Bir sırrı mı biliyorsunuz? İşte bu dramatik ironidir - Christopher Warner: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
406 kelime 178 kel/dk

Video açıklaması: Bu ders, dramatik ironinin korku ve komediyi nasıl birleştirdiğini açıklar: İzleyici, karakterlerin bilmediği bir şeyi bilir; bu bilgi farkı, gizli tehdit ya da yanlış anlama açığa çıkana kadar olay örgüsünü ilerleten bir gerilim yaratır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. dramatic irony. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Edebiyat ve ekran yapıtları analizindeki bu temel terimi, izleyicinin karakterlerde bulunmayan bilgiye sahip olduğu durum olarak anlamak; aynı anlatı aracının korku yapıtında neden ürperti, komedideyse neden gülme yarattığını açıklarken kullanmak. 2. in on a secret — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bu deyimi sözcüğü sözcüğüne yorumlamak yerine gizli bir bilgiden haberdar olmak anlamıyla tanımak ve bir hikâyede, planda ya da özel durumda gerçeği kimin bildiğini anlatırken doğal biçimde kullanmak. 3. The audience wants, no, needs — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Konuşmacının iddiasını güçlendirmek için wants sözcüğünü daha kuvvetli needs ile düzelttiğini fark etmek. Sıradan bir tercihin aciliyeti veya duygusal baskıyı yeterince aktarmadığı durumlarda yorum ya da konuşmalarda bu öz düzeltmeyi kullanmayı öğrenmek.

Bu derste

What do horror movies and comedies have in common? Kalıp ifadeler

0:14

Korku filmleri ile komedilerin ortak noktası nedir?

Kalıp ifadeler

have in common: ortak bir özelliği sormak

Have in common, “bir özelliği, ilgi alanını, deneyimi veya başka bir niteliği paylaşmak” demektir. What do A and B have in common? soru kalıbında what paylaşılan şeyi sorar; A and B ise karşılaştırılan şeyleri belirtir. have ... in common ifadesini konum bildiren sözcüklerin gerçek anlamlı birleşimi olarak değil, tek bir kalıp ifade olarak düşünün. Olumlu bir cümlede ortak unsur genellikle have ile in common arasına gelir: A and B have several interests in common.

Alıştırma

Ortak bir özelliği sormak için kullanılan kalıp soruyu tamamlayın: What do these two games ____?

Cevabı göster

have in common

The two genres might seem totally different, Dilbilgisi

0:18

İki tür birbirine tamamen zıt gibi görünebilir,

Dilbilgisi

might seem totally different: temkinli bir ilk izlenim

might seem totally different ifadesinde might olasılık belirtir; seem ise farklılığı doğrulanmış bir gerçek değil, bir görünüş olarak sunar. Totally, different sözcüğünü güçlendirir. Burada might yetenek değil, olasılık anlatır. Bu kullanım, önce belirgin bir ilk izlenimi kabul edip daha sonra ona karşı çıkmaya yer bırakmak istediğinizde yararlıdır. Might sonrasında fiilin yalın hâli seem kullanılır: might seem doğrudur; might seems veya might to seem değildir.

Alıştırma

Hangi cümle ilk izlenimi temkinli biçimde sunup ardından bir gerçekle düzeltir?

  1. They must be unrelated because they look different.
  2. They are unrelated, and they serve completely different goals.
  3. They might seem unrelated, but they share the same goal.
Cevabı göster

They might seem unrelated, but they share the same goal.

but the reason they're both so popular Dilbilgisi

0:21

ancak her ikisinin de bu kadar popüler olmasının nedeni

is perhaps because of what they have in common,

0:23

belki de ortak noktaları olan

Dilbilgisi

the reason ... is perhaps because of ...: nedeni ihtiyatlı biçimde açıklamak

the reason + özne + fiil + is because of + isim görevindeki ifade kalıbı, bir sonucu nedenine bağlar. Bu cümlede they're both so popular açıklanacak sonucu belirtir; what they have in common ise because of sonrasında isim öbeği gibi görev yapan bir yan cümledir. Perhaps, bu nedeni kesin veya eksiksiz bir açıklama olarak değil, bir olasılık olarak sunar. Başka durumlarda da kullanılabilecek mesaj şudur: sonuç bu ve olası nedenlerden biri de bu.

Alıştırma

Nedeni belirten isim öbeğini başlatan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The reason the game was postponed is perhaps ____ the heavy rain.

Cevabı göster

because of

their use of dramatic irony. Kültür

0:25

dramatik ironi kullanımlarıdır.

Kültür

dramatic irony: seyirci karakterin bilmediği şeyi bilir

Dramatic irony, yani dramatik ironi, seyircinin veya okurun bir ya da daha fazla karakterin bilmediği önemli bir bilgiyi bildiği anlatı etkisidir. Bu bilgi farkı sayesinde seyirci, bir tehlikeyi, hatayı veya şakayı karakterden önce anlayabilir. Buradaki dramatic sözcüğü tiyatro ve hikâye anlatımıyla ilgili demektir. Aşırı duygusal veya abartılı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi durum dramatic irony kavramının en açık örneğidir?

