'Will' nasıl kullanılır - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
249 kelime 174 kel/dk

Video özeti: Bu kısa ders, will ile kurulan gelecek zamanın beş pratik kullanımını açıklar: teklifte ve ricada bulunmak, söz vermek, mevcut bilgilere dayanarak tahmin yapmak ve konuşma anında bir eyleme karar vermek. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. will make — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: will yapısının yalnızca önceden hazırlanmış bir planı değil, anlık bir kararı da gösterebildiğini fark edersiniz. Sandviç örneğinde konuşan kişi, misafirinin aç olduğunu yeni öğrenir ve ne yapacağına tam o anda karar verir. Böylece yeni bir duruma kendiliğinden tepki verirken will seçimini doğru yapabilirsiniz. 2. "Will you open the door for me?" — Konuşma edimbilimi ve tutum: Will you...? yapısının, özellikle bir öğretmene ya da iyi tanımadığınız birine yöneltilen nazik bir rica olarak nasıl işlediğini anlarsınız. Bu sayede, karşıdaki kişiden bir eylem isteyen ifadeyi yalnızca gelecek hakkında bilgi soran bir sorudan ayırt edebilirsiniz. 3. will call you tomorrow — Konuşma edimbilimi ve tutum: will kullanımının bir söz verdiğini ve gelecekteki bir eylem için şu anda yükümlülük üstlenildiğini gösterdiğini öğrenirsiniz. Bu kalıpla birine onu arayacağınıza dair güvence verebilir veya belirtilen gelecekte belirli bir sorumluluğu yerine getireceğinizi bildirebilirsiniz.

Bu derste

In today's mini English lesson, Anlatım akışı

0:04

Bugünkü mini İngilizce dersimizde,

Anlatım akışı

In today's mini English lesson: açılışı çerçevelemek

“In today's mini English lesson” zamanı ve ortamı belirleyen bir açılış çerçevesidir; tek başına tam bir cümle değildir. “In today's” etkinliği bugüne yerleştirir, “mini English lesson” ise kısa bir İngilizce dersi anlamına gelir. “Mini”, “English”i değil “lesson”ı niteler. Videonun başında bu çerçeve, konuşmacı asıl konuyu belirtmeden önce ne tür bir etkinliğin başlayacağını söyler. In today's + etkinlik kalıbı bir dersin, videonun veya sunumun açılışında da kullanılabilir.

Alıştırma

Bir videonun başında “In today's mini English lesson” ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Uzun bir İngilizce dersinin dün bittiğini söyler.
  2. Asıl konu tanıtılmadan önce videoyu kısa bir İngilizce dersi olarak çerçeveler.
  3. İngilizce dilinin fiziksel olarak küçük olduğunu söyler.
Cevabı göster

Asıl konu tanıtılmadan önce videoyu kısa bir İngilizce dersi olarak çerçeveler.

we're going to talk about future simple, Anlatım akışı

0:06

future simple, yani gelecek zaman hakkında konuşacağız,

Anlatım akışı

we're going to talk about: konuyu önceden bildirmek

“We're going to talk about” konuyu önceden bildiren bir kalıptır. “We're”, “we are” ifadesinin kısaltmasıdır ve konu “about”tan sonra gelir: we're going to talk about + konu. Asıl cümlede konu “future simple”dır. Bir dersin veya sunumun başında “be going to” yalnızca gelecekteki bir plandan söz etmez. Sırada neyin tartışılacağını belirterek dinleyicilere bir yol haritası sunar.

Alıştırma

Dersteki konu bildirme kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Today, ____ how animals communicate.

Cevabı göster

we're going to talk about

a tense that a lot of us know,

0:08

çoğumuzun bildiği bir zaman,

but some of us don't know how to use. Dilbilgisi

0:10

ama bazılarımızın nasıl kullanılacağını bilmediği bir zaman.

