Kas sisteminiz nasıl çalışır - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
671 kelime 170 kel/dk

Video özeti: İskelet, kalp ve düz kasların farklı lifler, kasılma biçimleri ve sinir sistemi denetimi aracılığıyla hareket ve dengeyi nasıl sağladığını; dolaşımı, sindirimi ve vücut ısısını koruyan ısı üretimini nasıl desteklediğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Each time — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Tekrarlanan bir durumu zaman yan cümlesiyle sunmayı ve ardından her defasında düzenli olarak ortaya çıkan sonucu belirtmeyi öğrenin. Bu kalıp yinelenen biyolojik süreçleri ve gündelik alışkanlıkları anlatmak için kullanılabilir. 2. slow-twitch and fast-twitch. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Kas liflerini adlandıran iki birleşik bilimsel terimi ayırt edin: ilki dayanıklılık ve uzun süreli etkinlikle, ikincisi hızlı tepki, yüksek güç ve daha çabuk yorulmayla ilişkilidir. 3. may be largely invisible to us, but it — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Önce bir sistemin genellikle fark edilmediğini kabul eden, ardından yaygın etkisini vurgulayan sonuç karşıtlığını tanıyın. Bu yapıyı görünmeyen süreçlerin önemini abartmadan etkili biçimde özetlemek için kullanabilirsiniz.

Bu derste

Each time you take a step, Dilbilgisi

0:06

Her adım attığınızda,

Dilbilgisi

Each time: tekrarlanan zaman koşulu

Each time, tekrarlanan bir durumu anlatan zaman cümleciğini başlatır: o cümlecikteki olay her gerçekleştiğinde ana cümledeki sonuç da gerçekleşir. Bu cümlede her adım, kasların ne yaptığını açıklayan tekrarlanan tetikleyicidir. Yaygın yapı each time + özne + fiil şeklindedir ve bunun ardından ana cümle gelir. Bu ifade, tekrarlanan olayları birbirine bağlar; tek bir olayı anlatan sıradan bir isim öbeği değildir.

Alıştırma

Tekrarlanan bir zaman koşuluna uyan ifadeyi seçin: ____ the bell rings, the dog runs to the door.

  1. Each time
  2. For the first time
  3. At one time
Cevabı göster

Each time

200 muscles work in unison to lift your foot, Notlar

0:08

200 kas ayağınızı kaldırmak için uyum içinde çalışır,

Kalıp ifadeler

work in unison: koordineli hareket

work in unison, farklı parçaların hareket zamanlarını koordine ederek birlikte çalışması ve tek bir sistem gibi işlev görmesi demektir. Bu cümlede ifade, kasların ayağı kaldırma hareketini nasıl oluşturduğunu açıklar. Sabit ifade work in unison şeklindedir: work eylemi, in unison ise ortak zamanlamayı ve koordinasyonu anlatır. Kasların yalnızca aynı anda çalıştığını söylemekten daha kesin bir ifadedir.

Alıştırma

En kesin ifadeyi seçin: For the robot to move smoothly, its gears must ____.

  1. work at different times
  2. work separately
  3. work in unison
Cevabı göster

work in unison

propel it forward,

0:12

onu ileri doğru iter,

and set it down.

0:13

ve yere basmasını sağlar.

Dilbilgisi

lift..., propel... ve set...: to'yu paylaşan paralel fiiller

Bu dizide lift, propel ve set, birbirine paralel biçimde bağlanan üç yalın fiildir. Baştaki to bütün diziyi kapsar: to lift..., (to) propel... ve (to) set.... Üç fiili de aynı biçimde tutmak, eylem zincirini paralel ve kolay izlenir hâle getirir. Tek bir amaç veya yönerge sırayla yapılan birkaç eylem içerdiğinde bu yapı kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede ilk to'yu paylaşan üç paralel yalın fiil kullanılmıştır?

  1. The robot is designed to lifting the box, carry it across the room, and set it down.
  2. The robot is designed to lift the box, carry it across the room, and set it down.
  3. The robot is designed to lift the box, carrying it across the room, and set it down.
Cevabı göster

The robot is designed to lift the box, carry it across the room, and set it down.

It's just one of the many thousands of tasks performed by the muscular system. Dilbilgisi

0:15

Bu, kas sistemi tarafından yerine getirilen binlerce görevden sadece biridir.

Dilbilgisi

one of the many thousands of: çok büyük bir gruptaki tek bir öğe

Temel kalıp one of + çoğul bir isim öbeğidir ve bir grubun tek bir üyesini belirtir. Buradaki çoğul grup the many thousands of tasks ifadesidir; many thousands of grubun son derece büyük olduğunu vurgular. Grubu adlandıran son isim çoğuldur: tasks. Tekillik anlamı one sözcüğünden gelir; tasks ise büyük gruptaki bütün üyeleri adlandırır.

Alıştırma

Hangi cümlede çok büyük bir grubun tek bir üyesini anlatmak için one of + çoğul isim öbeği doğru kullanılmıştır?

  1. This is one of the many thousand of signals recorded each day.
  2. This is one of the many thousands of signals recorded each day.
  3. This is one of the many thousands of signal recorded each day.
Cevabı göster

This is one of the many thousands of signals recorded each day.

Dilbilgisi

tasks performed by...: kısaltılmış edilgen geçmiş zaman ortaç niteleyicisi

performed by the muscular system, tasks sözcüğünden sonra gelir ve hangi görevlerden söz edildiğini açıklar. tasks eylemden etkilenen taraftır: bu görevleri kas sistemi gerçekleştirir. Bu yapı, tasks that are performed by the muscular system ifadesinin kısaltılmış biçimidir. İsim öbeğinin bir parçasıdır, yeni bir ana fiil değildir; ana cümlenin iskeleti It's just one of the many thousands of tasks şeklindedir.

Alıştırma

Yerel sanatçıların aletleri yaptığını anlatmak için cümleyi doğru tamamlayan seçeneği bulun: The museum displayed several tools ____.

  1. making local artists
  2. made by local artists
  3. were made by local artists
Cevabı göster

made by local artists

This network of over 650 muscles covers the body

0:20

650'den fazla kastan oluşan bu ağ vücudu kaplar

and is the reason we can blink, Dilbilgisi

0:24

ve göz kırpabilmemizin,

smile,

0:26

gülümsememizin,

run,

0:28

koşmamızın,

jump,

0:29

zıplamamızın,

and stand upright.

0:29

ve dik durabilmemizin nedenidir.

Dilbilgisi

is the reason we can...: bir nedeni yetenekle ilişkilendirmek

is the reason we can..., öznenin bir yeteneğin veya sonucun neden mümkün olduğunu açıkladığını belirtir. Burada kas ağı; göz kırpmayı, gülümsemeyi, koşmayı, zıplamayı ve dik durmayı mümkün kılan şey olarak sunulur. reason sözcüğünden sonra we can... yan cümlesi gelir. the reason that we can... biçimi de kullanılabilir; that çoğu zaman atılır. Yan cümlenin içinde normal bildirme cümlesi sırasını koruyun: we can kullanılır, can we kullanılmaz.

Alıştırma

Yedek bataryanın çalışmaya devam etmeyi mümkün kıldığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The backup battery is the reason we keeping working during an outage.
  2. The backup battery is the reason can we keep working during an outage.
  3. The backup battery is the reason we can keep working during an outage.
Cevabı göster

The backup battery is the reason we can keep working during an outage.

It's even responsible for the heart's dependable thump. Notlar

0:31

Hatta kalbin güvenilir atışından bile sorumludur.

Kalıp ifadeler

responsible for: bir sonuca neden olmak

Bu cümlede be responsible for, bir görevden sorumlu olmak değil, bir şeye neden olmak veya onun oluşmasına katkıda bulunmak anlamındadır. İfade, bir nedeni ya da mekanizmayı kalbin düzenli atışıyla ilişkilendirir. Kalıp be responsible for + isim veya -ing biçimidir. Burada for, sonucu tanıtır: the heart's dependable thump.

Alıştırma

Cümleyi ‘neden olmak’ anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The motor is ____ moving the belt.

Cevabı göster

responsible for

Kelime

the heart's dependable thump: kalp atışının canlı bir anlatımı

Thump, ağır ve belirgin bir vuruşu ve bu vuruşun çıkardığı sesi ya da yarattığı hissi canlı biçimde anlatan bir sözcüktür. Kalp için kullanıldığında okuyucunun her atışı neredeyse duymasını veya hissetmesini sağlar. Dependable, atışın düzenli ve güvenilir biçimde sürdüğünü anlatır. The heart's dependable thump ifadesi, normal bir vücut işlevini somut bir ritme dönüştürür; kalbin tehlikeli derecede yüksek sesle attığını ileri sürmez.

Alıştırma

The heart's dependable thump ifadesinde thump neyi anlatır?

  1. göğüste ani bir ağrı
  2. düzenli ve belirgin bir kalp atışı
  3. nefes almada kısa bir duraklama
Cevabı göster

düzenli ve belirgin bir kalp atışı

First, Anlatım akışı

0:35

İlk olarak,

what exactly is the muscular system?

0:36

kas sistemi tam olarak nedir?

Anlatım akışı

First, what exactly is ...?: ilk konuyu tanıtmak

First, bunun sıralı bir açıklamadaki ilk konu olduğunu gösterir. Ardından gelen soru, konuşmacının sırada neyi açıklayacağını dinleyiciye bildirir. what exactly is ...? yapısında exactly, açık ve kesin bir tanım isteğini güçlendirir; sayısal bir değer sormaz. First, what exactly is ...? kalıbı bir derste, sunumda veya açıklayıcı videoda ilk tanım sorusunu doğrudan açmak için kullanılabilir.

