İnka İmparatorluğu'nun yükselişi ve çöküşü - Gordon McEwan: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: İnkaların küçük bir And krallığından son derece düzenli bir imparatorluğa dönüşmesini ve ardından hastalık, iç savaş ve İspanyol fethiyle çökmesini izleyin. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. all without the use of — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapının, temel araç veya teknolojiler bulunmamasına rağmen olağanüstü başarılar elde edildiğini nasıl vurguladığını anlayın; ciddi kısıtlamalar altında ulaşılan sonuçları anlatırken de kullanın. 2. decimal-based bureaucracy enabled systematic and efficient taxation — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Resmî tarih anlatılarında görülen yoğun soyut isim birleşimlerini çözümleyin ve ondalık temelli bir bürokrasinin büyük ölçekli vergilendirmeyi nasıl düzenli ve verimli hâle getirdiğini kesin biçimde açıklayın. 3. Thus, the great Inca Empire fell even faster than it had risen. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Thus sözcüğünün sonucu bildirdiğini, karşılaştırmanın ise yükseliş ile çöküş hızlarını karşı karşıya getirdiğini fark edin; böylece zaman çizelgesini özetleyen ve girişteki ana temaya dönen etkili bir kapanış cümlesi kurabilirsiniz.
Bu derste
It was the Western Hemisphere's largest empire ever, Dilbilgisi
0:06Batı Yarımküre'nin gelmiş geçmiş en büyük imparatorluğuydu,
with a population of nearly 10 million subjects. Kalıp ifadeler
0:10yaklaşık 10 milyonluk bir nüfusa sahipti.
largest empire ever: gelmiş geçmiş en büyük anlamındaki üstünlük
largest empire ever ifadesinde largest, large sıfatının en üstünlük biçimidir. ever, karşılaştırmanın kapsamını ilgili referans noktasına kadar olan tüm zamanlara genişletir. Cümle, imparatorluğun yalnızca çağdaşları arasında en büyük olduğunu değil, Batı Yarımküre tarihinde herhangi bir zamanda var olmuş en büyük imparatorluk olduğunu söyler. Aktarılabilir yapı, belirli ya da iyelikle sınırlandırılmış bir en üstünlük isim grubunun ardından ever kullanılmasıdır. Western Hemisphere's iyelik yapısı en üstünlüğü belirli hâle getirdiği için largest sözcüğünün hemen önüne bir the daha gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, ilgili zamana kadar ülkede daha büyük bir kütüphanenin hiç yapılmadığını söyler?
- It was the largest library ever built in the country.
- It was the largest library in the country at the time.
- It was one of the largest libraries in the country.
Cevabı göster
It was the largest library ever built in the country.
with a population of nearly 10 million subjects: nüfus ve tebaa statüsü
with ile başlayan grup, imparatorluğun büyüklüğü hakkında arka plan bilgisi ekler; ikinci bir ana olay anlatmaz. with a population of + sayı, bir yerin veya devletin o kadar sakini olduğu anlamına gelir. nearly, sayının 10 milyona yakın ancak 10 milyondan az olduğunu belirtir. Bu tarihî imparatorluk bağlamında subjects, bir hükümdarın veya egemen gücün yönetimi altındaki tebaayı ifade eder. Sözcük, okul derslerini ya da tartışma konularını değil, siyasi statüyü anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle modern bir şehir hakkında tarafsız nüfus bilgisini en doğal biçimde ekler?
- Riverton is the regional capital, with a population of nearly five million subjects.
- Riverton is the regional capital, with a population of nearly five million people.
- Riverton is the regional capital, with nearly a population of five million people.
Cevabı göster
Riverton is the regional capital, with a population of nearly five million people.
Over an area of more than 900,000 square kilometers, Kalıp ifadeler
0:14900.000 kilometrekareden fazla bir alan üzerinde,
Coğrafi ölçek çerçevesi olarak Over an area of more than ...
Over an area of more than + sayı + birim, bir şeyin belirtilen değerden daha büyük bir bölgeye yayıldığını, o bölgede dağıldığını veya gerçekleştiğini anlatır. Buradaki more than 900,000 square kilometers kesin toplamı değil, alanın alt sınırını verir. Bu edat öbeği cümlenin başına getirildiğinde önce coğrafi ölçeği belirler. Ardından ana cümle, bu alanda neyin bulunduğunu veya ne yaşandığını açıklar.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan alan çerçevesiyle tamamlayın: The national park stretches ____ 1,500 square kilometers.
Cevabı göster
over an area of more than
temples, and extensive road and canal systems.
0:21tapınaklar, geniş yol ve kanal sistemleri inşa etti.
They did so in an inhospitable extreme terrain, Anlatım akışı
0:26Bunu son derece zorlu ve yaşanmaz bir arazide,
Önceki bir eyleme gönderim yapan did so
did so ifadesinde did geçmiş zamanı taşır, so ise daha önce belirtilen eylemin veya eylemler grubunun, yani büyük merkezleri ve sistemleri inşa etmenin yerini tutar. İfade yeni bir eylem eklemez. Bu geriye gönderim tekrarlanan bilgiyi sıkıştırır. Okurken önceki fiil fikrini bulun, ardından zorlu arazi ve bu araçların kullanılmaması gibi yeni ayrıntıları aynı eyleme bağlayın.
Alıştırma
Cümleyi geçmiş zamanlı geriye gönderim ifadesiyle tamamlayın: Maya promised to call the client, and she ____ after lunch.
Cevabı göster
did so
all without the use of: kısıtlı koşullarda elde edilen başarıyı vurgulamak
All, virgülden önce anlatılan eylemin veya sonucun tamamına gönderme yapar. Without the use of, mevcut olmayan araç ya da kaynakları belirtir; böylece ifade, başarının tamamının bunlara dayanmadan elde edildiğini anlatır. Ana cümleden sonra ek bir ifade olarak kullanılması, kısıtlamayı daha çarpıcı hâle getirir. Ardından gelen or even, son ögenin özellikle şaşırtıcı olduğunu gösterir.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: She designed the whole poster by hand, ____ a computer.
Cevabı göster
all without the use of
Yet within a hundred years of its rise in the 15th century, Anlatım akışı
0:37Ancak, 15. yüzyılda yükselişinden yüz yıl bile geçmeden,
Yet within a hundred years of its rise: hızlı bir tersine dönüş hazırlamak
Yet, dinleyiciye bir sonraki bilginin az önce anlatılan başarılarla güçlü bir karşıtlık oluşturduğunu bildirir. Anlatıyı imparatorluğun yükselişinden beklenmedik ve zıt bir sonuca yöneltir. Within a hundred years of its rise, yükselişten başlayarak bir üst zaman sınırı belirler: sonuç sonraki yüzyıl içinde gerçekleşmiştir, tam olarak yüzüncü yılda gerçekleşmiş olması gerekmez. İki ögenin de başa konması, dinleyicinin sonucu duymadan önce tersine dönüşü ve bunun hızını kavramasını sağlar.
