Rahatla 🛁 | Yepyeni - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Tatil odalarına gelen Bluey ile Bingo, ranzaları, dolapları, banyoları ve alışılmadık donanımları heyecanla inceler. Her yeni keşif hayalî bir oyuna dönüşürken anneleri, güneş kremi sürmelerini sağlayıp onları sahile indirmeye tekrar tekrar çalışır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. hit the beach. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: hit sözcüğünün burada bir şeye vurmak anlamına gelmediğini; sahile gitmeyi veya sahil etkinliklerine başlamayı anlatan samimi bir ifade olduğunu anlayın. Böylece deniz kenarında bir geziyi ya da planı heyecanla önerirken bunu tanıyıp kullanabilirsiniz. 2. No, I mean, — Konuşma edimbilimi ve tutum: İlk sözlerinizin amaçladığınızdan farklı anlaşıldığını belirtip asıl kastınızı hemen açıklamayı öğrenin. Bu doğal konuşma onarımı, sert görünmeden ve konuşmayı baştan başlatmadan bir soruyu ya da konuşmanın yönünü düzeltmenize yardımcı olur. 3. Let's see if — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir şeyin doğru, mevcut veya kullanılabilir olup olmadığını kontrol etmeyi önermek için bu esnek konuşma kalıbını kullanın. Bir yeri keşfederken, başka bir nesneyi ararken, bir fikri sınarken veya biriyle pratik bir sorunu adım adım çözerken işe yarar.
Bu derste
which one: bilinen seçenekler arasından seçim yapmak
Which one, bilinen, görülen veya daha önce konuşulmuş bir seçenek grubundan tek bir şeyi belirlemesini istemek için kullanılır. Bu cümlede birkaç olası oda vardır ve konuşan kişi hangisinin kendilerine ait olduğunu öğrenmek ister. One, bağlamdan zaten anlaşılan tekil ve sayılabilen bir ismin yerine geçer. Burada which one, which room sorusunun daha kısa biçimidir.
Alıştırma
Bilinen seçenekler arasından seçim yapmak için kullanılan iki sözcüklük ifadeyle soruyu tamamlayın: Three lockers are available. ____ is mine?
Cevabı göster
Which one
Dump your stuff: eşyaları hızlıca ve gelişigüzel bırakmak
Burada Dump your stuff, 'eşyalarını düzenlemeden hızlıca bırak' anlamına gelir. Bu bağlamda dump, bir şeyi boşaltmak veya eşyaları çöpe atmak demek değildir. Stuff; çanta ve mont gibi kişisel eşyaları topluca anlatan, resmî olmayan ve sayılamayan bir isimdir. Bu emir cümlesi kısa, hızlı ve samimidir: konuşan kişi, dinleyenin eşyaları dikkatle yerleştirmesini veya düzenlemesini değil, bırakıp devam etmesini ister.
Alıştırma
Kullanımı değerlendirin: yakın bir arkadaşınız sırt çantasıyla yeni geldi. 'Dump your stuff by the door' doğal ve samimi bir talimat mıdır?
- Hayır, dump yalnızca bir şeyi çöpe atmak anlamına gelebilir.
- Evet, bu samimi durumda doğal bir kullanımdır.
Cevabı göster
Evet, bu samimi durumda doğal bir kullanımdır.
"sunscreen up": bir ismi geçici olarak fiilleştiren gündelik bir komut
Burada sunscreen geçici olarak fiil gibi kullanılır ve “güneş kremi sürmek” anlamına gelir. up parçacığı tamamen hazırlanmış olma fikrini ekler; dolayısıyla bu kısa komut “güneş kremini sür ve hazırlan” demektir. Bu, ismi fiile dönüştüren eğlenceli bir kullanımdır; standart ve yaygın biçimde yerleşmiş bir öbek fiil değildir. Bu kalıp yaratıcı gündelik konuşmaları anlamanıza yardımcı olabilir, ancak her ismin bu şekilde doğal olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir aile dışarı çıkmaya hazırlanırken Sunscreen up! büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Dışarı çıkmadan önce güneş kremini temizlemek.
- Güneş kremi sürüp hazırlanmak.
- Güneş kremini başın üzerinde tutmak.
Cevabı göster
Güneş kremi sürüp hazırlanmak.
"hit the beach": “plaja gitmek” anlamında gündelik bir ifade
hit the beach ifadesinde hit, “vurmak” değil, “gitmek” veya “varıp keyfini çıkarmaya başlamak” anlamına gelir. Let's hit the beach, oraya gidip geziyi başlatmak için enerjik bir öneridir. Bu yolculuk anlamı hit the road gibi yerleşmiş birkaç gündelik birleşimde görülür. Ancak hit, her yer adının önünde go to yerine serbestçe kullanılamaz.