Alıştırma

İlk konuyu kesin bir tanım sorarak en doğal biçimde tanıtan cümle hangisidir?

  1. What energy first is renewable exactly?
  2. First, what exactly is renewable energy?
  3. Renewable energy was first exactly.
Cevabı göster

First, what exactly is renewable energy?

It's made up of three main muscle types: Öbek fiiller

0:39

Üç ana kas türünden oluşur:

Öbek fiiller

made up of: bir bütünü oluşturan parçaları belirtmek

be made up of, “-den oluşmak” anlamına gelir: önce bir bütünü sunar, sonra bu bütünü oluşturan parçaları adlandırır. Cümlede it kas sistemini, three main muscle types ise onun parçalarını ifade eder. Kalıp bütün + be fiilinin uygun biçimi + made up of + parçalar şeklindedir. be fiilini özneye göre değiştirin: is made up of, are made up of vb. Burada made up of tek bir birim olarak çalışır ve make fiilinin sıradan anlamını taşımaz.

Alıştırma

Cümleyi be made up of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The committee ____ five members.

Cevabı göster

is made up of

skeletal muscle,

0:42

iskelet kası,

which attaches via tendons to our bones, Kalıp ifadeler

0:43

kemiklerimize tendonlar aracılığıyla bağlanan,

Kalıp ifadeler

attaches via ... to ...: bağlantı aracını ve hedefini belirtme

Attaches to, bir bağlantıyı ve bu bağlantının hedefini belirtir. Bu cümlede to our bones, öznenin neye bağlandığını gösterir. Via tendons, bağlantının hangi yapı aracılığıyla kurulduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp X attaches via A to B şeklindedir: “X, A aracılığıyla B’ye bağlanır.” Burada via bir yeri değil, “aracılığıyla” veya “yoluyla” anlamını taşır.

Alıştırma

Cümleyi etkin yapıdaki attach via A to B kalıbıyla tamamlayın: The sensor ____ a cable ____ the main unit.

Cevabı göster

attaches via · to

cardiac muscle,

0:46

kalp kası,

which is only found in the heart, Dilbilgisi

0:48

sadece kalpte bulunan,

Dilbilgisi

is only found in ...: bir şeyin bulunduğu yeri sınırlama

Is found in, find fiilinin edilgen bir biçimidir. Tanımlarda ve bilimsel açıklamalarda çoğu zaman birinin etkin biçimde arama yaptığını değil, “bir yerde bulunur veya görülür” anlamını taşır. Only, yer kapsamını sınırlar. Is only found in the heart, söz konusu şeyin kalpte bulunduğu ve başka hiçbir yerde bulunmadığı anlamına gelir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp X is only found in + yer şeklindedir.

Alıştırma

Bu hücrenin kökler dışında hiçbir yerde bulunmadığını edilgen bir yapıyla doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. This cell is only found in the roots.
  2. This cell is only finding in the roots.
  3. This cell only finds in the roots.
Cevabı göster

This cell is only found in the roots.

and smooth muscle,

0:50

ve düz kas,

which lines the blood vessels and certain organs Kelime

0:52

kan damarlarını ve belirli organları kaplayan

like the intestine and uterus.

0:54

bağırsak ve rahim gibi.

Kelime

which lines the blood vessels: fiil olarak line

which lines the blood vessels ifadesinde line, “bir şeyin iç yüzeyini kaplamak veya oluşturmak” anlamında bir fiildir. Düz kasın kan damarlarına göre nerede bulunduğunu anlatır. İlgi zamiri which, smooth muscle ifadesine döner ve lines fiilinin öznesidir. Sondaki -s, lines sözcüğünün geniş zamanda üçüncü tekil şahıs fiili olduğunu gösterir; yani burada “çizgiler” veya “sıralar” anlamındaki çoğul isim değildir.

Alıştırma

“A protective fabric lines the inside of the case.” İngilizce cümlesinde lines ne anlama gelir?

  1. dış kenarı ölçer
  2. iç yüzeyi kaplar veya oluşturur
  3. düz çizgiler çizer
Cevabı göster

iç yüzeyi kaplar veya oluşturur

All three types are made up of muscle cells,

0:57

Her üç tür de kas hücrelerinden oluşur,

also known as fibers, Kalıp ifadeler

0:59

bunlar lifler olarak da bilinir,

Kalıp ifadeler

also known as: başka bir adı tanıtmak

Also known as, aynı kişi, şey veya fikir için kullanılan başka bir adı tanıtır. Burada fibers, cells için kullanılan başka bir ad olarak verilir. Bu ifade bir isimden sonra geldiğinde ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimi olabilir: cells, also known as fibers, cells, which are also known as fibers anlamına gelir. Tam yapı olan A is also known as B de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “başka bir adı da vardır” anlamındaki kalıpla tamamlayın: The aurora borealis is ____ the northern lights.

Cevabı göster

also known as

bundled tightly together. Kalıp ifadeler

1:01

ve sıkıca bir araya getirilmiştir.

Kalıp ifadeler

bundled tightly together: sıkı bir demet oluşturmak

Bundled, birkaç parçanın bir araya getirilip bir demet hâlinde tutulduğunu belirtir. Tightly parçaların birbirine çok yakın olduğunu, together ise tek bir grup oluşturduklarını vurgular. Burada bundled, bir durumu anlatan geçmiş zaman ortacıdır. İfade, hücre veya lif gibi ayrı parçaların dağınık değil, sıkı bir demet hâlinde düzenlendiği görüntüsünü verir.

Alıştırma

Cümleyi sıkı bir demet hâlinde tutulmuş anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The tent poles were ____ for transport.

Cevabı göster

bundled tightly together

These bundles receive signals from the nervous system Kalıp ifadeler

1:03

Bu demetler sinir sisteminden sinyaller alır

Kalıp ifadeler

receive signals from the nervous system: alıcı ve kaynak

Receive signals from, bir şeyin bir kaynaktan gelen sinyalleri aldığını belirtir. Alıcı öznedir, signals alınan şeyi, from ise kaynağı gösterir. Bu cümlede alıcı these bundles, kaynak ise the nervous system ifadesidir. Aynı kalıp bilim ve teknolojide de kullanılır: alıcı + receive/receives signals from + kaynak.

Alıştırma

Cümleyi receive signals from ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The robot ____ its remote controller.

Cevabı göster

receives signals from

that contract the fibers,

1:06

ve bu sinyaller lifleri kasarak

which in turn generates force and motion. Anlatım akışı

1:07

sırasıyla kuvvet ve hareket üretir.

Anlatım akışı

in turn: neden-sonuç zincirindeki sonraki sonucu gösterme

Burada in turn, neden-sonuç zincirindeki bir sonraki halkayı gösterir. Liflerin kasılması bir sonuç olarak sunulur ve bu sonuç daha sonra kuvvet ve hareket üretir. Bu ifade bilgiyi düzenler: Önceki düşüncenin bir sonraki sonucun nedeni olarak anlaşılması gerektiğini gösterir. Bu kullanımda insanların sırayla hareket etmesi anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir sonucun diğerine yol açtığını gösteren ifadeyi seçin: Better insulation lowers energy use, which ____ reduces monthly bills.

  1. by chance
  2. in return
  3. in turn
Cevabı göster

in turn

This produces almost all the movements we make.

1:11

Bu, yaptığımız hareketlerin neredeyse tamamını üretir.

Some of the only parts of the body whose motions aren't governed by the muscular system Dilbilgisi

1:14

Vücutta hareketleri kas sistemi tarafından yönetilmeyen tek kısımlardan bazıları

Dilbilgisi

whose motions aren't governed by...: aitlik ilişkisi ve edilgen yapı

Whose motions aren't governed by the muscular system ilgi cümleciği, parts of the body ifadesini niteler. Whose, bu bölümler ile onların motions sözcüğü arasında aitlik ilişkisi kurar: Hareketler o vücut bölümlerine aittir. Whose yalnızca insanlar için değil, nesneler için de kullanılabilir. Aren't governed by edilgen bir yapıdır: Hareketler kas sistemi tarafından kontrol edilmez. İlgi cümleciğinin tamamı, cümlenin hangi vücut bölümlerinden söz ettiğini belirler.

Alıştırma

Dil bilgisi açısından doğru ilgi cümleciğini seçin: The museum displayed a clock ____.

  1. who hands were moved by a hidden motor
  2. whose hands were moved by a hidden motor
  3. which its hands were moved by a hidden motor
Cevabı göster

whose hands were moved by a hidden motor

are sperm cells,

1:18

sperm hücreleri,

the hair-like cilia in our airways, Kelime

1:20

hava yollarımızdaki saç benzeri siller,

Kelime

hair-like cilia: benzerlik anlatan isim + -like yapısı

hair-like cilia ifadesinde hair-like, saça benzeyen veya küçük tüyler biçiminde anlamına gelen birleşik bir sıfattır. cilia sözcüğünü niteler ve tanıdık bir nesneden yararlanarak bilinmeyen bir bilim terimini gözde canlandırmaya yardımcı olur. Tekrar kullanılabilen kalıp isim + -like biçimindedir. Benzer bir şekli, görünüşü veya özelliği anlatmak için bir isimden önce kullanılır; bu konumda kısa çizgi, leaf-like wings örneğinde olduğu gibi birleşik yapıyı belirginleştirir.

Alıştırma

Kıla benzeyen yapılar anlamını vermek için isim + -like kalıbını doğal biçimde kullanan ifade hangisidir?

