KÖPEKLERİN Bilimi: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
567 kelime 193 kel/dk

Video özeti: bu bilimsel anlatım, insanlarla köpeklerin bağını; duygular, zekâ ve renk görüşünden koku algısına, burun anatomisine ve bakımla ilişkili hormonlara kadar inceliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “has your back.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: fiziksel konum değil, zor zamanda sadakatle destekleme anlamını kavrayın ve güvenilir kişiler için kullanın. 2. “sniff out” — Öbek fiiller: kanser örneğinde kokuyla tespit anlamını görün; sonra gizli gerçekleri, riskleri veya sorunları bulmaya aktarın. 3. “in which case” — Dilbilgisi ve cümle kalıpları: belirtilen durumu, tüm koşulu tekrarlamadan sonucuna ya da uygun öneriye bağlayın.

Bu derste

Oh dogs, a best friend that always has your back. Deyimler

0:00

Ah, köpekler... Her zaman arkanızı kollayan en iyi dostlar.

Deyimler

Have someone's back: sadık destek

has your back ifadesindeki have someone's back, bir kişiyi yardıma ihtiyaç duyduğunda desteklemek, savunmak veya korumak anlamına gelen bir deyimdir. Birinin nerede durduğunu anlatmaz. Buradaki always, bu desteğin güvenilir olduğunu vurgular: köpek, güvenilebilecek sadık bir dost olarak sunulur. Yapı, destek alan kişiye göre has my back veya have our backs şeklinde değişir.

Alıştırma

Cümleyi have someone's back yapısının uygun biçimiyle tamamlayın: I trust Lena because she always ____ when things go wrong.

Cevabı göster

has my back

In fact, studies have shown that men are three times more likely to get a girl's phone number Notlar

0:04

Aslında araştırmalar, erkeklerin bir kızın telefon numarasını alma olasılığının üç kat daha yüksek olduğunu gösteriyor

if they have a dog by their side.

0:08

yanlarında bir köpek varsa.

Anlatım akışı

Studies have shown that: araştırma bulgularını sunmak

Studies have shown that, araştırma kanıtını aktarmaya yarayan bir kalıptır. Studies kaynağı belirtir, have shown bugüne kadar araştırmalarla ortaya konmuş bir bulguyu aktarır ve that yan cümlesi bulgunun ne olduğunu söyler. Bu kalıp, kanıtın kaynağını iddiadan önce getirir. Böylece ifade, yalnızca konuşanın kişisel görüşü gibi değil, araştırmaya dayalı bir açıklama gibi duyulur. Ancak kalıp tek başına iddianın herkes için geçerli olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz dört sözcüklü araştırma kanıtı kalıbıyla tamamlayın: ____ short breaks can improve concentration.

Cevabı göster

Studies have shown that

Dilbilgisi

three times more likely to: yaklaşık üç kat olasılık

“Çarpan + more likely to + fiilin yalın hâli” yapısı, bir sonucun gerçekleşme olasılığını karşılaştırır. Burada three times more likely to get a girl's phone number, erkeğin yanında köpek olmadığı duruma kıyasla telefon numarası alma olasılığının yaklaşık üç kat olduğunu belirtir. Çarpan, eylemin kaç kez gerçekleştiğine veya kaç telefon numarası alındığına değil, sonucun ne kadar olası olduğuna uygulanır. to sonrasındaki mastar, karşılaştırılan sonucu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “yaklaşık üç kat olasılık” anlamındaki hedef olasılık yapısıyla tamamlayın: In the study, cyclists in bright jackets were ____ be noticed by drivers than cyclists in dark jackets.

Cevabı göster

three times more likely to

And do you ever feel like your dog just gets you? Kelime

0:10

Peki hiç köpeğinizin sizi gerçekten anladığını hissettiğiniz oluyor mu?

Kelime

gets you?: sizi gerçekten anlamak

Bu soruda gets, özellikle bir kişinin duygularını, kişiliğini veya dile getirmediği tepkilerini “derinden anlar” demektir. Your dog just gets you, köpeğin sizi kişisel ve duygusal bir biçimde anlıyor gibi görünüp görünmediğini sorar. Bu anlamda get, nesne olarak bir kişi alır: get me, get you, get her. Just ifadeyi vurgular ve zahmetsiz ya da şaşırtıcı derecede yakın bir anlayış izlenimi verir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız, açıklama yapmanıza gerek kalmadan nasıl hissettiğinizi her zaman fark ediyor. Bunu en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. She really gets it.
  2. She really gets to me.
  3. She really gets me.
Cevabı göster

She really gets me.

