing the good news, Mina felt a bit more motivated.

and you've got some more energy. Kelime

0:17

ve daha fazla enerjiniz olduğunda.

Kelime

you've got some more energy: have got ile şu anki durumu anlatmak

Bu cümlede you've got, you have anlamındadır. Şu anki durumunu anlatır: şimdi öncekinden biraz daha fazla enerjin var. Burada got, geçmişte bir şeyi alma eylemini anlatmaz. have got + isim yapısı, birinin şu anda bir şeye sahip olduğunu veya belirli bir durumda bulunduğunu söylemenin yaygın bir yoludur.

Alıştırma

Burada "You've got some more energy now" ne anlama geliyor?

  1. Tüm enerjini daha önce aldın.
  2. Şimdi daha fazla enerji araman gerekiyor.
  3. Şu anda biraz daha fazla enerjin var.
Cevabı göster

Şu anda biraz daha fazla enerjin var.

So the first idea is that you can write down Notlar

0:24

İlk fikrimiz, not almanızdır

between 5 and 10 key words from a scene. Dilbilgisi

0:27

bir sahneden 5 ila 10 arası anahtar kelimeyi.

Anlatım akışı

the first idea is that: ilk öneriyi tanıtmak

The first idea is that, bir öneri listesindeki ilk maddeyi gösterir ve dinleyiciye sırada belirli bir önerinin olduğunu bildirir. Böylece bilgilerin sırasını takip etmek kolaylaşır. Burada idea, aniden akla gelen bir düşünce değil, uygulanabilir bir öneri anlamındadır. That, you can write down key words örneğindeki gibi kendi öznesi ve fiili olan küçük bir cümleyi, yani tam bir yan cümleyi başlatır ve önerinin içeriğini verir.

Alıştırma

Hangi cümle ilk öneriyi açıkça tanıtır ve kalıbı doğru kullanır?

  1. The first idea is that we practise for ten minutes each day.
  2. The first idea is we to practise for ten minutes each day.
  3. The first idea that we practise for ten minutes each day.
Cevabı göster

The first idea is that we practise for ten minutes each day.

Öbek fiiller

write down: bilgiyi yazarak kaydetmek

Write down, bilgiyi daha sonra hatırlamak veya kullanmak için yazarak kaydetmek demektir. Bir öbek fiildir. Bu cümlede, bir sahnedeki anahtar kelimeleri not etmenizi anlatır. Buradaki down, aşağı yönünü göstermez; öbek fiilin bir parçasıdır. Kaydedilen bilgi, write down the key words örneğinde olduğu gibi tüm ifadenin ardından gelebilir.

Alıştırma

Burada öğrenilen ve 'yazarak kaydetmek' anlamına gelen öbek fiille cümleyi tamamlayın: Before the meeting ends, ____ the room number.

Cevabı göster

write down

Dilbilgisi

between 5 and 10: between A and B aralık kalıbı

Between 5 and 10, bir aralığın düşük ve yüksek sayılarını verir. Burada, anahtar kelime sayısının 5 ve 10 ile belirtilen aralıkta olması gerektiğini anlatır. Kalıp between A and B şeklindedir: iki ucu and ile bağlayın. Aynı kalıbı miktar, saat, yaş veya mesafe aralıklarında da kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi between A and B aralık kalıbıyla tamamlayın: The club needs ____ 10 ____ 20 volunteers.

Cevabı göster

between · and

So these are the important words in the scene.

0:31

Bunlar o sahnedeki önemli kelimelerdir.

Don't write more than 10

0:33

10'dan fazla yazmayın

because you won't remember more than 10.

0:34

çünkü 10'dan fazlasını hatırlayamazsınız.

When you've finished writing them down, Dilbilgisi

0:36

Yazmayı bitirdiğinizde,

pause the video and try to describe the scene out loud. Kalıp ifadeler

0:38

videoyu durdurun ve sahneyi sesli olarak betimlemeye çalışın.

