Peppa Pig ve George Çamurlu Su Birikintilerine Atlamayı ve Sonra Temizlenmeyi Çok Seviyor: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
305 kelime 165 kel/dk

Video özeti: Yağmur durunca Peppa ile George botlarını giyer, büyük bir su birikintisinin güvenli olup olmadığını kontrol eder ve çamurda neşeyle zıplar. Babaları, kirlenmiş hâllerine bakarak ne yaptıklarını tahmin eder; sonunda bütün aile oyuna katılır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Can we go out to play? — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Can we...? kalıbının burada yetenek sormadığını, izin istemek için kullanıldığını öğrenin. Bir etkinliği birlikte yapmaya izin olup olmadığını anne babanıza, öğretmeninize veya başka birine doğal biçimde sorarken bu yapıdan yararlanabilirsiniz. 2. look after — Öbek Fiiller: Bu ifadenin kelimesi kelimesine birinin arkasına bakmak değil, biriyle ilgilenmek ya da onu gözetmek anlamına geldiğini kavrayın. Küçük bir kardeş, aile üyesi, evcil hayvan veya yardıma ihtiyaç duyan biri için üstlenilen sorumluluğu anlatırken kullanabilirsiniz. 3. we've been doing. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Present perfect continuous yapısının yakın geçmişte bir süre devam eden etkinliği şu anda görülen sonucuyla nasıl bağladığını fark edin. Böylece çamurlu kıyafetleri, yorgunluğu veya başka güncel belirtileri, kişinin az önce ne yaptığını söyleyerek açıklayabilirsiniz.

Bu derste

I'm Peppa Pig.

0:02

Ben Peppa Pig.

This is my little brother George.

0:04

Bu küçük kardeşim George.

This is Mummy Pig.

0:07

Bu Anne Domuz.

And this is Daddy Pig.

0:09

Ve bu da Baba Domuz.

Peppa Pig.

0:13

Peppa Pig.

Muddy Puddles.

0:20

Çamurlu Su Birikintileri.

It is raining today, so Peppa and George cannot play outside. Anlatım akışı

0:26

Bugün yağmur yağıyor, bu yüzden Peppa ve George dışarıda oynayamazlar.

Anlatım akışı

so: nedenden sonuca geçiş

Bu cümlede so iki yan cümleyi bağlar ve ikinci kısmın birinci kısmın sonucu olduğunu gösterir. It is raining today nedeni, Peppa and George cannot play outside ise sonucu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp «neden, so + sonuç» biçimindedir. İki yan cümle arasında so duyduğunuzda, konuşanın bir neden ya da durumdan onun doğurduğu sonuca geçtiğini anlayabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle ikinci yan cümleyi birincinin sonucu olarak doğru biçimde sunar?

  1. The pavement is icy because we are walking carefully.
  2. The pavement is icy, so we are walking carefully.
  3. The pavement is icy, but the sun is warm.
Cevabı göster

The pavement is icy, so we are walking carefully.

Daddy, it's stopped raining. Dilbilgisi

0:33

Baba, yağmur durdu.

Dilbilgisi

it's stopped raining: it has + geçmiş zaman ortacı

'It's stopped raining', 'It has stopped raining' ifadesinin kısaltılmış hâlidir; 'It is stopped raining' anlamına gelmez. Has stopped, present perfect yapısındadır. Burada tamamlanmış ve şu an önemli olan bir değişikliği anlatır: yağmur dinmiştir ve artık yağmur yağmıyordur. Yapı it + has + geçmiş zaman ortacı biçimindedir. Hava durumu ifadelerinde it, belirli bir nesneyi göstermeyen biçimsel öznedir. Bu cümlede stopped, has sonrasındaki geçmiş zaman ortacıdır; bu nedenle 's, has anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi it has ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: ____ stopped snowing, so the children can go outside.

Cevabı göster

It's

Can we go out to play? Ton ve niyet

0:35

Dışarı çıkıp oynayabilir miyiz?

