Çoğalan tavşanlar bilmecesini çözebilir misin? - Alex Gendler: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Nano tavşan deneyi matematiksel bir acil duruma dönüşür. Anlatıcı, yaşam alanı hücrelerinden oluşan piramitteki çarpımları izleyerek son sayının sonunda 35 sıfır bulunduğunu belirler. Böylece tavşan sayısı 81 basamaklı olur, hücrenin 10^80 kapasitesini aşar ve sistemin kapatılması gerekir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. multiply faster than the eye can see. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Bu söz, gözle gerçek anlamda bir hız karşılaştırması yapmaz; üremenin izlenemeyecek kadar hızlı olduğunu abartılı biçimde anlatır. Aynı kalıp olağanüstü hızlı hareketleri, büyümeyi veya değişimi daha canlı betimlemek için kullanılabilir. 2. trailing zeros — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi. Bir sayının sonunda art arda bulunan sıfırlar için matematikte ve programlamada kullanılan standart terimdir. Terimi tanımak, bilmecenin temel kestirme yolunu izlemeyi sağlar: devasa çarpımı bütünüyle hesaplamak yerine sondaki sıfırların sayısını çarpanlardan çıkarmak. 3. hare-raisingly close to disaster. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Korkutucu veya son derece gergin bir şeyi anlatan hair-raisingly ifadesindeki hair sözcüğünün, tavşanla bağlantılı hare ile değiştirilmesine dayanan bir kelime oyunudur. Bu örnek, benzer sesli sözcüklerle yapılan oyunları fark etmeyi ve tanıdık bir deyimin değiştirilerek felaketin kıl payı atlatıldığını anlatan, mizahi ve temaya uygun bir final oluşturmasını anlamayı sağlar.
Bu derste
After years of experiments: uzun bir süreçten sonraki sonucu tanıtmak
After years of experiments, cümlenin başında kullanılan bir zaman ifadesidir. Deneylerin uzun süre devam ettiğini ve sonraki olayın bunların ardından gerçekleştiğini anlatır; years burada belirli takvim yıllarını göstermez. Yeniden kullanılabilen kalıp after years of + isim veya -ing biçimidir. Uzun bir geçmişi tek ifadede özetleyerek cümlenin hızla sonuca geçmesini sağlar.
Alıştırma
Cümleyi after years of + activity kalıbıyla tamamlayın: After years ____ practice, Mina gave her first concert.
Cevabı göster
of
you've finally created the pets of the future, Kalıp ifadeler
0:08nihayet geleceğin evcil hayvanlarını yarattınız,
the pets of the future: geleceğe ait bir evcil hayvan türü sunmak
The pets of the future, bu evcil hayvanları gelecek bir dönemi temsil etmesi beklenen tür olarak sunmak için the X of the future kalıbını kullanır. Bu, “geleceğin sahip olması” anlamına gelmez; genellikle hayal gücüne dayalı veya tanıtım amaçlı duyulan, geleceğe dönük bir çerçevedir. Nano-rabbits, virgülden sonra gelen bir açıklayıcı eş görevli ifadedir. The pets of the future ifadesini daha belirli bir adla yeniden adlandırır ve icat edilen evcil hayvanların tam olarak ne olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi the X of the future kalıbındaki edatla tamamlayın: This could be the classroom ____ the future.
Cevabı göster
of
and they multiply faster than the eye can see. Deyimler
0:14ve gözün görebileceğinden daha hızlı çoğalıyorlar.
multiply faster than the eye can see: gözün takip edemeyeceği kadar hızlı çoğalmak
Bu cümlede multiply, “üreyerek sayıca artmak” demektir. faster than the eye can see ifadesi kasıtlı bir abartıdır: sayıları o kadar hızlı artar ki bir insan değişimi gözleriyle neredeyse takip edemez. faster than the eye can see ifadesini izlenemeyecek kadar hızlı görünen hareket, büyüme veya değişimleri anlatmak için kullanabilirsin. Ölçülmüş bir hız vermek yerine canlı bir izlenim oluşturur.
Alıştırma
Bu cümlede multiply faster than the eye can see ne anlama geliyor?
- Sayıları neredeyse gözlemlenemeyecek kadar hızlı artar.
- Gözlerini kullanamadıkları için görünmez olurlar.
- Yalnızca biri onları izledikten sonra ürerler.
Cevabı göster
Sayıları neredeyse gözlemlenemeyecek kadar hızlı artar.
there are 36 habitat cells: çoğul şeyleri tanıtmak
There are + çoğul isim öbeği, iki veya daha fazla kişi ya da şeyin var olduğunu veya ortamda bulunduğunu ilk kez belirtir. Burada there are, 36 yaşam alanı hücresini tanıtarak ortamı açıklar; there bir yeri göstermez. Tekil isimle there is, çoğul isimle there are kullanılır. Sayı ve isim öbeği fiilin uyumunu belirler: one cell için there is, 36 cells için there are kullanılır.
Alıştırma
Çoğul isme uygun fiili yazarak şimdiki zamandaki varlık cümlesini tamamla: There ____ three empty seats near the window.
Cevabı göster
are
arranged in an inverted pyramid: ters piramit biçiminde düzenlenmiş
Arranged in an inverted pyramid, hücrelerin tüm düzen ters bir piramit oluşturacak biçimde yerleştirildiğini anlatır. Arranged, hücrelerin durumunu açıklayan bir geçmiş zaman ortacıdır; in ise şekli veya yerleşim biçimini tanıtır. Inverted sözcüğü gereklidir: geniş bölüm üstte, sivri uç alttadır. Inverted olmadan pyramid genellikle ucu yukarı bakan bir piramidi ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle fenerlerin ters piramit oluşturacak biçimde dizildiğini doğru anlatır?
- The lanterns are arranged in a pyramid.
- The lanterns are arranged in an inverted pyramid.
- The lanterns are inverted in a pyramid.
Cevabı göster
The lanterns are arranged in an inverted pyramid.
and so on with eight rabbits in the last one. Kalıp ifadeler
0:29ve bu şekilde sonuncusunda sekiz tavşan olacak şekilde devam ediyor.
and so on: kurulmuş bir örüntünün devamı
And so on, aynı listenin veya örüntünün devam ettiğini gösterir; böylece konuşan kişi kalan her ögeyi tek tek söylemek zorunda kalmaz. Burada ilk hücrede bir, ikincide iki tavşan olması artan bir diziyi kurar; ifade, son hücredeki sekiz tavşana ulaşmadan önce aradaki hücreleri atlar. Dinleyen kişi neyin devam ettiğini çıkarabilmelidir. Bu ifade yalnızca “birbiriyle ilgisiz başka şeyler” anlamına gelmez.
Alıştırma
Önceki ögeler açık bir örüntü kurduğu için and so on ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The first shelf holds ten books, the second holds twenty, the third holds thirty, and so on.
- The first shelf is wooden, and so on.
- The shelf fell because and so on.
Cevabı göster
The first shelf holds ten books, the second holds twenty, the third holds thirty, and so on.