  1. Bir kişi fırtına sırasında harika havayı över ama aslında tersini kasteder.
  2. Seyirci haritanın ters olduğunu bilir, ancak kâşif bilmez.
  3. Bir itfaiye istasyonu beklenmedik şekilde yanar.
Cevabı göster

Seyirci haritanın ters olduğunu bilir, ancak kâşif bilmez.

First, let's clarify. Anlatım akışı

0:27

Öncelikle konuya açıklık getirelim.

Anlatım akışı

First, let's clarify: ilk adımı netleştiren giriş ifadesi

First, açıklamanın ilk adımını gösterir; let's clarify ise dinleyiciyi kafa karıştırabilecek bir noktayı birlikte netleştirmeye davet eder. Burada cümlenin tamamı, konuşmacı benzer fikirleri ayırmadan önce açıklamanın akışını düzenler. Clarify, karışıklığı gidermek veya bir anlamı daha kesin hâle getirmek demektir. Yalnızca daha fazla bilgi eklemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Birbirine benzeyen iki kuralı karşılaştırmak üzeresiniz. Önce aradaki farkı netleştireceğinizi en iyi gösteren giriş hangisidir?

  1. First, let's memorize the titles of these two rules.
  2. First, let's discuss a different topic.
  3. First, let's clarify how these two rules differ.
Cevabı göster

First, let's clarify how these two rules differ.

There are three types of irony out there.

0:29

Üç tür ironi vardır.

Situational irony is when you expect one thing Dilbilgisi

0:31

Durum ironisi, bir şeyi beklerken

but get the opposite.

0:33

tam tersini elde ettiğiniz andır.

Dilbilgisi

Sözlü tanımlarda X is when ... yapısı

X is when + cümlecik, bir kavramı ortaya çıktığı durum veya koşul üzerinden tanımlamak için konuşma dilinde sık kullanılan bir yapıdır. Burada when, durumsal ironiyi tanımlayan koşulu getirir; belirli bir zamanı göstermez. Cümlecik, beklenti ile gerçek sonucu karşılaştırır: bir şey beklersiniz ancak tam tersi bir sonuç elde edersiniz. Bu karşıtlık, tanımın içeriğini oluşturur.

Alıştırma

X is when ... yapısını kullanarak sözlü tanımı tamamlayın: Stage fright ____ someone feels very nervous before performing.

Cevabı göster

is when

Verbal irony is when someone says something Ton ve niyet

0:35

Sözel ironi, birinin bir şey söyleyip

but truly means the opposite.

0:37

aslında tam tersini kastettiği andır.

Ton ve niyet

someone says something but truly means the opposite: bir şey söyleyip tersini kastetmek

Bu yan cümle, sözcüklerin gerçek anlamıyla konuşanın asıl iletmek istediği mesaj arasındaki farkı anlatır. But, söylenen şey ile kastedilen şeyi karşı karşıya getirir. Burada truly means, “gerçekte iletmek istiyor” anlamındadır; “içtenlikle konuşuyor” demek değildir. The opposite, dinleyenin bağlamdan ve ses tonundan çıkardığı karşıt tutum ya da değerlendirmedir.

Alıştırma

Hangi durum, birinin bir şey söyleyip aslında tam tersini kastetmesini en iyi gösterir?

  1. Ava güneşli gökyüzünü görüp "The weather is beautiful." der.
  2. Ava fırtınada sırılsıklam olup "What perfect weather!" der.
  3. Ava hava tahminini okuyup "It will rain tonight." der.
Cevabı göster

Ava fırtınada sırılsıklam olup "What perfect weather!" der.

Dramatic irony, though,

0:39

Ancak dramatik ironi,

is what we'll be looking at right now. Kalıp ifadeler

0:40

şu anda inceleyeceğimiz şeydir.

Kalıp ifadeler

we'll be looking at: sıradaki konuyu tanıtmak

Bir derste veya sunumda we'll be looking at, “tartışacağız, inceleyeceğiz veya öğreneceğiz” anlamına gelir. Look at yalnızca bir şeye gözle bakmayı anlatmaz; dikkati bir konuya yöneltmek anlamına da gelebilir. Bu ifade, sıradaki ana konuyu bildirerek konuşmayı düzenler. Bu cümlede sıradaki konu dramatic irony'dir.

Alıştırma

Bir öğretmen sıradaki konuyu tanıtıyor. Cümleyi we'll be looking at ifadesiyle tamamlayın: Next, ____ how plants store water.

Cevabı göster

we'll be looking at

Dramatic irony is when the audience seems to know Dilbilgisi

0:42

Dramatik ironi, seyircinin

more about an event,

0:45

bir olay,

a situation, or a conversation

0:46

bir durum veya bir konuşma hakkında

than the characters in the movie,

0:49

filmdeki,

on the show, or in the book do.

0:50

dizideki veya kitaptaki karakterlerden daha fazlasını biliyor gibi görünmesidir.

