Çoğalan tavşanlar bilmecesini çözebilir misin? - Alex Gendler: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
664 kelime 167 kel/dk

Video özeti: Nano tavşan deneyi matematiksel bir acil duruma dönüşür. Anlatıcı, yaşam alanı hücrelerinden oluşan piramitteki çarpımları izleyerek son sayının sonunda 35 sıfır bulunduğunu belirler. Böylece tavşan sayısı 81 basamaklı olur, hücrenin 10^80 kapasitesini aşar ve sistemin kapatılması gerekir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. multiply faster than the eye can see. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Bu söz, gözle gerçek anlamda bir hız karşılaştırması yapmaz; üremenin izlenemeyecek kadar hızlı olduğunu abartılı biçimde anlatır. Aynı kalıp olağanüstü hızlı hareketleri, büyümeyi veya değişimi daha canlı betimlemek için kullanılabilir. 2. trailing zeros — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi. Bir sayının sonunda art arda bulunan sıfırlar için matematikte ve programlamada kullanılan standart terimdir. Terimi tanımak, bilmecenin temel kestirme yolunu izlemeyi sağlar: devasa çarpımı bütünüyle hesaplamak yerine sondaki sıfırların sayısını çarpanlardan çıkarmak. 3. hare-raisingly close to disaster. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Korkutucu veya son derece gergin bir şeyi anlatan hair-raisingly ifadesindeki hair sözcüğünün, tavşanla bağlantılı hare ile değiştirilmesine dayanan bir kelime oyunudur. Bu örnek, benzer sesli sözcüklerle yapılan oyunları fark etmeyi ve tanıdık bir deyimin değiştirilerek felaketin kıl payı atlatıldığını anlatan, mizahi ve temaya uygun bir final oluşturmasını anlamayı sağlar.

Bu derste

After years of experiments, Kalıp ifadeler

0:06

Yıllar süren deneylerden sonra,

Kalıp ifadeler

After years of experiments: uzun bir süreçten sonraki sonucu tanıtmak

After years of experiments, cümlenin başında kullanılan bir zaman ifadesidir. Deneylerin uzun süre devam ettiğini ve sonraki olayın bunların ardından gerçekleştiğini anlatır; years burada belirli takvim yıllarını göstermez. Yeniden kullanılabilen kalıp after years of + isim veya -ing biçimidir. Uzun bir geçmişi tek ifadede özetleyerek cümlenin hızla sonuca geçmesini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi after years of + activity kalıbıyla tamamlayın: After years ____ practice, Mina gave her first concert.

Cevabı göster

of

you've finally created the pets of the future, Kalıp ifadeler

0:08

nihayet geleceğin evcil hayvanlarını yarattınız,

nano-rabbits.

0:11

nano-tavşanlar.

Kalıp ifadeler

the pets of the future: geleceğe ait bir evcil hayvan türü sunmak

The pets of the future, bu evcil hayvanları gelecek bir dönemi temsil etmesi beklenen tür olarak sunmak için the X of the future kalıbını kullanır. Bu, “geleceğin sahip olması” anlamına gelmez; genellikle hayal gücüne dayalı veya tanıtım amaçlı duyulan, geleceğe dönük bir çerçevedir. Nano-rabbits, virgülden sonra gelen bir açıklayıcı eş görevli ifadedir. The pets of the future ifadesini daha belirli bir adla yeniden adlandırır ve icat edilen evcil hayvanların tam olarak ne olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi the X of the future kalıbındaki edatla tamamlayın: This could be the classroom ____ the future.

Cevabı göster

of

They're tiny,

0:12

Onlar minik,

they're fuzzy,

0:13

onlar tüylü

and they multiply faster than the eye can see. Deyimler

0:14

ve gözün görebileceğinden daha hızlı çoğalıyorlar.

Deyimler

multiply faster than the eye can see: gözün takip edemeyeceği kadar hızlı çoğalmak

Bu cümlede multiply, “üreyerek sayıca artmak” demektir. faster than the eye can see ifadesi kasıtlı bir abartıdır: sayıları o kadar hızlı artar ki bir insan değişimi gözleriyle neredeyse takip edemez. faster than the eye can see ifadesini izlenemeyecek kadar hızlı görünen hareket, büyüme veya değişimleri anlatmak için kullanabilirsin. Ölçülmüş bir hız vermek yerine canlı bir izlenim oluşturur.

Alıştırma

Bu cümlede multiply faster than the eye can see ne anlama geliyor?

  1. Sayıları neredeyse gözlemlenemeyecek kadar hızlı artar.
  2. Gözlerini kullanamadıkları için görünmez olurlar.
  3. Yalnızca biri onları izledikten sonra ürerler.
Cevabı göster

Sayıları neredeyse gözlemlenemeyecek kadar hızlı artar.

In your lab,

0:18

Laboratuvarınızda,

there are 36 habitat cells Dilbilgisi

0:19

36 yaşam hücresi var

Dilbilgisi

there are 36 habitat cells: çoğul şeyleri tanıtmak

There are + çoğul isim öbeği, iki veya daha fazla kişi ya da şeyin var olduğunu veya ortamda bulunduğunu ilk kez belirtir. Burada there are, 36 yaşam alanı hücresini tanıtarak ortamı açıklar; there bir yeri göstermez. Tekil isimle there is, çoğul isimle there are kullanılır. Sayı ve isim öbeği fiilin uyumunu belirler: one cell için there is, 36 cells için there are kullanılır.

Alıştırma

Çoğul isme uygun fiili yazarak şimdiki zamandaki varlık cümlesini tamamla: There ____ three empty seats near the window.

Cevabı göster

are

arranged in an inverted pyramid Kalıp ifadeler

0:21

ters bir piramit şeklinde düzenlenmiş

with eight cells in the top row.

0:23

en üst sırada sekiz hücre var.

Kalıp ifadeler

arranged in an inverted pyramid: ters piramit biçiminde düzenlenmiş

Arranged in an inverted pyramid, hücrelerin tüm düzen ters bir piramit oluşturacak biçimde yerleştirildiğini anlatır. Arranged, hücrelerin durumunu açıklayan bir geçmiş zaman ortacıdır; in ise şekli veya yerleşim biçimini tanıtır. Inverted sözcüğü gereklidir: geniş bölüm üstte, sivri uç alttadır. Inverted olmadan pyramid genellikle ucu yukarı bakan bir piramidi ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümle fenerlerin ters piramit oluşturacak biçimde dizildiğini doğru anlatır?

  1. The lanterns are arranged in a pyramid.
  2. The lanterns are arranged in an inverted pyramid.
  3. The lanterns are inverted in a pyramid.
Cevabı göster

The lanterns are arranged in an inverted pyramid.

The first has one rabbit,

0:26

Birincisinde bir tavşan var,

the second has two,

0:28

ikincisinde iki,

and so on with eight rabbits in the last one. Kalıp ifadeler

0:29

ve bu şekilde sonuncusunda sekiz tavşan olacak şekilde devam ediyor.

Kalıp ifadeler

and so on: kurulmuş bir örüntünün devamı

And so on, aynı listenin veya örüntünün devam ettiğini gösterir; böylece konuşan kişi kalan her ögeyi tek tek söylemek zorunda kalmaz. Burada ilk hücrede bir, ikincide iki tavşan olması artan bir diziyi kurar; ifade, son hücredeki sekiz tavşana ulaşmadan önce aradaki hücreleri atlar. Dinleyen kişi neyin devam ettiğini çıkarabilmelidir. Bu ifade yalnızca “birbiriyle ilgisiz başka şeyler” anlamına gelmez.

Alıştırma

Önceki ögeler açık bir örüntü kurduğu için and so on ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The first shelf holds ten books, the second holds twenty, the third holds thirty, and so on.
  2. The first shelf is wooden, and so on.
  3. The shelf fell because and so on.
Cevabı göster

The first shelf holds ten books, the second holds twenty, the third holds thirty, and so on.

The other rows of cells are empty for now. Kalıp ifadeler

0:33

Hücrelerin diğer sıraları şimdilik boş.

Kalıp ifadeler

for now: şu anda geçerli, sonsuza kadar değil

For now, “şu anda böyle, fakat daha sonra böyle olmak zorunda değil” anlamına gelir. Cümlede diğer sıraların durumunu sınırlar: Bu sıralar yalnızca mevcut aşamada boştur ve durum daha sonra değişebilir. Bir durumun, kararın veya düzenlemenin kalıcı değil geçici olduğunu göstermek için genellikle cümlenin sonunda kullanılır.

