İncirlerin içinde gerçekten ölü arılar mı var? - Carolyn Beans: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, incirlerle onları tozlaştıran incir arıları arasındaki son derece özelleşmiş ilişkiyi ele alıyor; evcilleştirmenin, tozlaşmadan olgunlaşan taze incir çeşitlerini nasıl ortaya çıkardığını açıklıyor ve kuru incirlerle işlenmiş gıdalardaki böcekleri gıda düzenlemeleri ile geleneksel beslenme biçimleri bağlamına yerleştiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. recalled over 10,000 cases of broccoli cheddar soup — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Gıda güvenliği haberlerinde recall fiilinin bir şeyi “hatırlamak” değil, güvenli olmayabilecek bir ürünü resmî olarak satıştan çekmek anlamına geldiğini öğrenin. Böylece bulaşma, üretim hatası ve halk sağlığı önlemleriyle ilgili haberleri doğru yorumlayabilir, ürün geri çağırmayı kurumsal bağlama uygun fiille anlatabilirsiniz. 2. possibly making them the first domesticated crop. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: -ing yapısının önceki tarihsel olguya dikkatle ifade edilmiş olası bir sonuç eklediğini görün. Bu kalıpla kanıtı çıkarıma bağlarken, incirlerin ilk evcilleştirilmiş tarım ürünü olduğu sonucunun makul fakat kesin olmadığını açıkça belirtebilirsiniz. 3. So maybe chew on that. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: chew on that sözünün izleyiciyi düşünmeye çağırırken böcek yeme konusundaki gerçek “çiğneme” eylemini de çağrıştıran çift anlamını fark edin. Böylece bilimsel anlatılardaki esprili kapanışları anlayabilir ve sonucu aynen tekrarlamadan, konuyla bağlantılı bir kelime oyunuyla açıklamayı bitirebilirsiniz.
Bu derste
over concerns they contained too much of an unintended ingredient. Kalıp ifadeler
0:12içinde istemeden bulunan bir bileşenin çok fazla olduğu endişesiyle.
recalled over 10,000 cases of broccoli cheddar soup: ürün geri çağırma
Burada recalled, çorbanın güvensiz veya kusurlu olma ihtimali nedeniyle satıcının ürünü satıştan kaldırdığı ya da iade edilmesini istediği anlamına gelir. Hatırladı anlamına gelmez. Kalıp recall + ürün şeklindedir. Nesne over 10,000 cases of broccoli cheddar soup ifadesidir; cases, nakliye kolileri veya kutuları anlamına gelir. Böylece hangi ürünün ve kaç kolinin geri çağrıldığı belirtilir.
Alıştırma
Hangi cümlede recalled, bir ürünün güvenlik amacıyla geri çağrıldığını ifade eder?
- She recalled eating cereal at her grandmother's house.
- The cereal reminded him of summer mornings.
- The company recalled the cereal after inspectors found glass in it.
Cevabı göster
The company recalled the cereal after inspectors found glass in it.
over concerns: haberlerde neden belirtme
Burada over concerns, geri çağırmanın nedenini belirtir: Satıcı, çorbanın istenmeyen bir bileşeni aşırı miktarda içermesinden endişe edildiği için harekete geçmiştir. Bu kullanımda over, bir şeyin üstündeki konumu değil; nedeniyle veya karşılık olarak anlamını taşır. Haberlerde yaygın bir kalıp action + over concerns about + noun ya da action + over concerns (that) + clause şeklindedir. Örnekte they contained öncesindeki that atılmıştır, ancak anlam aynıdır.
Alıştırma
Haber üslubundaki cümleyi over concerns about + isim yapısıyla tamamlayın: The outdoor pool closed ____ a possible gas leak.
Cevabı göster
over concerns about
too much of an unintended ingredient: amaçlanmamış bir bileşenin aşırı miktarı
Bu cümlede too much of an unintended ingredient, ürünün içinde bulunması amaçlanmayan bir maddeden aşırı miktarda bulunduğu anlamına gelir. Burada ingredient, yalnızca bir tarife göre bilerek eklenen malzemeyi değil, üründe bulunan herhangi bir bileşeni ifade edebilir. Yapı too much of + isim öbeği şeklindedir. an unintended ingredient ifadesinde an belirleyicisi bulunduğu için of, too much ile isim öbeğinin tamamını birbirine bağlar. Odak, tek bir bileşenin miktarındadır; too many unintended ingredients ise ayrı bileşenleri sayar.
Alıştırma
Güvenlik raporunu dersteki tam miktar yapısıyla tamamlayın: The quality test found ____ unintended ingredient in the sauce.
Cevabı göster
too much of an
That ingredient? Bugs.: odaklama ve ardından açıklama kalıbı
That ingredient? Bugs. açıklamayı düzenlemek için bilinçli olarak iki cümle parçası kullanır. That ingredient? az önce söz edilen bileşene geri döner ve onu yanıtlanacak soruya dönüştürür. Ardından Bugs. cevabı verir. Çok kısa soru, tek sözcüklük cevaptan önce bir duraklama oluşturarak şaşırtıcı bilginin etkisini artırır. Bu odaklama ve ardından açıklama kalıbı, sözlü anlatımda ve dikkat çekmeyi amaçlayan medyada yaygındır; bu bağlamda tam bir soruya ve cümleye dönüştürülmesi gerekmez.
Alıştırma
Hangi satır aynı odaklama ve ardından açıklama kalıbını doğal biçimde kullanıyor?
- That scratching sound because a mouse.
- That scratching sound was? A mouse.
- That scratching sound? A mouse.
Cevabı göster
That scratching sound? A mouse.
We know insects regularly come into contact with our food, Kalıp ifadeler
0:19Böceklerin düzenli olarak yiyeceklerimize temas ettiğini biliyoruz,
come into contact with our food: yiyeceklerimizle temas etmek
Come into contact with, biriyle veya bir şeyle fiziksel temas kurmak demektir. Bu cümlede böceklerin yiyecekle temas ettiği nesnel biçimde belirtilir; böceklerin yiyeceği yediği veya içinde kaldığı anlamına gelmez. Yapı come into contact with + kişi veya nesne şeklindedir. Bilim, hijyen ve güvenlik açıklamalarında yaygındır çünkü bilinçli bir dokunma hareketinden çok temasın gerçekleşmiş olmasına odaklanır.
Alıştırma
Güvenlik talimatını tamamlamak için come into contact with ifadesini doğru biçimde kullanın: If the cleaner ____ your skin, rinse it with water.
Cevabı göster
comes into contact with
but how many are you actually eating?: ana soruya geçiş
But, arka plan bilgisinden ana soruya geçiş yapar. How many sayıyı sorar, you konuyu doğrudan izleyiciyle ilişkilendirir, actually ise izleyicinin tahmininden farklı olabilecek gerçek miktarı vurgular. Bu sorunun temel görevi açıklamayı düzenlemektir: izleyiciden hemen bir sayı söylemesini istemek yerine videonun yanıtlayacağı konuyu ortaya koyar.
Alıştırma
Hangi cümle su kullanımına ilişkin genel bir bilgiden, dinleyicilerin gerçekte kullandığı miktarla ilgili bir soruya en iyi şekilde geçer?
- Water use is rising, but how much water are we actually using?
- Water use is rising because people need water.
- Water use is rising, and water is actually a liquid.
Cevabı göster
Water use is rising, but how much water are we actually using?
Let's start with...: ilk örneği sunmak
Let's start with... bir açıklamayı giriş bölümünden ilk örneğe taşır. Let's, bu geçişe kapsayıcı ve davetkâr bir ton verir: konuşmacı, dinleyicileri bir şeye birlikte bakmaya yönlendirir. An extreme example, ilgili özelliğin olağan dışı ölçüde güçlü veya kolayca görülebilir olduğu bir örnektir. Bir fikri daha açık hâle getirebilir, ancak mutlaka tipik bir durum değildir.
Alıştırma
Let's + start + with kullanarak sunum geçişini tamamlayın: ____ the main question.
