Yasaklanmış sayıların kısa tarihi - Alessandra King: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
597 kelime 157 kel/dk

Video özeti: Bu ders, sayıların neden zaman zaman tehlikeli görüldüğünü inceliyor; antik dönemde irrasyonel sayılarla ilgili anlaşmazlıklardan ve yeni sayı sistemlerine getirilen yasaklardan, sayıların korunan bilgileri kodladığı modern örneklere uzanıyor. Sonuçta sayısal anlatımın giderek artan toplumsal ve siyasal bir güç taşıyabileceğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. not just using them, but thinking — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: not just ..., but ... yapısının açıklamayı sayıların pratik kullanımından onların doğası üzerine daha derin düşünmeye nasıl taşıdığını fark edin; bu kalıbı yüzeydeki bir eylemden daha önemli bir fikre ilerleyen savlar kurmak için kullanın. 2. Historians write; while legends claim — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Belgelenmiş tarihçi anlatılarıyla efsanevi iddiaları karşılaştırmayı ve kaynakların güvenilirlik düzeylerinin farklı olduğunu açıkça göstermeyi öğrenin; böylece söylenceyi tarihsel kayıtla eşit ölçüde doğrulanmış bir olgu gibi sunmaktan kaçının. 3. the mathematician's pencil grows stronger by the day. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Kapanıştaki mecazın başlangıçtaki kalem-kılıç karşıtlığına nasıl döndüğünü, by the day ifadesinin de sürekli artışı anlattığını kavrayın; benzer bir imgeyle açıklamanızı tematik ve akılda kalıcı biçimde bitirin.

Bu derste

They say the pen is mightier than the sword Notlar

0:07

Kalem kılıçtan keskindir derler

and authorities have often agreed.

0:10

ve otoriteler genellikle buna katılmışlardır.

Anlatım akışı

Yaygın bir sözü tanıtmak için They say

Buradaki They say, bilinen belirli bir grubu göstermez. They genel bir özne olarak kullanılır; bu nedenle ifade “insanlar sık sık söyler” veya “genellikle söylenir” anlamına gelir. Ardından gelen atasözünü herkesçe bilinen ortak bir düşünce olarak sunar. Bu başlangıç, önce tanıdık bir düşünce vererek mesajı düzenler. Ayrıca düşünceyi hemen konuşanın kişisel iddiası gibi göstermemeyi sağlar; konuşan kişi daha sonra buna katılabilir, bunu sorgulayabilir veya geliştirebilir.

Alıştırma

Bu cümlede They say ne işe yarar?

  1. Sonraki iddianın gerçek olduğunu kanıtlar.
  2. Belirli konuşmacıların adını vermeden yaygın bir sözü tanıtır.
  3. Bilinen bir grubun söylediği sözleri aynen aktarır.
Cevabı göster

Belirli konuşmacıların adını vermeden yaygın bir sözü tanıtır.

Deyimler

Bir mecaz olarak the pen is mightier than the sword

The pen is mightier than the sword iyi bilinen bir atasözüdür. The pen yazıyı, yayıncılığı ve düşünceleri; the sword ise şiddeti veya askerî gücü temsil eder. Sözlerin ve düşüncelerin bazen güç kullanımından daha büyük veya daha uzun süreli bir değişim yaratabileceğini anlatır. Bu karşılaştırma mecazidir; bir kalemle kılıcın fiziksel gücünü karşılaştırmaz. Mightier, mighty sözcüğünün karşılaştırma biçimidir ve “daha güçlü” veya “daha etkili” anlamına gelir.

Alıştırma

Burada the pen is mightier than the sword ne anlama gelir?

  1. Yazı ve düşünceler şiddetten daha etkili olabilir.
  2. Kalem fiziksel olarak kılıçtan daha güçlüdür.
  3. Yazarlar silah yerine kalem taşımalıdır.
Cevabı göster

Yazı ve düşünceler şiddetten daha etkili olabilir.

From outlawed religious tracts and revolutionary manifestos Notlar

0:13

Yasaklanmış dini risalelerden ve devrimci manifestolardan

Kültür

outlawed religious tracts and revolutionary manifestos: yasaklanan dinî risaleler ve devrimci manifestolar

Religious tracts, dini öğretileri veya görüşleri yaymak için yazılmış kısa risaleler ya da broşürlerdir. Revolutionary manifestos ise bir hareketin devrimci inançlarını, hedeflerini veya programını ortaya koyan kamuya açık bildirilerdir. Bunlar sıradan makaleler değildir. Her iki ad da okurları ikna etmek, ilkeleri ilan etmek veya insanları harekete geçirmek amacıyla hazırlanan metinleri belirtir. Bu bağlamda, yetkililerin yasaklayabileceği veya bastırabileceği yazıların tarihine aittirler.

Alıştırma

Bu bağlamda “outlawed religious tracts and revolutionary manifestos” neyi ifade eder?

  1. Dinî yapılar ve bir hükûmeti çoktan devirmiş gruplar
  2. Bastırılmış yazı türleri olarak sunulan kısa dinî broşürler ve devrimci hedefleri açıklayan kamuya açık bildiriler
  3. Korunan arazi alanları ve askerî harekâtların resmî kayıtları
Cevabı göster

Bastırılmış yazı türleri olarak sunulan kısa dinî broşürler ve devrimci hedefleri açıklayan kamuya açık bildiriler

to censored and burned books,

0:17

sansürlenmiş ve yakılmış kitaplara kadar,

we know the potential power of words to overturn the social order. Deyimler

0:19

kelimelerin toplumsal düzeni yıkma potansiyel gücünü biliyoruz.

Anlatım akışı

Geniş bir örnek kapsamı kurmak için From ... to ...

From A to B burada bir güzergâh değil, bir kapsam oluşturur. Baştaki ifade, bastırılmış farklı yazı türlerini bu kapsamın temsilî örnekleri olarak sunar ve çok sayıda durumun kapsandığı hissini verir. Bu kapsam ana cümleden önce geldiği için öne alınmış bir bilgi çerçevesi işlevi görür: Okur önce kanıtların genişliğini, ardından ana iddiayı görür. Bu kalıp, temsilî örneklerden genel bir sonuca ilerleyerek savı düzenler.

Alıştırma

From A to B kapsam yapısını tamamlayın: From local libraries ____ national museums, public institutions are digitizing their collections.

Cevabı göster

to

Deyimler

sözcüklerin toplumsal düzeni yıkabilecek potansiyel gücü

the potential power of words ad öbeği, sözcükleri olası bir etki kaynağı olarak sunar. potential, bu gücün var olabileceğini veya kullanılabileceğini belirtir; sonucun kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez. power of X to do Y kalıbında of X gücün kaynağını veya sahibini, to do Y ise bu gücün neyi başarabileceğini gösterir. Burada overturn the social order, bir şeyi fiziksel olarak ters çevirmek değil, yerleşik toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini kökten değiştirmek veya devirmek anlamındadır.

Alıştırma

"to overturn the social order" mastar öbeği cümlede hangi işlevi görüyor?

  1. Sözcüklerin gücünün neyi başarabileceğini açıklar.
  2. Sözcüklerin fiziksel olarak nereye konduğunu söyler.
  3. Toplumsal düzenin çoktan değiştiğini kanıtlar.
Cevabı göster

Sözcüklerin gücünün neyi başarabileceğini açıklar.

But as strange as it may seem, Kalıp ifadeler

0:24

Ancak ne kadar tuhaf görünse de,

some numbers have also been considered dangerous enough to ban. Dilbilgisi

0:26

bazı sayılar da yasaklanacak kadar tehlikeli görülmüştür.

Kalıp ifadeler

as strange as it may seem: bir ödünleme girişi

as strange as it may seem, “bu kulağa tuhaf gelebilir ama” anlamına gelen bir ödünleme girişidir. it zamiri belirli bir nesnenin görünüşüne değil, birazdan sunulacak iddianın tamamına işaret eder. Konuşan kişi önce dinleyicinin olası tepkisini kabul eder, ardından şaşırtıcı ifadeyi daha yumuşak biçimde sunar. Yeniden kullanılabilen kalıp as + sıfat + as + özne + may seem biçimindedir; burada adı verilen iki şey arasında sıradan bir karşılaştırma değil, ödünleme işlevi görür.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ödünleme girişiyle tamamlayın: ____, the quietest room was where I found it hardest to concentrate.

