Fracking (Çatlatma Yöntemi): Fırsat mı Yoksa Tehlike mi?: İngilizce çalışma notları

Kurzgesagt – In a Nutshell

Öğrenme zorluğu
653 kelime 170 kel/dk

Video özeti: Video, hidrolik kırmayı sondajdan gazın geri kazanılmasına kadar izler ve enerji yararlarını su ile iklim riskleriyle karşılaştırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “only in the last 10 years has there been quite a fracking boom,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: baştaki only sonrasında devrik yapıyı tanıyın, olağan sırayı kurun ve vurgulanan dönemi bulun. 2. “amounts to” — Öbek fiiller: teknik bir miktarı toplam, maliyet veya etki anlatan somut bir eşdeğere dönüştürmeyi öğrenin. 3. “thus should not be underestimated.” — Söylem, anlatı ve retorik: thus sözcüğünün kanıtları sonuca bağlayıp ölçülü bir edilgen risk uyarısı kurmasını izleyin.

Bu derste

What is hydraulic fracturing or fracking? Kelime

0:00

Hidrolik çatlatma veya fracking nedir?

Kelime

hydraulic fracturing or fracking: teknik terim ve yaygın ad

Hydraulic fracturing, basınçlı sıvıyla yer altındaki kayaları çatlatıp petrol veya gazın açığa çıkmasını sağlayan işlemin resmî teknik adıdır. Fracking aynı işlemin daha kısa ve yaygın adıdır. Burada or, dinleyicinin terimi tanımasına yardımcı olmak için başka bir ad sunar. İki farklı yöntemden söz etmez ve dinleyiciden bunlardan birini seçmesini istemez.

Alıştırma

Örnek cümlede or sözcüğünün işlevi nedir?

  1. Fracking sözcüğünü hydraulic fracturing için başka bir ad olarak tanıtır.
  2. Fracking sözcüğünü farklı bir çıkarma yöntemi olarak sunar.
  3. Dinleyiciden iki yöntem arasında seçim yapmasını ister.
Cevabı göster

Fracking sözcüğünü hydraulic fracturing için başka bir ad olarak tanıtır.

Since the Industrial Revolution, Kültür

0:04

Sanayi Devrimi'nden bu yana,

our energy consumption has risen unceasingly.

0:06

enerji tüketimimiz durmaksızın arttı.

Kültür

Since the Industrial Revolution: zamanda bir başlangıç noktası

The Industrial Revolution, makineleşmiş üretime ve fosil yakıtların çok daha yoğun kullanımına geçişi ifade eden tarihsel dönüşümün yerleşik adıdır. Bu ifade, enerji eğilimini anlamak için gereken genel tarihsel arka planı verir. Since bu dönemi başlangıç noktası olarak gösterirken has risen artışın o zamandan günümüze kadar sürdüğünü belirtir. Burada since, o zamandan şimdiye kadar anlamındadır; çünkü anlamında değildir.

Alıştırma

Örnek cümlede Since ne anlama geliyor?

  1. Yalnızca Sanayi Devrimi sırasında
  2. Sanayi Devrimi nedeniyle
  3. Sanayi Devrimi döneminden bugüne kadar
Cevabı göster

Sanayi Devrimi döneminden bugüne kadar

The majority of this energy consumption is supplied by fossil fuels like coal or natural gas.

0:09

Bu enerji tüketiminin büyük bir kısmı kömür veya doğal gaz gibi fosil yakıtlarla sağlanmaktadır.

Recently, there's been a lot of talk about a controversial method of extracting natural gas, Kalıp ifadeler

0:17

Son zamanlarda, tartışmalı bir doğal gaz çıkarma yöntemi hakkında çok konuşuluyor,

hydraulic fracturing or fracking.

0:21

hidrolik çatlatma veya fracking.

Kalıp ifadeler

there's been a lot of talk about: bir konu hakkında çok konuşulması

There's been, there has been ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bu present perfect yapısı, bir durumun şimdiki zamandan önce geliştiğini ve hâlâ güncel olduğunu gösterir. A lot of talk about, bir konu hakkında kamuya açık çok fazla tartışma olduğu anlamına gelir. Buradaki talk sayılamayan bir isimdir ve ifadenin tamamı son zamanlarda ilgi gören bir konuyu tanıtır; belirli bir konuşmayı anlatmaz.

Alıştırma

Konunun son zamanlarda çok tartışıldığını anlatan dersteki tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the plan to build a new park.

Cevabı göster

There's been a lot of talk about

Put simply, fracking describes the recovery of natural gas from deep layers inside the Earth. Notlar

0:25

Basitçe söylemek gerekirse fracking, doğal gazın Dünya'nın derin katmanlarından çıkarılmasını ifade eder.

Anlatım akışı

Put simply, ile daha basit bir açıklamaya geçmek

Put simply, dinleyiciye sıradaki sözlerin karmaşık bir fikri daha kısa ve kolay bir şekilde yeniden açıklayacağını bildiren bir işarettir. Teknik bir terimden günlük dildeki anlamına geçişi göstererek açıklamayı düzenler. Burada put, bir yere koymak değil, ifade etmek veya sözcüklere dökmek anlamına gelir. Bu ifade açıklamanın nasıl sunulduğu hakkında bilgi verir; tanımın kendisinin bir parçası değildir.

