En İyi 10 Gerçek - Minecraft: İngilizce çalışma notları
LEMMiNO
Video özeti: Bu anlatım Minecraft’ı ilk prototip ve efsanelerden geniş dünyasına, oyuncu yapılarına, gizli göndermelere ve iptal edilen özelliklere kadar inceliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. came about — Öbek fiiller: Bir adın, fikrin veya durumun nasıl ortaya çıktığını originated sözcüğüne bağlı kalmadan açıklayın. 2. no one would be the wiser. — Deyimler ve mecazi ifadeler: Çürütülmesi zor bir varsayımda kimsenin bir şeyi fark etmeyeceğini veya gerçeği bilmeyeceğini anlatın. 3. would have had, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Gerçekleşmemiş geçmiş bir olasılık için would have ile geçmiş zaman ortacını kullanın; örneğin kaldırılan bir özelliğin olası işlevini sorun.
Bu derste
Minecraft actually began in the form of another game titled RubyDung. Kalıp ifadeler
0:09Minecraft aslında RubyDung adlı başka bir oyun biçiminde başladı.
in the form of: Bir şeyin aldığı biçimi anlatmak
In the form of, “belirli bir şey türü olarak ortaya çıkmak veya sunulmak” anlamına gelir. Bu cümlede Minecraft ilk olarak RubyDung adlı başka bir oyun biçiminde var oldu. Buradaki form, doldurulan bir form değil, biçim veya sürüm demektir. in the form of, bir şeyin aldığı biçimi belirtmek için bir isimden veya isim grubundan önce kullanılır: in the form of a game, in the form of a letter veya in the form of a chart.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “bir şey biçiminde sunulmuş” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The prize came ____ a gift card.
Cevabı göster
in the form of
Not much is known about the game other than that it was influenced by a city-building freeware game called Dwarf Fortress. Dilbilgisi
0:14Dwarf Fortress adlı ücretsiz bir şehir kurma oyunundan etkilendiği dışında, oyun hakkında pek bir şey bilinmiyor.
Not much is known about ... other than that: Yalnızca bir bilginin bilindiğini söylemek
Not much is known about X, X hakkında elde bulunan bilgilerin çok sınırlı olduğunu dikkatli bir şekilde anlatır. Hiçbir şey bilinmediği anlamına gelmez. Bu cümlede other than that, bilinen tek gerçeği tanıtır. that sözcüğünden sonra bir özne ve fiil gelir. Yapının tamamı “bu gerçek dışında çok az şey biliniyor” anlamına gelir.
Alıştırma
Yalnızca bir gerçeğin bilindiğini söylemek için dersteki ikili yapıyı kullanın: ____ the old building ____ it was once a school.
Cevabı göster
Not much is known about · other than that
While ... was working ...: geçmişte devam eden arka plan eylemi
Burada While bir zaman yan cümlesi başlatır ve “…… sırasında” anlamına gelir; “…… olmasına rağmen” veya “ancak” anlamında değildir. Past continuous biçimindeki was working, o anda zaten sürmekte olan eylemi gösterir ve arka planı oluşturur. Ana cümledeki simple past found, bu arka plan sırasında gerçekleşen ve hikâyeyi ilerleten olayı anlatır. Yeniden kullanılabilecek yaygın kalıp şöyledir: While + past continuous, ... simple past.
Alıştırma
Hangi cümle, Eva zaten resim yaparken kapı zilinin bir kez çaldığını gösterir?
- Eva painted after the doorbell rang.
- While Eva painted, the doorbell was ringing.
- While Eva was painting, the doorbell rang.
Cevabı göster
While Eva was painting, the doorbell rang.
Infiniminer was an open source multiplayer block-based sandbox building and digging game
0:25Infiniminer, blok tabanlı ve açık kaynaklı çok oyunculu bir sandbox inşa etme ve kazma oyunuydu.
sharing many similar features with what would later become Minecraft. Dilbilgisi
0:31Bu oyun, daha sonra Minecraft olacak şeyle pek çok benzer özelliği paylaşıyordu.
what would later become Minecraft: daha sonra Minecraft'a dönüşecek olan şey
Burada what, “the thing that”, yani “…… olan şey” anlamına gelir. Dil bilgisi bakımından kaynaşmış bir ilgi zamiridir: what would later become Minecraft bir bütün olarak isim yan cümlesi oluşturur ve with edatının nesnesi olur. What zaten “o şey” anlamını içerdiği için önüne ayrı bir isim gelmesi gerekmez. Would, geçmişteki bir noktadan bakılan geleceği anlatır. O erken aşamada Minecraft'a dönüşmek hâlâ gelecekteydi. Burada istek veya gerçek dışı bir koşul ifade etmez; later ise sonunda ortaya çıkan sonucu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, geçmişteki bir noktadan bakıldığında müzenin daha sonra ilk elektrikli trene dönüşen şeyi sergilediği anlamını doğru verir?
- The museum displayed what will later become the first electric train.
- The museum displayed that would later become the first electric train.
- The museum displayed what would later become the first electric train.
Cevabı göster
The museum displayed what would later become the first electric train.
The name Minecraft came about when a user in an IRC chat room with Notch suggested it. Öbek fiiller
0:34Minecraft adı, Notch'un bulunduğu bir IRC sohbet odasında bir kullanıcının önermesiyle ortaya çıktı.
came about: bir şeyin nasıl ortaya çıktığı
Burada came about, Minecraft adının nasıl ortaya çıktığını anlatır. Ortaya çıkan veya gelişen şey cümlenin öznesidir; bu nedenle ifade fiziksel bir hareket bildirmez. Come about geçişsiz bir öbek fiildir: something came about denebilir veya how it came about diye sorulabilir, ancak sonuç doğrudan nesne olarak arkasından getirilemez.
Alıştırma
Soruyu “gerçekleşmek veya gelişmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: How did this new rule ____?
Cevabı göster
come about
But originally Notch wanted to call it Minecraft Order of the Stone.
0:40Fakat başlangıçta Notch oyuna Minecraft Order of the Stone adını vermek istiyordu.
This is the first ever version and released video of the game then only titled as Cave Game.
0:46O zamanlar sadece Cave Game olarak adlandırılan oyunun yayınlanan ilk videosu ve en ilk sürümü budur.
the very first alpha version of the game is released to the public. Kalıp ifadeler
0:56oyunun en ilk alfa sürümü halka yayınlandı.
released to the public: resmen herkesin kullanımına sunulmuş
Release something to the public, bir ürünün, sürümün, belgenin veya başka bir içeriğin genel kullanıma resmen sunulması demektir. Bu cümlede is released edilgen yapıdadır: eylem alpha version üzerinde gerçekleşir, to the public ise ona kimlerin erişebileceğini belirtir. Cümle bir zaman çizelgesinden geldiği için şimdiki zaman biçimindeki is released, geçmişteki bir olayı tarihsel şimdiki zamanla anlatır.
