Esneme ve Isınma Gerçekten İşe Yarıyor mu?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Bu açıklama esneme ile spora özgü ısınmayı karşılaştırıyor: aşırı esneklik gücü azaltabilir veya ağrıyı gizleyebilir; yoğunluğu yavaşça artırmak ise dolaşımı, oksijen kullanımını ve dayanıklılığı destekler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “it turns out” — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: araştırmadan ölçülü ve bazen beklenmedik bir bulguya geçişi fark etmek. 2. “2.5 times more likely to” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: riski bir katsayıyla karşılaştırıp bunu yüzde puan artışı veya mutlak olasılıkla karıştırmamak. 3. “burn the competition.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: rakipleri geride bırakma anlamını ve videonun ısı temasına dönen kelime oyununu kavramak.
Bu derste
More than 10 million sports-related injuries occur in the world every year.
0:01Dünyada her yıl sporla ilgili 10 milyondan fazla yaralanma meydana geliyor.
athletes and coaches alike are using a variety of pre-competition techniques to decrease injuries and increase performance. Kalıp ifadeler
0:08sporcular ve antrenörler, yaralanmaları azaltıp performansı artırmak amacıyla müsabaka öncesinde çeşitli teknikler uyguluyor.
athletes and coaches alike: her iki grubu da kapsamak
Burada alike, birlikte verilen athletes and coaches gruplarından sonra gelir. İfadenin iki grup için de geçerli olduğunu gösterir: Sporcular bu teknikleri kullanır, antrenörler de kullanır. Yeniden kullanılabilen kalıp X and Y alike şeklindedir. Buradaki gibi özne olabilir veya cümlenin başka bir bölümünde yer alabilir. Alike, X ile Y'nin aynı eylemi ya da özelliği paylaştığını vurgular; birbirlerine benzedikleri anlamına gelmez.
Alıştırma
“Doctors and nurses alike must wash their hands.” cümlesinde alike neyi gösterir?
- Yalnızca hemşireler ellerini yıkamalıdır.
- Doktorlar ve hemşireler birbirlerine benzer.
- Hem doktorlar hem de hemşireler ellerini yıkamalıdır.
Cevabı göster
Hem doktorlar hem de hemşireler ellerini yıkamalıdır.
But what does science tell us about stretching and warming up? Anlatım akışı
0:14Peki bilim, esneme ve ısınma konusunda bize ne söylüyor?
what does science tell us about...?: kanıtların ne gösterdiğini sormak
Burada science bir kanıt kaynağı olarak ele alınır. Soru, “Bilimsel kanıtlar esneme ve ısınma konusunda ne anlamamıza yardımcı olabilir?” demektir. Tartışmayı insanların genellikle yaptıklarından kanıtların gösterdiği şeylere taşır. Yeniden kullanılabilen kalıp What does + kaynak + tell us about + konu? şeklindedir. Kanıt kaynağını tell us about ifadesinden önce, incelenen konuyu ise about sözcüğünden sonra getirir. Tell us about burada gerçek anlamıyla konuşmayı anlatmaz.
Alıştırma
Bir sınıf, ekran süresiyle ilgili tahminlerden kanıtlara geçmek istiyor. Bunu en iyi hangi soru yapar?
- Can screen time tell the research about us?
- What is the word research?
- What does the research tell us about screen time?
Cevabı göster
What does the research tell us about screen time?
Many studies have looked at how stretching can affect athletic performance,
0:17Pek çok araştırma, esnemenin atletik performansı nasıl etkilediğini inceledi,
and it turns out it depends on the activity. Notlar
0:21ve sonucun yapılan aktiviteye bağlı olduğu ortaya çıktı.
it turns out: keşfedilen bir sonucu tanıtmak
It turns out, çalışmaların ortaya çıkardığı sonucu tanıtır. Burada açıklamayı araştırma sorusundan temel bulguya taşır: esnemenin etkisi yapılan aktiviteye göre değişir. It belirli bir nesneye gönderme yapmaz ve turns out fiziksel bir dönme hareketini anlatmaz. It turns out ifadesinin tamamını “öğrendiğimiz gerçek şu...” anlamında bir işaret olarak düşünün. Bu ifade, sonucun önceden açık olmadığını da sık sık belirtir.