Dilbilgisi

seems to know more ... than ... do: bilgi miktarını karşılaştırmak ve do ile tekrarı önlemek

seems to know more ... than ... do kalıbı, iki tarafın ne kadar bilgi sahibi olduğunu karşılaştırır. Burada izleyicinin karakterlerden daha fazla bilgiye sahip olduğu anlatılır. More daha yüksek miktarı belirtir, than karşılaştırmanın diğer tarafını tanıtır ve seems to ifadeyi daha az kesin hâle getirerek gibi görünüyor anlamı katar. Sondaki do, tekrar edilecek know about the event, situation, or conversation fiil öbeğinin yerini tutar. Aynı sözlerin yinelenmesini önler ve yeni bir eylem anlatmaz. Biçimi ikinci özneye göre seçilir: çoğul characters ile do, tekil one character ile does kullanılır.

Alıştırma

Öğretmenlerin daha fazla bilgiye sahip olduğunu anlatacak ve know fiilini tekrarlamayacak şekilde karşılaştırmayı tamamlayın: The teachers know more about the schedule ____ the parents ____.

Cevabı göster

than · do

The audience is in on a secret Deyimler

0:52

Seyirci, karakterlerin gözden kaçırdığı

that the characters have missed.

0:54

bir sırra ortaktır.

Deyimler

in on a secret: gizli bilgiyi bilenlerden biri olmak

Be in on a secret, gizli veya içeriden bir bilgiyi bilen kişilerden biri olmak demektir. Bu cümlede izleyici sırdan haberdardır, ancak karakterler sırrı fark etmemiştir. Kalıp be + in on + isim veya zamir şeklindedir: be in on a secret, a plan, a joke ya da it. Bağlama göre yalnızca bilmekle kalmayıp gizli etkinliğe katılmayı da anlatabilir.

Alıştırma

Yalnızca üç kişinin sürpriz planı bildiğini ve planın uygulanmasına yardım ediyor olabileceğini anlatan cümle hangisidir?

  1. Only three people heard about the surprise plan afterward.
  2. Only three people are in on the surprise plan.
  3. Only three people are surprised by the plan.
Cevabı göster

Only three people are in on the surprise plan.

This is a great storytelling device Kelime

0:56

Bu, o metinde muazzam bir duygu yaratan

that creates tremendous emotion within that text.

0:58

harika bir hikaye anlatma aracıdır.

Kelime

storytelling device: hikâyeyi şekillendiren bir anlatım tekniği

Bu cümlede storytelling device, bir yaratıcının hikâyede belirli bir etki oluşturmak için kullandığı teknik anlamına gelir. This, dramatic irony yani dramatik ironiyi belirtir; burada güçlü bir duygu yaratan bir teknik olarak tanımlanır. Bu söz grubunda device, soyut bir yöntem veya araç anlamındadır; telefon, makine ya da başka bir elektronik eşya değildir. Yazarlar ve film yapımcıları geçmişe dönüşleri, gerilimi veya güvenilmez bir anlatıcıyı storytelling devices olarak kullanabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede storytelling device bir anlatım tekniği anlamındadır?

  1. This storytelling device needs a new battery before the show.
  2. The director uses silence as a storytelling device to build suspense.
  3. The new storytelling device has a bright touch screen.
Cevabı göster

The director uses silence as a storytelling device to build suspense.

Think about it for a moment. Anlatım akışı

1:01

Bir an için düşünün.

Anlatım akışı

Think about it for a moment: kısa bir düşünme arasına davet

Think about it for a moment. dinleyiciye yöneltilen bir işarettir. Açıklamayı kısa süreliğine durdurur ve konuşmacı bir örneğe geçmeden önce dinleyicileri fikri düşünmeye davet eder. Emir biçimindeki Think about it doğrudan dinleyiciye seslenir; ancak dostça bir açıklamada genellikle sert bir emir değil, bir davettir. For a moment, duraklamanın kısa olacağını belirtir ve isteği daha yumuşak hâle getirir.

Alıştırma

Dostça bir açıklamada Think about it for a moment. genellikle ne yapar?

  1. Düşünmeyi reddettikleri için dinleyicileri suçlar.
  2. Dinleyicilere konuşmanın bittiğini söyler.
  3. Dinleyicileri kısa süre durup fikri düşünmeye davet eder.
Cevabı göster

Dinleyicileri kısa süre durup fikri düşünmeye davet eder.

How does it feel when, in a horror film, Anlatım akışı

1:02

Bir korku filminde,

you know that the scary villain is hiding

1:05

korkunç kötü adamın karanlık odadaki

behind that door in the darkened room?

1:07

o kapının arkasında saklandığını bildiğinizde ne hissedersiniz?

Anlatım akışı

How does it feel when ...?: sahne kuran bir soru

How does it feel when ...? bir durumun hangi duyguyu veya bedensel hissi oluşturduğunu sorar. Bu cümlede when sonrasındaki tam yan cümle, hayal edilmesi gereken durumu sunar; when yalnızca bir zamanı belirtmez. Bu soru, dinleyiciyi önce sahnenin içine yerleştirerek açıklamayı da düzenler. Konuşmacı, gerilimin insanı tedirgin ettiğini hemen söylemek yerine, açıklamadan önce dinleyicileri kendi tepkilerini fark etmeye davet eder.

Alıştırma

Hangi cümle, birini durumu hayal etmeye ve hissettiği duyguyu fark etmeye çağıran yapıyı doğru kullanır?

  1. How it does feel when everyone is waiting for your answer?
  2. How does it feel when everyone waiting for your answer?
  3. How does it feel when everyone is waiting for your answer?
Cevabı göster

How does it feel when everyone is waiting for your answer?

