At nalı yengecinin kanını neden hasat ediyoruz? - Elizabeth Cox: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
616 kelime 149 kel/dk

Video özeti: Video, at nalı yengeci kanının ilaç ve tıbbi cihazlardaki tehlikeli bakteriyel endotoksinleri saptamak için neden kullanıldığını açıklıyor. Ardından kan alma işlemi ve diğer insan kaynaklı baskılarla bağlantılı ölümleri ve nüfus azalmasını, ayrıca sentetik bir alternatif geliştirme çalışmalarını ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Waiting for them are teams of lab workers — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Sıfat-fiil grubunun başa, öznenin ise fiilden sonraya getirildiği bu devrik yapıyı anlayın; bilimsel anlatı, belgesel veya haber dilinde hem canlı bir sahne kuran hem de resmî tını taşıyan girişler oluşturmak için kullanın. 2. an extract called LAL — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: LAL’nin at nalı yengeçlerinden alınan kandan üretilen ve örneklerde bakteriyel endotoksin aramak için kullanılan bir özüt olduğunu öğrenin; böylece tıbbi test sürecini ve bu testin uygulamadaki önemini takip edebilirsiniz. 3. recent research suggests this number may be even higher. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: suggests ile may sözcüklerinin yeni bulguları kesin olmayan bir tahmini gerçekmiş gibi sunmadan, temkinli biçimde aktarmak için nasıl birleştiğini fark edin ve bu ölçülü tonu akademik, bilimsel ve haber metinlerinde kullanın.

Bu derste

During the warmer months, especially at night during the full moon, Anlatım akışı

0:06

Sıcak aylarda, özellikle dolunay olan gecelerde,

horseshoe crabs emerge from the sea to spawn. Kalıp ifadeler

0:11

at nalı yengeçleri yumurtlamak için denizden çıkarlar.

Anlatım akışı

During the warmer months ... during the full moon: başa yerleştirilmiş zaman çerçevesi

Baştaki uzun zaman ifadesi, ardından gelen her şey için bir çerçeve oluşturur. During the warmer months genel mevsimi belirtirken at night during the full moon zamanı daha belirli bir duruma indirger. Especially, daha dar olan gece koşulunun en önemli ayrıntı olduğunu gösterir. Bilgilendirici bir anlatımda baştaki bölümün tamamını “ne zaman?” sorusunun cevabı olarak düşünüp ardından özneyi ve ana eylemi bulabilirsiniz.

Alıştırma

Vurgulanan başlangıç bölümünün cümledeki temel görevi nedir?

  1. Sıcak günleri dolunay geceleriyle karşılaştırır.
  2. Birbiriyle ilgisiz üç zaman sunar.
  3. Önce genel mevsimi, ardından ana olaydan önce daha belirli bir zamanı verir.
Cevabı göster

Önce genel mevsimi, ardından ana olaydan önce daha belirli bir zamanı verir.

Kalıp ifadeler

emerge from the sea to spawn: çıkış yeri ve amaç

emerge from the sea ifadesinde emerge, hayvanın saklı olduğu ya da görünmediği bir yerden çıkması anlamına gelir; from the sea ise çıkış yerini belirtir. To spawn amaç bildiren bir mastar yapısıdır ve yengeçlerin neden çıktığını açıklar. Yeniden kullanılabilen kalıp hayvan + emerge from + yer + to + fiil şeklindedir. Burada spawn, üremek için yumurta bırakmak anlamına gelir; yalnızca “ortaya çıkmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hayvanlarla ilgili cümleyi hedef emerge-from kalıbıyla tamamlayın: At sunset, the moths ____ their shelters ____ feed.

Cevabı göster

emerge from · to

Waiting for them are teams of lab workers Dilbilgisi

0:14

Onları laboratuvar çalışanlarından oluşan ekipler bekler;

Dilbilgisi

Waiting for them are teams of lab workers: betimleyici özne-fiil devrikliği

Bu cümlede Waiting for them önce bekleme sahnesini kurar. are fiili, gerçek özne olan teams of lab workers ifadesinden önce gelir. Anlamı Teams of lab workers are waiting for them cümlesiyle aynıdır; them burada at nalı yengeçlerini gösterir. Bu devrik sıra, yeni tanıtılan kişileri cümlenin sonuna bırakarak görüntünün sonradan açığa çıkması etkisini yaratır. Betimleyici anlatımda kullanılabilen kalıp şöyledir: başta bir yer ifadesi veya -ing öbeği, ardından fiil ve özne.

Alıştırma

Hangi cümlede örnektekiyle aynı betimleyici devrik yapı kullanılmıştır?

  1. Waiting outside are three taxis.
  2. Waiting outside three taxis are.
  3. Three taxis are waiting outside.
Cevabı göster

Waiting outside are three taxis.

who capture the horseshoe crabs by the hundreds of thousands, Kalıp ifadeler

0:18

yüz binlerce at nalı yengencini yakalarlar,

Kalıp ifadeler

by the hundreds of thousands: çok büyük ve yaklaşık bir miktarı ifade etme

By the hundreds of thousands, sayının birkaç yüz bine ulaştığını ifade eder. Yakalama işleminin çok büyük ölçekte yapıldığını anlatır; kesin bir sayı vermez. Burada by, bir şeyin hangi sayısal ölçekte gerçekleştiğini gösterir. by the + çoğul miktar sözcüğü kalıbı by the hundreds, by the thousands ve by the millions gibi zarf ifadeleri oluşturur.

Alıştırma

Birkaç yüz binlik sayılar halinde anlamına gelen beş sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: During the migration, birds crossed the bay ____.

Cevabı göster

by the hundreds of thousands

take them to labs,

0:21

laboratuvarlara götürürler,

harvest their cerulean blood, Kelime

0:23

gök mavisi kanlarını hasat ederler

Kelime

harvest their cerulean blood: gök mavisi kanlarını toplamak

Bu ifadede harvest, canlı bir organizmadan kullanılabilir biyolojik malzeme toplamak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Burada tarımsal anlamdaki “ürün hasat etmek” anlamında kullanılmaz; kan bilimsel veya başka bir pratik amaçla toplanır. Cerulean, canlı bir gök mavisi rengi ifade eder ve kanın alışılmadık rengini vurgular. Aynı teknik kullanım harvest blood, harvest cells ve harvest tissue gibi ifadelerde de görülür.

Alıştırma

Hangi cümlede harvest, araştırma için biyolojik malzeme toplamak anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Researchers harvested cells from the tissue for analysis.
  2. The farmer harvested a medical appointment.
  3. The nurse harvested a patient's blood for a routine checkup.
Cevabı göster

Researchers harvested cells from the tissue for analysis.

then return them to the sea. Kalıp ifadeler

0:25

ve ardından onları tekrar denize bırakırlar.

Kalıp ifadeler

return them to the sea: onları denize geri götürmek

Burada return geçişli bir fiildir: return + nesne + to + yer yapısı, nesneyi bir yere geri göndermek veya götürmek anlamına gelir. Return them to the sea ifadesinde them taşınan nesnedir, the sea ise varış yeridir. Then bu eylemi önceki bir aşamaya bağlar. Bu ifade onların kendi başlarına geri döndüğü anlamına gelmez. Hayvanlar özne olduğunda They return to the sea denir.

Alıştırma

Kurtarma görevlilerinin foku okyanusa geri götürdüğü anlamına gelen cümle hangisidir?

  1. The seal returned to the ocean on its own.
  2. The rescuers returned to the ocean after releasing the seal.
  3. The rescuers returned the seal to the ocean.
Cevabı göster

The rescuers returned the seal to the ocean.

Oddly enough, Anlatım akışı

0:28

Ne tuhaftır ki,

Anlatım akışı

Oddly enough: beklenmedik bir gerçeği belirtmek

Oddly enough, cümlenin başında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir ve “işin garibi” ya da “şaşırtıcı biçimde” anlamına gelir. Dinleyiciyi, normal beklentiyle uyuşmayan bir gerçeğe veya açıklamaya hazırlar. Enough bu kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır; bir şeyin “yeterli derecede tuhaf” olduğu anlamına gelmez. İfade, ardından gelen önermenin tamamı hakkında yorum yapar.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste öğrenilen ve beklenmedik bir gerçeği bildiren iki kelimelik tam ifadeyle tamamlayın: ____, the smallest box was the heaviest.

Cevabı göster

Oddly enough

We capture horseshoe crabs on the beach

0:29

At nalı yengeçlerini sahilde yakalıyoruz

because that's the only place we know we can find them. Dilbilgisi

0:31

çünkü onları bulabileceğimizi bildiğimiz tek yer orasıdır.

