Neden Dante'nin “İlahi Komedya”sını okumalısınız? - Sheila Marie Orfano: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Dante’nin İlahi Komedya’sını tanıtan video; cehennem, araf ve cennetteki yolculuğu izlerken sürgünün, Floransa siyasetinin, din eleştirisinin ve Beatrice’e duyduğu aşkın şiiri nasıl biçimlendirdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "Abandon all hope, ye who enter here." — Kültür, Medya ve Gerçek Dünya Bağlamı: Cehennem kapısının üzerindeki bu ünlü yazıyı hem edebî bir alıntı hem de yaklaşan yolculuğun uğursuz habercisi olarak tanıyın. ye sözcüğünün kutsal metinleri çağrıştıran tonunu ve emir yapısını anlamak; umutsuzluk, yargı ya da geri dönüşsüz bir eşiği geçme düşüncesi uyandıran Dante göndermelerini fark etmenizi sağlar. 2. more than just religious allegory. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: more than just kalıbının başka bir önemli boyutu sunmadan önce aşırı dar bir yorumu nasıl reddettiğini öğrenin. Bu tartışma çerçevesini eleştiri ve çözümlemelerde kullanarak bir eserin görünürdeki ana konusuna ek olarak siyaset, toplum veya kişisel deneyimle de ilgilendiğini anlatabilirsiniz. 3. Dante's lifelong muse, — Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi: muse sözcüğünü “derin düşünmek” anlamındaki fiille karıştırmadan, sanat üretimine sürekli ilham veren kişi olarak anlayın. Bu ifade, Beatrice’in Dante’nin yaratıcılığındaki kalıcı rolünü ve gerçek ya da idealleştirilmiş bir kişinin sanatçının hem ilham kaynağı hem de eserlerinin konusu olabileceğini açıklamanıza yardımcı olur.
Bu derste
“Abandon all hope, ye who enter here.”: Dante'nin umutsuzluk uyarısı
Bu, Dante'nin Cehennem'inde cehennem kapısının üzerinde bulunan yazının ünlü bir İngilizce çevirisidir. İçeri girenlere kaçış ya da kurtuluş umudunun kalmadığını söyler; yalnızca daha az iyimser olmalarını öğütleyen sıradan bir tavsiye değildir. Edebi bir alıntı olarak kullanıldığında bir yeri veya yaklaşan deneyimi korkutucu, geri döndürülemez ya da mecazen cehennem gibi gösterir ve tehlikeyi önceden haber verir. Ye, modern you sözcüğüne yaklaşık olarak karşılık gelen eski bir ikinci şahıs zamiridir ve cümleye ciddi, eski zamanlara ait bir güç katar.
Alıştırma
Bu alıntının bu bağlamdaki temel işlevi nedir?
- Umutsuzluk yaratmak ve tehlikeyi önceden haber vermek için Dante'nin cehennem kapısını çağrıştırır.
- İçeri girmeden önce sakin kalmak için pratik bir tavsiye verir.
- Yabancı bir yere gelen ziyaretçileri nazikçe karşılar.
Cevabı göster
Umutsuzluk yaratmak ve tehlikeyi önceden haber vermek için Dante'nin cehennem kapısını çağrıştırır.
these ominous words warn dark tidings for Dante Kelime
0:13bu uğursuz sözler Dante'ye karanlık haberlerin uyarısını yapıyor
dark tidings: edebi üslupta uğursuz haberler
Dark tidings, uğursuz ya da endişe verici haberler anlamına gelir. Buradaki dark bir rengi anlatmaz; habere tehlike, üzüntü veya felaket duygusu katar. Tidings ise news sözcüğünün eski ya da edebi bir karşılığıdır. Bu cümlede ifade, yazının Dante'nin başına gelecek korkunç olayları öngördüğünü düşündürür. Dark tidings, bad news ile karşılaştırıldığında daha ciddi ve kehanet gibi duyulur.
Alıştırma
Ciddi bir edebi bağlamda dark tidings ifadesini en doğal kullanan cümle hangisidir?
- She sent dark tidings to confirm that the meeting starts at ten.
- I have dark tidings: the café has run out of oat milk.
- The messenger returned with dark tidings of the kingdom's defeat.
Cevabı göster
The messenger returned with dark tidings of the kingdom's defeat.
descent into Inferno: Cehennem’e iniş ve edebî esere giriş
Burada Inferno birbiriyle bağlantılı iki şeye gönderme yapar: Dante'nin İlahi Komedya'sının ilk bölümünün adıdır ve aynı zamanda yolcunun içinden geçtiği Cehennem'dir. İfadeyi anlamak için gereken temel edebî bağlam budur. Bu nedenle descent yolculuğu iki şekilde düzenler. Cehennem'de aşağı doğru hareketi anlatırken aynı zamanda öykünün Inferno bölümüne girişi işaretler. Yalnızca ateşe ya da sıcağa yaklaşmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede descent into Inferno ne anlatıyor?
- Hem Cehennem'de aşağı doğru bir yolculuk hem de Dante'nin Inferno'suna giriş
- Cehennem'den sıradan dünyaya dönüş
- Yalnızca büyük bir yangına doğru hareket
Cevabı göster
Hem Cehennem'de aşağı doğru bir yolculuk hem de Dante'nin Inferno'suna giriş
this prophecy sets into motion what is perhaps the greatest love story ever told, Notlar
0:22bu kehanet, belki de şimdiye kadar anlatılmış en büyük aşk hikayesini harekete geçiriyor,
Yet despite the grim tone: tersine dönüşten önce ödünleme
Yet, ana ifadenin kasvetli başlangıcın oluşturduğu beklentinin tersine gideceğini gösterir. Despite the grim tone önce öykünün karanlık göründüğünü kabul eder; ardından ana cümle, dikkati bu kehanetin büyük bir aşk hikâyesini başlattığı şaşırtıcı noktaya yöneltir. Yeniden kullanılabilir kalıp Yet despite + isim öbeği, + ana cümle şeklindedir. Olumsuz bir durumu ya da yanıltıcı bir ilk izlenimi önce kabul edip dinleyicinin gerçekten hatırlamasını istediğiniz sonucu vurgulamanızı sağlar.
Alıştırma
Yet despite the grim tone nasıl bir bilgi düzeni oluşturur?
- Kasvetli havayı kabul eder, ardından karşıt bir ana noktaya hazırlık yapar.
- Kehanetin doğrudan nedenini verir.
- Kasvetli havanın önemli olan tek nokta olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Kasvetli havayı kabul eder, ardından karşıt bir ana noktaya hazırlık yapar.
sets into motion: bir olaylar zincirini başlatmak
Set something into motion, bir sürecin veya olaylar zincirinin başlamasına neden olmak demektir. Bütün sürecin tamamlanmasını değil, onu başlatan tetikleyiciyi anlatır; bu nedenle burada gerçek anlamda fiziksel hareketten söz edilmez. Bu cümlede this prophecy nedendir; what is perhaps the greatest love story ever told ise kehanetin neyi başlattığını gösteren uzun nesnedir. Nesne uzun olduğunda set into motion + nesne sıralaması doğaldır.
Alıştırma
Cümleyi 'bir sürecin başlamasına neden olmak' anlamındaki üç sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: The court ruling could ____ a series of reforms across the country.
