Fracking (hidrolik çatlatma) nasıl çalışır? - Mia Nacamulli: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Hidrolik kırmanın şeyl gazına nasıl ulaştığını, gazı serbest bırakmak için sıvıyı nasıl pompaladığını ve geri akış sıvısını nasıl yönettiğini açıklayan video; ardından su kirliliği, sismik hareketlilik, metan salımı ve kısa vadeli enerji arzı ile uzun vadeli çevresel maliyetler arasındaki çözümsüz dengeyi ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Deep underground lies stores — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Yer ifadesinin başa alındığı ve fiilin özneden önce geldiği bu devrik yapıyı anlayacaksınız. Yapının bilimsel bir açıklamayı güçlü bir yeraltı görüntüsüyle nasıl açtığını fark ederek bilgi metinlerinde onu tanıyabilir; bir şeyin ne olduğunu söylemeden önce nerede bulunduğunu vurgulamak için kullanabilirsiniz. 2. Links between fracking and increased seismic activity — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: links between X and Y kalıbının gözlemlenen bir ilişki sunduğunu, ancak X’in doğrudan Y’ye neden olduğunu iddia etmediğini öğreneceksiniz. Böylece nedensellik kesinleşmediğinde bilimsel raporlar ile haberlerdeki temkinli dili doğru yorumlayabilir ve kanıtları sınırlarını aşmadan tartışabilirsiniz. 3. for what long-term benefit and at what cost? — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Birbirine paralel iki sorunun olası uzun vadeli yararlarla maliyetleri aynı değerlendirme çerçevesine koyarak tartışmayı nasıl bitirdiğini göreceksiniz. Bu retorik modeli sunum veya deneme sonunda basit bir hüküm vermek yerine karmaşık bir konu hakkında açık uçlu değerlendirme bırakmak için kullanabilirsiniz.
Bu derste
Deep underground lies stores of once inaccessible natural gas. Notlar
0:08Yerin derinliklerinde, bir zamanlar ulaşılamayan doğal gaz rezervleri yatıyor.
Deep underground lies stores: yer bildiren devrik yapı
Deep underground cümlenin başına getirilmiş ve yer bildiren lies fiili, stores of once inaccessible natural gas isim öznesinden önce kullanılmıştır. Bu, yer bildiren devrik yapıdır: yer + konum veya hareket fiili + isim öznesi. Önce ortamı gösterir, sonra orada bulunan şeyi tanıtır. Burada lie, 'yalan söylemek' değil, 'bulunmak' anlamına gelir. Sona bırakılan stores öznesi çoğul olduğu için standart yazılı İngilizcede lie gerekir: Deep underground lie stores of natural gas. Örnekteki lies, stores ile sayı bakımından uyuşmaz.
Alıştırma
Hangi cümle standart yer bildiren devrik yapıyı ve doğru özne-fiil uyumunu kullanır?
- Across the valley stretch green fields.
- Across the valley, green fields stretch.
- Across the valley stretches green fields.
Cevabı göster
Across the valley stretch green fields.
once inaccessible: 'eskiden' anlamındaki once
once inaccessible ifadesinde once, inaccessible sıfatını niteler ve 'eskiden' ya da 'bir zamanlar' anlamına gelir. Doğal gaza geçmişte ulaşmak zor veya imkânsızdı; ancak ifade artık durumun değiştiğini düşündürür. once bir sıfatın veya ortaç yapısının önüne geldiğinde, a once-popular theory örneğinde olduğu gibi geçmiş ile bugün arasında sık sık karşıtlık kurar. Bu konumda bir kez gerçekleşmeyi saymaz.
Alıştırma
Hangi cümlede once 'eskiden' anlamına gelir ve artık ulaşımın mümkün olduğunu düşündürür?
- The mountain village was once inaccessible, but a new road now reaches it.
- Once the snow begins, the mountain village will be inaccessible.
- The mountain village was inaccessible once, during a single storm.
Cevabı göster
The mountain village was once inaccessible, but a new road now reaches it.
This gas was likely formed over millions of years Dilbilgisi
0:14Bu gaz muhtemelen milyonlarca yıl boyunca,
was likely formed: yüksek olasılıklı edilgen bir açıklama
Was formed edilgen yapıdadır: oluşan şey gazdır ve cümle belirli bir faili belirtmez. Likely, was ile formed arasına gelir ve tüm yargının kesinlik derecesini sınırlar. Was likely formed, kanıtların bu açıklamayı olası kıldığını ancak konuşanın bunu kesin bir gerçek olarak sunmadığını belirtir. Edilgen yapı ile olasılık zarfının bu birleşimi, odağı olgunun üzerinde tuttuğu ve uygun bir güven düzeyi gösterdiği için bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle kanıta dayalı bir açıklamayı kesin değil ama yüksek olasılıklı göstermek için edilgen yapıyı kullanır?
- The crater was formed by a meteorite impact.
- A meteorite impact likely formed the crater.
- The crater was likely formed by a meteorite impact.
Cevabı göster
The crater was likely formed by a meteorite impact.
were exposed to intense heat and pressure: dışarıdan gelen bir etkiye maruz kalmak
Were exposed to, katmanların yoğun ısı ve basıncın etkisine maruz kaldığını anlatır. Katmanlar dışarıdan gelen etkiyi alan taraftır; bu nedenle yan cümle onları maruz kalmanın nedeni gibi göstermek yerine edilgen were exposed biçimini kullanır. Be exposed to + isim öbeği yapısında to bir edattır. Burada edatın tümleci intense heat and pressure birleşik öbeğidir. Bu yapı bir madde, koşul, kuvvet veya riskle teması anlatırken sık kullanılır.
Alıştırma
Laboratuvar raporunu be exposed to ifadesinin doğru geçmiş zamanlı edilgen biçimiyle tamamlayın: During the test, the samples ____ temperatures above 500 degrees Celsius.
Cevabı göster
were exposed to
hydraulic fracturing or fracking: resmî terim ve kısa ad
Hydraulic fracturing bu çıkarma tekniğinin resmî adıdır; fracking ise yaygın kısa adıdır. İkisi de aynı teknolojiyi ifade eder. Buradaki or, alternatif bir ad sunar; iki yöntemi birbirinden ayırmaz. Cümleyi anlamak için gerekli temel bilgi, bu tekniğin basınçlı sıvıyla yer altındaki kayalarda çatlaklar oluşturduğu ve sıkışmış doğal gazın dışarı akmasına yardımcı olduğudur.
Alıştırma
Örnekte or, hydraulic fracturing ile fracking arasında nasıl bir ilişki kuruyor?
- Doğal gaz çıkarmanın iki farklı yoludur.
- Fracking, hydraulic fracturing ile üretilen bir doğal gaz türüdür.
- Aynı çıkarma teknolojisinin iki adıdır.
Cevabı göster
Aynı çıkarma teknolojisinin iki adıdır.
potentially powering us for decades to come. Kalıp ifadeler
0:32ve muhtemelen önümüzdeki on yıllar boyunca bize enerji sağlayabilir.
for decades to come: geleceğe uzanan bir süre
For decades to come, “önümüzdeki onlarca yıl boyunca” veya “gelecekte onlarca yıl süreyle” anlamına gelir. for decades edat öbeği süreyi belirtir, to come ise bu süreyi bugünden geleceğe yöneltir. Bir etkinin, ihtiyacın veya durumun gelecekte uzun süre devam etmesinin beklendiğini anlatmak için for + zaman dilimi + to come kalıbını kullanın. Süre genellikle yaklaşıktır; kesin bir on yıllar sayısı değildir.
Alıştırma
Cümleyi “önümüzdeki onlarca yıl boyunca” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The new water system will serve the city ____.
Cevabı göster
for decades to come
and why is it a source of such heated controversy? Kalıp ifadeler
0:37ve neden böylesine ateşli bir tartışmanın kaynağıdır?
böylesine hararetli bir tartışmanın kaynağı
a source of X kalıbı, X’e neden olan veya X’i ortaya çıkaran bir şey anlamına gelir. Buradaki soru, hidrolik kırmanın neden tartışmaya yol açtığını soruyor. Heated mecazi anlamdadır: fiziksel olarak sıcak bir şeyi değil, yoğun ve çoğu zaman duygusal bir anlaşmazlığı anlatır. Such dereceyi güçlendirir; bu nedenle such heated controversy, «bu denli hararetli bir tartışma» demektir.
Alıştırma
a source of such heated controversy ifadesinin anlamına en uygun seçenek hangisidir?
- Böylesine yoğun ve duygusal bir anlaşmazlığa neden olan bir şey
- Bir anlaşmazlığı sakin bir uzlaşmaya dönüştüren bir şey
- Bir tartışma sırasında fiziksel ısı üreten bir yer
Cevabı göster
Böylesine yoğun ve duygusal bir anlaşmazlığa neden olan bir şey
A fracking site can be anywhere with natural gas,
0:42Bir fracking sahası doğal gazın olduğu herhangi bir yerde olabilir;
from a remote desert to several hundred feet from your backyard. Dilbilgisi
0:45uzak bir çölden arka bahçenizin birkaç yüz metre uzağına kadar.
