Sonsuz Otel Paradoksu - Jeff Dekofsky: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Hilbert’in sonsuz oteli, tamamen dolu bir otelin sonlu veya sayılabilir sonsuz grupları nasıl kabul edebildiğini gösterir; ardından aynı yerleştirme yöntemlerinin gerçek sayıların sayılamaz sonsuzluğunda neden işlemediğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. famous thought experiment — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu ifadeyi, fiziksel olarak gerçekleştirilen bir deney değil, zor bir fikir üzerinde akıl yürütmek için kurulan hayalî bir senaryo olarak anlayacaksınız. Matematik, bilim ve felsefe anlatımlarındaki bu yerleşik ifadeyi tanıyıp varsayımsal bir model sunarken kullanabileceksiniz. 2. assigns every current guest to — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: İnsanları odalara, koltuklara, ekiplere, görevlere veya konumlara dağıtmak için kullanılan assign someone to something kalıbını öğreneceksiniz. Burada kalıp, mevcut her konuğun ikinin kuvvetlerine dayanan bir odayla sistemli biçimde nasıl eşleştirildiğini izlemenizi sağlar. 3. If we were dealing / these structured strategies would no longer be — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Sonsuzluk türünü varsayımsal olarak değiştirip bunun doğurduğu sınırlamayı belirten koşul yapısını tanıyacaksınız. Aynı çerçeveyle farklı kuramsal koşullarda bir yöntemin, kuralın veya kapasitenin neden artık işlemeyeceğini açıklayabilirsiniz.
Bu derste
the German mathematician David Hilbert devised a famous thought experiment Kelime
0:08Alman matematikçi David Hilbert ünlü bir düşünce deneyi tasarladı
famous thought experiment: hayalî bir durumla bir fikri incelemek
Thought experiment, bir fikri akıl yürütme yoluyla incelemek için kullanılan hayalî bir durumdur. İçinde experiment sözcüğü geçmesine rağmen genellikle gerçek dünyada bir test yapılmasını gerektirmez. Bu cümlede famous, thought experiment ifadesinin tamamını niteler: Hilbert, zor bir kavram üzerinde düşünmek için yaygın olarak bilinen hayalî bir düzenek tasarlamıştır.
Alıştırma
Bu cümlede thought experiment ne anlama geliyor?
- daha önce gerçekleştirilmiş bir laboratuvar testi
- akıl yürütme içermeyen hızlı bir görüş
- bir fikri akıl yürütmeyle incelemek için kullanılan hayalî bir durum
Cevabı göster
bir fikri akıl yürütmeyle incelemek için kullanılan hayalî bir durum
to show us just how hard it is to wrap our minds around the concept of infinity. Notlar
0:12bize sonsuzluk kavramını idrak etmenin ne kadar zor olduğunu göstermek için.
just how hard it is to...: zorluk derecesini vurgulamak
Just how hard it is to... zorluğun derecesini vurgular ve bir şeyi yapmanın son derece zor olduğunu anlatır. Burada how dereceyi belirtir, just ise vurgu ekler; just “yalnızca” anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilecek yapı just how + adjective + subject + be + to-infinitive şeklindedir. Bu, daha büyük bir cümlenin içindeki yan cümle olduğu için soru dizilişi is it değil, düz cümle dizilişi it is kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi just how, important, it ve be fiilinin şimdiki zaman biçimini kullanarak tamamlayın: The fire drill showed us ____ stay calm in an emergency.
Cevabı göster
just how important it is to
wrap our minds around: zor bir şeyi anlamak
Wrap our minds around, özellikle bir fikir karmaşık, çok büyük veya hayal edilmesi zor olduğunda onu anlamak ya da zihinde kavramak demektir. Burada sonsuzluğu gerçekten anlamanın bizim için zor olduğu söylenir; herhangi bir şeyi gerçekten sarmaktan söz edilmez. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: I wrap my mind around it, ancak çoğul özneyle we wrap our minds around it denir. Ardından wrap my mind around the problem örneğindeki gibi bir isim grubu ya da wrap my mind around why it happened örneğindeki gibi bir yan cümle gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi wrap one's mind around deyimiyle tamamlayın ve iyelik sözcüğünü I öznesine göre değiştirin: I still can't ____ why the system failed.
Cevabı göster
wrap my mind around
Imagine a hotel with an infinite number of rooms Anlatım akışı
0:18Sonsuz sayıda odası olan bir otel hayal edin
Imagine: varsayımsal bir sahne açmak
Imagine, dinleyiciyi zihninde varsayımsal bir sahne kurmaya davet eden bir emir biçimidir. Otelin gerçek olduğunu iddia etmez; sonraki açıklama için ortak bir başlangıç noktası oluşturur. Imagine + isim grubu, Imagine a world without clocks örneğindeki gibi; Imagine + yan cümle ise Imagine that every room is full örneğindeki gibi kullanılabilir. Bu giriş, bir örneği, benzetmeyi veya düşünce deneyini düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Girişi, dinleyiciyi varsayımsal bir sahneye davet eden fiille tamamlayın: ____ a school where every lesson is an adventure.
Cevabı göster
Imagine
totally booked up with an infinite number of guests. Öbek fiiller
0:27sonsuz sayıda misafir tarafından tamamen rezerve edilmiştir.
totally booked up: tamamen rezerve edilmiş, boş yer yok
Booked up, rezerve edilebilen tüm odaların, koltukların, randevuların veya diğer yerlerin tutulduğu anlamına gelir. up, rezervasyonun tamamlanmış olduğunu gösterir; totally ise hiç boş yer kalmadığını özellikle vurgular. Burada completely full aynı sonucu yeniden ifade ederken with an infinite number of guests bu kapasiteyi kimlerin doldurduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle bu öğleden sonra hiç boş randevu saati kalmadığını doğal biçimde ifade eder?
- The dentist is totally booked up this afternoon.
- The dentist closed early this afternoon.
- The dentist has several open appointments this afternoon.
Cevabı göster
The dentist is totally booked up this afternoon.
Rather than + fiilin yalın hâli: A yerine B'yi seçmek
Rather than, seçilmeyen eylemi tanıtır. Rather than turn him down bölümünde gece müdürü misafiri reddetme seçeneğini eler; ana cümle ise gerçek seçimini, yani ona yer açmayı belirtir. Bu yapı cümlenin başında olduğunda rather than + fiilin yalın hâli kullanılır ve ardından tam bir ana cümle gelir: Rather than wait, we left. İki bölüm açık alternatifler sunmalı ve genellikle eylemleri yapan kişi aynı olmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi, seçilmeyen eylemi tanıtan dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____ take the bus, Lina walked to school.
Cevabı göster
Rather than
turn him down: isteğini geri çevirmek
Burada turn him down, “onun isteğini geri çevirmek” demektir. Bu ifade onu döndürmek veya aşağı doğru hareket ettirmek anlamına gelmez. Turn down ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne him, her ya da it gibi bir zamirse turn ile down arasına gelir: turn him down. Nesne bir isimse hem turn down the request hem de turn the request down kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi turn down ile tamamlayın ve Sam’in yerine him kullanın: Sam asked for extra time, but the teacher had to ____.
Cevabı göster
turn him down
make room for him: ona yer açmak
Make room for him, “onun için yeterli boş alan veya yer oluşturmak” demektir. Buradaki room, bir binadaki ayrı bir oda değil, “alan” anlamına gelen sayılamayan bir isimdir. Aynı yapı fiziksel alanın ötesinde de kullanılabilir. Mevcut olanı ayarlayarak bir programda, planda veya tartışmada bir şeye yer açarken make room for something kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi make room for ile tamamlayın: We moved the boxes to ____ the new desk.
Cevabı göster
make room for
and so on: belirlenmiş bir düzenin devamı
Bu cümlede and so on, her durum tek tek söylenmeden aynı odadan odaya geçme düzeninin devam ettiğini belirtir. Böylece konuşan kişi kalan örnekleri tekrarlamak zorunda kalmaz. Yalnızca dinleyicinin sırada ne olduğunu tahmin edebileceği kadar bilgi verildiğinde kullanılır. Bir listenin, dizinin veya tekrarlanan adımların sonunda yer alabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede and so on açıkça belirtilmiş bir düzenin devam ettiğini gösterir?
- Start at 1 and add 3 each time: 1, 4, 7, 10, and so on.
- The list ends at 10, and so on.
- Pick a number, and so on.
Cevabı göster
Start at 1 and add 3 each time: 1, 4, 7, 10, and so on.
from room number n to room number n + 1: başlangıcı bitişle eşlemek
from A to B yapısı bir başlangıç ve bir bitiş noktası belirtir. Burada her konuk n numaralı odadan başlar ve n + 1 numaralı odada sona ulaşır. n harfi herhangi bir oda numarasını, n + 1 ise bir sonraki numarayı temsil eder. Bu yüzden cümle yalnızca iki belirli oda arasındaki bir hareketi değil, genel bir eşleme kuralını anlatır.
