En İyi 10 Gerçek - Team Fortress 2: İngilizce çalışma notları
LEMMiNO
Video özeti: Team Fortress, QuakeWorld modundan Team Fortress 2 öyküsünün temelindeki Mann çatışmasına, yeniden tasarımlar ve gizli göndermeler üzerinden uzanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. look and feel — Kalıplaşmış öbekler ve eşdizimler: görsel tasarım ile genel deneyimi birlikte anlatarak bir ürünü ya da oyunu değerlendirin. 2. Easter eggs — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: gerçek yumurtaları değil, gizli şakaları, göndermeleri veya ayrıntıları ayırt edip eserler arasındaki bağları açıklayın. 3. there you have the basic premise — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: anlatıcının olayları temel duruma dönüştürüp her ayrıntıyı yinelemeden açıklamayı nasıl bitirdiğini görün.
Bu derste
The Team Fortress series began as a QuakeWorld mod in 1996.
0:08Team Fortress serisi 1996 yılında bir QuakeWorld modu olarak başladı.
the developers of the mod were hired by Valve Software to develop a stand-alone version of the game called Team Fortress Classic.
0:14modun geliştiricileri, Team Fortress Classic adlı tek başına çalışabilen bir oyun geliştirmeleri için Valve Software tarafından işe alındı.
Valve quickly began development on a potential sequel.
0:24Valve hızla potansiyel bir devam oyunu üzerinde geliştirmelere başladı.
the sequel took much longer than expected Dilbilgisi
0:27devam oyununun yapımı beklenenden çok daha uzun sürdü
much longer than expected: beklenenden çok daha uzun
much longer than expected ifadesinde longer, gerçek süreyi birinin gerekli olacağını düşündüğü süreyle karşılaştırır. Much karşılaştırma derecesini güçlendirir; aradaki farkın küçük değil, büyük olduğunu gösterir. Than expected, than was expected veya than the developer expected yapısının kısaltılmış hâlidir. Buradaki expected önceki tahmini anlatır; devam oyununun insanlar tarafından heyecanla beklendiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi much + bir karşılaştırma derecesi + than expected ile tamamlayın: We planned for a two-day job, but it took a full week. The job took ____.
Cevabı göster
much longer than expected
as the developer wasn't really happy with the look and feel of the game. Kalıp ifadeler
0:29çünkü geliştirici, oyunun görünümünden ve hissiyatından pek memnun değildi.
look and feel: görünüm ve genel kullanım hissi
Look and feel, bir ürünün görsel tarzını ve ürünle etkileşim kurmanın genel deneyimini anlatan kalıplaşmış bir isim grubudur. Bu cümlede geliştirici, tek bir grafik ayrıntıdan değil, oyunun görünümü ile deneyiminin birleşiminden hoşnut değildir. Look esas olarak kullanıcıların gördüğü şeyi ifade eder. Feel burada isimdir ve kontrollerin, düzenin, hareketin ve diğer etkileşimlerin oluşturduğu izlenimi kapsar. Bu ifade, söz konusu unsurları çoğu zaman tek bir tasarım niteliği olarak ele alır.
Alıştırma
Hem görsel tarzı hem de genel etkileşim deneyimini anlatan kalıplaşmış ifadeyi kullanın: The redesign gave the website a more modern ____.
Cevabı göster
look and feel
It went through numerous stages of development, Öbek fiiller
0:33Birçok geliştirme aşamasından geçti,
“Bir süreci yaşamak” anlamındaki went through
Bu cümlede went through, bir şeyin zaman içinde bir dizi aşamayı “yaşaması ve geçmesi” anlamına gelir. Özne oyunun devam yapımıdır; bu nedenle ifade, bir kişinin bir yerden geçmesini değil, oyunun geliştirme sürecini anlatır. Bir şeyin sürecin her bölümünü yaşadığını göstermek için go through ifadesini bir süreç, aşama, değişiklik, inceleme veya zor dönemle birlikte kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümlede went through, “bir süreci yaşamak” anlamında kullanılmıştır?
- The courier went through the side door.
- She went through the drawer looking for a key.
- The proposal went through several reviews before approval.
Cevabı göster
The proposal went through several reviews before approval.
it was planned to be a realistic military shooter Dilbilgisi
0:36gerçekçi bir askeri nişancı oyunu olması planlanmıştı
compared to the more cartoony look we're all familiar with today. Kalıp ifadeler
0:39bugün hepimizin aşina olduğu daha çok çizgi film tarzı görünüme kıyasla.
Was planned to be ile başlangıçta amaçlanan tasarımı anlatmak
Was planned to be geçmiş zamanda edilgen bir kalıptır: özne + was/were planned + to be + tümleç. İnsanların başlangıçta öznenin belirli bir kimliğe veya biçime sahip olmasını amaçladığını belirtir; odak oyunda olduğu için planı yapan kişiler söylenmez. Geçmişteki bir plan, nihai sonuçla aynı şey değildir. Burada gerçekçi askerî nişancı oyunu fikri, daha sonra değişen ilk niyetti.
Alıştırma
İkinci cümleyi geçmiş zaman edilgen kalıbı was/were planned + to be ile tamamlayın: The venue's first design was later abandoned. It ____ an open-air theater.
Cevabı göster
was planned to be
Karşılaştırma ifadesi olarak compared to
Compared to, karşılaştırmanın ölçütünü tanıtır: günümüzde tanıdık olan çizgi film tarzındaki görünüm. Ana betimleme realistic military shooter ifadesidir ve bu kalıp onun günümüzdeki stille olan karşıtlığını açıkça gösterir. Burada compared bir geçmiş zaman ortacıdır, emir değildir. Kısa X, compared to Y kalıbı, X’in Y ile yan yana değerlendirilmesini anlatır ve nitelediği açıklamadan sonra gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede compared to, karşılaştırma ekleyen bir ifade olarak doğru kullanılmıştır?
- The new interface looks simple comparing to the old one.
- The new interface looks simple compared to the old one.
- The new interface looks simple compare to the old one.
Cevabı göster
The new interface looks simple compared to the old one.
the game wasn't officially mentioned again until 7 years later in 2006 Dilbilgisi
0:52oyunun adı 7 yıl sonra, 2006'ya kadar resmi olarak bir daha anılmadı
wasn't officially mentioned again until: gecikmiş bir olayı belirtme
Wasn't ... until 7 years later in 2006 bir zaman sınırı koyar. 2006'dan önce başka bir resmî anılma yoktur; bir sonraki ancak o zaman gerçekleşmiştir. Again, daha önce de bir kez söz edildiğini gösterir. Cümle edilgendir: oyun, anılma eylemini alır; bunu yapan kişi ya da şirket belirtilmez. Özne + wasn't/weren't + geçmiş zaman ortacı + until + zaman biçimindeki yeniden kullanılabilir kalıp, geciken duyurular, yanıtlar, yayımlar veya değişiklikler için kullanışlıdır.
