Parmaklarınızla kaça kadar sayabilirsiniz? (Sürprizbozan: 10'dan çok daha fazla) - James Tanton: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
584 kelime 168 kel/dk

Video özeti: Video, parmaklarla yapılan sıradan saymadan başlayıp 12’li gruplara ve konumsal sistemlere ilerliyor. On parmağın ikili sistemde 1.023’e kadar kodlama yapabildiğini, üç parmak durumuyla 59.048’e ulaşılabildiğini ve bunun bilgisayarlardaki açık-kapalı ilkesini nasıl gösterdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. How high can you count — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: “How high can…” kalıbıyla kurulan bir sorunun tanıdık bir eylemi nasıl açık uçlu bir meydan okumaya dönüştürdüğünü ve bilimsel açıklamanın girişini yönlendiren ilgi çekici bir çerçeve oluşturduğunu fark edebilirsiniz. 2. positional notation, — Sözcük anlamı ve dil düzeyi: Bir sembolün değerini bulunduğu konumun belirlediği sistemi anlatan matematik terimini öğrenerek ondalık basamak değeri, ikinin kuvvetleri ve parmaklarla kodlama açıklamalarını daha rahat takip edebilirsiniz. 3. just by counting off ones and zeros. — Öbek fiiller: count off ifadesini yalnızca toplam bulmak değil, ögeleri sırayla sayıp söylemek anlamında kavrayabilir; basit durumların tekrarının karmaşık bilgisayar işlemlerini nasıl desteklediğini anlatırken kullanabilirsiniz.

Bu derste

How high can you count on your fingers? Anlatım akışı

0:06

Parmaklarınızla kaça kadar sayabilirsiniz?

Anlatım akışı

How high can you count: sayısal üst sınırı sormak

How high can you count...? ifadesinde how high fiziksel yüksekliği değil, sayısal bir üst sınırı sorar. Sorunun tamamı, parmaklarınla sayarken ulaşabileceğin en büyük sayının ne olduğunu sorar. Bu soruyu girişte kullanmak, tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür. Dinleyiciyi önce kolay görünen bir cevap tahmin etmeye çağırır ve gerçek cevabın şaşırtıcı olup olmadığına dair merak uyandırır.

Alıştırma

“How high can you count on your fingers?” sorusuyla başlamanın temel etkisi nedir?

  1. Birinin ne kadar hızlı sayabildiğini sorar.
  2. Sayısal bir üst sınırı sorar ve tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür.
  3. Konuyu tanıtmadan önce son cevabı verir.
  4. Parmakların yerden ne kadar yüksekte olduğunu sorar.
Cevabı göster

Sayısal bir üst sınırı sorar ve tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür.

It seems like a question with an obvious answer. Dilbilgisi

0:10

Cevabı bariz olan bir soru gibi görünüyor.

Dilbilgisi

It seems like: geçici bir ilk izlenim belirtmek

It seems like + bir isim öbeği, bir şeyin belirli bir türde göründüğünü belirten ilk izlenimi verir. It seems like ardından bir yan cümle de gelebilir; örneğin It seems like we are early. Seems, yargının kesin değil geçici olduğunu gösterir. Burada bu ifade, açık görünen cevabın daha sonra sorgulanmasına veya düzeltilmesine alan bırakır.

Alıştırma

Hangi cümle daha sonra düzeltilebilecek bir ilk izlenimi doğal biçimde ifade eder?

  1. It seems like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.
  2. It proves like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.
  3. The problem is definitely easy, and no other answer is possible.
  4. It seems an easy problem like, but there may be a hidden difficulty.
Cevabı göster

It seems like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.

After all, most of us have 10 fingers, Anlatım akışı

0:12

Ne de olsa çoğumuzun 10 parmağı,

Anlatım akışı

After all: destekleyici bir gerekçe eklemek

After all, hemen önceki ifadeyi destekleyen ya da açıklayan bir gerekçe sunar. Ardından gelen olgunun önceki ifadeyi makul hâle getirdiğini gösterir. Burada, 10 parmağımız olduğu yönündeki bilinen gerçek destek olarak sunulur. Bu kullanımda after all, en sonunda değil, bu açık gerçek göz önüne alındığında anlamına gelir.

Alıştırma

İkinci cümleyi ilk cümleyi destekleyen bir gerekçe olarak sunmak için ikinci cümlenin başına hangi bağlayıcı en uygun olur? We can take our time. The museum is open until eight.

  1. In contrast
  2. After all
  3. At first
Cevabı göster

After all

or to be more precise, eight fingers and two thumbs. Anlatım akışı

0:15

ya da daha kesin olmak gerekirse sekiz parmağı ve iki başparmağı var.

Anlatım akışı

to be more precise: ifadeyi daha kesin hâle getirmek

To be more precise, konuşanın genel ya da yaklaşık bir betimlemeyi daha dar ve kesin bir ifadeyle değiştirdiğini gösterir. Burada 10 fingers günlük hayattaki genel ifadedir; eight fingers and two thumbs ise daha kesin bir sınıflandırma sunar. Bu kalıp önceki ifadeyi tamamen reddetmez, onu netleştirir.

Alıştırma

At 10:15 ifadesini in the morning sözünün daha kesin biçimi olarak hangi kalıp sunabilir?

  1. after all
  2. to be more precise
  3. on the other hand
Cevabı göster

to be more precise

This gives us a total of 10 digits on our two hands, Kalıp ifadeler

0:19

Bu bize iki elimizde toplam 10 hane/parmak (digit) veriyor,

Kalıp ifadeler

a total of 10 digits: birleşik toplamı belirtme

a total of 10 digits ifadesinde a total of, ayrı parçalar birlikte sayıldığında elde edilen son sayıyı belirtir. Birleşik sonucu özetlemek için a total of + sayı + isim kalıbını kullanın; sayı birden büyükse sayılabilen isim çoğul olur. Burada total bir isimdir, bu nedenle a tanımlığı kalıbın bir parçasıdır: total of 10 digits değil, a total of 10 digits denir.

Alıştırma

İki kutuda toplam 24 kalem olduğunu hedef kalıpla belirtin: The two boxes contain ____.

Cevabı göster

a total of 24 pencils

which we use to count to 10. Dilbilgisi

0:22

bunu da 10'a kadar saymak için kullanıyoruz.

Dilbilgisi

which we use to count to 10: kısıtlayıcı olmayan ilgi yan cümlesi

which we use to count to 10, kısıtlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesidir. Hemen önce söz edilen two hands hakkında ek bilgi verir: onları saymak için kullanırız. Yan cümlede we özne, use fiildir; which ise hands sözcüğünün yerine geçerek use fiilinin nesnesi olur. Virgül, bunun yeni bir soru ya da ayrı bir ana cümle değil, ek bir açıklama olduğunu gösterir. Ana ifade yan cümleden önce tamamlanmıştır; which yan cümlesi yalnızca bir kullanım açıklar.

Alıştırma

Hangi cümle, daha önce sözü edilen bir nesnenin amacını eklemek için virgül + which yan cümlesini doğru kullanır?

  1. I packed a compass which can we use to find north?
  2. I packed a compass, that we can use to find north.
  3. I packed a compass, which we can use to find north.
Cevabı göster

I packed a compass, which we can use to find north.

It's no coincidence that the 10 symbols we use in our modern numbering system Notlar

0:24

Modern sayı sistemimizde kullandığımız 10 sembole

are called digits as well. Kelime

0:28

İngilizcede yine parmak anlamına gelen 'digits' denmesi tesadüf değildir.

Anlatım akışı

It's no coincidence that: tesadüfi olmayan anlamlı bir bağlantıyı belirtmek

It's no coincidence that + yan cümle, yan cümledeki olgunun tesadüfen gerçekleşmediğini belirtir. Konuşan kişi bunun arkasında anlamlı bir bağlantı veya açıklama olduğunu ileri sürer. Bilgiyi düzenleyen bir kalıp olarak, ardından gelen bilgiyi açıklanması gereken bir kanıt gibi sunar ve çoğu zaman bir nedene, ortak kökene veya tarihsel bağlantıya geçiş yapar. Burada digits adı ile sayı sistemindeki on simgeyi birbirine bağlar.

Alıştırma

Bir bağlantının tesadüfi olmadığını söyleyen, dersteki dört kelimelik kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ both devices failed after the same update.

Cevabı göster

It's no coincidence that

Kelime

our modern numbering system: sayıları yazmaya yarayan onluk sistem

Burada our modern numbering system, günümüzde sayıları yazmak için yaygın olarak kullanılan onluk yöntemi ifade eder. 0'dan 9'a kadar olan on rakam simgesini kullanır ve farklı değerleri göstermek için bunları basamaklarına göre birleştirir. Bu isim grubunda modern, numbering system teriminin tamamını niteler. Buradaki numbering system, sayıları göstermek için kullanılan düzenli bir simge ve kural bütünüdür; yalnızca sayfalara numara vermek gibi bir numaralandırma işlemi değildir.