Alıştırma
Genel eşlemeyi başlangıcı ve bitişi belirten sözcüklerle tamamlayın: Each label changes ____ code n ____ code n + 1.
Cevabı göster
from · to
Since: bir neden belirtme
Burada Since bir neden ya da başlangıç bilgisi sunar: sonsuz sayıda oda vardır. Ana cümle de bu bilgiden çıkan sonucu belirtir. Bu kullanımda since, because veya given that ifadelerine yakındır. Since, since Monday örneğindeki gibi bir zamanın başlangıç noktasını da gösterebilir. Ancak bu cümlede bir başlangıç zamanı verilmez; since yan cümlesi sonucun neden mümkün olduğunu açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede Since ne işe yarıyor?
- Odaların ilk kez sonsuz hâle geldiği zamanı gösterir.
- Odalar ile konuklar arasında karşıtlık kurar.
- Sonucu destekleyen nedeni belirtir.
Cevabı göster
Sonucu destekleyen nedeni belirtir.
This leaves room one open for the new customer. Kalıp ifadeler
0:57Bu da bir numaralı odayı yeni müşteri için boş bırakır.
This leaves room one open: leave + nesne + sıfat
leave + nesne + sıfat kalıbı, bir eylemin nesneyi belirli bir duruma getirdiğini veya o durumda bıraktığını anlatır. Burada room one nesnedir; open ise ortaya çıkan durumu, yani odanın boş ve kullanılabilir olduğunu anlatan sıfattır. This, az önce anlatılan eyleme gönderme yapar. Cümlenin tamamı, bu eylemin bir numaralı odayı yeni müşteri için kullanılabilir hâle getirdiğini söyler.
Alıştırma
Pencerenin açık kalmasını istemek için leave + nesne + sıfat kalıbını kullanın: Please ____ the window ____ while the paint dries.
Cevabı göster
leave · open
The process can be repeated for any finite number of new guests. Kelime
1:00Bu işlem, sonlu sayıdaki herhangi bir yeni misafir grubu için tekrarlanabilir.
any finite number of: ne kadar büyük olursa olsun, sonsuz olmayan sayı
Bu cümlede any finite number of, sonlu olan herhangi bir misafir sayısı anlamına gelir. Any, sonlu durumlar içinde belirli bir sayı koymaz; finite ise sonu olmayan veya sonsuz bir miktarı dışarıda bırakır. Finite “az” demek değildir. 1, 40 ve bir milyar sonlu sayılardır. Sürecin, ne kadar büyük olursa olsun, bu tür her sayı için işleyeceği söylenir.
Alıştırma
“any finite number of new guests” hangi miktarlara izin verir?
- Yalnızca az sayıda misafir
- Sonsuz olmayan her misafir sayısı
- Sonu olmayan sayıda misafir
Cevabı göster
Sonsuz olmayan her misafir sayısı
If, say, a tour bus unloads 40 new people looking for rooms, Ton ve niyet
1:03Diyelim ki bir tur otobüsü oda arayan 40 yeni kişiyi indirdiğinde,
If, say, ...: koşula bir örnek eklemek
If, say, ... yapısında if varsayımsal bir koşul getirir; ara söz olan say ise “örneğin” veya “farz edelim” demektir. Otobüsü ve 40 kişiyi, bir konuşma emri olarak değil, düşünmeyi kolaylaştıran bir örnek olarak gösterir. Say bir ara sözdür; bu yüzden çıkarıldığında koşul yapısı bozulmaz: “If a tour bus unloads 40 new people looking for rooms, ...” Yazıda say sözcüğünün bu ara söz kullanımı genellikle virgüllerle ayrılır.
Alıştırma
Koşul cümlesini “örneğin” anlamındaki ara sözle tamamlayın: If, ____, ten more people arrive, we can add another table.
Cevabı göster
say
opening up: odaları kullanıma açmak
Burada opening up, kullanılamayan odaları kullanılabilir hâle getirmek demektir. Up, open up öbek fiilinin bir parçasıdır ve ortaya çıkan durumu belirtir; yukarı doğru hareketi anlatmaz. opening up biçimindeki -ing, bu kullanılabilirliğin önceki eylemin sonucu olduğunu gösterir. Aynı kullanım boşalan alanları, zaman dilimlerini veya fırsatları anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir şeyin taşınmasıyla daha önce dolu olan alanın kullanılabilir hâle geldiğini söyler?
- Moving the shelves opened up more floor space.
- Moving the shelves opened the door to the storeroom.
- Moving the shelves took up more floor space.
Cevabı göster
Moving the shelves opened up more floor space.
But now, an infinitely large bus with a countably infinite number of passengers Kültür
1:17Fakat şimdi, sayılabilir sonsuz sayıda yolcusu olan sonsuz büyüklükte bir otobüs
countably infinite: numaralandırılabilen sonsuz bir küme
Countably infinite, sonsuz sayıda elemanı olmasına rağmen doğal sayılarla, yani 1, 2, 3 ve devamıyla bire bir eşleştirilebilen bir kümeyi anlatan matematik terimidir. Başka bir deyişle, elemanlar sonu gelmeyen numaralı bir listeye yerleştirilebilir. Bu cümlede yolcular sayılabilir sonsuzdur, dolayısıyla her yolcuya farklı bir numara verilebilir. Son bir yolcu olmasa bile bu numaralandırma, bir kurala göre oda dağıtılmasını mümkün kılar.
Alıştırma
Hangi açıklama countably infinite ifadesine en uygun anlamı verir?
- Elemanları 1, 2, 3 ve devamıyla bire bir eşleştirilebilen sonsuz bir küme
- Bu tür numaralı bir listeye yerleştirilemeyen sonsuz bir küme
- Sayılamayacak kadar büyük olan sonlu bir küme
Cevabı göster
Elemanları 1, 2, 3 ve devamıyla bire bir eşleştirilebilen sonsuz bir küme
pulls up: bir araç gelip durur
Burada pulls up, bir aracın bir yere gelip durması anlamına gelir. Pull, alışılmış gerçek anlamı olan “bir şeyi çekmek” anlamında kullanılmaz. Pulls, pull fiilinin geniş zamanda üçüncü tekil şahıs biçimidir. Up parçacığı pull ile birlikte öbek fiili oluşturur; to rent rooms ise durmanın amacını belirtir.
Alıştırma
Otobüsün gelip durduğunu göstermek için cümleyi pull up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The bus ____ in front of the museum, and the children got off.
Cevabı göster
pulled up
is the key: belirleyici noktayı göstermek
X is the key yapısında key mecaz anlamdadır: X, bir şeyi anlamak veya işler hâle getirmek için en önemli gerçek, fikir ya da etkendir. Fiziksel bir anahtar kastedilmez. Bu yapı, dikkati belirleyici bir noktaya yönelterek açıklamayı düzenler. Burada dinleyiciye sayılabilir sonsuzluk fikrine odaklanması söylenir.
Alıştırma
Hangi cümle sabrın yeni bir beceri öğrenmedeki en önemli etken olduğunu doğal biçimde anlatır?
- Patience is the key of learning a new skill.
- Patience is the key to learn a new skill.
- Patience is the key to learning a new skill.
Cevabı göster
Patience is the key to learning a new skill.
Now, the infinite bus of infinite passengers perplexes the night manager at first, Anlatım akışı
1:26Sonsuz yolculu sonsuz otobüs gece müdürünü başta şaşırtsa da,
but he realizes there's a way to place each new person. Kelime
1:30her yeni kişiyi yerleştirmenin bir yolu olduğunu fark eder.
at first, but ...: başlangıçtaki durumdan sonraki değişime geçiş
At first başlangıçtaki durumu ya da tepkiyi gösterir ve genellikle dinleyiciyi daha sonraki bir değişime hazırlar. But ise karşıt gelişmeyi başlatır: müdür başlangıçta şaşırır, ardından bir çözüm olduğunu fark eder. At first ... but ... birlikte mesajı “başlangıçtaki durum → sonraki değişim” biçiminde düzenler. İki bölümün yan yana olması gerekmez; burada at first ilk yan cümlenin sonunda yer alır ve ardından but sonraki yan cümleyi başlatır.
Alıştırma
Hangi cümle başlangıçtaki bir zorluktan daha sonraki bir değişime geçmek için at first ... but ... yapısını açıkça kullanır?
- The map was confusing because several paths looked alike.
- At first, the map was confusing, but after a minute I found the right path.
- At first, the map was confusing, so I checked it at first.
Cevabı göster
At first, the map was confusing, but after a minute I found the right path.
place each new person: düzenli yerleştirmeyi anlatan place fiili
Burada place, “birini uygun bir konuma yerleştirmek veya atamak” anlamına gelen bir fiildir. Bu ifade, gelen her yolcuya bir yer verileceği anlamına gelir. Bu kullanım, birini yalnızca hareket ettirmekten çok düzenli bir yerleştirmeye odaklanır. İnsanları odalara, koltuklara, gruplara veya rollere atarken de aynı anlam kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede place, “birini uygun bir konuma veya gruba atamak” anlamında fiil olarak kullanılmıştır?