The other rows of cells are empty for now. Kalıp ifadeler
0:33Hücrelerin diğer sıraları şimdilik boş.
for now: şu anda geçerli, sonsuza kadar değil
For now, “şu anda böyle, fakat daha sonra böyle olmak zorunda değil” anlamına gelir. Cümlede diğer sıraların durumunu sınırlar: Bu sıralar yalnızca mevcut aşamada boştur ve durum daha sonra değişebilir. Bir durumun, kararın veya düzenlemenin kalıcı değil geçici olduğunu göstermek için genellikle cümlenin sonunda kullanılır.
Alıştırma
“Geçici olarak, şu anda” anlamındaki ifadeyi tamamlayın: We can use this small table for ____, but we'll need a bigger one when more guests arrive.
Cevabı göster
now
hermaphroditic: biyolojik bir üreme özelliği
Hermaphroditic, hem erkek hem de dişi üreme organlarına veya işlevlerine sahip bir canlıyı tanımlayan biyolojik bir sıfattır. Bu problemin kuralında her tavşanın eşleşirken iki üreme rolünden birini üstlenebildiği kabul edilir. Kalıp be hermaphroditic şeklindedir: The rabbits are hermaphroditic. Sözcük bir hayvanın ırkını, rengini veya kişiliğini değil, üreme biyolojisini tanımlar.
Alıştırma
Bir biyoloji metninde hermaphroditic neyi tanımlar?
- Mutlaka eş olmadan üremesi gereken bir canlı.
- Hem erkek hem de dişi üreme özelliklerine sahip bir canlı.
- Sıra dışı tüy rengine sahip bir hayvan.
Cevabı göster
Hem erkek hem de dişi üreme özelliklerine sahip bir canlı.
and each rabbit in a given cell will breed once Notlar
0:39ve belirli bir hücredeki her tavşan bir kez üreyecektir
a given cell: resmî bir kuralda seçilen bir hücre
a given cell ifadesinde given, belirli veya inceleme için seçilmiş anlamına gelen bir sıfattır. İfade, bir hücreyi akılda tutup kuralı ona uygulamanızı ister; bir hücrenin birine verildiği olayı anlatmaz. Bu ifade biçimi, rastgele seçilmiş bir örnek için kural belirtilirken yaygındır. Seçilen hücre değişebilir, ancak aynı kural koşulları karşılayan her hücre için geçerli olmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede given, inceleme için seçilmiş belirli bir öğe anlamında kullanılmıştır?
- The teacher has given us more time.
- For a given number, multiply it by two.
- She was given a new calculator.
Cevabı göster
For a given number, multiply it by two.
with every rabbit in the horizontally adjacent cells, Kelime
0:42yatay olarak bitişik hücrelerdeki her tavşanla,
each rabbit ... once with every rabbit: iki grup arasında herkesin herkesle eşleşmesi
each A ... once with every B kalıbı, eylemi iki gruptaki bütün bireylere dağıtır. Seçilen hücreden bir tavşanı ele alın: Bu tavşan, yatay olarak bitişik hücrelerdeki her bir tavşanla bir kez çiftleşir. Ardından aynı kural, seçilen hücrede kalan her tavşana uygulanır. Burada once, grubun tamamındaki olayı değil, her A–B çiftini sınırlar. Seçilen hücrede m tavşan ve bitişik hücrelerde toplam n tavşan varsa kural m × n eşleşme oluşturur.
Alıştırma
Hangi cümle, bir gruptaki herkesin başka bir gruptaki herkesle bir kez eşleştiğini söyler?
- The two teams shake hands once.
- Each player shakes hands once with every player on the other team.
- Each player shakes hands with one player on the other team.
Cevabı göster
Each player shakes hands once with every player on the other team.
horizontally adjacent cells: aynı satırdaki yatay komşu hücreler
Bu cümlede horizontally adjacent cells, belirli bir hücrenin hemen solunda ve hemen sağında bulunan hücrelerdir. Aynı satırdadırlar ve aralarında başka bir hücre yoktur. Horizontally, adjacent sözcüğünü tek bir yönle sınırlar. Üstteki, alttaki ve çaprazdaki hücreleri dışarıda bıraktığı için hesaplamaya tam olarak hangi hücrelerin katılacağını belirler.
Alıştırma
Kareli bir tabloda hangi hücreler merkez hücreye horizontally adjacent konumundadır?
- The cells immediately to its left and right
- The cells that touch it only at a corner
- The cells immediately above and below it
Cevabı göster
The cells immediately to its left and right
producing exactly one offspring each time. Dilbilgisi
0:45her seferinde tam olarak bir yavru üreterek.
producing exactly one offspring each time: sonuç bildiren bir -ing öbeği
Producing exactly one offspring each time, hemen önce anlatılan çiftleşmenin sonucunu veren bir -ing öbeğidir. Her çiftleşme olayının bir yavruyla sonuçlandığını, ne daha fazla ne de daha az olduğunu belirtir. Öbekte yeni ve açıkça belirtilmiş bir özne ya da çekimli fiil yoktur; bu yüzden tek başına tam bir cümle değildir. Kalıp, ana cümle, producing + sonuç biçimindedir. Bir neden ile onun doğrudan sonucunu yeni bir cümle başlatmaktan daha kısa biçimde bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, ilk eylemin doğrudan sonucunu bir -ing öbeğiyle sunar?
- The pipe burst, flooding the kitchen.
- The pipe burst, and the kitchen flooded.
- The flooding pipe was under the sink.
Cevabı göster
The pipe burst, flooding the kitchen.
directly below the two cells of its parents, Kalıp ifadeler
0:51ebeveynlerinin iki hücresinin tam altındaki hücreye düşecek
drop into the cell: aşağı düşerek bir alanın içine girmek
“Drop into the cell”, aşağı doğru hareket edip hücrenin içine girmeyi anlatır. Drop düşme hareketini, into ise dışarıdan içeriye doğru hareketi belirtir; the cell varış noktasıdır. Bu cümlede özne ve directly below ifadesi, anlamın gerçek ve mekânsal olduğunu gösterir. Bu, “kısa bir ziyarette bulunmak” anlamındaki drop by değildir. Yeniden kullanılabilen drop into + kap veya alan kalıbı, bir şeyin düşerek o alanın içine girmesini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle bir madeni paranın aşağı düşüp bardağın içine girdiğini anlatır?
- The coin dropped beside the glass.
- The coin lifted out of the glass.
- The coin dropped into the glass.
Cevabı göster
The coin dropped into the glass.
directly below the two cells of its parents: kesin dikey konum
“Directly below the two cells of its parents”, tam olarak hangi hücrenin kastedildiğini belirtir. Below, hücreyi ebeveynlerin hücrelerinden daha alt bir seviyeye yerleştirirken directly dikey hizalanma anlamını ekler: hücre çapraz aşağıda veya yalnızca daha alçak bir yerde değil, tam altındadır. İfadenin tamamı the cell sözünden sonra gelir ve onu niteler. directly below + referans noktası kalıbı; şemalarda, ekranlarda, haritalarda ve fiziksel alanlarda kesin konum belirtmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle sensörü ekranla dikey olarak hizalanmış biçimde tam altına yerleştirir?
