Dev kedi ordusu bilmecesini çözebilir misin? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
727 kelime 167 kel/dk

Video özeti: Gizli ajanlar, Dr. Schrödinger’in tuzağından kaçmak için +5, +7 ve karekök işlemlerini kullanarak sırasıyla 2, 10 ve 14 sayılarını elde etmek zorundadır. Hiçbir sayı tekrarlanamaz, 60 aşılamaz ve tam sayı olmayan bir sonuç üretilemez; bu nedenle çözüm, ulaşılabilir tam kareler ile daha önce kullanılmamış değerler çevresinde dikkatle planlanan bir yola dayanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. to find that — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu mastar yapısının, bir eylem tamamlandıktan sonra fark edilen durumu nasıl sunduğunu ve anlatıya çoğu zaman beklenmedik bir dönüş kattığını anlayabilirsiniz; bir eylemi hemen ardından ortaya çıkan şaşırtıcı sonuca doğrudan bağlamak için kullanabilirsiniz. 2. so you're going to have to — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: so sözcüğünün önceki kısıtları mantıksal bir sonuca dönüştürdüğünü, going to have to yapısının ise sonraki adımı seçenek değil zorunluluk olarak gösterdiğini ayırt edebilirsiniz; belirli bir işlemin neden sıradaki gerekli adım olduğunu açıklayabilirsiniz. 3. As for Schrödinger, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu ifadenin finalde odağı ajanların kaçışından kötü karakterin akıbetine nasıl kaydırdığını öğrenebilirsiniz; başka bir kişiye veya konuya akıcı biçimde dönüp anlatıya belirgin bir kapanış kazandırabilirsiniz.

Bu derste

The villainous Dr. Schrödinger has developed a growth ray Notlar

0:07

Kötü kalpli Dr. Schrödinger bir büyüme ışını geliştirdi

Dilbilgisi

has developed: şimdiki sonucu vurgulayan present perfect

Has developed, present perfect yapısındadır: has + geçmiş zaman ortacı developed. Çalışmanın şu andan önce tamamlandığını gösterir ve şimdiki sonuca odaklanır: growth ray artık vardır. Bir hikâyenin başında bu zaman, mevcut durumun nasıl ortaya çıktığını hızlıca açıklayabilir. Geliştirme olayını yalnızca bitmiş bir geçmiş zamana yerleştirmez.

Alıştırma

Şimdiki sonucu olan tamamlanmış bir eylemi göstermek için cümleyi develop fiilinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The engineer ____ a filter that now makes the water safe.

Cevabı göster

has developed

Kültür

growth ray: işlev belirten bilim kurgu birleşik adı

Bu bilim kurgu bağlamında growth ray, hedefini büyüten hayali bir buluşu veya ışını anlatır. İki sözcüğü tek bir cihaz adı olarak okuyun; kendi kendine büyüyen sıradan bir ışık olarak anlamayın. Yapı isim + isim biçimindedir: growth işlevi belirtir, ray ise ana isimdir. İngilizcede freeze ray ve shrink ray örneklerinde olduğu gibi cihazlara sık sık bu şekilde kısa adlar verilir.

Alıştırma

Bir çizgi romanda bir makine, oyuncağı aniden dev hâle getiriyor. growth ray en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. Hedefini büyüten hayali bir ışın
  2. Bir bitkinin büyümesine yardımcı olan sıradan güneş ışığı
  3. Ekonomik büyümeyi gösteren bir grafik çizgisi
Cevabı göster

Hedefini büyüten hayali bir ışın

and intends to create an army of giant cats to terrorize the city. Kalıp ifadeler

0:10

ve şehre terör estirecek dev kedilerden oluşan bir ordu kurmayı planlıyor.

Kalıp ifadeler

intends to create: düşünülmüş bir planı ifade etmek

Intends to create, bir şeyi yaratmayı planlamak veya bunu amaçlamak anlamına gelir. Yapı intend to + fiilin yalın hâlidir; burada create, to’dan sonra gelen yalın fiildir. Wants to ile karşılaştırıldığında intends to daha düşünülmüş ve resmî bir niyet bildirir. Bu anlatımda, kedi ordusunu yaratmanın yalnızca bir istek değil, planlanmış bir eylem olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi intend to yapısının doğru biçimi ve create fiiliyle tamamlayın: The inventor ____ a safer engine next year.

Cevabı göster

intends to create

Kalıp ifadeler

an army of giant cats: büyük ve örgütlü bir grup

An army of giant cats sözcük anlamıyla dev kedilerden oluşan askerî bir gücü adlandırır; ancak burada army mecazlı bir imgedir. Kedileri çok sayıda, örgütlü ve birinin kontrolü altındaymış gibi gösterir. An army of + çoğul isim yapısı, uyumlu hareket eden veya güçlü görünen çok büyük bir grubu anlatabilir. İfadeye dramatik ve tehditkâr bir etki katar; tarafsız ve kesin bir sayı bildirmez.

Alıştırma

The villain deployed an army of robots cümlesinde an army of robots en doğal olarak neyi düşündürür?

  1. Ordu tarafından resmî olarak çalıştırılan tek bir robot.
  2. Hiçbir dramatik etki taşımayan kesin bir robot sayısı.
  3. Büyük, örgütlü ve tehlikeli olabilecek bir robot grubu.
Cevabı göster

Büyük, örgütlü ve tehlikeli olabilecek bir robot grubu.

Your team of secret agents has tracked him to his underground lab. Kalıp ifadeler

0:15

Gizli ajanlardan oluşan ekibiniz onu yeraltı laboratuvarına kadar takip etti.

Kalıp ifadeler

track someone to a place: takip ederek son konumu bulmak

Track someone or something to a place, bir kişinin ya da şeyin hareketlerini, ipuçlarını veya kanıtları takip ederek sonunda vardığı yeri bulmak demektir. Kalıp track + hedef + to + son konum şeklindedir. Buradaki to yalnızca hareket yönünü değil, takip sonucunda bulunan yeri gösterir.

Alıştırma

Takip sonucunda bulunan yeri gösteren edatla cümleyi tamamlayın: The rescue team tracked the lost hiker ____ a cabin in the woods.

Cevabı göster

to

You burst in to find that it's a trap. Notlar

0:20

İçeri daldığınızda bunun bir tuzak olduğunu anlıyorsunuz.

Öbek fiiller

burst in: aniden ve güçlü biçimde içeri girmek

Burst in, bir odaya ya da ortama aniden ve güçlü bir biçimde girmek, çoğu zaman da olanları kesintiye uğratmak anlamına gelen bir phrasal verb’dür. Bu cümlede girişi acil ve dramatik gösterir. In bu ifadenin bir parçacığıdır; bu yüzden burst in tek bir eylem olarak anlaşılır. Girilen yer bağlamdan anlaşılır; burst in tek başına odanın adını belirtmez.

Alıştırma

Hangi cümlede burst in ani ve acil bir girişi göstermek için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Ava entered the room quietly and sat down.
  2. Ava knocked and waited until someone invited her in.
  3. Ava burst in and warned everyone that the kitchen was on fire.
Cevabı göster

Ava burst in and warned everyone that the kitchen was on fire.

Dilbilgisi

to find that: amaç değil, beklenmedik bir sonuç

Bu cümlede to find that, içeri daldıktan sonra fark ettiğiniz durumu, yani bunun bir tuzak olduğunu belirtir. Bu fark ediş ilk eylemin sonucudur; o eylemi yapma nedeni değildir. “Eylem + to find that...” kalıbı hikâyelerde yaygındır. Bir olaydan yeni ve çoğu zaman beklenmedik bir gerçeğe geçer; genellikle “ve sonra … olduğunu fark etmek” ya da “sonunda … olduğunu fark etmek” anlamına gelir.

Alıştırma

“Ava reached the gate to find that it was locked,” cümlesinde “to find that” neyi gösterir?

  1. Ava kapıyı kilitlemek amacıyla oraya vardı.
  2. Ava kapıya vardıktan sonra durumu fark etti.
  3. Ava oraya gitmeden önce kapının kilitli olduğunu zaten biliyordu.
Cevabı göster

Ava kapıya vardıktan sonra durumu fark etti.

Dr. Schrödinger has slipped into the next room to activate his device Öbek fiiller

0:23

Dr. Schrödinger cihazını etkinleştirmek için yan odaya sızdı

Öbek fiiller

slipped into the next room: sessizce veya fark edilmeden girmek

Burada slipped into the next room, yan odaya sessizce, hızlıca ya da dikkat çekmeden girmek anlamındadır. Slipped, denge kaybını veya düşmeyi anlatmaz. Slip into yapısının ardından bir yer geldiğinde hareket akıcı ve göze çarpmayan bir nitelik kazanır. Sessizlik, hız veya fark edilmemek özelliklerinden hangisinin önemli olduğunu bağlam gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “sessizce girdi” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: Kai ____ the hall without anyone noticing.

Cevabı göster

slipped into

and disabled the control panel on the way out. Notlar

0:27

ve çıkarken kontrol panelini devre dışı bıraktı.

Kelime

disabled the control panel: bir cihazı çalışamaz hâle getirmek

Bu cümlede disabled, ‘çalışamaz veya kullanılamaz hâle getirdi’ anlamına gelen geçmiş zamanlı bir fiildir. Nesnesi the control panel olduğu için ifade, birinin panelin çalışmasını engellediğini anlatır. Disable, cihazlar, sistemler veya özelliklerle kullanıldığında işlevle ilgilidir; bir kişinin engellilik durumunu anlatmaz. Ayrıca panelin kalıcı olarak bozulduğunu tek başına göstermez; panel yalnızca devre dışı bırakılmış olabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir cihazın fiziksel olarak bozulduğunu kesin olarak söylemeden, bilinçli biçimde çalışamaz hâle getirildiğini anlatır?

  1. The technician disabled the alarm before maintenance.
  2. The technician turned off the alarm after the test.
  3. The technician damaged the alarm while moving it.
Cevabı göster

The technician disabled the alarm before maintenance.

Kalıp ifadeler

on the way out: çıkarken

On the way out, ‘bir yerden ayrılırken’ veya ‘çıkışa doğru ilerleyip oradan geçerken’ anlamına gelir. Burada kontrol panelinin ne zaman devre dışı bırakıldığını anlatır: eylem, kişi ayrılırken gerçekleşmiştir. Bu ifade, zaman ve hareket yolunu belirten bir zarf öbeği olarak kullanılır. Ayrılan kişiye göre belirleyiciyi değiştirin: on my way out, on your way out veya on their way out. ‘Dışarıda bulunan bir yolun üzerinde’ anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi on + iyelik belirleyicisi + way + out kalıbıyla tamamlayın: Please close the window ____.

Cevabı göster

on your way out

Fortunately, your teammates are masters of spycraft. Kalıp ifadeler

0:31

Neyse ki takım arkadaşlarınız casusluk konusunda usta.

