Köpek POPO Diş İpi! Ve Daha Fazlası: LÜT #21: İngilizce çalışma notları

Vsauce

Öğrenme zorluğu
782 kelime 173 kel/dk

Video özeti: Eksantrik ürünler, bilmeceler, kelime oyunları, parodi reklamlar ve doğum günü daveti. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get touchy with your touchscreen — Deyimler ve mecazlı ifadeler: touchy kolay alınan demektir; touchscreen gerçek touch anlamını canlandırır. Kelime oyununu standart talimattan ayırın. 2. Russian Roulette — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: ölümcül oyun göndermesi su balonunun rastlantısal riskini ve ölüm yerine ıslanma şakasını açıklar. 3. night soil. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: gübre olarak kullanılan insan dışkısı için tarihî bir örtmecedir. Sıradan soil anlamından ayırın ve hijyen düzeltmesini anlayın.

Bu derste

A wallet that looks like a matchbook and edible spray paint.

0:00

Kibrit kitapçığına benzeyen bir cüzdan ve yenilebilir sprey boya.

It's episode 21 of LÜT.

0:03

LÜT'ün 21. bölümündeyiz.

The mints that come in this Spam tin actually taste like cinnamon,

0:07

Bu Spam kutusundaki naneli şekerlerin tadı aslında tarçın gibi,

but this lip balm tastes like Lucky Charms.

0:11

ama bu dudak kreminin tadı Lucky Charms gibi.

Question,

0:14

Soru:

what's warmer than a sweater and a mug of hot chocolate? Dilbilgisi

0:14

Bir kazakla bir kupa sıcak çikolatadan daha sıcak ne olabilir?

Dilbilgisi

……den daha sıcak olan nedir? than ile karşılaştırma soruları

What's warmer than ...? ifadesinde warmer, warm sıfatının karşılaştırma biçimidir ve than karşılaştırma ölçütünü tanıtır. Birbirine bağlanan a sweater and a mug of hot chocolate ifadesi bu ölçütü verir; than burada zaman sırası belirtmez. What is + karşılaştırma sıfatı + than + isim öbeği? kalıbı, belirtilen ölçütü aşan açık uçlu bir cevap ister. Burada, adı verilen bir şeyin diğerinden daha sıcak olduğunu söylemek yerine eğlenceli bir bilmece kurar.

Alıştırma

Karşılaştırmayı “……den daha yüksek sıcaklığa sahip” anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: What's ____ a car left in the sun on a summer afternoon?

Cevabı göster

warmer than

Answer,

0:18

Cevap:

a mug wearing a sweater.

0:18

Kazak giymiş bir kupa.

Keep your hands equally warm with Predator and Prey Mittens. Dilbilgisi

0:20

Predator and Prey tek parmaklı eldivenleriyle iki elinizi de sıcacık tutun.

Dilbilgisi

Keep your hands equally warm: keep + nesne + sıfat

Keep + nesne + sıfat, nesnenin o durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Bu nedenle Keep your hands warm, ellerin sıcak kalmasını sağlamak demektir; keep burada saklamak veya sahip olmaya devam etmek anlamında değildir. Equally, warm sıfatını niteler; yani iki elin de aynı derecede sıcak olması amaçlanır. Başka durumlara aktarılabilen keep + nesne + sıfat kalıbında, equally gibi bir derece zarfı sıfattan önce gelir.

Alıştırma

Ürün açıklamasını keep + nesne + equally + sıfat kalıbıyla tamamlayın: These insulated gloves help ____ both hands ____ warm during the hike.

Cevabı göster

keep · equally

One hand's a cat, Dilbilgisi

0:24

Bir elinizde kedi,

the other's a dog.

0:25

diğerinde köpek var.

Dilbilgisi

one ... the other ve kısaltılmış is

Bu cümlede one ... the other, tam olarak iki eli karşılaştırır. one ilk eli tanıtırken the other bilinen bu çiftte kalan ikinci eli belirtir. Her iki 's de is fiilinin kısaltmasıdır. Yapının açık hâli One hand is a cat, and the other hand is a dog. şeklindedir. İkinci cümlecikte anlamı zaten belli olduğu için hand düşürülmüştür; dolayısıyla other's sahiplik değil, other is anlamına gelir.

Alıştırma

is fiilinin kısaltmalarını kullanarak tamamlayın: Of these two lamps, ____ bright and ____ dim.

Cevabı göster

one's · the other's

One's a frog,

0:26

Birinde kurbağa,

one's a fly.

0:27

diğerinde sinek var.

One's an owl and the other is a mouse.

0:28

Birinde baykuş, diğerinde de fare var.

Or use Tatchies.

0:30

Ya da Tatchies kullanın.

They let you get touchy with your touchscreen without removing your gloves. Notlar

0:32

Eldivenlerinizi çıkarmadan dokunmatik ekranınıza rahatça dokunmanızı sağlarlar.

Deyimler

“get touchy with your touchscreen” ifadesindeki kelime oyunu

Touchy genellikle kolayca alınan bir kişiyi veya insanları üzebileceği için dikkatle ele alınması gereken bir konuyu anlatır. get touchy with your touchscreen ifadesinde reklam, touchscreen içindeki touch bölümünü bilerek yankılar ve gerçekten dokunma fikrini eğlenceli biçimde çağrıştırır. Bu, cihaz kullanmak için yerleşik bir ifade değil, bu reklama özel oluşturulmuş bir kelime oyunudur. Espri, touchy sözcüğünün bilinen anlamını akılda tutarken onu ürünün dokunma işlevi üzerinden daha gerçek anlamlı biçimde yeniden yorumlamaktan doğar.

Alıştırma

Bu reklamda “get touchy with your touchscreen” ifadesinin en doğru yorumu hangisidir?

  1. Eldivenlerin touchscreen yüzeyini duygusal olarak hassaslaştıracağı anlamına gelir.
  2. Herhangi bir touchscreen cihazını çalıştırmak için kullanılan standart teknik ifadedir.
  3. touchy sözcüğünün yaygın “hassas” anlamını bir touchscreen yüzeyine gerçekten dokunmayla bağlayan eğlenceli bir kelime oyunudur.
Cevabı göster

touchy sözcüğünün yaygın “hassas” anlamını bir touchscreen yüzeyine gerçekten dokunmayla bağlayan eğlenceli bir kelime oyunudur.

Dilbilgisi

without removing: without + fiilin -ing hâli

Burada without, ana eylem gerçekleşirken yapılmayan bir eylemi belirtir: dokunmatik ekranı kullanabilir ve eldivenlerinizi çıkarmayabilirsiniz. without bir edat olduğu için ardından bir eylem geldiğinde fiil genellikle -ing biçimini alır: without removing. Bir eylemi yapmadan başka bir eylemi gerçekleştirmeyi anlatmak için without + fiilin -ing hâli yapısını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi without ve remove fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: You can open the door ____ your gloves.