Alıştırma
Cümlenin başındaki Yet within a hundred years of its rise çerçevesi ne işe yarar?
- Aynı dönemden başka bir başarı ekler.
- Yükselişin kendisinin tam yüz yıl sürdüğünü söyler.
- Bir tersine dönüşü bildirir ve çöküşü yükselişten sonraki bir yüzyıl içinde gerçekleşmiş olarak sunar.
Cevabı göster
Bir tersine dönüşü bildirir ve çöküşü yükselişten sonraki bir yüzyıl içinde gerçekleşmiş olarak sunar.
would be no more: bir şeyin ileride var olmayacağını belirten resmî ifade
would be no more ifadesinde be no more, varlığı sona ermek anlamına gelir. İmparatorluğun son bulduğunu resmî ve dolaylı biçimde anlatır; cümleye ciddi bir tarih anlatısı tonu verir. Would, anlatımı geçmişte tutarken bu sonu imparatorluğun yükselişinden sonraya yerleştirir. Bu, geçmişten bakılan gelecektir: Daha erken olan o noktada imparatorluğun yok oluşu henüz ilerideydi.
Alıştırma
Tarih anlatısını resmî would be no more ifadesiyle tamamlayın: At the time, few people guessed that within twenty years the old kingdom ____.
Cevabı göster
would be no more
According to legend: geleneksel ve doğrulanmamış bir kaynağı belirtme
According to legend bir kaynak göstergesidir. Ardından gelen iddianın doğrulanmış tarih olarak sunulmadığını, zaman içinde aktarılmış geleneksel bir hikâyeden geldiğini belirtir. Cümlenin başında kullanıldığında, ardından gelen bütün ifadenin kanıt durumunu çerçeveler. Böylece anlatıcı hikâyeyi aktarırken onun gerçekliği konusunda mesafesini korur.
Alıştırma
Doğrulanmış gerçek olarak sunulmayan geleneksel bir hikâyeye uygun kaynak göstergesini yazın: ____, a hidden city lies beneath the desert.
Cevabı göster
According to legend
sun god Inti: İnka köken anlatısında Inti'nin rolü
“the sun god Inti” ifadesinde sun god, Inti'nin kim olduğunu belirtir: Inti, İnka dini ve geleneğindeki güneş tanrısıdır. Bu köken anlatısında hükümdarların atalarının Inti tarafından yaratılması, soylarını tanrısal bir temele dayandırır. İfadenin sağladığı temel arka plan bu kutsal bağdır.
Alıştırma
“the sun god Inti” ifadesi köken anlatısına hangi bilgiyi katar?
- Inti, bir mağara keşfeden insan hükümdardır.
- Inti, ataların çıktığı mağaranın adıdır.
- Inti, hükümdarların atalarının tanrısal yaratıcısı olarak sunulan güneş tanrısıdır.
Cevabı göster
Inti, hükümdarların atalarının tanrısal yaratıcısı olarak sunulan güneş tanrısıdır.
with instructions to find: verilen bir görevi ifade etmek
With instructions to + fiilin yalın hâli, kişiye belirli bir görevi yerine getirmesi için talimat verilmiş olduğu anlamına gelir. with instructions to find ifadesinde to find mastarı, talimatın içeriğini belirtir. Bu ifade talimatı kimin verdiğine değil, verilen göreve odaklanır. Birinden ne yapmasının beklendiğini kısa ve öz biçimde anlatır.
Alıştırma
Cümleyi with instructions to + fiilin yalın hâli kalıbıyla tamamlayın: The rescue team entered the forest ____ the missing hiker.
Cevabı göster
with instructions to find
where it would sink into the ground: bir yeri belirtmek
Where it would sink into the ground, the place ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Buradaki where, “o yerde” anlamına gelir; böylece cümlecik, talimatlara göre hangi yerin bulunması gerektiğini belirtir. Bu bir soru değildir. Cümlecikteki it, altın asaya gönderme yapar. Would, asanın toprağa gömülmesini, talimatların verildiği daha önceki zamandan bakıldığında daha sonra gerçekleşmesi beklenen bir olay olarak sunar.
Alıştırma
İlgi cümleciğinin bir yeri doğru biçimde belirttiği cümleyi seçin.
- They searched for the spot which the signal would be strongest there.
- They searched for the spot where the signal would be strongest.
- They searched for the spot where would the signal be strongest.
Cevabı göster
They searched for the spot where the signal would be strongest.
After many adventures and extensive searching, Anlatım akışı
1:09Pek çok macera ve kapsamlı aramalardan sonra,
Ayar Manco and his siblings reached the Cuzco Valley,
1:12Ayar Manco ve kardeşleri Cuzco Vadisi'ne ulaştı,
After many adventures and extensive searching: sonuçtan önce arka planı kısaltmak
Baştaki After öbeği, uzun süren maceraları ve arayışı zaman arka planı olarak kısaca toplar. Böylece cümle hızla ana olaya geçer: Ayar Manco ile kardeşleri vadiye ulaştı. After, many adventures gibi bir isim öbeğini ya da extensive searching gibi -ing biçimli bir ismi başlatabilir. Bu arka planı başa yerleştirmek, anlatıyı “önce süreç, sonra sonuç” şeklinde düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Sonucu belirtmeden önce önceki süreci doğal biçimde kısaltan cümleyi seçin.
- After months of planning and careful testing, the team launched the product.
- After the team planning and carefully test, launched the product.
- After months planned and test carefully, the team launching the product.
Cevabı göster
After months of planning and careful testing, the team launched the product.
where the staff pierced the ground: bir yerde gerçekleşen olayı eklemek
Bu cümlede where bir soru sözcüğü değil, ilgi zarfıdır. Önündeki Cuzco Valley ifadesine gönderme yapar ve 'o yerde' anlamına gelir. Yan cümle orada ne olduğunu, yani asanın toprağı deldiğini anlatır. Virgül, bunun tanımlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği olduğunu gösterir. Birkaç vadiden birini seçmek yerine, zaten belirlenmiş olan vadi hakkında ek bilgi verir.
Alıştırma
Hangi cümle, arazide gerçekleşen bir olayı doğru biçimde ekler?
- We visited the field, which the first flight took place.
- We visited the field, where the first flight took place.
- We visited the field, where the first flight took place there.
Cevabı göster
We visited the field, where the first flight took place.
After fighting off the fierce local native population, Öbek fiiller
1:19Bölgedeki vahşi yerli halkı püskürttükten sonra,
fight off / fighting off: bir tehdide başarıyla direnmek
Fight off, bir saldırgana veya tehdide onu uzaklaştıracak ya da zarar vermesini önleyecek kadar etkili biçimde direnmek anlamına gelen geçişli bir phrasal verb'dür. Altyazıdaki fighting off, grubun yerel halkı püskürttüğünü söyler; yalnızca onlarla savaştıklarını söylemekten daha güçlüdür. After + fighting off yapısı, bu eylemin tam cümledeki sonraki olaydan önce gerçekleştiğini gösterir. Aynı ifade enfeksiyon veya uyku gibi mecazi tehditlerle de kullanılabilir: fight off an infection, fight off sleep.
