Parmaklarınızla kaça kadar sayabilirsiniz? (Sürprizbozan: 10'dan çok daha fazla) - James Tanton: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, parmaklarla yapılan sıradan saymadan başlayıp 12’li gruplara ve konumsal sistemlere ilerliyor. On parmağın ikili sistemde 1.023’e kadar kodlama yapabildiğini, üç parmak durumuyla 59.048’e ulaşılabildiğini ve bunun bilgisayarlardaki açık-kapalı ilkesini nasıl gösterdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. How high can you count — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: “How high can…” kalıbıyla kurulan bir sorunun tanıdık bir eylemi nasıl açık uçlu bir meydan okumaya dönüştürdüğünü ve bilimsel açıklamanın girişini yönlendiren ilgi çekici bir çerçeve oluşturduğunu fark edebilirsiniz. 2. positional notation, — Sözcük anlamı ve dil düzeyi: Bir sembolün değerini bulunduğu konumun belirlediği sistemi anlatan matematik terimini öğrenerek ondalık basamak değeri, ikinin kuvvetleri ve parmaklarla kodlama açıklamalarını daha rahat takip edebilirsiniz. 3. just by counting off ones and zeros. — Öbek fiiller: count off ifadesini yalnızca toplam bulmak değil, ögeleri sırayla sayıp söylemek anlamında kavrayabilir; basit durumların tekrarının karmaşık bilgisayar işlemlerini nasıl desteklediğini anlatırken kullanabilirsiniz.
Bu derste
How high can you count on your fingers? Anlatım akışı
0:06Parmaklarınızla kaça kadar sayabilirsiniz?
How high can you count: sayısal üst sınırı sormak
How high can you count...? ifadesinde how high fiziksel yüksekliği değil, sayısal bir üst sınırı sorar. Sorunun tamamı, parmaklarınla sayarken ulaşabileceğin en büyük sayının ne olduğunu sorar. Bu soruyu girişte kullanmak, tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür. Dinleyiciyi önce kolay görünen bir cevap tahmin etmeye çağırır ve gerçek cevabın şaşırtıcı olup olmadığına dair merak uyandırır.
Alıştırma
“How high can you count on your fingers?” sorusuyla başlamanın temel etkisi nedir?
- Birinin ne kadar hızlı sayabildiğini sorar.
- Sayısal bir üst sınırı sorar ve tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür.
- Konuyu tanıtmadan önce son cevabı verir.
- Parmakların yerden ne kadar yüksekte olduğunu sorar.
Cevabı göster
Sayısal bir üst sınırı sorar ve tanıdık bir eylemi araştırılacak bir konuya dönüştürür.
It seems like a question with an obvious answer. Dilbilgisi
0:10Cevabı bariz olan bir soru gibi görünüyor.
It seems like: geçici bir ilk izlenim belirtmek
It seems like + bir isim öbeği, bir şeyin belirli bir türde göründüğünü belirten ilk izlenimi verir. It seems like ardından bir yan cümle de gelebilir; örneğin It seems like we are early. Seems, yargının kesin değil geçici olduğunu gösterir. Burada bu ifade, açık görünen cevabın daha sonra sorgulanmasına veya düzeltilmesine alan bırakır.
Alıştırma
Hangi cümle daha sonra düzeltilebilecek bir ilk izlenimi doğal biçimde ifade eder?
- It seems like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.
- It proves like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.
- The problem is definitely easy, and no other answer is possible.
- It seems an easy problem like, but there may be a hidden difficulty.
Cevabı göster
It seems like an easy problem, but there may be a hidden difficulty.
After all: destekleyici bir gerekçe eklemek
After all, hemen önceki ifadeyi destekleyen ya da açıklayan bir gerekçe sunar. Ardından gelen olgunun önceki ifadeyi makul hâle getirdiğini gösterir. Burada, 10 parmağımız olduğu yönündeki bilinen gerçek destek olarak sunulur. Bu kullanımda after all, en sonunda değil, bu açık gerçek göz önüne alındığında anlamına gelir.
Alıştırma
İkinci cümleyi ilk cümleyi destekleyen bir gerekçe olarak sunmak için ikinci cümlenin başına hangi bağlayıcı en uygun olur? We can take our time. The museum is open until eight.
- In contrast
- After all
- At first
Cevabı göster
After all
or to be more precise, eight fingers and two thumbs. Anlatım akışı
0:15ya da daha kesin olmak gerekirse sekiz parmağı ve iki başparmağı var.
to be more precise: ifadeyi daha kesin hâle getirmek
To be more precise, konuşanın genel ya da yaklaşık bir betimlemeyi daha dar ve kesin bir ifadeyle değiştirdiğini gösterir. Burada 10 fingers günlük hayattaki genel ifadedir; eight fingers and two thumbs ise daha kesin bir sınıflandırma sunar. Bu kalıp önceki ifadeyi tamamen reddetmez, onu netleştirir.
Alıştırma
At 10:15 ifadesini in the morning sözünün daha kesin biçimi olarak hangi kalıp sunabilir?
- after all
- to be more precise
- on the other hand
Cevabı göster
to be more precise
This gives us a total of 10 digits on our two hands, Kalıp ifadeler
0:19Bu bize iki elimizde toplam 10 hane/parmak (digit) veriyor,
a total of 10 digits: birleşik toplamı belirtme
a total of 10 digits ifadesinde a total of, ayrı parçalar birlikte sayıldığında elde edilen son sayıyı belirtir. Birleşik sonucu özetlemek için a total of + sayı + isim kalıbını kullanın; sayı birden büyükse sayılabilen isim çoğul olur. Burada total bir isimdir, bu nedenle a tanımlığı kalıbın bir parçasıdır: total of 10 digits değil, a total of 10 digits denir.
Alıştırma
İki kutuda toplam 24 kalem olduğunu hedef kalıpla belirtin: The two boxes contain ____.
Cevabı göster
a total of 24 pencils
which we use to count to 10: kısıtlayıcı olmayan ilgi yan cümlesi
which we use to count to 10, kısıtlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesidir. Hemen önce söz edilen two hands hakkında ek bilgi verir: onları saymak için kullanırız. Yan cümlede we özne, use fiildir; which ise hands sözcüğünün yerine geçerek use fiilinin nesnesi olur. Virgül, bunun yeni bir soru ya da ayrı bir ana cümle değil, ek bir açıklama olduğunu gösterir. Ana ifade yan cümleden önce tamamlanmıştır; which yan cümlesi yalnızca bir kullanım açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle, daha önce sözü edilen bir nesnenin amacını eklemek için virgül + which yan cümlesini doğru kullanır?
- I packed a compass which can we use to find north?
- I packed a compass, that we can use to find north.
- I packed a compass, which we can use to find north.
Cevabı göster
I packed a compass, which we can use to find north.
are called digits as well. Kelime
0:28İngilizcede yine parmak anlamına gelen 'digits' denmesi tesadüf değildir.
It's no coincidence that: tesadüfi olmayan anlamlı bir bağlantıyı belirtmek
It's no coincidence that + yan cümle, yan cümledeki olgunun tesadüfen gerçekleşmediğini belirtir. Konuşan kişi bunun arkasında anlamlı bir bağlantı veya açıklama olduğunu ileri sürer. Bilgiyi düzenleyen bir kalıp olarak, ardından gelen bilgiyi açıklanması gereken bir kanıt gibi sunar ve çoğu zaman bir nedene, ortak kökene veya tarihsel bağlantıya geçiş yapar. Burada digits adı ile sayı sistemindeki on simgeyi birbirine bağlar.
Alıştırma
Bir bağlantının tesadüfi olmadığını söyleyen, dersteki dört kelimelik kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ both devices failed after the same update.