Alıştırma
Duyuruyu “resmî olarak herkesin kullanımına sunulmuş” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: The new app will be ____ next month.
Cevabı göster
released to the public
This image is believed to be the first ever in-game creation shared by a user Dilbilgisi
0:59Bu görselin, bir kullanıcı tarafından paylaşılan ilk oyun içi eser olduğuna inanılıyor;
Doğrulanmamış bir iddiayı aktaran is believed to be
Is believed to be, yaygın bir inancı aktaran edilgen bir bildirme yapısıdır. Bir şeyin genel olarak doğru kabul edildiğini belirtir, ancak buna kimin inandığını söylemez. Burada ilk oyun içi eser ifadesini, konuşanın tamamen kanıtladığı bir gerçek olarak değil, yaygın kabul gören bir iddia olarak sunar. Başka durumlara aktarılabilen kalıp şöyledir: özne + be believed to be + isim veya sıfat.
Alıştırma
Hangi cümle bir iddiayı yaygın olarak inanılan, ancak tamamen doğrulanmamış bir bilgi olarak sunar?
- This object is believed to be over 2,000 years old.
- This object is known to be exactly 2,000 years old.
- People should believe this object is old.
Cevabı göster
This object is believed to be over 2,000 years old.
only 49 minutes after the game was released.
1:05oyunun yayınlanmasından yalnızca 49 dakika sonra yapıldı.
the very first in-game sprite art in the form of an 8-bit Mario was created and shared.
1:108-bit Mario formundaki ilk oyun içi piksel sanatı oluşturuldu ve paylaşıldı.
If you're even slightly involved in the Minecraft gaming community, Kalıp ifadeler
1:18Minecraft oyun topluluğuna biraz bile dâhilseniz,
it's very likely you've heard about Herobrine.
1:21Herobrine hakkında bir şeyler duymuş olma ihtimaliniz çok yüksektir.
Çok az katılımı anlatan even slightly involved in
Be involved in, bir etkinliğe veya gruba katılmak ya da onunla bir şekilde bağlantılı olmak anlamına gelir. Bu cümlede Minecraft topluluğuyla temas kurmayı ifade eder; o topluluktan sorumlu olmak anlamına gelmez. Even slightly eşiği çok düşük tutar: çok az katılımınız olsa bile ifade sizin için geçerlidir. even + derece bildiren sözcük kalıbı, en küçük miktarın bile yeterli olduğunu vurgulayabilir.
Alıştırma
Hangi cümle çok küçük bir katılım miktarının bile yeterli olduğu anlamına gelir?
- Anyone interested in the club can vote.
- Anyone even slightly involved in the club can vote.
- Anyone responsible for the club can vote.
Cevabı göster
Anyone even slightly involved in the club can vote.
It's a creepypasta story about the character in the game
1:23Oyundaki bu karakter hakkında oluşturulmuş bir creepypasta hikayesidir,
with the exception of the eyes which are completely white. Kalıp ifadeler
1:29ancak gözleri tamamen beyazdır.
with the exception of: belirli bir istisnayı gösterme
With the exception of, genel açıklamanın of sözcüğünden sonra belirtilen unsur dışında doğru olduğunu anlatır. Bu cümlede Herobrine, gözleri dışında belirtilen bütün yönleriyle Steve'e benzer. Bu, with the exception of + isim veya isim grubu yapısında bir edat öbeğidir. Anlamı except for ifadesine yakındır ve tek bir belirgin farkı göstermek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi yukarıda öğretilen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Every classroom is open ____ the science lab.
Cevabı göster
with the exception of
Different sources state that Herobrine either started on 4chan or the Minecraft forums Dilbilgisi
1:32Farklı kaynaklar, Herobrine'ın 4chan veya Minecraft forumlarında
sometimes in mid to late 2010.
1:372010'un ortalarından sonlarına doğru ortaya çıktığını belirtiyor.
either started on 4chan or the Minecraft forums: iki olası kaynak
Either ... or ... iki alternatif sunar. Burada kaynak kesin değildir: bir anlatı bunun 4chan'de, başka bir anlatı ise Minecraft forumlarında başladığını söyler. Ortak started on sözcükleri yalnızca ilk seçenekle birlikte belirtilir, ancak ikinci seçenek için de geçerlidir. Bu nedenle tam anlam either started on 4chan or started on the Minecraft forums şeklindedir. Seçimin kolay anlaşılması için iki tarafı dil bilgisi bakımından paralel tutun.
Alıştırma
Cümleyi alternatifleri çerçeveleyen iki sözcükle tamamlayın: The school play will be ____ on Friday ____ on Saturday.
Cevabı göster
either · or
Since then, it's achieved an enormous popularity with a large following
1:40O zamandan beri, muazzam bir popülerlik elde etti ve büyük bir hayran kitlesi
creating various mods, texture packs, skins,
1:43Herobrine'ı hayata geçirmek için çeşitli modlar, doku paketleri, dış görünümler
bring Herobrine to life ifadesinin anlamı
Bring someone or something to life, yaratıcı bir çalışma sayesinde bir karakteri, fikri veya sahneyi gerçek, canlı ve etkileyici hissettirmek demektir. Burada oyun içerikleri, efsanevi karakter Herobrine gerçekten oyundaymış gibi hissettirir. Bu ifade onu ölümden döndürmek anlamına gelmez.
Alıştırma
‘Kurgusal bir karakteri gerçek ve canlı hissettirmek’ anlamındaki ifadeyi tamamlayın: The artist used color and movement to ____ the sea monster ____.
Cevabı göster
bring · to life
It got so popular that even the game's creators and developers Dilbilgisi
1:49O kadar popüler oldu ki, oyunun yaratıcıları ve geliştiricileri bile
started making little hints and Easter eggs towards it. Kültür
1:52ona dair küçük ipuçları ve sürpriz yumurtalar yapmaya başladılar.
so popular that: derece ve sonuç
so + sıfat + that + sonuç yapısında so, sıfatın derecesini güçlendirir; that ile başlayan bölüm ise bu yüksek derecenin sonucunda ne olduğunu anlatır. Burada so, popular sıfatını güçlendirir. Sonuç olarak oyunun yaratıcıları ve geliştiricileri ipuçları ve gizli sürprizler eklemeye başlar. Bu yapıda so tek başına “bu yüzden” anlamına gelmez.
Alıştırma
so ... that sonuç yapısını tamamlayın: The game was ____ popular ____ every child knew its name.
Cevabı göster
so · that
“Easter eggs”:medya ve yazılımdaki gizli sırlar
Oyun, film ve yazılım bağlamında “Easter eggs”, yapımcıların insanların keşfetmesi için bilerek sakladığı gönderme, mesaj, şaka veya özelliklerdir. Burada ifade, bayram için süslenmiş gerçek yumurtaları değil, gizli ipuçlarını anlatır. Anlamı bağlamdan seçin: Yapımcılardan, sahnelerden, oyun dünyalarından veya yazılımdan söz ediliyorsa “Easter egg” genellikle oraya bilerek yerleştirilmiş bir sırrı belirtir.