Alıştırma
Ürün 2015'te tanıtıldı ve bir sonraki resmî anılma 2020'deki bir lansman etkinliğinde gerçekleşti. Bunu hangi cümle doğru ifade eder?
- The product was officially mentioned again until the launch event in 2020.
- The product hadn't been officially mentioned again by the launch event in 2020.
- The product wasn't officially mentioned again until the launch event in 2020.
Cevabı göster
The product wasn't officially mentioned again until the launch event in 2020.
another version of the game was leaked named Team Fortress Invasion.
0:59oyunun Team Fortress Invasion adlı başka bir sürümü sızdırıldı.
This version had scrapped the realistic look for a futuristic sci-fi game
1:03Bu sürüm, fütüristik bir bilim kurgu oyunu uğruna gerçekçi görünümü çöpe atmış
featuring a war between humans and aliens.
1:07ve insanlarla uzaylılar arasındaki bir savaşı konu alıyordu.
It was later revealed that Valve had quietly built three or four different games Dilbilgisi
1:09Daha sonra Valve'ın, son tasarıma karar vermeden önce
It was later revealed that: resmî bir aktarma kalıbı
Bu cümlede It was later revealed that, olaylardan sonra kamuya açıklanan veya öğrenilen bilgiyi sunar. Later, açıklamanın sonradan yapıldığını gösterir. Buradaki it biçimsel öznedir; belirli bir şeye gönderme yapmaz. Asıl bilgi that yan cümlesinde verilir; edilgen was revealed ise bilgiyi kimin ya da hangi kaynağın açıkladığını belirtmez.
Alıştırma
Hedef aktarma kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ the safety records had been altered.
Cevabı göster
It was later revealed that
before settling on the final design. Öbek fiiller
1:14sessizce üç veya dört farklı oyun inşa ettiği ortaya çıktı.
settling on: son seçimi yapmak
Settling on, birkaç olasılığı değerlendirdikten sonra seçeneklerden birini kesin olarak seçmek anlamına gelir. Bu cümlede ekip, nihai tasarımı seçmeden önce farklı sürümleri denemiştir. Kalıp settle on + isim veya isim öbeğidir: settle on a design, a date ya da a location. Bir karar sürecinin sonucunu anlatır; fiziksel olarak bir şeyin üzerine yerleşmek veya konmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, komitenin birkaç tarihi değerlendirdikten sonra hayal kırıklığı ima etmeden birini seçtiğini tarafsız biçimde anlatır?
- After reviewing the calendar, the committee settled on May 12.
- After reviewing the calendar, the committee settled for May 12.
- After reviewing the calendar, the committee settled May 12.
Cevabı göster
After reviewing the calendar, the committee settled on May 12.
In a promotional video for the game called Meet the Spy,
1:26Oyunun Meet the Spy adlı bir tanıtım videosunda,
the Spy manages to cut the Sniper on the left side of his cheek.
1:33Spy, Sniper'ı sol yanağından kesmeyi başarır.
was updated to add the scar that the Sniper actually got in the video. Dilbilgisi
1:41Sniper'ın aslında videoda aldığı o yarayı ekleyecek şekilde güncellendi.
was updated to add: edilgen değişiklik ve amaç
Was updated geçmiş zamanda edilgen bir yapıdır: oyun içindeki karakter modelini birileri değiştirmiştir ve bu değişiklikten etkilenen unsur modeldir. Burada sonuç daha önemli olduğu için değişikliği yapan kişi belirtilmez. To add the scar amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Modelin yara izini içermesi amacıyla güncellendiğini anlatır; modelin yara izini kendi başına eklediği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki edilgen güncelleme ve amaç ifadesiyle tamamlayın: Last night, the app ____ an offline mode.
Cevabı göster
was updated to add
after fans noticed a resemblance between the Scout and TV pitchman Vince Offer. Kalıp ifadeler
1:59hayranlar Scout ile televizyon sunucusu Vince Offer arasındaki benzerliği fark ettikten sonra.
noticed a resemblance between A and B: A ile B arasında benzerlik fark etmek
Notice a resemblance between A and B, iki kişi veya şeyin görünüş, ses ya da genel izlenim açısından birbirine benzediğini fark etmek demektir. Burada hayranlar Scout ile Vince Offer arasındaki benzerlikleri görmüştür; resemblance onların tamamen aynı veya akraba olduğu anlamına gelmez. Kalıp notice + a resemblance + between A and B biçimindedir. Between, karşılaştırılan iki kişi veya şeyi tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi, «iki tasarımın birbirine benzediğini fark etti» anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: Looking closely, Maya ____ the old logo and the new one.
Cevabı göster
noticed a resemblance between
Offer's best known for being the pitchman for the ShamWow commercials, Kalıp ifadeler
2:04Offer en çok ShamWow reklamlarının sunucusu olmasıyla bilinir,
best known for being + bir rol
Best known for, “en çok … ile tanınmak” anlamına gelir. Bu cümlede Offer'ın insanlar tarafından yaygın biçimde tanınmasını sağlayan mesleki rolü belirtir. For'dan sonra isim öbeği veya -ing biçimi gibi isim görevindeki bir öğe gelir. Burada being onun kimliğini tanıtır: be best known for being + bir rol. For'dan hemen sonra yalın fiil biçimi be kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi best known for + bir -ing biçimi kalıbıyla tamamlayın: The actor is ____ a superhero in the series.
Cevabı göster
best known for being
and that's exactly what these lines are referencing.
2:08ve bu repliklerin tam olarak gönderme yaptığı şey de budur.
There are so many references and Easter eggs in this game. Kelime
2:13Bu oyunda o kadar çok gönderme ve sürpriz yumurta (Easter egg) var ki.
Medyadaki gizli ayrıntılar anlamında Easter eggs
Oyunlarda, filmlerde, yazılımlarda ve diğer medya ürünlerinde Easter egg, insanların fark etmesi veya bulması için kasıtlı olarak gizlenmiş ayrıntı, mesaj, şaka ya da özelliktir. Burada ifade mecazidir; Paskalya için süslenen yumurtaları anlatmaz. Easter eggs çoğul biçimdir, dolayısıyla cümle birden fazla gizli içerikten söz eder.
Alıştırma
Hangi cümlede Easter egg medya alanındaki anlamıyla kullanılmıştır?
- İncelemeyi yazan kişi ana karakterleri en başta açıkça listeler.