Cevabı göster
Let's start with
Figs and their conspicuously close bond with certain bugs. Kalıp ifadeler
0:30İncirler ve belirli böceklerle olan göze çarpan yakın bağı.
conspicuously close bond: dikkat çekici derecede yakın bir bağ
conspicuously close bond ifadesinde bond, soyut bir ilişki veya bağlantı anlamına gelir. Burada incirler ile belirli böceklerin birbirine çok yakından bağlı olduğu anlatılır; fiziksel bir nesneyle birleştirildikleri veya finansal bir tahvil oldukları söylenmez. Conspicuously, close sözcüğünü niteler ve fark edilir biçimde ya da dikkat çekecek şekilde anlamına gelir. Bu nedenle ifade, yalnızca bir bağın var olduğunu değil, yakınlığın kendisinin öne çıktığını vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle iki grup arasındaki dikkat çekici derecede güçlü bir ilişkiyi doğal biçimde anlatır?
- The two groups share a conspicuously close rope.
- The two groups share a conspicuously close bond.
- The two groups share a conspicuous closely bond.
Cevabı göster
The two groups share a conspicuously close bond.
Around 80 million years ago: geçmişte yaklaşık bir zaman
Burada around, “yaklaşık” anlamına gelir. 80 milyon yılın kesin bir tarih değil, tahmin olduğunu gösterir; mekânsal olarak “etrafında” veya “yakınında” anlamına gelmez. around + zaman miktarı + ago kalıbı, bir olayı şimdiki zamandan yaklaşık olarak o kadar önceye yerleştirir. Ago geçmişte tamamlanmış bir noktayı belirttiği için olayın fiili genellikle started örneğindeki gibi geçmiş zamanda olur.
Alıştırma
Cümleyi around + five thousand years + ago ile oluşturulan ifadeyle tamamlayın: ____, people began using this writing system.
Cevabı göster
Around five thousand years ago
each of the approximately 750 fig tree species Dilbilgisi
0:39yaklaşık 750 incir ağacı türünün her biri
depends on at least one unique species of tiny wasps.
0:43en az bir benzersiz minik yaban arısı türüne bağımlıdır.
each of ... depends on: each ile tekil fiil uyumu
each of ... yapısında öznenin dil bilgisel başı each sözcüğüdür. Each üyeleri tek tek ele aldığı için geniş zamandaki fiil tekil olur: depend değil, depends. the approximately 750 fig tree species sözleri, of sözcüğünden sonra gelen çoğul grubu oluşturur. Approximately 750 yalnızca bu grubun sayısını yaklaşık olarak belirtir ve fiilin biçimini belirlemez.
Alıştırma
Cümleyi depend fiilinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Each of these machines ____ on a separate power supply.
Cevabı göster
depends
and figs guard their flowers especially tight for fig wasps. Kalıp ifadeler
0:51ve incirler çiçeklerini özellikle incir arıları için çok sıkı korur.
can get hyper-specific: durum değişimi için get + sıfat
Burada can get hyper-specific, “son derece dar kapsamlı veya özelleşmiş hâle gelebilir” demektir. İlişki, bir tozlayıcının yalnızca çok sınırlı bir bitki türüyle eşleştiği noktaya kadar gelişebilir. Specific, eşleşmenin ne kadar dar tanımlandığını anlatır; yalnızca “belirli bir şey” anlamına gelmez. get + sıfat kalıbı bir durum değişikliğini gösterir: get complicated, get serious, get specific. Can olasılık anlamı eklerken hyper- specific sözcüğünü güçlendirir.
Alıştırma
Cümleyi örnekteki “son derece ayrıntılı hâle gelmek” anlamını veren get + sıfat ifadesiyle tamamlayın: Near the deadline, the client's requests can ____.
Cevabı göster
get hyper-specific
guard their flowers especially tight: durum zarfı olarak tight
Guard their flowers, çiçekleri korumak ve onlara kimin erişebileceğini denetlemek demektir. Anlatım, incirleri dikkatli nöbetçilermiş gibi kişileştirir. Especially tight, onları ne kadar güçlü veya güvenli biçimde koruduklarını anlatır. Tight burada kısa ve konuşma diline yakın bir etkiyle zarf olarak kullanılmıştır; çiçeklerin fiziksel olarak sıkı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümledeki “guard their flowers especially tight” ne anlama geliyor?
- Çiçekleri sıkarak küçültmek.
- Çiçekleri çok güvenli biçimde korumak ve onlara erişimi sınırlamak.
- Çiçekleri yalnızca hava soğukken izlemek.
Cevabı göster
Çiçekleri çok güvenli biçimde korumak ve onlara erişimi sınırlamak.
Technically: kesin bir tanıma dayalı düzeltmeyi belirtmek
Technically, bir ifadenin kesin bir tanıma veya kurala dayandığını gösterir. Burada dinleyiciyi, günlük meyve anlayışından farklı bir bilimsel sınıflandırmaya hazırlar. Cümlenin başındaki Technically, bilinen ama basitleştirilmiş bir görüşün birazdan düzeltileceğini veya sınırlandırılacağını haber verir. Yalnızca ifadeyi daha güçlü hâle getirmez.
Alıştırma
Bu cümlede Technically neyi gösteriyor?
- Konuşan, ifadenin doğru olup olmadığından emin değildir.
- İfade, günlük kullanım farklı olsa bile kesin bir tanıma dayanır.
- Konuşan, ifadeyi daha heyecanlı duyurmaya çalışır.
Cevabı göster
İfade, günlük kullanım farklı olsa bile kesin bir tanıma dayanır.
isn't X, but Y: bir sınıflandırmanın yerine başka birini koymak
A isn't X, but Y kalıbı bir sınıflandırmayı düzeltir: X reddedilir ve yerine Y konur. Bu cümlede a fruit reddedilen etikettir; a fleshy bundle derived from stem tissues ise daha kesin açıklamadır. Özne a fig ve bağ fiili is iki isim öbeği için de geçerlidir, bu yüzden Y'den önce tekrarlanmaz. X ve Y'yi aynı dil bilgisel biçimde tutmak düzeltmeyi açık ve kısa hâle getirir.
Alıştırma
Cümleyi isn't X, but Y kısaltmalı kalıbıyla tamamlayın: This device ____ a toy, ____ a learning tool.
Cevabı göster
isn't · but
derived from stem tissues: kaynağı belirtmek
Derived from stem tissues, “gövde dokularından kaynaklanan veya bu dokulardan gelişen” anlamına gelir. Geçmiş zaman ortaç öbeği a fleshy bundle ifadesinden sonra gelir ve onun biyolojik kökenini açıklar; that is derived from stem tissues biçiminde açılabilir. Be derived from, kökeni anlatan bilimsel ve resmî açıklamalarda yaygındır. Bir kaynak ilişkisi bildirir; bir şeyi fiziksel olarak bir yerden alma eylemini anlatmaz.
Alıştırma
İlacın bir bitki özünden kaynaklandığını en doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The medicine is compared with a plant extract.
- The medicine contains a plant extract.
- The medicine is derived from a plant extract.
Cevabı göster
The medicine is derived from a plant extract.
like a hidden garden: benzetmeyle görüntü oluşturmak
Like a hidden garden bir benzetmedir. Like, incirin içindeki yüzlerce çiçeği gözden saklı bir bahçeye benzeten bir görüntü oluşturur. Bu karşılaştırma iki ortak özelliği vurgular: çok sayıda çiçek bir arada bulunur ve dış yapının içinde gizlidir. Bu canlı görüntü, doğrudan görülmesi zor bir yapının zihinde canlandırılmasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede like a hidden garden, dinleyicinin neyi hayal etmesine yardımcı olur?
- Meyvenin içine çiçek yerleştiren bir bahçıvan.
- Bitkinin yanında bulunan halka açık bir bahçe.
- Bir arada bulunan ve içeride gizlenen çok sayıda çiçek.