Cevabı göster

without removing

Of course,

0:36

Elbette,

all of these gloves will cover up your awesome ring with the stone set upside down, Notlar

0:37

bütün bu eldivenler, taşı ters yerleştirilmiş harika yüzüğünüzü kapatacak,

Öbek fiiller

cover up: bir şeyi görünmeyecek şekilde kapatmak

Bu cümlede cover up, insanların yüzüğü görememesi için üzerine bir şey koymak anlamına gelir. Eldivenler yüzüğü fiziksel olarak gizler. Cover up ayrıca bir gerçeği veya gerçekleşmiş kötü bir şeyi gizlemek anlamına da gelebilir, ancak burada bu anlamda değildir. Yakındaki nesne olan your awesome ring, ifadenin somut ve görsel anlamda kullanıldığını gösterir.

Alıştırma

“The scarf covered up the mark on the wall,” cümlesinde covered up ne anlama gelir?

  1. görünmeyecek şekilde gizledi
  2. daha parlak hâle getirdi
  3. temizledi
Cevabı göster

görünmeyecek şekilde gizledi

Dilbilgisi

with the stone set upside down: with + isim + past participle

Kalıp with + isim + past participle biçimindedir. with’ten sonraki isim eylemden etkilenen ögedir: biri taşı bu yönde yerleştirmiştir ve taş o konumda kalır. Burada set “yuvasına takılmış veya konumlandırılmış” demektir; upside down ise yönü anlatır. Bu kısa with öbeği, ikinci bir tam edilgen cümle kurmadan ana cümleye yaklaşık olarak “taş ters yerleştirilmiş haldeyken” anlamında eşlik eden bir durum ekler. Bir nesnenin düzenini veya bir eylem sonucunda oluşan durumu anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle sonuç durumunu anlatmak için with + isim + past participle yapısını kullanır?

  1. The box was delivered with the courier waiting outside.
  2. The box was delivered with the lid sealed tightly.
  3. The box was delivered while the lid was being sealed.
Cevabı göster

The box was delivered with the lid sealed tightly.

making it a killer ring. Deyimler

0:41

ters yerleştirilen taş da onu ölümcül bir yüzüğe dönüştürüyor.

Deyimler

killer ring: gerçek tehlike çağrışımı taşıyan eğlenceli övgü

Gündelik İngilizcede killer, bir isimden önce “son derece iyi, heyecan verici veya etkileyici” anlamına gelebilir. Bu nedenle killer ring, yüzüğün gerçekten ölümcül olduğunu söylemek yerine onu över. Taşın sivri ucu dışa bakacak şekilde yerleştirilmiştir; bu yüzden killer aynı zamanda “öldürebilen şey” şeklindeki olağan anlamını da çağrıştırır. Bu ifade bir kelime oyunudur: gündelik övgü ile abartılı tehlike aynı anda anlaşılır.

Alıştırma

Bir tasarımcı gösterişli ve sivri uçlu bir bilekliğe “a killer bracelet” diyor. Bu eğlenceli bağlamdaki en olası anlam nedir?

  1. Ölümcül olduğu resmen kanıtlanmıştır.
  2. Sade ve unutulabilirdir.
  3. Son derece etkileyici görünür ve eğlenceli bir tehlike çağrışımı taşır.
Cevabı göster

Son derece etkileyici görünür ve eğlenceli bir tehlike çağrışımı taşır.

Or this ring with a hidden diamond.

0:43

Ya da gizli pırlantası olan bu yüzük var.

Generate also has synthetic leather bags that look like envelopes,

0:46

Generate'te ayrıca zarf gibi görünen sentetik deri çantalar,

Wing Rings,

0:49

Wing Rings,

and shirts with special stripes you can wipe your glasses with. Dilbilgisi

0:50

ve gözlüğünüzü silebileceğiniz özel şeritleri olan gömlekler var.

Dilbilgisi

stripes you can wipe your glasses with: düşürülmüş bir ilgi zamiri

stripes kelimesinden sonra gelen sözler hangi şeritlerin kastedildiğini açıklar. you can wipe your glasses with, sınırlayıcı bir ilgi cümleciğidir. Tam biçimi stripes that/which you can wipe your glasses with olabilir. that ya da which, with edatının nesnesi olacağı için düşürülebilir. Günlük İngilizcede with edatını sonda bırakmak doğaldır. Anlamca nesnesi stripes kelimesidir: gözlüğü bu şeritlerle silersiniz. with, glasses kelimesine bağlı değildir ve cümlecik yarım kalmamıştır.

Alıştırma

Hangi cümlede nesne görevindeki ilgi zamiri doğal biçimde düşürülmüş ve edat sona bırakılmıştır?

  1. This is the cloth you can clean the screen with.
  2. This is the cloth you can clean with the screen.
  3. This is the cloth can clean the screen with.
Cevabı göster

This is the cloth you can clean the screen with.

But let's talk about molds that make your cookies into mustaches. Dilbilgisi

0:53

Ama kurabiyelerinizi bıyığa dönüştüren kalıplardan söz edelim.

Dilbilgisi

make your cookies into mustaches: make A into B yapısı

Make A into B, A'yı değiştirerek, biçimlendirerek veya kullanarak B hâline getirmek demektir. Burada your cookies A, mustaches ise yeni biçim olan B'dir; kalıplar kurabiyelere bıyık şekli verir. Into bu yapının bir parçasıdır ve sonucu gösterir. Make your cookies mustaches bu dönüşümü açıkça anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi make A into B yapısıyla tamamlayın: We can ____ this cardboard box ____ a toy castle.

Cevabı göster

make · into

Or these cupcake pillows.

0:57

Ya da şu kapkek yastıklardan.

A giant ice cream sandwich pillow is also fun,

1:00

Dev bir dondurmalı sandviç yastığı da eğlenceli,

and barbed wire toilet paper is mainly just scary.

1:03

dikenli tel desenli tuvalet kâğıdıysa çoğunlukla sadece ürkütücü.

Kisses are better,

1:06

Öpücükler daha iyi,

but hey,

1:07

ama hey,

this bath towel makes it look like you're wearing a kilt. Dilbilgisi

1:08

bu banyo havlusu İskoç eteği giymişsiniz gibi görünmenizi sağlıyor.

Dilbilgisi

make it look like + yan cümle

make it look like + yan cümle yapısında bir şey görsel bir izlenim yaratır. Burada havlu, kişinin kilt giydiği izlenimini yaratıyor. like sonrasındaki yan cümle, doğrulanmış bir gerçeği değil, görünüşü anlatır. it genel görünüşü kurmaya yarar; kilt sözcüğüne gönderme yapmaz.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: The mirror trick ____ there is another door.