Dilbilgisi

don't know how to use: know how to kalıbı

don't know how to use ifadesindeki know how to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmanın yöntemini ya da becerisini bilmek demektir. Olumsuz biçim, bazı kişilerin zamanı tanısa da onu doğru kullanamadığını anlatır. Burada how to use, know fiilini tamamlayan gömülü bir mastar yapısıdır; doğrudan soru değildir. use fiilinin söylenmeyen nesnesi, ilgi cümleciğinin nitelediği a tense baş ismidir: bazı kişiler bu zamanı nasıl kullanacaklarını bilmezler.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcüklerle know how to kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Mia understands the new printer, but she ____. (not / know / how / use / it)

Cevabı göster

doesn't know how to use it

But today,

0:12

Fakat bugün,

I'm gonna show you how easy it truly is. Notlar

0:13

size bunun aslında ne kadar kolay olduğunu göstereceğim.

Kelime

I'm gonna: I'm going to ifadesinin gayriresmî biçimi

I'm gonna, I'm going to ifadesinin gayriresmî konuşma biçimidir. Burada konuşanın sırada yapmayı planladığı eylemi tanıtır: bir şeyin ne kadar kolay olduğunu izleyiciye göstermek. Gonna farklı bir zaman veya anlam oluşturmaz. Bir fiilin yalın hâlinden önce gelen going to ifadesinin konuşmadaki kısalmış biçimidir; buradaki fiil show sözcüğüdür.

Alıştırma

Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?

  1. I am going to explain the results in my report.
  2. I'm gonna explain the results in my report.
  3. I gonna explain the results in my report.
Cevabı göster

I am going to explain the results in my report.

Dilbilgisi

how easy it truly is: iç içe geçmiş bir how yan cümlesi

show you how easy it truly is ifadesinde how ile başlayan yan cümlenin tamamı neyin gösterileceğini, yani bir şeyin ne derece kolay olduğunu belirtir. Burada how ne derece anlamındadır; truly ise vurgu katar. Bu doğrudan bir soru değildir. Yan cümlede düz cümle dizilişi kullanılır: how + sıfat + özne + be. Bu nedenle how easy it is doğrudur, how easy is it değildir. Aynı yan cümle kalıbı show, tell veya see gibi fiillerden sonra da kullanılabilir.

Alıştırma

it, truly ve is sözcüklerini doğru sıraya koyun: I'll show you how easy ____.

Cevabı göster

it truly is

There are five ways to use future simple. Dilbilgisi

0:16

Future simple'ı kullanmanın beş yolu vardır.

Dilbilgisi

There are five ways to use: yöntem sayısını belirtmek

There are five ways to use ... birkaç yöntemin var olduğunu ve bunların sayısını belirtir. There sözcüğü bu yöntemleri tanıtır; over there ifadesindeki gibi bir yeri göstermez. five ways çoğul olduğu için fiil are olur. Kalıp There are + sayı + ways to + fiilin yalın hâli şeklindedir. to + fiil bölümü yöntemlerin ne işe yaradığını açıklar. Bir ders veya öğretici içerikte bu cümle önce toplam sayıyı verir, ardından yöntemler tek tek açıklanır.

Alıştırma

are, three, ways, to ve solve sözcüklerini birer kez kullanın: There ____ this puzzle.

Cevabı göster

are three ways to solve

One is for offers,

0:19

Birincisi teklifler için,

two is for requests,

0:21

ikincisi ricalar için,

three is for promises,

0:22

üçüncüsü sözler için,

four for predictions,

0:24

dördüncüsü tahminler için,

and five when we arrange to do something on the spot. Deyimler

0:26

ve beşincisi o an bir şey yapmaya karar verdiğimizde.

Deyimler

on the spot: önceden planlamadan hemen o anda

On the spot, “tam o anda, önceden planlamadan” anlamına gelir. Burada zarf öbeği olarak kullanılır: düzenleme, durum ortaya çıktığı anda yapılır; daha önceden yapılmış değildir. Spot bir yeri de ifade edebilir, ancak bu cümledeki ifade esas olarak zaman bakımından hemen olmayı vurgular. Bu mecaz dışı olmayan anlamı bağlamdan ayırt edin.

Alıştırma

Leo’nun plan yapacak zamanı yoktu. Hangi cümle hemen karar verdiğini söyler?

  1. Leo waited until the next day to decide.
  2. Leo made the decision a week earlier.
  3. Leo made the decision on the spot.
Cevabı göster

Leo made the decision on the spot.

Let's start with the last one. Anlatım akışı

0:29

Sonuncusundan başlayalım.

