Kitaplığınızı alfabetik olarak sıralamanın en hızlı yolu nedir? - Chand John: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, kütüphanedeki sırası karışmış 1.280 kitabı düzenleme problemi üzerinden kabarcık sıralama, eklemeli sıralama ve hızlı sıralamanın adımlarını ve tahmini sürelerini karşılaştırıyor. Dengeli bölmelerle hızlı sıralamanın üç buçuk saatten kısa sürebileceği, ancak bölmelerin dengesiz olma riskinin bulunduğu sonucuna varıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. If each took just one second, this process would take — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir işlem için varsayılan süreyi tahmini bir sonuca dönüştürmek amacıyla if yan cümlesini would ile birleştirmeyi öğrenin. Bu kalıpla zaman veya maliyet hesabı yapabilir ve belirtilen koşullarda bir yöntemin neden kullanışsız olacağını açıkça anlatabilirsiniz. 2. by not having to compare — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: by + not having to + fiil yapısının, gereksiz bir eylemden kaçınıldığı için bir sonuca ulaşıldığını nasıl açıkladığını kavrayın. Yapıyı zaman, emek veya para tasarrufunu artık yapılması gerekmeyen bir işle doğrudan ilişkilendirmek için kullanabilirsiniz. 3. Just another high-stakes day in the library. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Sıradan bir kütüphane ortamıyla dramatik high-stakes nitelemesi arasındaki karşıtlıktan doğan ironiyi fark edin. Böylece ince mizahı tanıyabilir ve zor bir problem çözüldükten sonra hikâyeyi eğlenceli bir abartıyla bitirebilirsiniz.
Bu derste
You're in the middle of a quiet afternoon Kalıp ifadeler
0:08Sakin bir öğleden sonrasının tam ortasındayken
when suddenly a shipment of 1,280 different books arrives. Anlatım akışı
0:11aniden 1.280 farklı kitaptan oluşan bir sevkiyat geliyor.
in the middle of a quiet afternoon: yer değil, zaman
Bu cümlede in the middle of a quiet afternoon, “sakin bir öğleden sonranın bir anında” anlamına gelir. Middle fiziksel bir merkezi değil, zamanı belirtir. İfade, sevkiyat gelmeden önce sakin bir arka plan kurar. Tekrar kullanılabilen kalıp be in the middle of + bir isim veya -ing biçimidir. Bir zaman diliminin, etkinliğin ya da sürecin zaten devam ettiğini ve çoğu zaman başka bir olayın bunu böldüğünü gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede in the middle of, başka bir olay gerçekleştiğinde bir etkinliğin zaten devam ettiğini gösterir?
- We sat in the middle of the dining room when the lights went out.
- We were in the middle of dinner when the lights went out.
- We finished dinner before the lights went out.
Cevabı göster
We were in the middle of dinner when the lights went out.
when suddenly: beklenmedik bir olaya geçiş
Bu cümlede when suddenly, hikâyeyi devam eden sakin bir arka plandan beklenmedik bir olaya geçirir. When iki durumu zaman bakımından bağlar; suddenly ise sevkiyatın gelişini ani hissettirir. Yararlı bir anlatı kalıbı arka plan durumu + when suddenly + beklenmedik olay biçimindedir. Dinleyiciye, ardından gelen şeyin bir neden ya da sonuç değil, hikâyedeki ani bir dönüm noktası olduğunu bildirir.
Alıştırma
Hangi cümle, devam eden bir arka plandan beklenmedik bir olaya geçmek için when suddenly ifadesini en açık biçimde kullanır?
- We were walking home because suddenly all the streetlights went out.
- We were walking home, so suddenly all the streetlights went out.
- We were walking home when suddenly all the streetlights went out.
Cevabı göster
We were walking home when suddenly all the streetlights went out.
The books have been dropped off in one long straight line, Öbek fiiller
0:17Kitaplar uzun, düz bir çizgi halinde bırakılmış,
dropped off: teslimatı anlatan edilgen yapı
Dropped off, drop off öbeksi fiilinin geçmiş zaman ortacı biçimidir. Burada birinin kitapları bir yere getirip orada bıraktığını anlatır. have been dropped off edilgen present perfect yapısında, teslimatı yapan kişiye değil, kitapların teslim edilmiş olmasına ve bunun şimdiki sonucuna odaklanılır. Kitapların yüksek bir yerden düştüğü anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “teslim edilip bırakıldı” anlamındaki iki sözcüklü öbeksi fiille tamamlayın: The groceries were ____ at our front door.
Cevabı göster
dropped off
out of order: doğru sırada değil
Burada out of order, kitapların olması gereken sıraya göre dizilmediği anlamına gelir. Çevrede sıralamadan söz edildiği için ifade burada sıra anlamındadır. Aynı ifade, özne bir makine veya tesis olduğunda genellikle “çalışmıyor” anlamına gelir. Örneğin The elevator is out of order. denebilir. Anlamı belirlemek için özneye ve duruma bakın.
Alıştırma
Dosyalama bağlamında “The documents are out of order” ne anlama gelir?
- Belgeler yanlış yere teslim edilmiştir.
- Belgeler doğru sıraya göre düzenlenmemiştir.
- Belgeler bozulmuştur ve çalışamaz.
Cevabı göster
Belgeler doğru sıraya göre düzenlenmemiştir.
To make matters worse: daha kötü bir gelişmeyi eklemek
To make matters worse, zaten kötü olan bir durumu ek bir gerçeğin daha da kötüleştirdiğini gösteren kalıplaşmış bir söylem bağlayıcısıdır. Burada ilk sorun otomatik sıralama sisteminin bozuk olmasıdır; derslerin yarın başlaması aciliyeti artırır. Bilgiyi düzenlemek için önce bir güçlüğü belirtip sonra durumu daha da kötüleştiren yeni bir gerçeği ekler. Birinin durumu kelimenin tam anlamıyla kötüleştirdiğini anlatmaz.
Alıştırma
Yeni bir sorunun durumu daha da kötüleştirdiğini gösteren kalıplaşmış geçiş ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The team missed the train. ____, it began to snow.
Cevabı göster
To make matters worse
which means that: bir gerçeği sonucuna bağlamak
Which means that, az önce belirtilen durumun tamamına gönderme yapar ve bu durumun anlamını ya da pratik sonucunu açıklar. Burada which, derslerin yarın başlayacağı durumuna gönderme yapar; bunun sonucu da birçok öğrencinin sabah erkenden kitap aramaya gelmesidir. Yalnızca tomorrow kelimesini nitelemez. Tekrar kullanılabilecek yapı gerçek veya durum + which means that + sonuç şeklindedir. İkinci düşüncenin birinci gerçekten nasıl çıktığını açıkça göstermeye yardımcı olur.
Alıştırma
Bir gerçeği sonucuna bağlayan yapıyla cümleyi tamamlayın: The bridge is closed, ____ the bus must take another route.