Cevabı göster
set into motion
the greatest love story ever told: tüm zamanları kapsayan üstünlük ifadesi
The greatest love story ifadesinde greatest üstünlük derecesidir ve bu hikâyeyi diğer aşk hikâyelerinin üzerinde konumlandırır. Ever told, story sözcüğünü niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir ve 'that has ever been told' anlamına gelir. İfadenin tamamı, herhangi bir dönemde anlatılmış tüm aşk hikâyeleri arasındaki en büyüğünü belirtir. Üstünlük derecesi + isim + ever + geçmiş zaman ortacı kalıbı, kapsamı çok geniş ve vurgulu bir karşılaştırma oluşturur. Tam cümlede perhaps iddiayı biraz yumuşatır, ancak övgü yine de oldukça güçlüdür.
Alıştırma
ever told, the greatest love story ifadesine nasıl bir anlam katar?
- Hikâyeyi anlatan kişiyi belirtir.
- Hikâyenin yalnızca gelecekte anlatılacağını söyler.
- Hikâyeyi herhangi bir dönemde anlatılmış aşk hikâyeleriyle karşılaştırır.
Cevabı göster
Hikâyeyi herhangi bir dönemde anlatılmış aşk hikâyeleriyle karşılaştırır.
that encompasses both the human and the divine. Dilbilgisi
0:29hem insani hem de ilahi olanı kapsayan.
both the human and the divine: iki soyut alanı eşit biçimde bağlama
Both A and B iki ögeyi eşit ağırlıkta birbirine bağlar. Burada both ilk öge olan the human'ı, and ise ikinci öge olan the divine'ı başlatır. The human ve the divine biçimleri cümlede isim gibi işlev görür; insan alanına ait olanı ve ilahi alana ait olanı ifade eder. Bu nedenle cümle, yolculuğun yalnızca birini değil, her iki boyutu da kapsadığını söyler.
Alıştırma
Cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The program teaches ____ coding ____ design.
Cevabı göster
both · and
But for Dante to reach benevolent salvation,
0:32Fakat Dante'nin merhametli bir kurtuluşa ulaşması için
he must first find his way through hell. Kalıp ifadeler
0:35önce cehennemden geçen yolu bulması gerekir.
find his way through: zorlu bir rota veya süreçte yolunu bulmak
Find one's way through, özellikle rota veya sonraki adımlar açık olmadığında bir yer, sistem ya da süreç içinde yolunu bulup ilerlemeyi başarmak anlamına gelir. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: I find my way, she finds her way ve they find their way. Bu cümlede his way, he öznesiyle uyumludur; through hell ise cehennemi geçmesi gereken zorlu bir alan olarak sunar. İfade, yalnızca cehennemin yerini bulmayı değil, oradan nasıl geçileceğini çözmeyi vurgular.
Alıştırma
Cümleyi find one's way through ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Yesterday, after several wrong turns, we finally ____ the maze.
Cevabı göster
found our way through
This landscape of torture is the setting for Inferno,
0:39Bu işkence manzarası, Inferno'nun mekanıdır;
three-part narrative poem: tek ifadede yapı ve tür
Three-part, “üç bölümden oluşan” anlamına gelen bileşik bir sıfattır. Bir isimden önce number + part yapısı kısa çizgiyle yazılır ve part tekil kalır: a three-part work. Narrative poem, bir hikâye anlatan şiir türünün adıdır. three-part narrative poem ifadesi, eserin hem yapısını hem de edebî biçimini kısa ve öz biçimde belirtir.
Alıştırma
Bir hikâye anlatan ve üç bölüme ayrılan şiiri hangi ifade doğru biçimde tanımlar?
- a three-part narrative poem
- a three-part narrative essay
- a three-parts narrative poem
Cevabı göster
a three-part narrative poem
Casting himself as the protagonist, Dilbilgisi
0:49Kendisini başkahraman olarak konumlandıran Dante,
Dante travels deeper and deeper into hell's abyss, Dilbilgisi
0:52cehennemin uçurumlarında giderek daha derine iniyor
Casting himself as the protagonist: cümle başında kullanılan sıfat-fiil öbeği
Cast A as B, A’yı B rolüne yerleştirmek veya A’yı bu rolde sunmak anlamına gelir. Buradaki himself, Dante’ye gönderme yapar; dolayısıyla ifade, Dante’nin kendisini hikâyenin başkahramanı yaptığını anlatır. Cümle başındaki -ing öbeği, ana cümleden önce arka plan bilgisini kısa ve öz biçimde verir. Örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan Dante’dir; hem kendisine rol veren hem de yolculuk eden odur.
Alıştırma
Cast oneself as yapısındaki eksik sözcüklerle cümleyi tamamlayın: Casting ____ the queen, Maya directed and starred in the school play.
Cevabı göster
herself as
deeper and deeper: devam eden değişim için tekrarlanan karşılaştırmalar
“Karşılaştırma biçimi + and + aynı karşılaştırma biçimi” kalıbı, bir özelliğin zaman içinde veya bir süreç boyunca aynı yönde değişmeye devam ettiğini gösterir. Deeper and deeper, “gittikçe daha derine” demektir; yani Dante art arda daha aşağıdaki düzeylere ilerler. Bu kalıp colder and colder veya faster and faster gibi kısa karşılaştırma biçimleriyle kullanılır. Daha uzun birçok sıfatta ise more tekrarlanır: more and more difficult.
Alıştırma
Cümleyi loud sözcüğünün tekrarlanan karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: As the train approached, the noise grew ____.
Cevabı göster
louder and louder
witnessing obscene punishments distinct to each of its nine realms.
0:56ve cehennemin dokuz aleminin her birine özgü müstehcen cezalara tanık oluyor.
Beginning in Limbo: Dante'nin Cehennem'indeki Limbo
Beginning in Limbo, anlatılan Dante'nin cehennem yolculuğunun nerede başladığını gösterir. Dante'nin Cehennem'inde Limbo, cehennemin ilk dairesidir. Burada erdemli Hristiyan olmayanlar ve vaftiz edilmeden ölenler bulunur; çektikleri acı, daha aşağıda anlatılan şiddetli fiziksel cezalardan ziyade cennetten ayrı kalmaktır. Büyük L, edebî ve dinî bir özel yer adını gösterir. İfadeyi “Limbo adlı yerde başlayarak” şeklinde anlayın.
Alıştırma
“Beginning in Limbo” ifadesindeki Limbo neyi anlatır?
- Henüz onaylanmamış modern bir plan
- Dante'nin Cehennem'indeki cehennemin ilk dairesi
- Cehennemin girişinde yapılan bir dans
Cevabı göster
Dante'nin Cehennem'indeki cehennemin ilk dairesi
the circles of lust ... the ninth circle of treachery: Cehennem’in katmanları
Dante’nin Cehennem’inde circles, Cehennem’in katmanlarıdır ve her biri bir günah türüyle ve onun cezasıyla ilişkilidir. Bu nedenle şehvet, oburluk, açgözlülük, öfke, sapkınlık, şiddet ve hile yolculuktaki bölgeleri adlandırır; modern sosyal çevreleri ya da basit bir kelime listesini değil. Dokuzuncu çember ihanetle ilişkilidir ve bu inişin en derin noktasında bulunur. Çemberlerden geçen rota, şiirin ahlaki hiyerarşisini fiziksel bir yolculuk olarak düzenler ve ihaneti en ağır noktaya yerleştirir.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan circles neyi temsil ediyor?