- The sensor is below the screen, but off to one side.
- The sensor is directly beside the screen.
- The sensor is directly below the screen.
Cevabı göster
The sensor is directly below the screen.
and within minutes will mature and reproduce in turn. Kalıp ifadeler
0:55ve birkaç dakika içinde olgunlaşıp sırayla üreyecekler.
within minutes: yalnızca birkaç dakika içinde
Within minutes, olgunlaşmanın yalnızca birkaç dakika sonra, fazla zaman geçmeden gerçekleştiğini belirtir. Değişimin son derece hızlı olduğunu vurgular. within + süre yapısı, bir şeyin gerçekleşmesi veya tamamlanması için dış zaman sınırını verir. Eylemin bu sürenin tamamı boyunca devam ettiğini anlatmaz.
Alıştırma
İtfaiyecilerin fazla zaman geçmeden vardığını belirten cümle hangisidir?
- The firefighters will leave in a few minutes.
- The firefighters arrived within minutes.
- The firefighters stayed for a few minutes.
Cevabı göster
The firefighters arrived within minutes.
in turn: zincirdeki bir sonraki adım
Burada in turn, yeni olgunlaşan tavşanların daha sonra aynı şeyi yapması, yani üreyip bir sonraki döngüyü başlatması demektir. İfade, tekrarlanan bir zincirin bir aşamasını onu izleyen aşamaya bağlar. Daha genel olarak in turn, bir kişinin, şeyin veya olayın sırayla diğerini izlemesini ya da bir sonraki sonuca yol açmasını gösterebilir. Burada fiziksel olarak dönmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Sıradaki adımı göstermek için in turn kullanan cümle hangisidir?
- One team collects the samples, and another team, in turn, analyzes them.
- One team analyzes the samples in return for extra pay.
- One team turns around before analyzing the samples.
Cevabı göster
One team collects the samples, and another team, in turn, analyzes them.
10 to the 80th power ifadesini okuma
Burada 10 to the 80th power, 10^80 ifadesini İngilizce sesli okumanın standart yoludur. 10'un üssünün 80 olduğunu, yani 80 tane 10 çarpanının çarpımını ifade eder. power burada fiziksel güç veya elektrik değil, matematikte “kuvvet” anlamındadır. Yeniden kullanılabilen yapı base + to the + sıra sayısı + power şeklindedir; two to the fifth power buna bir örnektir.
Alıştırma
10^80 ifadesinin standart İngilizce okunuşunu tamamlayın: ten to the ____ power.
Cevabı göster
eightieth
a one followed by 80 zeros ile sıralama belirtme
a one followed by 80 zeros ifadesinde followed by, yazılış sırasını gösterir: önce 1 rakamı gelir, ardından 80 sıfır yer alır. Bu, 10^80 gibi çok büyük bir sayının nasıl yazıldığını gözümüzde canlandırmayı kolaylaştırır. Yeniden kullanılabilen A followed by B yapısı, önce A'nın sonra B'nin geldiği anlamına gelir. Rakamların, harflerin, sembollerin, adımların veya olayların sırasını anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi A followed by B yapısıyla tamamlayın: A million is a one ____ six zeros.
Cevabı göster
followed by
break free: kısıtlamadan veya denetimden kurtulmak
Break free, bir kısıtlamadan, denetimden veya engelden kurtulmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada tavşanların onları içeride tutan şeyden kaçması anlatılır. Buradaki free, “ücretsiz” değil, “artık denetlenmeyen veya kısıtlanmayan” anlamındadır. İki kelimeyi ayrı ayrı çevirmek yerine tek bir ifade olarak anlayın.
Alıştırma
Hedef ifade break free'yi tamamlayın: The fox struggled until it broke ____ from the trap.
Cevabı göster
free
overrun the world: çok büyük sayılarla yayılıp dünyayı ele geçirmek
Overrun the world ifadesindeki overrun, ezici sayılarla bir yere yayılıp orayı ele geçirmek anlamına gelir. Hayal edilen tavşanlar yalnızca dünyayı dolaşmaz; sayıları o kadar artar ki her yeri kaplar ve denetlenemez hâle gelirler. Bu sözler kasıtlı olarak felaket havası veren bir abartıdır. Daha genel olarak overrun; orduların, zararlıların, yabani otların veya sorunların bir yere girip orayı doldurmasını ya da kolayca denetlenemeyecek biçimde ele geçirmesini anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir yerin çok sayıda ve denetlenemeyen karınca tarafından doldurulduğu anlamına gelir?
- The ants ran around the kitchen.
- The kitchen ran over the ants.
- The kitchen was overrun with ants.
Cevabı göster
The kitchen was overrun with ants.
Your calculations have given you a 46-digit number Kelime
1:10Hesaplamalarınız size 46 haneli bir sayı verdi
a 46-digit number: sayı + tekil birimden oluşan birleşik sıfat
a 46-digit number ifadesinde 46-digit, number adını niteleyen birleşik bir sıfattır. Sayının 46 basamaktan oluştuğunu belirtir; sayının değerinin 46 olduğunu söylemez. Bir sayı ile sayma birimi isimden önce sıfat oluşturduğunda aralarına kısa çizgi konur ve birim tekil kalır: a 12-digit code. İsimden sonra basamak sayısı belirtilirken çoğul kullanılır: The code has 12 digits.
Alıştırma
“Sekiz basamak içeren” anlamındaki standart birleşik sıfatla cümleyi tamamlayın: This lock uses an ____ code.
Cevabı göster
eight-digit
plenty of room to spare: gerekenden çok daha fazla kapasite
Plenty of room to spare, gerekenden çok daha fazla alan veya kapasite bulunduğu anlamına gelir. Burada room sayılamaz ve soyut bir anlamdadır; fiziksel bir oda demek zorunda değildir. To spare, ihtiyaç karşılandıktan sonra geriye kalmak anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacı, 46 basamaklı sayının mevcut kapasiteye rahatça sığdığını söylüyor.
Alıştırma
Çok fazla ek zaman kaldığını anlatan ifadeyi tamamlayın: We arrived early, with plenty of time to ____.
Cevabı göster
spare
But just as + olay: ani bir kesintinin gerçekleştiği anı belirtmek
Burada just as, “tam ... olduğu anda” anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Kolu çekme eylemini neredeyse aynı anda gerçekleşen başka bir olaya bağlar. just, zamanlamanın özellikle yakın olduğu hissini güçlendirir. Baştaki But, sıradaki olayın gerçekleşmek üzere olan şeyi keseceğini veya değiştireceğini gösterir; bu, hikâye anlatımında yaygın bir kalıptır. Bu bağlamda just as zaman bildirir; “aynı şekilde” anlamındaki karşılaştırmayı bildirmez.
Alıştırma
Hangi cümlede just as “tam ... olduğu anda” anlamında kullanılmıştır?
- Do it just as the instructions show.
- The blue team trains just as hard as the red team.
- Just as Maya opened the window, a bird flew past.