Cevabı göster

As strange as it may seem

Dilbilgisi

dangerous enough to ban: yeterli derece bildiren adjective + enough + to yapısı

adjective + enough + to + verb kalıbı, bir niteliğin sonraki eylem ya da sonuç için gereken dereceye ulaştığını anlatır. Burada dangerous enough to ban, yasaklamanın haklı görüleceği kadar tehlikeli demektir. ban fiilinin söylenmeyen nesnesi some numbers ifadesidir: yetkililer veya başka kişiler bu sayıları yasaklayacaktır. Daha açık biçimi dangerous enough for authorities to ban them şeklindedir; dangerous enough to be banned ise yasaklanma sonucunu daha doğrudan belirtir.

Alıştırma

Köprünün yeterince dayanıklı olduğunu anlatan yapıyla cümleyi tamamlayın: The bridge is strong ____ carry the bus.

Cevabı göster

enough to

Our distant ancestors long counted objects using simple tally marks. Kelime

0:31

Uzak atalarımız uzun bir süre nesneleri basit çetele işaretleriyle saydılar.

Kelime

simple tally marks: saymak için kullanılan basit çetele işaretleri

Tally marks, sayıyı kaydetmek için kullanılan kısa çizgi veya çentiklerdir. Genellikle her nesne ya da olay için bir işaret eklenir ve toplamın daha kolay görülmesi için işaretler çoğu zaman beşerli gruplandırılır. simple tally marks ifadesindeki simple, sayma yönteminin temel olduğunu belirtir. using simple tally marks, ataların nasıl saydığını açıklar; buradaki marks, herhangi bir işaret değil, sayma simgeleridir.

Alıştırma

Bir sayımı kaydetmek için çizilen çizgileri belirten iki sözcüklü terimi kullanın: The coach used ____ to record each lap.

Cevabı göster

tally marks

But as they developed agriculture and began living together in larger groups, Dilbilgisi

0:36

Ancak tarımı geliştirip daha büyük gruplar halinde birlikte yaşamaya başladıkça,

this was no longer enough. Kalıp ifadeler

0:40

bu artık yeterli gelmiyordu.

Dilbilgisi

As they developed...: arka planda gelişen değişim

Burada as, “kademeli bir değişim gerçekleşirken” veya “zaman geçtikçe” anlamına gelir. Vurgulanan yan cümle, tarımın gelişmesini ve daha büyük gruplar hâlinde yaşamayı ana sonuç için değişmekte olan bir arka plan olarak sunar. Bu bağlantı yalnızca zamanı belirtmez; söz konusu toplumsal değişimlerin önceki yöntemin yetersiz kalmasına katkıda bulunduğunu da düşündürür. Buradaki as, “aynı şekilde” anlamına gelmez.

Alıştırma

Kademeli bir değişimi arka plan olarak sunan, dersteki bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the city grew, public transport became more important.

Cevabı göster

As

Kalıp ifadeler

No longer enough: önceden yeterli, şimdi yetersiz

No longer enough, bir şeyin daha önce ihtiyacı karşıladığı ancak şimdi artık karşılamadığı anlamına gelir. No longer önceki durumdan bir değişiklik olduğunu gösterir; not enough tek başına yalnızca mevcut yetersizliği anlatır. Bu cümlede this, daha önce kullanılan çetele işaretleriyle sayma yöntemini belirtir. Bu ifade, yeni talepleri karşılayamayan eski bir yöntem, sistem, miktar veya yeteneği anlatabilir.

Alıştırma

Hangi durum “The old system is no longer enough” ifadesiyle en iyi anlatılır?

  1. Eski sistem ihtiyacı hiçbir zaman karşılamadı.
  2. Eski sistem ihtiyacı daha önce karşılıyordu, ancak şimdi karşılayamıyor.
  3. Eski sistem hiçbir değişiklik olmadan ihtiyacı hâlâ karşılıyor.
Cevabı göster

Eski sistem ihtiyacı daha önce karşılıyordu, ancak şimdi karşılayamıyor.

As numbers grew more complex,

0:43

Sayılar daha karmaşık hale geldikçe,

people began not just using them, Dilbilgisi

0:45

insanlar onları sadece kullanmakla kalmayıp,

but thinking about what they are and how they work.

0:47

ne oldukları ve nasıl çalıştıkları üzerine de düşünmeye başladılar.

Dilbilgisi

not just using them, but thinking: daha derin bir eylem eklemek

not just A, but B yapısı, A’nın da B’nin de doğru olduğunu ve B’nin daha ileri ya da daha önemli bir adım eklediğini belirtir. Burada insanlar sayıları kullanır, ancak bunun ötesine geçerek sayıların ne olduğunu ve nasıl işlediğini de düşünür. İki bölüm paraleldir: using ve thinking, began tarafından yönetilen iki -ing biçimidir. Bu yapıda but, A’nın yerine B’yi koymaz; ekleme veya ilerleme bildirir.

Alıştırma

Hangi cümle kulübün iki etkinliği de yaptığını ve geri dönüşüm öğretmeyi daha ileri bir odak olarak eklediğini belirtir?

  1. The club focuses not just on cleaning parks, but on teaching recycling.
  2. The club focuses on cleaning parks, but not on teaching recycling.
  3. The club focuses not on cleaning parks, but on teaching recycling.
Cevabı göster

The club focuses not just on cleaning parks, but on teaching recycling.

And by 600 BCE,

0:50

Ve M.Ö. 600 yılına gelindiğinde,

in ancient Greece,

0:52

antik Yunan'da,

the study of numbers was well developed. Kalıp ifadeler

0:54

sayıların incelenmesi oldukça gelişmişti.

Kalıp ifadeler

well developed: olgunlaşmış bir alanı anlatmak

Bu cümlede well developed, sayılarla ilgili çalışmanın yerleşmiş bilgi ve yöntemlere sahip, olgun ya da ileri bir düzeye ulaşmış olduğunu belirtir. Sayıların fiziksel olarak büyüdüğünü söylemez. Tam özne the study of numbers ifadesidir. Özne öbeğinin temel adı tekil study olduğundan fiil was olur; çoğul numbers, of öbeğinin içindedir ve özne-fiil uyumunu belirlemez.

Alıştırma

Hangi cümlede well developed, fiziksel olmayan bir sistemin olgun ve ileri düzeyde olduğunu belirtir?

  1. The athlete's shoulder muscles were well developed.
  2. By that time, the city's legal system was well developed.
  3. The child developed a fever overnight.
Cevabı göster

By that time, the city's legal system was well developed.

The mathematician Pythagoras and his school of followers Kelime

0:57

Matematikçi Pisagor ve onu takip eden ekolü,

found numerical patterns in shapes, music, and the stars. Kalıp ifadeler

1:00

şekillerde, müzikte ve yıldızlarda sayısal desenler buldu.

Kelime

his school of followers: düşünsel bir gelenek anlamındaki school

his school of followers ifadesinde school, aynı öğretmenin fikir ve yöntemleri etrafında birleşen bir grup ya da geleneği anlatır. Bir binayı veya sıradan bir eğitim kurumunu ifade etmez. Bu ifade, Pisagor'un takipçilerini düşünsel bir topluluk olarak tanıtır. school kelimesinin bu anlamı tarih, felsefe, sanat ve akademik yazılarda yaygındır. Benzer biçimde, a school of thought ortak fikirleri paylaşan bir düşünce ekolünü ifade eder.

Alıştırma

his school of followers ifadesindeki school ne anlama gelir?

  1. Çocukların ders gördüğü bir bina
  2. Ortak fikirler ve öğretilerle birleşen bir grup
  3. Matematik kitapları yayımlayan bir işletme
Cevabı göster

Ortak fikirler ve öğretilerle birleşen bir grup

Kalıp ifadeler

found numerical patterns in ...: sayısal ilişkiler keşfetmek

find numerical patterns in something kalıbı, bir alan, nesne veya bilgi kümesindeki sayılara dayalı ilişkileri fark etmek anlamına gelir. in edatı, örüntülerin gözlemlendiği alanı veya malzemeyi belirtir. Buradaki found, find fiilinin geçmiş zamanıdır ve “keşfetti” anlamına gelir. “Kurmak” anlamındaki found fiilinin yalın hâli değildir; bu fiilin geçmiş biçimi founded olur.

Alıştırma

Araştırmacıların bir bilgi kümesinde sayılara dayalı ilişkiler keşfettiğini belirten cümle hangisidir?

  1. The researchers found numerical patterns in the data.
  2. The researchers created a repeating pattern for the display.
  3. The researchers founded a new institute for data science.
Cevabı göster

The researchers found numerical patterns in the data.

For them,

1:05

Onlar için,

mathematics held the deepest secrets of the universe. Deyimler

1:06

matematik evrenin en derin sırlarını barındırıyordu.