- Bir yol boyunca sıralanmış dekoratif geometrik şekiller
- Ortak ilgi alanları etrafında kurulmuş modern sosyal gruplar
- Günah türlerine göre düzenlenmiş Cehennem katmanları
Cevabı göster
Günah türlerine göre düzenlenmiş Cehennem katmanları
where sinners are trapped under the watchful eyes of Satan himself. Deyimler
1:15burada günahkarlar bizzat Şeytan'ın gözetimi altında tuzağa düşürülmüştür.
under the watchful eyes of Satan: yakın gözetim ve kontrol
under the watchful eyes of + kişi kalıbı, o kişi tarafından yakından ve dikkatle gözlemlenmek ya da denetlenmek anlamına gelir. Watchful etkin bir dikkat anlamı katar; bu yüzden ifade yalnızca birinin görüş alanında olmaktan daha fazlasını anlatır. Burada Şeytan’ın varlığı gözetimi tehdit edici ve kontrolcü hâle getirir: günahkârlar kapana kısılmıştır ve onun dikkatinden kaçamaz. Başka bağlamlarda aynı kalıp tarafsız veya koruyucu bir denetimi anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede under the watchful eyes of ifadesi yakından denetim anlamında kullanılmıştır?
- The laboratory test was conducted under the watchful eyes of two safety inspectors.
- The laboratory test watched the inspectors very carefully.
- The safety inspectors placed their eyes under the laboratory table.
Cevabı göster
The laboratory test was conducted under the watchful eyes of two safety inspectors.
as he scales the mount of Purgatory and ascends the nine celestial spheres of heaven. Notlar
1:26Araf Dağı'na tırmanır ve cennetin dokuz göksel katına yükselir.
scales the mount: ‘tırmanmak’ anlamındaki scale
scales the mount ifadesinde scales, yüksek ya da dik bir şeye tırmanmak veya onu aşmak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesne fiilden hemen sonra gelir: scale a wall, scale a cliff, scale a mountain. Burada fiil, yukarı doğru hareketi zorlu bir yüksekliği aşma eylemi olarak sunar. Mount, mountain sözcüğünün edebî biçimidir.
Alıştırma
‘Tırmanmak’ anlamında scale fiilinin geçmiş zamanını kullanın: The rescuers ____ the steep wall to reach the roof.
Cevabı göster
scaled
the nine celestial spheres: Orta Çağ evrenindeki dokuz göksel bölge
The nine celestial spheres, klasik ve Orta Çağ'a ait Dünya merkezli evren modelindeki katmanları ifade eder. Ay, Güneş, gezegenler, sabit yıldızlar ve en dıştaki hareketli gök, Dünya'nın çevresindeki iç içe geçmiş kürelere yerleştirilirdi. Dante'nin Paradiso eserinde bu küreler boyunca yükselen yolculuk, en yüce cennete yaklaşma güzergâhını düzenler. Bu nedenle spheres burada yalnızca dokuz katı geometrik top değil, düzenli göksel bölgeler anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede the nine celestial spheres ne anlama gelir?
- Klasik ve Orta Çağ evren modelindeki düzenli dokuz göksel bölge
- Gök bilimcilerin keşfettiği dokuz modern gezegen
- Cennette saklanan dokuz sıradan katı top
Cevabı göster
Klasik ve Orta Çağ evren modelindeki düzenli dokuz göksel bölge
Written together over 10 years: cümle başındaki geçmiş zaman ortaç öbeği
Written together over 10 years, tam cümlede ardından gelen these three sections ismi hakkında arka plan bilgisi veren, cümle başındaki bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Written edilgen bir ilişki gösterir; çünkü bölümler yazılmıştır, yazma eylemini yapan onlar değildir. Together üç bölümü tek bir bütün olarak ele alır; over 10 years ise yazım sürecinin toplamda on yıldan uzun sürdüğünü belirtir. Genel olarak cümle başındaki geçmiş zaman ortaç öbeği, sonraki öznenin nasıl, ne zaman veya hangi koşullarda yapıldığını ya da etkilendiğini kısaca açıklayabilir.
Alıştırma
Cümle başındaki geçmiş zaman ortaç öbeğinin ana cümlenin öznesini doğru nitelediği cümle hangisidir?
- Writing over ten years, the novel became a bestseller.
- Written over ten years, the novel tells the story of one family.
- Written over ten years, the author finally published the novel.
Cevabı göster
Written over ten years, the novel tells the story of one family.
these three sections comprise the Divine Comedy, Kelime
1:34bu üç bölüm İlahi Komedya'yı oluşturur;
comprise the Divine Comedy: parçaların bütünü oluşturması
these three sections comprise the Divine Comedy tümcesinde comprise, oluşturmak veya meydana getirmek anlamındadır. Özne olan these three sections parçaları, nesne olan the Divine Comedy ise bu parçaların oluşturduğu bütünü belirtir. Bu kullanımda yön parçalardan bütüne doğrudur: A, B, and C comprise X. Comprise burada doğrudan nesne alır, bu nedenle ardından of gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede comprise, “parçalar bütünü oluşturur” anlamında doğru kullanılmıştır?
- Five chapters comprise the first section.
- Five chapters consist of the first section.
- The first section comprise of five chapters.
Cevabı göster
Five chapters comprise the first section.
an allegorical imagining of the soul's journey towards God. Kelime
1:37ruhun Tanrı'ya doğru yolculuğunun alegorik bir hayalidir.
an allegorical imagining: alegori olarak kurulmuş bir anlatı
Burada an allegorical imagining, alegori biçiminde kurulmuş yaratıcı bir tasvir anlamına gelir. Hayal edilen yolculuk iki düzlemde işler: Hem bir hikâyedir hem de içindeki kişiler, yerler veya olaylar daha derin bir manevi anlamı temsil eder. Imagining burada bir isimdir. Rastgele hayal kurma eylemini veya tek başına duran bir sembolü değil, yaratıcı biçimde oluşturulmuş tasviri ya da fikri adlandırır.
Alıştırma
Hangi açıklama an allegorical imagining ifadesine en iyi uyar?
- Eserde daha geniş bir işlevi olmayan tek bir dekoratif görüntü
- Her türlü kurgudan bilinçli biçimde kaçınan olgusal bir kayıt
- Hikâyesi daha derin ikinci bir anlam katmanı taşıyan yaratıcı bir eser
Cevabı göster
Hikâyesi daha derin ikinci bir anlam katmanı taşıyan yaratıcı bir eser
But Dante's Divine Comedy is more than just religious allegory. Anlatım akışı
1:42Ancak Dante'nin İlahi Komedya'sı sadece dini bir alegori değildir.
more than just religious allegory: bir yorumu genişletmek
Bu bölümde more than just religious allegory, söz konusu yorumun yanlış değil, eksik olduğunu belirtir. Eser yine de dinsel bir alegori olabilir; ancak bu tanım eserle ilgili her şeyi açıklamaz. Sonraki cümle It's also... ile başka bir önemli işlev ekler. Böylece yararlı bir tartışma kalıbı oluşur: more than just X sınırlı görüşü sunar, also Y ise görüşü genişletir.