Alıştırma

“Geçici olarak, şu anda” anlamındaki ifadeyi tamamlayın: We can use this small table for ____, but we'll need a bigger one when more guests arrive.

Cevabı göster

now

The rabbits are hermaphroditic, Kelime

0:37

Tavşanlar hermafrodittir,

Kelime

hermaphroditic: biyolojik bir üreme özelliği

Hermaphroditic, hem erkek hem de dişi üreme organlarına veya işlevlerine sahip bir canlıyı tanımlayan biyolojik bir sıfattır. Bu problemin kuralında her tavşanın eşleşirken iki üreme rolünden birini üstlenebildiği kabul edilir. Kalıp be hermaphroditic şeklindedir: The rabbits are hermaphroditic. Sözcük bir hayvanın ırkını, rengini veya kişiliğini değil, üreme biyolojisini tanımlar.

Alıştırma

Bir biyoloji metninde hermaphroditic neyi tanımlar?

  1. Mutlaka eş olmadan üremesi gereken bir canlı.
  2. Hem erkek hem de dişi üreme özelliklerine sahip bir canlı.
  3. Sıra dışı tüy rengine sahip bir hayvan.
Cevabı göster

Hem erkek hem de dişi üreme özelliklerine sahip bir canlı.

and each rabbit in a given cell will breed once Notlar

0:39

ve belirli bir hücredeki her tavşan bir kez üreyecektir

Kelime

a given cell: resmî bir kuralda seçilen bir hücre

a given cell ifadesinde given, belirli veya inceleme için seçilmiş anlamına gelen bir sıfattır. İfade, bir hücreyi akılda tutup kuralı ona uygulamanızı ister; bir hücrenin birine verildiği olayı anlatmaz. Bu ifade biçimi, rastgele seçilmiş bir örnek için kural belirtilirken yaygındır. Seçilen hücre değişebilir, ancak aynı kural koşulları karşılayan her hücre için geçerli olmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede given, inceleme için seçilmiş belirli bir öğe anlamında kullanılmıştır?

  1. The teacher has given us more time.
  2. For a given number, multiply it by two.
  3. She was given a new calculator.
Cevabı göster

For a given number, multiply it by two.

with every rabbit in the horizontally adjacent cells, Kelime

0:42

yatay olarak bitişik hücrelerdeki her tavşanla,

Dilbilgisi

each rabbit ... once with every rabbit: iki grup arasında herkesin herkesle eşleşmesi

each A ... once with every B kalıbı, eylemi iki gruptaki bütün bireylere dağıtır. Seçilen hücreden bir tavşanı ele alın: Bu tavşan, yatay olarak bitişik hücrelerdeki her bir tavşanla bir kez çiftleşir. Ardından aynı kural, seçilen hücrede kalan her tavşana uygulanır. Burada once, grubun tamamındaki olayı değil, her A–B çiftini sınırlar. Seçilen hücrede m tavşan ve bitişik hücrelerde toplam n tavşan varsa kural m × n eşleşme oluşturur.

Alıştırma

Hangi cümle, bir gruptaki herkesin başka bir gruptaki herkesle bir kez eşleştiğini söyler?

  1. The two teams shake hands once.
  2. Each player shakes hands once with every player on the other team.
  3. Each player shakes hands with one player on the other team.
Cevabı göster

Each player shakes hands once with every player on the other team.

Kelime

horizontally adjacent cells: aynı satırdaki yatay komşu hücreler

Bu cümlede horizontally adjacent cells, belirli bir hücrenin hemen solunda ve hemen sağında bulunan hücrelerdir. Aynı satırdadırlar ve aralarında başka bir hücre yoktur. Horizontally, adjacent sözcüğünü tek bir yönle sınırlar. Üstteki, alttaki ve çaprazdaki hücreleri dışarıda bıraktığı için hesaplamaya tam olarak hangi hücrelerin katılacağını belirler.

Alıştırma

Kareli bir tabloda hangi hücreler merkez hücreye horizontally adjacent konumundadır?

  1. The cells immediately to its left and right
  2. The cells that touch it only at a corner
  3. The cells immediately above and below it
Cevabı göster

The cells immediately to its left and right

producing exactly one offspring each time. Dilbilgisi

0:45

her seferinde tam olarak bir yavru üreterek.

Dilbilgisi

producing exactly one offspring each time: sonuç bildiren bir -ing öbeği

Producing exactly one offspring each time, hemen önce anlatılan çiftleşmenin sonucunu veren bir -ing öbeğidir. Her çiftleşme olayının bir yavruyla sonuçlandığını, ne daha fazla ne de daha az olduğunu belirtir. Öbekte yeni ve açıkça belirtilmiş bir özne ya da çekimli fiil yoktur; bu yüzden tek başına tam bir cümle değildir. Kalıp, ana cümle, producing + sonuç biçimindedir. Bir neden ile onun doğrudan sonucunu yeni bir cümle başlatmaktan daha kısa biçimde bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, ilk eylemin doğrudan sonucunu bir -ing öbeğiyle sunar?

  1. The pipe burst, flooding the kitchen.
  2. The pipe burst, and the kitchen flooded.
  3. The flooding pipe was under the sink.
Cevabı göster

The pipe burst, flooding the kitchen.

The newborn rabbits will drop into the cell Kalıp ifadeler

0:49

Yeni doğan tavşanlar,

directly below the two cells of its parents, Kalıp ifadeler

0:51

ebeveynlerinin iki hücresinin tam altındaki hücreye düşecek

Kalıp ifadeler

drop into the cell: aşağı düşerek bir alanın içine girmek

“Drop into the cell”, aşağı doğru hareket edip hücrenin içine girmeyi anlatır. Drop düşme hareketini, into ise dışarıdan içeriye doğru hareketi belirtir; the cell varış noktasıdır. Bu cümlede özne ve directly below ifadesi, anlamın gerçek ve mekânsal olduğunu gösterir. Bu, “kısa bir ziyarette bulunmak” anlamındaki drop by değildir. Yeniden kullanılabilen drop into + kap veya alan kalıbı, bir şeyin düşerek o alanın içine girmesini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir madeni paranın aşağı düşüp bardağın içine girdiğini anlatır?

  1. The coin dropped beside the glass.
  2. The coin lifted out of the glass.
  3. The coin dropped into the glass.
Cevabı göster

The coin dropped into the glass.

Kalıp ifadeler

directly below the two cells of its parents: kesin dikey konum

“Directly below the two cells of its parents”, tam olarak hangi hücrenin kastedildiğini belirtir. Below, hücreyi ebeveynlerin hücrelerinden daha alt bir seviyeye yerleştirirken directly dikey hizalanma anlamını ekler: hücre çapraz aşağıda veya yalnızca daha alçak bir yerde değil, tam altındadır. İfadenin tamamı the cell sözünden sonra gelir ve onu niteler. directly below + referans noktası kalıbı; şemalarda, ekranlarda, haritalarda ve fiziksel alanlarda kesin konum belirtmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle sensörü ekranla dikey olarak hizalanmış biçimde tam altına yerleştirir?

  1. The sensor is below the screen, but off to one side.
  2. The sensor is directly beside the screen.
  3. The sensor is directly below the screen.
Cevabı göster

The sensor is directly below the screen.

and within minutes will mature and reproduce in turn. Kalıp ifadeler

0:55

ve birkaç dakika içinde olgunlaşıp sırayla üreyecekler.

Kalıp ifadeler

within minutes: yalnızca birkaç dakika içinde

Within minutes, olgunlaşmanın yalnızca birkaç dakika sonra, fazla zaman geçmeden gerçekleştiğini belirtir. Değişimin son derece hızlı olduğunu vurgular. within + süre yapısı, bir şeyin gerçekleşmesi veya tamamlanması için dış zaman sınırını verir. Eylemin bu sürenin tamamı boyunca devam ettiğini anlatmaz.

Alıştırma

İtfaiyecilerin fazla zaman geçmeden vardığını belirten cümle hangisidir?

  1. The firefighters will leave in a few minutes.
  2. The firefighters arrived within minutes.
  3. The firefighters stayed for a few minutes.
Cevabı göster

The firefighters arrived within minutes.