ıssız bir çölden arka bahçenize birkaç yüz fit uzaklığa kadar: bir aralık göstermek
From A to B bir aralığın iki uç noktasını belirtir. Burada uçlardan biri ıssız bir çöl, diğeri ise arka bahçenizden yalnızca birkaç yüz fit uzaktaki bir sahadır. Bu büyük karşıtlık, anywhere sözcüğündeki fikri destekler ve hem olası yerlerin genişliğini hem de bir sahanın eve ne kadar yakın olabileceğini vurgular. Bu yapı, bir yerden başka bir yere hareket etmeyi anlatmak zorunda değildir. Yerlerin, insanların, zamanların, boyutların veya başka kategorilerin oluşturduğu bir aralığı düzenleyebilir.
Alıştırma
Dersteki iki bağlayıcı sözcükle aralığı tamamlayın: The library has books on everything, ____ ancient history ____ modern robotics.
Cevabı göster
from · to
It starts out with a long vertical hole, Öbek fiiller
0:50Tortul tabakalarından aşağıya doğru açılan,
starts out with + isim: ilk bölümü tanıtmak
Start out with, “... ile başlamak” anlamına gelir ve bir sürecin ilk unsurunu, aşamasını veya özelliğini tanıtır. Burada it, açıklanan süreci; a long vertical hole ise bu sürecin ilk özelliğini ifade eder. Yapı start out with + isim öbeği şeklindedir. Daha genel anlamlı start ile karşılaştırıldığında start out çoğu zaman başlangıç durumunu veya ilk aşamayı daha açık biçimde vurgular.
Alıştırma
Bir turun ilk bölümünü anlatan cümleyi start out with kullanarak tamamlayın: The tour ____ a visit to the control room.
Cevabı göster
starts out with
known as a wellbore: teknik bir adı tanıtmak
Known as + ad, “... olarak adlandırılan” veya “bu adla bilinen” anlamına gelir. Tam cümlede known as a wellbore, long vertical hole ifadesinden sonra gelir ve onun teknik adını verir. Bu sözler, which is known as a wellbore biçiminde genişletilebilen kısaltılmış edilgen bir niteleyicidir. Bu yapı, sade bir açıklamayı resmî bir ada veya teknik bir terime bağlamak için sık kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede bir nesnenin teknik adını tanıtmak için known as kullanılmıştır?
- The instrument is known for its accuracy.
- The instrument is known to measure vibrations.
- The instrument is known as a seismograph.
Cevabı göster
The instrument is known as a seismograph.
drilled down through: yön ve delip geçme
Drilled down through ifadesinde drilled delme eylemini, down aşağı yönü, through ise tortu katmanlarının içinden geçişi belirtir. İfade bütünüyle, matkabın malzemeyi delerken aşağı doğru ilerlediğini anlatır. Kalıp drill down through + malzeme şeklindedir. Through sözcüğünden sonra gelen sözcük veya ifade, matkabın içinden geçtiği şeyi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için drilled, down ve through sözcüklerini doğal sıralarıyla kullanın: The crew ____ three layers of rock.
Cevabı göster
drilled down through
where it can begin the process of horizontal drilling. Kelime
1:03saptırma noktasına (kickoff point) gelmiş olur.
yönlü sondajda kickoff point
Yönlü sondajda kickoff point, kuyu deliğinin dikey güzergâhından sapmaya başladığı konumdur. Bu noktadan sonra kuyu giderek kıvrılıp yatay bir yöne ilerleyebilir. Burada kickoff, sporda topa vurmayı veya bir etkinliğin açılışını ifade etmez. Yakındaki horizontal drilling ifadesi, sözcüğün sondaja özgü teknik anlamını gösterir.
Alıştırma
Yönlü sondajda kickoff point nedir?
- Kuyu deliğinin dikey doğrultudan sapmaya başladığı konum
- Tüm sondaj çalışmalarının kalıcı olarak durduğu derinlik
- Sondaj ekibinin bir spor karşılaşmasına başladığı yer
Cevabı göster
Kuyu deliğinin dikey doğrultudan sapmaya başladığı konum
the process of horizontal drilling: teknik bir süreci adlandırma
Yatay sondaj, kuyu deliğinin dikey rotadan dönerek bir kaya tabakası boyunca yana doğru ilerlediği aşamadır. Bu cümlede the process of horizontal drilling, tek bir sondaj hareketini değil, bunu yapmak için gereken sürecin tamamını anlatır. the process of + isim veya -ing biçimi, bir etkinliği adı olan bir süreç hâline getirir. Etkinliği aşamalardan oluşan bir sıra olarak sunduğu için teknik açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Teknik cümleyi sürecin tamamını belirten hedef ifadeyle tamamlayın: At this depth, the well can begin ____.
Cevabı göster
the process of horizontal drilling
through a compressed black layer called the shale rock formation. Kelime
1:13şeyl kayası formasyonu olarak adlandırılan sıkıştırılmış siyah bir tabakanın içinden uzanır.
shale rock formation: jeolojik bir kaya tabakası
Şeyl, ince taneli tortul bir kayadır. Jeolojide formation, ortak özelliklere sahip olduğu için tek bir birim olarak tanımlanan kaya kütlesi veya tabakasıdır. Bu cümlede shale rock formation, kuyu deliğinin içinden geçtiği ve çoğunlukla şeylden oluşan yer altı formasyonunu adlandırır. Burada formation jeolojik bir isimdir; bir şeyin oluşma süreci anlamına gelmez. Hidrolik çatlatmada bu tabaka önemlidir çünkü gaz, şeylin içindeki çok küçük boşluklarda sıkışıp kalabilir.
Alıştırma
Bu cümlede shale rock formation ne anlama gelir?
- Bir kuyuya pompalanan su ve kum karışımı
- Çoğunlukla şeylden oluşan jeolojik bir kaya kütlesi veya tabakası
- Şeylin içinden yatay olarak sondaj yapan bir makine
Cevabı göster
Çoğunlukla şeylden oluşan jeolojik bir kaya kütlesi veya tabakası
A specialized perforating gun is then lowered and fired, Kelime
1:18Daha sonra özel bir delme tabancası indirilir ve ateşlenir;
specialized perforating gun: özel bir kuyu içi aracı
specialized perforating gun, petrol ve doğal gaz kuyularında kullanılan bir kuyu içi aracıdır. Kontrollü patlayıcı yükler içerir ve kuyu ile çevredeki kaya oluşumu arasında bağlantı kurmak için muhafaza borusunda açıklıklar oluşturur. Buradaki gun, teknik bir ekipman adının parçasıdır; sıradan bir el silahını ifade etmez. Aracın lowered and fired olması, kuyuya indirildikten sonra tetiklendiği anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede specialized perforating gun nedir?
- Kuyunun muhafaza borusunda açıklıklar oluşturan bir kuyu içi aracı.
- Petrolü yüzeye çıkaran bir pompa.
- Kişisel korunma amacıyla taşınan sıradan bir ateşli silah.
Cevabı göster
Kuyunun muhafaza borusunda açıklıklar oluşturan bir kuyu içi aracı.
that burst through the well's casing into the rock layer. Öbek fiiller
1:26bir dizi küçük, yaklaşık bir inç uzunluğunda delik oluşturur.
burst through: bir engeli güçlü biçimde aşmak
Burst through, bir engeli veya açıklığı ani ve güçlü bir hareketle geçmek, çoğu zaman yolu kapatan şeyi aşmak ya da kırmak anlamına gelir. Cümlede through engeli, yani the well's casing ifadesini; into ise varış noktasını, yani the rock layer ifadesini tanıtır. Bu ifade güç ve engeli aşma hissi katar; yalnızca bir şeyin bir taraftan diğerine geçtiğini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi burst through ile tamamlayın: During the storm, a huge wave ____ the damaged sea wall.
Cevabı göster
burst through
be ready for X to begin: X'in başlaması için hazır olmak
be ready for X to begin, gerekli koşulların sağlandığını ve artık X'in başlayabileceğini ifade eder. Burada X, fracking'dir: kuyu, hidrolik kırmanın başlayabileceği aşamaya gelmiştir. Yapı be ready for + isim öbeği + to begin şeklindedir. for'dan sonraki isim öbeği başlayacak olan şeyi gösterir; be ready'nin öznesi ise hazır durumda olan kişiyi, yeri veya şeyi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi ready for X to begin yapısıyla tamamlayın: The stage is ____ the concert ____.
Cevabı göster
ready for · to begin
pumped down into: pompalanarak aşağıya ve içeri taşınan
pumped down into ifadesinde pumped, pompa kullanılarak taşınmak anlamına gelir. Down aşağı yönlü yolu, into ise sıvının kuyunun içine girdiğini gösterir. Önceki is, pumped ile edilgen yapıyı oluşturur; böylece cümle pompayı çalıştıran kişiye değil, sıvıya ve izlediği yola odaklanır. Yeniden kullanılabilecek yapı pump something down into a lower space, edilgen biçimi ise something is pumped down into a lower space şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi pumped down into ifadesiyle tamamlayın: Cooling water is ____ the chamber beneath the floor.
Cevabı göster
pumped down into
at a pressure so high it cracks the shale rock, Dilbilgisi
1:39şeyl kayasını çatlatacak kadar yüksek bir basınçla kuyuya pompalanır,
so high it cracks: sonuca yol açan derece
Bu cümlede so high, pressure sözcüğünü niteler ve çok yüksek bir dereceyi belirtir. Ardından gelen it cracks the shale rock yan cümlesi sonucu verir: basınç, şeyl kayacını çatlatacak kadar yüksektir. Kalıp so + sıfat + (that) + sonuç yan cümlesi şeklindedir. Burada that atılmıştır; dolayısıyla so high it cracks, so high that it cracks ile aynı anlama gelir. Sonuç bölümü kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümledir.