- The coach chose a place beside the practice field.
- The coach placed each new player in a practice group.
- The coach described each new player's favorite place.
Cevabı göster
The coach placed each new player in a practice group.
filling up only the infinite even-numbered rooms. Notlar
1:50ve yalnızca sonsuz sayıdaki çift numaralı odaları doldururlar.
filling up: dolmak veya doldurmak
Fill up, bir şeyin dolması veya bir şeyi doldurmak anlamına gelir. Genellikle bir süreci gösterir: daha fazla insan ya da nesne girdikçe boş alan veya kullanılabilir kapasite yavaş yavaş azalır. Bu parçada filling up ifadesinden sonra rooms gelir; yani eylem bu odaların dolu hâle gelmesini sağlar. Yalnızca çift numaralı odalar kullanılır; up, tam kapasiteye ulaşma sonucunu öne çıkarır.
Alıştırma
Giderek daha fazla koltuğun dolduğunu anlatan doğal İngilizce cümleyi seçin.
- The seats are filling up quickly.
- The seats are cleaning up quickly.
- The seats are moving up quickly.
Cevabı göster
The seats are filling up quickly.
infinite even-numbered rooms: sonsuz sayı ve çift oda numaraları
Infinite, oda sayısının sonu olmadığını belirtir. Even-numbered, rooms sözcüğünden önce gelen birleşik bir sıfattır: her odanın 2, 4, 6 veya 8 gibi çift bir numarası vardır. Bu iki sıfat farklı sorulara cevap verir. Infinite kaç oda olduğunu, even-numbered ise gruba hangi oda numaralarının dahil olduğunu belirtir. Bu ifade yalnızca toplam oda sayısının çift olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi seçenek infinite even-numbered rooms ifadesini doğru açıklar?
- 2, 4, 6 ve benzeri numaralar taşıyan sonsuz bir oda kümesi.
- Toplam oda sayısı çift olan sınırlı bir küme.
- Tüm odaları aynı büyüklükte olan sonsuz bir küme.
Cevabı göster
2, 4, 6 ve benzeri numaralar taşıyan sonsuz bir oda kümesi.
By doing this, he has now emptied all of the infinitely many odd-numbered rooms, Notlar
1:54Bunu yaparak, sonsuz sayıdaki tek numaralı odaların hepsini boşaltmış olur,
By doing this: bir yöntemi sonucuna bağlamak
By doing this, hemen önce sözü edilen eyleme veya yönteme gönderme yapar. Böylece konuşan kişi bütün adımı tekrar etmek zorunda kalmaz. by + fiil-ing yapısı önceki eylemi araç veya yöntem olarak sunar; ana cümle ise sonucunu verir. Burada ifade, kullanılan yöntemden o yöntemin ortaya çıkardığı sonuca geçiş sağlar.
Alıştırma
Yöntem-sonuç bağlantısını tamamlamak için dersteki üç kelimelik ifadeyi kullanın: The team switched to reusable cups. ____, it cut its plastic waste in half.
Cevabı göster
By doing this
infinitely many odd-numbered rooms: sınırsız miktar ve tek numaralar
Infinitely many, çoğul ve sayılabilen rooms adını niteler ve oda sayısının sonlu bir sınırı olmadığını belirtir. Matematiksel bağlamda yalnızca “çok büyük bir sayı” demekten daha güçlüdür. Odd-numbered, kısa çizgiyle yazılan ve “1, 3 veya 5 gibi tek bir sayı verilmiş” anlamına gelen birleşik bir sıfattır. Dolayısıyla ifadenin tamamı, numaraları tek olan sınırsız sayıda odayı anlatır; odaların kendilerinin tuhaf olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Numaraları tek olan odaların sayısında sınır bulunmadığını hangi cümle doğru şekilde belirtir?
- There is infinite many odd-numbered rooms.
- There are infinitely much odd-numbered rooms.
- There are infinitely many odd-numbered rooms.
Cevabı göster
There are infinitely many odd-numbered rooms.
which are then taken by the people filing off the infinite bus. Öbek fiiller
1:59ve bu odalar daha sonra sonsuz otobüsten inen insanlar tarafından alınır.
filing off the infinite bus: birer birer inmek
people filing off the infinite bus ifadesinde filing off, bir grubun genellikle düzenli bir sıra hâlinde otobüsten birer birer inmesini anlatır. Buradaki file, insanların nasıl hareket ettiğini anlatan bir fiildir; bir belgeyi kaydetmek anlamına gelmez. filing off the infinite bus şeklindeki -ing yan cümlesi people sözcüğünü niteler. İnsanları yaptıkları eylem aracılığıyla tanımlar.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuzu seçin. filing sözcüğünün ilk ünlü sesine odaklanın.
- The passengers are filling up the bus.
- The passengers are filing off the bus.
Cevabı göster
The passengers are filing off the bus.
Everyone's happy and the hotel's business is booming more than ever. Kalıp ifadeler
2:03Herkes mutludur ve otelin işleri her zamankinden daha çok açılmıştır.
the hotel's business is booming: otelin işleri güçlü biçimde büyüyor
The hotel's business is booming, otelin son derece iyi durumda olduğu ve rezervasyonların, satışların veya müşteri sayısının güçlü biçimde arttığı anlamına gelir. Buradaki booming mecazidir. Bir patlamayı veya yüksek sesi değil, canlı ve fark edilir büyümeyi anlatır.
Alıştırma
Satışları ve müşteri sayısı hızla artan bir restoranı hangi cümle doğal biçimde anlatır?
- The restaurant's business is steady but unchanged.
- A booming noise is coming from the restaurant's dining room.
- The restaurant's business is booming.
Cevabı göster
The restaurant's business is booming.
Well, actually it is booming exactly the same amount as ever, Ton ve niyet
2:07Aslında her zamankiyle tam olarak aynı oranda açılmıştır,
Well, actually ile nazikçe düzeltme
Well, actually az önce söylenen bir şeyi düzeltmek veya daha doğru bir biçimde ifade etmek için kullanılır. Well konuşmada kısa bir duraklama ve yumuşatma sağlar; actually ise gerçeklerin önceki izlenimden farklı olduğunu gösterir. Burada konuşan kişi, bir şeyin eskisinden daha fazla geliştiği düşüncesini düzeltiyor: gelişme düzeyi her zamankiyle tamamen aynı. Bu ifade, söze No ile başlamaktan daha az serttir ancak görüş ayrılığını ortadan kaldırmaz.
Alıştırma
Bir arkadaşınız kütüphanenin sekizde kapandığını söylüyor, ama aslında altıda kapanıyor. Hangi yanıt gerçeği nazikçe düzeltir?
- Well, actually, the library closes at six.
- No, you're wrong; the library closes at six.
- Well, the library might close someday.
Cevabı göster
Well, actually, the library closes at six.
banking an infinite number of dollars a night. Kelime
2:10gecede sonsuz miktarda dolar kazandırmaktadır.
banking: para kazanmak ve gelir elde etmek
Bu gündelik kullanımda banking, genellikle büyük miktarda para kazanmak veya para elde etmek anlamına gelir. Bank fiilinden sonraki nesne neyin kazanıldığını belirtir; bu nedenle banking an infinite number of dollars, bu miktarı elde etmek demektir. Burada bankaya gitmekten veya bankacılık hizmeti vermekten söz edilmez. -ing biçimi daha uzun bir açıklamayı sürdürür, ancak başka durumlarda kullanılabilecek kalıp bank + para veya miktardır.
Alıştırma
Hangi cümlede bank, büyük miktarda para kazanmak veya elde etmek anlamında kullanılmıştır?
- The film banked millions in its first week.
- She banked the airplane sharply to the left.
- He walked to the bank before lunch.
Cevabı göster
The film banked millions in its first week.
Word spreads: haberin yayılması
Burada word, tek bir sözcük değil, kişiden kişiye aktarılan haber veya bilgi anlamına gelir. Word spreads, oteli giderek daha fazla kişinin öğrendiğini anlatır. Bu kalıpta word, artikel almadan sayılamayan bir isim olarak kullanılır; spreads ise fiildir. word spreads about + konu yapısı, bilginin bir grup içinde yayıldığını gösterdiği ve durumun büyüdüğüne işaret ettiği için anlatılarda sık kullanılır.
Alıştırma
Bir etkinlikle ilgili haberin giderek daha fazla kişi tarafından öğrenildiğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- People gathered quickly for the surprise concert.
- Word spread quickly about the surprise concert.
- A reporter wrote one word about the surprise concert.
Cevabı göster
Word spread quickly about the surprise concert.