Kalıp ifadeler

in turn: zincirdeki bir sonraki adım

Burada in turn, yeni olgunlaşan tavşanların daha sonra aynı şeyi yapması, yani üreyip bir sonraki döngüyü başlatması demektir. İfade, tekrarlanan bir zincirin bir aşamasını onu izleyen aşamaya bağlar. Daha genel olarak in turn, bir kişinin, şeyin veya olayın sırayla diğerini izlemesini ya da bir sonraki sonuca yol açmasını gösterebilir. Burada fiziksel olarak dönmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Sıradaki adımı göstermek için in turn kullanan cümle hangisidir?

  1. One team collects the samples, and another team, in turn, analyzes them.
  2. One team analyzes the samples in return for extra pay.
  3. One team turns around before analyzing the samples.
Cevabı göster

One team collects the samples, and another team, in turn, analyzes them.

Each cell can hold 10 to the 80th power Kelime

0:59

Her hücre 10 üzeri 80

nano rabbits.

1:02

nano tavşan alabilir.

Kelime

10 to the 80th power ifadesini okuma

Burada 10 to the 80th power, 10^80 ifadesini İngilizce sesli okumanın standart yoludur. 10'un üssünün 80 olduğunu, yani 80 tane 10 çarpanının çarpımını ifade eder. power burada fiziksel güç veya elektrik değil, matematikte “kuvvet” anlamındadır. Yeniden kullanılabilen yapı base + to the + sıra sayısı + power şeklindedir; two to the fifth power buna bir örnektir.

Alıştırma

10^80 ifadesinin standart İngilizce okunuşunu tamamlayın: ten to the ____ power.

Cevabı göster

eightieth

That's a one followed by 80 zeros Kalıp ifadeler

1:03

Bu, 80 sıfırın takip ettiği bir demektir

Kalıp ifadeler

a one followed by 80 zeros ile sıralama belirtme

a one followed by 80 zeros ifadesinde followed by, yazılış sırasını gösterir: önce 1 rakamı gelir, ardından 80 sıfır yer alır. Bu, 10^80 gibi çok büyük bir sayının nasıl yazıldığını gözümüzde canlandırmayı kolaylaştırır. Yeniden kullanılabilen A followed by B yapısı, önce A'nın sonra B'nin geldiği anlamına gelir. Rakamların, harflerin, sembollerin, adımların veya olayların sırasını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi A followed by B yapısıyla tamamlayın: A million is a one ____ six zeros.

Cevabı göster

followed by

before they break free and overrun the world. Notlar

1:06

kurtulup dünyayı istila etmeden önce.

Öbek fiiller

break free: kısıtlamadan veya denetimden kurtulmak

Break free, bir kısıtlamadan, denetimden veya engelden kurtulmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada tavşanların onları içeride tutan şeyden kaçması anlatılır. Buradaki free, “ücretsiz” değil, “artık denetlenmeyen veya kısıtlanmayan” anlamındadır. İki kelimeyi ayrı ayrı çevirmek yerine tek bir ifade olarak anlayın.

Alıştırma

Hedef ifade break free'yi tamamlayın: The fox struggled until it broke ____ from the trap.

Cevabı göster

free

Kelime

overrun the world: çok büyük sayılarla yayılıp dünyayı ele geçirmek

Overrun the world ifadesindeki overrun, ezici sayılarla bir yere yayılıp orayı ele geçirmek anlamına gelir. Hayal edilen tavşanlar yalnızca dünyayı dolaşmaz; sayıları o kadar artar ki her yeri kaplar ve denetlenemez hâle gelirler. Bu sözler kasıtlı olarak felaket havası veren bir abartıdır. Daha genel olarak overrun; orduların, zararlıların, yabani otların veya sorunların bir yere girip orayı doldurmasını ya da kolayca denetlenemeyecek biçimde ele geçirmesini anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir yerin çok sayıda ve denetlenemeyen karınca tarafından doldurulduğu anlamına gelir?

  1. The ants ran around the kitchen.
  2. The kitchen ran over the ants.
  3. The kitchen was overrun with ants.
Cevabı göster

The kitchen was overrun with ants.

Your calculations have given you a 46-digit number Kelime

1:10

Hesaplamalarınız size 46 haneli bir sayı verdi

Kelime

a 46-digit number: sayı + tekil birimden oluşan birleşik sıfat

a 46-digit number ifadesinde 46-digit, number adını niteleyen birleşik bir sıfattır. Sayının 46 basamaktan oluştuğunu belirtir; sayının değerinin 46 olduğunu söylemez. Bir sayı ile sayma birimi isimden önce sıfat oluşturduğunda aralarına kısa çizgi konur ve birim tekil kalır: a 12-digit code. İsimden sonra basamak sayısı belirtilirken çoğul kullanılır: The code has 12 digits.

Alıştırma

“Sekiz basamak içeren” anlamındaki standart birleşik sıfatla cümleyi tamamlayın: This lock uses an ____ code.

Cevabı göster

eight-digit

for the count of rabbits in the bottom cell,

1:13

en alt hücredeki tavşan sayısı için,

plenty of room to spare. Deyimler

1:16

yani bolca boş yer var.

Deyimler

plenty of room to spare: gerekenden çok daha fazla kapasite

Plenty of room to spare, gerekenden çok daha fazla alan veya kapasite bulunduğu anlamına gelir. Burada room sayılamaz ve soyut bir anlamdadır; fiziksel bir oda demek zorunda değildir. To spare, ihtiyaç karşılandıktan sonra geriye kalmak anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacı, 46 basamaklı sayının mevcut kapasiteye rahatça sığdığını söylüyor.

Alıştırma

Çok fazla ek zaman kaldığını anlatan ifadeyi tamamlayın: We arrived early, with plenty of time to ____.

Cevabı göster

spare

But just as you pull the lever Notlar

1:19

Ancak deneyi başlatmak için

to start the experiment,

1:20

kolu tam çektiğiniz anda,

Dilbilgisi

But just as + olay: ani bir kesintinin gerçekleştiği anı belirtmek

Burada just as, “tam ... olduğu anda” anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Kolu çekme eylemini neredeyse aynı anda gerçekleşen başka bir olaya bağlar. just, zamanlamanın özellikle yakın olduğu hissini güçlendirir. Baştaki But, sıradaki olayın gerçekleşmek üzere olan şeyi keseceğini veya değiştireceğini gösterir; bu, hikâye anlatımında yaygın bir kalıptır. Bu bağlamda just as zaman bildirir; “aynı şekilde” anlamındaki karşılaştırmayı bildirmez.

Alıştırma

Hangi cümlede just as “tam ... olduğu anda” anlamında kullanılmıştır?

  1. Do it just as the instructions show.
  2. The blue team trains just as hard as the red team.
  3. Just as Maya opened the window, a bird flew past.
Cevabı göster

Just as Maya opened the window, a bird flew past.

Kalıp ifadeler

pull the lever: bir kontrol kolunu çalıştırmak

pull the lever, bir kontrol kolunu cihaza göre kendinize doğru ya da aşağı çekerek çalıştırmayı anlatan doğal bir fiil-ad birleşimidir. lever, bir mekanizmayı başlatan, durduran, serbest bırakan veya ayarlayan sert bir kontrol koludur. Bu cümlede kolu çekmek deneyi başlatır. pull, işlemin yönünü anlatır; bir kişiyi çekmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Talimatı doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: Move the machine's control rod toward you. To open the gate, ____.

  1. pull the lever
  2. press the button
  3. push the lever
Cevabı göster

pull the lever

your assistant runs in with terrible news.

1:22

asistanınız korkunç bir haberle içeri koşuyor.

A rival lab has sabotaged your code Kelime

1:25

Rakip bir laboratuvar kodunuzu sabote etmiş

Kelime

has sabotaged your code: koda kasıtlı müdahale

Sabotage fiili, bir şeyin beklendiği gibi çalışmasını veya başarılı olmasını engellemek için ona kasıtlı olarak zarar vermek ya da müdahale etmek anlamına gelir. Bu cümlede has sabotaged your code, sıradan bir hata veya kazara oluşan arıza değil, rakip laboratuvarın kasıtlı müdahalesi olduğu suçlamasını taşır.

Alıştırma

Hangi cümlede sabotage kasıtlı müdahaleyi açıkça anlatır?

  1. A loose cable made the screen go dark.
  2. A competitor sabotaged the prototype before the contest.
  3. A programmer accidentally mistyped one command.
Cevabı göster

A competitor sabotaged the prototype before the contest.

so that all the zeros at the end Notlar

1:27

öyle ki, sonuçlarınızın sonundaki

of your results got cut off. Öbek fiiller

1:29

tüm sıfırlar kesilmiş.