Alıştırma
Bir oyun incelemesinde “The level contains several Easter eggs” büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Bölümde bir bayram için süslenmiş gerçek yumurtalar vardır.
- Bölüm yanlışlıkla yayımlanmıştır.
- Yapımcılar bölüme göndermeler veya gizli ayrıntılar saklamıştır.
Cevabı göster
Yapımcılar bölüme göndermeler veya gizli ayrıntılar saklamıştır.
they've added the line "Herobrine removed"
1:57"Herobrine removed" (Herobrine kaldırıldı) satırını eklediler
"We think 4j Studios has removed Herobrine,
2:03"4j Studios'un Herobrine'ı kaldırdığını düşünüyoruz,
“but we're not too sure” ile bir yargıyı yumuşatmak
“But we're not too sure” bölümü, daha önceki “We think ...” ifadesinin verdiği kesinliği azaltır. “But” yön değişikliğini gösterir; “not too sure” ise konuşanların hâlâ şüpheleri olduğunu belirtir. Bu, belirsizliği yumuşak biçimde göstermenin bir yoludur; hiçbir şey bilmedikleri anlamına gelmek zorunda değildir. Bilgi henüz doğrulanmadığında tahmini daha hafif ve daha az kesin gösterir.
Alıştırma
Yargının hâlâ belirsiz olduğunu göstermek için cümleyi bu derste öğrenilen beş sözcüklü yumuşatma ifadesiyle tamamlayın: We think the museum is open on Mondays, ____.
Cevabı göster
but we're not too sure
However, like almost every other creepypasta story,
2:08Ancak, diğer neredeyse her creepypasta hikayesinde olduğu gibi,
a work of fiction: kurgu eseri
a work of fiction, uydurulmuş olaylar, karakterler veya durumlardan oluşan bir hikâyeyi ya da başka bir yaratıcı eseri anlatır. Buradaki work “iş” değil, ortaya çıkarılmış bir eser demektir; fiction ise bunun gerçek bir anlatı olmadığını gösterir. Bu ifade cümlenin sonunda hikâyeyi açıkça sınıflandırır. all anlamı güçlendirir: konuşan kişi, hikâyenin gerçek bir olayın kaydı değil, tamamen uydurma olduğunu söylüyor.
Alıştırma
Bu cümlede a work of fiction ne anlama geliyor?
- Uydurulmuş veya hayal edilmiş içerik taşıyan yaratıcı bir eser
- Birinin geçimini sağlamak için yaptığı iş
- Kesinlikle yaşanmış olayları anlatan gerçeklere dayalı bir rapor
Cevabı göster
Uydurulmuş veya hayal edilmiş içerik taşıyan yaratıcı bir eser
There's nothing in the source code of the game to indicate Herobrine's existence, Dilbilgisi
2:13Oyunun kaynak kodunda Herobrine'ın varlığını gösterecek hiçbir şey yoktur,
There's nothing ... to indicate Herobrine's existence: Herobrine'ın varlığına işaret eden hiçbir şey yok
There's nothing ... to indicate X, X'in doğru olduğunu gösterecek hiçbir kanıt veya işaret olmadığı anlamına gelir. Bu cümlede incelenen yer oyunun kaynak kodudur ve kanıtların desteklemesi gereken sonuç Herobrine's existence ifadesidir. There varlık bildiren yapıyı başlatır, nothing olumsuz anlamı verir ve to indicate eksik olan kanıtın ne yapacağını açıklar. nothing zaten olumsuz olduğu için aynı cümlede ayrıca no veya not kullanılmaz.
Alıştırma
Rapordaki hiçbir kanıtın makinenin güvenli olmadığı sonucunu desteklemediğini doğru söyleyen cümle hangisidir?
- There's nothing in the machine to indicate that the report is unsafe.
- There's nothing in the report to indicate that the machine is unsafe.
- The report doesn't indicate that there is nothing in the machine.
Cevabı göster
There's nothing in the report to indicate that the machine is unsafe.
and Notch has officially said himself that Herobrine is not in the game
2:18ve Notch bizzat kendisi, Herobrine'ın oyunda olmadığını
and that there are no plans for a future implementation.
2:22ve gelecekte de eklenmesi için bir plan bulunmadığını resmen söylemiştir.
The creeper is a very iconic creature in Minecraft,
2:26Creeper, Minecraft'ta çok ikonik bir yaratıktır,
but it was actually created by mistake. Kalıp ifadeler
2:30ama aslında bir hata sonucu yaratılmıştır.
created by mistake: istemeden yaratılma
Burada by mistake, “istemeden” veya “yanlışlıkla” anlamına gelir. was created ifadesini niteler; yani yaratığın ortaya çıkması kasıtlı değildir. Bir eylemin ya da sonucun birinin hatası yüzünden gerçekleştiğini göstermek için eylemden veya sonuçtan sonra by mistake kullanılır. Bu ifade, sonucun kötü olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle eylemin kasıtsız olduğunu söyler?
- I deleted the photo by mistake.
- I deleted the photo every day.
- I deleted the photo on purpose.
Cevabı göster
I deleted the photo by mistake.
The creeper came about when the length and height of a pig model was accidentally inverted
2:32Creeper, bir domuz modelinin uzunluğu ve yüksekliğinin yanlışlıkla ters çevrilmesi
resulting in a tall midsection with small legs. Anlatım akışı
2:37ve küçük bacaklı, uzun gövdeli bir model ortaya çıkmasıyla oluştu.
resulting in: bir sonucu belirtmek
Resulting in, az önce anlatılan olayın tamamının ortaya çıkardığı sonucu belirtir. “Ve bu, ... sonucuna yol açtı” anlamına gelir. Burada ölçülerin yer değiştirmesi sıra dışı vücut biçimine yol açmıştır. Bu yapı bilgiyi önce neden, sonra sonuç olacak şekilde düzenler: neden → resulting in → sonuç. in sonrasında sonucu bir isim grubu ya da -ing yapısıyla belirtin.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: The broken pipe flooded the room, ___ serious damage.
- resulting in
- resulting at
- resulting from
Cevabı göster
resulting in
Notch liked the look of the model and added a green texture to it,
2:40Notch modelin görünüşünü beğendi ve ona yeşil bir doku ekledi,
and so ... was born: neden-sonuç hikâyesini bitirmek
Burada and so, az önce anlatılan kararlara gönderme yapar ve bu kararların nihai sonucunu sunar. Dinleyicinin zinciri izlemesine yardımcı olur: önce önceki eylemler, en sonda sonuç. Was born canlı ve mecazlı bir anlatımdır. Creeper bir karakter olarak yaratılmıştır; gerçek anlamda doğmamıştır. Bu sözler birlikte açıklamaya düzenli ve hikâye gibi bir son verir.
Alıştırma
and so the creeper was born bu cümlede hangi işlevi görüyor?
- Model değiştirilmeden önce ilgisiz bir ayrıntı başlatır.