People pour in: çok sayıda insanın akın etmesi
Pour in, çok sayıda kişinin veya şeyin genellikle hızlı ya da kesintisiz biçimde gelmesi veya içeri girmesi demektir. İfade, bir sıvının bir yere akması görüntüsünden gelir; ancak burada insanları anlatır. People pour in yapısında people öznedir; in ise söz konusu yerin içine doğru hareketi gösterir. İfade, gerçek anlamda bir şeyi dökmeyi değil, kalabalığın büyüklüğünü ve akışını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi pour in ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the team opened registration, applications ____ from across the country.
Cevabı göster
poured in
from far and wide: birçok farklı yerden
Far and wide, çok geniş bir alanda ya da birçok farklı yerde anlamına gelen kalıplaşmış bir deyimdir. from far and wide yapısında, insanların birbirinden çok uzaktaki birçok yerden geldiğini anlatır. Sözcükleri tek bir deyimsel bütün olarak okuyun. Uzaklık ve genişlik ölçülerini ayrı ayrı anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi bu notta geçen ve “birçok farklı yerden” anlamına gelen üç sözcüklü deyimle tamamlayın: Fans traveled from ____ to attend the final.
Cevabı göster
far and wide
and sees an infinite line of infinitely large buses,
2:23ve sonsuz büyüklükteki otobüslerin oluşturduğu sonsuz bir kuyruk görür,
each with a countably infinite number of passengers.
2:27her birinde sayılabilir sonsuz sayıda yolcu vardır.
What can he do?: sorundan çözüme geçiş yapan bir soru
Burada What can he do?, anlatıcının bir sorundan sonra duraklamak ve dinleyiciyi olası bir çözüm düşünmeye çağırmak için kullandığı bir sorudur. Anlatıcı esas olarak dinleyiciden yanıt istemez. Bu soru aynı zamanda açıklamanın yapısını belirler: önce sorun, ardından bu soru, sonra çözüm gelir. Bu kısa duraklama merak uyandırır ve geçişi izlemeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Hangi kısa parça What can he do? sorusunu kullanarak sorundan çözüme geçiyor?
- The gate is locked. What can he do? He can call the caretaker for help.
- His bicycle is broken. What can he do?
- Everyone is choosing a role for the play. What can he do? He can sing and dance.
Cevabı göster
The gate is locked. What can he do? He can call the caretaker for help.
the hotel will lose out on an infinite amount of money Öbek fiiller
2:33otel sonsuz miktarda para kaybedecek
If he cannot ... the hotel will: gerçek bir koşul ve sonucu
If he cannot find rooms for them ifadesindeki if yan cümlesi, gerçek durumda mümkün olan bir koşulu belirtir. Koşul daha sonra olabilecek bir şeyle ilgili olsa da cannot geniş zaman biçimindedir. The hotel will lose out ... sonuç cümlesidir. Gerçekçi bir gelecek sonucunu anlatmak için If + geniş zaman, ... will + fiilin yalın biçimi kalıbı kullanılabilir.
Alıştırma
rain ve stay fiillerinin doğru biçimlerini kullanarak gerçekçi gelecek koşulunu tamamlayın: If it ____, we ____ inside.
Cevabı göster
rains · will stay
lose out on: elde edilebilecek bir avantajı kaçırmak
Lose out on, elde etme imkânınız olan bir avantajı, fırsatı veya parayı alamamak anlamına gelir. Burada otel, kazanabileceği parayı kazanamayabilir; ifade yalnızca otelin zaten sahip olduğu paranın kaybolduğu anlamına gelmez. Yapı lose out on + isim veya fiilin -ing biçimidir: lose out on a chance; lose out on earning more.
Alıştırma
Hangi cümle mağazanın kazanabileceği parayı elde edemediği anlamına gelir?
- The shop lost thousands of dollars in a bad investment.
- The shop lost out on thousands of dollars because its website was down.
- The shop lost a receipt under the counter.
Cevabı göster
The shop lost out on thousands of dollars because its website was down.
around the year 300 BCE: Ortak Çağ’dan önce yaklaşık bir tarih
around the year 300 BCE ifadesinde around, tarihin kesin değil yaklaşık olduğunu gösterir. İfade, yaklaşık MÖ 300 yılı civarında anlamına gelir. BCE, Before Common Era sözlerinin kısaltmasıdır ve Miladi 1. yıldan önceki yılları belirtir. Zaman ilerledikçe BCE yıl sayıları küçülür; bu nedenle 300 BCE, 200 BCE’den daha eskidir.
Alıştırma
around the year 300 BCE ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- MS 300 yılında kesin bir tarih
- MÖ 300 yılına yakın yaklaşık bir tarih
- 300 yıl sürmüş bir dönem
Cevabı göster
MÖ 300 yılına yakın yaklaşık bir tarih
Euclid proved that there is an infinite quantity of prime numbers. Kültür
2:42Öklid'in sonsuz miktarda asal sayı olduğunu kanıtladığını hatırlar.
prime numbers: tam olarak iki pozitif böleni olan tam sayılar
Prime numbers, asal sayılar demektir. Asal sayılar 1’den büyük olan ve yalnızca iki pozitif böleni bulunan tam sayılardır: 1 ve sayının kendisi. Örneğin 2, 3, 5 ve 7 asaldır; 1 asal değildir. Bu cümlede an infinite quantity of prime numbers, asal sayı listesinin hiç bitmediği anlamına gelir. Ne kadar çok asal sayı bulunursa bulunsun, her zaman daha fazlası vardır.
Alıştırma
Prime numbers hakkında hangi ifade doğrudur?
- Seven is a prime number because its only positive factors are 1 and 7.
- Nine is a prime number because it is odd.
- One is a prime number because it is divisible by 1.
Cevabı göster
Seven is a prime number because its only positive factors are 1 and 7.
So, to accomplish this seemingly impossible task Kalıp ifadeler
2:47Böylece, bu görünürde imkansız olan görevi,
to accomplish this seemingly impossible task: amaç ve başarıyla tamamlama
Cümlenin başındaki to accomplish this seemingly impossible task, amaç bildiren bir to + fiil yapısıdır. Sonraki eylemin neden yapıldığını açıklar: amaç, görevi başarıyla tamamlamaktır. Accomplish a task, genellikle çaba göstererek bir görevi başarıyla bitirmek anlamına gelir. Seemingly impossible, gerçekten imkânsız olduğunu söylemeden, imkânsız göründüğünü belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle amaç bildiren yapıyı ve accomplish a task ifadesini doğru kullanıyor?
- To accomplishing this difficult task, we need a clear plan.
- To accomplish at this difficult task, we need a clear plan.
- To accomplish this difficult task, we need a clear plan.
Cevabı göster
To accomplish this difficult task, we need a clear plan.
of finding infinite beds for infinite buses of infinite weary travelers,
2:50sonsuz yorgun gezginin bulunduğu sonsuz otobüslere sonsuz yatak bulma görevini başarmak için,
raised to the power of their current room number. Kelime
2:59kendi mevcut oda numaralarının kuvvetine atar.
assigns every current guest to: assign someone to something kalıbı
Assigns every current guest to ... bölümü assign someone to something kalıbını izler. Every current guest yerleştirilen kişidir; to sonrasındaki ifade ise o kişi için seçilen oda numarasını veya başka bir yeri belirtir. Aynı kalıp gruplar, görevler, projeler, koltuklar ve odalar için de kullanılır. Edilgen biçimi someone is assigned to something şeklindedir.
Alıştırma
assign someone to something kalıbını tamamlayın: The teacher assigned each student ____ a group.
Cevabı göster
to
raised to the power of: bir üssü ifade etme
A raised to the power of B yapısında A taban, B ise üstür. Bu ifade, B’nin A üzerinde üs olarak kullanıldığını belirtir. Burada two tabandır ve bulundukları odanın numarası üssü verir. Bu, üs alma işlemini sözle tam olarak ifade etmenin bir yoludur. Örneğin two raised to the power of seven, 2⁷ anlamına gelir ve sonuç 128’dir.
Alıştırma
Raised to the power of ifadesini kullanarak 3⁴ = 81 eşitliğini doğru belirten cümle hangisidir?
- Three raised to the power of four equals eighty-one.
- Three multiplied by four equals eighty-one.
- Four raised to the power of three equals eighty-one.
Cevabı göster
Three raised to the power of four equals eighty-one.
two to the seventh power: 2⁷ ifadesini okuma
Two to the seventh power ifadesinde two taban, seventh ise üssü belirtir. Yapı taban + to the + sıra sayısı + power şeklindedir; dolayısıyla ifade 2⁷, yani 128 anlamına gelir. Bu yapıda sıra sayısı biçimini kullanın: seven değil, seventh. Üs 2 veya 3 olduğunda İngilizcede squared ve cubed ifadeleri de yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Standart üs okunuşunu tamamlayın. Değer 128’dir: Two to the ____ power is one hundred twenty-eight.
Cevabı göster
seventh
The night manager then takes the people on the first of the infinite buses
3:10Gece müdürü daha sonra ilk sonsuz otobüsteki insanları alır
raised to the power of their seat number on the bus.