Alıştırma
so ... that sonuç kalıbında strong kullanarak cümleyi tamamlayın: The wind was ____ it knocked over a tree.
Cevabı göster
so strong that
creating fractures through which the trapped gas and oil can escape. Dilbilgisi
1:43böylece sıkışmış gaz ve petrolün kaçabileceği çatlaklar oluşur.
through which ... can escape: edatı öne alınmış ilgi yan cümlesi
Which, daha önce geçen fractures sözcüğüne gönderme yapar. Temel düşünce, hapsolmuş gaz ve petrolün escape through the fractures edebilmesidir; bu nedenle through which, “bu çatlakların içinden” anlamına gelir. Yapı, edat + which + özne + fiil şeklindedir ve edat ilgi zamirinin önüne yerleştirilir. Bu yapı resmîdir ve bilimsel yazılarda yaygındır. Daha az resmî bir biçimde edat sona bırakılır: fractures that the trapped gas and oil can escape through.
Alıştırma
Resmî through + ilgi zamiri kalıbını kullanın: The engineers built channels ____ water could flow.
Cevabı göster
through which
The rest is made up of concentrated chemical additives. Öbek fiiller
1:51Geri kalanı ise yoğun kimyasal katkı maddelerinden oluşur.
is made up of: bir bütünün yapısını anlatmak
Be made up of, oluşmak veya meydana gelmek anlamına gelir. Özne bütünü adlandırır; of sonrasındaki isim öbeği ise bütünü oluşturan parçaları, üyeleri veya bileşenleri belirtir. Bu cümlede is, tekil özne The rest ile uyumludur. B’nin A’yı oluşturduğunu anlatmak için A + be + made up of + B kalıbını kullanın; be biçimi özneye ve zamana göre değişir.
Alıştırma
Cümleyi be made up of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The committee ____ three teachers and two parents.
Cevabı göster
is made up of
These vary depending on the specific characteristics of the fracking site, Kalıp ifadeler
1:55Bunlar, fracking sahasının belirli özelliklerine bağlı olarak değişir,
These vary depending on ...: değişimi bir koşula bağlamak
These vary depending on ..., These ile işaret edilen şeylerin sabit olmadığını ve on sonrasında belirtilen etkene göre değiştiğini anlatır. Burada These çoğul bir zamirdir, bu yüzden fiil varies değil vary olur. Yeniden kullanılabilecek kalıp A + vary/varies + depending on + B biçimindedir; fiil A ile uyumlu olmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi vary depending on ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Delivery times ____ the destination.
Cevabı göster
vary depending on
usually fall into three categories: bir sınıflandırmayı tanıtmak
Bu cümlede fall into three categories, “üç sınıfta gruplandırılabilir” anlamına gelir. Fall into fiziksel olarak düşmeyi anlatmaz; bir kümenin nasıl sınıflandırıldığını gösterir. Yeniden kullanılabilen kalıp çoğul özne + fall into + kategori ifadesidir. Bu ifade kategorilerin sayısını veya adlarını verebilir; kalıp da sırada hangi grupların geleceğini bildirerek açıklamayı düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle taleplerin üç gruba ayrılabileceği anlamına gelir?
- These requests usually require three categories.
- These requests usually create three categories.
- These requests usually fall into three categories.
Cevabı göster
These requests usually fall into three categories.
Acids for clearing debris and dissolving minerals, Dilbilgisi
2:02Enkazı temizlemek ve mineralleri çözmek için asitler,
for clearing ... and dissolving ...: amacı belirtmek için for + -ing
For clearing debris and dissolving minerals, asitlerin ne için kullanıldığını açıklar. for sözcüğünden sonra gelen clearing ve dissolving, amaç bildiren -ing biçimleridir. and bağlacı iki -ing biçimini birbirine bağlar ve bu biçimler paralel kalır. Tek bir işlevi anlatmak için isim + for + -ing, birden fazla işlevi kısa biçimde sıralamak için isim + for + -ing ... and -ing ... kullanın.
Alıştırma
Cihazın amacını belirtmek için measure fiilinin -ing biçimini kullanın: This sensor is for ____ air quality.
Cevabı göster
measuring
friction-reducing compounds to create a slippery form of water known as slickwater, Kelime
2:06sürtünmeyi azaltan ve kaygan su olarak bilinen kaygan bir su türü oluşturmak için bileşikler,
known as slickwater: teknik bir adı belirtmek
Known as slickwater, bu su biçiminin adının ne olduğunu belirtir. A slippery form of water ifadesini niteleyen kısaltılmış bir edilgen yan cümledir; bu yüzden yeni bir eylemi anlatmak yerine bir ad sunar. Hidrolik kırmada slickwater, daha az sürtünmeyle pompalanmasına yardımcı olan sürtünme azaltıcı katkılar içeren su bazlı bir akışkanın teknik adıdır. Slickwater ifadesini, dokunulduğunda kaygan gelen suyun sıradan bir betimlemesi olarak değil, yerleşik tek bir terim olarak anlayın.
Alıştırma
Bu cümlede teknik adı doğru biçimde sunan ifade hangisidir? The lightweight material is ___ aerogel.
- known by
- known as
- known for
Cevabı göster
known as
and disinfectant to prevent bacteria growth. Kalıp ifadeler
2:12ve bakteri oluşumunu önlemek için dezenfektan.
to prevent bacteria growth: amaç belirtmek
To prevent bacteria growth ifadesi, dezenfektanın neden eklendiğini açıklar. Bu, amaç bildiren bir to mastarıdır: önce eylem veya nesne gelir, ardından to prevent önlenmek istenen olumsuz sonucu belirtir. Burada prevent fiilini doğrudan bacteria growth ad öbeği izler. Etkilenen şeyi ve yaptığı eylemi ayrı ayrı belirttiğinizde prevent + nesne + from + -ing yapısını kullanın. Örneğin prevent bacteria from growing denir; prevent bacteria to grow denmez.
Alıştırma
Cümleyi prevent fiilinin amaç bildiren mastar biçimiyle tamamlayın: The filter is cleaned regularly ____ mold growth.
Cevabı göster
to prevent
to prop open the fissures so the gas and oil can keep leaking out Notlar
2:18böylece çatlaklar açık tutulur ve basınç serbest bırakıldıktan sonra bile
prop open the fissures: çatlakları bir destekle açık tutmak
prop open the fissures ifadesinde prop, yarıkları fiziksel bir destekle ayrı ve açık tutmak demektir. Open, desteğin onları hangi durumda tuttuğunu belirtir; dolayısıyla ifade yalnızca onları açmaktan daha fazlasını anlatır. Aynı sonuç yapısı prop the door open ve prop open the door ifadelerinde de görülür. Bir şeyi yalnızca bir kez açmaya değil, açık durumda tutmaya odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümle bir sandalyenin kapıyı destekleyip açık tuttuğunu özellikle belirtir?
- We used a chair to prop the door open.
- We used a chair beside the open door.
- We used a chair to open the door.
Cevabı göster
We used a chair to prop the door open.
keep leaking out: içeriden dışarı sızmaya devam etmek
keep leaking out ifadesinde keep + fiil-ing, bir eylemin devam ettiğini belirtir. Leak out, bir maddenin içeriden bir açıklık yoluyla dışarı çıkmasını anlatır; dolayısıyla ifade, gaz ve petrolün dışarı çıkmaya devam ettiğini söyler. Out, içeriden dışarıya yön anlamı katar. Bu cümlede leak out, çatlaklardan gerçekleşen akışı anlatır; mutlaka ani bir dökülme anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi keep + fiil-ing ve leak out yapısının geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The bottle has a tiny crack, so juice ____ onto the shelf.
Cevabı göster
keeps leaking out
It's estimated that all of fracking's intense pumping and flushing Anlatım akışı
2:26Fracking'in yoğun pompalama ve yıkama işlemlerinin tümünün,
uses an average of 3 to 6 million gallons of water per well. Kalıp ifadeler
2:30kuyu başına ortalama 3 ila 6 milyon galon su kullandığı tahmin edilmektedir.
It's estimated that: bir sayıyı tahmin olarak sunmak
It's estimated that kişisiz bir aktarma kalıbıdır. Ana iddiayı that yan cümlesine yerleştirir ve bunun doğrudan ve kesin biçimde sayılmış bir gerçek değil, dayanaklı bir yaklaşık değer olduğunu gösterir. Tahmini yapan kişi belirtilmediği için dikkat sayıya yönelir. Raporlar, tam kesinlik iddiasında bulunmadan kanıtları özetlerken bu kalıbı sıkça kullanır.
Alıştırma
Sayının tahmin olduğunu gösteren kişisiz kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ the new library will cost twelve million dollars.
Cevabı göster
It's estimated that
an average of ... per well: ortalamayı birim başına miktar olarak okumak
An average of 3 to 6 million gallons, bildirilen ortalamayı tek bir kesin sayı yerine bir aralık olarak sunar. Per well karşılaştırma temelini verir: miktar bütün kuyuların toplamı için değil, her bir kuyu için hesaplanır. Kalıbı an average of + miktar + per + birim şeklinde okuyun. Gallons ölçü birimidir; well ise karşılaştırma için sayılan birimdir.