Cevabı göster
which means that
first thing in the morning: sabah ilk iş olarak
First thing in the morning, “sabahın hemen başında” veya “o sabah mümkün olan en erken zamanda” anlamına gelen bir zaman ifadesidir. Bu cümlede öğrencilerin çok erken gelmesinin beklendiğini anlatır. Thing, kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır; fiziksel bir nesneyi belirtmez. İfade kesin bir saati değil, zamanın erkenliğini ve önceliği vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “sabahın hemen başında” anlamındaki hedef zaman ifadesiyle tamamlayın: I'll call the clinic ____.
Cevabı göster
first thing in the morning
show up in droves: akın akın gelmek
Show up, “gelmek” veya “ortaya çıkmak” anlamına gelir. In droves ise bunu çok sayıda insanın yaptığını belirtir. Birlikte kullanılan show up in droves, yalnızca come veya arrive demekten daha canlı ve vurguludur. Burada droves mecazidir: araçları veya gerçek bir hayvan sürüsünü değil, kalabalığın büyüklüğünü anlatır. İnsanların düzenli tek bir grup hâlinde gelmesi de gerekmez.
Alıştırma
Cümleyi “çok büyük sayıda geldiler” anlamındaki hedef ifadenin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the announcement, volunteers ____.
Cevabı göster
showed up in droves
How can you get them all sorted in time? Dilbilgisi
0:36Hepsini zamanında nasıl sıraya koyabilirsiniz?
get them all sorted: get + nesne + geçmiş zaman ortacı
get them all sorted ifadesindeki get, “almak” değil, “bir şeyin yapılmasını sağlamak veya ayarlamak” anlamındadır. Yapı get + nesne + geçmiş zaman ortacı şeklindedir: them nesnedir, all bütün kitapların dâhil olduğunu gösterir ve sorted tamamlanmış sonucu belirtir. Bu yapı, işin istenen sonuca ulaştığından emin olmayı öne çıkarır. Sort them daha çok düzenleme eylemini belirtirken get them sorted, işi kendin yapsan da yapılmasını ayarlasan da kitapların sonunda düzenlenmiş olmasını vurgular.
Alıştırma
get, the reports ve finished kullanarak sonuç yapısını tamamlayın: We need to ____ by Friday.
Cevabı göster
get the reports finished
One way would be to: olası bir yöntemi sunmak
One way would be to, eylemi belirtmeden önce olası bir yöntemi tanıtır. One way, başka yöntemlerin de bulunabileceğini anlatır ve to sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli start gelir. Bu kalıp, açıklamayı bir problemden önerilen bir işleme taşıyarak bilgiyi düzenler. Burada would geçmiş zamanı belirtmez. Fikri kesin bir talimat olmaktan çıkarıp “olası bir yaklaşım ... olabilir” gibi ihtimale açık ve araştırmacı bir tonda sunar.
Alıştırma
Olası bir çözümü tanıtan beş sözcüklük hedef kalıpla tamamlayın: ____ divide the work into smaller tasks.
Cevabı göster
One way would be to
If ..., then ...: bir koşulu bir eyleme bağlamak
If kontrol edilecek koşulu tanıtır: ilk iki kitabın doğru sırada olması. Then, bu koşul doğru olduğunda yapılacak eylemi tanıtır: kitapları oldukları gibi bırakmak. If ..., then ... kalıbı koşulu sonuçtan veya sonraki adımdan ayırdığı için bir kuralı ya da işlemi takip etmeyi kolaylaştırır. Günlük İngilizcede then çoğu zaman çıkarılabilir, ancak kullanılması talimatlarda ve algoritmalarda mantığı özellikle belirgin hâle getirir.
Alıştırma
Bu If ..., then ... oyun talimatını tamamlayın: ____ the card shows a star, ____ move forward two spaces.
Cevabı göster
If · then
leave them as they are: eşyaları olduğu gibi bırakmak
leave them as they are ifadesinde leave, «ayrılmak» değil, «bir şeyin aynı durumda kalmasına izin vermek» anlamındadır. İfadenin tamamı nesneleri taşımamak, değiştirmemek veya yenileriyle değiştirmemek demektir. Yeniden kullanılabilen kalıp leave + nesne + as + özne + be şeklindedir. Zamirler nesneye uymalıdır: bir şey için leave it as it is, birden fazla şey için leave them as they are kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi leave + nesne + as + özne + be kalıbıyla tamamlayın ve labels için them kullanın: The labels are already correct, so ____.
Cevabı göster
leave them as they are
and continue until you reach the end of the line. Dilbilgisi
0:54ve çizginin sonuna ulaşana kadar devam edin.
continue until: bir durma noktasına kadar sürdürmek
Bu yönergede continue, dinleyene süreci tekrarlamayı sürdürmesini söyler. Until sınırı belirtir: sıranın sonuna ulaşıldığında süreç durur. Yaygın kalıp continue until + özne + fiil şeklindedir. Until sonrasındaki yan cümle, tekrarlanacak eylemi değil durma koşulunu belirtir.
Alıştırma
Süreç yönergesini hedef iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Repeat this step and ____ every box is checked.
Cevabı göster
continue until
you'll come across the book that should be last Öbek fiiller
0:58en sonda olması gereken kitaba denk geleceksiniz
At some point: belirtilmemiş bir aşamayı işaretlemek
At some point, olayı süreç içinde belirtilmemiş bir zamana veya aşamaya yerleştirir. Burada açıklamayı ileri taşır: süreç devam ettikçe sonunda en sonda yer alması gereken kitapla karşılaşırsınız. Bu ifade kesin bir adımı veya zamanı belirtmez. Ayrıca tek başına kesinlik oluşturmaz; bu cümlede karşılaşmanın beklendiğini anlatan kısım you'll ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi belirtilmemiş bir gelecek zamanını anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: ____, we'll need to replace the battery.
Cevabı göster
At some point
come across: süreç içinde bir şeye rastlamak
Burada come across, sıralama işlemi sürerken kitaba rastlamak veya onu fark etmek anlamına gelir. Karşılaşma bu süreçte gerçekleşir; bir şeyin üzerinden fiziksel olarak geçmek anlamına gelmez. Come across tek bir öbek fiil olarak kullanılır. Nesne tüm ifadenin ardından gelir: come across the book veya come across some useful information.
Alıştırma
‘Tesadüfen keşfetmek’ anlamı için come across ifadesinin geçmiş zamanını kullanın: While clearing out the closet, I ____ an old board game.
Cevabı göster
came across
and keep swapping it with every subsequent book, Notlar
1:01ve onu her bir sonraki kitapla değiştirmeye devam ederek,
every subsequent + tekil sayılabilen isim
Every subsequent book, sıralamada mevcut kitaptan sonra gelen bütün kitapları tek tek ifade eder. Bu ifade daha sonra gelen kitapların tümünü kapsar; subsequent zaman ya da sıra bakımından sonradan gelmeyi belirtir, önemli olmayı değil. Yapıda every, tekil ve sayılabilen book adını belirler; subsequent ise ikisinin arasında bulunan sıfattır. Yeniden kullanılabilen kalıp every subsequent + tekil sayılabilen isim şeklindedir.
Alıştırma
İlk denetimden sonraki her denetimde aynı kontrol listesinin kullanıldığını doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The most important inspection uses the same checklist.
- Every subsequent inspection uses the same checklist.