Anlatım akışı

Let's start with: ilk öğeyi tanıtmak

Let's start with + isim öbeği, “Önce bu öğeyle başlayalım” anlamına gelir. Bir ders veya sunumda genel bakıştan konuşulacak ilk konuya, örneğe, adıma ya da soruya geçiş yapar. Bu cümlede the last one, ilk açıklanacak öğe olarak seçilir. İfade, bilginin sunuluş sırasını düzenler; bu öğenin asıl listede ilk sırada olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir grubu genel bakıştan ilk örneğe doğal biçimde geçirir?

  1. Let's start with a simple example.
  2. Let's start a simple example with.
  3. Let's with start a simple example.
Cevabı göster

Let's start with a simple example.

So, you come to my house and you're hungry.

0:32

Diyelim ki, evime geldiniz ve açsınız.

I don't know about it and you tell me,

0:34

Benim bundan haberim yok ve bana diyorsunuz ki,

"Natasha, I'm hungry."

0:36

"Natasha, açım."

So, I make a decision on the spot and I tell you, Kalıp ifadeler

0:37

Bunun üzerine ben de anında bir karar veriyorum ve size,

Kalıp ifadeler

make a decision: make ile decision sözcüklerinin doğal kullanımı

Make a decision, düşündükten sonra seçim yapmayı anlatan doğal İngilizce sözcük birleşimidir. Bu, fiil ve isimden oluşan bir eşdizimdir. Burada make fiziksel bir nesne üretmek anlamına gelmez; decision ile birlikte bir kararın oluştuğunu anlatır. Decision isim olarak kullanıldığında make ile eşleşir: make a decision veya made a decision. Do a decision denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede make ve decision, “seçmek” anlamını vermek için doğru kullanılmıştır?

  1. We need to do a decision today.
  2. We need to make a decision today.
  3. We need to create a decision today.
Cevabı göster

We need to make a decision today.

"I will make you a sandwich." Dilbilgisi

0:41

"Sana bir sandviç yapacağım." diyorum.

Dilbilgisi

will make: o anda verilen karar

Bu bağlamda will make, kararın konuşma anında oluştuğunu gösterir. Konuşan kişi birinin aç olduğunu yeni öğrenmiş ve şimdi ne yapacağını seçmiştir. Bu nedenle will yalnızca uzak geleceği değil, o anda verilen bir kararı da gösterebilir. I ile kullanıldığında bu aynı zamanda bir teklif gibi duyulur: I will make you a sandwich yaklaşık olarak “şimdi ben hallederim” demektir. Bağlam, bunun önceden düzenlenmiş bir plan olmadığını gösterir.

Alıştırma

Arkadaşınız “This box is heavy.” diyor. Siz de o anda yardım etmeye karar veriyorsunuz. Hangi cevap o anda verilen kararı en iyi gösterir?

  1. I usually carry the box myself.
  2. I'll carry the box for you.
  3. I carried the box for you yesterday.
Cevabı göster

I'll carry the box for you.

Another, the second one,

0:43

Bir diğeri, ikincisi,

the prediction,

0:44

tahmin,

it has to do with me basing my future assessment on information I have right now. Kalıp ifadeler

0:46

bu, gelecekle ilgili değerlendirmemi şu an elimde olan bilgilere dayandırmamla ilgilidir.

Kalıp ifadeler

has to do with: bağlantı belirtmek

Has to do with, “bir şeyle ilgili olmak” veya “bir şeyle bağlantılı olmak” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada it ile belirtilen konuyu, gelecekteki bir değerlendirmeyi mevcut bilgilere dayandırma eylemine bağlar. has to do with ifadesini tek bir bütün olarak anlayın. Biçim özneye göre değişir: it has to do with, ancak these questions have to do with.

Alıştırma

Cümleyi has/have to do with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The change ____ safety.

Cevabı göster

has to do with

Kalıp ifadeler

basing my future assessment on: base A on B yapısı

Base A on B, B'yi A için kanıt veya bilgi temeli olarak kullanmak demektir. Bu cümlede A, my future assessment; B ise information I have right now ifadesidir. on burada konumu değil, dayanağı gösterir. Eylemin tamamı with edatından sonra geldiği için base, -ing biçimi olan basing olarak kullanılır. Aktarılabilir kalıp base + değerlendirme, karar veya görüş + on + kanıt veya bilgi şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle mevcut verilerin değerlendirmemizin dayanağı olduğunu ifade eder?