Cevabı göster
It's no coincidence that
our modern numbering system: sayıları yazmaya yarayan onluk sistem
Burada our modern numbering system, günümüzde sayıları yazmak için yaygın olarak kullanılan onluk yöntemi ifade eder. 0'dan 9'a kadar olan on rakam simgesini kullanır ve farklı değerleri göstermek için bunları basamaklarına göre birleştirir. Bu isim grubunda modern, numbering system teriminin tamamını niteler. Buradaki numbering system, sayıları göstermek için kullanılan düzenli bir simge ve kural bütünüdür; yalnızca sayfalara numara vermek gibi bir numaralandırma işlemi değildir.
Alıştırma
Bu cümlede our modern numbering system neyi ifade eder?
- Bir kitaba sayfa numaraları ekleme işlemi
- Güncel telefon numaralarının listesi
- Sayıları göstermek için 0'dan 9'a kadar rakamları ve basamak değeri kurallarını kullanan düzenli bir yöntem
- Modern icatlara numara vermek için hazırlanmış bir takvim
Cevabı göster
Sayıları göstermek için 0'dan 9'a kadar rakamları ve basamak değeri kurallarını kullanan düzenli bir yöntem
are called digits as well: digit sözcüğünün iki anlamı
are called digits as well ifadesinde edilgen be called + ad yapısı “bu adla anılmak”, as well ise “de/da” anlamına gelir. Cümle, on simgenin önceki düşüncede geçen adla da anıldığını söyler. Bağlantı, digit sözcüğünün ilişkili iki anlamına dayanır: el veya ayak parmağı ve 0 ile 9 arasındaki tek bir yazılı simge. Cümle, ortak sözcüğü kullanarak parmaklarla sayma ile modern sayı sistemini birbirine bağlar; as well yalnızca ilgisiz bir bilgi eklemez.
Alıştırma
Bu cümlede as well neyi göstermeye yardımcı oluyor?
- Simgeler, vücut bölümlerinden farklı bir ada sahiptir.
- On simgenin hepsi parmak resmidir.
- Hem simgeler hem de parmaklar digit sözcüğüyle ifade edilebilir.
- Digit yalnızca sayı sisteminin tamamı anlamına gelir.
Cevabı göster
Hem simgeler hem de parmaklar digit sözcüğüyle ifade edilebilir.
not the only way to: alternatiflere yer açmak
not the only way to + fiil kalıbı, bir yöntemin işe yaradığını veya var olduğunu ancak başka yöntemlerin de mümkün olduğunu belirtir. Örnekte that, az önce konuşulan yönteme gönderme yapar; to count ise amacı belirtir. Cümlenin But ile başlaması bu kalıbı bir geçiş ifadesine dönüştürür. İlk yöntemi geçerli tutarken dinleyiciyi başka bir yönteme, istisnaya veya karşı örneğe hazırlar; ilk yöntemin yanlış olduğunu söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle bir yöntemi kabul ettikten sonra alternatiflere de yer bırakıyor?
- Taking the bus is the only way to get downtown today.
- Taking the bus is too slow; it's no way to get downtown on time.
- Taking the bus is convenient, but it's not the only way to get downtown.
Cevabı göster
Taking the bus is convenient, but it's not the only way to get downtown.
it's customary to go up to 12 on just one hand. Kelime
0:34sadece tek bir elde 12'ye kadar saymak adettir.
it's customary to go up to 12: gelenek ve sayma üst sınırı
“It's customary to + fiilin yalın hâli”, bir davranışın belirli bir yerde veya grupta yerleşmiş ya da geleneksel bir uygulama olduğunu belirtir. Kişisel bir alışkanlığı veya istisnasız bir kuralı anlatmaz. Burada “go up to 12”, 12'ye ulaşana kadar saymaya devam etmek demektir; yani üst sınır 12'dir. İfadenin tamamı, bazı yerlerde tek elle 12'ye kadar saymanın gelenek olduğunu söyler.
Alıştırma
Örnekteki “it's customary to go up to 12” ne anlama geliyor?
- İnsanlar genellikle 12 adlı bir yere yürür.
- Herkes kanunen tam olarak 12 saymak zorundadır.
- Bazı yerlerde 12'ye kadar saymak gelenektir.
Cevabı göster
Bazı yerlerde 12'ye kadar saymak gelenektir.
is divided into three sections: be divided into yapısı
“Be divided into + sayı/parçalar”, bir bütünün daha küçük parçalara ayrılmış veya düzenlenmiş olduğunu anlatır. “Each finger is divided into three sections” ifadesinde edilgen yapı, ayırma işini kimin yaptığına değil parmağın yapısına odaklanır. Ortaya çıkan parçalardan önce into kullanın: a book is divided into chapters veya a task is divided into stages denebilir.
Alıştırma
Cümleyi divide fiilinin geniş zaman edilgen biçimi ve gereken edatla tamamlayın: The course ____ four short units.
Cevabı göster
is divided into
a natural pointer to indicate each one: başparmağı işaret etme aracı olarak kullanmak
Burada başparmak a natural pointer olarak tanımlanıyor: Elin zaten bir parçası olan ve ek bir nesne gerektirmeyen bir gösterme aracı. Pointer burada işleve dayalı bir benzetmedir; bilgisayar imleci anlamında değildir. to indicate each one mastar öbeği, bu işaretçinin amacını belirtir. Indicate göstermek veya işaretlemek anlamına gelir; each one ise sayarken parmaklardaki bölümlerin teker teker gösterildiğini anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede a natural pointer neyi ifade ediyor?
- Başparmak ekranda sayılar gösterir.
- Başparmak on iki bölüme ayrılmıştır.
- Başparmak, sayarken her bölümü gösterebilir.
- Başparmak toplamı kendi başına hesaplar.
Cevabı göster
Başparmak, sayarken her bölümü gösterebilir.
That gives us an easy way to count to 12 on one hand. Kalıp ifadeler
0:46Bu bize tek elde 12'ye kadar saymanın kolay bir yolunu sunar.
That gives us an easy way to + fiilin yalın hâli
That, az önce açıklanan düzenlemeye gönderme yapar. Konuşmacı bunu yeniden adlandırmak yerine, önceki bilgiyi sonraki sonucun nedeni olarak sunar. Gives us an easy way to + fiilin yalın hâli, “bir şeyi yapmak için basit bir yöntem sağlar” anlamına gelir. to sonrasındaki fiil, kolaylaşan eylemi belirtir; burada bu fiil count’tur.
Alıştırma
Cümleyi give us an easy way to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The color code ____ organize the files.
Cevabı göster
gives us an easy way to
if we want to count higher: sonraki adımın koşulunu belirlemek
if we want to count higher yan cümlesi, sıradaki yöntemi yararlı kılan koşulu belirler: amaç daha büyük sayılara ulaşmaktır. Burada higher, fiziksel yükseklik değil, sayısal değerin daha büyük olması anlamına gelir. Bunun gibi bir if yan cümlesi, sonucu veya çözümü veren ana cümleye hazırlık yapar; örneğin we can use another method. Açıklamayı önce amaç, sonra sonraki adım şeklinde düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle if we want to count higher ile bir amaç belirleyip ardından bir yöntem sunuyor?
- If we want to count higher, we can use a place-value chart.
- We can use a place-value chart, but we do not want to count higher.
- Although we can count higher, a place-value chart is impossible.
Cevabı göster
If we want to count higher, we can use a place-value chart.
to keep track of: devam eden bir sayımı takip etmek
To keep track of something, bir şeyin o anki sayısını, ilerlemesini veya durumunu bilmek için onu sürekli izlemek ya da kaydetmek demektir. Bu cümlede diğer eldeki parmaklar, tamamlanan her 12'lik grubu kaydeder. Kalıp keep track of + isim veya yan cümledir; örneğin keep track of the score ya da keep track of how many turns we have taken. Bu ifade, bilgiye yalnızca bir kez bakmayı değil, bilgiyi zaman içinde güncellemeyi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “sürekli izlemek” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: I use a calendar to ____ assignment deadlines as they change.