Cevabı göster
Just as Maya opened the window, a bird flew past.
pull the lever: bir kontrol kolunu çalıştırmak
pull the lever, bir kontrol kolunu cihaza göre kendinize doğru ya da aşağı çekerek çalıştırmayı anlatan doğal bir fiil-ad birleşimidir. lever, bir mekanizmayı başlatan, durduran, serbest bırakan veya ayarlayan sert bir kontrol koludur. Bu cümlede kolu çekmek deneyi başlatır. pull, işlemin yönünü anlatır; bir kişiyi çekmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Talimatı doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: Move the machine's control rod toward you. To open the gate, ____.
- pull the lever
- press the button
- push the lever
Cevabı göster
pull the lever
has sabotaged your code: koda kasıtlı müdahale
Sabotage fiili, bir şeyin beklendiği gibi çalışmasını veya başarılı olmasını engellemek için ona kasıtlı olarak zarar vermek ya da müdahale etmek anlamına gelir. Bu cümlede has sabotaged your code, sıradan bir hata veya kazara oluşan arıza değil, rakip laboratuvarın kasıtlı müdahalesi olduğu suçlamasını taşır.
Alıştırma
Hangi cümlede sabotage kasıtlı müdahaleyi açıkça anlatır?
- A loose cable made the screen go dark.
- A competitor sabotaged the prototype before the contest.
- A programmer accidentally mistyped one command.
Cevabı göster
A competitor sabotaged the prototype before the contest.
so that: gerçekleşmiş bir sonucu anlatma
Burada so that, sabotaj eylemini onun doğurduğu sonuçla bağlar. all the zeros at the end of your results got cut off yan cümlesi gerçekten ne olduğunu bildirir; dolayısıyla so that burada amacıyla değil, bunun sonucunda anlamına gelir. Başka bağlamlarda so that bir amacı anlatabilir: I wrote it down so that I would remember it. İkinci bölümün amaçlanan bir hedefi mi, yoksa gerçekten gerçekleşen bir sonucu mu anlattığını kontrol edin.
Alıştırma
Hangi cümlede so that bir amaç yerine gerçekleşmiş bir sonucu anlatır?
- We lowered our voices so that the baby could sleep.
- Leah set an alarm so that she would wake up early.
- The pipe burst, so that water flooded the basement.
Cevabı göster
The pipe burst, so that water flooded the basement.
at the end: bir dizideki son konum
Burada at the end, sıfırların nerede bulunduğunu belirtir: görüntülenen sonucun en son konumlarında. Bir sayı veya dizideki konumu anlatır; işlemin bittiği zamanı anlatmaz. Neyin sonundan söz ettiğinizi belirtmek için at the end of + isim yapısını kullanın: at the end of the list.
Alıştırma
“Listenin en son konumunda” anlamına gelen ifadeyi seçin: Write your name ____.
- at the end of the list
- at the start of the list
- in the end
Cevabı göster
at the end of the list
got cut off: kesildi veya bağlantısı koptu
Bu cümlede got cut off, sonucun o kısmı kesildiği için sondaki sıfırların kaybolduğu anlamına gelir. Fiziksel olarak kesilen bir şey yoktur. get + geçmiş zaman ortacı yapısı, konuşma dilinde kullanılan bir edilgen oluşturur. Got, çoğu zaman istenmeyen bir değişimin veya olayın gerçekleşmesini vurgularken cut off bir sınırdaki kesilme ya da kesintiyi anlatır.
Alıştırma
“Aniden bağlantısı kesildi” anlamındaki öbek fiili tamamlayın: The Wi-Fi failed, and our video call got cut ____.
Cevabı göster
off
That means: bir olgudan sonuç çıkarma
That means, az önce söylenenlerden çıkarılan bir sonucu veya bunların doğurduğu durumu belirtir. Buradaki that tek bir sözcüğe değil, önceki durumun tamamına gönderme yapar; means de bunu aslında bilmediğin sonucuna bağlar. Olgu. That means + yan cümle yapısını kullanarak akıl yürütme adımını dinleyici veya okuyucu için açık hâle getirebilirsin.
Alıştırma
Sonucu derste öğrendiğin çıkarım ifadesiyle tamamla: The library is closed today. ____ we need to come back tomorrow.
Cevabı göster
That means
will be able to hold: gelecekteki kapasite
Will be able to hold, ‘gelecekte içine almaya yetecek kapasiteye sahip olacak’ anlamına gelir. Will bu kapasiteyi geleceğe yerleştirir; hold burada ‘elde taşımak’ değil, ‘içine almak’ veya ‘yer sağlamak’ demektir. Hücre, oda veya kap gibi insan olmayan bir özne de kapasitesi ya da tasarımı eylemi mümkün kıldığında be able to ile kullanılabilir. Yeniden kullanılabilir yapı özne + will be able to + fiilin yalın hâlidir. Buradaki if, know fiilinden sonra whether anlamında ‘olup olmadığını’ bildirir; bu yüzden ifade bir koşul kurmak yerine gelecekteki kapasiteyi sorgular.
Alıştırma
Gelecekteki kapasiteyi ifade etmek için cümleyi will be able to ve ‘içine almak’ anlamındaki fiille tamamla: After the upgrade, the tank ____ 500 liters.
Cevabı göster
will be able to hold
is already underway: çoktan başladı ve hâlâ devam ediyor
is already underway ifadesindeki underway, bir sürecin mevcut durumunu anlatır: süreç başlamıştır ve hâlâ devam etmektedir. Underway, be fiilinden sonra kullanılır; dolayısıyla burada şu anda devam eden şey reproduction sürecidir. Already, başlangıcın bu zamana kadar gerçekleşmiş olduğunu, çoğu zaman da beklenenden erken gerçekleştiğini vurgular. is already underway bir arada kullanıldığında süreç artık yalnızca gelecekteki bir olasılık olmadığı için aciliyet hissi de verebilir.
Alıştırma
Sürecin başladığını ve devam ettiğini göstermek için cümleyi be already underway ile tamamlayın: The safety review ____.
Cevabı göster
is already underway
To make matters worse: durumu daha da kötüleştiren bir gelişmeyi tanıtmak
To make matters worse, zaten kötü olan bir durumu daha ciddi hâle getiren yeni bilgiyi tanıtan bir geçiş ifadesidir. Buradaki matters, fiziksel nesneleri değil mevcut durumu anlatır. Bir sonraki cümlenin veya yan cümlenin başına getirildiğinde, dinleyiciye fikirleri nasıl bağlaması gerektiğini gösterir: yeni olay yalnızca bir sonraki olay değildir, mevcut sorunu daha da büyütür. İfadenin ardından normalde virgül gelir.
Alıştırma
The campsite was already cold. To make matters worse ifadesini tam olarak tamamlayın: To make ____ worse, it started to rain.
Cevabı göster
matters
your devices and calculators are all malfunctioning, Kelime
1:41cihazlarınız ve hesap makineleriniz arızalı,
are all malfunctioning: bütün cihazlar hatalı çalışıyor
Burada are malfunctioning, cihazların ve hesap makinelerinin amaçlandığı gibi çalışmadığı anlamına gelir. Tamamen durmuş olabilirler veya çalışmaya devam ederken yanlış sonuçlar verebilirler. All, yardımcı fiil are'den sonra gelir ve hem devices hem de calculators için geçerlidir: sözü edilen her cihazda bir sorun vardır. Bu ifade, bir kişinin yanlış hesap yapmasını değil, ekipman arızasını anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede malfunctioning, bir cihazın hatalı çalıştığını anlatmak için doğal biçimde kullanılmıştır?