Dilbilgisi

the only place we know we can find them: yan cümlelerin birbirine bağlanışı

Ana isim grubu the only place ifadesidir. Ardından gelen we know we can find them sözleri hangi yerden bahsedildiğini belirtir: konuşanların hayvanları bulabileceklerinden emin olduğu tek konum. Tam yapı the only place where we know that we can find them şeklinde gösterilebilir. Doğal konuşmada place sonrasındaki where ve know sonrasındaki that sözcüklerinin ikisi de atılabilir. Bu nedenle we know we can... dizisi, başka bir yan cümlenin içindeki normal bir yan cümledir; eksik bir cümle değildir.

Alıştırma

Hangi cümle aynı yapıyı doğal biçimde kullanır: yer bildiren bir isimden sonra we know we can ve bir fiil?

  1. That is the only beach we know can find shells.
  2. That is the only beach we know we can find shells.
  3. That is the only beach we know can we find shells.
Cevabı göster

That is the only beach we know we can find shells.

A female horseshoe crab lays as many as 20 batches Dilbilgisi

0:35

Dişi bir at nalı yengenci, sahile yıllık ziyaretinde

Dilbilgisi

lays as many as 20 batches: parti sayısının çokluğunu vurgulamak

Bu cümlede as many as 20 batches, sayının 20 partiye kadar çıkabileceği anlamına gelir. 20’nin dikkat çekici derecede büyük bir sayı olduğunu vurgular; iki miktarın eşit olduğunu söyleyen sıradan bir karşılaştırma değildir. as many as, as many as 20 batches örneğindeki gibi bir sayıdan ve çoğul sayılabilen isimden önce kullanılır. Sayılamayan miktarlarda ilgili biçim as much as olur.

Alıştırma

Hangi cümle yalnızca bir sınır belirtmek yerine toplam 300 gönüllünün dikkat çekici derecede büyük bir sayı olduğunu vurgular?

  1. The cleanup allows a maximum of 300 volunteers.
  2. As many as 300 volunteers joined the cleanup.
  3. Up to 300 volunteers can join the cleanup.
Cevabı göster

As many as 300 volunteers joined the cleanup.

of up to 4,000 eggs on her annual visit to the beach. Kalıp ifadeler

0:38

her biri 4.000 yumurtaya kadar çıkabilen 20 parti yumurta bırakır.

Kalıp ifadeler

up to 4,000 eggs: her parti için üst sınırı belirtmek

Up to 4,000 eggs, her partideki olası en yüksek yumurta sayısını 4.000 olarak belirler. Bir partide daha az yumurta olabilir; bu nedenle ifade, her partide tam olarak 4.000 yumurta bulunduğu anlamına gelmez. up to + sayı kalıbı miktarlar, kapasiteler, hızlar ve süreler için yaygın olarak kullanılır. Sabit bir sonuçtan çok üst sınırı belirtir.

Alıştırma

Cümleyi up ile başlayan ve üst sınır belirten iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The battery can last ____ 12 hours.

Cevabı göster

up to

When the eggs hatch,

0:43

Yumurtalar çatladığında,

the juvenile horseshoe crabs often stay near shore,

0:44

yavru at nalı yengeçleri genellikle kıyıya yakın kalır

periodically shedding their shells as they grow. Dilbilgisi

0:47

ve büyüdükçe periyodik olarak kabuk değiştirirler.

Dilbilgisi

periodically shedding... as they grow: eş zamanlı bir süreç eklemek

periodically shedding their shells, ana cümledeki eylemle aynı zamanda gerçekleşen ek bir eylemi anlatan -ing'li bir ortaç öbeğidir: genç at nalı yengeçleri kıyıya yakın kalırken zaman zaman kabuk değiştirir. Bu öbek başka bir çekimli fiil olarak görev yapmaz. as they grow, kabuk değiştirmeyi devam eden büyüme sürecine bağlar. Buradaki as, “büyürken” veya “büyüdükçe” anlamındadır; böylece kısa yapı, büyüme sırasında kabuk değiştirmenin tekrarlandığını gösterir.

Alıştırma

Eş zamanlı bir süreci eklemek için -ing'li ortaç öbeğini doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. The young snakes growing quickly, periodically shedding their skins as they develop.
  2. The young snakes grow quickly, periodically shed their skins as they develop.
  3. The young snakes grow quickly, periodically shedding their skins as they develop.
Cevabı göster

The young snakes grow quickly, periodically shedding their skins as they develop.

Once they leave these shallow waters, Dilbilgisi

0:51

Bu sığ suları bir kez terk ettiklerinde,

they don't return until they reach sexual maturity 10 years later. Kelime

0:53

10 yıl sonra cinsel olgunluğa erişene kadar geri dönmezler.

Dilbilgisi

Once they leave... don't return until...: iki zaman sınırı

Once they leave these shallow waters, zaman aralığının başlangıç sınırını belirler. Burada once, “bir kez” değil, “ayrılır ayrılmaz” veya “ayrıldıktan sonra” anlamındadır. they don't return until... zaman aralığının bitiş sınırını belirler. Olumsuz bir fiille kullanılan not...until, eylemin bu bitiş noktasından önce gerçekleşmediğini anlatır: uzakta kalırlar ve on yıl sonra cinsel olgunluğa erişmeleri dönüş zamanı olarak sunulur.

Alıştırma

İngilizce cümleyi Once ve until ile tamamlayın: ____ the store closes, it won't reopen ____ Monday.

Cevabı göster

Once · until

Kelime

reach sexual maturity: biyolojik cinsel olgunluk aşamasına ulaşmak

Bu cümlede reach sexual maturity, bir canlının biyolojik olarak üreyebileceği gelişim aşamasına ulaşması anlamına gelir. Buradaki reach, belirli bir aşamaya veya duruma gelmeyi anlatır. Sexual, maturity sözcüğünün anlamını üreme gelişimiyle sınırlar. Mantıklı, sorumlu veya duygusal açıdan olgun hâle gelmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan biyolojik ifadeyle tamamlayın: The sea turtles ____ at about twenty years of age.

Cevabı göster

reach sexual maturity

Despite our best efforts, Kalıp ifadeler

0:58

Tüm çabalarımıza rağmen,

we don't know where they spend those years.

1:00

o yılları nerede geçirdiklerini bilmiyoruz.

Kalıp ifadeler

Despite our best efforts: çaba ile çözülemeyen sonucun karşıtlığı

Despite our best efforts, cümlenin başına getirilen bir ödünleme ifadesidir. Konuşanın çok ciddi biçimde çaba gösterdiğini kabul eder ve ardından, buna rağmen umulduğu gibi değişmeyen sonucu hazırlar. Burada dikkatli çalışmaya rağmen bilinmezliğin sürdüğünü vurgular. Despite bir edattır; bu nedenle burada ardından our best efforts isim öbeği gelir. Özne ve yüklem içeren tam bir yan cümle kullanmak için although veya though seçilir: Although we tried our best, ...

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan ödünleme ifadesiyle tamamlayın: ____, we could not repair the bike.

Cevabı göster

Despite our best efforts

Though we've spotted the occasional horseshoe crab Kelime

1:03

Arada sırada bir at nalı yengencini

Kelime

the occasional horseshoe crab: ara sıra görülen bir birey

The occasional + tekil sayılabilen isim, “arada bir görülen bir tane” ya da “farklı zamanlarda ortaya çıkan az sayıda örnek” anlamına gelir. Burada bir at nalı yengecinin zaman zaman görüldüğü, ancak bu gözlemlerin seyrek olduğu anlatılır. Occasional, yengecin özel bir niteliğini değil, bu tür örneklerin ne sıklıkla ortaya çıktığını belirtir. Bu kalıp, normalde düzenli olan bir durum içindeki seyrek bireysel örneklerden söz etmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hâlâ ara sıra bir şikâyet geldiğini, ancak şikâyetlerin sık olmadığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. We still receive the occasionally complaint.
  2. We still receive the occasion complaint.
  3. We still receive the occasional complaint.
Cevabı göster

We still receive the occasional complaint.

as deep as 200 m below the ocean's surface, Dilbilgisi

1:05

okyanus yüzeyinin 200 metre altında görsek de,

Dilbilgisi

as deep as 200 m below the ocean's surface: belirli bir derinliğe ulaşmak

As deep as + ölçü, “o miktara ulaşabilen bir derinliğe kadar” anlamına gelir. Bu cümlede 200 metre, ulaşılması mümkün olan çok büyük bir derinlik olarak vurgulanır; iki belirli yerin derinliği karşılaştırılmaz. Below the ocean's surface, ölçümün referans noktasını verir: okyanus yüzeyinden başlanır ve aşağı doğru ölçülür. Daha genel olan as + sıfat + as + miktar kalıbı, as tall as 30 meters veya as young as five örneklerinde olduğu gibi dikkat çekici bir düzeyi belirtebilir.