- Çocuklar bir Paskalya yumurtasını mavi boyayla süsler.
- Oyunda ilk tasarımcısının resmi bulunan gizli bir oda vardır; bu bir Easter egg'dir.
Cevabı göster
Oyunda ilk tasarımcısının resmi bulunan gizli bir oda vardır; bu bir Easter egg'dir.
is a reference to the dagger used by Jafar in Aladdin. Kalıp ifadeler
2:21Aladdin'de Jafar'ın kullandığı hançere bir göndermedir.
is a reference to: gönderme yapmak
X is a reference to Y, X'in bilinçli olarak Y'yi işaret ettiği, Y'ye gönderme yaptığı veya Y'den esinlendiği anlamına gelir. Burada bıçağın adı ve tasarımı Aladdin'deki Jafar'ın hançerini hatırlatır; bu, iki nesnenin tamamen aynı olduğu anlamına gelmez. Bir filmde, oyunda, kitapta, sanat eserinde veya reklamda fark edilebilir bir bağlantıyı açıklamak için X is a reference to Y kalıbını kullanabilirsin. Bu anlamda reference, akademik bir metindeki kaynak değil, bir göndermedir.
Alıştırma
Cümleyi “bilinçli olarak işaret eder veya gönderme yapar” anlamındaki ifadeyle tamamla: The mural ____ a local legend.
Cevabı göster
is a reference to
The wooden section of the Liberty Launcher has a crack on the right side,
2:24Liberty Launcher'ın ahşap kısmının sağ tarafında bir çatlak vardır,
which is a reference to the famous Liberty Bell.
2:27bu da ünlü Özgürlük Çanı'na (Liberty Bell) bir göndermedir.
is actually the Russian word for chocolate spelled backwards. Kalıp ifadeler
2:31aslında çikolata kelimesinin Rusça tersten yazılışıdır.
spelled backwards: tersten yazılmış
Spelled backwards, bir sözcüğün veya adın harflerinin ters sırada yazılması demektir. CAT tersten yazılırsa TAC olur. Burada ad, Rusçada çikolata anlamına gelen sözcüğün harfleri ters çevrilerek oluşturulmuştur. Bu ifade, harf sırasına dayalı bir sözcük oyununu anlatır. Backwards, yazımın nasıl sıralandığını belirtir; sözcüğün bir şeyin arka tarafına yazıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen iki sözcüklük ifadeyle tamamla: The code is my first name ____.
Cevabı göster
spelled backwards
The weapons Baby Face's Blaster and the Pretty Boy's Pocket Pistol
2:38Baby Face's Blaster ve Pretty Boy's Pocket Pistol silahları
George Baby Face Nelson and Charles Pretty Boy Floyd.
2:44George Baby Face Nelson ve Charles Pretty Boy Floyd.
is a reference to the character Mustafa from the movie Austin Powers 2.
2:48Austin Powers 2 filmindeki Mustafa karakterine bir göndermedir.
The Ap-Sap is a reference to Wheatley from Portal 2.
2:52Ap-Sap, Portal 2'deki Wheatley'e bir göndermedir.
One of the taunt kills for the Pyro is called Hadouken.
2:55Pyro'nun alaylı öldürme hareketlerinden birinin adı Hadouken'dir.
This is of course a direct reference to Hadouken.
2:59Bu elbette Hadouken'e doğrudan bir göndermedir.
Asgari bir ricayı anlatan at least
Burada at least, isteği konuşanın makul gördüğü en alt düzeye indirir: başka hiçbir şeye izin verilmese bile en azından cümlesini bitirsin. Yalnızca sayısal bir alt sınır bildirmez; engellenmişlikten doğan hayal kırıklığı ve gönülsüz bir uzlaşma da katar. at least ifadesini korumak istediğin asgari eylem ya da sonucun önüne getir: Can I at least explain? Çoğu zaman daha büyük bir isteğin engellendiğini veya kabul edilmeyebileceğini ima eder.
Alıştırma
Sözün birkaç kez kesildi. Konuşma devam etmeden önce asgari bir konuşma fırsatı isteyen cümle hangisidir?
- Can I repeat every detail before you respond?
- Can I at least finish my point before you respond?
- Can I wait until after you respond to explain?
Cevabı göster
Can I at least finish my point before you respond?
When the Red-Tape Recorder is slowed down by about 80% Öbek fiiller
3:13Red-Tape Recorder yaklaşık %80 yavaşlatıldığında
Edilgen öbek fiil is slowed down
Is slowed down, slow down öbek fiilinin edilgen biçimidir. Tekil özne olan the Red-Tape Recorder eylemden etkilenir: bir kişi veya süreç onun oynatma hızını azaltır. Fiil yapısı is + slowed biçimindedir ve down öbek fiilin bir parçası olarak kalır. Edilgen yapı, değişikliği yapan kişi veya süreç yerine etkilenen şeye odaklanır. by about 80% ifadesinde by, azalma miktarını gösterir; dolayısıyla ortaya çıkan hız, ilk hızın yaklaşık %20’sidir.
Alıştırma
Cümleyi slow down ifadesinin edilgen biçimiyle tamamla: During the replay, the video ____ so viewers can see each step.
Cevabı göster
is slowed down
you can hear that it's actually someone saying let's make some noise. Kalıp ifadeler
3:17aslında birinin let's make some noise dediğini duyabilirsiniz.
Kalabalığı coşturan bir çağrı olarak Let's make some noise
Let's make some noise, bir grubu tezahürat yapmaya, alkışlamaya, bağırmaya veya başka bir şekilde yüksek sesle karşılık vermeye çağıran enerjik bir ifadedir. Burada noise, istenmeyen veya rahatsız edici bir gürültüyü değil, seyircinin coşkulu sesini anlatır. let's + fiilin yalın biçimi, konuşan kişiyle dinleyenlerin birlikte yapacağı bir eylemi önerir. Bu ifadede rastgele gürültü çıkarma talimatı vermek yerine grubu coşturur.
Alıştırma
Kalabalığı coşturan bu yaygın çağrıyı tamamlayın: Everyone, ____ for our next performer!
Cevabı göster
let's make some noise
might remember that grenades were a strong feature in Team Fortress Classic.
3:37el bombalarının Team Fortress Classic'te güçlü bir özellik olduğunu hatırlayabilir.
It's later been explained that they decided not to use them in the end Dilbilgisi
3:41Daha sonra nihayetinde onları kullanmamaya karar verdikleri, çünkü
Decided not to use: karar verilen eylemi olumsuzlama
Decided not to use, decide + not to + fiilin yalın biçimi yapısını izler. Not, not to use mastar grubuna aittir; dolayısıyla verilen karar onları kullanmamak yönündedir. Bu, decided sözcüğünü olumsuz yapmaktan farklıdır: gerçekten bir karar verilmiştir. Yeniden kullanılabilen kalıp özne + decide/decided + not to + fiildir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için decide not to test ifadesinin geçmiş zaman biçimini kullanın: After reading the safety report, the team ____ the machine.