The music becomes eerie,

1:09

Müzik ürkütücü bir hal alır,

the lighting creates complete shadows.

1:11

aydınlatma tamamen gölgeler yaratır.

This has to be bad for the hero. Dilbilgisi

1:13

Bu durum kahraman için kötü olmalı.

Dilbilgisi

has to be bad ile güçlü çıkarım

This has to be bad for the hero cümlesinde has to be bad, duruma dayanan güçlü bir sonucu ifade eder: konuşmacı, kötü bir sonucun neredeyse kesin olduğuna inanır. Anlamı This must be bad for the hero cümlesine yakındır. Have to her zaman bir zorunluluk anlatmaz. Bağlam ipuçları sunduğunda ve have to sonrasındaki sözler bir sonuç bildirdiğinde, have to güçlü bir çıkarımı gösterebilir. Burada hiç kimsenin durumu kötü hâle getirmesi istenmiyor.

Alıştırma

Hangi cümlede has to be, kanıtlardan güçlü bir çıkarım yapmak için kullanılmıştır?

  1. Those footprints are fresh, so someone has to be nearby.
  2. Visitors have to wear a badge inside the building.
  3. Leo has to be at school by eight because attendance is required.
Cevabı göster

Those footprints are fresh, so someone has to be nearby.

Of course, though, Anlatım akışı

1:15

Elbette, her şeye rağmen,

that hero must enter the room to find the villain.

1:17

o kahraman kötü adamı bulmak için odaya girmelidir.

Anlatım akışı

Beklenen fakat karşıt bir gelişme için Of course, though,

Of course, kahramanın eylemini bu tür bir hikâyede beklenen bir gelişme olarak sunar. Though daha önce sözü edilen tehlikeye dönerek karşıtlık işareti verir: İçeri girmek riskli olsa da beklenen bir gelişmedir. Of course, though, birlikte hikâyedeki bilgiyi düzenler. Önce bir beklentiyi kabul eder, sonra dinleyiciyi bir uyarı, istek ya da daha güvenli seçimle çelişen gelişmeye taşır.

Alıştırma

Örnekte Of course, though, nasıl bir işlev görüyor?

  1. Kahramanın yalnızca kötü adam onu davet ettiği için içeri girdiğini söyler.
  2. Tehlikeyi ortadan kaldırır ve odayı tamamen güvenli gösterir.
  3. Kahramanın eylemini beklenen bir gelişme olarak sunarken bilinen tehlikeyle karşıtlık kurar.
Cevabı göster

Kahramanın eylemini beklenen bir gelişme olarak sunarken bilinen tehlikeyle karşıtlık kurar.

You feel tremendous tension and the suspense Kalıp ifadeler

1:20

Birinin fırlayıp

of knowing that someone

1:23

korkutucu olacağını bilmenin

will jump out and be scary, Öbek fiiller

1:24

yarattığı o muazzam gerilimi ve endişeyi hissedersiniz,

Öbek fiiller

will jump out: saklandığı yerden aniden ortaya çıkmak

Jump out, gizli ya da kapalı bir yerden aniden çıkıp görünür hâle gelmek demektir. Burada out, öbek fiilin anlamının bir parçasıdır. Temel fikir yalnızca fiziksel olarak zıplamak değil, çoğu zaman şaşkınlık veya korku yaratan ani bir ortaya çıkıştır. Will, beklenen bu ortaya çıkışın gelecekte gerçekleşeceğini gösterir. Bu cümlede izleyici, korkutucu bir kişinin aniden ortaya çıkacağını bilir; ancak kişi henüz görünmez.

Alıştırma

Hangi cümle oyuncunun saklandığı yerden aniden ortaya çıktığını anlatır?

  1. The actor jumped beside the curtain.
  2. The actor jumped over the curtain.
  3. The actor jumped out from behind the curtain.
Cevabı göster

The actor jumped out from behind the curtain.

but you just don't know when. Anlatım akışı

1:26

ama bunun sadece ne zaman olacağını bilmezsiniz.

Kalıp ifadeler

the suspense of knowing that ...: kısmi bilgiden doğan merak ve gerilim

the suspense of knowing that ... ifadesi, belirli bir merak ve gerilim kaynağını adlandırır. Of'tan sonra isim görevindeki knowing gelir; that ise bilinen gerçeği aktarır. Ne olacağının bir kısmını bilmek suspense duygusunu ortadan kaldırmaz. Burada izleyici birinin aniden ortaya çıkacağını bilir ama bunun ne zaman olacağını bilmez; bu yüzden bekleyiş ve belirsizlik suspense yaratır.

Alıştırma

Cümleyi tam hedef ifade olan the suspense of knowing that ile tamamlayın: We felt ____ the final score was inside the sealed envelope.