Alıştırma
“The museum is more than just a tourist attraction” cümlesinin doğru yorumu hangisidir?
- Müze turistik bir yerdir, ancak başka önemli işlevleri de vardır.
- Müze hiçbir şekilde turistik bir yer değildir.
- Müzenin diğer işlevleri turizmden daha az önemlidir.
Cevabı göster
Müze turistik bir yerdir, ancak başka önemli işlevleri de vardır.
scathing commentary on Italian politics: İtalyan siyaseti üzerine sert bir eleştiri
Burada scathing, son derece sert ve açıkça eleştirel demektir. A scathing commentary, İtalyan siyasetini yalnızca ele almakla kalmaz; onun kusurlarına keskin ve ağır bir dille saldırır ya da bunları açığa çıkarır. Kalıp commentary on + konu şeklindedir. Scathing, commentary sözcüğünü; Italian ise politics sözcüğünü niteler. Bu nedenle on Italian politics, eleştirinin konusunu belirtir.
Alıştırma
“Bir konu üzerine son derece eleştirel bir değerlendirme” anlamındaki üç sözcüklü ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The documentary is a ____ corporate greed.
Cevabı göster
scathing commentary on
Dante was staunchly faithful to God, Kalıp ifadeler
1:53Dante Tanrı'ya sarsılmaz bir şekilde sadıktı,
staunchly faithful to God: Tanrı'ya sarsılmaz biçimde bağlı
Staunchly faithful to God, Tanrı'ya sağlam ve sarsılmaz biçimde bağlı olmak demektir. Faithful to, sadakatin yöneldiği kişi, inanç, ilke veya taahhüdü belirtir; staunchly ise bu bağlılığın baskı altında bile güçlü ve değişmez olduğunu gösterir. Bu ifade, anlık yoğun bir duyguyu değil, yerleşmiş bir bağlılığı anlatır. Burada Dante'nin dinsel bağlılığını onu tanımlayan kalıcı bir tutum olarak sunar.
Alıştırma
“Sarsılmaz biçimde sadık” anlamındaki üç sözcüklü resmî ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Even after years of pressure, she remained ____ her principles.
Cevabı göster
staunchly faithful to
but often critical of the Roman Catholic Church. Kalıp ifadeler
1:56ama genellikle Roma Katolik Kilisesi'ni eleştirirdi.
critical of the Roman Catholic Church: eleştirel bir tutum ifade etmek
Bu cümlede critical of the Roman Catholic Church, kişinin Kiliseyi sık sık onaylamadığını veya Kilisedeki sorunlara dikkat çektiğini anlatır. Burada critical olumsuz bir değerlendirme belirtir; gerekli ya da son derece önemli anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı be critical of + kişi, kuruluş, fikir veya eylemdir. Of, eleştirinin hedefini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi critical ve doğru edatla tamamlayın: The editor was ____ the misleading headline.
Cevabı göster
critical of
He particularly disliked its rampant nepotism and practice of simony, Notlar
2:00Kilisenin yaygın adam kayırmacılığından ve simoni uygulamasından,
rampant nepotism: yaygın ve kontrolden çıkmış akraba kayırmacılığı
Nepotism, özellikle yetki sahibi birinin akrabalarına iş, terfi veya başka çıkarlar sağlaması gibi, akrabaları haksız biçimde kayırmasıdır. Rampant, geniş ölçüde yayılmış ve kontrol edilmesi zor olan zararlı bir sorunu anlatır. rampant nepotism birlikte kullanıldığında, akraba kayırmacılığını tek bir tartışmalı karar olarak değil, kuruluş genelinde yaygın bir sorun olarak güçlü biçimde kınar.
Alıştırma
Hangi durum en iyi rampant nepotism olarak tanımlanabilir?
- Bir çalışan, işe başvurmadan önce kuzeninden tavsiye ister.
- Bir kurumun genelinde yöneticiler, niteliksiz akrabalarına tekrar tekrar üst düzey görevler verir.
- Bir şirket, ilgili deneyimi esas alan açık mülakatlarla boş pozisyonları doldurur.
Cevabı göster
Bir kurumun genelinde yöneticiler, niteliksiz akrabalarına tekrar tekrar üst düzey görevler verir.
the buying and selling of religious favors
2:05yani dini ayrıcalıkların alınıp satılmasından özellikle hoşlanmıyordu,
practice of simony: dinî makamların veya lütufların ticareti
Simony, kilise makamlarının, manevi ayrıcalıkların veya başka dinî lütufların alınıp satılmasını ifade eden tarihî ve dinî bir terimdir. practice of simony ifadesi bunu bir kişinin adı ya da sıradan bir ticaret değil, yerleşmiş ve yozlaşmış bir uygulama olarak sunar. Virgülden sonraki the buying and selling of religious favors sözleri, simony terimini sade İngilizceyle yeniden açıklar. Bu eş açıklama, okurun cümledeki yabancı terimi anlamasını sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede simony ne anlama geliyor?
- kilise liderlerinin seçilmesi
- dinî makamların veya lütufların alınıp satılması
- dinî şiirlerin incelenmesi
Cevabı göster
dinî makamların veya lütufların alınıp satılması
Many groups took advantage of these corrupt customs, Deyimler
2:10Birçok grup bu yozlaşmış adetlerden faydalandı,
took advantage of: yozlaşmış uygulamaları kendi çıkarına kullanmak
Took advantage of, take advantage of ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada grupların yozlaşmış uygulamaları kendi çıkarlarına yarar sağlamak için etkin biçimde kullandığını anlatır. Uygulamalar yozlaşmış olduğu için ifade fırsatçı veya haksız bir sömürü anlamı taşır. Bu ifade her zaman olumsuz değildir. Tonu nesneye ve duruma bağlıdır: taking advantage of an opportunity bir fırsatı iyi değerlendirmek anlamına gelebilirken taking advantage of a person genellikle o kişiyi sömürmek anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle birinin bir durumu etkin ve haksız biçimde sömürmesini en iyi gösterir?
- The company learned about the new fee.
- The company took advantage of a loophole to avoid the fee.
- The company benefited from lower shipping costs.
Cevabı göster
The company took advantage of a loophole to avoid the fee.
Guelfi Neri, or Black Guelphs: aynı hizbin iki adı
Guelfi Neri, Orta Çağ Floransa'sındaki siyasi ve dinî bir hizip olan Black Guelphs'un İtalyanca adıdır. Black, hizbin yerleşik adının bir parçasıdır; sıradan bir renk betimlemesi değildir. Burada or, ikinci bir seçenek sunmak yerine aynı grubun İngilizce adını tanıtır. Bu hizip, papanın siyasi etkisinin artmasını desteklemiş ve iktidara yükselişi Dante'nin sürgününe yol açan çatışmanın bir parçası olmuştur.
Alıştırma
Guelfi Neri, or Black Guelphs ifadesinin doğru yorumu hangisidir?
- or ile bağlanan, birbiriyle ilgisiz iki grubu ifade eder.
- Siyah kıyafet giyen kişileri betimler.
- İtalyanca ve İngilizce adları verilen tek bir siyasi hiziptir.