Kalıp ifadeler

masters of spycraft: master of + alan

Burada masters of spycraft, casusların kullandığı tekniklerde olağanüstü becerikli kişiler demektir. Masters çok yetenekli kişiler anlamındadır, yüksek lisans derecesi sahibi kişiler anlamında değildir; spycraft ise casusluk beceri ve yöntemlerini ifade eder. a master of + alan veya beceri kalıbı, bir kişinin uzmanlığını çok güçlü biçimde över. Birden fazla kişi için masters of + alan veya beceri çoğul biçimi kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle Lena'nın müzakere konusunda olağanüstü becerikli olduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. Lena has studied negotiation.
  2. Lena is new to negotiation.
  3. Lena is a master of negotiation.
Cevabı göster

Lena is a master of negotiation.

Agent Delta has hacked into the control panel Öbek fiiller

0:34

Ajan Delta kontrol panelini hackledi

Öbek fiiller

hacked into the control panel: hack into + sistem

Bu cümlede hacked into the control panel, Ajan Delta'nın normal bir yetkisi olmadan teknik yöntemlerle panelin bilgisayarına veya kontrol sistemine girdiğini anlatır. Paneli fiziksel olarak vurduğu veya kestiği anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp hack into + hesap, ağ, sistem veya bağlı cihaz biçimindedir. Into, korumayı aşıp erişim sağlamaya odaklanır; hack + nesne ise hedefi ele geçirmek, değiştirmek veya yönlendirmek gibi daha geniş anlamlara gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi hack into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: Someone ____ the school's computer network and changed the passwords.

Cevabı göster

hacked into

and managed to reactivate some of its functionality. Kalıp ifadeler

0:37

ve işlevlerinin bir kısmını yeniden etkinleştirmeyi başardı.

Kalıp ifadeler

managed to reactivate: zorluğa rağmen başarmak

Bu cümlede managed to reactivate, birinin zor olmasına rağmen sistemin bir bölümünü yeniden çalıştırmayı başardığını anlatır. manage to + fiilin yalın hâli kalıbı, çaba veya zorluktan sonra elde edilen başarılı sonucu vurgular; manage burada “yönetmek” anlamına gelmez. Reactivate “yeniden etkinleştirmek” demektir: re- “yeniden”, activate ise “etkin hâle getirmek” anlamını taşır.

Alıştırma

Cümleyi zorluktan sonra başarıyı gösteren kalıpla tamamlayın: After three attempts, Ava ____ open the stuck window.

Cevabı göster

managed to

Meanwhile, Agent Epsilon has searched through surveillance to find the code for the door: Notlar

0:41

Bu arada Ajan Epsilon kapının kodunu bulmak için güvenlik kameralarını araştırdı:

Anlatım akışı

Meanwhile: aynı anda gerçekleşen başka bir eyleme geçmek

Bu cümlenin başındaki Meanwhile, Ajan Epsilon’ın eyleminin az önce anlatılan eylemle aynı genel zaman diliminde gerçekleştiğini gösterir. Ayrıca hikâyedeki bilgileri düzenler: anlatıcı, iki eylem çizgisini paralel tutarken dikkatimizi başka bir kişiye veya sahneye yöneltir. Yazıda cümle başındaki Meanwhile sözcüğünden sonra genellikle virgül gelir.

Alıştırma

Bir ekip üyesi üst kattaki odaları kontrol ediyor. Aynı anda gerçekleşen başka bir eyleme en iyi hangi cümleyle geçilir?

  1. Therefore, the rest of the team searched the basement.
  2. For example, the rest of the team searched the basement.
  3. Meanwhile, the rest of the team searched the basement.
Cevabı göster

Meanwhile, the rest of the team searched the basement.

Kalıp ifadeler

searched through surveillance: ipucu bulmak için gözetim kayıtlarını incelemek

Bu cümlede searched through surveillance, bir ipucu bulmak için mevcut gözetim görüntülerini veya kayıtlarını incelemek anlamına gelir. Burada surveillance, yalnızca birini gözetleme eylemini değil, kaydedilmiş materyali ifade eder. search through + bir koleksiyon, kap veya bilgi kaynağı kalıbı, bir şeyi bulmak için içindekileri dikkatle incelemek demektir. Buradaki through, bir yerin bir tarafından diğer tarafına geçmeyi değil, materyalin içeriğini kontrol etmeyi anlatır.

Alıştırma

Maya’nın elinde eski mesajların bulunduğu bir klasör var ve bu mesajlarda bir adres bulmak istiyor. Hangi cümle mesajları incelediğini anlatır?

  1. Maya searches through the office for the old messages.
  2. Maya searches for the old messages in the office.
  3. Maya searches through the old messages for the address.
Cevabı göster

Maya searches through the old messages for the address.

2 10 14.

0:46

2 10 14.

All you have to do is enter those numbers and you'll be free. Dilbilgisi

0:49

Tek yapmanız gereken bu sayıları girmek ve özgür kalacaksınız.

Dilbilgisi

All you have to do is + fiilin yalın hâli

All you have to do is ... ifadesi, gerekli olan tek eylemin ardından gelen eylem olduğunu anlatır. Sonraki adımı basit veya sınırlı bir iş olarak sunar. Örnekte, numaraları girmek gereken tek eylem olarak gösterilir. İlk bölümde do bulunduğunda yaygın kalıp All you have to do is + fiilin yalın hâlidir: is enter, is press, is wait. Günlük Amerikan İngilizcesinde to olmadan fiilin yalın hâlini kullanmak en doğrudan ve doğal seçenektir.

Alıştırma

Talimatı ‘yapman gereken tek şey’ anlamındaki tam kalıpla tamamlayın: ____ press the green button.

Cevabı göster

All you have to do is

But there's a problem. Anlatım akışı

0:53

Fakat bir sorun var.

Anlatım akışı

But there's a problem: yeni bir güçlüğü haber vermek

But önceki söylenenlerle bir karşıtlık kurar; there's a problem ise durumun ilk göründüğü kadar basit olmadığını bildirir. Cümle, dinleyicinin dikkatini bir plan veya beklentiden yeni bir güçlüğe yöneltir. Tek başına kullanılan kısa bir cümle olarak, konuşmacı sorunu açıklamadan önce bir duraklama yaratabilir. Bu nedenle hikâyelerde, sunumlarda ve adım adım açıklamalarda yararlı bir geçiş işaretidir.

Alıştırma

But there's a problem cümlesinin temel söylem işlevi nedir?

  1. Önceki sorunun tamamen çözüldüğünü gösterir.
  2. Herhangi bir karşıtlık olmadan ilgisiz bir örneğe geçer.
  3. Şimdi bir güçlüğün anlatılacağını bildirir.
Cevabı göster

Şimdi bir güçlüğün anlatılacağını bildirir.

The control panel has only three buttons,

0:54

Kontrol panelinde sadece üç düğme var,

one which adds five to the display number, Dilbilgisi

0:57

biri ekrandaki sayıya beş ekliyor,

one which adds seven,

1:00

biri yedi ekliyor,

and one which takes the square root. Kalıp ifadeler

1:01

ve biri karekökünü alıyor.

Dilbilgisi

one which adds ... and one which takes: one ile paralel listeleme

Bu listede her one, 1 sayısını değil bir düğmeyi temsil eder. Button sözcüğü bağlamdan zaten anlaşıldığı için one, aynı tekil ve sayılabilen adı tekrar etmeyi önler. Which ile başlayan ilgi cümleciği o düğmenin ne yaptığını açıklar. One which ... yapısının tekrarı, üç liste öğesine de aynı biçimi verir ve son öğeyi and sözcüğü gösterir. Varlığı belirleyen bu tür ilgi cümleciklerinde that de kullanılabilir: one that adds ..., one that takes ....

Alıştırma

Tool adını tekrarlamamak için paralel bir one that ... listesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The kit has three tools: ones that cuts wire, ones that grips bolts, and ones that measures gaps.
  2. The kit has three tools: one that cuts wire, one that grips bolts, and one that measures gaps.
  3. The kit has three tools: one cuts wire, one gripping bolts, and one that measures gaps.
Cevabı göster

The kit has three tools: one that cuts wire, one that grips bolts, and one that measures gaps.

Kalıp ifadeler

take the square root: karekök alma işlemi

Matematikte take the square root, karekök alma işlemini yapmak demektir. Buradaki take, «alıp götürmek» değil, bir işlemi «uygulamak» anlamındadır. Altyazıdaki takes, tekil özne one ile uyumludur. İşlem yapılacak değeri belirtmek için take the square root of + sayı veya ifade kalıbı kullanılır. Örneğin, take the square root of 81 işleminin sonucu 9'dur.

Alıştırma

Matematik yönergesini hedef ifadeyle tamamlayın: To find 9 from 81 using the square-root operation, ____ of 81.

Cevabı göster

take the square root

You need to make the display output the numbers 2 10 and 14 in that order. Notlar

1:04

Ekranda sırasıyla 2, 10 ve 14 sayılarının çıkmasını sağlamanız gerekiyor.

Dilbilgisi

make the display output: make + nesne + fiilin yalın hâli

make the display output, make + nesne + fiilin yalın hâli biçimindeki ettirgen yapıyı kullanır. «Ekranın çıktı vermesini sağlamak» anlamına gelir; eylemi gerçekleştiren öğe the display ifadesidir. Etken bir cümlede nesneden sonraki fiil to almaz ve -s ya da -ing biçimine girmez: make the display output denir, make the display to output denmez.

Alıştırma

Ettirgen make yapısından sonra show fiilinin doğru biçimini kullanın: This setting makes the screen ____ larger text.

Cevabı göster

show

Kalıp ifadeler

in that order: listelenen sırayı korumak

Bir listeden sonra kullanılan in that order, ögelerin söylendikleri sırayla gerçekleşmesi veya görünmesi gerektiğini belirtir. Burada istenen sıra önce 2, sonra 10 ve en son 14'tür. Bu ifadede order, bir şey satın almak için verilen “sipariş” değil, “sıra” anlamındadır. Sırayı değiştirmek talimatı yerine getirmemek anlamına gelecekse bu ifadeyi listenin ardından kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle önce Start, sonra Pause ve en son Reset düğmesine basmanızı gerektirir?

  1. Press Start, Pause, and Reset in that order.
  2. Press only Reset.
  3. Press Start, Pause, and Reset in any order.
Cevabı göster

Press Start, Pause, and Reset in that order.

It's okay if it outputs different numbers in between, Notlar

1:10

Arada farklı sayılar göstermesinde sorun yok,

Ton ve niyet

It's okay if: kabul edilebilir bir koşulu belirtmek

It's okay if + yan cümle yapısı, if'ten sonraki koşulun izin verilen veya kabul edilebilir bir durum olduğunu belirtir. Bu cümlede, gerekli sayıların arasında başka sayılar görünmesi kuralı bozmaz. Burada It's okay esas olarak birini teselli etmez; bir koşulu daha esnek hâle getirir. Bu yapı, konuşanın kabul edilebilir sınırı dostça ve daha az katı bir şekilde belirtmesini sağlar.