Alıştırma
Hangi cümle Let's hit the beach before noon? ile aynı anlama gelir?
- Let's go to the beach before noon.
- Let's leave the beach before noon.
- Let's clean the beach before noon.
Cevabı göster
Let's go to the beach before noon.
Bunk beds: üst üste yerleştirilmiş yataklar
Bunk beds ifadesi, yan yana durmak yerine üst üste yerleştirilmiş iki veya daha fazla yatağı anlatır. Bütün üniteye a bunk bed, her bir yatma yerine ise a bunk denebilir: üstteki the top bunk, alttaki de the bottom bunk olur.
Alıştırma
Hangi seçenek bunk beds ifadesini açıklar?
- Üst üste yerleştirilmiş yataklar
- Yan yana yerleştirilmiş iki yatak
- Tek bir ekstra geniş yatak
Cevabı göster
Üst üste yerleştirilmiş yataklar
Can I have the top?: üst ranzayı istemek
Can I have ...?, bir şeyi almak ya da kullanmak için gündelik dilde kullanılan bir rica biçimidir. Burada have, “almasına veya kullanmasına izin verilmek” anlamındadır; yani konuşan kişi belirli bir yatma yerini istemektedir. Bu, have fiilinin “yemek” anlamındaki kullanımı değildir. The top, az önce bunk beds ifadesi geçtiği için the top bunk yerine kullanılmıştır. İngilizcede bağlamdan açıkça anlaşılan bir isim sık sık atılır; ancak bu bağlam yoksa the top bunk denmelidir.
Alıştırma
Can I have ...? ifadesini kullanarak bu koltuk ricasını tamamlayın: ____ the window seat?
Cevabı göster
Can I have
Rahat bir izin ifadesi olarak If you like.
Burada If you like., “Evet, yapabilirsin” veya “Benim için sorun değil” demenin rahat bir yoludur. Karar karşıdaki kişiye bırakılır. if ile başlasa da bu kısa yanıtın asıl amacı bir koşul koymak değildir. Bir isteği kabul eder ve “istediğin buysa” anlamına gelir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “Can I open the window?” diye soruyor. Sizin için sorun değil ve kararı ona bırakmak istiyorsunuz. En uygun yanıt hangisidir?
- If you like.
- I'd rather you didn't.
- You have to.
Cevabı göster
If you like.
Have you got one? ile şu anki sahipliği sormak
Have you got one? cümlesinde have got, “sahip olmak” anlamına gelir. Bu soru, dinleyicinin o nesneye şu anda sahip olup olmadığını sorar; buradaki got, geçmişte onu edinme eylemini anlatmaz. One, daha önce sözü edilen tekil ve sayılabilen bir ismin yerine geçer; böylece ismin tekrarlanmasına gerek kalmaz.
Alıştırma
Have you got ...? ve one kullanarak bu günlük Britanya İngilizcesi sorusunu tamamlayın: I need a charger. ____?
Cevabı göster
Have you got one
Ortak bir hayalî durum kurmak için Let's pretend ...
Let's pretend ..., birlikte bir şey hayal etmeyi ve oyun ya da etkinlik sırasında uydurulan bir durumu gerçek kabul etmeyi önerir. Burada konuşan kişi nesneyi fırın olarak düşünmeyi önerir; bunun gerçekten fırın olduğunu söylemez. Bu kalıpta pretend ifadesinden sonra kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümle gelir: Let's pretend + it is .... Aynı kalıp roller, yerler veya olaylar belirlemek için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hayalî oyun önerisini dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ the sofa is a pirate ship.
Cevabı göster
Let's pretend
May I have ..., please? ile kibarca istekte bulunmak
May I have + isim, please? birinden size bir şey vermesini veya sunmasını kibarca istemenin bir yoludur. Burada may izin istemeye yarar, have ise almak veya size sunulması anlamına gelir; soru yetenekle ilgili değildir. may ifadesinden sonra have fiilinin yalın biçimini kullanın. Please isteği daha nazik yapar ve sonda yer alabilir; yazıda genellikle istekle arasına virgül konur.
Alıştırma
Bir fırında, kibar isteği dersteki kalıpla tamamlayın: “____ two rolls, please?”
Cevabı göster
May I have
I'll just ...: hızlı ve kolay bir karar
I'll just cook it. cümlesinde I'll (= I will), eylemi o anda verilmiş bir karar veya söz olarak sunar: konuşan kişi sıradaki iş olarak onu pişirecektir. Buradaki just, eylemi hızlı, kolay ve zahmetsiz gösterir. Yalnızca “sadece” anlamına gelmez; I'll just + fiilin yalın hâli yapısında anlık bir yanıtın rahat ve güven verici duyulmasını sağlar.