Dilbilgisi

When you've finished writing... ile adımları sıralama

When you've finished writing them down ilk adımı belirler: ana cümledeki yönergeye geçmeden önce not alma işi tamamlanmalıdır. Buradaki when, geçmişte yaşanan bir olayı anlatmaz; bir sıradaki ön koşulu belirtir. You've finished present perfect yapıdadır ve finish fiilinden sonra -ing biçimi gelir: finished writing. When you've finished + -ing kalıbı, bir iş bittikten sonra sonraki adımı söyleyen yönergelerde kullanılır.

Alıştırma

İki adımlı yönergeyi dersteki kalıpla tamamlayın: ____ reading the page, close the book.

Cevabı göster

When you've finished

Kalıp ifadeler

out loud: sözcükleri duyulur hâle getirmek

Out loud, sözcükleri yalnızca düşünmek veya sessizce okumak yerine ses kullanarak duyulur hâle getirmek demektir. Bu yönergede kişi betimlemeyi gerçekten söylemelidir. Mutlaka yüksek ses düzeyiyle konuşmak anlamına gelmez. Önemli olan ses çıkmasıdır; read out loud, say it out loud ve think out loud yaygın kullanımlardır.

Alıştırma

Hangi cümle, kişiden bağırmasını istemeden sözcükleri duyulur biçimde okumasını ister?

  1. Please read the instructions loudly so the whole building can hear.
  2. Please read the instructions silently in your head.
  3. Please read the instructions out loud.
Cevabı göster

Please read the instructions out loud.

You can do this to yourself Kelime

0:42

Bunu kendi kendinize de yapabilirsiniz

or you can describe it to a friend.

0:43

veya bir arkadaşınıza da anlatabilirsiniz.

Kelime

to yourself: dinleyici olarak kendiniz

Burada to yourself, sözleri veya açıklamayı alan kişinin yine siz olduğunu gösterir: açıklamayı kendi kendinize, dinleyici de siz olacak şekilde söyleyebilirsiniz. to edatı sözlerin kime yöneldiğini belirtir; to a friend ise başka bir dinleyiciye işaret eder.

Alıştırma

Hangi cümle hem konuşan hem de dinleyen kişinin siz olduğunuz anlamına gelir?

  1. Describe the picture to a friend before speaking to the class.
  2. Describe the picture to yourself before speaking to the class.
  3. Describe the picture by yourself before speaking to the class.
Cevabı göster

Describe the picture to yourself before speaking to the class.

The next piece of advice is to watch the whole episode, Kelime

0:45

Sıradaki tavsiyem bütün bölümü izlemek,

Kelime

piece of advice: sayılamayan advice ismini saymak

Advice normalde sayılamayan bir isimdir. Bu nedenle belirli tek bir öneri an advice veya one advice değil, a piece of advice şeklinde ifade edilir. Birden fazlasını saymak için piece çoğul yapılır: two pieces of advice. The next piece of advice is to... yapısında next, önerinin bir dizideki sırasını gösterir; to ve fiilin yalın hâli ise tavsiyenin ne yapmanızı söylediğini belirtir.

Alıştırma

Sayılamayan advice ismini saymak için piece kullanın. Cümleyi tamamlayın: The next ____ is to check your work.

Cevabı göster

piece of advice

but write down one piece of vocabulary per minute. Kalıp ifadeler

0:48

ama her dakika bir tane kelime yazmak.

Kalıp ifadeler

one piece of vocabulary per minute: ögeleri saymak ve sıklık belirtmek

Vocabulary genellikle bir sözcük grubunu veya bir kişinin sözcük bilgisini ifade eder, bu yüzden normalde sayılamaz. Burada one piece of vocabulary, öğrenilecek tek bir ögeyi sayılabilir hâle getirir; bu öge bir sözcük veya kısa bir ifade olabilir. Per minute, “her dakika için” anlamına gelir ve bir sıklık belirtir. Tam kalıp “miktar + per + zaman birimi” şeklindedir: her dakika için bir kelime ögesi.

Alıştırma

Hangi cümle, her dakika bir kelime ögesi yazma hedefini doğal biçimde ifade eder?

  1. Write down one piece of vocabulary per minutes.
  2. Write down one piece of vocabulary per minute.
  3. Write down one vocabulary per minute.
Cevabı göster

Write down one piece of vocabulary per minute.