Alıştırma

Konuşan kişi “It's okay if your answer is a little shorter” derken neyi kastediyor?

  1. Daha kısa bir cevap otomatik olarak yanlış olacaktır.
  2. Biraz daha kısa bir cevap kabul edilebilir.
  3. Her cevap tam olarak aynı uzunlukta olmalıdır.
Cevabı göster

Biraz daha kısa bir cevap kabul edilebilir.

Kalıp ifadeler

Uç noktaları belirtmeden in between

In between, bilinen iki uç nokta arasındaki bir ara noktayı veya dönemi belirtir. Burada, beklenen bir çıktıdan sonra ve bir sonraki beklenen çıktıdan önce başka sayıların görünebileceği anlamına gelir. Uç noktalar bağlamdan zaten anlaşıldığı için in between tek başına bir zarf öbeği olarak kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, öğle yemeğini bilinen iki dersin ortasına yerleştirmek için in between ifadesini kullanıyor?

  1. We have a morning class and an afternoon class, with lunch afterward.
  2. We have a morning class and an afternoon class, with lunch in between.
  3. We have a morning class and an afternoon class, with lunch between them.
Cevabı göster

We have a morning class and an afternoon class, with lunch in between.

but there's no way to reset the display. Dilbilgisi

1:13

ancak ekranı sıfırlamanın bir yolu bulunmuyor.

Dilbilgisi

there's no way to reset: uygulanabilir yöntem yok

There's no way to reset, uygulanabilir bir yöntem olmadığı için sıfırlamanın mümkün olmadığını belirtir. Buradaki way, yol veya güzergâh değil, yöntem anlamındadır. Tekrar kullanılabilir kalıp There is/There's no way to + fiilin yalın hâlidir. Bir şeyin yapılamayacağını güçlü ve kesin bir biçimde ifade eder.

Alıştırma

Boşluğu tam olarak there's no way to kalıbıyla doldurun: The lid is glued shut, so ____ open the box without breaking it.

Cevabı göster

there's no way to

So once you get to 2, Dilbilgisi

1:16

Yani bir kere 2'ye ulaştığınızda,

Dilbilgisi

once you get to 2: zaman ve koşul tetikleyicisi

Bu cümlede once, sonraki kuralı başlatan noktayı belirtir. Once you get to 2, “2'ye ulaşır ulaşmaz ve o noktadan itibaren” anlamına gelir. Zaman sırasını bir koşulla birleştirir. Buradaki once, “bir kez” anlamına gelmez. Yönergelerde yaygın yapı Once + geniş zamanlı yan cümledir; ardından ne olacağını veya ne yapılması gerektiğini anlatan ana cümle gelir.

Alıştırma

Yönergeyi “bu olur olmaz” anlamına gelen bağlaçla tamamlayın: ____ the bell rings, line up by the door.

Cevabı göster

Once

you'll have to continue on to 10 and 14 from there. Kalıp ifadeler

1:18

oradan 10'a ve 14'e devam etmek zorunda kalacaksınız.

Kalıp ifadeler

continue on to ... from there: bir aşamadan sonrakine ilerlemek

Continue on to 10 and 14, mevcut noktayı geçip sonraki hedefler olan 10 ve 14'e doğru ilerlemeye devam etmek anlamına gelir. On ileriye doğru ilerleme hissi katar, to ise hedefleri belirtir. From there, az önce sözü edilen aşamaya, yani çevredeki kuralda geçen 2'ye gönderme yapar; mutlaka fiziksel bir yeri anlatmaz. Aynı yapı rotaları, numaralı adımları, bölümleri veya bir açıklamadaki aşamaları düzenlemek için kullanılabilir.

Alıştırma

Yönergeyi continue on to ... from there kullanarak tamamlayın: After page five, ____ page six ____.

Cevabı göster

continue on to · from there

Not only that, Anlatım akışı

1:22

Sadece bu da değil,

Anlatım akışı

Not only that: daha güçlü bir nokta eklemek

Not only that, bir nokta belirtildikten sonra ek bir bilgi sunar. Yeni bilgi genellikle bir gerekçeyi güçlendirir veya durumu daha ciddi ya da karmaşık hâle getirir. Bu nedenle ifade çoğu zaman “dikkate alınacak daha fazla şey var” anlamını taşır. Söylem bağlayıcısı olarak bilgiyi yalnızca listeye yeni bir madde eklemek yerine aşamalı biçimde ilerletir. Virgül, ardından ek bir neden, sorun, yarar veya sınırlama geleceğini gösterir.

Alıştırma

Hangi seçenek, ilgili bir nokta eklemek için Not only that ifadesini doğal biçimde kullanır?

  1. The hotel is expensive. Not only that means the room is free.
  2. The hotel is expensive. Not only that, it is far from the station.
  3. The hotel is expensive. Not only that, bananas are yellow.
Cevabı göster

The hotel is expensive. Not only that, it is far from the station.

Agent Delta explains that there are other traps built into the panel. Kalıp ifadeler

1:23

Ajan Delta panele yerleştirilmiş başka tuzaklar da olduğunu açıklıyor.

Kalıp ifadeler

traps built into the panel: isimden sonra built into kullanımı

traps built into the panel, panelin tasarımının bir parçası olarak içine entegre edilmiş tuzaklar anlamına gelir. İfade, birinin yeni yaptığı veya oraya geçici olarak koyduğu tuzakları değil, ortaya çıkan yapıyı anlatır. built into the panel sözcükleri traps sözcüğünden sonra gelir ve hangi tuzaklardan söz edildiğini belirtir. Bu, traps that are built into the panel ifadesinin kısaltılmış biçimi olan geçmiş zaman ortacı grubudur.

Alıştırma

Cümleyi built into ile tamamlayın: The helmet has a light ____ the side.

Cevabı göster

built into

If it ever shows the same number more than once, Dilbilgisi

1:27

Eğer aynı sayıyı birden fazla kez gösterirse,

a number greater than 60, Kelime

1:31

60'tan büyük bir sayı çıkarsa,

Kelime

greater than 60: sınır değerini dışarıda bırakma

a number greater than 60 ifadesinde greater than 60, hangi sayıların kapsama girdiğini açıklar. 60'ın üzerinde bir sayısal değer demektir ve > 60 şeklinde yazılır. Sınır değeri olan 60 dahil değildir; bu yüzden 60 koşulu sağlamazken 61 sağlar. Greater than, matematikte, verilerde ve teknik kurallarda sayıları karşılaştırmak için kullanılan standart ve kesin ifadedir.

Alıştırma

Bir kural yalnızca 60'ın kesin olarak üzerindeki puanlara izin veriyor. Hangi cümle kuralı doğru ifade eder?

  1. Your score must be equal to 60.
  2. Your score must be greater than 60.
  3. Your score must be at least 60.
Cevabı göster

Your score must be greater than 60.

or a non-whole number, Kelime

1:32

veya tam sayı olmayan bir değer olursa,

Kelime

a non-whole number: kesir kısmı olan bir değer

Bu cümlede a non-whole number, 2.5 veya 3/4 gibi değeri tam sayı olmayan bir sayıyı ifade eder. Tam sayı değeri olmak yerine sıfırdan farklı bir kesir kısmına sahiptir. non- ön eki “değil” anlamını verir. Sayıyı tam sayılar kategorisinin dışında tutar; sayının kötü veya geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Sıfırdan farklı bir kesir kısmı olan değeri anlatan dersin hedef ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The result is 2.5, so it is ____.

Cevabı göster

a non-whole number

the room will explode.

1:34

oda havaya uçacak.

Dilbilgisi

Kesin bir koşul olarak If it ever ... more than once

Burada If it ever shows..., mümkün olan herhangi bir anda bir şey gösterirse koşulun gerçekleşeceği anlamına gelir. Bir if yan cümlesinde ever, koşulu olası bütün zamanları kapsayacak şekilde genişletir. Burada geçmişte yaşanmış bir deneyimi anlatmaz. The same number more than once, aynı sayının daha önce göründükten sonra yeniden görünmesi demektir. İfade bütünüyle kesin bir tetikleme koşulu koyar: sayının bir kez tekrarlanması belirtilen sonucun ortaya çıkması için yeterlidir.

Alıştırma

Hangi cümlede if ... ever, gelecekte olay ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin hemen harekete geçilmesi gerektiğini anlatır?

  1. You have smelled smoke before.
  2. Because you smelled smoke last week, you left the building.
  3. If you ever smell smoke, leave the building immediately.
Cevabı göster

If you ever smell smoke, leave the building immediately.

Right now the display reads zero Kelime

1:37

Şu anda ekran sıfırı gösteriyor

Kelime

display reads zero: read bir değeri göstermek anlamında

display reads zero ifadesindeki reads, “gösteriyor” veya “işaret ediyor” anlamındadır. Ekran, gösterge, tartı, termometre veya benzer bir cihaz bir sayıyı ya da ölçümü read edebilir. Yaygın yapı cihaz + reads + değer şeklindedir. Cihaz bir insan gibi bir şey okumaz; cümle, cihazda görünen değeri bildirir.

Alıştırma

Hangi cümlede reads, bir cihazın ölçüm değeri göstermesi anlamına gelir?

  1. The thermometer reads 20 degrees.
  2. Maya reads twenty pages every night.
  3. Leo reads the number aloud.
Cevabı göster

The thermometer reads 20 degrees.

and time is running out. Deyimler

1:39

ve zaman daralıyor.

Deyimler

time is running out: çok az zaman kaldı

Time is running out, kullanılabilir süreden çok az kaldığını ve sınıra yaklaşıldığını belirtir. Burada running gerçek anlamda fiziksel bir hareket değildir. is running out biçimindeki şimdiki zaman, kullanılabilir sürenin şu anda azaldığını gösterir. Bu nedenle ifade aciliyet yaratır ve çoğu zaman birini daha hızlı davranmaya yöneltir.

Alıştırma

Zamanlayıcıda beş saniye kalmıştır. time sözcüğünü özne ve run out fiilinin şimdiki zaman biçimini kullanarak dört sözcüklük uyarıyı tamamlayın: ____.

Cevabı göster

Time is running out

There's only one way to solve the puzzle Anlatım akışı

1:41

Bulmacayı çözmenin yalnızca bir yolu var

Anlatım akışı

There's only one way to solve the puzzle: seçenekleri tek bir çözüme indirmek

There's only one way to solve the puzzle, olası yöntemleri tek bir çözüme indirger. Bir açıklamada dinleyenin dikkatini sırada gelmesi gereken tek akıl yürütme çizgisine yöneltir. There is + only one way + to + fiilin yalın hâli yapısı, bir şeyi yapmak için yalnızca tek bir yöntemin mümkün olduğunu belirtir. Buradaki way fiziksel bir yol değil, yöntem veya çözüm anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümle yalnızca tek bir yöntemin mümkün olduğunu söylüyor?