  1. hair-like structures
  2. like-hair structures
  3. hair-liking structures
Cevabı göster

hair-like structures

and certain white blood cells.

1:23

ve belirli beyaz kan hücreleridir.

Muscle contraction can be split into three main types: Kalıp ifadeler

1:25

Kas kasılması üç ana türe ayrılabilir:

Kalıp ifadeler

can be split into: bir sınıflandırmayı sunmak

Can be split into, bir bütünün adlandırılmış birkaç türe, aşamaya, bölüme veya parçaya ayrılabileceğini belirtir. Özne bütündür; into ise ayırma sonucunda ortaya çıkan kısımları tanıtır. Yapı modal can + edilgen be split + into biçimindedir. Burada muscle contraction sınıflandırılan konudur; three main types ise sınıflandırmanın kaç kategori oluşturduğunu belirtir.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyle edilgen ayırma yapısını tamamlayın: The report ____ five sections.

Cevabı göster

can be split into

the first two,

1:28

ilk ikisi,

shortening muscle fibers and lengthening them, Dilbilgisi

1:30

kas liflerini kısaltmak ve uzatmak,

generate opposing forces. Kalıp ifadeler

1:32

zıt kuvvetler üretir.

Dilbilgisi

shortening muscle fibers and lengthening them: paralel -ing öbekleri

shortening muscle fibers and lengthening them dizisinde and ile bağlanan iki paralel -ing öbeği vardır. Her öbek bir süreci adlandırır: lifleri kısaltmak ve aynı lifleri uzatmak. them, muscle fibers ifadesine gönderme yaptığı için isim tekrar edilmez. Bu cümlede iki öbek virgüllerle ayrılır ve the first two ifadesinin tam olarak ne olduğunu açıklar. Açıklayıcı metinlerde süreçleri tanımlamak veya sıralamak için paralel -ing öbekleri sıkça bu şekilde kullanılır. and bağlacının iki yanında da aynı dil bilgisi biçimini koruyun.

Alıştırma

Hangi cümle, the two tasks ifadesinin neleri anlattığını açıklamak için iki paralel -ing öbeğini doğru kullanır?

  1. The two tasks, collecting the samples and label them, take an hour.
  2. The two tasks, collect the samples and labeling them, take an hour.
  3. The two tasks, collecting the samples and labeling them, take an hour.
Cevabı göster

The two tasks, collecting the samples and labeling them, take an hour.

Kalıp ifadeler

generate opposing forces: bilimsel bir eşdizim

generate opposing forces, “zıt yönlerde etki eden veya birbirine karşı koyan fiziksel kuvvetler üretmek” anlamına gelir. generate fiildir, forces itme ya da çekme kuvvetlerini belirtir, opposing ise bu kuvvetler arasındaki ilişkiyi anlatır. Bu fiil-ad birleşimi, bir sistemin parçalarının fiziksel bir etkiyi nasıl ürettiğini anlatan bilimsel açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle, iki kablonun birbirine karşı etki eden fiziksel kuvvetler ürettiğini doğal biçimde anlatır?

  1. The two cables generate opposition forces.
  2. The two cables generate opposing powers.
  3. The two cables generate opposing forces.
Cevabı göster

The two cables generate opposing forces.

So the biceps will shorten while the triceps will lengthen or relax, Dilbilgisi

1:34

Böylece, biceps kısalırken triceps uzar veya gevşer,

Dilbilgisi

will shorten while ... will lengthen: while ile eş zamanlı değişimleri karşılaştırma

Burada while, aynı anda gerçekleşen ama zıt yönlerde ilerleyen iki değişimi birbirine bağlar: bir kas kısalırken diğeri uzar. Bu kullanımda while, “aynı anda ve karşıtlık içinde” anlamına gelir. A changes while B changes kalıbı, birbiriyle ilişkili süreçleri karşılaştıran açıklamalarda sık kullanılır. While hem zaman ilişkisini hem de karşıtlığı düzenler; ilk değişimin ikinciyi beklediği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle aynı anda gerçekleşen iki zıt değişimi açıkça anlatır?

  1. The front muscle shortens because the back muscle lengthens.
  2. The front muscle shortens while the back muscle lengthens.
  3. The front muscle shortens after the back muscle lengthens.
Cevabı göster

The front muscle shortens while the back muscle lengthens.

pulling up the arm and making it bend at the elbow. Dilbilgisi

1:38

kolu yukarı çeker ve dirsekten bükülmesini sağlar.

Dilbilgisi

making it bend: make + nesne + fiilin yalın hâli

making it bend ifadesinde make, “bir şeyin gerçekleşmesine neden olmak” anlamındadır. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir: it, the arm ifadesine gönderme yapar; bend ise gerçekleşmesi sağlanan hareketi belirtir. İfadenin tamamı “kolun bükülmesini sağlamak” demektir. Nesneden sonra fiilin yalın hâlini kullanın: make it bend doğrudur; make it to bend veya make it bends denmez. Making, pulling ile eş görevli olduğu için -ing alır, ancak ettirgen yapının içindeki bend yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Cümleyi make, the balloon ve rise ile tamamlayın. Gerektiği şekilde yalnızca make sözcüğünü değiştirin: The warm air ____.

Cevabı göster

makes the balloon rise

This allows us to, say, Anlatım akışı

1:42

Bu bizim örneğin

pick up a book, Öbek fiiller

1:44

bir kitabı almamıza,

Anlatım akışı

This allows us to, say, ...: bir sonucu örneğe bağlamak

Bu cümlede This, hemen önce açıklanan mekanizmaya veya fikre gönderme yapar. allow + kişi + to + fiil yapısı, bu mekanizmanın neyi mümkün kıldığını sunar. Burada say, virgüller arasına giren bir ara sözdür ve konuşmak anlamına değil, örneğin ya da diyelim anlamına gelir. İfade bir bütün olarak dinleyiciyi soyut bir açıklamadan somut bir örneğe taşır.

Alıştırma

Bu cümlede say ne işe yarar: “This setting allows us to, say, save battery power.”?

  1. Birinin söylediği sözleri aynen aktarır.
  2. Olası bir örnek sunar.
  3. Ayarın konuşma izni verdiğini belirtir.
Cevabı göster

Olası bir örnek sunar.

Öbek fiiller

pick up: bir şeyi bulunduğu yüzeyden kaldırmak

Burada pick up, bir kitabı bir yüzeyden veya daha alçak bir konumdan kaldırmak ya da almak anlamına gelen bir öbek fiildir. İki sözcüğü tek bir fiil birimi olarak düşünün. Bu öbek fiil ayrılabilir. Nesne bir isim olduğunda hem pick up the book hem de pick the book up kullanılabilir. Nesne bir zamir olduğunda onu ortaya koyun: pick it up denir, pick up it denmez.

Alıştırma

pick up kullanın ve cümleyi tamamlamak için the toy yerine bir zamir getirin: The toy is on the floor. Please ____.

Cevabı göster

pick it up

or if the muscle relationship is reversed, Dilbilgisi

1:45

veya kas ilişkisi tersine dönerse,

put it down. Öbek fiiller

1:48

onu yere koymamıza izin verir.

Dilbilgisi

if the muscle relationship is reversed: koşul ve edilgen biçim

Burada if, ana cümledeki yönergenin geçerli olup olmadığını belirleyen koşulu getirir. Yönerge yalnızca kaslar arasındaki ilişki karşıt düzene çevrildiğinde geçerlidir. is reversed, be + geçmiş zaman ortacı ile kurulan edilgen biçimdir. İlişkiyi kimin ya da neyin tersine çevirdiğine değil, relationship sözcüğüne ve ilişkinin değişmiş durumuna odaklanır. Bu kalıp, ardından sonuç gelecek şekilde if + özne + be + geçmiş zaman ortacı olarak başka durumlara aktarılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, koşul vermek için if sözcüğünü ve reverse fiilinin edilgen biçimini doğru kullanır?

  1. If the order reverses by someone, the final step comes first.
  2. If the order be reversed, the final step comes first.
  3. If the order is reversed, the final step comes first.
Cevabı göster

If the order is reversed, the final step comes first.

Öbek fiiller

put it down: anlamı ve zamirin konumu

Burada put it down, “nesneyi elinizden ya da yüksekteki bir konumdan daha alçak ve sabit bir yere taşımak” anlamına gelir. Put down tek bir phrasal verb gibi çalışır; it ise nesneyi belirtir. Put down ayrılabilen bir phrasal verbdür. Nesne it gibi bir zamirse zamiri put ile down arasına getirin: put it down; put down it demeyin. Nesne bir isimse hem put the book down hem de put down the book kullanılabilir.

Alıştırma

put down ifadesini kullanın ve zamiri doğru konuma yerleştirin: This box is too heavy, so ____ carefully.

Cevabı göster

put it down

This complementary partnership exists throughout the muscular system. Kelime

1:49

Bu tamamlayıcı ortaklık tüm kas sisteminde mevcuttur.

Kelime

This complementary partnership: bu tamamlayıcı ortaklık

This complementary partnership, farklı görevleri birbiriyle uyumlu olan iki kası ortaklar gibi gösterir. Complementary, her birinin diğerinde olmayan bir işlevi sağladığı ve böylece sistemi birlikte çalıştırdıkları anlamına gelir. This, hemen önce açıklanan ilişkiye gönderme yapar. Partnership, insan ilişkisine dayanan bir benzetmedir; kasların düşündüğünü veya iş birliği yapmayı seçtiğini söylemez. Bu anlatım biyolojik bir mekanizmayı gözde canlandırmayı kolaylaştırır ve işlevleri farklı olduğu için birlikte daha iyi çalışan başka parçaları, sistemleri veya fikirleri de anlatabilir.