So if you watch a 20-minute episode, Dilbilgisi

0:52

Yani 20 dakikalık bir bölüm izlerseniz,

Dilbilgisi

20-minute episode: birleşik niteleyicilerde tekil birimler

20-minute, episode ile birlikte “20 dakika süren” anlamında birleşik bir niteleyici oluşturur. “Sayı + birim” bir ismin önünde tek bir niteleyici olarak kullanıldığında sayı ile birim kısa çizgiyle birleştirilir ve birim tekil kalır. Bu yüzden a 20-minutes episode değil, a 20-minute episode denir.

Alıştırma

Hangi cümlede süre, bir ismin önünde niteleyici olarak doğru kullanılmıştır?

  1. We watched a 20-minutes episode.
  2. We watched a 20 minutes episode.
  3. We watched a 20-minute episode.
Cevabı göster

We watched a 20-minute episode.

you should have 20 pieces of vocabulary at the end.

0:55

sonunda elinizde 20 tane kelime olmalı.

Remember, this isn't just individual words. Anlatım akışı

0:58

Unutmayın, bu sadece tek tek kelimeler olmak zorunda değil.

It might be short fixed expressions as well. Kelime

1:00

Kısa kalıplaşmış ifadeler de olabilir.

Anlatım akışı

isn't just ... as well: “yalnızca X” düşüncesini reddedip Y'yi eklemek

İlk bölüm olan isn't just individual words, kelime bilgisinin yalnızca tek tek sözcüklerden oluştuğu şeklindeki dar düşünceyi reddeder. Sonraki cümlenin sonundaki as well ise kısa kalıp ifadeleri de aynı gruba ekler. Başka durumlarda da kullanılabilecek bilgi düzeni not just X; Y as well şeklindedir. X kapsamda kalır ve Y de kapsama eklenir. İlk bölüm dar sınırı düzeltir, ikinci bölüm ise sınırı genişletir.

Alıştırma

Hangi seçenek kütüphanenin yalnızca çocuklara yönelik olduğu düşüncesini düzeltip yetişkinleri de ekliyor?

  1. The library isn't just for children. Adults are welcome as well.
  2. The library is for children, but adults are not allowed.
  3. The library used to be for children, but now it is only for adults.
Cevabı göster

The library isn't just for children. Adults are welcome as well.

Kelime

fixed expressions: tek bir kalıp olarak öğrenilen sözcük grupları

Fixed expression, yaygın ve yerleşik bir biçimi olan sözcük grubudur. İnsanlar bunu genellikle by the way veya of course gibi tek bir kalıp olarak anlar ve kullanır. Buradaki fixed, “yerleşik veya serbestçe değiştirilmeyen” anlamına gelir; “onarılmış” anlamına gelmez. İfadenin tamamını ve yaygın kullanıldığı bağlamı öğrenmek, onu doğal biçimde kullanmanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi açıklama fixed expressions ifadesini en iyi açıklar?

  1. Her zaman tek başına bulunması gereken zor sözcükler.
  2. Bir hatadan sonra onarılmış cümleler.
  3. Yaygın bir biçimi olan ve çoğunlukla tek bir kalıp olarak öğrenilip kullanılan sözcük grupları.
Cevabı göster

Yaygın bir biçimi olan ve çoğunlukla tek bir kalıp olarak öğrenilip kullanılan sözcük grupları.

And the third piece of advice is to watch with a friend

1:03

Ve üçüncü tavsiye, bir arkadaşınızla izlemek

who also wants to improve their English.

1:06

onun da İngilizcesini geliştirmek istemesi şartıyla.

Every 5 minutes or so, Kalıp ifadeler

1:08

Aşağı yukarı her 5 dakikada bir,

Kalıp ifadeler

Every 5 minutes or so ile yaklaşık bir aralık belirtmek

Every 5 minutes, beş dakikalık bir aralığın tekrarlandığını belirtir. Or so eklendiğinde bu aralık yaklaşık hâle gelir; dolayısıyla her duraklatma biraz daha erken veya geç yapılabilir. every + zaman miktarı + or so yapısında or so, “yaklaşık” anlamına gelir ve miktardan sonra kullanılır. İki seçenek arasında tercih sunmaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için derste vurgulanan iki sözcüklük ifadeyi aynen kullanın: Check the soup every ten minutes ____; the exact timing is not important.