Ton ve niyet

Can we + fiilin yalın hâli...?: gündelik izin isteme

Buradaki Can we...?, dinleyenden izin ister. Grubun dışarı çıkma becerisi olup olmadığını sormaz ve gelecekte ne olacağını tahmin etmez. Kalıp Can we + fiilin yalın hâli...? şeklindedir. we öznesi konuşanı da içerir; geri kalan bölüm, grubun yapmak için izin istediği eylemi belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle, konuşan kişi ve bir başka kişi için doğal bir gündelik izin isteğidir?

  1. Can we use the art supplies now?
  2. Do we use the art supplies now?
  3. Are we using the art supplies now?
Cevabı göster

Can we use the art supplies now?

All right.

0:38

Pekala.

Run along you two. Öbek fiiller

0:39

Hadi koşun bakalım.

Öbek fiiller

Run along: samimi bir “hadi git” ifadesi

Run along, birine mevcut etkileşimden ayrılıp sıradaki işi yapmasını söylemek için kullanılan konuşma diline ait bir deyimsel fiildir. Bu cümlede, çocuklara izin verildikten sonra sıcak bir şekilde “hadi gidin” denmektedir. Genellikle bir yol boyunca koşmak anlamına gelmez. Kişi yürüyerek de uzaklaşabilir; asıl fikir, kişiyi göndermek veya gitmesine izin vermektir.

Alıştırma

Run along hangi durumda en doğal olur ve kaba duyulma olasılığı en düşüktür?

  1. Bir yetişkin, çocuğa sıcak bir şekilde gidip ellerini yıkamasını söyler.
  2. Bir koşucu, bir patikada hangi yöne gidileceğini açıklar.
  3. Bir çalışan, tanımadığı bir müşteriye ofisten çıkmasını söyler.
Cevabı göster

Bir yetişkin, çocuğa sıcak bir şekilde gidip ellerini yıkamasını söyler.

Peppa loves jumping in muddy puddles. Dilbilgisi

0:51

Peppa çamurlu su birikintilerinde zıplamayı sever.

Dilbilgisi

loves jumping: sevilen etkinlikler için love + -ing

loves jumping ifadesinde love fiilinden sonra jump fiilinin -ing biçimi olan jumping gelir. Burada jumping, Peppa'nın sevdiği bir etkinliğin adını belirtir; present continuous yapısının bir parçası değildir. Birinin çok sevdiği bir etkinlikten söz etmek için love + fiil-ing yapısını kullanın. Peppa gibi üçüncü tekil şahıs öznelerde loves kullanılır: Peppa loves jumping.

Alıştırma

love ve draw sözcüklerini doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: Mia ____ animals after school.

Cevabı göster

loves drawing

I love muddy puddles.

0:54

Çamurlu suları seviyorum.

Peppa,

1:00

Peppa,

if you jump in muddy puddles, you must wear your boots. Notlar

1:01

eğer çamurlu su birikintilerinde zıplayacaksan, çizmelerini giymelisin.

Dilbilgisi

if ... you must ...: bir koşula bağlı kural koymak

Bu cümlede if, çamurlu su birikintilerinde zıplama koşulunu belirtir. Ana cümle olan you must wear your boots, bu koşul gerçekleştiğinde geçerli olan kuralı verir. Tekrar kullanılabilen kalıp If + geniş zamandaki koşul, özne + must + fiilin yalın hâlidir. Bir şeyi yapmanın başka bir eylemi zorunlu kıldığını belirtir; soru değildir.

Alıştırma

Güvenlik kuralını If ... must ... ile tamamlayın: ____ you ride a bike, you ____ wear a helmet.

Cevabı göster

If · must

Kalıp ifadeler

wear your boots ve put on your boots: giyili olma durumu ve giyme eylemi

Burada wear your boots, botların ayağında olması demektir. wear + giysi kalıbı, bir giysi veya ayakkabının kişinin üzerinde olduğu durumu anlatır. Çocuk çamurlu su birikintilerinde zıplarken botlar ayağında kalmalıdır. Vurgu, botları ayağa geçirme anında değil, giyili olma durumundadır.