Deyimler

mathematics held the deepest secrets: gizli gerçekleri anlatan bir mecaz

Bu cümlede held, “elde tutuyordu” değil, “içinde barındırıyordu” veya “içeriyordu” anlamına gelir. Matematik, sırları içinde barındırabilen bir şey gibi betimlendiği için ifade mecazidir. Pisagorcular için bu “sırlar”, evrenin ardındaki en derin gerçekler ve düzenlerdi. Cümle matematiği, gerçekliğin gizli düzenini keşfetmenin bir yolu olarak sunar ve onların dünya görüşünde ne kadar merkezi olduğunu gösterir.

Alıştırma

Burada “mathematics held the deepest secrets of the universe” ne anlama geliyor?

  1. Matematik, gizli nesneleri uzayda fiziksel olarak taşıyordu.
  2. Matematik, evrenin nasıl işlediğine dair derin gerçekleri içeriyordu.
  3. Matematik, insanların evren hakkında herhangi bir şey öğrenmesini engelliyordu.
Cevabı göster

Matematik, evrenin nasıl işlediğine dair derin gerçekleri içeriyordu.

But one Pythagorean named Hippasus Kültür

1:10

Ancak Hippasus adlı bir Pisagorcu

discovered something disturbing. Kalıp ifadeler

1:12

rahatsız edici bir şey keşfetti.

Kültür

Okulun bir üyesini belirten isim olarak Pythagorean

Burada Pythagorean, “Pisagor’la ilişkili okulun bir üyesi” anlamına gelen sayılabilen bir isimdir. one sözcüğü isim kullanımını açıkça gösterir; named Hippasus ise bu üyenin adını verir. Pythagorean kişinin adı değildir ve Pisagor’un kendisini de ifade etmez. Aynı sözcük, Pythagorean theorem örneğinde olduğu gibi “Pisagor veya onun okuluyla ilgili” anlamında bir sıfat da olabilir; ancak burada bir üyeyi belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede Pythagorean neyi ifade ediyor?

  1. Pisagor’un kendisinin başka bir adı
  2. Pisagor’la ilişkili okulun bir üyesi
  3. Hippasus’un kişisel adı
Cevabı göster

Pisagor’la ilişkili okulun bir üyesi

Kalıp ifadeler

discovered something disturbing: gerilim yaratmak için ayrıntıları gizlemek

Burada discovered, yalnızca bir nesneyi görmek değil, bir şeyin doğru olduğunu öğrenmek anlamına gelir. Something disturbing, ciddi bir huzursuzluk veya kaygı yaratan ya da mevcut inançları sarsan, henüz ne olduğu belirtilmemiş bir gerçeği veya sonucu anlatır; fiziksel tehlike veya korku içermesi gerekmez. Bir hikâyede something kesin bilgiyi bir süre gizlerken disturbing bunun rahatsız edici etkisini önceden haber verir. Bu sözcükler birlikte merak ve gerilim yaratır, ayrıca keşfin önemli olacağını gösterir.

Alıştırma

Bu anlatıda discovered something disturbing nasıl bir işlev görüyor?

  1. Keşfin tam olarak ne olduğunu gizlerken ciddi bir huzursuzluk yarattığını belirtir.
  2. Keşfin bütün teknik ayrıntılarını hemen açıklar.
  3. Keşfi yapanların dikkat dağıtıcı bir ses yüzünden bölündüğünü söyler.
Cevabı göster

Keşfin tam olarak ne olduğunu gizlerken ciddi bir huzursuzluk yarattığını belirtir.

Some quantities,

1:15

Bazı nicelikler,

like the diagonal of a square with sides of length one,

1:17

kenar uzunluğu bir birim olan bir karenin köşegeni gibi,

couldn't be expressed by any combination of whole numbers or fractions, Kelime

1:20

hiçbir tam sayı veya kesrin kombinasyonuyla ifade edilemiyordu,

no matter how small. Kalıp ifadeler

1:25

ne kadar küçük olursa olsun.

Kelime

couldn't be expressed by any combination of whole numbers or fractions: kesin matematiksel gösterim

Bu matematik bağlamında couldn't be expressed by, “kullanılarak tam olarak gösterilemiyordu” anlamına gelir. Vurgulanan bölüm, bazı niceliklerin tam sayılar veya kesirlerle tam olarak yazılamadığını söyler. Buradaki expressed, duygu ya da düşünce aktarmakla değil, sayısal gösterimle ilgilidir. Kenar uzunluğu 1 olan bir karenin köşegeni √2’dir. Bu bir irrasyonel sayıdır: kesirler ona istenildiği kadar yaklaşabilir, ancak hiçbir kesir ona tam olarak eşit değildir.

Alıştırma

Bu matematik cümlesinde vurgulanan bölüme en uygun yorum hangisidir?

  1. Bazı nicelikler tam sayılar veya kesirler kullanılarak tam olarak gösterilemez.
  2. Tam sayılar ve kesirler hiçbir hesaplamada kullanılamaz.
  3. Bazı insanlar duygularını matematik sözcükleriyle açıklayamaz.
Cevabı göster

Bazı nicelikler tam sayılar veya kesirler kullanılarak tam olarak gösterilemez.

Kalıp ifadeler

no matter how small: derece değişir, sonuç değişmez

no matter how small ifadesinde no matter how, “ne kadar ... olursa olsun” anlamına gelir; small ise değişebilen derecenin ne olduğunu belirtir. Bu ifade, söz konusu derece son derece küçülse bile ana sonucun geçerli kaldığını söyler. Burada small, bir nesnenin fiziksel boyutunu değil, kesirli miktarın ya da bölmenin ne kadar küçük veya ince olabileceğini anlatır. Tam kalıp no matter how + sıfat/zarf + özne + fiil şeklindedir. Bu cümlenin sonunda bağlamdan anlaşılan sözcükler atılmıştır: no matter how small (the fractions are).

Alıştırma

Sonucun değişmediğini göstermek için cümleyi no matter how ile tamamlayın: ____ carefully Mia checks the jar, she cannot find a crack.

Cevabı göster

No matter how

These numbers,

1:28

Bu sayılar,

which we call irrational numbers, Dilbilgisi

1:29

ki bunlara irrasyonel sayılar diyoruz,

were perceived as a threat to the Pythagorean's notion of a perfect universe. Notlar

1:32

Pisagorcuların kusursuz bir evren anlayışına bir tehdit olarak algılandı.

Dilbilgisi

which we call irrational numbers: sınırlayıcı olmayan yan cümleyle ad eklemek

Virgüllerle ayrılan which we call irrational numbers yan cümlesi, These numbers için bir ad ekler. Bu, sınırlayıcı olmayan bir yapıdır: daha önce söz edilen sayıların tümü irrational numbers adını alır; yan cümle bunların yalnızca bir bölümünü seçmez. call A B yapısında A adlandırılan şey, B ise onun adıdır. Burada which A'nın yerini tutar, irrational numbers ise B'dir. Yeniden kullanılabilen something, which we call X, ... kalıbı, açıklayıcı metinlerde önce bir şeyi tanımlamayı, ardından terimini vermeyi sağlar.

Alıştırma

Ek adlandırma yan cümlesini which we call ile tamamlayın: This colorless gas, ____ argon, is used in some light bulbs.

Cevabı göster

which we call

Kalıp ifadeler

were perceived as a threat to: algılanan bir tehdidi aktarmak

were perceived as a threat to, bir şeyin başka bir şeyi tehlikeye atabilecek veya zayıflatabilecek bir unsur olarak görüldüğünü belirtir. Edilgen were perceived, bu yargıyı veren kişileri arka planda bırakır. Kalıp X + be perceived as + a threat to + Y şeklindedir. perceived kullanıldığında cümle, tehdidi kanıtlanmış bir gerçek olarak sunmak yerine bir bakış açısını aktarır. X was veya were a threat to Y ise tehdidi daha doğrudan bir gerçek olarak ifade eder.

Alıştırma

Hedef edilgen ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The new regulations ____ independent shops.

Cevabı göster

were perceived as a threat to

Kültür

Pythagorean's notion of a perfect universe: Pisagorcuların kusursuz evren anlayışı

Burada notion, fikir veya inanç anlamındadır. the Pythagorean's notion of a perfect universe, Pisagorcuların evrenin uyumlu bir matematiksel düzene sahip olduğu ve bu düzenin özellikle tam sayılarla bunların oranları üzerinden ifade edilebildiği inancını anlatır. Perfect, her şeyin hoş veya kusursuz olduğu bir evreni değil, bu düzeni niteler. İki tam sayının oranı olarak ifade edilemeyen sayılar bu görüşü sorgulatıyordu. Bu nedenle irrasyonel sayılar söz konusu inanca yönelik bir tehdit olarak tanımlanabiliyordu.

Alıştırma

Bu cümlede a perfect universe ifadesinin en yakın anlamı nedir?