Cevabı göster
İtalyanca ve İngilizce adları verilen tek bir siyasi hiziptir.
which sought to expand the pope's political influence. Kelime
2:21amacı papanın siyasi etkisini genişletmekti.
sought to expand: seek to yapısının geçmiş biçimi
Sought, seek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. seek to + fiilin yalın hâli yapısında seek, “denemek” veya “amaçlamak” anlamına gelir; bu nedenle sought to expand, bir şeyi büyütmeye ya da etkisini artırmaya çalıştı veya bunu hedefledi demektir. Bu ifade bir niyet veya çabayı anlatır; genişlemenin başarıya ulaşıp ulaşmadığını söylemez.
Alıştırma
Cümleyi seek to yapısının geçmiş zaman biçimi ve ardından expand ile tamamlayın: The organization ____ access to clean water.
Cevabı göster
sought to expand
Guelfi Bianchi, or White Guelphs: aynı faksi için iki ad
Guelfi Bianchi, Floransa'daki siyasi bir hizip olan White Guelphs için burada kullanılan İtalyanca addır. Or sözcüğünden sonraki bölüm aynı grubun İngilizce adını verir; ikinci bir örgütü anlatmaz. Bu cümlede Dante'nin bu hizbe üyeliği onun siyasi tarafını gösterir. Beyaz Guelfolar, Floransa'nın Roma'dan gelen papalık etkisine karşı daha özgür olmasını istiyordu.
Alıştırma
Bu cümlede Guelfi Bianchi, or White Guelphs neyi ifade ediyor?
- Birlikte çalışan iki ayrı hizbin adları.
- Aynı Floransa siyasi hizbinin İtalyanca ve İngilizce adları.
- Üyeleri beyaz giysiler giyen bir dinî tarikatın adı.
Cevabı göster
Aynı Floransa siyasi hizbinin İtalyanca ve İngilizce adları.
As a public representative for the White Guelphs,
2:34Beyaz Guelfolar'ın kamusal bir temsilcisi olarak,
Dante frequently spoke out against the pope's power Öbek fiiller
2:36Dante sık sık papanın gücüne karşı açıkça konuştu,
spoke out against: karşı olduğunu açıkça dile getirmek
Spoke out against ifadesinde spoke, speak fiilinin geçmiş zaman biçimidir. İfadenin tamamı, anlaşmazlığı özel tutmak yerine bir kişiye, politikaya, kuruma veya eyleme karşı olduğunu açıkça dile getirmek anlamına gelir. Burada Dante, papanın gücüne yalnızca özel olarak karşı çıkmakla kalmadı; muhalefetini tekrar tekrar duyurdu. Against, karşı çıkılan kişi veya şeyi tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi speak out against ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Several doctors ____ the unsafe hospital policy.
Cevabı göster
spoke out against
until the Black Guelphs leveraged their position to exile him from Florence in 1302. Kelime
2:39ta ki Siyah Guelfolar konumlarını kullanıp 1302'de onu Floransa'dan sürgüne gönderene kadar.
leveraged their position: konumlarını stratejik olarak kullanmak
Burada leveraged, “bir hedefe ulaşmak için mevcut bir avantajı stratejik biçimde kullanmak” anlamına gelen bir fiildir. Their position, Siyah Guelphlerin siyasi gücünü ve etkisini ifade eder; bir iş unvanını veya fiziksel konumu değil. Başka durumlara aktarılabilen kalıp leverage + kaynak ya da avantaj + to + fiil şeklindedir. Cümledeki to exile him, bu konumu kullanarak ulaşmak istedikleri amacı belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “konumlarını stratejik olarak kullandılar” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The negotiators ____ to secure better terms.
Cevabı göster
leveraged their position
to exile him from Florence: exile + kişi + from + yer
To exile him from Florence ifadesinde exile, birini resmî veya siyasi bir ceza olarak bir yerden ayrılmaya zorlamak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Bu durum çoğu zaman uzun sürer ve kişinin geri dönme hakkı olmaz. Kalıp exile + kişi + from + yer şeklindedir: him sürgün edilen kişiyi, Florence ise ayrılmaya zorlandığı yeri belirtir. To sözcüğü, leveraged their position ifadesindeki amaçlanan sonucu açıklar: güçlerini onu sürgün etmek için kullandılar.
Alıştırma
Cümleyi “onu resmî bir ceza olarak krallıktan göndermek” anlamına gelecek şekilde tamamlayın. Exile kullanın: The queen decided to ____ the kingdom.
Cevabı göster
exile her from
led to Dante's greatest critique of all. Anlatım akışı
2:50Dante'nin tüm zamanların en büyük eleştirisini yapmasına yol açtı.
rather than silencing: beklenen etkiyle gerçek sonucu karşılaştırmak
Rather than silencing him, beklenebilecek ancak gerçekleşmeyen bir etkiyi anlatır: sürgün Dante'yi susturmadı. silencing fiilinin -ing biçimi, ana cümleden önce kısa ve yoğun bir karşıtlık kurar. Ardından ana cümle, beklentiyle çelişen gerçek sonucu verir: sürgün onun en büyük eleştirisine yol açmıştır. Bir eylem ya da olay beklenenden farklı bir etki yarattığında rather than + -ing yapısını başka durumlara taşıyabilirsiniz.
Alıştırma
Karşıtlığı tamamlamak için discourage fiilinin -ing biçimini him ile birlikte kullanın: Rather than ____, the early rejection made Leo work harder.
Cevabı göster
discouraging him
led to Dante's greatest critique of all: neden-sonuçta tersine dönüş kurmak
led to fiil öbeği, bilgiyi neden ve sonuç biçiminde düzenler: this lifelong exile neden, Dante's greatest critique ise sonuçtur. greatest ... of all üstünlük yapısı bu sonuca özel bir ağırlık kazandırır. Daha geniş karşıtlıkta sürgünün Dante'yi susturması beklenebilirdi; ancak sürgün bunun yerine güçlü bir eleştirel tepki doğurdu. Cezayı bu tepkinin nedeni olarak sunmak anlatısal bir tersine dönüş yaratır: olumsuz bir olay, beklenmedik bir başarının başlangıç noktası olur.
Alıştırma
Hangi açıklama cümledeki neden-sonuç düzenini ve tersine dönüşü korur?
- Dante'nin eleştirisi nedendir, sürgün ise sonuçtur.
- Sürgün nedendir, Dante'nin en güçlü eleştirel tepkisi ise sonuçtur.
- Sürgün, Dante'nin eleştirel tepkisini başarıyla sona erdirmiş gibi sunulur.
Cevabı göster
Sürgün nedendir, Dante'nin en güçlü eleştirel tepkisi ise sonuçtur.
Dishonored and with little hope of return, Kalıp ifadeler
2:54Onuru kırılmış ve geri dönme umudu kalmamış yazar,
with little hope of return: umut vermeyen bir durumu eklemek
with little hope of return ifadesinde little, sayılamayan hope adını niteler ve neredeyse olumsuz bir anlam taşır: geri dönebileceğine dair hemen hemen hiç umut yoktu. Return burada of sözcüğünden sonra kullanılan bir addır. Baştaki with + ad öbeği, ana cümleden önce arka plandaki durumu ekler. Bu kısa yapı, anlatıcının önce bir kişinin içinde bulunduğu durumu betimlemesini, ardından o durumda ne olduğunu söylemesini sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle dağcıların kurtarılmanın neredeyse imkânsız olduğunu düşündüğünü anlatır?