Alıştırma
Cümleyi fight ile kurulan ve 'başarıyla direnmek' anlamına gelen phrasal verb ile tamamlayın: A healthy body can often ____ a mild infection.
Cevabı göster
fight off
the first Sapa Inca, or king of the Incas: kültürel bir unvanı or ile açıklama
Sapa Inca, en yüce İnka hükümdarının unvanıydı. king of the Incas ifadesi, pek bilinmeyen bu unvanı anlamak için gereken temel bağlamı verir. Burada virgül + or açıklayıcı bir yeniden ifade sunar; bu nedenle or yaklaşık olarak “yani” veya “başka bir deyişle” anlamına gelir. Aralarından seçim yapılacak iki kişi ya da iki makam sunmaz.
Alıştırma
Cümlede or king of the Incas ne işe yarar?
- Manco Capac'ın iki unvandan birini seçmek zorunda olduğunu söyler.
- Manco Capac ile birlikte hüküm süren ikinci bir kişiyi tanıtır.
- Sapa Inca unvanını daha bilinen sözlerle açıklar.
Cevabı göster
Sapa Inca unvanını daha bilinen sözlerle açıklar.
Archaeological evidence suggests that the Incas first settled in this valley around 1200 CE. Anlatım akışı
1:35Arkeolojik kanıtlar İnkaların bu vadiye ilk olarak MS 1200 civarında yerleştiğini gösteriyor.
Archaeological evidence suggests that: kanıta dayalı temkinli bir sonuç sunma
Archaeological evidence suggests that kalıbı önce ifadenin dayanağını, yani arkeologların incelediği maddi kalıntıları belirtir. Ardından gelen iddiayı bu kanıtlarla desteklenen bir sonuç olarak sunar. Suggests, iddiayı mutlak değil temkinli hale getirir. Kanıtlar sonuca işaret eder, ancak konuşan kişi sonucun kesin biçimde kanıtlandığını söylemez. Tarihsel bir anlatıda bu kalıp, geleneksel anlatılardan kanıta dayalı bir değerlendirmeye geçişi de gösterebilir.
Alıştırma
Hangi cümle kanıtlarla desteklenen ancak kesin kabul edilmeyen bir sonucu en iyi şekilde aktarır?
- The evidence proves beyond any doubt that the village was abandoned after a drought.
- The evidence suggests that the village was abandoned after a drought.
- No evidence connects the drought to the village's abandonment.
Cevabı göster
The evidence suggests that the village was abandoned after a drought.
They remained a small kingdom until 1438, Dilbilgisi
1:421438 yılına kadar küçük bir krallık olarak kaldılar,
when they were nearly overrun by the neighboring Chanka tribe. Kelime
1:45bu tarihte komşu Chanka kabilesi tarafından neredeyse ele geçirileceklerdi.
remained a small kingdom until 1438: bir zaman sınırına kadar devam eden durum
Burada remained bir bağ fiilidir. a small kingdom ad öbeği, sürdürdükleri bir eylemi değil, ne olarak kalmaya devam ettiklerini anlatır. until 1438 bu istikrarlı durumun bitiş noktasını belirtir ve okuyucuyu o yıl civarında gerçekleşecek bir değişime hazırlar. Aktarılabilir kalıp remain + tamamlayıcı + until + zaman veya olay şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi remain fiilinin geçmiş zaman biçimiyle ve zaman sınırını belirten until sözcüğüyle tamamlayın: The library ____ open to the public ____ 2012, when it closed for renovations.
Cevabı göster
remained · until
were nearly overrun by: etkisiz hâle getirilmenin veya işgal edilmenin eşiğine gelmek
Askerî bağlamda overrun, saldıran kuvvetlerin bir yere hızla girerek savunucuları etkisiz hâle getirmesi ve çoğu zaman denetimi ele alması anlamına gelir. Were overrun by edilgen yapıdadır: özne saldırıya uğrayan tarafı veya yeri, by öbeği ise saldıranı belirtir. Nearly, sonucun gerçekleşmeye çok yaklaştığını ancak tamamlanmadığını gösterir. Bu nedenle were nearly overrun by, neredeyse etkisiz hâle getirilmek veya işgal edilmek anlamına gelir; saldıranların tamamen başarılı olduğunu söylemez.
Alıştırma
"The fort was nearly overrun by enemy troops." cümlesi ne anlama gelir?
- Kale tarafı düşman birliklerine neredeyse saldırı başlatıyordu.
- Düşman birlikleri kaleyi kesin olarak ele geçirdi ve denetledi.
- Düşman birlikleri kaleyi etkisiz hâle getirmeye veya işgal etmeye çok yaklaştı, ancak cümle başarılı olduklarını söylemiyor.
Cevabı göster
Düşman birlikleri kaleyi etkisiz hâle getirmeye veya işgal etmeye çok yaklaştı, ancak cümle başarılı olduklarını söylemiyor.
but one of his other sons remained and successfully rallied the city's defenses. Kalıp ifadeler
1:56ancak diğer oğullarından biri kaldı ve şehrin savunmasını başarıyla bir araya getirdi.
designated heir: miras almak üzere resmen seçilen kişi
designated heir ifadesinde heir, bir tahtı, unvanı veya mülkü miras alacak kişiyi; designated ise resmen seçilmiş veya belirlenmiş olmayı ifade eder. Bu nedenle ifade, miras alma ihtimali bulunan herhangi birini değil, mirasçı olarak seçilmiş kişiyi belirtir. Bu cümlede ifade, resmî olarak veraset rolü verilmiş bir oğlu kralın diğer oğullarından ayırır. Tarihî ve siyasi metinlerde designated, veraset konusunda bilinçli bir karar alındığını gösterir.
Alıştırma
designated heir ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Tahtı, unvanı veya mülkü miras almak üzere resmen seçilen kişi
- Bir hükümdar adına geçici olarak görev yapan yetkili
- Miras alma ihtimali olan herhangi bir akraba
Cevabı göster
Tahtı, unvanı veya mülkü miras almak üzere resmen seçilen kişi
fled in fear: korktukları için kaçtılar
Fled, flee fiilinin düzensiz geçmiş zaman biçimidir ve bir tehlikeden ya da tehditten kaçmak anlamına gelir. In fear, eyleme eşlik eden duyguyu açıklar ve burada eylemin nedenini de verir: korktukları için kaçtılar. Flee zaten acil bir kaçışı ifade ettiği için yalnızca leave demekten daha güçlüdür. İfade, ayrılmayı tehlike karşısında verilen korkulu bir tepki olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi flee fiilinin geçmiş zaman biçimi ve ardından in fear kullanarak tamamlayın: When the ceiling began to collapse, the visitors ____.