Alıştırma

Cümleyi “300 metreye kadar bir derinliğe” anlamındaki as + sıfat + as kalıbıyla tamamlayın: The submarine can dive ____ 300 meters below the surface.

Cevabı göster

as deep as

we only see large groups of adults when they come ashore to spawn. Kalıp ifadeler

1:08

yetişkinlerden oluşan büyük grupları ancak yumurtlamak için karaya çıktıklarında görebiliyoruz.

Kalıp ifadeler

come ashore to spawn: karaya çıkma hareketi ve amaç

they come ashore to spawn ifadesinde come ashore, sudan karaya çıkmak anlamına gelir. Ashore bir zarftır; bu nedenle doğrudan come fiilinden sonra gelir ve ashore önüne to getirilmez. Mastar yapısı to spawn, hareketin amacını belirtir: yumurtlayarak çoğalmak için karaya çıkarlar. Yeniden kullanılabilen kalıp come ashore to + fiilin yalın hâlidir.

Alıştırma

Sudan karaya belirli bir amaçla çıkmayı come ashore ile doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The turtles come ashore to lay their eggs.
  2. The turtles come to ashore to lay their eggs.
  3. The turtles come ashore for lay their eggs.
Cevabı göster

The turtles come ashore to lay their eggs.

Horseshoe crab blood contains cells called amoebocytes Dilbilgisi

1:14

At nalı yengecinin kanında amibosit adı verilen hücreler bulunur;

Dilbilgisi

cells called amoebocytes: called ile bir ad tanıtmak

Called amoebocytes, cells sözcüğünden sonra gelir ve hücrelerin adını belirtir. cells that are called amoebocytes biçiminde açılabilir. Burada called, adlandırılmış anlamındadır; telefon etmek veya yüksek sesle seslenmek anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen isim + called + ad yapısı; bir terimin, türün, sürecin, yerin veya nesnenin adını tanıtırken yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Vurgulanan ifadede ad tanıtmak için kullanılan sözcükle cümleyi tamamlayın: The library has a room ____ the Discovery Lab.

Cevabı göster

called

that protect them from infection by viruses, Kalıp ifadeler

1:17

bu hücreler onları virüslerin,

fungi, and bacteria.

1:20

mantarların ve bakterilerin enfeksiyonundan korur.

Kalıp ifadeler

protect them from infection by...: belirli bir etkenin yol açtığı enfeksiyondan korumak

Bu yan cümlede protect them from infection, at nalı yengeçlerinin enfekte olmasını önlemek anlamına gelir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp protect + kişi veya nesne + from + zarar şeklindedir. by viruses, fungi, and bacteria bölümü infection ile bağlantılıdır ve enfeksiyona neyin yol açabileceğini belirtir. Koruma eylemini kimin yaptığını belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi protect X from harm by Y kalıbındaki iki edatla tamamlayın: This shield protects the engine ____ damage ____ flying stones.

Cevabı göster

from · by

Amoebocytes form gels around these invaders Kalıp ifadeler

1:22

Amibositler, bu istilacıların etrafında jeller oluşturarak

Kalıp ifadeler

form gels around these invaders: bu istilacıların etrafında jel oluşturmak

Amoebocytes form gels, bu hücrelerin jel benzeri bir madde oluşturduğu anlamına gelir. Burada form geçişli bir fiildir ve gels üretilen maddedir; around these invaders ise jelin bu istilacıları çevrelediğini belirtir. Bu bağışıklık sistemi açıklamasında invaders, az önce sözü edilen virüsler, mantarlar ve bakteriler için kullanılan bir benzetmedir. İnsan istilacıları ifade etmez.

Alıştırma

Hangi cümle, bir malzemenin hasarlı bölgeyi çevreleyen bir jel oluşturduğunu doğal biçimde ifade eder?

  1. The damaged area forms a gel around the material.
  2. The material forms a gel inside the damaged area.
  3. The material forms a gel around the damaged area.
Cevabı göster

The material forms a gel around the damaged area.

to prevent them from spreading infections. Dilbilgisi

1:26

enfeksiyonları yaymalarını engeller.

Dilbilgisi

to prevent them from spreading infections: amaç ve prevent ... from ... kalıbı

Baştaki to amaç bildirir: daha önce sözü edilen eylemin neden yapıldığını açıklar. Burada to prevent, ‘engellemek için’ demektir. Them, daha önce sözü edilen istilacıları belirtir. Kalıp prevent + nesne + from + fiil-ing şeklindedir: prevent them from spreading. From'dan sonra spread değil, spreading kullanılır. Bu kalıp, bir önlemin bir eylem ya da olayın gerçekleşmesini nasıl engellediğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi prevent fiilinin amaç bildiren biçimi ve bite fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: We use a net ____ mosquitoes from ____ us.

Cevabı göster

to prevent · biting

This isn't unusual. Anlatım akışı

1:29

Bu alışılmadık bir durum değil.

Anlatım akışı

This isn't unusual: asıl farktan önce sıradan noktayı elemek

This, hayvanların bağışıklık savunmalarına sahip olduğu gerçeğine gönderme yapar. Bunun alışılmadık olmadığını söylemek, dinleyiciye asıl şaşırtıcı noktanın bu olmadığını bildirir. Bilgiyi düzenleyen bir ifade olarak bu cümle, yaygın bir özelliği bir kenara bırakır ve sonraki cümlenin gerçekten özel olan noktayı tanıtmasına zemin hazırlar. Açıklayıcı metinlerde böyle bir cümle, karşıtlık bildiren ifade daha sonra gelse bile çoğu zaman bir karşıtlığa hazırlık yapar.

Alıştırma

Bu açıklamada This isn't unusual cümlesinin temel görevi nedir?

  1. Önceki gerçeği sıradan kabul eder ve asıl farka zemin hazırlar.
  2. Sonraki noktanın da sıradan olacağını söyler.
  3. Önceki gerçeğin doğru olduğunu reddeder.
Cevabı göster

Önceki gerçeği sıradan kabul eder ve asıl farka zemin hazırlar.

All animals have protective immune systems,

1:30

Tüm hayvanların koruyucu bağışıklık sistemleri vardır,

but horseshoe crab amoebocytes are exceptionally sensitive Kalıp ifadeler

1:33

ancak at nalı yengenci amibositleri istisnai derecede hassastır;

to bacterial endotoxins.

1:37

özellikle bakteriyel endotoksinlere karşı.

Kalıp ifadeler

be exceptionally sensitive to: bir şeye olağanüstü güçlü tepki vermek

Be sensitive to + isim, bir şeyi kolayca algılamak veya ona hemen tepki vermek anlamına gelir. Burada özne bir hücre türüdür; bu yüzden sensitive, incinmiş duyguları değil, bakteriyel endotoksinlere verilen güçlü biyolojik tepkiyi anlatır. Exceptionally derece bildiren bir zarftır. Sensitive sözcüğünü güçlendirir ve tepkinin normal düzeyin çok üzerinde olduğunu belirtir. Bu yapı cildi, cihazları, testleri veya canlı hücreleri anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade sensitive to ile tamamlayın: This light meter is exceptionally ____ small changes in brightness.

Cevabı göster

sensitive to

Endotoxins are molecules from the cell walls of certain bacteria, Kelime

1:40

Endotoksinler, E. coli dâhil olmak üzere

including E. coli.

1:44

bazı bakterilerin hücre duvarlarındaki moleküllerdir.

Kelime

Endotoxins: bakteri molekülleri, bütün bakteriler değil

Endotoksinler, E. coli dâhil bazı bakterilerin dış katmanında bulunan moleküllerdir. Bu terim bütün bir bakteriyi değil, bakteri kaynaklı maddeyi ifade eder. Bu moleküller bakteri hücreleri parçalandığında açığa çıkabilir ve canlı bakteri kalmadığında bile varlığını sürdürebilir. Bu nedenle endotoksin bulmak, canlı bakteri bulmakla aynı şey değildir.

Alıştırma

Hangi ifade endotoxins terimini doğru kullanıyor?