Alıştırma

Karda yapılan bir yürüyüşün tamamında botların ayakta olduğunu hangi cümle doğal biçimde anlatır?

  1. Dress your boots while you walk through the snow.
  2. Wear your boots while you walk through the snow.
  3. Put on your boots while you walk through the snow.
Cevabı göster

Wear your boots while you walk through the snow.

Sorry, Mummy.

1:05

Özür dilerim, Anneciğim.

George likes to jump in muddy puddles, too.

1:17

George da çamurlu su birikintilerinde zıplamayı sever.

George, if you jump in muddy puddles, you must wear your boots.

1:21

George, eğer çamurlu su birikintilerinde zıplayacaksan, çizmelerini giymelisin.

Peppa likes to look after her little brother George. Öbek fiiller

1:30

Peppa, küçük kardeşi George'a göz kulak olmayı sever.

Öbek fiiller

look after ve look for: ilgilenmek mi, aramak mı

Look after, birinin ya da bir şeyin ihtiyaçlarından veya güvenliğinden sorumlu olarak onunla ilgilenmek anlamına gelen bir öbek fiildir. İngilizcede hemen ardından bakılan kişi, hayvan veya şey gelir. Bu cümlede Peppa küçük kardeşiyle ilgilenmeyi seviyor. Look after ifadesini tek bir birim olarak anlayın; birinin arkasına bakmak anlamına gelmez.

Alıştırma

'İlgilenmek' anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: Could you ____ the baby for ten minutes?

Cevabı göster

look after

George, let's find some more puddles. Ton ve niyet

1:41

George, hadi biraz daha su birikintisi bulalım.

Ton ve niyet

let's find some more: birlikte biraz daha bulmayı önerme

Let's + fiilin yalın hâli, konuşan kişiyle dinleyenin birlikte hareket etmesini önerir. Buradaki let's find, “birlikte aramamızı öneriyorum” demektir; “sen gidip ara” anlamına gelmez. Some more, çoğul puddles isminden önce gelir ve “ek su birikintileri” anlamındadır. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp Let's + fiilin yalın hâli + some more + çoğul sayılabilen isim veya sayılamayan isim şeklindedir.

Alıştırma

Konuşanla dinleyenin birlikte birkaç sandalye daha bulmasını doğal biçimde öneren cümleyi seçin.

  1. Let's find some more chairs.
  2. Let's finds some more chairs.
  3. Find some more chairs.
Cevabı göster

Let's find some more chairs.

Peppa and George are having a lot of fun. Kalıp ifadeler

1:50

Peppa ve George çok eğleniyorlar.

Kalıp ifadeler

having a lot of fun: bir etkinlikten çok keyif almak

Have fun, bir etkinlikten keyif almayı anlatan doğal sözcük birleşimidir. fun önüne a lot of eklemek dereceyi artırır; bu nedenle having a lot of fun, “çok eğlenmek” demektir. Bu ifadede fun bir isimdir. Are having, şimdiki zamanın devam biçimidir ve Peppa ile George'un o anda etkinliğin tadını çıkardığını gösterir. Zaman değişebilir: have fun, are having fun ve had fun aynı temel ifadeyi korur.

Alıştırma

Çocukların şu anda partide çok eğlendiğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The children have very fun at the party.
  2. The children are having a lot of fun at the party.
  3. The children are getting very fun at the party.
Cevabı göster

The children are having a lot of fun at the party.

Peppa has found a little puddle. Dilbilgisi

1:54

Peppa küçük bir su birikintisi buldu.

Dilbilgisi

has found: sonucu şimdi önemli olan tamamlanmış bir keşif

Has found, İngilizcede present perfect yapısıdır: has + geçmiş zaman ortacı found. Bulma eyleminin tamamlandığını ve sonucunun şimdi önemli olduğunu anlatır. Peppa keşfi yapmıştır ve artık su birikintisinin orada olduğunu bilir. Peppa, he veya she gibi üçüncü tekil şahıs öznelerle has kullanılır. Find düzensiz bir fiildir; bu nedenle geçmiş zaman ortacı find değil, found olur.