Alıştırma

Bu cümlede our modern numbering system neyi ifade eder?

  1. Bir kitaba sayfa numaraları ekleme işlemi
  2. Güncel telefon numaralarının listesi
  3. Sayıları göstermek için 0'dan 9'a kadar rakamları ve basamak değeri kurallarını kullanan düzenli bir yöntem
  4. Modern icatlara numara vermek için hazırlanmış bir takvim
Cevabı göster

Sayıları göstermek için 0'dan 9'a kadar rakamları ve basamak değeri kurallarını kullanan düzenli bir yöntem

Kelime

are called digits as well: digit sözcüğünün iki anlamı

are called digits as well ifadesinde edilgen be called + ad yapısı “bu adla anılmak”, as well ise “de/da” anlamına gelir. Cümle, on simgenin önceki düşüncede geçen adla da anıldığını söyler. Bağlantı, digit sözcüğünün ilişkili iki anlamına dayanır: el veya ayak parmağı ve 0 ile 9 arasındaki tek bir yazılı simge. Cümle, ortak sözcüğü kullanarak parmaklarla sayma ile modern sayı sistemini birbirine bağlar; as well yalnızca ilgisiz bir bilgi eklemez.

Alıştırma

Bu cümlede as well neyi göstermeye yardımcı oluyor?

  1. Simgeler, vücut bölümlerinden farklı bir ada sahiptir.
  2. On simgenin hepsi parmak resmidir.
  3. Hem simgeler hem de parmaklar digit sözcüğüyle ifade edilebilir.
  4. Digit yalnızca sayı sisteminin tamamı anlamına gelir.
Cevabı göster

Hem simgeler hem de parmaklar digit sözcüğüyle ifade edilebilir.

But that's not the only way to count. Anlatım akışı

0:30

Ancak saymanın tek yolu bu değil.

Anlatım akışı

not the only way to: alternatiflere yer açmak

not the only way to + fiil kalıbı, bir yöntemin işe yaradığını veya var olduğunu ancak başka yöntemlerin de mümkün olduğunu belirtir. Örnekte that, az önce konuşulan yönteme gönderme yapar; to count ise amacı belirtir. Cümlenin But ile başlaması bu kalıbı bir geçiş ifadesine dönüştürür. İlk yöntemi geçerli tutarken dinleyiciyi başka bir yönteme, istisnaya veya karşı örneğe hazırlar; ilk yöntemin yanlış olduğunu söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle bir yöntemi kabul ettikten sonra alternatiflere de yer bırakıyor?

  1. Taking the bus is the only way to get downtown today.
  2. Taking the bus is too slow; it's no way to get downtown on time.
  3. Taking the bus is convenient, but it's not the only way to get downtown.
Cevabı göster

Taking the bus is convenient, but it's not the only way to get downtown.

In some places,

0:33

Bazı yerlerde,

it's customary to go up to 12 on just one hand. Kelime

0:34

sadece tek bir elde 12'ye kadar saymak adettir.

Kelime

it's customary to go up to 12: gelenek ve sayma üst sınırı

“It's customary to + fiilin yalın hâli”, bir davranışın belirli bir yerde veya grupta yerleşmiş ya da geleneksel bir uygulama olduğunu belirtir. Kişisel bir alışkanlığı veya istisnasız bir kuralı anlatmaz. Burada “go up to 12”, 12'ye ulaşana kadar saymaya devam etmek demektir; yani üst sınır 12'dir. İfadenin tamamı, bazı yerlerde tek elle 12'ye kadar saymanın gelenek olduğunu söyler.

Alıştırma

Örnekteki “it's customary to go up to 12” ne anlama geliyor?

  1. İnsanlar genellikle 12 adlı bir yere yürür.
  2. Herkes kanunen tam olarak 12 saymak zorundadır.
  3. Bazı yerlerde 12'ye kadar saymak gelenektir.
Cevabı göster

Bazı yerlerde 12'ye kadar saymak gelenektir.

How?

0:38

Nasıl mı?

Well,

0:39

Şöyle ki,

each finger is divided into three sections, Kalıp ifadeler

0:39

her parmak üç bölüme ayrılmıştır,

Kalıp ifadeler

is divided into three sections: be divided into yapısı

“Be divided into + sayı/parçalar”, bir bütünün daha küçük parçalara ayrılmış veya düzenlenmiş olduğunu anlatır. “Each finger is divided into three sections” ifadesinde edilgen yapı, ayırma işini kimin yaptığına değil parmağın yapısına odaklanır. Ortaya çıkan parçalardan önce into kullanın: a book is divided into chapters veya a task is divided into stages denebilir.

Alıştırma

Cümleyi divide fiilinin geniş zaman edilgen biçimi ve gereken edatla tamamlayın: The course ____ four short units.

Cevabı göster

is divided into

and we have a natural pointer to indicate each one, Kelime

0:42

ve her birini göstermek için doğal bir göstergemiz var,

the thumb.

0:45

o da başparmak.

Kelime

a natural pointer to indicate each one: başparmağı işaret etme aracı olarak kullanmak

Burada başparmak a natural pointer olarak tanımlanıyor: Elin zaten bir parçası olan ve ek bir nesne gerektirmeyen bir gösterme aracı. Pointer burada işleve dayalı bir benzetmedir; bilgisayar imleci anlamında değildir. to indicate each one mastar öbeği, bu işaretçinin amacını belirtir. Indicate göstermek veya işaretlemek anlamına gelir; each one ise sayarken parmaklardaki bölümlerin teker teker gösterildiğini anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede a natural pointer neyi ifade ediyor?

  1. Başparmak ekranda sayılar gösterir.
  2. Başparmak on iki bölüme ayrılmıştır.
  3. Başparmak, sayarken her bölümü gösterebilir.
  4. Başparmak toplamı kendi başına hesaplar.
Cevabı göster

Başparmak, sayarken her bölümü gösterebilir.

That gives us an easy way to count to 12 on one hand. Kalıp ifadeler

0:46

Bu bize tek elde 12'ye kadar saymanın kolay bir yolunu sunar.

Kalıp ifadeler

That gives us an easy way to + fiilin yalın hâli

That, az önce açıklanan düzenlemeye gönderme yapar. Konuşmacı bunu yeniden adlandırmak yerine, önceki bilgiyi sonraki sonucun nedeni olarak sunar. Gives us an easy way to + fiilin yalın hâli, “bir şeyi yapmak için basit bir yöntem sağlar” anlamına gelir. to sonrasındaki fiil, kolaylaşan eylemi belirtir; burada bu fiil count’tur.

Alıştırma

Cümleyi give us an easy way to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The color code ____ organize the files.

Cevabı göster

gives us an easy way to

And if we want to count higher, Dilbilgisi

0:50

Eğer daha yükseğe saymak istersek,

Dilbilgisi

if we want to count higher: sonraki adımın koşulunu belirlemek

if we want to count higher yan cümlesi, sıradaki yöntemi yararlı kılan koşulu belirler: amaç daha büyük sayılara ulaşmaktır. Burada higher, fiziksel yükseklik değil, sayısal değerin daha büyük olması anlamına gelir. Bunun gibi bir if yan cümlesi, sonucu veya çözümü veren ana cümleye hazırlık yapar; örneğin we can use another method. Açıklamayı önce amaç, sonra sonraki adım şeklinde düzenler.

Alıştırma

Hangi cümle if we want to count higher ile bir amaç belirleyip ardından bir yöntem sunuyor?

  1. If we want to count higher, we can use a place-value chart.
  2. We can use a place-value chart, but we do not want to count higher.
  3. Although we can count higher, a place-value chart is impossible.
Cevabı göster

If we want to count higher, we can use a place-value chart.

we can use the digits on our other hand

0:52

12'ye her ulaştığımızda kaydını tutmak için

to keep track of each time we get to 12. Notlar

0:54

diğer elimizdeki parmakları kullanabiliriz.

Kalıp ifadeler

to keep track of: devam eden bir sayımı takip etmek

To keep track of something, bir şeyin o anki sayısını, ilerlemesini veya durumunu bilmek için onu sürekli izlemek ya da kaydetmek demektir. Bu cümlede diğer eldeki parmaklar, tamamlanan her 12'lik grubu kaydeder. Kalıp keep track of + isim veya yan cümledir; örneğin keep track of the score ya da keep track of how many turns we have taken. Bu ifade, bilgiye yalnızca bir kez bakmayı değil, bilgiyi zaman içinde güncellemeyi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “sürekli izlemek” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: I use a calendar to ____ assignment deadlines as they change.