Dilbilgisi

so that: gerçekleşmiş bir sonucu anlatma

Burada so that, sabotaj eylemini onun doğurduğu sonuçla bağlar. all the zeros at the end of your results got cut off yan cümlesi gerçekten ne olduğunu bildirir; dolayısıyla so that burada amacıyla değil, bunun sonucunda anlamına gelir. Başka bağlamlarda so that bir amacı anlatabilir: I wrote it down so that I would remember it. İkinci bölümün amaçlanan bir hedefi mi, yoksa gerçekten gerçekleşen bir sonucu mu anlattığını kontrol edin.

Alıştırma

Hangi cümlede so that bir amaç yerine gerçekleşmiş bir sonucu anlatır?

  1. We lowered our voices so that the baby could sleep.
  2. Leah set an alarm so that she would wake up early.
  3. The pipe burst, so that water flooded the basement.
Cevabı göster

The pipe burst, so that water flooded the basement.

Kalıp ifadeler

at the end: bir dizideki son konum

Burada at the end, sıfırların nerede bulunduğunu belirtir: görüntülenen sonucun en son konumlarında. Bir sayı veya dizideki konumu anlatır; işlemin bittiği zamanı anlatmaz. Neyin sonundan söz ettiğinizi belirtmek için at the end of + isim yapısını kullanın: at the end of the list.

Alıştırma

“Listenin en son konumunda” anlamına gelen ifadeyi seçin: Write your name ____.

  1. at the end of the list
  2. at the start of the list
  3. in the end
Cevabı göster

at the end of the list

Öbek fiiller

got cut off: kesildi veya bağlantısı koptu

Bu cümlede got cut off, sonucun o kısmı kesildiği için sondaki sıfırların kaybolduğu anlamına gelir. Fiziksel olarak kesilen bir şey yoktur. get + geçmiş zaman ortacı yapısı, konuşma dilinde kullanılan bir edilgen oluşturur. Got, çoğu zaman istenmeyen bir değişimin veya olayın gerçekleşmesini vurgularken cut off bir sınırdaki kesilme ya da kesintiyi anlatır.

Alıştırma

“Aniden bağlantısı kesildi” anlamındaki öbek fiili tamamlayın: The Wi-Fi failed, and our video call got cut ____.

Cevabı göster

off

That means you don't actually know Anlatım akışı

1:32

Bu, aslında en alt hücrenin

Anlatım akışı

That means: bir olgudan sonuç çıkarma

That means, az önce söylenenlerden çıkarılan bir sonucu veya bunların doğurduğu durumu belirtir. Buradaki that tek bir sözcüğe değil, önceki durumun tamamına gönderme yapar; means de bunu aslında bilmediğin sonucuna bağlar. Olgu. That means + yan cümle yapısını kullanarak akıl yürütme adımını dinleyici veya okuyucu için açık hâle getirebilirsin.

Alıştırma

Sonucu derste öğrendiğin çıkarım ifadesiyle tamamla: The library is closed today. ____ we need to come back tomorrow.

Cevabı göster

That means

if the bottom cell will be able to hold Dilbilgisi

1:34

tüm tavşanları tutup tutamayacağını

all the rabbits,

1:36

gerçekte bilmediğiniz anlamına gelir

Dilbilgisi

will be able to hold: gelecekteki kapasite

Will be able to hold, ‘gelecekte içine almaya yetecek kapasiteye sahip olacak’ anlamına gelir. Will bu kapasiteyi geleceğe yerleştirir; hold burada ‘elde taşımak’ değil, ‘içine almak’ veya ‘yer sağlamak’ demektir. Hücre, oda veya kap gibi insan olmayan bir özne de kapasitesi ya da tasarımı eylemi mümkün kıldığında be able to ile kullanılabilir. Yeniden kullanılabilir yapı özne + will be able to + fiilin yalın hâlidir. Buradaki if, know fiilinden sonra whether anlamında ‘olup olmadığını’ bildirir; bu yüzden ifade bir koşul kurmak yerine gelecekteki kapasiteyi sorgular.

Alıştırma

Gelecekteki kapasiteyi ifade etmek için cümleyi will be able to ve ‘içine almak’ anlamındaki fiille tamamla: After the upgrade, the tank ____ 500 liters.

Cevabı göster

will be able to hold

and the reproduction is already underway. Kalıp ifadeler

1:37

ve üreme çoktan başlamıştır.

Kalıp ifadeler

is already underway: çoktan başladı ve hâlâ devam ediyor

is already underway ifadesindeki underway, bir sürecin mevcut durumunu anlatır: süreç başlamıştır ve hâlâ devam etmektedir. Underway, be fiilinden sonra kullanılır; dolayısıyla burada şu anda devam eden şey reproduction sürecidir. Already, başlangıcın bu zamana kadar gerçekleşmiş olduğunu, çoğu zaman da beklenenden erken gerçekleştiğini vurgular. is already underway bir arada kullanıldığında süreç artık yalnızca gelecekteki bir olasılık olmadığı için aciliyet hissi de verebilir.

Alıştırma

Sürecin başladığını ve devam ettiğini göstermek için cümleyi be already underway ile tamamlayın: The safety review ____.

Cevabı göster

is already underway

To make matters worse, Anlatım akışı

1:40

Daha da kötüsü,

Anlatım akışı

To make matters worse: durumu daha da kötüleştiren bir gelişmeyi tanıtmak

To make matters worse, zaten kötü olan bir durumu daha ciddi hâle getiren yeni bilgiyi tanıtan bir geçiş ifadesidir. Buradaki matters, fiziksel nesneleri değil mevcut durumu anlatır. Bir sonraki cümlenin veya yan cümlenin başına getirildiğinde, dinleyiciye fikirleri nasıl bağlaması gerektiğini gösterir: yeni olay yalnızca bir sonraki olay değildir, mevcut sorunu daha da büyütür. İfadenin ardından normalde virgül gelir.

Alıştırma

The campsite was already cold. To make matters worse ifadesini tam olarak tamamlayın: To make ____ worse, it started to rain.

Cevabı göster

matters

your devices and calculators are all malfunctioning, Kelime

1:41

cihazlarınız ve hesap makineleriniz arızalı,

Kelime

are all malfunctioning: bütün cihazlar hatalı çalışıyor

Burada are malfunctioning, cihazların ve hesap makinelerinin amaçlandığı gibi çalışmadığı anlamına gelir. Tamamen durmuş olabilirler veya çalışmaya devam ederken yanlış sonuçlar verebilirler. All, yardımcı fiil are'den sonra gelir ve hem devices hem de calculators için geçerlidir: sözü edilen her cihazda bir sorun vardır. Bu ifade, bir kişinin yanlış hesap yapmasını değil, ekipman arızasını anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede malfunctioning, bir cihazın hatalı çalıştığını anlatmak için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The sensors are malfunctioning and sending incorrect data.
  2. The technicians are malfunctioning because they are tired.
  3. The sensors are working exactly as designed.
Cevabı göster

The sensors are malfunctioning and sending incorrect data.

so you only have a few minutes Dilbilgisi

1:45

bu yüzden elle çözmek için

to work it out by hand. Notlar

1:47

sadece birkaç dakikanız var.

Dilbilgisi

only have a few minutes to + fiil: çok az zamanı olmak

only have a few minutes to + fiil kalıbı, eylem için çok az zaman bulunduğu anlamına gelir. Only, a few minutes bölümünü sınırlar ve böylece zaman baskısı hissi yaratır. Zaman ifadesinden sonra görevi belirtmek için to ve fiilin yalın biçimini kullanın. Süre değişebilir, ancak yapı have + süre miktarı + to + fiil olarak kalır.

Alıştırma

Tüm parçaları sıralayarak only have ile başlayan hedef kalıbı oluşturun. Parçalar: only / have / a few minutes / to. Cümle: We ____ submit the form before the office closes.

Cevabı göster

only have a few minutes to

Öbek fiiller

work it out: hesaplamak veya çözmek

Bu cümlede work it out, “cevabı hesaplamak” ya da “sorunu çözmek” anlamına gelir. it zamiri, söz konusu olan hesaplamaya gönderme yapar. Matematik bağlamı bu anlamı açıkça gösterir; work out burada “egzersiz yapmak” değildir. Burada work out, nesne alan ayrılabilir bir öbek fiildir. Nesne bir zamir olduğunda work ile out arasına gelmelidir: work it out.