Alıştırma
Örnekte it turns out hangi işlevi görüyor?
- Hiçbir sonucun bulunmadığını söyler.
- Çalışmaların ortaya çıkardığı bir gerçeği tanıtır.
- Çalışmaların fiziksel olarak döndüğünü söyler.
Cevabı göster
Çalışmaların ortaya çıkardığı bir gerçeği tanıtır.
it depends on + belirleyici etken
It depends on, bir etkenin cevabı belirlediği anlamına gelir. Burada esnemenin performansı nasıl etkilediğini aktivitenin türü belirler. depend on + belirleyici etken yapısını kullanın. The activity, the weather veya your age gibi bir isim öbeğinden önce on gereklidir.
Alıştırma
Cümleyi “tarafından belirlenir” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: Whether we play outside ____ the weather.
Cevabı göster
depends on
which require a wide range of motions to impress the judges, Dilbilgisi
0:25jüriyi etkilemek için geniş bir hareket aralığı gerektiren sporlar,
certainly benefit from an athlete's flexibility. Kalıp ifadeler
0:28sporcunun esnekliğinden kesinlikle fayda görür.
“which require a wide range of motions” ifadesindeki kısıtlayıcı olmayan which yan cümleciği
Virgülle ayrılan “which require a wide range of motions”, tanımlayıcı olmayan, yani kısıtlayıcı olmayan bir ilgi yan cümleciğidir. Daha önce adı verilen artistik buz pateni ve snowboard hakkında ek bilgi verir; hangi sporların kastedildiğini belirlemez. Burada which, yalnızca en yakın isim olan snowboarding'e değil, iki spora birden gönderme yapar. Çoğul özneyle kullanılan require biçimi de bu çoğul göndermeyi destekler. İlgi yan cümleciği çıkarıldığında ana cümle şöyle kalır: “Sports such as figure skating and snowboarding certainly benefit from an athlete's flexibility.”
Alıştırma
“which require a wide range of motions” cümlede hangi işlevi görür?
- Bu hareketleri gerektiren tek sporun snowboard olduğunu belirtir
- Hem artistik buz pateni hem de snowboard hakkında ek bilgi verir
- İfadeyi belirtilmemiş bazı snowboard etkinlikleriyle sınırlar
Cevabı göster
Hem artistik buz pateni hem de snowboard hakkında ek bilgi verir
“benefit from” fiil kalıbı
“benefit from” yapısında benefit, “bir avantaj elde etmek” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir; from ise bu avantajın kaynağını belirtir. Cümlede sporlar, sporcunun esnekliğinden avantaj elde eder. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp “X benefits from Y” şeklindedir: Avantajı X elde eder, yararlı kaynak ise Y'dir.
Alıştırma
Benefit ile kurulan ve “bir şeyden avantaj elde etmek” anlamına gelen iki sözcüklü kalıpla tamamlayın: Young plants ____ plenty of sunlight.
Cevabı göster
benefit from
But for power sports like speed skating and bobsledding,
0:31Ancak sürat pateni ve bobsled gibi güç sporlarında,
too much stretching may actually cause a temporary decrease in muscle strength. Notlar
0:33fazla esneme kas gücünde geçici bir düşüşe yol açabilir.
too much stretching: sayılamayan bir etkinlikte aşırılık
Too much, burada sayılamayan bir etkinlik olarak ele alınan stretching'i niteler. Yalnızca çok miktarda yapmak değil, uygun miktarın veya derecenin ötesinde esneme yapmak anlamına gelir. too much + sayılamayan isim veya -ing etkinliği yapısı genellikle aşırılık belirtir ve çoğu zaman istenmeyen bir sonucu tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi uygun olandan daha fazla esneme anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: A trainer explained that ____ before a sprint can tire your muscles.