Alıştırma

Daha basit bir açıklamanın geleceğini bildiren dersteki tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, photosynthesis lets plants use light to make food.

Cevabı göster

Put simply

Kelime

recovery of natural gas from deep layers: derin katmanlardan doğal gaz çıkarılması

Enerji ve mühendislik bağlamlarında recovery, bir doğal kaynağın kullanılabilmesi için bulunduğu yerden çıkarılması anlamına gelir. Burada recovery of natural gas from deep layers, gazın yerin çok altındaki kaya katmanlarından elde edilmesi demektir. Gazın iyileşmesi ya da kendiliğinden geri dönmesi anlamına gelmez.

Alıştırma

“New methods increased the recovery of copper from low-grade ore,” İngilizce cümlesinde recovery of copper ne anlama gelir?

  1. Birinin kaybettiği bakırı bulmak
  2. Bakırın sağlığına kavuşmasına yardım etmek
  3. Bakırı cevherden çıkarıp elde etmek
Cevabı göster

Bakırı cevherden çıkarıp elde etmek

In this method, porous rock is fractured by the use of water, sand, and chemicals

0:30

Bu yöntemde gözenekli kayalar su, kum ve kimyasallar kullanılarak çatlatılır

in order to release the enclosed natural gas.

0:35

ve böylece içindeki doğal gazın açığa çıkması sağlanır.

The technique of fracking has been known since the 1940s. Dilbilgisi

0:39

Fracking tekniği 1940'lardan beri bilinmektedir.

Dilbilgisi

has been known since the 1940s: 1940'lardan beri biliniyor

Has been known, present perfect zamanının edilgen biçimidir: has + been + geçmiş zaman ortacı. Kimin bildiğini belirtmeden, insanların bildiği şey olarak tekniğe odaklanır. Since the 1940s başlangıç noktasını verir. Yapının tamamı, teknik hakkındaki bilginin o dönemden günümüze kadar sürdüğünü anlatır.

Alıştırma

Cümleyi know fiilinin present perfect edilgen biçimi ve başlangıç noktasını getiren sözcükle tamamlayın: This side effect ____ the first clinical trials.

Cevabı göster

has been known since

Nonetheless, only in the last 10 years has there been quite a fracking boom, Notlar

0:44

Yine de, fracking ancak son 10 yılda büyük bir patlama yaşadı,

Dilbilgisi

Only in the last 10 years has there been: cümle başındaki only ile devriklik

only ile başlayan bir zaman ifadesi cümlenin başına getirildiğinde, zamanın yalnızca o dönemle sınırlı olduğu vurgulanır ve yardımcı fiil öznenin önüne geçer. Bu nedenle cümlede there has been yerine has there been kullanılır. Normal söz dizimini bulmak için only ifadesini daha sonraya taşıyın: There has been quite a fracking boom only in the last 10 years. Devrik yapıya rağmen bu bir soru değil, bildirme cümlesidir.

Alıştırma

"The town has opened three new parks in the last five years" cümlesinin vurgulu biçimini tamamlayın: Only in the last five years ____ three new parks.

Cevabı göster

has the town opened

especially in the USA.

0:48

özellikle de ABD'de.

Kelime

Fracking boom ifadesinin hızlı genişleme anlamı

Burada boom, bir sektörün veya faaliyetin hızlı ve büyük ölçekli biçimde büyüdüğü dönemi ifade eder. Bu nedenle fracking boom, bir patlama değil, hidrolik kırma faaliyetlerinin hızla genişlemesidir. Bu kullanım genellikle sınırlı bir dönemde görülen belirgin bir artışı anlatır. Aynı yapı housing boom ve tech boom ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

"Over the past decade, there has been a fracking boom." cümlesinde fracking boom ne anlama gelir?

  1. Hidrolik kırma faaliyetlerinin hızla genişlemesi
  2. Hidrolik kırma faaliyetlerine uzun süre ara verilmesi
  3. Tek bir hidrolik kırma kazasından çıkan yüksek ses
Cevabı göster

Hidrolik kırma faaliyetlerinin hızla genişlemesi

This is because most conventional natural gas sources in America and on the European continent have been exhausted. Kelime

0:51

Bunun nedeni Amerika'daki ve Avrupa kıtasındaki geleneksel doğal gaz kaynaklarının çoğunun tükenmiş olmasıdır.

Kelime

Tükenmiş kaynaklar için exhausted

exhausted bir stok veya kaynak için kullanıldığında, kullanılabilir kaynağın tamamen ya da neredeyse tamamen tüketildiği anlamına gelir. Burada doğal gaz kaynaklarını nitelediği için 'çok yorgun' anlamına gelmez. have been exhausted, present perfect'in edilgen biçimidir: insanlar kaynakları tüketmiştir ve bunun sonucu şu anda da önemlidir.

Alıştırma

natural gas sources have been exhausted ifadesinde exhausted ne anlama gelir?

  1. Doğal gaz kaynakları kendilerini çok yorgun hissediyor.
  2. Doğal gaza ulaşmak kolaylaşmıştır.
  3. Kullanılabilir doğal gaz tüketilmiştir.
Cevabı göster

Kullanılabilir doğal gaz tüketilmiştir.