Cevabı göster

keep track of

Dilbilgisi

each time we get to 12: tekrarlanan bir koşul

Each time + yan cümle, “bu her gerçekleştiğinde” anlamına gelir. Bir olayı tekrarlanan bir koşul olarak sunar: sayımın 12’ye ulaştığı her durumda aynı eylem tetiklenir. Burada get to 12, bir yere gitmek değil, “sayarken 12’ye ulaşmak” anlamındadır. Bu ifade, yöntemi tekrarlanan 12’li gruplar hâlinde düzenler.

Alıştırma

İngilizce cümleyi, each ile başlayan ve “her seferinde” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Move one marker ____ you reach ten.

Cevabı göster

each time

Up to five groups of 12 or 60. Kalıp ifadeler

0:57

5 adet 12'li gruba, yani 60'a kadar.

Kalıp ifadeler

Up to five groups of 12: bir üst sınır

Up to + sayı bir üst sınır belirtir: miktar daha az olabilir, ancak daha fazla olamaz. Beş tane 12’lik grubun üst sınırı 5 × 12 = 60’tır; bu, mutlaka tam beş grup olması gerektiği anlamına gelmez. Up to five groups of 12 bir cümle parçasıdır. Bu açıklamada önceki düşünceyi tamamlar ve yaklaşık olarak “We can count up to five groups of 12, or 60.” anlamına gelir. Böyle kısa parçalar sözlü açıklamalarda ve ekrandaki metinlerde yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle 30 kişinin azami kapasite olduğunu, ancak daha az kişinin de mümkün olduğunu söyler?

  1. The room can hold up to 30 people.
  2. The room can hold exactly 30 people.
  3. The room can hold at least 30 people.
Cevabı göster

The room can hold up to 30 people.

Better yet, Anlatım akışı

1:02

Daha da iyisi,

Anlatım akışı

Better yet: daha iyi bir seçenek sunmak

“Better yet”, ardından gelen fikrin az önce söylenen veya ima edilen bir fikirden daha iyi olduğunu gösterir. Yalnızca başka bir olasılık eklemez; yeni fikri bir iyileştirme olarak sunar. Cümlenin başında geçiş ifadesi olarak kullanılır ve ardından genellikle virgül gelir. Dinleyiciye veya okuyucuya sırada daha iyi, daha kolay ya da daha yararlı bir seçenek olduğunu bildirir.

Alıştırma

Hangi cümlede Better yet, konuşmacının daha iyi gördüğü bir seçeneği sunmak için kullanılmıştır?

  1. We can send you a printed map. In other words, the map is made of paper.
  2. We can send you a printed map. Better yet, we can send live directions to your phone.
  3. We can send you a printed map. Also, the envelope is white.
Cevabı göster

We can send you a printed map. Better yet, we can send live directions to your phone.

let's use the sections on the second hand

1:03

12 adet 12'li grubu saymak için

to count 12 groups of 12, Kalıp ifadeler

1:05

ikinci elimizdeki bölümleri kullanalım,

up to 144.

1:07

144'e kadar.

Kalıp ifadeler

to count 12 groups of 12: grup sayısı ve her grubun büyüklüğü

“12 groups of 12” eşit büyüklükteki grupları anlatır: 12 grup vardır ve her grupta 12 öğe bulunur. number + groups of + number kalıbında ilk sayı kaç grup olduğunu, of sözcüğünden sonraki sayı ise her grubun büyüklüğünü gösterir. Burada 12 × 12 = 144'tür. count fiili, toplam sayıya ulaşmak için grupların sayma yöntemi olarak kullanıldığını gösterir.

Alıştırma

Gruplama ifadesini bu dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Twenty-four beads are arranged into three ____ eight.

Cevabı göster

groups of

That's a pretty big improvement, Anlatım akışı

1:10

Bu oldukça büyük bir gelişme,

Anlatım akışı

That's a pretty big improvement: sonraki adımdan önce ilerlemeyi belirtmek

“That's a pretty big improvement”, az önce açıklanan sonucu olumlu biçimde değerlendirir. Burada pretty, big sözcüğünün derecesini belirtir ve “oldukça” ya da “epey” anlamına gelir; “güzel” anlamında değildir. Açıklamanın akışında bu cümle bir ilerleme işareti görevi görür: mevcut yöntemin iyi çalıştığını doğrular ve daha büyük bir gelişmeye geçmek için yer bırakır. “Sonucu değerlendirip sonra devam etme” düzeni, açıklamanın nasıl yapılandırıldığını takip etmeyi kolaylaştırır.

Alıştırma

Bir açıklamada “That's a pretty big improvement” burada en doğal olarak hangi işlevi görür?

  1. Önceki yöntemi tamamen başarısız olarak reddeder.
  2. Gelişmenin fiziksel olarak güzel göründüğünü söyler.
  3. Konuşmacı bir sonraki aşamaya geçmeden önce ilerlemeyi olumlu biçimde özetler.
Cevabı göster

Konuşmacı bir sonraki aşamaya geçmeden önce ilerlemeyi olumlu biçimde özetler.

but we can go higher by finding more countable parts on each hand. Notlar

1:12

ancak her iki elde daha fazla sayılabilir bölüm bularak daha da yükseğe çıkabiliriz.

Dilbilgisi

go higher by finding: by + fiil-ing ile yöntem belirtmek

Bu bağlamda go higher, gösterilebilen ya da sayılabilen en yüksek sayıyı artırmak anlamına gelir; fiziksel olarak yukarı hareket etmeyi anlatmaz. by finding more countable parts, bu sonucun nasıl elde edilebileceğini açıklar. Yöntemi belirtmek için sonuç veya hedef + by + fiil-ing yapısını kullanabilirsiniz. Burada by bir edattır, bu nedenle find, -ing biçimi olan finding hâline gelir.

Alıştırma

reuse fiilini by'dan sonra gereken doğru biçime dönüştürün: We reduced waste by ____ glass bottles.

Cevabı göster

reusing

Kelime

more countable parts: ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm

more countable parts ifadesindeki countable, count + -able birleşiminden oluşan ve “sayılabilen” anlamına gelen bir sıfattır. Tek tek ayırt edilip ayrı birer birim olarak ele alınabilen bölümleri niteler. Burada countable, esas olarak countable noun ifadesindeki dil bilgisi etiketi anlamında kullanılmaz. Amaç, her elde bağımsız sayma birimleri olarak kullanılabilecek başka alanlar bulmaktır.

Alıştırma

Bu cümlede more countable parts ne anlama gelir?

  1. sayılabilen isim olan daha fazla sözcük
  2. ayırt edilip ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm
  3. önceden sayılmış daha fazla bölüm
Cevabı göster

ayırt edilip ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm

For example,

1:17

Örneğin,

each finger has three sections and three creases,

1:17

her parmağın üç bölümü ve üç boğum çizgisi vardır,

for a total of six things to count.

1:21

bu da saymak için toplam altı şey eder.

Now we're up to 24 on each hand, Kalıp ifadeler

1:23

Artık her elde 24'e çıktık,

Kalıp ifadeler

Now we're up to 24: mevcut toplamı bildirmek

Now we're up to 24 ifadesinde be up to + sayı, bu bağlamda bir miktarın ya da seviyenin o sayıya ulaştığını bildirir. Daha düşük bir değerden mevcut sonuca doğru ilerleme olduğunu düşündürür. Now, 24'ün en son ulaşılan aşama olduğunu vurgular. Bu cümlede 24 bir üst sınır değil, şu anda her elde ulaşılabilen sayıdır.

Alıştırma

Hangi cümle grubun şu anda 50 üyesi olduğunu söyler?

  1. The group needs 50 more members.
  2. The group can have up to 50 members.
  3. The group is now up to 50 members.
Cevabı göster

The group is now up to 50 members.

and using our other hand to mark groups of 24 Kalıp ifadeler

1:25

ve 24'lü grupları işaretlemek için diğer elimizi kullanmak

gets us all the way to 576. Kalıp ifadeler

1:28

bizi 576'ya kadar götürür.

Kalıp ifadeler

to mark groups of 24: tamamlanan grupları işaretleyerek takip etmek

Burada mark, “bir şeyi takip etmek için görünür bir işaret veya el konumu kullanmak” anlamına gelir. Diğer el, tamamlanan her 24’lük grubu kaydeder; böylece sayan kişinin grup sayısını zihninde tutması gerekmez. to mark sözleri, diğer elin neden kullanıldığını açıklar. Bu sayma bağlamında mark, “not vermek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede mark, örnektekiyle aynı takip etme anlamında kullanılmıştır?

  1. Move one bead to mark each group of ten.
  2. The teacher will mark the quiz after class.
  3. The holiday marks the start of summer.
Cevabı göster

Move one bead to mark each group of ten.