Alıştırma
Her gün için hesaplanan ortalama aralığı belirten kalıpla cümleyi tamamlayın: The clinic sees ____ 20 to 30 patients ____.
Cevabı göster
an average of · per day
power plants, or even golf course maintenance,
2:39enerji santralleri veya hatta golf sahası bakımıyla kıyaslandığında çok fazla değildir,
not a lot compared to: miktarı bir ölçüte göre az bulmak
“Not a lot compared to” göreli bir değerlendirme yapar: miktar, ardından gelen ölçütle karşılaştırıldığında az görünür. Bu cümlede tarım, elektrik santralleri ve golf sahası bakımı karşılaştırma ölçütleridir. “Not a lot” miktarla ilgili değerlendirmeyi verirken “compared to + isim” karşılaştırma ölçütünü belirtir. Bu, miktarın tek başına mutlaka az olduğu anlamına gelmez; farklı bir ölçüt değerlendirmeyi değiştirebilir.
Alıştırma
Hangi cümle, toplam bütçeyle karşılaştırıldığında ücretin göreli olarak küçük olduğunu söyler?
- The fee is not included in the full budget.
- The fee is not a lot compared to the full budget.
- The fee is larger than the full budget.
Cevabı göster
The fee is not a lot compared to the full budget.
but it can have a notable impact on local water supply. Kalıp ifadeler
2:42ancak yerel su arzı üzerinde dikkate değer bir etkiye sahip olabilir.
can have a notable impact on: olası ve kayda değer bir etkiyi ifade etmek
“Can have a notable impact on”, bir şeyin “başka bir şeyi fark edilecek kadar açık veya önemli bir biçimde etkileyebileceği” anlamına gelir. “Can” kesin bir sonucu değil, bir olasılığı ifade eder; “notable” ise etkinin gücünün veya öneminin dikkate değer olduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp “have + a notable/major/limited impact + on + isim” şeklindedir. “On”dan sonraki isim, etkilenen kişiyi, şeyi veya alanı gösterir.
Alıştırma
Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın. can + have + a notable impact + on kullanın: Daily exercise ____ mental health.
Cevabı göster
can have a notable impact on
And disposing of used fracking water is also an issue. Dilbilgisi
2:46Kullanılmış fracking suyunun atılması da bir sorundur.
disposing of used fracking water: özne olarak kullanılan -ing yapısı
Disposing of used fracking water bir gerund, yani ad işlevli -ing öbeğidir. -ing biçimi, kullanılmış hidrolik çatlatma suyunu bertaraf etme eylemini cümlenin öznesi olabilen tek bir bütün hâline getirir. Eylemin tamamı tek bir şey olarak değerlendirildiği için ardından tekil is fiili gelir. Dispose of eksiksiz bir phrasal verb yapısıdır; dispose, disposing olduğunda da of korunur: disposing of something.
Alıştırma
Dispose of ifadesinin gerund biçimini özne olarak kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ old batteries safely is important.
Cevabı göster
Disposing of
Along with the trapped gas that's pumped up to the surface,
2:50Yüzeye pompalanan sıkışmış gazın yanı sıra,
millions of gallons of flowback liquid come gushing up. Notlar
2:53milyonlarca galonluk geri dönüş sıvısı fışkırarak yukarı çıkar.
flowback liquid: hidrolik çatlatmadan sonra geri dönen sıvı
Flowback liquid, hidrolik çatlatmadan sonra bir kuyudan yukarı çıkıp yüzeye ulaşan sıvıyı belirten teknik bir terimdir. Enjekte edilen çatlatma sıvısının bir bölümünü içerir ve yer altındaki suyla ve çözünmüş maddelerle karışabilir. Bu isim öbeğinde flowback, liquid sözcüğünü niteleyerek sıvının nereden geldiğini ve sürecin hangi aşamasında ortaya çıktığını belirtir. Enjeksiyon için hazırlanmış temiz su veya bir kuyudaki her türlü atık su anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi açıklama flowback liquid terimini en iyi tanımlar?
- Hidrolik çatlatmadan önce enjeksiyon için hazırlanmış temiz su.
- Bir sondaj sahasının yanında toplanan yağmur suyu.
- Hidrolik çatlatmadan sonra yüzeye geri dönen sıvı.
Cevabı göster
Hidrolik çatlatmadan sonra yüzeye geri dönen sıvı.
come gushing up: hızlı ve güçlü biçimde yukarı fışkırmak
Bu cümlede come gushing up, büyük miktarda sıvının hızlı ve güçlü bir akışla yukarı doğru hareket ederek görünür hâle gelmesi demektir. Gushing hareketin nasıl olduğunu, up ise yönünü belirtir. Come + -ing kalıbı, bir şeyin -ing ile belirtilen eylemi yaparak geldiğini veya ortaya çıktığını gösterebilir. Come up yalnızca bir şeyin yükseldiğini ya da ortaya çıktığını söyler; come gushing up ise hız, güç ve miktar bakımından canlı bir görüntü ekler.
Alıştırma
Hangi cümle büyük miktarda suyun aniden yukarı doğru hareket etmesini en iyi anlatır?
- Water slowly seeped down into the soil.
- Water came gushing up through a crack in the pavement.
- Water remained still beneath the pavement.
Cevabı göster
Water came gushing up through a crack in the pavement.
salts, heavy metals, and hydrocarbons,
3:02tuzlar, ağır metaller ve hidrokarbonlar gibi kirleticiler içeren bu sıvının
stored and disposed of: iki eylem için ortak edilgen yapı
Stored ve disposed of, daha önceki be yardımcı fiilini paylaşan sıralı geçmiş zaman ortacı biçimleridir. Yapı, tekrarlanan needs to be çıkarılmış hâliyle needs to be stored and needs to be disposed of şeklinde anlaşılabilir. Her iki edilgen eylem de aynı şeye uygulanır. Dispose of, artık istenmeyen bir şeyi, özellikle atığı ortadan kaldırmak veya işlemek anlamına gelen çok sözcüklü bir fiildir. Edilgen yapıda nesne özne olur, ancak of fiille birlikte kalır: the waste is disposed of denir, the waste is disposed denmez.
Alıştırma
Store ve dispose of fiillerini ortak bir edilgen yapıda kullanın: Before removal, hazardous waste needs to be ____ and ____.
Cevabı göster
stored · disposed of
in deep wells, or off-site at water treatment facilities. Kelime
3:10derin kuyularda veya saha dışındaki su arıtma tesislerinde yapılır.
pits on-site ... off-site: yer karşıtlığı
Burada on-site, işlemin yürütüldüğü ana yerde; off-site ise farklı bir yerde demektir. Cümle, aynı tür işin yapılabileceği iki olası yeri karşılaştırır. pits on-site ifadesinde on-site, çukurların çalışma alanında bulunduğunu gösterir. Off-site yer zarfı olarak kullanılır ve ardından at water treatment facilities ile daha belirli bir konum verilir. Referans alınan ana saha duruma göre değişir; bir fabrika, şantiye, ofis veya etkinlik alanı olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle onarımın müşterinin yerinde, eğitimin ise başka bir yerde yapıldığını ifade eder?
- Repairs happen indoors, but training happens outdoors.
- Repairs happen off-site, but training happens on-site.
- Repairs happen on-site, but training happens off-site.
Cevabı göster
Repairs happen on-site, but training happens off-site.
water treatment facilities: amacı belirten birleşik isim
Water treatment facilities, suyu veya atık suyu işlemek için gerekli donanıma sahip yerlerdir. Bu cümlede, atık suyun arıtıldığı saha dışındaki yerleri ifade eder. Bu birleşik isimde water treatment, facilities sözcüğünün amacını belirten bir isim tamlayıcısıdır. Buradaki facility, soyut «yetenek» anlamını değil, çalışan bir saha veya tesisi ifade eder. Bu ifade tek başına yalnızca içme suyunun işlendiği anlamına da gelmez.
Alıştırma
Yerin tamamını adlandıran seçeneği seçin: Kasaba, nehir suyunu kamu su şebekesine girmeden önce oraya gönderir.
- water treatment facility
- water treatment equipment
- water treatment process
Cevabı göster
water treatment facility
Another option is to recycle the flowback liquid,
3:15Diğer bir seçenek geri dönüş sıvısını geri dönüştürmektir,
but the recycling process can actually increase levels of contamination, Kalıp ifadeler
3:19ancak geri dönüşüm süreci aslında kirlilik seviyelerini artırabilir,
increase levels of contamination: kirlenme derecesini artırmak
Increase levels of contamination, “kirlenmenin miktarını veya derecesini artırmak” anlamına gelir. Burada increase geçişli bir fiildir ve levels of contamination onun nesnesidir. increase levels of + soyut veya ölçülebilir isim yapısı, increase levels of stress ya da increase levels of radiation örneklerinde olduğu gibi değişen koşulları nesnel biçimde anlatırken yaygındır. Değişimi karşılaştırılabilir veya ölçülebilir bir derece olarak gösterir.
Alıştırma
Kötü depolamanın kirlenme miktarını artırdığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Poor storage can increase levels of contamination.
- Poor storage can increase contamination from levels.
- Poor storage can rise levels of contamination.