Alıştırma

Cümleyi find fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: Lily ____ her lost toy, so she has it again.

Cevabı göster

has found

George has found a big puddle.

1:57

George büyük bir su birikintisi buldu.

Look, George.

2:10

Bak, George.

There's a really big puddle. Dilbilgisi

2:11

Orada gerçekten büyük bir su birikintisi var.

Dilbilgisi

There's: var olan bir şeyi tanıtmak

There's, There is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Var olan veya bir yerde bulunan bir şeyi tanıtmak için There is + isim öbeği kullanılır. Burada yeni olarak işaret edilen şey a really big puddle ifadesidir. Bu yapıda there, “o yer” anlamına gelmez. Gerçek konum belirtilirse genellikle daha sonra gelir: There's a puddle in the garden.

Alıştırma

Yeni bir şeyi tanıtmak için There is ifadesinin kısaltmasını kullanın: ____ a spider by the window.

Cevabı göster

There's

George wants to jump into the big puddle first. Kalıp ifadeler

2:17

George önce büyük su birikintisine atlamak istiyor.

Kalıp ifadeler

jump into: dışarıdan içeriye hareket

Bu cümlede jump into, su birikintisinin dışından içine atlamak anlamına gelir. Into, hareketin yönünü ve varış noktasını gösterir. Aktarılabilir kalıp hareket fiili + into + yer veya alan şeklindedir. Dışarıdan içeriye doğru hareketi açıkça ifade eder.

Alıştırma

Kurbağanın göletin dışından içine geçtiğini açıkça söyleyen cümle hangisidir?

  1. The frog jumped beside the pond.
  2. The frog jumped in the pond.
  3. The frog jumped into the pond.
Cevabı göster

The frog jumped into the pond.

Stop, George.

2:21

Dur, George.

I must check if it's safe for you. Notlar

2:22

Senin için güvenli olup olmadığını kontrol etmeliyim.

Dilbilgisi

check if: bir şeyin doğru olup olmadığını kontrol etmek

Check if, birinin doğruluğunu kontrol etmek istediği evet-hayır sorusunu ifade eder. Bu cümledeki soru, bunun senin için güvenli olup olmadığıdır. Burada if, bir şeyin doğru olup olmadığını belirtir. Ardından kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle gelir: check if + özne + fiil.

Alıştırma

Hangi cümle birinden pencerenin kapalı olup olmadığını doğrulamasını doğru şekilde ister?

  1. Please check if the window is closed.
  2. Please check the closed window.
  3. If the window is closed, please check.
Cevabı göster

Please check if the window is closed.

Kalıp ifadeler

safe for you: bir şeyin kimin için güvenli olduğunu belirtmek

safe for you ifadesinde safe, “zarar verme ihtimali düşük” anlamına gelen bir sıfattır; for you ise güvenliği değerlendirilen kişiyi belirtir. Güvenlik, bir şeyi kimin kullanacağına veya yiyeceğine, bir yere kimin gireceğine ya da bir etkinliğe kimin katılacağına bağlı olabildiğinde be safe for + kişi veya grup yapısını kullanın: safe for children, safe for pets, safe for beginners.

Alıştırma

Oyuncağın onu kullanan küçük çocuklar için tehlikeli olmadığını söyleyecek şekilde cümleyi tamamlayın: This toy is safe ____ young children.

Cevabı göster

for

Good.

2:28

Güzel.

It is safe for you.

2:28

Senin için güvenli.

Sorry, George.

2:35

Üzgünüm, George.

It's only mud. Ton ve niyet

2:36

Sadece çamur.

Ton ve niyet

It's only mud: only ile sorunu daha önemsiz göstermek

It's only mud cümlesinde only, malzemenin çamur olduğunu belirtmekten fazlasını yapar. Çamuru küçük ve zararsız bir sorun gibi sunar: Sadece çamur, bu yüzden endişelenmeye gerek yok. It's only + isim yapısı, bir şeyi daha az önemli veya daha az ciddi gösterebilir. Burada only, yalnızca çamurla ilgili bir gerçeği değil, konuşanın duruma karşı tutumunu gösterir.