- Only the first inspection uses the same checklist.
Cevabı göster
Every subsequent inspection uses the same checklist.
keep swapping: sürekli tekrar için keep + fiil-ing
Keep swapping, keep + fiil-ing yapısını kullanır. Bu yapı, bir eylemin devam ettiğini veya tekrar tekrar gerçekleştiğini anlatır. Bu cümlede kitap, kendisinden sonra gelen her kitapla yer değiştirir; işlem yalnızca bir kez yapılmaz. Burada keep, “saklamak” veya “elde tutmak” değil, “devam etmek” anlamındadır. Yapı keep doing something biçimindedir ve until içeren bir ifade, tekrarlanan eylemin ne zaman duracağını gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi keep ve check fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the list until every name is confirmed.
Cevabı göster
Keep checking
moving it down the line: bir dizi boyunca ilerletmek
Moving it down the line, bir şeyi sıra ya da düzenli bir dizi boyunca daha ileri götürmek anlamına gelir. Burada tekrarlanan yer değiştirmeler kitabı sona ulaşana kadar giderek daha sonraki konumlara taşır; down dikey hareketi değil, sıra boyunca olan yönü anlatır. -ing yapısındaki moving it down the line, az önce belirtilen eylemin devam eden sonucunu gösterir. move + nesne + down the line kalıbı, bir şeyi kuyruk, sıra veya işlem süreci boyunca ilerletmeyi anlatabilir.
Alıştırma
Bir fabrika sürecinde “The package moves down the line.” ne anlama gelir?
- Bir istasyona ulaşmadan süreçten çıkar.
- Dikey olarak zemine düşer.
- İstasyonlar dizisi boyunca ilerler.
Cevabı göster
İstasyonlar dizisi boyunca ilerler.
the second to last book: sondan ikinci kitap
The second to last book, sıralı bir grupta son kitaptan hemen önceki kitabı belirtir. Sondan geriye doğru sayın: last son konumdur, second to last ise ondan bir önceki konumdur. the second to last ifadesinin tamamı book sözcüğünü niteler ve tek bir kitabı seçer. İkinci kitaptan son kitaba kadar uzanan bir aralığı anlatmaz.
Alıştırma
Bir kitapta 10 bölüm var. Hangisi the second to last chapter olur?
- 9. Bölüm
- 10. Bölüm
- 2. Bölüm
Cevabı göster
9. Bölüm
in its proper place: amaçlanan doğru konumda
In its proper place, belirli bir şeyin amaçlanan sıra, kullanım veya düzenlemeye göre doğru konumunda bulunması demektir. Burada its tekil olan book sözcüğünü belirtir; proper ise kibar değil, doğru veya uygun anlamına gelir. get the book in its proper place ifadesinde get, kitabın o konuma gelmesini sağlamak demektir. Bir şeyi düzenlerken veya sıralarken put/get something in its proper place kalıbını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Every puzzle piece is in its proper place. cümlesindeki in its proper place ne anlama gelir?
- Her parça kibar bir yerdedir.
- Her parça ikinci konumdadır.
- Her parça olması gereken yerdedir.
Cevabı göster
Her parça olması gereken yerdedir.
This approach is called bubble sort. Kelime
1:18Bu yaklaşıma kabarcık sıralaması (bubble sort) denir.
bubble sort: komşu öğeleri karşılaştıran sıralama
Bubble sort, bir sıralama algoritmasının adıdır. Yan yana duran öğeleri tekrar tekrar karşılaştırır ve sıraları yanlışsa yerlerini değiştirir; tekrarlanan turlar öğeleri doğru konumlarına yaklaştırır. Bu cümlede bubble, sabit bir teknik adın parçasıdır ve gerçek bir kabarcık anlamına gelmez. Bu ad, kitapları sıralama gösterisini bilgisayar bilimindeki bu yöntemle ilişkilendirir.
Alıştırma
Bubble sort yöntemini doğru açıklayan ifade hangisidir?
- Yalnızca ilk ve son öğeyi bir kez karşılaştırır.
- Yan yana duran öğeleri karşılaştırmadan tüm öğeleri rastgele yerleştirir.
- Yan yana duran öğeleri tekrar tekrar karşılaştırır ve sırası yanlış olanların yerlerini değiştirir.
Cevabı göster
Yan yana duran öğeleri tekrar tekrar karşılaştırır ve sırası yanlış olanların yerlerini değiştirir.
and so on: aynı düzende devam etmek
And so on, bir listenin veya dizinin aynı düzenle devam ettiğini anlatır. Böylece konuşan kişi kalan her öğeyi tek tek söylemek zorunda kalmaz. Burada 1.279 sayısı 1.278 olur ve sayı aynı şekilde azalmaya devam eder. Bu ifade tek başına belirli bir sayı göstermez.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste öğrendiğiniz ve “aynı düzende devam etmek” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The sequence goes 100, 90, 80, ____.
Cevabı göster
and so on
adding up to 818,560 comparisons: birleşik toplam
Burada adding up to 818,560 comparisons, tüm turlardaki karşılaştırma sayılarının toplamının 818.560 olduğu anlamına gelir. add up to + sayı kalıbı, ayrı miktarlar birleştirildiğinde ulaşılan toplamı belirtir. Adding, önceki sayı dizisinin sonucunu gösteren -ing biçimli bir ortaçtır. Bu ifadede to toplam değeri getirir; bir yere doğru hareketi anlatmaz.
Alıştırma
Toplamı tamamlamak için add up to ifadesinin -ing biçimini kullanın: The fees were 20, 30, and 50 dollars, ____ 100 dollars.
Cevabı göster
adding up to
If each took ..., this process would take ...: varsayımsal bir tahmin
If each took just one second, her karşılaştırma için varsayımsal bir süre belirler; this process would take ise tüm süreç için hesaplanan sonucu verir. Burada each, her bir karşılaştırma anlamındadır. Kalıp If + özne + geçmiş zaman biçimi, özne + would + fiilin yalın hâli şeklindedir. Buradaki took geçmiş zamana gönderme yapmaz; koşulun varsayımsal olduğunu gösterir. Would take, geçmişten bakılan bir geleceği değil, bu varsayım altındaki sonucu ifade eder.
Alıştırma
Varsayımsal tahmini tamamlamak için take kullanın: If each of the 180 checks ____ one minute, the whole job ____ three hours.
Cevabı göster
took · would take
over nine days: dokuz günden fazla
Bu cümlede over bir miktarın önüne gelir ve “-den fazla” anlamını taşır. Over nine days, sürecin dokuz günden daha uzun süreceğini belirtir. Burada over sözcüğünün miktar anlamı kullanılır; uzamsal olarak “üstünde” anlamına gelmez. Aynı yapı zaman, yaş, para, mesafe ve ölçülebilen diğer miktarlarla kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede over, bir sürenin belirli bir zaman miktarından “daha fazla” olduğunu doğal biçimde anlatır?
- The repair will happen over a three-hour period.
- The repair will take above three hours.
- The repair will take over three hours.
Cevabı göster
The repair will take over three hours.
would be to start by sorting just the first two books.