Cevabı göster

the suspense of knowing that

Anlatım akışı

but you just don't know when: olay kesin, zamanı bilinmiyor

But sonrasındaki yan cümle iki bilgi durumunu karşılaştırır: olayın gerçekleşeceğini bilirsin, ancak zamanı hâlâ bilinmez. Kesinlik ile belirsizlik arasındaki bu yapı, gerilimin nasıl oluştuğunu açıklar. İzleyici beklenen olayı beklerken tam olarak hangi anda gerçekleşeceğini bilmez. Just, bilgide kalan boşluğu vurgular ve zamanın eksik olan tek ayrıntı olduğunu gösterir. When, dolaylı soruda kullanılan bir soru sözcüğüdür; geri kalanı bağlamdan when it will happen olarak anlaşılır.

Alıştırma

Hangi cümle kesin bir olayı ancak bilinmeyen bir zamanı açıkça anlatır?

  1. We know the package will arrive today, but we just don't know when.
  2. Maybe the package will arrive today, but nobody has confirmed it.
  3. We know exactly when the package will arrive today.
Cevabı göster

We know the package will arrive today, but we just don't know when.

That tension is dramatic irony.

1:28

İşte o gerilim dramatik ironidir.

You know something more

1:31

Siz, filmdeki karakterlerden

than the characters in the film.

1:32

daha fazla şey biliyorsunuzdur.

Now, take the typical comedy. Kelime

1:34

Şimdi, tipik bir komediyi ele alalım.

Kelime

take the typical comedy: take ile örnek sunmak

take the typical comedy ifadesindeki take, “bunu değerlendirmek için örnek olarak alın” anlamındadır. Dinleyicinin dikkatini temsili bir komediye yönelten bir emir yapısıdır; bir şeyi fiziksel olarak taşıma emri değildir. Bu yapı, konuşmacının yeni bir duruma geçip ardından o durumun ne gösterdiğini açıklamasına yardımcı olur. Sonraki düşüncenin bu örneği incelemesi beklenir.

Alıştırma

Hangi cümlede take, tartışılacak bir örneği sunmak için kullanılmıştır?

  1. Take the city parks map with you when you leave.
  2. Take city parks, for example: they give people space to exercise.
  3. Take the bus to the city park before noon.
Cevabı göster

Take city parks, for example: they give people space to exercise.

There will probably be some type of misunderstanding. Dilbilgisi

1:37

Muhtemelen bir tür yanlış anlaşılma olacaktır.

Dilbilgisi

will probably be: gerçekleşmesi olası bir durumu tahmin etmek

There will probably be ... bir durumun var olmasının veya gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu öngörür. Bu yapıda there beklenen durumu sunar, will bunu bir tahmin olarak belirtir, probably ise olasılığın yüksek ama kesin olmadığını gösterir. Some type of misunderstanding yanlış anlaşılmanın tam türünü belirtmez. Sözcükler birlikte, konuşmacının bir yanlış anlaşılma beklediğini ancak bunun mutlaka olacağını iddia etmediğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle gerçekleşmesi muhtemel ancak kesin olmayan bir tahmin belirtir?

  1. There will probably be heavy traffic after the game.
  2. There might be heavy traffic after the game.
  3. There will definitely be heavy traffic after the game.
Cevabı göster

There will probably be heavy traffic after the game.

Again, we know more

1:40

Yine, neler olup bittiği hakkında

of what is going on Kalıp ifadeler

1:41

karakterlerden

than the characters do.

1:42

daha fazlasını biliriz.

Kalıp ifadeler

what is going on: mevcut durumu anlamak

Burada what is going on, “ne oluyor” ya da “gerçek durum” anlamına gelir. Bu bağlamda go on “olmak, meydana gelmek” demektir; fiziksel hareketi veya “ilerlemeye devam etmeyi” anlatmaz. what is going on yan cümlesinin tamamı more of what is going on ifadesinde of sözcüğünden sonra isim gibi görev yapar ve anlaşılmakta olan durumu adlandırır. Karşılaştırma, izleyicinin bu durum hakkında karakterlerden daha fazla bilgiye sahip olduğunu söyler.

Alıştırma

Cümleyi “ne oluyor” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The workers hear loud noises upstairs, but no one knows ____.

Cevabı göster

what is going on

Picture two characters making a plan Anlatım akışı

1:43

Oda arkadaşları için bir doğum günü sürprizi

for a birthday surprise for their roommate,

1:45

planı yapan iki karakteri hayal edin,

Anlatım akışı

Picture two characters making a plan: dinleyiciyi bir sahne hayal etmeye davet etmek

Buradaki Picture, “hayal edin” anlamına gelen emir kipindeki bir fiildir. Dinleyiciden zihninde bir sahne kurmasını ister; “fotoğraf çekmek” anlamına gelmez. Picture + isim + -ing biçimi, birini hayal edilen bir eylemin ortasında gösterir: two characters making a plan. Bu giriş, konuşmacının sonraki fikri açıklamak için kullanabileceği varsayımsal bir sahne kurar.

Alıştırma

Hangi cümlede Picture, dinleyiciyi bir sahne hayal etmeye davet etmek için kullanılmıştır?

  1. Hang the team picture beside the door.
  2. Take a picture of the team after the game.
  3. Picture a team celebrating its first victory.
Cevabı göster

Picture a team celebrating its first victory.

while that roommate overhears the entire conversation Kelime

1:48

bu sırada o oda arkadaşı koridordan

from the hallway.

1:50

tüm konuşmaya kulak misafiri olur.