Kalıp ifadeler

gets us all the way to: vurgulanan bir son noktaya ulaşmak

gets us ... to yapısında get, “birinin bir yere, noktaya veya sonuca ulaşmasını sağlamak” anlamına gelir. Özne sayma yöntemidir; us ise bu yöntemi kullanan kişileri ifade eder. Yani yöntem onların 576’ya ulaşmasını sağlar. All the way to, saymanın başladığı yerle veya normalde duracağı noktayla karşılaştırıldığında 576’nın uzak ya da etkileyici bir son nokta olduğunu vurgular. Büyük bir ilerlemeyi öne çıkarır ve fiziksel yolculuk anlatmak zorunda değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi, “bizi belirgin biçimde uzak bir son noktaya ulaştırır” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: This bus ____ the national park.

Cevabı göster

gets us all the way to

Can we go any higher? Anlatım akışı

1:31

Daha da yükseğe çıkabilir miyiz?

Anlatım akışı

Geçiş sorusu olarak Can we go any higher?

Burada Can we go any higher? yalnızca daha yüksek bir sonucun mümkün olup olmadığını sormaz. Az önce ulaşılan sonucu temel alır ve dikkati bir sonraki olası aşamaya yöneltir. Bir açıklamada bu tür bir soru söz sanatı amacıyla sorulabilir; konuşan kişi gerçekten yanıt beklemeyebilir. Dinleyiciye sırada ne olduğunu tahmin etmesi için kısa bir süre verir, ardından yeni bir testi, yöntemi veya sınır tartışmasını başlatır.

Alıştırma

Bir açıklamada, sonuç henüz sunulmuşken sorulan Can we go any higher? sorusunun temel görevi nedir?

  1. Sonuçla hiçbir bağlantısı olmadan konuyu değiştirir.
  2. Mevcut sonucu bir sonraki olası adıma bağlar.
  3. Son yanıtı vererek açıklamayı bitirir.
Cevabı göster

Mevcut sonucu bir sonraki olası adıma bağlar.

It looks like we've reached the limit of how many different finger parts Kalıp ifadeler

1:32

Görünüşe göre, sayabileceğimiz farklı parmak kısımlarının limitine

Kalıp ifadeler

It looks like we've reached the limit: temkinli bir sonuç

It looks like, sonucu mutlak bir iddia olarak değil, şu anda mevcut olan kanıtlardan çıkarılan bir yargı olarak sunar. Konuşan kişi oldukça emin görünür ancak yeni bilgilere yer bırakır. We've reached present perfect yapısındadır: sınıra ulaşma şu andan önce gerçekleşmiştir ve sonucu şimdi de önemlidir. Reach the limit of ... bir miktarın, yeteneğin, aralığın veya sürecin sınırına varmak anlamına gelir.

Alıştırma

It looks like we've reached the limit ifadesinin en doğru anlamı nedir?

  1. Konuşan kişi gelecekte hiçbir gelişmenin mümkün olmadığını kanıtladı.
  2. Bilinmeyen bir zamanda kesinlikle bir sınıra ulaşılacak.
  3. Mevcut kanıtlar sınıra zaten ulaşılmış olduğunu düşündürüyor.
Cevabı göster

Mevcut kanıtlar sınıra zaten ulaşılmış olduğunu düşündürüyor.

we can count with any precision. Kelime

1:36

belirli bir hassasiyetle ulaşmış bulunuyoruz.

Kelime

with any precision: saymadaki kesinlik derecesi

Bu cümlede with any precision, count fiilini niteleyen bir zarf öbeğidir. Neyin sayıldığını değil, sayma işleminin ne kadar kesin veya güvenilir yapılabildiğini anlatır. Precision, kesinlik ya da ayrıntı derecesidir. Burada any, ele alınan derece aralığını genişletir: ifade, “anlamlı veya işe yarar bir kesinlik derecesiyle” demektir; “birkaç farklı kesinlik türüyle” demek değildir.

Alıştırma

“Anlamlı bir kesinlik derecesiyle” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: In the fog, we couldn't estimate the distance ____.

Cevabı göster

with any precision

So let's think of something different. Anlatım akışı

1:38

O zaman farklı bir şey düşünelim.

Anlatım akışı

So let's think of something different: yeni bir yöne geçişi belirtmek

So, öneriyi önce söylenenlere bağlar: önceki yaklaşım bir sorunla veya sınırla karşılaşmıştır ve konuşmacı şimdi bir sonraki adımı sunar. Let's, dinleyicileri birlikte düşünmeye davet eder. Something different ise yalnızca farklı bir nesne değil, farklı bir fikir ya da yaklaşım demektir. Cümlenin tamamı bir düşünce çizgisini kapatır ve yeni bir yöne geçildiğini belirtir.

Alıştırma

'So let's think of something different.' bir açıklamada neyin işaretini verir?

  1. Önceki fikirlerin hepsinin doğru olduğu iddiası
  2. Aynı fikri daha ayrıntılı anlatma isteği
  3. Mevcut yaklaşımdan yeni bir fikre geçiş
Cevabı göster

Mevcut yaklaşımdan yeni bir fikre geçiş

One of our greatest mathematical inventions Dilbilgisi

1:41

En büyük matematiksel icatlarımızdan biri

is the system of positional notation, Kelime

1:43

basamaklı notasyon sistemidir;

Dilbilgisi

One of our greatest mathematical inventions is: çoğul isim, tekil fiil

one of + üstünlük derecesi + çoğul isim kalıbı, en iyi, en büyük veya en önemli sayılan bir grubun içindeki tek bir üyeyi belirtir. one of our greatest mathematical inventions ifadesinde inventions çoğuldur çünkü ifade bir icatlar grubuna gönderme yapar. Öznenin dil bilgisel merkezi one olduğu için fiil tekildir: One of ... are değil, One of ... is kullanılır. is sonrasındaki isim öbeği, tanıtılan tek icadın ne olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi be fiilinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: One of our best players ____ absent right now.

Cevabı göster

is

Kelime

positional notation: değerin konumla belirlendiği gösterim sistemi

Positional notation, bir rakamın değerinin bulunduğu yere bağlı olduğu bir sayı yazma sistemidir. Sembolün kendisi ve konumu, değeri birlikte belirler. Örneğin onluk sistemdeki 999 sayısında aynı üç rakam sırasıyla 900, 90 ve 9'u temsil eder. Onluk ve ikilik sistemler farklı tabanlar kullansalar da ikisi de konumsal sistemlerdir.

Alıştırma

Hangi ifade positional notation kavramını doğru açıklar?

  1. Positional notation sisteminde bir rakamın konumu değiştiğinde değeri de değişebilir.
  2. Positional notation, belirli bir yerdeki tek bir rakamın değeri anlamına gelir.
  3. Positional notation sisteminde her rakam, nerede bulunursa bulunsun aynı değere sahiptir.
Cevabı göster

Positional notation sisteminde bir rakamın konumu değiştiğinde değeri de değişebilir.

where the placement of symbols allows for different magnitudes of value, Kelime

1:46

burada sembollerin yerleşimi değerin büyüklüklerini belirler,

as in the number 999.

1:50

tıpkı 999 sayısında olduğu gibi.

Kelime

allows for different magnitudes of value: farklı basamak değerlerini mümkün kılmak

Bu cümlede allows for, “mümkün kılar” veya “yer sağlar” anlamındadır. Özne the placement of symbols ifadesidir: konum, sembollerin farklı büyüklükte değerler taşımasını mümkün kılar. Different magnitudes of value, farklı sayısal ölçekleri veya basamak değerlerini anlatan matematiksel bir ifadedir. 999'da aynı rakam, konumu değerini değiştirdiği için 900, 90 ve 9'u temsil eder.

Alıştırma

Cümleyi allow for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A flexible schedule ____ unexpected delays.

Cevabı göster

allows for

Even though the same symbol is used three times, Dilbilgisi

1:53

Aynı sembol üç kez kullanılsa da,

Dilbilgisi

Even though the same symbol is used three times: ödünlemeli bir karşıtlık sunmak

Even though, ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır. Önce belirli bir beklenti oluşturabilecek gerçek bir olguyu sunar: aynı sembol üç kez göründüğü için üç kullanımın da aynı değere sahip olması beklenebilir. Bu ifade, ardından gelen ana cümlenin bu beklentiyi tersine çevireceğini gösterir. Virgül, even though yan cümlesinin sonunu belirtir; bu nedenle bu altyazı parçasının karşıtlığı tamamlamak için hâlâ bir ana cümleye ihtiyacı vardır.

Alıştırma

Hangi cümle gerçek bir olguyla beklenmedik bir sonucu karşılaştırmak için even though ifadesini doğru kullanır?

  1. Because the boxes look identical, they contain different tools.
  2. Even if the boxes look identical, they may contain different tools.
  3. Even though the boxes look identical, they contain different tools.
Cevabı göster

Even though the boxes look identical, they contain different tools.

each position indicates a different order of magnitude. Kelime

1:55

her pozisyon farklı bir büyüklük derecesini gösterir.