Cevabı göster
keep track of
each time we get to 12: tekrarlanan bir koşul
Each time + yan cümle, “bu her gerçekleştiğinde” anlamına gelir. Bir olayı tekrarlanan bir koşul olarak sunar: sayımın 12’ye ulaştığı her durumda aynı eylem tetiklenir. Burada get to 12, bir yere gitmek değil, “sayarken 12’ye ulaşmak” anlamındadır. Bu ifade, yöntemi tekrarlanan 12’li gruplar hâlinde düzenler.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, each ile başlayan ve “her seferinde” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Move one marker ____ you reach ten.
Cevabı göster
each time
Up to five groups of 12: bir üst sınır
Up to + sayı bir üst sınır belirtir: miktar daha az olabilir, ancak daha fazla olamaz. Beş tane 12’lik grubun üst sınırı 5 × 12 = 60’tır; bu, mutlaka tam beş grup olması gerektiği anlamına gelmez. Up to five groups of 12 bir cümle parçasıdır. Bu açıklamada önceki düşünceyi tamamlar ve yaklaşık olarak “We can count up to five groups of 12, or 60.” anlamına gelir. Böyle kısa parçalar sözlü açıklamalarda ve ekrandaki metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle 30 kişinin azami kapasite olduğunu, ancak daha az kişinin de mümkün olduğunu söyler?
- The room can hold up to 30 people.
- The room can hold exactly 30 people.
- The room can hold at least 30 people.
Cevabı göster
The room can hold up to 30 people.
Better yet: daha iyi bir seçenek sunmak
“Better yet”, ardından gelen fikrin az önce söylenen veya ima edilen bir fikirden daha iyi olduğunu gösterir. Yalnızca başka bir olasılık eklemez; yeni fikri bir iyileştirme olarak sunar. Cümlenin başında geçiş ifadesi olarak kullanılır ve ardından genellikle virgül gelir. Dinleyiciye veya okuyucuya sırada daha iyi, daha kolay ya da daha yararlı bir seçenek olduğunu bildirir.
Alıştırma
Hangi cümlede Better yet, konuşmacının daha iyi gördüğü bir seçeneği sunmak için kullanılmıştır?
- We can send you a printed map. In other words, the map is made of paper.
- We can send you a printed map. Better yet, we can send live directions to your phone.
- We can send you a printed map. Also, the envelope is white.
Cevabı göster
We can send you a printed map. Better yet, we can send live directions to your phone.
to count 12 groups of 12: grup sayısı ve her grubun büyüklüğü
“12 groups of 12” eşit büyüklükteki grupları anlatır: 12 grup vardır ve her grupta 12 öğe bulunur. number + groups of + number kalıbında ilk sayı kaç grup olduğunu, of sözcüğünden sonraki sayı ise her grubun büyüklüğünü gösterir. Burada 12 × 12 = 144'tür. count fiili, toplam sayıya ulaşmak için grupların sayma yöntemi olarak kullanıldığını gösterir.
Alıştırma
Gruplama ifadesini bu dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Twenty-four beads are arranged into three ____ eight.
Cevabı göster
groups of
That's a pretty big improvement: sonraki adımdan önce ilerlemeyi belirtmek
“That's a pretty big improvement”, az önce açıklanan sonucu olumlu biçimde değerlendirir. Burada pretty, big sözcüğünün derecesini belirtir ve “oldukça” ya da “epey” anlamına gelir; “güzel” anlamında değildir. Açıklamanın akışında bu cümle bir ilerleme işareti görevi görür: mevcut yöntemin iyi çalıştığını doğrular ve daha büyük bir gelişmeye geçmek için yer bırakır. “Sonucu değerlendirip sonra devam etme” düzeni, açıklamanın nasıl yapılandırıldığını takip etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Bir açıklamada “That's a pretty big improvement” burada en doğal olarak hangi işlevi görür?
- Önceki yöntemi tamamen başarısız olarak reddeder.
- Gelişmenin fiziksel olarak güzel göründüğünü söyler.
- Konuşmacı bir sonraki aşamaya geçmeden önce ilerlemeyi olumlu biçimde özetler.
Cevabı göster
Konuşmacı bir sonraki aşamaya geçmeden önce ilerlemeyi olumlu biçimde özetler.
but we can go higher by finding more countable parts on each hand. Notlar
1:12ancak her iki elde daha fazla sayılabilir bölüm bularak daha da yükseğe çıkabiliriz.
go higher by finding: by + fiil-ing ile yöntem belirtmek
Bu bağlamda go higher, gösterilebilen ya da sayılabilen en yüksek sayıyı artırmak anlamına gelir; fiziksel olarak yukarı hareket etmeyi anlatmaz. by finding more countable parts, bu sonucun nasıl elde edilebileceğini açıklar. Yöntemi belirtmek için sonuç veya hedef + by + fiil-ing yapısını kullanabilirsiniz. Burada by bir edattır, bu nedenle find, -ing biçimi olan finding hâline gelir.
Alıştırma
reuse fiilini by'dan sonra gereken doğru biçime dönüştürün: We reduced waste by ____ glass bottles.
Cevabı göster
reusing
more countable parts: ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm
more countable parts ifadesindeki countable, count + -able birleşiminden oluşan ve “sayılabilen” anlamına gelen bir sıfattır. Tek tek ayırt edilip ayrı birer birim olarak ele alınabilen bölümleri niteler. Burada countable, esas olarak countable noun ifadesindeki dil bilgisi etiketi anlamında kullanılmaz. Amaç, her elde bağımsız sayma birimleri olarak kullanılabilecek başka alanlar bulmaktır.
Alıştırma
Bu cümlede more countable parts ne anlama gelir?
- sayılabilen isim olan daha fazla sözcük
- ayırt edilip ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm
- önceden sayılmış daha fazla bölüm
Cevabı göster
ayırt edilip ayrı ayrı sayılabilen daha fazla bölüm
each finger has three sections and three creases,
1:17her parmağın üç bölümü ve üç boğum çizgisi vardır,
Now we're up to 24: mevcut toplamı bildirmek
Now we're up to 24 ifadesinde be up to + sayı, bu bağlamda bir miktarın ya da seviyenin o sayıya ulaştığını bildirir. Daha düşük bir değerden mevcut sonuca doğru ilerleme olduğunu düşündürür. Now, 24'ün en son ulaşılan aşama olduğunu vurgular. Bu cümlede 24 bir üst sınır değil, şu anda her elde ulaşılabilen sayıdır.
Alıştırma
Hangi cümle grubun şu anda 50 üyesi olduğunu söyler?
- The group needs 50 more members.
- The group can have up to 50 members.
- The group is now up to 50 members.
Cevabı göster
The group is now up to 50 members.
and using our other hand to mark groups of 24 Kalıp ifadeler
1:25ve 24'lü grupları işaretlemek için diğer elimizi kullanmak
to mark groups of 24: tamamlanan grupları işaretleyerek takip etmek
Burada mark, “bir şeyi takip etmek için görünür bir işaret veya el konumu kullanmak” anlamına gelir. Diğer el, tamamlanan her 24’lük grubu kaydeder; böylece sayan kişinin grup sayısını zihninde tutması gerekmez. to mark sözleri, diğer elin neden kullanıldığını açıklar. Bu sayma bağlamında mark, “not vermek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede mark, örnektekiyle aynı takip etme anlamında kullanılmıştır?
- Move one bead to mark each group of ten.
- The teacher will mark the quiz after class.
- The holiday marks the start of summer.
Cevabı göster
Move one bead to mark each group of ten.
gets us all the way to: vurgulanan bir son noktaya ulaşmak
gets us ... to yapısında get, “birinin bir yere, noktaya veya sonuca ulaşmasını sağlamak” anlamına gelir. Özne sayma yöntemidir; us ise bu yöntemi kullanan kişileri ifade eder. Yani yöntem onların 576’ya ulaşmasını sağlar. All the way to, saymanın başladığı yerle veya normalde duracağı noktayla karşılaştırıldığında 576’nın uzak ya da etkileyici bir son nokta olduğunu vurgular. Büyük bir ilerlemeyi öne çıkarır ve fiziksel yolculuk anlatmak zorunda değildir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, “bizi belirgin biçimde uzak bir son noktaya ulaştırır” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: This bus ____ the national park.