Kelime

overhears the entire conversation: sözleri tesadüfen duymak

Burada overhears, “kendisine söylenmeyen bir şeyi tesadüfen duyar” anlamındadır. Oda arkadaşı koridordadır; dolayısıyla konuşma ona yönelik değildir ve yakında bulunduğu için konuşmayı duyar. Overhears fiilinden sonra to kullanılmadan doğrudan nesne gelir: overhears the conversation. The entire conversation, oda arkadaşının yalnızca birkaç sözü değil, konuşmanın tamamını duyduğunu belirtir.

Alıştırma

En kesin ifadeyi seçin: Leo was walking past the kitchen when he accidentally ___ his parents discussing a gift.

  1. eavesdropped on
  2. overheard
  3. listened to
Cevabı göster

overheard

From there, confusion and misunderstanding occur, Anlatım akışı

1:51

Oradan itibaren kafa karışıklığı ve yanlış anlaşılmalar başlar,

and the tension builds. Kalıp ifadeler

1:55

ve gerilim artar.

Anlatım akışı

From there: önceki noktayı sonraki gelişmelere bağlamak

Burada From there, mutlaka fiziksel bir yeri değil, az önce anlatılan durumu işaret eder. “O noktadan veya durumdan başlayarak” anlamına gelir. Bir anlatı geçişi olarak önceki olayı başlangıç noktasına dönüştürür ve dinleyiciyi sonraki gelişmelere taşır: karışıklık başlar, yanlış anlaşılmalar ortaya çıkar ve gerilim artar.

Alıştırma

“The team found the cause of the error. From there, the repair was simple,” cümlesinde From there ne işe yarar?

  1. Nedenin bulunmasını sürecin sonraki aşamasına bağlar.
  2. Ekibin daha önceki bir yere döndüğü anlamına gelir.
  3. Onarımın gerçekleştiği kesin yeri belirtir.
Cevabı göster

Nedenin bulunmasını sürecin sonraki aşamasına bağlar.

Kalıp ifadeler

the tension builds: gerilim giderek artar

the tension builds, gerginliğin, merakın veya çatışmanın giderek güçlendiği anlamına gelir. Builds burada fiziksel bir nesne inşa etmek anlamında değildir. Bu özne-fiil eşleşmesi; bir hikâyenin, maçın, toplantının veya başka bir durumun zamanla daha gergin hâle gelmesini anlatırken sık kullanılır.

Alıştırma

Build fiilinin doğru biçimiyle bu anlatım eşleşmesini tamamlayın: As the two teams wait for the final score, the tension ____.

Cevabı göster

builds

This isn't the same tension as the horror film,

1:56

Bu, korku filmindeki gerilimle aynı değildir,

since it is probably pretty funny Dilbilgisi

1:59

çünkü karakter

Dilbilgisi

since it is probably pretty funny: neden bildiren since

since it is probably pretty funny ifadesinde since, önceki ifadenin nedenini açıklar. Burada because anlamındadır; “geçmişteki bir başlangıç noktasından itibaren” anlamında değildir. Since kelimesinin anlamını seçmek için ardından gelen bölüme bakın. Bir şeyin neden doğru olduğunu açıklayan yan cümle neden anlamını; since Monday gibi bir başlangıç noktası ise zaman anlamını gösterir.

Alıştırma

Anlamı değiştirmeden since yerine hangi kelime kullanılabilir? Since every ticket is free, no one needs to pay.

  1. until
  2. although
  3. because
Cevabı göster

because

as the character tries to figure out Öbek fiiller

2:01

kimin ne yaptığını anlamaya çalışırken

the whos and the whats. Deyimler

2:02

bu muhtemelen oldukça komik bir durumdur.

Öbek fiiller

tries to figure out: anlamaya çalışmak

Bu cümlede tries to figure out, “anlamaya veya çözmeye çalışır” demektir. try to + fiilin yalın hâli çabayı gösterir; figure out ise düşünerek, kontrol ederek veya akıl yürüterek bir cevaba ulaşmak anlamındaki bir öbek fiildir. figure out sonrasında bir sorun adı veya soru sözcüklü bir yan cümle kullanılabilir: figure out the answer, figure out who called ya da figure out why it happened. Burada ifade bir kişinin vücut yapısını veya şekil çizmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, ipuçları üzerinde düşünerek bir nedeni çözmeyi en iyi vurgular?

  1. Leah is trying to look out for the repair truck.
  2. Leah is trying to figure out why the alarm keeps beeping.
  3. Leah is trying to find out what time the repair shop opens.
Cevabı göster

Leah is trying to figure out why the alarm keeps beeping.

Deyimler

the whos and the whats: kişiler ve olay ayrıntıları

the whos and the whats ifadesinde soru sözcükleri who ve what, çoğul isim gibi kullanılır. the whos, olaya dâhil olan kişileri veya kimlikleri; the whats ise olayları, eylemleri ya da diğer önemli ayrıntıları anlatır. the tanımlığı ile çoğul -s eki, bu isim kullanımını gösterir. İfade, bilinmeyen birkaç ayrıntıyı kısa ve eğlenceli bir söz içinde toplar; resmî dil bilgisi kategorilerinin adlarını vermez.

Alıştırma

Bu cümlede the whos and the whats neyi özetliyor?