Cevabı göster
too much stretching
cause a temporary decrease in: kısa süreli bir düşüşü belirtmek
Cause a temporary decrease in açık bir neden-sonuç ilişkisi sunar: bir etken, ölçülebilen bir niteliğin veya miktarın sınırlı bir süre için düşmesine yol açar. Temporary, decrease sözcüğünü niteler; bu yüzden azalma kalıcı olarak sunulmaz. Kalıp cause + a/an + sıfat + decrease + in + azalan şey veya ölçüdür. Burada değişen ölçü muscle strength'tir; neden değildir.
Alıştırma
Cümleyi kısa süreli bir düşüşe neden olma anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Lack of sleep can ____ reaction speed.
Cevabı göster
cause a temporary decrease in
The overstretched muscle becomes less responsive and can stay weakened for up to 30 minutes. Kalıp ifadeler
0:38Aşırı esnetilen kasın tepki gücü azalır ve kas 30 dakikaya kadar zayıf kalabilir.
for up to 30 minutes: en uzun süre
for up to 30 minutes ifadesinde up to, sürenin üst sınırını belirler. Güçsüzlük durumu 30 dakika sürebilir ama daha erken de sona erebilir. Kalıp for up to + süre uzunluğu şeklindedir. Sayıyı sabit veya asgari bir süre olarak değil, mümkün olan en uzun süre olarak yorumlayın.
Alıştırma
“En fazla” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The battery may last ____ six hours.
Cevabı göster
up to
Although athletic competitions can be strenuous,
0:42Spor müsabakaları oldukça zorlayıcı olabilse de,
there's little evidence to suggest that stretching before or after a competition decreases muscle soreness. Anlatım akışı
0:44müsabakadan önce veya sonra esnemenin kas ağrısını azalttığını gösteren çok az kanıt var.
there's little evidence to suggest that: kanıt hakkında temkinli dil
There's little evidence to suggest that, ardından gelen iddiadan önce kanıtların değerlendirilmesini sağlar. Little evidence, mevcut desteğin çok az, neredeyse hiç olmadığı anlamına gelir; böylece konuşmacı dinleyicileri iddiayı kanıtlanmış kabul etmemeleri konusunda uyarır. Bu ifade kesin değil, temkinlidir. İddianın yanlış olduğunu kanıtlamaz; mevcut kanıtların iddiayı kabul etmek için yalnızca zayıf destek sunduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, fikrin imkânsız olduğunu ileri sürmeden mevcut desteğin neredeyse hiç olmadığını en iyi şekilde bildirir?
- There's no evidence to suggest that the treatment works.
- There's a little evidence to suggest that the treatment works.
- There's little evidence to suggest that the treatment works.
Cevabı göster
There's little evidence to suggest that the treatment works.
Some studies have even noted that extreme flexibility can lead to an increase in the range of stretching without pain. Kalıp ifadeler
0:50Hatta bazı araştırmalar, aşırı esnekliğin ağrı hissetmeden esneyebileceğiniz aralığı genişletebileceğini belirtiyor.
can lead to an increase in: …artışına yol açabilir
Can lead to an increase in, bir etkenin bir miktarın veya ölçümün büyümesine neden olabileceğini ifade eder. Can, bunun mutlaka gerçekleşecek bir sonuç değil, olası bir sonuç olduğunu gösterir. Kalıp X can lead to an increase in + isim veya isim öbeği şeklindedir. Bu cümlede in sonrasındaki sözler artan ölçüyü, yani ağrısız esneme aralığını belirtir. Burada lead sözcüğünden sonra to gerekir; isim olan increase ise artan şeyi belirtmek için in ile kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Extra screen time ____ sleep problems.
Cevabı göster
can lead to an increase in
the body doesn't know when to stop pushing. Kalıp ifadeler
0:57vücut kendini zorlamayı ne zaman bırakması gerektiğini bilemez.
know when to stop: ne zaman duracağını bilmek
Know when to stop, makul veya güvenli bir sınırı fark edip bir etkinliği doğru noktada bitirmek demektir. Yalnızca belirli bir saati bilmekten değil, muhakeme ve özdenetimden söz eder. Bu cümlede ağrı normalde bu sınırı işaret ederdi. Stop pushing, devam eden zorlama eylemini bitirmek anlamına gelir; durup ardından itmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: You can keep decorating, but you should ____ before the room becomes too crowded.