Cevabı göster

makes it look like

So let's talk high fashion and cover funny hats. Notlar

1:11

O hâlde yüksek modadan konuşup komik şapkalara göz atalım.

Kalıp ifadeler

let's talk + konu

let's talk + konu, grubu bir konuya geçmeye davet etmenin kısa bir yoludur. let's hem konuşanı hem dinleyicileri kapsar; high fashion konuşulacak konuyu belirtir. Burada high fashion ile funny hats ifadelerinin yan yana gelmesi şakacı bir etki yaratır. Bazı geniş ve yerleşik konular talk sözcüğünden hemen sonra gelebilir: talk business, talk politics veya talk fashion. Bu kısa kalıp canlı duyulur; diğer çoğu konu için talk about daha güvenli genel kalıptır.

Alıştırma

Hangi cümlede talk sözcüğünden hemen sonra geniş bir konu doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Let's talk business.
  2. Let's talk my red pencil.
  3. Let's talk the cracked cup.
Cevabı göster

Let's talk business.

Deyimler

cover funny hats: “bir konuyu ele almak” anlamındaki cover

Bu cümlede cover, “bir konuyu tartışmak veya o konu hakkında bilgi sunmak” anlamına gelir. funny hats nesnesi, sunucunun birazdan işleyeceği konuyu belirtir. Bu yüzden cover funny hats, komik şapkaları tanıtmak veya onlar hakkında konuşmak demektir; şapkaların üstünü bir şeyle örtmek değildir. İfade küçük bir kelime oyunu da yaratır: Gerçek şapkalar başın bir bölümünü örterken sunucu şapkaları konu olarak cover edecektir. Cümlenin yapısında medya anlamı geçerlidir; gerçek anlam çağrışımı ise şakayı oluşturur.

Alıştırma

“The podcast will cover the new school rules,” cümlesinde cover ne anlama gelir?

  1. kuralların üstüne fiziksel bir örtü koymak
  2. kuralları kimsenin bulamayacağı şekilde saklamak
  3. kuralları tartışmak veya haber yapmak
Cevabı göster

kuralları tartışmak veya haber yapmak

Stupid.com also offers this tiny peace sign hat for your little dog.

1:15

Stupid.com küçük köpeğiniz için bu minicik barış işaretli şapkayı da sunuyor.

And of course,

1:19

Ve tabii,

a hat that looks like underwear.

1:20

iç çamaşırına benzeyen bir şapka.

Does this guy even know that his hat is funny? Ton ve niyet

1:22

Bu adam şapkasının komik olduğunun farkında mı acaba?

Ton ve niyet

Does this guy even know ...? ile şaşkınlık ve kuşku ifade etmek

Does this guy even know ...? şeklindeki evet-hayır sorusunda even, bilme eylemini sorgulanan en temel alt sınır hâline getirir. Konuşan kişi yalnızca bilgi istemez; o kişinin durumun az da olsa farkında olup olmadığına şaşırır ve bundan kuşku duyar. Does/Do + özne + even + fiilin yalın hâli ...? kalıbı çoğu zaman “bu kadar temel bir şey gerçekten doğru mu?” anlamını verir. Bağlam ve tonlamaya göre şakalaşma, eleştiri veya gerçek bir şaşkınlık taşıyabilir.

Alıştırma

Bir iş arkadaşı “Does the manager even read these reports?” diye soruyor. even büyük olasılıkla hangi tavrı ekliyor?

  1. Müdürün rapor okuma programıyla ilgili nötr bir soru
  2. Müdürün raporları zaten okuduğundan emin olma
  3. Müdürün raporları okuyup okumadığına dair şaşkınlık ve kuşku
Cevabı göster

Müdürün raporları okuyup okumadığına dair şaşkınlık ve kuşku

I also like their hands waving USA flags hat.

1:24

ABD bayrakları sallayan ellerin olduğu şapkalarını da beğendim.

Keep things patriotic with these flag pants.

1:27

Bu bayraklı pantolonlarla vatansever havayı sürdürün.

Betabrand also carries these dress pants that are actually sweatpants.

1:30

Betabrand'de aslında eşofman altı olan bu kumaş pantolonlar da var.

Now if you've mainly made history wearing shirts, Deyimler

1:35

Tarihi daha çok tişört giyerek yazdıysanız,

use Urban Outfitters T-shirt frames to preserve those memories.

1:38

o anıları korumak için Urban Outfitters'ın tişört çerçevelerini kullanın.

Deyimler

made history ... preserve those memories reklam kelime oyunu

Make history genellikle birçok kişinin hatırlayacağı kadar önemli bir şey yapmak demektir. Burada reklam, tarihi şakacı biçimde giysiyi giyen kişinin kendi yaşamına indirger: gömlekler onun kişisel deneyimlerine eşlik etmiştir. Preserve those memories aynı düşünceyi sürdürür. Eski bir tişörtü çerçevelemek, ona bağlı anıları korumanın bir yolu olarak sunulur. Böylece tanıdık ifade, reklam mizahı yaratmak için kasıtlı olarak daha gerçek anlamlı hâle getirilir.

Alıştırma

Bu reklamda made history ... preserve those memories ifadesini eğlenceli yapan nedir?

  1. Gömleklerin sahipleri olmadan da olayları hatırlayabildiğini söyler.
  2. Gömleklerin resmî olarak önemli bir dünya olayı sırasında giyildiğini iddia eder.
  3. Eski bir gömlekle bağlantılı deneyimleri korunmaya değer kişisel tarih olarak görür.
Cevabı göster

Eski bir gömlekle bağlantılı deneyimleri korunmaya değer kişisel tarih olarak görür.

Or design your own on this T-shirt design notepad.

1:41

Ya da bu tişört tasarım not defterinde kendi tasarımınızı yapın.

Also a good option,

1:45

Bir başka iyi seçenek de

this notepad.

1:46

bu not defteri.

Then toast your good taste with some bacon flavored soda, Deyimler

1:48

Ardından bacon aromalı gazozla zevkinizin şerefine kadeh kaldırın,

Deyimler

toast your good taste ifadesinin çift anlamı

Toast fiil olarak kullanıldığında bir içeceği kaldırarak bir kişiyi veya şeyi onurlandırmak ya da kutlamak anlamına gelebilir. Burada okuyucu, ekmek kızartmaya değil, seçimini gazozla kutlamaya davet edilir. Good taste genellikle iyi muhakeme veya şıklık anlayışı demektir; ancak taste aynı zamanda tat anlamına gelir. Ürün aromalı bir içecek olduğu için ifade hem alıcının seçimini över hem de gazozun tadını düşündürür. Bu çift anlam şakayı oluşturur.