Cevabı göster
fled in fear
successfully rallied the city's defenses: örgütlü direnişi yeniden kurmak
Burada rallied, kriz sırasında insanları ve kaynakları yeniden bir araya getirip örgütlü ve kararlı biçimde harekete geçirdi anlamına gelir. successfully rallied the city's defenses ifadesi, oğlun şehri koruyan güçleri yeniden düzenleyip cesaretlendirdiğini ve böylece savunmanın direnebildiğini anlatır. the city's defenses nesnesi yalnızca surları ya da silahları değil, savunmacıları ve savunma çabasının tamamını geniş anlamda kapsar. Kriz anlatılarında rally; koordinasyonu, güveni ve direnme gücünü yeniden kazandırmayı ifade edebilir.
Alıştırma
Bu cümlede successfully rallied the city's defenses ifadesini en iyi hangi yorum açıklar?
- Savunmacılara şehri terk etmelerini söyledi.
- Şehri koruyan güçleri yeniden düzenledi ve cesaretlendirdi.
- Şehrin çevresindeki bütün surları tek başına yeniden inşa etti.
Cevabı göster
Şehri koruyan güçleri yeniden düzenledi ve cesaretlendirdi.
For his military skill: nedeni önce vermek
Cümle başındaki For his military skill, ana cümledeki sonucun nedenini ya da dayanağını verir: askerî yeteneği, neden hükümdar olduğunu açıklar. Burada for, ardından his military skill isim öbeği gelen bir edattır ve anlamı because of ya da in recognition of ifadesine yakındır. Nedeni başa almak, bilgiyi önce neden sonra sonuç biçiminde düzenler: okuyucu önce dayanağı, ardından sonucu görür. Virgül, bu başlangıç çerçevesinin bittiğini gösterir.
Alıştırma
“For her quick thinking, Maya received an award,” cümlesinde başlangıçtaki ifade ne işe yarar?
- Maya'nın ödülü ne zaman aldığını belirtir.
- Maya'nın ödülü alma nedenini belirtir.
- Maya'nın ödülle ne yapmayı planladığını belirtir.
Cevabı göster
Maya'nın ödülü alma nedenini belirtir.
assuming the name of Pachacuti: bir adı veya unvanı resmen benimsemek
Bu cümlede assuming the name of Pachacuti, Pachacuti'yi hükümdarın adı veya unvanı olarak resmen benimsemek anlamına gelir. Burada assume, ‘varsaymak’ anlamında değildir. -ing yan cümlesi, onun hükümdar olmasıyla bağlantılı bir eylem ekler: Dokuzuncu hükümdar oldu ve bu değişimin bir parçası olarak bu adı aldı. Yeniden kullanılabilir kalıp assume the name of + name şeklindedir.
Alıştırma
Dersin ifadesiyle resmî biyografi cümlesini tamamlayın: She began publishing detective novels, ____ Anna West.
Cevabı göster
assuming the name of
Pachacuti expanded Inca rule throughout the Andes mountains,
2:10Pachacuti, İnka egemenliğini tüm And dağları boyunca genişletti,
transforming the kingdom into an empire through extensive reforms. Dilbilgisi
2:15kapsamlı reformlarla krallığı bir imparatorluğa dönüştürdü.
transforming A into B through C: sonuç ve yöntemi gösterme
Transforming the kingdom into an empire sıfat-fiil yan cümlesi, ana cümledeki genişlemenin sonucunu anlatır. Bu yapı and this transformed the kingdom into an empire şeklinde açılabilir. Yan cümle içinde transform A into B başlangıç durumunu ve yeni durumu, through + isim grubu ise kullanılan yöntemi gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp ana eylem, transforming A into B through C şeklindedir.
Alıştırma
Dersteki sonuç ve yöntem kalıbını tamamlayın: The new policy reduced paperwork, ____ a slow approval process ____ a faster one ____ online forms.
Cevabı göster
transforming · into · through
with four divisions ruled by governors reporting to the king. Dilbilgisi
2:28ve dört yönetim alanı krala bağlı valiler tarafından yönetildi.
Tawantinsuyu, or four quarters: açıklama bildiren or
Burada was reorganized as, yeniden düzenlenen imparatorluk topraklarının adı olarak Tawantinsuyu sözcüğünü tanıtır. Virgüller arasındaki or four quarters ifadesi bu bilinmeyen adı başka sözlerle açıklayıp yeniden ifade eder. Terim, or açıklama, kalıbında or, “yani” ya da “başka bir deyişle” anlamına gelir. Okuyucudan iki seçenek arasında seçim yapmasını istemez.
Alıştırma
Tawantinsuyu, or four quarters ifadesinde or ne işe yarar?
- Yazar, ilk adı düzeltip başka bir adla değiştirir.
- Yazar, bilinmeyen adı sade İngilizce sözlerle açıklar.
- Yazar, okuyucudan iki toprak arasında seçim yapmasını ister.
Cevabı göster
Yazar, bilinmeyen adı sade İngilizce sözlerle açıklar.
four divisions ruled by governors reporting to the king: katmanlı niteleyiciler
with ile başlayan ifade, yeniden düzenleme sonucunda oluşan idari yapıyı ekler. four divisions ruled by governors içinde ruled by governors, divisions sözcüğünü niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: four divisions that were ruled by governors. Reporting to the king, governors sözcüğünü niteleyen kısaltılmış etken bir ilgi cümleciğidir: governors who reported to the king. Zinciri açarken her niteleyiciyi mantıksal olarak tanımladığı isme bağlayın: bölümler yönetiliyordu, valiler ise rapor veriyordu.
Alıştırma
four divisions ruled by governors reporting to the king ifadesini doğru biçimde açan seçenek hangisidir?
- Kral dört bölümü yönetiyor, bölümler de valilere rapor veriyordu.
- Dört vali vardı. Bölümler onlara rapor veriyor, onlar da kralı yönetiyordu.
- Dört idari bölüm vardı. Valiler bu bölümleri yönetiyor ve bu valiler krala rapor veriyordu.
Cevabı göster
Dört idari bölüm vardı. Valiler bu bölümleri yönetiyor ve bu valiler krala rapor veriyordu.
to record numbers and perhaps other information.
2:40sayıları ve belki de diğer bilgileri kaydetmek için.
Although the Inca had no writing: beklentiyi bozan bir ödünleme
Although, ödünleme bildiren bir yan cümleyi başlatır. Önce engel gibi görünen bir gerçeği kabul eder: İnkaların yazısı yoktu. Ardından ana cümle beklenmedik sonucu verir: Buna rağmen bilgiyi kaydetmenin bir yolu vardı. Although A, B yapısında A'ya rağmen B geçerliliğini korur; A, B'nin nedeni değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir engelin sonucu önlemediğini göstermek için although'u doğru kullanır?
- Although the road was closed, but we reached the village by boat.
- Although the road was closed, we reached the village by boat.
- Although the closed road, we reached the village by boat.