Cevabı göster
Bir arada bulunan ve içeride gizlenen çok sayıda çiçek.
is seen in less than 1% of flowering plants. Kalıp ifadeler
1:11çiçekli bitkilerin %1'inden daha azında görülür.
called gynodioecy: teknik bir adı tanıtma
called gynodioecy, its breeding system ifadesinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Sistemin teknik adını verir ve which is called gynodioecy biçiminde açılabilir. Cümlenin ana fiili daha sonra gelir: is seen. Gynodioecy, nadir görülen bir bitki üreme sisteminin adıdır. Cümleyi anlamak için bilinmeyen terimi called sözcüğünden önceki isimle ilişkilendirin; sözcüğün kendisinden bütün biyolojik ayrıntıları çıkarmanız gerekmez.
Alıştırma
Cümleyi call fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The method, ____ radiocarbon dating, estimates the age of ancient objects.
Cevabı göster
called
is seen in less than 1%: dağılımı bildirme
Bu bilimsel cümlede is seen in, bir grupta görülür veya bulunur anlamına gelir. Seen, bir kişinin gözleriyle bakmasını anlatmaz; edilgen yapı, biyolojik bir özelliğin nerede bulunduğunu bildirir. Less than 1% bir üst sınır belirler: oran %1'in altındadır, tam olarak %1 değildir. Of flowering plants, bu oranı hesaplamak için kullanılan grubu belirtir; dolayısıyla ifadenin tamamı sistemin çok nadir olduğunu vurgular.
Alıştırma
Cümleyi see sözcüğünden oluşan ve bir grupta görülür anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This genetic trait is ____ less than 3% of the animals tested.
Cevabı göster
seen in
It works with some common fig trees having seed-producing female parts, Dilbilgisi
1:15Bazı adi incir ağaçları tohum üreten dişi kısımlara sahipken,
with some common fig trees having...: with + isim + -ing biçimi
Burada with, ek bir durumu tanıtır. Some common fig trees ad öbeği, having'in anlamca öznesidir; having seed-producing female parts ise bu ağaçların anlatılan düzen içinde neye sahip olduğunu belirtir. Ana cümlede çekimli tek fiil works'tür. with + isim + -ing kalıbı, while some common fig trees have... gibi tam bir yan cümleyle verilebilecek bilgiyi sıkıştırır ve ikinci bir ana yargı olarak değil, arka plan olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi with, everyone ve take notes ifadesinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: The meeting continued ____.
Cevabı göster
with everyone taking notes
have both female-seed-producing and male-pollen-producing parts.
1:21hem tohum üreten dişi hem de polen üreten erkek kısımlara sahiptir.
while others... have both A and B: sınıflandırma karşıtlığı
Burada while, whereas anlamındadır ve iki incir ağacı türü arasında karşıtlık kurar; sırasında anlamına gelmez. Others, çoğul fig trees adının yerini alır ve kalan gruba gönderme yapar. Called caprifigs, bu grubun adını belirten ara sözdür. Have both A and B, ikinci grubun iki tür kısma sahip olduğunu belirtir. Both...and, parts sözcüğünden önce gelen paralel birleşik niteleyiciler female-seed-producing ile male-pollen-producing'i birbirine bağlar.
Alıştırma
Sınıflandırma karşıtlığını while ve both...and ile tamamlayın: Some school clubs offer only sports, ____ others offer ____ music ____ art.
Cevabı göster
while · both · and
Wasps get involved when a female fig wasp full of eggs Kalıp ifadeler
1:27Yumurta dolu dişi bir incir arısı
follows odor cues to a common fig tree Kalıp ifadeler
1:30koku izlerini takip edip bir adi incir ağacına ulaştığında
follows odor cues: koku sinyallerini rehber olarak kullanmak
Follows odor cues ifadesinde follow, yalnızca birinin ya da bir şeyin arkasından gitmek değil, sinyalleri rehber olarak kullanmak anlamına gelir. Hayvan kokuları algılar ve nereye gideceğini bu kokulara göre belirler. Cue, bir tepkiyi veya kararı yönlendiren bilgi parçasıdır. Burada odor cues, bir oyuncuya sözlü olarak verilen işaretleri değil, kokuya dayalı sinyalleri anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede follow ... cues, kokuyla iz sürmeyi anlatır?
- The actor followed the director into the theater.
- The rescue dog followed scent cues to locate the missing hiker.
- The dog waited for its owner to give a command.
Cevabı göster
The rescue dog followed scent cues to locate the missing hiker.
and thrusts herself into the minuscule hole at a developing fig's base. Kalıp ifadeler
1:32ve gelişmekte olan bir incirin tabanındaki minicik deliğe kendini ittiğinde işin içine dahil olur.
Wasps get involved when: katılımın ne zaman başladığını belirtmek
Get involved, “katılmaya başlamak” veya “bir duruma dahil olmak” anlamına gelir. get fiili bir değişimi öne çıkarır: yaban arıları süreçte etkin katılımcılar hâline gelir. When, bu katılımın başlangıcını gösteren veya onu başlatan olayı tanıtır. özne + get involved when + yan cümle kalıbı, bir kişinin ya da şeyin ne zaman rol oynamaya başladığını açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle, yakındaki bir nehir taştığında yerel gönüllülerin katılmaya başladığını en açık şekilde anlatır?
- Local volunteers are involved in the town's flood plan.
- Local volunteers get involved when a nearby river floods.
- Local volunteers leave when a nearby river floods.
Cevabı göster
Local volunteers get involved when a nearby river floods.
full of eggs: bir isimden sonra full of + isim kullanmak
Full of eggs, full of + isim yapısıyla kurulan bir sıfat öbeğidir. Burada a female fig wasp ifadesinden sonra gelir ve dişi arının durumunu, yani çok sayıda yumurta taşıdığını anlatır. Aynı kalıp, bir şeyin ne içerdiğini veya onu güçlü biçimde niteleyen bir özelliği anlatabilir; örneğin a box full of photographs ya da a story full of surprises. Bir isimden sonra geldiğinde o ismi kısa ve yoğun biçimde betimler.
Alıştırma
Cümleyi “çok sayıda içeren” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: The night sky was ____ stars.
Cevabı göster
full of
thrusts herself into the minuscule hole: kendini küçücük bir deliğe zorla sokmak
Thrusts herself into, dişi incir yaban arısının kendi bedenini bir boşluğun içine kuvvetle ittiğini anlatır. Dönüşlülük zamiri herself özneyi gösterir: itme işini yapan da hareket eden beden de aynıdır. Minuscule “son derece küçük” demektir; bu nedenle nötr enters yerine güçlü thrusts fiili kullanılır. At a developing fig's base, deliğin gelişmekte olan incirin tabanında bulunduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi thrust oneself through ifadesinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: During last night's fire, Maya ____ the narrow window to escape the smoke.
Cevabı göster
thrust herself through
depending on whether it's a caprifig or a female fig, Anlatım akışı
1:38bunun bir erkek incir mi yoksa dişi incir mi olduğuna bağlı olarak,
depending on whether ... or ... ve one of two ways: iki dalı tanıtmak
Depending on whether A or B, hangi dalın geçerli olacağını belirleyen koşulu sunar. Buradaki iki seçenek erkek incir ve dişi incirdir. Whether yan cümlesi iki olasılık sunar; doğrudan bir soru değildir. Things go one of two ways, açıklamanın bundan sonra iki yola ayrılacağını bildirir. Bu ifadeler birlikte, önce belirleyici koşulu, ardından iki olası yolu söyleyerek bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle, iki seçeneğin belirlediği iki olası dalı açıkça tanıtır?
- Because the road is open, the trip has already taken one route.
- Depending on whether the road is open or closed, the trip will go one of two ways.
- The road may be busy, and the trip was longer yesterday.
Cevabı göster
Depending on whether the road is open or closed, the trip will go one of two ways.
the outcome being either more wasps or more figs. Dilbilgisi
1:43ve sonuçta ya daha fazla yaban arısı ya da daha fazla incir ortaya çıkar.
the outcome being either ... or ...: ek bilgi veren bağımsız yapı
The outcome being ..., ek bilgi veren bağımsız bir yapıdır. The outcome bu yapının kendi mantıksal öznesidir; being ise sonucun ne olduğunu açıklar. İfadenin tamamı önceki tam yan cümleye bilgi ekler; being ana çekimli fiil değildir. Daha açık ve uzun biçimde ayrı bir yan cümle kullanılabilir: the outcome is either more wasps or more figs. Either A or B iki olası sonucu belirtirken being kullanılan sıkıştırılmış biçim açıklamayı kısa tutar.