- The sensors are malfunctioning and sending incorrect data.
- The technicians are malfunctioning because they are tired.
- The sensors are working exactly as designed.
Cevabı göster
The sensors are malfunctioning and sending incorrect data.
only have a few minutes to + fiil: çok az zamanı olmak
only have a few minutes to + fiil kalıbı, eylem için çok az zaman bulunduğu anlamına gelir. Only, a few minutes bölümünü sınırlar ve böylece zaman baskısı hissi yaratır. Zaman ifadesinden sonra görevi belirtmek için to ve fiilin yalın biçimini kullanın. Süre değişebilir, ancak yapı have + süre miktarı + to + fiil olarak kalır.
Alıştırma
Tüm parçaları sıralayarak only have ile başlayan hedef kalıbı oluşturun. Parçalar: only / have / a few minutes / to. Cümle: We ____ submit the form before the office closes.
Cevabı göster
only have a few minutes to
work it out: hesaplamak veya çözmek
Bu cümlede work it out, “cevabı hesaplamak” ya da “sorunu çözmek” anlamına gelir. it zamiri, söz konusu olan hesaplamaya gönderme yapar. Matematik bağlamı bu anlamı açıkça gösterir; work out burada “egzersiz yapmak” değildir. Burada work out, nesne alan ayrılabilir bir öbek fiildir. Nesne bir zamir olduğunda work ile out arasına gelmelidir: work it out.
Alıştırma
it zamirini doğru yere yerleştirin: This puzzle is hard, but we can work ____ out together.
Cevabı göster
it
by hand: otomatik değil, elle yapılan
Bu cümlede by hand, hesaplamanın nasıl yapıldığını anlatır: hesap makinesi, bilgisayar veya otomatik bir işlem kullanılmadan elle yapılması. Bu ifade, kelimenin tam anlamıyla yalnızca el hareketi yapmaktan daha geniştir. Otomasyon kullanmadan yazmayı, üretmeyi, kontrol etmeyi, ayırmayı veya hesaplama yapmayı anlatabilir.
Alıştırma
“Otomasyon olmadan, elle” anlamındaki ifadeyi tamamlayın: The scanner stopped working, so we checked every form ____ hand.
Cevabı göster
by
trailing zeros: sayının sonundaki art arda sıfırlar
Trailing zeros, bir sayının en sağında kesintisiz bir grup oluşturan sıfırlardır. Örneğin 45.000 sayısında üç trailing zero vardır; 40.005 sayısında ise son basamak sıfır olmadığı için hiç yoktur. Burada trailing, “sonda bulunan” anlamına gelir. Bir şeyin sürüklenmesini anlatmaz. Bu ifade matematikte, verilerde ve sayı biçimlendirmede sık kullanılır.
Alıştırma
Hangi sayıda tam olarak üç trailing zero vardır?
- 5002
- 52000
- 50020
Cevabı göster
52000
should there be: beklenen miktarı sormak
How many ... should there be? şeklindeki doğrudan soruda should, there sözcüğünden önce gelir. Bu yapı bir plana, kurala veya hesaplamaya göre beklenen ya da doğru olan sayıyı sorar: How many + çoğul isim + should there be + yer veya zaman bilgisi? Bu cümlede konuşan kişi şu anda görülen sıfırları saymıyor; doğru sıfır sayısını soruyor. Should ahlaki bir tavsiye değil, beklenen sonucu ifade eder.
Alıştırma
Beklenen sayıyı sormak için soruyu should + there be yapısıyla tamamlayın: How many chairs ____ in each row?
Cevabı göster
should there be
emergency shutdown lever: güvenlik kontrolünü belirten birleşik ad
The emergency shutdown lever, acil bir durumda bir makineyi, sistemi veya süreci hızla durdurmak için kullanılan bir koldur. Burada shutdown, çalışmayı durdurma anlamındaki bir addır; bir web sayfasını kapatmak anlamına gelmez. Bu ad grubunda lever, nesnenin adını veren ana addır. Shutdown kolun ne yaptığını, emergency ise bu durdurma işlevinin hangi durumda kullanılacağını belirtir. Genellikle pull fiiliyle pull the lever denir.
Alıştırma
emergency shutdown lever birleşik adında fiziksel nesneyi adlandıran sözcük hangisidir?
- lever
- emergency
- shutdown
Cevabı göster
lever
There isn't enough time to calculate: zaman yetersizliğini ifade etmek
There isn't enough time to calculate, eldeki zamanın hesaplamayı tamamlamak için fazla kısa olduğu anlamına gelir. There isn't enough time to + fiilin yalın hâli kalıbında mastar, eldeki süre içinde tamamlanamayan eylemi belirtir. Enough, time adından önce gelir. There durumu tanıtır; bir yeri göstermez. Farklı bir eylemi anlatmak için calculate yerine başka bir fiilin yalın hâlini kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Eldeki zamanın fazla kısa olduğunu belirten sabit kalıbı tamamlayın: There isn't ____ check every answer before the bell rings.
Cevabı göster
enough time to
The good news is: olumlu bir noktaya geçiş yapmak
The good news is... konuşanın bir zorluk veya endişeden olumlu bir gerçeğe geçtiğini gösterir. Burada we don't need to bölümünü açıklamanın rahatlatıcı kısmı olarak sunar ve dinleyiciyi daha kolay bir çözüm yoluna yöneltir. Good news her zaman gerçek bir haber anlamına gelmez. Bu kalıpta çoğu zaman “yararlı veya rahatlatıcı nokta şudur...” anlamındadır. Günlük İngilizcede is sözcüğünden sonraki that kullanılmayabilir.
Alıştırma
Rahatlatıcı bir bilgiyi tanıtan ders kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ that the deadline has been extended.
Cevabı göster
The good news is
All we need to figure out is: görevi tek bir soruya indirgemek
All we need to figure out is... daha büyük bir sorunu önemli olan tek soruya indirger. Burada all, “her şey” değil, “tek gereken şey” anlamındadır. Kalıp All + özne + need to + fiil + is + odak noktası şeklindedir. Örnekte odak noktası how many trailing zeros it has dolaylı sorusudur. Bu soru daha büyük bir cümlenin içinde bulunduğu için does it have değil, it has biçimindeki düz cümle sırasını kullanır.
Alıştırma
Sorunu tek bir soruya indirgeyen ders kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ why the front door will not lock.
Cevabı göster
All we need to figure out is
without calculating the number itself: tam hesaplamadan kaçınmak
Without + fiilin -ing biçimi, belirtilen eylem yapılmadan başka bir eylemin gerçekleştiğini veya bir amaca ulaşıldığını gösterir. Burada without calculating bir koşul koyar: sayının tam değerini önce hesaplamadan sondaki sıfırları bulmak. Itself, sayının tamamını vurgular. Soru, her türlü küçük hesaplamayı veya akıl yürütmeyi yasaklamaz; tam değeri hesaplamaktan kaçınan bir yöntem ister.