Cevabı göster
gets us all the way to
Geçiş sorusu olarak Can we go any higher?
Burada Can we go any higher? yalnızca daha yüksek bir sonucun mümkün olup olmadığını sormaz. Az önce ulaşılan sonucu temel alır ve dikkati bir sonraki olası aşamaya yöneltir. Bir açıklamada bu tür bir soru söz sanatı amacıyla sorulabilir; konuşan kişi gerçekten yanıt beklemeyebilir. Dinleyiciye sırada ne olduğunu tahmin etmesi için kısa bir süre verir, ardından yeni bir testi, yöntemi veya sınır tartışmasını başlatır.
Alıştırma
Bir açıklamada, sonuç henüz sunulmuşken sorulan Can we go any higher? sorusunun temel görevi nedir?
- Sonuçla hiçbir bağlantısı olmadan konuyu değiştirir.
- Mevcut sonucu bir sonraki olası adıma bağlar.
- Son yanıtı vererek açıklamayı bitirir.
Cevabı göster
Mevcut sonucu bir sonraki olası adıma bağlar.
It looks like we've reached the limit of how many different finger parts Kalıp ifadeler
1:32Görünüşe göre, sayabileceğimiz farklı parmak kısımlarının limitine
It looks like we've reached the limit: temkinli bir sonuç
It looks like, sonucu mutlak bir iddia olarak değil, şu anda mevcut olan kanıtlardan çıkarılan bir yargı olarak sunar. Konuşan kişi oldukça emin görünür ancak yeni bilgilere yer bırakır. We've reached present perfect yapısındadır: sınıra ulaşma şu andan önce gerçekleşmiştir ve sonucu şimdi de önemlidir. Reach the limit of ... bir miktarın, yeteneğin, aralığın veya sürecin sınırına varmak anlamına gelir.
Alıştırma
It looks like we've reached the limit ifadesinin en doğru anlamı nedir?
- Konuşan kişi gelecekte hiçbir gelişmenin mümkün olmadığını kanıtladı.
- Bilinmeyen bir zamanda kesinlikle bir sınıra ulaşılacak.
- Mevcut kanıtlar sınıra zaten ulaşılmış olduğunu düşündürüyor.
Cevabı göster
Mevcut kanıtlar sınıra zaten ulaşılmış olduğunu düşündürüyor.
with any precision: saymadaki kesinlik derecesi
Bu cümlede with any precision, count fiilini niteleyen bir zarf öbeğidir. Neyin sayıldığını değil, sayma işleminin ne kadar kesin veya güvenilir yapılabildiğini anlatır. Precision, kesinlik ya da ayrıntı derecesidir. Burada any, ele alınan derece aralığını genişletir: ifade, “anlamlı veya işe yarar bir kesinlik derecesiyle” demektir; “birkaç farklı kesinlik türüyle” demek değildir.
Alıştırma
“Anlamlı bir kesinlik derecesiyle” anlamındaki hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: In the fog, we couldn't estimate the distance ____.
Cevabı göster
with any precision
So let's think of something different: yeni bir yöne geçişi belirtmek
So, öneriyi önce söylenenlere bağlar: önceki yaklaşım bir sorunla veya sınırla karşılaşmıştır ve konuşmacı şimdi bir sonraki adımı sunar. Let's, dinleyicileri birlikte düşünmeye davet eder. Something different ise yalnızca farklı bir nesne değil, farklı bir fikir ya da yaklaşım demektir. Cümlenin tamamı bir düşünce çizgisini kapatır ve yeni bir yöne geçildiğini belirtir.
Alıştırma
'So let's think of something different.' bir açıklamada neyin işaretini verir?
- Önceki fikirlerin hepsinin doğru olduğu iddiası
- Aynı fikri daha ayrıntılı anlatma isteği
- Mevcut yaklaşımdan yeni bir fikre geçiş
Cevabı göster
Mevcut yaklaşımdan yeni bir fikre geçiş
One of our greatest mathematical inventions Dilbilgisi
1:41En büyük matematiksel icatlarımızdan biri
One of our greatest mathematical inventions is: çoğul isim, tekil fiil
one of + üstünlük derecesi + çoğul isim kalıbı, en iyi, en büyük veya en önemli sayılan bir grubun içindeki tek bir üyeyi belirtir. one of our greatest mathematical inventions ifadesinde inventions çoğuldur çünkü ifade bir icatlar grubuna gönderme yapar. Öznenin dil bilgisel merkezi one olduğu için fiil tekildir: One of ... are değil, One of ... is kullanılır. is sonrasındaki isim öbeği, tanıtılan tek icadın ne olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi be fiilinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: One of our best players ____ absent right now.
Cevabı göster
is
positional notation: değerin konumla belirlendiği gösterim sistemi
Positional notation, bir rakamın değerinin bulunduğu yere bağlı olduğu bir sayı yazma sistemidir. Sembolün kendisi ve konumu, değeri birlikte belirler. Örneğin onluk sistemdeki 999 sayısında aynı üç rakam sırasıyla 900, 90 ve 9'u temsil eder. Onluk ve ikilik sistemler farklı tabanlar kullansalar da ikisi de konumsal sistemlerdir.
Alıştırma
Hangi ifade positional notation kavramını doğru açıklar?
- Positional notation sisteminde bir rakamın konumu değiştiğinde değeri de değişebilir.
- Positional notation, belirli bir yerdeki tek bir rakamın değeri anlamına gelir.
- Positional notation sisteminde her rakam, nerede bulunursa bulunsun aynı değere sahiptir.
Cevabı göster
Positional notation sisteminde bir rakamın konumu değiştiğinde değeri de değişebilir.
allows for different magnitudes of value: farklı basamak değerlerini mümkün kılmak
Bu cümlede allows for, “mümkün kılar” veya “yer sağlar” anlamındadır. Özne the placement of symbols ifadesidir: konum, sembollerin farklı büyüklükte değerler taşımasını mümkün kılar. Different magnitudes of value, farklı sayısal ölçekleri veya basamak değerlerini anlatan matematiksel bir ifadedir. 999'da aynı rakam, konumu değerini değiştirdiği için 900, 90 ve 9'u temsil eder.
Alıştırma
Cümleyi allow for ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A flexible schedule ____ unexpected delays.
Cevabı göster
allows for
Even though the same symbol is used three times: ödünlemeli bir karşıtlık sunmak
Even though, ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır. Önce belirli bir beklenti oluşturabilecek gerçek bir olguyu sunar: aynı sembol üç kez göründüğü için üç kullanımın da aynı değere sahip olması beklenebilir. Bu ifade, ardından gelen ana cümlenin bu beklentiyi tersine çevireceğini gösterir. Virgül, even though yan cümlesinin sonunu belirtir; bu nedenle bu altyazı parçasının karşıtlığı tamamlamak için hâlâ bir ana cümleye ihtiyacı vardır.
Alıştırma
Hangi cümle gerçek bir olguyla beklenmedik bir sonucu karşılaştırmak için even though ifadesini doğru kullanır?
- Because the boxes look identical, they contain different tools.
- Even if the boxes look identical, they may contain different tools.
- Even though the boxes look identical, they contain different tools.
Cevabı göster
Even though the boxes look identical, they contain different tools.
each position indicates a different order of magnitude. Kelime
1:55her pozisyon farklı bir büyüklük derecesini gösterir.
a different order of magnitude: on katlık yeni bir ölçek düzeyi
Order of magnitude, genellikle on sayısının bir kuvvetine dayanan ölçek düzeyidir. Ondalık gösterimde birler, onlar ve yüzler basamakları art arda gelen farklı büyüklük mertebelerindedir. Bu cümlede a different order of magnitude, her konumun yalnızca farklı bir değeri değil, on katlık yeni bir ölçeği temsil ettiği anlamına gelir. Kesin sayıdan çok ölçek düzeyi önemli olduğunda bu ifade kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, konumların on katlık farklı ölçekleri temsil ettiğini söylüyor?
