Etkili ders çalışmak için 3 ipucu: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, bir anının geçici kodlamadan uzun süreli depolamaya nasıl geçtiğini açıklıyor; ardından bu süreci aktif hatırlama, konuları dönüşümlü çalışma ve aralıklı tekrar yöntemleriyle ilişkilendirerek bunları pasif yeniden okuma ve son gece ezberine karşı konumlandırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. With this in mind, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: İlgili arka planı verdikten sonra bu geçişi kullanmayı öğrenin; böylece sıradaki örnek, karar veya savın dinleyicinin az önce duyduğu bilgilerden hareketle geldiğini gösterebilirsiniz. 2. forces you to actively retrieve knowledge, — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: retrieve fiilini bilgiyi bellekten geri çağırmak anlamıyla kavrayın ve force someone to do something kalıbıyla testlerin ve bilgi kartlarının, görünür bilgiyi yalnızca tanımak yerine aktif hatırlamayı zorunlu kıldığını anlatın. 3. while cramming the night before the exam may seem logical, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir düşünceye itiraz etmeden önce neden makul göründüğünü kabul eden ödünleyici girişi tanıyın; karşılaştırmaları ve karşı savları daha dengeli ve ikna edici biçimde kurmak için bu kalıbı kullanın.
Bu derste
During their training, medical residents learn countless techniques, surgeries, and procedures, Kültür
0:07Eğitimleri sırasında, asistan doktorlar sayısız teknik, ameliyat ve prosedür öğrenirler,
medical residents: uzmanlık eğitimi alan asistan doktorlar
Medical residents, tıp fakültesinden mezun olmuş ve bir tıp uzmanlığında gözetim altında eğitim alan doktorlardır. Bu cümlede klinik teknikleri, ameliyatları ve tıbbi işlemleri öğrenen kişiler onlardır. Buradaki residents, bir yerde yaşayan insanları anlatan sıradan sözcük değil, tıbbi bir görev ve eğitim aşamasıdır. Ayrıntılı eğitim sistemi ülkeye göre değişse de temel anlam, mezuniyet sonrası klinik eğitim alan doktorlardır.
Alıştırma
Örnekteki medical residents kimlerdir?
- Hastanede yatan hastalar
- Hastane yakınında yaşayan insanlar
- Bir uzmanlık alanında gözetimli eğitim alan doktorlar
Cevabı göster
Bir uzmanlık alanında gözetimli eğitim alan doktorlar
which they'll later use to save lives.
0:13ki bunları daha sonra hayat kurtarmak için kullanacaklardır.
Being able to remember these skills can quite literally be a matter of life and death. Deyimler
0:15Bu becerileri hatırlayabilmek kelimenin tam anlamıyla bir ölüm kalım meselesi olabilir.
a matter of life and death: ölüm kalım meselesi
A matter of life and death, sonucu bir kişinin yaşayıp yaşamayacağını belirleyebilecek kadar ciddi bir durumu anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu ifade bazen dramatik bir abartı olarak kullanılır. Buradaki quite literally ise anlamın neredeyse tamamen gerçek olduğunu gösterir: tıbbi becerileri hatırlamak, bir hastanın hayatta kalması açısından gerçek sonuçlar doğurabilir.
Alıştırma
Dersimizdeki a matter of ile başlayan kalıplaşmış ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: For the trapped climbers, getting help before the storm was ____.
Cevabı göster
a matter of life and death
With this in mind: önceki bilgiyi sonraki noktaya bağlamak
With this in mind, “az önce belirtilen noktayı dikkate alarak” anlamına gelir. Önceki bilgiyi, ardından gelecek içeriğin arka planı hâline getirir; bir şeyi fiziksel olarak zihnin içine koymak anlamına gelmez. Cümlenin başında kullanıldığında, sonraki araştırma, karar veya sonucun bu arka plana dayandığını gösterir. Yalnızca gerçekleri sıralamak yerine fikirler arasındaki bağlantıyı açıklar.
Alıştırma
With this in mind bu bölümde hangi işlevi görüyor?
- Önceki bilgiyi geçersiz kılar ve ilgisiz bir konuya geçer.
- Konuşmacının bir cümleyi ezberlemeye çalıştığını söyler.
- Bir sonraki noktayı az önce belirtilen bilgiye bağlar.
Cevabı göster
Bir sonraki noktayı az önce belirtilen bilgiye bağlar.
a 2006 research study took a class of surgical residents learning to suture arteries and split them into two groups. Kalıp ifadeler
0:222006 tarihli bir araştırma, atardamarları dikmeyi öğrenen bir cerrahi asistan sınıfını aldı ve onları iki gruba ayırdı.
split them into two groups: split + nesne + into + sonuç
split them into two groups, “onları iki gruba ayırmak” anlamına gelir. Burada them, cerrahi asistanları grubuna gönderme yapar; split ise araştırmada bu kişilerin nasıl gruplandırıldığını anlatır. Onları yırtmak veya kesmek anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp split + nesne + into + grup sayısı veya türü şeklindedir. split the class into teams ve split the data into categories buna örnektir. Nesne into sözcüğünden önce, ortaya çıkan gruplar ise sonra gelir.
Alıştırma
Hangi cümle antrenörün oyunculardan iki takım oluşturduğunu doğal biçimde anlatır?
- The coach split the players into two teams.
- The coach split two teams from the players.
- The coach split into the players two teams.
Cevabı göster
The coach split the players into two teams.
but one group implemented a small change in how they studied them. Dilbilgisi
0:33ancak bir grup onları nasıl çalıştıkları konusunda küçük bir değişiklik uyguladı.
a change in how ...: bir işi yapma biçimini değiştirmek
a small change in how they studied them ifadesinde change adı değişikliği belirtir; in how they studied them ise etkilenen alanı, yani çalışma yöntemlerini gösterir. them zamiri daha önce sözü edilen çalışma materyallerine gönderme yapar. Yeniden kullanılabilen kalıp a change in how + özne + fiil şeklindedir. how yan cümlesi in edatından sonra gelir ve soru cümlesi değil, düz cümle söz dizimini kullanır: how they studied denir, how did they study denmez.
Alıştırma
Hangi cümle, dosyaların veya programın değil, ekibin inceleme yönteminin değiştiğini söylüyor?
- The team made a change in how it reviewed the files.
- The team made a change in what files it reviewed.
- The team made a change in when it reviewed the files.
Cevabı göster
The team made a change in how it reviewed the files.
when tested one month later: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi
when tested one month later, kısaltılmış bir edilgen zaman yan cümlesidir. Tam biçimi when they were tested one month later şeklindedir. Anlaşılan özne eylemden etkilenir; bu nedenle tested, birini veya bir şeyi test etmek değil, teste tabi tutulmak anlamına gelir. Zaman yan cümlesinin öznesi, ardından gelen ana cümlenin öznesiyle aynı olduğunda bu özne ve be fiilinin bir biçimi atılabilir. Kimin test edildiğini ana cümlenin öznesi gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle when tested ile aynı kısaltılmış edilgen yapıyı kullanıyor?
- When interviewed, the applicants described their experience.
- When interviewing applicants, the manager took notes.
- When the applicants interviewed the manager, they took notes.
Cevabı göster
When interviewed, the applicants described their experience.
this group performed the surgeries significantly better than the other residents. Dilbilgisi
0:39bu grup ameliyatları diğer asistanlardan önemli ölçüde daha iyi gerçekleştirdi.
significantly better than: karşılaştırmayı güçlendirme
significantly better than ifadesinde better than karşılaştırmayı kurar, significantly ise better sözcüğünü güçlendiren bir zarftır. Sonuçlardan birinin yalnızca biraz daha iyi olduğunu değil, farkın açık veya dikkate değer ölçüde büyük olduğunu belirtir. Araştırma raporlarında significantly, istatistiksel bir test bunu desteklediğinde teknik olarak istatistiksel anlamlılık ifade edebilir. Bu cümle tek başına bunu göstermez; bu nedenle önce belirgin ölçüde daha iyi olarak anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümle performanstaki belirgin farkı doğru şekilde bildirir?