Cevabı göster
decided not to test
because they were afraid players would rely on them too heavily Kalıp ifadeler
3:44oyuncuların onlara çok fazla bel bağlayıp
rely on them too heavily: onlara fazlasıyla bel bağlamak
Bu cümlede rely on them, “yardım almak veya başarılı olmak için o şeylere güvenmek” anlamına gelir. them zamiri, on edatının nesnesidir. too heavily dereceyle ilgili olumsuz bir değerlendirme ekler: bağımlılık, makul veya amaçlanan düzeyden daha fazla olacaktır. Heavily burada fiziksel ağırlığı değil, bağımlılığın derecesini anlatır.
Alıştırma
Yazılıma aşırı bağımlılığı anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the outage, Leo realized that he had ____.
Cevabı göster
relied on it too heavily
and start spamming them instead.
3:48bunun yerine sürekli onları atmaya (spam yapmaya) başlamalarından korktukları açıklandı.
Resmî sonuç bağlayıcısı olarak Thus,
Thus, az önce verilen nedenin veya kanıtın sonucunu tanıtır. Burada okuyucuya, onların tamamen kaldırılmasının daha önceki kaygının sonucu olduğunu anlatır. Cümlenin başına yerleştirilip ardından virgül getirilen Thus, açıklamayı neden → sonuç düzeninde kurar. Yeni bir neden vermez; önceki bilgilerden neyin çıktığını gösterir.
Alıştırma
İlk cümleden çıkan resmî bir sonucu en iyi hangi bağlayıcı gösterir? The evidence was incomplete. ___, the report did not make a final claim.
- Thus
- For example
- However
Cevabı göster
Thus
has a hidden note in the corner that means Sparkwire loves Primrose forever,
4:01köşesinde, eşyanın yaratılmasında emeği geçen Sparkwire'ın Primrose'u sonsuza kadar sevdiği anlamına gelen gizli bir not vardır,
both of whom are credited for the item's creation. Dilbilgisi
4:06her ikisi de bu eşyanın yapımcısı olarak kredilendirilmiştir.
Sınırlayıcı olmayan ilgi cümleciğinde both of whom
Both of whom, hemen önce adı geçen iki kişiye, yani Sparkwire ve Primrose'a gönderme yapar. Bu cümlede, ikisinin de ayrı ayrı eşyanın yaratılmasına katkıda bulunan kişiler olarak belirtildiğini anlatır. Virgül, sınırlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesi başlatır: kimlerden söz edildiğini belirlemek yerine ek bilgi verir. both of whom yapısında whom, of edatından sonra gelir; bu yüzden standart İngilizcede who değil whom kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, bilginin iki kişinin her biri için geçerli olduğunu belirten resmî ilgi ifadesiyle tamamlayın. Nora and Eli, ____ had trained for years, finished the race.
Cevabı göster
both of whom
has a nod to the Facepunch forums that reads death to Facepunch. Deyimler
4:11Facepunch forumlarına bir selam olarak death to Facepunch yazar.
has a nod to: küçük ve bilinçli bir gönderme
Has a nod to, bir şeyin başka bir şeye küçük ve bilinçli bir gönderme ya da atıf içerdiği anlamına gelir. Burada gizli yazı Facepunch forumlarını işaret eder; kimse fiziksel olarak başıyla onaylama hareketi yapmıyor. Kalıp have/has a nod to + kişi, eser, topluluk veya önceki fikir şeklindedir. A nod genellikle yalnızca bir ayrıntıdır; bu yüzden ifade tek başına bütün eserin kaynağı kopyaladığı veya uyarladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Yeni bir oyunun kendine ait bir hikâyesi var, ancak eski bir oyundan küçük bir simge içeriyor. En doğru cümle hangisidir?
- The new game has a nod to the older game.
- The new game has no reference to the older game.
- The new game is an adaptation of the older game.
Cevabı göster
The new game has a nod to the older game.
is blown up: blow up fiilinin patlama anlamındaki edilgen biçimi
Is blown up, blow up fiilinin geniş zamanda edilgen biçimidir. Burada blow up, birini patlamayla öldürmek veya ağır yaralamak ya da bir şeyi yok etmek veya ağır biçimde hasara uğratmak anlamına gelir. Edilgen yapı, patlamadan etkilenen karakter Scout’u özne konumuna getirir. Aksiyon ve oyun anlatımlarında çevredeki olaylar, ifadenin patlama anlamında kullanıldığını gösterir. Burada bir resmi büyütmek veya öfkelenmek anlamına gelmez.
Alıştırma
is ve blow up fiilinin doğru biçimini kullanarak geniş zamandaki edilgen cümleyi tamamlayın: In the game, the supply truck ____ by a hidden mine.
Cevabı göster
is blown up
there's a 1 in a 100 chance that a dove will fly out of his body. Dilbilgisi
4:19vücudundan bir güvercin uçup çıkma ihtimali 100'de 1'dir.
there's a 1 in a 100 chance that: olasılığı oranla belirtmek
there's a X in Y chance that + clause kalıbı sayısal bir olasılık verir. İlk a, chance sözcüğüyle bağlantılıdır; X in Y olayın ne kadar olası olduğunu belirtir, that ile başlayan yan cümle ise olayı açıklar. Burada 1 in a 100, one in a hundred diye okunur ve %1’e eşittir. Bu kalıpta in yer bildirmez; belirli sayıdaki durumun içinden kaç tanesini kastettiğimizi gösterir.
Alıştırma
There's, 1 in 200 oranı ve chance that ifadelerini kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ the next box contains a prize.
Cevabı göster
There's a 1 in 200 chance that
This is a reference to the final scene of the promotional video
4:24Bu, tanıtım videosunun final sahnesine bir göndermedir
where Archimedes is revealed to be stuck inside the Scout's chest. Dilbilgisi
4:28Archimedes'in Scout'un göğsüne sıkıştığı ortaya çıkar.
is revealed to be stuck: sonradan keşfedilen bir durumu bildirmek
Bu cümlede is revealed to be stuck, hikâyenin daha sonra Archimedes'in sıkışmış olduğunu gösterdiği anlamına gelir. Özne, durumu ortaya çıkarılan varlıktır; bu nedenle gerçeği ortaya çıkaran kişi veya olayı belirtmek gerekmez. be revealed to be + durum kalıbı, özne hakkında yapılan bir keşfi bildirir. To be stuck, keşfedilen durumdur; Archimedes'e sıkışmasının emredildiği veya onun buna zorlandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi reveal fiilinin doğru edilgen biçimiyle tamamlayın: After the inspection, the tunnel ____ unsafe.