1:45sadece ilk iki kitabı sıralayarak başlamak olabilir.
A second strategy would be to ...: sonraki yöntemi tanıtmak
A second strategy would be to ... açıklamayı bir yöntemden diğerine taşıyan bir düzenleme kalıbıdır. to'dan sonra gelen mastar, yeni stratejide yapılacak eylemi belirtir. Second, stratejilerin sunulma sırasını gösterir; “ikinci en iyi” anlamına gelmez. Would be to, eylemi tamamlanmış bir gerçek olarak değil, olası veya önerilen bir yaklaşım olarak sunar.
Alıştırma
“A second strategy would be to check the data by hand,” cümlesindeki başlangıç kalıbı ne yapar?
- Kalitesini sıralamadan başka bir önerilen yöntemi tanıtır.
- Yöntemin zaten tamamlandığını söyler.
- Bu yöntemin ikinci en iyi seçenek olduğunu söyler.
Cevabı göster
Kalitesini sıralamadan başka bir önerilen yöntemi tanıtır.
and compare it with the book in the second spot. Kalıp ifadeler
1:50ve onu ikinci sıradaki kitapla karşılaştırın.
compare it with ...: X ile Y'yi karşılaştırmak
Vurgulanan bölüm compare X with Y yapısını kullanır: X incelenen şeydir ve Y, with sözcüğünden sonra gelir. Burada it üçüncü kitabı, the book in the second spot ise karşılaştırılan diğer kitabı gösterir. And iki yönergeyi bağlar: önce üçüncü kitabı al, sonra onu karşılaştır. In the second spot, sıralamadaki ikinci konumda demektir; spot burada leke anlamına gelmez.
Alıştırma
Yönergeyi compare it with kullanarak tamamlayın: Read the new report, then ____ last year's report.
Cevabı göster
compare it with
belongs before ...: bir sıralamadaki doğru yer
Belongs before the second book, doğru yerinin ikinci kitaptan önce olduğu anlamına gelir. Burada it üçüncü kitabı gösterir. Belong, bir şeyin kime ait olduğunu değil, bir sıralamada nereye uygun şekilde yerleştiğini anlatır. Bu yapı, alfabetik sıra, bir metin taslağı veya öncelik listesi gibi doğru dizilişi bir kuralın ya da yapının belirlediği durumlarda kullanışlıdır. Genellikle mevcut sıralamanın değiştirilmesi gerekebileceğini ima eder.
Alıştırma
Cümleyi belongs before kullanarak tamamlayın: In this outline, the methods section ____ the results section.
Cevabı göster
belongs before
Then compare it with the book in the first spot
1:56Ardından onu ilk sıradaki kitapla karşılaştırın
if needed: kısaltılmış bir koşul
Burada if needed, “yalnızca gerekliyse” anlamına gelir. Son eylemi koşula bağlar: karşılaştırmadan sonra, sonuç gerekli olduğunu gösterirse bir kez daha yer değiştirin. Bu ifade kısaltılmış bir koşul yan cümlesidir. if it is needed veya bu bağlamda if another swap is needed şeklinde anlaşılabilir. Needed, gereklilik bildiren bir geçmiş zaman ortacıdır; geçmişte yapılmış bir eylemi anlatmaz.
Alıştırma
Talimatı if + need fiilinin geçmiş zaman ortacıyla kurulan kısaltılmış koşulla tamamlayın: Add a little more water ____.
Cevabı göster
if needed
Keep adding one book at a time to the sorted subline, Kalıp ifadeler
2:03Sıralanmış alt çizgiye her seferinde bir kitap eklemeye devam edin,
until it's correctly placed among the books sorted so far. Kalıp ifadeler
2:11şu ana kadar sıralanmış kitaplar arasında doğru şekilde yerleşene kadar devam edin.
Keep adding one book at a time: adım adım sürdürmek
Keep adding, aynı eylemin sürdürülmesini söylemek için keep + -ing yapısını kullanır. One book at a time, bir sonraki adıma geçmeden önce her adımda yalnızca bir kitap eklemek demektir. one + tekil sayılabilen isim + at a time kalıbı, birim birim ilerleyen süreçlerde kullanılır. Burada at a time belirli bir zamanı değil, her adımda işlenen miktarı anlatır.
Alıştırma
Talimatı add, card, keep + -ing ve one ... at a time kullanarak tamamlayın: ____ until the deck is complete.
Cevabı göster
Keep adding one card at a time
sorted so far: şu ana kadarki aşamada tamamlanmış
books sorted so far ad öbeğinde sorted, daha önce sıraya konmuş kitapları niteler; so far ise grubu mevcut aşamaya kadar tamamlanan çalışmayla sınırlar. Hâlâ sıralanmamış kitaplar olabilir. Burada so far fiziksel uzaklığı değil, zamanı veya ilerlemeyi anlatır. Bu yapı, görevin tamamının bittiğini ileri sürmeden geçici bir sonucu anlatmaya yardımcı olur.
Alıştırma
“Mevcut aşamaya kadar” anlamına gelen iki kelimelik İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The pages checked ____ have no mistakes.
Cevabı göster
so far
insertion sort: her yeni öğeyi sıralı bölüme yerleştirmek
Insertion sort bir algoritmanın adıdır. Sıralı bir bölümü her seferinde bir öğe ekleyerek oluşturur: sıradaki öğeyi alır, daha önce sıralanmış öğeler arasında doğru konumunu bulur ve oraya yerleştirir. Insertion sözcüğü temel eylemi adlandırır: bir öğeyi herhangi bir yere eklemek değil, sıralı bölümün içindeki doğru konuma yerleştirmek.
Alıştırma
Algoritmanın adını yazarak tamamlayın: This method places each new item into the correct position in the ordered section. It is called ____.
Cevabı göster
insertion sort
it usually doesn't require comparing every pair of books. Dilbilgisi
2:19genellikle her kitap çiftini karşılaştırmayı gerektirmez.
Unlike bubble sort, ...: cümlenin başında karşıtlık çerçevesi kurmak
“Unlike bubble sort,” cümlenin başına alınmış bir edat öbeğidir. Önce önceki yöntemi karşılaştırma noktası olarak gösterir, ardından ana cümle farkı açıklar. Böylece yeni bilginin nasıl düzenlendiği kolayca anlaşılır. Tekrar kullanılabilen kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle şeklindedir. Burada unlike “...dan farklı olarak” anlamına gelir ve ardından karşılaştırılan şey gelir; dislike fiili değildir.
Alıştırma
Karşılaştırma sözleri olarak tam olarak paper maps kullanıp cümle başındaki Unlike öbeğini tamamlayın: ____, this navigation app updates automatically.
Cevabı göster
Unlike paper maps
require comparing ...: require + -ing yapısı
“require comparing every pair of books” ifadesinde comparing every pair of books, require fiilini tamamlayan bir isim-fiil öbeğidir. require + -ing kalıbı, bir görev, süreç veya durum için bir eylemin gerekli olduğunu belirtir. Cümle olumsuz olduğu için burada bu karşılaştırma işinin genellikle gerekli olmadığı anlatılır.