It turns out that humans and dogs both respond to emotional sounds. Anlatım akışı

0:13

Meğer hem insanlar hem de köpekler duygu yüklü seslere tepki veriyormuş.

Anlatım akışı

It turns out that: sonradan öğrenilen bir sonucu tanıtmak

It turns out that, kontrol etme, sorma veya araştırma sonrasında öğrenilen bir sonucu ya da gerçeği tanıtır. Genellikle bilginin birinin beklediğinden farklı olduğunu gösterir. Burada ifade, köpeklerin insanları anlayıp anlamadığı sorusundan araştırma bulgusuna geçiş sağlar. It hazırlayıcı öznedir; asıl sonucu that yan cümlesi taşır.

Alıştırma

Kontrol ettikten sonra öğrenilen bir sonucu tanıtan kalıpla cümleyi tamamlayın: We thought the shop closed at six, but ____ it stays open until eight.

Cevabı göster

it turns out that

When your dog hears you crying or laughing,

0:16

Köpeğiniz ağladığınızı ya da güldüğünüzü duyduğunda,

the response in their brain is similar to that of a human. Dilbilgisi

0:19

beyninde oluşan tepki bir insanınkine benzer.

Dilbilgisi

similar to that of: tekil isim tekrarını önlemek

similar to that of yapısında that, daha önce belirtilen sayılabilir tekil bir ismin yerini tutar. Burada that, response sözcüğünün yerine geçer; dolayısıyla köpeğin beyin tepkisi bir insanın beyin tepkisiyle karşılaştırılır. That kullanımı, karşılaştırmanın iki tarafını aynı kategoride tutar: tepki insanla değil, başka bir tepkiyle karşılaştırılır. Çoğul isimler için bunun yerine those kullanılır.

Alıştırma

Battery life ifadesini tekrarlamadan karşılaştırmayı tamamlayın: The battery life of this tablet is ____ the older model.

Cevabı göster

similar to that of

In fact, they interpret your crying as another dog whining, Kalıp ifadeler

0:22

Aslında ağlamanızı başka bir köpeğin sızlanması olarak yorumlar,

Kalıp ifadeler

interpret A as B: A'yı B olarak yorumlamak

interpret A as B yapısında A gözlemlenen şey, B ise ona verilen anlam veya sınıftır. Burada köpekler senin ağlamanı başka bir köpeğin sızlanma sesi olarak algılar; cümle nesnel bir gerçeği değil, onların yorumunu aktarır. Bir gözlemci bir işarete, davranışa veya söze belirli bir anlam verdiğinde bu yapıyı kullan: interpret + nesne + as + isim, isim öbeği, sıfat veya -ing biçimi.

Alıştırma

Cümleyi interpret A as B yapısının doğru biçimiyle tamamla: After the interview, Sam ____ the long pause ____ a bad sign.

Cevabı göster

interpreted · as

which may make you want to cuddle your buddy. Dilbilgisi

0:25

bu da sizde dostunuza sarılma isteği uyandırabilir.

Dilbilgisi

may make you want to: bir şey yapmak istemene yol açabilir

May make you want to, olası bir neden-sonuç zincirini anlatır: bir şey sende bir şey yapma isteği uyandırabilir. May olasılık bildirir; bu yüzden tepki kesin değildir. Yapı may + make + kişi + yalın fiildir. Burada yalın fiil to want değil, want'tır; ardından want, to + fiil alır: may make you want to cuddle.

Alıştırma

Cümleyi, isteğe yol açabilecek bir nedeni anlatan beş kelimelik yapıyla tamamla: A funny trailer ____ watch the whole movie.

Cevabı göster

may make you want to

But did you know that dogs often curl up into a ball when sleeping Öbek fiiller

0:27

Peki köpeklerin uyurken sık sık top gibi kıvrıldığını biliyor muydunuz?

to conserve body heat Dilbilgisi

0:31

Bunu vücut ısılarını korumak

and protect their most vulnerable organs in the abdomen from predators.

0:32

ve karınlarındaki en savunmasız organları yırtıcılardan korumak için yaparlar.