Alıştırma

it zamirini doğru yere yerleştirin: This puzzle is hard, but we can work ____ out together.

Cevabı göster

it

Kalıp ifadeler

by hand: otomatik değil, elle yapılan

Bu cümlede by hand, hesaplamanın nasıl yapıldığını anlatır: hesap makinesi, bilgisayar veya otomatik bir işlem kullanılmadan elle yapılması. Bu ifade, kelimenin tam anlamıyla yalnızca el hareketi yapmaktan daha geniştir. Otomasyon kullanmadan yazmayı, üretmeyi, kontrol etmeyi, ayırmayı veya hesaplama yapmayı anlatabilir.

Alıştırma

“Otomasyon olmadan, elle” anlamındaki ifadeyi tamamlayın: The scanner stopped working, so we checked every form ____ hand.

Cevabı göster

by

How many trailing zeros should there be Notlar

1:49

Tavşan sayısının sonunda

at the end of the count of rabbits

1:52

kaç tane sondan eklenen sıfır olmalı

in the bottom habitat?

1:53

en alt yaşam alanında?

Kelime

trailing zeros: sayının sonundaki art arda sıfırlar

Trailing zeros, bir sayının en sağında kesintisiz bir grup oluşturan sıfırlardır. Örneğin 45.000 sayısında üç trailing zero vardır; 40.005 sayısında ise son basamak sıfır olmadığı için hiç yoktur. Burada trailing, “sonda bulunan” anlamına gelir. Bir şeyin sürüklenmesini anlatmaz. Bu ifade matematikte, verilerde ve sayı biçimlendirmede sık kullanılır.

Alıştırma

Hangi sayıda tam olarak üç trailing zero vardır?

  1. 5002
  2. 52000
  3. 50020
Cevabı göster

52000

Dilbilgisi

should there be: beklenen miktarı sormak

How many ... should there be? şeklindeki doğrudan soruda should, there sözcüğünden önce gelir. Bu yapı bir plana, kurala veya hesaplamaya göre beklenen ya da doğru olan sayıyı sorar: How many + çoğul isim + should there be + yer veya zaman bilgisi? Bu cümlede konuşan kişi şu anda görülen sıfırları saymıyor; doğru sıfır sayısını soruyor. Should ahlaki bir tavsiye değil, beklenen sonucu ifade eder.

Alıştırma

Beklenen sayıyı sormak için soruyu should + there be yapısıyla tamamlayın: How many chairs ____ in each row?

Cevabı göster

should there be

And do you need to pull

1:55

Ve acil kapatma kolunu

the emergency shutdown lever? Kelime

1:56

çekmeniz gerekiyor mu?

Kelime

emergency shutdown lever: güvenlik kontrolünü belirten birleşik ad

The emergency shutdown lever, acil bir durumda bir makineyi, sistemi veya süreci hızla durdurmak için kullanılan bir koldur. Burada shutdown, çalışmayı durdurma anlamındaki bir addır; bir web sayfasını kapatmak anlamına gelmez. Bu ad grubunda lever, nesnenin adını veren ana addır. Shutdown kolun ne yaptığını, emergency ise bu durdurma işlevinin hangi durumda kullanılacağını belirtir. Genellikle pull fiiliyle pull the lever denir.

Alıştırma

emergency shutdown lever birleşik adında fiziksel nesneyi adlandıran sözcük hangisidir?

  1. lever
  2. emergency
  3. shutdown
Cevabı göster

lever

There isn't enough time to calculate Dilbilgisi

2:08

Son hücredeki tavşanların tam sayısını

the exact number of rabbits in the final cell.

2:10

hesaplamak için yeterli zaman yok.

Dilbilgisi

There isn't enough time to calculate: zaman yetersizliğini ifade etmek

There isn't enough time to calculate, eldeki zamanın hesaplamayı tamamlamak için fazla kısa olduğu anlamına gelir. There isn't enough time to + fiilin yalın hâli kalıbında mastar, eldeki süre içinde tamamlanamayan eylemi belirtir. Enough, time adından önce gelir. There durumu tanıtır; bir yeri göstermez. Farklı bir eylemi anlatmak için calculate yerine başka bir fiilin yalın hâlini kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Eldeki zamanın fazla kısa olduğunu belirten sabit kalıbı tamamlayın: There isn't ____ check every answer before the bell rings.

Cevabı göster

enough time to

The good news is we don't need to. Anlatım akışı

2:13

İyi haber şu ki buna ihtiyacımız yok.

Anlatım akışı

The good news is: olumlu bir noktaya geçiş yapmak

The good news is... konuşanın bir zorluk veya endişeden olumlu bir gerçeğe geçtiğini gösterir. Burada we don't need to bölümünü açıklamanın rahatlatıcı kısmı olarak sunar ve dinleyiciyi daha kolay bir çözüm yoluna yöneltir. Good news her zaman gerçek bir haber anlamına gelmez. Bu kalıpta çoğu zaman “yararlı veya rahatlatıcı nokta şudur...” anlamındadır. Günlük İngilizcede is sözcüğünden sonraki that kullanılmayabilir.

Alıştırma

Rahatlatıcı bir bilgiyi tanıtan ders kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ that the deadline has been extended.

Cevabı göster

The good news is

All we need to figure out is Dilbilgisi

2:15

Tek bulmamız gereken şey

how many trailing zeros it has.

2:16

kaç tane sondan eklenen sıfırı olduğu.

Dilbilgisi

All we need to figure out is: görevi tek bir soruya indirgemek

All we need to figure out is... daha büyük bir sorunu önemli olan tek soruya indirger. Burada all, “her şey” değil, “tek gereken şey” anlamındadır. Kalıp All + özne + need to + fiil + is + odak noktası şeklindedir. Örnekte odak noktası how many trailing zeros it has dolaylı sorusudur. Bu soru daha büyük bir cümlenin içinde bulunduğu için does it have değil, it has biçimindeki düz cümle sırasını kullanır.

Alıştırma

Sorunu tek bir soruya indirgeyen ders kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ why the front door will not lock.

Cevabı göster

All we need to figure out is

But how can we know

2:19

Ancak bir sayının

how many trailing zeros

2:20

kendisini hesaplamadan

a number has

2:22

sonunda kaç sıfır olduğunu

without calculating the number itself? Dilbilgisi

2:23

nasıl bilebiliriz?

Dilbilgisi

without calculating the number itself: tam hesaplamadan kaçınmak

Without + fiilin -ing biçimi, belirtilen eylem yapılmadan başka bir eylemin gerçekleştiğini veya bir amaca ulaşıldığını gösterir. Burada without calculating bir koşul koyar: sayının tam değerini önce hesaplamadan sondaki sıfırları bulmak. Itself, sayının tamamını vurgular. Soru, her türlü küçük hesaplamayı veya akıl yürütmeyi yasaklamaz; tam değeri hesaplamaktan kaçınan bir yöntem ister.

Alıştırma

Calculate fiilinin doğru biçimini kullanın: The team found the pattern without ____ every possible result.

Cevabı göster

calculating

What we do know is that we arrive Notlar

2:25

Kesin olarak bildiğimiz şey,

at the number of rabbits in the bottom cell

2:27

en alt hücredeki tavşan sayısına

through a process of multiplication.

2:30

bir çarpma işlemiyle ulaştığımızdır.

Dilbilgisi

What we do know is that: kesin bir gerçeği vurgulamak

What we do know is that... diğer bilgiler hâlâ belirsiz olabilecekken bir gerçeği kesin olarak sunar. Dinleyicinin dikkatini bilinmeyenlerden güvenilir bir başlangıç noktasına taşıyarak açıklamayı düzenler. Buradaki do, “yapmak” anlamındaki ana fiil değil, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. What we do know kesin bilgiyi adlandırır; that ile başlayan yan cümle de bu bilginin tam olarak ne olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi do ve know kullanan vurgu kalıbıyla tamamlayın: ____ the safety test passed.

Cevabı göster

What we do know is that

Kalıp ifadeler

arrive at: bir sonuca ulaşmak

Bu cümlede arrive at, bir sonuca “ulaşmak” ya da sonucu “hesaplayıp bulmak” demektir. Çarpma işlemi alt hücredeki sayıyı verir; kimse fiziksel olarak bir sayının bulunduğu yere gitmez. Bir hesaplama, düşünme veya tartışma süreci bir sonuca götürdüğünde arrive at ifadesini result, answer, conclusion, decision ya da number gibi sözcüklerle kullanabilirsin.