Kelime

a different order of magnitude: on katlık yeni bir ölçek düzeyi

Order of magnitude, genellikle on sayısının bir kuvvetine dayanan ölçek düzeyidir. Ondalık gösterimde birler, onlar ve yüzler basamakları art arda gelen farklı büyüklük mertebelerindedir. Bu cümlede a different order of magnitude, her konumun yalnızca farklı bir değeri değil, on katlık yeni bir ölçeği temsil ettiği anlamına gelir. Kesin sayıdan çok ölçek düzeyi önemli olduğunda bu ifade kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle, konumların on katlık farklı ölçekleri temsil ettiğini söylüyor?

  1. Each position represents the same order of magnitude.
  2. Each position represents a different value, but the scale is unchanged.
  3. Each position represents a different order of magnitude.
Cevabı göster

Each position represents a different order of magnitude.

So we can use positional value on our fingers Kelime

2:00

Yani önceki rekorumuzu kırmak için

to beat our previous record. Deyimler

2:03

parmaklarımızda basamak değerini kullanabiliriz.

Kelime

can use positional value: sayısal değeri konumla belirlemek

Can use positional value, konumun sayma sisteminin bir parçası olarak kullanılabileceği anlamına gelir. Parmaklarla sayarken kaldırılan her parmağı yalnızca bir olarak saymak yerine, farklı parmaklara konumlarına göre farklı sayısal değerler atanabilir. Burada can use izin bildirmez; positional value kavramını kullanılabilecek bir yöntem olarak sunar. can use + isim öbeği kalıbı, bir şeyin sonuca ulaşmak için araç veya yöntem olarak kullanılabildiğini sıkça belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle positional value kavramını doğru açıklıyor?

  1. We can use positional value, so position has no effect on value.
  2. We can use positional value, so a symbol's value can depend on where it appears.
  3. We can use positional value, so every symbol must always have the same value.
Cevabı göster

We can use positional value, so a symbol's value can depend on where it appears.

Deyimler

to beat our previous record: önceki en iyi dereceyi aşmak

Burada beat, “vurmak” değil, “daha iyisini yapmak” veya “aşmak” anlamına gelir. Beat our previous record ifadesinin tamamı, grubun önceki en iyi sonucundan daha iyi bir sonuç elde etmesi demektir. to beat... mastar yapısı, basamak değerini kullanmanın amacını belirtir: bu yöntem, daha önce başardıklarının ötesine geçmelerine yardımcı olmayı amaçlar.

Alıştırma

Hangi cümle, grubun önceki en iyi sonucunu aşmayı umduğunu doğal biçimde ifade eder?

  1. With more practice, we hope to beat our previous record.
  2. With more practice, we hope to match our previous record.
  3. With more practice, we hope to remember our previous record.
Cevabı göster

With more practice, we hope to beat our previous record.

Let's forget about finger sections for a moment Anlatım akışı

2:05

Bir an için parmak bölümlerini unutalım

Anlatım akışı

Let's forget about ... for a moment: bir ayrıntıyı geçici olarak bir kenara bırakmak

Bu cümlede Let's forget about ... for a moment, “bunu hafızamızdan silelim” değil, “... unsurunu geçici olarak değerlendirmeyi bırakalım” anlamına gelir. For a moment, parmak bölümlerinin yalnızca kısa süreliğine bir kenara bırakıldığını gösterir. Bu kalıp, konuyu karmaşıklaştıran bir ayrıntıyı çıkararak bilgiyi düzenler. Dinleyicinin önce daha basit bir sürüme odaklanmasını ve ayrıntının daha sonra yeniden eklenebilmesini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi Let's forget about ... for a moment kalıbıyla tamamlayın: ____ the spelling rules ____ and listen to the sound first.

Cevabı göster

Let's forget about · for a moment

and look at the simplest case Kalıp ifadeler

2:07

ve parmak başına sadece iki seçeneğimizin olduğu

of having just two options per finger, Kelime

2:09

en basit duruma bakalım,

Kalıp ifadeler

look at the simplest case of having ...: basit bir modelle başlamak

Burada look at, yalnızca “gözlerini bir şeye çevirmek” değil, “ele almak” veya “incelemek” anlamına gelir. Konuşan kişi, dinleyiciyi anlaşılması kolay bir modelle başlamaya davet ediyor. The simplest case en az karmaşık durumu belirtir. of having ... bölümü bu durumu tanımlayan koşulu açıklar; of bir edat olduğu için have, -ing biçimi olan having olur. Bir problemi önce basitleştirip sonra daha zor durumlara geçerken look at the simplest case of + -ing kalıbını kullanabilirsin.

Alıştırma

Hangi cümle yalnızca bir değişkeni olan basitleştirilmiş bir durumu doğal biçimde tanıtır?

  1. Let's look for the simplest case of having only one variable.
  2. Let's look at the simplest case of have only one variable.
  3. Let's look at the simplest case of having only one variable.
Cevabı göster

Let's look at the simplest case of having only one variable.

Kelime

just two options per finger: per “her biri için” demektir

Burada per, “her biri için” veya “başına” anlamına gelir. two options per finger, tüm parmakların toplamda yalnızca iki seçeneği olduğu değil, her bir parmağın iki olası seçeneği olduğu anlamına gelir. just “yalnızca” anlamına gelir ve modelin her birim için iki seçeneğe indirildiğini vurgular. miktar + per + birim kalıbı oranlarda, sınırlarda, fiyatlarda ve teknik açıklamalarda sık kullanılır.

Alıştırma

Oranı tamamlamak için per kullan: The machine can pack thirty boxes ____ minute.

Cevabı göster

per

up and down. Kalıp ifadeler

2:12

yukarı ve aşağı.

Kalıp ifadeler

up and down: iki olası durum

Bu bağlamda up ve down, bir parmağın bulunabileceği iki konumu adlandırır: up kaldırılmış, down ise indirilmiş demektir. İfade bunları bir durum çifti olarak sunar. Tek bir parmağın sürekli yukarı ve aşağı hareket ettiği anlamına gelmez. up and down bir eylemi anlattığında, move up and down örneğinde olduğu gibi çevresinde genellikle hareket bildiren bir sözcük bulunur.

Alıştırma

Bu bağlamda up and down ne anlama geliyor?

  1. Yukarı ve aşağı doğru tekrarlanan hareketi anlatır.
  2. Birine yüksek bir yerden alçak bir yere gitmesini söyler.
  3. İki olası durumu adlandırır: kaldırılmış veya indirilmiş.
Cevabı göster

İki olası durumu adlandırır: kaldırılmış veya indirilmiş.

This won't allow us to represent powers of 10, Kalıp ifadeler

2:13

Bu, 10'un kuvvetlerini temsil etmemize izin vermez,

Kalıp ifadeler

allow us to represent powers of 10: 10'un kuvvetlerini ifade etmemizi sağlamak

allow + nesne + to-infinitive kalıbı, bir şeyin bir kişiye veya gruba bir eylemi yapma yeteneği ya da fırsatı verdiğini belirtir. Burada us nesne, to represent ise mastardır. Olumsuz won't ile birlikte bu yan cümle, yöntemin bu gösterimi mümkün kılmayacağı anlamına gelir; izin değil, kapasite anlatılır. Matematiksel ve teknik açıklamalarda represent, bir şeyi sayılar, semboller, diyagramlar veya bir model kullanarak göstermek ya da ifade etmek anlamına gelir. powers of 10, 10, 100 ve 1.000 gibi değerlerdir; dolayısıyla ifade, bu değerleri sistem içinde göstermeyi anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle allow + nesne + to-infinitive yapısını doğru kullanıyor?

  1. This model allows us to represent the data visually.
  2. This model allows to us represent the data visually.
  3. This model allows us representing the data visually.
Cevabı göster

This model allows us to represent the data visually.

but it's perfect for the counting system that uses powers of two, Kelime

2:16

ancak ikinin kuvvetlerini kullanan sayma sistemi için mükemmeldir,

otherwise known as binary. Kelime

2:20

diğer bir deyişle ikili sistem (binary).

Kelime

uses powers of two: ikili sistemde basamak değerleri

Burada powers of two, 2^0, 2^1, 2^2, 2^3 ve devamından oluşan diziyi ifade eder; bu dizi 1, 2, 4, 8, 16 ile başlar. uses powers of two ifadesi, sayma sisteminin bu değerler üzerine kurulduğunu anlatır. İkili sistemde her basamak değeri ikinin bir kuvvetidir. Burada power, kuvvet veya elektrik değil, üs alma işlemiyle ilgili bir matematik terimidir.

Alıştırma

Hangi sayı ikinin bir kuvvetidir?

  1. 18
  2. 12
  3. 32
Cevabı göster

32

Kelime

otherwise known as binary: başka bir ad sunmak

Virgülle ayrılan otherwise known as binary ifadesi, az önce bahsedilen sayma sisteminin başka bir adını verir. Bu sistemin binary olarak da adlandırıldığı anlamına gelir. Burada otherwise, ad bildiren kalıp otherwise known as ifadesinin bir parçasıdır. “Aksi takdirde” anlamına gelmez ve farklı bir sonuç sunmaz.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç sözcüklü adlandırma ifadesiyle tamamlayın: Sodium chloride, ____ table salt, is used in cooking.

