İngilizcede daha cana yakın kulağa gelmenin 3 yolu - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
511 kelime 169 kel/dk

Video özeti: Bir öğretmen, robotun söylenenleri tekrarlayan yanıtlarından yararlanarak yardımcı fiillerin İngilizce cevapları nasıl daha kısa, samimi ve doğal hâle getirdiğini gösteriyor. Ders; olumlu ve olumsuz ifadelere katılmanın ve karşıt bir görüş belirtmenin kısa yollarını karşılaştırırken yardımcı fiilin önceki cümlenin zamanıyla uyumlu olması gerektiğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. So, plus auxiliary verb, plus the subject. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Olumlu bir ifadeye katılmak veya aynı deneyimi yaşadığınızı belirtmek için kullanılan devrik yapıyı öğrenin. Fiil öbeğinin tamamını tekrarlamadan, önceki cümleye uygun yardımcı fiili seçerek “So do I” ya da “So am I” gibi kısa ve doğal cevaplar verebilirsiniz. 2. neither nor plus auxiliary verb plus the subject. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Olumsuz bir ifadeden sonra kullanılan karşılık yapıyı tanıyıp uygulayın. Aynı olumsuz durumun veya deneyimin sizin için de geçerli olduğunu, önceki fiil ve zamana göre do, be ya da have seçerek kısaca doğrulayabilirsiniz. 3. Subject plus auxiliary in either the positive or negative depending on what the speaker said before. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Görüşünüzün veya deneyiminizin farklı olduğunu göstermek için özneyle birlikte önceki düşüncenin tersine olumlu ya da olumsuz yardımcı fiil kullanın. Böylece tüm önermeyi yeniden söylemeden “I do” ve “I don’t” gibi doğrudan, doğal cevaplar kurabilirsiniz.

Bu derste

Watch this video and you'll sound as natural as a spinach and avocado oat milk smoothie. Dilbilgisi

0:00

Bu videoyu izleyin, ıspanaklı ve avokadolu yulaf sütlü smoothie kadar doğal bir İngilizceyle konuşun.

Dilbilgisi

as natural as: as + sıfat + as kalıbı

as + sıfat + as kalıbı, iki şeyin bir özellik bakımından aynı derecede olduğunu anlatır. as natural as ifadesinde natural özelliği, ikinci as’ten sonraki sözcükler de neyle karşılaştırıldığını gösterir. Buradaki ıspanaklı, avokadolu ve yulaf sütlü smoothie eğlenceli ve abartılı bir karşılaştırmadır; kalıplaşmış bir ifadenin parçası değildir. Kalıbı koruyup hem sıfatı hem de karşılaştırılan şeyi değiştirebilirsiniz.

Alıştırma

Eşitlik karşılaştırmasını tamamlayın: The recorded dialogue sounds ____ natural ____ a real conversation.

Cevabı göster

as · as

In this video,

0:12

Bu videoda,

I'm going to give you three different ways to sound friendlier Kalıp ifadeler

0:13

size daha samimi kulağa gelmenin

and less robotic when you're responding to questions

0:15

ve sorulara yanıt verirken daha az robotik olmanın üç farklı yolunu vereceğim,

and comments in English.

0:19

ve yorumlara İngilizce cevap verirken.

Kalıp ifadeler

ways to sound friendlier and less robotic: daha samimi ve daha az mekanik konuşmanın yolları

Ways to sound + sıfat, dinleyende belirli bir izlenim bırakmanın yolları anlamına gelir. Burada sound, yalnızca «ses çıkarmak» değil, konuşma biçiminden belli bir şekilde görünmek veya duyulmak demektir. to sound sözleri, bu yollarla ulaşılmak istenen sonucu belirtir. Friendlier ve less robotic bu sonucu iki yönden anlatır: daha samimi ve daha az mekanik.

Alıştırma

ways to sound + sıfat kalıbını tamamlayın: The coach shared three ways to ____ more confident during interviews.

Cevabı göster

sound

Let's go.

0:20

Hadi başlayalım.

I've never been to a robotics conference before. Dilbilgisi

0:21

Daha önce hiç bir robotik konferansına gitmedim.

Dilbilgisi

I've never been ... before: Şu ana kadar hiç yaşanmamış deneyim

I've never been to ... before, bir deneyimin şu ana kadar hiçbir zaman yaşanmadığını anlatmak için present perfect kullanır. I've, I have ifadesinin kısaltmasıdır; been ise have been içindeki be fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Never ifadeyi zaten olumsuz yaptığı için ayrıca not eklenmez. Buradaki before, “daha önceki herhangi bir zamanda” demektir; geçmişteki belirli bir tarihi göstermez.

Alıştırma

Hangi cümle, kişinin şu ana kadar İskoçya’yı hiç ziyaret etmediğini doğal biçimde anlatır?

  1. I didn't visit Scotland last year.
  2. I've never visited Scotland before.
  3. I never visit Scotland before.
Cevabı göster

I've never visited Scotland before.

How about you, BCBot? Ton ve niyet

0:23

Peki ya sen, BCBot?

Ton ve niyet

How about you?: Aynı soruyu karşı tarafa yöneltmek

How about you?, sorunun tamamını tekrarlamadan aynı konuyu veya soruyu diğer kişiye yöneltir. Burada konuşan kişi bu tür bir konferansa hiç katılmadığını söyledikten sonra, ifade “Sen hiç katıldın mı?” anlamına gelir. Eksik bırakılan soruyu önceki sözler tamamlar; bu nedenle ifadenin tam anlamı konuya göre değişir.