  1. olaya dâhil olan kişiler ve yaşananlar
  2. yalnızca zaman ve yer
  3. soru sözcükleriyle ilgili iki kural
Cevabı göster

olaya dâhil olan kişiler ve yaşananlar

But it serves as a great example Kalıp ifadeler

2:04

Ancak bu, dramatik ironinin yarattığı gerilim ve endişe için

of the tension and suspense of dramatic irony.

2:06

harika bir örnek teşkil eder.

Kalıp ifadeler

serves as a great example: güçlü bir örnek oluşturmak

Burada serves as, “işlevi görmek” veya “rolünü üstlenmek” anlamına gelir; “birine hizmet sunmak” anlamına gelmez. İfadenin tamamı, bir şeyin güçlü ve açıklayıcı bir örnek olduğunu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp A serves as a great example of B şeklindedir. A, ele alınan durumdur; B ise A'nın açıkça gösterdiği fikir veya özelliktir.

Alıştırma

Analiz cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: In our lesson, this failed experiment ____ of why careful measurement matters.

Cevabı göster

serves as a great example

This tension or suspense in both genres

2:09

Her iki türdeki bu gerilim veya endişe,

drives the story and keeps the plot progressing. Kalıp ifadeler

2:11

hikayeyi yönlendirir ve olay örgüsünün ilerlemesini sağlar.

Kalıp ifadeler

drives the story: olay örgüsünü ileri taşımak

Burada drives, soyut anlamda “ilerlemesini sağlar” demektir. Gerilim yeni olaylara yol açar ve anlatının gelişmesini sürdürür; araç kullanmakla ilgisi yoktur. Yeniden kullanılabilen X drives the story kalıbı; amaç, çatışma, sır veya cevapsız soru gibi olay örgüsünü sürdüren gücü belirtir.

Alıştırma

Analiz cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: The hero's search for his missing sister ____, leading him from one clue to the next.

Cevabı göster

drives the story

Kalıp ifadeler

keeps the plot progressing: keep + nesne + -ing

Bu cümlede keeps the plot progressing, bir şeyin öyküdeki olayların gelişmeye devam etmesini sağladığı anlamına gelir. Plot, bir öyküdeki olaylar dizisini ifade eder; progressing ise bu dizinin durmak yerine ilerlediğini anlatır. keep + nesne + -ing kalıbı, “birinin ya da bir şeyin bir eylemi veya süreci sürdürmesini sağlamak” anlamına gelir. Burada olay örgüsünün gelişmesini sürdüren şey gerilim ya da merak duygusudur.

Alıştırma

Hangi cümle, bir şeyin sürecin devam etmesini sağladığını anlatmak için keep + nesne + -ing kalıbını doğal biçimde kullanır?

  1. A clear agenda keeps the discussion moving.
  2. A clear agenda keeps the discussion move.
  3. A clear agenda keeps moving the discussion is.
Cevabı göster

A clear agenda keeps the discussion moving.

The audience wants, no, needs Anlatım akışı

2:14

Seyirci ister, hayır, ihtiyaç duyar

to see the tension of the dramatic irony broken, Kalıp ifadeler

2:17

dramatik ironinin geriliminin kırıldığını görmeye,

Anlatım akışı

The audience wants, no, needs: vurgu için öz düzeltme

The audience wants, no, needs, konuşmacının anında yaptığı bir öz düzeltmedir. Konuşmacı önce wants sözcüğünü seçer, no ile bu ifadeyi keser ve yerine daha güçlü olan needs sözcüğünü getirir. No, izleyicinin bunu istemediği anlamına gelmez. Bu kalıp bilgiyi “daha zayıf sözcük + no + daha güçlü sözcük” şeklinde düzenler. İkinci sözcüğü asıl odak hâline getirir ve belirgin bir yoğunluk artışı yaratır.

Alıştırma

Hangi cümlede no, daha zayıf bir sözcüğü daha güçlü bir sözcükle değiştirmek için kullanılmıştır?

  1. She was not surprised or shocked by the result.
  2. She was surprised—no, shocked—by the result.
  3. She was surprised, so she checked the result.
Cevabı göster

She was surprised—no, shocked—by the result.

Kalıp ifadeler

the tension ... broken: soyut bir gerilim durumunun sona ermesi

Bu cümlede the tension of the dramatic irony, izleyicinin bir karakterin bilmediği bir şeyi bilmesinden doğan merakı ve gerilimi anlatır. broken, bu gergin durumun sona erdiğini veya çözüldüğünü belirtir; fiziksel bir nesne zarar görmez. İfade see + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır: see [the tension of the dramatic irony] [broken]. Nesne eylemden etkilendiği için ifade, izleyicinin gerilimin sona ermesine tanık olmak istediğini anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan ifade ne anlama geliyor?

