Yeni Yıl Kararları Nedir? 🐷 Peppa Pig Masalları: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
259 kelime 110 kel/dk

Video özeti: Peppa ve arkadaşları, yeni yıl kararlarını bütün yıl sürdürülmesi gereken zor görevler sanır. Eğlenceli hedeflerinin yorucu ya da devam ettirilemez olduğunu görünce, yeni yıl kararının ev işlerine yardım etmek gibi gelecek yıl için olumlu ve uygulanabilir bir seçim de olabileceğini öğrenirler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. New Year's resolution. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Bu ifadeyi yalnızca her gün yapılacak herhangi bir zorluk olarak değil, yılbaşında belirlenen bir hedef veya kişinin kendine verdiği söz olarak anlayın. Yeni alışkanlıklardan, kişisel planlardan ya da birinin önümüzdeki yıl gerçekleştirmek istediği değişikliklerden söz ederken kullanabilirsiniz. 2. aren't about doing / They're about choosing — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir düşüncenin neyle ilgili olduğunu tanımlamak için about sonrasında -ing biçiminin kullanımını öğrenin. not about doing… about choosing… karşıtlığı, yanlış bir anlayışı düzeltmenize, bir kavramın neyi kapsayıp neyi kapsamadığını açıklamanıza ve konuşmayı asıl amaca yöneltmenize yardım eder. 3. Speak for yourself. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Birisi kişisel görüşünü herkes paylaşıyormuş gibi sunduğunda kullanılan bu kalıplaşmış cevabı, samimi ve bazen şakacı bir itiraz olarak tanıyın. Örneğin bir işin kolay olduğu yönündeki başkasına ait değerlendirmenin sizin deneyiminizi temsil etmediğini belirtmek için kullanabilirsiniz.

Bu derste

Peppa Pig Tales.

0:00

Peppa Pig Masalları.

Boing, boing, boing.

0:05

Zıp, zıp, zıp.

Emily Elephant is bouncing on a space hopper. Kültür

0:07

Fil Emily bir zıpzıp topla zıplıyor.

Kültür

space hopper: Britanya İngilizcesinde şişme zıplama oyuncağı

Buradaki space hopper, tutacakları olan büyük bir şişme toptur. Çocuk üzerine oturur, tutacakları kavrar ve zıplar. İki sözcük birlikte oyuncağın adını oluşturur. Space burada oyuncağın uzayla bağlantılı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede space hopper nedir?

  1. uzay yolculuğu için tasarlanmış bir araç
  2. bir takım sporunda kullanılan küçük bir top
  3. çocukların üzerine oturup zıpladığı, tutacakları olan büyük bir şişme top
Cevabı göster

çocukların üzerine oturup zıpladığı, tutacakları olan büyük bir şişme top

Why are you bouncing in the sandpit, Emily?

0:11

Neden kum havuzunda zıplıyorsun Emily?

It's my New Year's resolution. Kültür

0:14

Bu benim yeni yıl kararım.

Kültür

New Year's resolution: gelecek yıl için bir hedef

New Year's resolution, yeni yılın başında genellikle bir alışkanlık veya kişisel gelişim konusunda kendinize koyduğunuz hedef ya da verdiğiniz sözdür. Bu cümlede resolution, kalıplaşmış ifadenin tamamının bir parçasıdır. Ekran çözünürlüğü veya bir soruna bulunan sıradan çözüm anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, yeni yılın başında belirlenen bir hedefi anlatan ve resolution ile biten ifadeyle tamamlayın: My ____ is to read for twenty minutes every day.

Cevabı göster

New Year's resolution

What is that?

0:18

O nedir?

It's a challenge you have to do for the whole year. Notlar

0:20

Bütün yıl boyunca yapman gereken bir meydan okuma.

Dilbilgisi

challenge you have to do içinde have to + fiilin yalın hâli

you have to do sözleri challenge adını açıklar ve bunun dinleyicinin yapması gereken bir meydan okuma olduğunu belirtir. Have to + fiilin yalın hâli; bir kural, görev veya durumdan kaynaklanan gereklilik ya da zorunluluğu ifade eder. Burada have to do, “yapmak zorunda olmak” anlamındadır; bir şeyi yapmaya sahip olmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi have to ile tamamlayın. Kural, eylemi gerekli kılıyor: Because of the safety rules, you ____ wear a helmet.