Alıştırma

toast your good taste ifadesinde hangi iki anlam birlikte çalışır?

  1. Birinin kıyafetlerini eleştirip içeceği reddetmek.
  2. Şık bir seçimi içecekle kutlarken taste sözcüğüyle tadı da çağrıştırmak.
  3. Gazozun tadı bacon gibi olduğu için ekmeği kahverengi olana kadar kızartmak.
Cevabı göster

Şık bir seçimi içecekle kutlarken taste sözcüğüyle tadı da çağrıştırmak.

perfect for washing down a giant burrito. Öbek fiiller

1:50

dev bir burritoyu mideye indirmek için birebir.

Öbek fiiller

wash down: içecekle yutmaya yardımcı olmak

Bu cümlede washing down, dev burritoyu yutmaya yardımcı olması için bir içecek kullanmak demektir. İçecek burritoyu temizlemez; kişi yerken yiyeceğin daha kolay aşağı gitmesini sağlar. Genellenebilir kalıp wash something down with a drink şeklindedir. Nesne, yutulan yiyecek ya da ilaçtır; with ise kullanılan sıvıyı belirtir: wash the sandwich down with water.

Alıştırma

“Yutmaya yardımcı olmak için içecek kullanmak” anlamındaki phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: I took a sip of water to ____ the dry cracker.

Cevabı göster

wash down

Just kidding, Ton ve niyet

1:54

Şaka yaptım,

it's a protective wrap for valuable camera lenses.

1:55

bu, değerli kamera lensleri için koruyucu bir kılıf.

Ton ve niyet

Just kidding: şakacı bir iddiayı geri çekmek

Just kidding, dinleyiciye hemen önceki ifadenin gerçek bilgi değil, şaka olduğunu bildirir. Burada yiyecekle ilgili iddiayı geri çeker ve gerçek açıklamaya geçildiğini gösterir. Dinleyicinin şakacı ya da yanıltıcı bir ifadeyi yeniden yorumlamasını istediğinizde, ifadenin hemen ardından kullanın. Genellikle söylediğiniz diğer her şeyin de yanlış olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Önceki iddiayı şaka olarak geri çeken gündelik ifadeyle yanıtı tamamlayın: “I gave away your skateboard.” “____—it is in the closet.”

Cevabı göster

Just kidding

Improve your view with Generate Skyline Blinds, Anlatım akışı

1:58

Generate Skyline Blinds ile manzaranızı güzelleştirin,

and improve your bathroom with this real aquarium sink,

2:01

bu gerçek akvaryumlu lavaboyla da banyonuzu güzelleştirin,

Anlatım akışı

Improve your view with ... and improve your bathroom with ... paralel kalıbı

İki yan cümle aynı kalıbı kullanır: improve + iyileştirilen şey + with + araç veya ürün. improve your view with... ifadesinde iyileştirme hedefi view, improve your bathroom with... ifadesinde ise bathroom sözcüğüdür. Bu kalıbın tekrarlanması paralel bir yapı oluşturur. İki ürün önerisi aynı ritmi kazanır ve dinleyici ikinci ürünün de birincisiyle aynı biçimde sunulduğunu kolayca fark eder.

Alıştırma

Tekrarlanan improve ... with ... kalıbıyla paralel tanıtım cümlesini tamamlayın: “Improve your workspace ____ better lighting, and ____ your breaks with a quieter lounge.”

Cevabı göster

with · improve

a perfect companion to the iPoop toilet.

2:04

iPoop tuvaletinin mükemmel eşlikçisi.

Your iPhone will be fine if you drop it in

2:08

iPhone'unuzu içine düşürseniz de bir şey olmaz,

because you've waterproofed it with Liquipel.

2:10

çünkü Liquipel ile su geçirmez hâle getirdiniz.

Or you're busy looking like an executive with the iPhone handset converter.

2:12

Ya da iPhone ahize dönüştürücüsüyle yönetici gibi görünmekle meşgulsünüz.

Now these puzzles are shaped like donuts, pizza, or coffee.

2:16

Bu yapbozlar donut, pizza ya da kahve fincanı şeklinde.

But the world record holding largest puzzle can be yours. Dilbilgisi

2:20

Ama dünya rekorunu elinde tutan en büyük yapboz sizin olabilir.

Dilbilgisi

İsimden önce birleşik niteleyici olarak world-record-holding

Bu cümlede world record holding, largest puzzle ifadesini tek bir birim olarak niteler: Yapboz bir dünya rekoruna sahiptir. Holding burada rekoru korumak veya elinde bulundurmak anlamındadır; onu fiziksel olarak elde tutmak anlamına gelmez. İngilizce, isimden önce puzzle that holds the world record gibi daha uzun bir yan cümleyi birleşik bir niteleyiciye dönüştürebilir. Düzenlenmiş yazılarda üç sözcüğün birlikte çalıştığını göstermek için genellikle world-record-holding biçiminde kısa çizgilerle yazılır.

Alıştırma

Verilen sözcükleri noktalaması doğru tek bir birleşik niteleyici olarak yeniden yazın: “The museum displayed a ____ robot.” world record holding sözcüklerini kullanın.

Cevabı göster

world-record-holding

It has more than 32,000 pieces and weighs over 37 lb.

2:23

32.000'den fazla parçası var ve ağırlığı 37 libreden fazla.

For a more daredevilish challenge,

2:28

Daha gözü kara bir meydan okuma için,

play Russian Roulette with water balloons. Kültür

2:30

su balonlarıyla Rus ruleti oynayın.

Kültür

Rastlantısal risk göndermesi olarak Russian Roulette

Russian Roulette asıl anlamıyla, silah içeren ölümcül bir kumardır; kişi tetiğin hangi çekilişinin ölümcül bir sonuca yol açacağını bilemez. Bu arka plan, rastlantısal ve öngörülemez tehlike fikrini verir. Bu cümlede ifade, su balonlarıyla oynanan zararsız bir sürümü adlandırır: belirsiz sonuç vurulmak değil, ıslanmaktır. Mizah, aşırı tehlikeli bir riskin adının oyuncakla yapılan bir şakaya uygulanmasından doğar.

Alıştırma

Russian Roulette, su balonu oyununun açıklamasına hangi anlamı katar?

  1. Öngörülemeyen bir tetik çekişinin kötü bir sonuç getireceği fikri
  2. Oyuncuların uzaktaki bir hedefe nişan alması gerektiği fikri
  3. Her tetik çekişinin balonu patlatacağı fikri
Cevabı göster

Öngörülemeyen bir tetik çekişinin kötü bir sonuç getireceği fikri

You never know when the gun will pierce the balloon. Dilbilgisi

2:33

Tabancanın balonu ne zaman deleceğini asla bilemezsiniz.