Alıştırma
Require'dan sonra inspect fiilinin doğru biçimini kullanın: The job requires ____ every package before it is shipped.
Cevabı göster
inspecting
we'd expect to only need to compare each book Dilbilgisi
2:24her kitabı sadece ondan önce gelen kitapların yarısıyla
On average: bir tahmini ortalama olarak çerçevelemek
On average, dinleyiciye ifadenin bir grup durumu özetlediğini bildirir. Tek tek durumların değerleri daha yüksek veya daha düşük olabilir; ardından gelen değer her durum için garanti değildir. Bu cümlenin başında yer alan ifade, tahminin tamamının nasıl yorumlanacağını belirler: önceki kitapların yarısı, beklenen ortalama karşılaştırma sayısıdır; her kitap için kesin sayı değildir.
Alıştırma
“On average, customers wait ten minutes.” cümlesi ne anlama gelir?
- Her müşteri tam olarak on dakika bekler.
- Bekleme süreleri değişir, ancak ortalama bekleme süresi on dakikadır.
- Hiçbir müşteri asla on dakikadan fazla beklemez.
Cevabı göster
Bekleme süreleri değişir, ancak ortalama bekleme süresi on dakikadır.
we'd expect to only need to: temkinli bir gereksinim tahmini
we'd expect to only need to + fiilin yalın hâli yapısı, mevcut varsayımlar altında belirtilen eylem veya miktarın yeterli olacağını tahmin ettiğimizi anlatır. Burada we'd, we would ifadesinin kısaltmasıdır; bu nedenle ifade bir garanti değil, temkinli ve koşula bağlı bir tahmindir. Yapı expect to + fiilin yalın hâli şeklindedir ve burada ardından need to + fiilin yalın hâli gelir. Only, gerekli olanı sınırlar: konuşan kişi, her kitabı önceki kitapların yarısıyla karşılaştırmanın yeterli olacağını tahmin eder.
Alıştırma
Yalnızca bu eylemin gerekli olacağını temkinli biçimde tahmin ettiğinizi anlatan tam hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ replace one part.
Cevabı göster
We'd expect to only need to
the total number of comparisons would be 409,280, Kalıp ifadeler
2:30toplam karşılaştırma sayısı 409.280 olur
the total number of + çoğul sayılabilen isim: toplam sayıyı belirtmek
“The total number of + çoğul sayılabilen isim”, adı geçen tüm öğelerin birleşik sayısını belirtir. Bu cümlede sayılan şey “comparisons” olduğu için “the total number of comparisons”, karşılaştırmaların toplam sayısı demektir. İfadenin temel ismi tekil olan “number” sözcüğüdür. Bu nedenle ifade normalde tekil bir fiille kullanılır: “The total number of errors is ten.”
Alıştırma
Cümleyi “birleşik toplam sayı” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Our report shows that ____ tickets sold today is 800.
Cevabı göster
the total number of
In that case: Önceki bir koşulu sonucuna bağlamak
“In that case”, az önce belirtilen bir duruma veya koşula gönderme yapar ve bundan kaynaklanan sonucu anlatmaya başlar. Burada “that case”, daha önce açıklanan karşılaştırma yöntemini belirtir; hesaplama da bunun sonucudur. Bu ifade, bir koşuldan onun sonucuna geçiş sağlar. Buradaki “case”, hukuki bir “dava” veya bir “kutu” değil, “durum” anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümlede “In that case”, daha önce belirtilen bir olasılığa gönderme yapıp onun sonucunu sunar?
- That case contains the flashlights we bought.
- The power may go out tonight. In that case, we'll use the flashlights.
- We bought flashlights in case the power goes out tonight.
Cevabı göster
The power may go out tonight. In that case, we'll use the flashlights.
way too many: kabul edilebilir sayının çok ötesinde
Too many, çoğul sayılabilen bir ismin sayısının kabul edilebilir düzeyi aştığını belirtir. Burada way, “büyük bir farkla” anlamına gelen gündelik bir derece zarfıdır; bu nedenle way too many comparisons, kabul edilebilirden çok daha fazla karşılaştırma demektir. Bu ifade yalnızca sayının yüksek olduğunu değil, güçlü ve olumsuz bir değerlendirmeyi de aktarır. Buradaki way, “yol” veya “yöntem” anlamında değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp way too many + çoğul sayılabilen isimdir.
Alıştırma
Hangi cümle reklam sayısının kabul edilebilir düzeyin çok üzerinde olduğunu en güçlü biçimde belirtir?
- There are many ads on this page.
- There are way too many ads on this page.
- There are too many ads on this page.
Cevabı göster
There are way too many ads on this page.
Here's a better idea: tercih edilen bir alternatif sunmak
Here's, here is ifadesinin kısaltmasıdır. Bu söylem kalıbında here fiziksel bir yeri göstermez. Here's a better idea, sıradaki bilginin yeni bir öneri olduğunu bildirir ve dikkati önceki yaklaşımdan bir alternatife taşır. Better karşılaştırma biçimidir; dolayısıyla konuşmacı yeni öneriyi mevcut amaca göre daha uygun olarak sunar. Bu cümle tartışmayı düzenler; ardından gelen ayrıntılar fikrin ne olduğunu ve genellikle neden daha iyi olduğunu açıklar.
Alıştırma
Tercih edilen bir alternatifi tanıtan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____: let's take the train instead.
Cevabı göster
Here's a better idea
Call it the partition: call + nesne + ad
Call + nesne + ad yapısı, bir kişiye veya şeye ad verir. Call it the partition ifadesinde it nesnedir, the partition ise ona verilen addır. Burada partition, diğer kitapları gruplara ayırırken referans alınan seçilmiş kitabın teknik adıdır. Fiziksel bir duvar veya bölme anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi call it ve the archive adıyla tamamlayın: Let's ____.
Cevabı göster
call it the archive
to every other book: burada kalan tüm kitaplar
compare it to every other book ifadesinde other, it ile gösterilen kitabı dışarıda bırakır; every ise kalan kitapların tümünü kapsar. Bu nedenle ifade burada sırayla birer kitap atlamak değil, “diğer bütün kitaplar” anlamına gelir. Every other, every other day örneğinde olduğu gibi bir programı veya düzenli diziyi anlatırken “birer atlayarak” anlamına da gelebilir. Çevredeki ilişkiye bakın: bir öğenin geri kalanlarla karşılaştırılması kalanların tümünü, yinelenen bir aralık ise dönüşümlü bir düzeni gösterir.
Alıştırma
“Compare the sample with every other sample,” cümlesinde every other sample ne anlama gelir?
- Yalnızca dönüşümlü konumlardaki örnekler
- Önceden seçilmiş olan dışındaki bütün örnekler
- Yalnızca bir ek örnek
Cevabı göster
Önceden seçilmiş olan dışındaki bütün örnekler
Then divide the line by placing all the books Dilbilgisi
2:49Ardından, bölümlemeden önce gelen tüm kitapları
divide the line by placing: by + -ing ile yöntemi belirtme
divide the line by placing... ifadesinde by + -ing, eylemin nasıl yapıldığını anlatır. Ana eylem divide the line ifadesidir; by placing ise sırayı ayırmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada by, “yanında” anlamına gelmez. by sözcüğünden sonra fiilin -ing biçimi kullanılır: by placing. Bu yapı, yönergelerde ve açıklamalarda bir işi başka bir eylem yoluyla yaptığımızı belirtmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Yöntem ifadesini tamamlamak için group fiilinin -ing biçimini kullanın: We organized the files by ____ them by date.