  1. Endotoxins, bakterileri yok eden insan kan hücreleridir.
  2. Endotoxins, bütün hâlde canlı bakterilerdir.
  3. Endotoxins, canlı bakteriler bulunmadığında bile kalabilen bakteri hücre duvarı molekülleridir.
Cevabı göster

Endotoxins, canlı bakteriler bulunmadığında bile kalabilen bakteri hücre duvarı molekülleridir.

Large amounts of them are released when bacterial cells die, Dilbilgisi

1:47

Bakteri hücreleri öldüğünde büyük miktarlarda salınırlar

Dilbilgisi

are released when bacterial cells die: edilgen süreç ve zamanlama

are released ifadesinde are + geçmiş zaman ortacı released, geniş zamanın edilgen yapısını oluşturur. them zamirinin işaret ettiği endotoksinler eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır: başka bir şeyi etkin olarak salmak yerine hücrelerden dışarı çıkarlar. when yan cümlesi, salınmanın gerçekleştiği zamanı belirtir. something is/are released when a process happens kalıbı, odağı madde ve süreçte tuttuğu için bilimsel açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Bilimsel açıklamayı release fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: A small amount of gas ____ when the tablet dissolves.

Cevabı göster

is released

and they can make us sick if they enter the bloodstream. Dilbilgisi

1:50

ve kan dolaşımına girerlerse bizi hasta edebilirler.

Dilbilgisi

make us sick if ...: bir koşula bağlı olası sonuç

Make + nesne + sıfat yapısı, nesnenin belirli bir duruma gelmesine neden olmak anlamına gelir. make us sick ifadesinde us etkilenen nesnedir ve sick ortaya çıkan durumu belirtir; yani ifade bizi oluşturmak değil, hasta etmek anlamındadır. if yan cümlesi koşulu verir, can ise hastalığın kesin değil, olası bir sonuç olduğunu gösterir. Aktarılabilir kalıp can make + kişi veya şey + sıfat + if + koşul şeklindedir.

Alıştırma

make, people ve sick sözcüklerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: Contaminated food can ____ if it is not stored safely.

Cevabı göster

make people sick

Many of the medicines and medical devices we rely on Kalıp ifadeler

1:54

Bağımlı olduğumuz ilaçların ve tıbbi cihazların çoğu

Kalıp ifadeler

güvendiğimiz ilaçlar ve tıbbi cihazlar

Bu ifadede rely on, “-e güvenmek” veya “destek için -e dayanmak” anlamına gelir. on'dan sonra eksik bırakılan nesne, medicines and medical devices ifadesine gönderme yapar. we rely on bölümü, medicines and medical devices ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Açık biçimi medicines and medical devices that we rely on şeklindedir. Nesne görevindeki ilgi zamiri that düşürülebilir; ancak fiil kalıbı rely on olduğu için on kalmalıdır.

Alıştırma

Tıbbi cihazları tanımlarken rely on ifadesini doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. These are the medical devices on we rely every day.
  2. These are the medical devices we rely every day.
  3. These are the medical devices we rely on every day.
Cevabı göster

These are the medical devices we rely on every day.

can become contaminated, Kelime

1:57

kontamine olabilir,

Kelime

kontamine hâle gelebilir

Can become contaminated, bir şeyin güvenli veya temiz bir durumdan zararlı ya da istenmeyen maddeler içeren bir duruma geçebileceği anlamına gelir. Burada ilaçlar veya tıbbi cihazlarla ilgili olası bir güvenlik sorununu anlatır; yalnızca gözle görülür kiri ifade etmez. Can olasılık bildirir, become durum değişikliğini gösterir ve contaminated ortaya çıkan durumu tanımlar. Bu kullanım tıp, gıda güvenliği, laboratuvar ve çevre bağlamlarında yaygındır.

Alıştırma

Laboratuvar uyarısını, “istenmeyen maddeler nedeniyle güvensiz veya saf olmayan hâle gelmiş” anlamındaki standart güvenlik sözcüğüyle tamamlayın: The sample can become ____ if the container is left open.

Cevabı göster

contaminated

so we have to test them before they touch our blood. Dilbilgisi

1:59

bu yüzden kanımıza temas etmeden önce onları test etmemiz gerekir.

Dilbilgisi

so we have to ... before ...: riskten gerekli eyleme ve zaman sınırına

Bu cümlede so, test yapmayı daha önce sözü edilen güvenlik riskinin zorunlu bir sonucu olarak sunar. have to test them, ilaçların ve tıbbi cihazların kişisel bir tercih yüzünden değil, güvenlik gerektirdiği için test edilmesi gerektiğini anlatır. before they touch our blood zaman sınırını belirler: test önce yapılmalıdır. Buradaki touch our blood, hafifçe dokunmak değil, kanımızla temas etmek anlamına gelir. Tekrar kullanılabilecek kalıp şudur: risk veya neden + so + gerekli eylem + before + önce gerçekleşmemesi gereken olay.

Alıştırma

Hangi cümle risk veya neden, ardından gerekli eylem ve son olarak zaman sınırı düzenini açıkça izler?

  1. These samples may be contaminated, so we have to seal them before we leave the lab.
  2. These samples may be contaminated, but we have to seal them after we leave the lab.
  3. Before these samples may be contaminated, we have to leave the lab.
Cevabı göster

These samples may be contaminated, so we have to seal them before we leave the lab.

We do have tests called Gram stains that detect bacteria, Notlar

2:02

Bakterileri tespit eden Gram boyama adı verilen testlerimiz olsa da,

Dilbilgisi

We do have: olumlu cümlede vurgulu do

Olumlu bir cümlede do + fiilin yalın hâli vurgu katabilir. We do have, bir şeye gerçekten veya kesinlikle sahip olduğumuzu belirtir; buradaki do bir yardımcı fiildir, yapmak anlamındaki asıl fiil değildir. Bu vurgu bir şüpheyi düzeltebilir, bir gerçeği güçlü biçimde doğrulayabilir veya bir karşıtlıktan önce bir noktayı kabul edebilir. Biçim özneye ve zamana göre değişir: şimdiki zamanda üçüncü tekil kişiyle does, geçmiş zamanda did kullanılır; ancak asıl fiil She does know ve They did try örneklerindeki gibi yalın hâlde kalır.

Alıştırma

İfadeyi güçlü biçimde doğrulayan şimdiki zaman yardımcı fiilini ekleyin: I ____ agree with your main point, but I have one question.

Cevabı göster

do

but they can't recognize endotoxins,

2:06

bu testler endotoksinleri tanıyamaz

Kültür

Gram stains: bakteriler için laboratuvar boyama testleri

Bu cümlede Gram stains, bakterilerin daha kolay görülmesini ve sınıflandırılmasını sağlayan laboratuvar boyama testleri anlamına gelir. Gram yöntemin adıdır; stains ise bir yüzeydeki kirli lekeleri değil, boyama işlemini ifade eder. Yalnızca kısa bir arka plan bilgisi gerekir: Gram boyaması bakteri hücrelerinin özelliklerini ortaya çıkarır. Endotoksinler bazı bakterilerin dış zarında bulunan moleküllerdir, bütün hücreler değildir; bu yüzden Gram boyaması serbest endotoksinleri tespit etmez.

Alıştırma

Bu cümlede Gram stains ne anlama geliyor?

  1. Laboratuvar ekipmanındaki sıradan kir lekeleri
  2. Bakterileri görmek ve sınıflandırmak için kullanılan laboratuvar boyama testleri
  3. Vücuttaki endotoksinleri gideren ilaçlar
Cevabı göster

Bakterileri görmek ve sınıflandırmak için kullanılan laboratuvar boyama testleri

which can be there even when bacteria aren't present. Dilbilgisi

2:08

ve endotoksinler, bakteriler olmasa bile orada bulunabilir.

Dilbilgisi

even when bacteria aren't present: bakteriler olmasa da sonuç geçerlidir

Even when, normalde ana sonucu engellemesi beklenebilecek bir durumu tanıtır. Burada bakteriler olmasa da endotoksinler hâlâ bulunabilir. bacteria aren't present ifadesinde present, “orada olan” veya “mevcut” anlamında bir sıfattır; “şimdiki” anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen kalıp şöyledir: sonuç + even when + şaşırtıcı durum. Sonuç, o durumda da geçerliliğini korur.

Alıştırma

Hangi cümle, elektrik kesik olmasına rağmen kapının kilitli kaldığını anlatır?

  1. The door stays locked only when the power is on.
  2. The door stays locked because the power is off.
  3. The door stays locked even when the power is off.
Cevabı göster

The door stays locked even when the power is off.