- Creeper'ın gerçek anlamda bir hayvan gibi doğduğunu söyler.
- Creeper'ın yaratılmasını sonuç olarak sunar ve hikâyenin bu aşamasını bitirir.
Cevabı göster
Creeper'ın yaratılmasını sonuç olarak sunar ve hikâyenin bu aşamasını bitirir.
Even the main protagonist Steve is neither male or female or both. Dilbilgisi
2:51Ana karakter Steve bile ne erkektir, ne dişi, ne de her ikisidir.
neither ... or değil, neither ... nor
Altyazı, olumsuz bir listeyi neither ile başlatıyor ancak ardından bunu or ile eşleştiriyor. Standart İngilizcede sabit çift neither ... nor ... biçimindedir: Steve is neither male nor female. Amaç üç ögeli listeyi korumaksa or ile bağlanan listenin önünde normal olumsuzluk sözcüğü not kullanılır: Steve is not male, female, or both. neither ... or ... yapısını normal kalıp olarak kopyalamayın.
Alıştırma
Her iki seçeneği de dışarıda bırakan standart ikili yapıyla cümleyi tamamlayın: The avatar is ____ a robot ____ a human.
Cevabı göster
neither · nor
The name Steve was actually just suggested as a joke by Notch,
2:55Steve ismi aslında Notch tarafından sadece bir şaka olarak önerilmişti,
but the name stuck with players and has been widely used ever since. Notlar
2:59ama isim oyuncular arasında yerleşti ve o zamandan beri yaygın olarak kullanıldı.
the name stuck with players: adın oyuncuların aklında kalması
the name stuck with players yan cümlesinde özne the name'dir. Stuck, stick fiilinin geçmiş hâlidir; ancak burada fiziksel olarak yapışmaktan söz edilmez. Adın oyuncuların aklında kaldığı ve ortak kullanımlarında kabul gördüğü anlamına gelir. Bu kalıp; unutulmayan veya insanları etkilemeye devam eden bir adı, fikri, görüntüyü ya da yorumu anlatabilir.
Alıştırma
“Aklında kaldı” anlamını vermek için cümleyi stick fiilinin geçmiş hâli ve with ile tamamlayın: The nickname began as a joke, but it ____ the whole team.
Cevabı göster
stuck with
has been widely used ever since: geçmişten bugüne süren edilgen kullanım
Has been widely used, present perfect'in edilgen yapısıdır: has + been + geçmiş zaman ortacı used. Ad, eylemden etkilenen ögedir; widely ise onu çok sayıda kişinin kullandığını gösterir. Ever since, “geçmişteki o noktadan şimdiye kadar” demektir. Bu yapı ve zaman ifadesi birlikte, yaygın kullanımın önceki olaydan sonra başladığını ve hâlâ sürdüğünü anlatır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için has, been, widely ve used sözcüklerini doğru sıraya koyun: The app was introduced last year and ____ ever since.
Cevabı göster
has been widely used
Steve should be referred to only as the player. Kalıp ifadeler
3:03Steve'e sadece "oyuncu" denilmelidir.
referred to only as the player: yalnızca “oyuncu” olarak adlandırılmak
Be referred to as, refer to A as B yapısının edilgen biçimidir. A'ya B adını ya da etiketini vermek anlamına gelir. Burada Steve A, the player ise B'dir. Only, etiketi tek seçenekle sınırlar. Cümle, doğru ifade için Steve hakkında kullanılabilecek seçeneklerden yalnızca biri değil, tek uygun etiketin the player olduğunu söyler.
Alıştırma
Cümleyi refer to ... as yapısının edilgen biçimiyle tamamlayın. Tek bir doğru etiket olduğunu göstermek için only sözcüğünü de ekleyin: For accuracy, this piece should ____ a token.
Cevabı göster
be referred to only as
Konuşmada yeniden ifade belirteci olarak I mean
I mean, konuşanın az önce söylediğini düzeltmesini, açıklamasını veya güçlendirmesini sağlayan bir konuşma belirtecidir. Dinleyiciye, sonraki sözlerin ilk ifadenin daha iyi bir biçimi olduğunu bildirir. Burada pretty huge ifadesi hemen really huge ile güçlendirilir. I mean bir sözlük tanımı başlatmaz; konuşanın hızlı yeniden ifadesini düzenler.
Alıştırma
Bu örnekte I mean ne işe yarıyor? The bag is heavy. I mean, it is too heavy for me to lift.
- Konuşanın çantanın ağır olup olmadığından emin olmadığını gösterir.
- Dinleyiciden heavy sözcüğünü açıklamasını ister.
- Konuşanın ilk ifadesini güçlendirir ve açıklığa kavuşturur.
Cevabı göster
Konuşanın ilk ifadesini güçlendirir ve açıklığa kavuşturur.
It's so huge that you could say it's infinite
3:14O kadar büyüktür ki onun sonsuz olduğunu söyleyebilirsiniz,
No one would be the wiser deyimi
No one would be the wiser kalıp ifadesi, hiç kimsenin gerçeği öğrenmeyeceğini veya bir şeyin farklı olduğunu fark etmeyeceğini anlatır. Buradaki wiser, daha zeki değil, durumdan daha fazla haberdar demektir. Bu cümlede, haritaya sonsuz demenin doğru olmadığını hiç kimsenin fark etmeyeceği anlamına gelir. Bu kalıp genellikle hayal edilen bir eylem veya iddiadan sonra gelir ve o şeyin kimse öğrenmeden gerçekleşebileceğini söyler.
Alıştırma
Cümleyi ‘hiç kimse fark etmeyecek’ anlamındaki deyimle tamamlayın: We can fix the spelling before the poster goes up, and no one will ____.
Cevabı göster
be the wiser
but the part of the map the player can interact with and walk on is not.
3:23ama oyuncunun etkileşime girebileceği ve üzerinde yürüyebileceği kısım öyle değildir.
Might be ..., but ... kalıbı
Might be X, but Y kalıbı önce X'i bir olasılık olarak açık bırakır, ardından but ile bir sınır veya karşıt gerçek ekler. But ilk düşünceyi silmez; o düşüncenin hangi kısmının önemli olduğunu değiştirir. Burada haritanın tamamı sonsuz olabilir, ancak oyuncunun kullanabildiği alan sonsuz değildir. Bu kalıp dikkatli açıklamalar için kullanışlıdır: doğru olabilecek noktayı kabul edin, sonra daha sınırlı olan asıl noktayı belirtin.
Alıştırma
Cümleyi might be ... but ... kalıbıyla tamamlayın: The path ____ short, ____ it is very steep.
Cevabı göster
might be · but
you will have approximately 30 million blocks in any given direction. Kalıp ifadeler
3:32herhangi bir yönde yaklaşık 30 milyon bloğunuz olacaktır.
in any given direction: hangi yön seçilirse seçilsin
In any given direction, “hangi tek yön seçilirse seçilsin, o yönde” anlamına gelir. Hangi yönü seçtiğiniz fark etmeksizin ifade geçerlidir. Burada given, olası bir kümeden seçilen bir üyeyi belirtir. “Birine verilmiş” anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen any given + tekil sayılabilir isim kalıbı, “seçtiğiniz herhangi bir belirli öğe” anlamına gelir.