  1. Dramatik ironinin yarattığı merak ve gerilim sona erer.
  2. Sahnedeki fiziksel bir nesne zarar görür.
  3. İzleyici artık hikâyeyi anlayamaz.
Cevabı göster

Dramatik ironinin yarattığı merak ve gerilim sona erer.

either by the scary person Dilbilgisi

2:19

ya korkutucu birinin

jumping out of the shadows,

2:21

gölgelerden fırlamasıyla,

or by someone finally revealing Kalıp ifadeler

2:23

ya da birinin sonunda ortaya çıkarmasıyla

someone's true identity

2:24

birinin gerçek kimliğini

Kalıp ifadeler

birinin sonunda birinin gerçek kimliğini ortaya çıkarması

Burada someone finally revealing someone's true identity, bir kişinin sonunda birinin saklı ya da bilinmeyen kimliğini ortaya çıkarması demektir. Reveal, bu bilginin daha önce gizli veya anlaşılmamış olduğunu düşündürür. True identity yalnızca yasal ad anlamına gelmez. Bir hikâyede kişinin gerçek rolünü veya bir kılık değiştirmenin ya da sahte kimliğin arkasındaki kişiyi de anlatabilir. -ing yan cümlesi by'dan sonra gelir ve bu eylemi bir durumun çözülme yolu olarak gösterir.

Alıştırma

Cümleyi reveal someone's true identity ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After the final song, the masked singer surprised everyone by ____.

Cevabı göster

revealing her true identity

and clearing up the confusion. Öbek fiiller

2:26

ve kafa karışıklığını gidermesiyle.

Dilbilgisi

either by ... or by ... ile iki alternatif yöntem sunmak

either by ... or by ..., aynı sonucu doğurabilecek iki olası yöntemi birbirine bağlar. Buradaki by, ‘bir yöntem aracılığıyla’ anlamındadır; ‘yanında’ veya ‘tarafından yazılmış’ anlamında değildir. Bu cümlede yöntemlerden biri korkutucu birinin aniden ortaya çıkması, diğeri ise birinin kimliği açıklayıp karışıklığı gidermesidir. by sözcüğünün tekrarlanması, iki bölümün de yöntem olduğunu açıkça gösterir.

Alıştırma

Cümleyi either by ... or by ... ile tamamlayın: You can submit the form ____ emailing it ____ delivering it in person.

Cevabı göster

either by · or by

Öbek fiiller

clearing up the confusion: kafa karışıklığını gidermek

Bu cümlede clearing up the confusion, belirsiz veya yanlış anlaşılmış bir durumu anlaşılır hâle getirmek demektir. Clear up burada bir öbek fiildir; the confusion ise çözülen sorundur. Clearing, by'dan sonra revealing ile and aracılığıyla bağlandığı için -ing biçimindedir: by someone ... revealing ... and clearing up.... İfade, fiziksel temizlik yapmayı değil, bir açıklama veya yeni bilgiyle belirsizliği gidermeyi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? One clear diagram should ______ about how the machine works.

  1. clean up the confusion
  2. clear the explanation
  3. clear up the confusion
Cevabı göster

clear up the confusion

So when you feel like you are

2:28

Yani, ne zaman

in on a secret,

2:30

bir sırrın içinde olduğunuzu hissederseniz,

that is dramatic irony.

2:31

bu dramatik ironidir.

A hallmark of all the great writers, Kelime

2:33

Shakespeare'den Hitchcock'a kadar

from Shakespeare to Hitchcock. Kültür

2:35

tüm büyük yazarların ayırt edici bir özelliğidir.

Kelime

A hallmark of: ayırt edici bir özellik

“A hallmark of”, “…nın güçlü biçimde ayırt edici bir özelliği” demektir. Hallmark, yalnızca tesadüfen görülen bir şey değil; bir kişiyi, tarzı, eseri ya da niteliği tanımaya yardımcı olacak kadar temsil edici bir özelliktir. Yaygın kalıp “A is a hallmark of B”dir: A, B’yi güçlü biçimde temsil eden bir özelliktir. Altyazıdaki isim grubu önceki bağlama dayanır ve daha önce sözü edilen tekniği büyük hikâye anlatıcılarının belirleyici bir özelliği olarak tanımlar.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Curiosity is ____ a good scientist.

Cevabı göster

a hallmark of

Kültür

from Shakespeare to Hitchcock: temsilî uç noktalar olarak isimler

Shakespeare tiyatro ve edebiyatla, Hitchcock ise gerilim sinemasıyla güçlü biçimde ilişkilendirilir. Bu yüzden bu iki isim, çok az arka plan bilgisiyle farklı dönemleri ve mecraları çağrıştırır. Burada “from Shakespeare to Hitchcock”, ünlü yaratıcıları geniş bir aralığın temsilî uç noktaları olarak kullanır. Bir yolculuğu anlatmaz ve iddiayı yalnızca bu iki kişiyle sınırlamaz; “all the great writers” ifadesini geniş bir hikâye anlatma geleneğine yayar.

Alıştırma

Bu cümlede “from Shakespeare to Hitchcock” ne işe yarıyor?

  1. İki ünlü yaratıcıyı farklı dönemleri ve mecraları kapsayan geniş bir aralığın uç noktaları olarak kullanıyor.
  2. Gerçek bir yolculuktaki iki durağın adını veriyor.
  3. İddiayı yalnızca Shakespeare ve Hitchcock ile sınırlıyor.
Cevabı göster

İki ünlü yaratıcıyı farklı dönemleri ve mecraları kapsayan geniş bir aralığın uç noktaları olarak kullanıyor.