Öbek fiiller

curl up: vücudu kıvırıp küçültmek

“Curl up”, vücudu küçük ve kıvrılmış bir duruşa toplamak anlamına gelir. Burada köpekler bacaklarını gövdelerine yaklaştırır; “into a ball” ise aldıkları şekli belirtir. “Curl up” bir öbek fiildir. Bu ifadede “up”, vücudun toplu ve sıkı hâle geldiğini gösterir; yukarı doğru hareket anlamına gelmez. Yalnızca “curl”ü değil, “curl up”ı tek bir bütün olarak öğrenin.

Alıştırma

“Vücudu küçük ve kıvrılmış hâle getirmek” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın. curl fiilini kullanın: On cold nights, the cat likes to ____ beside the heater.

Cevabı göster

curl up

Dilbilgisi

to conserve body heat: amaç bildirmek

“To conserve body heat”, köpeklerin neden kıvrıldığını açıklar. Eylem + to + fiilin yalın hâli kalıbına amaç bildiren mastar denir; yalnızca sonraki olayı değil, bir amacı veya işlevi gösterir. Burada “conserve body heat”, vücut ısısının kaybolmasını önlemek demektir. Sonraki “protect” fiili de aynı amaç belirteci “to”yu paylaşır: ikinci “to” tekrarlanmasa da köpekler vücut ısılarını korumak ve hassas organlarını savunmak için kıvrılır.

Alıştırma

“Leo set an alarm to wake up before sunrise.” cümlesinde “to wake up before sunrise” neyi ifade eder?

  1. Alarmı kurmakla ilgili bir karşıtlık
  2. Alarmı kurmadan önce gerçekleşen bir olay
  3. Alarmı kurmanın amacı
Cevabı göster

Alarmı kurmanın amacı

Comfy.

0:36

Ne rahat.

If you're not always around to cuddle,

0:36

Onlara sarılmak için her zaman yanlarında olamıyorsanız,

leaving them some clothes that smell like you Dilbilgisi

0:38

kokunuzun sindiği birkaç giysiyi yanlarında bırakmak

will actually help them with separation anxiety. Kelime

0:40

ayrılık kaygısıyla başa çıkmalarına gerçekten yardımcı olur.

Dilbilgisi

Özne olarak “Leaving them some clothes that smell like you”

Bu cümlede “leaving them some clothes that smell like you” uzun bir ulaç öbeğidir ve öbeğin tamamı özne görevindedir. “Leaving” bir eylemi konuşulan konu hâline getirir; “them” köpekleri belirtir ve “that smell like you”, “clothes” sözcüğünü niteler. Tam özne “you” sözcüğüne kadar devam eder. Yüklem “will actually help” ile başlar. Cümleyi [eylem] + will help biçiminde okumak, köpeklerin kaygısını azaltabilecek şeyin giysileri bırakma eylemi olduğunu gösterir; gizli bir öznenin sürmekte olan bir eylemini anlatmaz.

Alıştırma

“Leaving a familiar blanket in the crate will comfort the puppy” cümlesindeki tam dil bilgisel özne hangisidir?

  1. the puppy
  2. a familiar blanket
  3. Leaving a familiar blanket in the crate
  4. the crate
Cevabı göster

Leaving a familiar blanket in the crate

Kelime

Kalıplaşmış terim “separation anxiety”

“Separation anxiety”, bir kişi veya hayvanın güçlü bağ kurduğu birinden uzakta olduğunda ya da böyle bir ayrılığı beklediğinde ortaya çıkan sıkıntıyı anlatan kalıplaşmış bir terimdir. Burada, sahipleri yanında olmadığında köpeklerin hissettiği huzursuzluğu anlatır. Bu ifade belirli bir tetikleyici ve tepki düzenini adlandırır: Ayrılık kaygıyı tetikler. Her türlü gerginlik anlamına gelmez ve “separation” kalıcı olmak zorunda değildir.

Alıştırma

Hangi durum en iyi “separation anxiety” terimiyle açıklanır?

  1. Bir köpek, sahibi evden her çıktığında huzursuz olur.
  2. Bir köpek, mama kabını görünce heyecanlanır.
  3. Bir köpek, ani bir gök gürültüsü duyunca sıçrar.
Cevabı göster

Bir köpek, sahibi evden her çıktığında huzursuz olur.

