'Will' nasıl kullanılır - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bu kısa ders, will ile kurulan gelecek zamanın beş pratik kullanımını açıklar: teklifte ve ricada bulunmak, söz vermek, mevcut bilgilere dayanarak tahmin yapmak ve konuşma anında bir eyleme karar vermek. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. will make — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: will yapısının yalnızca önceden hazırlanmış bir planı değil, anlık bir kararı da gösterebildiğini fark edersiniz. Sandviç örneğinde konuşan kişi, misafirinin aç olduğunu yeni öğrenir ve ne yapacağına tam o anda karar verir. Böylece yeni bir duruma kendiliğinden tepki verirken will seçimini doğru yapabilirsiniz. 2. "Will you open the door for me?" — Konuşma edimbilimi ve tutum: Will you...? yapısının, özellikle bir öğretmene ya da iyi tanımadığınız birine yöneltilen nazik bir rica olarak nasıl işlediğini anlarsınız. Bu sayede, karşıdaki kişiden bir eylem isteyen ifadeyi yalnızca gelecek hakkında bilgi soran bir sorudan ayırt edebilirsiniz. 3. will call you tomorrow — Konuşma edimbilimi ve tutum: will kullanımının bir söz verdiğini ve gelecekteki bir eylem için şu anda yükümlülük üstlenildiğini gösterdiğini öğrenirsiniz. Bu kalıpla birine onu arayacağınıza dair güvence verebilir veya belirtilen gelecekte belirli bir sorumluluğu yerine getireceğinizi bildirebilirsiniz.
Bu derste
In today's mini English lesson: açılışı çerçevelemek
“In today's mini English lesson” zamanı ve ortamı belirleyen bir açılış çerçevesidir; tek başına tam bir cümle değildir. “In today's” etkinliği bugüne yerleştirir, “mini English lesson” ise kısa bir İngilizce dersi anlamına gelir. “Mini”, “English”i değil “lesson”ı niteler. Videonun başında bu çerçeve, konuşmacı asıl konuyu belirtmeden önce ne tür bir etkinliğin başlayacağını söyler. In today's + etkinlik kalıbı bir dersin, videonun veya sunumun açılışında da kullanılabilir.
Alıştırma
Bir videonun başında “In today's mini English lesson” ifadesinin temel görevi nedir?
- Uzun bir İngilizce dersinin dün bittiğini söyler.
- Asıl konu tanıtılmadan önce videoyu kısa bir İngilizce dersi olarak çerçeveler.
- İngilizce dilinin fiziksel olarak küçük olduğunu söyler.
Cevabı göster
Asıl konu tanıtılmadan önce videoyu kısa bir İngilizce dersi olarak çerçeveler.
we're going to talk about future simple, Anlatım akışı
0:06future simple, yani gelecek zaman hakkında konuşacağız,
we're going to talk about: konuyu önceden bildirmek
“We're going to talk about” konuyu önceden bildiren bir kalıptır. “We're”, “we are” ifadesinin kısaltmasıdır ve konu “about”tan sonra gelir: we're going to talk about + konu. Asıl cümlede konu “future simple”dır. Bir dersin veya sunumun başında “be going to” yalnızca gelecekteki bir plandan söz etmez. Sırada neyin tartışılacağını belirterek dinleyicilere bir yol haritası sunar.
Alıştırma
Dersteki konu bildirme kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Today, ____ how animals communicate.
Cevabı göster
we're going to talk about
but some of us don't know how to use. Dilbilgisi
0:10ama bazılarımızın nasıl kullanılacağını bilmediği bir zaman.
don't know how to use: know how to kalıbı
don't know how to use ifadesindeki know how to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmanın yöntemini ya da becerisini bilmek demektir. Olumsuz biçim, bazı kişilerin zamanı tanısa da onu doğru kullanamadığını anlatır. Burada how to use, know fiilini tamamlayan gömülü bir mastar yapısıdır; doğrudan soru değildir. use fiilinin söylenmeyen nesnesi, ilgi cümleciğinin nitelediği a tense baş ismidir: bazı kişiler bu zamanı nasıl kullanacaklarını bilmezler.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcüklerle know how to kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: Mia understands the new printer, but she ____. (not / know / how / use / it)
Cevabı göster
doesn't know how to use it
I'm gonna show you how easy it truly is. Notlar
0:13size bunun aslında ne kadar kolay olduğunu göstereceğim.