  1. Şahsen tek bir matematikçiye ait olan bir evren.
  2. Hiç kimsenin asla hata yapmadığı bir yer.
  3. Evrenin uyumlu bir matematiksel düzene sahip olduğu inancı.
Cevabı göster

Evrenin uyumlu bir matematiksel düzene sahip olduğu inancı.

They imagined a reality that could be described with rational numerical patterns. Kelime

1:37

Onlar rasyonel sayısal desenlerle tanımlanabilen bir gerçeklik hayal etmişlerdi.

Kelime

rational numerical patterns: rational sözcüğünün matematiksel anlamı

Bu matematik bağlamında rational, rasyonel sayılarla ilgili anlamına gelir. Bir rasyonel sayı, paydası sıfır olmayan iki tam sayının oranı olarak yazılabilir. Bu nedenle rational numerical patterns, bu tür sayılara veya oranlara dayalı sayısal düzenleri ifade eder. Örüntülerin sakin, aklı başında veya mantıklı olduğunu anlatmaz.

Alıştırma

Bu cümlede rational numerical patterns ne anlama geliyor?

  1. Yazılı sayılardan yapılmış renkli şekiller.
  2. Rasyonel sayılara veya oranlara dayalı sayısal örüntüler.
  3. Sakin ve aklı başında kararlar veren örüntüler.
Cevabı göster

Rasyonel sayılara veya oranlara dayalı sayısal örüntüler.

Historians write that Hippasus was exiled for publicizing his findings, Notlar

1:43

Tarihçiler, Hippasus'un bulgularını kamuoyuna açıkladığı için sürgün edildiğini yazarken,

Kelime

was exiled for publicizing his findings: ceza ve nedeni

Was exiled ifadesinde was + geçmiş zaman ortacı exiled edilgen yapıyı oluşturur: cezaya uğrayan kişi Hippasos'tur. For publicizing his findings bu cezanın nedenini belirtir. For sözcüğünden sonra publicizing, -ing biçimindedir. Burada publicizing, bilgiyi geniş kitlelere duyurmak anlamına gelir. His findings ad öbeği, onun keşfettiği şeyleri anlatır; sattığı veya ürün olarak tanıttığı şeyleri değil.

Alıştırma

Hangi cümle, bir cezanın nedenini belirtmek için edilgen yapıyı ve for + -ing biçimini doğru kullanır?

  1. The scholar was exiled for publicizing a discovery that the ruler wanted kept secret.
  2. The scholar was exiled for publicize a discovery that the ruler wanted kept secret.
  3. The scholar exiled for publicizing a discovery that the ruler wanted kept secret.
Cevabı göster

The scholar was exiled for publicizing a discovery that the ruler wanted kept secret.

while legends claim he was drowned as punishment from the gods.

1:47

efsaneler onun tanrılar tarafından bir ceza olarak boğulduğunu iddia eder.

Anlatım akışı

Historians write ... while legends claim: kaynakları karşılaştırmak

Historians write ... while legends claim ... iki anlatıyı kaynak etiketleriyle düzenler. İlk anlatı tarihçilere, ikincisi ise efsanelere atfedilir. Buradaki while, aynı anda gerçekleşen olayları değil, anlatılar ile kanıtlarını karşılaştırır. Legends claim, bir geleneğin ne söylediğini aktarır; bunu kanıtlanmış tarih olarak sunmaz.

Alıştırma

Kaynakları belirten bu kalıp okuyucuya ne anlatıyor?

  1. Tarihçiler iki olaya da bizzat tanık olmuştur.
  2. Her iki anlatı da eşit derecede kanıtlanmış tarihsel gerçekler olarak sunulur.
  3. Sürgün anlatısı tarihçilere atfedilirken boğulma anlatısı efsane olarak sunulur.
Cevabı göster

Sürgün anlatısı tarihçilere atfedilirken boğulma anlatısı efsane olarak sunulur.

While irrational numbers upset philosophers, Anlatım akışı

1:52

İrrasyonel sayılar filozofları altüst ederken,

later mathematical inventions would draw attention from political and religious authorities as well. Kalıp ifadeler

1:55

sonraki matematiksel icatlar da siyasi ve dini otoritelerin dikkatini çekecekti.

Anlatım akışı

While irrational numbers upset philosophers: karşıtlık ve geçiş

Baştaki while yan cümlesi önceki örneği yeniden hatırlatır: irrasyonel sayılar filozofları rahatsız etmişti. Ana cümle daha sonra siyasi ve dinî otoriteleri ilgilendiren daha geç bir örneği tanıtır. Burada while iki farklı çatışma türü arasında karşıtlık kurar ve açıklamanın eski bilgiden yeni bilgiye geçmesini sağlar. İki tepkinin aynı anda gerçekleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlenin başındaki while ne işe yarar?

  1. Daha önceki bir çatışma ile daha sonraki farklı bir çatışma türünü karşılaştırır.
  2. İki tepkinin aynı anda gerçekleştiğini söyler.
  3. Filozofların ne kadar süre rahatsız olduğunu söyler.
Cevabı göster

Daha önceki bir çatışma ile daha sonraki farklı bir çatışma türünü karşılaştırır.

Kalıp ifadeler

would draw attention from: bir grubun fark etmesini sağlamak

Burada would, bu ilgiyi tarihsel anlatıda daha sonra ortaya çıkan bir sonuç olarak sunar. Draw attention from + bir kişi veya grup, o kişinin ya da grubun bir şeyi fark etmesini veya ona ilgi duymasını sağlamak demektir. Özne ilgiyi doğurur; from ise ilginin kaynağını, yani bu cümlede siyasi ve dinî yetkilileri belirtir. Bir hareketin başlangıç noktasını göstermez. İlgi yetkililerden geldiği için ayrıntılı inceleme, endişe veya olası bir müdahale anlamı taşıyabilir. Buradaki attention mutlaka övgü anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi draw attention from ile tamamlayın: The unusual payments may ____ bank regulators.

Cevabı göster

draw attention from

In the Middle Ages,

2:02

Orta Çağ'da,

while Europe was still using Roman numerals, Kültür

2:03

Avrupa hala Romen rakamlarını kullanırken,

Kültür

Roman numerals: I, V ve X gibi semboller

Roman numerals, sayıları I, V, X, L, C, D ve M gibi sembollerle yazma sistemidir. Burada using Roman numerals, özel bir tür “Roma sayısı” kullanmak değil, miktarları bu gösterimle ifade etmek demektir. Numeral, bir number değerini temsil eden yazılı sembol veya biçimdir. Roma gösterimi, sembolün konumunun değerini değiştirdiği modern basamak değeri sistemini kullanmaz ve standart bir sıfırı yoktur. Bu yüzden karmaşık yazılı hesaplamalar için daha az kullanışlıdır; cümleyi anlamak için gereken tarihsel karşıtlık budur.

Alıştırma

Hangi cümle numeral ile number arasındaki farkı doğru açıklar?

  1. IV, dört sayısını temsil eden bir Roma rakamıdır.
  2. Roma rakamları, sayıları yazmak için kullanılan semboller değil, değerlerin kendisidir.
  3. IV number'dır, four ise Roman numeral'dır.
Cevabı göster

IV, dört sayısını temsil eden bir Roma rakamıdır.

other cultures had developed positional systems that included a symbol for zero. Kelime

2:05

diğer kültürler sıfır için bir sembol içeren basamaklı sistemler geliştirmişti.

Kelime

positional systems ... a symbol for zero: sıfır simgesi içeren konumsal sistemler

Konumsal sayı sistemi, bir rakamın değerinin bulunduğu basamağa göre değiştiği bir yazım biçimidir. Örneğin 5, 50 sayısında beş onluğu, 500 sayısında ise beş yüzlüğü gösterir. that included a symbol for zero ilgi cümleciği, bu sistemleri daha ayrıntılı biçimde tanımlar. Sıfır hem hiçbir miktar olmadığını gösterebilir hem de boş bir basamağın yerini koruyarak 5, 50 ve 500 gibi sayıları birbirinden ayırabilir.

Alıştırma

Sıfır simgesi içeren konumsal bir sayı sistemini en iyi hangi ifade açıklar?

  1. Bir rakamın değeri bulunduğu basamağa bağlıdır ve sıfır boş bir basamağın yerini koruyabilir.
  2. Sayılar bir şeyin haritada nerede bulunduğunu anlatır.
  3. Her rakam nerede görünürse görünsün aynı değeri taşır.
Cevabı göster

Bir rakamın değeri bulunduğu basamağa bağlıdır ve sıfır boş bir basamağın yerini koruyabilir.

When Arab travelers brought this system to the bustling maritime cities of Italy, Kelime

2:10

Arap gezginler bu sistemi İtalya'nın hareketli denizcilik şehirlerine getirdiğinde,

its advantages for merchants and bankers was clear.