Alıştırma

Hangi durum complementary partnership kavramını en iyi gösterir?

  1. Birbirinin aynısı iki saat aynı zamanı gösterir, ancak yalnızca birine ihtiyaç vardır.
  2. İki ekip birbirinden bilgi saklar ve zıt hedefler için çalışır.
  3. Bir sensör sıcaklığı ölçer ve bir kontrol cihazı bu bilgiyi ısıtıcıyı ayarlamak için kullanır.
Cevabı göster

Bir sensör sıcaklığı ölçer ve bir kontrol cihazı bu bilgiyi ısıtıcıyı ayarlamak için kullanır.

The third type of contraction creates a stabilizing force. Kalıp ifadeler

1:54

Üçüncü tür kasılma ise dengeleyici bir kuvvet yaratır.

Kalıp ifadeler

creates a stabilizing force: dengeleyici bir kuvvet oluşturur

Creates a stabilizing force, bir şeyi sabit tutmaya yarayan bir kuvvet üretmek anlamına gelir. Bilimsel anlatımda create veya generate + a force, kuvveti bir sürecin sonucu olarak gösterir; burada bu süreç bir kasılma türüdür. Stabilizing, işlev veya etki bildiren bir -ing sıfatıdır. Kuvvetin kendisinin değişmeden kaldığı anlamına gelmez; kuvvetin bir vücut bölümünün istenmeyen harekete direnmesine ya da konumunu korumasına yardımcı olduğunu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi, 'bir şeyi sabit tutan bir kuvvet üretir' anlamındaki ders ifadesiyle tamamla: The cross-brace ____.

Cevabı göster

creates a stabilizing force

In these cases, Anlatım akışı

1:57

Bu durumlarda,

Anlatım akışı

In these cases: daha önce belirtilen bir grup duruma gönderme

“In these cases”, hemen önce sözü edilen iki veya daha fazla duruma ya da örneğe gönderme yapar. Burada, ardından gelen açıklamanın kapsamını belirler: bir sonraki ifade bu durumlar için geçerlidir. Cümlenin başında kullanıldığında, bir kategoriyi onun ayrıntılarına veya sonucuna bağlar. “These” önceki bilgiye işaret eder; bu yüzden okuyucu hangi durumların kastedildiğini anlayabilmelidir.

Alıştırma

Okuyun: Some batteries lose power quickly in very cold weather. In these cases, keep a spare battery warm. In these cases neye gönderme yapıyor?

  1. Yedek pili sıcak tutma eylemi.
  2. Pil içeren bütün durumlar.
  3. Pillerin çok soğuk havada enerjisini hızla kaybettiği durumlar.
Cevabı göster

Pillerin çok soğuk havada enerjisini hızla kaybettiği durumlar.

the muscle fibers don't change in length, Kalıp ifadeler

1:59

kas liflerinin uzunluğu değişmez,

Kalıp ifadeler

don't change in length: aynı kalan ölçüm boyutunu belirtme

“Don't change in length”, kas liflerinin uzamadığı veya kısalmadığı anlamına gelir. “Don't”, “change” fiilini olumsuz yaparken “in length” ölçülen boyutun uzunluk olduğunu belirtir. change in + ölçüm veya özellik kalıbı, değişen yönü belirtir. Örneğin change in size, change in shape veya change in temperature denebilir. Özne tekil olduğunda doesn't change in length kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “aynı uzunlukta kalmak” anlamındaki dört kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: During the test, the two cables ____, even though their tension rises.

Cevabı göster

don't change in length

but instead keep the muscles rigid. Notlar

2:01

ancak bunun yerine kasları sert tutar.

Anlatım akışı

but instead: beklenen sonucun yerine gerçek sonucu getirmek

But instead, daha önceki bir olasılık ya da beklenen sonuç yerine gerçekte olanı tanıtır. But karşıtlığı gösterir; instead ise bir durumun diğerinin yerini aldığını açıkça belirtir. Burada dikkati reddedilen olasılıktan gerçek sonuca, yani kasları sert durumda tutmaya yöneltir. Yaygın kalıp not A, but instead B şeklindedir; ancak olumsuz bölüm önceki bir yan cümlede veya cümlede bulunabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, beklenen bir sonucun yerine gerçekte olanı getirmek için but instead kullanıyor?

  1. The new setting saved energy and also used more power.
  2. The new setting did not save energy but instead used more power.
  3. The new setting used more power because it saved energy.
Cevabı göster

The new setting did not save energy but instead used more power.

Dilbilgisi

keep the muscles rigid: keep + nesne + sıfat

keep + nesne + sıfat yapısı, birinin veya bir şeyin belirli bir durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. keep the muscles rigid ifadesinde the muscles nesnedir; rigid ise devam eden durumu açıklar. Bu yapı pek çok sıfatla kullanılabilir: keep the room warm, keep the door closed ve keep it simple. Sıfat, nesne tamamlayıcısıdır; eylemin nasıl yapıldığını değil, nesnenin durumunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi keep + nesne + sıfat yapısını ve parantez içindeki sözcükleri kullanarak tamamlayın: During the trip, the insulated bag will ____. (the drinks / cold)

Cevabı göster

keep the drinks cold

This allows us to grip a mug of coffee

2:03

Bu, bir kahve kupasını kavramamıza

or lean against a wall. Kalıp ifadeler

2:06

veya duvara yaslanmamıza olanak tanır.

Kalıp ifadeler

lean against a wall: duvara yaslanmak

Lean against a wall, vücudu duvara yaslayıp duvarın ağırlığın bir kısmını desteklemesini sağlamak demektir. Bu cümlede lean vücudun duruşunu veya hareketini, against ise temas edilen ve destek olarak kullanılan yüzeyi belirtir. Bu ifade yalnızca insanlar için değil, merdiven gibi nesneler için de kullanılır. Temel fikir, kişinin veya nesnenin onu destekleyen bir yüzeyle temas etmesidir.

Alıştırma

Hangi cümle bir kişinin fiziksel destek almak için duvara yaslandığını açıkça anlatır?

  1. After the race, Ben leaned on his coach for advice.
  2. After the race, Ben leaned against the wall.
  3. After the race, Ben leaned over the wall to look down.
Cevabı göster

After the race, Ben leaned against the wall.

It also maintains our posture by holding us upright. Notlar

2:08

Ayrıca bizi dik tutarak duruşumuzu da korur.

Kalıp ifadeler

also maintains our posture: duruşumuzu da korur

Also maintains our posture, vücudu dik ve düzgün hizalanmış durumda tutmaya da yardımcı olmak demektir. Burada maintain geçişli bir fiildir: özne bir durumun devam etmesini sağlar ve our posture korunan durumu belirtir. Also, daha önce söylenen bir işleve başka bir işlev ekler. By holding us upright ise bu işlevin nasıl gerçekleştiğini açıklar. Bilimsel veya sağlıkla ilgili açıklamalarda maintain, günlük keep sözcüğünden daha kesin ve resmî bir tınıya sahiptir.

Alıştırma

Hangi cümlede maintain, var olan bir duruşu sabit tutmak anlamında kullanılmıştır?

  1. These exercises help change your posture.
  2. These exercises help improve your posture.
  3. These exercises help maintain good posture.
Cevabı göster

These exercises help maintain good posture.

Dilbilgisi

by holding us upright: yöntemi göstermek için by + -ing kullanımı

by holding us upright edat öbeği, kasların duruşu nasıl koruduğunu açıklar. by + fiilin -ing biçimi, önceki sonuca ulaşmak için kullanılan eylemi veya yöntemi belirtir. hold us upright ifadesinde hold “bir durumda tutmak”, upright ise us sözcüğünün içinde tutulduğu durumu anlatan bir sıfattır: Kaslar vücudu dik konumda tutar.

Alıştırma

Yöntemi belirtmek için parantezdeki fiilin -ing biçimiyle cümleyi tamamlayın: The device saves energy by ____ itself off automatically. (turn)

Cevabı göster

turning

Skeletal muscles form the bulk of the muscular system, Kalıp ifadeler

2:13

İskelet kasları kas sisteminin büyük kısmını oluşturur,

Kalıp ifadeler

form the bulk of ...: bir şeyin büyük bölümünü oluşturmak

Form the bulk of, “bir şeyin en büyük veya ana bölümünü oluşturmak” anlamına gelir. Burada skeletal muscles parçaları, the muscular system ise bu parçaların büyük ölçüde oluşturduğu bütünü belirtir. The bulk of kesin bir yüzdeyi değil, büyük bir çoğunluğu veya ana payı ifade eder. form the bulk of the muscular system tam öbeğinde muscular, ardından gelen system adını niteler.

Alıştırma

Küçük işletmelerin yerel ekonominin büyük bölümünü oluşturduğunu hangi cümle doğru ifade eder?

  1. Small businesses consist mainly of the local economy.
  2. Small businesses form the bulk of the local economy.
  3. The local economy forms the bulk of small businesses.
Cevabı göster

Small businesses form the bulk of the local economy.

make up about 30 to 40% of the body's weight, Öbek fiiller

2:16

vücut ağırlığının yaklaşık %30 ila 40'ını meydana getirir,

Öbek fiiller

make up about 30 to 40%: bir oranı ifade etmek

Bu cümlede make up, “oluşturmak” veya “bir bütünün belli bir bölümünü teşkil etmek” anlamındadır. Daha önce belirtilen özne, vücut ağırlığının yaklaşık %30 ila %40'ını oluşturur; burada make up “uydurmak” demek değildir. Tekrar kullanılabilen kalıp A makes up about X% of B şeklindedir. A parçayı, B bütünü gösterir; about tahmin belirtir, X to Y% ise bir aralık gösterir. A çoğulsa makes up değil make up kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi make up about ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Science books ____ 30% of the books on this shelf.