Cevabı göster

otherwise known as

In binary,

2:22

İkili sistemde,

each position has double the value of the previous one. Kelime

2:23

her pozisyon bir öncekinin iki katı değere sahiptir.

Kelime

double the value: ikiye bir karşılaştırma

has double the value of the previous one ifadesinde double, “iki katı” veya “miktarın iki katı” anlamına gelir. İkili sistemdeki her basamak, önceki basamağın iki katı değerindedir. Aktarılabilir A has double the + ölçülebilir isim + of B kalıbı miktarları karşılaştırır. İkiye bir oranını anlatır; A'nın mutlaka değiştiği veya büyüdüğü anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi double ve value kullanarak tamamlayın: The $20 voucher has ____ of the $10 voucher.

Cevabı göster

double the value

So we can assign our fingers values of 1 2 4 8 Kalıp ifadeler

2:26

Böylece parmaklarımıza 1, 2, 4, 8 değerlerini atayabiliriz,

all the way up to 512,

2:31

512'ye kadar böyle gider,

Kalıp ifadeler

assign our fingers values of: assign + nesne + değer

assign our fingers values of ... ifadesinde assign, bir sistem içinde her parmağa bilinçli olarak bir sayı vermek anlamına gelir. Parmaklar sayıları alır; values of 1, 2, 4, 8 ... ise hangi sayıların verildiğini belirtir. Aktarılabilir kalıp assign + nesne + a value/values of + sayı(lar) biçimindedir; örneğin assign each button a value of zero. Değer önce getirilip to da kullanılabilir: assign values to the buttons.

Alıştırma

Cümleyi assign + nesne + a value of kalıbıyla tamamlayın: In our scoring system, we ____ each star ____ ten.

Cevabı göster

assign · a value of

and any positive integer up to a certain limit Kelime

2:33

ve belirli bir sınıra kadar her pozitif tam sayı

can be expressed as a sum of these numbers. Dilbilgisi

2:36

bu sayıların toplamı olarak ifade edilebilir.

Kelime

any positive integer: sıfırdan büyük herhangi bir tam sayı

positive integer, 1, 2 veya 15 gibi sıfırdan büyük ve kesirli kısmı olmayan bir sayıdır. 0’ı, negatif sayıları veya 2,5 gibi tam sayı olmayan değerleri içermez. any positive integer ifadesindeki any, açıklamanın koşulu karşılayan her sayıya tek tek uygulandığını gösterir. Burada positive, 'iyimser' veya 'iyi' değil, matematiksel olarak 'sıfırdan büyük' anlamındadır.

Alıştırma

Hangi sayı bir positive integer örneğidir?

  1. 2.5
  2. -3
  3. 7
  4. 0
Cevabı göster

7

Dilbilgisi

can be expressed as a sum of: toplama biçimini açıklama

Can be expressed as a sum of, 'sayıların veya miktarların toplandığı bir biçimde yazılabilir' anlamına gelir. Özne, temsil edilen sayıdır; a sum of ise toplanan parçaları tanıtır. Yapı, özne + can be expressed as + biçim şeklindedir. can + be + geçmiş zaman ortacı ile kurulan edilgen yapı kullanılır; çünkü odak, bunu yazan kişide değil, mümkün olan gösterim biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi can be expressed as a sum of ifadesiyle tamamlayın: Ten ____ six and four.

Cevabı göster

can be expressed as a sum of

For example,

2:39

Örneğin,

the number seven is 4 + 2 + 1,

2:40

yedi sayısı 4 + 2 + 1'dir,

so we can represent it by having just these three fingers raised. Dilbilgisi

2:43

yani sadece bu üç parmağı kaldırarak onu temsil edebiliriz.

Dilbilgisi

can represent it by having just these three fingers...: bir durumu kullanarak yöntem belirtmek

can represent it by having... ifadesinde by + -ing, sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir: sayı, parmakların konumuyla temsil edilir. Having just these three fingers raised, have + nesne + durum yapısını izler. Yalnızca bu üç parmağın kalkık durumda tutulması anlamına gelir. Buradaki have, işaret olarak kullanılan bir durumu anlatır; başka birinden parmakları kaldırmasını istemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir yöntemi açıklamak için by having + nesne + durum yapısını doğru kullanıyor?

  1. We can mark the correct box by having highlight it in green.
  2. We can mark the correct box by having it highlighted in green.
  3. We can mark the correct box by have it highlighted in green.
Cevabı göster

We can mark the correct box by having it highlighted in green.

Meanwhile, Anlatım akışı

2:47

Diğer taraftan,

250 is 128 + 64 + 32 + 16 + 8 + 2.

2:48

250 sayısı 128 + 64 + 32 + 16 + 8 + 2'dir.

Anlatım akışı

Meanwhile: paralel bir örnek sunmak

Meanwhile, açıklamayı önceki durumdan başka bir ilgili duruma, yani 250 sayısına geçirerek bilgiyi düzenler. Buradaki anlamı “başka bir örneğe geçersek” veya “öte yandan” ifadelerine yakındır. Asıl işlevi iki hesaplamanın aynı anda yapıldığını söylemek değildir. Açıklamalarda meanwhile, aynı konu altındaki paralel veya karşıt durumları birbirine bağlayabilir.

Alıştırma

Bu cümlede Meanwhile sözcüğünün temel işlevi nedir?

  1. Başka bir ilgili örnek sunar.
  2. İki hesaplamanın tam olarak aynı anda gerçekleştiğini kanıtlar.
  3. Hesaplamanın bittiğini gösterir.
Cevabı göster

Başka bir ilgili örnek sunar.

How high can we go now?

2:56

Şimdi kaça kadar çıkabiliriz?

That would be the number with all 10 fingers raised, Dilbilgisi

2:57

Bu 10 parmağın hepsinin havada olduğu sayı olurdu,

or 1,023.

3:00

yani 1.023.

Dilbilgisi

That would be...: bir kuraldan çıkarılan sonuç

That would be... ifadesinde would be, sayıyı bir kuralın uygulanmasıyla veya az önceki açıklamanın izlenmesiyle elde edilen sonuç olarak sunar. Yaklaşık anlamı, o durumda cevabın bu sayı olduğudur. Buradaki would istek belirtmez ve yalnızca gelecek zaman işareti değildir. with all 10 fingers raised bölümü hesaplamada kullanılan durumu belirtir: on parmağın hepsi kaldırılmıştır. Cümle bu durumu 1.023 sayısıyla eşleştirir.

Alıştırma

Hangi cümlede would be bir kuraldan çıkarılan sonucu sunmak için kullanılmıştır?

  1. According to the pattern, the next number would be 64.
  2. The printed answer says the next number is 64.
  3. When the display updates, the next number will be 64.
Cevabı göster

According to the pattern, the next number would be 64.

Is it possible to go even higher?

3:03

Daha da yükseğe çıkmak mümkün mü?

It depends on how dexterous you feel. Notlar

3:05

Bu kendinizi ne kadar becerikli hissettiğinize bağlıdır.

Dilbilgisi

depends on how dexterous you feel: koşul olarak bir derece

depends on how dexterous you feel ifadesinde cevap, kişinin kendisini ne kadar becerikli gördüğüne göre değişir. depends on + how + sıfat veya zarf + özne + fiil yapısı, bir derecenin sonucun koşulu olmasını sağlar. how dexterous you feel gömülü bir soru olduğu için you feel biçimindeki düz cümle sırasını kullanır; do you feel sırasını kullanmaz. Burada feel, dokunmak değil, kendini belli bir durumda görmek anlamındadır.

Alıştırma

Doğrudan soru olan “How confident do you feel?” cümlesini gömülü soruya dönüştürerek cümleyi tamamlayın: It depends on ____.

Cevabı göster

how confident you feel

Kelime

dexterous: ellerle hassas hareket becerisi

Burada dexterous, parmakları kolay ve hassas bir şekilde kontrol edebilmek anlamına gelir. Konuşan kişi, parmakları tek tek bükmek için gereken ince el hareketlerinden söz ediyor. Bu sıfat genellikle bilgi veya genel yetenekten çok, özellikle ellerle yapılan hareketlerdeki fiziksel koordinasyonu anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede dexterous doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. A dexterous watchmaker can handle very small parts.
  2. A dexterous thunderstorm crossed the coast.
  3. A dexterous encyclopedia contains many facts.
Cevabı göster

A dexterous watchmaker can handle very small parts.