Cevabı göster
was revealed to be
The RED team stands for Reliable Excavation and Demolition, Kalıp ifadeler
4:41RED takımı Reliable Excavation and Demolition'ın kısaltmasıdır,
and the BLU team stands for Builders League United.
4:45ve BLU takımı Builders League United'ın kısaltmasıdır.
stands for: bir adın veya kısaltmanın açılımını vermek
Burada stands for, RED ve BLU adlarının temsil ettiği sözcüklerin tamamını verir. Yapının tekrarı paralel açıklamalar oluşturur: RED bir şirket adını, BLU ise başka bir şirket adını temsil eder. X bir kısaltma, baş harfler dizisi, simge veya etiket; Y de onun temsil ettiği şey olduğunda X stands for Y kullanılır. RED ve BLU kendi yan cümlelerinde tekil adlar olarak görüldüğü için stand, stands olur.
Alıştırma
Cümleyi stand for ifadesinin geniş zaman biçimiyle tamamlayın: API ____ Application Programming Interface.
Cevabı göster
stands for
As Team Fortress 2 doesn't have any type of story or campaign mode to speak of, Deyimler
4:50Team Fortress 2'de bahsedilmeye değer herhangi bir hikaye veya senaryo modu bulunmadığından,
Olumsuz bir ifadeden sonra “to speak of”
Olumsuz bir ifadenin ardından gelen to speak of, “anılmaya değer” ya da “gerçekten bu adla adlandırılabilecek” anlamına gelir. Burada oyunda anlamlı sayılabilecek bir hikâye veya sefer modu olmadığı söyleniyor. Bu ifade, olumsuz veya olumsuza yakın bir yargıyı güçlendirir. Onu “hakkında konuşmak için” anlamındaki bir mastar olarak değil, kapsamı sınırlayan kalıplaşmış bir ifade olarak okuyun.
Alıştırma
Cümleyi “anılmaya değer” anlamındaki kalıpla tamamlayın: After three meetings, we still had no progress ____.
Cevabı göster
to speak of
that a lot of players are unaware of the extensive universe Kalıp ifadeler
4:56oyunun aslında içinde geçtiği geniş evrenden
Biçimsel it öznesiyle “it's not surprising that”
it's not surprising that + yan cümle kalıbında it, önden yerleştirilen biçimsel bir öznedir. Asıl değerlendirilen içeriği that yan cümlesi verir: birçok oyuncu oyunun daha geniş evreninden habersizdir. Bu ifade, daha önce verilen neden dolayısıyla bu gerçeği anlaşılır veya beklenen bir sonuç olarak sunar. Sonucu değerlendirir; sonucun iyi olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi, sonucu beklenen bir durum olarak sunan dersteki tam ifadeyle tamamlayın: The road was closed by snow, so ____ the bus was late.
Cevabı göster
it's not surprising that
unaware of: bir şeyin varlığını bilmemek
Bu cümlede unaware of, “bir şeyden haberdar olmamak” veya “bir şeyin varlığını fark etmemek” demektir. Oyuncular, oyunun geniş bir kurgusal evreni olduğunu bilmez. Kalıp be + unaware of + isim, zamir veya -ing biçimidir. Özellikle gerçekler, riskler ya da arka plan bilgileriyle ilgili bilgi eksikliğini anlatmak için kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeyin bilincinde veya o konuda bilgi sahibi olmamak” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The team was ____ the new safety rule until this morning.
Cevabı göster
unaware of
takes place: bir şeyin nerede gerçekleştiğini belirtmek
take place ifadesinde place, “gerçekleşmek” veya “meydana gelmek” anlamındaki sabit bir ifadenin parçasıdır. Burada takes place, oyunun hikâyesinin o evrende geçtiğini belirtir. Bir olayın zamanını veya yerini eklemek için take place kullanın: The meeting takes place on Friday; The scene takes place in a village. Fiil, özneye ve zamana göre normal biçimde değişir: takes place, took place, will take place.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrenilen ve “gerçekleşmek” anlamına gelen iki sözcüklü sabit ifadeyle tamamlayın: The school festival will ____ in the town square next Saturday.
Cevabı göster
take place
This universe and its sort of hidden storyline Ton ve niyet
5:02Bu evren ve bir nevi gizli hikayesi
hidden öncesinde ifadeyi yumuşatan sort of
Bu cümlede sort of, hidden sıfatını niteler. “Bir dereceye kadar” veya “denebilir ki” anlamına gelir; böylece konuşmacı hidden ifadesini kesin bir gerçek değil, yaklaşık bir betimleme olarak sunar. Bu kullanım bir yumuşatıcıdır: iddianın gücünü azaltır. Burada “bir tür” anlamına gelmez.
Alıştırma
“The map is sort of confusing,” cümlesinde sort of ne işe yarar?
- Haritanın belirli bir kategoriye ait olduğunu söyler.
- Betimlemeyi yumuşatır ve “biraz” anlamına gelir.
- Haritanın yalnızca geçmişte kafa karıştırıcı olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Betimlemeyi yumuşatır ve “biraz” anlamına gelir.
has slowly been revealed through the use of comics and promotional videos for the game. Notlar
5:05oyun için hazırlanan çizgi romanlar ve tanıtım videoları aracılığıyla yavaş yavaş ortaya çıkmıştır.
has slowly been revealed: edilgen present perfect
has slowly been revealed, present perfect (has + past participle) ile edilgen yapıyı (been + revealed) birleştirir. Özne, bilinir hâle gelen bilgi veya hikâye örgüsüdür; onu ortaya çıkaran kişi ya da kaynak belirtilmez. Çoğul öznede has yerine have kullanılır. Present perfect, geçmişte başlayan aşamalı bir süreci şu anda bilinenlerle ilişkilendirir. Slowly, has ile been arasında yer alarak ortaya çıkarma işleminin zaman içinde parça parça gerçekleştiğini vurgular.
Alıştırma
reveal fiilinin edilgen present perfect biçimini oluşturmak için eksik sözcükleri tamamlayın: Over the past decade, the building's full history has slowly ____.
Cevabı göster
been revealed
Bir yöntemi resmî biçimde anlatan through the use of
Bu cümlede through the use of, bir şeyin ortaya çıkarılmasını sağlayan yöntem veya aracı tanıtır: çizgi romanlar ve tanıtım videoları. Burada through, fiziksel bir alanın içinden geçmek değil, “aracılığıyla” anlamına gelir. through the use of + isim öbeği yapısı, bir sonucun nasıl elde edildiğini açıklamanın resmî bir yoludur. Raporlarda, açıklamalarda ve belgesel tarzı anlatımlarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “by using” anlamına gelen resmî ifadeyle tamamlayın: The team reduced waste ____ reusable containers.