Alıştırma

“Don't worry. It's only water,” cümlesinde only sözcüğünün asıl görevi nedir?

  1. Konuşanın suyu saydığını belirtir.
  2. Dinleyenden sıvının ne olduğunu söylemesini ister.
  3. Sorunu daha az ciddi gösterir.
Cevabı göster

Sorunu daha az ciddi gösterir.

Peppa and George love jumping in muddy puddles.

2:48

Peppa ve George çamurlu su birikintilerinde zıplamayı severler.

Come on, George. Ton ve niyet

2:57

Hadi gel, George.

Ton ve niyet

Come on: harekete geçmeye teşvik etmek veya acele ettirmek

Burada Come on, George’u konuşan kişiyle birlikte harekete geçmeye teşvik eden veya acele ettiren gündelik bir ifadedir. Eylemi ilerletir; yalnızca “bana doğru yürü” anlamına gelmez.

Alıştırma

“Come on, Maya! You can do it!” cümlesinde Come on ne işe yarıyor?

  1. Maya’dan konuşan kişiye doğru yürümesini ister.
  2. Maya’yı resmî olarak bir etkinliğe davet eder.
  3. Maya’yı denemeye devam etmesi için teşvik eder.
Cevabı göster

Maya’yı denemeye devam etmesi için teşvik eder.

Let's go show Daddy. Dilbilgisi

2:58

Gidip Babaya gösterelim.

Dilbilgisi

go show: go sözcüğünden sonra doğrudan fiilin yalın biçimi

go show yapısında go sözcüğünü doğrudan show fiilinin yalın biçimi izler. İki fiil birbirine bağlı eylemleri anlatır: önce gitmek, sonra bir şeyi babaya göstermek. Buradaki show bir isim değil, fiildir. Bu gündelik go + fiilin yalın biçimi yapısı, go and show ile benzer bir anlam taşır. go ask, go get ve go see gibi ifadelerde de görülür.

Alıştırma

Cümleyi “go and show” anlamına gelen iki sözcüklü gündelik yapıyla tamamlayın: Let's ____ Grandma your picture.

Cevabı göster

go show

Goodness me. Deyimler

3:07

Aman Tanrım.

Deyimler

Goodness me: hafif şaşkınlık bildiren bir ünlem

Goodness me, konuşanın şaşırdığını veya bir şeyi beklenmedik bulduğunu anlatan kalıplaşmış bir ünlemdir. Sözcükler ayrı ayrı yorumlanmaz; goodness burada birinin karakterini anlatmaz. Genellikle öfke veya telaş değil, hafif bir şaşkınlık bildirir. Bu cümlede konuşan, güçlü bir ünlem kullanmadan beklenmedik bir görüntüye tepki verir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki hafif ve aileye uygun ünlemle tamamlayın: ____, that dog is enormous!

Cevabı göster

Goodness me

Daddy, Daddy, guess what we've been doing. Notlar

3:09

Baba, Baba, tahmin et ne yapıyorduk.

Ton ve niyet

guess what: bir haber veya sorudan önce kullanılan samimi bir giriş

guess what, ilginç, şaşırtıcı veya heyecan verici bir şeyden önce karşıdakinin dikkatini çeken ve merak uyandıran bir konuşma girişidir. Genellikle tahmin etme isteği gibi duyulur, ancak konuşan kişi yalnızca haberi paylaşmaya hazırlanıyor olabilir. Haberden önce tek başına Guess what! olarak kullanılabilir veya tahmin edilecek şeyi tanıtabilir: guess what we found, guess what happened ya da buradaki gibi guess what we've been doing.

Alıştırma

Cümleyi dersteki samimi konuşma girişiyle tamamlayın: ____ happened on my way home!