Alıştırma
“The sensor can be checked from any given location,” cümlesindeki any given location ne anlama gelir?
- Hangi tek konum seçilirse seçilsin o konum
- Tam olarak aynı anda bütün konumlar
- Birinin teslim ettiği bir konum
Cevabı göster
Hangi tek konum seçilirse seçilsin o konum
That's 60 million meters in both the Z and X axis.
3:37Bu da hem Z hem de X ekseninde 60 milyon metre demektir.
7,000 times larger than the surface of the Earth. Dilbilgisi
3:46yani Dünya'nın yüzeyinden 7.000 kat daha büyüktür.
7,000 times larger than: katlı karşılaştırma
number + times larger than kalıbı, bir miktarı bir referans değerle kat üzerinden karşılaştırır. Referans değer than sözcüğünden sonra gelir; burada Dünya’nın yüzey alanıdır. Gündelik veri anlatımında 7,000 times larger than genellikle “yaklaşık 7.000 katı büyüklüğünde” anlamında kullanılır; “7.000 metrekare daha büyük” veya “%7.000 daha büyük” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle 7.000’e 1 alan oranını en açık şekilde belirtir?
- The new area is 7,000% larger than the old area.
- The new area is 7,000 square meters larger than the old area.
- The new area is 7,000 times as large as the old area.
Cevabı göster
The new area is 7,000 times as large as the old area.
Beyond this edge, world generation is drastically simplified.
3:49Bu sınırın ötesinde dünya üretimi büyük ölçüde basitleşir.
and obviously time-consuming Minecraft creations over the years. Kalıp ifadeler
4:01ve belli ki çok zaman almış bazı Minecraft yapıları oldu.
There have been: present perfect ile varlık bildirme
There have been, birden fazla şeyin ya da olayın var olduğunu belirtir. Buradaki there bir yer sözcüğü değil, dil bilgisel bir yer tutucudur; ana isim öbeği been'den sonra gelir: some ... creations. Have been, present perfect yapısıdır. Şimdiki zamanla bağlantılı geçmiş bir döneme bakar ve o dönemde ortaya çıkanları güncel konuya bağlar. Creations çoğul olduğu için have kullanılır; tekil veya sayılamayan bir özneyle has kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi çoğul changes ismiyle uyumlu present perfect varlık yapısıyla tamamla: ____ several changes to our class schedule so far this week.
Cevabı göster
There have been
over the years: zaman içinde değişim ve birikim
Over the years, uzun yıllar boyunca anlamına gelir. Zamanı uzun bir dönem olarak sunar; bu yüzden farklı olayların, deneyimlerin veya yavaş değişimlerin birikmesini anlatmak için kullanışlıdır. Burada present perfect ile birlikte uzun yıllara geriye dönüp bakarken sonuçların bugünle bağlantısını korur. Bu ifadede over, daha fazla anlamına gelmez.
Alıştırma
Konuşan kişi uzun yıllara yayılan yavaş bir değişimi özetliyorsa cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? ____, our family photo album has grown much thicker.
- Over the years
- Years ago
- For years
Cevabı göster
Over the years
Here are a few examples: kısa bir listeye başlamak
“Here are a few examples.” dinleyiciye birazdan bir örnek listesinin başlayacağını bildirir. Genel bir açıklamadan belirli örneklere geçildiğini açıkça gösterir. “A few”, sayılabilen küçük bir miktar olan “birkaç” anlamına gelir ve burada genellikle olumlu bir hava taşır. Dinleyici yalnızca bir örnek ya da yok denecek kadar az örnek değil, birkaç örnek bekler.
Alıştırma
Konuşmacı genel açıklamasını bitirdi ve şimdi birkaç örnekten oluşan kısa bir liste verecek. En açık geçiş cümlesi hangisidir?
- Here are a few examples.
- That was the only example.
- There are few examples available.
Cevabı göster
Here are a few examples.
The city King's Landing from the TV series Game of Thrones.
4:06Game of Thrones dizisindeki King's Landing şehri.
A computer inside Minecraft using redstone.
4:10Redstone kullanılarak Minecraft içinde yapılmış bir bilgisayar.
One of the large cities from the Lord of the Rings universe.
4:15Yüzüklerin Efendisi evreninden büyük şehirlerden biri.
A scale model of the starship from the TV series Battlestar Galactica.
4:20Battlestar Galactica dizisindeki uzay gemisinin ölçekli bir modeli.
And an original Minecraft world called Imperial City.
4:25Ve Imperial City adında orijinal bir Minecraft dünyası.
do not only create one world, but three: birden üçe
“do not only create one world, but three” ifadesinde bir dünya, dinleyicinin bekleyebileceği küçük sonuçtur. but ile başlayan bölüm daha büyük olan gerçek toplamı verir: üç dünya. Bu, bir dünyaya üç dünya daha eklemek anlamına gelmez. “But three”, “but [create] three [worlds]” ifadesinin kısa biçimidir. Dinleyici bu sözcükleri ilk bölümden kolayca tamamlayabildiği için tekrarlanan fiil ve isim söylenmez.
Alıştırma
Aynı sayı kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: The library does not have only one study room, ____ four.
Cevabı göster
but
The default world or dimension is called the Overworld.
4:37Varsayılan dünya veya boyut Overworld (Ana Dünya) olarak adlandırılır.
supposed to be representations of heaven and hell. Dilbilgisi
4:46cennet ve cehennemi temsil etmesi planlanıyordu.
supposed to be representations: başlangıçtaki niyet
Bu cümlede were supposed to be representations, ilk tasarım niyetini anlatır: bu iki şeyin cenneti ve cehennemi temsil etmesi planlanmıştı. Cümle, bunun gerçekten gerçekleştiğini söylemez. Burada be supposed to bir zorunluluk veya tavsiye bildirmez. Geçmiş zaman ve in the beginning ifadesi önceki bir plana gönderme yapar ve çoğu zaman nihai sonucun farklı olduğunu düşündürür.
Alıştırma
Örnekteki “were supposed to be representations” ne anlama geliyor?
- Başlangıçtaki plan, onların bir şeyi temsil etmesiydi.
- Oyunun son sürümünde kesinlikle bir şeyi temsil ettiler.
- Birisi onlara temsillere dönüşmelerini tavsiye ediyordu.
Cevabı göster
Başlangıçtaki plan, onların bir şeyi temsil etmesiydi.
only the latter: ikisinden ikincisi
The latter, az önce sözü edilen iki şeyden ikincisini gösterir. Önce heaven, ardından hell söylendiği için the latter, hell sözcüğüne gönderme yapar. Only ifadenin kapsamını daraltır: oyuna giren ilk fikir değil, yalnızca ikinci fikirdir. Bu ifade, isimleri tekrarlamadan önceki bilgiye gönderme yapmayı sağlar.