Cevabı göster
know when to stop
As a result, ile nedeni sonucuna bağlamak
“As a result,” bir sonuç belirtecidir. Okura, ardından gelen durumun—yaralanmaların meydana gelebilmesinin—önceki durumun sonucu olduğunu bildirir: Vücut acıyı hissedemediği için kendini zorlamaya devam eder. Açıklamayı önce neden, sonra sonuç gelecek şekilde düzenler. Bu ifadeyi gördüğünüzde nedeni önceki kısımda, sonucu sonraki kısımda arayın; bu ifade başka bir neden eklemez.
Alıştırma
Bu kısa açıklamada sonucu doğru biçimde sunan bağlayıcı hangisidir? The road was icy. ___ several buses arrived late.
- In contrast,
- As a result,
- For example,
Cevabı göster
As a result,
Another large study of athletes found that the least and most flexible participants were 2.5 times more likely to incur an injury. Notlar
1:01Sporcular üzerinde yapılan başka bir geniş çaplı araştırma, esnekliği en düşük ve en yüksek olan katılımcıların yaralanma riskinin 2,5 kat daha yüksek olduğunu buldu.
the least and most flexible: bir ölçeğin iki ucu
“the least and most flexible participants” ifadesinde least ve most, aynı esneklik ölçeği üzerinde paralel olarak bağlanır. İkisi de flexible sözcüğünü, flexible da participants sözcüğünü niteler. İfade iki grubu birleştirir: the least flexible participants ve the most flexible participants. Dolayısıyla yalnızca en esnek grubun değil, iki uçtaki kişilerin de yaralanma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi ifade esneklik ölçeğinin karşıt iki ucundaki katılımcıları da içerir?
- the least and most flexible participants
- the least flexible participants
- the most flexible participants
Cevabı göster
the least and most flexible participants
2.5 times more likely to: olasılığı referansın 2,5 katı olmak
“Sayı + times more likely to + fiilin yalın hâli” kalıbı, bir grubun belirli bir sonucu yaşama olasılığını bir referans grubuyla karşılaştırır. Burada 2.5 times more likely to incur an injury, esnekliği en düşük ve en yüksek sporcuların sakatlanma olasılığının orta esneklik grubunun 2,5 katı olduğu anlamına gelir. Bu göreli bir karşılaştırmadır. Olasılığın 2,5 yüzde puan arttığı anlamına gelmez ve iki grubun da mutlak sakatlanma oranını vermez.
Alıştırma
Bir çalışma, katılımcıları kontrol grubuyla karşılaştırarak ağrı bildirme olasılıklarının 2,5 kat olduğunu söylüyor ancak mutlak bir oran vermiyor. Hangi cümle bu iddiayla eşleşir?
- Exactly 2.5% of participants reported pain.
- The pain rate was 2.5 percentage points higher among participants.
- Participants were 2.5 times more likely to report pain.
Cevabı göster
Participants were 2.5 times more likely to report pain.
incur an injury: yaralanmak
Incur an injury, olumsuz bir sonuç olarak “sakatlanmak” veya “yaralanmak” demenin resmî bir yoludur. Özne zararı gören kişidir; incur, yaralanmayı bilerek oluşturmak anlamına gelmez. incur fiili costs, debt, losses, penalties veya liability gibi istenmeyen sonuçları belirten isimlerle sık kullanılır. Bu cümlede araştırma bulgusuna resmî bir risk raporu tonu verir.
Alıştırma
Resmî bir güvenlik raporu, bir işçinin denetim sırasında yaralandığını söylüyor. Hangi cümle bu anlamı ifade eder?
- The worker incurred an injury during the inspection.
- The worker avoided an injury during the inspection.
- The worker caused an injury during the inspection.