Cevabı göster
grouping
that come before the partition ... that come after it: göreli sıra
that come before the partition ve that come after it birbiriyle eşleşen ilgi yan cümleleridir. İlki books sözcüğünü, ikincisi burada “books” anlamına gelen ones sözcüğünü niteler. Birlikte, ayırıcıyı referans alarak kitapları iki gruba bölerler. Come before ve come after yalnızca zamanı değil, bir sıralamadaki konumu da anlatabilir. Burada kitap dizisindeki daha önceki ve daha sonraki konumları belirtirler; on its left ve on its right ise iki grubun nereye yerleştirileceğini gösterir.
Alıştırma
Örnekte come before ve come after neyi anlatıyor?
- Sıralanmış kitap dizisindeki önceki ve sonraki konumlar.
- Kitapların yayımlandığı zamanlar.
- Herhangi bir sıralama olmadan ayırıcının yanındaki yerler.
Cevabı göster
Sıralanmış kitap dizisindeki önceki ve sonraki konumlar.
by not having to compare any of the books on the left Dilbilgisi
3:00sağdaki hiçbir kitapla bir daha karşılaştırmak zorunda kalmayarak
You've just saved loads of time: loads of, a lot of anlamına gelir
You've just saved loads of time ifadesinde save time daha az zamana ihtiyaç duymak, loads of ise a lot of anlamına gelir. İfadenin tamamı, yöntemin az önce çok büyük bir zaman tasarrufu sağladığını anlatır. Buradaki loads gerçek anlamda kullanılmaz; fiziksel yükü veya ağırlığı anlatmaz.
Alıştırma
Resmî olmayan save loads of time ifadesini doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: The new search tool has ____.
Cevabı göster
saved us loads of time
by not having to compare: bir gerekliliği kaldırarak sonuç elde etmek
By, sonucun elde edilme yöntemini veya nedenini gösterir: karşılaştırmalar artık gerekli olmadığı için zamandan tasarruf edilmiştir. Kalıp by + not + having to + fiilin yalın hâlidir. Not having to compare, karşılaştırmaya gerek duymamak demektir; buradaki having, have to yapısının parçasıdır ve bir şeye sahip olmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi by not having to ve enter kullanarak tamamlayın: The online form saved us time ____ the same details twice.
Cevabı göster
by not having to enter
Looking only at ... ile kapsamı sınırlamak
Cümlenin başındaki looking only at the books on the left, sonraki eylemin kapsamını belirler: yalnızca o kitap grubu dikkate alınır. Burada looking at, sadece gözle bakmak değil, bir şeyi dikkate almak veya ona odaklanmak anlamındadır. looking eyleminin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan you'dur. Baştaki bu -ing ifadesi, önce bakış açısını veya koşulu, ardından ana eylemi belirtmeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, kapsamı bu ayın verileriyle sınırlamak için Looking only at ... yapısını doğru kullanıyor?
- Looking only at this month's data, the report was finished yesterday.
- Looking only at this month's data, we can see a clear increase.
- Looking only this month's data, we can see a clear increase.
Cevabı göster
Looking only at this month's data, we can see a clear increase.
separate A from B: A'yı B'den ayırmak
Separate A from B, A'yı taşıyarak, sınıflandırarak ya da ele alarak B'den ayrı hâle getirmek demektir. Bu cümlede A, bölme kitabından önceki kitaplar; B ise sonraki kitaplardır. İlk that yan cümlesi A grubunu belirtir. B grubunda those, those books yerine kullanılır ve ikinci that yan cümlesi bu grubu belirtir. from ifadesi, bu tekrar kullanılabilir kalıptaki ikinci grubu tanıtır.
Alıştırma
separate A from B kalıbını tamamlayın: Please separate the clean clothes ____ the dirty ones.
Cevabı göster
from
until you have a bunch of small sublines, Kelime
3:19bu şekilde alt bölümlemeler oluşturmaya devam edebilirsiniz;
a bunch of small sublines: gündelik bir miktar ifadesi
a bunch of small sublines ifadesinde a bunch of, “çok sayıda” veya “oldukça fazla sayıda” anlamına gelir. Çoğul sayılabilen isim small sublines'ı niteler ve gerçek anlamda bağlanmış bir demeti anlatmaz. Bu ifade kesin bir sayı değil, yaklaşık bir miktar verir. Burada verilerin tekrar tekrar bölünmesinin sonucunu özetler: çok sayıda küçük alt liste oluşturulmuştur.
Alıştırma
Hangi cümlede a bunch of, “çok sayıda” anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?
- We received a bunch of helpful suggestion.
- We received a bunch helpful suggestions.
- We received a bunch of helpful suggestions.
Cevabı göster
We received a bunch of helpful suggestions.
each of which you'd sort quickly Dilbilgisi
3:22araya eklemeli sıralama gibi başka bir strateji kullanarak
each of which you'd sort: her bir öğeye gönderme yapma
Each of which, açıklayıcı bir ilgi cümleciği başlatır. Which daha önce sözü edilen small sublines ifadesine dönerken each, eylemin bunların her birine ayrı ayrı uygulandığını belirtir. Anlamı “ve her küçük alt listeyi başka bir strateji kullanarak hızlıca sıralardınız” şeklindedir. Burada you'd, you would anlamına gelir. Çoğul isim, each of which + cümlecik yapısı, ismi tekrarlamadan bir grubun her üyesi hakkında bilgi ekler.
Alıştırma
Hangi cümle, her müzede bir kafe olduğunu bildiren ilgi cümleciğini doğru biçimde bağlar?
- We visited three museums, each of them had a café.
- We visited three museums, each which had a café.
- We visited three museums, each of which had a café.
Cevabı göster
We visited three museums, each of which had a café.
Each round of partitioning: sürecin tam bir döngüsü
Each round of partitioning ifadesinde round, tekrarlanan bir sürecin tam bir döngüsü veya aşaması anlamına gelir. Dairesel bir şekli anlatmaz. Partitioning, o döngü sırasında yapılan bölümleme işlemidir. each/a round of + isim veya -ing biçimi kalıbı, bir etkinliğin tek bir döngüsünü adlandırabilir. Örneğin a round of testing, a round of interviews veya a round of voting denebilir. Each, zamanın ya da iş miktarının her döngü için ayrı ayrı geçerli olduğunu vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede round of, bir etkinliğin tam bir döngüsünü belirtmek için doğal biçimde kullanılmıştır?
- Each test is shaped like a circle and takes ten minutes.
- Testing happens near the round table for ten minutes.
- Each round of testing takes about ten minutes.