Alıştırma

“I work from home.” dedikten sonra, hangi soru diğer kişinin aynı durumunu doğal biçimde sorar?

  1. What do you mean?
  2. How are you?
  3. How about you?
Cevabı göster

How about you?

No, I have not been to a robotics conference before.

0:25

Hayır, daha önce hiç robotik konferansına gitmedim.

I am quite nervous.

0:28

Oldukça gergini.

Okay.

0:29

Tamam.

Anyway,

0:30

Her neyse,

I hope they give us a nice three-course meal later on. Notlar

0:31

umarım bize daha sonra güzel bir üç kap yemek verirler.

Kelime

three-course meal: üç bölüm hâlinde servis edilen yemek

Three-course meal, genellikle başlangıç, ana yemek ve tatlı gibi üç ayrı bölüm hâlinde servis edilen bir yemektir. Yemek bağlamında course, öğünün bir bölümünü ifade eder; okuldaki ders anlamına gelmez. Meal sözcüğünden önce three-course birleşik sıfat olarak kullanılır. Kısa çizgi kullanılır ve course tekil kalır: a three-course meal.

Alıştırma

Üç bölüm hâlinde servis edilen bir yemeği anlatan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The restaurant offers a ____ with soup, a main dish, and dessert.

Cevabı göster

three-course meal

Kalıp ifadeler

later on: daha sonraki bir zamanda

Later on, şu andan veya konuşulan zamandan sonraki bir vakit anlamına gelir. Burada kesin bir saat vermeden etkinliğin daha sonraki bir bölümünü gösterir. İfadenin tamamı zaman zarfı olarak kullanılır ve çoğunlukla cümlenin sonunda yer alır. On ifadenin bir parçasıdır; konum belirtmez.

Alıştırma

Konuşmanın daha sonra gerçekleşeceğini doğal biçimde belirten cümle hangisidir?

  1. We can talk about it on later.
  2. We can talk about it later on.
  3. We can later on about it talk.
Cevabı göster

We can talk about it later on.

I'm starving. Deyimler

0:33

Kurt gibi açım.

Deyimler

I'm starving: “çok açım” demenin günlük bir yolu

Günlük konuşmada I'm starving genellikle “çok açım” demektir. Starving, hungry sözünden daha güçlüdür ve çoğu zaman bir abartıdır. Genellikle konuşanın tehlikeli derecede uzun süre yiyeceksiz kaldığı anlamına gelmez. Starving sözünün günlük bir abartı mı yoksa ciddi ve gerçek anlamında mı olduğunu durumdan anlarsın.

Alıştırma

Günlük konuşmada I'm starving genellikle ne anlama gelir?

  1. Tehlikeli derecede uzun süredir yiyecek yemedim.
  2. Yemek hazırlıyorum.
  3. Çok açım.
Cevabı göster

Çok açım.

I also hope they offer us a nice three-course lunch later on.

0:35

Ben de bize daha sonra güzel bir üç kap öğle yemeği sunmalarını umuyorum.

I too am starving. Kelime

0:38

Ben de kurt gibi açım.

Kelime

I too am ...: too için daha resmî bir konum

I too am starving cümlesinde too, “de/da” anlamına gelir. Too sözünü I öznesinin hemen arkasına koymak dil bilgisi açısından doğrudur, ancak normal günlük konuşmadan daha resmî veya daha kasıtlı duyulur. Rahat konuşmada too genellikle sona konur: I'm starving too. Daha az konuşma diline benzeyen bu sıra, sert veya mekanik bir ses oluşturmak için özellikle kullanılabilir.

Alıştırma

Too sözünü günlük konuşmadaki en doğal yerine koy: A: I'm hungry. B: I'm hungry ____.

Cevabı göster

too

Why is she repeating everything I'm saying?

0:40

Neden benim söylediğim her şeyi tekrar ediyor?

And also, she doesn't even eat. Ton ve niyet

0:42

Üstelik yemek bile yemiyor.

Ton ve niyet

Şaşırtıcı bir olumsuzluğu anlatan doesn't even + fiilin yalın hâli

Doesn't even + fiilin yalın hâli, olumsuz bir gerçeğin özellikle şaşırtıcı veya uç olduğunu vurgular. Bu cümlede eat çok temel bir eylem olarak sunulduğu için bu eylemin bile yapılmaması güçlü bir karşıtlık oluşturur. Even burada yalnızca başka bir bilgi eklemez. Dikkati beklenmedik bölüme çeker ve yoruma inanamama veya hafif alay havası katar. Doesn't even ifadesinden sonra fiilin yalın hâli kullanılır: doesn't even eat.

Alıştırma

Şaşırtıcı biçimde yapılmayan eylemi vurgulamak için cümleyi doesn't even ile tamamlayın: Ben has the map, but he ____ look at it.

Cevabı göster

doesn't even

My friend BCBot is sounding very robotic

0:44

Arkadaşım BCBot kulağa çok robotik geliyor

because she's repeating everything I say

0:47

çünkü söylediğim her şeyi tekrar ediyor

whenever I ask her a question Dilbilgisi

0:49

ona ne zaman bir soru sorsam

or make a comment. Kalıp ifadeler

0:51

veya bir yorum yapsam.