Alıştırma

Cümleyi arrive at ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: After checking each step, we ____ a final answer of 48.

Cevabı göster

arrived at

Literally.

2:32

Kelimenin tam anlamıyla.

The number of rabbits in each cell

2:33

Her bir hücredeki tavşan sayısı

is the product of the number of rabbits Kelime

2:34

onun üzerindeki iki hücrenin her birindeki

in each of the two cells above it.

2:36

tavşan sayısının çarpımıdır.

Kelime

the product of A and B: bir çarpma işleminin sonucu

Matematikte the product of A and B, A ile B'nin çarpılmasıyla elde edilen sonuçtur. Örneğin the product of 4 and 5, 20'dir. Burada alttaki her hücre, üstündeki iki hücrede bulunan tavşan sayılarının çarpılmasıyla elde edilen sonucu içerir. Product burada ticari bir ürün değil, matematik terimidir.

Alıştırma

Cümleyi çarpma işleminin sonucunu belirten matematiksel ifadeyle tamamla: Seven times nine equals 63. Sixty-three is ____ seven and nine.

Cevabı göster

the product of

And there are only two ways Anlatım akışı

2:39

Ve çarpma yoluyla

to get numbers with trailing zeros

2:40

sondan eklenen sıfırları olan sayıları elde etmenin

through multiplication.

2:42

sadece iki yolu vardır.

Anlatım akışı

there are only two ways: olası yolları tam olarak ikiyle sınırlamak

there are only two ways kalıbı, açıklamanın tam olarak iki olası yola indirildiğini bildirir. Yolların kendisini vermek yerine dinleyiciyi iki bölümlü bir listeye hazırlar. Only, bu iki yolun tüm olasılıkları kapsadığını belirtir: konuşan kişi burada başka hiçbir çarpma yolunun geçerli olmadığını söyler. Genel olarak, sonraki bilgiler iki olasılığın ikisini de kapsayacak ve başka olasılık bırakmayacaksa problemi bu kalıpla düzenleyebilirsiniz.

Alıştırma

Tam olarak iki yöntem bulunduğunu ve başka yöntem olmadığını belirten kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ to enter the lab: use your badge or call security.

Cevabı göster

There are only two ways

Either multiplying a number ending in five Notlar

2:43

Ya sonu beş ile biten bir sayıyı

by any even number,

2:46

herhangi bir çift sayıyla çarpmak,

Kalıp ifadeler

sonu beşle biten bir sayı

a number ending in five ifadesinde ending in five, number sözcüğünü niteler: sayının son basamağı 5’tir. Sayının yaptığı bir “bitirme” eylemini anlatmaz. İsim + ending in + son öğe yapısı, nesneleri nasıl bittiklerine göre sınıflandırabilir. Örneğin a code ending in zero veya a word ending in -ing denebilir.

Alıştırma

Cümleyi son basamağın 5 olduğunu belirten hedef ifadeyle tamamlayın: Pick a number ____.

Cevabı göster

ending in five

or by multiplying numbers that have

2:47

ya da zaten kendi sonlarında sıfır olan

trailing zeros themselves.

2:49

sayıları çarpmaktır.

Dilbilgisi

Either ... or ...: iki alternatif yolu bağlamak

Either...or... iki alternatifi, koşulu veya kategoriyi birbirine bağlar. Burada there are only two ways ile önceden bildirilen iki çarpma yolunu verir; or ifadesinin iki tarafı birer yolu adlandırır. Bu tür bir açıklamada bu ikili, bilgiyi iki dala ayırır. Ancak bu, kategorilerin gerçek bir örnekte hiçbir zaman örtüşemeyeceği anlamına gelmez; buna bağlam karar verir.

Alıştırma

İki alternatifi sunan ikili yapıyla cümleyi tamamlayın: We can ____ walk to school ____ take the bus.

Cevabı göster

either · or

Let's calculate the number of rabbits

2:52

İkinci sıradaki tavşan sayısını

in the second row and see what patterns emerge. Anlatım akışı

2:53

hesaplayalım ve hangi desenlerin ortaya çıktığını görelim.

Anlatım akışı

hangi örüntülerin ortaya çıktığına bakmak

calculate ... and see ... sıralamasında see what patterns emerge bir sonraki adımı düzenler: önce hesaplama yapılır, ardından sonuçlar düzenli ilişkiler bulmak için incelenir. Böylece kural hemen verilmez; dinleyenler onu keşfetmeye davet edilir. What patterns emerge, see fiilinden sonra gelen bir dolaylı sorudur. Burada emerge, örüntülerin sonuçlarda fark edilir veya açık hâle gelmesi anlamındadır; fiziksel bir nesnenin ortaya çıkması anlamına gelmez.

Alıştırma

Verilerin birkaç düzenli ilişki göstereceğini bekliyor ve grubun bunların neler olduğunu keşfetmesini istiyorsunuz. Hangi cümle uygundur?

  1. Let's compare the results and assume no patterns exist.
  2. Let's compare the results and see whether a pattern emerges.
  3. Let's compare the results and see what patterns emerge.
Cevabı göster

Let's compare the results and see what patterns emerge.

Two of the numbers have trailing zeros,

2:57

Sayılardan ikisinin sonunda sıfır var,

20 rabbits in the fourth cell,

2:59

dördüncü hücrede 20 tavşan

and 30 in the fifth cell.

3:01

ve beşinci hücrede 30.

But there are no numbers ending in five.

3:03

Ancak sonu beş ile biten hiçbir sayı yok.

And since the only way to get Dilbilgisi

3:05

Ve çarpma işlemiyle

a number ending in five

3:06

sonu beş ile biten bir sayı elde etmenin

through multiplication

3:08

tek yolu

is by starting with a number ending in five,

3:09

sonu beş ile biten bir sayıyla başlamak olduğundan,

Dilbilgisi

since the only way to... is by...: gerekçeyi ve tek yöntemi belirtmek

Bu cümlede since, “çünkü” veya “-dığı için” anlamındadır. Ardından gelen sonucu destekleyen gerekçeyi sunar; “geçmişteki bir zamandan beri” anlamına gelmez. the only way to + fiil is by + -ing yapısı bir hedefi ve bu hedefe ulaştıran tek yöntemi belirtir. Buradaki hedef, çarpma yoluyla sonu beşle biten bir sayı elde etmektir; gerekli başlangıç koşulu ise sonu beşle biten bir sayının bulunmasıdır.

Alıştırma

Gerekçe ve tek yöntemi bildiren yapıyı tamamlayın: Since ____ enter the lab ____ scanning an ID card, everyone must bring one.

Cevabı göster

the only way to · is by

there won't be any more down the line either. Deyimler

3:11

ileride de bunlardan başka olmayacak.

Deyimler

down the line either: olumsuz bir iddiayı geleceğe uzatmak

Down the line, “daha sonraki bir aşamada” veya “gelecekte” anlamına gelen bir deyimdir. Bu hesaplama zincirinde fiziksel bir çizgi boyunca hareketi değil, sonraki hesaplama düzeylerini gösterir. Olumsuz bir yan cümlenin sonundaki either, “o da değil” anlamını katar. down the line either birlikte kullanıldığında olumsuz iddia sonraki aşamalara uzatılır: ileride de ortaya çıkmayacaktır.

Alıştırma

“Daha sonraki bir aşamada da değil” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The delay is not causing trouble now, and it should not cause trouble ____.

Cevabı göster

down the line either

That means we only need to worry about Kalıp ifadeler

3:15

Bu, yalnızca kendi sonlarında sıfır olan

the numbers that have trailing zeros themselves.

3:17

sayılar için endişelenmemiz gerektiği anlamına gelir.

Kalıp ifadeler

only need to worry about: odağı daraltmak

Bu cümlede only need to worry about, yalnızca bir şeye odaklanmak veya onunla ilgilenmek gerektiği anlamına gelir. Burada worry about kaygıyı anlatmaz; hesaplamada hâlâ önemli olan sayıları gösterir. only need to worry about + şey veya görev kalıbı, diğer olasılıklar elendikten sonra işin kapsamını daraltır.

Alıştırma

Yalnızca tek bir iş kaldığını göstermek için öğrenilen beş kelimelik İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The labels are already printed, so we ____ attaching them to the boxes.