Alıştırma
“The café offers tea and coffee; I’ll take the latter,” cümlesinde konuşan kişi ne alacak?
- İki içecek de
- Kahve
- Çay
Cevabı göster
Kahve
made it into the game: oyuna başarıyla dâhil olma
Burada made it into the game, “tamamlanmış oyuna başarıyla dâhil edildi” anlamına gelir. Özne ikinci fikirdir; Nether ise bu fikrin sonunda aldığı biçimdir. make it into + bir yer, grup, liste veya nihai ürün yapısında make it, o hedefe ulaşmayı ya da oraya kabul edilmeyi başarmak demektir. it, kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır; “o şey” anlamına gelen bir nesne değildir.
Alıştırma
Cümleyi “sonunda dâhil edildi” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Of all the drawings, only Leo's picture ____ the class book.
Cevabı göster
made it into
which was originally going to be called Sky Dimension, Dilbilgisi
4:55başlangıçta Sky Dimension (Gökyüzü Boyutu) olarak adlandırılacaktı,
was originally going to be called: sonradan değişen geçmiş plan
Was originally going to be called, geçmişteki bir bakış açısından adlandırma planını anlatır. Was going to o sırada insanların neyi amaçladığını gösterir; be called ise boyut Sky Dimension adını alacak taraf olduğu için edilgen yapıdadır. Originally ilk plana işaret eder ve daha sonra bir değişiklik geleceğini haber verir. Ardından cümle, adın ve fikrin bunun yerine The End'e dönüştüğünü doğrular.
Alıştırma
Cümleyi daha sonra değişen eski bir adlandırma planını gösteren hedef yapıyla tamamlayın: The robot ____ Bolt, but the team later chose Spark.
Cevabı göster
was originally going to be called
turned into: farklı bir şeye dönüşmek
Burada turned into, “oldu” veya “zamanla dönüşüp oldu” anlamına gelir. İlk Sky Dimension fikri değişti ve sonunda The End adlı dünyaya dönüştü. Kalıp turn into + isim veya isim öbeğidir. Fiziksel bir dönüşümü ya da bir planın, fikrin, durumun veya rolün değişmesini anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi turn into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The class drawing ____ a colorful poster.
Cevabı göster
turned into
you should know it's anything but heaven. Deyimler
5:03oranın cennetten başka her şeye benzediğini bilirsiniz.
anything but heaven: güçlü bir “hiç de değil” ifadesi
Bu kalıpta anything but heaven, “kesinlikle cennet değil” veya “cennet olmaktan çok uzak” anlamına gelir. Heaven harika ve güvenli bir yeri temsil eder; dolayısıyla cümle The End'in hoş ya da cennet gibi olmadığını söyler. be + anything but + isim veya sıfat kalıbı, o tanımı güçlü biçimde reddeder. Beklenen cennet ile gerçek yer arasındaki karşıtlık mizah yaratır.
Alıştırma
Burada “it's anything but heaven” ne anlama geliyor?
- Kesinlikle cennet değildir.
- Yalnızca cennettir.
- Cennet dışındaki her şeyi içerir.
Cevabı göster
Kesinlikle cennet değildir.
to the original creator of the skin.
5:16dış görünümün (skin'in) asıl yaratıcısına yazılmış bir teşekkür notudur.
Konu geçişi olarak while speaking of textures
Burada while speaking of textures, “dokular zaten konumuzken” ya da “dokulardan söz etmişken” anlamına gelir. Sonraki bilgiyi az önce konuşulan konuya bağlar; asıl işlevi iki eylemin aynı anda olduğunu söylemek değildir. Bilgileri akıcı biçimde bağlamak için bu kalıbı kullanın: mevcut konuyu belirtin, ardından onunla ilgili bir bilgi ekleyin.
Alıştırma
Dersin konu geçişi kalıbıyla cümleyi tamamlayın: '____, did you know the city museum is free on Sundays?'
Cevabı göster
While speaking of museums
Part of Minecraft's success is believed to be because of the game's constant updates.
5:27Minecraft'ın başarısının bir kısmının sürekli güncellemelerinden kaynaklandığına inanılıyor.
Süren etkinlik için mecaz olarak keeps the game alive
keeps the game alive ifadesinde alive mecaz anlamdadır. Sık sık yeni içerik eklenmesi oyunun etkin, ilgi çekici ve geri dönmeye değer kalmasını sağlar; oyun yaşayan bir canlı değildir. Başka durumlara da uygulanabilen kalıp keep + nesne + sıfat biçimindedir: bir şey, nesnenin o durumda kalmasını sağlar. Buradaki durum alive sözcüğüyle anlatılır.
Alıştırma
Cümleyi keep ... alive kalıbının doğru biçimiyle tamamlayın: 'Regular community events ____ the tradition ____.'
Cevabı göster
keep · alive
there are bound to be: mutlaka ... olacaktır
Burada there are bound to be, “neredeyse kesinlikle ... olacaktır” anlamına gelir. Konuşan kişi duruma dayanarak güçlü bir tahminde bulunur: sürekli güncellemeler, bazı fikirlerin dışarıda kalmasını çok olası hâle getirir. Çoğul bir isimden önce There are bound to be + isim; tekil bir isimden önce There is bound to be + isim kullanılır. Buradaki bound to, beklenen bir sonucu anlatır; bir kuralı veya fiziksel olarak bağlanmayı anlatmaz.
Alıştırma
Güçlü tahmini dersteki ifadeyle tamamlayın: With thirty children painting at once, there ____ a few spills.
Cevabı göster
are bound to be
and sometimes you just have to wonder why. Ton ve niyet
5:42ve bazen bunun nedenini merak ediyorsunuz.
you just have to wonder why: insan nedenini merak etmeden edemiyor
Burada you just have to wonder why, bir görev yapma emri değil, retorik bir yorumdur. Durumun o kadar garip veya açıklanması zor olduğunu ve insanın nedenini sormadan edemediğini anlatır. Just vurgu ekler; you ise geneldir ve belirli bir kişi yerine “bu duruma bakan herkes” anlamına gelebilir. Şaşırtıcı durum zaten belli olduğu için why tek başına kalabilir. Bu ifade, bir şeyi dolaylı biçimde sorgulamayı veya eleştirmeyi sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede konuşan kişi ne yapıyor? The school bought ten new tablets but no chargers—you just have to wonder why.
- Kararın mantıklı olduğunu açıklıyor
- Dinleyiciye nedeni bulmasını emrediyor
- Şaşkınlık ve eleştiriyi dolaylı biçimde ifade ediyor
Cevabı göster
Şaşkınlık ve eleştiriyi dolaylı biçimde ifade ediyor
they never did and most likely was replaced by redstone.