- The new method worked significantly best than the old one.
- The new method worked significantly better than the old one.
- The new method worked significant better than the old one.
Cevabı göster
The new method worked significantly better than the old one.
We'll discuss the secret to that group's success, Kalıp ifadeler
0:45O grubun başarısının sırrını tartışacağız,
the secret to that group's success: sonucun arkasındaki anahtar
the secret to that group's success ifadesinde secret, iyi sonucu ortaya çıkaran temel neden, yöntem veya alışkanlık anlamındadır. Gizli bilgi anlamına gelmez. Kalıp the secret to + isim veya -ing biçimidir. Buradaki to bir edattır: the secret to success; the secret to learning quickly.
Alıştırma
'...nın anahtarı' anlamındaki sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: Regular practice is ____ speaking with confidence.
Cevabı göster
the secret to
along with two other highly effective study techniques,
0:48ayrıca oldukça etkili diğer iki çalışma tekniği ile birlikte,
which can be applied both in and out of the classroom. Kalıp ifadeler
0:52ki bunlar hem sınıf içinde hem de dışında uygulanabilir.
both in and out of...: iki ortamı da kapsamak
both ... and ... birbirine paralel iki ögeyi eşleştirir ve ikisinin de kapsandığını belirtir. both in and out of the classroom ifadesinde ortak ad öbeği the classroom iki edatı da tamamlar; yapı, in the classroom ve out of the classroom ifadelerinin birleşimidir. Burada in ve out of, bir şeyin geçerli olduğu iki ortamı anlatır. Birinin sınıfa girip sonra sınıftan çıkması hareketini anlatmaz. Aynı yerin ya da ortamın hem içinde hem dışında bir kuralın, becerinin veya davranışın geçerli olduğunu göstermek için bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi both in and out of ile tamamla: Good communication is useful ____ the workplace.
Cevabı göster
both in and out of
But to understand why these methods work, Anlatım akışı
0:55Ancak bu yöntemlerin neden işe yaradığını anlamak için,
let's first unpack how the brain learns and stores information. Kelime
0:58önce beynin bilgiyi nasıl öğrendiğini ve depoladığını çözelim.
to understand why..., let's first unpack...: amacı ve ilk adımı belirlemek
Başlangıçtaki to understand why these methods work bölümü açıklamanın amacını belirtir. Ardından ana cümle olan let's first unpack..., dinleyiciyi bu amaca ulaşmadan önce ihtiyaç duyduğu temel bilgiye yönlendirir. Bu kalıp bilgiyi önce amaç, sonra temel şeklinde düzenler: To understand why X, let's first examine Y. First yalnızca zaman bakımından ilk eylemi değil, akıl yürütmenin sırasını gösterir. unpack ise bir şeyi daha anlaşılır parçalara ayırarak açıklamak demektir.
Alıştırma
to understand why..., let's first... nasıl bir bilgi düzeni oluşturur?
- Birbiriyle ilgisiz iki eylemi yalnızca zaman sırasına göre listeler.
- Önce nihai yanıtı verir ve arka plan bilgisini gereksiz sayar.
- Önce amacı belirtir, ardından bu amaca ulaşmak için gereken arka plan adımını tanıtır.
Cevabı göster
Önce amacı belirtir, ardından bu amaca ulaşmak için gereken arka plan adımını tanıtır.
unpack how...: karmaşık bir fikri parçalara ayırmak
Burada unpack mecazdır: karmaşık bir konuyu daha küçük parçalara ayırıp açıkça anlatmak anlamına gelir. how the brain learns and stores information sözleri neyin inceleneceğini belirtir; yani konuşmacı fiziksel bir kabı açmayı veya boşaltmayı değil, konuyu adım adım açıklamayı önerir. Bir sorunun, fikrin, savın veya sürecin ayrıntılı biçimde inceleneceğini belirtmek istediğinde unpack kullanabilirsin.
Alıştırma
Hangi cümlede unpack “karmaşık bir meseleyi analiz edip açıklamak” anlamında kullanılmıştır?
- Let's unpack the suitcase before we leave the hotel.
- Let's unpack why the plan failed before choosing a new approach.
- Let's pack the equipment into the van.
Cevabı göster
Let's unpack why the plan failed before choosing a new approach.
Say you're trying to memorize the anatomy of the heart. Anlatım akışı
1:03Diyelim ki kalbin anatomisini ezberlemeye çalışıyorsunuz.
Say you're...: hayalî bir örnek sunmak
Cümlenin başındaki Say, hayalî bir durum sunar. “Varsayalım ki...” veya “örneğin, hayal et...” anlamına gelir; dinleyiciye konuşmasını söylemez. you're trying to memorize... yan cümlesi, hayal edilmesi gereken durumu belirtir. Bu başlangıç, açıklamayı genel bir fikirden somut bir örneğe taşır. Konuşmacı daha sonra bu varsayımsal durumu kullanarak sırada ne olduğunu açıklayabilir.
Alıştırma
Varsayımsal örneği burada öğretilen başlangıçla tamamla: ____ you're trying to finish a book before Friday.
Cevabı göster
Say
be introduced to a new concept: yeni bir kavramla ilk kez tanışmak
be introduced to a new concept ifadesindeki edilgen be introduced to + şey yapısı, bir şeyle ilk kez karşılaşmak veya onu öğrenmeye başlamak anlamına gelir. Introduced to yalnızca insanlarla tanıştırılmaktan söz ederken kullanılmaz. Odak noktası, öğrenen kişinin ilk açıklamayı alması veya yönlendirmeyle ilk kez deneyim kazanmasıdır. Konuyu şimdiden derinlemesine anladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi introduce fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: At orientation, new employees are ____ the safety system for the first time.
Cevabı göster
introduced to
the memory is temporarily encoded in groups of neurons in a brain area called the hippocampus. Kelime
1:08hafıza geçici olarak hipokampus adı verilen bir beyin bölgesindeki nöron gruplarında kodlanır.
is temporarily encoded in: geçici olarak ... içinde kodlanmak
Bellek biliminde is encoded, bilginin beynin bir anı oluşturmak için kullanabileceği sinirsel bir temsile dönüştürülmesi anlamına gelir. Encoded in groups of neurons, bu temsilin söz konusu nöron grupları tarafından taşındığını belirtir; gizli koddan veya bilgisayar kodundan söz etmez. Temporarily, ileri sürülen durumu sınırlar. Cümle erken ve kısa süreli bir durumu anlatır; anının şimdiden istikrarlı bir uzun süreli depoya dönüştüğünü kanıtlamaz.
Alıştırma
Bellek araştırmalarında The information is temporarily encoded in the hippocampus ne anlama gelir?
- Gizli bir bilgisayar kodu biçiminde yeniden yazılır.
- Beynin anı olarak kullanabileceği bir biçimde kısa süreliğine temsil edilir.
- Hemen kalıcı bir anı olarak korunur.
Cevabı göster
Beynin anı olarak kullanabileceği bir biçimde kısa süreliğine temsil edilir.
As you continue to learn about workings of the heart in class or study its chambers for an exam, Dilbilgisi
1:15Sınıfta kalbin çalışması hakkında öğrenmeye devam ettikçe veya bir sınav için odacıklarını çalıştıkça,
As you continue to learn: birlikte ilerleyen iki süreç
Bu cümlede as, süreç devam ederken veya devam ettikçe anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. As you continue to learn devam eden bir öğrenme sürecini kurar; ana cümle ise aynı nöronların bu süreç sırasında yeniden etkinleştiğini söyler. Buradaki as, bir sıfatla ya da rolde anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen yapı, as + özne + devam eden eylem ve ardından başka bir olay ya da değişimdir. Bu yapı çoğu zaman iki gelişmenin birlikte ilerlediğini vurgular. Bağlam bir neden-sonuç ilişkisi düşündürebilir, ancak as tek başına esas olarak zamanı veya örtüşmeyi belirtir.