Cevabı göster

have to

Kalıp ifadeler

for the whole year: bir yıllık sürenin tamamı

For bir zaman süresini belirtir. for the whole year ifadesinde, meydan okumanın ne kadar sürdüğünü gösterir. The whole year, söz konusu yılın hiçbir bölümü dışarıda bırakılmadan tamamı demektir. Aynı yapı for the whole day veya for the whole week gibi başka tam dönemlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “yılın tamamı boyunca” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The museum stayed open ____ of 2024.

Cevabı göster

for the whole year

Mine's bouncing. Dilbilgisi

0:25

Benimki zıplamak.

Dilbilgisi

Mine's bouncing: tek başına kullanılan iyelik zamiri mine

Mine's içindeki mine, bağlamdan zaten anlaşılan my New Year's resolution ifadesinin yerini alır; böylece isim öbeği tekrarlanmaz. 's, is anlamına gelir. Bu nedenle Mine's bouncing, My New Year's resolution is bouncing ile aynı anlamdadır. Mine bir iyelik zamiridir. “Benimki” veya “bana ait olan şey” anlamında tek başına kullanılabilir; my ise bir isimden önce gelmelidir.

Alıştırma

B'nin yanıtını Mine is ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın. A: Your ball is rolling. B: ____ bouncing.

Cevabı göster

Mine's

Boing, boing.

0:27

Zıp, zıp.

I want a New Year's resolution too.

0:29

Ben de bir yeni yıl kararı istiyorum.

Peppa and her friends are going to make their own New Year's resolutions. Dilbilgisi

0:33

Peppa ve arkadaşları kendi yeni yıl kararlarını alacaklar.

Dilbilgisi

are going to make: planlanmış bir gelecek eylemi

Are going to make, be going to + fiilin yalın hâli yapısını izler. Kararların oluşturulmasını geleceğe yönelik bir plan veya niyet olarak gösterir. Peppa and her friends öznesi çoğuldur; bu nedenle be, are olur ve make yalın hâlde kalır. Burada going to bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz. Planlanan eylem make fiilidir.

Alıştırma

Gelecek planını tamamlamak için be going to yapısının açık biçimini ve make fiilini kullanın: Mia and Leo bought paper and string. They ____ a kite tomorrow.

Cevabı göster

are going to make

I'm going to score a gazillion goals. Kelime

0:39

Ben zilyon tane gol atacağım.

Kelime

score a gazillion goals: gol sayısını eğlenceli biçimde abartmak

Futbol gibi sporlarda score goals, topu kaleye sokarak gol atmayı anlatan doğal ifadedir. A gazillion gerçek ve kesin bir sayı değil, “çok büyük bir sayı” anlamına gelen uydurma bir miktar sözüdür. Burada score a gazillion goals, konuşanın atmayı planladığı gol sayısını eğlenceli biçimde abartır. Ölçülebilir bir hedefi değil, güçlü bir özgüveni veya heyecanı ifade eder.

Alıştırma

Konuşan score a gazillion goals derken neyi kastediyor?

  1. Çok fazla sayıda kale direği yapmak.
  2. Çok fazla sayıda gol atmak.
  3. Tam olarak bir milyar gol atmak.
Cevabı göster

Çok fazla sayıda gol atmak.

One.

0:45

Bir.

Two.

0:47

İki.

I'm going to talk in gobbledygook. Kelime

0:48

Ben uydurma bir dille konuşacağım.

Kelime

talk in gobbledygook: anlamsız veya kafa karıştırıcı bir dille konuşmak

Gobbledygook, anlamsız ya da anlaşılması çok zor olacak kadar karmaşık bir dil demektir. Talk in gobbledygook ifadesinde in, gobbledygook sözünü kullanılan dil türü olarak gösterir. Burada konuşan, eğlenmek için bilerek anlamsız sesler çıkarmayı planlar; gobbledygook gerçek bir dilin adı değildir. Bu sözcük, jargonla dolu konuşmaları veya yazıları eleştirmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede gobbledygook doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Please translate this sentence from English into gobbledygook.
  2. She is studying gobbledygook as a foreign language.
  3. The instructions were full of gobbledygook, so I couldn't understand them.
Cevabı göster

The instructions were full of gobbledygook, so I couldn't understand them.

Bingly bangly, bibbly bobbly, wibbly wobbly.