5:51hiçbir zaman eklemediler ve muhtemelen yerine redstone getirildi.
oyuna eklenmesi planlanıyordu
Was supposed to be added, be supposed to yapısının geçmiş zaman biçimi ile edilgen mastarın birleşimidir. Gears'ın o sırada oyuna eklenmesinin planlandığını veya beklendiğini anlatır. Edilgen yapı, kimin ekleyeceğinden çok Gears'ın eklenecek olmasına odaklanır. Sonraki bölüm planın gerçekleşmediğini gösterir; burada supposed to bir zorunluluk değil, beklenen bir plan anlamındadır.
Alıştırma
Zorunluluk yerine geçmişteki bir planı gösteren ifadeyi seçerek cümleyi tamamlayın: The new map ___ before the tournament, but the plan was canceled.
- was added
- was supposed to be added
- had to be added
Cevabı göster
was supposed to be added
bilinmeyen nedenlerle
For unknown reasons, bir olayın nedeninin bilinmediği veya belirtilmediği durumlarda kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede, Gears'ı neden hiç eklemediklerini konuşanın doğrulayamadığını belirtir. Bu ifade ortada hiçbir neden olmadığı anlamına gelmez. İddiayı bilinen bilgilerle sınırlar; konuşan kişi bir neden uydurmadan sonucu aktarır. Bu kalıpta reasons genellikle çoğul kullanılır.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı: For unknown reasons hiçbir nedenin var olmadığı anlamına gelir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
It's not known what function Gears would have had, Dilbilgisi
5:54Dişlilerin nasıl bir işlevi olacağı bilinmiyor,
and the file has since been completely removed Dilbilgisi
5:57ve dosyası da o zamandan beri oyunun güncel sürümlerinden
would have had ile gerçekleşmemiş bir geçmiş sonuç
what function Gears would have had dolaylı sorusunda would have had, Gears'ın hiç gerçekleşmemiş geçmiş bir sürümde sahip olması beklenen bir özelliği anlatır. Gears'ın bu işleve gerçekten sahip olduğunu söylemez. Bu yapı have fiilinin koşullu tamamlanmış biçimidir: would + have + geçmiş zaman ortacı had. if Gears had been added to the game gibi bir koşul söylenmeden anlaşılır. Bu nedenle iptal edilen planlar, kaçırılan fırsatlar ve gerçekleşmemiş geçmiş durumlar için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir robot tasarımı üretilmeden önce iptal edildi. Gerçekleşmemiş bu geçmişte sahip olması beklenen bir özelliği hangi cümle anlatır?
- It had two cameras.
- It will have two cameras.
- It would have had two cameras.
Cevabı göster
It would have had two cameras.
has since been completely removed: present perfect edilgen yapı ve zaman bildiren since
Has since been completely removed, dosyanın eylemden etkilenen taraf olduğunu anlatır: daha önceki bir tarihsel noktadan sonra biri dosyayı kaldırmıştır ve dosya oyunun güncel sürümlerinde hâlâ yoktur. Completely, dosyanın hiçbir bölümünün orada kalmadığını belirtir. Yapı present perfect edilgendir: has + been + geçmiş zaman ortacı removed. Burada since, “o zamandan sonra ve şimdiden önce” anlamında bir zaman zarfıdır. Başlangıç noktası since yan cümlesinden değil önceki bağlamdan gelir. Burada “çünkü” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “önceki sürümden sonra kaldırılmış ve şimdi de bulunmuyor” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The old icon appeared in version 1, but it ____ from the app.
Cevabı göster
has since been removed
you did not have to place the lantern for it to shine, Dilbilgisi
6:07ışık vermesi için feneri yere yerleştirmeniz gerekmiyordu,
Just like torches ... but unlike torches: önce ortak nokta, sonra fark
Just like torches önce fenerleri tanıdık bir şey olan meşalelerle ilişkilendirir ve ortak noktayı hazırlar: ikisi de elde tutulabilir. Ardından but unlike torches temel farka geçiş yapar: fenerin ışık vermesi için yerleştirilmesi gerekmez. Just like A, ... but unlike A, ... kalıbı önce ortak özelliği, sonra farkı vererek karşılaştırmayı düzenler. Buradaki like ve unlike, benzer ve farklı olmayı bildiren edatlardır; like burada hoşlanmak fiili değildir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı Just like ... but unlike ... eşleşmiş kalıbıyla tamamlayın: ____ paper maps, digital maps show routes, ____ paper maps, they can update instantly.
Cevabı göster
Just like · but unlike
did not have to: geçmişte gereklilik olmaması
Have to gereklilik bildirir. Geçmiş zamanın olumsuz biçimi did not have to + fiilin yalın hâli, eylemi yapmaya ihtiyaç ya da zorunluluk olmadığını belirtir. Burada feneri yerleştirmek isteğe bağlıydı. Olumsuzluk izne değil, gerekliliğe yöneliktir: eylem hâlâ mümkün ve izin verilen bir şeydi. Bu kalıp, kişinin eylemi gerçekten yapıp yapmadığını söylemez.
Alıştırma
"You did not have to place the lantern for it to shine," cümlesinde did not have to ne anlama gelir?
- Feneri yerleştirmek isteğe bağlıydı.
- Feneri yerleştirmek imkânsızdı.
- Feneri yerleştirmek yasaktı.
Cevabı göster
Feneri yerleştirmek isteğe bağlıydı.
for it to shine: mastarın öznesini belirtmek
for it to shine ifadesinde for bir mastar yan cümlesi başlatır. it zamiri shine fiilinin öznesidir ve feneri gösterir. for + isim veya nesne biçimindeki zamir + to + fiilin yalın hâli yapısı, mastar eylemini kimin yaptığını belirtir. Burada fenerin ışık vermesi için onu bir yere koymak gerekmiyordu.
Alıştırma
Verilen tüm sözcükleri kullanarak cümleyi tamamla: for / the / baby / to / sleep. We kept the room quiet ____.
Cevabı göster
for the baby to sleep
with the lantern equipped and be able to see just fine. Dilbilgisi
6:12ve etrafınızı gayet iyi görebilirdiniz.
with the lantern equipped: with + isim + geçmiş zaman ortacı
with the lantern equipped, ana eyleme eşlik eden bir durum eklemek için with + isim + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. equipped, kişi yürürken fenerin zaten takılı ve kullanıma hazır olduğunu belirtir. Geçmiş zaman ortacı, fenerin yaptığı yeni bir eylemi değil, tamamlanmış veya edilgen bir durumu gösterir. Bu kısa yapı çoğu zaman bir şey o durumdayken veya o durumda olduğu için anlamını verir.
Alıştırma
Kapının tamamlanmış durumunu anlatan bir geçmiş zaman ortacıyla cümleyi tamamlamak için lock fiilini kullan: We slept with the door ____.