Alıştırma
Birlikte ilerleyen iki süreci göstermek için cümleyi tam olarak As + özne + continue to kalıbıyla tamamlayın: ____ learn about the night sky, you begin to recognize more constellations.
Cevabı göster
As you continue to
repeated firing: tekrarlayan sinirsel sinyaller
Sinirbilimde firing, bir nöronun aksiyon potansiyeli adı verilen elektriksel bir impuls üretmesi anlamına gelir. Bu nedenle repeated firing, nöronların bu etkinliği tekrar tekrar gerçekleştirmesidir; silah ateşlemeyi, alevleri veya birini işten çıkarmayı ifade etmez. Burada repeated firing isim öbeği, hücreler arasındaki bağlantıları güçlendiren tekrarlayıcı sinirsel etkinliği adlandırır. Bu uzmanlık anlamı neurons fire ve neural firing gibi ifadelerde de görülür.
Alıştırma
Bu sinirbilim cümlesinde repeated firing ne anlama gelir?
- İnsanların bir silahı birkaç kez ateşlemesi.
- Çalışanların birbiri ardına işten çıkarılması.
- Nöronların tekrar tekrar elektriksel impuls üretmesi.
Cevabı göster
Nöronların tekrar tekrar elektriksel impuls üretmesi.
stabilizing the memory: sonucu gösteren bir -ing öbeği
stabilizing the memory, önceki eylemin tamamının sonucunu belirten bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir: bağlantıların güçlenmesi belleği daha kararlı hâle getirir. strengthens ile eş görevli ikinci bir çekimli fiil değildir. Ana cümle, -ing öbeği kalıbı bir sonucu kısa ve yoğun biçimde aktarmak için sıkça kullanılır. Burada anlam, “ve bunun sonucunda bu, belleği kararlı hâle getirir” şeklinde açılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede ana eylemin sonucunu göstermek için virgül + -ing öbeği kullanılmıştır?
- The storm was knocking down several trees near the road.
- The storm knocked down several trees, blocking the road.
- The storm knocked down several trees and damaged two cars.
Cevabı göster
The storm knocked down several trees, blocking the road.
Gradually, the knowledge of heart anatomy is stored long-term, Kalıp ifadeler
1:30Yavaş yavaş, kalp anatomisi bilgisi uzun süreli olarak depolanır,
stored long-term: stored sonrasında süre belirtme
Stored long-term, bir şeyin uzun bir süre saklanması anlamına gelir. Stored, edilgen fiil öbeği is stored içindeki geçmiş zaman ortacıdır; ardından gelen long-term ise bu saklanma durumunun ne kadar sürdüğünü belirtir. Heart anatomy ifadesini nitelemez. Sözcüğün yeri dil bilgisel görevini değiştirir. Long-term storage örneğinde olduğu gibi bir isimden önce gelirse long-term o ismi niteler. Bu cümlede stored sonrasında geldiğinde zarf görevi görür: is stored long-term, “uzun süre saklanır” anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümlede kayıtların uzun süre saklanacağını belirtmek için long-term, stored sonrasında kullanılmıştır?
- The archive provides long-term storage for the records.
- The records are stored long-term for future research.
- The long-term records describe the project.
Cevabı göster
The records are stored long-term for future research.
which involves another brain area known as the neocortex. Kalıp ifadeler
1:34ki bu da neokorteks olarak bilinen başka bir beyin bölgesini içerir.
known as the neocortex: known as ile ad belirtme
known as the neocortex ifadesinde known as..., another brain area söz öbeğini niteler ve bu beyin bölgesinin adının the neocortex olduğunu belirtir. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir ve another brain area that is known as the neocortex ile aynı ilişkiyi ifade eder. Birinin veya bir şeyin ne olarak adlandırıldığını söylemek için be known as + ad, etiket, unvan veya terim kullanılır. Burada as bir ad getirir; beyin bölgesinin ne yaptığına ilişkin genel bir açıklama getirmez.
Alıştırma
Cümleyi known ile başlayan ve bir ad getiren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This condition is ____ sleep paralysis.
Cevabı göster
known as
How information is transferred from short-term to long-term storage is still not completely understood, Dilbilgisi
1:39Bilginin kısa süreli depolamadan uzun süreli depolamaya nasıl aktarıldığı hala tam olarak anlaşılmamıştır,
How information is transferred...: özne görevindeki how yan cümleciği
How information is transferred from short-term to long-term storage bir isim yan cümleciğidir. Bu yan cümleciğin tamamı is still not completely understood bölümünün öznesidir; dolayısıyla cümle, aktarımın biçimini veya sürecini tek bir konu olarak ele alır. Bu yapı bir bildirme cümlesinin içine yerleştirilmiş yan cümlecik olduğu için information is transferred şeklindeki bildirme sırasını kullanır. Doğrudan soru, fiil ile öznenin yerini değiştirir: How is information transferred? Uzun özne yan cümleciği tek bir birim olarak kabul edildiği için ana cümlede tekil is kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede bir how yan cümleciği bildirme cümlesinin öznesi olarak doğru kullanılmıştır?
- How is the device storing data is not fully understood.
- How the device stores data is not fully understood.
- How does the device store data is not fully understood.
Cevabı göster
How the device stores data is not fully understood.
but it's thought to happen in between study sessions, Dilbilgisi
1:46ancak çalışma oturumları arasında gerçekleştiği düşünülmektedir,
it's thought to happen: kaynağını belirtmeden bir görüşü aktarmak
it's thought to happen ifadesinde is thought edilgen bir aktarım yapısıdır; to happen ise aktarılan olayı belirtir. subject + be thought to + base verb kalıbı, bu görüşü kimin savunduğunu açıkça söylemeden, insanların ya da uzmanların öznenin bir şey yaptığını düşündüğünü anlatır. Buradaki it, daha önce sözü edilen sürece gönderme yapar ve happen fiilinin öznesidir; somut bir nesneyi adlandırmaz. Thought, zamanlamayı tamamen doğrulanmış bir gerçek değil, mevcut bir teori veya çıkarım olarak sunar.
Alıştırma
Verilen beş sözcüğü doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın (it, is, thought, to, happen): Researchers have not observed the process directly, but ____ during deep sleep.
Cevabı göster
it is thought to happen
and perhaps most crucially, during sleep. Anlatım akışı
1:49ve belki de en önemlisi, uyku sırasında.
perhaps most crucially: en önemli noktayı temkinli biçimde sıralamak
Perhaps most crucially, ardından gelen bilgiyi önem sırasına koyan bir yönlendirme ifadesidir. Most crucially, sonraki unsuru konuşmacının listesindeki en önemli nokta olarak gösterir; perhaps ise bu sıralamayı yumuşatarak kesinlik yerine temkin ifade eder. Bu ifade normalde vurgulanan noktadan önce gelir ve virgül ya da duraklamayla ayrılır. Bu parçada during sleep sözlerine özellikle dikkat çeker ve uyku sırasını muhtemelen belirleyici bir zaman olarak gösterir.
Alıştırma
“Perhaps most crucially, the backup must work during a power cut,” cümlesinde başlangıçtaki ifade ne yapar?
- Sonraki noktayı muhtemelen en önemli nokta olarak temkinli biçimde işaretler.
- Sonraki noktanın yalnızca biraz önemli olduğunu söyler.
- Sonraki noktanın tek olası sorun olduğunu kanıtlar.
Cevabı göster
Sonraki noktayı muhtemelen en önemli nokta olarak temkinli biçimde işaretler.