Cevabı göster
The worker incurred an injury during the inspection.
So when it comes to flexibility in competitive sports, Kalıp ifadeler
1:08Yani rekabetçi sporlarda esneklik söz konusu olduğunda,
when it comes to: bir konuyu tanıtmak ve sınırlandırmak
When it comes to, sonraki ifadenin hangi konu veya yön hakkında olduğunu belirtir. Burada iddiayı her durumdaki esneklik hakkında genellemek yerine rekabetçi sporlardaki esneklikle sınırlar. Yapı when it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. Comes gerçek anlamda bir hareketi anlatmaz; bütün ifade “konu … olduğunda” veya “… açısından” anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz konu çerçeveleme ifadesiyle tamamlayın: ____ customer support, this company responds quickly.
Cevabı göster
When it comes to
A well-designed warm-up is also extremely beneficial.
1:13İyi planlanmış bir ısınma da son derece faydalıdır.
The term itself comes from the positive effects of raising the temperature of your body before a competition.
1:16“Isınma” teriminin kendisi, müsabaka öncesinde vücut sıcaklığını yükseltmenin olumlu etkilerinden gelir.
Slowly increasing physical intensity prior to a sport increases muscle temperature, Kelime
1:21Bir spor öncesinde fiziksel yoğunluğu yavaş yavaş artırmak kas sıcaklığını yükseltir,
prior to: isim veya -ing biçiminden önce kullanılan resmî Before
Prior to, “önce” anlamına gelir ve bir olayın veya eylemin diğerinden daha erken gerçekleştiğini gösterir. Burada fiziksel yoğunluğu yavaşça artırma eylemi, spor başlamadan önce gerçekleşir. prior to + isim veya -ing biçimi yapısında to bir edattır; mastar işareti değildir. Bu nedenle prior to a sport ve prior to exercising dil bilgisi açısından doğrudur, ancak prior to begin doğru değildir.
Alıştırma
Cümleyi “before” anlamına gelen resmî iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The staff inspected the room ____ the guests' arrival.
Cevabı göster
prior to
ultimately allowing your muscles to contract more forcefully. Dilbilgisi
1:25ve sonuçta kaslarınızın daha güçlü kasılmasını sağlar.
Sonuçta kaslarınızın daha güçlü kasılmasını sağlamak
Burada virgülden sonraki -ing yan cümlesi, önceki sürecin nihai sonucunu verir. Ultimately allowing ..., increases ile yan yana duran ikinci ve bağımsız bir eylem değildir; kas sıcaklığındaki artışın sonunda daha güçlü bir kasılmayı mümkün kıldığını belirtir. Bu yan cümlede allowing, allow + nesne + to-infinitive yapısını kullanır: allowing + your muscles + to contract. More forcefully, contract fiilini niteler. Bu kısa yapı, bir süreci onun nihai etkisine bağlamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Süreç açıklamasını allow fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Better insulation reduces heat loss, ultimately ____ the water to stay warm longer.
Cevabı göster
allowing
More forceful contractions equals more strength and power. Dilbilgisi
1:28Daha güçlü kasılmalar, daha fazla kuvvet ve güç demektir.
More forceful contractions equals: özne-fiil uyumu
Altyazıdaki ifadede equals, çoğul özne More forceful contractions ile uyumlu değildir. Düzenlenmiş standart İngilizcede cümle More forceful contractions equal more strength and power. şeklindedir. Uyumu özne öbeğinin ana ismi belirler: contractions çoğuldur, bu nedenle geniş zamanda fiilin yalın biçimi equal kullanılır. Daha sonra gelen tekil isimler strength ve power fiilin biçimini belirlemez.
Alıştırma
Cümleyi equal fiilinin standart geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Stronger contractions ____ greater force.