Cevabı göster
locked
Emerald ore was never supposed to be in the game,
6:15Zümrüt cevheri aslında oyunda hiç olmayacaktı,
because a developer had trouble spotting the difference Kalıp ifadeler
6:24çünkü bir geliştirici Yakut cevheri ile redstone arasındaki
had trouble spotting the difference between A and B: A ile B arasındaki farkı görmekte zorlanmak
Had trouble spotting, geliştiricinin bir şeyi fark etmekte zorlandığını belirtir. Have trouble yapısından sonra -ing biçimi gelir; bu yüzden zor olan eylem to spot ile değil, spotting ile anlatılır. Spot the difference between A and B, birbirine benzeyen iki şeyin nerede farklı olduğunu fark etmek demektir. İfade bir bütün olarak geliştiricinin Ruby ore ile redstone'u kolayca ayırt edemediğini söyler.
Alıştırma
Cümleyi dersteki yapıyla tamamlayın: I ____ the difference between these two tiny pictures.
Cevabı göster
have trouble spotting
The texture of Ruby ore can still be found in the game files,
6:29Yakut cevherinin dokusu oyun dosyalarında hâlâ bulunabilir,
whether or not: olup olmadığı
Whether or not, evet ya da hayır şeklindeki iki olasılığı sunar ve ikisinin de dikkate alındığını belirtir. Burada dokunun gelecekte kullanılıp kullanılmayacağının bilinmediğini anlatır. Yapı whether or not + özne + fiil şeklindedir. Or not olumsuz olasılığı zaten verdiği için ikinci bir olumsuz cümleye gerek yoktur.
Alıştırma
Her iki olasılığı da açıkça içeren ifadeyle cümleyi tamamlayın: We do not know ____ the picnic will happen tomorrow.
Cevabı göster
whether or not
there seems to be textures for a chair and a table,
6:37bir sandalye ve masaya ait gibi görünen dokular var,
furniture was at some point supposed to be added to the game. Kalıp ifadeler
6:42bir noktada oyuna mobilyaların ekleneceğine inanmasına yol açtı.
leading many players to believe: bir çıkarımı aktarmak
leading many players to believe şeklindeki -ing bölümü, hemen önce sözü edilen kanıtın ortaya çıkardığı sonucu ekler. Bu bir şimdiki zaman ortaç yan cümlesidir: sandalye ve masa dokuları, birçok oyuncunun mobilyaları oyuna ekleme planı olduğuna inanmasını sağlar. Bu ifade doğrulanmış bir gerçeği değil, bir çıkarımı aktarır. Başka durumlara uygulanabilen yapı şöyledir: kanıt veya olay + lead someone to believe + tamamlanmış bir düşünce.
Alıştırma
Sonucu kanıtlanmış bir gerçek yerine bir inanç olarak sunan tamamlamayı seçin: The files contain unused shop icons, ____ a trading feature was once planned.
- stopping many players from believing
- proving beyond doubt
- leading many players to believe
Cevabı göster
leading many players to believe
at some point: belirtilmemiş bir zaman
At some point, «belirtilmemiş bir zamanda» anlamına gelir. Bu cümlede, söz konusu olduğu düşünülen planı geçmişte bir zamana yerleştirir ancak tam olarak ne zaman olduğunu söylemez. Zaman bilinmediğinde veya önemli olmadığında kullanılır. Burada iddiayı temkinli tutar: geride kalan dokular geçmişte bir plan olduğunu düşündürür, ancak bir tarih ya da geliştirme aşaması göstermez.
Alıştırma
Belirli bir aşamayı göstermeden «belirtilmemiş bir zamanda» anlamını veren ifade hangisidir?
- at one point
- at some point
- at this point
Cevabı göster
at some point
on hold: geçici olarak beklemede
On hold, bir şeyin bitmiş değil, geçici olarak durdurulmuş olduğunu anlatır. Bu cümlede fikirler ve özellikler şu anda ilerlemiyor, ancak daha sonra yeniden değerlendirilebilir. Buradaki hold, bir nesneyi fiziksel olarak tutma eylemi değildir. Yaygın kalıplar, bekleme durumunu anlatan be on hold ve bir şeyi beklemeye alma eylemini anlatan put something on hold biçimleridir.
Alıştırma
Cümleyi “geçici olarak durdurulmuş” anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The project may continue next month, but for now it is ____.
Cevabı göster
on hold
It's okay if you don't want to sing along. Öbek fiiller
6:57Eşlik edip şarkı söylemek istemezsen sorun değil.
sing along: şarkıya eşlik ederek söylemek
Sing along, bir şarkıya veya başka bir şarkıcıya aynı anda söyleyip sözleri ya da melodiyi takip ederek katılmak demektir. Along, zaten devam eden bir şeye katılma anlamı ekler; bir yol boyunca hareket etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Müzik zaten çalıyor ve Leo sözleri söyleyerek katılıyor. Leo ne yapıyor?
- He sings along.
- He only listens to the song.
- He sings by himself after the music stops.
Cevabı göster
He sings along.
“But if you do” ifadesinde ikame olarak do
“if you do” ifadesinde do, daha önce geçen “want to sing along” fiil öbeğinin yerini tutar. Dinleyen kişi bunu “if you want to sing along” olarak anlar; böylece konuşan kişi tüm ifadeyi tekrarlamaz. Buna do ile ikame denir. Eksik anlam önceki yan cümleden zaten açık olduğunda kullanılır. Buradaki do vurgu katmaz ve belirsiz biçimde “bir şey yapmak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Tekrarlanan fiil fikrini do ile değiştirin: “You can wear a costume if you want to. If you ____, everyone will know your character.”
Cevabı göster
do
feel like you belong: kendini ait hissetmek
“feel like you belong” ifadesinde belong, bir grupta yerinin olması ve orada kabul edilmek anlamına gelir. İfadenin tamamı mülkiyeti değil, kişinin hissettiği bağ ve aidiyeti anlatır. feel like + yan cümle kalıbı, bir durumun bir kişiye nasıl göründüğünü veya hissettirdiğini anlatır: feel like you belong, feel like people understand you. Resmî üyelik söz konusu olmadığında da kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir kişinin yeni bir grupta kabul edildiğini ve diğerleriyle bağ kurduğunu hissettiğini anlatır?
- Lina feels like leaving her new school.
- After a few weeks, Lina feels like she belongs at her new school.
- This backpack belongs to Lina.
Cevabı göster
After a few weeks, Lina feels like she belongs at her new school.
Açıklamaya giriş yumuşatıcısı olarak Don't get me wrong
Don't get me wrong, “Lütfen ne düşündüğümü yanlış anlama” demektir. Burada get, “almak” ya da “elde etmek” değil, “anlamak” anlamındadır. Bu, amaçlanandan daha sert duyulabilecek bir açıklama veya eleştiriden önce kullanılan bir konuşma yumuşatıcısıdır. Sonraki noktanın konuşanın genel görüşünü geçersiz kılmadığını belirtir. Bu ifade genellikle ardından gelecek açıklamayı başlatır; bu yüzden düşünce virgülden sonra devam eder.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen dört kelimelik konuşma yumuşatıcısıyla tamamla: I like our new classroom. ____, but it can be noisy.
Cevabı göster
Don't get me wrong