Cevabı göster
Poor storage can increase levels of contamination.
since the water is more toxic with each use. Kalıp ifadeler
3:23çünkü su her kullanımda daha da zehirli hale gelir.
with each use: her kullanımda gerçekleşen aşamalı değişim
With each use, “her kullanıldığında” anlamına gelir ve aynı zamanda adım adım ilerleyen bir değişimi gösterir. Bu cümlede su, her kullanımda biraz daha zehirli hâle gelir. Bu yapı genellikle bir karşılaştırma derecesinden veya başka bir değişim ifadesinden sonra gelir: more toxic with each use, easier with each attempt. Tekrarlanan durumları tek tek göstermek için each + tekil sayılabilen isim kullanılır.
Alıştırma
Tekrarlanan kullanımlardaki aşamalı değişimi anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The filter becomes less effective ____.
Cevabı göster
with each use
Wells are typically encased in steel and cement to prevent contaminants from leaking into groundwater, Notlar
3:26Kuyular tipik olarak kirleticilerin yeraltı suyuna sızmasını önlemek için çelik ve çimento ile kaplanır,
be encased in steel and cement: çelik ve çimentoyla çevrelenmek
Be encased in + malzeme, bir şeyin o malzemeden yapılmış koruyucu bir dış katmanla çevrelendiğini belirten edilgen bir yapıdır. Burada çelik ve çimento, kuyuların çevresindeki koruyucu muhafazayı oluşturur. Bu ifade, bir şeyi yalnızca bir kabın içine koymayı veya yüzeyini boyamayı değil, onu çevreleyen koruyucu bariyeri vurgular.
Alıştırma
Cümleyi hedef edilgen yapıyla tamamlayın: To protect it from moisture, the electrical joint is ____ waterproof resin.
Cevabı göster
encased in
prevent contaminants from leaking into: prevent + nesne + from + -ing
Prevent + nesne + from + -ing, bir kişinin, şeyin veya koşulun nesnenin bir eylemi yapmasını durdurduğunu ya da bir sürecin gerçekleşmesini engellediğini belirtir. Bu cümlede contaminants nesne, leaking -ing biçimi ve into groundwater sızıntının yönüdür. from sonrasında fiilin yalın hâlini değil, -ing biçimini kullanın: prevent contaminants from leaking doğrudur; prevent contaminants from leak değildir. Aynı yapı hem bilinçli eylemler hem de istenmeyen fiziksel süreçler için kullanılabilir.
Alıştırma
prevent + object + from + -ing yapısını ve enter fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The fine mesh prevents insects ____ the room.
Cevabı göster
from entering
but any negligence or fracking-related accidents can have devastating effects. Notlar
3:33ancak herhangi bir ihmal veya fracking ile ilgili kazalar yıkıcı etkilere sahip olabilir.
fracking-related accidents: X-related kalıbı
Burada fracking-related, accidents sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. “Hidrolik kırmayla bağlantılı” anlamına gelir; dolayısıyla fracking-related accidents bu faaliyetle ilişkili kazaları ifade eder. Tekrar kullanılabilen kalıp X-related + isim şeklindedir. health-related problems örneğinde olduğu gibi, kısa bir niteleyici oluşturmak için konu related sözcüğünün önüne getirilir. Birleşik yapı isimden önce geldiğinde X ile related normalde kısa çizgiyle birleştirilir.
Alıştırma
Hangi cümlede X-related yapısı isimden önce sıfat olarak doğru kullanılmıştır?
- The report identifies several safety-related concerns.
- The report identifies several safety relating concerns.
- The report identifies several related-safety concerns.
Cevabı göster
The report identifies several safety-related concerns.
can have devastating effects: olası ağır sonuçlara karşı uyarı
Have devastating effects, “son derece ciddi zarar veya hasara neden olmak” demektir. Effects, sonuçları ifade eden isimdir; devastating ise bu sonuçların sıradan veya küçük sorunların çok ötesinde olduğunu gösterir. Can kesinliği değil, olasılığı belirtir. Konuşan kişi, ihmalin veya kazaların çok ağır sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunur. Yaygın genişletilmiş yapı have devastating effects on + etkilenen kişi, yer veya şey biçimindedir.
Alıştırma
Uyarıyı dersteki ifadeyle tamamlayın: A major oil spill can ____ marine life.
Cevabı göster
have devastating effects on
and inadequate treatment and disposal of highly toxic wastewater Kalıp ifadeler
3:44ve oldukça toksik atık suların yetersiz arıtımı ve bertarafı
son derece zehirli atık suyun yetersiz arıtımı ve bertarafı
Bu resmî isim öbeğinin merkezinde eş görevli treatment and disposal isimleri bulunur. İki isim de of highly toxic wastewater tamamlayıcısını paylaşır; böylece öbek, aynı maddeye uygulanan iki işlemi adlandırır. Inadequate, eş görevli isimlerin tamamını niteler. Arıtma ve bertaraf işlemlerinin gerekli ya da zorunlu standardı karşılamadığı anlamına gelir; iki işlemin de hiç yapılmadığı anlamına gelmek zorunda değildir. Bu sıkıştırılmış yapı risk listelerinde ve raporlarda yaygındır: sıfat + isim and isim + of + madde.
Alıştırma
Bir riski anlatmak için aynı resmî yapıyı doğru kullanan öbek hangisidir?
- inadequate storage and disposal of chemical waste
- inadequately storage and disposal chemical waste
- inadequate store and dispose of chemical waste
Cevabı göster
inadequate storage and disposal of chemical waste
can potentially contaminate drinking water around a fracking site. Kelime
3:48bir fracking sahası çevresindeki içme suyunu kirletme potansiyeline sahiptir.
içme suyunu kirletmek
Contaminate drinking water, zararlı veya istenmeyen bir maddenin içme suyuna karışarak suyu saf olmayan ya da içilmesi tehlikeli olabilecek bir hâle getirmesi demektir. Contaminate geçişli bir fiildir; bu nedenle etkilenen şey olan drinking water doğrudan ardından gelir. Bu, çevre, gıda güvenliği, laboratuvar ve tıp bağlamlarında yaygın olan resmî ve kesin bir ifadedir. Altyazıdaki can potentially, kirlenmeyi doğrulanmış bir sonuç olarak değil, olası bir risk olarak sunar.
Alıştırma
Bir güvenlik raporu kimyasal sızıntının oluşturduğu riski anlatıyor. Hangi cümle riski en kesin biçimde ifade eder?
- The leak could color the drinking water.
- The leak could contaminate the drinking water.
- The leak could make the drinking water look dirty.
Cevabı göster
The leak could contaminate the drinking water.
There's also concern about the threat of earthquakes and damaged infrastructure Kalıp ifadeler
3:52Ayrıca basınç ve atık su enjeksiyonundan kaynaklanan
from pressure and wastewater injection. Kelime
3:57deprem tehdidi ve hasarlı altyapı konusunda da endişeler bulunmaktadır.
concern about the threat of: olası bir riski çerçevelemek
Concern about the threat of X, X’in gerçekleşmesi veya zarar vermesi tehlikesiyle ilgili endişe anlamına gelir. Ana isim concern sözcüğüdür; about endişenin konusunu, the threat of ise olası zararlı olayı veya sonucu tanıtır. There’s also concern... ifadesinde kişisel olmayan there yapısı, belirli bir kişinin adını vermeden endişenin daha geniş tartışmada mevcut olduğunu gösterir. Bu kalıp, fark edilmiş bir riski bildirir; zararın kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki resmî risk kalıbını aynen kullanarak tamamlayın: Residents expressed ____ wildfires during the dry season.
Cevabı göster
concern about the threat of
wastewater injection: atık suyu yer altına pompalamak
Bu mühendislik bağlamında wastewater injection, atık suyun bir kuyu aracılığıyla yer altındaki kaya oluşumlarına pompalanması anlamına gelir ve çoğu zaman bertaraf veya yönetim amacıyla yapılır. Buradaki injection tıbbi iğne değildir; bir maddenin bir boşluğun içine zorla gönderilmesi şeklindeki daha geniş anlamını korur. Tetiklenmiş depremler tartışılırken enjeksiyon, yer altındaki gözeneklerde ve faylarda basıncı değiştirebilir. Terim, genel olarak atık suyun temizlenmesini değil, olası bir jeolojik risk kaynağı olarak değerlendirilen teknik işlemi adlandırır.
Alıştırma
Bir mühendislik raporunda wastewater injection en açık biçimde ne anlama gelir?
- Atık suyla çalışan kişilere tıbbi enjeksiyon yapmak.
- Atık suyu bir kuyu aracılığıyla yer altı oluşumlarına pompalamak.
- Yeniden kullanımdan önce kirleticileri gidermek için atık suyu arıtmak.
Cevabı göster
Atık suyu bir kuyu aracılığıyla yer altı oluşumlarına pompalamak.
Links between fracking and increased seismic activity Anlatım akışı
4:00Fracking ile sismik aktivite artışı arasındaki bağlantılar,
leave unresolved questions about long-term pressure imbalances Notlar
4:03ayaklarımızın derinliklerinde meydana gelebilecek
Links between X and Y: ilişki, kanıtlanmış nedensellik değil
Links between X and Y, X ile Y'yi birbiriyle bağlantılı bilgiler olarak sunar. Bu cümlede Links between fracking and increased seismic activity, leave fiilinin öznesidir; dolayısıyla önce ilişki sunulur ve ardından belirtilen belirsizliğin temeli olur. Çoğul isim links, kanıtlarla desteklenen veya kanıtların işaret ettiği bir bağlantıyı bildirir; tek başına X'in Y'ye neden olduğunu söylemez. Bu çerçeve, bilimsel metinlerin ve haberlerin nedenselliği abartmadan bir ilişkiyi tartışmasını sağlar.