Dilbilgisi

Öngörülemeyen bir zaman için You never know when ...

You never know when ..., bir olayın ne zaman gerçekleşeceğinin öngörülemediği anlamına gelir. When, bu bilinmeyen zamanı know sözcüğünün içeriği olarak sunar; böylece konuşan kişi doğrudan soru sormak yerine belirsizliği vurgular. Bu when yan cümlesi dolaylı bir soru olduğu için geleceği anlatan will doğaldır: You never know when the gun will pierce the balloon. Gelecek zaman bildiren yan cümlelerde normalde will kullanılmaması kuralı burada geçerli değildir.

Alıştırma

Teslimat zamanı tamamen öngörülemez. Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ the package will arrive.

Cevabı göster

You never know when

But for a sweeter challenge,

2:36

Ama daha tatlı bir meydan okuma için,

Bite the Bullet gives you a dozen delicious chocolates shaped like bullets, Deyimler

2:37

Bite the Bullet size mermi şeklinde bir düzine leziz çikolata sunuyor,

Deyimler

Bite the Bullet: söz oyunu olarak kullanılan bir deyim

Günlük İngilizcede bite the bullet, kaçınılması mümkün olmayan tatsız bir şeyle yüzleşmek veya ona katlanmak anlamına gelir. Bu bir deyimdir; dolayısıyla normalde gerçekten bir mermiyi ısırmayı anlatmaz. Burada Bite the Bullet, mermi şeklindeki çikolataların ürün adıdır. Çikolatalar gerçekten ısırılabilir ve mermiye benzer; bu nedenle ad hem deyim anlamını hem de gerçek görüntüyü canlandırarak bir söz oyunu oluşturur. İçine saklanan çok acı biber de bir tanesini yemeyi kabul edilmesi gereken tatsız bir mücadeleye dönüştürür. Büyük harfler bunun bir ad olduğunu gösterir.

Alıştırma

“Maya hates getting shots, but she will bite the bullet and visit the clinic,” cümlesinde bite the bullet ne anlama gelir?

  1. Klinikten tamamen uzak duracak.
  2. Mermi şeklinde bir şey yiyecek.
  3. Tatsız ziyareti ertelemek yerine onunla yüzleşecek.
Cevabı göster

Tatsız ziyareti ertelemek yerine onunla yüzleşecek.

except one contains a hidden dangerously hot pepper. Dilbilgisi

2:41

ama içlerinden birinde gizlenmiş, tehlikeli derecede acı bir biber var.

Dilbilgisi

except one contains: bir gruptaki tek istisna

Except, önceki genel açıklamadaki tek istisnayı belirtir: Çikolataların temel şekli aynıdır, ancak bir tanesi acı biber içerdiği için farklıdır. Burada except, “ancak bir istisna var” anlamına gelir; “-medikçe” anlamına gelmez. One, bağlamdan zaten anlaşılan tekil ve sayılabilir one chocolate adının yerine geçer. Contains fiilinin öznesi olur; bu yüzden fiil tekil -s ekini alır. Yeniden kullanılabilecek kalıp şudur: genel ifade + except + one + tekil fiil.

Alıştırma

except kullanın, one box ifadesini tekrarlamak yerine one kullanın ve contain fiilinin tekil biçimini seçin: The twelve boxes are empty, ____ a toy.

Cevabı göster

except one contains

Good luck.

2:46

Bol şans.

If your sweet tooth also likes bling, Notlar

2:47

Tatlıya düşkünlüğünüz ışıltılı şeyleri de seviyorsa,

Deyimler

sweet tooth: tatlı yiyeceklere çok düşkün olma

Sweet tooth, tatlı yiyecekleri çok sevmek anlamına gelen bir deyimdir. Bir dişin gerçekten tatlı olduğu anlamına gelmez. Yaygın kalıp have a sweet tooth şeklindedir. Burada metin, your sweet tooth ifadesini bir insan gibi göstererek tatlıya düşkün yanınızın parlak takıları da sevebildiğini eğlenceli biçimde anlatır ve tatlılarla diş süslerini bağlar.

Alıştırma

Bu cümlede has a sweet tooth ne anlama gelir? Leo has a sweet tooth, so he chose the chocolate cake.

  1. Dişlerinden biri ağrıyor.
  2. Dişlerine takı takıyor.
  3. Tatlı yiyecekleri gerçekten çok sever.
Cevabı göster

Tatlı yiyecekleri gerçekten çok sever.

Kelime

bling: parlak ve gösterişli takılar

Bling, parlak ve gösterişli takı ya da süsleri anlatan, sayılamayan ve gündelik bir isimdir. Genellikle dikkat çekmek için yapılmış bir şeyi düşündürür; ton hayranlık dolu, eğlenceli veya hafif eleştirel olabilir. Burada likes bling, gösterişli diş takılarını sevmek anlamına gelir. Bling normalde sayılamadığı için bu cümlede a/an olmadan kullanılır.

Alıştırma

Bling sözcüğünü kullanmak için en doğal durum hangisidir?

  1. Bol miktarda parlak takı takan bir şarkıcıyla ilgili gündelik bir paylaşım.
  2. Çatlak bir diş hakkındaki diş hekimliği raporu.
  3. Her değerli taşı ve metali tam olarak adlandırması gereken resmî bir değerleme belgesi.
Cevabı göster

Bol miktarda parlak takı takan bir şarkıcıyla ilgili gündelik bir paylaşım.

pick up some Twinkles, Öbek fiiller

2:49

birkaç Twinkles alın,

Öbek fiiller

pick up: bir şeyi gündelik biçimde satın almak veya edinmek

Burada pick up, alışveriş sırasında birkaç Twinkles “satın almak” veya “edinmek” anlamına gelir. Onları yerden kaldırmak anlamına gelmez. Bu öbek fiil, bir ürünü edinmeyi genellikle hızlı, kolay veya başka bir yolculuk sırasında yapılan küçük bir iş gibi gösterir.

Alıştırma

“Gündelik biçimde edinmek veya satın almak” anlamındaki iki kelimelik öbek fiili kullanın: On the way to the picnic, let's ____ some juice.

Cevabı göster

pick up

dental jewelry made with a special adhesive that

2:50

özel bir yapıştırıcıyla takılan bu diş takıları,

only lets go when you want to remove it. Notlar

2:53

yalnızca siz çıkarmak istediğinizde yerinden çıkar.

Dilbilgisi

only lets go when: tek bir kesin koşul koymak

only lets go when ifadesinde lets go, “tutuşunu bırakır” anlamına gelir. Only, when ile başlayan koşulu vurgular: yapıştırıcı bu koşul altında bırakabilir, başka zamanlarda bırakamaz. only + eylem + when + koşul kalıbı kesin bir sınır koyar. Bir cihazın, kuralın veya iznin nasıl işlediğini açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Mavi düğme koşulunu zorunlu yapan iki sözcükle cümleyi tamamlayın: The lid will ____ open ____ you press the blue button.