0:52

Bingly bangly, bibbly bobbly, wibbly wobbly.

I'm going to be a tiger.

0:57

Ben bir kaplan olacağım.

Roar.

1:00

Kükre.

Roar.

1:01

Kükre.

Roar.

1:02

Kükre.

Roar.

1:03

Kükre.

Hmm.

1:04

Hmm.

I think my New Year's resolution will be to jump in muddy puddles. Notlar

1:05

Sanırım benim yeni yıl kararım çamurlu su birikintilerinde zıplamak olacak.

Dilbilgisi

will be to jump: gelecekteki bir hedefin içeriğini belirtmek

will be to jump ifadesinde will be, kararı onun somut içeriğini veren eyleme bağlar. Kalıp şöyledir: hedef veya görev belirten ifade + will be + to + fiilin yalın hâli: My goal will be to learn. Buradaki to, jump fiilinden önce gelen mastar işaretidir; edat değildir. Aynı kalıp bir hedefin, görevin, rolün ya da sonraki adımın içeriğini belirtebilir.

Alıştırma

Cümleyi will be to ve check fiiliyle tamamlayın: Our next step ____ the schedule.

Cevabı göster

will be to check

Kalıp ifadeler

jump in muddy puddles: çamurlu su birikintilerinin içinde zıplamak

Jump in muddy puddles, sığ ve çamurlu su birikintilerinin içine atlayıp inmek veya içlerinde oynayarak zıplamak ve çoğu zaman su sıçratmak demektir. In, etkinliğin su birikintilerinin içinde gerçekleştiğini; muddy ise suya toprak karıştığını belirtir. Çoğul muddy puddles ifadesi, belirli tek bir su birikintisini değil, genel bir etkinliği anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle çocukların su birikintilerinin içinde zıplayıp oynadığını söylüyor?

  1. The children are jumping over the muddy puddles.
  2. The children are jumping in the muddy puddles.
  3. The children are jumping beside the muddy puddles.
Cevabı göster

The children are jumping in the muddy puddles.

I just have to find some first. Dilbilgisi

1:14

Sadece önce biraz bulmam lazım.

Dilbilgisi

just have to: yalnızca tek bir şey yapmak gerek

Burada just have to, “yalnızca yapmak zorunda olmak” veya “sadece yapması gerek” anlamındadır. Just gerekliliğin kapsamını daraltır: birkaç tane bulmak gerekli olan tek sonraki adım gibi sunulur, bu yüzden iş basit ve yapılabilir görünür. Kalıp just have to + fiilin yalın hâlidir. Bu cümlede just, “az önce” anlamına gelmez; have to ile anlatılan gerekliliği niteler.

Alıştırma

Hangi cümlede just have to, “yalnızca tek bir şey yapmak gerek” anlamındadır?

  1. You just have to press the green button.
  2. You have just pressed the green button.
  3. You had to press the green button just now.
Cevabı göster

You just have to press the green button.

Six.

1:19

Altı.

one.

1:21

Bir.

Nine.

1:23

Dokuz.

Four.

1:24

Dört.

Danny Dog is muddling his numbers and getting very tired. Kelime

1:25

Köpek Danny sayıları karıştırıyor ve çok yoruluyor.

Kelime

muddling his numbers: sayıları birbirine karıştırmak

Muddling his numbers, sayarken sayıları veya sayıların sırasını birbirine karıştırmak demektir. Muddle, yalnızca yanlış yaptığını söylemekten daha belirgindir; bilgilerin zihninde birbirine girdiğini anlatır. Burada muddling, “karıştırmak” anlamındaki muddle fiilinin -ing biçimidir. “Çamurlu” veya “çamurla kirletmek” anlamındaki muddy ile ilgili değildir.

Alıştırma

Bu cümlede muddling her numbers ne anlama gelir? Mia is muddling her numbers as she counts the tickets.

  1. Yazılı sayıların üzerini çamurla kaplıyor.
  2. Sayıları veya sıralarını birbirine karıştırıyor.
  3. Her sayıyı doğru sayıyor.
Cevabı göster

Sayıları veya sıralarını birbirine karıştırıyor.

Boing, boing, boing, boing.

1:29

Zıp, zıp, zıp, zıp.

Roar.

1:32

Kükre.

Candy Cat's roars have given Emily Elephant a fright. Kalıp ifadeler

1:33

Kedi Candy'nin kükremeleri Fil Emily'yi korkuttu.