If you can bend each finger just halfway, Dilbilgisi

3:07

Eğer her parmağı sadece yarıya kadar bükebilirseniz,

Dilbilgisi

If you can ... just halfway: koşul belirlemek

“If you can bend each finger just halfway”, bir koşul belirleyen if yan cümlesidir. Ardından gelen ana cümlenin, bu koşul sağlandığında geçerli olan sonucu veya olasılığı açıklaması beklenir. Bu koşulda can yeteneği ifade eder, each parmakları tek tek ele alır ve just halfway hareketi tam bükülme mesafesinin yarısıyla sınırlar. Böylece konuşan kişi yalnızca iki uç durum yerine yeni bir fiziksel duruma göre sayabilir veya akıl yürütebilir.

Alıştırma

Hangi cümle, sonucu vermeden önce fiziksel bir koşul belirlemek için if yan cümlesini doğru kullanır?

  1. If can you turn the dial just halfway, the light will become dimmer.
  2. If you can turned the dial just halfway, the light will become dimmer.
  3. If you can turn the dial just halfway, the light will become dimmer.
Cevabı göster

If you can turn the dial just halfway, the light will become dimmer.

that gives us three different states, Kelime

3:10

bu bize üç farklı durum verir,

down,

3:12

aşağı,

half-bent,

3:13

yarı bükük,

and raised.

3:14

ve havada.

Kelime

three different states: üç farklı durum

three different states ifadesinde three sayıyı verir, different seçeneklerin birbirinden farklı olduğunu belirtir ve states parmağın alabileceği durumları ya da biçimleri anlatır. Buradaki states, ABD'deki eyaletler anlamına gelmez. different çoğul isim states'ten önce gelir. Bu ifadede “ayrı veya ayırt edilebilir” demektir, “garip” demek değildir; ardından gelen down, half-bent ve raised listesi üç seçeneği belirtir.

Alıştırma

Üç ayrı seçeneği sunmak için three different ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The lamp has three difference settings: off, dim, and bright.
  2. The lamp has three different settings: off, dim, and bright.
  3. The lamp has different three settings: off, dim, and bright.
Cevabı göster

The lamp has three different settings: off, dim, and bright.

Now we can count using a base three positional system, Kelime

3:15

Artık üçlü basamaklı bir sistem kullanarak sayabiliriz,

up to 59,048.

3:20

59.048'e kadar.

Kelime

a base-three positional system: üç tabanlı konumsal sayı sistemi

Üç tabanlı konumsal sayı sistemi, sayıları genellikle 0, 1 ve 2 olan üç rakam sembolüyle yazar. Base three, her basamağın değerinin 1, 3, 9 ve 27 gibi 3'ün bir kuvvetine dayandığını belirtir. Positional, bir rakamın değerinin bulunduğu yere bağlı olduğu anlamına gelir. Bu, onluk sistemdeki basamak değeri fikriyle aynıdır; ancak basamak değerleri 10 yerine 3 kat artar.

Alıştırma

Hangi ifade üç tabanlı konumsal sayı sistemini doğru açıklar?

  1. Her konumun, üçün bir kuvvetine dayanan basamak değeri vardır.
  2. Her konumun değeri her zaman 3'tür.
  3. Her sayı gösterimi 3 rakamını içermelidir.
Cevabı göster

Her konumun, üçün bir kuvvetine dayanan basamak değeri vardır.

And if you can bend your fingers into four different states or more, Kalıp ifadeler

3:24

Ve eğer parmaklarınızı dört farklı duruma veya daha fazlasına bükebilirseniz,

Kalıp ifadeler

or more: sayıyı da içeren bir alt sınır belirtmek

Bir sayıdan sonra gelen or more, o sayıyı da kapsayan bir alt sınır oluşturur ve üst sınırı açık bırakır. Burada four different states or more; dört, beş, altı ve daha yüksek her sayıyı kapsar. Yaygın kalıp, four players or more örneğindeki gibi bir sayı öbeğinin ardından or more gelmesidir. Bu ifade exactly four ya da about four anlamına gelmez.

Alıştırma

Four sayısını dahil olan alt sınır hâline getiren, dersteki iki sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: The club needs four members ____.

Cevabı göster

or more

you can get even higher.

3:28

daha da yükseğe çıkabilirsiniz.

That limit is up to you Deyimler

3:30

Bu limit size

Deyimler

That limit is up to you: sınırı sen belirlersin

That limit is up to you cümlesinde be up to someone, o kişinin seçim yapma hakkına veya karar verme yetkisine sahip olduğu anlamına gelir. Cümle, sınırın konuşmacı tarafından sabitlenmediğini; onu senin seçtiğini anlatır. Buradaki up to gerçek anlamıyla kullanılmaz. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp choice or limit + be + up to + person şeklindedir; örneğin The final choice is up to Mia.

Alıştırma

Hangi cümle, toplantı saatini karşıdaki kişinin seçebileceği anlamına gelir?

  1. The meeting time depends on when the train arrives.
  2. You need to arrive before the meeting starts.
  3. We can meet at ten or eleven; the time is up to you.
Cevabı göster

We can meet at ten or eleven; the time is up to you.

and your own flexibility and ingenuity. Kelime

3:31

ve kendi esnekliğinize ve yaratıcılığınıza kalmıştır.

Kelime

own flexibility and ingenuity: kişinin kendi esnekliği ve yaratıcı çözüm becerisi

own flexibility and ingenuity ifadesi iki kişisel yeteneği birlikte belirtir. Parmak hareketleriyle ilgili bu bağlamda flexibility, fiziksel hareket açıklığını ve rahatlığını; ingenuity ise eldeki imkânları kullanmanın akıllıca yollarını bulma becerisini anlatır. Own sözcüğü vurguyu artırır: pratik sınır yalnızca belirtilen kurallara veya mümkün olan konumlara değil, kısmen kişinin kendi yeteneklerine de bağlıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede flexibility ve ingenuity iki yeteneği doğru biçimde anlatır?

  1. Her flexibility and ingenuity both mean that she memorized the instructions.
  2. Her ingenuity made her joints bend farther, and her flexibility invented a new tool.
  3. Her flexibility helped her reach through the narrow opening, and her ingenuity helped her design a tool to pull the key closer.
Cevabı göster

Her flexibility helped her reach through the narrow opening, and her ingenuity helped her design a tool to pull the key closer.

Even with our fingers in just two possible states, Dilbilgisi

3:35

Parmaklarımız sadece iki olası durumda olsa bile,

Dilbilgisi

Even with + isim öbeği

Even with + isim öbeği, ödünleyici bir koşul sunar. Önce bir sınır, zorluk veya kısıtlı kaynak belirtir; ardından ana sonucun yine de gerçekleştiğini ya da beklenenden daha etkileyici olduğunu gösterir. Burada our fingers in just two possible states, with sözcüğünden sonra gelen isim öbeğidir. In, parmakların hangi durumlarda bulunduğunu belirtir; just ise sayının azlığını, yani yalnızca iki olduğunu vurgular.

Alıştırma

Hangi cümlede Even with ifadesinden sonra isim öbeği doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. Even if limited time, Maya finished the poster.
  2. Even with limited time, Maya finished the poster.
  3. Even with Maya had limited time, she finished the poster.
Cevabı göster

Even with limited time, Maya finished the poster.

we're already working pretty efficiently. Kalıp ifadeler

3:38

zaten oldukça verimli çalışıyoruz.

Kalıp ifadeler

working pretty efficiently: az israfla oldukça verimli çalışmak

Buradaki working, çalışmak, işlemek ya da işlev görmek anlamındadır; yalnızca bir kişinin iş yapmasını anlatmaz. İnsanlar, makineler, sistemler ve yöntemler için kullanılabilir. Working efficiently, fazla zaman, çaba veya kaynak harcamadan iyi sonuç almak demektir. Pretty burada oldukça anlamına gelen, gündelik bir derece zarfıdır. Efficiently sözcüğünü niteler; dolayısıyla ifade, çalışmanın ya da işleyişin şimdiden oldukça verimli olduğunu söyler.

Alıştırma

"The new heating system works efficiently," cümlesinde works efficiently ne anlama gelir?

  1. Sistem çekici görünüyor.
  2. Sistem bir kişiyi işe alıyor.
  3. Sistem fazla enerji harcamadan iyi çalışıyor.
Cevabı göster

Sistem fazla enerji harcamadan iyi çalışıyor.

In fact, Anlatım akışı

3:41

Aslında,

Anlatım akışı

In fact: daha güçlü veya daha belirli bir destek eklemek

In fact, ardından gelen bilgiyi önceki ifadeye bağlayan bir söylem belirtecidir. Burada konuşmacının, işlerin verimli yürüdüğü iddiasını destekleyen daha güçlü veya daha belirli bir gerçek ekleyeceğini gösterir. İlgisiz yeni bir konu başlatmaz ve önceki ifadeyi her zaman düzeltmez. Sonraki bilginin önceki düşünceyi doğrulayacağını, güçlendireceğini veya daha kesin hâle getireceğini gösteren bir işarettir.