Alıştırma
Hangi cümle, tam bir yan cümleden sonra sonuç bilgisi eklemek için isim + being ... yapısını doğru kullanır?
- The final price is either twenty or thirty dollars because the two plans have different costs.
- The two plans have different costs, with a final price of either twenty or thirty dollars.
- The two plans have different costs, the final price being either twenty or thirty dollars.
Cevabı göster
The two plans have different costs, the final price being either twenty or thirty dollars.
the wasp deposits her eggs into the flowers' ovaries, Kalıp ifadeler
1:49yaban arısı yumurtalarını çiçeklerin yumurtalıklarına bırakır,
deposit eggs into: yumurtaları bir yerin içine bırakmak
Bu biyolojik anlatımda deposits her eggs into, “yumurtalarını bırakır ve içeriye yerleştirir” anlamına gelir. Deposit burada bir şeyi belirli bir yerde bırakmayı anlatan resmî ve kesin bir fiildir; bir hesaba para yatırmak anlamında kullanılmamıştır. Yapı deposit + eggs + into + yer şeklindedir. Into, bir şeyin içine doğru hareketi vurgular; the flowers' ovaries, çiçeklerin bir parçası olan yumurtalıkları ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi deposit eggs into yapısını özneye uygun biçimde kullanarak tamamlayın: The beetle ____ narrow holes in the bark.
Cevabı göster
deposits its eggs into
that nurture the wasp's developing offspring. Kelime
1:58ve yaban arısının gelişmekte olan yavrularını besler.
Instead of developing seeds: instead of + -ing biçimi
Instead of developing seeds, beklenen süreç ile gerçekte gerçekleşen süreci karşılaştırır. Developing seeds normalde gerçekleşebilecek durumu belirtirken ana cümle gerçek sonucu verir: yumurtalıklar urlara dönüşür. Burada instead of ifadesinden sonra, yerine başka bir süreç geçen eylemi adlandırdığı için -ing biçimindeki developing gelir. Bir eylemin veya sürecin diğerinin yerine gerçekleştiğini göstermek için Instead of + -ing, ana cümle yapısını kullanın; instead of ifadesinden hemen sonra develops gibi çekimli bir fiil kullanmayın.
Alıştırma
Cümleyi take fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Instead of ____ the elevator, Nina used the stairs.
Cevabı göster
taking
turn into galls: değişimin sonucunu belirtmek
Turn into, bir şeye dönüşmek anlamına gelir. Bu cümlede çiçek yumurtalıklarının biçimi değişir ve sonuçta bitki urları oluşur. Into, hareket edilen bir yeri değil, dönüşümün sonucunu belirtir. Yeniden kullanılabilir kalıp A turns into B biçimindedir. Özne çoğul olduğunda, özgün cümledeki gibi turn kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir şeyin başka bir şeye dönüştüğünü göstermek için turn into ifadesini doğru kullanır?
- The caterpillar turns toward a butterfly.
- A magician turns a caterpillar into a butterfly.
- The caterpillar turns into a butterfly.
Cevabı göster
The caterpillar turns into a butterfly.
that nurture the wasp's developing offspring: büyümeye verilen desteği anlatmak
that nurture the wasp's developing offspring ilgi cümleciği, çoğul galls adını niteler. that, galls sözcüğüne gönderme yaptığı için fiil nurtures değil nurture olur. Burada nurture, yalnızca tek bir öğün vermeyi değil, büyümeyi destekleyen besinleri ve koşulları sağlamayı ifade eder. Developing offspring, yaban arısının büyümekte olan yavrularıdır; offspring sözcüğünün tekil ve çoğul biçimi aynıdır.
Alıştırma
Genç hayvanların büyümesini destekleyen bir yaşam alanını resmi ve biyolojik bir dille en iyi hangi cümle anlatır?
- The young birds play near their family.
- The protected wetland nurtures the birds' developing offspring.
- The parent birds feed their offspring at sunrise.
Cevabı göster
The protected wetland nurtures the birds' developing offspring.
Wingless and blind: başa alınmış sıfat öbeği
“Wingless and blind”, ana cümleden önce yerleştirilmiş bir sıfat öbeğidir. Cümle, özne olan “the males” ifadesinin durumunu önce verir; ardından onların yaptığı hatch, open ve fertilize eylemlerini anlatır. Bu yapı, “The males are wingless and blind” cümlesinin kısaltılmış biçimidir; tek başına tam bir cümle değildir. Bu tür bir başlangıç betimlemesi, hemen ardından gelen özneyi açıkça nitelemelidir.
Alıştırma
Baştaki sıfat öbeğini hemen ardından gelen özneyi anlatmak için doğru kullanan cümle hangisidir?
- Cold and tired, the hikers stopped to rest.
- The hikers cold and tired stopped are to rest.
- Cold and tired, the tent gave the hikers shelter.
Cevabı göster
Cold and tired, the hikers stopped to rest.
the males dig exit pathways they never use themselves Dilbilgisi
2:15erkekler kendilerinin asla kullanmayacağı çıkış yolları kazar
exit pathways they never use themselves: nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürülmesi
“exit pathways they never use themselves” yapısında “they never use themselves”, “exit pathways” ifadesini niteleyen tanımlayıcı bir ilgi yan cümlesidir. Açık biçimi “exit pathways that they never use themselves” şeklindedir. Ayrı bir ana cümle değildir. Atılan “that”, yan cümlede “use” fiilinin nesnesidir; bu yüzden çıkarılabilir. “Pathways” yine onların hiç kullanmadığı şeyi belirtir. “Themselves”, “they” öznesini vurgular ve erkeklerin bu yolları kendilerinin kullanmadığını anlatır.
Alıştırma
Nesne görevindeki ilgi zamirini doğal biçimde düşüren cümle hangisidir?
- The workers built a bridge, and they would never cross it themselves.
- The workers built a bridge they would never cross themselves.
- The workers built a bridge that stood over the river.
Cevabı göster
The workers built a bridge they would never cross themselves.
getting coated with pollen on the way: eyleme eşlik eden bir sonuç
getting coated with pollen, ana cümlenin ardından gelen ve dişiler dışarı çıkarken oluşan sonucu ekleyen bir -ing yan cümlesidir: polen onların vücutlarını kaplar. Burada get coated with, “bir şeyle kaplanmış hâle gelmek” anlamındadır ve getting sözcüğünün örtük öznesi the females ifadesidir. on the way burada “bu süreç sırasında” anlamına gelir. Belirli bir hedefe yapılan gerçek bir yolculuk olması gerekmez. Bu yapı, ana eylemin ardından onunla bağlantılı bir eylem veya sonuç eklemeyi sağlar: ana cümle + -ing yan cümlesi.
Alıştırma
Hangi cümle, ana eylem sırasında oluşan bir sonucu eklemek için ardından gelen -ing yan cümlesini doğal biçimde kullanır?
- The children ran through the sprinklers, getting soaked on the way.
- The children ran through the sprinklers, getting soak on the way.
- The children ran through the sprinklers, get soaked on the way.
Cevabı göster
The children ran through the sprinklers, getting soaked on the way.
fly off: bir yerden uçarak ayrılmak
Fly off, “bulunulan yerden uçarak ayrılmak” anlamına gelir. Fly hareket biçimini belirtirken off ayrılma anlamını ekler. Altyazıda fly off ifadesinden sonra gelen to other figs varış yerini gösterir. Bu ifade normal fiil biçimlerine girer: fly off, flies off, flew off, flown off. Yalnızca ayrılmanın önemli olduğu durumlarda bir varış yeri belirtilmeden de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi fly off ifadesinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: The startled bird ____ before I could take a photo.
Cevabı göster
flew off
winds up in: beklenmedik biçimde sonunda bir yere varmak
Burada winds up in, “sonunda bir yere varmak” veya “kendini bir yerde bulmak” anlamına gelir. Çoğunlukla bu yerin seçilmiş bir hedef değil, plansız ya da beklenmedik bir sonuç olduğunu anlatır. Yapı wind up in + yer şeklindedir. in sözcüğünden sonraki bölüm son konumu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi wind up in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın. A package with the wrong label sometimes ____ another city.