Cevabı göster
Although the road was closed, we reached the village by boat.
complex system of knotted strings called quipu: İnkalara ait bir kayıt aracı
Burada quipu, düğümlü iplerden yapılmış düzenli bir İnka kayıt sisteminin adıdır. Düğüm türü, konumu ve düzeni gibi özellikler sayıları kodluyordu; bu nedenle knotted strings sıradan düğümlü ipleri değil, kayıt tutmaya yarayan bir aracı ifade eder. perhaps other information ifadesi, quipu'nun başka neleri kaydettiği konusundaki belirsizliği gösterir. called quipu bütün sistemin adını verir.
Alıştırma
Cümleye göre quipu nedir?
- Düğümlü iplerden yapılmış düzenli bir kayıt sistemi.
- Taş tabletlere oyulmuş bir alfabe.
- Bilgi kaydetme işlevi olmayan süs amaçlı bir ip.
Cevabı göster
Düğümlü iplerden yapılmış düzenli bir kayıt sistemi.
A decimal-based bureaucracy enabled systematic and efficient taxation of the empire's subjects. Kelime
2:44Ondalık sisteme dayalı bir bürokrasi, imparatorluk tebaasının sistemli ve verimli bir şekilde vergilendirilmesini sağladı.
decimal-based bureaucracy enabled systematic and efficient taxation: resmî kurumsal ifade
Burada decimal-based, bureaucracy sözcüğünü niteler ve onluk birimler ya da onlu gruplar temelinde örgütlenmiş bir idari sistemi anlatır. Enabled fiili “mümkün kıldı” anlamına gelir; nesnesi ise systematic and efficient taxation isim öbeğidir. Vurgulanan bölüm, kurumsal bir neden ile idari bir sonucu yoğun ve soyut isimlerle sunar. Resmî tarih anlatımı, görevlilerin vergileri düzenli biçimde toplayabildiğini tek tek anlatmak yerine, bu düşünceyi bürokrasinin vergilendirmeyi mümkün kılması şeklinde sıkıştırır.
Alıştırma
Vurgulanan resmî yapıyı en doğru biçimde yeniden ifade eden cümle hangisidir?
- The administrative system stopped all organized tax collection.
- The administrative system made organized, efficient tax collection possible.
- The officials used taxation only to teach decimal arithmetic.
Cevabı göster
The administrative system made organized, efficient tax collection possible.
with great storehouses containing necessities to be used when needed. Dilbilgisi
2:56ve gerektiğinde kullanılmak üzere ihtiyaç maddeleriyle dolu büyük depolar kurdu.
In return: karşılıklı alışverişi belirtme
Cümlenin başındaki In return bir söylem belirtecidir. İmparatorluğun sağladıklarını daha önceki bir katkı ya da yükümlülükle ilişkilendirmenizi söyler: bir taraf bir şey verir, diğer taraf da karşılığında bir şey sağlar. Bu, yalnızca zaman bakımından sonraki olay ya da kendiliğinden bir neden-sonuç ilişkisi değil, bir alışveriş ilişkisidir. Okurken mevcut ifadenin hangi önceki eyleme veya yarara karşılık geldiğini geride arayın.
Alıştırma
In return ifadesini gerçek bir karşılıklı alışverişi belirtmek için kullanan cümle hangisidir?
- Nora reviewed my application. In return, I helped her rehearse her presentation.
- The temperature dropped. In return, the lake froze.
- The train arrived. In return, the passengers got on.
Cevabı göster
Nora reviewed my application. In return, I helped her rehearse her presentation.
to be used when needed: edilgen amaç ve kısaltılmış koşul
to be used edilgen bir mastar yapısıdır. necessities sözcüğünü niteler ve malzemelerin amaçlanan kullanımını belirtir: malzemeler birisi tarafından kullanılacaktır, dolayısıyla dil bilgisel odak eylemi alan nesnelerdedir. when needed, malzemelere ihtiyaç duyulduğu zaman anlamına gelen kısaltılmış bir yan cümledir. to be used when needed yapısı, kullanım amacını ve koşulunu tek ifadede birleştirir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki edilgen amaç ifadesi ve kısaltılmış koşul yapısıyla tamamlayın: The emergency generator is kept ready ____.
Cevabı göster
to be used when needed
and various crops were grown in at different altitudes to be transported all over the empire. Dilbilgisi
3:04ve imparatorluğun dört bir yanına taşınmak üzere farklı rakımlarda çeşitli mahsuller yetiştirildi.
Great terraces and irrigation works: And Dağları'ndaki tarım yapıları
Burada terraces, binalara bağlı terasları değil, dağ yamaçlarına açılmış geniş ve basamaklı tarlaları ifade eder. Irrigation works, suyu tarlalara taşıyan kanallar gibi inşa edilmiş sistemlerdir; works burada mühendislik projeleri veya tesisleri anlamına gelen çoğul bir isimdir. And Dağları ortamında bu yapılar, dik arazileri tarıma elverişli hâle getiriyor ve farklı yüksekliklerdeki ürünlere su ulaştırılmasına yardımcı oluyordu. Gıda üretimini nasıl desteklediklerini anlamak için gereken arka plan budur.
Alıştırma
Bu cümlede Great terraces and irrigation works neyi ifade ediyor?
- Manzara izlemek ve sosyalleşmek için kullanılan bina terasları.
- Ürünleri daha sonra kullanmak üzere saklayan depolar.
- Düz ekim alanları oluşturan ve ürünlere su taşıyan büyük tarım yapıları.
Cevabı göster
Düz ekim alanları oluşturan ve ürünlere su taşıyan büyük tarım yapıları.
to be transported ...: planlanan sonraki aşamayı belirten edilgen mastar
To be transported, to be + geçmiş zaman ortacı yapısındaki edilgen mastardır. Ürünler transport eylemine maruz kaldığı için edilgen biçim gerekir; cümle, onları kimin taşıdığını belirtmez. Burada edilgen mastar, ürünlerin yetiştirilmesinden sonra planlanan aşamayı gösterir: ürünlerin imparatorluğun dört bir yanına götürülmesi amaçlanır. Süreç anlatımlarında bu yapı, bir aşamayı bir nesnenin daha sonra geçirmesi planlanan eyleme bağlar.
Alıştırma
Süreci tamamlamak için distribute fiilinin edilgen mastarını kullanın: The meals are packed in the morning ____ to families that evening.
Cevabı göster
to be distributed
And it was during Pachacuti's reign that the famous estate of Machu Picchu was constructed. Dilbilgisi
3:10Ve ünlü Machu Picchu mülkünün inşa edilmesi de Pachacuti'nin saltanatı sırasında olmuştur.
It was during ... that ...: it-cleft ile zamana odaklanma
It was ... that ... bir it-cleft, yani odaklayıcı ayrık tümce yapısıdır. was ile that arasına yerleştirilen öge odaklanır. Burada during Pachacuti's reign odakta olduğu için cümle, Machu Picchu'nun tam olarak ne zaman inşa edildiğini vurgular. Ayrık yapı çıkarıldığında temel cümle The famous estate of Machu Picchu was constructed during Pachacuti's reign olur. Bu yapı olayın anlamını korur, ancak bilgiyi zaman etrafında düzenler; çoğunlukla “ne zaman?” sorusunu yanıtlamak veya farklı zamanları karşılaştırmak için kullanılır.