- With little hope of rescue, the climbers prepared for a long night.
- The climbers expected rescue before sunset.
- With a little hope of rescue, the climbers kept signaling.
Cevabı göster
With little hope of rescue, the climbers prepared for a long night.
freely aired his grievances: ciddi şikâyetleri açıkça dile getirmek
Air grievances, şikâyetleri veya haksızlığa uğrama duygusunu başkalarına duyurmak anlamına gelir ve çoğunlukla açık bir tartışmada kullanılır. Burada aired, air adı değil geçmiş zamanlı bir fiildir; his grievances ise onun dile getirdiği belirli şikâyetlerdir. Freely, açıkça ve kısıtlama olmadan konuştuğunu gösterir. freely aired his grievances bir bütün olarak eleştirisinin geçici ve özel bir duygudan ibaret olmadığını, bilinçli ve açık bir şekilde ifade edildiğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle insanların resmî bir toplantıda belirli şikâyetlerini açıkça dile getirmesini en iyi anlatır?
- The residents aired their grievances at the town meeting.
- The residents took a deep breath at the town meeting.
- The residents vented their frustration alone after the meeting.
Cevabı göster
The residents aired their grievances at the town meeting.
in Italian rather than the traditional Latin: toplumsal anlam taşıyan bir dil seçimi
In Italian rather than the traditional Latin, Dante'nin seçtiği dille tercih etmediği dili karşılaştırır. Rather than, İtalyancayı gerçek seçim, Latinceyi ise elenen alternatif olarak gösterir. O dönemde Latince, eğitimli seçkinlerin geleneksel yazı diliydi; İtalyancayı ise daha geniş bir halk kitlesi anlayabiliyordu. Bu nedenle karşıtlık, seçimi basit bir çeviri tercihi değil, toplumsal açıdan önemli bir karar olarak sunar.
Alıştırma
Bu dil karşıtlığının temel kültürel anlamı nedir?
- Toplumsal anlam taşımayan kişisel bir çeviri tercihini gösterir.
- Yapıtın geleneksel olarak Latince okuyan seçkin çevrenin ötesine ulaşmasına yardım etti.
- Yapıtı eğitimli seçkinlerin geleneksel yazı kültürü içinde tuttu.
Cevabı göster
Yapıtın geleneksel olarak Latince okuyan seçkin çevrenin ötesine ulaşmasına yardım etti.
ensured the widest possible audience: en geniş erişimi güvence altına almak
Ensured, bir sonucun bilinçli bir eylem yoluyla güvence altına alındığını ifade eder. Burada dil seçiminin, yapıtı koşulların izin verdiği kadar çok kişiye erişilebilir kıldığı anlatılır. The widest possible audience, gerçekçi olarak ulaşılabilecek en geniş kitle anlamına gelir. Audience yalnızca canlı bir etkinlikte izleyen ya da dinleyenleri değil, okurları ve medya kullanıcılarını da ifade edebilir; possible doğal olarak en üstünlük bildiren widest sözcüğünden sonra gelir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki ifadeyi helped sözcüğünden sonra gereken biçimde kullanarak tamamlayın: Publishing in print, audio, and digital formats helped ____ for the report.
Cevabı göster
ensure the widest possible audience
for his biting political commentary. Kelime
3:11olabildiğince geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı.
biting political commentary: sert ve iğneleyici siyasi yorum
Burada biting mecaz anlamdadır: keskin ve sert biçimde eleştirel demektir. Eleştirinin güçlü, nükteli veya alaycı olabileceğini ve hedefini incitebileceğini düşündürür; fiziksel olarak dişlerle ısırmak anlamına gelmez. biting political commentary ifadesinde biting, commentary sözcüğünü niteler ve yorumun tonunu gösterir. İfade, Dante'nin siyasi sözlerini tarafsız bir analizden çok güçlü bir eleştiri olarak sunar.
Alıştırma
biting political commentary ifadesindeki biting için en uygun anlam hangisidir?
- Keskin ve sert biçimde eleştirel bir yorumu anlatır.
- Birinin fiziksel olarak başka birini ısırmasıyla ilgili bir yorumu anlatır.
- Sakin ve tarafsız bir yorumu anlatır.
Cevabı göster
Keskin ve sert biçimde eleştirel bir yorumu anlatır.
tear Black Guelph Filippo Argenti limb from limb. Deyimler
3:18Siyah Guelfo Filippo Argenti'yi parçalamalarına tanık olur.
limb from limb: aşırı şiddet görüntüsü
Limb from limb, tear veya rip gibi fiillerden sonra kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. To tear someone limb from limb, özellikle kolları ve bacakları ayırarak bir kişinin bedenini parçalamak demektir; bir uzuvdan diğerine hareket etmek gibi sözcüğü sözcüğüne anlaşılmaz. Bu ifade, aşırı ve canlı bir şiddet görüntüsü oluşturur. Bu cümlede cezayı özellikle acımasız gösterir.
Alıştırma
Kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: The monster threatened to tear the hero ____.
Cevabı göster
limb from limb
will take his place: birinin rolünde veya durumunda onun yerini almak
Take someone's place, bir kişinin rolünde, konumunda ya da içinde bulunduğu durumda onun yerini almak demektir. Burada will take his place, iki halefin öldükten sonra cezalandırıldığı yerde onun bulunduğu konuma geçeceğini anlatır; gerçek bir koltuğa oturmaktan söz etmez. İyelik sözcüğü his, kimin yerinin alındığını belirtir. Bu kalıp, bir işte veya rolde birinin yerine geçmeyi ya da o kişinin içinde bulunduğu duruma girmeyi anlatabilir.
Alıştırma
Bu cümlede will take his place ne anlama geliyor?
- Onun için bir etkinlik düzenleyecekler.
- Kısa bir süre onun yanında oturacaklar.
- Aynı rol veya durumda onun yerini alacaklar.
Cevabı göster
Aynı rol veya durumda onun yerini alacaklar.
all three guilty of simony and corruption. Kalıp ifadeler
3:38üçü de simoni ve yolsuzluktan suçludur.
guilty of simony and corruption: yanlış davranışı belirtmek
Guilty of + bir isim veya -ing biçimi, bir kişinin sorumlu olduğu suçu, yanlış davranışı ya da kusuru belirtir. Burada simony, kilise makamlarının veya ruhani ayrıcalıkların alınıp satılması; corruption ise gücün dürüst olmayan biçimde kötüye kullanılması demektir. All three guilty of..., önceki yan cümlenin kısaltılmış devamıdır. Bağımsız ve tam bir cümlede normalde were bulunur: All three were guilty of simony and corruption.
Alıştırma
Cümleyi guilty ve doğru edatla tamamlayın: The official was found ____ fraud.