Thus, prices for natural gas and other fuels are rising steadily.

0:58

Bu yüzden doğal gaz ve diğer yakıtların fiyatları istikrarlı bir şekilde artmaktadır.

Significantly more complicated and expensive methods like fracking have now become attractive and profitable.

1:03

Fracking gibi önemli ölçüde daha karmaşık ve pahalı yöntemler artık cazip ve kârlı hale gelmiştir.

In the meantime, fracking has already been used more than a million times in the USA alone.

1:10

Bu arada, fracking sadece ABD'de bile şimdiden bir milyondan fazla kez kullanılmıştır.

Over 60% of all new oil and gas wells are drilled by using fracking.

1:17

Tüm yeni petrol ve gaz kuyularının %60'ından fazlası fracking kullanılarak açılmaktadır.

Now, let's take a look at how fracking actually works. Anlatım akışı

1:23

Şimdi, fracking'in gerçekte nasıl çalıştığına bir göz atalım.

Anlatım akışı

Geçiş ifadesi olarak let's take a look at how

let's take a look at how ifadesi, bir açıklamanın sonraki aşamasını başlatır. Dinleyiciye, konuşmacının genel arka plandan bir sürecin nasıl işlediğini açıklamaya geçtiğini bildirir. take a look her zaman gözle bakmaya yönelik gerçek anlamlı bir istek değildir. Burada 'incelemek veya ele almak' anlamına gelir; let's ise dinleyiciyi açıklamayı birlikte takip etmeye davet eder.

Alıştırma

Eğitim anlatımındaki geçişi hedef ifadeyle tamamlayın: We know what the robot does. Now, ____ it finds its way.

Cevabı göster

let's take a look at how

First, a shaft is drilled several 100 m into the Earth.

1:26

Öncelikle Dünya'nın birkaç 100 m derinine bir şaft açılır.

From there, a horizontal hole is drilled into the gas-bearing layer of rock. Kelime

1:31

Oradan, gaz içeren kaya katmanına yatay bir delik açılır.

Kelime

gas-bearing: gaz içeren

Gas-bearing, “gaz içeren” anlamına gelen birleşik bir sıfattır. Layer of rock ifadesini niteler; dolayısıyla söz konusu kaya katmanının içinde gaz bulunduğunu anlatır. Kayanın gazı bir yere taşıdığı anlamına gelmez. Kaya, toprak ve benzeri doğal malzemeler anlatılırken isim + -bearing yapısı çoğu zaman “belirtilen maddeyi içeren” anlamına gelir. Oil-bearing rock örneğinde olduğu gibi, bir isimden önce birlikte sıfat görevi gördüklerinde iki bölüm kısa çizgiyle birleştirilir.

Alıştırma

“Petrol içeren” anlamında bir sıfat oluşturmak için isim + -bearing yapısını kullanın: The survey found an ____ rock formation beneath the field.

Cevabı göster

oil-bearing

Next, the fracking fluid is pumped into the ground using high-performance pumps.

1:37

Ardından, yüksek performanslı pompalar kullanılarak fracking sıvısı toprağa pompalanır.

On average, the fluid consists of 8 million L of water,

1:42

Ortalama olarak sıvı, 8 milyon litre sudan oluşur,

which amounts to about the daily consumption of 65,000 people, Öbek fiiller

1:46

bu da yaklaşık 65.000 kişinin günlük tüketimine eşdeğerdir,

Öbek fiiller

amounts to: eşdeğer bir ölçek belirtmek

Which, hemen önce belirtilen 8 milyon litre suyu ifade eder. Amounts to, “eşdeğer olmak” veya “belirli bir toplamı bulmak” anlamına gelen çok sözcüklü bir fiildir. Burada çok büyük bir hacmi daha kolay canlandırılabilen bir ölçeğe, yani yaklaşık 65.000 kişinin günlük su kullanımına dönüştürür. Bir toplamı belirtmek veya bir miktarı eşdeğer bir ölçekle sunmak için X amounts to Y yapısını kullanın. Y, dinleyicinin X’ten daha kolay anlayabileceği bir karşılık sunduğundan bu yapı özellikle olgusal açıklamalarda yararlıdır.

Alıştırma

Bu cümlede “eşdeğer olmak” anlamına gelen ifadeyi seçin: The battery stores 60 kilowatt-hours, which ___ about two days of household use.

  1. amounts to
  2. results from
  3. depends on
Cevabı göster

amounts to

plus several thousand tons of sand,

1:50

artı birkaç bin ton kum,

and about 200,000 L of chemicals.

1:52

ve yaklaşık 200.000 litre kimyasal.

The mixture penetrates into the rock layer and produces innumerable tiny cracks.

1:55

Karışım kaya katmanına nüfuz eder ve sayısız minik çatlak oluşturur.

The sand prevents the cracks from closing again. Dilbilgisi

2:01

Kum, çatlakların tekrar kapanmasını engeller.