Alıştırma
Bir rapor istatistiksel bir ilişki buldu ancak nedensellik ortaya koymadı. En doğru cümle hangisidir?
- The report showed that shorter sleep can only be caused by late-night screen use.
- The report found links between late-night screen use and shorter sleep.
- The report proved that late-night screen use causes shorter sleep.
Cevabı göster
The report found links between late-night screen use and shorter sleep.
leave unresolved questions about: bir konu hakkında yanıtlanmamış sorular bırakmak
leave unresolved questions about + konu kalıbı, bir şeyin o konuyla ilgili soruların hâlâ net bir cevabı olmamasına yol açtığını belirtir. Bu cümlede Links between fracking and increased seismic activity öznedir, leave fiildir, unresolved questions sözcüğünü niteler ve about long-term pressure imbalances bu soruların konusunu belirtir. Burada leave bir sonucu ifade eder: mevcut kanıtlar değerlendirildikten sonra bile bazı sorular yanıtsız kalır. Bu kullanımda ayrılmak anlamına gelmez. İfade, hâlâ belirsiz olan ve daha fazla araştırma gerektirebilecek noktaları vurgular; kanıtların zaten gösterdiklerini geçersiz kılmaz.
Alıştırma
Araştırma özeti cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: The pilot study may ____ the treatment's long-term effects.
Cevabı göster
leave unresolved questions about
that might be happening deep beneath our feet.
4:07uzun vadeli basınç dengesizlikleri hakkında cevapsız sorular bırakmaktadır.
Kompakt bir teknik ad öbeği olarak long-term pressure imbalances
Long-term pressure imbalances, uzun bir süre devam eden fiziksel basınç farklılıklarını ifade eder. Bu jeolojik bağlamda pressure, yer altındaki maddelerde veya akışkanlarda bulunan fiziksel basınçtır; duygusal baskı değildir. Ana ad imbalances sözcüğüdür. Pressure hangi büyüklüğün eşit olmadığını belirtirken kısa çizgili birleşik sıfat long-term zaman ölçeğini gösterir. “long-term + alana özgü ad tamlayıcısı + çoğul ana ad” şeklindeki bu kompakt yapı bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Bir sistemde uzun süre boyunca eşit olmayan fiziksel basıncı en kesin biçimde hangi ifade anlatır?
- long-term pressure imbalances
- long-term emotional pressure
- temporary pressure readings
Cevabı göster
long-term pressure imbalances
Fracking's biggest controversy, though, is happening above the ground. Anlatım akışı
4:11Ancak fracking'in en büyük tartışması yerin üstünde yaşanıyor.
Yer altından yüzeye geçiş olarak happening above the ...
Tam cümlede vurgulanan bölüm ground sözcüğüyle devam ederek happening above the ground ifadesini oluşturur. Bu ifade, daha önce ele alınan yer altı suyu, basıncı ve kayaçlarla mekânsal bir karşıtlık kurar. Bu karşıtlık aynı zamanda savın akışını düzenler. Though ile birlikte dikkati yer altında meydana gelebilecek olaylardan yüzeyle bağlantılı tartışmaya yöneltir. Dolayısıyla yer bildiren bu ifade, yalnızca bir olayın nerede gerçekleştiğini söylemez; konu geçişi olarak da işlev görür.
Alıştırma
Bu bağlamda happening above the ground hangi söylem işlevini görür?
- Tartışmayı yer altındaki etkilerden yüzey düzeyindeki bir soruna taşır.
- Gökyüzünde gerçekleşen bir faaliyeti tanıtır.
- Yer altındaki bütün etkilerin sona erdiğini söyler.
Cevabı göster
Tartışmayı yer altındaki etkilerden yüzey düzeyindeki bir soruna taşır.
The general consensus is that burning natural gas is better for the environment than burning coal, Anlatım akışı
4:15Genel kanı, doğal gaz yakmanın kömür yakmaktan çevre için daha iyi olduğudur;
The general consensus is that: yaygın biçimde paylaşılan bir görüşü sunmak
The general consensus is that + yan cümle kalıbı, ardından gelen iddiayı konuşanın kişisel görüşü olarak değil, ilgili bir grup tarafından yaygın biçimde paylaşılan bir görüş olarak sunar. That, üzerinde uzlaşılan görüşün içeriğini veren yan cümleyi başlatır. General geniş çaplı bir uzlaşıyı belirtir, ancak herkesin tamamen aynı fikirde olduğu anlamına gelmez. Bu kalıp, içeriği söylemeden önce iddiayı baskın görüş olarak konumlandırarak bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle iddiayı konuşanın kişisel görüşü yerine yaygın biçimde paylaşılan bir görüş olarak sunar?
- A few critics argue that the policy needs revision.
- My view is that the policy needs revision.
- The general consensus is that the policy needs revision.
Cevabı göster
The general consensus is that the policy needs revision.
emits only half the carbon dioxide as coal Dilbilgisi
4:23kömürün saldığı karbondioksitin sadece yarısını
only half the carbon dioxide as coal: sıkıştırılmış bir yarım karşılaştırmasını anlamak
Bu sıkıştırılmış karşılaştırmada only half the carbon dioxide as coal, gazın kömürün yaydığı karbondioksit miktarının %50'sini yaydığı anlamına gelir. Half oranı verir, as coal ise karşılaştırma ölçütünü belirtir; burada coal, kömürün yaydığı miktarı temsil eder. Daha açık tam yapı half as much carbon dioxide as coal does şeklindedir. Carbon dioxide sayılamayan bir miktar olarak ele alındığı için genişletilmiş yapıda many değil much kullanılır. Only, miktarın yarıyla sınırlı olduğunu vurgular.
Alıştırma
Tam olarak %50 anlamını vermek için cümleyi half as much ... as yapısıyla tamamlayın: This heater produces ____ smoke ____ the old one.
Cevabı göster
half as much · as
per unit of energy: ortak bir karşılaştırma temeli
Per unit of energy, “her bir standart enerji birimi başına” anlamına gelir. Burada per, bir oranın hesaplanmasında kullanılan temeli belirtir. Bu nedenle karşılaştırılan şey toplam kirlilik değil, aynı miktarda enerjiyle ilişkili kirlilik miktarıdır. Yeniden kullanılabilen per unit of + isim kalıbı ölçüm ve karşılaştırmalarda yaygındır. Bir birimi payda olarak kullanmak, farklı büyüklükteki kaynakları aynı temelde karşılaştırmayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi “her bir standart enerji birimi başına” anlamına gelen oran ifadesiyle tamamlayın: The report compares emissions ____.
Cevabı göster
per unit of energy
The pollution caused by the fracking itself, though, isn't negligible. Kelime
4:28Ancak fracking'in kendisinin neden olduğu kirlilik de göz ardı edilemez.
isn't negligible: temkinli vurgu
Isn't negligible, kirliliğin göz ardı edilebilecek kadar küçük veya önemsiz olmadığı anlamına gelir. Olumsuz biçim, bu miktarın pratikte hiçbir önem taşımadığı düşüncesini reddeder. Bu, temkinli bir vurgudur. Kirliliğin önemli olduğunu ve analize katılması gerektiğini söyler; ancak onun çok büyük veya felaket boyutunda olduğunu iddia etmez.
Alıştırma
Hangi cümle, bir riskin aşırı olduğunu söylemeden önemli olduğuna dair temkinli bir uyarı yapar?
- The risk is negligible, so no further action is needed.
- The risk isn't negligible, so we should examine it carefully.
- The risk is catastrophic, so immediate action is essential.
Cevabı göster
The risk isn't negligible, so we should examine it carefully.
Methane that leaks out during the drilling and pumping process Öbek fiiller
4:32Sondaj ve pompalama işlemi sırasında dışarı sızan metan,
“leaks out”: içeriden dışarıya sızma
Burada leaks out, bir şeyin bir sistemin veya kapalı alanın içinden istemeden dışarı kaçması anlamına gelir. Sondaj ve pompalama sırasında dışarı kaçan madde metandır. out parçacığı, içeriden dışarıya doğru yön anlamı katar. Bu öbek fiil gazlar ve sıvılar için kullanılabildiği gibi, mecazi olarak bilgilerin izinsiz şekilde öğrenilmesi için de kullanılabilir.
Alıştırma
leak fiiline dışarı yönlü hareketi belirten parçacığı ekleyerek cümleyi tamamlayın: When the seal breaks, gas can ____ of the tank.
Cevabı göster
leak out
is many times more potent than carbon dioxide as a greenhouse gas. Notlar
4:36bir sera gazı olarak karbondioksitten kat kat daha güçlüdür.
“many times more potent than”: katlar düzeyinde karşılaştırma
many times + karşılaştırma hâlindeki sıfat + than kalıbı, bir şeyin belirli bir özelliğe başka bir şeyden katlar düzeyinde daha fazla sahip olduğunu anlatır. Burada more potent, sera etkisi oluşturma yetenekleri bakımından metanı karbondioksitle karşılaştırır. Potent, “belirli bir etkiyi oluşturma gücü yüksek” anlamındadır. many times büyük bir kat farkını vurgular; ancak sayı verilmediği için kesin bir oran belirtmez.