  1. There's only one way to unlock the cabinet without breaking it.
  2. There's an easy way to unlock the cabinet without breaking it.
  3. Here's one way to unlock the cabinet without breaking it.
Cevabı göster

There's only one way to unlock the cabinet without breaking it.

with a few small variations.

1:43

ve birkaç küçük varyasyonu bulunuyor.

How will you input the code to escape from Dr. Schrödinger's lair and save the day? Notlar

1:45

Dr. Schrödinger'in sığınağından kaçıp günü kurtarmak için kodu nasıl gireceksiniz?

Anlatım akışı

How will you ...?: izleyiciyi sürece katan soru

Bu bulmacada How will you ...? yalnızca gelecekteki bir planı sormaz. İzleyicileri problem çözücü rolüne yerleştirir ve sırada ne yapacaklarını hayal etmelerini ister. You, belirli tek bir kişiyi değil, izleyicilerin tümünü ifade eder. Cümle önce henüz tamamlanmamış eylemi—input the code—ardından bu eylemin hedeflerini—escape the lair ve save the day—sunar. Cümleyi bu doğrudan soruyla bitirmek, anlatılan durumu bir meydan okumaya dönüştürür ve cevaptan önce merak yaratır.

Alıştırma

Bu bulmaca bağlamında sorunun temel etkisi nedir?

  1. Belirli bir kişinin görevi zaten çözdüğünü bildirir.
  2. İzleyicileri kendilerini bu görevi çözerken hayal etmeye davet eder.
  3. İzleyiciyi harekete çağırmadan yalnızca arka plan bilgisi verir.
Cevabı göster

İzleyicileri kendilerini bu görevi çözerken hayal etmeye davet eder.

Kültür

Dr. Schrödinger's lair: bilim temalı bir kötü adam mekânı

Dr. Schrödinger's lair, “Dr. Schrödinger'e ait in” anlamına gelir. Lair sözcüğü gerçek anlamıyla vahşi bir hayvanın dinlendiği yeri ifade eder; macera hikâyelerinde ise genellikle bir kötü adamın gizli üssü için kullanılır. Bu nedenle room veya house sözcüklerinden daha karanlık ve dramatik duyulur. Schrödinger soyadı, fizikçi Erwin Schrödinger'i ve ünlü Schrödinger'in kedisi düşünce deneyini çağrıştırır. Bilimle bağlantılı bu soyadını kötü adam hikâyelerinde kullanılan lair sözcüğüyle birleştirmek eğlenceli bir parodi oluşturur. Şakayı anlamak için düşünce deneyinin ayrıntılarını bilmeniz gerekmez.

Alıştırma

Dr. Schrödinger's lair neden Dr. Schrödinger's room ifadesinden daha eğlenceli ve dramatik duyulur?

  1. Schrödinger'in yer altındaki bir odanın adı olduğunu söyler.
  2. Lair sözcüğünü sıradan bir oda için resmî ve tarafsız bir ifade olarak kullanır.
  3. Bilimle ilişkilendirilen bir soyadını, hayvan ini veya kötü adam üssü için kullanılan bir sözcükle birleştirir.
Cevabı göster

Bilimle ilişkilendirilen bir soyadını, hayvan ini veya kötü adam üssü için kullanılan bir sözcükle birleştirir.

Deyimler

save the day: kritik anda krizi çözmek

Save the day, kritik bir anda ciddi bir sorunu çözmek veya başarısızlığı önlemek anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede kodu girmek ve kaçmak, tehlikeli durumun başarıyla sona ermesini sağlayacaktır. Bu ifade genellikle bir kişiyi, eylemi veya yararlı bir şeyi her şeyin iyi sonuçlanmasını sağlayan temel unsur olarak gösterir. Bir takvim gününü kelimenin gerçek anlamıyla saklamak demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “kritik anda sorunu çözdü” anlamına gelen deyimle tamamlayın: When the presentation file would not open, Leah's backup copy ____.

Cevabı göster

saved the day

Answer in 3 2 1.

1:58

Cevap 3 2 1 içinde.

You look over your options. Öbek fiiller

2:02

Seçeneklerinizi gözden geçiriyorsunuz.

Öbek fiiller

look over your options: karar vermeden önce seçenekleri gözden geçirmek

Look over your options, genellikle karar vermeden önce değerlendirmek amacıyla mevcut seçenekleri gözden geçirmek demektir. Burada over, look over kalıbının bir parçasıdır; seçeneklerin üstünde olma konumunu anlatmaz. Look over, seçeneklerin tamamını hızlı ama amaçlı biçimde kontrol etmeyi ifade eder. Yalnızca gözleri seçeneklere çevirmekten daha fazlasıdır, ancak her ayrıntıyı incelemek anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “kısaca gözden geçirmek” anlamına gelen iki kelimeli fiil kalıbıyla tamamlayın: Before you choose a plan, ____ all your options.

Cevabı göster

look over

Adding 5 or 7 increases the number

2:03

5 veya 7 eklemek sayıyı büyütür

and the square root button will make it smaller.

2:06

ve karekök düğmesi onu küçültecektir.

But there are only a few options where you can use that button. Dilbilgisi

2:09

Ancak o düğmeyi kullanabileceğiniz sadece birkaç seçenek var.

Dilbilgisi

are only a few options where ...: soyut seçeneklerle where kullanımı

only a few options where ... ifadesinde where, hangi seçeneklerin kastedildiğini belirleyen yan cümleyi başlatır: o düğmeyi kullanabildiğiniz seçenekler. İfadenin tamamı, bu koşulu karşılayan seçeneklerin çok az olduğunu söyler. Where yalnızca fiziksel bir yeri değil, soyut bir ortamı, vakayı, durumu veya seçeneği de gösterebilir. Bu kullanımda in which anlamına yakındır; ancak günlük açıklamalarda where çoğu zaman daha doğaldır.

Alıştırma

Soyut bir durum için geçerli olan koşulu where ile doğal biçimde başlatan cümle hangisidir?

  1. There are a few situations who this rule does not apply.
  2. There are a few situations where this rule does not apply.
  3. There are a few situations what this rule does not apply.
Cevabı göster

There are a few situations where this rule does not apply.

4 9 16 25 36 and 49.

2:13

4, 9, 16, 25, 36 ve 49.

You'd love to make 4 or 16, Ton ve niyet

2:18

4 veya 16 yapmayı çok istersiniz,

Ton ve niyet

You'd love to: olası kısıtları olan güçlü bir istek

You'd love to, You would love to ifadesinin kısaltılmış hâlidir ve “... yapmayı çok isterdiniz” anlamına gelir. Burada love fiilin yalın biçiminde olduğu için 'd, had değil would anlamındadır. Would love to çoğu zaman güçlü bir isteği veya sıcak bir istekliliği ifade eder. Bu cümlede istenen sonuç olan 4 ya da 16'yı elde etmek ideal olarak sunulur; ancak bağlamdaki kısıtlamalar bunun mümkün olmayabileceğini düşündürür. Bu, basit bir gelecek zaman ifadesi değildir.

Alıştırma

Cümleyi would love to ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: I____ join you, but I have an exam that evening.

Cevabı göster

'd love to

then you could hit the square root button once or twice to get 2. Notlar

2:20

o zaman karekök düğmesine bir veya iki kez basıp 2'yi elde edebilirsiniz.

Dilbilgisi

then you could: bir koşul altında mümkün olan eylem

Then, bu adımı daha önce belirtilen bir koşula veya varsayıma bağlar: koşul doğruysa ardından gelen eylem uygulanabilecek bir sonraki adım olur. Could + fiilin yalın hâli, bu adımı kesin değil, mümkün bir seçenek olarak sunar. Burada could eylemi geçmiş zamana yerleştirmez; then you could hit, “bu durumda düğmeye basmak bir seçenek olur” anlamına gelir.

Alıştırma

“If the bus is full, then you could take the train,” cümlesinde then you could neyi gösterir?

  1. Yalnızca geçmişte var olan bir yetenek.
  2. Koşul doğruysa uygulanabilecek bir sonraki eylem.
  3. Kesinlikle gerçekleşecek bir sonuç.
Cevabı göster

Koşul doğruysa uygulanabilecek bir sonraki eylem.

Kelime

hit the square root button: “basmak” anlamındaki hit

Gündelik yönergelerde hit + bir düğme veya tuş, ona basmak ya da onu etkinleştirmek anlamına gelir. hit the square root button ifadesinde hit, sertçe vurmayı değil, düğmeye normal biçimde basmayı anlatır. Bu anlam hem fiziksel tuşlar hem de arayüz denetimleri için geçerlidir. Örneğin hit Enter, hit Play ve hit the save button denebilir.

Alıştırma

“Hit the blue button to save the file,” cümlesinde hit ne anlama gelir?

  1. Düğmeye basmak veya tıklamak.
  2. Cihaza sertçe vurmak.
  3. Düğmeyi çıkarmak.
Cevabı göster

Düğmeye basmak veya tıklamak.

But you can't make either with just the 5 and 7 buttons.

2:24

Ancak sadece 5 ve 7 düğmeleriyle ikisini de elde edemezsiniz.

What will you do?

2:28

Ne yapacaksınız?

You look at the other possible options for numbers you could take the square root of. Kalıp ifadeler

2:29

Karekökünü alabileceğiniz sayılar için diğer olası seçeneklere bakarsınız.

Kalıp ifadeler

take the square root of + sayı: karekökünü almak

Take the square root of + bir sayı, kendisiyle çarpıldığında asıl sayıyı veren negatif olmayan değeri bulmak anlamına gelir. Örneğin Take the square root of 81 yönergesinde sonuç 9’dur. Take işlemi yapmayı ifade eder, the square root işlemin adını verir ve of üzerinde işlem yapılan sayıyı tanıtır. Altyazıda numbers, ilgi cümleciğinden önce gelir: numbers you could take the square root of. Sondaki of hâlâ önceki numbers sözcüğüne bağlanır. Nesne olağan yerindeyken kalıp take the square root of those numbers olur.

Alıştırma

Yönergeyi tamamlamak için take ile başlayan tam karekök kalıbını kullan: ____ 81 to get 9.

Cevabı göster

Take the square root of

9 you can't reach.

2:34

9'a ulaşamazsınız.

25 and 49 would take you back to 5 or 7 Dilbilgisi

2:35

25 ve 49 sizi 5'e veya 7'ye geri götürür

Dilbilgisi

would take you back to ...: varsayımsal bir sonuç

Would take you back to 5 or 7 ifadesinde would, geçmişte kesin olarak gerçekleşmiş bir şeyi değil, hayal edilen bir seçimin veya işlemin sonucunu belirtir. Örtük mantık şudur: 25 veya 49’u kullansaydın, karekök alma işlemi 5 veya 7 sonucunu verirdi. Take you back to burada mecazidir. Hesabın seni önceki bir değere veya duruma döndürdüğü anlamına gelir; birini fiziksel olarak bir yere götürmek anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen kalıp X would take you back to Y şeklindedir.

Alıştırma

Bu açıklamada “25 and 49 would take you back to 5 or 7” ne anlama geliyor?