Cevabı göster
through the use of
he has three sons named Redmond, Blutarch, and Gray.
5:15Redmond, Blutarch ve Gray adında üç oğlu vardır.
Çoğul those of you sonrasında who's been ve who've been
Altyazıdaki who's been, who has been ifadesinin kısaltmasıdır. Ancak who, çoğul olan those of you ifadesine gönderme yapar. Bu nedenle özenli standart İngilizcede who have been gerekir ve bu genellikle who've been olarak kısaltılır: “For those of you who've been paying attention, ...” have veya has biçimini who sözcüğünün gönderme yaptığı öncülle uyumlu hâle getirin. Tekil öncülle who's (= who has), çoğul öncülle who've (= who have) kullanın.
Alıştırma
Cümleyi çoğul öncülle uyumlu standart kısaltmayla tamamlayın: This reminder is for those of you ____ been paying attention.
Cevabı göster
who've
this is also the main reason why the teams are named RED and BLU. Dilbilgisi
5:21takımların RED ve BLU olarak adlandırılmasının temel nedeni de budur.
the main reason why + yan cümle
the main reason why the teams are named RED and BLU ifadesinde why, kendi öznesi ve fiili olan the teams are named RED and BLU yan cümlesini başlatır. Bu yan cümle, nedeni açıklanan durumu belirtir. İfadenin bütünü, o durumun en önemli açıklaması anlamına gelir. Daha önce belirtilen nedeni, why sonrasında verilen sonuca bağlar.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Her new job is ____ she moved to Berlin.
Cevabı göster
the main reason why
Anyhow, Redmond and Blutarch were born perfectly normal,
5:24Her neyse, Redmond ve Blutarch tamamen normal doğdular,
so Zepheniah ordered the baby to be smothered. Dilbilgisi
5:30bu yüzden Zepheniah bebeğin boğularak öldürülmesini emretti.
ordered + nesne + to be + geçmiş zaman ortacı
ordered the baby to be smothered ifadesinde ordered, bir nesne ve ardından edilgen mastar alır: the baby + to be smothered. Bebek eylemden etkilenen taraftır; eylemi gerçekleştiren kişi değildir. Bu yapı, eylemi gerçekleştirecek kişiyi belirtmeden nesneye bir şey yapılması yönündeki emri aktarır. Zepheniah’ın eylemi bizzat gerçekleştirdiğini söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle, müdürün tehlikeli makinenin kaldırılmasını başka kişilere emrettiğini ancak bu kişileri belirtmediğini ifade eder?
- The manager removed the unsafe machine after receiving an order.
- The manager ordered the technicians to remove the unsafe machine.
- The manager ordered the unsafe machine to be removed.
Cevabı göster
The manager ordered the unsafe machine to be removed.
before he could do so: önceki bir eyleme gönderme yapmak
before he could do so ifadesindeki do so, hemen önce sözü edilen eylemin, yani bebeği boğma emrini yerine getirmenin yerini tutar. İfadenin bütünü “o, bu eylemi gerçekleştiremeden önce” anlamındadır. Bir şeyi iyi yaptığı anlamına gelmez. do so, uzun bir eylem öbeğini tekrar etmeyi önler. do, zaman veya kip yapısına göre do so, did so, could do so biçimlerine girebilir; so ise aynı eyleme gönderme yapar.
Alıştırma
“The manager asked Leo to lock the door, and he did so immediately.” cümlesinde did so ne anlama gelir?
- Leo yöneticiye soru sordu.
- Leo kapıyı kilitledi.
- Leo iyi bir iş çıkardı.
Cevabı göster
Leo kapıyı kilitledi.
Yeah, I know: beklenen bir tepkiyi kabul etmek
Burada Yeah, I know yalnızca konuşanın bir gerçeği bildiğini söylemez. Kartal ayrıntısının birden ortaya çıkmasına seyircinin vereceği tepkiyi önceden karşılar ve yaklaşık olarak “Biliyorum, kulağa saçma geliyor” anlamına gelir. Yeah ortak tepkiyi kabul ederken I know, konuşanın dinleyicinin neden şaşırabileceğini önceden fark ettiğini gösterir. Bu ifade, açıkça söylenmemiş bir itiraz veya inançsızlıkla kısa bir uzlaşma anı yaratır.
Alıştırma
Bu bağlamda konuşan Yeah, I know ifadesini kullanarak ne yapıyor?
- Kartalın ne olduğunu açıkladığı için dinleyiciye teşekkür etmek.
- Hiçbir tutum göstermeden bir gerçeği sakince doğrulamak.
- Kartal ayrıntısının inanılmaz geldiğini kabul etmek.
Cevabı göster
Kartal ayrıntısının inanılmaz geldiğini kabul etmek.
Kaba bir vurgu sözcüğü olarak fucking
Burada fucking, eagle isminin önünde kaba bir vurgu sözcüğü olarak kullanılır. Bir eylemi anlatmaz; yaklaşık olarak “lanet olası bir kartal” ya da “gerçekten bir kartal” der gibi güçlü bir duygu ekler, ancak bunlardan çok daha serttir. Konuşan kişi bunun bir kartal olduğunu zaten biliyor. Bu nedenle sözcük, bu ayrıntının ne kadar saçma geldiğine yönelik şaşkınlık, öfke veya inanamama duygusu verir.
Alıştırma
Bu cümlede fucking sözcüğünün işlevi nedir?
- Belirli bir kartal türünü kibarca tanımlar.
- Konuşanın bunun kartal olup olmadığından emin olmadığını gösterir.
- Kartalın gerçek anlamda yaptığı bir eylemi anlatır.
- Şaşırtıcı kartal ifadesine güçlü ve kaba bir vurgu ekler.
Cevabı göster
Şaşırtıcı kartal ifadesine güçlü ve kaba bir vurgu ekler.
Anlatısal bir zaman atlaması olarak Skipping forward a few decades
Skipping forward a few decades, anlatıda kullanılan bir zaman geçişidir. Dinleyiciye anlatının mevcut zaman noktasını bıraktığını ve birkaç on yıl sonra devam ettiğini bildirir; böylece aradaki yıllar bilinçli olarak atlanır. Baştaki -ing yan cümlesi, bir sonraki ana olaydan önce zaman değişimini çerçeveler. Atlanan dönem mevcut açıklama için önemli değilse bu yapıyı kullanabilirsiniz. Buradaki skipping, fiziksel olarak ileri doğru sıçramayı değil, hikâyenin zaman çizgisinde ilerlemeyi anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede skipping forward anlatısal bir zaman geçişi olarak kullanılmıştır?