Here, the new knowledge is integrated with other related concepts you already know, Kalıp ifadeler
1:52Burada, yeni bilgi zaten bildiğiniz diğer ilgili kavramlarla entegre edilir,
be integrated with: parçaları bağlantılı bir bütün hâline getirmek
Be integrated with yapısında integrated, is sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacıdır ve edilgen yapıyı oluşturur. Burada yeni bilginin mevcut kavramlarla bağlantı kurup daha geniş bir bilgi ağının parçası olması anlatılır; yalnızca onların yanına yerleştirilmesi değil. Kalıp A is integrated with B şeklindedir. Etken biçimi integrate A with B olur. Bu kalıp bilgi, veri, araç veya bir sistemin parçalarının bütünleştirilmesini anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi be integrated with hedef ifadesiyle tamamlayın: The payment tool is ____ the store's checkout system.
Cevabı göster
integrated with
such as how to...: bir beceriyi örnek olarak vermek
Such as, hemen önce sözü edilen ilgili kavramların belirli örneklerini sunar. Böylece açıklamayı geniş bir kategoriden somut ögelere taşır. How to measure heart rate, soru sözcüğü + to + fiil yapısındadır. Burada pratik bir bilgiye, yani kalp atış hızını ölçme yöntemine ad verir. Bu nedenle such as ifadesinden sonra yalnızca basit bir isim gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Cümleyi such as ve ardından gelen bir how to yapısıyla tamamlayın: The workshop teaches practical home skills, ____ fix a leaking tap.
Cevabı göster
such as how to
doesn't end there: devamı hâlâ var
Doesn't end there, bir sürecin, etkinin ya da hikâyenin az önce sözü edilen aşamadan sonra da devam ettiğini anlatır. Buradaki there fiziksel bir yeri değil, anlatımda daha önce belirtilen aşamayı veya sınırı gösterir. Bu ifade geçiş işlevi görür: Daha önce açıklananı kabul eder ve ardından başka bir adımın, etkinin ya da gelişmenin geleceğini bildirir.
Alıştırma
Şu cümle ne anlama gelir: “Finishing the draft is important, but the work doesn't end there”?
- Taslak bittikten sonra hâlâ yapılacak işler vardır.
- İş, az önce sözü edilen yerde durmak zorundadır.
- Taslağın bitmesi bütün işin tamamlandığı anlamına gelir.
Cevabı göster
Taslak bittikten sonra hâlâ yapılacak işler vardır.
Each time you recall: tekrarlanan bir tetikleyici
Each time + yan cümle, “bu her olduğunda” anlamına gelir. Yan cümledeki olayı tekrar eden bir tetikleyici olarak sunar: olay her gerçekleştiğinde ana cümledeki sonuç ortaya çıkar. Buradaki Each time you recall, tek bir hatırlama eylemini değil, tekrarlanan bir düzeni anlatır. Each time ifadesinden sonra özne ve fiil içeren tam bir yan cümle kullanılır. Genel bir düzen anlatılırken İngilizcede iki cümlede de genellikle geniş zaman kullanılır: Each time I practice, I improve.
Alıştırma
Bir eylem her tekrarlandığında ortaya çıkan sonucu hangi cümle doğru şekilde anlatır?
- Each time checking the map, I find a shorter route.
- Each time I will check the map, I found a shorter route.
- Each time I check the map, I find a shorter route.
Cevabı göster
Each time I check the map, I find a shorter route.
Susceptible to change: yalnızca olasılık değil, etkilenmeye açıklık
Susceptible to change, değişimden kolayca etkilenmek veya kolayca değiştirilebilir olmak demektir. Buradaki it, yeniden etkinleştirilen uzun süreli belleği gösterir: yeniden etkinleştirme, yalnızca değişimin mümkün olduğunu söylemek yerine belleği değişikliğe açık bir duruma getirir. Yaygın yapı susceptible to + isim veya -ing biçimidir. Susceptible, bir etkiye karşı hassasiyeti anlatır; bu cümlede söz konusu etki change sözcüğüdür.
Alıştırma
Hangi cümle susceptible to ifadesini doğru kullanarak suyun cihaza kolayca zarar verebileceğini anlatır?
- The device is susceptible for damage from water.
- The device is possible to damage from water.
- The device is susceptible to damage from water.
Cevabı göster
The device is susceptible to damage from water.
and reintegrated with other pieces of information. Kalıp ifadeler
2:14ve diğer bilgi parçalarıyla yeniden entegre edilebilir.
Reintegrated with...: yeniden bütünleştirilmiş
Reintegrated with other pieces of information, bilginin diğer bilgilerle yeniden bir araya getirilmesi demektir. re- ön eki geri dönüş veya tekrarı belirtir: bilgi daha önce daha geniş bir ağın parçasıdır ve yeniden etkinleştirilip güncellendikten sonra bu ağın tekrar bir parçası olur. can be updated, strengthened, and reintegrated yapısında can be, birbirine bağlanan üç geçmiş zaman ortacının tümü için geçerlidir. Bu edilgen yapı, işlemi kimin yaptığına değil, bilgiye ne olabileceğine odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümle, bir bölümün ayrıldıktan sonra kitabın geri kalanıyla yeniden birleştirildiğini açıkça anlatır?
- After the revision, the chapter was reintegrated with the rest of the book.
- After the revision, the chapter was integrated with the rest of the book for the first time.
- After the revision, the chapter was separated from the rest of the book.
Cevabı göster
After the revision, the chapter was reintegrated with the rest of the book.
This is where our first study technique comes in. Anlatım akışı
2:17İşte ilk çalışma tekniğimiz burada devreye giriyor.
This is where ... comes in: yararlı hâle gelen şeyi tanıtmak
This is where ... comes in, daha önce açıklanan bir sorunu, ihtiyacı veya ilkeyi sırada tanıtılacak çözüm ya da etkenle bağlar. Bu cümlede ilk çalışma tekniği, bu aşamada önem kazanan unsurdur. Buradaki where mutlaka fiziksel bir yeri değil, açıklamanın bir aşamasını gösterir. Comes in, “yararlı hâle gelir veya rol oynamaya başlar” demektir; “bir odaya girer” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi This is where ... comes in kalıbıyla tamamlayın: The power may go out, so ____ a flashlight ____.
Cevabı göster
this is where · comes in
Testing yourself with flashcards and quizzes forces you to actively retrieve knowledge, Kalıp ifadeler
2:21Kendinizi bilgi kartları ve testlerle denemek, sizi bilgiyi aktif olarak geri çağırmaya zorlar,
forces you to actively retrieve knowledge: bilgiyi bellekten etkin biçimde geri çağırmaya zorlamak
Force someone to do something, force + kişi + to-infinitive yapısındadır ve bir durumun eylemi gerekli ya da kaçınılmaz hâle getirdiğini anlatır. Burada kişinin kendini sınaması, cevaba yalnızca bakmak yerine onu kendisinin üretmesini zorunlu kılar; fiziksel zorlama kastedilmez. Retrieve knowledge, daha önce öğrenilmiş bilgiyi bellekten geri çağırmak demektir. Actively, bilgiyi pasif biçimde yeniden okumak ya da dış bir kaynakta bulmak yerine kendinizin hatırladığını vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle bilgiyi bellekten etkin biçimde geri çağırmayı anlatıyor?
- A closed-book quiz forces you to copy facts from the answer key.
- A closed-book quiz forces you to retrieve facts from memory.
- A closed-book quiz forces you to look up facts on a website.
Cevabı göster
A closed-book quiz forces you to retrieve facts from memory.
Students often prefer other study methods, like rereading textbooks and highlighting notes,
2:29Öğrenciler genellikle ders kitaplarını tekrar okumak ve notların altını çizmek gibi diğer çalışma yöntemlerini tercih ederler,
but these practices can generate a false sense of competence, Kalıp ifadeler
2:35ancak bu uygulamalar sahte bir yetkinlik hissi yaratabilir,
generate a false sense of competence: yanlış bir yeterlik hissi oluşturmak
Generate a false sense of competence, bir şeyi anladığınız veya iyi yapabildiğiniz yönünde yanlış bir his oluşturmak demektir. generate a false sense of + isim kalıbı, bir şeyin yanıltıcı bir izlenim yarattığını anlatır. Burada yeniden okurken veya işaretleme yaparken bilgiyi görmek, içeriği tanıdık ve kolay hissettirir. Bu his gerçek öğrenmeyle karıştırılabilir; ancak competence gerçek bilgi veya beceri anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlenin en uygun anlamını seçin: Following every step with help can generate a false sense of competence.