Cevabı göster
guilty of
Despite the bleak and sometimes violent imagery in Inferno, Anlatım akışı
3:42Inferno'daki kasvetli ve bazen şiddet içeren tasvirlere rağmen,
Despite the bleak and sometimes violent imagery in Inferno: ana noktadan önce ödünleme
Baştaki Despite ifadesi, okurun yalnızca karanlık bir anlatı beklemesine yol açabilecek bir gerçeği önce kabul eder: Inferno kasvetli ve bazen şiddet içeren imgeler barındırır. Ana cümle daha sonra daha az beklenen noktayı ekler: İlahi Komedya aynı zamanda bir aşk hikâyesidir. Despite + isim öbeği, ana cümle kalıbı, var olan bir izlenimi kabul ettikten sonra dikkati karşıt ya da daha kapsamlı bir iddiaya yöneltir. Konuşanın öne çıkarmak istediği mesaj ana cümlede yer alır.
Alıştırma
Olumsuz bir özelliği kabul ettikten sonra karşıt bir ana noktayı sunmak için despite sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?
- Despite of the dark imagery, the novel ends with hope.
- Despite the dark imagery, the novel ends with hope.
- Despite the imagery is dark, the novel ends with hope.
Cevabı göster
Despite the dark imagery, the novel ends with hope.
Though Dante had an arranged marriage with the daughter of a powerful Florentine family, Kelime
3:49Dante'nin güçlü bir Floransalı ailenin kızıyla görücü usulü bir evliliği olmasına rağmen,
arranged marriage: aileler veya başkaları tarafından ayarlanan evlilik
Arranged marriage, eşlerin seçilmesinde veya evliliğin kurulmasında ailelerin, topluluğun ya da başka kişilerin önemli rol oynadığı evliliktir. Bu cümlede ifade, Dante'nin evliliğinin nasıl kurulduğunu belirtir. Arranged, marriage sözcüğünü niteler ve ayarlama sürecini anlatır. İfade tek başına eşlerin mutsuz olduğunu veya özgür rızanın bulunmadığını göstermez.
Alıştırma
Arranged marriage ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Akrabaların süslemeleri ve konuk listesini planladığı bir düğün töreni
- Ailelerin veya başkalarının eşlerin seçilmesinde ya da tanıştırılmasında önemli rol oynadığı bir evlilik
- Her zaman iki kişinin de rızası olmadan gerçekleşen bir evlilik
Cevabı göster
Ailelerin veya başkalarının eşlerin seçilmesinde ya da tanıştırılmasında önemli rol oynadığı bir evlilik
unrequitedly in love: karşılıksız aşk
Unrequitedly in love, birini sevmek ama bu sevgiye karşılık alamamak demektir. Unrequitedly, in love ifadesini niteler; bu nedenle sevginin ne kadar güçlü olduğunu değil, duygunun tek taraflı olduğunu anlatır. Bu ifade, ilişkinin karşılıklı bir aşk olarak sunulmadığını gösterir. Ancak sevilen kişinin bu duygulardan haberdar olup olmadığını tek başına belirtmez.
Alıştırma
"Lena was unrequitedly in love with Marco" cümlesini en doğru biçimde yeniden ifade eden seçenek hangisidir?
- Lena artık Marco'ya karşı romantik duygular beslemiyordu.
- Lena ve Marco birbirlerine âşıktı.
- Lena, Marco'yu seviyordu ama Marco onun duygularına karşılık vermiyordu.
Cevabı göster
Lena, Marco'yu seviyordu ama Marco onun duygularına karşılık vermiyordu.
Despite allegedly meeting just twice, Dilbilgisi
4:02İddialara göre sadece iki kez karşılaşmış olmalarına rağmen,
Despite allegedly meeting just twice: despite + -ing yapısı
Despite bir edattır; bu nedenle allegedly meeting just twice tam bir cümlecik değil, -ing yapılı bir öbektir. Bu öbek ana cümleden önce bir karşıtlık zemini kurar: yalnızca iki kez görüşmek belirli bir beklenti yaratır, ana cümle ise bu beklentiye göre şaşırtıcı olan sonucu verir. Allegedly, görüşme sayısının konuşan kişi tarafından doğrulanmadığını, başkalarından aktarıldığını gösterir. Meeting fiilinin örtük öznesi, ardından gelen ana cümleden açıkça anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede despite, karşıtlık belirten bir arka plan sunmak için doğru kullanılmıştır?
- Despite of meeting only once, they recognized each other years later.
- Despite they met only once, they recognized each other years later.
- Despite meeting only once, they recognized each other years later.
Cevabı göster
Despite meeting only once, they recognized each other years later.
Dante's lifelong muse: yaşam boyu süren yaratıcı ilham
Sanat ve edebiyat bağlamında muse, yaratıcı bir çalışmaya ilham veren kişi, yer, nesne veya fikir anlamına gelen bir isimdir. Dante's lifelong muse, onun Dante'nin yaşamı boyunca bir ilham kaynağı olarak kaldığını anlatır. Lifelong, bu etkinin ne kadar sürdüğünü belirtir. Onun Dante'nin eserlerini yarattığı veya Dante'yle birlikte çalıştığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Dante's lifelong muse ne anlama gelir?
- Dante'nin yaşamı boyunca yaratıcı çalışmalarına ilham veren kişi
- Dante'yi ancak ölümünden sonra incelemeye başlayan kişi
- Dante'nin yaratıcı çalışmalarının yasal sahibi olan kişi
Cevabı göster
Dante'nin yaşamı boyunca yaratıcı çalışmalarına ilham veren kişi
serving as the inspiration and subject for many of his works. Kalıp ifadeler
4:08eserlerinin çoğuna ilham kaynağı ve konu oldu.
serving as the inspiration and subject: iki rolü açıklamak
Serve as + isim öbeği, belirtilen rolü veya işlevi yerine getirmek anlamına gelir. Burada o, birçok eserin hem ilham kaynağı hem de subject ögesidir; yani eserlerde betimlenen veya hakkında yazılan kişidir. serving as ... biçimindeki -ing yan cümlesi, önceki yan cümlede she ile belirtilen kişi hakkında ek bilgi verir. Bu, tamamlayıcı bir ortaç yan cümlesidir ve tek başına tam bir cümle değildir.
Alıştırma
Cümleyi, işlev görmek anlamındaki serve as ifadesinin iki sözcüklü doğru biçimiyle tamamlayın: The old train station now ____ a local history museum.
Cevabı göster
serves as
it's Beatrice who launches: eylemi yapanı it-cleft yapısıyla öne çıkarma
Buradaki it's Beatrice who launches ... bir it-cleft, yani odaklama yapısıdır. Kalıp It is/was + odak + who/that + yan cümle şeklindedir. Beatrice, it's ifadesinden sonra geldiği için cümle yolculuğu başlatan kişinin o olduğunu öne çıkarır. Normal söz diziminde temel bilgi Beatrice launches his journey olur. Cleft yapı temel olayı değil, bilgi odağını değiştirir; çoğu zaman bir işi kimin yaptığını doğrulamak veya düzeltmek için kullanılır. Odaktaki kişi sonraki yan cümlenin öznesiyse who özellikle doğaldır.
Alıştırma
Omar'ı vurgulamak için cümleyi who kullanan geçmiş zamanlı bir it-cleft ile tamamlayın: ____ found the error.