Cevabı göster
winds up in
did pollinate: geçmiş zaman cümlesinde vurgulu did
but she did pollinate ifadesinde did, eylemin gerçekten gerçekleştiğini vurgular. Bu gerçek, yaban arısının yavru bırakamamasıyla karşıtlık oluşturur: sonuç kötü olsa da tozlaşma yine de gerçekleşmiştir. Geçmişle ilgili olumlu bir cümleyi vurgulamak için did + fiilin yalın biçimi kullanılır. Geçmiş zamanı did taşıdığı için pollinate yalın biçimde kalır.
Alıştırma
Cümleyi finish fiilinin vurgulu geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın. Maya was exhausted, but she ____ the race.
Cevabı göster
did finish
Female wasps don't know which kind of fig they're entering
2:45Dişi arılar hangi tür incire girdiklerini bilmezler
because fig trees smell the same regardless of sex. Kalıp ifadeler
2:52çünkü incir ağaçları cinsiyeti ne olursa olsun aynı kokar.
whether it'll ... or ...: iki belirsiz sonuç
Whether A or B, konuşan kişinin hangisinin gerçekleşeceğini bilmediği iki olası sonucu sunar. Burada and, whether yan tümcesini which kind ile başlayan önceki yan tümceye bağlar; ikisi de dişi incir arısının bilmediği şeylerdir. İki sonuç, incirin arının yavrularını desteklemesi veya kendi yavrularını üretmek için arıyı kullanmasıdır. It'll, it will ifadesinin kısaltılmış biçimidir; it inciri, her ise dişi incir arısını belirtir. its own içinde tekrarlanan offspring ismi atılmıştır; tam biçim its own offspring olur. Bu, know sonrasında kullanılan dolaylı bir soru olduğu için whether it will... gibi düz cümle söz dizimi kullanılır; whether will it... denmez.
Alıştırma
Dolaylı soruyu whether ... or yapısındaki iki sözcükle tamamlayın: We don't know ____ the bus will arrive on time ____ be delayed.
Cevabı göster
whether · or
regardless of sex: sonucu etkilemeyen bir koşul
Regardless of, bir koşulun belirtilen gerçeği veya sonucu değiştirmediğini anlatır. regardless of sex, erkek ve dişi incir ağaçlarının aynı koktuğunu, yani biyolojik cinsiyetlerinin koku açısından fark yaratmadığını söyler. Yapı regardless of + isim veya isim öbeği biçimindedir. Burada sex, cinsel etkinliği değil biyolojik cinsiyeti ifade eder.
Alıştırma
Yaşın sonucu etkilemediğini belirten kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: The price is the same ____ age.
Cevabı göster
regardless of
This ensures that a good portion of common figs can also reproduce Anlatım akışı
2:56Bu, adi incirlerin büyük bir kısmının da üreyebilmesini sağlar
This ensures that ...: bir mekanizmayı sonucuna bağlamak
Bu cümlede This, daha önce anlatılan durumun tamamına, yani dişi yaban arılarının iki incir türünü birbirinden ayıramamasına gönderme yapar. Yalnızca en yakındaki ismi göstermez. This ensures that + yan cümle kalıbı, önceki mekanizmayı onun güvenilir sonucuna bağlar. That ile başlayan yan cümle sonucu verir: yaygın incirlerin önemli bir bölümü de üreyebilir. Burada a good portion of, “önemli bir bölümü” anlamındadır.
Alıştırma
Örnekte This neye gönderme yapıyor?
- Hemen önce anlatılan durumun veya mekanizmanın tamamı
- That yan cümlesinde belirtilen sonuç
- Yalnızca This sözcüğüne en yakın isim
Cevabı göster
Hemen önce anlatılan durumun veya mekanizmanın tamamı
further wasp kind: desteklemek anlamındaki further fiili
Burada further, “desteklemek”, “ilerletmek” veya “devam etmesine yardımcı olmak” anlamında bir fiildir. Nesnesi wasp kind ifadesidir. Wasp kind, bir grup veya soy olarak yaban arılarını ifade eder; dolayısıyla further wasp kind, yaban arısı nüfusunun devam etmesine yardımcı olmak demektir. and not just ... parçası önceki düşünceyle bir karşıtlığı tamamlar: mekanizma yalnızca yaban arısı soyuna yarar sağlamak yerine yaygın incirlerin de üremesine olanak verir. Bu kullanımda kind, “grup” veya “tür” anlamındaki bir isimdir; “nazik” anlamındaki sıfat değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede further, “desteklemek veya ilerletmek” anlamında bir fiil olarak kullanılmıştır?
- The team needs further evidence before deciding.
- The new habitat will further the species' recovery.
- We can discuss the plan further tomorrow.
Cevabı göster
The new habitat will further the species' recovery.
That was how things went until humans intervened. Anlatım akışı
3:03İnsanlar müdahale edene kadar işler böyle ilerledi.
That was how things went until...: bir aşamayı kapatıp diğerini açmak
That was how things went daha önce anlatılan düzeni geriye dönerek özetler: olaylar o şekilde gelişmiş veya sürmüştür. Buradaki went fiziksel hareketi değil, işlerin nasıl 'ilerlediğini' anlatır. Until humans intervened bu düzenin sona erdiği noktayı belirtir ve bir dönüm noktası sunar. Cümle önceki aşamayı kapatır ve anlatının artık insan müdahalesinden sonra neyin değiştiğini açıklayacağını gösterir.
Alıştırma
Bu cümle anlatıda hangi işlevi görür?
- İnsanların önceki düzeni değiştirmeden koruduğunu söyler.
- İnsanların fiziksel olarak bir yere yolculuk ettiğini anlatır.
- Önceki düzeni özetler ve insan müdahalesini dönüm noktası olarak gösterir.
Cevabı göster
Önceki düzeni özetler ve insan müdahalesini dönüm noktası olarak gösterir.
Archaeological records suggest that people in the Jordan Valley grew figs Kalıp ifadeler
3:07Arkeolojik kayıtlar Ürdün Vadisi'ndeki insanların incir yetiştirdiğini gösteriyor
possibly making them the first domesticated crop. Dilbilgisi
3:14bu da onları muhtemelen ilk evcilleştirilen mahsul yapıyor.
Archaeological records suggest: kanıtlardan temkinli bir sonuç çıkarmak
Archaeological records suggest that... ifadesinde suggest, 'gösterir' veya '... düşüncesini destekler' anlamındadır. Kayıtlar ardından gelen sonuç için kanıt sunar; fiil, kayıtların bir tavsiyede bulunduğu anlamına gelmez. Suggest ayrıca iddiayı temkinli tutar. Kanıtlar sonucu işaret eder ancak onu kesin olarak kanıtlamaz. 'Kanıt kaynağı + suggests that + yan cümle' yapısı araştırma, tarih ve haber metinlerinde yaygındır.
Alıştırma
Anket verileri bir sonucu destekliyor ancak onu kesin olarak kanıtlamıyorsa hangi cümle sonucu en uygun şekilde aktarır?
- Recent surveys suggest that fewer people are driving to work.
- Recent surveys prove that fewer people are driving to work.
- Recent surveys advise that fewer people are driving to work.
Cevabı göster
Recent surveys suggest that fewer people are driving to work.
possibly making them...: olası bir sonuç eklemek
Virgülden sonra gelen possibly making... biçimindeki -ing yan cümlesi, önceki ifadeye olası bir sonuç ya da çıkarım ekler; yeni bir ana olay başlatmaz. Burada them, figs yani incirlere gönderme yapar. making them the first domesticated crop, make + nesne + tümleç yapısını kullanır: kanıtlar incirleri bu kategoriye yerleştirebilir. possibly sonucu temkinli hâle getirir. Tarihlendirme bu düşünceyi destekler, ancak kanıtlamaz. Yeniden kullanılabilecek kalıp statement, possibly making + object + complement biçimindedir.