3:18otobüsteki koltuk numaralarının kuvvetine denk gelen oda numarasına atar.
the next prime: asal sayılar dizisindeki bir sonraki terim
Bu cümlede the next prime, sıralı asal sayılar dizisinde bir sonraki sayıyı ifade eder. 2, 3, 5, 7 diye devam eden dizide three, yani üç, ikiden hemen sonra gelen asal sayıdır. Burada next, bir olayın zaman bakımından bir sonraki gerçekleşmesini değil, matematiksel bir dizideki konumu anlatır. Virgüller arasındaki three, hangi asal sayıdan söz edildiğini açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede the next prime ne anlama gelir?
- Birinin bir sayının asal olup olmadığını bir sonraki kontrol edişi
- Asal sayılar dizisinde sıradaki sayı
- Bir oda numarasına en yakın sayı
Cevabı göster
Asal sayılar dizisinde sıradaki sayı
So, the person in seat number seven on the first bus
3:22Böylece ilk otobüste yedi numaralı koltuktaki kişi
The passengers on the second bus are assigned powers of the next prime, five. Kelime
3:34İkinci otobüsteki yolculara bir sonraki asal sayı olan beşin kuvvetleri atanır.
are assigned powers of the next prime: edilgen bir atama kuralı
Bu ifade, someone is assigned something edilgen kalıbını kullanır. Yolcular sayıları alır; atamayı yapan onlar değildir. Bu yüzden cümle, alan kişilere ve aldıkları şeye odaklanır. Onlara atanan şey powers of the next prime, yani sıradaki asal sayının kuvvetleridir. Burada five bu asal sayının beş olduğunu belirtir; dolayısıyla değerlerde taban 5’tir ve farklı üsler kullanılır. Örneğin 5, 25 ve 125.
Alıştırma
Hangi cümle atama kuralını en doğru biçimde yeniden ifade eder?
- The passengers are given numbers such as 5, 25, and 125.
- The passengers give five prime numbers to someone else.
- The second bus is raised to the fifth power.
Cevabı göster
The passengers are given numbers such as 5, 25, and 125.
as factors: factor kelimesinin matematiksel anlamı
Bu matematik cümlesinde factor, başka bir sayıyı kalansız bölen sayı, yani çarpan demektir. as factors ifadesi, 1’i ve belirtilen kuvvetleri her sayının çarpanları olarak tanımlar. Burada factor genel bir neden ya da etken anlamına gelmez. have A as factors kalıbı, A’nın öznenin belirttiği sayıyı kalansız bölen sayılar arasında olduğunu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede factor matematiksel anlamıyla doğru kullanılmıştır?
- 3 is the factor that caused 12.
- 3 is a factor of 12.
- 12 is a factor of 3.
Cevabı göster
3 is a factor of 12.
there are no overlapping room numbers: tekrarlanan numara yok
Bu cümlede there are no, böyle oda numaralarının bulunmadığını belirtir. Overlapping room numbers, birden fazla atamada veya kümede yer alacak numaraları anlatır; dolayısıyla farklı atamalar aynı oda numarasını üretmez. Daha genel olarak overlap, iki zaman aralığının, alanın, görevin veya kümenin en az bir kısmı paylaşması demektir. Sayı kümelerinde overlapping value, birden fazla kümeye ait olan değerdir.
Alıştırma
Oda atama bağlamında there are no overlapping room numbers ne anlama gelir?
- Each assignment uses several neighboring room numbers.
- No two assignments use the same room number.
- Some room-number ranges share one end.
Cevabı göster
No two assignments use the same room number.
All the buses' passengers fan out into rooms Öbek fiiller
3:55Tüm otobüslerin yolcuları, odalara dağılır
fan out into rooms: dağılıp farklı odalara girmek
Bu cümlede fan out, yolcuların birbirlerinden uzaklaşarak farklı yönlere dağılması anlamına gelir. Görüntü, açılarak genişleyen bir yelpazeye benzer. into rooms bölümü gidilecek yerleri belirtir: Yolcuların hepsi aynı odaya gitmek yerine ayrılıp farklı odalara girer. Daha genel olarak fan out, bir grubun tek bir noktadan farklı yönlere veya yerlere yayılmasını anlatır.
Alıştırma
Cümleyi fan out ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the briefing, the rescue teams ____ across the valley.
Cevabı göster
fanned out
using unique room assignment schemes based on unique prime numbers. Kelime
3:58benzersiz asal sayılara dayanan benzersiz oda atama şemalarını kullanarak.
room assignment schemes: scheme sözcüğünün tarafsız sistem anlamı
room assignment schemes ifadesi, her kişiye hangi odanın verileceğini belirleyen düzenli yöntemleri veya kural kümelerini anlatır. Bu isim grubunda room assignment amacı belirtir, schemes ise ana isimdir. Burada schemes tarafsızdır; gizli veya dürüst olmayan planlar değil, tasarlanmış sistemler ya da yöntemler anlamına gelir. based on unique prime numbers bölümü, kullanımın teknik ve sistemli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede room assignment schemes ne anlama gelir?
- Başkalarının odalarını almak için kurulan gizli planlar
- Odaların fiziksel büyüklüklerini gösteren listeler
- İnsanlara hangi odaların verileceğini belirleyen sistemler
Cevabı göster
İnsanlara hangi odaların verileceğini belirleyen sistemler
In this way, the night manager can accommodate every passenger on every bus, Notlar
4:03Bu şekilde gece müdürü, her otobüsteki her yolcuyu yerleştirebilir,
In this way: bir yöntemi sonucuna bağlamak
In this way, az önce açıklanmış bir yönteme veya düzenlemeye gönderme yapar. Bu cümlede dinleyiciye, önceki yöntem ile gece müdürünün herkesi ağırlayabilmesi arasındaki bağlantıyı gösterir. Ardından bu yöntemin kullanılmasıyla ortaya çıkan sonucu tanıtır. Yöntem ile sonuç arasındaki bu bağlantı açıklamalarda, kanıtlarda ve çözümlerde yararlıdır; çünkü yöntemi yeniden tekrarlamak gerekmez.
Alıştırma
In this way bu cümlede ne işe yarıyor?
- Konuyu ilgisiz bir noktaya değiştirir.
- Bir yönteme gönderme yapar ve sonucu tanıtır.
- Önceki yöntemin başarısız olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Bir yönteme gönderme yapar ve sonucu tanıtır.
accommodate every passenger: yer veya konaklama sağlamak
Bu bağlamda accommodate every passenger, her yolcuya yeterli alan veya kalacak yer sağlamak anlamına gelir. Gece müdürü herkesi kabul edip onlara yer ayırabilir; ifade yolcuların uyum sağlamasını değil, kapasiteyi ve konaklamayı anlatır. Oteller, odalar, salonlar veya taşıtlarla birlikte accommodate + kişi, grup ya da sayı yapısı genellikle onlar için yer bulunması anlamına gelir. Kesin anlam ortama bağlıdır: bir otelde insanlara oda verilmesini içerebilirken bir salonda çoğunlukla yeterli alan veya koltuk bulunmasını belirtir.
Alıştırma
“Yeterli yeri olmak” anlamındaki hedef fiili kullanarak cümleyi tamamlayın: The new hostel can ____ up to eighty guests.
Cevabı göster
accommodate
although: ödünleme bildirmek
Although, ödünleme bildiren bir yan cümle başlatır: birçok odanın kullanılmadan kalacağını kabul ederken bu gerçeğin ana düşünceyi geçersiz kılmadığını gösterir. Although ile başlayan yan cümle destekleyici bilgidir; ana sonuç değildir. Although sözcüğünden sonra bir özne ve fiil gelir; burada bu yapı there will be şeklindedir. Bu yan cümle ana cümleden önce veya sonra gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede although ödünleme bildirmek için doğru kullanılmıştır?
- Although the hike was long, but we reached the top before sunset.
- Although the hike was long, we reached the top before sunset.
- Although of the long hike, we reached the top before sunset.
Cevabı göster
Although the hike was long, we reached the top before sunset.
go unfilled: boş kalmak
Go unfilled, kullanılabilir bir yeri dolduracak kişi veya şey olmadığı için o yerin boş kalması demektir. Burada odalar kullanılabilir durumdadır, ancak bazılarına hiçbir yolcu yerleştirilmez. go + sıfat yapısında go, “sonunda bir durumda olmak veya o durumda kalmak” anlamına gelebilir. Unfilled bu durumu belirtir. Benzer örnekler arasında go unanswered ve go unnoticed bulunur.
Alıştırma
Cümleyi go unfilled ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Several job vacancies ____ for months.
Cevabı göster
went unfilled
since six is not a power of any prime number. Kelime
4:12çünkü altı hiçbir asal sayının kuvveti değildir.
a power of any prime: bir asal sayının kuvveti
not a power of any prime number ifadesinde a power of a prime, p asal sayı ve k pozitif tam sayı olmak üzere p^k biçimindeki bir sayıyı anlatır. not ile olumsuzlanan yapıda any, “hiçbir” anlamına gelir: pozitif bir tam sayı kuvvetine yükseltildiğinde 6'yı veren hiçbir asal sayı yoktur. Örneğin 8 = 2^3 olduğu için 8 bir asal sayının kuvvetidir. Ancak 6 = 2 × 3 olduğundan tek bir asal sayının kuvveti değildir.