Cevabı göster

only · when

Öbek fiiller

lets go: yapıştırıcı tutuşunu bıraktığında

Bu cümlede lets go, “tutmayı veya yapışmayı bırakır” anlamına gelir. Özne özel yapıştırıcıdır: çıkarılmak istenene kadar diş takısını yerinde tutar, ardından tutuşunu bırakır. Bu kullanım yapıştırıcı, klips, mandal veya bir şeyi tutan başka bir nesneyi anlatabilir. Bir kişinin gitmesine izin vermek veya bir şeyden vazgeçmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede lets go, altyazıdakiyle aynı mekanik anlamda kullanılmıştır?

  1. Let's go to the playground.
  2. Sam lets go of the balloon.
  3. The tape lets go when it gets wet.
Cevabı göster

The tape lets go when it gets wet.

Clean the rest of your teeth with some floss you pulled out of a dog's butt,

2:56

Köpeğin poposundan çekip çıkardığınız diş ipiyle kalan dişlerinizi temizleyin,

and clean your body with Tetromino-shaped soap

2:59

Tetromino şeklindeki sabunla da vücudunuzu yıkayın,

behind your Facebook-styled shower curtain.

3:03

hem de Facebook tarzı duş perdenizin arkasında.

Then decorate your hair with these comic-inspired headbands

3:06

Sonra çizgi romanlardan esinlenen bu saç bantlarıyla saçınızı süsleyin

and show it all off in front of the paparazzi that you hired. Öbek fiiller

3:10

ve tuttuğunuz paparazzilerin önünde hepsini sergileyin.

Öbek fiiller

show it all off: anlamı ve zamirin yeri

Show it all off, “başkaları fark etsin diye hepsini gururla sergilemek” anlamına gelir. Buradaki it all, saç aksesuarlarını ve görünümün tamamını ifade eder. Show off yalnızca nötr biçimde göstermekten farklı olarak genellikle eğlenceli veya övüngen bir hava taşır. Show off ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamirse zamri fiil ile parçacığın arasına yerleştirin: show it off veya show them off. Bu yapıda show off it doğal değildir.

Alıştırma

Cümleyi show off öbek fiiliyle tamamlayın ve zamiri doğru yere yerleştirin: Mia is proud of her science model and wants to ____ at the fair.

Cevabı göster

show it off

For an hour at $100 a photographer, Dilbilgisi

3:13

Fotoğrafçı başına 100 dolara bir saatliğine,

Dilbilgisi

at $100 a photographer: a sözcüğünün “başına” anlamı

at $100 a photographer ifadesinde a, per gibi “her biri için” veya “başına” anlamına gelir. Ücret her fotoğrafçı için 100 dolardır; belirsiz bir fotoğrafçıya 100 dolar ödenmesi demek değildir. Bu kısa kalıp sayı + a + birim veya kişi biçimindedir. $10 a ticket ya da twice a day örneklerinde olduğu gibi bir oran bildirir.

Alıştırma

“Her biri için” anlamındaki a ile ücret ifadesini tamamlayın: The workshop charges $40 ____ child.

Cevabı göster

a

this company will send paparazzi to harass you

3:16

bu şirket sizi rahatsız edecek paparazziler gönderecek

and make you look famous no matter who you are. Dilbilgisi

3:19

ve kim olursanız olun sizi ünlü gibi gösterecek.

Dilbilgisi

make you look famous: make + nesne + look + sıfat

Make + kişi + look + sıfat, o kişinin belirli bir görünüm veya izlenim vermesini sağlamak demektir. Burada tutulan fotoğrafçılar, başkalarının sizi ünlü sanmasını sağlayan bir görüntü oluşturur; bu, gerçekten ünlü olduğunuz anlamına gelmez. Kalıp make + nesne + look + sıfat biçimindedir: make me look tired, make the room look bigger. Look, nesneyi görünürdeki bir özellikle bağlar.

Alıştırma

Cümleyi make + kişi + look kalıbıyla tamamlayın: This bright lamp can ____ you ____ wide awake.

Cevabı göster

make · look

Dilbilgisi

no matter who you are: kimlik sonucu değiştirmez

no matter who you are ifadesinde no matter + who bir ödünleme yan cümlesi başlatır: olası her kimlik hesaba katılır, ancak ana cümlenin sonucu değişmez. Burada herkesin ünlüymüş gibi gösterilebileceği anlamına gelir. who sonrasında düz cümle dizilişi kullanılır, çünkü bu yan cümle daha büyük bir cümlenin parçasıdır: who you are denir, who are you denmez. Bir ayrıntı sonucu değiştirmediğinde aynı kalıp what, where, when veya how ile de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi no matter + who ve düz cümle dizilişiyle tamamlayın: We will listen to you, ____.

Cevabı göster

no matter who you are

If you get a boo-boo during the whole process, Kelime

3:22

Tüm bu süreçte bir yerinizi incitirseniz,

Kelime

Boo-boo: hafif yaralanma için çocuksu bir söz

Boo-boo, küçük bir kesik, sıyrık veya çarpma gibi hafif bir yaralanma ya da ağrıyan yer için kullanılan çocuksu ve sevecen bir sözdür. Bu cümlede incinme ihtimalini tıbben ciddi değil, hafif ve şakacı gösterir. Ayrıca teselli edici bir ton taşıyabilir: bir yetişkin küçük bir çocukla konuşurken kullanabilir; yetişkinler de bazen birbirleriyle şakalaşırken söyler.

Alıştırma

Yargı: Bir doktor ciddi bir baş yaralanması hakkında resmî bir rapor yazıyor. Boo-boo uygun bir terim midir?

  1. Uygun
  2. Uygun değil
Cevabı göster

Uygun değil

be sure you're caught wearing a Brandage.

3:24

Brandage takarken görüntülendiğinizden emin olun.

Question,

3:27

Soru:

can you identify which characters these eyes belong to? Dilbilgisi

3:28

bu gözlerin hangi karakterlere ait olduğunu bulabilir misiniz?

Dilbilgisi

identify which characters ... belong to ifadesindeki sözcük dizilişi

identify fiilinden sonra gelen which characters these eyes belong to, gömülü bir sorudur ve identify fiilinin nesnesi görevini görür. Gömülü sorularda düz cümle sözcük dizilişi kullanılır: these eyes belong denir, do these eyes belong denmez. belong to ifadesi to edatını gerektirir. which characters başa taşındığında, günlük İngilizcede to doğal olarak sonda kalır: which characters ... belong to.