Alıştırma
Temkinli bir sonuç eklemek için cümleyi possibly ve make fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The new battery lasts twice as long, ____ a better choice for long trips.
Cevabı göster
possibly making it
that allowed the tree's fruit to ripen without being pollinated,
3:19ve ağacın meyvesinin tozlaşmadan olgunlaşmasına izin verdiğinde,
When... that allowed...: zaman yan cümlesi içinde ilgi yan cümlesi
Bu bölümün tamamı, ardından gelen ana cümle için zamanı ve arka planı belirleyen bir When yan cümlesidir. Temel çerçevesi When a genetic mutation emerged olduğundan tek başına tamamlanmış bir cümle değildir. That allowed..., a genetic mutation ifadesini niteleyen bir ilgi yan cümlesidir. İçinde allow + nesne + to-infinitive yapısı kullanılır: allowed the tree's fruit to ripen. Without being pollinated, meyvenin tozlaşma işlemine uğramadığını belirtir. Meyve eylemden etkilenen taraf olduğu için without sonrasında edilgen -ing biçimi olan being pollinated kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir When yan cümlesinin içine ilgi yan cümlesini doğru biçimde yerleştirir ve allow + nesne + to-infinitive yapısını kullanır?
- When a new device appeared that allowed that food stayed cold without being refrigerated, campers quickly adopted it.
- When a new device appeared that allowed food staying cold without be refrigerated, campers quickly adopted it.
- When a new device appeared that allowed food to stay cold without being refrigerated, campers quickly adopted it.
Cevabı göster
When a new device appeared that allowed food to stay cold without being refrigerated, campers quickly adopted it.
people began propagating it with cuttings. Kelime
3:23insanlar onu çeliklemeyle çoğaltmaya başladılar.
propagating it with cuttings: onu gövde veya dal çelikleriyle çoğaltmak
Burada propagate, “var olan bir bitkiden yeni bitkiler üretmek” anlamına gelir. Nesne olan it, daha önce sözü edilen mutasyona uğramış incir türünü belirtir. With cuttings yöntemi açıklar: kesilmiş gövde veya dal parçaları, köklenip yeni bitkilere dönüşmeleri için dikilir. Bahçecilikte cuttings, kesme eylemini değil, bu bitki parçalarını ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle, fidanlığın ana bitkiden alınan parçaları dikerek yeni lavanta bitkileri ürettiğini anlatır?
- The nursery trimmed the lavender after flowering.
- The nursery grew the lavender from seeds.
- The nursery propagated the lavender with cuttings.
Cevabı göster
The nursery propagated the lavender with cuttings.
wasn't beholden to wasps: artık eşek arılarına bağımlı değildi
Be beholden to, “özgürlüğü sınırlayabilecek veya bir yükümlülük yaratabilecek şekilde birine ya da bir şeye bağımlı olmak” anlamına gelir. Bu cümlede wasn’t beholden to wasps, bayağı incirin üremek için artık eşek arılarına bel bağlamak zorunda olmadığını anlatır. Bu ifade genellikle tarafsız bir bağımlılıktan daha fazlasını aktarır; başka bir kaynağın etkisi altında kalmayı düşündürebilir. Burada biyolojik ilişkiyi insana özgü bir ilişki gibi ve biraz dramatik biçimde sunar.
Alıştırma
Cümleyi, beholden ile kurulan ve “bağımlı olup etkiye açık olmak” anlamına gelen resmî ifadeyle tamamlayın: The museum is careful not to be ____ one wealthy sponsor.
Cevabı göster
beholden to
spread far and wide: birçok yere ulaşmak
Spread far and wide, geniş bir alandaki birçok farklı yere yayılmak veya ulaşmak anlamına gelir. Bu cümlede ürünün birçok bölgede yetiştirilmeye ya da bulunmaya başladığını anlatır; ürünün fiziksel olarak genişlediği anlamına gelmez. Far and wide, spread fiilinden sonra deyimsel bir zarf öbeği olarak kullanılır. Bu yapı haberlerin, fikirlerin, ünün veya etkinin geniş bir alana ya da birçok kişiye ulaşmasını da anlatabilir.
Alıştırma
“The crop spread far and wide,” cümlesinde vurgulanan ifade ne anlama gelir?
- Birçok farklı yere ulaştı.
- Uzak bir yerde geniş bir şekle dönüştü.
- Uzak tek bir yerde kaldı.
Cevabı göster
Birçok farklı yere ulaştı.
and today we harvest more than 1.3 million tons of figs annually. Kalıp ifadeler
3:34ve bugün yılda 1,3 milyon tondan fazla incir hasat ediyoruz.
harvest + miktar + annually: yıllık üretimi bildirmek
Harvest fiili bir miktar öbeğini nesne olarak alabilir: harvest + miktar veya birim + of + ürün. Burada more than 1.3 million tons of figs, hasat edilen miktardır. Annually her yıl anlamına gelir. Cümlenin sonunda kullanıldığında sayının tek seferlik bir toplam değil, yıllık üretim miktarı olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle bölgenin yıllık pirinç hasadını doğal biçimde bildirir?
- The region imports more than two million tons of rice annually.
- The region harvests more than two million tons of rice annually.
- The region harvests more than two million tons of rice every month.
Cevabı göster
The region harvests more than two million tons of rice annually.
store-bought fresh figs: birleşik sıfat olarak store-bought
Store-bought, yapılmış, yetiştirilmiş veya başka bir yolla edinilmiş değil, mağazadan satın alınmış demektir. store-bought fresh figs ifadesinde fresh figs sözünü niteleyen ve incirlerin kaynağını belirten birleşik bir sıfattır. Bir isimden önce kullanıldığında iki bölüm genellikle store-bought bread örneğindeki gibi kısa çizgiyle birleştirilir. Bir şeyin mağazadan geldiğini belirtmek önemliyse bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi ‘mağazadan satın alınmış’ anlamındaki birleşik sıfatla tamamla: We did not bake the cookies; we served ____ cookies.
Cevabı göster
store-bought
wasp-free: ‘içermeyen’ anlamında isim + -free
Burada wasp-free, yaban arısı içermeyen anlamındadır. -free son eki bir isimle birleşerek “o şey olmadan” anlamında bir sıfat oluşturur; dolayısıyla free burada “ücretsiz” demek değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp isim + -free biçimidir; sugar-free food ve a smoke-free room buna örnektir. Cümlede so, wasp-free olmayı incirlerin tozlaştırıcı olmadan olgunlaşmasının sonucu olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi -free ile kurulan bir sıfatla tamamla: This gum contains no sugar, so it is ____.
Cevabı göster
sugar-free
Many that are sold dried: zamir olarak many ve ilgi cümleciği
Many burada zamir olarak kullanılır. Önceki bağlam, çoğul ve sayılabilen figs adını sağlar; bu yüzden Many, many figs anlamına gelir. That are sold dried ilgi cümleciği, hangi incirlerden söz edildiğini belirtir: kurutulmuş olarak satılanlardan. Ana cümle Many still require pollination şeklindedir. However, araya giren bir karşıtlık belirtecidir; çıkarıldığında dil bilgisi yapısı yine tam kalır. Bu, ilgi cümleciği ve however ana cümlenin arasına girse bile özne ile fiili bulmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Bağlamda bir grup sebzeden söz ediliyor. Hangi devam cümlesi bu sebzelerin yerine Many ve bir ilgi cümleciğini doğru biçimde kullanır?
- Many that is grown locally is sold at this market.
- Many what are grown locally are sold at this market.
- Many that are grown locally are sold at this market.
Cevabı göster
Many that are grown locally are sold at this market.
where the mother wasp and her male offspring die.
3:58içinde anne yaban arısının ve erkek yavrularının öldüğü olanları.
which may contain a female wasp that attempted and failed Kalıp ifadeler
4:04bunlar içine yumurta bırakmaya çalışıp başaramayan bir dişi yaban arısı
attempted and failed to lay: denemeyi ve başarısızlığı açıkça belirtmek
Attempted and failed to lay, bir çabayı başarısız bir sonuçla birlikte anlatır. Dişi yaban arısının yumurtalarını bırakmayı denediği ama bunu başaramadığı anlamına gelir. Attempted ve failed aynı mastar yapısına, yani to lay ifadesine bağlanır. Bu sıralama attempted to lay and failed to lay tekrarını önler; failed to sonrasında fiilin yalın hâli olan lay kullanılır.