Kalıp ifadeler

give someone a fright: birini aniden korkutmak

Have given Emily Elephant a fright, give + someone + a fright kalıbını kullanır. Bir şeyin Emily Elephant'ı aniden korkuttuğu veya ürküttüğü anlamına gelir. Fright bir isimdir ve kişiyi belirten söz give ile a fright arasına gelir. Fiil zamana göre give, gave veya have given biçimine dönüşebilir; kalıbın geri kalanı aynı kalır.

Alıştırma

Cümleyi give someone a fright ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The balloon burst behind Leo and ____.

Cevabı göster

gave him a fright

Emily Elephant has lost her space hopper. Dilbilgisi

1:37

Fil Emily zıpzıp topunu kaybetti.

Dilbilgisi

has lost: şimdiki sonuç

Has lost, has + geçmiş zaman ortacı lost ile kurulan present perfect biçimidir. Kaybetme olayının şimdiden önce gerçekleştiğini söyler ve şimdiki sonucu vurgular: zıplama topu hâlâ kayıptır veya şu anda kullanılamamaktadır. Emily Elephant gibi üçüncü tekil şahıs öznelerle has kullanılır. Odak, kaybın ne zaman gerçekleştiği değil, şu anki durumu nasıl etkilediğidir.

Alıştırma

Hangi cümle geçmişteki bir kaybı şu anda da devam eden bir sorunun nedeni olarak sunar?

  1. Maya lost her keys yesterday, but she found them later.
  2. Maya has lost her keys, so she cannot open the door.
  3. Maya loses her keys every week.
Cevabı göster

Maya has lost her keys, so she cannot open the door.

Where are you, muddy puddles?

1:40

Neredesiniz, çamurlu su birikintileri?

Peppa can't find any muddy puddles.

1:45

Peppa hiç çamurlu su birikintisi bulamıyor.

Um oh.

1:48

Hımm oh.

Hmm.

1:51

Hmm.

Can you see any muddy puddles, Suzy? Dilbilgisi

1:52

Hiç çamurlu su birikintisi görüyor musun Suzy?

No, I can't.

1:55

Hayır, görmüyorum.

Dilbilgisi

Can you see any ...? — No, I can't.: soru ve kısa olumsuz cevap

Can you see any + çoğul isim? dinleyenin o türden bir veya daha fazla şey görüp göremediğini sorar. Bu evet-hayır sorusunda any belirli bir sayı bildirmez; herhangi bir şey olup olmadığını açık bırakır. No, I can't. can kullanılan bir soruya verilen kısa olumsuz cevaptır. Özne tekrarlanır ve can olumsuz biçimde kullanılır; ana fiil öbeği zaten anlaşıldığı için söylenmez: No, I can't (see any muddy puddles).

Alıştırma

Any ve can fiilinin kısaltılmış olumsuz biçimiyle tamamlayın: Can you see ____ lights? No, I ____.

Cevabı göster

any · can't

Um I'm mean Muddily, muddily, puddly, puddly.

1:57

Iıı, yani Çamurlu, çamurlu, sulu, sulu.

Roar.

2:03

Kükre.

Everyone is finding their New Year's resolutions quite hard. Dilbilgisi

2:04

Herkes yeni yıl kararlarını oldukça zor buluyor.

Dilbilgisi

finding ... quite hard: find + nesne + sıfat

Burada find + nesne + sıfat, deneyim sonucunda bir kişi veya şeyin belirli bir niteliğe sahip olduğunu düşünmek ya da değerlendirmek anlamına gelir. Nesne their New Year's resolutions, hard ise bu kararları uygulamanın ne kadar zor olduğunu anlatır. Finding burada kararları bulup ortaya çıkarmak anlamına gelmez. Cümle herkesin şu anki deneyimini anlatmak için şimdiki zamanın sürekli biçimi olan is finding yapısını kullandığından find, -ing biçimindedir. Quite burada hard sözcüğünü güçlendirir ve oldukça anlamına gelir.

Alıştırma

Bulmacanın oldukça zor geldiğini anlatmak için find + nesne + sıfat yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. I find this puzzle quite difficulty.
  2. I find quite difficult this puzzle.
  3. I find this puzzle quite difficult.
Cevabı göster

I find this puzzle quite difficult.