Cevabı göster

make up about

and generate most of its motion.

2:19

ve hareketinin büyük bir kısmını üretir.

Some muscles are familiar to us,

2:22

Göğüs kasları ve biceps gibi

like the pectorals and the biceps.

2:24

bazı kaslara aşinayızdır.

Others may be less so, Kalıp ifadeler

2:26

Diğerleri ise o kadar bilinmeyebilir,

Kalıp ifadeler

may be less so: so ile önceki bir durumun yerini tutmak

may be less so ifadesindeki so, hemen önce belirtilen sıfatın veya durumun yerine geçer; burada familiar sözcüğünü temsil eder. Bu nedenle cümle, diğerlerinin daha az tanıdık olabileceği anlamına gelir. Bu kullanım sıfatın tekrarlanmasını önler. be less so kalıbı, “o özelliğe daha düşük derecede sahip olmak” demektir; bu yapıda so, “bu nedenle” anlamına gelmez.

Alıştırma

popular sözcüğünü tekrarlamamak için be less so kullanın: This game is popular with teens, but the older version may ____.

Cevabı göster

be less so

like the buccinator,

2:28

yanağınızı dişlerinize bağlayan bir kas olan

a muscle that attaches your cheek to your teeth,

2:29

buksinatör kası gibi,

or the body's tiniest skeletal muscle,

2:32

veya vücudun en küçük iskelet kası olan,

a 1 mm long tissue fragment called the stapedius that's nestled deep inside the ear. Kalıp ifadeler

2:34

kulağın derinliklerine yuvalanmış stapedius adlı 1 mm uzunluğundaki bir doku parçası gibi.

Kalıp ifadeler

that's nestled deep inside the ...: iç kısmın derinlerinde bulunan

Burada that's, that is ifadesinin kısaltmasıdır ve the stapedius sözünü niteleyen bir ilgi cümleciği başlatır. Bu cümlecik, küçük yapının nerede olduğunu söyler: kulağın oldukça derin bir bölümündedir. Be nestled deep inside, be located inside ifadesinden daha canlıdır. Nestled, küçük bir şeyin çevresindeki yapının içine sıkıca veya güvenli biçimde yerleştiğini düşündürür; deep inside ise dış kısımdan uzak ya da görülmesi zor olduğunu vurgular.

Alıştırma

“İç kısmın derinlerinde bulunan” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The emergency sensor is ____ the wall.

Cevabı göster

nestled deep inside

Wherever they occur, Dilbilgisi

2:40

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar,

skeletal muscles are connected to the somatic nervous system, Kalıp ifadeler

2:42

iskelet kasları somatik sinir sistemine bağlıdır,

which gives us almost complete control over their movements. Kalıp ifadeler

2:45

bu da bize hareketleri üzerinde neredeyse tam bir kontrol sağlar.

Dilbilgisi

Wherever they occur: yer değişse de sonuç değişmez

Wherever they occur, “nerede bulunurlarsa bulunsunlar” anlamına gelir. Wherever, olası bütün yerleri kapsayan bir yer cümleciği başlatır; ana cümle ise bu yerlerin hepsinde geçerli kalan bir gerçeği verir. Kullanılabilir kalıp Wherever + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Sonucu konuma bağlı olmayan genel bir kuralı ifade etmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle, yürüyüşçülerin nerede kamp yaptığına bakılmaksızın kuralın geçerli olduğunu anlatır?

  1. Wherever the hikers camp, they must protect their food.
  2. However the hikers camp, they must protect their food.
  3. Whenever the hikers camp, they must protect their food.
Cevabı göster

Wherever the hikers camp, they must protect their food.

Kalıp ifadeler

are connected to...: somatik sinir sistemine bağlı

Be connected to, “bir şeyle fiziksel, teknik veya yapısal bir bağlantısı olmak” anlamına gelir. Bu cümlede are connected to, skeletal muscles ile somatic nervous system arasında bağlantı kurar; çoğul özne skeletal muscles, are gerektirir. Yeniden kullanılabilir kalıp A + be + connected to + B şeklindedir. Var olan bir bağlantıyı anlatır ve be biçimi özneye ve zamana göre değişir.

Alıştırma

Cümleyi be connected to kalıbıyla tamamlayın: The printer ____ the office network.

Cevabı göster

is connected to

Kalıp ifadeler

gives us almost complete control over: üzerinde neredeyse tam kontrol sağlıyor

Give someone control over something kalıbı, “birinin bir şeyi yönlendirmesine, yönetmesine veya ona ne olacağına karar vermesine imkân vermek” anlamına gelir. Bu cümlede us kontrolü kazanan kişiyi, their movements ise kontrol edebildiğimiz şeyi gösterir. Almost complete, complete sözcüğünün anlamını sınırlar: kontrol düzeyi çok yüksektir ama mutlak değildir. Kontrol edilen şeyden önce over kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “neredeyse tamamen kontrol etmemizi sağlar” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: This panel ____ the room temperature.

Cevabı göster

gives us almost complete control over

This muscle group also contains two types of muscle fibers

2:49

Bu kas grubu ayrıca hareketlerimizi daha da hassaslaştırmak için

to refine our motions even further: Dilbilgisi

2:53

iki tür kas lifi içerir:

Dilbilgisi

to refine our motions even further: amaç bildiren mastar

to refine our motions even further şeklindeki to’lu mastar öbeği, daha önce belirtilen iki kas lifi türünün işlevini anlatır. “Bu türler vücudun ne yapmasına yardımcı olur?” sorusunu yanıtlar. Buradaki refine, “ayıklamak veya saflaştırmak” değil, “daha hassas ve kontrollü hâle getirmek” anlamındadır. even further, hareketlerin mevcut durumdan daha da hassas hâle geldiğini belirtir.

Alıştırma

Bir özelliğin ne işe yaradığını belirtmek için to’lu mastarı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The app adds a filter refining from the search results.
  2. The app adds a filter to refine the search results even further.
  3. The app adds a filter for refine the search results.
Cevabı göster

The app adds a filter to refine the search results even further.

slow-twitch and fast-twitch. Kelime

2:55

yavaş kasılan ve hızlı kasılan lifler.

Kelime

slow-twitch ve fast-twitch kas lifleri

Slow-twitch ve fast-twitch, iki genel kas lifi türünü belirten birleşik terimlerdir. Bu terimlerde twitch, kısa bir kas kasılması anlamına gelir; slow ve fast ise bu kasılmanın göreceli hızını anlatır. Tam ifadeler slow-twitch fibers ve fast-twitch fibers şeklindedir. Önceki cümlede muscle fibers belirtildiği için bu kısa listede fibers söylenmeden bırakılmıştır.

Alıştırma

Kas lifi terimini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. A distance runner relies heavily on slow-twitch fibers during a long, steady run.
  2. Slow-twitch and fast-twitch are two types of nerve cells.
  3. A distance runner relies heavily on fast-twitch fibers because they resist fatigue best.
Cevabı göster

A distance runner relies heavily on slow-twitch fibers during a long, steady run.

Fast-twitch fibers react instantly when triggered, Dilbilgisi

2:58

Hızlı kasılan lifler tetiklendiğinde anında tepki verir,

Dilbilgisi

when triggered: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi

Bu cümlede when triggered, when they are triggered ile aynı anlama gelir. Hızlı kasılan liflerin tepki verdiği zamanı veya koşulu belirtir. Triggered edilgendir: bir şey liflerin tepki vermesine neden olur. Bir when yan cümlesinin öznesi ana cümlenin öznesiyle aynıysa ve yan cümlede be fiili kullanılıyorsa İngilizcede özne ile be sık sık atılır: when they are triggered → when triggered. Bu kısaltılmış biçim açıklamalarda ve talimatlarda yaygındır.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri kısaltarak cümleyi tamamlayın: The alarm sounds immediately ____. (when it is triggered)

Cevabı göster

when triggered

but quickly use up their energy and tire out. Öbek fiiller

3:01

ancak enerjilerini çabucak tüketip yorulurlar.

Öbek fiiller

use up their energy: sınırlı bir kaynağı tüketmek

Use up, sınırlı bir kaynağın tamamını ya da neredeyse hiçbir şey kalmayacak kadar büyük bir bölümünü kullanmak demektir. Burada quickly use up their energy, liflerin yalnızca enerji kullandığını değil, kullanılabilir enerjilerinin kısa sürede tükendiğini anlatır. Use up ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse hem use up the energy hem de use the energy up kullanılabilir. Nesne bir zamirse iki parçanın arasına gelir: use it up denir, use up it denmez.

Alıştırma

“Tamamen tüketmek” anlamına gelen öbek fiili kullanın: Long video calls can ____ your phone's battery power quickly.

Cevabı göster

use up

Öbek fiiller

tire out: çok yorulmak veya birini çok yormak

Bu cümlede tire out nesne almadan kullanılmıştır: Lifler enerjilerini tüketir ve çok yorulur. Bu, geçişsiz kalıptır. out parçacığı belirgin bir sonuç anlamı eklediği için tire out, tek başına tire fiilinden daha güçlüdür. İfadenin geçişli bir kalıbı da vardır: Bir etkinlik tire someone out olabilir; yani kişinin çok yorulmasına neden olabilir.