Alıştırma
Calculate fiilinin doğru biçimini kullanın: The team found the pattern without ____ every possible result.
Cevabı göster
calculating
What we do know is that: kesin bir gerçeği vurgulamak
What we do know is that... diğer bilgiler hâlâ belirsiz olabilecekken bir gerçeği kesin olarak sunar. Dinleyicinin dikkatini bilinmeyenlerden güvenilir bir başlangıç noktasına taşıyarak açıklamayı düzenler. Buradaki do, “yapmak” anlamındaki ana fiil değil, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. What we do know kesin bilgiyi adlandırır; that ile başlayan yan cümle de bu bilginin tam olarak ne olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi do ve know kullanan vurgu kalıbıyla tamamlayın: ____ the safety test passed.
Cevabı göster
What we do know is that
arrive at: bir sonuca ulaşmak
Bu cümlede arrive at, bir sonuca “ulaşmak” ya da sonucu “hesaplayıp bulmak” demektir. Çarpma işlemi alt hücredeki sayıyı verir; kimse fiziksel olarak bir sayının bulunduğu yere gitmez. Bir hesaplama, düşünme veya tartışma süreci bir sonuca götürdüğünde arrive at ifadesini result, answer, conclusion, decision ya da number gibi sözcüklerle kullanabilirsin.
Alıştırma
Cümleyi arrive at ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: After checking each step, we ____ a final answer of 48.
Cevabı göster
arrived at
the product of A and B: bir çarpma işleminin sonucu
Matematikte the product of A and B, A ile B'nin çarpılmasıyla elde edilen sonuçtur. Örneğin the product of 4 and 5, 20'dir. Burada alttaki her hücre, üstündeki iki hücrede bulunan tavşan sayılarının çarpılmasıyla elde edilen sonucu içerir. Product burada ticari bir ürün değil, matematik terimidir.
Alıştırma
Cümleyi çarpma işleminin sonucunu belirten matematiksel ifadeyle tamamla: Seven times nine equals 63. Sixty-three is ____ seven and nine.
Cevabı göster
the product of
there are only two ways: olası yolları tam olarak ikiyle sınırlamak
there are only two ways kalıbı, açıklamanın tam olarak iki olası yola indirildiğini bildirir. Yolların kendisini vermek yerine dinleyiciyi iki bölümlü bir listeye hazırlar. Only, bu iki yolun tüm olasılıkları kapsadığını belirtir: konuşan kişi burada başka hiçbir çarpma yolunun geçerli olmadığını söyler. Genel olarak, sonraki bilgiler iki olasılığın ikisini de kapsayacak ve başka olasılık bırakmayacaksa problemi bu kalıpla düzenleyebilirsiniz.
Alıştırma
Tam olarak iki yöntem bulunduğunu ve başka yöntem olmadığını belirten kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ to enter the lab: use your badge or call security.
Cevabı göster
There are only two ways
sonu beşle biten bir sayı
a number ending in five ifadesinde ending in five, number sözcüğünü niteler: sayının son basamağı 5’tir. Sayının yaptığı bir “bitirme” eylemini anlatmaz. İsim + ending in + son öğe yapısı, nesneleri nasıl bittiklerine göre sınıflandırabilir. Örneğin a code ending in zero veya a word ending in -ing denebilir.
Alıştırma
Cümleyi son basamağın 5 olduğunu belirten hedef ifadeyle tamamlayın: Pick a number ____.
Cevabı göster
ending in five
Either ... or ...: iki alternatif yolu bağlamak
Either...or... iki alternatifi, koşulu veya kategoriyi birbirine bağlar. Burada there are only two ways ile önceden bildirilen iki çarpma yolunu verir; or ifadesinin iki tarafı birer yolu adlandırır. Bu tür bir açıklamada bu ikili, bilgiyi iki dala ayırır. Ancak bu, kategorilerin gerçek bir örnekte hiçbir zaman örtüşemeyeceği anlamına gelmez; buna bağlam karar verir.
Alıştırma
İki alternatifi sunan ikili yapıyla cümleyi tamamlayın: We can ____ walk to school ____ take the bus.
Cevabı göster
either · or
in the second row and see what patterns emerge. Anlatım akışı
2:53hesaplayalım ve hangi desenlerin ortaya çıktığını görelim.
hangi örüntülerin ortaya çıktığına bakmak
calculate ... and see ... sıralamasında see what patterns emerge bir sonraki adımı düzenler: önce hesaplama yapılır, ardından sonuçlar düzenli ilişkiler bulmak için incelenir. Böylece kural hemen verilmez; dinleyenler onu keşfetmeye davet edilir. What patterns emerge, see fiilinden sonra gelen bir dolaylı sorudur. Burada emerge, örüntülerin sonuçlarda fark edilir veya açık hâle gelmesi anlamındadır; fiziksel bir nesnenin ortaya çıkması anlamına gelmez.
Alıştırma
Verilerin birkaç düzenli ilişki göstereceğini bekliyor ve grubun bunların neler olduğunu keşfetmesini istiyorsunuz. Hangi cümle uygundur?
- Let's compare the results and assume no patterns exist.
- Let's compare the results and see whether a pattern emerges.
- Let's compare the results and see what patterns emerge.
Cevabı göster
Let's compare the results and see what patterns emerge.
is by starting with a number ending in five,
3:09sonu beş ile biten bir sayıyla başlamak olduğundan,
since the only way to... is by...: gerekçeyi ve tek yöntemi belirtmek
Bu cümlede since, “çünkü” veya “-dığı için” anlamındadır. Ardından gelen sonucu destekleyen gerekçeyi sunar; “geçmişteki bir zamandan beri” anlamına gelmez. the only way to + fiil is by + -ing yapısı bir hedefi ve bu hedefe ulaştıran tek yöntemi belirtir. Buradaki hedef, çarpma yoluyla sonu beşle biten bir sayı elde etmektir; gerekli başlangıç koşulu ise sonu beşle biten bir sayının bulunmasıdır.
Alıştırma
Gerekçe ve tek yöntemi bildiren yapıyı tamamlayın: Since ____ enter the lab ____ scanning an ID card, everyone must bring one.
Cevabı göster
the only way to · is by
down the line either: olumsuz bir iddiayı geleceğe uzatmak
Down the line, “daha sonraki bir aşamada” veya “gelecekte” anlamına gelen bir deyimdir. Bu hesaplama zincirinde fiziksel bir çizgi boyunca hareketi değil, sonraki hesaplama düzeylerini gösterir. Olumsuz bir yan cümlenin sonundaki either, “o da değil” anlamını katar. down the line either birlikte kullanıldığında olumsuz iddia sonraki aşamalara uzatılır: ileride de ortaya çıkmayacaktır.
Alıştırma
“Daha sonraki bir aşamada da değil” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The delay is not causing trouble now, and it should not cause trouble ____.
Cevabı göster
down the line either
the numbers that have trailing zeros themselves.