Dilbilgisi

prevents the cracks from closing: prevent + nesne + from + -ing

Prevents the cracks from closing, prevent + nesne + from + -ing kalıbını kullanır. Burada kum, çatlakların yeniden kapanmasını engeller. Nesne the cracks, engellenen eylem ise closing sözcüğüdür. Bu kalıpta from sonrasında -ing biçimi kullanılır: from closing doğrudur; from close veya from to close kullanılmaz. Aynı yapı güvenlik önlemlerini, bariyerleri veya bir olayın gerçekleşmesini engelleyen herhangi bir şeyi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi prevent + nesne + from + -ing kalıbıyla tamamlayın: The safety gate ____ children ____ entering the road.

Cevabı göster

prevents · from

The chemicals perform various tasks.

2:05

Kimyasallar çeşitli görevleri yerine getirir.

Among other things, they condense the water, Kalıp ifadeler

2:08

Diğer şeylerin yanı sıra, suyu yoğunlaştırır,

kill off bacteria, or dissolve minerals. Öbek fiiller

2:10

bakterileri öldürür veya mineralleri çözerler.

Kalıp ifadeler

Among other things: listenin yalnızca bir kısmını sunmak

Among other things, bir listeyi çerçeveleyen ifadedir. Dinleyiciye, ardından gelen örneklerin ilgili eylem veya özelliklerin yalnızca bir kısmı olduğunu ve listenin tamamını oluşturmadığını anlatır. Burada birkaç kullanım alanını tanıtır; yani bunlar yalnızca birkaç örnektir ve başkaları da vardır. Nesneler arasındaki fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: Among other things, the app can translate messages and organize notes. Baştaki ifade neyi gösteriyor?

  1. Konuşan kişi bir şeyin fiziksel olarak birkaç nesnenin arasında olduğunu söylüyor.
  2. Konuşan kişi önceki listeyi düzeltiyor.
  3. Konuşan kişi tam bir liste değil, yalnızca bazı örnekler veriyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi tam bir liste değil, yalnızca bazı örnekler veriyor.

Öbek fiiller

kill off: bir grubu büyük ölçüde veya tamamen yok etmek

Bu cümlede kill off, “bir grubun üyelerinin çoğunun ya da tamamının ölmesine neden olmak” demektir. bacteria nesnesi, ortadan kaldırılan grubun hangisi olduğunu gösterir. off parçacığı bir sonuç anlamı ekler: yalnızca bir üye öldürülmez; grubun sayısı büyük ölçüde azaltılır veya grup tamamen ortadan kaldırılır. Bu deyimsel fiil, bir etkinliğin, geleneğin ya da sektörün yok olmasına neden olmayı anlatırken mecaz anlamda da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi, kill ile oluşturulan ve “bir grubun birçok ya da bütün üyesini ortadan kaldırmak” anlamına gelen iki sözcüklü deyimsel fiille tamamlayın: A new disease could ____ much of the frog population.

Cevabı göster

kill off

Next, the majority of the fracking fluid is pumped out again. Öbek fiiller

2:14

Ardından, fracking sıvısının büyük bir kısmı tekrar dışarı pompalanır.

Öbek fiiller

pumped out: sıvıyı içeriden dışarı pompalamak

Burada is pumped out, edilgen bir fiil grubudur. Çatlatma sıvısı eylemden etkilenir: bir pompa sıvıyı kuyunun veya sistemin içinden dışarı taşır. pump out içindeki out, dışarı yönünü ve çıkarma sonucunu belirtir. again sözcüğü, bu işlemin bir geri alma veya çıkarma adımı olarak yeniden yapıldığını söyler; deyimsel fiilin bir parçası değildir.

Alıştırma

Cümleyi, pump ile oluşturulan ve “sıvıyı içeriden dışarı taşımak” anlamına gelen geçmiş zamanlı deyimsel fiille tamamlayın: After the storm, workers ____ the water that had filled the basement.

Cevabı göster

pumped out

And now, the natural gas can be recovered.

2:18

Ve artık doğal gaz geri kazanılabilir.

As soon as the gas source is exhausted,

2:22

Gaz kaynağı tükenir tükenmez,

the drill hole is sealed.

2:24

sondaj deliği mühürlenir.

As a rule, the fracking fluid is pumped back into deep underground layers Kalıp ifadeler

2:26

Kural olarak, fracking sıvısı derin yeraltı katmanlarına geri pompalanır

and sealed in there.

2:30

ve oraya hapsedilir.

Kalıp ifadeler

As a rule: istisnaları olan olağan düzen

As a rule, “genellikle” veya “çoğu durumda” anlamına gelir. İstisnalara yer bırakırken normal uygulamayı belirtir. Burada hidrolik kırma sıvısının yeniden yer altına pompalanmasını standart işlem olarak sunar. Bunun her seferinde gerçekleştiğini veya mutlaka yazılı bir yasayla zorunlu tutulduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi “genellikle, ancak istisnalar olabilir” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: ____, the library closes at six on Fridays.

Cevabı göster

As a rule

However, fracking is also associated with several considerable risks. Kalıp ifadeler

2:32

Ancak fracking birkaç ciddi riskle de ilişkilidir.