- Each position represents the same order of magnitude.
- Each position represents a different value, but the scale is unchanged.
- Each position represents a different order of magnitude.
Cevabı göster
Each position represents a different order of magnitude.
can use positional value: sayısal değeri konumla belirlemek
Can use positional value, konumun sayma sisteminin bir parçası olarak kullanılabileceği anlamına gelir. Parmaklarla sayarken kaldırılan her parmağı yalnızca bir olarak saymak yerine, farklı parmaklara konumlarına göre farklı sayısal değerler atanabilir. Burada can use izin bildirmez; positional value kavramını kullanılabilecek bir yöntem olarak sunar. can use + isim öbeği kalıbı, bir şeyin sonuca ulaşmak için araç veya yöntem olarak kullanılabildiğini sıkça belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle positional value kavramını doğru açıklıyor?
- We can use positional value, so position has no effect on value.
- We can use positional value, so a symbol's value can depend on where it appears.
- We can use positional value, so every symbol must always have the same value.
Cevabı göster
We can use positional value, so a symbol's value can depend on where it appears.
to beat our previous record: önceki en iyi dereceyi aşmak
Burada beat, “vurmak” değil, “daha iyisini yapmak” veya “aşmak” anlamına gelir. Beat our previous record ifadesinin tamamı, grubun önceki en iyi sonucundan daha iyi bir sonuç elde etmesi demektir. to beat... mastar yapısı, basamak değerini kullanmanın amacını belirtir: bu yöntem, daha önce başardıklarının ötesine geçmelerine yardımcı olmayı amaçlar.
Alıştırma
Hangi cümle, grubun önceki en iyi sonucunu aşmayı umduğunu doğal biçimde ifade eder?
- With more practice, we hope to beat our previous record.
- With more practice, we hope to match our previous record.
- With more practice, we hope to remember our previous record.
Cevabı göster
With more practice, we hope to beat our previous record.
Let's forget about finger sections for a moment Anlatım akışı
2:05Bir an için parmak bölümlerini unutalım
Let's forget about ... for a moment: bir ayrıntıyı geçici olarak bir kenara bırakmak
Bu cümlede Let's forget about ... for a moment, “bunu hafızamızdan silelim” değil, “... unsurunu geçici olarak değerlendirmeyi bırakalım” anlamına gelir. For a moment, parmak bölümlerinin yalnızca kısa süreliğine bir kenara bırakıldığını gösterir. Bu kalıp, konuyu karmaşıklaştıran bir ayrıntıyı çıkararak bilgiyi düzenler. Dinleyicinin önce daha basit bir sürüme odaklanmasını ve ayrıntının daha sonra yeniden eklenebilmesini sağlar.
Alıştırma
Cümleyi Let's forget about ... for a moment kalıbıyla tamamlayın: ____ the spelling rules ____ and listen to the sound first.
Cevabı göster
Let's forget about · for a moment
look at the simplest case of having ...: basit bir modelle başlamak
Burada look at, yalnızca “gözlerini bir şeye çevirmek” değil, “ele almak” veya “incelemek” anlamına gelir. Konuşan kişi, dinleyiciyi anlaşılması kolay bir modelle başlamaya davet ediyor. The simplest case en az karmaşık durumu belirtir. of having ... bölümü bu durumu tanımlayan koşulu açıklar; of bir edat olduğu için have, -ing biçimi olan having olur. Bir problemi önce basitleştirip sonra daha zor durumlara geçerken look at the simplest case of + -ing kalıbını kullanabilirsin.
Alıştırma
Hangi cümle yalnızca bir değişkeni olan basitleştirilmiş bir durumu doğal biçimde tanıtır?
- Let's look for the simplest case of having only one variable.
- Let's look at the simplest case of have only one variable.
- Let's look at the simplest case of having only one variable.
Cevabı göster
Let's look at the simplest case of having only one variable.
just two options per finger: per “her biri için” demektir
Burada per, “her biri için” veya “başına” anlamına gelir. two options per finger, tüm parmakların toplamda yalnızca iki seçeneği olduğu değil, her bir parmağın iki olası seçeneği olduğu anlamına gelir. just “yalnızca” anlamına gelir ve modelin her birim için iki seçeneğe indirildiğini vurgular. miktar + per + birim kalıbı oranlarda, sınırlarda, fiyatlarda ve teknik açıklamalarda sık kullanılır.
Alıştırma
Oranı tamamlamak için per kullan: The machine can pack thirty boxes ____ minute.
Cevabı göster
per
up and down: iki olası durum
Bu bağlamda up ve down, bir parmağın bulunabileceği iki konumu adlandırır: up kaldırılmış, down ise indirilmiş demektir. İfade bunları bir durum çifti olarak sunar. Tek bir parmağın sürekli yukarı ve aşağı hareket ettiği anlamına gelmez. up and down bir eylemi anlattığında, move up and down örneğinde olduğu gibi çevresinde genellikle hareket bildiren bir sözcük bulunur.
Alıştırma
Bu bağlamda up and down ne anlama geliyor?
- Yukarı ve aşağı doğru tekrarlanan hareketi anlatır.
- Birine yüksek bir yerden alçak bir yere gitmesini söyler.
- İki olası durumu adlandırır: kaldırılmış veya indirilmiş.
Cevabı göster
İki olası durumu adlandırır: kaldırılmış veya indirilmiş.
This won't allow us to represent powers of 10, Kalıp ifadeler
2:13Bu, 10'un kuvvetlerini temsil etmemize izin vermez,
allow us to represent powers of 10: 10'un kuvvetlerini ifade etmemizi sağlamak
allow + nesne + to-infinitive kalıbı, bir şeyin bir kişiye veya gruba bir eylemi yapma yeteneği ya da fırsatı verdiğini belirtir. Burada us nesne, to represent ise mastardır. Olumsuz won't ile birlikte bu yan cümle, yöntemin bu gösterimi mümkün kılmayacağı anlamına gelir; izin değil, kapasite anlatılır. Matematiksel ve teknik açıklamalarda represent, bir şeyi sayılar, semboller, diyagramlar veya bir model kullanarak göstermek ya da ifade etmek anlamına gelir. powers of 10, 10, 100 ve 1.000 gibi değerlerdir; dolayısıyla ifade, bu değerleri sistem içinde göstermeyi anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle allow + nesne + to-infinitive yapısını doğru kullanıyor?
- This model allows us to represent the data visually.
- This model allows to us represent the data visually.
- This model allows us representing the data visually.
Cevabı göster
This model allows us to represent the data visually.
uses powers of two: ikili sistemde basamak değerleri
Burada powers of two, 2^0, 2^1, 2^2, 2^3 ve devamından oluşan diziyi ifade eder; bu dizi 1, 2, 4, 8, 16 ile başlar. uses powers of two ifadesi, sayma sisteminin bu değerler üzerine kurulduğunu anlatır. İkili sistemde her basamak değeri ikinin bir kuvvetidir. Burada power, kuvvet veya elektrik değil, üs alma işlemiyle ilgili bir matematik terimidir.
Alıştırma
Hangi sayı ikinin bir kuvvetidir?
- 18
- 12
- 32
Cevabı göster
32
otherwise known as binary: başka bir ad sunmak
Virgülle ayrılan otherwise known as binary ifadesi, az önce bahsedilen sayma sisteminin başka bir adını verir. Bu sistemin binary olarak da adlandırıldığı anlamına gelir. Burada otherwise, ad bildiren kalıp otherwise known as ifadesinin bir parçasıdır. “Aksi takdirde” anlamına gelmez ve farklı bir sonuç sunmaz.
Alıştırma
Cümleyi dersteki üç sözcüklü adlandırma ifadesiyle tamamlayın: Sodium chloride, ____ table salt, is used in cooking.