Alıştırma

Soruyu identify fiilinin nesnesi olarak doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Can you identify which characters these eyes belong to?
  2. Can you identify which characters do these eyes belong to?
Cevabı göster

Can you identify which characters these eyes belong to?

Well,

3:31

Şey,

there's Sonic.

3:31

Sonic var.

You can play on the site

3:32

Sitede oynayabilir

or you can grab the picture as an art print.

3:33

ya da resmi sanat baskısı olarak alabilirsiniz.

Speaking of posters, Kalıp ifadeler

3:36

Posterlerden söz açılmışken,

Kalıp ifadeler

Konu geçişi olarak Speaking of posters

Speaking of posters, “posterlerden söz açılmışken” veya “posterler bana şunu hatırlattı” anlamına gelir. Speaking of + isim ya da -ing biçimi kalıbı, mevcut konuyu onunla bağlantılı yeni bir konuya bağlar. Burada konuşmacı devam etmeden önce sohbet içinde bir geçiş görevi görür. Birinin o anda konuşmakta olduğunu kelimesi kelimesine ilan etmez.

Alıştırma

“Posterlerden söz açılmışken” anlamına gelen ifadeyle geçişi tamamlayın: ____, did you see the new design?

Cevabı göster

Speaking of posters

here's a map of the world made with what makes it go round, Deyimler

3:37

işte dünyayı döndüren şeyden yapılmış bir dünya haritası:

mustaches.

3:40

bıyıklardan.

Deyimler

what makes it go round: beklenen money cevabına zemin hazırlamak

what makes it go round ifadesinde what “…… olan şey” anlamına gelir; make + nesne + fiilin yalın hâli ise “bir şeyin bir eylemi yapmasını sağlamak” demektir. Buradaki it, the world ifadesine gönderme yapar. Bu nedenle söz öbeği, bir haritayı fiziksel olarak döndüren şeyi değil, “dünyanın işlemesini sağlayan şeyi” anlatır. Bu ifade, bilinen money makes the world go round sözünü çağrıştırır. Konuşmacı beklenen money cevabı yerine mustaches der; böylece görselle bağlantı kurar ve beklenmedik değişiklikle mizah yaratır.

Alıştırma

Cümlenin sonundaki mustaches kelimesi neden bir şaka oluşturuyor?

  1. Haritanın fiziksel olarak döndüğünü söyler.
  2. Bıyıkların harita yapımında kullanılan normal bir malzeme olduğunu açıklar.
  3. Bilinen money makes the world go round sözünde beklenen money kelimesinin yerine başka bir kelime koyar.
Cevabı göster

Bilinen money makes the world go round sözünde beklenen money kelimesinin yerine başka bir kelime koyar.

And here's a fictional map made out of places made famous in songs. Kalıp ifadeler

3:42

Bir de şarkılarla ünlenen yerlerden yapılmış hayalî bir harita var.

Kalıp ifadeler

made out of: malzeme veya parçalardan bir bütün oluşturmak

Edilgen be made out of + isim kalıbı, “o malzeme veya parçalar kullanılarak yapılmak ya da birleştirilmek” anlamına gelir. Bu cümlede kurgusal harita, şarkılarla ilişkilendirilen yerlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş gibi düşünülür; dolayısıyla “yapı parçaları” fiziksel malzemeler değil, fikirlerdir. Bu kalıp, gerçek nesnelerden sözcükler, anılar, hikâyeler veya başka soyut unsurlarla oluşturulan bütünlere kadar genişletilebilir.

Alıştırma

“Kullanılarak yapılmış” anlamındaki, derste geçen üç kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The costume was ____ old newspapers.

Cevabı göster

made out of

Just take the Highway to Hell after Heartbreak Hotel Kültür

3:45

Heartbreak Hotel'den sonra Highway to Hell'e girin

and picnic in Itchycoo Park.

3:48

ve Itchycoo Park'ta piknik yapın.

Kültür

Highway to Hell ... Heartbreak Hotel ... Itchycoo Park adlarını gerçek bir rota gibi okumak

Highway to Hell, Heartbreak Hotel ve Itchycoo Park ünlü şarkı adlarıdır; aynı gerçek haritadaki üç yer değildir. Cümle, bu adlardaki mekân imgelerini geçici olarak gerçek anlamlarıyla yeniden yorumlar: take fiili Highway to Hell'i izlenebilecek bir yol, after Heartbreak Hotel'ı rota üzerindeki bir işaret noktası, in ise Itchycoo Park'ı piknik yapılabilecek bir park gibi sunar. Bu, müzik göndermelerinin hayalî bir gezi rotasına dönüştürüldüğü bir kelime oyunudur. Buradaki after, hayalî rotayı düzenler; şarkıların ne zaman yayımlandığını anlatmaz.

Alıştırma

Bu rota anlatımı neden komiktir?

  1. Resmî adları bunlar olan üç gerçek turistik yeri önerir.
  2. Üç şarkıyı yayımlanma sırasına koyar.
  3. Üç şarkı adını gerçek bir gezi rotasındaki yerler gibi ele alır.
Cevabı göster

Üç şarkı adını gerçek bir gezi rotasındaki yerler gibi ele alır.

This artist on Etsy will make an incredible custom stamp

3:50

Etsy'deki bu sanatçı, size özel inanılmaz bir damga yapacak

that actually looks just like you.

3:53

ve gerçekten de tıpatıp size benzeyecek.

Now separate salt and pepper shakers are fine,

3:56

Ayrı tuzluk ve biberlikler gayet iyi,

but Fred makes this switch.

3:59

ama Fred bu seçme düğmeli modeli yapıyor.

Pick what you want and shake.

4:01

İstediğinizi seçip sallayın.

Your earbuds can be superheroes,

4:03

Kulak içi kulaklıklarınız süper kahraman olabilir,

and your ears can also delight in wearing some handmade Calvin and Hobbes earrings. Kültür

4:05

kulaklarınız da el yapımı Calvin ve Hobbes küpeleri takmanın keyfini çıkarabilir.

If Hobbes means something more philosophical to you, Kalıp ifadeler

4:10

Hobbes size daha felsefi bir şey ifade ediyorsa,

Kalıp ifadeler

means something more philosophical to you: daha felsefi bir anlam taşımak

Bu cümlede means something ... to you, Hobbes’un dinleyici için belirli bir önem taşıdığını veya belirli bir çağrışım yaptığını anlatır. more philosophical, bu çağrışımın yalnızca çizgi roman karakteriyle değil, muhtemelen filozof Thomas Hobbes ile de ilgili olduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen X means something to someone kalıbı, kişisel önem veya çağrışım ifade eder. Buradaki mean, bir şeyi yapmaya niyet etmek anlamına gelmez; something da kimliği belirlenmesi gereken fiziksel bir nesne değildir.