- Görevi yardım almadan yapabildiğinizi kanıtlar.
- Henüz yapamıyor olsanız bile görevi kendi başınıza yapabileceğinizi sanmanıza yol açabilir.
- Görevi öğrenmeye yönelik tüm ilginizi kaybetmenize neden olur.
Cevabı göster
Henüz yapamıyor olsanız bile görevi kendi başınıza yapabileceğinizi sanmanıza yol açabilir.
right in front of you: tam gözünüzün önünde
Right in front of you, doğrudan önünüzde veya açıkça görüş alanınızda demektir. Burada right, in front of you ifadesini güçlendiren bir zarftır; doğru biçimde veya sağ tarafta değil, tam ya da doğrudan anlamına gelir. Bu cümlede bilgi sayfada veya notlarda zaten görünmektedir. İfade, öğrenci bilgiyi hafızasından hatırlamamış olsa bile içeriği biliyormuş gibi hissetmesinin nedenini açıklar.
Alıştırma
“The map is right in front of you,” cümlesinde right ne anlama gelir?
- doğru bir biçimde
- tam veya doğrudan
- sağ tarafta
Cevabı göster
tam veya doğrudan
allows you to more accurately gauge what you actually know. Kelime
2:43gerçekte ne bildiğinizi daha doğru bir şekilde ölçmenizi sağlar.
gauge what you actually know: gerçekte ne bildiğinizi değerlendirmek
Bu cümlede gauge, “eldeki kanıtlara dayanarak bir şeyin düzeyini tahmin etmek veya değerlendirmek” anlamında kullanılan bir fiildir. Gauge what you actually know, gerçekte hangi bilgilere sahip olduğunuzu belirlemek demektir; fiziksel bir ölçüm aletini ifade etmez. What, değerlendirilen içeriği, yani what you actually know bölümünü başlatır. Actually, konunun tanıdık gelmesiyle onu gerçekten hatırlayabilmek veya kullanabilmek arasında fark olabileceğini vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede gauge, kanıtlardan bir düzeyi tahmin etmek anlamında doğru kullanılmıştır?
- After the trial lesson, the coach could gauge how well the group understood the rules.
- After the trial lesson, the coach could gauge at the group's understanding.
- After the trial lesson, the coach could gauge the group to understand the rules.
Cevabı göster
After the trial lesson, the coach could gauge how well the group understood the rules.
What if ...? ve araya eklenen while ifadesi
What if + cümle? olası bir durumu ortaya koyar ve kişiden bunun sonucunu ya da nasıl ele alınacağını düşünmesini ister. Burada, kişinin cevapları hatırlayamayabileceği endişesini dile getirir; eksik bir bilgiyi öğrenmek için sorulan bir soru değildir. While doing this, olası sorunun ne zaman yaşanabileceğini belirten araya eklenmiş bir zaman ifadesidir. Bu bölüm çıkarıldığında ana yapı yine But what if you can't remember the answers? şeklinde kalır. This, daha önce sözü edilen etkinliği gösterir.
Alıştırma
Olası bir endişeyi ortaya koyan iki sözcüklük İngilizce ifadeyle soruyu tamamlayın: ____ the school bus is late?
Cevabı göster
What if
Not to worry: kısa ve rahatlatıcı bir yanıt
Not to worry, endişelenmeye gerek olmadığını belirten kalıplaşmış bir yanıttır. Burada bir kaygısını dile getiren kişiyi rahatlatır; o kişiye endişelenmesinin yasak olduğunu söyleyen bir emir değildir. Tek başına kullanılabilir veya ardından bir neden ya da çözüm gelebilir. Kısa oluşu yanıta sakin, hızlı ve yardımsever bir ton verir.
Alıştırma
Dersteki kalıplaşmış ifadeyle rahatlatıcı yanıtı tamamlayın: I forgot my lunch. ____. You can share mine.
Cevabı göster
Not to worry
Making mistakes can actually improve learning in the long-term.
2:52Hata yapmak aslında uzun vadede öğrenmeyi geliştirebilir.
It's theorized that as you rack your brain for the answer, Deyimler
2:57Cevabı bulmak için beyninizi zorladıkça,
rack your brain for ...: bir şeyi bulmak için çok yoğun düşünmek
Rack your brain for the answer, yanıtı bulmak için çok yoğun düşünmek veya belleği zorlamak anlamına gelir. Rack your brain burada bir deyimdir; rack bir rafı veya gerçek bir fiziksel hareketi ifade etmez. Yaygın yapı rack + iyelik bildiren sözcük + brain + for + aranan şey biçimindedir: rack my brain for a name. Rack your brain to remember örneğindeki gibi to + fiil de kullanılabilir.
Alıştırma
Dersteki deyimle cümleyi tamamlayın ve iyelik bildiren sözcüğü I ile uyumlu olacak şekilde değiştirin: I had to ____ the Wi-Fi password.
Cevabı göster
rack my brain for
you activate relevant pieces of knowledge.
3:00ilgili bilgi parçalarını aktive ettiğiniz teorize edilmiştir.
Then, when the correct answer is later revealed, Dilbilgisi
3:03Daha sonra, doğru cevap açıklandığında,
when the correct answer is later revealed: edilgen odak ve zaman sırası
Bu yan cümlede be + geçmiş zaman ortacıyla kurulan edilgen yapı kullanılır: the correct answer is revealed. Odak, cevabı kimin ya da hangi sistemin gösterdiğinde değil, olayın kendisindedir; yani cevap bilinir hâle gelir veya gösterilir. When bir sonraki olayın zamanını bildirir, later ise bu anın önceki hatırlama çabasından sonra geldiğini gösterir. Burada reveal tarafsızdır: dramatik bir sırrı açığa çıkarmak yerine yalnızca doğru cevabı göstermek veya vermek anlamına gelebilir.
Alıştırma
reveal fiilini kullanarak cümleyi geniş zamanda edilgen biçimde tamamlayın: The winner ____ at the end of every show.
Cevabı göster
is revealed
the brain can better integrate this information with what you already know. Kalıp ifadeler
3:06beyin bu bilgiyi zaten bildiklerinizle daha iyi entegre edebilir.
integrate this information with what you already know: integrate A with B ile yeni ve mevcut bilgiyi bütünleştirmek
Integrate A with B, A ile B’yi aralarında bağlantı kuracak ve daha düzenli bir bütün oluşturacak şekilde birleştirmek demektir. Burada this information yeni açıklanan cevaptır; what you already know ise öğrenen kişinin mevcut bilgisidir. What you already know bir isim yan cümlesidir. Yan cümlenin tamamı with edatının nesnesi görevindedir. Bu nedenle ifade, yalnızca bir bilgi daha eklemeyi değil, yeni bilgiyi önceki bilgiyle ilişkilendirmeyi anlatır.
Alıştırma
integrate A with B yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: A good teacher helps learners ____ new ideas ____ what they already know.
Cevabı göster
integrate · with
Our second technique builds on the first. Öbek fiiller
3:10İkinci tekniğimiz ilkinin üzerine kuruludur.
builds on the first: birincisini temel alarak geliştirmek
Build on something, mevcut bir şeyi temel alıp sonraki fikri, beceriyi veya aşamayı onun üzerinden geliştirmek demektir. Burada ikinci teknik, tamamen ayrı bir yöntem olarak başlamaz; birinci tekniği daha ileri götürür. The first, the first technique anlamındadır. Technique zaten açık olduğu için söylenmemiştir. Buradaki ifade soyuttur ve fiziksel olarak bir şeyin üzerine yapı kurmayı anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi build on ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The next lesson ____ what we learned today.