So scientists use an extract called LAL Kültür

2:13

Bu nedenle bilim insanları, endotoksinleri test etmek için

produced from harvested horseshoe crab blood Dilbilgisi

2:17

toplanan at nalı yengenci kanından üretilen

Dilbilgisi

produced from ... kısaltılmış ilgi cümleciği olarak

produced from harvested horseshoe crab blood, an extract called LAL ad öbeğinden sonra gelen bir past participle, yani geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Özütün neyden üretildiğini anlatır; bu nedenle ikinci bir ana fiil değildir. which is produced from harvested horseshoe crab blood şeklinde genişletilebilir. Bu kısaltılmış ilgi cümleciği, kaynak bilgisini kısa biçimde verir ve bilimsel açıklamalarda yaygındır. Öbeğin içindeki harvested da bir geçmiş zaman ortacıdır ve horseshoe crab blood ifadesini niteler.

Alıştırma

Cümleyi produced from ile tamamlayın: The packaging, ____ seaweed, dissolves in water.

Cevabı göster

produced from

to test for endotoxins. Kalıp ifadeler

2:20

LAL adındaki bir ekstraktı kullanırlar.

Kültür

an extract called LAL: LAL nedir

an extract called LAL sözleri, LAL'yi bilim insanlarının endotoksinleri test etmek için kullandığı madde olarak tanıtır. LAL, Limulus amebocyte lysate ifadesinin kısaltmasıdır ve at nalı yengeci kanından elde edilen bir özüttür. Bu süreci anlamak için LAL'yi test maddesi olarak düşünün; sıradan bir ilaç veya tespit edilen endotoksinlerin kendisi değildir.

Alıştırma

Cümlede LAL neyi ifade ediyor?

  1. Testin aradığı endotoksinler
  2. Endotoksinleri test etmek için kullanılan bir özüt
  3. Doğrudan hastalara verilen bir ilaç
Cevabı göster

Endotoksinleri test etmek için kullanılan bir özüt

Kalıp ifadeler

test for endotoxins: endotoksinlerin varlığını kontrol etmek

test for + madde veya durum kalıbı, “bir test yaparak onun mevcut olup olmadığını öğrenmek” anlamına gelir. Burada test for endotoxins, numunede endotoksin bulunup bulunmadığını kontrol etmektir; endotoksinlerin nasıl performans gösterdiğini sınamak değildir. Bu parçada to, bir eylemin amacını belirtir. for edatı test ile birlikte kullanılır ve testin neyi aradığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi test ve doğru edatla tamamlayın: The lab will ____ lead in the water.

Cevabı göster

test for

They add LAL to a medicine sample,

2:22

Bir ilaç numunesine LAL eklerler,

and if gels form, Dilbilgisi

2:24

ve eğer jeller oluşursa,

bacterial endotoxins are present.

2:26

bakteriyel endotoksinlerin var olduğu anlaşılır.

Dilbilgisi

if gels form, ... are present: gözlemden sonuca geçmek

if gels form şeklindeki if yan cümlesi, gözlemlenebilir bir koşul belirtir. bacterial endotoxins are present ana cümlesi ise bu koşul gözlemlendiğinde varılan sonucu verir. Bu koşul-sonuç kalıbı, bir test sonucunun nasıl yorumlandığını açıklar. Buradaki present, “numunede mevcut veya tespit edilmiş” anlamına gelen bir sıfattır; “katılan” ya da “şimdiki” anlamında değildir. Cümle genel bir test kuralı belirttiği için iki cümlede de geniş zaman kullanılır: if + geniş zaman, geniş zaman.

Alıştırma

Hangi cümle, gözlemlenebilir bir test sonucunu bir sonuca bağlamak için if kullanır?

  1. If the chemical is present, add three drops of water.
  2. If the indicator turns red, the chemical is present.
  3. If the indicator turns red, record the time.
Cevabı göster

If the indicator turns red, the chemical is present.

Today, the LAL test is used so widely Dilbilgisi

2:29

Günümüzde LAL testi o kadar yaygın olarak kullanılıyor ki,

that millions of people who've never seen a horseshoe crab

2:32

at nalı yengenci görmemiş milyonlarca insan

have been protected by their blood. Dilbilgisi

2:35

onların kanı sayesinde korunmuştur.

Dilbilgisi

is used so widely that: sonuç doğuran derece

so + zarf + that kalıbı, yüksek bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. Burada widely, LAL testinin ne ölçüde yaygın kullanıldığını anlatır; that ile başlayan yan cümle de sonucu verir: bu yaygın kullanım milyonlarca insanı korumuştur. Bu yapıda that bir sonuç yan cümlesi başlatır; bir isme işaret etmez. Aynı kalıp so quickly that veya so clearly that gibi başka zarflarla da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi so + zarf + that sonuç kalıbıyla tamamlayın. clear sözcüğünü doğru biçime getirin: The guide explained the rule ____ everyone understood it. (clear)

Cevabı göster

so clearly that

Dilbilgisi

have been protected by their: present perfect edilgen yapı ve zamir göndergesi

Have been protected, present perfect edilgen yapıdır: have + been + geçmiş zaman ortacı. Özne olan millions of people, korunma eylemini alan taraftır. Bu yapı, korunmanın bugüne kadar gerçekleşmiş ve sonuçlarının bugün de ilgili olduğunu gösterir. By, korumayı sağlayan veya mümkün kılan şeyi belirtir. by their blood ifadesindeki their, kanı kullanılan at nalı yengeçlerine gönderme yapar; milyonlarca insana gönderme yapmaz. Zamirin kimi veya neyi belirttiği yalnızca en yakın çoğul isme bakılarak değil, anlamdan yola çıkılarak bulunur.

Alıştırma

protect fiilini present perfect edilgen biçimde kullanıp by sözcüğünü de ekleyerek cümleyi tamamlayın: Many coastal homes ____ the new sea wall.

Cevabı göster

have been protected by

If you've ever had an injection, Anlatım akışı

2:38

Eğer daha önce iğne olduysanız,

that probably includes you.

2:40

muhtemelen siz de bu grubun içindesiniz.

Anlatım akışı

If you've ever ..., that probably includes you: konuyu dinleyiciyle ilişkilendirmek

If you've ever ile başlayan koşul cümleciği, dinleyicileri daha önce iğne olmuş olmak gibi tanıdık bir kişisel deneyim üzerinden önceki iddiayı kendileriyle ilişkilendirmeye çağırır. Ana cümledeki that, daha önce sözü edilen ve bu tıbbi güvenlik testiyle korunan insan grubuna döner; includes you ise dinleyicinin de muhtemelen bu gruba ait olduğunu belirtir. Burada includes you, “seni grubun bir üyesi olarak sayar” demektir; “adını bir listeye yazar” anlamına gelmez. Dinleyiciyle bağ kuran bu yöntem, büyük ve soyut bir etkiyi kişisel olarak anlamlı hâle getirir.

Alıştırma

Bu cümlenin konuşmadaki temel söylem işlevi nedir? If you've ever had an injection, that probably includes you.

  1. Büyük ve soyut bir grubu dinleyicinin kişisel deneyimiyle ilişkilendirmek
  2. Dinleyicilerden iğne kayıtlarını sunmalarını istemek
  3. Her dinleyicinin kesinlikle iğne olmuş olduğunu iddia etmek
Cevabı göster

Büyük ve soyut bir grubu dinleyicinin kişisel deneyimiyle ilişkilendirmek

How did horseshoe crabs end up with such special blood? Öbek fiiller

2:44

Peki at nalı yengeçleri nasıl böyle özel bir kana sahip oldular?

Öbek fiiller

end up with such special ...: bir sonucun nasıl oluştuğunu sormak

End up with + isim öbeği, “bir sürecin sonunda bir şeye sahip olmak, bir şeyi elde etmek veya bir şeyle kalmak” anlamına gelir. Burada sonuç such special blood ifadesidir ve soru, at nalı yengeçlerinin bu kana nasıl sahip olduğunu sorar. Bu ifade, çoğu zaman değişim, rastlantı veya uzun bir süreçten sonraki sonuca odaklanır. How did ... end up ...? yapısında geçmiş zamanı did taşıdığı için end yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Cümleyi end up with ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The hotel lost our booking, so we ____ a smaller room.

Cevabı göster

ended up with

Like other invertebrates, Anlatım akışı

2:47

Diğer omurgasızlar gibi,

the horseshoe crab has an open circulatory system. Kelime

2:49

at nalı yengencinin açık bir dolaşım sistemi vardır.