- Skipping breakfast, he left the house early.
- The child was skipping forward along the path.
- She was looking forward to the holiday.
- Skipping forward ten years, we find that the town has become a busy port.
Cevabı göster
Skipping forward ten years, we find that the town has become a busy port.
and Zepheniah is now nearing the end of his life Deyimler
5:41Zepheniah artık hayatının sonuna yaklaşmaktadır
Örtmeceli bir ifade olarak nearing the end of his life
Bu cümlede nearing the end of his life, Zepheniah'ın yaşlı olduğunu ve ölüme yaklaştığını belirtir. End, sıradan bir etkinliğin sonunu değil, onun yaşamının sonunu ifade eder. Bu ifade, he is dying demekten daha yumuşak ve dolaylıdır. near veya nearing the end of someone's life kalıbı, ölümden incelikli biçimde söz edilmek istendiğinde biyografilerde ve ciddi anlatılarda yaygındır.
Alıştırma
Cümlede nearing the end of his life ne anlama geliyor?
- Bir görevi bitirmek üzere.
- Bir yolculuğun sonuna ulaşıyor.
- Ölüme yaklaşıyor.
Cevabı göster
Ölüme yaklaşıyor.
and thus decides to divide the land that he owns into two equal parts, Kalıp ifadeler
5:44ve bu yüzden sahip olduğu araziyi iki eşit parçaya bölmeye karar verir,
Araziyi iki eşit parçaya bölmek: divide A into B
Divide A into B, A'yı bir bütün; B'yi ise bölme sonucunda oluşan parçalar veya gruplar olarak sunar. Burada the land bütündür, two equal parts ise sonuçtur. that he owns ilgi cümleciği yalnızca hangi araziden söz edildiğini belirtir; kalıbı kesintiye uğratmaz. Yapı, A'nın ek bilgiyle genişletildiği divide the land that he owns into two equal parts biçiminde görülebilir.
Alıştırma
Cümleyi, sonuçta oluşan grupları belirten edatla tamamlayın: The coach divided the players ____ two equal teams.
Cevabı göster
into
it's not so hard to figure out what happens next. Öbek fiiller
5:53bundan sonra ne olacağını anlamak pek de zor değil.
Given + isim öbeği: bir sonucun dayanağını belirtmek
Given + bir isim öbeği, “göz önüne alındığında” veya “dikkate alındığında” anlamına gelir. Burada Given the nature of the game, bir sonraki olayı tahmin etmenin kolay olmasına gerekçe oluşturan ilgili bir gerçeği sunar. Bu giriş ifadesi mantığı düzenler: önce koşulu belirtir, ardından bu koşuldan çıkan sonucu verir. Bu kullanımda given bir edat gibi çalışır; bir şeyin birine verildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz tek kelimelik ifadeyle tamamlayın: “____ the heavy rain, the match was moved indoors.”
Cevabı göster
Given
figure out: düşünerek bir cevaba ulaşmak
Figure out, mevcut ipuçlarını düşünerek bir şeyi anlamak, bir sorunu çözmek veya bir cevaba ulaşmak demektir. Bu cümlede, cevabın doğrudan söylenmesi yerine bundan sonra ne olacağını çıkarma anlamındadır. Ayrılabilen bir öbek fiildir: figure the answer out ve figure out the answer yapılarının ikisi de kullanılabilir. Zamir kullanıldığında zamir ortaya gelir: figure it out denir, figure out it denmez.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz öbek fiilin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: “After comparing all the clues, Nina finally ____ who had moved the box.”
Cevabı göster
figured out
The two brothers each hire a team of nine mercenaries
5:56İki kardeşin her biri, dokuz paralı askerden oluşan bir takım kiralayarak
Take over: kontrolü ele geçirmek
Take over, “bir şeyin kontrolünü ele geçirmek” anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu cümlede kardeşlerin her biri, tuttuğu gücün diğer kardeşin toprağını ele geçirip kontrol etmesini ister; toprağı başka bir yere taşımak anlamına gelmez. Nesne, öbeğin tamamından sonra gelebilir: take over the land. Aynı yapı bir şirketin, hükûmetin ya da bölgenin kontrolünü ele geçirmeyi veya bir sorumluluğu devralmayı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “kontrolü devralmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: After the owner retires, Lena will ____ the shop.
Cevabı göster
take over
and there you have the basic premise of the actual game. Anlatım akışı
6:01işte gerçek oyunun temel kurgusu da buradadır.
There you have the basic premise: önceki bilgileri özetlemek
There you have the basic premise bir özetleme kalıbıdır. Konuşmacı temel bilgileri verdikten sonra bu kalıpla onları oyunun ana kurgusu olarak bir araya getirir. Buradaki there bir yeri göstermez, have de gerçek anlamda sahip olmayı ifade etmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp there you have + sonuç veya özet biçimindedir. Dinleyiciye, “Bu ayrıntılar şu sonuca veya tamamlanmış tabloya götürüyor,” mesajını verir.
Alıştırma
Cümleyi there ile başlayan üç sözcüklü özetleme kalıbıyla tamamlayın: We have a missing key, a locked room, and only one suspect—and ____ the basic premise of the mystery.
Cevabı göster
there you have
But the war between the two brothers continue, Dilbilgisi
6:06Fakat iki kardeş arasındaki savaş devam eder,
the war between the two brothers ... continues: özne-fiil uyumu
Tam özne the war between the two brothers ifadesidir, ancak öznenin temel ismi war'dur. between the two brothers yalnızca hangi savaştan söz edildiğini belirtir; çoğul brothers ismi fiilin biçimini belirlemez. war tekil olduğu için standart İngilizcede geniş zaman uyumu continue değil, continues gerektirir: the war ... continues. Özne bir niteleyici ifade içerdiğinde fiili en yakındaki isimle değil, temel isimle uyumlu hâle getirin.
Alıştırma
continue fiilinin doğru biçimini kullanın: The disagreement between the two neighbors ____ despite their latest meeting.
Cevabı göster
continues
and we need to jump forward another few decades into the mid-to-late 20th century
6:09ve oyunun aslında geçtiği döneme, yani 20. yüzyılın ortalarından sonlarına doğru
have been formed and are now controlled by a woman named Helen, Dilbilgisi
6:19kurulmuş olup, artık Helen adında bir kadın tarafından kontrol edilmektedir,
also known as the Administrator. Kalıp ifadeler
6:23kendisi aynı zamanda Administrator olarak da bilinir.