Alıştırma
Matematiksel olarak hangi cümle doğrudur?
- Eight is a power of the prime number two.
- Ten is a power of the prime number five.
- Six is a power of the prime number three.
Cevabı göster
Eight is a power of the prime number two.
Luckily, his bosses weren't very good in math,
4:15Neyse ki patronlarının matematiği çok iyi değildi,
his job is safe: işini kaybetme riski yok
his job is safe ifadesinde safe, kişinin pozisyonunu kaybetme tehlikesi olmadığı anlamına gelir. Konuşan kişi onun kovulmayacağını veya pozisyonunun kaldırılmayacağını düşünür. Burada safe, fiziksel zarardan korunmayı değil, iş güvencesini anlatır. a safe workplace veya work that is safe to do ise iş yerinin ya da yapılan işin fiziksel güvenliğini anlatır.
Alıştırma
After the review, his job is safe cümlesinde his job is safe ne anlama gelir?
- Pozisyonunu kaybetmesi pek olası değildir.
- İşi herhangi bir kaza olmadan tamamlamıştır.
- İş yerinde fiziksel tehlike yoktur.
Cevabı göster
Pozisyonunu kaybetmesi pek olası değildir.
The night manager's strategies are only possible because Dilbilgisi
4:19Gece müdürünün stratejileri yalnızca şu yüzden mümkündür:
while the infinite hotel is certainly a logistical nightmare, Deyimler
4:22Sonsuz otel kesinlikle lojistik bir kabus olsa da,
logistical nightmare: son derece zor bir koordinasyon sorunu
A logistical nightmare; insanları, ulaşımı, zamanlamayı, alanı veya malzemeleri düzenlemenin son derece zor olduğu bir durumdur. Burada nightmare mecazidir: zorluğu güçlendirir ve kötü bir rüya anlamına gelmez. Logistical, bir etkinlik ya da projenin ana amacını değil, uygulamaya dönük planlama ve koordinasyonu anlatır. Bu nedenle ifade, bir şeyi düzenleyip gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi, son derece zor bir koordinasyon sorununu anlatan dersteki iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: Moving all the laboratory equipment in one afternoon was a ____.
Cevabı göster
logistical nightmare
it only deals with the lowest level of infinity, Öbek fiiller
4:26sadece sonsuzluğun en düşük seviyesiyle,
are only possible because: bir şeyi mümkün kılan belirleyici neden
are only possible because, because sözcüğünden sonra gelen nedenin stratejileri mümkün kılan etken olduğunu belirtir. only bu nedeni belirleyici olarak sunar: bu olanak sağlayan gerçek olmasaydı stratejiler işe yaramazdı. Y, X'in neden gerçekleşebildiğini açıklayan gerçek bir olgu olduğunda X is/are only possible because Y kalıbını kullanın. Bu yapı yalnızca arka plan bilgisi eklemek yerine X'i neyin uygulanabilir kıldığını sınırlar.
Alıştırma
Işıkların belirleyici neden olduğunu göstermek için cümleyi dersteki dört sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: These evening games ____ the field has lights.
Cevabı göster
are only possible because
deals with: bir konuyu kapsamak veya ele almak
Bu cümlede deals with, “kapsar”, “ilgilidir” veya “ele alır” anlamındadır. Öznenin kapsamına giren şeyi, yani yalnızca sonsuzluğun en düşük düzeyini belirtir. Daha genel olarak deal with; bir kişiyi, metni, teoriyi veya sistemi bir konu ya da sorunla ilişkilendirir. Kesin anlam özneye bağlıdır: a chapter deals with a topic, bir bölümün bir konuyu ele aldığını; a person deals with a problem ise bir kişinin bir sorunla ilgilendiğini belirtir.
Alıştırma
“Bir konuyu ele almak” anlamındaki sabit ifadeyi tamamlayın: This chapter deals ____ online privacy.
Cevabı göster
with
countable infinity of the natural numbers: sonsuz ama sıralanabilir
1, 2, 3, 4 ve devam eden doğal sayılar sayılabilir bir sonsuzluk oluşturur: liste hiç bitmez, ancak her üyenin dizide bir yeri vardır. Matematikte countable, sonlu veya kısa sürede sayılabilir demek değildir. Üyelerin doğal sayılarla bire bir eşleştirilebildiği ve bu nedenle düzenli bir numaralandırmanın hepsini kapsayabildiği anlamına gelir.
Alıştırma
countable infinity ifadesinde countable ne anlama gelir?
- Üyeleri doğal sayılarla bire bir eşleştirilebilir.
- Her üyenin kendisi bir doğal sayı olmalıdır.
- Çok sayıda üyesi vardır, ancak sayma işlemi sonunda bitmelidir.
Cevabı göster
Üyeleri doğal sayılarla bire bir eşleştirilebilir.
Georg Cantor called this level of infinity aleph zero. Kültür
4:36Georg Cantor bu sonsuzluk seviyesine alef sıfır adını vermiştir.
aleph zero: sayılabilir sonsuz bir kümenin büyüklüğü
Bu cümlede aleph zero, sayılabilir sonsuz bir kümenin büyüklüğünün, yani kardinalitesinin adıdır. Genellikle ℵ₀ şeklinde yazılır ve doğal sayılar kümesi standart örnektir. Burada sayılabilir sonsuz, küme hiç bitmese de her elemanın bir doğal sayıyla bire bir eşleştirilebilmesi demektir. Aleph zero sıfır sayısı değildir; bu belirli sonsuz kardinaliteyi adlandırır.
Alıştırma
Kümeler kuramında aleph zero neyi adlandırır?
- Sıfır sayısının başka bir simgesi
- Mümkün olan en büyük doğal sayı
- Sayılabilir sonsuz bir kümenin kardinalitesi
Cevabı göster
Sayılabilir sonsuz bir kümenin kardinalitesi
as well as the seat numbers on the buses. Kalıp ifadeler
4:42tıpkı otobüslerdeki koltuk numaraları gibi.
as well as: ikinci bir öğe eklemek
Burada as well as, doğal sayıların iki kullanımını birbirine bağlar: oda numaraları ve otobüslerdeki koltuk numaraları. “Ve ayrıca” veya “buna ek olarak” anlamına gelir; dolayısıyla iki kullanım da cümleye dahildir. A as well as B yapısında genellikle A önce ana öğe olarak sunulur, ardından B eklenir. Bu nedenle iki bilgi de doğru olsa bile ifade, bilgileri basit bir and kadar eşit biçimde düzenlemeyebilir.
Alıştırma
İkinci bir avantaj ekleyen bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The library offers quiet study rooms as ____ free Wi-Fi.
Cevabı göster
well as
If we were dealing with higher orders of infinity, Notlar
4:45Eğer sonsuzluğun daha yüksek dereceleriyle uğraşsaydık,
higher orders of infinity: daha büyük sonsuz kardinaliteler
Bu cümlede higher orders of infinity, sayılabilir sonsuzluktan daha büyük kardinaliteye, yani küme büyüklüğüne sahip sonsuzlukları ifade eder. Burada verilen örnek gerçek sayılardır. Gerekli en temel bilgi, sonsuz kümelerin hepsinin aynı büyüklükte olmadığıdır. Doğal sayılar bir dizi hâlinde sıralanabildiği için sayılabilir sonsuzdur. Gerçek sayılar doğal sayılarla indekslenen bir dizide eksiksiz biçimde sıralanamaz, bu yüzden sayılamazdır; elemanları tek tek sıralama yöntemi hepsini kapsayamaz.
Alıştırma
Bu cümlede higher orders of infinity ne anlama gelir?
- Sonsuzluğa yakın, çok büyük sonlu sayılar.
- Küme büyüklüğü değişmeden aynı sonsuz kümenin tekrarlanan kopyaları.
- Sayılabilir sonsuzluktan daha büyük kardinaliteye sahip sonsuz kümeler.
Cevabı göster
Sayılabilir sonsuzluktan daha büyük kardinaliteye sahip sonsuz kümeler.
real numbers: matematikte gerçek sayılar
Real numbers, normal sayı doğrusu üzerinde gösterilebilen tüm sayıları ifade eden bir matematik terimidir. Tam sayıları, kesirleri ve ondalık sayıları; ayrıca π ve √2 gibi irrasyonel sayıları kapsar. Buradaki real, “hakiki” veya “gerçek yaşamdan” anlamına gelmez. Matematikte imaginary numbers, yani sanal sayılar ile karşılaştırılan bir sayı kategorisinin adıdır.
Alıştırma
Bu cümlede real numbers ne anlama geliyor?
- Yalnızca pozitif tam sayılar.
- Normal sayı doğrusu üzerindeki, rasyonel ve irrasyonel sayıları kapsayan sayılar.