Cevabı göster
builds on
it's best to mix the deck with multiple subjects. Kalıp ifadeler
3:15desteyi birden fazla konuyla karıştırmak en iyisidir.
mix the deck: farklı derslerin kartlarını birleştirmek
Burada deck, bir deste çalışma kartı anlamındadır. Mix the deck with multiple subjects, farklı derslere ait kartları aynı desteye koyarak çalışma sırasında derslerin birlikte görünmesini sağlamak demektir. Bu bağlamda deck, bir geminin güvertesi anlamına gelmez. with sözcüğünden sonraki bölüm, kart destesine neyin karıştırıldığını belirtir.
Alıştırma
Çalışma kartları bağlamında mix the deck with multiple subjects ne anlama gelir?
- Birden fazla derse ait kartları tek bir destede birleştirmek.
- Kartları bir geminin güvertesine koymak.
- Her dersi ayrı bir kart destesinde tutmak.
Cevabı göster
Birden fazla derse ait kartları tek bir destede birleştirmek.
Interleaving, or mixing the concepts you focus on in a single session, Anlatım akışı
3:18Harmanlama veya tek bir oturumda odaklandığınız kavramları karıştırma,
can lead to better retention than practicing a single skill or topic at a time. Kalıp ifadeler
3:23bir seferde tek bir beceri veya konu çalışmaktan daha iyi akılda tutmaya yol açabilir.
Interleaving, or mixing the concepts: bir terimi or ile açıklamak
term, or simple explanation, kalıbında or sözcüğünden sonraki bölüm, terimi daha kolay bir dille yeniden açıklar. Burada mixing the concepts, Interleaving sözcüğünün anlamını açıklar; ikinci bir seçenek sunmaz. Virgüller bu bölümün ek bir açıklama olduğunu gösterir. Bu bilgi düzeni, konuşmacının teknik bir terimi tanıttıktan hemen sonra tanımlamasını ve dinleyicinin ana fikri izlemeye devam etmesini sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede or sözcüğünün görevi nedir? A habitat, or the natural home of a plant or animal, provides food and shelter.
- Bir habitatın var olmayabileceğini gösterir.
- Aralarında seçim yapılacak, birbiriyle ilgisiz iki yer sunar.
- Habitat için daha basit bir açıklama sunar.
Cevabı göster
Habitat için daha basit bir açıklama sunar.
can lead to better retention than: olası sonuçları karşılaştırmak
A can lead to better X than B kalıbı neden-sonuç ile karşılaştırmayı birleştirir. Burada better retention, öğrenilen bilgiyi bellekte daha uzun süre tutmak anlamına gelir; than ise karşılaştırılan yöntemi tanıtır. Can, iddiayı ölçülü hâle getirir: yöntem bu sonucu doğurabilir, ancak sonuç garanti değildir. Bu ifade araştırma bulgularını veya olası etkileri açıklarken kullanışlıdır.
Alıştırma
İki çalışma yöntemini karşılaştırmak için bu kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?
- Short quizzes can lead to better retention from rereading notes.
- Short quizzes can lead better retention than rereading notes.
- Short quizzes can lead to better retention than rereading notes.
Cevabı göster
Short quizzes can lead to better retention than rereading notes.
One hypothesis of why this works is that, similar to testing, Dilbilgisi
3:29Bunun neden işe yaradığına dair bir hipotez şudur: teste benzer şekilde,
One hypothesis of why this works is that ...: olası bir açıklama sunmak
One hypothesis of why this works is that ... kalıbı, bir şeyin neden olduğuna ilişkin olası açıklamalardan birini sunar. One başka açıklamaların da bulunabileceğini, is that ise hipotezin içeriğinin başladığını gösterir. Hipotez, hâlâ kanıt gerektiren bir açıklamadır; tamamen kanıtlanmış bir sonuç değildir. Bu kalıp, raporlarda, sunumlarda veya analitik tartışmalarda bir nedeni temkinli biçimde açıklamayı sağlar.
Alıştırma
Sınanabilir olası bir açıklama sunan hedef kalıbı tamamlayın: One ____ of why sleep improves memory is ____ the brain organizes new information during rest.
Cevabı göster
hypothesis · that
cycling through different subjects forces your brain to temporarily forget, Kalıp ifadeler
3:33farklı konular arasında geçiş yapmak beyninizi geçici olarak unutmaya zorlar,
cycling through different subjects: bir gruptaki ögeler arasında sırayla ilerlemek
cycling through different subjects ifadesinde cycling through, genellikle bir ders grubunun içinde bir dersten sıradakine belirli bir sıra ile geçmek anlamına gelir. Cycle burada mecazidir; bisiklete binmek anlamına gelmez. cycle through + bir grup öge kalıbı, görevler, seçenekler, ekranlar veya konular arasında birbiri ardına ve bazen birden çok kez ilerlemeyi anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede cycle through, birkaç seçeneği birbiri ardına incelemek anlamında kullanılmıştır?
- She chose the first camera filter and ignored the rest.
- She cycled through the camera filters before choosing one.
- She turned off all the camera filters before taking the photo.
Cevabı göster
She cycled through the camera filters before choosing one.
further strengthening the memory: ek bir sonucu ifade etmek
Further strengthening the memory, önceki sürecin tamamının doğurduğu ek sonucu belirten -ing’li bir ortaç öbeğidir. Bilgiyi geçici olarak unutmak ve sonra geri çağırmak başka bir etki daha yaratır: hafızayı güçlendirir. Burada further, fiziksel olarak “daha uzağa” değil, “daha ileri bir derecede” veya “buna ek olarak” anlamına gelir. Tam bir cümlecikten sonra virgül ve further + -ing fiili kullanılarak bu sonuç kısa biçimde eklenebilir.
Alıştırma
Sonuç öbeğini further ve strengthen fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The new evidence supports the claim, ____ it.
Cevabı göster
further strengthening
You may also find connections across the topics and better understand their differences. Kalıp ifadeler
3:41Ayrıca konular arasındaki bağlantıları bulabilir ve farklılıklarını daha iyi anlayabilirsiniz.
find connections across the topics: çeşitli konuları ilişkilendirmek
Find connections across the topics, çeşitli konulardaki fikirlerin birbiriyle nasıl ilişkili olduğunu fark etmek demektir. Across, kapsamı birden fazla konuya yayar; dolayısıyla odak yalnızca tek bir konunun içindeki ilişkiler değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp find connections across + çoğul bir grup veya listedir; ardından areas, subjects ya da chapters gibi ifadeler gelebilir. Bir dersin, metnin veya tartışmanın farklı bölümlerindeki bilgileri karşılaştırırken ya da birleştirirken kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, birkaç okul dersi arasında bağlantılar keşfettiğinizi doğal biçimde ifade eder?
- You can find differences among science, history, and art.
- You can find connections within each chapter of science.
- You can find connections across science, history, and art.
Cevabı göster
You can find connections across science, history, and art.
Now that you know how and what to study, Anlatım akışı
3:46Artık nasıl ve ne çalışacağınızı bildiğinize göre,
Now that you know...: doğrulanmış bilgiden sonraki adıma geçmek
Now that, bir durumu zaten doğrulanmış bir bilgi olarak sunan yan cümleyi başlatır. Bu cümlede dinleyicinin nasıl ve ne çalışacağını artık bildiği kabul edilir; ana cümle de sonraki soruya, yani ne zaman çalışılacağına geçer. Açıklamalarda Now that + doğrulanmış gerçek, + sonraki adım veya yeni konu yapısını kullanabilirsiniz. “Bu artık doğru olduğuna göre” anlamına gelir; buradaki görevi yalnızca şimdiki zamanı belirtmek değil, önceki bilgiyi sonraki içerikle bağlamaktır.