Cevabı göster

or so

you should pause the video and discuss what's happening Dilbilgisi

1:10

videoyu durdurmalı ve neler olduğunu tartışmalısınız

with your friend in English if possible. Ton ve niyet

1:14

mümkünse arkadaşınızla İngilizce olarak.

Dilbilgisi

Gömülü içerik yan cümlesi olarak what's happening

discuss what's happening ifadesinde what's happening, konuşmanın konusunu belirtir. discuss fiilinden sonra gömülü olarak kullanıldığı için cümlenin tamamı tavsiye verir; doğrudan What's happening? diye sormaz. Bu yan cümle, what is happening ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada what, happening yapısının öznesidir; bu nedenle sözcük sırası doğrudan soruyla aynı görünür. Başka bir soru sözcüğü özne değilse gömülü yan cümlede normalde bildirme cümlesi sırası kullanılır: discuss where she went denir, discuss where did she go denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede discuss fiilinden sonra gömülü soru doğru kullanılmıştır?

  1. Let's discuss why the lights went out.
  2. Why did the lights go out?
  3. Let's discuss why did the lights go out.
Cevabı göster

Let's discuss why the lights went out.

Ton ve niyet

if possible: bir öneriyi daha esnek hâle getirmek

If possible, “durum izin verirse” anlamına gelir. Burada videoyu İngilizce olarak konuşmayı niteler. Önerinin sonunda kullanıldığında İngilizce konuşmanın tercih edildiğini, ancak bunun her zaman uygulanabilir olmayabileceğini anlatır. Öneriyi yumuşatır; eylemin mümkün olup olmadığını soran bir soru değildir.

Alıştırma

Son tarihi kesin bir zorunluluk yerine tercih hâline getiren ifadeyle ricayı tamamlayın: Please send me the photo today, ____.

Cevabı göster

if possible

But even if you discuss it in your own language, Dilbilgisi

1:16

Ama kendi dilinizde tartışsanız bile,

you're still checking that you've understood what's happening in the series. Dilbilgisi

1:18

dizide olanları anlayıp anlamadığınızı yine de kontrol etmiş olursunuz.

Dilbilgisi

even if ...: değişmeyen bir sonuç

Even if, ana sonucu değiştirmeyen bir koşul sunar. Bu cümlede diziyi kendi dilinde konuşmak daha az ideal olabilir, ancak yine de anlayıp anlamadığınızı kontrol edersiniz. Koşul gerçekleşebilir ya da gerçekleşmeyebilirken sonuç her iki durumda da geçerli kalıyorsa even if + yan cümle kullanın. still sözcüğü, sonucun değişmediğini açıkça göstermeye sık sık yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi, sonucu değiştirmeyecek olası bir koşulu belirten iki sözcüklü bağlaçla tamamlayın: We will find a quiet place to read ____ the library is busy.

Cevabı göster

even if

Dilbilgisi

still checking that you've understood: ulaşılmış bir sonucu doğrulamak

Check that + yan cümle, yan cümlede belirtilen durumun doğru olduğunu doğrulamak demektir. Burada that you've understood what's happening, kontrol edilen sonucu belirtir. You've understood present perfect yapıdadır: anlamayı şu ana kadar ulaşılmış bir sonuç olarak sunar; o anda sürmekte olan bir eylem olarak değil. Still, daha önce belirtilen sınırlamaya rağmen bu kontrolün değerini koruduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, yardım almış olmana rağmen kuralı şu ana kadar anlayıp anlamadığını kontrol etmeye devam ettiğini belirtir?

  1. Even with help, you're still trying to understand the rule.
  2. Even with help, you're still checking that you've understood the rule.
  3. Even with help, you assume that you've understood the rule without checking.
Cevabı göster

Even with help, you're still checking that you've understood the rule.

So it's still great practice. Anlatım akışı

1:22

Yani bu hala harika bir pratik.