I'm gonna: I'm going to ifadesinin gayriresmî biçimi
I'm gonna, I'm going to ifadesinin gayriresmî konuşma biçimidir. Burada konuşanın sırada yapmayı planladığı eylemi tanıtır: bir şeyin ne kadar kolay olduğunu izleyiciye göstermek. Gonna farklı bir zaman veya anlam oluşturmaz. Bir fiilin yalın hâlinden önce gelen going to ifadesinin konuşmadaki kısalmış biçimidir; buradaki fiil show sözcüğüdür.
Alıştırma
Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?
- I am going to explain the results in my report.
- I'm gonna explain the results in my report.
- I gonna explain the results in my report.
Cevabı göster
I am going to explain the results in my report.
how easy it truly is: iç içe geçmiş bir how yan cümlesi
show you how easy it truly is ifadesinde how ile başlayan yan cümlenin tamamı neyin gösterileceğini, yani bir şeyin ne derece kolay olduğunu belirtir. Burada how ne derece anlamındadır; truly ise vurgu katar. Bu doğrudan bir soru değildir. Yan cümlede düz cümle dizilişi kullanılır: how + sıfat + özne + be. Bu nedenle how easy it is doğrudur, how easy is it değildir. Aynı yan cümle kalıbı show, tell veya see gibi fiillerden sonra da kullanılabilir.
Alıştırma
it, truly ve is sözcüklerini doğru sıraya koyun: I'll show you how easy ____.
Cevabı göster
it truly is
There are five ways to use future simple. Dilbilgisi
0:16Future simple'ı kullanmanın beş yolu vardır.
There are five ways to use: yöntem sayısını belirtmek
There are five ways to use ... birkaç yöntemin var olduğunu ve bunların sayısını belirtir. There sözcüğü bu yöntemleri tanıtır; over there ifadesindeki gibi bir yeri göstermez. five ways çoğul olduğu için fiil are olur. Kalıp There are + sayı + ways to + fiilin yalın hâli şeklindedir. to + fiil bölümü yöntemlerin ne işe yaradığını açıklar. Bir ders veya öğretici içerikte bu cümle önce toplam sayıyı verir, ardından yöntemler tek tek açıklanır.
Alıştırma
are, three, ways, to ve solve sözcüklerini birer kez kullanın: There ____ this puzzle.
Cevabı göster
are three ways to solve
and five when we arrange to do something on the spot. Deyimler
0:26ve beşincisi o an bir şey yapmaya karar verdiğimizde.
on the spot: önceden planlamadan hemen o anda
On the spot, “tam o anda, önceden planlamadan” anlamına gelir. Burada zarf öbeği olarak kullanılır: düzenleme, durum ortaya çıktığı anda yapılır; daha önceden yapılmış değildir. Spot bir yeri de ifade edebilir, ancak bu cümledeki ifade esas olarak zaman bakımından hemen olmayı vurgular. Bu mecaz dışı olmayan anlamı bağlamdan ayırt edin.
Alıştırma
Leo’nun plan yapacak zamanı yoktu. Hangi cümle hemen karar verdiğini söyler?
- Leo waited until the next day to decide.
- Leo made the decision a week earlier.
- Leo made the decision on the spot.
Cevabı göster
Leo made the decision on the spot.
Let's start with: ilk öğeyi tanıtmak
Let's start with + isim öbeği, “Önce bu öğeyle başlayalım” anlamına gelir. Bir ders veya sunumda genel bakıştan konuşulacak ilk konuya, örneğe, adıma ya da soruya geçiş yapar. Bu cümlede the last one, ilk açıklanacak öğe olarak seçilir. İfade, bilginin sunuluş sırasını düzenler; bu öğenin asıl listede ilk sırada olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir grubu genel bakıştan ilk örneğe doğal biçimde geçirir?
- Let's start with a simple example.
- Let's start a simple example with.
- Let's with start a simple example.
Cevabı göster
Let's start with a simple example.
So, I make a decision on the spot and I tell you, Kalıp ifadeler
0:37Bunun üzerine ben de anında bir karar veriyorum ve size,
make a decision: make ile decision sözcüklerinin doğal kullanımı
Make a decision, düşündükten sonra seçim yapmayı anlatan doğal İngilizce sözcük birleşimidir. Bu, fiil ve isimden oluşan bir eşdizimdir. Burada make fiziksel bir nesne üretmek anlamına gelmez; decision ile birlikte bir kararın oluştuğunu anlatır. Decision isim olarak kullanıldığında make ile eşleşir: make a decision veya made a decision. Do a decision denmez.
Alıştırma
Hangi cümlede make ve decision, “seçmek” anlamını vermek için doğru kullanılmıştır?
- We need to do a decision today.
- We need to make a decision today.
- We need to create a decision today.