Dilbilgisi

“Her gerçekleştiğinde” anlamındaki whenever

Whenever tekrar tekrar gerçekleşen bir durumu başlatır. Burada, konuşan kişi her soru sorduğunda veya yorum yaptığında diğer kişinin söylenenleri tekrarladığı anlamına gelir. Tekrarlanan bir tetikleyiciyi tekrarlanan bir sonuca bağlar. Odak noktası belirli bir olay değil, bu olayların tümünde görülen düzendir.

Alıştırma

Aynı şeyin her seferinde gerçekleştiğini açıkça söyleyen cümle hangisidir?

  1. While the bell was ringing, Leo stood by the door.
  2. When the bell rang yesterday, Leo ran to the door.
  3. Whenever the bell rings, Leo runs to the door.
Cevabı göster

Whenever the bell rings, Leo runs to the door.

Kalıp ifadeler

make a comment: görüş veya gözlem belirtmek

Make a comment, İngilizcede kısa bir görüş veya gözlem belirtmek için kullanılan doğal kelime birlikteliğidir. Buradaki make, yorumda bulunma eylemini anlatır; fiziksel olarak bir şey üretmek anlamına gelmez. Bir yorum konuşmada sözlü olarak yapılabileceği gibi, internet dâhil olmak üzere yazılı da olabilir. Bu cümlede make a comment, bir kişinin başka bir cevap verme yolu olarak ask a question ile birlikte kullanılmıştır.

Alıştırma

Cümleyi doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: Before we move on, I'd like to ___ about the new plan.

  1. say a comment
  2. do a comment
  3. make a comment
Cevabı göster

make a comment

I did not know that I sound robotic

0:52

Kulağa robotik geldiğimi bilmiyordum

repeating the whole verb phrase Kelime

0:54

bütün bir fiil öbeğini tekrar ederek

every time you make a comment

0:55

her yorum yaptığında

or ask a question.

0:56

ya da soru sorduğunda.

Kelime

whole verb phrase: fiil merkezli sözcük grubunun tamamı

Verb phrase, bir fiilin etrafında kurulan sözcük grubudur. Has been waiting örneğinde olduğu gibi yardımcı fiiller ve bir ana fiil içerebilir. Daha geniş dil bilgisi açıklamalarında, fiilin anlamını tamamlayan sözcükleri de kapsayabilir. Whole, konuşanın yalnızca bir fiili değil, bu ifadenin tamamını tekrarladığını vurgular. Kısa bir cevapta do gibi bir yardımcı fiil, anlamı zaten bilinen bir fiil öbeğinin yerine kullanılabilir: Mia likes chess, and I do too.

Alıştırma

The driver has been waiting cümlesinde yardımcı fiilleri ve ana fiili içeren bütün fiil öbeği hangisidir?

  1. has been waiting
  2. waiting
  3. the driver
Cevabı göster

has been waiting

Number one.

0:58

Bir numara.

We can sound more natural and friendly Dilbilgisi

0:59

Kulağa daha doğal ve samimi gelebiliriz

if we use auxiliary verbs. Kelime

1:00

yardımcı fiiller kullanırsak.

Dilbilgisi

We can ... if ...: yöntemi sonuca bağlamak

We can + sonuç + if + geniş zamandaki koşul yapısı, bir eylemin bir sonucu nasıl mümkün kılabileceğini gösterir. Ana cümle olası yararı belirtir, if yan cümlesi ise ne yapılması gerektiğini söyler. Buradaki if, belirsiz bir tahmin değil, uygulanabilir bir koşul bildirir. Bu yapı tavsiye verirken ve basit kuralları açıklarken kullanışlıdır.

Alıştırma

Plan yapmanın zaman kazandırabileceğini can ... if ... yapısıyla doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. We can save time if we plan ahead.
  2. We can save time if we will plan ahead.
  3. We can saved time if we plan ahead.
Cevabı göster

We can save time if we plan ahead.

Kelime

auxiliary verbs: ana fiile yardım etmek ve kısa cevaplar oluşturmak

Auxiliary verbs, yani yardımcı fiiller, ana fiile destek olur. Ana fiille birlikte süreklilik veya perfect yapıları, olumsuz cümleleri ve soruları oluştururlar. be, have ve do biçimleri yaygın yardımcı fiillerdir; can gibi modal fiiller de yardımcı fiildir. Bir yardımcı fiil kısa bir cevapta dil bilgisi görevini üstlenerek ana fiilin tekrar edilmesini önleyebilir. I like it cümlesine verilen So do I kısa cevabında do, daha önce geçen like it fiil grubunun yerini tutar.

Alıştırma

They have already finished cümlesinde hangi kelime yardımcı fiildir?

  1. have
  2. already
  3. finished
Cevabı göster

have

If we agree or we've had the same experience as the speaker, Kalıp ifadeler

1:02

Eğer konuşan kişiyle aynı fikirdeysek veya aynı deneyimi yaşadıysak,

we can use the following formula.

1:05

şu formülü kullanabiliriz:

Kalıp ifadeler

we've had the same experience as the speaker: konuşan kişiyle aynı deneyimi yaşadık

Burada we've had the same experience as the speaker, daha önce konuşan kişinin anlattığına benzer bir şeyi bizim de yaşadığımız anlamına gelir. Experience, kişinin başından geçen bir şeyi ifade eder; yalnızca iş deneyimi demek değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp have the same experience as + kişi şeklindedir. We've, we have ifadesinin kısaltmasıdır; bu nedenle we've had, geçmiş bir deneyimi şu anda ifade edilen katılma duygusuna bağlayan present perfect yapısını kullanır.