2:15

tüccarlar ve bankacılar için avantajları açıktı.

Kelime

bustling maritime cities of Italy: İtalya'nın hareketli deniz ticareti şehirleri

Bustling; genellikle çok sayıda insanın çalıştığı, hareket ettiği veya ticaret yaptığı, canlı ve yoğun bir etkinlikle dolu yerleri anlatır. Temel anlamı yalnızca gürültülü değildir. Maritime ise denizle, özellikle deniz taşımacılığı, yolculuk veya ticaretle bağlantılı demektir. Bu nedenle bustling maritime cities of Italy, deniz yollarına ve ticarete bağlı hareketli İtalyan şehirlerini anlatır. İfade, kullanışlı bir sayı sisteminin bu şehirlerdeki tüccarlar ve bankacılar için neden önemli olduğunu da açıklar.

Alıştırma

bustling maritime cities ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Gemiler veya deniz yollarıyla hiçbir bağlantısı olmayan iç kesim şehirleri
  2. Tek önemli özelliği gürültü olan yüksek sesli şehirler
  3. Deniz, deniz taşımacılığı ve ticaretle yakından bağlantılı hareketli şehirler
Cevabı göster

Deniz, deniz taşımacılığı ve ticaretle yakından bağlantılı hareketli şehirler

But the authorities were more wary. Kelime

2:19

Fakat yetkililer daha temkinliydi.

Kelime

were more wary: daha temkinli olmayı anlatır

Bu cümlede were more wary, yetkililerin olası sorunlara karşı daha temkinli ve dikkatli olduğu anlamına gelir. Wary; risk, aldatılma veya başka bir sorun ihtimali karşısında tedbirli olmayı anlatır, yorgun olmak anlamına gelmez. Were özneyi wary sıfatına bağlar; more ise karşılaştırma anlamı oluşturur. But bir karşıtlık gösterir: yetkililer, yani görevliler veya düzenleyici kurumlar, diğerlerinden daha temkinli tepki vermiştir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz tam cümleyi seçin. Wary /ˈwɛri/ ile weary /ˈwɪri/ arasındaki farka odaklanın.

  1. The officers were ready after the long investigation.
  2. The officers were weary after the long investigation.
  3. The officers were wary after the long investigation.
Cevabı göster

The officers were wary after the long investigation.

Hindu-Arabic numerals were considered easier to forge or alter, Notlar

2:21

Hint-Arap rakamlarının sahtesini yapmanın veya değiştirmenin daha kolay olduğu düşünülüyordu,

Kültür

Hindu-Arabic numerals: 0-9 sayı sistemi

Hindu-Arabic numerals, 0'dan 9'a kadar on rakam kullanan ondalık ve basamak değerli sayı sisteminin tarihsel adıdır. Bu cümlede ifade, yetkililerin daha kolay taklit edilebileceğini veya değiştirilebileceğini düşündüğü yazılı sayı biçimlerini belirtir. Bu ad sistemin tarihini yansıtır: sistem Hindistan'da gelişmiş ve daha sonra Arapça konuşulan dünya üzerinden Avrupa'ya ulaşmıştır. Rakamların yalnızca Hindulara, Araplara, tek bir dine veya tek bir etnik gruba ait olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hindu-Arabic numerals burada ne anlama geliyor?

  1. I, V ve X gibi Roma rakamlarıdır.
  2. Yalnızca Hinduizm ve İslam takipçilerinin kullandığı bir simge grubudur.
  3. 0'dan 9'a kadar rakamlara dayanan ve yaygın olarak kullanılan sayı sistemidir.
Cevabı göster

0'dan 9'a kadar rakamlara dayanan ve yaygın olarak kullanılan sayı sistemidir.

Kelime

easier to forge or alter: sahte olarak üretmek veya değiştirmek daha kolay

Bu cümlede easier to forge or alter, bir şeyin sahte olarak üretilmesinin veya dürüst olmayan bir biçimde değiştirilmesinin daha kolay olması demektir. Forge, sahte bir belgeyi, imzayı, kaydı veya benzer bir şeyi gerçekmiş gibi görünecek şekilde üretmek anlamına gelir; burada sıcak metale şekil vermek anlamında değildir. Alter ise zaten var olan bir şeyi değiştirmek demektir. be + easier + to-infinitive yapısı, özne üzerinde bir eylem gerçekleştirmenin ne kadar kolay olduğunu anlatır. Forge ve alter etken biçimli mastarlar olsa da sahte olarak üretilebilecek veya değiştirilebilecek şeyler rakamlardır.

Alıştırma

Belge güvenliği bağlamında easier to forge or alter ne anlama gelir?

  1. Sahte olarak üretmek veya dürüst olmayan biçimde değiştirmek daha kolay.
  2. Okumak veya hesaplamak daha kolay.
  3. Sıcak metale şekil vermek veya süslemek daha kolay.
Cevabı göster

Sahte olarak üretmek veya dürüst olmayan biçimde değiştirmek daha kolay.

especially since they were less familiar to customers than to merchants. Dilbilgisi

2:25

özellikle müşteriler bu rakamlara tüccarlar kadar aşina olmadıkları için.

Dilbilgisi

less familiar to A than to B: A'ya B'den daha az tanıdık

Less familiar to customers than to merchants, aynı şeyin iki grup için ne kadar tanıdık olduğunu karşılaştırır. Rakamlar müşteriler tarafından tüccarlar kadar iyi bilinmiyordu; yani tüccarlar onları daha iyi biliyordu. Yeniden kullanılabilen yapı be less + adjective + to A + than to B biçimindedir. Burada iki to grubu da familiar sözcüğüne bağlıdır: familiar to customers ve familiar to merchants. İkinci to sözcüğünü korumak, karşılaştırmanın iki tarafını açıkça gösterir.

Alıştırma

Öğretmenlerin uygulamayı velilerden daha iyi bildiğini göstermek için less familiar to A than to B yapısını kullanın: The school app is ____ parents ____ teachers.

Cevabı göster

less familiar to · than to

And the concept of zero opened the door to negative numbers Deyimler

2:30

Ayrıca sıfır kavramı negatif sayılara

Deyimler

opened the door to negative numbers: negatif sayıların önünü açtı

Opened the door to negative numbers bir mecazdır: sıfır kavramı, negatif sayıların geliştirilmesini ve kullanılmasını mümkün kılmıştır. Burada gerçek bir kapıdan söz edilmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı open the door to + isim veya -ing biçimidir. Bir düşünceyi, olayı ya da değişimi daha sonraki bir olasılığın koşullarını yaratan unsur olarak gösterir.

Alıştırma

Cümleyi open the door to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The policy change ____ more flexible work schedules.

Cevabı göster

opened the door to

and the recording of debt Kelime

2:33

ve borçların kaydedilmesine kapı aralamıştı,

at a time when money lending was regarded with suspicion. Kalıp ifadeler

2:35

borç para vermenin kuşkuyla karşılandığı bir dönemde.

Kelime

the recording of debt: borçların kaydedilmesi

Burada the recording of debt, borç olarak ödenmesi gereken para hakkındaki bilgileri hesaplara veya defterlere girip saklamak anlamına gelir. Recording, record fiilinden türeyen eylem adıdır; of debt ise kaydedilen bilginin ne olduğunu belirtir. Finansal ve tarihsel bağlamlarda record, bilgi yazmak veya saklamak demektir; ses ya da video kaydetmek anlamına gelmez. İfade, sayıları insanların borçlu olduğu tutarları takip etme işiyle ilişkilendirir.

Alıştırma

Bu cümlede the recording of debt ne anlama geliyor? “The bank improved the recording of debt in its digital accounts.”

  1. Borçlanma hakkında bir ses dosyası oluşturmak
  2. Borç olunan para hakkındaki bilgileri girmek ve saklamak
  3. Borç alanların ödemesi gereken tüm tutarları silmek
Cevabı göster

Borç olunan para hakkındaki bilgileri girmek ve saklamak

Kalıp ifadeler

money lending was regarded with suspicion: borç verme kuşkuyla karşılanıyordu

Burada money lending was regarded with suspicion, insanların borç para verme faaliyetini genel olarak güvensizlik veya ihtiyatla karşıladığı anlamına gelir. Edilgen A was regarded with suspicion kalıbı, A'ya yönelik toplumsal tutumu öne çıkarır. Bu ifade belirli bir borç verenin belirli bir şey yaptığını iddia etmez. Genel bir ünü ya da tepkiyi anlatır; bu yüzden bir faaliyet, meslek, kurum veya yeni fikrin belli bir dönemde nasıl görüldüğünü açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadenin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At first, the new payment app ____ by many shoppers.