Alıştırma
many times + comparative + than kalıbını ve efficient sıfatını kullanarak cümleyi tamamlayın: The new engine is ____ the old one.
Cevabı göster
many times more efficient than
a greenhouse gas: ısıyı tutan bir gaz
A greenhouse gas, atmosferdeki ısıyı soğurup yeniden salarak sera etkisini güçlendiren bir gazdır. as a greenhouse gas ifadesindeki as, karşılaştırmayı bu rol veya etkiyle sınırlar. Cümle, söz konusu gaz ile karbondioksitin ısıyı tutma etkisini karşılaştırır; bütün fiziksel veya kimyasal özelliklerini değil.
Alıştırma
Cümleyi öğrendiğiniz iklim terimiyle tamamlayın: Carbon dioxide traps heat in the atmosphere, so it is ____.
Cevabı göster
a greenhouse gas
Some scientists argue that methane eventually dissipates, Kelime
4:41Bazı bilim insanları metanın zamanla dağıldığını,
eventually dissipates: zamanla yavaş yavaş dağılır
Eventually dissipates, bir şeyin bir süre sonra yavaş yavaş dağılıp gücünü kaybetmesi demektir. Eventually bir sürecin sonundaki sonucu belirtirken dissipates gaz, sis, ısı veya bir etkinin yoğunluğunun ya da gücünün azalmasını anlatır. Burada ifade, metanın aynı yoğunlukta veya güçte sonsuza kadar kalmadığını söyler. Ani bir yok oluşu değil, kademeli bir süreci anlatır.
Alıştırma
Kademeli bir nihai sonucu göstermek için cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: After the engine is switched off, the remaining heat ____.
Cevabı göster
eventually dissipates
so has a relatively low long-term impact. Kalıp ifadeler
4:44bu nedenle nispeten düşük bir uzun vadeli etkiye sahip olduğunu savunuyor.
relatively low long-term impact: temkinli bir karşılaştırma
Relatively, low sözcüğünü niteler. Uzun vadeli etkinin ilgili bir alternatif, ölçüt veya başka bir durumla karşılaştırıldığında düşük olduğunu belirtir; etkinin mutlak anlamda mutlaka düşük olduğu anlamına gelmez. Long-term, impact sözcüğünü niteler; dolayısıyla değerlendirme zaman içindeki etkilerle ilgilidir. İfade bir bütün olarak etkinin önemsiz ya da hiç olmadığını söylemek yerine ölçülü bir değerlendirme sunar.
Alıştırma
Cümlede relatively low ne anlatıyor?
- Etki zamanla sıfıra inecektir.
- Etki mümkün olan her ölçüte göre düşüktür.
- Etki, ilgili bir ölçüte kıyasla düşüktür ancak mutlak anlamda düşük olmayabilir.
Cevabı göster
Etki, ilgili bir ölçüte kıyasla düşüktür ancak mutlak anlamda düşük olmayabilir.
But a greater question hangs in the air. Deyimler
4:48Ancak havada asılı kalan daha büyük bir soru var.
a greater question hangs in the air: önemli ve çözümsüz bir mesele
Burada hangs in the air mecazi bir ifadedir. Daha önemli olan soru insanların zihnindedir ancak hâlâ yanıtlanmamış veya çözümsüzdür; greater fiziksel olarak daha büyük değil, daha önemli ya da daha geniş kapsamlı demektir. Cümle aynı zamanda tartışmanın akışını yönlendirir. But dikkati önceki noktadan uzaklaştırır ve bu imge, daha önemli soru belirtilmeden önce merak ve gerilim yaratır.
Alıştırma
Cümleyi “yanıtsız kalır” anlamındaki mecazi ifadeyle tamamlayın: The report settles several small issues, but one larger question still ____: who will fund the plan?
Cevabı göster
hangs in the air
Does fracking take time, money, and research Öbek fiiller
4:51Fracking, daha temiz yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişiminden
away from the development of cleaner renewable energy sources? Kelime
4:54zaman, para ve araştırmayı alıp götürüyor mu?
take time, money, and research away from: sınırlı kaynakları başka yöne aktarmak
take A away from B kalıbında A, alınan veya başka yöne aktarılan kaynaktır; B ise bu kaynaktan mahrum kalan faaliyettir. Burada hidrolik kırmanın, daha temiz yenilenebilir enerji geliştirme çalışmalarını destekleyebilecek zaman, para ve araştırmayı kullanıp kullanmadığı sorgulanıyor. Bu kalıp çoğu zaman nesnelerin fiziksel olarak alınmasını değil, sınırlı kaynaklar için rekabeti anlatır. A bir önceliğe verilince B için daha az kaynak kaldığını düşündürür.
Alıştırma
Cümleyi take, funding, away ve from sözcükleriyle tamamlayın: A costly new stadium could ____ local schools.
Cevabı göster
take funding away from
cleaner renewable energy sources: göreceli temizlik ve yenilenebilirlik
Yenilenebilir enerji kaynakları, güneş ışığı veya rüzgâr gibi insanların kullanım zaman ölçeğinde doğal olarak yeniden oluşan kaynaklardır. Cleaner, tüm isim öbeğini karşılaştırma biçiminde niteler: bu kaynaklar ilgili alternatiflerden daha az kirliliğe veya çevresel zarara yol açan kaynaklar olarak sunulur. Cleaner görecelidir, mutlak değildir. Sıfır emisyon veya sıfır çevresel etki iddiasında bulunmaz; renewable ise kendini yenileme özelliğini anlatır ve otomatik olarak tamamen temiz olmayı garanti etmez.
Alıştırma
cleaner renewable energy sources ifadesinin en doğru anlamı nedir?
- Daha ucuz oldukları için renewable olarak adlandırılırlar.
- Hiçbir çevresel etkilerinin olmayacağı garanti edilir.
- Doğal olarak yeniden oluşurlar ve ilgili alternatiflerden çevreye daha az zararlı olarak sunulurlar.
Cevabı göster
Doğal olarak yeniden oluşurlar ve ilgili alternatiflerden çevreye daha az zararlı olarak sunulurlar.
non-renewable: insan ölçeğindeki bir sürede yenilenmeyen kaynak
Burada non-renewable, doğal gazı insan ölçeğindeki bir sürede yeniden oluşmayan bir kaynak olarak sınıflandırır. Bu, artık hiç doğal gaz kalmadığı anlamına gelmez; kaynağın kullanım yoluyla, doğal süreçlerin yerine koyabileceğinden çok daha hızlı tüketilen sınırlı bir rezerv olduğu anlamına gelir. non- ön eki renewable sözcüğünün anlamını olumsuzlar. Bu sıfat, altyazıdaki gibi be fiilinden sonra ya da non-renewable resource gibi bir ifadede isimden önce kullanılabilir.
Alıştırma
Enerjiyle ilgili bir tartışmada non-renewable ne anlama gelir?
- Bir kaynak, insanların onu kullandığı hızla doğal olarak yeniden oluşur.
- Bir kaynak, doğal süreçlerin onu yerine koyabileceğinden çok daha hızlı tüketilir.
- Bir kaynak çevre üzerinde hiçbir etki yaratmadan enerji üretir.
Cevabı göster
Bir kaynak, doğal süreçlerin onu yerine koyabileceğinden çok daha hızlı tüketilir.
may fall short in the face of global climate change. Deyimler
5:04küresel iklim değişikliği karşısında yetersiz kalabilir.
short-run economic interests: kısa vadeli ekonomik kazançlar ve kaygılar
Short-run economic interests, anlık kârlar, istihdam veya daha düşük maliyetler gibi görece yakın bir zaman ufkundaki ekonomik kazançları ya da kaygıları ifade eder. Ekonomi ve politika metinlerinde short-run, incelenen dönemi belirler. Bu cümlede ifade, hidrolik kırmayı destekleyen kısa vadeli mali güdüleri belirtir ve bunları çok daha geniş kapsamlı iklim değişikliği tehdidiyle karşı karşıya getirir. İfade, bu çıkarların yanlış veya önemsiz olduğunu söylemez; yalnızca değerlendirildikleri zaman ufkunu sınırlar.
Alıştırma
Hangi durum short-run economic interests odağını en iyi gösterir?
- Bir şehir, gelecek birkaç on yıldaki çevresel zararı azaltmak için şimdi daha yüksek maliyetleri kabul eder.
- Bir tarihçi üç yüzyıl boyunca kullanılan ticaret sistemlerini karşılaştırır.
- Bir şirket, daha sonra daha yüksek maliyetlere yol açabilecek olsa da hemen kâr getiren bir planı seçer.
Cevabı göster
Bir şirket, daha sonra daha yüksek maliyetlere yol açabilecek olsa da hemen kâr getiren bir planı seçer.
may fall short in the face of: baskı altında sınırları değerlendirmek
Burada may fall short, bir şeyin yeterli olmayabileceği veya gereken düzeye ulaşamayabileceği anlamına gelir. In the face of, bir şey değerlendirilirken karşılaşılan ciddi zorluğu ya da baskıyı belirtir. Fall short burada fiziksel olarak düşmek anlamına gelmez. İfade bir bütün olarak temkinli bir değerlendirme yapar: kısa vadeli ekonomik çıkarlar, küresel iklim değişikliğiyle karşılaştırıldığında yetersiz görünebilir. Yeniden kullanılabilen kalıp X may fall short in the face of Y şeklindedir: X, Y ile karşılaştığında yeterli olmayabilir.