Alıştırma

Cümleyi means something ... to someone kalıbıyla tamamlayın: The old song ____ Maya because her grandmother used to sing it.

Cevabı göster

means something special to

pick up a Hobbes mug.

4:12

bir Hobbes kupası alın.

Kültür

Calvin and Hobbes ... Hobbes: çizgi roman karakterinden filozofa geçiş

Calvin and Hobbes bir çizgi roman serisinin adıdır ve iki ana karakterinin isimlerini içerir; dolayısıyla küpeler çizgi romanı gösteren ürünlerdir. Sonraki cümlede Hobbes, bilinçli olarak filozof Thomas Hobbes'u ifade etmeye başlar. more philosophical ifadesi bu geçişin işaretidir. Şaka, tek bir adın iki kültürel göndermeyi taşıyabilmesine dayanır: önce çizgi romandaki kaplan, sonra da kupadaki filozof.

Alıştırma

“If Hobbes means something more philosophical to you” ifadesindeki Hobbes büyük olasılıkla kimi anlatır?

  1. Küpeleri yapan kişi
  2. Filozof Thomas Hobbes
  3. Calvin and Hobbes adlı bir felsefe kitabı
  4. Yalnızca Calvin and Hobbes'taki kaplan
Cevabı göster

Filozof Thomas Hobbes

Now how about a free thing?

4:13

Peki bedava bir şeye ne dersiniz?

Try night soil. Kelime

4:15

Gece gübresini deneyin.

This is the word for human poop that you steal from outhouses,

4:17

Bu, açık hava tuvaletlerinden,

latrines, and cesspools at night

4:20

hela ve lağım çukurlarından gece çaldığınız insan dışkısına,

in order to use as free fertilizer on your crops. Dilbilgisi

4:22

ekinlerinizde bedava gübre olarak kullanmak üzere verilen addır.

Kelime

night soil: insan dışkısı için tarihî bir terim

night soil, tuvaletlerden, hela çukurlarından veya lağım çukurlarından toplanan, genellikle gece taşınan ve gübre olarak kullanılan insan dışkısı için kullanılan tarihî bir terimdir. Bu kalıplaşmış ifadede soil, sıradan toprak veya çamur anlamına gelmez. İfade, dışkıyı doğrudan adlandırmaktan kaçındığı için örtmecelidir. Bu eski uygulamanın anlatılması, işlenmemiş insan atığının ürünlerde güvenle kullanılabileceği anlamına gelmez.

Alıştırma

Tarihî bir metinde night soil büyük olasılıkla neyi ifade eder?

  1. Hava karardıktan sonra toplanmış sıradan toprak
  2. Yalnızca yapraklardan yapılmış kompost
  3. Toplanıp taşınan ve çoğu zaman gübre olarak kullanılan insan dışkısı
Cevabı göster

Toplanıp taşınan ve çoğu zaman gübre olarak kullanılan insan dışkısı

Dilbilgisi

Açık amaç bildiren in order to + fiilin yalın biçimi

In order to bir eylemin amacını açıklar. Burada, daha önce sözü edilen malzeme toplama eylemini, onu gübre olarak kullanma şeklinde belirtilen amaçla bağlar; yalnızca öne sürülen niyeti gösterir, yöntemin güvenli veya mantıklı olduğunu kanıtlamaz. Yapı in order to + fiilin yalın biçimidir; in order to use buna örnektir. Amaç ilişkisini özellikle açık göstermek için süreçlerde, planlarda ve açıklamalarda sık kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç kelimelik amaç ifadesiyle tamamlayın: “We backed up the files ____ protect them from accidental deletion.”

Cevabı göster

in order to

It's a bad idea,

4:25

Kötü bir fikir,

don't do it.

4:26

sakın yapmayın.

Compost that stuff first.

4:27

Önce onu komposta dönüştürün.

Come on.

4:29

Hadi ama.

But seriously, Ton ve niyet

4:30

Ama cidden,

Ton ve niyet

But seriously, ile şakadan ciddiyete geçiş

But seriously, dinleyicilere şaka çerçevesinin sona erdiğini bildiren bir söylem belirtecidir. Ardından gelen sözün şaka değil, samimi bir mesaj olarak değerlendirilmesini ister. But yeni tonu önceki şakalaşmaya bağlarken seriously konuşanın bir sonraki mesaja yönelik ciddi tutumunu belirtir. Yalnızca önceki sözü güçlendirmez.

Alıştırma

Birkaç şaka yaptıktan sonra konuşan kişi “But seriously, the deadline is Friday.” diyor. But seriously neyi bildirir?

  1. Konuşan kişi önceki şakayı daha da abartıyor.
  2. Konuşan kişi cuma gününün doğru olup olmadığından emin değil.
  3. Konuşan kişi artık samimi ve şaka olmayan bir mesaja geçiyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi artık samimi ve şaka olmayan bir mesaja geçiyor.

here's some great iPhone backgrounds that you can get for free from a great LÜT site.

4:31

harika bir LÜT sitesinden ücretsiz alabileceğiniz şahane iPhone arka planları burada.

A rhombicuboctahedron has 26 faces,

4:36

Bir rombiküboktahedronun 26 yüzü vardır,

which is also the number of years old I am turning today.

4:39

ben de bugün tam 26 yaşıma giriyorum.

That's right,

4:42

Evet, doğru:

it's my birthday and you're all invited to the party.

4:43

bugün benim doğum günüm ve hepiniz partiye davetlisiniz.

Consider the comment section the party, Dilbilgisi

4:45

Yorumlar bölümünü parti yeri sayın,

Dilbilgisi

Consider + nesne + isim tümleci

“Consider the comment section the party” cümlesinde consider fiilinden sonra “the comment section” nesnesi ve “the party” isim tümleci gelir. İsim tümleci nesneye bir rol veya kimlik verir: yorumlar bölümünü doğum günü partisi olarak kabul edin. consider + nesne + isim tümleci yapısını A’yı B olarak sunmak veya birinden A’ya B gibi davranmasını istemek için kullanabilirsiniz. Burada eğlenceli ve geçici bir düzenleme yapılır; anlamı “yorumlar bölümündeki bir partiyi düşünün” değildir.

Alıştırma

Hangi cümle mutfağa geçici bir rol vermek için consider + nesne + isim tümleci yapısını doğru kullanıyor?

  1. Regard the kitchen our coffee shop for the afternoon.
  2. Consider the kitchen before you choose a room.
  3. Consider the kitchen our coffee shop for the afternoon.
Cevabı göster

Consider the kitchen our coffee shop for the afternoon.

and as always,

4:47

ve her zamanki gibi,

thanks for watching.

4:48

izlediğiniz için teşekkürler.