Alıştırma
Kararın hızlı ve kolay olduğunu göstermek için yanıtı I'll just ile tamamlayın: The soup is cold. ____ heat it up.
Cevabı göster
I'll just
will be ready soon: tamamlanması için kısa bir bekleyiş
Bu cümlede it, yemeği ifade eder. Will be ready soon, yemeğin şu anda hazır olmadığını ancak kısa bir bekleyişten sonra pişmiş ve yenmeye hazır olacağını anlatır. Yapı, will + be + ready biçimindedir ve ardından soon gelir. Sonucun tam olarak ne olduğu özneye bağlıdır: bir sipariş tamamlanabilir, bir oda kullanılabilir hâle gelebilir ve bir dosyanın işlenmesi bitebilir.
Alıştırma
Güncellemeyi will be ready soon ile tamamlayın: The meeting room ____.
Cevabı göster
will be ready soon
Anında düzeltme için No, I mean,
No, I mean, karşı tarafın önceki sözleri yanlış anladığını belirtir. No bu yorumu reddeder; bir isteği reddetmez. I mean konuşanın asıl iletmek istediği mesajı başlatır ve genellikle hemen ardından daha açık bir ifade gelir. Burada mean, “söylemek istemek” anlamındaki fiildir; “kaba veya kötü kalpli” anlamındaki sıfat değildir.
Alıştırma
Biri sizin salı dediğinizi sanıyor, ancak siz perşembeyi kastettiniz. Hangi yanıt yanlış anlamayı açıkça düzeltir?
- No, I mean Thursday, not Tuesday.
- Yes, Tuesday is fine with me.
- No, Thursday has been canceled.
Cevabı göster
No, I mean Thursday, not Tuesday.
go down to the beach: yön bakışı eklemek
go down to the beach ifadesinde go hareketi belirtir, to ise varış yerini tanıtır. Down, konuşanın rotayı nasıl gözünde canlandırdığını ekler: plaj daha aşağıda, bir güzergâh boyunca ileride veya yerel olarak “down” diye düşünülen bir yönde olabilir. İfade yine de plaja gitmek anlamına gelir. Down, ölçülebilir bir yükseklik azalmasını kesin olarak göstermez; tanıdık ve ortak bir mekânsal bakış açısını yansıtabilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız "Let's go down to the café after lunch." diyor. Down büyük olasılıkla ne ekliyor?
- Kafenin fiziksel olarak yerin altında olduğu düşüncesi
- Gezinin iptal edildiği düşüncesi
- Güzergâh boyunca veya down olarak görülen bir yere doğru yön hissi
Cevabı göster
Güzergâh boyunca veya down olarak görülen bir yere doğru yön hissi
come on: birini hemen harekete geçmeye yönlendirmek
Burada come on, hemen harekete geç veya acele et anlamına gelen, konuşma diline özgü samimi bir dürtüdür. Konuşan kişi, diğer kişinin oyalanmayı bırakıp harekete geçmesini istiyor; ondan kelimenin gerçek anlamıyla kendisine yaklaşmasını istemiyor. Aynı sözler teşvik edici, şakacı, bezgin veya sabırsız duyulabilir. Hangi tutumun kastedildiğini bağlam ve ses tonu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede come on birini hemen harekete geçmeye teşvik etmek için kullanılmıştır?
- Please come over for dinner on Friday.
- Come on, or we'll miss the train.
- The stage lights come on at eight.
Cevabı göster
Come on, or we'll miss the train.
want to start relaxing: want to + start + fiil-ing
want to start relaxing iki fiil yapısını birleştirir. Want sözcüğünden sonra to + fiilin yalın hâli gelir; bu yüzden want to start, konuşanın bir etkinliğe başlamak istediğini gösterir. Burada start sözcüğünden sonra -ing biçimindeki relaxing gelir. Relaxing, başlayan etkinliği belirtir; start sözcüğünü niteleyen bir sıfat değildir. Yeniden kullanılabilen yapı want to start + fiil-ing biçimidir. Start to relax da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak bu cümlede -ing yapısı kullanılmıştır.
Alıştırma
Cümleyi want to + start + read fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: I ____ more often.
Cevabı göster
want to start reading
won a prize: win a prize ifadesinin geçmiş biçimi
Win a prize, birinin yarışma, müsabaka veya değerlendirme sürecindeki başarısı sayesinde ödül kazanmasını anlatan doğal fiil ve isim eşleşmesidir. Won, win fiilinin geçmiş zaman biçimidir; bu nedenle won a prize, ödülün geçmişte kazanıldığını belirtir. Burada konuşan kişi, nesnenin ödül kazandığını şakayla karışık hayal ediyor. Fikir bir şaka olsa da kullanılan eşleşme normaldir.
Alıştırma
Cümleyi win a prize ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: Her photograph ____ in the school competition.