Cevabı göster

was regarded with suspicion

In the 13th century,

2:39

13. yüzyılda,

Florence banned the use of Hindu-Arabic numerals for record-keeping. Kültür

2:40

Floransa, kayıt tutmak için Hint-Arap rakamlarının kullanımını yasakladı.

Kültür

Florence banned the use of ... for record-keeping: Floransa kayıt tutmak için kullanımı yasakladı

Bu tarihî cümlede Florence, Florence adlı bir kişiyi değil, Floransa şehrini ve onu yöneten makamları ifade eder. Yer adları, hükûmetleri veya resmî karar veren diğer kurumları temsil edebilir. Resmî ban the use of A for B kalıbı, A'nın B amacıyla kullanılmasını resmen yasaklamak anlamına gelir. Burada A, Hindu-Arabic numerals; B ise hesapların veya başka kayıtların tutulması anlamındaki record-keeping ifadesidir.

Alıştırma

Cümleyi hedef resmî yapının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The city ____ facial recognition for taking attendance.

Cevabı göster

banned the use of

And though they soon proved too useful to ignore, Dilbilgisi

2:45

Ve göz ardı edilemeyecek kadar faydalı oldukları kısa sürede kanıtlansa da,

Dilbilgisi

though ... proved too useful to ignore: … olsa da görmezden gelinemeyecek kadar yararlı olduğu anlaşıldı

Though bir ödünleme bildirir: bu gerçeğin, ana sonucun farklı yönde olacağı beklentisini doğurabileceğini gösterir. Bu yan cümle, tam cümlede ardından gelecek ana ifadeye hazırlık yapar. Buradaki they, Hint-Arap rakamlarını ifade eder. Prove + sıfat yapısı “sonradan … olduğu anlaşılmak” demektir; bu yüzden they soon proved useful, yararlı olduklarının kısa sürede ortaya çıktığını anlatır. Too useful to ignore yalnızca “çok yararlı” değil, “görmezden gelinmesi makul olmayacak kadar yararlı” demektir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki beş sözcüklü prove + too ... to ... ifadesiyle tamamlayın: Though the tool faced early criticism, it soon ____.

Cevabı göster

proved too useful to ignore

controversies over zero and negative numbers continued for a long time. Kalıp ifadeler

2:49

sıfır ve negatif sayılar üzerindeki tartışmalar uzun süre devam etti.

Kalıp ifadeler

controversies over zero and negative numbers: sıfır ve negatif sayılarla ilgili tartışmalar

Controversies over zero and negative numbers, bu kavramların geçerli veya kabul edilebilir olup olmadığıyla ilgili ciddi anlaşmazlıkları ifade eder. Buradaki over anlaşmazlığın konusunu belirtir; “üstünde” anlamına gelmez. Controversy, tarafsız bir discussion sözcüğünden daha güçlüdür: dikkat çeken veya zaman içinde devam eden karşıt görüşleri anlatır. Çoğul controversies, ayrı anlaşmazlıkları ya da geniş bir tartışmanın farklı yönlerini ifade edebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede over, bir tartışmanın konusunu belirtmek için kullanılmıştır?

  1. Reporters covered the controversies after the new school rule.
  2. Reporters covered the controversies above the new school rule.
  3. Reporters covered the controversies over the new school rule.
Cevabı göster

Reporters covered the controversies over the new school rule.

Negative numbers were dismissed as absurd Kalıp ifadeler

2:54

Negatif sayılar absürt bulunarak reddedildi,

well into the 19th century. Kalıp ifadeler

2:56

19. yüzyılın içlerine kadar.

Kalıp ifadeler

were dismissed as absurd: bir düşünceyi ciddiye almadan saçma diye reddetmek

dismiss A as B kalıbında B, A'yı ciddiye almadan reddetmek için kullanılan yargıdır. Edilgen A was/were dismissed as B yapısı, reddedilen düşünceyi öne çıkarır. Burada were dismissed as absurd, negatif sayıların saçma veya mantıksız görülerek reddedildiğini anlatır. Dismissed burada işten çıkarılmak ya da gönderilmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Önerinin uygulanamaz bulunarak reddedildiğini anlatmak için cümleyi dismissed as ile tamamlayın: The proposal was ____ unrealistic before anyone tested it.

Cevabı göster

dismissed as

Kalıp ifadeler

well into the 19th century: 19. yüzyılın başlangıcını epey geçene kadar sürmek

Well into + bir zaman dilimi, bir şeyin o dönemin başına yakın bir yerde durmayıp dönemin oldukça ilerlemiş bir noktasına ulaşması demektir. Well, “dönemin epey içine girme” anlamını ekler; into tek başına aynı vurguyu vermez. Burada well into the 19th century, bu reddedişin 19. yüzyılın önemli bir bölümü boyunca devam ettiğini gösterir. Nötr zaman ifadesi in the 19th century ile karşılaştırıldığında daha uzun bir sürekliliği vurgular.

Alıştırma

Çalışmanın mevsimin önemli bir bölümünde devam ettiğini göstermek için cümleyi well into ile tamamlayın: The repairs continued ____ the summer.

Cevabı göster

well into

And prominent mathematicians like Gerolamo Cardano

2:59

Ve Gerolamo Cardano gibi önde gelen matematikçiler

avoided using zero, Dilbilgisi

3:02

sıfırı kullanmaktan kaçındı,

even though it would have made it much easier to find solutions to cubic and the quartic equations. Dilbilgisi

3:04

kübik ve dördüncü dereceden denklemlere çözüm bulmayı çok daha kolaylaştıracak olsa bile.

Dilbilgisi

avoid + -ing biçimi: avoided using zero

Avoid sözcüğünden sonra bir isim gelebilir. Nesnesi bir eylem olduğunda -ing biçimi kullanılır: avoid doing something, bir şeyi yapmaktan kaçınmak demektir. avoided using zero ifadesinde using bir gerund biçimidir ve avoided fiilinin nesnesidir. Standart İngilizcede bu anlam için avoided to use zero kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi share sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: Maya avoided ____ her password in the group chat.

Cevabı göster

sharing

Dilbilgisi

even though ... would have made it much easier to: gerçekleşmemiş bir geçmiş avantaj

Even though bir ödünleme ilişkisi kurar: önemli bir nedenin ana cümledeki gerçek seçimi değiştirmediğini gösterir. Matematikçiler, olası yararına rağmen sıfırı kullanmaktan kaçındılar. Burada would have made, geçmişte gerçekleşmemiş bir sonucu anlatır. Sonucun gerçekten ortaya çıktığını söylemez: sıfır kullanılmış olsaydı çözümleri bulmak daha kolay olacaktı. Make it much easier to find yapısında it, arkadaki to find ile ifade edilen eyleme işaret eder. Much, easier karşılaştırmasını güçlendirerek çok daha kolay anlamını verir.

Alıştırma

Cümleyi would have + make it much easier to yapısıyla tamamlayın: We did not use the diagram, even though it ____ understand the process.

Cevabı göster

would have made it much easier to

Even today, it's illegal to use some numbers, Anlatım akışı

3:10

Bugün bile bazı sayıları kullanmak yasa dışıdır,

for different reasons.

3:12

farklı sebeplerden ötürü.

Anlatım akışı

Even today: günümüze kadar süren beklenmedik bir durumu belirtmek

Even today, konuyu geçmişten bugüne taşır. Even, durumun hâlâ var olmasının şaşırtıcı veya dikkat çekici olduğu anlamını ekler; today tek başına yalnızca zamanı belirtirdi. Burada bu ifade, günümüze ilişkin yeni bir bilgiyi sunar: bazı sayıları kullanmak yasa dışıdır. Ayrıca dinleyiciyi daha sonra açıklanacak nedenlere hazırlar.

Alıştırma

Hangi cümle, eski bir durumun şaşırtıcı biçimde günümüzde de sürdüğünü göstermek için Even today ifadesini kullanıyor?

  1. We even visited the museum today.
  2. Even today, some remote villages still have no reliable internet access.
  3. Today, the museum opens at ten.
Cevabı göster

Even today, some remote villages still have no reliable internet access.

Some are banned because of what they represent. Dilbilgisi

3:14

Bazıları temsil ettikleri şey yüzünden yasaklıdır.

Dilbilgisi

because of what they represent: nedeni bir what cümleciğiyle belirtmek

Because of ifadesinden sonra bir isim veya isim gibi çalışan başka bir yapı gelir. because of what they represent içinde what they represent, ‘temsil ettikleri şey veya anlam’ demek olan bir isim cümleciğidir. Cümlecikte soru dizilişi değil, they represent biçimindeki normal bildirme cümlesi dizilişi kullanılır. Buradaki what bir soru sormaz. Cümle, sayıların yalnızca sayı oldukları için değil, sembolik anlamları nedeniyle yasaklandığını söyler.