Cevabı göster
otherwise known as
each position has double the value of the previous one. Kelime
2:23her pozisyon bir öncekinin iki katı değere sahiptir.
double the value: ikiye bir karşılaştırma
has double the value of the previous one ifadesinde double, “iki katı” veya “miktarın iki katı” anlamına gelir. İkili sistemdeki her basamak, önceki basamağın iki katı değerindedir. Aktarılabilir A has double the + ölçülebilir isim + of B kalıbı miktarları karşılaştırır. İkiye bir oranını anlatır; A'nın mutlaka değiştiği veya büyüdüğü anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi double ve value kullanarak tamamlayın: The $20 voucher has ____ of the $10 voucher.
Cevabı göster
double the value
So we can assign our fingers values of 1 2 4 8 Kalıp ifadeler
2:26Böylece parmaklarımıza 1, 2, 4, 8 değerlerini atayabiliriz,
assign our fingers values of: assign + nesne + değer
assign our fingers values of ... ifadesinde assign, bir sistem içinde her parmağa bilinçli olarak bir sayı vermek anlamına gelir. Parmaklar sayıları alır; values of 1, 2, 4, 8 ... ise hangi sayıların verildiğini belirtir. Aktarılabilir kalıp assign + nesne + a value/values of + sayı(lar) biçimindedir; örneğin assign each button a value of zero. Değer önce getirilip to da kullanılabilir: assign values to the buttons.
Alıştırma
Cümleyi assign + nesne + a value of kalıbıyla tamamlayın: In our scoring system, we ____ each star ____ ten.
Cevabı göster
assign · a value of
can be expressed as a sum of these numbers. Dilbilgisi
2:36bu sayıların toplamı olarak ifade edilebilir.
any positive integer: sıfırdan büyük herhangi bir tam sayı
positive integer, 1, 2 veya 15 gibi sıfırdan büyük ve kesirli kısmı olmayan bir sayıdır. 0’ı, negatif sayıları veya 2,5 gibi tam sayı olmayan değerleri içermez. any positive integer ifadesindeki any, açıklamanın koşulu karşılayan her sayıya tek tek uygulandığını gösterir. Burada positive, 'iyimser' veya 'iyi' değil, matematiksel olarak 'sıfırdan büyük' anlamındadır.
Alıştırma
Hangi sayı bir positive integer örneğidir?
- 2.5
- -3
- 7
- 0
Cevabı göster
7
can be expressed as a sum of: toplama biçimini açıklama
Can be expressed as a sum of, 'sayıların veya miktarların toplandığı bir biçimde yazılabilir' anlamına gelir. Özne, temsil edilen sayıdır; a sum of ise toplanan parçaları tanıtır. Yapı, özne + can be expressed as + biçim şeklindedir. can + be + geçmiş zaman ortacı ile kurulan edilgen yapı kullanılır; çünkü odak, bunu yazan kişide değil, mümkün olan gösterim biçimindedir.
Alıştırma
Cümleyi can be expressed as a sum of ifadesiyle tamamlayın: Ten ____ six and four.
Cevabı göster
can be expressed as a sum of
so we can represent it by having just these three fingers raised. Dilbilgisi
2:43yani sadece bu üç parmağı kaldırarak onu temsil edebiliriz.
can represent it by having just these three fingers...: bir durumu kullanarak yöntem belirtmek
can represent it by having... ifadesinde by + -ing, sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir: sayı, parmakların konumuyla temsil edilir. Having just these three fingers raised, have + nesne + durum yapısını izler. Yalnızca bu üç parmağın kalkık durumda tutulması anlamına gelir. Buradaki have, işaret olarak kullanılan bir durumu anlatır; başka birinden parmakları kaldırmasını istemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir yöntemi açıklamak için by having + nesne + durum yapısını doğru kullanıyor?
- We can mark the correct box by having highlight it in green.
- We can mark the correct box by having it highlighted in green.
- We can mark the correct box by have it highlighted in green.
Cevabı göster
We can mark the correct box by having it highlighted in green.
Meanwhile: paralel bir örnek sunmak
Meanwhile, açıklamayı önceki durumdan başka bir ilgili duruma, yani 250 sayısına geçirerek bilgiyi düzenler. Buradaki anlamı “başka bir örneğe geçersek” veya “öte yandan” ifadelerine yakındır. Asıl işlevi iki hesaplamanın aynı anda yapıldığını söylemek değildir. Açıklamalarda meanwhile, aynı konu altındaki paralel veya karşıt durumları birbirine bağlayabilir.
Alıştırma
Bu cümlede Meanwhile sözcüğünün temel işlevi nedir?
- Başka bir ilgili örnek sunar.
- İki hesaplamanın tam olarak aynı anda gerçekleştiğini kanıtlar.
- Hesaplamanın bittiğini gösterir.
Cevabı göster
Başka bir ilgili örnek sunar.
That would be the number with all 10 fingers raised, Dilbilgisi
2:57Bu 10 parmağın hepsinin havada olduğu sayı olurdu,
That would be...: bir kuraldan çıkarılan sonuç
That would be... ifadesinde would be, sayıyı bir kuralın uygulanmasıyla veya az önceki açıklamanın izlenmesiyle elde edilen sonuç olarak sunar. Yaklaşık anlamı, o durumda cevabın bu sayı olduğudur. Buradaki would istek belirtmez ve yalnızca gelecek zaman işareti değildir. with all 10 fingers raised bölümü hesaplamada kullanılan durumu belirtir: on parmağın hepsi kaldırılmıştır. Cümle bu durumu 1.023 sayısıyla eşleştirir.
Alıştırma
Hangi cümlede would be bir kuraldan çıkarılan sonucu sunmak için kullanılmıştır?
- According to the pattern, the next number would be 64.
- The printed answer says the next number is 64.
- When the display updates, the next number will be 64.
Cevabı göster
According to the pattern, the next number would be 64.
It depends on how dexterous you feel. Notlar
3:05Bu kendinizi ne kadar becerikli hissettiğinize bağlıdır.
depends on how dexterous you feel: koşul olarak bir derece
depends on how dexterous you feel ifadesinde cevap, kişinin kendisini ne kadar becerikli gördüğüne göre değişir. depends on + how + sıfat veya zarf + özne + fiil yapısı, bir derecenin sonucun koşulu olmasını sağlar. how dexterous you feel gömülü bir soru olduğu için you feel biçimindeki düz cümle sırasını kullanır; do you feel sırasını kullanmaz. Burada feel, dokunmak değil, kendini belli bir durumda görmek anlamındadır.
Alıştırma
Doğrudan soru olan “How confident do you feel?” cümlesini gömülü soruya dönüştürerek cümleyi tamamlayın: It depends on ____.
Cevabı göster
how confident you feel
dexterous: ellerle hassas hareket becerisi
Burada dexterous, parmakları kolay ve hassas bir şekilde kontrol edebilmek anlamına gelir. Konuşan kişi, parmakları tek tek bükmek için gereken ince el hareketlerinden söz ediyor. Bu sıfat genellikle bilgi veya genel yetenekten çok, özellikle ellerle yapılan hareketlerdeki fiziksel koordinasyonu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede dexterous doğal biçimde kullanılmıştır?
- A dexterous watchmaker can handle very small parts.
- A dexterous thunderstorm crossed the coast.
- A dexterous encyclopedia contains many facts.
Cevabı göster
A dexterous watchmaker can handle very small parts.
If you can bend each finger just halfway, Dilbilgisi
3:07Eğer her parmağı sadece yarıya kadar bükebilirseniz,
If you can ... just halfway: koşul belirlemek
“If you can bend each finger just halfway”, bir koşul belirleyen if yan cümlesidir. Ardından gelen ana cümlenin, bu koşul sağlandığında geçerli olan sonucu veya olasılığı açıklaması beklenir. Bu koşulda can yeteneği ifade eder, each parmakları tek tek ele alır ve just halfway hareketi tam bükülme mesafesinin yarısıyla sınırlar. Böylece konuşan kişi yalnızca iki uç durum yerine yeni bir fiziksel duruma göre sayabilir veya akıl yürütebilir.