Alıştırma

Hedef kalıpla cümleyi tamamlayın: Mia and I both got lost on our first day. I've ____ Mia.

Cevabı göster

had the same experience as

So, plus auxiliary verb, Dilbilgisi

1:07

So, artı yardımcı fiil,

plus the subject.

1:09

artı özne.

Dilbilgisi

Olumlu katılma için So + yardımcı fiil + özne

So + yardımcı fiil + özne, olumlu bir ifadeye katılmak için kullanılan devrik bir yapıdır. Önceki ifadenin yeni özne için de doğru olduğunu gösterir: Leo enjoys puzzles. So does Maya. Yardımcı fiili özneden önce getirin. Yardımcı fiilin türünü ve zamanını ilk cümleden seçip yeni özneye uyarlayın: basit zamanlardaki asıl fiillerle do/does/did, be veya have fiilinin uygun biçimi ya da aynı modal fiil kullanılır.

Alıştırma

Hedef yapıyla olumlu katılma cümlesini tamamlayın: Leo enjoys puzzles. ____. (Maya enjoys them too.)

Cevabı göster

So does Maya

For example,

1:10

Örneğin,

I love robotics.

1:11

Robotiğe bayılırım.

So do I. Dilbilgisi

1:13

Ben de (So do I).

Dilbilgisi

Olumlu katılma için So do I

So do I, olumlu bir ifadeye katılmanın ve aynı durumun sizin için de geçerli olduğunu söylemenin kısa bir yoludur. Burada tüm düşünceyi tekrarlamadan “Ben de robotiği seviyorum” anlamına gelir. Love, geniş zamanda kullanılan bir ana fiil olduğu için yanıtta do yardımcı fiili kullanılır: So + do + özne. Burada do, love robotics ifadesinin yerini tutar; “bir şey yapmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

B'nin yanıtını So + doğru yardımcı fiil + I ile tamamlayın: A: I enjoy science. B: ____.

Cevabı göster

So do I

Number two.

1:14

İki numara.

When the comment or question is negative

1:15

Yorum veya soru olumsuz olduğunda

and we want to agree with the speaker

1:18

ve konuşan kişiyle aynı fikirde olmak istiyorsak

or say we've had the same experience,

1:20

veya aynı deneyimi yaşadığımızı söylemek istiyorsak,

we can use the following formula:

1:22

şu formülü kullanabiliriz:

neither nor plus auxiliary verb Dilbilgisi

1:25

neither ya da nor, artı yardımcı fiil

plus the subject.

1:29

artı özne.

Dilbilgisi

Olumsuz katılma için Neither/Nor + yardımcı fiil + özne

Sözlü olarak verilen formül, Neither + yardımcı fiil + özne veya Nor + yardımcı fiil + özne seçeneklerinden birini kullanmak demektir. Olumsuz bir ifadeye katılmak için kullanılır: Aynı olumsuz durum, yeni öznenin belirttiği kişi için de geçerlidir. Yardımcı fiil özneden önce gelir ve ilk cümledeki yapıya uyar: I don't drive. Neither do I. I can't swim. Nor can I. Altyazıdaki neither nor, iki farklı başlangıç seçeneğini sıralar; Neither nor şeklinde birleşik bir başlangıç değildir.

Alıştırma

B'nin yanıtını Neither + uygun yardımcı fiil + I ile tamamlayın: A: I can't swim. B: ____.

Cevabı göster

Neither can I

For example,

1:31

Örneğin,

I've never been to a robotics conference before.

1:32

Daha önce hiç robotik konferansına gitmedim.

Neither have I. Dilbilgisi

1:34

Ben de (Neither have I).

Dilbilgisi

Neither have I: present perfect olumsuz cümleye katılma

Neither have I, konuşanın önceki olumsuz deneyimi paylaştığını belirtir: konuşan kişi de bir robotik konferansına gitmemiştir. Böylece düşüncenin tamamı tekrar edilmez. İlk cümlede present perfect kullanıldığı için kısa yanıtta have yardımcı fiili korunur. Neither zaten olumsuzluk anlamı taşır ve ardından I have değil, devrik sıra olan have I gelir.

Alıştırma

Siz de ziyaret etmediniz. neither kullanarak kısa olumsuz katılma yanıtını tamamlayın: I've never visited Scotland. — ____.

Cevabı göster

Neither have I

Yeah, that's great, BCBot.

1:35

Evet, bu harika, BCBot.

Number three.

1:37

Üç numara.

What if we feel differently or we don't agree with the speaker? Dilbilgisi

1:38

Peki ya farklı hissediyorsak veya konuşan kişiyle aynı fikirde değilsek?

Dilbilgisi

What if ...?: olası bir durum ortaya koyma

What if, insanların değerlendirmesi için olası veya varsayımsal bir durum ortaya koyar: bunun gerçekleştiğini varsayarsak ne olur veya ne yapmalıyız? Burada insanların farklı hissettiği ya da aynı fikirde olmadığı durum ele alınır. Yapı What if + özne + fiil şeklindedir. İfadenin tamamı soru işlevi görse de if sonrasındaki yan cümle düz cümle söz dizimini kullanır.

Alıştırma

Hangi cümle otobüsün geç kalma olasılığını ortaya koyup insanlardan bunu değerlendirmelerini ister?

  1. Why is the bus late?
  2. What if the bus is late?
  3. Is the bus late?
Cevabı göster

What if the bus is late?

Well, we use the following formula. Anlatım akışı

1:42

Eh, şu formülü kullanırız.