Alıştırma

Uzun yürüyüşün bizi çok yorduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The long hike tired us out.
  2. The long hike tired out us.
  3. We were tired of the long hike.
Cevabı göster

The long hike tired us out.

Slow-twitch fibers,

3:04

Yavaş kasılan lifler,

on the other hand, Anlatım akışı

3:05

öte yandan,

are endurance cells. Kelime

3:06

dayanıklılık hücreleridir.

Anlatım akışı

on the other hand: karşıt olan diğer tarafı sunmak

Bu cümlede on the other hand, karşılaştırmanın zıtlık oluşturan tarafına geçildiğini gösterir. Dinleyiciye yavaş kasılan lifleri daha önce anlatılan hızlı kasılan liflerle, özellikle dayanıklılık bakımından karşılaştırmasını söyler. Bu ifade bilgiyi düzenler; başka bir olayı anlatmaz. Cümlenin başında yer alabilir veya buradaki gibi özneden sonra cümlenin arasına girerek virgüllerle ayrılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle çifti gerçek bir karşıtlık sunmak için on the other hand ifadesini kullanır?

  1. The first laptop is cheaper. On the other hand, the second one is faster.
  2. The first laptop is cheaper. On the other hand, it costs less money.
  3. The first laptop is cheaper. On the other hand, I bought it yesterday.
Cevabı göster

The first laptop is cheaper. On the other hand, the second one is faster.

Kelime

are endurance cells: işlevsel bir açıklama

are + ad öbeği kalıbı, öznenin ne olduğunu belirtir. Burada endurance, hücreleri en güçlü oldukları yönle tanımlar: uzun süre çalışmaya devam edebilmek. Cümle, yavaş kasılan lifleri hızlı ve kısa süreli patlamalardan ziyade uzun süreli etkinliğe uygun hücreler olarak sunar. Burada endurance, cells sözcüğünden önce niteleyici olarak kullanılan bir addır. Endurance cells kısa bir işlev açıklamasıdır; mutlaka bir hücre türünün resmî bilimsel adı değildir.

Alıştırma

Bu cümlede endurance cells ne anlama geliyor?

  1. Uzun süre devam eden etkinliğe uygun hücreler.
  2. Tüm enerjilerini bir kerede serbest bırakan hücreler.
  3. Hiçbir zaman yorulamayan hücreler.
Cevabı göster

Uzun süre devam eden etkinliğe uygun hücreler.

They react and use energy slowly,

3:07

Yavaş tepki verip enerji kullanırlar,

so they can work for longer periods. Dilbilgisi

3:09

bu yüzden daha uzun süre çalışabilirler.

Dilbilgisi

so they can work for longer: sonucu belirtmek

So, ilk yan cümleyi onun sonucuna bağlar. Lifler yavaş tepki verir ve enerjiyi yavaş kullanır; bunun sonucunda daha uzun süre çalışmaya devam edebilirler. Yaygın kalıp neden, so + sonuç biçimindedir. Work for longer ifadesinde for bir süreyi belirtir, longer ise bu süreyi bağlamdan anlaşılan başka bir süreyle karşılaştırır. Ardından gelen periods sözcüğü süreyi açıkça belirtir: for longer periods.

Alıştırma

Hangi cümlede so, enerjinin yavaş kullanılmasının sonucunu doğru biçimde tanıtıyor?

  1. The battery uses energy slowly, but it can work for longer.
  2. The battery uses energy slowly, so it can work for longer.
  3. The battery uses energy slowly because it can work for longer.
Cevabı göster

The battery uses energy slowly, so it can work for longer.

A sprinter will accumulate more fast-twitch muscles in her legs through continuous practice, Kalıp ifadeler

3:12

Bir kısa mesafe koşucusu, sürekli pratik yaparak bacaklarında daha fazla hızlı kasılan kas biriktirir,

Kalıp ifadeler

through continuous practice: sonuca götüren yolu belirtmek

Through continuous practice, “uzun süre devam eden pratik yoluyla” anlamına gelir. Burada through, kısa mesafe koşucusundaki fiziksel değişime götüren süreci belirtir; bir yerin bir tarafından diğer tarafına geçmek anlamında değildir. Aktarılabilir through + isim öbeği kalıbı, bir etkinliği veya deneyimi sonuca götüren yol olarak sunar. by practicing continuously ile karşılaştırıldığında tek bir eylemden çok devam eden sürece biraz daha fazla vurgu yapar.

Alıştırma

Gelişmenin nasıl gerçekleştiğini göstermek için cümleyi through continuous practice ile tamamlayın: Lena improved her balance ____.

Cevabı göster

through continuous practice

enabling her to quickly, Dilbilgisi

3:17

bu da onun hızla,

if briefly, Anlatım akışı

3:18

kısa süreliğine de olsa,

pick up the pace. Deyimler

3:19

tempo artırmasını sağlar.

Dilbilgisi

enabling her to ...: sonucu göstermek için -ing yan cümlesi kullanmak

Enable someone to do something, “birinin bir şeyi yapabilmesini sağlamak” anlamına gelir. Burada her, enabling fiilinin nesnesidir ve to, onun yapabilir hâle geldiği eylemi başlatır. -ing yan cümlesi enabling her to ..., önceki durumun sonucunu ekler: antrenmana bağlı kas değişimi, kısa mesafe koşucusunun hızını artırabilmesini sağlar. Virgülden sonra kullanılan bu yapı, bir neden veya koşulu sonucuna kısa ve sıkı biçimde bağlar.

Alıştırma

Cümleyi enabling + we'nin nesne biçimi + to ile tamamlayın: The update reduced loading time, ____ work faster.

Cevabı göster

enabling us to

Anlatım akışı

if briefly: araya giren kısa süre sınırlaması

if briefly, even if only briefly ifadesinin kısaltılmış ve parantez içi gibi kullanılan biçimidir. Eylemin ya da durumun gerçekten gerçekleştiğini kabul eder, ardından süresini kısa bir zamanla sınırlar. Burada ifade, daha yüksek hızın ne kadar sürebileceğini belirtmek için quickly pick up the pace ana akışının arasına girer. Bu ifade çıkarılırsa cümlede kısa süre sınırlaması kalmaz.

Alıştırma

Hangi cümlede if briefly, gerçekten yaşanan bir durumun yalnızca kısa sürdüğünü ekler?

  1. The sun came out, if briefly, before the rain returned.
  2. If the rain stops briefly, the sun may come out.
  3. The sun came out briefly because the clouds moved.
Cevabı göster

The sun came out, if briefly, before the rain returned.

Deyimler

pick up the pace: daha hızlı hareket etmek veya ilerlemek

pick up the pace, daha hızlı hareket etmek veya daha hızlı ilerlemek anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede koşu hızını artırmayı anlatır; herhangi bir şeyi gerçekten kaldırmak ya da yerden almak anlamına gelmez. Aynı ifade işin, çalışmanın, bir projenin veya daha hızlı ilerleyebilecek başka bir etkinliğin hızını artırmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Bu nottaki deyimle İngilizce cümleyi tamamlayın: We are behind schedule, so we need to ____.

Cevabı göster

pick up the pace

Whereas back muscles contain more slow-twitch muscles to maintain your posture all day. Anlatım akışı

3:21

Oysa sırt kasları tüm gün duruşunuzu korumak için daha fazla yavaş kasılan kas içerir.

Anlatım akışı

Whereas: önceki ifadeyle karşıtlık kurma

Burada Whereas, dinleyiciye sırt kaslarıyla ilgili bu ifadeyi hemen önce verilen farklı kas örneğiyle karşılaştırmasını söyler. Yaklaşık olarak “buna karşılık” veya “oysa” anlamında bir karşıtlık işaretidir; burada zaman bildirmez. Whereas, back muscles contain more slow-twitch muscles örneğindeki gibi kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümle başlatır. Karşılaştırılan diğer yan cümle ya da önceki ifade, karşıtlığın öteki tarafını verir; böylece whereas iki bilgiyi bir karşılaştırma çifti olarak düzenler.

Alıştırma

whereas kullanarak iki tam bilgiyi doğal biçimde karşılaştıran cümleyi seçin.

  1. The front room gets plenty of sunlight, whereas the back room stays cool and dark.
  2. The front room gets plenty of sunlight, whereas because it has large windows.
  3. The front room gets plenty of sunlight, whereas we entered it at noon.
Cevabı göster

The front room gets plenty of sunlight, whereas the back room stays cool and dark.

Unlike the skeletal muscles, Anlatım akışı

3:27

İskelet kaslarından farklı olarak,

the body's cardiac and smooth muscles are managed by the autonomic nervous system, Kelime

3:29

vücudun kalp ve düz kasları otonom sinir sistemi tarafından yönetilir,

beyond our direct control. Kalıp ifadeler

3:33

doğrudan kontrolümüzün dışındadırlar.

Anlatım akışı

Unlike the skeletal muscles: karşılaştırma noktası belirleme

Cümle başındaki Unlike the skeletal muscles ifadesi, ana bilgi gelmeden önce iskelet kaslarını karşılaştırma noktası olarak belirler. Ardından ana cümle, kalp ve düz kasların onlardan nasıl farklı olduğunu açıklar. Kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle şeklindedir. Unlike burada bir edattır; bu nedenle ardından özne ve fiil içeren tam bir yan cümle değil, the skeletal muscles isim öbeği gelir. Ana cümlenin öznesi, bu isim öbeğiyle mantıklı biçimde karşılaştırılabilen bir şey olmalıdır.