  1. Sayılar birini fiziksel olarak 5 veya 7 adlı bir yere götürürdü.
  2. Sonuç geçmişte kesin olarak 5 veya 7 oldu.
  3. Hayal edilen işlemde 25 veya 49’u kullanmak, sonucun 5 veya 7 olmasını sağlardı.
Cevabı göster

Hayal edilen işlemde 25 veya 49’u kullanmak, sonucun 5 veya 7 olmasını sağlardı.

and you can already get to each of those. Kalıp ifadeler

2:39

ve zaten bunlara ulaşabiliyorsunuz.

Kalıp ifadeler

can already get to each of those: her hedef değere şimdiden ulaşabilmek

Bu cümlede can already get to each of those, “daha önce sözü edilen hedef değerlerin her birine şimdiden ulaşabilirsin” demektir. Those, 5 ve 7’yi gösterir; each ise iki hedefe de ayrı ayrı ulaşılabildiğini belirtir. Get to yalnızca bir yere varmak değil, bir süreçten sonra değer, aşama veya sonuç gibi soyut bir son noktaya ulaşmak anlamına da gelebilir. Already, bu yeterliliğin artık var olduğunu ya da beklenenden daha önce ortaya çıktığını gösterir.

Alıştırma

Bir sayı bulmacasında “we can already get to each of those” ne anlama gelir?

  1. Az önce belirtilen tüm yerlere seyahat edebiliyoruz.
  2. Az önce belirtilen her sayıyla konuşmamıza izin veriliyor.
  3. Az önce belirtilen tüm hedef değerlere şimdiden ulaşabiliyoruz.
Cevabı göster

Az önce belirtilen tüm hedef değerlere şimdiden ulaşabiliyoruz.

36 is your only option. Kalıp ifadeler

2:41

36 tek seçeneğiniz.

Kalıp ifadeler

36 is your only option: işe yarayan tek seçenek

36 is your only option ifadesinde only option, koşullar diğer bütün seçenekleri eledikten sonra hâlâ işe yarayan tek seçenek demektir. Bu ifade, 36’yı konuşanın yalnızca en sevdiği seçenek olarak değil, bu sınırlamalar altında zorunlu olan seçenek olarak sunar. X is your only option kalıbı, bir problemde, planda veya kararda eleme sürecini kısa ve net biçimde sonuçlandırır.

Alıştırma

İfadeyi doğru veya yanlış olarak değerlendirin: Birkaç yol kullanılabiliyor ama biri en hızlıysa en hızlı yola your only option demek doğrudur.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

You add 5 7 5 7 5 7

2:44

5 7 5 7 5 7 eklersiniz

and then hit the square root button.

2:49

ve ardından karekök düğmesine basarsınız.

Why that series of 5s and 7s? Anlatım akışı

2:51

Neden bu 5 ve 7 serisi?

Anlatım akışı

Why that series of 5s and 7s?: gerekçeye geçiş sağlayan soru

Why that series of 5s and 7s? eksiltili bir sorudur. Tam biçimi Why did we choose that series of 5s and 7s? cümlesine yakındır. Buradaki series, ögelerin veya sayıların sıralı bir dizisini ifade eder; televizyon dizisi anlamına gelmez. Bir açıklamada böyle kısa bir soru, az önce gösterilen seçimi yeniden hatırlatır ve dinleyicinin dikkatini ne yapıldığından bunun neden yapıldığına yöneltir. Ardından konuşmacı kendi sorusunu yanıtlayarak açıklamaya devam edebilir.

Alıştırma

Bu soru bir açıklamada temel olarak ne işe yarar?

  1. Yeni bir televizyon dizisi tanıtır.
  2. Ardından hiçbir açıklama gelmeyeceğini belirtir.
  3. Dikkati önceki adımlardan bu adımların arkasındaki nedene yöneltir.
Cevabı göster

Dikkati önceki adımlardan bu adımların arkasındaki nedene yöneltir.

It's somewhat arbitrary, Kelime

2:53

Biraz keyfi,

Kelime

somewhat arbitrary: sınırlı ve yumuşatılmış bir yargı

Somewhat arbitrary, seçimin tek bir zorunlu kuralla tamamen belirlenmediğini ve değerlendirme payı bulunduğunu ifade eder. “Saçma” veya “tamamen rastgele” anlamına gelmez. Somewhat, arbitrary sözcüğünün gücünü azaltır. Yargıyı mutlak değil sınırlı olarak sunar ve değerlendirmeyi daha ölçülü hâle getirir.

Alıştırma

The deadline is somewhat arbitrary cümlesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Son tarih bir rastgele sayı üreteciyle seçilmiştir.
  2. Son tarihte bir miktar esneklik vardır ve tarih tek bir zorunlu kuralla belirlenmemiştir.
  3. Son tarih saçmadır ve göz ardı edilmelidir.
Cevabı göster

Son tarihte bir miktar esneklik vardır ve tarih tek bir zorunlu kuralla belirlenmemiştir.

but you know that you want to avoid 10 14 and perfect squares

2:55

ama 10'dan, 14'ten ve tam kare sayılardan kaçınmak istediğinizi biliyorsunuz

since you'll need them later. Dilbilgisi

2:59

çünkü onlara daha sonra ihtiyacınız olacak.

Dilbilgisi

since you'll need them later: because anlamındaki since

Burada since, 10'dan, 14'ten ve tam karelerden kaçınmanın nedenini belirtir: bunlara daha sonraki bir adımda ihtiyaç duyulacaktır. Temel anlamı because ile aynıdır ve them bu sayıları ifade eder. since sözcüğünün doğru anlamını seçmek için ardından gelen cümlenin işlevine bakın. Buradaki cümle, bir durumun ne zaman başladığını değil, bu sayılardan neden kaçınılması gerektiğini açıklar.

Alıştırma

'Keep the notes since you'll need them for the test,' cümlesinde since ne anlama gelir?

  1. çünkü
  2. başladığı zamandan beri
  3. -e rağmen
Cevabı göster

çünkü

This gets you to 6. Kelime

3:01

Bu sizi 6'ya ulaştırır.

Kelime

This gets you to 6: sayısal bir sonuca ulaşmak

Burada this, az önce açıklanan adımı ifade eder. Gets you to 6, bu adımın mevcut sonucunu veya süreçteki konumunu 6'ya ulaştırdığı anlamına gelir. Fiziksel bir yolculuğu değil, bir sonucu anlatır. get + person + to + target yapısında hedef bir sayı, aşama veya durum olabilir. get sözcüğünden sonra gelen kişi, ilerlemesi değişen kişidir.

Alıştırma

Cümleyi get you to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: One shortcut ____ level 5.

Cevabı göster

gets you to

Does that help?

3:03

İşe yarar mı?

Looking at your options, Anlatım akışı

3:04

Seçeneklerinize bakınca,

Anlatım akışı

Looking at your options: sonraki gözlemin bakış açısını belirlemek

“Looking at your options,” cümlenin başında kullanılan bir -ing yan cümleciğidir ve “elindeki seçenekleri incelediğinde” anlamına gelir. Ardından gelen ifade için bakış açısını belirler ve açıklamayı doğal biçimde analizin bir sonraki aşamasına taşır. Bakma eylemini yaptığı anlaşılan kişi normalde ana cümlenin öznesi olmalıdır. Örneğin “Looking at your options, you can see....” cümlesinde seçeneklere bakan kişi you öznesidir. Buradaki looking arka plan durumunu anlatır; emir değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir gözlem bakış açısı sunmak için başta -ing yan cümleciğini doğru kullanır ve ona mantıksal bir özne verir?

  1. Looking at the chart, Maya noticed a sharp rise in sales.
  2. Looked at the chart, Maya noticing a sharp rise in sales.
  3. Looking at the chart, the rise in sales surprised Maya.
Cevabı göster

Looking at the chart, Maya noticed a sharp rise in sales.

you see that 16 is now in your sights. Deyimler

3:06

artık 16'nın ufukta göründüğünü fark ediyorsunuz.

Deyimler

16 is now in your sights: bir hedef odağa giriyor

“16 is now in your sights” ifadesindeki görüntü, bir hedefe nişan almaktan gelir. Mecazi olarak 16, ulaşılmak istenen açık bir sonuç hâline gelmiştir ve bu bağlamda önceki akıl yürütmeden sonra artık erişilebilir görünmektedir. Sayı gerçekten bir nişangâhtan görülüyor değildir. “In your sights” ifadesindeki iyelik, hedefi onu izleyen kişiye bağlar; “now” ise 16'nın artık bir hedef olarak görülmeye başlandığını belirtir.

Alıştırma

Kazanmanın açık ve gerçekçi bir hedef hâline geldiğini göstermek için cümleyi “in her sights” ifadesiyle tamamla: After months of training, the national title is finally ____.

Cevabı göster

in her sights

You add 5 twice more to reach it. Kalıp ifadeler

3:09

Ona ulaşmak için iki kez daha 5 eklersiniz.

Kalıp ifadeler

“5 twice more”: iki ek tekrar

“Add 5 twice more” ifadesinde 5, her seferinde eklenen miktardır. “Twice more” zarf grubu, önceki bir adımdan sonra 5 ekleme işleminin iki kez daha yapılacağını belirtir. Bu ifade iki kat büyük bir miktarı değil, ek tekrarları sayar. Günümüzün günlük Amerikan İngilizcesinde aynı düşünceyi anlatmak için “add 5 two more times” genellikle daha açık bir ifadedir.

Alıştırma

Hangi yönerge, önceki tekrarlara ek olarak iki tekrar daha yapılacağını açıkça belirtir?

  1. Do the step twice.
  2. Make the step twice as large.
  3. Do the step twice more.
Cevabı göster

Do the step twice more.

Then hit square root twice.

3:11

Sonra kareköküne iki kez basarsınız.

That gets you to 2.

3:13

Bu sizi 2'ye getirir.

You're on your way. Deyimler

3:15

Doğru yoldasınız.

Deyimler

“You're on your way”: ilerlemeyi teşvik etmek

Burada “You're on your way”, iyi bir başlangıç yaptığın ve bir hedefe doğru ilerlediğin anlamına gelen bir deyimdir. Konuşan kişi bu ifadeyi henüz işini bitirmemiş birini teşvik etmek için kullanır. İfade yolculuk bağlamında gerçek anlamıyla da kullanılabilir, ancak bu cümle fiziksel hareketten değil ilerlemeden söz eder. Hedefin tamamlandığını değil, iyi bir başlangıç yapıldığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, başlamış ancak henüz tamamlanmamış bir ilerlemeyi teşvik etmek için “You're on your way” ifadesini doğal biçimde kullanır?

  1. You haven't started and have no plan, so you're on your way.
  2. You finished every part years ago, so you're on your way.
  3. You've learned the basic steps, so you're on your way.
Cevabı göster

You've learned the basic steps, so you're on your way.

Now to 10.

3:17

Şimdi sıra 10'da.