Alıştırma
during the final inspection ifadesini vurgulamak için it-cleft yapısını tamamlayın: ____ during the final inspection ____ the engineers found the crack.
Cevabı göster
It was · that
the empire covered much of western South America. Kelime
3:29imparatorluk Batı Güney Amerika'nın büyük bir bölümünü kapsıyordu.
By the end of his reign: bir sonuç için zamanın son noktasını belirlemek
By the end of his reign, ana bilgiden önce zamansal bir son nokta belirler. Reign, bir hükümdarın yönetimde olduğu dönemdir; dolayısıyla ifade “en geç hükümdarlığı sona erdiğinde” anlamına gelir. Cümlenin başındaki By the end of + zaman dilimi, sonraki yan cümleyi o son noktaya kadar ulaşılmış bir sonuç veya durum olarak yorumlatır. Bu kullanım çoğu zaman daha önce gerçekleşen bir gelişimi ima eder. Burada covered, tam o anda gerçekleşen tek bir eylemi değil, son kontrol noktasındaki imparatorluk sınırlarını anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, beş mağazanın en geç yıl sonuna kadar açılmış olduğunu belirtir?
- By the end of the year, the company had opened five stores.
- At the end of the year, the company opened its fifth store.
- Near the end of the year, the company planned to open five stores.
Cevabı göster
By the end of the year, the company had opened five stores.
covered much of western South America: coğrafi kapsamı anlatmak
Coğrafi bir anlatımda cover, “bir alanı kaplamak, içine almak veya o alana yayılmak” anlamına gelir. Buradaki covered much of western South America, imparatorluğun topraklarının bu bölgenin büyük bir kısmını içerdiğini söyler; bir şeyin fiziksel olarak arazinin üzerinde durduğunu anlatmaz. Much of, “büyük bir kısmı” anlamına gelir. Cover, alanı doğrudan nesne olarak alır: an empire covers a region, a forest covers a valley ve a network covers a city.
Alıştırma
Hangi cümle “The reserve covers much of the island” ifadesinin coğrafi anlamına en uygun karşılıktır?
- The reserve is hidden by most of the island.
- The reserve reaches the island at only one small point.
- The reserve extends across a large part of the island.
Cevabı göster
The reserve extends across a large part of the island.
strained the social fabric: toplumun bağlarını baskı altına almak
Social fabric, toplumu ilişkilerden, güvenden, ortak kurallardan ve kurumlardan oluşan bir ağa benzeten bir metafordur. To strain it, bu ağı ciddi baskı altına almak veya zayıflatmak demektir; gerçek bir kumaşı çekmek anlamına gelmez. Bu cümlede uzaklardaki askerî seferlerin hükümdarın toplumundaki bütünlüğe ve istikrara zarar verdiği anlatılır. Strain gerginlik ve hasar ifade eder, ancak mutlaka tam bir çöküş anlamına gelmez.
Alıştırma
'The conflict strained the social fabric' ne anlama gelir?
- Çatışma toplumun her parçasını hemen yok etti.
- Çatışma toplumdaki ilişkileri ve istikrarı baskı altına aldı.
- Çatışma toplumun kullandığı kumaşa zarar verdi.
Cevabı göster
Çatışma toplumdaki ilişkileri ve istikrarı baskı altına aldı.
was stricken by fever: ateşli hastalığı resmî biçimde anlatmak
was stricken by fever ifadesindeki be stricken by, zararlı bir şeyden 'ciddi biçimde etkilenmek' anlamına gelir. Burada Huayna Capac'ın ateşlenerek ağır biçimde hastalandığını belirtir. Stricken, strike ile ilişkili bir geçmiş zaman ortacı biçimidir, ancak bu ifade gerçek anlamda vurulmaktan söz etmez. Hastalığa güçlü, talihsiz ve resmî bir anlatım tonu kazandırır.
Alıştırma
Tarihî anlatım tarzındaki cümleyi be stricken by ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: In 1891, the explorer ____ fever.
Cevabı göster
was stricken by
bringing diseases to which the native peoples had no resistance. Dilbilgisi
3:54ve yerli halkın bağışıklığı olmayan hastalıklar getirmişlerdi.
Spanish conquistadors: Amerika kıtasındaki İspanyol sömürge fatihleri
Spanish conquistadors burada, özellikle 15. ve 16. yüzyıllarda Amerika kıtasının askerî fethine ve sömürgeleştirilmesine katılan İspanyolları ifade eder. Conquistador, İspanyolcadan gelen tarihsel bir adlandırmadır; kazanan herkes için kullanılan genel bir sözcük değildir. Bu kimliği bilmek, cümlenin sıradan bir yolculuktan değil sömürgeci bir ortamdan söz ettiğini gösterir ve burada anlatılan eşitsiz teması ve hastalıkların yayılmasını anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede Spanish conquistadors en doğru biçimde ne anlama gelir?
- Modern bir yarışmayı kazanan herkes için genel bir terim
- Amerika kıtasının sömürgeleştirilmesine katılan İspanyol fatihler
- Karayipler’den İspanya’ya giden barışçıl tüccarlar
Cevabı göster
Amerika kıtasının sömürgeleştirilmesine katılan İspanyol fatihler
to which ... had no resistance: edatın öne alındığı ilgi cümleciği
to which the native peoples had no resistance yan cümleciği diseases sözcüğünü niteler. Which, diseases sözcüğüne gönderme yapar; to ise have no resistance to something kalıbından gelir. Resmî İngilizcede edat, ilgi zamirinin önüne getirilebilir: diseases to which the native peoples had no resistance. Daha az resmî İngilizcede edat genellikle sonda bırakılır: diseases which or that the native peoples had no resistance to. Anlam değişmez, ancak edatın öne alındığı yapı daha resmî ve yazı diline özgü duyulur.
Alıştırma
Cümleyi refer to kalıbının gerektirdiği resmî ilgi bağlantısıyla tamamlayın: The guide lists a resource ____ new users can refer.
Cevabı göster
to which
including Huayna Capac and his designated heir.
4:01bunlar arasında Huayna Capac ve onun belirlediği varisi de vardı.
in the outbreak: bir hastalığın aniden yayılması sırasında
Burada outbreak, bir hastalığın bir toplulukta aniden ortaya çıkıp yayılması anlamına gelir. In the outbreak, ölümlerin bu hastalık olayı sırasında gerçekleştiğini belirtir; yalnızca bir şeyin dışarı çıktığı anlamına gelmez. Outbreak başka zararlı olayların aniden başlamasını da anlatabilir. Ancak illness, infection, cases veya deaths gibi halk sağlığıyla ilgili ipuçları, burada hastalık anlamını gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede in the outbreak ne anlama geliyor?