Kalıp ifadeler

be associated with: kanıtlanmış nedensellik değil, bağlantı

Be associated with + isim, “bir şeyle bağlantılı olmak” veya “bir şeyle sık sık birlikte görülmek” anlamına gelir. Bu cümlede riskleri hidrolik kırma işlemiyle bağlantılı olarak sunar. Bu ifade temkinlidir: tek başına hidrolik kırmanın her bir riske doğrudan neden olduğunu söylemez. Kanıtlar bir ilişki gösterdiğinde ancak kesin neden daha fazla kanıt gerektirdiğinde raporlarda kullanışlıdır.

Alıştırma

Bir rapor iki durumun sık sık birlikte görüldüğünü buluyor, ancak birinin diğerine neden olduğunu kanıtlamıyor. En doğru cümle hangisidir?

  1. Poor sleep is associated with lower concentration.
  2. Lower concentration proves that poor sleep occurred.
  3. Poor sleep causes lower concentration in every case.
Cevabı göster

Poor sleep is associated with lower concentration.

The primary risk consists in the contamination of drinking water sources. Kalıp ifadeler

2:36

Birincil risk, içme suyu kaynaklarının kirlenmesinden oluşur.

Kalıp ifadeler

consists in: Temel özelliği belirtme

Consists in, “bir şeyin temel özelliği ya da ana içeriği olmak” anlamına gelir. Bu cümlede kirlenme, başlıca riskin özünü oluşturur. Kalıp consist in + isim veya -ing biçimidir. Soyut bir şeyin niteliğini tanımlar; onu oluşturan parçaları sıralamaz.

Alıştırma

Hangi cümlede consist in temel bir özelliği anlatmak için doğru kullanılmıştır?

  1. The main challenge consists in keeping the medicine cold.
  2. The drink consists in water, lemon, and sugar.
  3. The committee consists in eight members.
Cevabı göster

The main challenge consists in keeping the medicine cold.

Fracking not only consumes large quantities of fresh water, Dilbilgisi

2:41

Fracking sadece büyük miktarlarda tatlı su tüketmekle kalmaz,

but in addition, the water is subsequently contaminated and is highly toxic.

2:44

buna ek olarak su sonradan kirlenir ve oldukça zehirli hale gelir.

Dilbilgisi

not only ... but in addition: İkinci bir nokta ekleme

Not only ilk sorunu sunar ve dinleyicinin başka bir sorun beklemesini sağlar. But in addition daha sonra ayrı bir ikinci sorun ekler ve onu daha fazla vurgular. Burada in addition “buna ek olarak” anlamındadır; “daha sonra” anlamına gelmez. İlk nokta çok miktarda su tüketilmesidir; ikinci nokta ise suyun kirlenip zehirli hâle gelmesidir. Bu eşleşme anlaşılırdır, ancak not only ... but also daha yaygın ve daha kısa kalıptır.

Alıştırma

İkinci tam noktayı ekleyen bu dersteki bağlayıcıyla cümleyi tamamlayın: The update not only fixes the error, ____, it makes the app faster.

Cevabı göster

but in addition

The contamination is so severe that the water cannot even be cleaned in a treatment plant. Dilbilgisi

2:49

Kirlenme o kadar ciddidir ki, su bir arıtma tesisinde bile temizlenemez.

Dilbilgisi

so severe that: dereceyi sonuca bağlamak

So + sıfat + that + yan cümle yapısı, bir derecenin sonuç doğuracak kadar güçlü olduğunu gösterir. Burada so severe kirlenmenin ne kadar ciddi olduğunu, that ile başlayan bölüm ise sonucu belirtir: Bir arıtma tesisi bile suyu temizleyemez. Bu yapıda that sonucu başlatır. Bir şeyi işaret eden sözcük değildir.

Alıştırma

Cümleyi so + sıfat + that sonuç yapısıyla tamamlayın: The road was ____ the bus had to stop.

Cevabı göster

so icy that

Even though the danger is known and theoretically could be managed,

2:56

Tehlike bilinmesine ve teorik olarak yönetilebilmesine rağmen,

in the USA already, sources have been contaminated due to negligence. Kalıp ifadeler

3:00

ABD'de halihazırda ihmal nedeniyle kaynaklar kirlenmiştir.

Kalıp ifadeler

due to negligence: kusur içeren bir nedeni belirtmek

Due to + isim öbeği, bir durumun nedenini belirtir. Due to negligence ifadesindeki negligence, makul olarak beklenen özenin gösterilmemesi anlamına gelir. Bu ifade yalnızca genel bir arka plan koşulunu belirtmez; insan veya kuruluş kaynaklı dikkatsizliği neden olarak sunar ve bu yüzden çoğu zaman suçlama içerir.

Alıştırma

Cümleyi due to + ‘gerekli özeni göstermeme’ anlamındaki isimle tamamlayın: The laboratory equipment was damaged ____.

Cevabı göster

due to negligence

No one yet knows how the enclosed water will behave in the future, Dilbilgisi

3:06

Hapsedilen suyun gelecekte nasıl davranacağını henüz kimse bilmiyor,

Dilbilgisi

how the enclosed water will behave: dolaylı soruda sözcük dizimi

knows sözcüğünden sonra how dolaylı bir soru yan cümlesi başlatır: dinleyiciye doğrudan soru sormak yerine bilinmeyen bilginin ne olduğunu gösterir. Ana bildirim No one yet knows... bölümüdür. Dolaylı soru içinde bildirme cümlesi söz dizimi kullanılır: how + özne + yardımcı veya kiplik fiili + fiil. how the enclosed water will behave bunun bir örneğidir. Doğrudan sorudaki gibi will ile öznenin yeri değiştirilmez.