Alıştırma
Hangi cümle, sonucu vermeden önce fiziksel bir koşul belirlemek için if yan cümlesini doğru kullanır?
- If can you turn the dial just halfway, the light will become dimmer.
- If you can turned the dial just halfway, the light will become dimmer.
- If you can turn the dial just halfway, the light will become dimmer.
Cevabı göster
If you can turn the dial just halfway, the light will become dimmer.
three different states: üç farklı durum
three different states ifadesinde three sayıyı verir, different seçeneklerin birbirinden farklı olduğunu belirtir ve states parmağın alabileceği durumları ya da biçimleri anlatır. Buradaki states, ABD'deki eyaletler anlamına gelmez. different çoğul isim states'ten önce gelir. Bu ifadede “ayrı veya ayırt edilebilir” demektir, “garip” demek değildir; ardından gelen down, half-bent ve raised listesi üç seçeneği belirtir.
Alıştırma
Üç ayrı seçeneği sunmak için three different ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The lamp has three difference settings: off, dim, and bright.
- The lamp has three different settings: off, dim, and bright.
- The lamp has different three settings: off, dim, and bright.
Cevabı göster
The lamp has three different settings: off, dim, and bright.
a base-three positional system: üç tabanlı konumsal sayı sistemi
Üç tabanlı konumsal sayı sistemi, sayıları genellikle 0, 1 ve 2 olan üç rakam sembolüyle yazar. Base three, her basamağın değerinin 1, 3, 9 ve 27 gibi 3'ün bir kuvvetine dayandığını belirtir. Positional, bir rakamın değerinin bulunduğu yere bağlı olduğu anlamına gelir. Bu, onluk sistemdeki basamak değeri fikriyle aynıdır; ancak basamak değerleri 10 yerine 3 kat artar.
Alıştırma
Hangi ifade üç tabanlı konumsal sayı sistemini doğru açıklar?
- Her konumun, üçün bir kuvvetine dayanan basamak değeri vardır.
- Her konumun değeri her zaman 3'tür.
- Her sayı gösterimi 3 rakamını içermelidir.
Cevabı göster
Her konumun, üçün bir kuvvetine dayanan basamak değeri vardır.
And if you can bend your fingers into four different states or more, Kalıp ifadeler
3:24Ve eğer parmaklarınızı dört farklı duruma veya daha fazlasına bükebilirseniz,
or more: sayıyı da içeren bir alt sınır belirtmek
Bir sayıdan sonra gelen or more, o sayıyı da kapsayan bir alt sınır oluşturur ve üst sınırı açık bırakır. Burada four different states or more; dört, beş, altı ve daha yüksek her sayıyı kapsar. Yaygın kalıp, four players or more örneğindeki gibi bir sayı öbeğinin ardından or more gelmesidir. Bu ifade exactly four ya da about four anlamına gelmez.
Alıştırma
Four sayısını dahil olan alt sınır hâline getiren, dersteki iki sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: The club needs four members ____.
Cevabı göster
or more
That limit is up to you: sınırı sen belirlersin
That limit is up to you cümlesinde be up to someone, o kişinin seçim yapma hakkına veya karar verme yetkisine sahip olduğu anlamına gelir. Cümle, sınırın konuşmacı tarafından sabitlenmediğini; onu senin seçtiğini anlatır. Buradaki up to gerçek anlamıyla kullanılmaz. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp choice or limit + be + up to + person şeklindedir; örneğin The final choice is up to Mia.
Alıştırma
Hangi cümle, toplantı saatini karşıdaki kişinin seçebileceği anlamına gelir?
- The meeting time depends on when the train arrives.
- You need to arrive before the meeting starts.
- We can meet at ten or eleven; the time is up to you.
Cevabı göster
We can meet at ten or eleven; the time is up to you.
and your own flexibility and ingenuity. Kelime
3:31ve kendi esnekliğinize ve yaratıcılığınıza kalmıştır.
own flexibility and ingenuity: kişinin kendi esnekliği ve yaratıcı çözüm becerisi
own flexibility and ingenuity ifadesi iki kişisel yeteneği birlikte belirtir. Parmak hareketleriyle ilgili bu bağlamda flexibility, fiziksel hareket açıklığını ve rahatlığını; ingenuity ise eldeki imkânları kullanmanın akıllıca yollarını bulma becerisini anlatır. Own sözcüğü vurguyu artırır: pratik sınır yalnızca belirtilen kurallara veya mümkün olan konumlara değil, kısmen kişinin kendi yeteneklerine de bağlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede flexibility ve ingenuity iki yeteneği doğru biçimde anlatır?
- Her flexibility and ingenuity both mean that she memorized the instructions.
- Her ingenuity made her joints bend farther, and her flexibility invented a new tool.
- Her flexibility helped her reach through the narrow opening, and her ingenuity helped her design a tool to pull the key closer.
Cevabı göster
Her flexibility helped her reach through the narrow opening, and her ingenuity helped her design a tool to pull the key closer.
Even with our fingers in just two possible states, Dilbilgisi
3:35Parmaklarımız sadece iki olası durumda olsa bile,
Even with + isim öbeği
Even with + isim öbeği, ödünleyici bir koşul sunar. Önce bir sınır, zorluk veya kısıtlı kaynak belirtir; ardından ana sonucun yine de gerçekleştiğini ya da beklenenden daha etkileyici olduğunu gösterir. Burada our fingers in just two possible states, with sözcüğünden sonra gelen isim öbeğidir. In, parmakların hangi durumlarda bulunduğunu belirtir; just ise sayının azlığını, yani yalnızca iki olduğunu vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede Even with ifadesinden sonra isim öbeği doğru biçimde kullanılmıştır?
- Even if limited time, Maya finished the poster.
- Even with limited time, Maya finished the poster.
- Even with Maya had limited time, she finished the poster.
Cevabı göster
Even with limited time, Maya finished the poster.
working pretty efficiently: az israfla oldukça verimli çalışmak
Buradaki working, çalışmak, işlemek ya da işlev görmek anlamındadır; yalnızca bir kişinin iş yapmasını anlatmaz. İnsanlar, makineler, sistemler ve yöntemler için kullanılabilir. Working efficiently, fazla zaman, çaba veya kaynak harcamadan iyi sonuç almak demektir. Pretty burada oldukça anlamına gelen, gündelik bir derece zarfıdır. Efficiently sözcüğünü niteler; dolayısıyla ifade, çalışmanın ya da işleyişin şimdiden oldukça verimli olduğunu söyler.
Alıştırma
"The new heating system works efficiently," cümlesinde works efficiently ne anlama gelir?
- Sistem çekici görünüyor.
- Sistem bir kişiyi işe alıyor.
- Sistem fazla enerji harcamadan iyi çalışıyor.
Cevabı göster
Sistem fazla enerji harcamadan iyi çalışıyor.
In fact: daha güçlü veya daha belirli bir destek eklemek
In fact, ardından gelen bilgiyi önceki ifadeye bağlayan bir söylem belirtecidir. Burada konuşmacının, işlerin verimli yürüdüğü iddiasını destekleyen daha güçlü veya daha belirli bir gerçek ekleyeceğini gösterir. İlgisiz yeni bir konu başlatmaz ve önceki ifadeyi her zaman düzeltmez. Sonraki bilginin önceki düşünceyi doğrulayacağını, güçlendireceğini veya daha kesin hâle getireceğini gösteren bir işarettir.
Alıştırma
Şunu okuyun: "The library is popular. In fact, every seat is taken by noon." In fact burada ne yapıyor?
- İlk ifadeyi güçlendiren belirli bir gerçek ekler.
- İlgisiz bir konuya geçer.
- İlk ifadenin yalnızca hayal ürünü olduğunu gösterir.