- planlı bir nüfus hareketi sırasında
- bir hastalığın aniden yayılması sırasında
- bir kraliyet veraset töreni sırasında
Cevabı göster
bir hastalığın aniden yayılması sırasında
vacant throne ignited a civil war: siyasi nedenselliği anlatan ateş mecazı
The vacant throne, tahtı güvenli biçimde elinde tutan bir hükümdar olmadığını ve veraset sorununun çözülmediğini anlatır. Bu soyut durum cümlenin dil bilgisel öznesidir; böylece siyasi bir koşul doğrudan neden olarak sunulur. Ignited sözcüğü gerçek anlamıyla ateşe verdi demektir. Burada mecazidir: Çözülmemiş taht sorunu, çatışma aniden başlayan bir ateşmiş gibi iç savaşı tetiklemiştir. Bu imge, çatışmanın başlangıcını hızlı ve güçlü gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede ignited, bir olayın güçlü bir toplumsal tepkiyi tetiklediğini anlatmak için mecazi olarak kullanılmıştır?
- The committee postponed the vote until Friday.
- The disputed election ignited weeks of protests.
- A spark ignited the dry grass.
Cevabı göster
The disputed election ignited weeks of protests.
greatly weakening the empire: sonuç bildiren bir -ing öbeği
Greatly weakening the empire, önceki cümleciğe bağlanan bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. Burada bütün olayın sonucunu gösterir: İç savaş imparatorluğu çok daha zayıf bıraktı. Weakening eyleminin örtük nedeni kardeşlerden biri değil, iç savaştır. Virgülden sonra gelen bir -ing öbeği, özellikle haber ve tarih anlatılarında ana cümledeki olayın sonucunu kısa biçimde ekleyebilir. Anlamı çoğu zaman yaklaşık olarak 've bunun sonucunda...' şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle, önceki olayın sonucunu göstermek için sonda bir -ing öbeği kullanır?
- The storm damaged the bridge near the village.
- The storm damaged the bridge, cutting off the village.
- The storm damaged the bridge before it reached the village.
Cevabı göster
The storm damaged the bridge, cutting off the village.
after finally winning the Inca civil war, Anlatım akışı
4:18İnka iç savaşını nihayet kazandıktan sonra,
Atahualpa and his army encountered the European invaders.
4:21Atahualpa ve ordusu Avrupalı işgalcilerle karşılaştı.
after finally winning the Inca civil war: ana olaydan önce arka plan verme
Cümle başındaki after + -ing öbeği, tamamlanmış bir olayı ana olaydan önceye yerleştirir. Önce Atahualpa ve ordusu iç savaşı kazandı; ardından istilacılarla karşılaştılar. Bu düzen, önceki olayı arka plan bilgisi olarak verir ve yeni gelişmeyi ana cümlede tutar. Finally, zaferin ancak uzun veya zorlu bir süreçten sonra geldiğini düşündürür. Winning eyleminin örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesidir: Atahualpa ve ordusu.
Alıştırma
Hangi cümle after + -ing yapısını iki eylemi de aynı kişi yapacak şekilde doğru kullanır?
- After checking the figures, Elena sent the final report.
- After checked the figures, Elena sent the final report.
- After checking the figures, the final report surprised Elena.
Cevabı göster
After checking the figures, Elena sent the final report.
Francisco Pizarro and his small group of conquistadors
4:27Francisco Pizarro ve onun küçük bir grup fatihi,
Although greatly outnumbered: eksiltili bir ödünleme yan cümlesi
Although greatly outnumbered, eksiltili bir ödünleme yan cümlesidir. Tam anlamı Although Francisco Pizarro and his small group were greatly outnumbered şeklindedir; yani karşı tarafın insan sayısı çok daha fazlaydı. Özne ve were, ana cümleden anlaşıldığı için söylenmemiştir. Bu yan cümle önce ciddi bir dezavantaj sunar, ana cümle ise ardından beklenen sonucun tersini verir. Bu yapıda eksiltili yan cümlenin örtük öznesi, ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır.
Alıştırma
Eksiltili although yan cümlesinin örtük öznesini ana cümlenin öznesiyle doğru biçimde eşleştiren cümle hangisidir?
- Although exhausted, the race was finished by Maya.
- Although exhausted, Maya finished the race.
- Although Maya exhausted, she finished the race.
Cevabı göster
Although exhausted, Maya finished the race.
stunned the ... force with ...: şok ve düzen bozukluğu yaratmak
Burada stunned, kralın ordusuna o kadar ani ve güçlü bir şok yaşattı ki ordunun bir süre etkili biçimde karşılık veremediği anlamına gelir. Basitçe surprised demekten daha güçlüdür, ancak tek başına defeated anlamına gelmez. Bu bağlamda force, örgütlü bir askerî grup demektir. stun someone or a group with something kalıbında stun sözcüğünden sonra etkilenen hedef, with sözcüğünden sonra ise kullanılan araç gelir. Ateşli silahlar ve atlar, şoku yaratan yabancı araçlar olarak sunulur.
Alıştırma
"The unfamiliar weapons stunned the larger force," cümlesinde stunned en doğrudan ne anlama gelir?
- Silahlar bütün kuvveti hemen yenip esir aldı.
- Silahlar güçlü bir şok yaratarak kuvvetin karşılığını kısa süreliğine aksattı.
- Silahlar kuvveti biraz meraklandırdı.
Cevabı göster
Silahlar güçlü bir şok yaratarak kuvvetin karşılığını kısa süreliğine aksattı.
neither of which: iki öncülün de olumsuzlanması
Neither of which, açıklayıcı yani sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği başlatır. Which, önceki iki isim olan guns and horses ifadelerine gönderme yapar; neither ise kralın kuvvetlerinin bu ikisinden hiçbirini daha önce görmediğini belirtir. Bu resmî ve kısa yapı, daha önce geçen tam iki ögeye ek bilgi verir: noun A and noun B, neither of which + clause. Virgül, cümleciğin hangi silah veya atların kastedildiğini belirlemediğini, yalnızca ek bilgi verdiğini gösterir.
Alıştırma
Tam iki şeyin hiçbirinde sonraki durumun geçerli olmadığını belirten resmî ilgi ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The lab tested two samples, ____ contained the virus.
Cevabı göster
neither of which
Atahualpa was taken captive and killed about a year later. Kalıp ifadeler
4:39Atahualpa esir alındı ve yaklaşık bir yıl sonra öldürüldü.
was taken captive: take captive yapısının edilgen biçimi
Take someone captive, bir kişiyi ele geçirip esir olarak tutmak anlamına gelir. Was taken captive, yapının basit geçmiş zamandaki edilgen biçimidir: Eylem Atahualpa'ya yapıldığı için cümle, karşı kuvvetlerin onu ele geçirip esir tuttuğunu anlatır. Captive burada öznenin ele geçirildikten sonraki durumunu belirten bir özne tümlecidir. Bu yapıda çoğul isim değildir; dolayısıyla ifade was taken captive olur, was taken a captive veya was taken captives olmaz.
Alıştırma
Take someone captive yapısının basit geçmiş zamandaki edilgen biçimini kullanın: After the battle, several soldiers ____ by the opposing army.