Anlatım akışı

Like other invertebrates: bir üyeyi ait olduğu gruba bağlamak

Buradaki Like, “... gibi” anlamına gelir; “sevmek” anlamındaki fiil değildir. Bu ifade, at nalı yengecini diğer omurgasızlarla karşılaştırır. Cümlenin başına gelen Like other + çoğul grup adı, önce geniş kategoriyi verir. Ardından cümle, bu grubun bir üyesinin diğer üyelerle paylaştığı özelliği belirtir. other sözcüğü ayrıca öznenin o gruba ait olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümlenin başındaki ifade bu cümlede ne yapıyor?

  1. At nalı yengecini omurgasızlar grubuna yerleştirir ve ortak bir özelliği tanıtır.
  2. At nalı yengecini tüm omurgasızlardan ayırır.
  3. Diğer omurgasızların at nalı yengeçlerini sevdiğini söyler.
Cevabı göster

At nalı yengecini omurgasızlar grubuna yerleştirir ve ortak bir özelliği tanıtır.

Kelime

an open circulatory system: biyolojik bir yapı türü

open circulatory system, dolaşım sıvısının kapalı bir kan damarı ağı içinde tamamen tutulmadığı biyolojik bir sistemdir. Sıvı bunun yerine vücut boşluklarına girer ve organlarla dokulara doğrudan temas eder. Buradaki open, dolaşımın yapısal türünü adlandırır; hayvanın sistemi açtığı anlamına gelmez. Circulatory system, sıvıyı vücutta dolaştıran bedensel sistemi ifade eder; toplumsal bir sistem ya da bilgisayar sistemi değildir.

Alıştırma

Açık dolaşım sistemini en iyi açıklayan ifade hangisidir?

  1. Dolaşım sıvısı her zaman kan damarlarının içinde bulunmaz.
  2. Hayvan dolaşım sistemini istediği zaman açıp kapatabilir.
  3. Hayvanın dolaşım sıvısı yoktur.
Cevabı göster

Dolaşım sıvısı her zaman kan damarlarının içinde bulunmaz.

This means their blood isn't contained Kalıp ifadeler

2:52

Bu, onların kanının bizimki gibi

in blood vessels like ours.

2:54

kan damarları içinde hapsolmadığı anlamına gelir.

Kalıp ifadeler

isn't contained in blood vessels like ours: bizimkiler gibi kan damarlarının içinde tutulmuyor

Be contained in, bir yerin ya da sınırın içinde tutulmak veya kalmak anlamına gelir. Burada isn't contained in blood vessels, kanlarının tamamen kan damarlarının içinde tutulmadığını anlatır. blood vessels like ours ifadesinde ours, our blood vessels ifadesinin yerini tutar. Karşılaştırılanlar, söz konusu damarlar ile insanların kan damarlarıdır. Burada contained, bilgi içermeyi değil, fiziksel olarak bir şeyin içinde olmayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi contain fiilinin edilgen biçimi ve doğru edatla tamamlayın: The liquid is ____ a sealed tank.

Cevabı göster

contained in

Instead, horseshoe crab blood flows freely through the body cavity Kalıp ifadeler

2:57

Bunun yerine, at nalı yengenci kanı vücut boşluğunda serbestçe akar

Kalıp ifadeler

flows freely through the body cavity: vücut boşluğunda serbestçe akar

Flow through + bir yer, sıvının, gazın veya hareket eden başka bir şeyin izlediği yolu anlatır. flows freely through the body cavity ifadesinde through, vücut boşluğunu kanın geçtiği alan olarak gösterir. Freely, kanın nasıl hareket ettiğini anlatır: kan, kapalı kan damarlarıyla sınırlı değildir. Buradaki anlamı “bu kısıtlama olmadan”dır; “ücretsiz” değildir. Body cavity, organların çevresindeki vücudun iç boşluğu anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi flow freely through ile tamamlayın: Fresh air can ____ the open windows.

Cevabı göster

flow freely through

and comes in direct contact with tissues. Kalıp ifadeler

3:01

ve dokularla doğrudan temas eder.

Kalıp ifadeler

come in direct contact with: arada engel olmadan dokunmak

Come in direct contact with something, arada bir engel veya ayrı bir katman olmadan bir şeye dokunmak anlamına gelir. Burada direct, contact ismini niteleyen bir sıfattır; with ise dokunulan şeyi belirtir. Fiil, özneye veya yapıya göre come, comes ya da coming in direct contact with biçimini alır. Bu kalıbın tamamı tıbbi, bilimsel ve güvenlik açıklamalarında kullanışlıdır.

Alıştırma

Sıvının herhangi bir engel olmadan cilde değmemesi gerektiğini doğru ifade eden cümle hangisidir?

  1. Do not let the liquid come to direct contact with your skin.
  2. Do not let the liquid come in direct contact with your skin.
  3. Do not let the liquid come in directly contact to your skin.
Cevabı göster

Do not let the liquid come in direct contact with your skin.

If bacteria enters their blood, Dilbilgisi

3:04

Eğer kanlarına bakteri girerse,

it can quickly spread over a large area.

3:06

hızla geniş bir alana yayılabilir.

Dilbilgisi

If + geniş zaman, ... can + yalın fiil: koşul ve olası sonuç

If yan cümlesi olası bir koşulu belirtir: bakterilerin kana girmesi. Ana cümle olası sonucu verir: hızla yayılma. Can, sonucun kesin değil, mümkün olduğunu gösterir. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp If + geniş zaman, ... can + fiilin yalın hâli biçimindedir. Burada spread over a large area, haber veya bilgi yaymak değil, fiziksel olarak geniş bir bölgede hareket etmek ya da çoğalmak anlamına gelir. Bağlamda it zamiri genel olarak bakterileri veya enfeksiyon sürecini ifade eder.

Alıştırma

Standart bilimsel İngilizcede olası bir sonucu if koşuluyla doğru şekilde ifade eden cümle hangisidir?

  1. If bacteria enter the bloodstream, they can spreading quickly.
  2. If bacteria enter the bloodstream, they can spread quickly.
  3. If bacteria will enter the bloodstream, they can spread quickly.
Cevabı göster

If bacteria enter the bloodstream, they can spread quickly.

Pair this vulnerability with the horseshoe crab's bacteria-filled ocean Anlatım akışı

3:10

Bu kırılganlığı, at nalı yengencinin bakteri dolu okyanusu

and shoreline habitats,

3:14

ve kıyı şeridi yaşam alanlarıyla birleştirdiğinizde,

and it's easy to see why they need

3:16

neden böylesine hassas bir bağışıklık tepkisine

such a sensitive immune response.

3:18

ihtiyaç duyduklarını görmek kolaydır.

Anlatım akışı

Pair A with B, and it's easy to see why...: iki etkeni birleştirerek akıl yürütme

“Pair A with B, and it's easy to see why...” bir akıl yürütme kalıbıdır. Emir kipindeki Pair, okurdan veya dinleyiciden A ile B'yi birlikte değerlendirmesini ister; ardından gelen and yan tümcesi, iki etken birleştirildiğinde anlaşılması kolaylaşan bir sonuç verir. Burada A, at nalı yengecinin açık dolaşım sisteminden kaynaklanan enfeksiyon riski; B ise bakterilerle dolu okyanus ve kıyı yaşam alanıdır. Bu iki etken, neden bu kadar hassas bir bağışıklık tepkisine ihtiyaç duyduğunu birlikte açıklar.

Alıştırma

“Pair A with B, and it's easy to see why...” kalıbının dinleyiciden istediği şeyi en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. A veya B'den yalnızca birini seçip diğerini yok saymak.
  2. A ile B'yi birlikte değerlendirip bir sonucu anlamak için ikisini de kullanmak.
  3. Bir sonuç çıkarmadan A ile B'yi fiziksel olarak yan yana koymak.
Cevabı göster

A ile B'yi birlikte değerlendirip bir sonucu anlamak için ikisini de kullanmak.

Horseshoe crabs survived mass extinction events Kelime

3:21

At nalı yengeçleri, Dünya'daki yaşamın %90'ından fazlasını yok eden

Kelime

mass extinction events: kitlesel yok oluş olayları

Mass extinction events, Dünya'nın jeolojik tarihinde dünya genelindeki türlerin olağan dışı büyük bir bölümünün yok olduğu görece kısa aralıklardır. Mass, extinction sözcüğünü niteler; bu nedenle ifade, kalabalık bir etkinliği değil, çok büyük ölçekte bir yok oluşu anlatır. Bu cümlede survived mass extinction events, at nalı yengeçlerinin bu küresel biyolojik krizler boyunca varlığını sürdürdüğü anlamına gelir. Events, planlanmış etkinlikleri değil, tarihteki büyük olayları belirtir.