Cevabı göster
İlk ifadeyi güçlendiren belirli bir gerçek ekler.
our computers are based on the same principle. Kalıp ifadeler
3:41bilgisayarlarımız da aynı prensibe dayanmaktadır.
are based on the same principle: aynı ilkeye dayanmak
Are based on the same principle, bilgisayarların aynı temel düşünceye göre tasarlandığı veya çalıştığı anlamına gelir. Kalıp be based on + temel, kaynak ya da gerekçe biçimindedir; are, çoğul özne computers ile uyumludur. same sözcüğü daha önce sözü edilen bir ilkeye gönderme yapar. Genel olarak bu kalıp bir tasarımın, teorinin, kararın veya hikâyenin neye dayandığını ya da nereden kaynaklandığını açıklar.
Alıştırma
be based on ifadesinin doğru biçimiyle geniş zamandaki cümleyi tamamlayın: The museum's new safety plan ____ expert advice.
Cevabı göster
is based on
Each microchip consists of tiny electrical switches that can be either on or off, Notlar
3:45Her mikroçip, açık veya kapalı olabilen küçük elektrik düğmelerinden oluşur,
consists of: ...den oluşmak
Consists of, '-den oluşur' anlamına gelir. Önce bütünü, ardından parçalarını belirtir: bütün + consists of + parçalar. Burada each microchip bütündür; tiny electrical switches ise parçalardır.
Alıştırma
consist of ifadesinin doğru biçimiyle geniş zamandaki cümleyi tamamlayın: The starter kit ____ a map, a flashlight, and a whistle.
Cevabı göster
consists of
can be either on or off: iki alternatif durum
Either A or B iki alternatif sunar. Buradaki can be either on or off, her anahtarın iki durumdan birinde olabileceğini belirtir: açık veya kapalı. either ... or ile bağlanan iki bölüm paralel olmalıdır. Bu cümlede on ve off, be fiilinden sonra gelen ve durum bildiren sözcüklerdir.
Alıştırma
Cümleyi either ... or ikili yapısıyla tamamlayın: The workshop can be ____ online ____ in person.
Cevabı göster
either · or
meaning that base two is the default way they represent numbers. Notlar
3:50bu da ikili sistemin sayıları temsil etmenin varsayılan yolu olduğu anlamına gelir.
meaning that: bir olguyu sonuca dönüştürmek
Meaning that önceki ifadeye gönderme yapar ve ondan çıkan sonucu tanıtır. Anahtarların iki durumu vardır; bu nedenle konuşmacı meaning that kullanarak bu olgudan, iki tabanının sayıları temsil etmenin varsayılan yolu olduğu sonucuna geçer. Dil bilgisi bakımından meaning that, önceki ifadeye bağlı bir -ing yan cümlesi başlatır. Yeni ve bağımsız bir iddia başlatmak yerine bilgiyi olgu → çıkarım düzeninde sunar.
Alıştırma
Hangi cümle bir olgudan onun işaret ettiği sonuca geçmek için meaning that kullanır?
- The battery is empty, meaning that the toy will not turn on.
- Although the battery is full, the toy will not turn on.
- The toy will not turn on because the battery is empty.
Cevabı göster
The battery is empty, meaning that the toy will not turn on.
İkili taban, sayıları göstermenin varsayılan yoludur
Base two, değerleri yalnızca 0 ve 1 kullanarak gösteren ikili sayı sistemi anlamına gelir. The default way, başka bir yöntem belirtilmediğinde veya seçilmediğinde otomatik olarak kullanılan yöntemdir. Bu cümlede anlatılan, bilgisayarların sayıları normalde ikili sistemle gösterdiğidir. Burada default, teknik anlamıyla “önceden ayarlanmış veya otomatik olarak kullanılan” demektir; başarısızlık ya da bir yükümlülüğün ihlali anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede the default way ne anlama geliyor?
- Çalışmayı bırakmış bir yöntem.
- Yalnızca bir kural ihlal edildikten sonra kullanılan yöntem.
- Başka bir yöntem seçilmedikçe otomatik olarak kullanılan yöntem.
Cevabı göster
Başka bir yöntem seçilmedikçe otomatik olarak kullanılan yöntem.
And just as we can use this system to count past 1,000 using only our fingers, Notlar
3:55Ve tıpkı sadece parmaklarımızı kullanarak bu sistemle 1.000'i geçebildiğimiz gibi,
Bir karşılaştırmayı just as X, Y ile başlatmak
Just as, bir karşılaştırmanın ilk kısmını başlatır. Yaygın yapı Just as X, Y biçimindedir: X bir durumu verir, Y ise benzer bir ilişkiye veya işleyişe sahip paralel bir durum sunar. Bu altyazı virgülden sonra bittiği için karşılaştırma henüz tamamlanmamıştır; ardından gelen ana cümle Y'yi verir. Burada parmaklarla sayma gibi tanıdık bir durum, dinleyiciyi bilgisayarların çalışma biçimiyle ilgili paralel açıklamaya hazırlar.
Alıştırma
Başlangıçtaki iki sözcüğü yazarak Just as X, Y karşılaştırmasını tamamlayın: "____ a map helps travelers find a route, an outline helps readers follow an argument."
Cevabı göster
Just as
count past 1,000: bir sayının ötesine geçerek saymaya devam etmek
count past 1,000 ifadesinde past, sayısal bir sınırın ‘ötesine geçmek’ anlamındadır. Sayma 1.000’e ulaşır ve daha büyük sayılarla devam eder; buradaki past bir yerin yanından geçmeyi anlatmaz. Yapı count past + sayı şeklindedir. Belirtilen sayıda durmaya değil, o sayıyı aşmaya odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümle Leo’nun 100’e ulaştıktan sonra daha büyük sayılara doğru saymayı sürdürdüğünü anlatır?
- Leo counted past one hundred.
- Leo counted to one hundred.
- Leo started counting at one hundred.
Cevabı göster
Leo counted past one hundred.
computers can perform billions of operations Kalıp ifadeler
4:00bilgisayarlar sadece birleri ve sıfırları sayarak
can perform billions of operations: perform fiilinin teknik kullanımı
can perform billions of operations ifadesinde can bilgisayarın yeteneğini belirtir; perform ise ‘gerçekleştirmek’ veya ‘yürütmek’ anlamındadır, ‘seyirci önünde gösteri yapmak’ anlamında değildir. Bir operation, tek bir hesaplama adımı veya sürecidir; bu nedenle perform operations teknik dilde standart bir sözcük birleşimidir. Billions of miktarın son derece büyük olduğunu belirtir. Burada kesin olarak ölçülmüş bir toplam vermekten çok bilgisayarın işlem kapasitesini vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle bir cihazın hesaplama görevlerini yerine getirmesini doğal biçimde anlatır?
- A small chip can perform millions of operations per second.
- A small chip can play millions of operations per second.
- A small chip can perform millions of songs per second.
Cevabı göster
A small chip can perform millions of operations per second.
just by counting off ones and zeros: basit yöntem ve mecaz anlam
just by + fiilin -ing biçimi, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi belirtir ve yalnızca bu yöntemin yeterli olduğunu vurgular. Burada just by counting off, “bilgisayarlar bu kadar çok işlemi nasıl yapabilir?” sorusunu yanıtlar. Count off genellikle sayıları veya öğeleri belirli bir sırayla, birer birer söylemek anlamına gelir. Bu cümlede counting off ones and zeros, ikili sayı hanelerini işlemeyi kolayca anlatan bir benzetmedir. Bilgisayarın sayıları gerçekten sesli söylediği anlamına gelmez ve tam bir teknik açıklama değildir.
Alıştırma
Bu cümlede “just by counting off ones and zeros” ne anlatıyor?
- Yalnızca birler ve sıfırlardan oluşan bir diziyi işleyerek
- Sıfıra ulaşana kadar geriye sayarak
- Çalışmadan önce bütün birleri ve sıfırları kaldırarak
Cevabı göster
Yalnızca birler ve sıfırlardan oluşan bir diziyi işleyerek