Cevabı göster
were taken captive
Pizarro described it as so beautiful that it would be remarkable even in Spain. Dilbilgisi
4:49Pizarro onu o kadar güzel bulmuştu ki, İspanya'da bile dikkate değer olacağını söyledi.
were awed by: güçlü hayranlık ve saygı
Be awed by, etkileyici bir kişi ya da şey karşısında güçlü bir hayret, hayranlık veya saygı hissetmek demektir. Burada were awed by, Cuzco'nun başkentinin fatihler üzerinde derin bir etki bıraktığını gösterir; sadece şaşırmış değillerdi. Kalıp be awed by + bu duyguyu uyandıran kişi veya şey şeklindedir. Awed, duyguyu hisseden tarafı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi be awed by ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The hikers ____ the vast glacier.
Cevabı göster
were awed by
as so beautiful that...: describe A as so + sıfat + that yapısı
As, describe A as B kalıbını tamamlar: Pizarro şehri B olarak betimledi. Buradaki B, so beautiful that it would be remarkable even in Spain bölümüdür. Bu, as ... as karşılaştırma kalıbı değildir. So + sıfat + that yan cümlesi önce yüksek bir dereceyi, ardından bu derecenin ne kadar yüksek olduğunu gösteren bir sonuç veya değerlendirmeyi sunar. Even in Spain karşılaştırma ölçütünü yükselterek Pizarro'nun Cuzco'yu ne kadar olağanüstü bulduğunu vurgular.
Alıştırma
So ... that kalıbını tamamlayın: The reviewer described the hall as ____ beautiful ____ everyone stopped to stare.
Cevabı göster
so · that
Though the capital had fallen and the native population had been destroyed by civil war and disease, Dilbilgisi
4:56Başkent düşmüş ve yerli halk iç savaş ve hastalıklardan yok olmuş olsa da,
some Incas fell back to a new capital at Vilcabamba Öbek fiiller
5:02bazı İnkalar Vilcabamba'daki yeni bir başkente çekildiler
Though the capital had fallen ...: ödünleme ilişkisi kurmak
Though, ödünleme bildiren bir yan cümleyi başlatır. Bu yan cümle, direnişin sürmesini normalde pek olası göstermeyecek iki gerçeği sunar: başkent düşmüş, yerli nüfus da iç savaş ve hastalıklar yüzünden büyük ölçüde yok olmuştu. Virgülden sonraki ana cümle, anlatıyı ileri taşıyan asıl bilgiyi verir: bazı İnkalar geri çekilip direnmeye devam etti. Başta uzun bir though cümlesi bulunan yapılarda önce virgülü ve ana cümleyi bulun; mantığı “buna rağmen ana cümledeki olay yine de gerçekleşti” şeklinde okuyun.
Alıştırma
Cümlenin başındaki though yan cümlesi burada ne işe yarıyor?
- Direnişin sürmesini beklenmedik kılan olumsuz bir arka plan verir.
- Direnişin başkentin düşmesine neden olduğunu belirtir.
- Başkentin kırk yıllık direnişten sonra düştüğünü gösterir.
Cevabı göster
Direnişin sürmesini beklenmedik kılan olumsuz bir arka plan verir.
fell back to a new capital: başka bir konuma geri çekilmek
Bu askerî anlatıda fell back to, “geri çekilmek” anlamına gelir. Bazı İnkalar güvensiz hâle gelen veya kaybedilen bir konumu terk ederek Vilcabamba'daki yeni başkente geçti ve oradan direnmeye devam etti. Fell, fall fiilinin geçmiş zaman biçimidir; to ise geri çekilmenin hedefini belirtir. Buradaki fall back, fiziksel olarak geriye doğru düşmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi fall back to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the outer wall was breached, the defenders ____ the inner fortress.
Cevabı göster
fell back to
along with much of the Incas physical and cultural legacy. Kalıp ifadeler
5:15İnkaların fiziksel ve kültürel mirasının büyük bir bölümünü de yok etmişlerdi.
by 1572 ... had destroyed: geçmişteki bir son tarihe kadar tamamlanma
By 1572 geçmişte bir son tarih belirler ve “en geç 1572'de” anlamına gelir. Had destroyed past perfect yapısındadır; bu nedenle zaman çizgisi 1572'ye ulaştığında yok etme eylemi zaten tamamlanmış olarak sunulur. by + geçmiş zaman noktası ... had + fiilin üçüncü hâli kalıbı, tarihsel zaman çizgilerinde ve raporlarda geçmişteki belirli bir noktaya kadar oluşmuş sonucu göstermek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi complete fiilinin past perfect biçimiyle tamamlayın: By 2018, the team ____ the project.
Cevabı göster
had completed
along with much of ... legacy: etkilenen başka bir şeyi eklemek
Along with, aynı fiilden etkilenen ek bir şeyi cümleye katar. Ana nesne all remaining resistance ifadesidir; ardından gelen söz öbeği, İnka halkının maddi ve kültürel mirasının büyük bölümünü de yok edilen başka bir şey olarak ekler. Bu söz öbeğinin ana nesneden sonra gelmesi, önce ilk sonucu öne çıkarır ve ardından zararın kapsamını genişletir. Much of kullanımı doğaldır çünkü legacy burada toplu ve büyük ölçüde sayılamayan bir kavram olarak ele alınır.
Alıştırma
Cümleyi along with kullanarak tamamlayın: The storm damaged the school, ____ several nearby homes.
Cevabı göster
along with
the great Inca Empire fell even faster than it had risen.
5:20Büyük İnka İmparatorluğu, yükselişinden bile daha hızlı bir şekilde çöktü.
Thus ... fell even faster than it had risen: sonuç ve karşılaştırmayla anlatıyı kapatmak
Thus, tüm cümleyi önceki anlatımdan çıkarılan bir sonuç olarak sunar. Okura bunun zaman çizelgesine eklenen sıradan bir olay değil, önceki anlatının sonucu ya da son çıkarımı olduğunu gösterir. fell even faster than it had risen karşılaştırması, imparatorluğun çöküşünü önceki yükselişiyle hız bakımından karşı karşıya getirerek anlatıyı kapatır. had risen yükselişin çöküşten önce gerçekleştiğini gösterir; even ise faster sözcüğünü güçlendirerek çöküşün hızını özellikle çarpıcı kılar.
Alıştırma
Örnek cümlede Thus hangi söylem işlevini yerine getiriyor?
- Cümleyi önceki anlatımdan çıkarılan bir sonuç olarak sunar.
- Çöküşü önceki anlatıyla bağlantısı olmayan bağımsız bir olay olarak ekler.
- İmparatorluğun daha önce yükselmiş olduğu iddiasını düzeltir.
Cevabı göster
Cümleyi önceki anlatımdan çıkarılan bir sonuç olarak sunar.
please consider supporting it on patreon.com/teded.
5:30lütfen patreon.com/teded üzerinden desteklemeyi düşünün.