You can't get straight there through addition alone, Kalıp ifadeler

3:18

Sadece toplama işlemiyle doğrudan oraya ulaşamazsınız,

Kalıp ifadeler

get straight there: hedefe doğrudan ulaşmak

Get there bir yere, sonuca veya hedefe ulaşmak demektir. Burada there, mutlaka fiziksel bir yeri değil, problemdeki hedefi gösterir. Straight, get there ifadesini niteleyen bir zarftır. Ek bir yola sapmadan veya ara adımdan geçmeden doğrudan anlamına gelir. Bu yüzden can't get straight there, hedefe tek bir doğrudan hamlede ulaşılamayacağını belirtir.

Alıştırma

Soyut bir problem çözme bağlamında You can't get straight there ifadesi ne anlama gelir?

  1. Hedefe kadar düz bir çizgi çizmek gerekir.
  2. Hedefe doğrudan ulaşılamaz.
  3. Fiziksel bir yere giden yol bulunamaz.
Cevabı göster

Hedefe doğrudan ulaşılamaz.

Kalıp ifadeler

through addition alone: yalnızca bir yöntem kullanmak

Through addition, sonuca ulaşmak için kullanılan aracı, yani toplama kullanmayı belirtir. Through, bir sonucu ortaya çıkaran yöntem veya süreci tanıtabilir. Alone, addition'dan sonra gelir ve yalnızca anlamını taşıyarak kullanılabilir yöntemi toplamayla sınırlar. Yalnızlık anlatmaz. Bu cümlede ifade, toplamanın tek başına yeterli olmadığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle yalnızca tahmin etmenin problemi çözmek için yeterli olmadığını doğru biçimde anlatır?

  1. You cannot solve the problem through guessing alone.
  2. You cannot solve the problem because guessing feels lonely.
  3. You cannot solve the problem through alone guessing.
Cevabı göster

You cannot solve the problem through guessing alone.

so you're going to have to reach another square. Dilbilgisi

3:21

bu yüzden başka bir kare sayıya ulaşmanız gerekecek.

Dilbilgisi

so you're going to have to: gerekli sonraki adımı belirtmek

So bu ifadeyi hemen önce belirtilen bir neden veya kısıtlamaya bağlar; sonraki eylem bu durumdan çıkan sonuç olarak sunulur. you're going to have to + fiilin yalın hâli yapısında going to zorunluluğu bir sonraki aşamaya yerleştirir, have to ise eylemin gerekli olduğunu belirtir. Yapının bütünü yalnızca “bu olacak” değil, “bu nedenle, bundan sonra ... yapmak zorundasın” anlamına gelir. Burada reach, have to'dan sonra fiilin yalın hâlindedir.

Alıştırma

Gerekli sonraki adımı göstermek için cümleyi so ve ardından we are going to have to tam biçimini kullanarak tamamlayın: The bridge is closed, ____ use the ferry.

Cevabı göster

so we are going to have to

Taking the square root of 9 or 25 would get you to a good place, Dilbilgisi

3:23

9 veya 25'in karekökünü almak sizi iyi bir noktaya getirirdi,

Dilbilgisi

Taking ... would get ...: özne olarak bir işlem ve sonucu

Taking the square root of 9 or 25 ifadesinin tamamı cümlenin öznesi olan bir -ing grubudur. Bu yapı, işlemi devam etmekte olan bir eylem olarak değil, değerlendirilecek bir seçenek olarak ele alır. Ardından would get, bu seçenek seçilirse ortaya çıkacak varsayımsal sonucu verir. Get you to bir duruma getirmek anlamındadır; a good place ise burada fiziksel bir yer değil, probleme devam etmeyi kolaylaştıran elverişli bir sayı veya konumdur.

Alıştırma

Hangi cümlede -ing biçimindeki bir eylem özne olarak kullanılmış ve varsayımsal sonucu would ile belirtilmiştir?

  1. Checking the schedule first would help us avoid delays.
  2. The schedule was checked before the meeting.
  3. We should check the schedule first to avoid delays.
Cevabı göster

Checking the schedule first would help us avoid delays.

but it turns out that 25 is unreachable from 2. Notlar

3:28

ancak 2'den 25'e ulaşılamadığı ortaya çıkıyor.

Anlatım akışı

it turns out that: sonradan öğrenilen bir sonucu belirtme

It turns out that + yan cümle, kontrol etme, deneme veya akıl yürütme sonrasında öğrenilen bir gerçeği sunar. Buradaki it biçimsel bir öznedir; ifade herhangi bir şeyin fiziksel olarak döndüğünü anlatmaz. Baştaki but, yeni gerçeği önceki bir beklentiyle veya umut verici görünen bir fikirle karşı karşıya getirir. Bu kalıp bilgiyi önce beklenti, ardından o beklentiyi düzelten sonuç gelecek şekilde düzenler.

Alıştırma

Cümleyi, sonradan öğrenilen bir sonucu sunan şimdiki zaman ifadesiyle tamamlayın: We expected a quick repair, but ____ a new part is needed.

Cevabı göster

it turns out that

Kelime

25 is unreachable from 2: başlangıç noktasından ulaşan bir yol yok

25 is unreachable from 2 ifadesinde unreachable, başlangıç noktası 2 olduğunda izin verilen hiçbir yolun veya adım dizisinin 25’e ulaşamadığı anlamına gelir. Bu sıfat un- + reach + -able parçalarından oluşur ve ulaşılamayan demektir. From başlangıç noktasını belirtir. Bu kalıp yalnızca fiziksel yolculukları değil, sayıları, oyun konumlarını, sistem durumlarını ve diğer soyut hedefleri de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi unreachable ve başlangıç noktasını belirten edatla tamamlayın: Because the only bridge is closed, the island is ____ the mainland by road.

Cevabı göster

unreachable from

So you add 7 to get to 9.

3:32

Bu yüzden 9'a ulaşmak için 7 eklersiniz.

Then take the square root again.

3:35

Sonra tekrar karekökünü alırsınız.

That gets you to 3.

3:37

Bu sizi 3'e ulaştırır.

Adding 7 again makes 10.

3:38

Tekrar 7 eklemek 10'u verir.

Finally, you need to reach 14.

3:41

Son olarak 14'e ulaşmanız gerekiyor.

Thinking backwards, Anlatım akışı

3:44

Geriye doğru düşünerek,

Anlatım akışı

Thinking backwards: hedeften geriye doğru düşünmek

Thinking backwards, akıl yürütmenin yönünü gösteren bir ifadedir. Dinleyiciye bilinen bir hedef ya da sonuçtan başlayıp buna yol açabilecek önceki durumu veya adımı çıkarmasını söyler. Baştaki -ing yapısı, sonraki açıklamada kullanılacak yöntemi belirtir. Fiziksel olarak geriye gitmek ya da adımları yalnızca ters sırada okumak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir problem çözümü açıklanırken “Thinking backwards” dinleyiciye ne yapmasını söyler?

  1. Fiziksel olarak geriye gitmek.
  2. Hedeften başlayıp önceki bir adımı çıkarmak.
  3. Her adımı ilk sırasıyla tekrarlamak.
Cevabı göster

Hedeften başlayıp önceki bir adımı çıkarmak.

you imagine where you could be before 14: 7 or 9. Dilbilgisi

3:45

14'ten önce nerede olabileceğinizi hayal ediyorsunuz: 7 veya 9.

Dilbilgisi

where you could be before 14: gömülü bir wh yan tümcesi

Where you could be before 14, imagine fiilinin içeriğini veren gömülü bir wh yan tümcesidir. Dinleyiciden hesaplamadaki olası bir önceki durumu düşünmesini ister. Buradaki where fiziksel bir yeri değil, sayısal bir konumu veya durumu gösterir. Yan tümce daha büyük bir cümlenin içine gömülü olduğu için bildirme cümlesi dizilişini korur: where + özne + kiplik yardımcı fiili + fiil; yani where you could be. Could kesinlik değil, olasılık belirtir.

Alıştırma

Gömülü soruyu tamamlamak için where, you, could ve be sözcüklerini sıralayın: Imagine ____ after one more move.

Cevabı göster

where you could be

But 9 won't work because you've already used 9. Kalıp ifadeler

3:50

Ancak 9 işe yaramaz çünkü 9'u zaten kullandınız.

Kalıp ifadeler

won't work: bir seçeneğin işe yaramadığını söylemek

Bu cümlede won't work, “işe yaramayacak” veya “kullanılabilir bir seçenek değil” demektir. 9 sayısı daha önce kullanıldığı için artık seçilemez. Buradaki work, “çalışmak” anlamında değildir. Özne bir plan, yöntem, zaman, cihaz veya seçenek olduğunda work, “gereken sonucu vermek” ya da “uygun olmak” anlamına gelebilir.

Alıştırma

will not ifadesini kısaltıp work fiilini koruyarak cümleyi tamamlayın: The old door code ____ anymore.

Cevabı göster

won't work

However, you could get to 7 by reaching 49 first. Dilbilgisi

3:53

Ancak, önce 49'a ulaşarak 7'yi elde edebilirsiniz.

Dilbilgisi

by reaching 49 first: yöntemi göstermek için by + fiil-ing kullanımı

by reaching 49 first ifadesi, daha önce sözü edilen sonucu mümkün kılan yöntemi açıklamak için by + fiil-ing yapısını kullanır. “7'ye nasıl ulaşabilirsin?” sorusuna, önce 49'a ulaşma adımıyla cevap verir. Yeniden kullanılabilen kalıp sonuç + by + fiil-ing şeklindedir. Sonuca, by sözcüğünden sonraki eylemi yaparak ulaşıldığını anlatır. Buradaki by, “aracılığıyla” ya da “yoluyla” demektir; “yanında” veya “en geç” anlamında değildir.

Alıştırma

Yöntemi belirtmek için by sözcüğünü ve check fiilinin doğru biçimini kullanın: She found the error ____ the totals twice.

Cevabı göster

by checking

You add your way towards it, Deyimler

3:58

Ona doğru ekleyerek ilerlersiniz,

Deyimler

add your way towards: tekrar tekrar toplayarak ilerlemek

Bu cümlede add your way towards, fiil + one's way + yön ifadesi yapısını kullanır. Fiil, ilerlemeyi sağlayan tekrarlı eylemi belirtir; burada tekrar tekrar toplama yapmak seni hedef sayı 49'a yaklaştırır. Your way, toplanan şey değildir. Hesaplamayı hayalî bir yol gibi gösterirken towards it hedefi belirtir.

Alıştırma

Bir sayı bulmacasında add your way towards the target ne anlama gelir?

  1. Sayıları taşırken hedefe doğru yürümek.
  2. Way sözcüğünü hedef sayıya eklemek.
  3. Hedefe yaklaşmak için sayıları toplamaya devam etmek.
Cevabı göster

Hedefe yaklaşmak için sayıları toplamaya devam etmek.

being careful not to hit any of the numbers you've hit so far. Notlar

4:00

şimdiye kadar ulaştığınız sayılardan hiçbirine denk gelmemeye dikkat edersiniz.