Alıştırma

“mass extinction event” ne anlama gelir?

  1. Jeolojik açıdan kısa bir aralıkta dünya genelindeki türlerin olağan dışı büyük bir bölümünün yok olması.
  2. Tek bir hayvanın ölümü.
  3. Tarih öncesi hayvanlarla ilgili planlanmış halka açık bir etkinlik.
Cevabı göster

Jeolojik açıdan kısa bir aralıkta dünya genelindeki türlerin olağan dışı büyük bir bölümünün yok olması.

that wiped out over 90% of life on Earth Öbek fiiller

3:24

ve dinozorların soyunu tüketen

Öbek fiiller

that wiped out: neredeyse tamamen yok etme

Burada wiped out, “neredeyse tamamen yok etti veya ortadan kaldırdı” demektir. that sözcüğü wiped out fiilinin öznesidir ve bu parçanın hemen öncesinde sözü edilen nedeni gösterir; nesne over 90% of life on Earth ifadesidir. Bu ifade, bir yüzeyi bezle silme eylemini değil, çok büyük bir kaybı anlatır. Yeniden kullanılabilecek yapı something + wipe out + bir nüfus, tür, mahsul, işletme veya başka büyük bir hedeftir. Sonucu tamamen ya da neredeyse tamamen yok oluş olarak sunar.

Alıştırma

Hangi cümlede wipe out, büyük bir grubu veya miktarı neredeyse tamamen yok etmek anlamındadır?

  1. The wildfire wiped out nearly all the trees in the valley.
  2. Maya wiped the dust off the shelf.
  3. The rain damaged a few leaves.
Cevabı göster

The wildfire wiped out nearly all the trees in the valley.

and killed off the dinosaurs. Öbek fiiller

3:27

kitlesel yok oluş olaylarından sağ çıkmıştır.

Öbek fiiller

killed off: bütün bir grubu ortadan kaldırmak

Burada killed off, “dinozorların bir grup olarak neslinin tükenmesine neden oldu” demektir. Nesne the dinosaurs ifadesidir; tek bir birey değildir. off parçacığı bir sonuç anlamı ekler: grup ölümler nedeniyle ortadan kalkar veya büyük ölçüde küçülür. Yeniden kullanılabilecek yapı kill off + bir tür, nüfus, karakter grubu, bitkiler veya zararlılardır. Neden bir kişi değil de hastalık, hava koşulları veya başka bir güç olsa bile grubun ortadan kalkmasına ya da ciddi biçimde azalmasına odaklanır.

Alıştırma

Hangi cümle, üyeleri öldüğü için bütün bir grubun ortadan kalktığını en açık biçimde ifade eder?

  1. The disease killed off the entire colony.
  2. The disease killed one insect in the colony.
  3. The disease damaged the colony's shelter.
Cevabı göster

The disease killed off the entire colony.

But they're not invincible, Anlatım akışı

3:29

Ancak yenilmez değillerdir,

and the biggest disruptions they've faced

3:31

ve milyonlarca yılda karşılaştıkları

in millions of years come from us.

3:33

en büyük felaketler bizden kaynaklanmaktadır.

Anlatım akışı

But they're not invincible: uzun süre hayatta kalmaktan tehlikeye geçiş

But, çok uzun süre hayatta kalmanın tamamen güvende olmak anlamına geldiği düşüncesinden bir dönüş yapar. They, at nalı yengeçlerini ifade eder; not invincible ise olağanüstü hayatta kalma becerilerine rağmen hâlâ zarar görebileceklerini belirtir. But + özne + olumsuz tanımlama yapısı, aşırı güvenli bir sonucu düzeltir ve dikkati dayanıklılıktan riske yöneltir. Burada okuyucuyu, insan faaliyetlerinin artık büyük bir tehdit olduğu iddiasına hazırlar.

Alıştırma

Şu iki İngilizce cümleyi okuyun: They have survived for millions of years. But they're not invincible. İkinci cümle ne yapıyor?

  1. İnsanların onları bir yarışmada çoktan yendiğini söyler.
  2. Odağı uzun süre hayatta kalmalarından hâlâ karşı karşıya oldukları tehlikeye çevirir.
  3. Onların gücüne dair başka bir örnek ekler.
Cevabı göster

Odağı uzun süre hayatta kalmalarından hâlâ karşı karşıya oldukları tehlikeye çevirir.

Studies have shown that up to 15% of horseshoe crabs Kalıp ifadeler

3:36

Çalışmalar, at nalı yengeçlerinin %15'e kadarının

die in the process of having their blood harvested, Dilbilgisi

3:39

kanlarının hasat edilmesi sürecinde öldüğünü göstermiştir,

Kalıp ifadeler

Studies have shown that: araştırma kanıtı sunmak

Studies have shown that + yan cümle, araştırmayla desteklenen bir bulguyu sunmak için kullanılan bir aktarım kalıbıdır. Burada shown, gösterge sağlamak veya ortaya koymak anlamına gelir; birinin başkaları görsün diye bir şeyi sergilemesi anlamına gelmez. Present perfect biçimindeki have shown, daha önce yapılan araştırmaları günümüzde de geçerli olan bir sonuçla ilişkilendirir. Çoğul studies, iddiayı konuşanın kişisel gözleminden değil, birden fazla araştırmadan geliyormuş gibi sunar.

Alıştırma

Yukarıda öğretilen araştırma aktarma kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ regular reading builds vocabulary.

Cevabı göster

Studies have shown that

Dilbilgisi

in the process of having their blood harvested: kanları alınma sürecinde

in the process of + -ing biçimi, bir faaliyet devam ederken başka bir şeyin gerçekleştiğini anlatır. Burada ölümlerin ne zaman olduğunu belirtir: ölümler kan alma işlemi sırasında gerçekleşir. having their blood harvested, have + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Bu yapı, nesnenin başka biri tarafından yapılan eyleme maruz kaldığını gösterir. Kanı insanlar alır; at nalı yengeçleri kendi kanlarını kendileri toplamaz.

Alıştırma

Cümleyi have + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısıyla tamamlayın: The bird remained calm in the process of ____ its damaged wing ____.

Cevabı göster

having · treated

and recent research suggests this number Kalıp ifadeler

3:43

ve son araştırmalar bu rakamın

may be even higher.

3:45

daha da yüksek olabileceğini öne sürmektedir.

Kalıp ifadeler

recent research suggests ... may be even higher: olası bir araştırma sonucunu temkinli aktarmak

Araştırma sonuçlarını aktarırken suggests, kanıtların bir sonuca işaret ettiği anlamına gelir; tavsiye eder anlamına gelmez. Recent research kanıtın kaynağıdır ve this number daha önce belirtilen yüzde 15'e kadar olan sayıya gönderme yapar. suggests ve may ifadelerinin ikisi de kesinlik derecesini azaltır. Birlikte kullanıldıklarında even higher ifadesini kanıtlanmış bir gerçek olarak değil, yeni kanıtların desteklediği bir olasılık olarak sunarlar. Bulguların hâlâ değişebileceği durumlarda bu temkinli anlatım yaygındır.

Alıştırma

Temkinli araştırma raporunu bu derste geçen kanıt aktarma fiiliyle tamamlayın: Recent research ____ the treatment may reduce pain.

Cevabı göster

suggests

Researchers have also observed fewer females Dilbilgisi

3:47

Araştırmacılar ayrıca, en çok hasat yapılan bazı bölgelerde

returning to spawn at some of the most harvested areas.

3:50

yumurtlamak için dönen dişi sayısının azaldığını gözlemlemişlerdir.

Dilbilgisi

observed fewer females returning: observe + nesne + -ing

observe + nesne + -ing yapısı, bir eylemi gerçekleşirken ya da ortaya çıkan bir davranış olarak gözlemlemeyi anlatır. Burada fewer females, observed fiilinin nesnesidir; returning to spawn ise bu dişilerin ne yaptığını açıklayan -ing grubudur. to spawn, geri dönüşün amacının yumurtlayarak üremek olduğunu belirtir. Temel fiil grubu have observed'dır; returning ayrı bir temel fiil değildir. Bilimsel yazıda bu yapı, gözlemlenen bir davranışı veya eğilimi bildirir; fewer ise geri dönen dişilerin sayısının daha düşük olduğunu gösterir.