Alıştırma
Hangi cümle, doğrulanmış bir gerçekten sonraki adıma geçmek için now that ifadesini doğal biçimde kullanır?
- If we check the map tomorrow, we can choose a route then.
- Now that we have checked the map, let's choose the safest route.
- Now we are checking the map at this moment.
Cevabı göster
Now that we have checked the map, let's choose the safest route.
Spacing your review across multiple days allows for rest and sleep between sessions. Kalıp ifadeler
3:52Tekrarınızı birden fazla güne yaymak, oturumlar arasında dinlenme ve uyku sağlar.
Spacing your review across multiple days: tekrarı zamana yaymak
Spacing your review across multiple days, tekrarı tek seferde bitirmek yerine farklı günlerde yapılan birkaç oturuma bölmek demektir. Buradaki spacing fiziksel mesafeyi değil, oturumlar arasındaki zamanı ifade eder. Spacing your review across multiple days, allows fiilinin öznesi olarak kullanılan bir gerund öbeğidir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı space + etkinlik + across/over + zaman aralığı şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümlede space, tekrarlanan bir etkinliği zamana yaymak anlamında kullanılmıştır?
- We spent two weeks practicing before the performance.
- Spacing the practice sessions over two weeks gives the team time to improve.
- Spacing the chairs farther apart makes the room easier to walk through.
Cevabı göster
Spacing the practice sessions over two weeks gives the team time to improve.
allows for rest and sleep: bir ihtiyaca yer açmak
Bu cümlede allows for rest and sleep, tekrarın birkaç güne yayılmasının hem dinlenme hem de uyku için zaman ve fırsat yarattığını anlatır. between sessions sözleri bu dinlenme ve uykunun ne zaman gerçekleşebileceğini belirtir. Kalıp allow for + isim öbeğidir. allow for delays örneğinde olduğu gibi, genellikle bir şeye yer açmak, onu mümkün kılmak veya bir etkeni hesaba katmak anlamına gelir. İzin alan bir kişiyi belirtmek gerekmez.
Alıştırma
Cümleyi allow for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: This flexible timetable ____ a short break between classes.
Cevabı göster
allows for
storing and integrating knowledge in the neocortex.
4:03bilgiyi neokortekste depolar ve entegre eder.
While offline: etkin öğrenmeden uzakta geçirilen zamana ilişkin bir benzetme
Burada offline, teknolojiden alınmış bir benzetmedir. While offline, kişinin dinlendiği veya uyuduğu zamanlar gibi, beynin etkin öğrenme aşamasının dışında olduğu süreyi anlatır. Beynin çalışmayı bıraktığı anlamına gelmez. Baştaki ifade, ana açıklamanın zamanını belirler. actively at work ile kurduğu karşıtlık mesajı açıklar: beyin, etkin öğrenme oturumları arasında da bilgiyi depolayıp bağlantılar kurabilir.
Alıştırma
Bu cümlede While offline ne anlama geliyor?
- Öğrenen kişi etkin biçimde çalışmıyordur, ancak beyin hâlâ bilgiyi işliyordur.
- Beyin bütün faaliyetlerini tamamen durdurmuştur.
- İnternet bağlantısı kesilmiştir.
Cevabı göster
Öğrenen kişi etkin biçimde çalışmıyordur, ancak beyin hâlâ bilgiyi işliyordur.
So, while cramming the night before the exam may seem logical, Anlatım akışı
4:06Bu nedenle, sınavdan önceki gece sabahlamak mantıklı görünse de,
after all, won't the material be fresh in your mind, Deyimler
4:10sonuçta, materyal zihninizde taze olmayacak mı,
fresh in your mind: yakın zamanda olduğu için açıkça hatırlanan
Fresh in your mind, bir şey yakın zamanda öğrenildiği, görüldüğü veya yaşandığı için onu kolayca ve açıkça hatırlamak demektir. Buradaki fresh, anının ne kadar yeni ve canlı hissedildiğini anlatır; fiziksel olarak yeni olduğu anlamına gelmez. Yaygın kalıp be fresh in someone's mind şeklindedir. Still, anının uzun vadede kalacağını iddia etmeden şimdilik açık biçimde hatırlandığını göstermek için sık sık fresh sözcüğünden önce gelir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “yakın zamanda olduğu için açıkça hatırlanan” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The interview ended an hour ago, so the questions are still ____.
Cevabı göster
fresh in my mind
the information won't stick around for the long-term. Öbek fiiller
4:13bilgi uzun vadede kalıcı olmayacaktır.
while ... may seem logical: bir fikri kabul edip ardından çürütmek
Burada while, iki olayın aynı anda gerçekleştiğini değil, bir noktayı kabul ederek karşıtlık kurmayı anlatır. Yan cümle, sınavdan önce yoğun biçimde çalışmanın ilk bakışta mantıklı görünebileceğini kabul eder; sonraki ana cümle ise bilgilerin kalıcı olmayacağını söyler. Aktarılabilir kalıp While + fikir + may seem + sıfat, + karşıt ana cümledir. Bir fikrin ilk bakıştaki çekiciliğini kabul edip ardından sınırlamasını gösterir. Bu nedenle, fikre doğrudan yanlış demekten daha yumuşak ve çoğu zaman daha ikna edicidir.
Alıştırma
Hangi cümle while kullanarak çekici görünen bir fikri önce kabul edip sonra ona karşı çıkıyor?
- While the app may seem free, some useful features require payment.
- The app may seem free, and some useful features are easy to find.
- While I downloaded the app, my brother made dinner.
Cevabı göster
While the app may seem free, some useful features require payment.
stick around: kalmak veya varlığını sürdürmek
Stick around, kalmak veya varlığını sürdürmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Özne information olduğunda, bilginin silinmek yerine hafızada kalması anlamına gelir. Buradaki ifade gerçek anlamlı değildir: stick, yapıştırıcıyla tutturmak demek değildir. Aynı ifade kalan bir kişi ya da devam eden bir etki, koku, sorun veya anı için kullanılabilir.
Alıştırma
Without regular review, new vocabulary may not stick around cümlesinde stick around ne anlama gelir?
- Hafızada kalmak
- Yazıya geçirilmek
- Fiziksel olarak yapışkan hâle gelmek
Cevabı göster
Hafızada kalmak
This bring us back to medical residents. Both groups studied the surgery for the same amount of time,
4:16Bu bizi asistan doktorlara geri getiriyor. Her iki grup da ameliyatı aynı süre boyunca çalıştı,
yet one group's training was crammed in a single day, Kelime
4:23yine de bir grubun eğitimi tek bir güne sıkıştırıldı,
was crammed in a single day: çok fazla eğitimi çok kısa zamana sıkıştırmak
Was crammed in a single day ifadesinde cram, büyük bir miktarı çok kısa bir zamana zorla sığdırmak anlamına gelir. Edilgen was crammed yapısı, one group's training ifadesini programı düzenleyen kişi ya da grup olarak değil, günün içine sıkıştırılan içerik olarak gösterir. Bu ifade, programın yalnızca bir günde gerçekleştiğini değil, aşırı derecede yoğunlaştırıldığını anlatır. Genellikle zaman baskısını ve etkili öğrenme için yeterli aralık bulunmadığını düşündürür.
Alıştırma
Hangi cümle, gereğinden fazla eğitimin çok kısa bir zamana zorla sığdırıldığını en açık biçimde anlatır?
- The entire course was packed into one weekend.
- The entire course was scheduled for one weekend.
- The entire course was crammed into one weekend.