Cevabı göster
It was Omar who
Portrayed as a powerful heavenly figure, Dilbilgisi
4:20Güçlü bir cennet figürü olarak tasvir edilen Beatrice,
Portrayed as a powerful heavenly figure: edilgen geçmiş ortaç yapısıyla arka planı sıkıştırma
Portrayed as ... edilgen anlam taşıyan bir past participle yan cümlesidir ve '(being) portrayed as ...' anlamına gelir. Ardından gelen ana cümlenin öznesinin bir eserde nasıl temsil edildiğini anlatır. Cümlenin başında kullanıldığında edilgen arka plan bilgisini sıkıştırır. Anlamca öznesi ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır; dolayısıyla göksel bir figür olarak tasvir edilen, ana cümlenin öznesidir.
Alıştırma
Hangi cümlede baştaki participle yan cümlesi ana cümlenin öznesini mantıklı biçimde betimler?
- Portrayed as a fearless captain, the film follows Mira through the storm.
- Portraying as a fearless captain, Mira is admired by the crew.
- Portrayed as a fearless captain, Mira leads the crew through the storm.
Cevabı göster
Portrayed as a fearless captain, Mira leads the crew through the storm.
she leads Dante through Paradiso's concentric spheres of heaven Kültür
4:23cennetin eşmerkezli kürelerinden geçirerek Dante'ye rehberlik eder,
concentric spheres of heaven: Dante'nin iç içe geçmiş cennet küreleri
Eş merkezli küreler, aynı merkezi paylaşan ve iç içe katmanlar hâlinde düşünülen kürelerdir. Bu ifade, cümlede Paradiso'ya Dante'nin içinden geçtiği katmanlı bir mekân yapısı kazandırır. Bu tasvir, Dante'nin şiirinde kullanılan Orta Çağ kozmolojisinin bir parçasıdır; modern astronomideki evren hakkında bir iddia değildir. Bu küreleri cennetin şiirsel ve teolojik bir haritası olarak düşünmek gerekir.
Alıştırma
Bu cümledeki concentric spheres ifadesini en iyi hangi açıklama karşılar?
- Düz bir çizgi üzerinde sıralanmış yassı dairelerdir.
- Ortak bir merkezi olmadan dağılmış ayrı gezegenlerdir.
- Aynı merkezi paylaşan, iç içe geçmiş kürelerdir.
Cevabı göster
Aynı merkezi paylaşan, iç içe geçmiş kürelerdir.
until he is finally face-to-face with God. Kalıp ifadeler
4:27ta ki Dante nihayet Tanrı ile yüz yüze gelene kadar.
finally face-to-face with God: doğrudan bir karşılaşma
Burada be face-to-face with someone, bir kişinin doğrudan karşısında ve onunla aynı ortamda bulunmak anlamına gelir. Finally, bu doğrudan karşılaşmanın Dante'nin yolculuğunun son noktası olduğunu vurgular. Bu ifade gerçek bir buluşmayı anlatabilir; başka bağlamlarda ise bir kişi, hayvan, sorun veya gerçekle kaçınılmaz biçimde doğrudan yüzleşmeyi belirtebilir. Bu cümlede, şiirin dünyası içinde doğrudan bir karşılaşmayı anlatır ve sona erişe ciddi, yüce bir hava katar.
Alıştırma
Dersin kalıplaşmış ifadesiyle cümleyi tamamlayın: After months of video calls, Lena was finally ____ her new teammates.
Cevabı göster
face-to-face with
In the centuries since its publication: yayımlanmasından bugüne uzanan dönem
Bu giriş ifadesi, eserin yayımlandığı anda başlayan ve bugüne kadar süren bir zaman aralığı kurar. Since sözcüğünden sonra başlangıç olayını adlandıran its publication isim öbeği gelir. Bu tür bir zaman çerçevesi, o süre boyunca birikmiş etki, değişim veya sonuçları anlatan bir present perfect cümlesini sıkça tanıtır: In the centuries since ..., something has happened or has been happening.
Alıştırma
Cümleyi, kütüphanenin açılışını belirten since + iyelikli isim öbeğiyle tamamlayın: In the years ____, the library has expanded its collection.
Cevabı göster
since its opening
have been embraced by numerous artists: çok sayıda sanatçı tarafından benimsenmiş
Burada embraced, fiziksel olarak kucaklanmak değil; olumlu karşılanmak, değer görmek ve benimsenmek anlamına gelir. Bu temalar pek çok sanatçının ilgisini çekmiş, sanatçılar da onları kabul ederek kendi eserlerinde kullanmış veya incelemiştir. Have been embraced, present perfect edilgen yapıdır: eylem the themes üzerinde gerçekleşir ve by numerous artists eylemi yapan kişileri belirtir. Yapı, bu kabulü geçmişten bugüne uzanan yaygın bir eğilim olarak sunar.
Alıştırma
Bu cümlede embraced ne anlama gelir? The method has been embraced by many researchers.
- Araştırmacılar yöntemi olumlu karşılayıp benimsemiştir.
- Araştırmacılar yöntemin var olduğunu fark etmiş ancak onu kabul etmemiştir.
- Araştırmacılar yöntemi fiziksel olarak kollarında tutmuştur.
Cevabı göster
Araştırmacılar yöntemi olumlu karşılayıp benimsemiştir.
finally revoked Dante's antiquated exile. Kelime
4:52nihayet Dante'nin eskimiş sürgün cezasını iptal etti.
belated earthly redemption: gecikmiş dünyevi kurtuluş
“Belated earthly redemption”, Dante'nin insanlar dünyasındaki konumunun ve itibarının çok geç de olsa geri kazanılmasını anlatan edebî bir metafordur. Belated, olayın olması gereken zamandan çok sonra gerçekleştiğini; earthly, olayın insanların gerçek tarihine ait olduğunu belirtir; redemption ise şehrin düzeltmesini bir kurtarma, aklanma veya telafi biçiminde sunar. İfade, dinî kurtuluş düşüncelerini çağrıştırırken dünyevi eylemi cennet veya Tanrı ile karşılaştırır. Finansal bir yatırımın bozdurulması anlamına gelmez ve Dante'nin 2008'de ruhani olarak kurtarıldığını iddia etmez.
Alıştırma
Bu cümlede “belated earthly redemption” ne anlama geliyor?
- Dante'nin insanlar dünyasındaki itibarının çok uzun bir gecikmeden sonra simgesel olarak geri verilmesi.
- Dante'nin 2008'de aldığı finansal bir geri ödeme.
- Dante hayattayken ruhunu kurtaran dinî bir tören.
Cevabı göster
Dante'nin insanlar dünyasındaki itibarının çok uzun bir gecikmeden sonra simgesel olarak geri verilmesi.
revoked Dante's antiquated exile: Dante'nin çağdışı sürgün cezasını kaldırdı
Burada revoked, hukuki veya kamusal geçerliliği olan bir kararın resmen geri çekilmesi ya da iptal edilmesi anlamına gelir. Dante'yi sürgüne gönderen yetkili makam olan Floransa, bu cezayı resmen kaldırmıştır. Antiquated bir değerlendirme de ekler: sürgün cezası yalnızca eski değil, aynı zamanda çağdışı ve artık uygunsuzdur. İfade bir bütün olarak bu eylemi çok daha önce yapılması gereken kurumsal bir düzeltme şeklinde sunar.
Alıştırma
Cümleyi revoke fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the safety review, the agency ____ the factory's permit.
Cevabı göster
revoked
find out why you should read the Tolstoy classic
4:57neden Tolstoy'un klasiğini okumanız gerektiğini öğrenin: