Kas sisteminiz nasıl çalışır - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: İskelet, kalp ve düz kasların farklı lifler, kasılma biçimleri ve sinir sistemi denetimi aracılığıyla hareket ve dengeyi nasıl sağladığını; dolaşımı, sindirimi ve vücut ısısını koruyan ısı üretimini nasıl desteklediğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Each time — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Tekrarlanan bir durumu zaman yan cümlesiyle sunmayı ve ardından her defasında düzenli olarak ortaya çıkan sonucu belirtmeyi öğrenin. Bu kalıp yinelenen biyolojik süreçleri ve gündelik alışkanlıkları anlatmak için kullanılabilir. 2. slow-twitch and fast-twitch. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Kas liflerini adlandıran iki birleşik bilimsel terimi ayırt edin: ilki dayanıklılık ve uzun süreli etkinlikle, ikincisi hızlı tepki, yüksek güç ve daha çabuk yorulmayla ilişkilidir. 3. may be largely invisible to us, but it — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Önce bir sistemin genellikle fark edilmediğini kabul eden, ardından yaygın etkisini vurgulayan sonuç karşıtlığını tanıyın. Bu yapıyı görünmeyen süreçlerin önemini abartmadan etkili biçimde özetlemek için kullanabilirsiniz.
Bu derste
Each time: tekrarlanan zaman koşulu
Each time, tekrarlanan bir durumu anlatan zaman cümleciğini başlatır: o cümlecikteki olay her gerçekleştiğinde ana cümledeki sonuç da gerçekleşir. Bu cümlede her adım, kasların ne yaptığını açıklayan tekrarlanan tetikleyicidir. Yaygın yapı each time + özne + fiil şeklindedir ve bunun ardından ana cümle gelir. Bu ifade, tekrarlanan olayları birbirine bağlar; tek bir olayı anlatan sıradan bir isim öbeği değildir.
Alıştırma
Tekrarlanan bir zaman koşuluna uyan ifadeyi seçin: ____ the bell rings, the dog runs to the door.
- Each time
- For the first time
- At one time
Cevabı göster
Each time
200 muscles work in unison to lift your foot, Notlar
0:08200 kas ayağınızı kaldırmak için uyum içinde çalışır,
work in unison: koordineli hareket
work in unison, farklı parçaların hareket zamanlarını koordine ederek birlikte çalışması ve tek bir sistem gibi işlev görmesi demektir. Bu cümlede ifade, kasların ayağı kaldırma hareketini nasıl oluşturduğunu açıklar. Sabit ifade work in unison şeklindedir: work eylemi, in unison ise ortak zamanlamayı ve koordinasyonu anlatır. Kasların yalnızca aynı anda çalıştığını söylemekten daha kesin bir ifadedir.
Alıştırma
En kesin ifadeyi seçin: For the robot to move smoothly, its gears must ____.
- work at different times
- work separately
- work in unison
Cevabı göster
work in unison
lift..., propel... ve set...: to'yu paylaşan paralel fiiller
Bu dizide lift, propel ve set, birbirine paralel biçimde bağlanan üç yalın fiildir. Baştaki to bütün diziyi kapsar: to lift..., (to) propel... ve (to) set.... Üç fiili de aynı biçimde tutmak, eylem zincirini paralel ve kolay izlenir hâle getirir. Tek bir amaç veya yönerge sırayla yapılan birkaç eylem içerdiğinde bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede ilk to'yu paylaşan üç paralel yalın fiil kullanılmıştır?
- The robot is designed to lifting the box, carry it across the room, and set it down.
- The robot is designed to lift the box, carry it across the room, and set it down.
- The robot is designed to lift the box, carrying it across the room, and set it down.
Cevabı göster
The robot is designed to lift the box, carry it across the room, and set it down.
It's just one of the many thousands of tasks performed by the muscular system. Dilbilgisi
0:15Bu, kas sistemi tarafından yerine getirilen binlerce görevden sadece biridir.
one of the many thousands of: çok büyük bir gruptaki tek bir öğe
Temel kalıp one of + çoğul bir isim öbeğidir ve bir grubun tek bir üyesini belirtir. Buradaki çoğul grup the many thousands of tasks ifadesidir; many thousands of grubun son derece büyük olduğunu vurgular. Grubu adlandıran son isim çoğuldur: tasks. Tekillik anlamı one sözcüğünden gelir; tasks ise büyük gruptaki bütün üyeleri adlandırır.
Alıştırma
Hangi cümlede çok büyük bir grubun tek bir üyesini anlatmak için one of + çoğul isim öbeği doğru kullanılmıştır?
- This is one of the many thousand of signals recorded each day.
- This is one of the many thousands of signals recorded each day.
- This is one of the many thousands of signal recorded each day.
Cevabı göster
This is one of the many thousands of signals recorded each day.
tasks performed by...: kısaltılmış edilgen geçmiş zaman ortaç niteleyicisi
performed by the muscular system, tasks sözcüğünden sonra gelir ve hangi görevlerden söz edildiğini açıklar. tasks eylemden etkilenen taraftır: bu görevleri kas sistemi gerçekleştirir. Bu yapı, tasks that are performed by the muscular system ifadesinin kısaltılmış biçimidir. İsim öbeğinin bir parçasıdır, yeni bir ana fiil değildir; ana cümlenin iskeleti It's just one of the many thousands of tasks şeklindedir.
Alıştırma
Yerel sanatçıların aletleri yaptığını anlatmak için cümleyi doğru tamamlayan seçeneği bulun: The museum displayed several tools ____.
- making local artists
- made by local artists
- were made by local artists
Cevabı göster
made by local artists
This network of over 650 muscles covers the body
0:20650'den fazla kastan oluşan bu ağ vücudu kaplar
is the reason we can...: bir nedeni yetenekle ilişkilendirmek
is the reason we can..., öznenin bir yeteneğin veya sonucun neden mümkün olduğunu açıkladığını belirtir. Burada kas ağı; göz kırpmayı, gülümsemeyi, koşmayı, zıplamayı ve dik durmayı mümkün kılan şey olarak sunulur. reason sözcüğünden sonra we can... yan cümlesi gelir. the reason that we can... biçimi de kullanılabilir; that çoğu zaman atılır. Yan cümlenin içinde normal bildirme cümlesi sırasını koruyun: we can kullanılır, can we kullanılmaz.
Alıştırma
Yedek bataryanın çalışmaya devam etmeyi mümkün kıldığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The backup battery is the reason we keeping working during an outage.
- The backup battery is the reason can we keep working during an outage.
- The backup battery is the reason we can keep working during an outage.
Cevabı göster
The backup battery is the reason we can keep working during an outage.
It's even responsible for the heart's dependable thump. Notlar
0:31Hatta kalbin güvenilir atışından bile sorumludur.
responsible for: bir sonuca neden olmak
Bu cümlede be responsible for, bir görevden sorumlu olmak değil, bir şeye neden olmak veya onun oluşmasına katkıda bulunmak anlamındadır. İfade, bir nedeni ya da mekanizmayı kalbin düzenli atışıyla ilişkilendirir. Kalıp be responsible for + isim veya -ing biçimidir. Burada for, sonucu tanıtır: the heart's dependable thump.
Alıştırma
Cümleyi ‘neden olmak’ anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The motor is ____ moving the belt.
Cevabı göster
responsible for
the heart's dependable thump: kalp atışının canlı bir anlatımı
Thump, ağır ve belirgin bir vuruşu ve bu vuruşun çıkardığı sesi ya da yarattığı hissi canlı biçimde anlatan bir sözcüktür. Kalp için kullanıldığında okuyucunun her atışı neredeyse duymasını veya hissetmesini sağlar. Dependable, atışın düzenli ve güvenilir biçimde sürdüğünü anlatır. The heart's dependable thump ifadesi, normal bir vücut işlevini somut bir ritme dönüştürür; kalbin tehlikeli derecede yüksek sesle attığını ileri sürmez.
Alıştırma
The heart's dependable thump ifadesinde thump neyi anlatır?
- göğüste ani bir ağrı
- düzenli ve belirgin bir kalp atışı
- nefes almada kısa bir duraklama
Cevabı göster
düzenli ve belirgin bir kalp atışı
First, what exactly is ...?: ilk konuyu tanıtmak
First, bunun sıralı bir açıklamadaki ilk konu olduğunu gösterir. Ardından gelen soru, konuşmacının sırada neyi açıklayacağını dinleyiciye bildirir. what exactly is ...? yapısında exactly, açık ve kesin bir tanım isteğini güçlendirir; sayısal bir değer sormaz. First, what exactly is ...? kalıbı bir derste, sunumda veya açıklayıcı videoda ilk tanım sorusunu doğrudan açmak için kullanılabilir.
Alıştırma
İlk konuyu kesin bir tanım sorarak en doğal biçimde tanıtan cümle hangisidir?
- What energy first is renewable exactly?
- First, what exactly is renewable energy?
- Renewable energy was first exactly.
Cevabı göster
First, what exactly is renewable energy?
made up of: bir bütünü oluşturan parçaları belirtmek
be made up of, “-den oluşmak” anlamına gelir: önce bir bütünü sunar, sonra bu bütünü oluşturan parçaları adlandırır. Cümlede it kas sistemini, three main muscle types ise onun parçalarını ifade eder. Kalıp bütün + be fiilinin uygun biçimi + made up of + parçalar şeklindedir. be fiilini özneye göre değiştirin: is made up of, are made up of vb. Burada made up of tek bir birim olarak çalışır ve make fiilinin sıradan anlamını taşımaz.
Alıştırma
Cümleyi be made up of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The committee ____ five members.
Cevabı göster
is made up of
which attaches via tendons to our bones, Kalıp ifadeler
0:43kemiklerimize tendonlar aracılığıyla bağlanan,
attaches via ... to ...: bağlantı aracını ve hedefini belirtme
Attaches to, bir bağlantıyı ve bu bağlantının hedefini belirtir. Bu cümlede to our bones, öznenin neye bağlandığını gösterir. Via tendons, bağlantının hangi yapı aracılığıyla kurulduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp X attaches via A to B şeklindedir: “X, A aracılığıyla B’ye bağlanır.” Burada via bir yeri değil, “aracılığıyla” veya “yoluyla” anlamını taşır.
Alıştırma
Cümleyi etkin yapıdaki attach via A to B kalıbıyla tamamlayın: The sensor ____ a cable ____ the main unit.
Cevabı göster
attaches via · to
is only found in ...: bir şeyin bulunduğu yeri sınırlama
Is found in, find fiilinin edilgen bir biçimidir. Tanımlarda ve bilimsel açıklamalarda çoğu zaman birinin etkin biçimde arama yaptığını değil, “bir yerde bulunur veya görülür” anlamını taşır. Only, yer kapsamını sınırlar. Is only found in the heart, söz konusu şeyin kalpte bulunduğu ve başka hiçbir yerde bulunmadığı anlamına gelir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp X is only found in + yer şeklindedir.
Alıştırma
Bu hücrenin kökler dışında hiçbir yerde bulunmadığını edilgen bir yapıyla doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- This cell is only found in the roots.
- This cell is only finding in the roots.
- This cell only finds in the roots.
Cevabı göster
This cell is only found in the roots.
which lines the blood vessels: fiil olarak line
which lines the blood vessels ifadesinde line, “bir şeyin iç yüzeyini kaplamak veya oluşturmak” anlamında bir fiildir. Düz kasın kan damarlarına göre nerede bulunduğunu anlatır. İlgi zamiri which, smooth muscle ifadesine döner ve lines fiilinin öznesidir. Sondaki -s, lines sözcüğünün geniş zamanda üçüncü tekil şahıs fiili olduğunu gösterir; yani burada “çizgiler” veya “sıralar” anlamındaki çoğul isim değildir.
Alıştırma
“A protective fabric lines the inside of the case.” İngilizce cümlesinde lines ne anlama gelir?
- dış kenarı ölçer
- iç yüzeyi kaplar veya oluşturur
- düz çizgiler çizer
Cevabı göster
iç yüzeyi kaplar veya oluşturur
also known as: başka bir adı tanıtmak
Also known as, aynı kişi, şey veya fikir için kullanılan başka bir adı tanıtır. Burada fibers, cells için kullanılan başka bir ad olarak verilir. Bu ifade bir isimden sonra geldiğinde ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimi olabilir: cells, also known as fibers, cells, which are also known as fibers anlamına gelir. Tam yapı olan A is also known as B de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “başka bir adı da vardır” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The aurora borealis is ____ the northern lights.
Cevabı göster
also known as
bundled tightly together: sıkı bir demet oluşturmak
Bundled, birkaç parçanın bir araya getirilip bir demet hâlinde tutulduğunu belirtir. Tightly parçaların birbirine çok yakın olduğunu, together ise tek bir grup oluşturduklarını vurgular. Burada bundled, bir durumu anlatan geçmiş zaman ortacıdır. İfade, hücre veya lif gibi ayrı parçaların dağınık değil, sıkı bir demet hâlinde düzenlendiği görüntüsünü verir.
Alıştırma
Cümleyi sıkı bir demet hâlinde tutulmuş anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The tent poles were ____ for transport.
Cevabı göster
bundled tightly together
These bundles receive signals from the nervous system Kalıp ifadeler
1:03Bu demetler sinir sisteminden sinyaller alır
receive signals from the nervous system: alıcı ve kaynak
Receive signals from, bir şeyin bir kaynaktan gelen sinyalleri aldığını belirtir. Alıcı öznedir, signals alınan şeyi, from ise kaynağı gösterir. Bu cümlede alıcı these bundles, kaynak ise the nervous system ifadesidir. Aynı kalıp bilim ve teknolojide de kullanılır: alıcı + receive/receives signals from + kaynak.
Alıştırma
Cümleyi receive signals from ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The robot ____ its remote controller.
Cevabı göster
receives signals from
in turn: neden-sonuç zincirindeki sonraki sonucu gösterme
Burada in turn, neden-sonuç zincirindeki bir sonraki halkayı gösterir. Liflerin kasılması bir sonuç olarak sunulur ve bu sonuç daha sonra kuvvet ve hareket üretir. Bu ifade bilgiyi düzenler: Önceki düşüncenin bir sonraki sonucun nedeni olarak anlaşılması gerektiğini gösterir. Bu kullanımda insanların sırayla hareket etmesi anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir sonucun diğerine yol açtığını gösteren ifadeyi seçin: Better insulation lowers energy use, which ____ reduces monthly bills.
- by chance
- in return
- in turn
Cevabı göster
in turn
This produces almost all the movements we make.
1:11Bu, yaptığımız hareketlerin neredeyse tamamını üretir.
Some of the only parts of the body whose motions aren't governed by the muscular system Dilbilgisi
1:14Vücutta hareketleri kas sistemi tarafından yönetilmeyen tek kısımlardan bazıları
whose motions aren't governed by...: aitlik ilişkisi ve edilgen yapı
Whose motions aren't governed by the muscular system ilgi cümleciği, parts of the body ifadesini niteler. Whose, bu bölümler ile onların motions sözcüğü arasında aitlik ilişkisi kurar: Hareketler o vücut bölümlerine aittir. Whose yalnızca insanlar için değil, nesneler için de kullanılabilir. Aren't governed by edilgen bir yapıdır: Hareketler kas sistemi tarafından kontrol edilmez. İlgi cümleciğinin tamamı, cümlenin hangi vücut bölümlerinden söz ettiğini belirler.
Alıştırma
Dil bilgisi açısından doğru ilgi cümleciğini seçin: The museum displayed a clock ____.
- who hands were moved by a hidden motor
- whose hands were moved by a hidden motor
- which its hands were moved by a hidden motor
Cevabı göster
whose hands were moved by a hidden motor
hair-like cilia: benzerlik anlatan isim + -like yapısı
hair-like cilia ifadesinde hair-like, saça benzeyen veya küçük tüyler biçiminde anlamına gelen birleşik bir sıfattır. cilia sözcüğünü niteler ve tanıdık bir nesneden yararlanarak bilinmeyen bir bilim terimini gözde canlandırmaya yardımcı olur. Tekrar kullanılabilen kalıp isim + -like biçimindedir. Benzer bir şekli, görünüşü veya özelliği anlatmak için bir isimden önce kullanılır; bu konumda kısa çizgi, leaf-like wings örneğinde olduğu gibi birleşik yapıyı belirginleştirir.
Alıştırma
Kıla benzeyen yapılar anlamını vermek için isim + -like kalıbını doğal biçimde kullanan ifade hangisidir?
- hair-like structures
- like-hair structures
- hair-liking structures
Cevabı göster
hair-like structures
Muscle contraction can be split into three main types: Kalıp ifadeler
1:25Kas kasılması üç ana türe ayrılabilir:
can be split into: bir sınıflandırmayı sunmak
Can be split into, bir bütünün adlandırılmış birkaç türe, aşamaya, bölüme veya parçaya ayrılabileceğini belirtir. Özne bütündür; into ise ayırma sonucunda ortaya çıkan kısımları tanıtır. Yapı modal can + edilgen be split + into biçimindedir. Burada muscle contraction sınıflandırılan konudur; three main types ise sınıflandırmanın kaç kategori oluşturduğunu belirtir.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyle edilgen ayırma yapısını tamamlayın: The report ____ five sections.
Cevabı göster
can be split into
shortening muscle fibers and lengthening them: paralel -ing öbekleri
shortening muscle fibers and lengthening them dizisinde and ile bağlanan iki paralel -ing öbeği vardır. Her öbek bir süreci adlandırır: lifleri kısaltmak ve aynı lifleri uzatmak. them, muscle fibers ifadesine gönderme yaptığı için isim tekrar edilmez. Bu cümlede iki öbek virgüllerle ayrılır ve the first two ifadesinin tam olarak ne olduğunu açıklar. Açıklayıcı metinlerde süreçleri tanımlamak veya sıralamak için paralel -ing öbekleri sıkça bu şekilde kullanılır. and bağlacının iki yanında da aynı dil bilgisi biçimini koruyun.
Alıştırma
Hangi cümle, the two tasks ifadesinin neleri anlattığını açıklamak için iki paralel -ing öbeğini doğru kullanır?
- The two tasks, collecting the samples and label them, take an hour.
- The two tasks, collect the samples and labeling them, take an hour.
- The two tasks, collecting the samples and labeling them, take an hour.
Cevabı göster
The two tasks, collecting the samples and labeling them, take an hour.
generate opposing forces: bilimsel bir eşdizim
generate opposing forces, “zıt yönlerde etki eden veya birbirine karşı koyan fiziksel kuvvetler üretmek” anlamına gelir. generate fiildir, forces itme ya da çekme kuvvetlerini belirtir, opposing ise bu kuvvetler arasındaki ilişkiyi anlatır. Bu fiil-ad birleşimi, bir sistemin parçalarının fiziksel bir etkiyi nasıl ürettiğini anlatan bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle, iki kablonun birbirine karşı etki eden fiziksel kuvvetler ürettiğini doğal biçimde anlatır?
- The two cables generate opposition forces.
- The two cables generate opposing powers.
- The two cables generate opposing forces.
Cevabı göster
The two cables generate opposing forces.
So the biceps will shorten while the triceps will lengthen or relax, Dilbilgisi
1:34Böylece, biceps kısalırken triceps uzar veya gevşer,
will shorten while ... will lengthen: while ile eş zamanlı değişimleri karşılaştırma
Burada while, aynı anda gerçekleşen ama zıt yönlerde ilerleyen iki değişimi birbirine bağlar: bir kas kısalırken diğeri uzar. Bu kullanımda while, “aynı anda ve karşıtlık içinde” anlamına gelir. A changes while B changes kalıbı, birbiriyle ilişkili süreçleri karşılaştıran açıklamalarda sık kullanılır. While hem zaman ilişkisini hem de karşıtlığı düzenler; ilk değişimin ikinciyi beklediği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle aynı anda gerçekleşen iki zıt değişimi açıkça anlatır?
- The front muscle shortens because the back muscle lengthens.
- The front muscle shortens while the back muscle lengthens.
- The front muscle shortens after the back muscle lengthens.
Cevabı göster
The front muscle shortens while the back muscle lengthens.
pulling up the arm and making it bend at the elbow. Dilbilgisi
1:38kolu yukarı çeker ve dirsekten bükülmesini sağlar.
making it bend: make + nesne + fiilin yalın hâli
making it bend ifadesinde make, “bir şeyin gerçekleşmesine neden olmak” anlamındadır. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir: it, the arm ifadesine gönderme yapar; bend ise gerçekleşmesi sağlanan hareketi belirtir. İfadenin tamamı “kolun bükülmesini sağlamak” demektir. Nesneden sonra fiilin yalın hâlini kullanın: make it bend doğrudur; make it to bend veya make it bends denmez. Making, pulling ile eş görevli olduğu için -ing alır, ancak ettirgen yapının içindeki bend yalın hâlde kalır.
Alıştırma
Cümleyi make, the balloon ve rise ile tamamlayın. Gerektiği şekilde yalnızca make sözcüğünü değiştirin: The warm air ____.
Cevabı göster
makes the balloon rise
This allows us to, say, ...: bir sonucu örneğe bağlamak
Bu cümlede This, hemen önce açıklanan mekanizmaya veya fikre gönderme yapar. allow + kişi + to + fiil yapısı, bu mekanizmanın neyi mümkün kıldığını sunar. Burada say, virgüller arasına giren bir ara sözdür ve konuşmak anlamına değil, örneğin ya da diyelim anlamına gelir. İfade bir bütün olarak dinleyiciyi soyut bir açıklamadan somut bir örneğe taşır.
Alıştırma
Bu cümlede say ne işe yarar: “This setting allows us to, say, save battery power.”?
- Birinin söylediği sözleri aynen aktarır.
- Olası bir örnek sunar.
- Ayarın konuşma izni verdiğini belirtir.
Cevabı göster
Olası bir örnek sunar.
pick up: bir şeyi bulunduğu yüzeyden kaldırmak
Burada pick up, bir kitabı bir yüzeyden veya daha alçak bir konumdan kaldırmak ya da almak anlamına gelen bir öbek fiildir. İki sözcüğü tek bir fiil birimi olarak düşünün. Bu öbek fiil ayrılabilir. Nesne bir isim olduğunda hem pick up the book hem de pick the book up kullanılabilir. Nesne bir zamir olduğunda onu ortaya koyun: pick it up denir, pick up it denmez.
Alıştırma
pick up kullanın ve cümleyi tamamlamak için the toy yerine bir zamir getirin: The toy is on the floor. Please ____.
Cevabı göster
pick it up
if the muscle relationship is reversed: koşul ve edilgen biçim
Burada if, ana cümledeki yönergenin geçerli olup olmadığını belirleyen koşulu getirir. Yönerge yalnızca kaslar arasındaki ilişki karşıt düzene çevrildiğinde geçerlidir. is reversed, be + geçmiş zaman ortacı ile kurulan edilgen biçimdir. İlişkiyi kimin ya da neyin tersine çevirdiğine değil, relationship sözcüğüne ve ilişkinin değişmiş durumuna odaklanır. Bu kalıp, ardından sonuç gelecek şekilde if + özne + be + geçmiş zaman ortacı olarak başka durumlara aktarılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, koşul vermek için if sözcüğünü ve reverse fiilinin edilgen biçimini doğru kullanır?
- If the order reverses by someone, the final step comes first.
- If the order be reversed, the final step comes first.
- If the order is reversed, the final step comes first.
Cevabı göster
If the order is reversed, the final step comes first.
put it down: anlamı ve zamirin konumu
Burada put it down, “nesneyi elinizden ya da yüksekteki bir konumdan daha alçak ve sabit bir yere taşımak” anlamına gelir. Put down tek bir phrasal verb gibi çalışır; it ise nesneyi belirtir. Put down ayrılabilen bir phrasal verbdür. Nesne it gibi bir zamirse zamiri put ile down arasına getirin: put it down; put down it demeyin. Nesne bir isimse hem put the book down hem de put down the book kullanılabilir.
Alıştırma
put down ifadesini kullanın ve zamiri doğru konuma yerleştirin: This box is too heavy, so ____ carefully.
Cevabı göster
put it down
This complementary partnership exists throughout the muscular system. Kelime
1:49Bu tamamlayıcı ortaklık tüm kas sisteminde mevcuttur.
This complementary partnership: bu tamamlayıcı ortaklık
This complementary partnership, farklı görevleri birbiriyle uyumlu olan iki kası ortaklar gibi gösterir. Complementary, her birinin diğerinde olmayan bir işlevi sağladığı ve böylece sistemi birlikte çalıştırdıkları anlamına gelir. This, hemen önce açıklanan ilişkiye gönderme yapar. Partnership, insan ilişkisine dayanan bir benzetmedir; kasların düşündüğünü veya iş birliği yapmayı seçtiğini söylemez. Bu anlatım biyolojik bir mekanizmayı gözde canlandırmayı kolaylaştırır ve işlevleri farklı olduğu için birlikte daha iyi çalışan başka parçaları, sistemleri veya fikirleri de anlatabilir.
Alıştırma
Hangi durum complementary partnership kavramını en iyi gösterir?
- Birbirinin aynısı iki saat aynı zamanı gösterir, ancak yalnızca birine ihtiyaç vardır.
- İki ekip birbirinden bilgi saklar ve zıt hedefler için çalışır.
- Bir sensör sıcaklığı ölçer ve bir kontrol cihazı bu bilgiyi ısıtıcıyı ayarlamak için kullanır.
Cevabı göster
Bir sensör sıcaklığı ölçer ve bir kontrol cihazı bu bilgiyi ısıtıcıyı ayarlamak için kullanır.
The third type of contraction creates a stabilizing force. Kalıp ifadeler
1:54Üçüncü tür kasılma ise dengeleyici bir kuvvet yaratır.
creates a stabilizing force: dengeleyici bir kuvvet oluşturur
Creates a stabilizing force, bir şeyi sabit tutmaya yarayan bir kuvvet üretmek anlamına gelir. Bilimsel anlatımda create veya generate + a force, kuvveti bir sürecin sonucu olarak gösterir; burada bu süreç bir kasılma türüdür. Stabilizing, işlev veya etki bildiren bir -ing sıfatıdır. Kuvvetin kendisinin değişmeden kaldığı anlamına gelmez; kuvvetin bir vücut bölümünün istenmeyen harekete direnmesine ya da konumunu korumasına yardımcı olduğunu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, 'bir şeyi sabit tutan bir kuvvet üretir' anlamındaki ders ifadesiyle tamamla: The cross-brace ____.
Cevabı göster
creates a stabilizing force
In these cases: daha önce belirtilen bir grup duruma gönderme
“In these cases”, hemen önce sözü edilen iki veya daha fazla duruma ya da örneğe gönderme yapar. Burada, ardından gelen açıklamanın kapsamını belirler: bir sonraki ifade bu durumlar için geçerlidir. Cümlenin başında kullanıldığında, bir kategoriyi onun ayrıntılarına veya sonucuna bağlar. “These” önceki bilgiye işaret eder; bu yüzden okuyucu hangi durumların kastedildiğini anlayabilmelidir.
Alıştırma
Okuyun: Some batteries lose power quickly in very cold weather. In these cases, keep a spare battery warm. In these cases neye gönderme yapıyor?
- Yedek pili sıcak tutma eylemi.
- Pil içeren bütün durumlar.
- Pillerin çok soğuk havada enerjisini hızla kaybettiği durumlar.
Cevabı göster
Pillerin çok soğuk havada enerjisini hızla kaybettiği durumlar.
don't change in length: aynı kalan ölçüm boyutunu belirtme
“Don't change in length”, kas liflerinin uzamadığı veya kısalmadığı anlamına gelir. “Don't”, “change” fiilini olumsuz yaparken “in length” ölçülen boyutun uzunluk olduğunu belirtir. change in + ölçüm veya özellik kalıbı, değişen yönü belirtir. Örneğin change in size, change in shape veya change in temperature denebilir. Özne tekil olduğunda doesn't change in length kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “aynı uzunlukta kalmak” anlamındaki dört kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: During the test, the two cables ____, even though their tension rises.
Cevabı göster
don't change in length
but instead: beklenen sonucun yerine gerçek sonucu getirmek
But instead, daha önceki bir olasılık ya da beklenen sonuç yerine gerçekte olanı tanıtır. But karşıtlığı gösterir; instead ise bir durumun diğerinin yerini aldığını açıkça belirtir. Burada dikkati reddedilen olasılıktan gerçek sonuca, yani kasları sert durumda tutmaya yöneltir. Yaygın kalıp not A, but instead B şeklindedir; ancak olumsuz bölüm önceki bir yan cümlede veya cümlede bulunabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, beklenen bir sonucun yerine gerçekte olanı getirmek için but instead kullanıyor?
- The new setting saved energy and also used more power.
- The new setting did not save energy but instead used more power.
- The new setting used more power because it saved energy.
Cevabı göster
The new setting did not save energy but instead used more power.
keep the muscles rigid: keep + nesne + sıfat
keep + nesne + sıfat yapısı, birinin veya bir şeyin belirli bir durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. keep the muscles rigid ifadesinde the muscles nesnedir; rigid ise devam eden durumu açıklar. Bu yapı pek çok sıfatla kullanılabilir: keep the room warm, keep the door closed ve keep it simple. Sıfat, nesne tamamlayıcısıdır; eylemin nasıl yapıldığını değil, nesnenin durumunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi keep + nesne + sıfat yapısını ve parantez içindeki sözcükleri kullanarak tamamlayın: During the trip, the insulated bag will ____. (the drinks / cold)
Cevabı göster
keep the drinks cold
lean against a wall: duvara yaslanmak
Lean against a wall, vücudu duvara yaslayıp duvarın ağırlığın bir kısmını desteklemesini sağlamak demektir. Bu cümlede lean vücudun duruşunu veya hareketini, against ise temas edilen ve destek olarak kullanılan yüzeyi belirtir. Bu ifade yalnızca insanlar için değil, merdiven gibi nesneler için de kullanılır. Temel fikir, kişinin veya nesnenin onu destekleyen bir yüzeyle temas etmesidir.
Alıştırma
Hangi cümle bir kişinin fiziksel destek almak için duvara yaslandığını açıkça anlatır?
- After the race, Ben leaned on his coach for advice.
- After the race, Ben leaned against the wall.
- After the race, Ben leaned over the wall to look down.
Cevabı göster
After the race, Ben leaned against the wall.
It also maintains our posture by holding us upright. Notlar
2:08Ayrıca bizi dik tutarak duruşumuzu da korur.
also maintains our posture: duruşumuzu da korur
Also maintains our posture, vücudu dik ve düzgün hizalanmış durumda tutmaya da yardımcı olmak demektir. Burada maintain geçişli bir fiildir: özne bir durumun devam etmesini sağlar ve our posture korunan durumu belirtir. Also, daha önce söylenen bir işleve başka bir işlev ekler. By holding us upright ise bu işlevin nasıl gerçekleştiğini açıklar. Bilimsel veya sağlıkla ilgili açıklamalarda maintain, günlük keep sözcüğünden daha kesin ve resmî bir tınıya sahiptir.
Alıştırma
Hangi cümlede maintain, var olan bir duruşu sabit tutmak anlamında kullanılmıştır?
- These exercises help change your posture.
- These exercises help improve your posture.
- These exercises help maintain good posture.
Cevabı göster
These exercises help maintain good posture.
by holding us upright: yöntemi göstermek için by + -ing kullanımı
by holding us upright edat öbeği, kasların duruşu nasıl koruduğunu açıklar. by + fiilin -ing biçimi, önceki sonuca ulaşmak için kullanılan eylemi veya yöntemi belirtir. hold us upright ifadesinde hold “bir durumda tutmak”, upright ise us sözcüğünün içinde tutulduğu durumu anlatan bir sıfattır: Kaslar vücudu dik konumda tutar.
Alıştırma
Yöntemi belirtmek için parantezdeki fiilin -ing biçimiyle cümleyi tamamlayın: The device saves energy by ____ itself off automatically. (turn)
Cevabı göster
turning
Skeletal muscles form the bulk of the muscular system, Kalıp ifadeler
2:13İskelet kasları kas sisteminin büyük kısmını oluşturur,
form the bulk of ...: bir şeyin büyük bölümünü oluşturmak
Form the bulk of, “bir şeyin en büyük veya ana bölümünü oluşturmak” anlamına gelir. Burada skeletal muscles parçaları, the muscular system ise bu parçaların büyük ölçüde oluşturduğu bütünü belirtir. The bulk of kesin bir yüzdeyi değil, büyük bir çoğunluğu veya ana payı ifade eder. form the bulk of the muscular system tam öbeğinde muscular, ardından gelen system adını niteler.
Alıştırma
Küçük işletmelerin yerel ekonominin büyük bölümünü oluşturduğunu hangi cümle doğru ifade eder?
- Small businesses consist mainly of the local economy.
- Small businesses form the bulk of the local economy.
- The local economy forms the bulk of small businesses.
Cevabı göster
Small businesses form the bulk of the local economy.
make up about 30 to 40% of the body's weight, Öbek fiiller
2:16vücut ağırlığının yaklaşık %30 ila 40'ını meydana getirir,
make up about 30 to 40%: bir oranı ifade etmek
Bu cümlede make up, “oluşturmak” veya “bir bütünün belli bir bölümünü teşkil etmek” anlamındadır. Daha önce belirtilen özne, vücut ağırlığının yaklaşık %30 ila %40'ını oluşturur; burada make up “uydurmak” demek değildir. Tekrar kullanılabilen kalıp A makes up about X% of B şeklindedir. A parçayı, B bütünü gösterir; about tahmin belirtir, X to Y% ise bir aralık gösterir. A çoğulsa makes up değil make up kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi make up about ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Science books ____ 30% of the books on this shelf.
Cevabı göster
make up about
may be less so: so ile önceki bir durumun yerini tutmak
may be less so ifadesindeki so, hemen önce belirtilen sıfatın veya durumun yerine geçer; burada familiar sözcüğünü temsil eder. Bu nedenle cümle, diğerlerinin daha az tanıdık olabileceği anlamına gelir. Bu kullanım sıfatın tekrarlanmasını önler. be less so kalıbı, “o özelliğe daha düşük derecede sahip olmak” demektir; bu yapıda so, “bu nedenle” anlamına gelmez.
Alıştırma
popular sözcüğünü tekrarlamamak için be less so kullanın: This game is popular with teens, but the older version may ____.
Cevabı göster
be less so
a 1 mm long tissue fragment called the stapedius that's nestled deep inside the ear. Kalıp ifadeler
2:34kulağın derinliklerine yuvalanmış stapedius adlı 1 mm uzunluğundaki bir doku parçası gibi.
that's nestled deep inside the ...: iç kısmın derinlerinde bulunan
Burada that's, that is ifadesinin kısaltmasıdır ve the stapedius sözünü niteleyen bir ilgi cümleciği başlatır. Bu cümlecik, küçük yapının nerede olduğunu söyler: kulağın oldukça derin bir bölümündedir. Be nestled deep inside, be located inside ifadesinden daha canlıdır. Nestled, küçük bir şeyin çevresindeki yapının içine sıkıca veya güvenli biçimde yerleştiğini düşündürür; deep inside ise dış kısımdan uzak ya da görülmesi zor olduğunu vurgular.
Alıştırma
“İç kısmın derinlerinde bulunan” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The emergency sensor is ____ the wall.
Cevabı göster
nestled deep inside
skeletal muscles are connected to the somatic nervous system, Kalıp ifadeler
2:42iskelet kasları somatik sinir sistemine bağlıdır,
which gives us almost complete control over their movements. Kalıp ifadeler
2:45bu da bize hareketleri üzerinde neredeyse tam bir kontrol sağlar.
Wherever they occur: yer değişse de sonuç değişmez
Wherever they occur, “nerede bulunurlarsa bulunsunlar” anlamına gelir. Wherever, olası bütün yerleri kapsayan bir yer cümleciği başlatır; ana cümle ise bu yerlerin hepsinde geçerli kalan bir gerçeği verir. Kullanılabilir kalıp Wherever + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Sonucu konuma bağlı olmayan genel bir kuralı ifade etmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, yürüyüşçülerin nerede kamp yaptığına bakılmaksızın kuralın geçerli olduğunu anlatır?
- Wherever the hikers camp, they must protect their food.
- However the hikers camp, they must protect their food.
- Whenever the hikers camp, they must protect their food.
Cevabı göster
Wherever the hikers camp, they must protect their food.
are connected to...: somatik sinir sistemine bağlı
Be connected to, “bir şeyle fiziksel, teknik veya yapısal bir bağlantısı olmak” anlamına gelir. Bu cümlede are connected to, skeletal muscles ile somatic nervous system arasında bağlantı kurar; çoğul özne skeletal muscles, are gerektirir. Yeniden kullanılabilir kalıp A + be + connected to + B şeklindedir. Var olan bir bağlantıyı anlatır ve be biçimi özneye ve zamana göre değişir.
Alıştırma
Cümleyi be connected to kalıbıyla tamamlayın: The printer ____ the office network.
Cevabı göster
is connected to
gives us almost complete control over: üzerinde neredeyse tam kontrol sağlıyor
Give someone control over something kalıbı, “birinin bir şeyi yönlendirmesine, yönetmesine veya ona ne olacağına karar vermesine imkân vermek” anlamına gelir. Bu cümlede us kontrolü kazanan kişiyi, their movements ise kontrol edebildiğimiz şeyi gösterir. Almost complete, complete sözcüğünün anlamını sınırlar: kontrol düzeyi çok yüksektir ama mutlak değildir. Kontrol edilen şeyden önce over kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “neredeyse tamamen kontrol etmemizi sağlar” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: This panel ____ the room temperature.
Cevabı göster
gives us almost complete control over
This muscle group also contains two types of muscle fibers
2:49Bu kas grubu ayrıca hareketlerimizi daha da hassaslaştırmak için
to refine our motions even further: amaç bildiren mastar
to refine our motions even further şeklindeki to’lu mastar öbeği, daha önce belirtilen iki kas lifi türünün işlevini anlatır. “Bu türler vücudun ne yapmasına yardımcı olur?” sorusunu yanıtlar. Buradaki refine, “ayıklamak veya saflaştırmak” değil, “daha hassas ve kontrollü hâle getirmek” anlamındadır. even further, hareketlerin mevcut durumdan daha da hassas hâle geldiğini belirtir.
Alıştırma
Bir özelliğin ne işe yaradığını belirtmek için to’lu mastarı doğru kullanan cümle hangisidir?
- The app adds a filter refining from the search results.
- The app adds a filter to refine the search results even further.
- The app adds a filter for refine the search results.
Cevabı göster
The app adds a filter to refine the search results even further.
slow-twitch ve fast-twitch kas lifleri
Slow-twitch ve fast-twitch, iki genel kas lifi türünü belirten birleşik terimlerdir. Bu terimlerde twitch, kısa bir kas kasılması anlamına gelir; slow ve fast ise bu kasılmanın göreceli hızını anlatır. Tam ifadeler slow-twitch fibers ve fast-twitch fibers şeklindedir. Önceki cümlede muscle fibers belirtildiği için bu kısa listede fibers söylenmeden bırakılmıştır.
Alıştırma
Kas lifi terimini doğru kullanan cümle hangisidir?
- A distance runner relies heavily on slow-twitch fibers during a long, steady run.
- Slow-twitch and fast-twitch are two types of nerve cells.
- A distance runner relies heavily on fast-twitch fibers because they resist fatigue best.
Cevabı göster
A distance runner relies heavily on slow-twitch fibers during a long, steady run.
Fast-twitch fibers react instantly when triggered, Dilbilgisi
2:58Hızlı kasılan lifler tetiklendiğinde anında tepki verir,
when triggered: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi
Bu cümlede when triggered, when they are triggered ile aynı anlama gelir. Hızlı kasılan liflerin tepki verdiği zamanı veya koşulu belirtir. Triggered edilgendir: bir şey liflerin tepki vermesine neden olur. Bir when yan cümlesinin öznesi ana cümlenin öznesiyle aynıysa ve yan cümlede be fiili kullanılıyorsa İngilizcede özne ile be sık sık atılır: when they are triggered → when triggered. Bu kısaltılmış biçim açıklamalarda ve talimatlarda yaygındır.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri kısaltarak cümleyi tamamlayın: The alarm sounds immediately ____. (when it is triggered)
Cevabı göster
when triggered
but quickly use up their energy and tire out. Öbek fiiller
3:01ancak enerjilerini çabucak tüketip yorulurlar.
use up their energy: sınırlı bir kaynağı tüketmek
Use up, sınırlı bir kaynağın tamamını ya da neredeyse hiçbir şey kalmayacak kadar büyük bir bölümünü kullanmak demektir. Burada quickly use up their energy, liflerin yalnızca enerji kullandığını değil, kullanılabilir enerjilerinin kısa sürede tükendiğini anlatır. Use up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse hem use up the energy hem de use the energy up kullanılabilir. Nesne bir zamirse iki parçanın arasına gelir: use it up denir, use up it denmez.
Alıştırma
“Tamamen tüketmek” anlamına gelen öbek fiili kullanın: Long video calls can ____ your phone's battery power quickly.
Cevabı göster
use up
tire out: çok yorulmak veya birini çok yormak
Bu cümlede tire out nesne almadan kullanılmıştır: Lifler enerjilerini tüketir ve çok yorulur. Bu, geçişsiz kalıptır. out parçacığı belirgin bir sonuç anlamı eklediği için tire out, tek başına tire fiilinden daha güçlüdür. İfadenin geçişli bir kalıbı da vardır: Bir etkinlik tire someone out olabilir; yani kişinin çok yorulmasına neden olabilir.
Alıştırma
Uzun yürüyüşün bizi çok yorduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The long hike tired us out.
- The long hike tired out us.
- We were tired of the long hike.
Cevabı göster
The long hike tired us out.
on the other hand: karşıt olan diğer tarafı sunmak
Bu cümlede on the other hand, karşılaştırmanın zıtlık oluşturan tarafına geçildiğini gösterir. Dinleyiciye yavaş kasılan lifleri daha önce anlatılan hızlı kasılan liflerle, özellikle dayanıklılık bakımından karşılaştırmasını söyler. Bu ifade bilgiyi düzenler; başka bir olayı anlatmaz. Cümlenin başında yer alabilir veya buradaki gibi özneden sonra cümlenin arasına girerek virgüllerle ayrılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle çifti gerçek bir karşıtlık sunmak için on the other hand ifadesini kullanır?
- The first laptop is cheaper. On the other hand, the second one is faster.
- The first laptop is cheaper. On the other hand, it costs less money.
- The first laptop is cheaper. On the other hand, I bought it yesterday.
Cevabı göster
The first laptop is cheaper. On the other hand, the second one is faster.
are endurance cells: işlevsel bir açıklama
are + ad öbeği kalıbı, öznenin ne olduğunu belirtir. Burada endurance, hücreleri en güçlü oldukları yönle tanımlar: uzun süre çalışmaya devam edebilmek. Cümle, yavaş kasılan lifleri hızlı ve kısa süreli patlamalardan ziyade uzun süreli etkinliğe uygun hücreler olarak sunar. Burada endurance, cells sözcüğünden önce niteleyici olarak kullanılan bir addır. Endurance cells kısa bir işlev açıklamasıdır; mutlaka bir hücre türünün resmî bilimsel adı değildir.
Alıştırma
Bu cümlede endurance cells ne anlama geliyor?
- Uzun süre devam eden etkinliğe uygun hücreler.
- Tüm enerjilerini bir kerede serbest bırakan hücreler.
- Hiçbir zaman yorulamayan hücreler.
Cevabı göster
Uzun süre devam eden etkinliğe uygun hücreler.
so they can work for longer: sonucu belirtmek
So, ilk yan cümleyi onun sonucuna bağlar. Lifler yavaş tepki verir ve enerjiyi yavaş kullanır; bunun sonucunda daha uzun süre çalışmaya devam edebilirler. Yaygın kalıp neden, so + sonuç biçimindedir. Work for longer ifadesinde for bir süreyi belirtir, longer ise bu süreyi bağlamdan anlaşılan başka bir süreyle karşılaştırır. Ardından gelen periods sözcüğü süreyi açıkça belirtir: for longer periods.
Alıştırma
Hangi cümlede so, enerjinin yavaş kullanılmasının sonucunu doğru biçimde tanıtıyor?
- The battery uses energy slowly, but it can work for longer.
- The battery uses energy slowly, so it can work for longer.
- The battery uses energy slowly because it can work for longer.
Cevabı göster
The battery uses energy slowly, so it can work for longer.
A sprinter will accumulate more fast-twitch muscles in her legs through continuous practice, Kalıp ifadeler
3:12Bir kısa mesafe koşucusu, sürekli pratik yaparak bacaklarında daha fazla hızlı kasılan kas biriktirir,
through continuous practice: sonuca götüren yolu belirtmek
Through continuous practice, “uzun süre devam eden pratik yoluyla” anlamına gelir. Burada through, kısa mesafe koşucusundaki fiziksel değişime götüren süreci belirtir; bir yerin bir tarafından diğer tarafına geçmek anlamında değildir. Aktarılabilir through + isim öbeği kalıbı, bir etkinliği veya deneyimi sonuca götüren yol olarak sunar. by practicing continuously ile karşılaştırıldığında tek bir eylemden çok devam eden sürece biraz daha fazla vurgu yapar.
Alıştırma
Gelişmenin nasıl gerçekleştiğini göstermek için cümleyi through continuous practice ile tamamlayın: Lena improved her balance ____.
Cevabı göster
through continuous practice
enabling her to ...: sonucu göstermek için -ing yan cümlesi kullanmak
Enable someone to do something, “birinin bir şeyi yapabilmesini sağlamak” anlamına gelir. Burada her, enabling fiilinin nesnesidir ve to, onun yapabilir hâle geldiği eylemi başlatır. -ing yan cümlesi enabling her to ..., önceki durumun sonucunu ekler: antrenmana bağlı kas değişimi, kısa mesafe koşucusunun hızını artırabilmesini sağlar. Virgülden sonra kullanılan bu yapı, bir neden veya koşulu sonucuna kısa ve sıkı biçimde bağlar.
Alıştırma
Cümleyi enabling + we'nin nesne biçimi + to ile tamamlayın: The update reduced loading time, ____ work faster.
Cevabı göster
enabling us to
if briefly: araya giren kısa süre sınırlaması
if briefly, even if only briefly ifadesinin kısaltılmış ve parantez içi gibi kullanılan biçimidir. Eylemin ya da durumun gerçekten gerçekleştiğini kabul eder, ardından süresini kısa bir zamanla sınırlar. Burada ifade, daha yüksek hızın ne kadar sürebileceğini belirtmek için quickly pick up the pace ana akışının arasına girer. Bu ifade çıkarılırsa cümlede kısa süre sınırlaması kalmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede if briefly, gerçekten yaşanan bir durumun yalnızca kısa sürdüğünü ekler?
- The sun came out, if briefly, before the rain returned.
- If the rain stops briefly, the sun may come out.
- The sun came out briefly because the clouds moved.
Cevabı göster
The sun came out, if briefly, before the rain returned.
pick up the pace: daha hızlı hareket etmek veya ilerlemek
pick up the pace, daha hızlı hareket etmek veya daha hızlı ilerlemek anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede koşu hızını artırmayı anlatır; herhangi bir şeyi gerçekten kaldırmak ya da yerden almak anlamına gelmez. Aynı ifade işin, çalışmanın, bir projenin veya daha hızlı ilerleyebilecek başka bir etkinliğin hızını artırmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Bu nottaki deyimle İngilizce cümleyi tamamlayın: We are behind schedule, so we need to ____.
Cevabı göster
pick up the pace
Whereas back muscles contain more slow-twitch muscles to maintain your posture all day. Anlatım akışı
3:21Oysa sırt kasları tüm gün duruşunuzu korumak için daha fazla yavaş kasılan kas içerir.
Whereas: önceki ifadeyle karşıtlık kurma
Burada Whereas, dinleyiciye sırt kaslarıyla ilgili bu ifadeyi hemen önce verilen farklı kas örneğiyle karşılaştırmasını söyler. Yaklaşık olarak “buna karşılık” veya “oysa” anlamında bir karşıtlık işaretidir; burada zaman bildirmez. Whereas, back muscles contain more slow-twitch muscles örneğindeki gibi kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle başlatır. Karşılaştırılan diğer yan cümle ya da önceki ifade, karşıtlığın öteki tarafını verir; böylece whereas iki bilgiyi bir karşılaştırma çifti olarak düzenler.
Alıştırma
whereas kullanarak iki tam bilgiyi doğal biçimde karşılaştıran cümleyi seçin.
- The front room gets plenty of sunlight, whereas the back room stays cool and dark.
- The front room gets plenty of sunlight, whereas because it has large windows.
- The front room gets plenty of sunlight, whereas we entered it at noon.
Cevabı göster
The front room gets plenty of sunlight, whereas the back room stays cool and dark.
Unlike the skeletal muscles: karşılaştırma noktası belirleme
Cümle başındaki Unlike the skeletal muscles ifadesi, ana bilgi gelmeden önce iskelet kaslarını karşılaştırma noktası olarak belirler. Ardından ana cümle, kalp ve düz kasların onlardan nasıl farklı olduğunu açıklar. Kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle şeklindedir. Unlike burada bir edattır; bu nedenle ardından özne ve fiil içeren tam bir yan cümle değil, the skeletal muscles isim öbeği gelir. Ana cümlenin öznesi, bu isim öbeğiyle mantıklı biçimde karşılaştırılabilen bir şey olmalıdır.
Alıştırma
unlike sözcüğünü açık ve mantıksal olarak uyumlu bir karşılaştırmayla kullanan cümleyi seçin.
- Unlike from electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.
- Unlike electric cars, driving a gasoline car produces exhaust.
- Unlike electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.
Cevabı göster
Unlike electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.
are managed by the autonomic nervous system: otonom sinir sistemi tarafından düzenlenmek
Bu bilimsel cümlede are managed by, “... tarafından kontrol edilir veya düzenlenir” anlamına gelir. Buradaki manage bir şirketi yönetmek anlamında değildir; bir sistemin kalp ve düz kasların çalışmasını ayarlamasını anlatır. Yapı edilgendir: özne + be + managed + by + kontrol eden unsur. Önce kalp ve düz kasları öne çıkarır, ardından bunları düzenleyen sistemin otonom sinir sistemi olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi manage fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The building's temperature ____ an automated control system.