Cevabı göster

Guess what

Dilbilgisi

we've been doing: Yakın zamandaki bir etkinliği şimdiyle ilişkilendirmek

We've been doing, we have been doing ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Present perfect continuous yapısını kullanır: have/has been + fiil-ing. Guess what we've been doing ifadesinde doing, dinleyicinin tahmin etmesi gereken henüz belirtilmemiş etkinliği temsil eder. Bu zaman, etkinliği yakın zamanda bir süre devam etmiş olarak sunar. Etkinlik hâlâ sürüyor ya da henüz bitmiş olabilir ve şimdiyle bağlantısı vurgulanır. Bu cümlede baba önündeki ipuçlarına bakarak tahmin edebilir; odak yalnızca etkinliğin geçmişte gerçekleşmiş olması değildir.

Alıştırma

İki çocuğun ellerinde ıslak boya var. We ve paint fiilinin kısaltılmış present perfect continuous biçimini kullanın: ____, so there is paint on our hands.

Cevabı göster

We've been painting

Let me think. Ton ve niyet

3:12

Bir düşüneyim.

Ton ve niyet

Let me think: Cevap vermeden önce kısa bir duraklama

Let me think, bir cevap, tahmin veya karardan önce kullanılan bir konuşma ifadesidir. Karşınızdaki kişiye hâlâ cevabınızı düşündüğünüzü bildirir ve kısa, doğal bir duraklama oluşturur. Let sözcüğü çoğu zaman izinle ilgili olsa da ifadenin tamamı genellikle düşünmek için ciddi bir izin talebi değildir. Burada bir söylem belirteci gibi çalışır: konuşan kişi düşünürken söz sırasını korur.

Alıştırma

Bir arkadaşınız en hızlı güzergâhın hangisi olduğunu soruyor. Cevap vermeden önce kısa bir süreye ihtiyacınız olduğunu gösteren yaygın konuşma ifadesini yazın: ____. I think the train is faster.

Cevabı göster

Let me think

Have you been watching television? Dilbilgisi

3:14

Televizyon mu izliyordunuz?

Dilbilgisi

Have you been watching...?: yakın zamanda devam eden bir etkinliği sormak

Have you been watching...? İngilizcedeki present perfect continuous soru yapısıdır: have + özne + been + fiil-ing. Yakın zamanda belli bir süre devam eden ve şimdiyle bağlantısı olan bir etkinliği sorar. Bu cümlede konuşan kişi yalnızca tam şu anda ne olduğunu sormaz; kısa süre önce ne yapıldığını tahmin etmeye çalışır. Etkinlik az önce bitmiş veya hâlâ devam ediyor olabilir.

Alıştırma

Arkadaşın nefes nefese kalmış. run fiilini present perfect continuous yapısında kullanarak soruyu tamamla: ____?

Cevabı göster

Have you been running

No, no, Daddy.

3:17

Hayır, hayır, Baba.

Have you just had a bath? Kalıp ifadeler

3:19

Daha yeni banyo mu yaptınız?

Kalıp ifadeler

just had a bath?: az önce tamamlanan bir banyo

Burada have a bath, küvette yıkanmak anlamına gelir. Have you just had... yapısındaki ilk have, present perfect yardımcı fiilidir; had ise have a bath etkinlik ifadesindeki have fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Bir küvete sahip olmak anlamına gelmez. Just, olayı şimdiden çok kısa bir süre öncesine yerleştirir. Soru, banyonun az önce bitip bitmediğini ve kişinin şimdiki durumuyla bağlantılı olup olmadığını sorar.

Alıştırma

Just ve Britanya İngilizcesindeki have a bath ifadesini kullanarak soruyu tamamlayın: Your hair is wet. Have you ____?

Cevabı göster

just had a bath

No, no.

3:22

Hayır, hayır.

I know.

3:25

Biliyorum.

You've been jumping in muddy puddles. Dilbilgisi

3:27

Çamurlu su birikintilerinde zıplıyordunuz.