By this time: anlatıyı daha sonraki bir zaman noktasına taşımak
By this time, anlatıda kullanılan bir zaman işaretidir. Okuyucuyu daha sonraki bir referans noktasına taşır ve o zamana kadar ulaşılmış olan durumu tanıtır; bu cümlede iki şirket kurulmuş ve Helen'ın kontrolü altına girmiştir. by sözcüğü bir bitiş noktası belirler: gelişmeler bu noktadan önce gerçekleşmiştir veya o zamana kadar var olan bir durum oluşturmuştur. Bu, yalnızca tam o anda ne olduğunu söylemekten daha fazlasıdır.
Alıştırma
Bir projenin geçmişi haziran ayına atlıyor. Hangi cümle haziranı, önceki çalışmaların zaten tamamlanmış olduğu nokta olarak en açık biçimde gösterir?
- By this time, the team had already finished the first prototype.
- At this time, the team was working on the first prototype.
- Around this time, the team started the first prototype.
Cevabı göster
By this time, the team had already finished the first prototype.
have been formed ... are now controlled: iki edilgen zaman
Birbirine bağlanan iki fiil öbeği de edilgendir, ancak farklı zaman anlamları taşıdıkları için farklı zamanlar kullanırlar. have been formed, have been + geçmiş zaman ortacı yapısındaki edilgen present perfect biçimidir. Şirketlerin kurulmasının tamamlandığını ve sonucunun şimdiyle ilgili olduğunu gösterir. are now controlled, are + geçmiş zaman ortacı yapısındaki edilgen simple present biçimidir. now ile birlikte şirketlerin şu anda kimin kontrolünde olduğunu anlatır. and ile bağlanan yüklemlerin aynı zamanda olması gerekmez; her biri kendi zaman anlamına uygun biçimi kullanır.
Alıştırma
Kulüplerin kurulmasının tamamlandığını ve şimdiyle ilgili olduğunu, aynı zamanda şu anda onları kimin kontrol ettiğini en iyi gösteren cümle hangisidir?
- The two clubs are formed and have now been controlled by the local council.
- The two clubs have been formed and are now controlled by the local council.
- The two clubs were formed and were controlled by the local council.
Cevabı göster
The two clubs have been formed and are now controlled by the local council.
also known as: başka bir ad belirtmek
also known as, aynı kişi veya şey için başka bir ad, unvan, lakap ya da etiket ekler. Burada Helen ile the Administrator ifadelerinin iki ayrı kişiyi değil, aynı kişiyi anlattığını gösterir. Bu ifade çoğunlukla bir addan sonra kısaltılmış edilgen yan cümle olarak kullanılır: Helen, who is also known as the Administrator → Helen, also known as the Administrator. as sonrasındaki isim öbeği alternatif addır.
Alıştırma
DJ Nova'nın Maya Chen'in başka bir adı olduğu anlamını veren ifadeyi seçin: Maya Chen, ___ DJ Nova, will perform tonight.
- also known by
- also known as
- also known for
Cevabı göster
also known as
The brother Gray is still alive and manages to kill Redmond and Blutarch,
6:25Kardeş Gray hâlâ hayattadır ve Redmond ile Blutarch'ı öldürmeyi başarır,
through the use of a life-extending machine.
6:31hayat uzatma makinesi sayesinde hâlâ hayattaydılar.
who was also still alive: was yerine were kullanmak
Bu cümlede who, yalnızca en yakın ad olan Blutarch'a değil, Redmond and Blutarch sıralı ad öbeğinin tamamına gönderme yapar. Öncül iki kişiyi belirttiği için ilgi cümleciğinde çoğul uyumu gerekir. Standart biçim who were also still alive şeklindedir; who was also still alive değildir. Üçüncü tekil kişi olan bir öncülle was kullanılır. Öncülün tamamı çoğulsa en yakın ad tekil olsa bile were kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, öncülle uyumlu be fiilinin basit geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Maya and Leo, who ____ both still awake, finished the project.
Cevabı göster
were
After Gray successfully assassinates his two brothers,
6:33Gray iki kardeşine başarılı bir şekilde suikast düzenledikten sonra,
the Administrator and her assistant Miss Pauling goes into hiding Notlar
6:42Administrator ve asistanı Miss Pauling saklanır
the Administrator and her assistant Miss Pauling goes: goes yerine go kullanmak
Özne the Administrator and her assistant Miss Pauling ifadesidir. And iki farklı kişiyi birleştirdiği için fiile en yakın ad olan Miss Pauling tekil olsa da öznenin tamamı çoğuldur. Basit geniş zamanda çoğul bir özne fiilin yalın biçimi olan go ile kullanılır: the Administrator and her assistant Miss Pauling go into hiding. Goes üçüncü tekil kişi biçimidir ve bu sıralı özneyle uyum sağlamaz.
Alıştırma
Cümleyi sıralı özneyle uyumlu go fiilinin basit geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The coach and the captain ____ to every away game together.
Cevabı göster
go
goes into hiding: gizlenme durumuna geçmek
Bu cümlede goes into hiding, başkalarının kendisini bulmasını veya ona ulaşmasını engellemek için kişinin kasıtlı olarak göz önünden çekilmesi anlamına gelir. Burada hiding bir yer değildir; kalıbın tamamı gizli kalınan bir duruma geçişi anlatır. Tekrar kullanılabilen kalıp go into hiding biçimindedir. go fiili dil bilgisine göre go, goes, went veya gone olur; into hiding sabit kalır. Genellikle bir şeyin arkasına kısa süreliğine saklanmaktan çok, bir süre gözlerden uzak kalmayı ima eder.
Alıştırma
“Bulunmamak için gözlerden uzak yaşamaya başlamak” anlamındaki kalıpla İngilizce cümleyi tamamlayın: After receiving threats, the journalist decided to ____ for a few weeks.
Cevabı göster
go into hiding
end up unemployed: sonunda işsiz kalmak
End up unemployed, önceki olaylar bu sonuca yol açtıktan sonra kişinin sonunda işsiz kalması anlamına gelir. End up, genellikle planlanmamış veya beklenmeyen bir sürecin nihai sonucuna dikkat çeker. Kalıp end up + tamamlayıcı biçimindedir. Burada unemployed, nihai durumu belirten bir sıfattır. Tamamlayıcı, end up at home örneğindeki gibi bir yer veya end up waiting örneğindeki gibi -ing biçimi de olabilir.
Alıştırma
Planlanmamış bir nihai sonucu vurgulayan ifadeyle İngilizce cümleyi tamamlayın: When the factory suddenly closed, many workers ____.
Cevabı göster
ended up unemployed