  1. We are basing our assessment on the current data.
  2. We are basing the current data on our assessment.
  3. We are basing on our assessment the current data.
Cevabı göster

We are basing our assessment on the current data.

So, for example,

0:53

Yani, örneğin,

when I look at the sky and I see the clouds,

0:53

gökyüzüne bakıp bulutları gördüğümde,

I'm not guessing,

0:56

tahminde bulunmuyorum,

I can see the clouds.

0:57

bulutları görebiliyorum.

So, I'm saying,

0:59

Bu yüzden diyorum ki,

"Well, I'm sure it will rain tomorrow." Dilbilgisi

1:00

"Pekala, eminim yarın yağmur yağacak."

Dilbilgisi

I'm sure ... will: gelecek hakkında kesin bir tahmin

I'm sure konuşanın güçlü bir şekilde emin olduğunu gösterir; it will rain tomorrow yan cümlesi ise gelecekle ilgili tahmini verir. Buradaki will, bulutları görmek gibi konuşanın şu anda sahip olduğu bir ipucuna dayanan tahmini belirtir. Birinin yağmuru planladığı anlamına gelmez. Kullanılabilir kalıp I'm sure + özne + will + fiilin yalın hâlidir.

Alıştırma

I'm sure + özne + will kalıbını ve özne olarak it kelimesini kullanarak tahmini tamamlayın: The sky is very dark. ____ rain soon.

Cevabı göster

I'm sure it will

Three, when we have an offer is something like,

1:03

Üç, bir teklifimiz olduğunda da şunun gibidir,

"I will help you with your homework." Ton ve niyet

1:08

"Ödevine yardım edeceğim."

Ton ve niyet

will help you: will ile yardım teklif etmek

I will help you ifadesindeki will yalnızca gelecekteki bir gerçeği bildirmez. Konuşan kişi gönüllü olarak yardım etmeyi üstlenir; dolayısıyla cümle bir yardım teklifi işlevi görür ve aslında “bunu senin için ben yaparım” demektir. Konuşmada I will/I'll + fiilin yalın hâli, konuşanın karşı tarafa yardımcı olacak bir işi üstlendiğini gösterebilir. Önemli olan yalnızca gelecek zaman değil, yardım etme niyetidir.

Alıştırma

Bir arkadaşınızın kutuları taşımakta zorlandığını görüyorsunuz. Teklifi I'll help you sözcükleriyle tamamlayın: Don't worry. ____ carry them.

Cevabı göster

I'll help you

Or I will take you to your football match. Kalıp ifadeler

1:10

Ya da seni futbol maçına götüreceğim.

Kalıp ifadeler

take you to: birine eşlik etmek veya onu bir yere götürmek

take + kişi + to + yer veya etkinlik kalıbı, bir kişiye gideceği yere kadar eşlik etmek ya da onu oraya götürmek anlamına gelir. Bu cümlede you götürülen kişidir; your football match ise hedef olan etkinliktir. Buradaki take, bir insanı nesne gibi kaldırmak veya alıp götürmek anlamına gelmez. Kişiyle birlikte gitmek ya da onu araçla götürmek gibi yollarla hedefe ulaşmasına yardımcı olmayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi take + person + to kalıbıyla tamamlayın: After school, I'll ____ the dentist.

Cevabı göster

take you to

Four, request is when we ask someone something very politely, Ton ve niyet

1:12

Dört, rica, birisinden çok kibar bir şekilde bir şey istediğimiz zamandır,

possibly a teacher or a person we don't know very well.

1:17

bu bir öğretmen veya çok iyi tanımadığımız biri olabilir.

Ton ve niyet

ask someone something very politely: kibar bir isteği anlatmak

Bu cümlede ask someone something very politely, bir request ifadesinin iletişim amacını açıklar: başka bir kişinin bilgi vermesini, size bir şey vermesini ya da bir şey yapmasını istersiniz ve bu isteği kibarca dile getirirsiniz. Very politely, özellikle bir öğretmene veya iyi tanımadığınız birine yönelirken isteğin nasıl ifade edildiğini anlatır. Someone hitap edilen kişiyi, something ise sorulan konuyu gösterir. Bu, request için genel bir açıklamadır; gerçek istek cümlelerinde bilgi, nesne ya da eylem istemenize göre farklı kalıplar kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle bir öğretmenden kibarca bir şey yapmasını istiyor?