Cevabı göster

only need to worry about

And a neat trick to figure out the amount Kalıp ifadeler

3:20

Ve bir çarpımdaki sondaki sıfırların miktarını

Kalıp ifadeler

a neat trick: zekice ve basit bir yöntem

A neat trick, bir işi kolaylaştıran zekice ve basit bir yöntem demektir. Buradaki trick kandırmaca değil, pratik bir ipucu veya yöntemdir. Neat ise beğeni bildirir: konuşan kişi yöntemi zarif veya tatmin edici bulur. Bir ders veya gösteride yararlı bir kısa yol tanıtmak için a neat trick to + fiilin yalın hâli ya da a neat trick for + -ing ile biten fiil kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle zekice ve yararlı bir yöntem tanıtmak için a neat trick ifadesini kullanıyor?

  1. The desk looks neat after I cleaned it.
  2. The scammer played a trick on the customer.
  3. Here's a neat trick for remembering the planets in order.
Cevabı göster

Here's a neat trick for remembering the planets in order.

of trailing zeros in a product

3:22

bulmak için harika bir numara,

is to count and add the trailing zeros Dilbilgisi

3:24

çarpanların her birindeki

in each of the factors.

3:26

sondaki sıfırları saymak ve eklemektir.

Dilbilgisi

is to count and add...: yöntemin ne olduğunu belirtme

The way/trick is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yöntemin neyden oluştuğunu belirtir. Burada is to count and add... yöntemi açıklar: her çarpandaki sondaki sıfırları saymak ve sonra bu sayıları toplamak. Tek bir to, eş görevli iki fiili, yani count ve add fiillerini birlikte başlatır. Bu matematik bağlamında factors, genel nedenler veya etkiler değil, birbiriyle çarpılan sayılar olan “çarpanlar” anlamındadır.

Alıştırma

Yöntem bildiren kalıbı check kullanarak tamamlayın: The best way to avoid errors is ____ your work.

Cevabı göster

to check

For example, Anlatım akışı

3:28

Örneğin,

10 * 100 = 1,000.

3:29

10 * 100 = 1.000.

Anlatım akışı

For example: genel bir fikirden belirli bir örneğe geçmek

For example, ardından gelen bilginin daha genel bir açıklamayı veya kuralı gösteren belirli bir örnek olduğunu bildirir. Buradaki 10 * 100 = 1,000 işlemi, sondaki sıfırlar hakkında daha önce verilen kuralı gösterir. For example cümlenin başında kullanıldığında ardından genellikle virgül gelir. Bu işaret, dinleyenin veya okuyanın somut örnek ile genel fikir arasında bağlantı kurmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Bu parçada belirli örneği en iyi hangi bağlayıcı başlatır? Some mammals live in the ocean. ____, whales spend their lives in the sea.

  1. In conclusion
  2. Therefore
  3. For example
Cevabı göster

For example

So let's take the numbers

3:32

Öyleyse sayıları alalım

in the fourth and fifth cells

3:33

dördüncü ve beşinci hücrelerdeki

and multiply down from there. Kalıp ifadeler

3:35

ve oradan aşağı doğru çarpalım.

Kalıp ifadeler

multiply down from there: şemada aşağı doğru çarpmaya devam etmek

Bu cümlede multiply down from there, seçilen hücrelerden başlayıp şemanın alt katmanları boyunca çarpma işlemine devam etmek anlamına gelir. Multiply işlemi, down düzende izlenecek yönü, from there ise seçilen başlangıç noktasını gösterir. Burada down, görsel yapı içindeki ilerleme yönünü anlatır; sayıların değerini küçültmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, çarpma işlemine bir şemanın alt katmanları boyunca devam edilmesini doğal biçimde anlatır?

  1. Begin at the marked cells and multiply down from there.
  2. Begin at the marked cells and make the numbers smaller from there.
  3. Begin at the marked cells and multiply below from there.
Cevabı göster

Begin at the marked cells and multiply down from there.

20 and 30 each have one zero, Dilbilgisi

3:38

20 ve 30'un her birinde bir sıfır var,

Dilbilgisi

each have one zero: iki öğenin ayrı ayrı neye sahip olduğunu söylemek

A and B each have... yapısında each, aynı özelliğin iki öğenin her birine ayrı ayrı ait olduğunu belirtir. Burada 20'de bir sıfır, 30'da da bir sıfır vardır; iki sayı tek bir sıfırı paylaşmaz. Each, çoğul özne 20 and 30'dan sonra geldiği için fiil bu çoğul özneyle uyum sağlar ve have kullanılır. Each özne olduğunda fiil tekildir: Each has one zero.

Alıştırma

Cümleyi each ve have fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The two jars ____ a lid.

Cevabı göster

each have

so the product of both cells

3:40

bu nedenle her iki hücrenin çarpımında

will have two trailing zeros,

3:42

sonda iki sıfır olacak,

while the product of either cell and an adjacent Notlar

3:44

herhangi bir hücrenin ve sıfır olmayan bitişik bir hücrenin çarpımında

non-zero ending cell will have only one.

3:46

ise sadece bir tane olacak.

Dilbilgisi

while ... will have only one: sonuçları karşılaştırma

Buradaki while, 'oysa' veya 'buna karşılık' anlamındadır. İki sonucu birbirine bağlar: iki hücrenin çarpımının sonunda iki sıfır varken ikinci durumdaki çarpımın sonunda yalnızca bir sıfır vardır. Bu while kullanımı, aralarındaki farkı vurgulamak için iki olguyu yan yana getirir. İki eylemin aynı anda gerçekleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede while iki sonucu karşılaştırmak için kullanılmıştır?

  1. The first test took ten minutes because it had more questions.
  2. The first test took ten minutes, while the second took only five.
  3. I read while I waited for the bus.
Cevabı göster

The first test took ten minutes, while the second took only five.

Kelime

an adjacent non-zero ending cell: içindeki sayı sıfırla bitmeyen komşu hücre

an adjacent non-zero ending cell ifadesinde adjacent, hücrenin başka bir hücrenin yanında olduğunu belirtir. non-zero ending, hücredeki sayının 0 dışında bir rakamla bittiğini anlatan sıkıştırılmış bir nitelemedir. Bu ifade yalnızca sayının tamamının sıfır olmadığını söylemez. Örneğin 20 sıfır değildir, ancak yine de sıfırla biter. Daha açık bir ifade an adjacent cell whose number does not end in zero şeklindedir.

Alıştırma

Bu cümledeki an adjacent non-zero ending cell ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. an adjacent cell whose number is not equal to zero
  2. a cell that is not next to any other cell
  3. an adjacent cell whose number does not end in zero
Cevabı göster

an adjacent cell whose number does not end in zero

When we continue all the way down, Kalıp ifadeler

3:50

Tamamen aşağı doğru devam ettiğimizde,

we end up with 35 zeros in the bottom cell. Öbek fiiller

3:52

en alt hücrede 35 sıfır ile sonuçlanıyoruz.

Kalıp ifadeler

all the way down: en aşağıya kadar devam etmek

All the way down, “aşağı doğru olan mesafenin veya sıranın tamamı boyunca, en alta kadar” anlamına gelir. Bu cümlede, hesaplamanın yarıda durmak yerine her seviyeden geçerek sürdüğünü gösterir. Burada down, yapının içinde tabana doğru ilerlemeyi anlatır. Durumun kötüleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

“En aşağıya kadar” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Scroll ____ to read the final note.

Cevabı göster

all the way down

Öbek fiiller

end up with + isim öbeği: nihai sonuç

End up with, “bir sürecin sonucunda en sonunda bir şeye sahip olmak veya bir şeyi elde etmek” anlamına gelir. Bu cümlede, bütün hesaplamalar tamamlandığında en alttaki hücrede toplam 35 sıfır ortaya çıkar. Kalıp end up with + isim öbeği şeklindedir. İsim öbeği geriye kalan, elde edilen veya sonuç olarak ortaya çıkan şeyi belirtir; birinin durduğu fiziksel yeri belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi end up with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Yesterday, after sorting the supplies, we ____ enough paper for every group.