Alıştırma
Attempted ve failed ifadelerini tek bir ortak to ile kullanarak cümleyi tamamlayın: The rescue team ____ reach the hikers before dark.
Cevabı göster
attempted and failed to
it's also possible that the moisture and enzymes figs naturally release Kalıp ifadeler
4:10incirin doğal olarak salgıladığı nemin ve enzimlerin
It's also possible that: başka bir olası açıklamayı temkinli biçimde eklemek
It's also possible that, doğru olabilecek ek bir açıklama sunar. Burada that ile başlayan yan cümle olası nedeni veya süreci verir; it ise belirli bir şeyi karşılamayan biçimsel öznedir. Also, başka bir fikrin daha önce ele alındığını gösterir. Possible iddiayı belirsiz bırakır; bu nedenle kanıtlar kesin bir sonuca yetmediğinde bu kalıp yararlıdır.
Alıştırma
Cümleyi it's, also, possible ve that sözcüklerinden oluşan dört sözcüklük kalıpla tamamlayın: ____ the delay was caused by traffic.
Cevabı göster
It's also possible that
break her body down: maddeyi daha basit bileşenlere ayırmak
Bu cümlede break her body down, dişi yaban arısının vücudunun daha basit maddelere ayrışmasını sağlamak demektir. Her body, nem ve enzimlerin etkilediği nesnedir; vücudun bir makine gibi aniden bozulduğu anlamına gelmez. Break down nesne aldığında ayrılabilen bir öbek fiildir. Bir isim öbeği ortaya ya da down'dan sonra gelebilir: break her body down veya break down her body. Bir zamir ortaya gelmelidir: break it down; break down it denmez.
Alıştırma
Nesneyi break down yapısının iki parçasının arasına yerleştirerek cümleyi tamamlayın: Enzymes help ____ the food ____ into simpler substances.
Cevabı göster
break · down
bugs are often harvested with our produce Kalıp ifadeler
4:17böcekler genellikle ürünlerimizle birlikte hasat edilir
Big picture, though, ile genel bakışa dönmek
Big picture, dikkati belirli bir örnekten veya ayrıntıdan uzaklaştırıp genel duruma ya da ana sonuca geri yöneltir. Burada konuşmacının daha geniş kapsamlı bir noktaya geçmek üzere olduğunu gösterir. Though, önce söylenenlerle karşıtlık ilişkisini korur. Big picture, though, birlikte yaklaşık olarak “Ancak duruma bir bütün olarak bakarsak” anlamına gelir ve fiziksel olarak büyük bir resimden söz etmek yerine dinleyicinin dikkatini düzenler.
Alıştırma
Hangi cümlede Big picture, though, olumsuz bir ayrıntıdan genel bir sonuca geçmek için en doğru şekilde kullanılmıştır?
- The schedule slipped by one day. Big picture, though, the project was a success.
- The schedule slipped by one day. In particular, one task took longer than expected.
- The schedule slipped by one day. For example, the next meeting starts at nine.
Cevabı göster
The schedule slipped by one day. Big picture, though, the project was a success.
bugs are often harvested with our produce: edilgen eylem ve birliktelik
bugs are often harvested ifadesinde are harvested, geniş zaman edilgen yapıdır: böcekler hasat sürecine birlikte dâhil olur. Cümle, hasadı kimin yaptığına değil, böceklere ne olduğuna odaklanır. Often, bunun her seferinde değil ama düzenli olarak gerçekleştiğini gösterir. With our produce, böceklerin ürünlerle aynı hasat sürecinde toplandığı anlamına gelir. Produce burada meyve ve sebze gibi tarım ürünlerini belirten bir isimdir; “üretmek” anlamındaki fiil değildir.
Alıştırma
bugs are often harvested with our produce burada ne anlama geliyor?
- Böcekler meyve ve sebzelerin büyümesini sağlar.
- Böcekler ürünleri düzenli olarak kendileri hasat eder.
- Bazı böcekler ürünlerle aynı anda toplanır.
Cevabı göster
Bazı böcekler ürünlerle aynı anda toplanır.
or attracted to food processing facilities. Kalıp ifadeler
4:20veya gıda işleme tesislerine çekilir.
attracted to food processing facilities: gıda işleme tesislerine çekilmek
Burada attracted to, “bir şeye doğru çekilmek” anlamındadır. Çekimi yaşayan kişi, hayvan ya da şeyi özne yapan be attracted to + isim edilgen kalıbının bir parçasıdır. Bu, or ile başlayan eşgüdümlü bir cümle parçası olduğu için özne ve be biçimi çevredeki ifadeden anlaşılır. Food processing facilities, gıdanın üretildiği, işlendiği veya paketlendiği bina ya da alanlardır. Buradaki facilities, belli bir amaç için kullanılan tesisleri ve donanımı anlatır; bir kişinin yeteneklerini değil.
Alıştırma
Cümleyi attract fiilinin edilgen biçimi ve doğru edatla tamamlayın: Moths ____ porch lights at night.
Cevabı göster
are attracted to
kind of inevitable: güçlü bir iddiayı yumuşatmak
Burada kind of, inevitable sıfatından önce gelir ve ifadeyi yumuşatan bir söz görevi görür. Yaklaşık olarak “biraz” ya da “bir bakıma” demektir; konuşan kişi olayın yine de kaçınması çok zor olduğunu söylerken iddiayı daha az kesin ve daha az sert hâle getirir. Burada kind of bir tür ya da kategori anlatmaz. Kategori kalıbı a kind of + isim şeklindedir; bu cümlede ise kind of + sıfat kullanılarak yargı yumuşatılır.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen, kind ile başlayan ve “biraz” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The ending was ____ confusing.
Cevabı göster
kind of
actually permits certain amounts of bug bits in different food products. Kelime
4:27farklı gıda ürünlerinde belirli miktarlarda böcek parçacığına aslında izin veriyor.
The US Food and Drug Administration: ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)
The US Food and Drug Administration, ABD'deki federal bir düzenleyici kurumun resmî adıdır ve genellikle FDA olarak kısaltılır. Gıda, ilaç ve başka ürünleri denetler; bir gıda şirketi değildir. Kurumun adının verilmesi, söz konusu sınırın resmî bir devlet standardından geldiğini gösterir. Bu nedenle ardından gelen permits, bir şirketin özel tercihini değil, düzenleyici bir kararı anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan ad neyi ifade ediyor?
- Uluslararası bir gıda üreticileri birliği.
- Genellikle FDA olarak adlandırılan bir ABD hükümeti düzenleyici kurumu.
- Gıda ve ilaç üreten özel bir şirket.
Cevabı göster
Genellikle FDA olarak adlandırılan bir ABD hükümeti düzenleyici kurumu.
actually permits certain amounts of bug bits: aslında belirli miktarlarda böcek parçasına izin verir
Burada permits, “bir kural veya standarda göre izin verir” anlamına gelen resmî bir fiildir. Bu ifade, çeşitli gıda ürünlerinde belirlenmiş miktarlarda böcek parçasına izin verildiğini söyler; her miktarın kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez. Actually, bilginin şaşırtıcı olabileceğini veya dinleyenin beklentisine ters düşebileceğini belirtir. Bug bits, küçük böcek parçaları için kullanılan gündelik bir ifadedir; permits ise ifadeye resmî düzenleme anlamını verir.
Alıştırma
Düzenleyici bir bağlamda “actually permits certain amounts of...” ne anlama gelir?
- İfade, birkaç resmî izin belgesine gönderme yapar.
- Kural, insanları sınırsız miktarda kullanmaya teşvik eder.
- Kural, belki şaşırtıcı biçimde, belirlenmiş ve sınırlı miktarlara resmî olarak izin verir.