Cevabı göster
We need to make a decision today.
will make: o anda verilen karar
Bu bağlamda will make, kararın konuşma anında oluştuğunu gösterir. Konuşan kişi birinin aç olduğunu yeni öğrenmiş ve şimdi ne yapacağını seçmiştir. Bu nedenle will yalnızca uzak geleceği değil, o anda verilen bir kararı da gösterebilir. I ile kullanıldığında bu aynı zamanda bir teklif gibi duyulur: I will make you a sandwich yaklaşık olarak “şimdi ben hallederim” demektir. Bağlam, bunun önceden düzenlenmiş bir plan olmadığını gösterir.
Alıştırma
Arkadaşınız “This box is heavy.” diyor. Siz de o anda yardım etmeye karar veriyorsunuz. Hangi cevap o anda verilen kararı en iyi gösterir?
- I usually carry the box myself.
- I'll carry the box for you.
- I carried the box for you yesterday.
Cevabı göster
I'll carry the box for you.
it has to do with me basing my future assessment on information I have right now. Kalıp ifadeler
0:46bu, gelecekle ilgili değerlendirmemi şu an elimde olan bilgilere dayandırmamla ilgilidir.
has to do with: bağlantı belirtmek
Has to do with, “bir şeyle ilgili olmak” veya “bir şeyle bağlantılı olmak” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada it ile belirtilen konuyu, gelecekteki bir değerlendirmeyi mevcut bilgilere dayandırma eylemine bağlar. has to do with ifadesini tek bir bütün olarak anlayın. Biçim özneye göre değişir: it has to do with, ancak these questions have to do with.
Alıştırma
Cümleyi has/have to do with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The change ____ safety.
Cevabı göster
has to do with
basing my future assessment on: base A on B yapısı
Base A on B, B'yi A için kanıt veya bilgi temeli olarak kullanmak demektir. Bu cümlede A, my future assessment; B ise information I have right now ifadesidir. on burada konumu değil, dayanağı gösterir. Eylemin tamamı with edatından sonra geldiği için base, -ing biçimi olan basing olarak kullanılır. Aktarılabilir kalıp base + değerlendirme, karar veya görüş + on + kanıt veya bilgi şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle mevcut verilerin değerlendirmemizin dayanağı olduğunu ifade eder?
- We are basing our assessment on the current data.
- We are basing the current data on our assessment.
- We are basing on our assessment the current data.
Cevabı göster
We are basing our assessment on the current data.
I'm sure ... will: gelecek hakkında kesin bir tahmin
I'm sure konuşanın güçlü bir şekilde emin olduğunu gösterir; it will rain tomorrow yan cümlesi ise gelecekle ilgili tahmini verir. Buradaki will, bulutları görmek gibi konuşanın şu anda sahip olduğu bir ipucuna dayanan tahmini belirtir. Birinin yağmuru planladığı anlamına gelmez. Kullanılabilir kalıp I'm sure + özne + will + fiilin yalın hâlidir.
Alıştırma
I'm sure + özne + will kalıbını ve özne olarak it kelimesini kullanarak tahmini tamamlayın: The sky is very dark. ____ rain soon.
Cevabı göster
I'm sure it will
will help you: will ile yardım teklif etmek
I will help you ifadesindeki will yalnızca gelecekteki bir gerçeği bildirmez. Konuşan kişi gönüllü olarak yardım etmeyi üstlenir; dolayısıyla cümle bir yardım teklifi işlevi görür ve aslında “bunu senin için ben yaparım” demektir. Konuşmada I will/I'll + fiilin yalın hâli, konuşanın karşı tarafa yardımcı olacak bir işi üstlendiğini gösterebilir. Önemli olan yalnızca gelecek zaman değil, yardım etme niyetidir.
Alıştırma
Bir arkadaşınızın kutuları taşımakta zorlandığını görüyorsunuz. Teklifi I'll help you sözcükleriyle tamamlayın: Don't worry. ____ carry them.
Cevabı göster
I'll help you
Or I will take you to your football match. Kalıp ifadeler
1:10Ya da seni futbol maçına götüreceğim.
take you to: birine eşlik etmek veya onu bir yere götürmek
take + kişi + to + yer veya etkinlik kalıbı, bir kişiye gideceği yere kadar eşlik etmek ya da onu oraya götürmek anlamına gelir. Bu cümlede you götürülen kişidir; your football match ise hedef olan etkinliktir. Buradaki take, bir insanı nesne gibi kaldırmak veya alıp götürmek anlamına gelmez. Kişiyle birlikte gitmek ya da onu araçla götürmek gibi yollarla hedefe ulaşmasına yardımcı olmayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi take + person + to kalıbıyla tamamlayın: After school, I'll ____ the dentist.