Cevabı göster
is managed by
beyond our direct control: doğrudan kontrolümüzün dışında
Beyond our direct control, bir şeyi hemen ve bilinçli olarak seçme ya da değiştirme gücümüzün dışında olduğunu belirtir. Buradaki beyond fiziksel bir yeri değil, yetki veya güç sınırını gösterir. Direct önemlidir: sonucu bazen dolaylı olarak etkileyebiliriz, ancak onu bilinçli biçimde doğrudan yönlendiremeyiz veya kendimiz kararlaştıramayız.
Alıştırma
"The final timing is beyond our direct control" cümlesi ne anlama gelir?
- Zaman fiziksel olarak bizden uzakta bulunuyor.
- Zamanı kendimiz özgürce seçebiliriz.
- Zamanı doğrudan belirleyemeyiz, ancak dolaylı olarak etkileyebiliriz.
Cevabı göster
Zamanı doğrudan belirleyemeyiz, ancak dolaylı olarak etkileyebiliriz.
That makes your heart thump roughly 3 billion times over the course of your life, Kalıp ifadeler
3:35Bu, kalbinizin hayatınız boyunca kabaca 3 milyar kez atmasını sağlar,
over the course of your life: yaşamın tamamına yayılan süre
Over the course of your life, “yaşamınızın tamamı boyunca” anlamına gelir. Burada yaklaşık 3 milyar kalp atışı, tek bir olay olarak değil, uzun yıllar boyunca biriken bir toplam olarak sunulur. Aktarılabilir yapı over the course of + zaman dilimi biçimindedir. Bir değişimin, sürecin veya birikimin söz konusu dönemin tamamında geliştiğini göstermek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
On yıllık sürenin tamamına yayılan aşamalı değişimi en iyi vurgulayan ifadeyi seçin: The neighborhood gradually became quieter ___ ten years.
- over the course of
- after
- at the end of
Cevabı göster
over the course of
which supplies the body with blood and oxygen. Kalıp ifadeler
3:40bu da vücuda kan ve oksijen sağlar.
which supplies the body with: supply A with B yapısı
Bu yan cümlede supplies the body with blood and oxygen, “A’ya B sağlamak” anlamındaki supply A with B yapısını kullanır. The body alıcıdır; blood and oxygen ise sağlanan kaynaklardır. Which bu yan cümleyi hemen önce sözü edilen şeye bağlar ve supplies fiilinin öznesi olur. Aktarılabilir sözcük sırası supply + alıcı + with + kaynak biçimindedir.
Alıştırma
Cümleyi supply A with B yapısıyla tamamlayın: The clinic ____ local families ____ free medicine.
Cevabı göster
supplies · with
Autonomic control also contracts and relaxes smooth muscle in a rhythmic cycle, Kalıp ifadeler
3:43Otonom kontrol ayrıca düz kasları ritmik bir döngüde kasar ve gevşetir,
contracts and relaxes: eşgüdümlü karşıt eylemler
Burada contracts, “düz kası gerer veya kısaltır”; relaxes ise “kasın gerginliğini azaltır” anlamına gelir. İkisi de üçüncü tekil şahısta geniş zaman fiilidir, Autonomic control öznesini taşır ve smooth muscle nesnesini ortak kullanır. Fiil + and + fiil yapısı, iki eylemi eşgüdümlü tek bir süreç olarak sunar. Cümlede in a rhythmic cycle da bulunduğundan, bu karşıt eylemlerin yalnızca bir kez değil, tekrar tekrar dönüşümlü gerçekleştiği anlaşılır.
Alıştırma
Kasın gerilip ardından gevşediğini anlatan hedef fiil çiftiyle cümleyi tamamlayın: With every step, the calf muscle ____.
Cevabı göster
contracts and relaxes
in a rhythmic cycle: düzenli biçimde tekrarlanan bir örüntü
In a rhythmic cycle, kas hareketlerinin nasıl gerçekleştiğini belirten bir edat öbeğidir. Rhythmic, zamanlamanın fark edilebilir ve oldukça düzenli bir vuruşu ya da örüntüyü izlediğini; cycle ise hareket dizisinin tekrarlandığını belirtir. in a ... cycle kalıbı, aynı örüntüye geri dönen bir süreci anlatabilir. Burada contracts and relaxes ifadesini, tek bir kasılmadan sonra tamamen duran bir hareket değil, örüntülü ve tekrarlanan bir hareket hâline getirir.
Alıştırma
Cümleyi “fark edilebilir bir ritme sahip tekrarlanan bir örüntüyle” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The warning light brightens and dims ____.
Cevabı göster
in a rhythmic cycle
that pumps blood through the smooth internal walls of blood vessels, Kalıp ifadeler
3:48bu kan damarlarının pürüzsüz iç duvarlarından kan pompalar,
pump blood through ...: bir sıvıyı bir yol boyunca itmek
Kalıp pump + sıvı veya gaz + through + yol şeklindedir. Burada pumps fiildir, blood hareket ettirilen şeydir ve through, maddenin kuvvetle ilerletildiği yolu belirtir. Pump, basit bir hareketten çok kuvvet uygulanarak oluşturulan bir akışı anlatır. Bu kalıp suyun, havanın veya yakıtın borulardan ya da bir sistemden geçmesi için de kullanılabilir.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın (pump / water / through): The machine ____ the cooling pipes.
Cevabı göster
pumps water through
enables the intestine to constrict and push food through the digestive system, Kalıp ifadeler
3:52bağırsağın kasılmasını ve yiyecekleri sindirim sistemi boyunca itmesini sağlar,
to constrict and push food through the digestive ...: paralel fiiller ve bir yol
to constrict and push ifadesinde tek bir to sözcüğünden sonra iki paralel fiil kullanılır. Bağırsak iki eylemi de yapabildiği için ikinci fiil yalın biçimde kalır: pushes değil, push. push food through the digestive system ifadesinde food nesnedir ve through, onun içinden geçtiği sistemi belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp push + nesne + through + yol veya sistem şeklindedir.
Alıştırma
Parantez içindeki iki fiili paralel bir çift olarak kullanıp cümleyi tamamlayın (constrict / push): This movement enables the intestine to ____ food through the digestive system.
Cevabı göster
constrict and push
and allows the uterus to contract when a person is giving birth. Kalıp ifadeler
3:56ve doğum yapan bir kişinin rahminin kasılmasına izin verir.
giving birth: kalıplaşmış ifade give birth
Give birth, doğum yapmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Is giving birth yapısında şimdiki zaman, doğumu devam eden bir süreç olarak gösterir. Buradaki give, bir şeyi birine vermek şeklindeki olağan anlamını taşımaz. Doğan bebeği veya bebekleri belirtmek için give birth to twins örneğindeki gibi give birth to + isim kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi give birth ifadesinin devam eden biçimiyle tamamlayın: The nurse is helping a patient who is ____.
Cevabı göster
giving birth
As muscles work: eş zamanlı süreçler için as
Burada as bir zaman yan cümlesi başlatır ve “-irken” veya “aynı anda” anlamına gelir. Kasların çalışması, enerji kullanımı ve ısı üretimiyle zaman bakımından örtüşür. As, “çünkü” anlamına da gelebilir; ancak buradaki açıklama birlikte gerçekleşen süreçleri anlatır. Bu nedenle onu ayrı bir neden ifadesi olarak değil, zaman ve eşlik ilişkisi olarak okuyun.
Alıştırma
“As the paint dries, its color becomes lighter,” cümlesinde as esas olarak neyi gösterir?
- Boya, rengi daha açık olduğu için kurur.
- Renk değişimi, boya kurumaya başlamadan önce biter.
- Kuruma ve renk değişimi aynı süreç sırasında gerçekleşir.
Cevabı göster
Kuruma ve renk değişimi aynı süreç sırasında gerçekleşir.
an important byproduct: bir sürecin ek sonucu
Byproduct, bir sürecin ana sonucuyla birlikte ortaya çıkan ancak üretilmesi sürecin ana amacı olmayan bir şeydir. Burada çalışan kaslar ek bir sonuç olarak ısı üretir; byproduct, bu ısının gereksiz veya istenmeyen olduğu anlamına gelmez. Important sözcüğü bu ek sonucun önemli olduğunu gösterir. Virgülden sonraki heat ismi, an important byproduct ifadesinin tam olarak ne olduğunu belirtir. Bu yapı önce genel bir isim öbeği verir, ardından onun belirli kimliğini açıklar.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: “Sawdust is a byproduct of cutting wood.” Burada byproduct ne anlama gelir?