Dilbilgisi

You've been jumping: yakın zamandaki bir etkinliği şimdiki kanıta bağlamak

You've been jumping, you have been jumping ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Yapısı have/has + been + fiil-ing şeklindedir ve present perfect continuous olarak adlandırılır. Burada zıplama, bir süre devam etmiş veya tekrarlanmış yakın zamanlı bir etkinlik olarak sunulur ve şimdi görülen bir kanıtla, yani çamurla ilişkilendirilir. Etkinlik bitmiş olabilir, ancak sonucu hâlâ açıktır. Yakın zamanda yapılan bir etkinlik şu anki durumu açıklıyorsa bu yapı kullanılır.

Alıştırma

paint fiilini present perfect continuous biçiminde kullanın: Your hands are blue because you ____ the fence.

Cevabı göster

have been painting

Yes, yes, Daddy.

3:30

Evet, evet, Baba.

We've been jumping in muddy puddles.

3:31

Çamurlu su birikintilerinde zıplıyorduk.

And look at the mess you're in. Ton ve niyet

3:35

Ve şu halinize bir bakın, ne kadar kirlenmişsiniz.

Ton ve niyet

look at the mess you're in: kirli bir duruma dikkat çekmek

Bu emir cümlesinde look at... yalnızca gözle bakmayı istemez. Dinleyenin dikkatini açıkça görülen bir duruma yöneltir ve o durumu fark etmesini sağlar; ayrıca şaşkınlık veya hafif eleştiri de ifade edebilir. Buradaki the mess you're in, dinleyenin gözle görülür biçimde kirli ve dağınık hâlini anlatır. Başka bağlamlarda mess bir sorun veya zor durum anlamına gelebilir, ancak burada görülen kir, fiziksel anlamı açık hâle getirir.

Alıştırma

Bu bağlamda Look at the mess you're in ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Kişinin görünüşü hakkında yorum yapmadan bir odayı temizlemesini ister.
  2. Kişinin kirli hâline dikkat çeker ve hafif eleştirel gelir.
  3. Kişinin hayatta ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu söyler.
Cevabı göster

Kişinin kirli hâline dikkat çeker ve hafif eleştirel gelir.

Ooh.

3:38

Ooh.

Oh well, it's only mud. Ton ve niyet

3:40

Neyse, alt tarafı çamur.

Ton ve niyet

Oh well: küçük bir aksiliği kabul edip devam etmek

Oh well, bir şeyin ideal olmadığını ama konuşanın durumu kabul edip artık bunun için kaygılanmadığını gösteren kısa ve günlük bir tepkidir. Buradaki well, “sağlıklı” veya “iyi bir şekilde” anlamına gelmez. Bu cümlede çamur küçük bir sorun gibi gösterilir ve dikkat bundan sonra ne yapılacağına çevrilir. “Yazık oldu ama devam edelim” demeye benzer.

Alıştırma

Günlük bir açık hava planı yağmur yüzünden iptal edildi. Hangi tepki hayal kırıklığını rahatça kabul edip devam eder?

  1. Oh well, we can choose another day.
  2. This is a complete disaster.
  3. I'm delighted that it was cancelled.
Cevabı göster

Oh well, we can choose another day.

Let's clean up quickly before Mummy sees the mess. Notlar

3:43

Annem bu dağınıklığı görmeden çabucak temizlenelim.

Öbek fiiller

clean up: dağınık bir yeri düzenleyip temizlemek

Clean up, dağınıklığı ortadan kaldırıp bir yeri, nesneyi veya kişinin kendisini düzenli ve temiz hâle getirmek demektir. Bu bir öbek fiildir; up ifadenin bir parçasıdır ve yukarı doğru hareketi anlatmaz. Let’s clean up örneğindeki gibi nesnesiz ya da clean up the room ve clean the room up örneklerindeki gibi isim nesneyle kullanılabilir. Nesne bir zamirse iki parçanın arasına gelir: clean it up denir, clean up it denmez.

Alıştırma

Clean up ifadesini it zamiriyle doğru sırada kullanın: The juice spilled on the floor. Let's ____ before it gets sticky.