Anlatım akışı

Well: açıklamaya doğal bir geçiş yapmak

Buradaki Well, konuşmada kullanılan kısa bir işarettir; buna söylem belirleyicisi de denir. Yanıtı önceki sözlere bağlar ve formülün açıklamasına doğal bir geçiş yapılacağını gösterir. Burada “sağlıklı” anlamına gelmez ve bir şeyi yalnızca “iyi” diye tanımlamaz. Yanıtın başında kullanılan Well, konuşmacıya sıradaki düşüncesini düzenlemesi için kısa bir süre de kazandırabilir; böylece açıklama daha az ani duyulur.

Alıştırma

“Well, we use the following formula.” cümlesinde Well ne işe yarar?

  1. Formülün sağlıklı olduğunu söyler.
  2. Önceki bağlamdan açıklamaya doğal bir geçiş yapar.
  3. Açıklamanın bittiğini gösterir.
Cevabı göster

Önceki bağlamdan açıklamaya doğal bir geçiş yapar.

It's even easier.

1:44

Hatta daha bile kolay.

Subject plus auxiliary Dilbilgisi

1:45

Özne artı yardımcı fiil

in either the positive or negative

1:48

olumlu veya olumsuz olabilir

depending on what the speaker said before.

1:50

konuşmacının daha önce ne söylediğine bağlı olarak.

Dilbilgisi

Subject + auxiliary: olumlu veya olumsuz biçimi seçmek

Bu yapı, I do, I don't, I can veya I can't örneklerinde olduğu gibi özne ve yardımcı fiille kısa bir yanıt oluşturur. Yardımcı fiil, ilk ifadeden zaten anlaşılan sözlerin yerini alır; böylece bütün düşünceyi tekrarlamak gerekmez. Önce önceki fiile veya kip bildiren yardımcı fiile uyan yardımcı fiili seçin, ardından gereken anlama göre olumlu ya da olumsuz biçimi kullanın. Karşıt bir yanıt verirken olumlu bir ifadeye genellikle olumsuz, olumsuz bir ifadeye ise olumlu yanıt verilir.

Alıştırma

Karşıt yanıtı yalnızca bir özne ve bir yardımcı fiille tamamlayın. Noah paten kayamaz ama siz kayabilirsiniz: Noah: “I can't skate.” You: “____.”

Cevabı göster

I can

For example,

1:52

Örneğin,

I like the food here.

1:53

Buradaki yemekleri seviyorum.

I don't. Dilbilgisi

1:54

Ben sevmiyorum (I don't).

Dilbilgisi

Kısa bir olumsuz yanıt olarak I don't.

Burada I don't, I don't like the food here anlamına gelir. Yanıt veren kişi, olumlu ifadeye katılmadığını göstermek için olumsuz yardımcı fiil don't kullanır. like the food here fiil öbeği zaten açık olduğu için söylenmez. Bu, tam ve kısa bir yanıttır: geniş zamanda do, tekrarlanan fiil öbeğinin yerini tutabilir.

Alıştırma

A'ya katılmadığını göstermek için B'nin iki kelimelik kısaltılmış yanıtını tamamlayın: A: I like rainy days. B: ____.

Cevabı göster

I don't

It's horrible.

1:55

Berbat.

I don't like the food here.

1:56

Buradaki yemekleri sevmiyorum.

I do. Dilbilgisi

1:57

Ben seviyorum (I do).

Dilbilgisi

Kısa bir olumlu yanıt olarak I do.

Burada I do, I like the food here anlamına gelir. Yanıt veren kişi, olumsuz ifadeye katılmadığını göstermek için do yardımcı fiilinin olumlu biçimini kullanır. Tekrarlanan like the food here fiil öbeği söylenmez. Bu, tam ve kısa bir yanıttır: do geniş zaman biçimini taşır ve atılan anlamın yerini tutar; burada bir eylemi yapmak anlamına gelmez.

Alıştırma

B'nin bulmaca oyunlarından hoşlandığını göstermek için iki kelimelik yanıtı tamamlayın: A: I don't enjoy puzzle games. B: ____.

Cevabı göster

I do

It's delicious.

1:58

Çok lezzetli.

So let's recap. Anlatım akışı

2:00

O zaman bir özet geçelim.

Anlatım akışı

So let's recap: gözden geçirmeye geçiş

So let's recap, dinleyenlere kısa bir gözden geçirmenin başlamak üzere olduğunu bildiren bir geçiş ifadesidir. Buradaki so, konuşmayı bir sonraki aşamaya taşır; asıl işlevi kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak değildir. Let's, konuşanı ve dinleyicileri bir sonraki eyleme birlikte dahil eder; recap ise ana noktaları kısaca yeniden anlatmak demektir. İfadenin tamamı derslerde, sunumlarda ve toplantılarda doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Üç güvenlik kuralını açıklamayı bitirdiniz. Hangi cümle kısa bir gözden geçirmeyi doğal biçimde başlatır?

  1. So let's recap.
  2. So let's change the subject.
  3. So let's skip the main points.
Cevabı göster

So let's recap.

Number one.

2:01

Bir numara.

When we agree with the speaker's positive comment or question,

2:02

Konuşanın olumlu yorumuna veya sorusuna katıldığımızda,

we say so

2:05

so deriz

plus auxiliary

2:06

artı yardımcı fiil

plus the subject.

2:07

artı özne.

So do I.

2:09

So do I.

Number two.

2:09

İki numara.