What are you all doing?

2:10

Siz hepiniz ne yapıyorsunuz?

We're doing our New Year's reservations. Kelime

2:13

Yeni yıl kararlarımızı uyguluyoruz.

Kelime

New Year's reservations: New Year's resolutions ile karıştırılması

Bu cümlede New Year's reservations, New Year's resolutions ifadesinin çocukça karıştırılmış hâlidir. New Year's resolution, gelecek yıl için belirlenen bir hedef veya verilen bir söz demektir; yanlış kelimenin kullanılması da espriyi oluşturur. Reservation genellikle rezervasyon anlamına gelir. Reservations çoğul hâli ise şüphe veya çekince anlamına da gelebilir. Yeni Yıl hedefi anlamına gelmez.

Alıştırma

Reservation ve New Year's resolutions ifadelerini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. We made a reservation at the restaurant and then discussed our New Year's resolutions.
  2. We reserved our New Year's resolutions at the restaurant.
  3. We made a resolution at the restaurant and then discussed our New Year's reservations.
Cevabı göster

We made a reservation at the restaurant and then discussed our New Year's resolutions.

11 and 12.

2:18

11 ve 12.

Mine is jumping in muddy puddles.

2:20

Benimki çamurlu su birikintilerinde zıplamak.

But I can't find any.

2:23

Ama hiç bulamıyorum.

Ho, ho, ho.

2:26

Ho, ho, ho.

New Year's resolutions aren't about doing these sorts of challenges. Notlar

2:27

Yeni yıl kararları bu tür meydan okumalar yapmakla ilgili değildir.

Kalıp ifadeler

these sorts of challenges: şeyleri türlerine göre gruplamak

Bu cümlede these sorts of challenges, “bu türden zorlu görevler” anlamına gelir. Daha önce sözü edilen etkinlikleri tek tek yeniden adlandırmak yerine türlerine göre birlikte gruplar. Burada sort, “tür” veya “çeşit” anlamına gelen bir isimdir. Sayılabilen çoğul isim kullanılan bu örnekte these ile sorts uyumludur ve challenges da çoğuldur. Bu, sort of ifadesinin “biraz” anlamındaki gündelik kullanımı değildir.

Alıştırma

“this sort of game” ifadesini standart çoğul biçimine çevirerek cümleyi tamamlayın: I don't enjoy ____.

Cevabı göster

these sorts of games

Aren't they? Ton ve niyet

2:32

Değil mi?

Ton ve niyet

Aren't they?: şaşkınlık ve doğrulama isteği

“Aren't they?” olumsuz biçimde kurulmuş bir evet-hayır sorusudur. Burada konuşan kişi, yeni yıl kararlarının bu tür zorlu görevlerle ilgili olduğunu düşünüyordu. Tersini duyunca bu soruyla şaşkınlığını gösterir ve doğrulama ister. they zamiri, çoğul New Year's resolutions ifadesine gönderme yapar. Olumsuz biçim, konuşan kişinin “Yes, they are” yanıtına daha yakın olduğunu düşündürür; ancak gerçek yanıt yine olgulara bağlıdır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “The shops aren't open today.” diyor. Siz onların açık olmasını bekliyordunuz. “Aren't they?” büyük olasılıkla ne ifade eder?

  1. Dükkânları saymaya yönelik sakin bir istek.
  2. Şaşkınlık ve doğrulama isteği.
  3. Dükkânları kapatma talimatı.
Cevabı göster

Şaşkınlık ve doğrulama isteği.

No.

2:34

Hayır.

They're about choosing nice things to do in the next year.

2:35

Gelecek yıl yapılacak güzel şeyleri seçmekle ilgilidir.

Dilbilgisi

aren't about doing ... They're about choosing: odağı düzeltme

X isn't/aren't about doing A. It's/They're about doing B kalıbı önce yanlış bir düşünceyi reddeder, sonra asıl odağı veya amacı belirtir. Burada odak, meydan okumalar yapmaktan gelecek yıl yapılacak güzel şeyleri seçmeye geçer. About bir edattır. Bu nedenle ardından bir eylem geldiğinde genellikle -ing biçimi kullanılır: about doing ve about choosing; about do veya about choose kullanılmaz.

Alıştırma

Not about ...; about ... karşıtlığını tamamlayın: The game is ____ winning; it's ____ having fun.