Cevabı göster
The entire course was crammed into one weekend.
while the other more successful group's training was spread over 4 weeks. Kalıp ifadeler
4:27diğer daha başarılı grubun eğitimi ise 4 haftaya yayıldı.
was spread over 4 weeks: be spread over + zaman dilimi
was spread over 4 weeks ifadesinde spread over, eğitimin zamana nasıl yayıldığını anlatır: eğitimin bölümleri tek seferde tamamlanmak yerine dört haftalık döneme dağıtılmıştır. Burada bir şeyi fiziksel olarak bir yüzeye yaymak anlamına gelmez. Aktarılabilir kalıp be spread over + zaman dilimi şeklindedir. Edilgen yapı, bir etkinliğin, maliyetin veya iş yükünün nasıl planlandığına odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi spread over ifadesinin geçmiş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: The six lessons ____ six weeks.
Cevabı göster
were spread over
The reason all three of these study techniques work is because they're designed with the brain in mind. Notlar
4:32Bu üç çalışma tekniğinin de işe yaramasının nedeni, beyin düşünülerek tasarlanmış olmalarıdır.
The reason ... is because ...: bir açıklamaya giriş yapmak
The reason + durum + is because + açıklama kalıbı önce açıklanması gereken durumu belirtir, ardından nedenini verir. Bu cümlede all three techniques work açıklanan durum, they're designed with the brain in mind ise açıklamadır. Uzun bir cümleyi dinlerken is because ifadesini geçiş noktası olarak kullanın: önceki bölüm sonuç veya iddiadır, because yan cümlesi ise neden sorusunu yanıtlar. Bu yan cümle ayrı bir sonuç değildir.
Alıştırma
Hangi cümle The reason ... yapısını resmî ve düzenlenmiş yazılarda genellikle tercih edilen biçimde kullanıyor?
- The reason the trial succeeded is because the team followed the protocol.
- The reason the trial succeeded is that the team followed the protocol.
- The trial succeeded because the team followed the protocol.
Cevabı göster
The reason the trial succeeded is that the team followed the protocol.
designed with ... in mind: tasarım sırasında bir şeyi göz önünde bulundurmak
With X in mind, “X göz önünde bulundurularak” anlamına gelir. Burada designed with the brain in mind, tekniklerin beynin çalışma biçimine uyacak şekilde oluşturulduğunu anlatır; fiziksel olarak beynin içinde oldukları anlamına gelmez. With X in mind kalıbındaki X, bir şey tasarlanırken, planlanırken, seçilirken veya yazılırken dikkate alınan kişileri, ihtiyaçları, hedefleri ya da sınırlamaları gösterebilir.
Alıştırma
Bir ürünün daha yaşlı kullanıcıların ihtiyaçları düşünülerek oluşturulduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The phone was designed inside older users' minds.
- The phone was designed with older users in mind.
- The phone was designed older users in mind.
Cevabı göster
The phone was designed with older users in mind.
sorting through and storing the abundance of information. Kalıp ifadeler
4:42bol miktarda bilgiyi ayıklayıp depolarlar.
complement and reinforce: uyum sağlamak ve güçlendirmek
Complement, farklı ve yararlı bir nitelik ekleyerek bir şeyle uyumlu çalışmak anlamına gelir. Reinforce ise zaten var olan bir etkiyi, fikri veya süreci güçlendirmek demektir. Complement and reinforce birlikte iki tür desteği anlatır: Teknikler hem beynin çalışma biçimine uyum sağlar hem de onu güçlendirmeye yardımcı olur. Burada her iki fiil de nesne alır: Teknikler beynin çalışma biçimini complement eder ve aynı çalışma biçimini reinforce eder. Bu ikili; yöntemler, kanıtlar, sistemler veya fikirler hakkında açık ve oldukça resmî açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Grafiklerin raporla uyumlu olduğunu ve raporun sonucunu güçlendirdiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The charts complement the report and reinforce its conclusion.
- The charts complement the report but replace its conclusion.
- The charts compliment the report and reinforce its conclusion.
Cevabı göster
The charts complement the report and reinforce its conclusion.
sorting through and storing: paralel -ing eylemleri
“sorting through and storing”, ilişkili aşamaları kısa ve bütünlüklü bir süreç olarak sunmak için iki paralel -ing biçimini birleştirir. “Sort through”, büyük bir kümeyi dikkatle inceleyip belirli ögeleri bulmak, seçmek veya ele almak; “store” ise bilgiyi daha sonra kullanmak üzere saklamak demektir. Her iki eylem de “the abundance of information” nesnesini paylaşır. İki fiili de -ing biçiminde tutmak süreci dengeli ve kolay anlaşılır hale getirir. Aynı kalıp “collecting and checking the data” gibi bağlantılı başka süreçleri de kısaca anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle çok sayıda raporu inceleyip saklamayı doğal bir paralel fiil yapısıyla anlatır?
- The team is sorting through and stored the incoming reports.
- The team is sorting through and storing the incoming reports.
- The team is sort through and storing the incoming reports.
Cevabı göster
The team is sorting through and storing the incoming reports.
day after day: günler boyunca süren tekrar
“It's fed day after day” cümlesindeki “day after day”, aynı sürecin art arda birçok gün boyunca devam ettiğini veya tekrarlandığını belirten bir zaman ifadesidir. Yalnızca birbirini izleyen iki günü anlatmaz. Daha tarafsız olan “every day” ile karşılaştırıldığında, devam eden tekrarı vurgular. Bağlama göre kararlılık, birikme, tekdüzelik veya yorgunluk hissi verebilir; burada bilginin zaman içinde gelmeye devam ettiğini vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle aynı zor alıştırmanın birçok gün boyunca tekrarlandığını en güçlü biçimde vurgular?
- She practiced the same difficult exercise day after day.
- Her control improved day by day.
- She practiced a difficult exercise every day.
Cevabı göster
She practiced the same difficult exercise day after day.
Watch this video to learn more about this unique mental state of effortless engagement.
4:53Bu zahmetsiz katılımın eşsiz zihinsel durumu hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu videoyu izleyin.
reach a state of flow: derin ve zahmetsiz bir katılım durumuna ulaşmak
Bu cümlede reach a state of flow, ders çalışmanın akıcı ve sürükleyici geldiği derin bir odaklanma durumuna girmek demektir. Buradaki flow, fiziksel hareket veya su akıntısı anlamında değildir. İfade, reach fiilini kullanarak zihinsel durumu kişinin ulaştığı bir koşul gibi gösterir. Effortless engagement, hiç çaba gerekmediği anlamına gelmez; kişi tamamen işe daldığında dikkat ve eylemlerin doğal gelmesi demektir.
Alıştırma
Bu cümlede reached a state of flow ne anlama gelir? "During the coding session, Leo reached a state of flow and lost track of time."
- Leo ekranında bir sıvının hareket etmesini izledi.
- Leo işe derinden daldı ve çalışma ona akıcı geldi.
- Leo sabit bir süreçteki her adımı tamamladı.
Cevabı göster
Leo işe derinden daldı ve çalışma ona akıcı geldi.
Or get more actionable science-based advice Kelime
4:58Veya daha fazla uygulanabilir, bilime dayalı tavsiye alın
more actionable science-based advice: kanıtlarla desteklenen, uygulanabilir daha fazla tavsiye
More actionable science-based advice, somut eyleme dönüştürülebilen ve bilimsel araştırma ya da kanıtlara dayanan ek tavsiyeler demektir. Actionable, tavsiyenin uygulanabilir sonraki adımlar sunduğunu; science-based ise tavsiyeyi neyin desteklediğini belirtir. İki sıfat da advice sözcüğünü niteler ve more daha fazla miktarda tavsiyeyi gösterir. Bu eğitsel eylem çağrısında actionable, hukuk dilindeki "dava açmak için gerekçe oluşturan" anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi açıklama actionable science-based advice ifadesine en iyi uyar?
- Uygulanabilir sonraki adımlar içeren ve bilimsel kanıtlarla desteklenen tavsiye.
- Bilimsel bir kuruluşa karşı dava açmakla ilgili tavsiye.
- Bilimden söz eden ama kullanılabilir bir yön göstermeyen tavsiye.
Cevabı göster
Uygulanabilir sonraki adımlar içeren ve bilimsel kanıtlarla desteklenen tavsiye.