Cevabı göster

ended up with

And if you're not too stressed Ton ve niyet

3:56

Ve eğer potansiyel

about the potential

3:57

nano-tavşan kıyameti hakkında

nano-rabbit apocalypse,

3:58

çok stresli değilseniz,

Ton ve niyet

if you're not too stressed about... ile mizahi geçiş

if you're not too stressed about... ifadesindeki if yan cümlesi, konuşmacı başka bir gözleme geçmeden önce durumun kaygı verici gelebileceğini hafif bir dille kabul eder. Burada not too stressed, açıklamayı takip edemeyecek kadar kaygılı olmamak anlamına gelir. Olası nano tavşan kıyameti, kasıtlı olarak abartılmış hayalî bir felakettir. Bu nedenle yan cümle ciddi bir uyarı değil, şakadır. Bu kalıp önce gerilimi kabul edip sonra devam ederek geçişi yumuşatabilir.

Alıştırma

Bu cümlede if yan cümlesinin temel işlevi nedir?

  1. Başka bir gözleme geçmeden önce gerilimi mizahla kabul eder.
  2. Dinleyicinin stresle ilgili tıbbi bir rahatsızlığı olup olmadığını sorar.
  3. Gerçek bir felaket hakkında resmî uyarı verir.
Cevabı göster

Başka bir gözleme geçmeden önce gerilimi mizahla kabul eder.

you might notice Ton ve niyet

4:00

sıfırları bu şekilde saymanın

that counting the zeros this way

4:01

Pascal üçgeninin bir parçasını oluşturduğunu

forms part of Pascal's triangle. Kültür

4:03

fark edebilirsiniz.

Ton ve niyet

you might notice that: gözlemlemeye nazik bir davet

You might notice that... dinleyicinin dikkatini bir ayrıntıya veya örüntüye nazikçe yöneltir. Gözlemi bir emir gibi değil, dinleyicinin kendi başına keşfedebileceği bir şey gibi sunar. Burada might esas olarak önerinin tonunu yumuşatır. Pascal üçgeniyle ilgili bilginin şüpheli olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir rehber, ziyaretçileri bir örüntüyü nazikçe gözlemlemeye davet etmek istiyor. En uygun cümle hangisidir?

  1. You must notice that the tiles form a star.
  2. You might notice that the tiles form a star.
  3. Notice that the tiles form a star.
Cevabı göster

You might notice that the tiles form a star.

Kültür

Pascal's triangle: üçgensel bir sayı örüntüsü

Pascal's triangle, sayıları üçgen oluşturan satırlar hâlinde düzenleyen Pascal üçgenidir. İçteki her sayı, hemen üstündeki yan yana iki sayının toplanmasıyla bulunur. Bu cümlede sıfırların sayıları, satır satır oluşan bu örüntünün bir bölümüyle eşleşir. Triangle burada sayıların dizilişini anlatır; yalnızca sıradan bir geometrik şekli veya Pascal'a ait bir eşyayı anlatmaz.

Alıştırma

Bu matematik bağlamında Pascal's triangle neyi ifade eder?

  1. Pascal'a ait sıradan bir geometrik üçgen
  2. Bir üçgenin kenarlarını ölçmek için kullanılan bir araç
  3. Sayıların üçgen biçimli satırlarda düzenlendiği matematiksel bir örüntü
Cevabı göster

Sayıların üçgen biçimli satırlarda düzenlendiği matematiksel bir örüntü

Adding those 35 zeros

4:06

Bu 35 sıfırı

to the 46-digit number

4:08

daha önce sahip olduğumuz

we had before

4:09

46 haneli sayıya eklemek

yields an 81-digit number, Kelime

4:11

81 haneli bir sayı verir,

Kelime

yields an 81-digit number: bir sonucu ifade etmek

Burada yields, bir şeyi sonuç olarak üretmek anlamına gelir. Adding those 35 zeros to the 46-digit number we had before şeklindeki -ing yan cümlesinin tamamı öznedir; an 81-digit number ise bu işlemin ürettiği sonuçtur. Bu sonuç anlamı resmî matematik ve bilim anlatımlarında yaygındır: A yields B. İşlem yan cümlesi tek bir özne gibi davrandığı için fiil yield değil, yields olur.

Alıştırma

Cümleyi yield fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın. Dividing 144 by 12 ____ an answer of 12.

Cevabı göster

yields

too big for the habitat to contain. Dilbilgisi

4:13

yaşam alanı için tutulamayacak kadar büyüktür.

Dilbilgisi

too big for the habitat to contain: kapasite sınırını aşmak

too + adjective + for + noun/pronoun + to + verb kalıbı, bir özelliğin bir kişinin veya şeyin sınırını aştığını ve bu nedenle mastarla belirtilen eylemin başarıyla yapılamadığını anlatır. Burada too big yalnızca “çok büyük” demek değildir. Boyutun, yaşam alanının içine alabileceği sınırı aştığını belirtir. for the habitat sınıra sahip olan şeyi, to contain ise onun gerçekleştiremediği eylemi gösterir.

Alıştırma

Sandığın ağırlığı nedeniyle bir kişi tarafından taşınamayacağını göstermek için cümleyi too ... for ... to kalıbıyla tamamlayın: The crate is ____ heavy for one person ____ carry.

Cevabı göster

too · to

You rush over and pull the emergency switch Kalıp ifadeler

4:16

Acil durum anahtarına doğru koşup çekiyorsunuz

Kalıp ifadeler

rush over: başka bir noktaya hızla gitmek

Rush over, bulunduğunuz yerden başka bir kişiye veya yere hızla gitmek anlamına gelir. Rush hız ve aciliyet katar; buradaki over “üstünde” anlamına gelmez, diğer konumu gösterir. Cümlede acil durum şalterine hızla gidip ardından şalteri çekersiniz. Bu ifade hareketi anında verilen bir tepki olarak gösterir.

Alıştırma

Hemen ilgilenilmesi gereken bir durum nedeniyle başka bir yere hızla gitme anlamında rush over kullanılan cümle hangisidir?

  1. When the pipe burst, Omar stepped over the valve.
  2. When the pipe burst, Omar rushed over to close the valve.
  3. When the pipe burst, Omar calmly walked away from the valve.
Cevabı göster

When the pipe burst, Omar rushed over to close the valve.

just as the seventh generation of rabbits

4:18

tam yedinci nesil tavşanlar

was about to mature. Dilbilgisi

4:21

olgunlaşmak üzereyken.

Dilbilgisi

was about to mature: geçmişte gerçekleşmek üzere olan bir olay

was about to mature ifadesinde was about to + fiilin yalın biçimi, bir olayın geçmişte gerçekleşmesinden hemen önceki noktayı anlatır. Mature fiilin yalın biçimidir; was ise tekil özne the seventh generation ile uyumludur. Just as ile birlikte kullanıldığında cümle kritik bir anı işaretler: tavşanlar olgunlaşmaya çok yaklaşmışken başka bir şey oldu. Bu yapı yakınlığı gösterir, ancak tavşanların gerçekten olgunlaşıp olgunlaşmadığını tek başına doğrulamaz.

Alıştırma

Trenin kalkmak üzere olduğunu anlatan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The train was ____ leave when the doors began to close.

Cevabı göster

about to

hare-raisingly close to disaster. Deyimler

4:22

Felaketin kıl payı eşiğinde.

Deyimler

hare-raisingly close to disaster: tavşan temalı bir eş sesli kelime oyunu

Hare-raisingly, son derece korkutucu veya ürkütücü bir biçimde anlamına gelen standart hair-raisingly sözcüğünün bilinçli olarak değiştirilmiş yazımıdır. Yaygın Amerikan telaffuzunda hare ve hair eş seslidir; ayrıca hare yaban tavşanı demektir. Bu yüzden yeni yazım tavşan temalı bir kelime oyunu oluşturur. hare-raisingly close to disaster ifadesinde zarf close sözcüğünü güçlendirir: durum korkutucu derecede felakete yaklaşmıştır. Yazım, hair-raisingly sözcüğünün temel anlamını değiştirmeden mizah ekler.

Alıştırma

hare-raisingly ifadesindeki kelime oyununu oluşturan nedir?

  1. Bir yaban tavşanının fiziksel olarak bir şeyi kaldırdığı anlamına gelir.
  2. Resmî yazıda kullanılan standart yazımdır.
  3. Tavşan temasına uyması için hair yerine onunla eş sesli hare kullanılır.
Cevabı göster

Tavşan temasına uyması için hair yerine onunla eş sesli hare kullanılır.

Continue to challenge your mind

4:26

Bu bilmece oynatma listesiyle

with this riddle playlist.

4:27

zihninize meydan okumaya devam edin.