Cevabı göster
Kural, belki şaşırtıcı biçimde, belirlenmiş ve sınırlı miktarlara resmî olarak izin verir.
no more than 30 insect fragments per 100 g of peanut butter Kalıp ifadeler
4:32100 g fıstık ezmesinde en fazla 30 böcek parçacığı
no more than 30 ... per 100 g: üst sınırlar ve birim başına oranlar
No more than 30, 30’u da içeren bir üst sınır koyar: sayı 30 veya daha az olabilir, ancak 31 ya da daha fazla olamaz. Per 100 g of peanut butter ölçüm birimini verir; sınırın her 100 gramlık fıstık ezmesi için hesaplandığını gösterir. no more than + miktar + per + birim kalıbı sınırlar, oranlar, etiketler ve bilimsel verilerde kullanılabilir.
Alıştırma
Müzenin sınırını no more than ... per ... hedef kalıbıyla tamamlayın: The museum allows ____ ten visitors ____ group.
Cevabı göster
no more than · per
or over 2,500 aphids in 10 g of hops. Kelime
4:36veya 10 g şerbetçiotunda en fazla 2.500 yaprak biti gibi.
over 2,500 ... in 10 g: kesin bir miktar eşiği
Bu miktar bağlamında over 2,500, 2.500’den fazla anlamına gelir. Tam olarak 2.500 buna dâhil değildir; yaprak bitleri tam böcekler olarak sayıldığı için sayının en az 2.501 olması gerekir. In 10 g of hops, yaprak bitlerinin sayıldığı örnek miktarını belirtir. Aphids bitkilerle beslenen küçük böceklerdir; hops ise bira yapımında kullanılan şerbetçi otu bitkisidir. Buradaki over konumu değil, miktarı anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede over 2,500 ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- Sayı 2.500’den büyüktür.
- Sayı tam olarak 2.500’dür.
- Sayı 2.500 veya daha fazladır.
Cevabı göster
Sayı 2.500’den büyüktür.
Some estimates hold that Americans eat around a kilogram of insects annually Kalıp ifadeler
4:41Bazı tahminler Amerikalıların yılda yaklaşık bir kilogram böcek yediğini gösteriyor
without incident: kaza veya kayda değer sorun olmadan
Without incident, bir şeyin kaza, ciddi sorun veya kayda değer başka bir aksilik olmadan gerçekleştiği ya da tamamlandığı anlamına gelir. Burada böcekleri yemenin bildirilen bir zarara yol açmadığını anlatır. Bu ifade bir sürecin sonucunu özetler. Burada incident yalnızca herhangi bir “olay” anlamına gelmez; bu nedenle without incident, “hiçbir şey olmadan”dan çok “güvenli bir şekilde” veya “sorunsuzca” anlamına yakındır.
Alıştırma
Cümleyi, bu dersteki “kaza veya ciddi sorun olmadan” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: The hikers crossed the river ____.
Cevabı göster
without incident
and maybe even a little added nutrition. Anlatım akışı
4:47ve belki biraz fazladan besin bile alarak.
Some estimates hold that: bir tahmini belirsizlik payıyla aktarmak
Some estimates hold that kalıbı, ardından gelen that yan cümlesini konuşanın kişisel olarak garanti ettiği bir gerçek değil, bazı tahminlere dayandırılan bir sonuç olarak sunar. Bu cümlede miktarın hesaplamaya dayalı yaklaşık bir değer olduğunu ve belirsizlik payı bulunduğunu gösterir. Burada hold, “elde tutmak” değil, “bir görüşü savunmak veya sürdürmek” anlamındadır. Yapı kaynak + hold that + yan cümle şeklindedir; kaynak, iddiayı destekleyen unsur olarak sunulur.
Alıştırma
Cümleyi okuyun ve başlangıçtaki ifadenin ne gösterdiğini seçin: Some estimates hold that sea levels could rise faster than expected.
- Konuşan kişi, her uzmanın bu iddiayı kanıtladığını garanti eder.
- İddia bazı tahminlere dayanır ve belirsizlik payıyla sunulur.
- İfade, birinin yazılı bir tahmini fiziksel olarak elinde tuttuğunu anlatır.
Cevabı göster
İddia bazı tahminlere dayanır ve belirsizlik payıyla sunulur.
and maybe even a little added nutrition: küçük ve olumlu bir olasılık eklemek
Bu ifade, kulağa hoş gelmeyebilecek bir düşüncenin ardından son ve hafif olumlu bir nokta ekler. and bunu önceki bilgiye bağlar, maybe belirsizlik bildirir, even yararı biraz şaşırtıcı gösterir, a little ise yararın boyutunu küçük tutar. Bu sözcükler birlikte added nutrition ifadesini ana iddia değil, ikincil bir olasılık hâline getirir. Bilginin bu şekilde sıralanması, böcek yemenin özellikle besleyici olduğunu vaat etmeden dinleyicinin olumsuz tepkisini yumuşatır.
Alıştırma
and maybe even a little added nutrition ifadesi burada bilgiyi düzenleme açısından ne yapıyor?
- Küçük, belirsiz ve biraz şaşırtıcı olası bir yarar ekler.
- Önceki bilgiyi iptal edip yerine bir uyarı koyar.
- Konuşanın ana iddiasını tam bir kesinlikle sunar.
Cevabı göster
Küçük, belirsiz ve biraz şaşırtıcı olası bir yarar ekler.
insects feature in over 2 billion people's traditional diets Kelime
4:51böcekler 2 milyardan fazla insanın geleneksel diyetlerinde yer alıyor
After all: önceki yargıyı destekleyen bir neden sunmak
Cümlenin başında kullanılan After all, önceki yargıyı destekleyen veya açıklayan bir olgu sunar. Burada böceklerin birçok geleneksel beslenme biçiminde yer alması, böcek yemeyi daha az sıra dışı görmenin bir nedeni olarak verilir. Bilgi düzeni şöyledir: yargı. After all, destekleyici neden. Bu bağlaç, gerekçelendirdiği önceki yargıya dönüp bakar; bir sonuç bildirmez. Bu kullanımda zamansal olarak her şeyden sonra anlamına da gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, destekleyici bir neden sunan bu nottaki ifadeyle tamamlayın: We should leave early. ____, traffic is usually heavy on Fridays.
Cevabı göster
After all
feature in ... traditional diets: bir şeyin parçası olarak yer almak
Burada feature bir fiildir. X features in Y kalıbında X, Y içinde yer alır veya Y’nin dikkat çeken bir parçasını oluşturur. Cümle, böceklerin iki milyardan fazla insanın geleneksel beslenme biçimlerinin bir parçası olduğunu söylüyor. Bu kalıp bir filmde, etkinlikte, tartışmada, gelenekte veya daha büyük başka bir bütün içinde yer alan insanları ya da şeyleri anlatabilir. Özne, yer alan kişi veya şeydir; in’den sonra ise daha geniş bağlam gelir.
Alıştırma
Cümleyi feature in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Local artists ____ the annual cultural festival.
Cevabı göster
feature in
So maybe chew on that: düşünme deyimi ve yemekle ilgili kelime oyunu
Bu cümlede chew on that, o fikir üzerinde dikkatle düşünmek anlamına gelir. That, böcek içeren beslenme biçimleri ve sürdürülebilirlik hakkında daha önce söylenen genel noktaya gönderme yapar; gerçekten bir nesneyi ağza alma isteği değildir. Chew sözcüğü gerçek anlamda yiyeceği dişlerle parçalamak demek olduğu için ifade, yemek konusunu da çağrıştırır. Konuşmacı bir kelime oyunuyla bitirir: aynı ifade hem düşünme anlamındaki deyimsel fikri hem de gerçek çiğneme görüntüsünü taşır.
Alıştırma
Bu bağlamda konuşmacı So maybe chew on that. derken büyük olasılıkla ne anlatmak istiyor?
- Az önce sunulan fikir üzerinde dikkatle düşünmek.
- Hemen şimdi fiziksel bir nesneden bir ısırık almak.
- Önceki noktayı görmezden gelip konuyu değiştirmek.
Cevabı göster
Az önce sunulan fikir üzerinde dikkatle düşünmek.
to either challenge what you think you know
5:02veya bilmedikleriniz hakkında daha fazlasını öğrenmek için