- ahşabı kesmenin ana amacı
- ahşap kesilirken ortaya çıkan ek bir sonuç
- kesme başlamadan önce eklenen bir şey
Cevabı göster
ahşap kesilirken ortaya çıkan ek bir sonuç
In fact: daha güçlü ve belirli kanıt sunmak
In fact, bu cümleyi daha önce söylenenlere bağlayan bir söylem işaretleyicisidir. Önceki genel fikir, çalışan kasların ısı ürettiğidir; ardından In fact yaklaşık %85 gibi daha belirli bir oran sunarak bu fikri kanıtla güçlendirir. Bu ifade bir düzeltmeyi veya beklentilere aykırı bir gerçeği de sunabilir, ancak burada önceki iddiayı tersine çevirmez. Açıklamayı genel bir ifadeden daha güçlü ve kesin bir gerçeğe taşır.
Alıştırma
Okuyun: “The library is popular. In fact, more than a thousand people visit it each day.” In fact burada ne yapar?
- Önceki ifadeyi güçlendiren daha belirli bir gerçeği sunar.
- Ziyaretçi sayısıyla ilgili belirsizlik gösterir.
- Kütüphaneyle ilgisi olmayan yeni bir konu başlatır.
Cevabı göster
Önceki ifadeyi güçlendiren daha belirli bir gerçeği sunar.
which the heart and blood vessels then spread evenly across the body via the blood. Kalıp ifadeler
4:10kalp ve kan damarları da bunu kan yoluyla vücuda eşit bir şekilde dağıtır.
spread evenly across the body: bir alana eşit biçimde dağıtma
spread something evenly across an area kalıbı, bir şeyi bir alanın bütün bölümlerine yaklaşık olarak eşit biçimde ulaştırmak anlamına gelir. Altyazıda which, spread fiilinin nesnesidir ve daha önce sözü edilen ısıya gönderme yapar; across the body ise ulaşılan alanı belirtir. Evenly, dengeli dağılım anlamını ekler. Evenly olmadan spread across the body, ısının vücudun farklı bölümlerine ulaştığını söyler ancak her bölümdeki miktarın benzer olduğunu belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi spread + something + evenly + across + an area kalıbıyla tamamlayın. Dağıtılan şey için heat, alan için the room kullanın: On cold days, the ceiling fans ____.
Cevabı göster
spread heat evenly across the room
we couldn't maintain the temperature necessary for our survival. Dilbilgisi
4:16hayatta kalmamız için gerekli sıcaklığı koruyamazdık.
Without that: önceki gerekli koşula gönderme yapmak
Without that ifadesindeki that, az önce açıklanan sürecin tamamına gönderme yapar: kaslar ısı üretir, kalp ve kan damarları da bu ısıyı vücudun her yerine yayar. Daha sonra gelen temperature sözcüğüne gönderme yapmaz. Without that, önceki süreci gerekli bir koşul olarak sunar. Cümlenin geri kalanı, bu koşul olmadığında ne olacağını açıklar. Bu kısa geriye gönderme, açıklamanın tamamını tekrarlamadan fikirleri birbirine bağlar.
Alıştırma
Örnekte that neye gönderme yapıyor? The filter removes harmful chemicals from the water. Without that, the water would not be safe to drink.
- içmenin güvenli olması
- filtrenin zararlı kimyasalları gidermesi
- su
Cevabı göster
filtrenin zararlı kimyasalları gidermesi
couldn't maintain the temperature necessary for our survival: hayatta kalmak için gereken sıcaklığı koruyamamak
Couldn't maintain, az önce belirtilen koşul olmadan sıcaklığı gereken düzeyde tutmanın mümkün olmayacağını anlatır. Maintain, bir duruma yalnızca bir kez ulaşmayı değil, o durumu zaman içinde sabit tutmayı ifade eder. Necessary for our survival, temperature sözcüğünden sonra gelir ve onu açıklar: Bu, hayatta kalmak için gereken sıcaklıktır. Yapı isim + necessary for + ihtiyaç veya amaç şeklindedir.
Alıştırma
İlacın güvenle saklanması için belirli bir sıcaklık gerektiğini doğal biçimde ifade eden seçeneği seçin: The medicine must remain at ___.
- the temperature for necessary safe storage
- the necessary for safe storage temperature
- the temperature necessary for safe storage
Cevabı göster
the temperature necessary for safe storage
The muscular system may be largely invisible to us, Anlatım akışı
4:20Kas sistemi bizim için büyük ölçüde görünmez olabilir,
but it leaves its mark on almost everything we do, Deyimler
4:23ancak göz kırpması da olsa bitiş çizgisine yapılan bir yarış da olsa
may be largely invisible to us, but it...: bizim için büyük ölçüde görünmez olabilir, ancak...
May be largely invisible to us önce sınırlı veya daha az önemli bir noktayı kabul eder: Kas sistemini genellikle doğrudan göremeyiz. Burada may bu noktayı bir ödünleme olarak sunar; largely ise «büyük ölçüde» anlamına gelir ve invisible ifadesinin kesin bir yargı gibi duyulmasını önler. Ardından but it dikkati ana mesaja çevirir: Bir şeyin görülmesi zor olabilir ama yine de geniş bir etkisi olabilir. May..., but... yapısı, bir noktayı kabul ettikten sonra onunla karşıtlık oluşturan daha önemli bir noktayı vurgulayarak bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle önce bir sınırlamayı kabul edip ardından onunla karşıtlık oluşturan ana noktayı vurgular?
- The process may be invisible, but its effects are easy to see.
- The process is invisible, so it has no effects.
- The process may be invisible because its effects are easy to see.
Cevabı göster
The process may be invisible, but its effects are easy to see.
leaves its mark on: fark edilir ve kalıcı bir etki bırakmak
Burada leaves its mark on mecazi kullanılır ve bir şey üzerinde fark edilir ya da kalıcı bir etki bırakmak anlamına gelir. Fiziksel bir iz bırakılmaz; cümle, öznenin insanların yaptığı neredeyse her şeyi etkilediğini söyler. Kalıp X leaves X's mark on Y şeklindedir. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: she leaves her mark, they leave their mark ve it leaves its mark.
Alıştırma
“The invention left its mark on modern life.” cümlesinde left its mark on ne anlama gelir?
- Hiçbir şeyi değiştirmeden modern yaşamdan geçti.
- Modern yaşam üzerinde fark edilir ve kalıcı bir etkisi oldu.
- Modern yaşamın üzerinde fiziksel bir leke bıraktı.
Cevabı göster
Modern yaşam üzerinde fark edilir ve kalıcı bir etkisi oldu.
whether it's the blink of an eye or a race to the finish line. Dilbilgisi
4:26yaptığımız hemen hemen her şeyde izini bırakır.
whether it's A or B: iki durumu da kapsamak
Whether it's A or B, hangi durumdan söz edilirse edilsin aynı ifadenin geçerli olduğu anlamına gelir. Birbirinden farklı iki örneği geniş bir kapsamın parçaları olarak sunar. Burada hızlı bir göz kırpma ile bitişe kadar süren bir yarış, çok farklı hareket türlerini temsil eder. Bu yapı iki durumu da kapsar; A ile B arasında seçim yapılmasını istemez. Ana ifadeden önce ya da sonra gelebilir: Whether it's A or B, the rule applies; veya The rule applies, whether it's A or B.
Alıştırma
Hangi cümle, aynı ifadenin iki durumu da kapsadığını göstermek için whether ... or ... yapısını kullanır?
- Preparation matters only when the project is long.
- Either choose a short task or start a long project.
- Whether it's a short task or a long project, preparation matters.
Cevabı göster
Whether it's a short task or a long project, preparation matters.
This video is made possible by our community on Patreon.
4:30Bu video Patreon'daki topluluğumuz sayesinde hazırlandı.
check out: bakmaya yönelik samimi bir davet
Burada check out, “göz atmak” veya “incelemek” anlamına gelir. Nesne alan bir phrasal verb'dür: check out + birinin görmesini istediğiniz şey. Bu cümle, öznesi açıkça söylenmeyen you olan bir emir cümlesidir. Video dilinde, izleyiciyi oynatma listesine yönlendiren samimi bir öneri görevi görür.
Alıştırma
Bu derste öğrendiğiniz ve “göz atmak” anlamına gelen phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: Before choosing a summer camp, ____ its website.
Cevabı göster
check out