  1. Explain this word to me now.
  2. The teacher asked me a question.
  3. Could you please explain this word to me?
Cevabı göster

Could you please explain this word to me?

For example,

1:21

Örneğin,

"Will you open the door for me?" Ton ve niyet

1:22

"Kapıyı benim için açar mısın?"

Ton ve niyet

Will you open the door for me?: Will you...? ile ricada bulunmak

Burada Will you open the door for me? gelecekteki bir olayı sormaz; dinleyiciden şimdi harekete geçmesini isteyen bir ricadır. Will you + fiilin yalın hâli? kalıbı, birinden bir şey yapmasını istemek için kullanılır. for me eylemden kimin yararlandığını gösterir. Kapıyı açmanın konuşana yapılan bir iyilik olduğunu açıklar; cümleye gelecek zaman anlamı eklemez.

Alıştırma

Ricayı Will you ve close ile tamamlayın: ____ the window for me?

Cevabı göster

Will you close

Or "Will you give me a glass of water?"

1:24

Ya da "Bana bir bardak su verir misin?"

And finally, promises.

1:26

Ve son olarak, sözler.

A good example is,

1:28

Buna iyi bir örnek şudur:

"I will call you tomorrow after work." Ton ve niyet

1:29

"Yarın işten sonra seni arayacağım."

Ton ve niyet

will call you tomorrow: will ile söz vermek

Bu bağlamda will call you tomorrow bir söz ifade eder. Konuşan kişi daha sonra aramayı şimdi üstlenir ve tomorrow after work bu söz için net bir zaman belirtir. I will + fiilin yalın hâli, hem söz verirken hem de sıradan bir gelecek ifadesinde aynı dil bilgisi yapısına sahiptir. Söz anlamı, konuşanın bağlam içinde sorumluluk üstlenmesinden gelir; konuşma dilinde I will sık sık I'll şeklinde kısaltılır ve bu işlev değişmez.

Alıştırma

Sözü will ve send ile tamamlayın: I ____ the file tonight.

Cevabı göster

will send

So, there you go. Deyimler

1:32

İşte bu kadar.

Deyimler

Konuşmayı toparlayan there you go

Burada there you go, “İşte bu kadar” veya “Böyle yapılıyor” anlamına gelen konuşma dilinde bir kapanış ifadesidir. Konuşmacı açıklamasını bitirmiş ve konunun tamamlandığını belirtmiştir. Bir yere gitme talimatı değildir. So’dan sonra gelerek önceki anlatımı doğal biçimde toparlar. Adımların, örneklerin veya kısa bir işin ardından duyulduğunda, açıklamanın ya da eylemin bittiğini sözcüklerin düz anlamından değil, durumdan anlarsınız.

Alıştırma

Bir öğretmen kâğıttan gemi yapmayı göstermeyi yeni bitirdi. “There you go” burada büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Öğretmen yeni bir konuya başlamak üzere.
  2. Gösterim bitti; böyle yapılıyor.
  3. Şimdi o yere git.
Cevabı göster

Gösterim bitti; böyle yapılıyor.

This is how you can use the future simple in a very simple way. Anlatım akışı

1:33

Future simple'ı bu şekilde çok basit bir yolla kullanabilirsiniz.

Anlatım akışı

Bir yöntemi özetleyen This is how you can use ...

This is how you can use ... yapısında This, daha önce gösterilmiş adımlara veya örneklere gönderme yapar. how yan cümlesi bu önceki bilgileri bir yöntem olarak sunar: “... ifadesini bu şekilde kullanabilirsiniz.” Bir öğretici içeriğin sonunda bu yapı, yeni bir konu açmak yerine ayrıntıları uygulanabilir bir sonuca dönüştürür. how you can use ... bir bildirme cümlesinin parçası olduğu için you can use dizilişini korur; can you use dizilişi kullanılmaz.

Alıştırma

Az önce gösterilen bir yöntemi hangi cümle doğal biçimde özetler?

  1. This is how can you create a strong password.
  2. This is how you can create a strong password.
  3. This is you can how create a strong password.
Cevabı göster

This is how you can create a strong password.