When we agree with the speaker's negative sentence or question,

2:10

Konuşanın olumsuz cümlesine veya sorusuna katıldığımızda,

we say neither nor

2:15

neither ya da nor deriz

plus auxiliary

2:18

artı yardımcı fiil

plus the subject.

2:20

artı özne.

Neither have I.

2:21

Neither have I.

And number three,

2:22

Ve üç numara,

when we don't agree with the speaker,

2:23

konuşan kişiyle aynı fikirde olmadığımızda,

we say subject plus auxiliary

2:26

özne artı yardımcı fiil deriz.

I do.

2:29

I do.

I don't.

2:30

I don't.

Just remember,

2:31

Sadece şunu unutmayın,

the auxiliary verb you use

2:32

kullanacağınız yardımcı fiil

should match the tense the speaker uses. Dilbilgisi

2:34

konuşmacının kullandığı zaman kipiyle eşleşmelidir.

Dilbilgisi

should match the tense the speaker uses: doğru yardımcı fiili seçmek

should match the tense the speaker uses ifadesinde match, “karşılık gelmek” veya “eşleşmek” demektir. the speaker uses yan cümlesi hangi zamanın izleneceğini belirtir: diğer kişinin bir önceki cümlesinde kullandığı zaman. So did I veya Neither have I gibi kısa katılma yanıtlarında önce önceki fiil yapısına dikkat edin, sonra buna uyan yardımcı fiili seçin. Simple present genellikle do veya does, simple past did gerektirir; present perfect ise have veya has biçimini korur. be biçimleri ve modal fiiller de önceki cümleye uygun şekilde tekrarlanır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız "I visited York last year." diyor. Siz de aynı deneyimi yaşadınız. Hangi yanıt zamanla eşleşir?

  1. So did I.
  2. So do I.
  3. So have I.
Cevabı göster

So did I.

So if the speaker used the present perfect tense, Dilbilgisi

2:37

Yani eğer konuşmacı present perfect tense kullandıysa,

the auxiliary verb that you need to use

2:41

kullanmanız gereken yardımcı fiil

should be the verb have.

2:43

have fiili olmalıdır.

Dilbilgisi

present perfect ... verb have: yardımcı fiili eşleştirme

Present perfect, have veya has ile fiilin past participle biçiminden kurulur. Kısa bir katılma yanıtında do'ya geçmek yerine bu yardımcı fiili koruyun. Özne I ise have kullanın: I haven't seen it. — Neither have I. Özne he veya she ise has kullanın: She has finished. — So has he.

Alıştırma

Yanıtı present perfect ile uyumlu yardımcı fiille tamamlayın: "I haven't seen that film." — "Neither ____ I."

Cevabı göster

have

So, shall we practice it? Ton ve niyet

2:45

O halde, pratik yapalım mı?

Ton ve niyet

shall we practice it?: birlikte bir şey yapmayı önermek

shall we practice it? cümlesinde shall we + fiilin yalın hâli yalnızca gelecek hakkında soru sormaz. Konuşmacı ile dinleyicinin birlikte yapacağı bir etkinliği kibarca önerir. Soru biçimi, daveti Practice it emrinden daha yumuşak yapar. Burada ayrıca dersi alıştırma bölümüne geçirir.

Alıştırma

Hangi cümle konuşmacı ile dinleyicinin birlikte yapacağı bir etkinliği doğal biçimde önerir?

  1. Shall we start the game?
  2. Did we start the game?
  3. Will you start the game?
Cevabı göster

Shall we start the game?

I'll ask BCBot a question

2:46

BCBot'a bir soru soracağım

and let's see if she can sound less robotic Anlatım akışı

2:48

ve bakalım kulağa daha az robotik gelebilecek mi

by using auxiliary verbs.

2:50

yardımcı fiilleri kullanarak.

Anlatım akışı

let's see if: bir test veya kontrol başlatmak

Let's see if, konuşanın birazdan deneyeceği, gözlemleyeceği ya da kontrol edeceği bir şeyi başlatır. Dinleyene, sonraki bölümde onun daha az robotik konuşup konuşamayacağının görüleceğini bildirir. Burada see yalnızca “gözle görmek” değil, “sonucu öğrenmek” anlamındadır. if sonrasında if she can sound less robotic örneğindeki gibi normal cümle sırası kullanılır. if can she sound less robotic gibi soru cümlesi sırası kullanılmaz.

Alıştırma

Yeni bir planın işe yarayıp yaramadığını denemeyi hangi cümle doğal biçimde başlatır?

  1. Let's see does the new plan work.
  2. Let's see if the new plan works.
  3. Let's see if does the new plan work.
Cevabı göster

Let's see if the new plan works.

Hey, BCBot.

2:52

Hey, BCBot.

I love swimming.

2:53

Yüzmeyi çok severim.

How about you?

2:54

Peki ya sen?

I don't.

2:56

Ben sevmem.

I like to stay nice and dry. Kalıp ifadeler

2:57

Güzel ve kuru kalmayı seviyorum.

Kalıp ifadeler

stay nice and dry: rahat ve kuru kalmak

Stay + sıfat, “o durumda kalmaya devam etmek” anlamına gelir. I like to stay nice and dry cümlesinde dry, konuşanın içinde kalmak istediği durumu anlatır. Nice and + sıfat, sıfatı samimi ve konuşma diline özgü bir biçimde güçlendiren resmî olmayan bir yapıdır. Burada nice and dry, “rahat ve tamamen kuru” anlamına gelir; nice tek başına “çekici” anlamını taşımaz.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “rahatça kuru kalmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Take an umbrella so you can ____.