Anlatım akışı

still great practice: bir dezavantajı kabul ettikten sonra sonucu korumak

Burada still yalnızca bir şeyin zaman içinde devam ettiği anlamına gelmez. Daha önce belirtilen bir soruna veya sınırlamaya gönderme yapar ve olumlu sonuç olan great practice değerlendirmesinin geçerliliğini koruduğunu belirtir. Bu kullanım bir düşünceyi düzenlemeye yardımcı olur: önce bir dezavantaj kabul edilir, ardından ana değerlendirmeyi veya iddiayı korumak için still kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle, bir dezavantajı kabul ettikten sonra olumlu değerlendirmeyi korumak için still kullanır?

  1. The room was small, so it was no longer comfortable.
  2. The room was small because it was comfortable.
  3. The room was small, but it was still comfortable.
Cevabı göster

The room was small, but it was still comfortable.

So these are all things that you can do Anlatım akışı

1:23

İşte tüm bunlar yapabileceğiniz şeyler

when you're feeling quite motivated to use film and series

1:25

film ve dizileri kullanmak için oldukça motive hissettiğiniz

but you don't want to be studying super hard. Kalıp ifadeler

1:29

ama çok fazla ders çalışmak istemediğiniz zamanlarda.

Anlatım akışı

these are all things that you can do: bir listeyi uygulanabilir seçenekler olarak toplamak

These, daha önce söylenen önerilere gönderme yapar. Buradaki things fiziksel nesneler değil, eylemler veya yöntemler anlamındadır. that you can do ilgi cümleciği, bunların uygulanabilir seçenekler olduğunu belirtir. İfadenin tamamı ayrı ayrı sıralanan maddeleri tek bir grupta toplar. Bu kalıp genellikle bir listenin ardından kullanılır; sonra seçeneklerin ne zaman, nerede veya neden yararlı olduğu eklenebilir.

Alıştırma

Konuşmacı evde İngilizce pratiği yapmanın üç yolunu az önce sıraladı. Hangi cümle bu listeyi uygulanabilir seçenekler olarak doğal biçimde özetler?

  1. There is one thing that you need to buy at home.
  2. These are all things that you can try at home.
  3. These are all the things that happened at home.
Cevabı göster

These are all things that you can try at home.

Kalıp ifadeler

studying super hard: super sözcüğünü gündelik bir derece artırıcı olarak kullanmak

studying super hard ifadesinde hard, birinin nasıl ders çalıştığını, yani çok çaba gösterdiğini anlatan bir zarftır. Burada super da zarf olarak hard sözcüğünün derecesini artırır; dolayısıyla ifade özellikle büyük bir çaba veya yoğunlukla ders çalışmak anlamına gelir. Super sözcüğünün bu kullanımı, very veya extremely gibi resmî olmayan bir derece artırıcıdır. Bu cümlede isim ya da ön ek değildir.

Alıştırma

Gündelik bir konuşmada hangi cümle Maya'nın sınava hazırlanırken çok büyük çaba gösterdiğini anlatır?

  1. Maya super studied hard for the exam.
  2. Maya studied super hard for the exam.
  3. Maya hardly studied for the exam.
Cevabı göster

Maya studied super hard for the exam.

Hope you enjoy it. Ton ve niyet

1:31

Umarım keyif alırsınız.

Ton ve niyet

Hope you enjoy it: dostça bir dilekte I öznesinin düşürülmesi

Hope you enjoy it. ifadesi, I hope you enjoy it. cümlesinin konuşma dilindeki kısa biçimidir. Özne olan I söylenmez, ancak hope yine de konuşanın dostça dileğini anlatır. Bu, dinleyiciye bir şeyden keyif almasını emreden bir cümle değildir. Bu kısa yapı bir videoyu, mesajı veya öneriyi sıcak bir şekilde bitirmek için sık kullanılır. it, bağlamdan ne olduğu zaten anlaşılan bir şeyi gösterir.

Alıştırma

Bir arkadaşınızla kısa bir video paylaştınız. Hangi kapanış I hope you enjoy it ifadesinin kısa biçimidir?

  1. I know you enjoy it.
  2. Hope you enjoy it.
  3. Did you enjoy it?
Cevabı göster

Hope you enjoy it.