Cevabı göster
equal
slowly adding movement to your muscles opens up the blood vessels, Öbek fiiller
1:32kaslarınızı yavaş yavaş hareket ettirmek kan damarlarını genişletir,
opens up: bir geçidi genişletmek veya daha az tıkalı hâle getirmek
Burada opens up, “kan damarlarının genişlemesini ve daha az tıkalı hâle gelmesini sağlar” anlamındadır; böylece kan daha kolay geçebilir. Bir kapının açılmasını veya yukarı doğru hareketi anlatmaz. open up burada geçişli bir öbek fiildir ve the blood vessels onun nesnesidir. Daha genel olarak open up, bir geçidi, alanı veya yolu daha az tıkalı ya da daha erişilebilir hâle getirmeyi anlatabilir. Tam olarak hangi fiziksel değişimin gerçekleştiği bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “geçidi genişletir” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: The treatment ____ the airway, making it easier to breathe.
Cevabı göster
opens up
allowing blood to flow more easily throughout the body and decreases the strain on your heart. Kalıp ifadeler
1:35böylece kan tüm vücutta daha kolay dolaşır ve kalbinize binen yük azalır.
decreases the strain on your heart: yükü azaltmak
Decreases the strain on your heart, “kalbinizin taşıması gereken iş yükünü veya baskıyı azaltır” anlamına gelir. Burada strain, sayılamayan bir yük kavramıdır; kas incinmesi değildir. Kalıp decrease veya reduce the strain on + kişi, vücut bölümü, makine ya da sistem şeklindedir. On, yükü taşıyan şeyi belirtir.
Alıştırma
Ağır bir görevi paylaşmanın her kişinin yükünü azalttığını göstermek için cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? Sharing the work _____ each team member.
- decreases the strain on
- decreases the strain of
- decreases the strain to
Cevabı göster
decreases the strain on
your blood cells actually hold less oxygen. Kelime
1:41kan hücreleriniz aslında daha az oksijen tutar.
As your blood temperature increases: gelişen iki değişimi bağlama
Bu cümlede as, zaman içinde gelişen bir arka plan değişimini, yani kan sıcaklığının yükselmesini tanıtır. Ana cümle ise onunla birlikte ilerleyen ikinci bir değişimi verir: hücrelerin tuttuğu oksijen miktarı azalır. Aktarılabilir kalıp as + özne + değişim bildiren fiil, ana cümle şeklindedir. İki süreci birlikte gelişiyormuş gibi sunar ve çoğu zaman birinin diğeriyle birlikte nasıl değiştiğini vurgular. Buradaki as bir bağlaçtır; as ... as yapısının parçası veya “rolünde” anlamındaki bir edat değildir.
Alıştırma
Birlikte ilerleyen iki kademeli değişimi vurgulayan bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the battery loses charge, the screen becomes dimmer.
Cevabı göster
As
Hold less oxygen: kapasite veya tutma anlamındaki hold
Burada hold, “elle kavramak” değil, “bir miktarı içermek, taşımak veya tutmak” anlamına gelir. Kan hücreleri oksijeni bağlayıp taşır; dolayısıyla hold less oxygen, hücrelerle ilişkili oksijen miktarının azalması demektir. Oxygen sayılamayan bir madde olarak ele alındığı için less kullanılır. İfade, oksijenin kalitesinin düşmesini değil, miktarının azalmasını anlatır.
Alıştırma
“This insulation can hold more heat inside the house,” cümlesinde hold ne anlama gelir?
- Isıyı elle kavramak
- Isıyı daha soğuk yapmak
- Bir miktar ısıyı içermek veya tutmak
Cevabı göster
Bir miktar ısıyı içermek veya tutmak
This loose oxygen is then free to be used by your muscles,
1:44Serbest kalan bu oksijen daha sonra kaslarınız tarafından kullanılabilir,
Science says it's important not to overstretch it when it comes to flexibility,
1:48Bilim, esneklik söz konusu olduğunda aşırıya kaçacak kadar esnememenin önemli olduğunu söylüyor,
but physically warming up your body before each specific sport might help you burn the competition. Notlar
1:52ancak her spor dalına uygun biçimde vücudunuzu önceden ısıtmak rakiplerinize fark atmanıza yardımcı olabilir.