Dilbilgisi

being careful not to: eş zamanlı bir uyarı eklemek

Being careful not to, ana eylem devam ederken geçerli olan bir uyarı ekler. Burada, daha önce ulaşılan bütün sayılardan kaçınarak sayı işlemini sürdürmeyi anlatır. Yapı being careful not to + fiilin yalın biçimi şeklindedir. Olumsuzluk sözcüğü not, to'dan önce gelir; bu nedenle ifade not to hit olur. Bir -ing öbeği olduğu için ana yönergeye bilgi ekler, ancak tek başına tam bir emir oluşturmaz.

Alıştırma

Cümleyi be careful not to ifadesinin -ing biçimiyle tamamla: Open the package slowly, ____ tear the label.

Cevabı göster

being careful not to

Kalıp ifadeler

you've hit so far: şu ana kadarı anlatan present perfect

you've hit so far ifadesindeki you've hit, have + geçmiş zaman ortacıyla kurulan present perfect yapısıdır. Şimdiki andan geriye bakar ve bu ana kadar ulaşılmış sayıları topluca ifade eder. So far “şimdiye kadar” demektir; bu yüzden şimdiki zamanı da içeren ve henüz bitmemiş bir zaman aralığı oluşturur. Buradaki hit, bir sayıya “vurmak” değil, o sayıya “ulaşmak” veya “denk gelmek” anlamındadır. Aynı “present perfect + so far” kalıbı, şimdiye kadar biriken ilerlemeyi veya deneyimi de anlatabilir.

Alıştırma

Complete fiilinin present perfect biçimini ve so far ifadesini kullanın: We ____ four lessons ____.

Cevabı göster

have completed · so far

You thread your way carefully, Deyimler

4:03

Dikkatle yolunuzu çizersiniz,

Deyimler

thread your way carefully: engellerin arasından ilerlemek

Thread your way, dar, kalabalık veya karmaşık bir yolda engellerin arasından bir güzergâh seçerek dikkatlice ilerlemek demektir. Your way izlediğiniz yolu belirtir; carefully ise kontrollü hareket etme gereğini güçlendirir. Thread burada mecazidir: hareketi, bir ipliği küçük bir açıklıktan geçirmeye benzetir. Bu kalıp kurallar, seçenekler veya başka soyut zorluklar arasında dikkatlice yol bulmayı da anlatabilir ve sıkça through, between ya da past ile kullanılır.

Alıştırma

Thread one's way kalıbını geçmiş zamanda kullanın: She ____ through the crowded hallway.

Cevabı göster

threaded her way

adding 5 5s and 2 7s.

4:05

beş tane 5 ve iki tane 7 ekleyerek.

Then square root to 7 and add 7 more.

4:08

Sonra karekökünü alıp 7'ye ulaşırsınız ve 7 daha eklersiniz.

The door opens and you're out of the trap. Kalıp ifadeler

4:12

Kapı açılır ve tuzaktan kurtulursunuz.

Kalıp ifadeler

you're out of the trap: kaçıştan sonraki durum

You're out of the trap, artık tuzağa yakalanmış durumda olmadığın anlamına gelir. Burada be out of hem tuzaktan çıkmanın fiziksel sonucunu hem de özgür olduğun yeni durumu anlatır. be out of + zararlı bir durum kalıbı soyut sorunlarla da kullanılabilir. Be out of danger ve be out of trouble, kötü durumun artık seni etkilemediğini belirtir.

Alıştırma

be out of kalıbını ve danger sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: The doctor says Mia is ____ now.

Cevabı göster

out of danger

Thanks to your problem-solving skills,

4:15

Problem çözme becerileriniz sayesinde,

your team gets Schrödinger's cats out of the box in the nick of time. Notlar

4:17

ekibiniz Schrödinger'in kedilerini tam zamanında kutudan çıkarıyor.

Kültür

gets Schrödinger's cats out of the box: gerçek anlamlı hâle getirilen bilimsel bir gönderme

Schrödinger'in kedisi ünlü bir düşünce deneyidir. Mühürlü bir kutunun içinde bir kedi olduğu ve kaderinin rastgele bir kuantum olayına bağlı olduğu düşünülür; bu düzenek, gözlemden önceki tuhaf kuantum süperpozisyonu fikrini gösterir. Bu cümle söz konusu göndermeyi gerçek anlamda bir kurtarmaya dönüştürür: ekip kedileri kutudan çıkarır. Schrödinger's cats ile box sözcüklerinin bir araya gelmesi şakayı oluşturur; çoğul cats ise bilinen adı eğlenceli biçimde uyarlar.

Alıştırma

out of the box ifadesi bu cümleyi neden sıradan bir kedi kurtarma olayından daha fazlası yapıyor?

  1. Schrödinger evcil hayvan kutuları tasarlamasıyla ünlüydü.
  2. Kapalı kutu, Schrödinger'in kedisi düşünce deneyinin merkezindedir.
  3. İngilizce konuşanlar her kedi ve kutu hikâyesini kuantum göndermesi olarak görür.
Cevabı göster

Kapalı kutu, Schrödinger'in kedisi düşünce deneyinin merkezindedir.

Deyimler

in the nick of time: son anda başarmak

In the nick of time, artık çok geç olmadan mümkün olan son anda anlamına gelen kalıplaşmış bir deyimdir. Bu cümlede ekip kedileri kutudan çıkarmayı başarır, ancak neredeyse hiç zaman kalmamıştır. İfadenin tamamını tek bir zaman ifadesi olarak öğrenin. Buradaki nick sözcüğünü tek başına taşıdığı yaygın anlamlarla yorumlamayın; bütün deyim aciliyet ve başarısızlığın kıl payı önlenmesi duygusu katar.

Alıştırma

Cümleyi nick sözcüğünü içeren ve mümkün olan son anda anlamına gelen dört kelimelik deyimle tamamlayın: The rescue team found the hikers ____, just before the storm arrived.

Cevabı göster

in the nick of time

As for Schrödinger, Anlatım akışı

4:21

Schrödinger'e gelince,

Anlatım akışı

As for Schrödinger: dikkati yeni bir konuya yöneltmek

As for + isim öbeği, dikkati az önce konuşulan konudan başka bir kişiye veya şeye yöneltir. Burada As for Schrödinger, konuşmacının şimdi hikâyenin Schrödinger ile ilgili bölümünü anlatacağını gösterir. Anlamı Schrödinger'e gelince şeklindedir; Schrödinger yüzünden demek değildir. Cümlenin başında konuyu belirleyen bu ifadenin ardından normalde virgül ve sonra o konu hakkında bir açıklama gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede as for, dikkati bir konudan diğerine yöneltmek için doğru kullanılmıştır?

  1. The costumes are ready as for the lights are bright.
  2. As for the lights caused a delay, the costumes are ready.
  3. The costumes are ready. As for the lights, we will test them after lunch.
Cevabı göster

The costumes are ready. As for the lights, we will test them after lunch.

you can be certain of one thing: Anlatım akışı

4:22

bir şeyden emin olabilirsiniz:

Anlatım akışı

you can be certain of one thing: ile önemli noktayı duyurmak

you can be certain of one thing kalıbı, önemli bir iddianın kesinlikle doğru olduğunu bildirir fakat bunun ne olduğunu henüz açıklamaz. one thing, dikkati ardından gelecek tek bir noktaya yöneltir. İki nokta, sonraki sözlerin o şeyin ne olduğunu açıklayacağını gösterir. Önce kesinlik vadeden, sonra içeriği açıklayan bu sıra beklenti yaratır ve bir sonucu ya da esprinin vurucu kısmını hazırlayabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, önemli noktayı açıklamak için bu kalıbı ve iki noktayı doğru kullanıyor?

  1. You can one thing be certain of: the team will be ready.
  2. You can be certain of one thing: the team will be ready.
  3. You can be certain because one thing: the team will be ready.
Cevabı göster

You can be certain of one thing: the team will be ready.

he'll be spending quite some time in a box of his own. Notlar

4:25

bir süre kendi kutusunda vakit geçirecek.

Kalıp ifadeler

spending quite some time: oldukça uzun bir süre geçirmek

spending quite some time ifadesinde spend, zaman geçirmek veya kullanmak; quite some time ise kayda değer miktarda zaman, yani oldukça uzun bir süre anlamına gelir. Burada quite, some sözcüğünün belirttiği miktarı güçlendirir; az veya yalnızca kabul edilebilir bir miktar anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen quite some + isim kalıbı, quite some money veya quite some effort örneklerinde olduğu gibi önemli bir miktarı vurgulayabilir. spend time ifadesini spend time at home örneğindeki gibi bir yer ifadesi ya da spend time reading örneğindeki gibi bir etkinliği belirten -ing biçimi izleyebilir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “oldukça uzun bir süre geçirmek” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: He'll be ____ at the research station.

Cevabı göster

spending quite some time

Deyimler

in a box of his own: isim + of one's own

In a box of his own, “isim + of + iyelik sözcüğü + own” kalıbını kullanır. Burada of his own, “özellikle ona ait” veya “yalnızca onun için” anlamına gelir; bu nedenle yalnızca his box demekten daha güçlü bir özel sahiplik vurgusu taşır. Kutu aynı zamanda espriyi tamamlar. Daha önceki kedi ve kutu fikri, cezalandırılan karaktere karşı çevrilir: kendi “kutusunda” uzun süre kapalı kalacak olan kedi değil, odur.

Alıştırma

Odanın özellikle Leo'ya ait olduğunu göstermek için cümleyi of + bir iyelik sözcüğü + own ile tamamlayın: After years of sharing with his brother, Leo finally has a room ____.

Cevabı göster

of his own

Interested in navigating another maze of numbers? Deyimler

4:28

Başka bir sayı labirentinde gezinmekle ilgileniyor musunuz?

Deyimler

navigating another maze of numbers: karmaşık bir bulmaca için labirent benzetmesi

Navigating another maze of numbers, başka bir karmaşık sayı bulmacasını çözmeyi bir labirentte ilerlemeye benzeten bir ifadedir. Navigate, zorlukların arasından ilerlenebilir bir yol bulmak anlamına gelir; a maze of numbers ise sayıları, kuralları ve adımları gerçek bir labirent olarak değil, kafa karıştırıcı yollar olarak gösterir. Interested in ...?, Are you interested in ...? sorusunun kısaltılmış, konuşma diline özgü biçimidir. in sözcüğünden sonra bir isim veya -ing biçimi geldiği için burada navigating kullanılır. Soru, başka bir zorluğu denemeye yönelik samimi bir davettir.

Alıştırma

Hangi cümlede navigate ve maze, karmaşık bir şeyle başa çıkmak anlamında mecazi olarak kullanılmıştır?

  1. This guide helps families navigate the maze of school forms.
  2. The page shows four numbers in a straight line.
  3. The mouse ran through a wooden maze to reach its food.
Cevabı göster

This guide helps families navigate the maze of school forms.