Alıştırma

Süren veya tekrarlanan bir davranışı bildirmek için observe + nesne + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Scientists observed fewer birds returning to the wetland.
  2. Scientists observed fewer birds returned to the wetland.
  3. Scientists observed that fewer birds returning to the wetland.
Cevabı göster

Scientists observed fewer birds returning to the wetland.

Our impact on horseshoe crabs extends Kalıp ifadeler

3:54

At nalı yengeçleri üzerindeki etkimiz

beyond the biomedical industry, too.

3:56

biyomedikal endüstrisinin de ötesine uzanıyor.

Kalıp ifadeler

extends beyond: tek bir alanla sınırlı olmayan kapsam

Extend beyond + bir sınır, bir şeyin kapsamının o sınırla kısıtlı olmadığını anlatır. Burada beyond fiziksel bir hareketi değil, soyut bir kapsamı belirtir: insanların at nalı yengeçleri üzerindeki etkisi yalnızca biyomedikal endüstriden kaynaklanmaz. Cümlenin sonundaki too, “ayrıca” anlamına gelir. Bu düşünceyi daha önce belirtilen bir etkiye bağlar ve başka bir etki kaynağının ya da alanının eklendiğini gösterir.

Alıştırma

Cümleyi extend beyond ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The effects of the storm ____ the coast.

Cevabı göster

extend beyond

Coastal development destroys spawning sites, Kelime

3:59

Kıyı gelişimi yumurtlama alanlarını yok ederken,

Kelime

Coastal development destroys spawning sites: çevre bağlamındaki anlamı

Çevreyle ilgili metinlerde coastal development, kıyı boyunca ev, yol, liman veya turistik tesis inşa edilmesi gibi yapılaşma ve geliştirme faaliyetleri anlamına gelir. Buradaki development, genel “ilerleme” fikri değil, insan faaliyetidir. Spawning sites, hayvanların yumurta bırakıp ürediği yerlerdir. Cümle, kıyıdaki yapılaşmanın üreme için gerekli yaşam alanlarını yok edebileceğini söylüyor.

Alıştırma

Bu cümlede coastal development ne anlama geliyor?

  1. hayvanların üreme yeteneğinin gelişmesi
  2. kıyı boyunca yapılan inşaat ve yapılaşma
  3. kıyının zamanla doğal olarak büyümesi
Cevabı göster

kıyı boyunca yapılan inşaat ve yapılaşma

and horseshoe crabs are also killed for fishing bait. Kelime

4:02

at nalı yengeçleri balık yemi olmak için de öldürülmektedir.

Kelime

killed for fishing bait: amaç ve somut anlam

Fishing bait, balıkları çekip yakalamak için kullanılan yemdir. Burada bait, balıkçılıkta kullanılan somut bir nesnedir; mecazi bir tuzak veya kandırma yöntemi değildir. Be killed for + amaç ya da ürün yapısında for, hayvanın neden öldürüldüğünü açıklar. Bu cümlede at nalı yengeçleri insanların onları yem olarak kullanması için öldürülür; onları öldüren şey yem değildir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve balıkları çekmek için kullanılan malzeme anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The worms are sold as ____.

Cevabı göster

fishing bait

There's ample evidence that their populations are shrinking. Kalıp ifadeler

4:06

Popülasyonlarının küçüldüğüne dair bol miktarda kanıt bulunmaktadır.

Kalıp ifadeler

There's ample evidence that: bir sonucu güçlü kanıtlarla desteklemek

There's ample evidence that... ifadesi, “…… olduğuna dair bol ve yeterli kanıt var” anlamına gelir. Ample, some sözcüğünden daha güçlüdür: kanıtın sınırlı değil, ardından gelen iddiayı destekleyecek kadar yeterli olduğunu gösterir. Yapı There's ample evidence that + tam bir yan cümledir. Burada that, kanıtın desteklediği sonucu getirir: their populations are shrinking. Evidence bu kullanımda sayılamayan bir isimdir; bu yüzden There are değil, There is/There's kullanılır.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ regular sleep improves concentration.

Cevabı göster

There's ample evidence that

Some researchers have started working to synthesize Kelime

4:10

Bazı araştırmacılar laboratuvarda sentetik olarak

horseshoe crab blood in the lab.

4:12

at nalı yengenci kanı üretmek için çalışmaya başlamışlardır.

Kelime

synthesize horseshoe crab blood: bilgi sentezi değil, bilimsel üretim

Bu laboratuvar bağlamında synthesize, kimyasal, biyolojik veya mühendislik temelli bir süreçle bir madde üretmek anlamına gelir. Synthesize horseshoe crab blood, kanın laboratuvarda üretilmiş bir biçimi veya onun önemli işlevini yerine getiren bir malzeme üzerinde çalışmayı anlatır. Bu, doğal kanın her bileşenini kopyalamak anlamına gelmek zorunda değildir. Blood nesnesi ve in the lab ifadesi, burada synthesize sözcüğünün fikirleri veya bulguları birleştirme anlamında değil, madde üretme anlamında kullanıldığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede synthesize, örnektekiyle aynı bilimsel madde üretme anlamında kullanılmıştır?

  1. The assistant summarized the laboratory schedule in an email.
  2. Chemists synthesized a new polymer from plant-based materials.
  3. The reviewer synthesized evidence from five studies into one explanation.
Cevabı göster

Chemists synthesized a new polymer from plant-based materials.

For now, we're unlikely to stop our beach trips, Dilbilgisi

4:15

Şimdilik plaj gezilerimizi durdurmamız pek olası görünmüyor,

Dilbilgisi

we're unlikely to stop our beach trips: düşük olasılık için be unlikely to

we're unlikely to stop içindeki be unlikely to + fiilin yalın hâli yapısı, bırakma eyleminin muhtemelen gerçekleşmeyeceğini anlatır. Bu bir olasılık değerlendirmesidir; söz verme ya da kesin bir ifade değildir. For now, bu değerlendirmeyi mevcut durumla sınırlar. Bağlamda sözü edilen tekrarlanan sahil gezilerinin şimdilik devam etmesi bekleniyor, ancak durum daha sonra değişebilir.

Alıştırma

Cümleyi be unlikely to ile tamamlayın: Because of the heavy snow, the school bus is ____ arrive on time.

Cevabı göster

unlikely to

but hopefully, a synthetic alternative Kelime

4:19

ancak umarız bir gün sentetik bir alternatif,

will someday eliminate our reliance Kalıp ifadeler

4:21

bu kadim yaratıkların kanına

on the blood of these ancient creatures.

4:23

olan bağımlılığımızı ortadan kaldıracaktır.

Kelime

a synthetic alternative: yapay olarak üretilmiş bir ikame

A synthetic alternative, doğal bir kaynaktan elde edilen bir şeyin yerine kullanılmak üzere üretilmiş veya laboratuvarda hazırlanmış bir seçenektir. Burada, testlerde at nalı yengeci kanının yerini alabilecek bir madde veya yöntem anlamına gelir. Bilim ve teknoloji bağlamında synthetic genellikle “yapay olarak üretilmiş” ya da “sentezlenmiş” anlamına gelen tarafsız bir sözcüktür. “Sahte” veya “dürüst olmayan” demek değildir; alternative, mevcut olanın yerini alabilecek seçenektir.

Alıştırma

Örnek cümlede a synthetic alternative ne anlama gelir?

  1. yalnızca doğada bulunan kadim bir malzeme
  2. sahte ve güvenilmez bir iddia
  3. yapay olarak üretilmiş bir ikame
Cevabı göster

yapay olarak üretilmiş bir ikame

Kalıp ifadeler

eliminate our reliance on: … olan bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmak

Eliminate our reliance on X, artık X'e bağımlı olmayacağımız bir duruma gelmek demektir. Eliminate fiili, bağımlılık düzeyini yalnızca azaltmayı değil, bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmayı hedef olarak gösterir. Reliance bir isimdir ve on, bağımlı olunan şeyi belirtir. Yapı eliminate + our reliance on + isim veya -ing biçimidir. Altyazıda on sözcüğünün nesnesi the blood of these ancient creatures ifadesidir.

Alıştırma

Bağımlılığı sona erdirmeyi anlatan bu dersteki tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: New water-recycling systems could ____ imported water.

Cevabı göster

eliminate our reliance on

TED-Ed is a nonprofit,

4:26

TED-Ed kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur,

and this video would not exist without the support

4:28

ve bu video Patreon'daki harika topluluğumuzun

of our incredible community on Patreon.

4:31

desteği olmadan var olamazdı.

You can learn more here.

4:33

Buradan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.