Alıştırma

unlike sözcüğünü açık ve mantıksal olarak uyumlu bir karşılaştırmayla kullanan cümleyi seçin.

  1. Unlike from electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.
  2. Unlike electric cars, driving a gasoline car produces exhaust.
  3. Unlike electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.
Cevabı göster

Unlike electric cars, gasoline cars produce exhaust while driving.

Kelime

are managed by the autonomic nervous system: otonom sinir sistemi tarafından düzenlenmek

Bu bilimsel cümlede are managed by, “... tarafından kontrol edilir veya düzenlenir” anlamına gelir. Buradaki manage bir şirketi yönetmek anlamında değildir; bir sistemin kalp ve düz kasların çalışmasını ayarlamasını anlatır. Yapı edilgendir: özne + be + managed + by + kontrol eden unsur. Önce kalp ve düz kasları öne çıkarır, ardından bunları düzenleyen sistemin otonom sinir sistemi olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi manage fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: The building's temperature ____ an automated control system.

Cevabı göster

is managed by

Kalıp ifadeler

beyond our direct control: doğrudan kontrolümüzün dışında

Beyond our direct control, bir şeyi hemen ve bilinçli olarak seçme ya da değiştirme gücümüzün dışında olduğunu belirtir. Buradaki beyond fiziksel bir yeri değil, yetki veya güç sınırını gösterir. Direct önemlidir: sonucu bazen dolaylı olarak etkileyebiliriz, ancak onu bilinçli biçimde doğrudan yönlendiremeyiz veya kendimiz kararlaştıramayız.

Alıştırma

"The final timing is beyond our direct control" cümlesi ne anlama gelir?

  1. Zaman fiziksel olarak bizden uzakta bulunuyor.
  2. Zamanı kendimiz özgürce seçebiliriz.
  3. Zamanı doğrudan belirleyemeyiz, ancak dolaylı olarak etkileyebiliriz.
Cevabı göster

Zamanı doğrudan belirleyemeyiz, ancak dolaylı olarak etkileyebiliriz.

That makes your heart thump roughly 3 billion times over the course of your life, Kalıp ifadeler

3:35

Bu, kalbinizin hayatınız boyunca kabaca 3 milyar kez atmasını sağlar,

Kalıp ifadeler

over the course of your life: yaşamın tamamına yayılan süre

Over the course of your life, “yaşamınızın tamamı boyunca” anlamına gelir. Burada yaklaşık 3 milyar kalp atışı, tek bir olay olarak değil, uzun yıllar boyunca biriken bir toplam olarak sunulur. Aktarılabilir yapı over the course of + zaman dilimi biçimindedir. Bir değişimin, sürecin veya birikimin söz konusu dönemin tamamında geliştiğini göstermek için sıkça kullanılır.

Alıştırma

On yıllık sürenin tamamına yayılan aşamalı değişimi en iyi vurgulayan ifadeyi seçin: The neighborhood gradually became quieter ___ ten years.

  1. over the course of
  2. after
  3. at the end of
Cevabı göster

over the course of

which supplies the body with blood and oxygen. Kalıp ifadeler

3:40

bu da vücuda kan ve oksijen sağlar.

Kalıp ifadeler

which supplies the body with: supply A with B yapısı

Bu yan cümlede supplies the body with blood and oxygen, “A’ya B sağlamak” anlamındaki supply A with B yapısını kullanır. The body alıcıdır; blood and oxygen ise sağlanan kaynaklardır. Which bu yan cümleyi hemen önce sözü edilen şeye bağlar ve supplies fiilinin öznesi olur. Aktarılabilir sözcük sırası supply + alıcı + with + kaynak biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi supply A with B yapısıyla tamamlayın: The clinic ____ local families ____ free medicine.

Cevabı göster

supplies · with

Autonomic control also contracts and relaxes smooth muscle in a rhythmic cycle, Kalıp ifadeler

3:43

Otonom kontrol ayrıca düz kasları ritmik bir döngüde kasar ve gevşetir,

Kalıp ifadeler

contracts and relaxes: eşgüdümlü karşıt eylemler

Burada contracts, “düz kası gerer veya kısaltır”; relaxes ise “kasın gerginliğini azaltır” anlamına gelir. İkisi de üçüncü tekil şahısta geniş zaman fiilidir, Autonomic control öznesini taşır ve smooth muscle nesnesini ortak kullanır. Fiil + and + fiil yapısı, iki eylemi eşgüdümlü tek bir süreç olarak sunar. Cümlede in a rhythmic cycle da bulunduğundan, bu karşıt eylemlerin yalnızca bir kez değil, tekrar tekrar dönüşümlü gerçekleştiği anlaşılır.

Alıştırma

Kasın gerilip ardından gevşediğini anlatan hedef fiil çiftiyle cümleyi tamamlayın: With every step, the calf muscle ____.

Cevabı göster

contracts and relaxes

Kalıp ifadeler

in a rhythmic cycle: düzenli biçimde tekrarlanan bir örüntü

In a rhythmic cycle, kas hareketlerinin nasıl gerçekleştiğini belirten bir edat öbeğidir. Rhythmic, zamanlamanın fark edilebilir ve oldukça düzenli bir vuruşu ya da örüntüyü izlediğini; cycle ise hareket dizisinin tekrarlandığını belirtir. in a ... cycle kalıbı, aynı örüntüye geri dönen bir süreci anlatabilir. Burada contracts and relaxes ifadesini, tek bir kasılmadan sonra tamamen duran bir hareket değil, örüntülü ve tekrarlanan bir hareket hâline getirir.

Alıştırma

Cümleyi “fark edilebilir bir ritme sahip tekrarlanan bir örüntüyle” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The warning light brightens and dims ____.

Cevabı göster

in a rhythmic cycle

that pumps blood through the smooth internal walls of blood vessels, Kalıp ifadeler

3:48

bu kan damarlarının pürüzsüz iç duvarlarından kan pompalar,

Kalıp ifadeler

pump blood through ...: bir sıvıyı bir yol boyunca itmek

Kalıp pump + sıvı veya gaz + through + yol şeklindedir. Burada pumps fiildir, blood hareket ettirilen şeydir ve through, maddenin kuvvetle ilerletildiği yolu belirtir. Pump, basit bir hareketten çok kuvvet uygulanarak oluşturulan bir akışı anlatır. Bu kalıp suyun, havanın veya yakıtın borulardan ya da bir sistemden geçmesi için de kullanılabilir.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın (pump / water / through): The machine ____ the cooling pipes.

Cevabı göster

pumps water through

enables the intestine to constrict and push food through the digestive system, Kalıp ifadeler

3:52

bağırsağın kasılmasını ve yiyecekleri sindirim sistemi boyunca itmesini sağlar,

Kalıp ifadeler

to constrict and push food through the digestive ...: paralel fiiller ve bir yol

to constrict and push ifadesinde tek bir to sözcüğünden sonra iki paralel fiil kullanılır. Bağırsak iki eylemi de yapabildiği için ikinci fiil yalın biçimde kalır: pushes değil, push. push food through the digestive system ifadesinde food nesnedir ve through, onun içinden geçtiği sistemi belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp push + nesne + through + yol veya sistem şeklindedir.

Alıştırma

Parantez içindeki iki fiili paralel bir çift olarak kullanıp cümleyi tamamlayın (constrict / push): This movement enables the intestine to ____ food through the digestive system.

Cevabı göster

constrict and push

and allows the uterus to contract when a person is giving birth. Kalıp ifadeler

3:56

ve doğum yapan bir kişinin rahminin kasılmasına izin verir.

Kalıp ifadeler

giving birth: kalıplaşmış ifade give birth

Give birth, doğum yapmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Is giving birth yapısında şimdiki zaman, doğumu devam eden bir süreç olarak gösterir. Buradaki give, bir şeyi birine vermek şeklindeki olağan anlamını taşımaz. Doğan bebeği veya bebekleri belirtmek için give birth to twins örneğindeki gibi give birth to + isim kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi give birth ifadesinin devam eden biçimiyle tamamlayın: The nurse is helping a patient who is ____.

Cevabı göster

giving birth

As muscles work, Dilbilgisi

4:01

Kaslar çalışırken,

they also use energy and produce an important byproduct, Kelime

4:02

aynı zamanda enerji harcarlar ve önemli bir yan ürün üretirler,

heat.

4:05

ısı.

Dilbilgisi

As muscles work: eş zamanlı süreçler için as

Burada as bir zaman yan cümlesi başlatır ve “-irken” veya “aynı anda” anlamına gelir. Kasların çalışması, enerji kullanımı ve ısı üretimiyle zaman bakımından örtüşür. As, “çünkü” anlamına da gelebilir; ancak buradaki açıklama birlikte gerçekleşen süreçleri anlatır. Bu nedenle onu ayrı bir neden ifadesi olarak değil, zaman ve eşlik ilişkisi olarak okuyun.

Alıştırma

“As the paint dries, its color becomes lighter,” cümlesinde as esas olarak neyi gösterir?

  1. Boya, rengi daha açık olduğu için kurur.
  2. Renk değişimi, boya kurumaya başlamadan önce biter.
  3. Kuruma ve renk değişimi aynı süreç sırasında gerçekleşir.
Cevabı göster

Kuruma ve renk değişimi aynı süreç sırasında gerçekleşir.