3:17sayılar için endişelenmemiz gerektiği anlamına gelir.
only need to worry about: odağı daraltmak
Bu cümlede only need to worry about, yalnızca bir şeye odaklanmak veya onunla ilgilenmek gerektiği anlamına gelir. Burada worry about kaygıyı anlatmaz; hesaplamada hâlâ önemli olan sayıları gösterir. only need to worry about + şey veya görev kalıbı, diğer olasılıklar elendikten sonra işin kapsamını daraltır.
Alıştırma
Yalnızca tek bir iş kaldığını göstermek için öğrenilen beş kelimelik İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The labels are already printed, so we ____ attaching them to the boxes.
Cevabı göster
only need to worry about
And a neat trick to figure out the amount Kalıp ifadeler
3:20Ve bir çarpımdaki sondaki sıfırların miktarını
a neat trick: zekice ve basit bir yöntem
A neat trick, bir işi kolaylaştıran zekice ve basit bir yöntem demektir. Buradaki trick kandırmaca değil, pratik bir ipucu veya yöntemdir. Neat ise beğeni bildirir: konuşan kişi yöntemi zarif veya tatmin edici bulur. Bir ders veya gösteride yararlı bir kısa yol tanıtmak için a neat trick to + fiilin yalın hâli ya da a neat trick for + -ing ile biten fiil kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle zekice ve yararlı bir yöntem tanıtmak için a neat trick ifadesini kullanıyor?
- The desk looks neat after I cleaned it.
- The scammer played a trick on the customer.
- Here's a neat trick for remembering the planets in order.
Cevabı göster
Here's a neat trick for remembering the planets in order.
is to count and add...: yöntemin ne olduğunu belirtme
The way/trick is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yöntemin neyden oluştuğunu belirtir. Burada is to count and add... yöntemi açıklar: her çarpandaki sondaki sıfırları saymak ve sonra bu sayıları toplamak. Tek bir to, eş görevli iki fiili, yani count ve add fiillerini birlikte başlatır. Bu matematik bağlamında factors, genel nedenler veya etkiler değil, birbiriyle çarpılan sayılar olan “çarpanlar” anlamındadır.
Alıştırma
Yöntem bildiren kalıbı check kullanarak tamamlayın: The best way to avoid errors is ____ your work.
Cevabı göster
to check
For example: genel bir fikirden belirli bir örneğe geçmek
For example, ardından gelen bilginin daha genel bir açıklamayı veya kuralı gösteren belirli bir örnek olduğunu bildirir. Buradaki 10 * 100 = 1,000 işlemi, sondaki sıfırlar hakkında daha önce verilen kuralı gösterir. For example cümlenin başında kullanıldığında ardından genellikle virgül gelir. Bu işaret, dinleyenin veya okuyanın somut örnek ile genel fikir arasında bağlantı kurmasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bu parçada belirli örneği en iyi hangi bağlayıcı başlatır? Some mammals live in the ocean. ____, whales spend their lives in the sea.
- In conclusion
- Therefore
- For example
Cevabı göster
For example
multiply down from there: şemada aşağı doğru çarpmaya devam etmek
Bu cümlede multiply down from there, seçilen hücrelerden başlayıp şemanın alt katmanları boyunca çarpma işlemine devam etmek anlamına gelir. Multiply işlemi, down düzende izlenecek yönü, from there ise seçilen başlangıç noktasını gösterir. Burada down, görsel yapı içindeki ilerleme yönünü anlatır; sayıların değerini küçültmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, çarpma işlemine bir şemanın alt katmanları boyunca devam edilmesini doğal biçimde anlatır?
- Begin at the marked cells and multiply down from there.
- Begin at the marked cells and make the numbers smaller from there.
- Begin at the marked cells and multiply below from there.
Cevabı göster
Begin at the marked cells and multiply down from there.
each have one zero: iki öğenin ayrı ayrı neye sahip olduğunu söylemek
A and B each have... yapısında each, aynı özelliğin iki öğenin her birine ayrı ayrı ait olduğunu belirtir. Burada 20'de bir sıfır, 30'da da bir sıfır vardır; iki sayı tek bir sıfırı paylaşmaz. Each, çoğul özne 20 and 30'dan sonra geldiği için fiil bu çoğul özneyle uyum sağlar ve have kullanılır. Each özne olduğunda fiil tekildir: Each has one zero.
Alıştırma
Cümleyi each ve have fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The two jars ____ a lid.
Cevabı göster
each have
while ... will have only one: sonuçları karşılaştırma
Buradaki while, 'oysa' veya 'buna karşılık' anlamındadır. İki sonucu birbirine bağlar: iki hücrenin çarpımının sonunda iki sıfır varken ikinci durumdaki çarpımın sonunda yalnızca bir sıfır vardır. Bu while kullanımı, aralarındaki farkı vurgulamak için iki olguyu yan yana getirir. İki eylemin aynı anda gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede while iki sonucu karşılaştırmak için kullanılmıştır?
- The first test took ten minutes because it had more questions.
- The first test took ten minutes, while the second took only five.
- I read while I waited for the bus.
Cevabı göster
The first test took ten minutes, while the second took only five.
an adjacent non-zero ending cell: içindeki sayı sıfırla bitmeyen komşu hücre
an adjacent non-zero ending cell ifadesinde adjacent, hücrenin başka bir hücrenin yanında olduğunu belirtir. non-zero ending, hücredeki sayının 0 dışında bir rakamla bittiğini anlatan sıkıştırılmış bir nitelemedir. Bu ifade yalnızca sayının tamamının sıfır olmadığını söylemez. Örneğin 20 sıfır değildir, ancak yine de sıfırla biter. Daha açık bir ifade an adjacent cell whose number does not end in zero şeklindedir.
Alıştırma
Bu cümledeki an adjacent non-zero ending cell ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- an adjacent cell whose number is not equal to zero
- a cell that is not next to any other cell
- an adjacent cell whose number does not end in zero
Cevabı göster
an adjacent cell whose number does not end in zero
we end up with 35 zeros in the bottom cell. Öbek fiiller
3:52en alt hücrede 35 sıfır ile sonuçlanıyoruz.
all the way down: en aşağıya kadar devam etmek
All the way down, “aşağı doğru olan mesafenin veya sıranın tamamı boyunca, en alta kadar” anlamına gelir. Bu cümlede, hesaplamanın yarıda durmak yerine her seviyeden geçerek sürdüğünü gösterir. Burada down, yapının içinde tabana doğru ilerlemeyi anlatır. Durumun kötüleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
“En aşağıya kadar” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Scroll ____ to read the final note.
Cevabı göster
all the way down
end up with + isim öbeği: nihai sonuç
End up with, “bir sürecin sonucunda en sonunda bir şeye sahip olmak veya bir şeyi elde etmek” anlamına gelir. Bu cümlede, bütün hesaplamalar tamamlandığında en alttaki hücrede toplam 35 sıfır ortaya çıkar. Kalıp end up with + isim öbeği şeklindedir. İsim öbeği geriye kalan, elde edilen veya sonuç olarak ortaya çıkan şeyi belirtir; birinin durduğu fiziksel yeri belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi end up with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Yesterday, after sorting the supplies, we ____ enough paper for every group.