Try this one out. Öbek fiiller

4:31

Bunu bir deneyin.

Öbek fiiller

Try this one out: ayrılabilen try out öbek fiilinin kullanımı

Try this one out, birinden belirli bir şeyi deneyip nasıl sonuç verdiğini görmesini ister. Bu cümlede this one, sunulan belirli sorunu ifade eder. Try out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse hem try the game out hem de try out the game kullanılabilir. Nesne bir zamirse fiil ile parçacığın arasına gelmelidir: try it out denir, try out it denmez. Buradaki out öbek fiilin bir parçasıdır; hareket yönü göstermez.

Alıştırma

Cümleyi try out ile tamamlayın ve it zamirini doğru yere koyun: This keyboard may be easier to use, so let's ____.

Cevabı göster

try it out

You need to get from 11 to 25 Kalıp ifadeler

4:33

11'den 25'e ulaşmanız gerekiyor

Kalıp ifadeler

get from 11 to 25: başlangıç değerinden hedef değere ilerlemek

Get from 11 to 25 ifadesinde get, ulaşmak veya ilerlemek anlamına gelir; from 11 to 25 ise başlangıç değerini ve hedef değeri gösterir. Cümle, fiziksel yerler arasında yolculuğu değil, bir sayının bir ya da daha fazla adımla değişmesini anlatır. Get from X to Y kalıbı yerler, aşamalar, beceri düzeyleri ve diğer durumlar için de kullanılabilir. X sürecin başladığı, Y ise bittiği noktadır.

Alıştırma

get from X to Y yapısını tamamlayın: This course can help you ____ basic greetings ____ full conversations.

Cevabı göster

get from · to

and the only operations available are multiplying by 2 or subtracting 3. Kelime

4:35

ve mevcut olan tek işlem 2 ile çarpmak veya 3 çıkarmaktır.

Kelime

only operations available: izin verilen matematiksel işlemler

Bu matematik kuralında the only operations available, kullanılmasına izin verilen hesaplamaların tamamı anlamına gelir. Burada operations matematiksel işlemleri, available ise kurala göre izin verilen veya kullanılabilen olmayı ifade eder. Available, operations sözcüğünden sonra gelerek onu niteler: operations available, operations that are available ilgi yan tümcesinin kısaltılmış biçimidir. Only seçenek kümesini sınırlar; dolayısıyla 2 ile çarpma ve 3 çıkarma izin verilen seçeneklerdir ve başka seçenek yoktur.

Alıştırma

Bir bulmacada izin verilen matematiksel işlemleri doğal biçimde belirten cümle hangisidir?

  1. The only operations available are addition and division.
  2. The only surgeries available are addition and division.
  3. The only operation available are addition and division.
Cevabı göster

The only operations available are addition and division.

What's the fewest number of moves that's possible in? Dilbilgisi

4:41

Mümkün olan en az hamle sayısı nedir?

Dilbilgisi

What's the fewest number of moves ...?: en küçük sayıyı sormak

Bu soru, bir işi tamamlamak için gereken sayılabilir hamlelerin en küçük sayısını sorar. Fewest, few sözcüğünün en üstünlük biçimidir; bu yüzden moves gibi çoğul sayılabilen isimlerle kullanılır. What's the fewest number of moves ...? kalıbı mümkün olan en küçük sayıyı sorar. Alıntılanan ifadede sondaki in, görevin kaç hamle içinde tamamlanabileceğini anlatmaya çalışır; ancak bu son bölüm tek başına tamamlanmış değildir. Yeniden kullanılabilecek bir soru için What's the fewest number of moves possible? deyin veya eksik yan tümceyi ekleyin: What's the fewest number of moves you can solve it in?

Alıştırma

Soruyu few sözcüğünün en üstünlük biçimiyle tamamlayın: What is the ____ number of moves needed to solve the puzzle?

Cevabı göster

fewest

This puzzle comes courtesy of our sponsor, brilliant.org. Kalıp ifadeler

4:44

Bu bulmaca sponsorumuz brilliant.org'un katkılarıyla gelmektedir.

Kalıp ifadeler

comes courtesy of: kaynağı belirtmek ve herkese açık teşekkür etmek

Come courtesy of ifadesinden sonra bir kişi veya kuruluş geldiğinde, bir şeyin o kişi ya da kuruluş tarafından sağlandığını belirtir. Bu cümlede bulmacayı sponsor sağlıyor ve ifade aynı zamanda sponsora herkesin önünde teşekkür niteliğinde bir takdir sunuyor. Burada courtesy «nezaket» anlamına gelmez. courtesy of kalıbının tamamı kaynak veya teşekkür bildirir; provided by ifadesine benzer, ancak daha güçlü bir minnet duygusu taşır.

Alıştırma

«Herkese açık teşekkürle birlikte …… tarafından sağlanan» anlamındaki ifadeyle sponsor bilgisini tamamlayın: The festival prizes come ____ a local bookstore.

Cevabı göster

courtesy of

Brilliant is a great way of honing your problem-solving skills Kalıp ifadeler

4:49

Brilliant problem çözme becerilerinizi geliştirmenin

Kalıp ifadeler

a great way of honing: way of + -ing ve hone a skill

A great way of doing something, «bir şeyi yapmanın etkili bir yolu» anlamına gelir. of bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: way of honing doğrudur, way of hone değildir. To hone a skill, düzenli çalışma yoluyla bir beceriyi geliştirmek ve keskinleştirmek anlamına gelir. Burada honing your problem-solving skills, bir etkinliği yalnızca bir kez yapmayı değil, becerilerin zamanla inceltilmesini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi of ve hone fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Mock interviews are a great way ____ your communication skills.

Cevabı göster

of honing

and learning from a community of fellow math enthusiasts. Kelime

4:52

ve matematik meraklılarından oluşan bir topluluktan bir şeyler öğrenmenin harika bir yoludur.

Kelime

a community of fellow math enthusiasts: matematik meraklılarından oluşan bir topluluk

Bu cümlede a community of fellow math enthusiasts, üyeleri matematiğe büyük ilgi duyan ve birbirlerinden öğrenen bir topluluğu ifade eder. Community, yalnızca tesadüfen aynı yerde bulunan insanları değil, sürekli etkileşim ve destek içindeki bir grubu anlatır. Fellow, bir rolün veya grup adının önüne gelerek sözü edilen kişiyle aynı kimliği ya da ilgiyi paylaşan diğer insanları belirtir. Enthusiast, bir konuya güçlü ilgi duyan kişidir; bu nedenle math enthusiasts olumlu bir ifadedir ve yalnızca matematik çalışan insanlardan daha güçlü bir ilgiyi anlatır.

Alıştırma

Aynı güçlü ilgiye sahip diğer insanlarla fikir paylaşmayı doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Nora shared her ideas with a community of fellow chess enthusiasts.
  2. Nora kept her chess ideas private and spoke to no one.
  3. Nora shared her ideas with people who had never played chess.
Cevabı göster

Nora shared her ideas with a community of fellow chess enthusiasts.

It features a lively discussion where people have explored this problem from a variety of approaches, Kalıp ifadeler

4:56

İnsanların bu sorunu, bir adım daha ileri nasıl taşınacağı da dahil olmak üzere,

Kalıp ifadeler

from a variety of approaches: çeşitli yöntemlerden veya yaklaşımlardan

Burada approaches, bir problemi ele almak için kullanılan yöntemler veya düşünme biçimleri anlamına gelen çoğul ve sayılabilen bir isimdir; fiziksel olarak bir şeye yaklaşma hareketini anlatmaz. A variety of approaches, birkaç farklı yöntem türü demektir. Bu nedenle vurgulanan bölüm, insanların tek bir problemi birden fazla yöntem veya düşünce çizgisiyle incelediğini anlatır. From a variety of approaches anlaşılabilir bir ifadedir; ancak from, bakış açıları veya başlangıç noktalarıyla daha doğal biçimde birleşir. Özenli İngilizcede birkaç yöntemin uygulandığını söylemenin yaygın yolu using a variety of approaches ifadesidir.

Alıştırma

Ekibin konuyu incelemek için birkaç farklı yöntem uyguladığını en doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The team examined the issue from a variety of perspectives.
  2. The team examined the issue using a variety of approaches.
  3. The team examined the issue with one fixed procedure.
Cevabı göster

The team examined the issue using a variety of approaches.

including how to take it one step further. Deyimler

5:02

çeşitli yaklaşımlarla keşfettiği canlı bir tartışmaya ev sahipliği yapmaktadır.

Deyimler

take it one step further: mevcut aşamanın ötesine geçmek

Bu cümlede take it one step further, mevcut bir fikri, beceriyi, tartışmayı veya çalışmayı bulunduğu aşamanın ötesine taşımak anlamına gelir. it zamiri, daha önce konuşulmakta olan şeye gönderme yapar. Kalıp take + something + one step further şeklindedir. Step burada ilerleme, derinlik veya çabada ek bir düzeyi temsil eder; genellikle fiziksel bir adım anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi take it one step further ile tamamlayın: The outline is clear; now let's ____ and add supporting evidence.

Cevabı göster

take it one step further

Join the conversation today at brilliant.org/teded

5:05

Bugün brilliant.org/ted-ed adresinden sohbete katılın

or click the link below to enter your answer to the bonus riddle.

5:09

veya bonus bilmecenin cevabını girmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

And if you sign up for a premium membership using one of our links, Öbek fiiller

5:13

Ayrıca bağlantılarımızdan birini kullanarak premium üyeliğe kaydolursanız,

Öbek fiiller

sign up for a premium membership: sign up for + hizmet

Sign up for a premium membership, söz konusu premium üyelik planına kaydolmak anlamına gelir. Sign up eylemi belirtir, for ise seçilen hizmeti veya planı tanıtır. Kalıp sign up for + kurs, etkinlik, hizmet, bülten veya üyelik şeklindedir. Nesne kişinin katıldığı şeyi adlandırdığında for kalıbın bir parçasıdır ve atılmamalıdır.

Alıştırma

Cümleyi sign up for ile tamamlayın: You can ____ a premium membership on the website.

Cevabı göster

sign up for

you can get 20% off the annual fee. Kalıp ifadeler

5:16

yıllık ücret üzerinden %20 indirim kazanabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

get 20% off the annual fee: yıllık ücrette yüzde indirimi

Bu cümlede get 20% off the annual fee, normal yıllık ücretin %20'si kadar indirim almak demektir. Asıl ücretin %80'ini ödersiniz. Burada off, tutarın fiyattan düşülmesi anlamına gelir; uzakta anlamında değildir. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı get + percentage + off + fiyat, ücret veya ürün şeklindedir. Örneğin get 10% off your first order, ilk siparişin %10 daha ucuza gelmesi demektir. Annual fee, yılda bir kez alınan ücrettir.

Alıştırma

%20 indirim anlamını vermek için cümleyi get + percentage + off yapısıyla tamamlayın: Members can ____ the annual fee when they renew online.

Cevabı göster

get twenty percent off