Kelime

an important byproduct: bir sürecin ek sonucu

Byproduct, bir sürecin ana sonucuyla birlikte ortaya çıkan ancak üretilmesi sürecin ana amacı olmayan bir şeydir. Burada çalışan kaslar ek bir sonuç olarak ısı üretir; byproduct, bu ısının gereksiz veya istenmeyen olduğu anlamına gelmez. Important sözcüğü bu ek sonucun önemli olduğunu gösterir. Virgülden sonraki heat ismi, an important byproduct ifadesinin tam olarak ne olduğunu belirtir. Bu yapı önce genel bir isim öbeği verir, ardından onun belirli kimliğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi okuyun: “Sawdust is a byproduct of cutting wood.” Burada byproduct ne anlama gelir?

  1. ahşabı kesmenin ana amacı
  2. ahşap kesilirken ortaya çıkan ek bir sonuç
  3. kesme başlamadan önce eklenen bir şey
Cevabı göster

ahşap kesilirken ortaya çıkan ek bir sonuç

In fact, Anlatım akışı

4:06

Aslında,

muscle provides about 85% of your warmth,

4:07

kaslar vücut ısınızın yaklaşık %85'ini sağlar,

Anlatım akışı

In fact: daha güçlü ve belirli kanıt sunmak

In fact, bu cümleyi daha önce söylenenlere bağlayan bir söylem işaretleyicisidir. Önceki genel fikir, çalışan kasların ısı ürettiğidir; ardından In fact yaklaşık %85 gibi daha belirli bir oran sunarak bu fikri kanıtla güçlendirir. Bu ifade bir düzeltmeyi veya beklentilere aykırı bir gerçeği de sunabilir, ancak burada önceki iddiayı tersine çevirmez. Açıklamayı genel bir ifadeden daha güçlü ve kesin bir gerçeğe taşır.

Alıştırma

Okuyun: “The library is popular. In fact, more than a thousand people visit it each day.” In fact burada ne yapar?

  1. Önceki ifadeyi güçlendiren daha belirli bir gerçeği sunar.
  2. Ziyaretçi sayısıyla ilgili belirsizlik gösterir.
  3. Kütüphaneyle ilgisi olmayan yeni bir konu başlatır.
Cevabı göster

Önceki ifadeyi güçlendiren daha belirli bir gerçeği sunar.

which the heart and blood vessels then spread evenly across the body via the blood. Kalıp ifadeler

4:10

kalp ve kan damarları da bunu kan yoluyla vücuda eşit bir şekilde dağıtır.

Kalıp ifadeler

spread evenly across the body: bir alana eşit biçimde dağıtma

spread something evenly across an area kalıbı, bir şeyi bir alanın bütün bölümlerine yaklaşık olarak eşit biçimde ulaştırmak anlamına gelir. Altyazıda which, spread fiilinin nesnesidir ve daha önce sözü edilen ısıya gönderme yapar; across the body ise ulaşılan alanı belirtir. Evenly, dengeli dağılım anlamını ekler. Evenly olmadan spread across the body, ısının vücudun farklı bölümlerine ulaştığını söyler ancak her bölümdeki miktarın benzer olduğunu belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi spread + something + evenly + across + an area kalıbıyla tamamlayın. Dağıtılan şey için heat, alan için the room kullanın: On cold days, the ceiling fans ____.

Cevabı göster

spread heat evenly across the room

Without that, Anlatım akışı

4:15

Bu olmadan,

we couldn't maintain the temperature necessary for our survival. Dilbilgisi

4:16

hayatta kalmamız için gerekli sıcaklığı koruyamazdık.

Anlatım akışı

Without that: önceki gerekli koşula gönderme yapmak

Without that ifadesindeki that, az önce açıklanan sürecin tamamına gönderme yapar: kaslar ısı üretir, kalp ve kan damarları da bu ısıyı vücudun her yerine yayar. Daha sonra gelen temperature sözcüğüne gönderme yapmaz. Without that, önceki süreci gerekli bir koşul olarak sunar. Cümlenin geri kalanı, bu koşul olmadığında ne olacağını açıklar. Bu kısa geriye gönderme, açıklamanın tamamını tekrarlamadan fikirleri birbirine bağlar.

Alıştırma

Örnekte that neye gönderme yapıyor? The filter removes harmful chemicals from the water. Without that, the water would not be safe to drink.

  1. içmenin güvenli olması
  2. filtrenin zararlı kimyasalları gidermesi
  3. su
Cevabı göster

filtrenin zararlı kimyasalları gidermesi

Dilbilgisi

couldn't maintain the temperature necessary for our survival: hayatta kalmak için gereken sıcaklığı koruyamamak

Couldn't maintain, az önce belirtilen koşul olmadan sıcaklığı gereken düzeyde tutmanın mümkün olmayacağını anlatır. Maintain, bir duruma yalnızca bir kez ulaşmayı değil, o durumu zaman içinde sabit tutmayı ifade eder. Necessary for our survival, temperature sözcüğünden sonra gelir ve onu açıklar: Bu, hayatta kalmak için gereken sıcaklıktır. Yapı isim + necessary for + ihtiyaç veya amaç şeklindedir.

Alıştırma

İlacın güvenle saklanması için belirli bir sıcaklık gerektiğini doğal biçimde ifade eden seçeneği seçin: The medicine must remain at ___.

  1. the temperature for necessary safe storage
  2. the necessary for safe storage temperature
  3. the temperature necessary for safe storage
Cevabı göster

the temperature necessary for safe storage

The muscular system may be largely invisible to us, Anlatım akışı

4:20

Kas sistemi bizim için büyük ölçüde görünmez olabilir,

but it leaves its mark on almost everything we do, Deyimler

4:23

ancak göz kırpması da olsa bitiş çizgisine yapılan bir yarış da olsa

Anlatım akışı

may be largely invisible to us, but it...: bizim için büyük ölçüde görünmez olabilir, ancak...

May be largely invisible to us önce sınırlı veya daha az önemli bir noktayı kabul eder: Kas sistemini genellikle doğrudan göremeyiz. Burada may bu noktayı bir ödünleme olarak sunar; largely ise «büyük ölçüde» anlamına gelir ve invisible ifadesinin kesin bir yargı gibi duyulmasını önler. Ardından but it dikkati ana mesaja çevirir: Bir şeyin görülmesi zor olabilir ama yine de geniş bir etkisi olabilir. May..., but... yapısı, bir noktayı kabul ettikten sonra onunla karşıtlık oluşturan daha önemli bir noktayı vurgulayarak bilgiyi düzenler.

Alıştırma

Hangi cümle önce bir sınırlamayı kabul edip ardından onunla karşıtlık oluşturan ana noktayı vurgular?

  1. The process may be invisible, but its effects are easy to see.
  2. The process is invisible, so it has no effects.
  3. The process may be invisible because its effects are easy to see.
Cevabı göster

The process may be invisible, but its effects are easy to see.

Deyimler

leaves its mark on: fark edilir ve kalıcı bir etki bırakmak

Burada leaves its mark on mecazi kullanılır ve bir şey üzerinde fark edilir ya da kalıcı bir etki bırakmak anlamına gelir. Fiziksel bir iz bırakılmaz; cümle, öznenin insanların yaptığı neredeyse her şeyi etkilediğini söyler. Kalıp X leaves X's mark on Y şeklindedir. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: she leaves her mark, they leave their mark ve it leaves its mark.

Alıştırma

“The invention left its mark on modern life.” cümlesinde left its mark on ne anlama gelir?

  1. Hiçbir şeyi değiştirmeden modern yaşamdan geçti.
  2. Modern yaşam üzerinde fark edilir ve kalıcı bir etkisi oldu.
  3. Modern yaşamın üzerinde fiziksel bir leke bıraktı.
Cevabı göster

Modern yaşam üzerinde fark edilir ve kalıcı bir etkisi oldu.

whether it's the blink of an eye or a race to the finish line. Dilbilgisi

4:26

yaptığımız hemen hemen her şeyde izini bırakır.

Dilbilgisi

whether it's A or B: iki durumu da kapsamak

Whether it's A or B, hangi durumdan söz edilirse edilsin aynı ifadenin geçerli olduğu anlamına gelir. Birbirinden farklı iki örneği geniş bir kapsamın parçaları olarak sunar. Burada hızlı bir göz kırpma ile bitişe kadar süren bir yarış, çok farklı hareket türlerini temsil eder. Bu yapı iki durumu da kapsar; A ile B arasında seçim yapılmasını istemez. Ana ifadeden önce ya da sonra gelebilir: Whether it's A or B, the rule applies; veya The rule applies, whether it's A or B.

Alıştırma

Hangi cümle, aynı ifadenin iki durumu da kapsadığını göstermek için whether ... or ... yapısını kullanır?

  1. Preparation matters only when the project is long.
  2. Either choose a short task or start a long project.
  3. Whether it's a short task or a long project, preparation matters.
Cevabı göster

Whether it's a short task or a long project, preparation matters.

This video is made possible by our community on Patreon.

4:30

Bu video Patreon'daki topluluğumuz sayesinde hazırlandı.

And if you're curious about the human body,

4:33

Ve insan vücudunu merak ediyorsanız,

check out this playlist. Öbek fiiller

4:34

bu oynatma listesine göz atın.

Öbek fiiller

check out: bakmaya yönelik samimi bir davet

Burada check out, “göz atmak” veya “incelemek” anlamına gelir. Nesne alan bir phrasal verb'dür: check out + birinin görmesini istediğiniz şey. Bu cümle, öznesi açıkça söylenmeyen you olan bir emir cümlesidir. Video dilinde, izleyiciyi oynatma listesine yönlendiren samimi bir öneri görevi görür.

Alıştırma

Bu derste öğrendiğiniz ve “göz atmak” anlamına gelen phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: Before choosing a summer camp, ____ its website.

Cevabı göster

check out