Cevabı göster

stay nice and dry

Nice.

2:59

Güzel.

I don't like programming computers.

3:00

Bilgisayar programlamayı sevmiyorum.

What about you?

3:02

Peki ya sen?

Oh, I do.

3:02

Oh, ben severim.

Computers and I get on like a house on fire. Notlar

3:04

Bilgisayarlar ve ben harika anlaşıyoruz.

Öbek fiiller

get on: iyi anlaşmak

Bu cümlede get on, “iyi bir ilişkisi olmak” veya “iyi anlaşmak” anlamına gelir; bir şeyin üzerine çıkmayı anlatmaz. Bilgisayarlardan bir insanmış gibi söz edilir ve konuşan kişi onları kullanmanın kolay ve rahat olduğunu anlatır. İki taraf da fiilden önce özne olarak belirtilirse A and B get on yapısı kullanılır. Diğer kişiyi veya şeyi fiilden sonra belirtmek için get on with kullanılır: I get on well with my neighbors.

Alıştırma

Nina'nın yeni oda arkadaşıyla iyi bir ilişkisi olduğunu get on ile doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Nina gets on well her new roommate.
  2. Nina gets on well with her new roommate.
  3. Nina gets her new roommate on well.
Cevabı göster

Nina gets on well with her new roommate.

Deyimler

like a house on fire: hemen çok iyi anlaşmak

Like a house on fire, get on like a house on fire kalıplaşmış deyiminin bir parçasıdır. Çok hızlı arkadaş olmak ve son derece iyi anlaşmak anlamına gelir. Burada konuşan kişiyle bilgisayarların ne kadar iyi anlaştığını mizahi biçimde abartır. Bu görüntü gerçek bir yangını anlatmaz. Benzetmenin tamamını bir deyim olarak anlamak gerekir; çoğu zaman sıcak ve rahat bir ilişkinin çok hızlı geliştiğini de belirtir.

Alıştırma

“Çok hızlı arkadaş oldular” anlamındaki kalıplaşmış deyimi tamamlayın: Ben and Tariq met at camp and got on ____.

Cevabı göster

like a house on fire

Nice.

3:06

Güzel.

So you know I don't like programming computers,

3:08

Bilgisayar programlamayı sevmediğimi biliyorsun,

but I tell you what I am good at, Notlar

3:10

ama sana neyde iyi olduğumu söyleyeyim,

Ton ve niyet

I tell you what: konuşmanın yön değiştirdiğini belirtmek

I tell you what, dinleyicinin dikkatini sırada söylenecek şeye çeker ve konuşanın konuyu başka bir yöne çevirmesine yardımcı olur. but ile birlikte, önceki konudan konuşanın iyi yaptığı şey gibi olumlu ve yeni bir noktaya geçer. Bu cümlede ifade doğrudan what I am good at ile devam eder. Konuşmada yeni bilgiye giriş yaparken, dil bilgisi açısından what aynı zamanda söylenen içeriği bildiren yan cümleyi başlatır.

Alıştırma

Hangi cümle yeni bir öneriyi tanıtmak için I tell you what ifadesini doğal bir konuşma belirteci olarak kullanır?

  1. I tell you what—let's make a paper aeroplane.
  2. I tell you what I made yesterday.
  3. What I tell you—let's make a paper aeroplane.
Cevabı göster

I tell you what—let's make a paper aeroplane.

and that's playing computer games.

3:12

bilgisayar oyunu oynamakta.

Dilbilgisi

what I am good at: gömülü cümlede düz cümle söz dizimi

what I am good at, gömülü bir wh yan cümlesidir. “İyi yaptığım şey” anlamına gelir ve tell you ifadesinden sonra söylenen bilgiyi oluşturur. Daha büyük bir düz cümlenin parçası olduğu için am I soru dizilişini değil, I am düz cümle dizilişini kullanır. good at yapısındaki at edatı korunur ve what, at sözcüğünden sonra gelmesi gereken şeyi temsil ettiği için at doğal olarak yan cümlenin sonunda kalır.

Alıştırma

Gömülü yan cümleyi tamamlamak için beş sözcüğü doğru sıraya koyun: what / I / am / good / at. Can you guess ____?

Cevabı göster

what I am good at

So am I, Neeraj. Dilbilgisi

3:14

Ben de, Neeraj.

Dilbilgisi

So am I: olumlu katılmada be fiiline uyum

So am I, “ben de öyleyim” anlamına gelir. Ana fiili be olan olumlu bir ifadeye katılmayı gösterir. Burada önceki düşünce I am ... yapısını kullandığı için cevapta da am tekrarlanır. Yapı So + yardımcı fiil veya be + özne şeklindedir. Fiili önceki cümleye ve yeni özneye göre seçmek gerekir; her olumlu katılma ifadesinde otomatik olarak do kullanılmaz.

Alıştırma

“I'm ready” ifadesine doğru biçimde katılan cevap hangisidir?

  1. So have I.
  2. So do I.
  3. So am I.
Cevabı göster

So am I.

She's just too good.

3:16

O çok iyi.

Do you know what? Ton ve niyet

3:17

Biliyor musun?