Alıştırma

Hangi cümlede know sonrasında dolaylı soru doğru kullanılmıştır?

  1. We do not know how the new battery will perform in cold weather.
  2. We do not know how will the new battery perform in cold weather.
  3. How the new battery will perform in cold weather?
Cevabı göster

We do not know how the new battery will perform in cold weather.

since there have not yet been any long-term studies on the subject. Dilbilgisi

3:09

çünkü bu konuda henüz uzun vadeli bir çalışma yapılmamıştır.

Dilbilgisi

since there have not yet been any long-term studies: neden ve kanıt eksikliği

Burada since, because yani “çünkü” anlamındadır. Gelecekteki davranışın neden hâlâ bilinmediğini açıklar: gerekli uzun vadeli kanıtlar mevcut değildir. there have not yet been any ... kalıbı, varlık bildiren there yapısını present perfect ile kullanır. Şu ana kadar süren bir eksikliği anlatır; yet ise beklenen çalışmaların hâlâ ortaya çıkmadığını vurgular.

Alıştırma

since sözcüğünün neden bildirdiği ve present perfect yapısının şu ana kadar süren bir eksikliği anlattığı cümleyi seçin.

  1. Since the next test starts tomorrow, we will discuss the result afterward.
  2. The result has remained uncertain since the first test failed.
  3. The result is still uncertain, since there have not yet been enough tests.
Cevabı göster

The result is still uncertain, since there have not yet been enough tests.

The chemicals used in fracking vary from the hazardous to the extremely toxic and carcinogenic, Dilbilgisi

3:14

Fracking'de kullanılan kimyasallar tehlikeli olandan son derece zehirli ve kanserojen olana kadar değişmektedir,

Dilbilgisi

vary from A to B: Bir Aralığı Anlatmak

X varies from A to B kalıbı bir aralığın iki ucunu gösterir. Burada A hazardous, B ise extremely toxic and carcinogenic ifadesidir; yani kimyasalların tehlike düzeyleri birbirinden farklıdır. Buradaki from ... to ... hareket bildirmez. İki özelliği aralığın uçları olarak düzenler ve arada başka derecelerin de bulunabileceğini ima eder.

Alıştırma

Hangi cümle bir aralığı anlatmak için vary from ... to ... kalıbını doğru kullanıyor?

  1. The sizes vary from small to extra-large.
  2. The sizes vary small to extra-large.
  3. The sizes vary from small and extra-large.
Cevabı göster

The sizes vary from small to extra-large.

such as benzol or formic acid.

3:20

benzol veya formik asit gibi.

The companies using fracking say nothing about the precise composition of the chemical mixture.

3:25

Fracking yapan şirketler, kimyasal karışımın kesin bileşimi hakkında hiçbir şey söylemezler.

But it is known that there are about 700 different chemical agents Dilbilgisi

3:32

Ancak süreçte kullanılabilecek yaklaşık 700 farklı kimyasal madde

which can be used in the process.

3:36

olduğu bilinmektedir.

Dilbilgisi

it is known that: Yerleşik Bir Gerçeği Aktarmak

it is known that yapısındaki it, biçimsel bir öznedir; daha önce sözü edilen bir şeyi göstermez. Asıl bilgi that yan cümlesinde yer alır. Edilgen is known ifadesi, bilen kişileri veya kaynağı belirtmeden bilgiyi yerleşik bir gerçek olarak sunar. Bu, nesnel ve resmî bir ton yaratır; ancak iddianın nereden geldiğini de gizleyebilir.

Alıştırma

Hangi cümle, kimin bildiğini belirtmeden iddiayı yerleşik bir gerçek olarak sunuyor?

  1. We know that some metals expand when heated.
  2. It is believed that some metals may expand when heated.
  3. It is known that some metals expand when heated.
Cevabı göster

It is known that some metals expand when heated.

Another risk is the release of greenhouse gases.

3:39

Diğer bir risk ise sera gazlarının salınımıdır.

The natural gas recovered by fracking consists largely of methane, Kalıp ifadeler

3:43

Fracking ile çıkarılan doğal gaz, büyük ölçüde metandan oluşur,

Kalıp ifadeler

consists largely of: büyük ölçüde …den oluşmak

Bu cümlede consists largely of, metanın doğal gazın ana bileşeni olduğu anlamına gelir. Largely başka gazların da bulunabileceğini gösterir; dolayısıyla gazın tamamen metandan oluştuğu söylenmez. Yapı subject + consist(s) largely of + components şeklindedir. Bir malzemenin, grubun veya içeriğin yapısını, belirtilen bileşenin bütünün tamamı olduğunu iddia etmeden anlatmak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “tamamı değil ama büyük bölümü …den oluşur” anlamındaki üç sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The committee ____ local residents.

Cevabı göster

consists largely of

a greenhouse gas which is 25 times more potent than carbon dioxide. Dilbilgisi

3:47

ki bu karbondioksitten 25 kat daha güçlü bir sera gazıdır.