Cevabı göster
Each round of testing takes about ten minutes.
dividing the books into 128 sublines of 10 Kalıp ifadeler
3:35kitapları her biri 10'ar kitaptan oluşan 128 alt çizgiye bölmek
your partitions are pretty balanced: pretty, «oldukça» demektir
Burada pretty, balanced sıfatını niteler ve "oldukça" ya da "epey" anlamına gelir. "Güzel" anlamında değildir. Bölümlerin boyutları makul ölçüde birbirine yakınsa ve hiçbiri diğerlerinden çok daha büyük değilse balanced denebilir. Pretty balanced, iyi bir denge olduğunu ancak bunun mutlaka kusursuz olmadığını belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, takımların beceri bakımından tam olarak eşit olduklarını söylemeden oldukça dengeli olduklarını belirtir?
- The two teams are perfectly equal in skill.
- The two teams are balanced on one foot.
- The two teams are pretty balanced in skill.
Cevabı göster
The two teams are pretty balanced in skill.
dividing the books into 128 sublines of 10: grup sayısı ve her grubun büyüklüğü
Divide X into Y, X’i ayırıp ortaya çıkan bölümleri Y ile belirtmek demektir. Burada dividing the books into 128 sublines, sonuçta 128 alt sıra oluştuğunu anlatır; her alt sırada 128 kitap olduğunu değil. of 10 ifadesi her alt sıranın büyüklüğünü belirtir: her birinde 10 kitap vardır. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp divide X into [number] groups of [size] şeklindedir.
Alıştırma
Sınıfın, her birinde altı öğrenci bulunan beş gruba ayrıldığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Divide the class into five groups, then choose six students.
- Divide the class into six groups of five.
- Divide the class into five groups of six.
Cevabı göster
Divide the class into five groups of six.
about 22 seconds each: cümle sonundaki each
Cümle sonundaki each, “her biri için ayrı ayrı” anlamına gelir. Burada these sublines ifadesine geri gönderme yapar: her alt sırayı sıralamak, alt sıra başına yaklaşık 22 saniye ekler. Each, seconds sözcüğünü nitelemez. about 22 seconds miktarı her alt sıraya ayrı ayrı atanır. Çoğul bir grup daha önce belirtildiğinde ve grubun her üyesine bir miktar verildiğinde each sıklıkla cümlenin sonunda kullanılır.
Alıştırma
Her biletin on dolar olduğunu cümle sonundaki each ile doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The tickets each cost ten dollars.
- Each ticket costs ten dollars.
- The tickets cost ten dollars each.
Cevabı göster
The tickets cost ten dollars each.
could sort the books in under 3 and 1/2 hours. Kelime
3:51kitapları 3 buçuk saatin altında sıralayabilir.
All in all: genel bir sonucu belirtmek
All in all, “her şey göz önüne alındığında” ya da “genel olarak” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Burada önceki süre tahminlerini bir araya getirir ve konuşmacının artık nihai sonucu vereceğini gösterir. Genellikle sonuç bildiren bir cümlenin başında yer alır ve ardından virgül gelir. Bilgiyi düzenler; sözcükler tek tek gerçek anlamlarıyla yorumlanmaz.
Alıştırma
Konuşmacı yüksek katılımdan, yararlı etkinliklerden ve küçük bir gecikmeden söz etti. Hangi cümle en uygun genel sonucu verir?
- All in all, my cousin bought a new bicycle yesterday.
- First of all, the workshop begins at nine.
- All in all, the workshop was a success.
Cevabı göster
All in all, the workshop was a success.
known as quicksort: bir yöntemin adını belirtme
known as quicksort ifadesi method sözcüğünden sonra gelir ve yöntemin adını belirtir: “quicksort adı verilen yöntem”. Dil bilgisi açısından, that is known as quicksort yapısının kısaltılmış hâli olan indirgenmiş bir ilgi cümleciğidir. Yeniden kullanılabilecek kalıp isim + known as + ad, unvan veya kimlik biçimindedir. Tam bir cümlecikte be fiilinin uygun biçimini ekleyin: This method is known as quicksort.
Alıştırma
“Adı verilen” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: A study method ____ spaced repetition can improve memory.
Cevabı göster
known as
under 3 and 1/2 hours: zaman sınırının altında
Burada under, bir zaman miktarından önce gelir ve alt konumda anlamında değil, daha az anlamında kullanılır. Under 3 and 1/2 hours bir üst sınır koyar: kitapları sıralamak üç buçuk saatten daha kısa sürer. under + miktar kalıbı under $20, under age 12 veya under 50 people gibi ölçülebilen başka sınırlarla da kullanılır.
Alıştırma
Turun iki saatten kısa sürdüğünü belirten tek sözcüklü edatla cümleyi tamamlayın: The tour lasts ____ two hours.
Cevabı göster
under
But there's a catch: gizli bir sorunu belirtmek
There's a catch, çekici veya basit görünen bir durumun gizli bir koşulu, dezavantajı ya da zorluğu olduğunu anlatan bir deyimdir. Buradaki catch, bir şeyi yakalamak anlamına gelmez. Cümlenin başındaki But, iyi haberden sınırlamaya geçişi gösterir ve dinleyiciyi gizli sorunun ne olduğuna dair açıklamaya hazırlar.
Alıştırma
Gizli bir koşulu tanıtan deyimi tamamlayın: The room is very cheap, but there's ____: you have to share the bathroom.
Cevabı göster
a catch
could end up lopsided: end up + sıfat
end up + sıfat, bir sürecin sonundaki durumu anlatır ve çoğu zaman planlanmayan ya da istenmeyen bir sonucu ifade eder. could end up lopsided, bölümlerin sonunda ciddi biçimde dengesiz hâle gelebileceğini anlatır. lopsided sözcüğü gerçek anlamıyla bir tarafı daha ağır veya daha alçak olan bir şeyi anlatır. Burada mecazidir: bazı bölümler diğerlerinden çok daha büyük olabilir ve bu nedenle yöntem beklenen hız kazancını sağlamayabilir.
Alıştırma
Cümleyi “sonunda bu durumda olmak” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: Without a clear plan, the project could ____ too expensive.
Cevabı göster
end up
saving no time at ...: no ... at all ile güçlü olumsuzluk
Saving no time, sonucun gereken süreyi azaltmadığı anlamına gelir. Tam ifade saving no time at all şeklindedir; at all, no time olumsuzluğunu güçlendirerek çok az bir zamanın bile kazanılmadığını anlatır. no + isim + at all kalıbında at all bir güçlendiricidir; gerçek anlamıyla “her şey”e gönderme yapmaz. Bu kalıp no improvement at all örneğinde olduğu gibi güçlü olumsuzluklar kurar.
Alıştırma
Cümleyi olumsuzluğu güçlendiren iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The new shortcut saved no time ____.
Cevabı göster
at all
That's why quicksort is one of the most efficient strategies Notlar
4:01İşte bu yüzden hızlı sıralama, günümüzde programcılar tarafından kullanılan
That's why: belirtilen bir nedenden sonuç çıkarma
That's why önceki cümlede anlatılan düşüncenin tamamına gönderme yapar ve bundan çıkan sonucu belirtir. Burada bunun nadiren gerçekleşmesi nedendir; hızlı sıralamanın verimliliği ise sonuçtur. Bilgi sırası şöyledir: Neden. That's why + sonuç. Buradaki that tek bir ismin yerine geçmez; az önce belirtilen durumun tamamını özetler.