Cevabı göster

clean it up

Dilbilgisi

before Mummy sees the mess: geleceğe yönelik bir zaman yan cümlesi

Before, ana eylem için bir son zaman belirleyen zaman yan cümlesini başlatır: önce ortalığı toplamak, ardından Mummy'nin dağınıklığı görmesi. Bu yan cümle, toplama işinin ne zaman yapılması gerektiğini söyler; ayrı bir emir değildir. Before yan cümlesi geleceğe gönderme yapsa da İngilizcede normalde will değil, simple present kullanılır: before Mummy sees denir, before Mummy will see denmez. Gelecek anlamı iki eylem arasındaki zaman ilişkisinden gelir.

Alıştırma

Get fiilinin doğru biçimiyle gelecek zaman yan cümlesini tamamlayın: Let's leave before it ____ dark.

Cevabı göster

gets

Daddy, when we've cleaned up, Dilbilgisi

3:48

Baba, temizlendiğimizde,

will you and Mummy come and play too? Ton ve niyet

3:51

sen ve Annem de gelip oynayacak mısınız?

Dilbilgisi

when we've cleaned up: sonraki eylemden önce tamamlanma

When we've cleaned up, “temizliği bitirdiğimizde” anlamına gelir. When yan cümlesindeki present perfect, sonraki eylem veya davet geçerli olmadan önce ilk eylemin tamamlanmış olması gerektiğini vurgular. Söz edilen zaman gelecek olsa da when ile kurulan gelecek zaman yan cümlelerinde normalde will kullanılmaz. When we've cleaned up denir, when we'll have cleaned up denmez; will ana cümlede kullanılabilir.

Alıştırma

Gelecek zaman yan cümlesini tamamlamak için finish fiilini present perfect biçiminde kullanın: When we ____ dinner, we can play a game.

Cevabı göster

have finished

Ton ve niyet

will you and Mummy come and play too?: davet anlamı

Buradaki Will you ...? yalnızca gelecekte ne olacağını sormaz. Doğrudan ve samimi bir davettir: Konuşan kişi, babasıyla annesinin de etkinliğe katılmasını istiyor. Kalıp Will you + fiilin yalın hâli ...? şeklindedir. come and play davet edilen eylemi söyler; too ise başkaları zaten oynayacağı için “de/da” anlamı katar.

Alıştırma

Samimi daveti Will you + fiilin yalın hâli ile tamamlayın: ____ come and play with us too?

Cevabı göster

Will you

Yes, we can all play in the garden.

3:53

Evet, hepimiz bahçede oynayabiliriz.

Peppa and George are wearing their boots.

4:03

Peppa ve George çizmelerini giyiyorlar.

Mummy and Daddy are wearing their boots.

4:06

Anne ve Baba çizmelerini giyiyorlar.

Peppa loves jumping up and down in muddy puddles. Kalıp ifadeler

4:09

Peppa çamurlu su birikintilerinde aşağı yukarı zıplamayı sever.

Kalıp ifadeler

jumping up and down: tekrarlanan yukarı-aşağı hareket

Up and down, daha yüksek ve daha alçak bir konum arasında tekrarlanan hareketi anlatan tek bir yön çiftidir. jumping up and down ifadesinde, birbirinden ayrı iki tek seferlik hareketi değil, tekrarlanan zıplamaları anlatır. Bir şey dikey olarak hareket etmeyi sürdürdüğünde aynı yön çifti move up and down veya bounce up and down örneklerindeki gibi başka hareket fiillerinden sonra da gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi tekrarlanan dikey hareketi belirten yön çiftiyle tamamlayın: The rabbit kept jumping ____.

Cevabı göster

up and down

Everyone loves jumping up and down in muddy puddles.

4:13

Herkes çamurlu su birikintilerinde aşağı yukarı zıplamayı sever.

Oh, Daddy Pig, look at the mess you're in.

4:25

Ah, Baba Domuz, şu üstünün haline bak.

It's only mud.

4:29

Sadece çamur.