Alıştırma

Hangi cümle, bir sembolün anlamı nedeniyle kaldırıldığını açıklamak için because of sonrasında bir what cümleciğini doğru kullanıyor?

  1. The symbol was removed because of what did it represent.
  2. The symbol was removed because of what it represented.
  3. The symbol was removed because what it represented of.
Cevabı göster

The symbol was removed because of what it represented.

For example, governments have prohibited the display of numbers that have symbolic meaning, Notlar

3:17

Örneğin, hükümetler sembolik bir anlamı olan sayıların gösterilmesini yasaklamıştır,

Kalıp ifadeler

have symbolic meaning: doğrudan biçimden fazlasını temsil etmek

Have symbolic meaning, bir şeyin doğrudan görünen biçiminin ötesinde bir fikri, olayı, grubu veya değeri temsil etmesi demektir. Bu cümlede sayılar, matematiksel değerleri nedeniyle değil, siyasi veya tarihsel çağrışımları nedeniyle önemlidir. Kalıp have/has symbolic meaning şeklindedir. Bir sayının, rengin, tarihin, görüntünün veya hareketin yüzeydeki biçimini aşan kültürel, toplumsal ya da öyküye dayalı bir mesaj taşıdığını doğal biçimde açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi have symbolic meaning ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: In the story, the red scarf ____ because it represents courage.

Cevabı göster

has symbolic meaning

such as the date of a revolution or connections to oppositional political figures or parties. Kelime

3:22

bir devrimin tarihi veya muhalif siyasi figürlerle ya da partilerle bağlantılar gibi.

Kelime

governments have prohibited the display of numbers: resmî bir yasak

Governments have prohibited the display of numbers ifadesi, hükümetlerin resmî yetkilerini kullanarak insanların belirli sayıları kamuya açık biçimde göstermesini yasakladığını anlatır. Burada display bir isimdir ve yalnızca ekrandaki görüntüyü değil, tabela, giysi, afiş veya görülebilen başka yerlerdeki kamusal gösterimi ifade eder. Prohibit the display of + isim kalıbı resmîdir ve display eylemini bir isim öbeğine dönüştürür. Have prohibited, present perfect yapıdadır; geçmişteki yasakları şu anki konuyla bağlantılı olarak sunar.

Alıştırma

Bu kullanımı bağlam içinde değerlendirin: Bir belediye yönetmeliğinde şöyle yazıyor: “The law prohibits the display of unauthorized signs.”

  1. Resmî bir hukuk bağlamında doğaldır.
  2. Hukuk bağlamı için fazla gündeliktir.
Cevabı göster

Resmî bir hukuk bağlamında doğaldır.

Kelime

connections to oppositional political figures or parties: muhalif siyasi figürler veya partilerle bağlantılar

Connections to political people or groups, siyasi kişiler veya gruplarla ilişkiler ya da bağlantılar anlamına gelir. Bu bağlantılar üyelik veya iş birliği gibi doğrudan olabileceği gibi, onlarla ilişkilendirilen bir tarih, kod veya sayı gibi dolaylı ve simgesel de olabilir. Oppositional, political figures or parties ifadesini niteler. Bu siyasi bağlamda hükümete veya iktidardaki güce karşı çıkan kişi ya da partileri anlatır; yalnızca farklı veya fiziksel olarak karşı tarafta oldukları anlamına gelmez. Dolayısıyla ifadenin tamamı siyasi açıdan hassas olabilecek bağlantıları belirtir.

Alıştırma

Siyasi bir raporda connections to oppositional political figures or parties ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. herhangi iki kişi arasındaki sıradan görüş ayrılıkları
  2. siyasi partilerin kullandığı binalar arasındaki fiziksel bağlantılar
  3. iktidardaki güce karşı çıkan siyasi figürler veya partilerle ilişkiler
Cevabı göster

iktidardaki güce karşı çıkan siyasi figürler veya partilerle ilişkiler

Other numbers are potentially illegal because of the information they carry. Deyimler

3:28

Diğer sayılar, taşıdıkları bilgi nedeniyle potansiyel olarak yasa dışıdır.

Deyimler

potentially illegal because of the information they carry: taşıdıkları bilgiler nedeniyle potansiyel olarak yasa dışı

The information they carry, sayıları bilgi taşıyan kaplar veya sinyaller gibi sunar. Buradaki carry, bir şeyi fiziksel olarak taşımak değil; bilgi içermek, kodlamak veya iletmek anlamına gelir. Potentially illegal, her durumda otomatik olarak yasa dışı olduklarını değil, belirli koşullarda yasa dışı olabileceklerini belirtir. Because of, olası yasa dışılığı kodlanmış içeriğe bağlar: risk, sayıların temsil ettiği bilgiden kaynaklanır.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “kodlanmış bilgi içermek” anlamına gelen fiille tamamlayın: A QR code can ____ information about a product.

Cevabı göster

carry

Just about any information,

3:32

Hemen hemen her bilgi,

whether text, image, video, or executable programs, Dilbilgisi

3:34

ister metin, görüntü, video veya çalıştırılabilir programlar olsun,

can be translated into a string of numbers. Kelime

3:38

bir sayı dizisine dönüştürülebilir.

Dilbilgisi

whether text, image, video, or executable programs: listelenen tüm olasılıklar

Bu cümlede whether, olası bilgi türlerini sıralar. “Bilginin metin, görüntü, video veya çalıştırılabilir programlardan hangisi olduğu fark etmeksizin” anlamına gelir; soru sormaz. whether A, B, C, or D kalıbı, aynı yargının listedeki her seçenek için geçerli olduğunu gösterir. Buradaki whether ifadesi ana cümleye ek bilgi katar; ana cümlenin temel yapısı “Just about any information can be translated into a string of numbers.” şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, aynı sonucun listelenen her olasılık için geçerli olduğunu whether ile gösterir?

  1. If an applicant registers online, the office replies by email.
  2. Applicants can choose either an online form or a paper form.
  3. Whether online, in person, or by phone, every applicant must register.
Cevabı göster

Whether online, in person, or by phone, every applicant must register.

Kelime

translated into a string of numbers: dil dışı dönüşüm

Burada translated into, “başka bir biçime dönüştürülmüş veya başka bir biçimde temsil edilmiş” anlamına gelir; “bir dilden başka bir dile çevrilmiş” demek değildir. Edilgen be translated into B kalıbı yeni biçime odaklanır: bilgi, sayısal veriye dönüşür. A string of numbers, sıralı bir sayı dizisidir. Bu açıklamada ifade; metin, görüntü, video veya programları temsil edebilen dijital bir gösterimi anlatır.

Alıştırma

“Sıralı bir sayı dizisi olarak temsil edilmiş” anlamındaki ders ifadesiyle teknik cümleyi tamamlayın: The signal can be ____.

Cevabı göster

translated into a string of numbers

But this means that protected information, Kelime

3:42

Ancak bu, korunan bilgilerin de,

whether copyrights, proprietary materials,

3:44

ister telif hakları, ister tescilli materyaller,

or state secrets,

3:47

ister devlet sırları olsun,

can also be represented as numbers.

3:48

sayılar olarak temsil edilebileceği anlamına gelir.

Kelime

protected information: telif hakkı, özel mülkiyete ait materyaller veya devlet sırları

Protected information, hukuk, iş dünyası veya güvenlik kurallarıyla kullanımı kısıtlanan bilgiler için kullanılan geniş kapsamlı bir ifadedir. whether A, B, or C kalıbı seçenekleri sıralar ve hangi kategori söz konusu olursa olsun ifadenin geçerli olduğunu belirtir. Buradaki copyrights, copyright-protected content için kullanılan genel bir kısaltmadır. Proprietary materials, bir kişi ya da kuruluşa ait olan veya onun denetiminde bulunan ve çoğunlukla erişimi ya da kullanımı kısıtlanan materyallerdir. State secrets, ulusal güvenlik nedeniyle kısıtlanan devlet bilgileridir. Bu bilgilerin sayılarla ifade edilmesi, korumanın otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir şirket politikasında, şirketin sahip olduğu ve denetlediği, dışarıdaki kişilerin serbestçe kullanmasına izin vermediği belgeleri en iyi hangi İngilizce ifade anlatır?

  1. appropriate materials
  2. proprietary materials
  3. state secrets
Cevabı göster

proprietary materials

So possessing or publishing these numbers may be treated as a criminal offense. Kelime

3:51

Bu yüzden bu sayıları bulundurmak veya yayımlamak cezai bir suç olarak kabul edilebilir.