Alıştırma
Vurgulanan ifade kısa vadeli ekonomik çıkarlar hakkında ne söylüyor?
- Küresel iklim değişikliğiyle karşılaştırıldıklarında yeterli olmayabilirler.
- Küresel iklim değişikliği yüzünden kesinlikle ortadan kaybolacaklar.
- Küresel iklim değişikliğini daha az ciddi hâle getirecekler.
Cevabı göster
Küresel iklim değişikliğiyle karşılaştırıldıklarında yeterli olmayabilirler.
Experts are still examining fracking's overarching effects.
5:07Uzmanlar hala fracking'in genel etkilerini inceliyor.
Although modern fracking has been around since the 1940s, Dilbilgisi
5:11Modern fracking 1940'lardan beri var olmasına rağmen,
Although ... has been around since ..., it's boomed: uzun süreli varlık ve hızlı büyüme karşıtlığı
Although bir ödünleme anlatımı başlatır. İlk yan cümle uzun süredir var olmayı arka plan bilgisi olarak sunarken ana cümle modern hidrolik kırmanın hızla büyüdüğü karşıt gerçeğe dikkat çeker. Bu yapı, bir şeyin ilk kez ne zaman ortaya çıktığıyla ne zaman genişlediğini veya öne çıktığını ayırmaya yardımcı olur. Has been around, bir şeyin günümüze kadar var olduğunu belirten present perfect yapısıdır; since the 1940s ise başlangıç noktasını verir. It's boomed ifadesindeki it's, it is değil it has anlamındadır; boomed, boom fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve hızla büyümüş olmak anlamına gelir.
Alıştırma
Has been around ve has boomed ifadelerini doğru boşluklara yerleştirin: Although online learning ____ since the 1990s, it ____ in recent years.
Cevabı göster
has been around · has boomed
it's boomed: present perfect ile hızlı büyüme
Bu cümlede it's boomed, it is boomed değil, it has boomed demektir. Boom burada geçişsiz bir fiildir: öznenin kendisi hızla genişlemiş veya çok daha popüler hâle gelmiştir. Has boomed biçimindeki present perfect, son birkaç on yıldaki büyümeyi şimdiki durumla ilişkilendirir. Nötr increase fiiline kıyasla boom, hızlı ve belirgin bir genişlemeyi; çoğu zaman da yoğun bir hareketliliği veya güçlü bir eğilimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi boom fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: Online retail ____ over the past decade.
Cevabı göster
has boomed
and cutting-edge technologies make it so accessible. Notlar
5:22son birkaç on yılda patlama yaşamıştır.
cutting-edge technologies: gelişimin ön saflarındaki teknolojiler
Cutting-edge technologies, günümüzde mevcut olan en gelişmiş ve yenilikçi teknolojiler arasında bulunan teknolojileri ifade eder. Bu ifade, onları gelişimin ön saflarında olarak değerlendirir; gerçek bir kesici kenardan söz etmez. Cutting-edge, technologies ismini niteleyen birleşik bir sıfattır. Bir isimden önce kullanıldığında cutting-edge technology örneğindeki gibi genellikle kısa çizgiyle yazılır.
Alıştırma
Ders içeriğinde geçen ve çok gelişmiş teknolojiler anlamına gelen kısa çizgili ifadeyle tamamlayın: The research team uses ____ to monitor the climate.
Cevabı göster
cutting-edge technologies
make it so accessible: make + nesne + sıfat
make + nesne + sıfat kalıbı, “nesnenin o duruma gelmesini veya o durumda olmasını sağlamak” anlamına gelir. Burada it nesnedir; accessible ise ileri teknolojilerin oluşturduğu sonucu anlatan nesne tamamlayıcısıdır. So, accessible sözcüğünün derecesini güçlendirir. Bu bağlamda accessible yalnızca fiziksel olarak girilebilir değil; elde edilmesi, benimsenmesi veya uygulanması daha kolay demektir.
Alıştırma
Hangi cümlede sonuç durumunu göstermek için make + nesne + sıfat yapısı doğru kullanılmıştır?
- The update made the app more easily to use.
- The update made easier to use.
- The update made the app easier to use.
Cevabı göster
The update made the app easier to use.
But many countries and regions have already banned fracking
5:26Ancak birçok ülke ve bölge, çevre endişelerine yanıt olarak
in response to environmental concerns: çevresel kaygılara yanıt olarak
In response to, “bir şeye tepki olarak” veya “bir durum bir eylemi tetiklediği için” anlamına gelir. Burada edat grubu, çevresel kaygıların ülkeleri ve bölgeleri hidrolik kırmayı yasaklamaya yönelttiğini açıklar. Because of gibi yalnızca neden belirten bir ifadeyle karşılaştırıldığında bir sıralamayı vurgular: önce bir kaygı, talep, olay veya baskı ortaya çıkar; ardından biri buna karşılık vermek için harekete geçer.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki sabit ifadeyle tamamlayın: The company changed its privacy settings ____ user complaints.
Cevabı göster
in response to
It's undeniable that fracking has reshaped the energy landscape around the world, Notlar
5:32Fracking'in dünya çapında enerji manzarasını yeniden şekillendirdiği inkar edilemez,
It's undeniable that: bir iddiayı ciddi biçimde tartışılamaz olarak sunmak
It's undeniable that... yapısında it biçimsel öznedir, undeniable iddiayı niteler ve that yan cümlesi iddianın içeriğini verir. Bu çerçeve, iddiayı konuşmacının makul biçimde inkâr edilemeyeceğini düşündüğü bir şey olarak sunar. Bilgiyi düzenleyen bir işaret olarak önce sağlam bir öncül kurar, ardından sonuç, sınırlama veya ek tartışma getirir. Tarafsızlık ya da belirsizlik değil, güçlü bir bağlılık ifade eder.
Alıştırma
"It's undeniable that online banking has changed daily life" cümlesinde It's undeniable that ne işlev görür?
- Sonraki iddiayı, konuşmacının dinleyicilerin kabul etmesini beklediği sağlam bir öncül olarak sunar.
- Konuşmacının taraf tutmadan bir iddiayı aktardığını gösterir.
- Sonraki iddiayı belirsiz bir olasılık olarak sunar.
Cevabı göster
Sonraki iddiayı, konuşmacının dinleyicilerin kabul etmesini beklediği sağlam bir öncül olarak sunar.
has reshaped the energy landscape: bir alanın tamamında geniş kapsamlı yapısal değişim
Burada landscape fiziksel manzara değil, bir alanın genel durumu ve yapısı için kullanılan bir mecazdır. Energy landscape başlıca enerji kaynaklarını, piyasa ilişkilerini, teknolojileri ve politika tercihlerini kapsar. Has reshaped, hidrolik kırılmanın geniş kapsamlı ve yapısal bir değişime yol açtığını belirtir; present perfect ise geçmişteki bu değişimi günümüzdeki durumla ilişkilendirir. Başka bağlamlarda da kullanılabilen reshape the X landscape kalıbı, tüm bir alanın örgütlenme veya gelişme biçimini önemli ölçüde değiştirmek anlamına gelir.
Alıştırma
"Digital payments have reshaped the banking landscape" cümlesinde reshaped the banking landscape ne anlama gelir?
- Dijital ödemeler bir bankanın içinde küçük ve ilgisiz bir ayarlama yapmıştır.
- Dijital ödemeler bankacılığın genel yapısını ve yönünü önemli ölçüde değiştirmiştir.
- Dijital ödemeler bankaların çevresindeki doğal manzarayı değiştirmiştir.
Cevabı göster
Dijital ödemeler bankacılığın genel yapısını ve yönünü önemli ölçüde değiştirmiştir.
but for what long-term benefit and at what cost? Anlatım akışı
5:37ancak hangi uzun vadeli fayda ve ne bedel karşılığında?
for what long-term benefit ... at what cost? — Fayda ile bedeli tarttıran bir kapanış sorusu
Bu iki soru, uzun vadeli yararı ve bedeli aynı terazide değerlendirir. for what long-term benefit, eylemi haklı çıkaracak kalıcı kazancın ne olduğunu; at what cost ise nelerin feda edilmesi gerekeceğini sorar. Sorunun but sözcüğünden sonra gelmesi, önceki iddia ya da eğilimi anlatmaktan onu değerlendirmeye geçiş yapar. İki kısa bilgi istemek yerine, sonucun verilen ödünlere değip değmediğine karar verme işini dinleyiciye bırakan retorik bir kapanış sorusudur.
Alıştırma
“for what long-term benefit and at what cost?” kapanış sorusunun temel söylem işlevi nedir?
- Bir ürünün tam satın alma fiyatını sorar.
- Uzun vadeli faydaların artık kesin olduğunu ilan eder.
- Dinleyiciden kalıcı kazanımları gerekli fedakârlıklarla karşılaştırmasını ister.
Cevabı göster
Dinleyiciden kalıcı kazanımları gerekli fedakârlıklarla karşılaştırmasını ister.