Warm up your body: warm up ifadesinin geçişli kullanımı
Burada warming up your body, vücudu belirli bir spora hazırlamak için yavaş yavaş hareket ettirmek anlamına gelir. Vücudu bir nesne gibi gerçek anlamda ısıtmak demek değildir. Bu kullanımda warm up doğrudan nesne alabilir: warm up your body. Nesne, hazırlanan vücudu veya vücut bölümünü belirtir; warm up your shoulders before swimming buna bir örnektir.
Alıştırma
warm up ifadesini -ing biçiminde ve your body ifadesini nesne olarak kullanıp cümleyi tamamlayın: Before the fitness class, spend five minutes ____.
Cevabı göster
warming up your body
Burn the competition: ısıyla ilgili şakacı kelime oyunu
Burn the competition, diğer rakiplere açık ara üstün gelmeyi anlatan şakacı ve gerçek anlam taşımayan bir ifadedir. Burada competition, etkinliğin kendisini değil, yarışan kişileri temsil eder. Burn fiili daha önceki warming up ve vücut ısısı fikirlerini çağrıştırdığı için kapanış cümlesi ısı temalı bir şaka işlevi görür. Bu, bu bağlamda oluşturulmuş yaratıcı bir kelime oyunudur; günlük anlamı sabit, standart bir deyim değildir.
Alıştırma
Bu cümlede burn the competition en büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Diğer rakiplere açık ara üstün gelmek
- Hava sıcak olduğu için yarışmayı iptal etmek
- Rakipleri ısıyla fiziksel olarak yaralamak
Cevabı göster
Diğer rakiplere açık ara üstün gelmek
Don't forget we have a new video out every day during the Olympics.
1:57Olimpiyatlar boyunca her gün yeni bir video yayımladığımızı unutmayın.
already have five of the videos up now for you to binge on. Öbek fiiller
2:02art arda izlemeniz için şimdiden beş videoyu yayına aldılar.
Yoğun medya tüketimini anlatan binge on
Bu cümlede binge on, kısa sürede çok miktarda medya içeriği izlemek, çoğu zaman birkaç videoyu art arda seyretmek anlamına gelir. on'dan sonraki nesne, çok miktarda tüketilen şeyi belirtir; burada daha önce sözü edilen beş videodur. Bu ifade, aşırı miktarda yemek tüketme fikrini medya ve diğer keyifli içeriklere taşır. Yalnızca tek bir şeyi izlemeyi değil, yoğunlaşmış veya aşırı tüketimi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “kısa sürede birçok bölüm izlemek” anlamındaki iki sözcüklü gayriresmî ifadeyle tamamlayın: During the rainy weekend, we decided to ____ the entire comedy series.
Cevabı göster
binge on
Just head to cbc.ca/olympics/ScienceSays
2:05Tek yapmanız gereken cbc.ca/olympics/ScienceSays adresine gidip
But we also want to know your questions for this special series.
2:11Ama bu özel seri için sizin sorularınızı da duymak istiyoruz.
and let us know your burning Olympic questions Deyimler
2:15ve aklınızı kurcalayan Olimpiyat sorularını bize iletin,
Acil merakı anlatan burning Olympic questions
Burada burning questions, insanların yanıtlanmasını acil ve yoğun biçimde istediği sorular anlamına gelir. Olympic konu alanını daraltır; dolayısıyla isim öbeği, Olimpiyatlarla ilgili özellikle yanıtı merak edilen önemli soruları belirtir. Gerçekte yanan hiçbir şey yoktur. Yeniden kullanılabilen yapı burning + isteğe bağlı konu sözcüğü + question(s) şeklindedir; a burning science question buna örnektir. Burning yalnızca önem değil, duygusal aciliyet veya güçlü merak anlamı ekler.
Alıştırma
“Yanıtı güçlü ve acil biçimde istenen” anlamındaki ifadeyi tamamlamak için derste geçen mecazlı sıfatı kullanın: The ____ question is whether the astronauts found water.
Cevabı göster
burning
and subscribe for more awesome science videos.
2:17ve daha fazla harika bilim videosu için kanalımıza abone olun.