Dilbilgisi

25 times more potent than: …den 25 kat daha güçlü

Bu iklim bağlamında potent, sera etkisi oluşturma konusunda etkili veya güçlü demektir. number + times + more + adjective + than kalıbı bir özelliğin derecesini karşılaştırır: metan, ısınma etkisi bakımından karbondioksitten çok daha güçlü olarak sunulur. Sıradan bilimsel anlatımlarda 25 times more potent than genellikle “yaklaşık 25 katı kadar güçlü” anlamında kullanılır. Kat belirten ifadeler farklı yorumlanabildiği için sayıyı aktarırken kaynağın tam ifadesini koruyun.

Alıştırma

number + times + more + adjective + than kalıbını kullanın. Cümleyi three ve efficient ile tamamlayın: The new filter is ____ the old one.

Cevabı göster

three times more efficient than

Natural gas is less harmful than coal when burned, Dilbilgisi

3:53

Doğal gaz yakıldığında kömürden daha az zararlıdır,

but nonetheless, the negative effects of fracking on the climate balance are overall greater.

3:56

ancak yine de fracking'in iklim dengesi üzerindeki olumsuz etkileri genel olarak daha büyüktür.

Dilbilgisi

less harmful than ... when burned: daha düşük derece karşılaştırması ve kısaltılmış edilgen yan cümlecik

Less harmful than zarar derecelerini karşılaştırır: doğal gazın kömürden daha az zararlı olduğu ifade edilir. Kalıp less + sıfat + than + karşılaştırma ögesidir. When burned, when natural gas is burned ifadesinin kısaltılmış hâli olan edilgen bir zaman yan cümleciğidir. Örtük öznesi natural gas ifadesidir ve karşılaştırmayı yanma aşamasıyla sınırlar; doğal gazın tüm yaşam döngüsü boyunca daha güvenli olduğunu söylemez.

Alıştırma

Material A'nın yakıldığını ve Material B'den daha az zarara yol açtığını doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. When burning, Material A is less harmful than Material B.
  2. When burned, Material A is harmful less than Material B.
  3. When burned, Material A is less harmful than Material B.
Cevabı göster

When burned, Material A is less harmful than Material B.

Firstly, the fracking process requires a very large consumption of energy. Anlatım akışı

4:02

İlk olarak, fracking işlemi çok büyük bir enerji tüketimi gerektirir.

Secondly, the drill holes are quickly exhausted,

4:07

İkinci olarak, sondaj delikleri hızla tükenir,

and it's necessary to drill fracking holes much more frequently than for classical natural gas wells. Dilbilgisi

4:10

ve fracking deliklerini klasik doğal gaz kuyularından çok daha sık açmak gerekir.

Dilbilgisi

much more frequently than: çok daha sık

Bu ifade much + karşılaştırmalı zarf + than kalıbını izler. More frequently daha sık demektir; much karşılaştırmayı güçlendirerek sıklık farkının küçük değil, büyük olduğunu gösterir. Burada hidrolik kırma deliklerinin klasik doğal gaz kuyularına göre çok daha sık açılması gerektiğini belirtir. Much, karşılaştırmalı biçim olan more frequently'den önce gelir; much frequently standart değildir.

Alıştırma

Cümleyi much + frequently sözcüğünün karşılaştırmalı biçimiyle tamamlayın: The buses run ____ on weekdays than on Sundays.

Cevabı göster

much more frequently

In addition, about 3% of the recovered gas is lost in the extraction and escapes into the atmosphere.

4:16

Buna ek olarak, çıkarılan gazın yaklaşık %3'ü çıkarma işlemi sırasında kaybolur ve atmosfere kaçar.

Anlatım akışı

Firstly ... Secondly ... In addition: birden fazla nedeni düzenleme

Firstly ve Secondly, sıralı bir listedeki ilk iki nedeni işaretler; böylece okuyucu savı madde madde takip edebilir. In addition, aynı düzeyde başka bir destekleyici neden sunar. Kanıt ekler, ancak Thirdly ifadesinden farklı olarak bu nedeni numaralandırılmış üçüncü bir aşama şeklinde göstermez.

Alıştırma

Numaralandırılmış iki nedenin ardından üçüncü aşama olarak sunulmayan bir destekleyici neden getirmek için en uygun grup hangisidir?

  1. Firstly / However / Therefore
  2. Firstly / Secondly / In addition
  3. At first / Next / Finally
Cevabı göster

Firstly / Secondly / In addition

So, how is fracking and its expected benefits to be assessed Dilbilgisi

4:24

Peki, avantajlar ile dezavantajlar tartıldığında

when the advantages are balanced against the disadvantages? Kalıp ifadeler

4:27

fracking ve ondan beklenen faydalar nasıl değerlendirilmelidir?

Dilbilgisi

how is ... to be assessed? yapısını how are X and Y to be assessed? olarak düzeltmek

Are to be assessed örneğindeki gibi be to + edilgen mastar, bir değerlendirmede hangi yöntem veya ölçütün kullanılması gerektiğini sormaya yarayan resmî bir yapıdır. Burada assessed, değerlendirilmiş veya yargılanmış anlamına gelir; odak, değerlendirmeyi kimin yaptığı değil, değerlendirmenin nasıl yapılması gerektiğidir. Fracking and its expected benefits, and ile bağlanan iki isim öbeğidir ve bu nedenle normalde çoğul bir özne oluşturur. Düzeltilmiş standart biçim How are fracking and its expected benefits to be assessed? şeklindedir. Alıntılanan ifadede is, bileşik özneyle uyumlu değildir.