Cevabı göster
won a prize
the best ... in the world: vurgulu bir üstünlük yapısı
The best + isim + in the world bir üstünlük yapısıdır. Normalde best kelimesinden önce the gelir; in the world ise karşılaştırma grubunu, yani dünyadaki o türden her şeyi belirtir. Gündelik konuşmada bu iddia çoğu zaman ölçülmüş bir dünya sıralamasından çok duygu veya mizah ifade eder. Bu cümlede ona the best toilet in the world denmesi, bilinçli bir abartıyla şakayı sürdürür.
Alıştırma
Abartılı iltifatı tamamlamak için the best ... in the world yapısının tamamını kullanın: This is ____ cake ____!
Cevabı göster
the best · in the world
I congratulations ve standart kutlama ifadeleri
I congratulations standart İngilizce değildir. Congratulations, kalıplaşmış bir ünlem olarak kullanılan bir addır; bu nedenle I sözcüğünden sonra fiil görevi göremez. Birini kutlamak için Congratulations! deyin veya I congratulate you. örneğindeki gibi congratulate fiilini kullanın. Bu sahnedeki sıra dışı biçim, bir çocuğun dil bilgisi hatası gibi duyulur; bunu anlayın ancak standart bir kalıp olarak kullanmayın.
Alıştırma
Bir arkadaşınız size kazandığı bir ödülü gösteriyor. Onu kutlamak için hangi seçenek standart ve doğaldır?
- I congratulates!
- I congratulations!
- Congratulations!
Cevabı göster
Congratulations!
Bir şeyi kontrol etmek için Let's see if ...
Let's see if ..., bir şeyin doğru olup olmadığını kontrol etmeyi veya öğrenmeyi önermek için kullanılan yaygın bir konuşma kalıbıdır. Buradaki see, yalnızca gözle görmek değil, kontrol etmek veya öğrenmek anlamına gelir. If sözcüğünden sonra kontrol edilen durumu belirtmek için düz cümle söz dizimi kullanılır: Let's see if there's another toilet. Bu kalıp bir şeyin var olup olmadığını, çalışıp çalışmadığını veya kullanılabilir olup olmadığını kontrol etmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: The flashlight may need new batteries. ____ it works.
Cevabı göster
Let's see if
How are we? ile grubun ilerlemesini kontrol etme
Bu sahnede How are we?, “Nasıl gidiyoruz?” anlamına gelir. Konuşan kişi sağlık durumunu sormak yerine grubun ne kadar hazır olduğunu veya işin nasıl ilerlediğini kontrol eder. we kullanımı, durumu paylaşılan bir iş gibi gösterir. Bu nedenle soru daha sıcak ve doğrudan bir talep kadar baskıcı olmayan bir şekilde duyulabilir. Sorunun hazırlıkla mı yoksa ilerlemeyle mi ilgili olduğu ortak bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Bir aile dışarı çıkmak için hazırlanıyor. İçlerinden biri “How are we?” diye soruyor. Büyük olasılıkla neyi kontrol ediyor?
- Herkesin neredeyse hazır olup olmadığını
- Tanımadıkları birinin sağlığının iyi olup olmadığını
- Ailenin soyadının ne olduğunu
Cevabı göster
Herkesin neredeyse hazır olup olmadığını
hang on: birinden kısa süre beklemesini istemek
Burada hang on, “bir dakika bekle” veya “dur” anlamına gelen kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Konuşan kişi bir şeyi fark etmiş ya da hatırlamıştır ve devam eden şeyi kısa süreliğine durdurur. Kısa bir yönerge işlevi görür. Anlamı hang ve on kelimelerinin fiziksel anlamlarından oluşmaz; hang on ifadesinin “bekle” mi yoksa gerçek anlamda mı kullanıldığını çevredeki bağlam gösterir.
Alıştırma
“Bir dakika bekle” anlamındaki konuşma ifadesiyle cümleyi tamamlayın: “____, I need to check the address.”
Cevabı göster
Hang on
Congratulations, + ad veya hitap
Congratulations, + ad veya hitap, birine başarısından ya da iyi haberinden dolayı sevindiğinizi doğrudan söylemenin bir yoludur. Virgül, doğrudan kime seslenildiğini gösterir; burada toilet bu hitap konumundadır. Bu cümlede tuvalet, bir şey başarmış bir insan gibi ele alınır. Bu kişileştirme cümleyi şakaya dönüştürür. Gerçek hayattaki sıradan bir kutlamada virgülden sonra genellikle bir kişinin adı veya hitap biçimi gelir.
Alıştırma
Mia az önce bir yarışı kazandı. Doğrudan ona söylenecek en doğal cümle hangisidir?
- Good luck, Mia!
- Welcome, Mia!
- Congratulations, Mia!
Cevabı göster
Congratulations, Mia!