- Yalnızca gerçek yaşam durumlarında işe yarayan sayılar.
Cevabı göster
Normal sayı doğrusu üzerindeki, rasyonel ve irrasyonel sayıları kapsayan sayılar.
these structured strategies would no longer be possible, Kalıp ifadeler
4:50bu yapılandırılmış stratejiler artık mümkün olmazdı,
would no longer be: bir durum artık devam etmeyecekti
Would no longer be, bir şeyin belirli bir durumda kalmayı bırakacağı anlamına gelir. No longer bir değişimi gösterir: durumun değişiklikten önce geçerli olduğu, ancak sonrasında devam etmeyeceği anlaşılır. Kalıp would + no longer + be + tümleç şeklindedir. Burada possible tümleçtir; bu nedenle would no longer be possible, konuşulan koşul altında “imkânsız hâle gelirdi” anlamına gelir. Would bunu varsayımsal veya koşula bağlı bir sonuç olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi “artık belirli bir durumda olmayacaktı” anlamındaki dört kelimelik hedef yapıyla tamamlayın: If the safety rules changed, this shortcut ____ allowed.
Cevabı göster
would no longer be
as we have no way to systematically include every number. Kalıp ifadeler
4:53çünkü her bir sayıyı sistematik olarak dahil etmemizin hiçbir yolu yoktur.
If we were dealing ... these structured strategies would no longer be: varsayımsal koşul
If we were dealing ... these structured strategies would no longer be ... varsayımsal bir koşul cümlesi oluşturur. If yan cümlesi, şu anda ele alınan durumdan farklı bir durumu hayal ettirir; ana cümle de bu varsayımsal durumdaki sonucu verir. Yeniden kullanılabilecek kalıp If + özne + geçmiş zaman biçimi, özne + would + fiilin yalın hâli şeklindedir. Were dealing biçim olarak past progressive yapıdadır, ancak burada geçmiş zamanı değil varsayımsal uzaklığı gösterir. Would no longer be, mevcut durumda mümkün olan bir şeyin yeni koşulda artık mümkün olmayacağını belirtir.
Alıştırma
Cümleyi were + -ing koşul yapısı ve would no longer be sonuç yapısıyla tamamlayın: If we ____ with incomplete data, this method ____ reliable.
Cevabı göster
were working · would no longer be
systematically include every number: düzenli yöntem ve eksiksiz kapsam
Systematically, include fiilini niteler: sayıları plansızca eklemek veya sıralamak yerine düzenli ve kurallara dayalı bir süreç kullanmak anlamına gelir. Every number eksiksiz kapsam gerektirir; hiçbir sayı dışarıda bırakılamaz. No way to ile birlikte cümle, konuşanın hem sistemli hem de bütün kümeyi kapsayabilen bir yöntem bulamadığını anlatır.
Alıştırma
Systematically include every number ifadesinin anlamına en uygun seçenek hangisidir?
- Birçok sayı atlanmış olsa bile bazı sayıları düzenli biçimde sıralamak.
- Hiçbir sayıyı dışarıda bırakmamak için düzenli bir yöntem kullanmak.
- Belirli bir yöntem izlemeden birkaç yararlı sayı seçmek.
Cevabı göster
Hiçbir sayıyı dışarıda bırakmamak için düzenli bir yöntem kullanmak.
The real number infinite hotel has negative number rooms in the basement, Kültür
4:57Reel sayılar sonsuz otelinin bodrum katında eksi numaralı odaları vardır,
real number infinite hotel: matematiksel bir otel benzetmesi
Real number infinite hotel, matematiksel bir benzetme içinde kullanılan betimleyici bir etikettir. Gerçek bir bina yerine, odaları gerçek sayılara karşılık gelen sonsuz bir otel hayal etmenizi ister. İsim grubunu ana sözcük olan hotel üzerinden okuyun: infinite oteli niteler, real number ise odalarda kullanılan sayı sistemini belirtir. Negatif sayılı odaların bodrum katına yerleştirilmesi, negatif gerçek sayılarla ilgili soyut düşünceyi fiziksel bir görüntüye dönüştürür.
Alıştırma
Bu matematiksel açıklamada real number infinite hotel ne anlama gelir?
- Odaları gerçek sayılarla indekslenmiş hayalî bir sonsuz otel.
- Sıradan odaları sonsuza kadar devam eden gerçek bir otel.
- Odalarında yalnızca pozitif tam sayı etiketleri kullanılan sonsuz bir otel.
Cevabı göster
Odaları gerçek sayılarla indekslenmiş hayalî bir sonsuz otel.
always suspects he has less room than the guy in room one, Deyimler
5:04her zaman bir numaralı odadaki adamdan daha az yeri olduğundan şüphelenir,
fractional rooms: kesirlerle numaralandırılmış odalar
Burada fractional rooms, room one half yani bir bölü iki numaralı oda gibi, numaraları kesir olan odalar demektir. Fractional odaların fiziksel büyüklüğünü veya eksik olduğunu değil, oda numaralarını niteler. Hayalî otel, kesirlerin de sayı olduğu yönündeki soyut matematik fikrini somut bir oda numarası sistemine dönüştürür. Böylece farklı sayı türlerinin etiket olarak kullanılması daha kolay canlandırılır.
Alıştırma
Bu cümlede fractional rooms ne anlama geliyor?
- numaraları kesir olan odalar
- fiziksel olarak eksik odalar
- günün yalnızca bir bölümünde kullanılabilen odalar
Cevabı göster
numaraları kesir olan odalar
less room than: room sözcüğünün alan anlamıyla yapılan kelime oyunu
less room than ifadesinde room, kullanılabilir alan anlamına gelen sayılamayan bir isimdir. room one half ve room one ifadelerinde ise numarayla belirtilen bir otel odası anlamında sayılabilen bir isimdir. Cümle, kelime oyunu yapmak için iki anlamı yan yana getirir. Böylece one half kesri, yalnızca oda numarasını değil, alan miktarını da anlatıyormuş gibi duyulur. Bu eğlenceli ama yanlış bağlantı, odada kalan kişinin daha az alanı olduğunu düşünmesine yol açar.
Alıştırma
Bu cümlede less room than neden komiktir?
- Room hem numaralandırılmış bir otel odasını hem de kullanılabilir alanı ifade eder.
- less sözcüğü one half ifadesini one sayısına dönüştürür.
- Odada kalan kişi iki odanın fiyatını karşılaştırır.
Cevabı göster
Room hem numaralandırılmış bir otel odasını hem de kullanılabilir alanı ifade eder.
and room pi, where the guests expect free dessert. Deyimler
5:10ve misafirlerin bedava tatlı beklediği pi odası.
room pi ... free dessert: İngilizce pi ve pie eş seslileriyle yapılan kelime oyunu
room pi ifadesindeki pi, matematik sabiti π’nin adıdır ve burada eğlenceli bir oda etiketi olarak kullanılır. free dessert sözü, bir tatlı türünü anlatan İngilizce pie kelimesini akla getirir; pie ile pi tamamen aynı şekilde söylenir. Şaka, tek bir sesle iki farklı yazımı ve anlamı çağrıştırır. dessert sözcüğü tek başına pi anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümledeki şakayı en iyi açıklayan seçenek hangisidir?
- Room pi, bir otelin yemek salonunun standart İngilizce adıdır.
- Pi, tatlının ücretsiz olduğu anlamına gelir.
- Pi ile pie aynı sesi taşır; biri matematikle ilgilidir, diğeri ise bir tatlı olabilir.
Cevabı göster
Pi ile pie aynı sesi taşır; biri matematikle ilgilidir, diğeri ise bir tatlı olabilir.
What self-respecting ... would ...? yapısındaki self-respecting
Self-respecting, temel bir saygınlık ya da sağduyu standardını koruyacak kadar öz saygıya sahip olmak demektir. Burada night manager ifadesini niteler. What self-respecting ... would ...? biçimindeki retorik soruda konuşan kişi gerçekten birini sormaz. Soru, o görevde uygun standartları olan hiç kimsenin böyle bir seçim yapmayacağını ima eder; bu nedenle sözcük eleştiri ve abartı katar.
Alıştırma
Retorik soruyu “uygun standartlara ve saygınlığa sahip” anlamındaki sıfatla tamamlayın: What ____ pilot would ignore a safety warning?
Cevabı göster
self-respecting
retorik bir soruda would ever want to
What ... would ever want to ...? gibi retorik bir soruda bu ifade “bunu kim isteyebilir ki?” ya da “istemesi nasıl mümkün olabilir?” anlamına gelir. Ever, sorgulamayı akla gelebilecek bütün durumlara yayarak güçlendirir; geçmişteki bir zamanı anlatmaz. Konuşan kişi gerçek bir cevap beklemez. Soru, kendine saygısı olan hiçbir gece müdürünün orada çalışmak istemeyeceğini güçlü biçimde ima eder.
Alıştırma
Konuşan kişi “Who would ever want to sleep in a wet tent?” derken büyük olasılıkla neyi kastediyor?