Alıştırma
Bir sonucu belirtmek için That's why ifadesini doğru kullanan cümleyi seçin.
- The roads were icy. That's because school was closed.
- The roads were icy. That's why school was closed.
- School was closed. That's why the roads were icy.
Cevabı göster
The roads were icy. That's why school was closed.
one of the most efficient strategies: üstünlük derecesinden sonra çoğul isim
One of the most efficient strategies, en verimli sayılan stratejiler grubunun bir üyesi anlamına gelir. Yapı şöyledir: one of + the + üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul isim. Üstünlük derecesinden sonraki isim grubu belirttiği için çoğul olur: strategy değil strategies. one gruptan seçilen tek üyeyi belirtir; bu nedenle bütün ifade özne olduğunda fiil genellikle tekil olur: One of the strategies is faster.
Alıştırma
one of + the + üstünlük derecesi + çoğul isim yapısını fast ve runner ile kullanın: Mina is ____ in her class.
Cevabı göster
one of the fastest runners
used by programmers today: isimden sonra gelen geçmiş ortaç öbeği
“used by programmers today”, “strategies” sözcüğünden sonra gelir ve hangi stratejilerin kastedildiğini açıklar: günümüzde programcıların kullandığı stratejiler. Bu bir geçmiş ortaç öbeğidir ve “that are used by programmers today” şeklinde genişletilebilir. “Used” cümlenin ana fiili değildir; ana fiil “is”tir. İsim + geçmiş ortaç öbeği yapısı, bir ismin arkasına edilgen bilgiyi kısa biçimde ekler.
Alıştırma
“The methods used by our team produced good results” cümlesinde “used by our team” ne görev yapar?
- Programmers sözcüğünü açıklar.
- Cümlenin ana fiilidir.
- Methods sözcüğünü açıklar.
Cevabı göster
Methods sözcüğünü açıklar.
They use it for things like sorting items Kalıp ifadeler
4:07Bunu, çevrimiçi bir mağazadaki ürünleri fiyata göre sıralamak
for things like: kullanım örneklerini tanıtma
“for things like”, bir şeyin ne için kullanıldığına dair bir veya daha fazla örnek verir. Bu cümlede “sorting items...” örnek bir kullanımdır; eksiksiz veya kesin bir liste değildir. Yaygın yapı “use + nesne + for things like + isim veya -ing öbeği” şeklindedir. Buradaki “sorting”, bir etkinliği adlandıran -ing biçimidir.
Alıştırma
Resmî olmayan kullanım örneklerini tanıtan üç sözcüklük hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: I use this app ____ tracking homework and setting reminders.
Cevabı göster
for things like
sorting items in an online store by price: sort X by Y kalıbı
sorting items in an online store by price ifadesinde sort X by Y kalıbı, “X’i Y’ye göre sıralamak” anlamına gelir. X ürünlerdir, Y ise onları sıralamak için kullanılan ölçüt olan fiyattır. Burada by sıralama ölçütünü gösterir. Fiyatın sıralama işlemini yapmak için kullanılan bir araç olduğu anlamına gelmez. Aynı kalıp date, name, size veya rating gibi ölçütlerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi sort X by Y kalıbıyla tamamlayın: Please ____ the files ____ name.
Cevabı göster
sort · by
sorted by distance: by sıralama ölçütünü gösterir
sorted by distance ifadesinde by distance sıralama ölçütünü, yani her benzin istasyonunun belirtilen konumdan ne kadar uzakta olduğunu gösterir. Burada sorted sonucu açıklar: liste veya listedeki öğeler zaten bir sıraya konmuştur. İfade “mesafeye göre sıralanmış” demektir; “bir mesafenin yanında” demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi sorted by + ölçüt yapısıyla tamamlayın. Ölçüt mesafedir: The app shows a list of nearby clinics ____.
Cevabı göster
sorted by distance
you're done quick sorting with time to spare. Deyimler
4:17vaktiniz bile artacak şekilde hızlı sıralamayı bitirdiniz.
In your case: genel bir kuraldan belirli bir kişiye geçmek
In your case, “özel durumun göz önüne alındığında senin için” demektir. Burada genel bir açıklamayı dinleyicinin hayalî kitap düzenleme görevine geri getirir ve o kişiye uygun sonucu sunar. Buradaki case, bir kutu ya da kap değil, “durum” veya “koşullar bütünü” anlamındadır. İyelik sözcüğü kişiye göre değişebilir: in my case, in her case veya in their case.
Alıştırma
Bir antrenör genel bir kural verir ve sonra doğrudan Sam’e konuşur. Sonraki sonucun özellikle Sam için geçerli olmasını sağlayan ifadeyi seç: Most runners need two rest days. ___, one is enough because you trained lightly.
- In any case
- Just in case
- In your case
Cevabı göster
In your case
with time to spare: fazladan zaman kalarak bitirmek
With time to spare, bir şeyin son tarihten veya başka bir zaman sınırından önce bitirilmesi ya da bir yere ulaşılması ve böylece fazladan zaman kalması demektir. Burada sıralama işi, geriye zaman kalacak kadar erken tamamlanır. Bu ifadede spare, “artakalan ve kullanılabilir” anlamındadır; yedek parça anlamına gelmez. Kalıp sık sık finish ve arrive gibi fiillerden sonra gelir: finish with time to spare; arrive with ten minutes to spare.
Alıştırma
Son saat 6:00’ydı. Hangi cümle işin erken bitirildiğini ve fazladan zaman kaldığını söylüyor?
- We finished the work at 5:40, with time to spare.
- We finished the work at 6:01, just too late.
- We finished the work at 6:00, right on time.
Cevabı göster
We finished the work at 5:40, with time to spare.
Just another high-stakes day in the library. Deyimler
4:20Kütüphanede risklerin yüksek olduğu sıradan bir gün daha.
Just another high-stakes day: ironik abartı
High-stakes, sonucu çok önemli olan ve başarısızlığın ciddi bedeller doğurabileceği bir durumu anlatır. Bunu sıradan kütüphane işleri için kullanmak kasıtlı bir abartıdır; kütüphanenin gerçekten tehlikeli olduğu söylenmiyor. Just another genellikle bir şeyi sıradan, tanıdık ya da tekrar yaşanan bir durum gibi sunar. Bu rahat çerçeveyi high-stakes ile yan yana getirmek ironik bir karşıtlık yaratır: konuşan kişi gündelik bir işi mizahi biçimde büyük ve dramatik bir görev gibi gösterir.
Alıştırma
“Just another high-stakes day in the library.” cümlesinde konuşan kişi büyük olasılıkla ne yapıyor?
- Kütüphane işinin tehlikeli olduğuna dair ciddi bir uyarı yapmak
- Sıradan bir günü mizahi biçimde dramatik göstermek
- Kütüphanenin bir yarışmaya ev sahipliği yaptığını açıklamak
Cevabı göster
Sıradan bir günü mizahi biçimde dramatik göstermek