Alıştırma

Şunu okuyun: "The library is popular. In fact, every seat is taken by noon." In fact burada ne yapıyor?

  1. İlk ifadeyi güçlendiren belirli bir gerçek ekler.
  2. İlgisiz bir konuya geçer.
  3. İlk ifadenin yalnızca hayal ürünü olduğunu gösterir.
Cevabı göster

İlk ifadeyi güçlendiren belirli bir gerçek ekler.

our computers are based on the same principle. Kalıp ifadeler

3:41

bilgisayarlarımız da aynı prensibe dayanmaktadır.

Kalıp ifadeler

are based on the same principle: aynı ilkeye dayanmak

Are based on the same principle, bilgisayarların aynı temel düşünceye göre tasarlandığı veya çalıştığı anlamına gelir. Kalıp be based on + temel, kaynak ya da gerekçe biçimindedir; are, çoğul özne computers ile uyumludur. same sözcüğü daha önce sözü edilen bir ilkeye gönderme yapar. Genel olarak bu kalıp bir tasarımın, teorinin, kararın veya hikâyenin neye dayandığını ya da nereden kaynaklandığını açıklar.

Alıştırma

be based on ifadesinin doğru biçimiyle geniş zamandaki cümleyi tamamlayın: The museum's new safety plan ____ expert advice.

Cevabı göster

is based on

Each microchip consists of tiny electrical switches that can be either on or off, Notlar

3:45

Her mikroçip, açık veya kapalı olabilen küçük elektrik düğmelerinden oluşur,

Kalıp ifadeler

consists of: ...den oluşmak

Consists of, '-den oluşur' anlamına gelir. Önce bütünü, ardından parçalarını belirtir: bütün + consists of + parçalar. Burada each microchip bütündür; tiny electrical switches ise parçalardır.

Alıştırma

consist of ifadesinin doğru biçimiyle geniş zamandaki cümleyi tamamlayın: The starter kit ____ a map, a flashlight, and a whistle.

Cevabı göster

consists of

Dilbilgisi

can be either on or off: iki alternatif durum

Either A or B iki alternatif sunar. Buradaki can be either on or off, her anahtarın iki durumdan birinde olabileceğini belirtir: açık veya kapalı. either ... or ile bağlanan iki bölüm paralel olmalıdır. Bu cümlede on ve off, be fiilinden sonra gelen ve durum bildiren sözcüklerdir.

Alıştırma

Cümleyi either ... or ikili yapısıyla tamamlayın: The workshop can be ____ online ____ in person.

Cevabı göster

either · or

meaning that base two is the default way they represent numbers. Notlar

3:50

bu da ikili sistemin sayıları temsil etmenin varsayılan yolu olduğu anlamına gelir.

Anlatım akışı

meaning that: bir olguyu sonuca dönüştürmek

Meaning that önceki ifadeye gönderme yapar ve ondan çıkan sonucu tanıtır. Anahtarların iki durumu vardır; bu nedenle konuşmacı meaning that kullanarak bu olgudan, iki tabanının sayıları temsil etmenin varsayılan yolu olduğu sonucuna geçer. Dil bilgisi bakımından meaning that, önceki ifadeye bağlı bir -ing yan cümlesi başlatır. Yeni ve bağımsız bir iddia başlatmak yerine bilgiyi olgu → çıkarım düzeninde sunar.

Alıştırma

Hangi cümle bir olgudan onun işaret ettiği sonuca geçmek için meaning that kullanır?

  1. The battery is empty, meaning that the toy will not turn on.
  2. Although the battery is full, the toy will not turn on.
  3. The toy will not turn on because the battery is empty.
Cevabı göster

The battery is empty, meaning that the toy will not turn on.

Kelime

İkili taban, sayıları göstermenin varsayılan yoludur

Base two, değerleri yalnızca 0 ve 1 kullanarak gösteren ikili sayı sistemi anlamına gelir. The default way, başka bir yöntem belirtilmediğinde veya seçilmediğinde otomatik olarak kullanılan yöntemdir. Bu cümlede anlatılan, bilgisayarların sayıları normalde ikili sistemle gösterdiğidir. Burada default, teknik anlamıyla “önceden ayarlanmış veya otomatik olarak kullanılan” demektir; başarısızlık ya da bir yükümlülüğün ihlali anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede the default way ne anlama geliyor?

  1. Çalışmayı bırakmış bir yöntem.
  2. Yalnızca bir kural ihlal edildikten sonra kullanılan yöntem.
  3. Başka bir yöntem seçilmedikçe otomatik olarak kullanılan yöntem.
Cevabı göster

Başka bir yöntem seçilmedikçe otomatik olarak kullanılan yöntem.

And just as we can use this system to count past 1,000 using only our fingers, Notlar

3:55

Ve tıpkı sadece parmaklarımızı kullanarak bu sistemle 1.000'i geçebildiğimiz gibi,

Dilbilgisi

Bir karşılaştırmayı just as X, Y ile başlatmak

Just as, bir karşılaştırmanın ilk kısmını başlatır. Yaygın yapı Just as X, Y biçimindedir: X bir durumu verir, Y ise benzer bir ilişkiye veya işleyişe sahip paralel bir durum sunar. Bu altyazı virgülden sonra bittiği için karşılaştırma henüz tamamlanmamıştır; ardından gelen ana cümle Y'yi verir. Burada parmaklarla sayma gibi tanıdık bir durum, dinleyiciyi bilgisayarların çalışma biçimiyle ilgili paralel açıklamaya hazırlar.

Alıştırma

Başlangıçtaki iki sözcüğü yazarak Just as X, Y karşılaştırmasını tamamlayın: "____ a map helps travelers find a route, an outline helps readers follow an argument."

Cevabı göster

Just as

Kalıp ifadeler

count past 1,000: bir sayının ötesine geçerek saymaya devam etmek

count past 1,000 ifadesinde past, sayısal bir sınırın ‘ötesine geçmek’ anlamındadır. Sayma 1.000’e ulaşır ve daha büyük sayılarla devam eder; buradaki past bir yerin yanından geçmeyi anlatmaz. Yapı count past + sayı şeklindedir. Belirtilen sayıda durmaya değil, o sayıyı aşmaya odaklanır.

Alıştırma

Hangi cümle Leo’nun 100’e ulaştıktan sonra daha büyük sayılara doğru saymayı sürdürdüğünü anlatır?

  1. Leo counted past one hundred.
  2. Leo counted to one hundred.
  3. Leo started counting at one hundred.
Cevabı göster

Leo counted past one hundred.

computers can perform billions of operations Kalıp ifadeler

4:00

bilgisayarlar sadece birleri ve sıfırları sayarak

just by counting off ones and zeros. Öbek fiiller

4:03

milyarlarca işlemi gerçekleştirebilirler.

Kalıp ifadeler

can perform billions of operations: perform fiilinin teknik kullanımı

can perform billions of operations ifadesinde can bilgisayarın yeteneğini belirtir; perform ise ‘gerçekleştirmek’ veya ‘yürütmek’ anlamındadır, ‘seyirci önünde gösteri yapmak’ anlamında değildir. Bir operation, tek bir hesaplama adımı veya sürecidir; bu nedenle perform operations teknik dilde standart bir sözcük birleşimidir. Billions of miktarın son derece büyük olduğunu belirtir. Burada kesin olarak ölçülmüş bir toplam vermekten çok bilgisayarın işlem kapasitesini vurgular.

Alıştırma

Hangi cümle bir cihazın hesaplama görevlerini yerine getirmesini doğal biçimde anlatır?

  1. A small chip can perform millions of operations per second.
  2. A small chip can play millions of operations per second.
  3. A small chip can perform millions of songs per second.
Cevabı göster

A small chip can perform millions of operations per second.

Öbek fiiller

just by counting off ones and zeros: basit yöntem ve mecaz anlam

just by + fiilin -ing biçimi, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir ve yalnızca bu yöntemin yeterli olduğunu vurgular. Burada just by counting off, “bilgisayarlar bu kadar çok işlemi nasıl yapabilir?” sorusunu yanıtlar. Count off genellikle sayıları veya öğeleri belirli bir sırayla, birer birer söylemek anlamına gelir. Bu cümlede counting off ones and zeros, ikili sayı hanelerini işlemeyi kolayca anlatan bir benzetmedir. Bilgisayarın sayıları gerçekten sesli söylediği anlamına gelmez ve tam bir teknik açıklama değildir.

Alıştırma

Bu cümlede “just by counting off ones and zeros” ne anlatıyor?

  1. Yalnızca birler ve sıfırlardan oluşan bir diziyi işleyerek
  2. Sıfıra ulaşana kadar geriye sayarak
  3. Çalışmadan önce bütün birleri ve sıfırları kaldırarak
Cevabı göster

Yalnızca birler ve sıfırlardan oluşan bir diziyi işleyerek