Cevabı göster
take you to
Four, request is when we ask someone something very politely, Ton ve niyet
1:12Dört, rica, birisinden çok kibar bir şekilde bir şey istediğimiz zamandır,
possibly a teacher or a person we don't know very well.
1:17bu bir öğretmen veya çok iyi tanımadığımız biri olabilir.
ask someone something very politely: kibar bir isteği anlatmak
Bu cümlede ask someone something very politely, bir request ifadesinin iletişim amacını açıklar: başka bir kişinin bilgi vermesini, size bir şey vermesini ya da bir şey yapmasını istersiniz ve bu isteği kibarca dile getirirsiniz. Very politely, özellikle bir öğretmene veya iyi tanımadığınız birine yönelirken isteğin nasıl ifade edildiğini anlatır. Someone hitap edilen kişiyi, something ise sorulan konuyu gösterir. Bu, request için genel bir açıklamadır; gerçek istek cümlelerinde bilgi, nesne ya da eylem istemenize göre farklı kalıplar kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir öğretmenden kibarca bir şey yapmasını istiyor?
- Explain this word to me now.
- The teacher asked me a question.
- Could you please explain this word to me?
Cevabı göster
Could you please explain this word to me?
Will you open the door for me?: Will you...? ile ricada bulunmak
Burada Will you open the door for me? gelecekteki bir olayı sormaz; dinleyiciden şimdi harekete geçmesini isteyen bir ricadır. Will you + fiilin yalın hâli? kalıbı, birinden bir şey yapmasını istemek için kullanılır. for me eylemden kimin yararlandığını gösterir. Kapıyı açmanın konuşana yapılan bir iyilik olduğunu açıklar; cümleye gelecek zaman anlamı eklemez.
Alıştırma
Ricayı Will you ve close ile tamamlayın: ____ the window for me?
Cevabı göster
Will you close
will call you tomorrow: will ile söz vermek
Bu bağlamda will call you tomorrow bir söz ifade eder. Konuşan kişi daha sonra aramayı şimdi üstlenir ve tomorrow after work bu söz için net bir zaman belirtir. I will + fiilin yalın hâli, hem söz verirken hem de sıradan bir gelecek ifadesinde aynı dil bilgisi yapısına sahiptir. Söz anlamı, konuşanın bağlam içinde sorumluluk üstlenmesinden gelir; konuşma dilinde I will sık sık I'll şeklinde kısaltılır ve bu işlev değişmez.
Alıştırma
Sözü will ve send ile tamamlayın: I ____ the file tonight.
Cevabı göster
will send
Konuşmayı toparlayan there you go
Burada there you go, “İşte bu kadar” veya “Böyle yapılıyor” anlamına gelen konuşma dilinde bir kapanış ifadesidir. Konuşmacı açıklamasını bitirmiş ve konunun tamamlandığını belirtmiştir. Bir yere gitme talimatı değildir. So’dan sonra gelerek önceki anlatımı doğal biçimde toparlar. Adımların, örneklerin veya kısa bir işin ardından duyulduğunda, açıklamanın ya da eylemin bittiğini sözcüklerin düz anlamından değil, durumdan anlarsınız.
Alıştırma
Bir öğretmen kâğıttan gemi yapmayı göstermeyi yeni bitirdi. “There you go” burada büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Öğretmen yeni bir konuya başlamak üzere.
- Gösterim bitti; böyle yapılıyor.
- Şimdi o yere git.
Cevabı göster
Gösterim bitti; böyle yapılıyor.
This is how you can use the future simple in a very simple way. Anlatım akışı
1:33Future simple'ı bu şekilde çok basit bir yolla kullanabilirsiniz.
Bir yöntemi özetleyen This is how you can use ...
This is how you can use ... yapısında This, daha önce gösterilmiş adımlara veya örneklere gönderme yapar. how yan cümlesi bu önceki bilgileri bir yöntem olarak sunar: “... ifadesini bu şekilde kullanabilirsiniz.” Bir öğretici içeriğin sonunda bu yapı, yeni bir konu açmak yerine ayrıntıları uygulanabilir bir sonuca dönüştürür. how you can use ... bir bildirme cümlesinin parçası olduğu için you can use dizilişini korur; can you use dizilişi kullanılmaz.
Alıştırma
Az önce gösterilen bir yöntemi hangi cümle doğal biçimde özetler?
- This is how can you create a strong password.
- This is how you can create a strong password.
- This is you can how create a strong password.
Cevabı göster
This is how you can create a strong password.