Kelime

be treated as a criminal offense: ceza gerektiren suç olarak değerlendirilmek

Treat A as B, A’yı B olarak sınıflandırmak ve bu sınıflandırmaya göre işlem yapmak demektir. Edilgen be treated as a criminal offense yapısında bir eylem, hukuk sistemi tarafından suç olarak sınıflandırılır ve buna göre ele alınır. Buradaki offense, birinin gücenmesi değil, yasa ihlali anlamındadır. May ifadeyi koşullu tutar: eylemin gerçekten suç olup olmadığını geçerli yasa ve olayın ayrıntıları belirler.

Alıştırma

Cümleyi “hukuk tarafından suç olarak sınıflandırılıp ele alınmak” anlamına gelen tam İngilizce ifadeyle tamamlayın: Under the new law, deliberately selling fake identity documents may be ____.

Cevabı göster

treated as a criminal offense

This idea gathered attention in 2001, Kalıp ifadeler

3:56

Bu fikir 2001'de dikkat topladı,

when code that could be used to decrypt DVDs Kelime

3:59

DVD'lerin şifresini kırmak için kullanılabilecek kodun

was widely shared and distributed in the form of a large prime number. Kalıp ifadeler

4:02

büyük bir asal sayı şeklinde geniş çapta paylaşılıp dağıtıldığında.

Kalıp ifadeler

gathered attention: kamuoyunun dikkatini çekmeye başlamak

Bu cümlede gathered attention, fikrin halkın veya medyanın dikkatini çekmeye başladığı anlamına gelir. Gathered fiziksel nesnelerin toplanmasını anlatmaz; dikkatin fikrin etrafında giderek birikmesini ifade eder. Bir olay, kişi veya fikir gathers attention olduğunda daha geniş bir kitlenin gündemine girer.

Alıştırma

Örnekte gathered attention ne anlama geliyor?

  1. Fikir halkın dikkatini çekmeye başladı.
  2. Fikir diğer insanları dikkatle izledi.
  3. İnsanlar fikirle ilgili nesneleri topladı.
Cevabı göster

Fikir halkın dikkatini çekmeye başladı.

Kelime

code that could be used to decrypt: kodun ne yapabileceğini anlatmak

Ana isim code, that could be used to decrypt DVDs ilgi cümleciğiyle nitelenir. That, code sözcüğüne gönderme yapar; could be used to + fiilin yalın hâli ise olası bir amacı veya işlevi anlatır: kod, DVD'lerin şifresini çözme yeteneğine sahipti. Decrypt, korunan verilerin okunabilmesi için şifrelemeyi tersine çevirmek veya kaldırmak anlamına gelir. Yalnızca bir DVD'yi açmak ya da oynatmak demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi örnekteki edilgen amaç yapısıyla tamamlayın: This key can ____ the encrypted backup.

Cevabı göster

be used to decrypt

Kalıp ifadeler

in the form of a large prime number: büyük bir asal sayı biçiminde

In the form of + isim öbeği, aynı içerik için kullanılan temsil biçimini veya taşıyıcıyı belirtir. Burada içerik büyük bir asal sayıyla temsil edilmiş ve bu sayısal biçim birçok kişiyle paylaşılmıştır. Widely hem shared hem de distributed sözcüklerini niteler ve eş görevli iki edilgen eylemin geniş bir alana ulaştığını vurgular. Prime number, 1’den büyük ve tam olarak iki pozitif çarpanı bulunan tam sayı için kullanılan matematik terimidir; “ana sayı” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi in the form of ve a PDF file sözcükleriyle tamamlayın: The handbook was shared ____.

Cevabı göster

in the form of a PDF file

The idea of illegal numbers may sound absurd, Anlatım akışı

4:07

Yasa dışı sayı fikri kulağa absürt gelebilir,

but like words,

4:10

ancak kelimeler gibi,

written numbers are a way of expressing concepts and information. Anlatım akışı

4:11

yazılı sayılar da kavramları ve bilgileri ifade etmenin bir yoludur.

Anlatım akışı

may sound absurd, but like words: ödünleme ve benzetme

May sound absurd, fikrin gerçekten saçma olduğunu söylemeden olası bir ilk tepkiyi kabul eder. May olasılık bildirir; sound ise bir şeyin gerçekte ne olduğundan çok, dinleyiciye nasıl göründüğünü veya geldiğini anlatır. Ardından but bu tepkiden uzaklaşır, like words ise bir benzetme sunar: yazılı sayılar da yazılı sözcükler gibi kavram ve bilgi taşıyabilir. Böylece cümle, bir itirazı kabul edip iddiaya farklı bir açıdan bakmayı sağlayan ödünleme ve yeniden çerçeveleme düzenini izler.

Alıştırma

Hangi cümle önce olası olumsuz bir izlenimi kabul ediyor, ardından bu izlenimi yeniden değerlendirmeye yönelten bir kanıt sunuyor?

  1. The plan may sound risky because no one has tested it.
  2. The plan may sound risky, but it has worked in smaller trials.
  3. The plan is risky, so we should ignore the trial results.
Cevabı göster

The plan may sound risky, but it has worked in smaller trials.

Anlatım akışı

Yazılı sayılar, kavramları ve bilgiyi ifade etmenin bir yoludur

Bu cümle temel sonucu ortaya koyar: yazılı sayılar yalnızca miktar göstermez. Kavramları ve bilgiyi de taşıyabilir; bu yüzden yazılı sözcükler gibi bir ifade aracı olarak iş görürler. “A is a way of doing B” kalıbı, A'yı B'yi yapmanın yöntemlerinden biri olarak sunar. of'tan sonra -ing biçimi gelir. Burada bu kalıp, önceki ayrıntıları yazılı sayıların neler yapabildiğine ilişkin genel bir iddiada toplar.

Alıştırma

Cümleyi express fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Visual art is a way of ____ ideas without words.

Cevabı göster

expressing

And in a world where calculations and algorithms shape more and more of our lives, Anlatım akışı

4:15

Ve hesaplamaların ve algoritmaların hayatımızı giderek daha fazla şekillendirdiği bir dünyada,

the mathematician's pencil grows stronger by the day. Deyimler

4:20

matematikçinin kalemi günden güne daha da güçleniyor.

Anlatım akışı

in a world where ...: geniş bir toplumsal bağlam kurmak

“In a world where ...” giriş kalıbı, temel iddiadan önce geniş bir toplumsal bağlam kurar. World, insanların içinde yaşadığı toplum veya ortam türünü ifade eder; where ise bu ortamı açıklayan bir yan cümle başlatır. Somut bir fiziksel yeri göstermez. “Calculations and algorithms shape more and more of our lives” ifadesi, bunların etkisinin hayatın giderek daha fazla alanına ulaştığını söyler. Bu bağlamı önce vermek, sonraki sonucu büyüyen modern bir eğilime verilen karşılık gibi gösterir.

Alıştırma

Cümleyi derste geçen arka plan oluşturma kalıbıyla tamamlayın: ____ online rumors spread quickly, careful checking matters more than ever.

Cevabı göster

In a world where

Deyimler

the mathematician's pencil grows stronger by the day: giderek artan etkiyi anlatan bir mecaz

the mathematician's pencil, matematikçilerin oluşturup yazdığı formülleri, hesaplamaları ve algoritmaları temsil eden bir mecazdır. Fiziksel bir kurşun kalemin daha dayanıklı hâle geldiği anlamına gelmez. Burada grows stronger, matematiksel çalışmaların gerçek hayatı biçimlendirme gücünün arttığını anlatır. by the day, “gün geçtikçe giderek daha fazla” anlamına gelir. Kurşun kalem imgesi, kalemin düşünsel gücün simgesi olarak geleneksel kullanımını da hatırlatır. Mecaz ile zaman ifadesi birlikte güçlü ve akılda kalıcı bir kapanış oluşturur: hesaplamalar ve algoritmalar hayatın daha çok alanını etkiledikçe matematikle ifade edilen düşünceler de daha etkili olur.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan bölüm ne anlama geliyor?

  1. Algoritmalar matematik çalışmalarında kurşun kalemlerin yerini yavaş yavaş alıyor.
  2. Bir matematikçinin fiziksel kurşun kalemi her gün daha dayanıklı hâle geliyor.
  3. Matematiksel fikirler ve araçlar zamanla daha etkili hâle geliyor.
Cevabı göster

Matematiksel fikirler ve araçlar zamanla daha etkili hâle geliyor.

Did you enjoy this lesson?

4:25

Bu ders hoşunuza gitti mi?

If so, please consider supporting our non-profit mission by visiting patreon.com/teded.

4:27

Öyleyse, patreon.com/teded adresini ziyaret ederek kar amacı gütmeyen misyonumuzu desteklemeyi düşünün.