Cevabı göster
ended up with
if you're not too stressed about... ile mizahi geçiş
if you're not too stressed about... ifadesindeki if yan cümlesi, konuşmacı başka bir gözleme geçmeden önce durumun kaygı verici gelebileceğini hafif bir dille kabul eder. Burada not too stressed, açıklamayı takip edemeyecek kadar kaygılı olmamak anlamına gelir. Olası nano tavşan kıyameti, kasıtlı olarak abartılmış hayalî bir felakettir. Bu nedenle yan cümle ciddi bir uyarı değil, şakadır. Bu kalıp önce gerilimi kabul edip sonra devam ederek geçişi yumuşatabilir.
Alıştırma
Bu cümlede if yan cümlesinin temel işlevi nedir?
- Başka bir gözleme geçmeden önce gerilimi mizahla kabul eder.
- Dinleyicinin stresle ilgili tıbbi bir rahatsızlığı olup olmadığını sorar.
- Gerçek bir felaket hakkında resmî uyarı verir.
Cevabı göster
Başka bir gözleme geçmeden önce gerilimi mizahla kabul eder.
you might notice that: gözlemlemeye nazik bir davet
You might notice that... dinleyicinin dikkatini bir ayrıntıya veya örüntüye nazikçe yöneltir. Gözlemi bir emir gibi değil, dinleyicinin kendi başına keşfedebileceği bir şey gibi sunar. Burada might esas olarak önerinin tonunu yumuşatır. Pascal üçgeniyle ilgili bilginin şüpheli olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir rehber, ziyaretçileri bir örüntüyü nazikçe gözlemlemeye davet etmek istiyor. En uygun cümle hangisidir?
- You must notice that the tiles form a star.
- You might notice that the tiles form a star.
- Notice that the tiles form a star.
Cevabı göster
You might notice that the tiles form a star.
Pascal's triangle: üçgensel bir sayı örüntüsü
Pascal's triangle, sayıları üçgen oluşturan satırlar hâlinde düzenleyen Pascal üçgenidir. İçteki her sayı, hemen üstündeki yan yana iki sayının toplanmasıyla bulunur. Bu cümlede sıfırların sayıları, satır satır oluşan bu örüntünün bir bölümüyle eşleşir. Triangle burada sayıların dizilişini anlatır; yalnızca sıradan bir geometrik şekli veya Pascal'a ait bir eşyayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu matematik bağlamında Pascal's triangle neyi ifade eder?
- Pascal'a ait sıradan bir geometrik üçgen
- Bir üçgenin kenarlarını ölçmek için kullanılan bir araç
- Sayıların üçgen biçimli satırlarda düzenlendiği matematiksel bir örüntü
Cevabı göster
Sayıların üçgen biçimli satırlarda düzenlendiği matematiksel bir örüntü
yields an 81-digit number: bir sonucu ifade etmek
Burada yields, bir şeyi sonuç olarak üretmek anlamına gelir. Adding those 35 zeros to the 46-digit number we had before şeklindeki -ing yan cümlesinin tamamı öznedir; an 81-digit number ise bu işlemin ürettiği sonuçtur. Bu sonuç anlamı resmî matematik ve bilim anlatımlarında yaygındır: A yields B. İşlem yan cümlesi tek bir özne gibi davrandığı için fiil yield değil, yields olur.
Alıştırma
Cümleyi yield fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın. Dividing 144 by 12 ____ an answer of 12.
Cevabı göster
yields
too big for the habitat to contain: kapasite sınırını aşmak
too + adjective + for + noun/pronoun + to + verb kalıbı, bir özelliğin bir kişinin veya şeyin sınırını aştığını ve bu nedenle mastarla belirtilen eylemin başarıyla yapılamadığını anlatır. Burada too big yalnızca “çok büyük” demek değildir. Boyutun, yaşam alanının içine alabileceği sınırı aştığını belirtir. for the habitat sınıra sahip olan şeyi, to contain ise onun gerçekleştiremediği eylemi gösterir.
Alıştırma
Sandığın ağırlığı nedeniyle bir kişi tarafından taşınamayacağını göstermek için cümleyi too ... for ... to kalıbıyla tamamlayın: The crate is ____ heavy for one person ____ carry.
Cevabı göster
too · to
You rush over and pull the emergency switch Kalıp ifadeler
4:16Acil durum anahtarına doğru koşup çekiyorsunuz
rush over: başka bir noktaya hızla gitmek
Rush over, bulunduğunuz yerden başka bir kişiye veya yere hızla gitmek anlamına gelir. Rush hız ve aciliyet katar; buradaki over “üstünde” anlamına gelmez, diğer konumu gösterir. Cümlede acil durum şalterine hızla gidip ardından şalteri çekersiniz. Bu ifade hareketi anında verilen bir tepki olarak gösterir.
Alıştırma
Hemen ilgilenilmesi gereken bir durum nedeniyle başka bir yere hızla gitme anlamında rush over kullanılan cümle hangisidir?
- When the pipe burst, Omar stepped over the valve.
- When the pipe burst, Omar rushed over to close the valve.
- When the pipe burst, Omar calmly walked away from the valve.
Cevabı göster
When the pipe burst, Omar rushed over to close the valve.
was about to mature: geçmişte gerçekleşmek üzere olan bir olay
was about to mature ifadesinde was about to + fiilin yalın biçimi, bir olayın geçmişte gerçekleşmesinden hemen önceki noktayı anlatır. Mature fiilin yalın biçimidir; was ise tekil özne the seventh generation ile uyumludur. Just as ile birlikte kullanıldığında cümle kritik bir anı işaretler: tavşanlar olgunlaşmaya çok yaklaşmışken başka bir şey oldu. Bu yapı yakınlığı gösterir, ancak tavşanların gerçekten olgunlaşıp olgunlaşmadığını tek başına doğrulamaz.
Alıştırma
Trenin kalkmak üzere olduğunu anlatan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The train was ____ leave when the doors began to close.
Cevabı göster
about to
hare-raisingly close to disaster: tavşan temalı bir eş sesli kelime oyunu
Hare-raisingly, son derece korkutucu veya ürkütücü bir biçimde anlamına gelen standart hair-raisingly sözcüğünün bilinçli olarak değiştirilmiş yazımıdır. Yaygın Amerikan telaffuzunda hare ve hair eş seslidir; ayrıca hare yaban tavşanı demektir. Bu yüzden yeni yazım tavşan temalı bir kelime oyunu oluşturur. hare-raisingly close to disaster ifadesinde zarf close sözcüğünü güçlendirir: durum korkutucu derecede felakete yaklaşmıştır. Yazım, hair-raisingly sözcüğünün temel anlamını değiştirmeden mizah ekler.
Alıştırma
hare-raisingly ifadesindeki kelime oyununu oluşturan nedir?
- Bir yaban tavşanının fiziksel olarak bir şeyi kaldırdığı anlamına gelir.
- Resmî yazıda kullanılan standart yazımdır.
- Tavşan temasına uyması için hair yerine onunla eş sesli hare kullanılır.
Cevabı göster
Tavşan temasına uyması için hair yerine onunla eş sesli hare kullanılır.