Cevabı göster

not about · about

Things like helping with the washing up. Kelime

2:39

Bulaşıkları yıkamaya yardım etmek gibi şeyler.

Kelime

helping with the washing up: Britanya İngilizcesinde bulaşık yıkamaya yardım etmek

Britanya İngilizcesinde the washing up, yıkanması gereken tabak, bardak ve çatal bıçakları ya da bunları yıkama işini ifade eder. Bu nedenle helping with the washing up, bu işe yani bulaşık yıkamaya yardım etmek demektir; çamaşır yıkamak veya yıkanmak anlamına gelmez. Help with ifadesinden sonra bir şeyin veya işin adı gelir. Burada the washing up yapılan işin adıdır; helping ise Things like ifadesinden sonra gelen -ing biçimli bir etkinliktir.

Alıştırma

Cümleyi, ‘bulaşıkları yıkamaya yardım etmek’ anlamındaki vurgulanan Britanya İngilizcesi ifadesiyle tamamlayın: After dinner, I usually ____.

Cevabı göster

help with the washing up

Or tidying your room. Kalıp ifadeler

2:42

Veya odanı toplamak.

Kalıp ifadeler

tidying your room: odadaki eşyaları düzene koymak

Tidying your room, odanın düzenli görünmesi için kıyafetleri, kitapları, oyuncakları ve diğer eşyaları doğru yerlerine koymak demektir. Tidy, dağınıklığı kaldırıp eşyaları düzenlemeye odaklanır; yüzeyleri yıkamak veya kiri temizlemek anlamına gelmek zorunda değildir. Tidying, tidy fiilinin -ing biçimidir. Or ifadesinden sonra önceki etkinlik listesini sürdürür; dolayısıyla bütün düşünce Things like ... tidying your room. şeklindedir.

Alıştırma

Kıyafetler ve kitaplar yerinde değil, ancak odada toz veya kir yok. Hangi cümle eşyaları düzene koymayı en kesin biçimde ister?

  1. Please paint your room before your friends arrive.
  2. Please tidy your room before your friends arrive.
  3. Please clean your room before your friends arrive.
Cevabı göster

Please tidy your room before your friends arrive.

Oh.

2:46

Oh.

Phew!

2:49

Pöh!

That sounds much easier than scoring a gazillion goals. Dilbilgisi

2:50

Bu kulağa zilyon tane gol atmaktan çok daha kolay geliyor.

Dilbilgisi

That sounds much easier than...: seçeneklerin ne kadar zor göründüğünü karşılaştırmak

That sounds... yapısında sound, “ses çıkarmak” değil, “az önce duyulanlara göre ... gibi görünmek” anlamında bir bağ fiilidir. Konuşan kişi, bir fikri duyduğu açıklamaya dayanarak değerlendirir. Yapı sound + karşılaştırma sıfatı + than şeklindedir. Burada easier than iki işi karşılaştırır; much ise easier ifadesini güçlendirerek farkın küçük değil, büyük olduğunu gösterir. Bu kalıp planları, önerileri veya görevleri karşılaştırmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Sounds kullanarak ve “çok daha kolay” anlamını vererek cümleyi tamamlayın: Taking the train ____ driving in rush-hour traffic.

Cevabı göster

sounds much easier than

Speak for yourself. Deyimler

2:56

Kendi adına konuş.

Deyimler

Speak for yourself.: sizin adınıza söylenen bir görüşü reddetmek

Speak for yourself. “Bu senin için doğru olabilir ama benim için değil” anlamına gelen kalıplaşmış bir yanıttır. Birisi kişisel bir duygu veya görüşü başkaları da paylaşıyormuş gibi sunduğunda buna karşı çıkmak için kullanılır. Burada gerçek anlamıyla kişinin kendi adına konuşmasını isteyen bir talimat değildir. Konuşmada, yanıt veren kişinin konumunu diğer kişinin iddiasından ayırır ve şakacı, meydan okuyan veya kızgın bir tonda söylenebilir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “We all hate rainy days” diyor, ancak siz yağmuru seviyorsunuz. Hangi yanıt doğrudan “Beni bu görüşe dahil etme” anlamına gelir?

  1. That's true for everyone.
  2. Speak for yourself.
  3. I agree with you.
Cevabı göster

Speak for yourself.

101.

2:58

101.

Ho, ho, ho.

3:01

Ho, ho, ho.