- Konuşan kişi bunu yapmak isteyenlerin adlarını tarafsız biçimde soruyor.
- Konuşan kişi herhangi birinin bunu yapmak isteyeceğinden ciddi biçimde şüphe ediyor.
- Konuşan kişi herkesin bunu yapmak istediğine inanıyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi herhangi birinin bunu yapmak isteyeceğinden ciddi biçimde şüphe ediyor.
even for an ...: yine de yetmeyen aşırı bir teşvik
Burada even for an infinite salary, “sonsuz bir maaş karşılığında bile” anlamına gelir. even for + isim öbeği kalıbı, normalde çok ikna edici olabilecek bir ödülü veya faydayı sunar. Retorik soru, bu kadar aşırı bir ödülün bile kendine saygısı olan bir gece müdürünü orada çalışmaya ikna etmeye yetmeyeceğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, çok büyük bir ödülün bile kararı değiştirmeyeceği anlamına gelir?
- I entered that unsafe cave because an enormous reward was offered.
- I would enter that unsafe cave only for an enormous reward.
- I would not enter that unsafe cave, even for an enormous reward.
Cevabı göster
I would not enter that unsafe cave, even for an enormous reward.
where there's never any vacancy and always room for more, Deyimler
5:21asla boş yerin olmadığı ve her zaman daha fazlası için yerin olduğu yerde,
never any vacancy ... always room for more: bilinçli bir paradoks
Otel dilinde there's never any vacancy bütün odaların dolu olduğunu, always room for more ise daha fazla misafirin hâlâ ağırlanabileceğini anlatır. Sınırlı sayıda odası olan sıradan bir otelde bu iki iddia birbiriyle çelişir. Cümle, sonsuz otel paradoksunu anlatmak için bu iki iddiayı bilerek birleştirir: numaralı odaların hepsi dolu olsa bile mevcut misafirlerin yerleri değiştirilerek yeni gelenlere yer açılabilir. Ayrıca room sözcüğüyle oynanır: vacancy kullanılabilir bir otel odasını anlatırken room for more içindeki room sayılamayan bir isim olarak kapasite veya alan anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle never any vacancy and always room for more ifadesindeki paradoksu en iyi anlatır?
- Birkaç oda boştur, bu yüzden daha fazla misafir ağırlanabilir.
- Bütün odalar doludur ama yine de daha fazla misafir ağırlanabilir.
- Bütün odalar doludur, bu yüzden otel yeni misafirlerin hepsini geri çevirir.
Cevabı göster
Bütün odalar doludur ama yine de daha fazla misafir ağırlanabilir.
the scenarios faced by the ever-diligent and maybe too hospitable night manager
5:24bu her zaman gayretli ve belki de fazla misafirperver gece müdürünün karşılaştığı senaryolar
serve to remind us of just how hard it is Kalıp ifadeler
5:28bize ne kadar zor olduğunu hatırlatmaya yarar
serve to remind us: bir etkiyi belirtmek
serve to remind us ifadesinde serve, hizmet sunmak değil, bir işleve veya etkiye sahip olmak anlamına gelir. Yapı serve to + fiilin yalın hâlidir; dolayısıyla serve to remind us, bize hatırlatma etkisine sahip olmak demektir. Bu ifade, daha önce anlatılan durumları konuşmacının dinleyicilerin fark etmesini istediği bir sonuca bağlar. Burada o durumlar, konunun ne kadar zor olduğunu anlamamızı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi bize hatırlatma etkisine sahip olmak anlamındaki serve to + fiil yapısıyla tamamlayın: These past mistakes ____ to check every detail.
Cevabı göster
serve to remind us
to grasp a concept as large as infinity. Kalıp ifadeler
5:33sonsuzluk kadar büyük bir kavramı idrak etmenin.
our relatively finite minds: sınırlı anlayış ile sonsuzluğun karşıtlığı
Burada our relatively finite minds, insanın anlama kapasitesinin sınırları olduğu anlamına gelir. Relatively sözü iddiayı yumuşatır: insanların iyi düşünemediğini değil, sınırsız bir şeyle karşılaştırıldığında yeteneklerimizin sınırlı olduğunu söyler. Bu ifade infinity ile söz sanatı içeren bir karşıtlık kurar. Zorluğu, infinity fiziksel olarak büyük bir nesneymiş gibi değil, insanın hayal gücü ve anlayışındaki sınırlar üzerinden açıklar.
Alıştırma
our relatively finite minds ifadesi bu cümlede nasıl bir işlev görüyor?
- Sınırlı insan anlayışıyla sınırsız sonsuzluk fikrini karşılaştırır.
- İnsanların her düşüncesinin tam olarak sayılabileceğini söyler.
- Sonsuzluğun fiziksel olarak büyük bir nesne olduğunu söyler.
Cevabı göster
Sınırlı insan anlayışıyla sınırsız sonsuzluk fikrini karşılaştırır.
grasp a concept: bir fikri açıkça anlamak
grasp a concept ifadesinde grasp, bir şeyi elle tutmak değil, bir fikri anlamak demektir. Fiziksel anlam, soyut bir fikri zihinde kavramanın benzetmesi hâline gelir. Burada grasp, nesnesini doğrudan alır: grasp a concept, grasp the idea veya grasp the meaning denir; grasp sözcüğünden sonra to gelmez. Bu kullanım çoğunlukla yalnızca sözcükleri tanımayı değil, önemli noktayı anlamayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “bir fikri anlamak” anlamındaki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The model helped Mia ____ of gravity.
Cevabı göster
grasp the concept
Maybe you can help tackle these problems after a good night's sleep, Kalıp ifadeler
5:37Belki iyi bir gece uykusundan sonra bu problemleri çözmeye yardımcı olabilirsiniz,
tackle these problems: zorluklar üzerinde aktif çalışmaya başlamak
Bu cümlede tackle these problems, sorunlarla aktif olarak ilgilenmeye başlamak anlamına gelir. Tackle, bunları çaba ve eylem gerektiren zorluklar olarak gösterir; kesinlikle çözüleceklerini söylemez. Kullanışlı yapı tackle + problem, issue, challenge veya task şeklindedir. Bir zorlukla yüzleşmeye ve işe başlamaya odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümle tackle ile solve arasındaki farkı doğru gösteriyor?
- We solved the problem before we began working on it.
- To tackle a problem always means to solve it completely.
- We have started to tackle the problem, but we have not solved it yet.
Cevabı göster
We have started to tackle the problem, but we have not solved it yet.
but honestly, we might need you to change rooms at 2:00 a.m. Notlar
5:40ama dürüst olmak gerekirse, gece 2'de sizden odanızı değiştirmenizi isteyebiliriz.
but honestly: açık sözlü bir açıklamaya geçmek
But honestly bir söylem belirtecidir. But önceki düşünceden bir dönüş olduğunu gösterir, honestly ise daha doğrudan bir görüşün veya açıklamanın geleceğini dinleyiciye bildirir. Burada rahatlatıcı bir öneriden gece saat 2.00'de oda değiştirme gibi zahmetli bir olasılığa geçilir ve bu dönüşe şakacı bir hava katılır. Honestly, konuşanın önceki sözlerinin yalan olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle but honestly ifadesini olumlu bir yorumdan açık sözlü bir çekinceye geçmek için kullanıyor?
- But honestly is the title of our new poster.
- The poster looks colorful, but honestly, the words are hard to read.
- The poster is honest because it uses bright colors.
Cevabı göster
The poster looks colorful, but honestly, the words are hard to read.
might need you to: olası bir gerekliliği daha yumuşak ifade etmek
might need + kişi + to + fiilin yalın hâli kalıbı, konuşanın o kişiden bir şey yapmasını istemesi gerekebileceğini belirtir. Burada, dinleyicinin oda değiştirmesinin gerekebileceği önceden haber veriliyor. Might, gerekliliği We need you to... ifadesine göre daha belirsiz ve daha az doğrudan gösterir. İfadeyi yumuşatır, ancak eylemin kendiliğinden isteğe bağlı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Olası bir gerekliliği daha yumuşak ifade eden dört kelimelik kalıpla cümleyi tamamlayın: We ____ arrive ten minutes early tomorrow.
Cevabı göster
might need you to
change rooms at 2:00 a.m.: belirli bir saatte oda değiştirmek
Change rooms, kullanılan odadan ayrılıp başka bir odaya geçmek demektir. Otel ve yurt bağlamlarında İngilizcede bu ifadede normal olarak çoğul rooms kullanılır. At 2:00 a.m., oda değişiminin kesin zamanını, yani gece yarısından sonraki saat ikiyi belirtir. Bu çok uygunsuz bir saat olduğu için oda değiştirme isteği özellikle rahatsız edici görünür.
Alıştırma
Cümleyi doğal otel ifadesi ve kesin bir saatten önce kullanılan edatla tamamlayın: The hotel asked us to change ____ ____ 10:00 a.m.
Cevabı göster
rooms · at