Alıştırma

And ile bağlanan bileşik bir öznenin hangi yöntemle değerlendirilmesi gerektiğini soran standart ve resmî cümle hangisidir?

  1. How is the plan and its benefits to be assessed?
  2. How will the plan and its benefits be assessed?
  3. How are the plan and its benefits to be assessed?
Cevabı göster

How are the plan and its benefits to be assessed?

Kalıp ifadeler

balanced against: iki unsuru karşılaştırarak tartmak

Burada balance A against B, A ile B’yi birlikte değerlendirip göreli avantajlarını, maliyetlerini veya risklerini tartmak anlamına gelir. Against karşılaştırmanın ikinci tarafını gösterir; çatışma ya da fiziksel temas anlamı taşımaz. Edilgen are balanced against biçimi, değerlendirmeyi yapan kişiye değil, karşılaştırılan iki unsura odaklanır. Bu kalıp, bir kararın veya değerlendirmenin nasıl yapıldığını açıklarken yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümlede balance ... against, “birbiriyle yarışan iki unsuru tartmak” anlamında kullanılmıştır?

  1. We must balance speed against safety before choosing a design.
  2. The budget is balanced, so income and spending are equal.
  3. She balanced the tray on one hand while opening the door.
Cevabı göster

We must balance speed against safety before choosing a design.

When properly employed, Dilbilgisi

4:31

Doğru kullanıldığında,

this technique offers one way in the short-to-medium-term to meet our demand for lower-cost energy. Kalıp ifadeler

4:32

bu teknik kısa ve orta vadede daha düşük maliyetli enerji talebimizi karşılamanın bir yolunu sunar.

Dilbilgisi

When properly employed: kısaltılmış edilgen yan cümle

When properly employed, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir. Tam biçimi When this technique is properly employed şeklindedir. Ana cümle örtük özneyi zaten açıkça gösterdiği için tekrarlanan this technique öznesi ve is fiili çıkarılmıştır. Burada when, “... olduğu durumlarda” anlamına gelir ve ardından gelen ifade için bir koşul oluşturur. Employed, “işe alınmış” değil, “kullanılmış” veya “uygulanmış” demektir.

Alıştırma

Tekrarlanan özneyi ve be biçimini çıkarıp properly sözcüğünü geçmiş zaman ortacından önce tutarak ilk yan cümleyi kısaltın: When the safety system is properly tested, it prevents false alarms. → ____, the safety system prevents false alarms.

Cevabı göster

When properly tested

Kalıp ifadeler

meet demand for lower-cost energy: daha düşük maliyetli enerji talebini karşılamak

Burada meet, “biriyle buluşmak” değil, “karşılamak” anlamına gelir. To meet demand for something, insanların istediği veya ihtiyaç duyduğu şeyden yeterli miktarda sağlamak demektir. Kalıp meet demand for + isim şeklindedir. Bu cümlede lower-cost energy neye ihtiyaç duyulduğunu belirtirken this technique bunun yeterli miktarda sağlanmasının olası bir yolu olarak sunulur.

Alıştırma

Meet demand for ifadesini “bir ihtiyacı karşılayacak kadar sağlamak” anlamında doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. The new buses will help meet demand of late-night transport.
  2. The new buses will help meet demand for late-night transport.
  3. The new buses will help meet with demand for late-night transport.
Cevabı göster

The new buses will help meet demand for late-night transport.

But the long-term consequences of fracking are unforeseeable,

4:41

Fakat fracking'in uzun vadeli sonuçları öngörülemezdir,

and the risk to our drinking water thus should not be underestimated. Anlatım akışı

4:44

ve dolayısıyla içme suyumuz için yarattığı risk küçümsenmemelidir.

Anlatım akışı

thus should not be underestimated: bu nedenle küçümsenmemelidir

Thus, daha önce verilen nedenlere gönderme yapar ve ardından gelen kısmın bunlardan çıkarılan sonuç olduğunu gösterir. Savı şöyle düzenler: uzun vadeli etkiler bilinmiyor; bu nedenle risk ciddiye alınmalıdır. Should not be underestimated resmî ve temkinli bir edilgen ifadedir. Riskin olabileceğinden daha küçük veya daha az ciddi değerlendirilmemesi gerektiğini anlatır; zararın kesin olduğunu iddia etmez.

Alıştırma

Thus should not be underestimated ifadesi cümlede ne yapıyor?

  1. Önceki nedenden temkinli bir sonuç çıkarır ve riskin ciddi biçimde ele alınması gerektiğini söyler.
  2. Hiçbir sonuç vermeden konuyla ilgisiz bir örnek sunar.
  3. Zararın kesinlikle gerçekleşeceğini kanıtlar.
Cevabı göster

Önceki nedenden temkinli bir sonuç çıkarır ve riskin ciddi biçimde ele alınması gerektiğini söyler.