Ton ve niyet

Do you know what?: yeni bir düşünce veya karar sunmak

Do you know what? konuşmada tek başına kullanılan tam bir soru olduğunda çoğu zaman bilgi istemez. Dinleyicinin dikkatini çeker ve ardından yeni bir düşünce, karar, öneri ya da tutum değişikliğinin geleceğini belirtir. Konuşan kişi bu ifadeden sonra duraklayıp asıl söylemek istediğini aktarabilir. Burada ifade, “Ne karar verdiğimi söyleyeyim” benzeri bir konuşma girişi olarak anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede Do you know what? yeni bir kararı tanıtmak için kullanılmıştır?

  1. Do you know what? I'm going home early today.
  2. Do you know what the answer is?
  3. Do you know what time the train leaves?
Cevabı göster

Do you know what? I'm going home early today.

I've had enough of this conference. Deyimler

3:18

Bu konferanstan gına geldi.

Deyimler

I've had enough of ...: dayanma sınırına ulaşmak

I've had enough of ... bir şeyin, konuşan kişi artık ona katlanmak istemeyene kadar sürdüğünü anlatır. Burada konuşan kişi konferanstan bıkmıştır ve konferansın bitmesini ya da oradan ayrılmayı ister. Kalıp I've had enough of + isim veya zamir şeklindedir. Bu ifadede had enough, “yeterli miktarda şeye sahip olmak” anlamına gelmez; artık dayanma sınırına ulaşıldığını gösterir.

Alıştırma

Konuşan kişi I've had enough of this conference. derken neyi kastediyor?

  1. Konuşan kişi uzman olacak kadar çok konferansa katıldı.
  2. Konuşan kişi konferans için gereken her şeye sahip.
  3. Konuşan kişi artık konferansa katlanamıyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi artık konferansa katlanamıyor.

I think it's time for a games break. Kalıp ifadeler

3:19

Bence oyun molası vermenin zamanı geldi.

Kalıp ifadeler

it's time for + isim öbeği: sonraki etkinliğe başlamak

it's time for + isim öbeği, bir etkinliğe başlama veya programın sonraki bölümüne geçme zamanının geldiğini belirtir. Burada a games break, for'dan sonra gelen isim öbeğidir; bu nedenle konuşan kişi konferansa ara verip oyun oynamayı önerir. It's time for + isim öbeği yapısını kullanın: It's time for lunch. Bir eylemi fiille adlandırıyorsanız It's time to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın: It's time to eat.

Alıştırma

Hangi cümle sınıfın artık öğle yemeği yemesi gerektiğini doğru şekilde anlatır?

  1. It's time for eat lunch.
  2. It's time for lunch.
  3. It's time for we eat lunch.
Cevabı göster

It's time for lunch.

So do I.

3:21

Bence de.

Come on, BCBot. Ton ve niyet

3:22

Hadi, BCBot.

Ton ve niyet

Come on: birini harekete geçmeye teşvik etmek

Bu cümlede Come on, BCBot'u harekete geçmeye ve konuşanla birlikte gelmeye yönelten bir ifadedir. Konuşana doğru gelmesini isteyen kelimesi kelimesine bir komuttan çok, “Hadi gidelim” veya “Benimle gel” anlamına yakındır. Aynı ifade birini cesaretlendirebilir, acele ettirebilir veya inanmazlık gösterebilir. Hangi işlevde olduğu duruma ve ses tonuna bağlıdır; burada diğer karakteri harekete geçirir.

Alıştırma

Konuşan kişi Come on, BCBot diyerek ne yapıyor?

  1. BCBot'u birlikte gelmeye yöneltmek
  2. BCBot'a ne düşündüğünü sormak
  3. BCBot'un nerede olduğunu anlatmak
Cevabı göster

BCBot'u birlikte gelmeye yöneltmek

Let's go.

3:23

Gidelim.

Do you reckon you can beat me? Kelime

3:24

Beni yenebileceğini mi sanıyorsun?

Kelime

Do you reckon...?: birinin fikrini gündelik biçimde sormak

Do you reckon...? burada “Sence...?” veya “...diye düşünüyor musun?” anlamına gelir ve Do you think...? ile aynı işlevdedir. Reckon, karşıdaki kişinin kişisel yargısını sormaya yarar; resmî bir hesaplama yapmak anlamına gelmez. Do you reckon sonrasındaki yan cümlede normal düz cümle sırası kullanılır: you can beat me doğrudur, can you beat me değildir. Bu bağlamda sorunun tamamı şakacı bir meydan okuma gibi gelir.

Alıştırma

Hangi soru Do you reckon...? sonrasında yan cümleyi doğru biçimde kullanıyor?

  1. Do you reckon does it rain later?
  2. Do you reckon will it rain later?
  3. Do you reckon it'll rain later?
Cevabı göster

Do you reckon it'll rain later?

I don't think so. Ton ve niyet

3:26

Pek sanmıyorum.

Ton ve niyet

I don't think so: nazik bir olumsuz yanıt

I don't think so, “Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum” ya da “Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum” anlamına gelen, tek başına kullanılabilen tam bir yanıttır. Burada olumsuz bir yargı bildirir; konuşanın düşünmediği anlamına gelmez. I don't think so yapısında so, az önce sözü edilen düşüncenin, tahminin veya olasılığın yerini tutar. Bu ifade, anlaşmazlığı genellikle yalnızca No demekten daha yumuşak gösterir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “Do you think our team will win?” diye soruyor. Muhtemelen kazanamayacağını düşünüyorsunuz ama nazikçe yanıt vermek istiyorsunuz. En uygun yanıt hangisidir?

  1. I haven't thought about it.
  2. I don't think so.
  3. No way!
Cevabı göster

I don't think so.