And while you may think you have the smartest dog, Dilbilgisi

0:43

Köpeğinizin dünyanın en zeki köpeği olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama

animal psychologists believe most dogs are about as smart as a 2-year-old human. Dilbilgisi

0:46

hayvan psikologları, çoğu köpeğin yaklaşık iki yaşındaki bir çocuk kadar zeki olduğuna inanıyor.

Dilbilgisi

while you may think: ölçülü bir ödün verme

Burada while zaman bildirmez; ödünleyici bir karşıtlık kurar. while you may think ... ifadesi, her ne kadar ... diye düşünebilseniz de anlamındadır. Ana cümle karşıt bilgiyi vermeden önce dinleyicinin olası görüşünü kısaca kabul eder. May, iddiayı yumuşatır. Konuşan kişi dinleyicinin kesinlikle böyle düşündüğünü söylemez; bu nedenle düzeltme daha az doğrudan duyulur.

Alıştırma

Hangi cümlede while you may think, olası bir görüşü kibarca kabul ettikten sonra karşıt bilgi vermek için kullanılmıştır?

  1. While you may think the old phone is useless, it can still make emergency calls.
  2. Because you may think the old phone is useless, I bought a new one.
  3. While the old phone was charging, I read a book.
Cevabı göster

While you may think the old phone is useless, it can still make emergency calls.

Dilbilgisi

about as smart as: yaklaşık eşitlik

about as smart as ifadesinde as + sıfat + as kalıbı derece karşılaştırması yapar. as smart as, karşılaştırılan hedefle aynı zekâ düzeyinde anlamına gelir. Buradaki about, yaklaşık olarak demektir. Tam eşitlik iddiasını yumuşatır; yani bütün becerilerin aynı olduğunu değil, iki düzeyin genel olarak birbirine yakın olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi about as ... as kalıbıyla tamamlayın: The new backpack is ____ heavy ____ the old one.

Cevabı göster

about as · as

Dogs can understand more than 150 words,

0:50

Köpekler 150'den fazla kelimeyi anlayabilir,

count up to five, Kalıp ifadeler

0:53

beşe kadar sayabilir

and notice simple errors such as 1 + 1 = 3.

0:54

ve 1 + 1 = 3 gibi basit hataları fark edebilir.

Kalıp ifadeler

up to five: bir üst sınır belirlemek

count up to five ifadesinde up to + sayı, mümkün olan en yüksek miktarı belirtir. Bu cümlede beş, köpeklerin sayma becerisinin üst sınırıdır. Bu, her köpeğin beşe kadar sayabildiği veya sayının tam olarak beş olduğu anlamına gelmez. Aynı yapı başka bağlamlarda süre, fiyat, kapasite ya da izin verilen miktar için bir üst sınır belirtebilir.

Alıştırma

Üst sınır belirtmek için cümleyi up to + bir sayı ile tamamlayın: You can choose ____ stickers, but no more than four.

Cevabı göster

up to four

Dogs are also capable of solving spatial problems. Kalıp ifadeler

0:58

Köpekler uzamsal problemleri de çözebilir.

Kalıp ifadeler

capable of solving: of + -ing ile yetenek anlatmak

be capable of + isim veya -ing biçimi, “bir şey için gereken yeteneğe sahip olmak” anlamına gelir. Burada solving, of edatından sonra geldiği için -ing biçimindedir. Bu ifade, uzamsal problemleri çözmeye yönelik genel bir yeteneği anlatır; köpeklerin şu anda belirli bir problemi çözmekte olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi capable of ve carry fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This small robot is ____ heavy boxes safely.

Cevabı göster

capable of carrying

They learn the location of hidden treats,

1:01

Saklanmış ödül mamalarının yerini öğrenirler,

find the fastest route to the park,

1:03

parka giden en hızlı yolu bulurlar

and operate mechanisms such as latches and simple machines.

1:04

ve sürgüler ile basit makineler gibi mekanizmaları kullanırlar.

And by the way, Anlatım akışı

1:08

Bu arada,

dogs aren't completely colorblind as many people think.

1:09

çoğu kişinin sandığının aksine köpekler tamamen renk körü değildir.

Anlatım akışı

Konuşma geçişi olarak by the way

By the way, konuşmayla bağlantılı ama biraz yeni bir bilgi ekler. Burada konuşanın köpeklerin renk görüşüyle ilgili yeni bir bilgiye geçtiğini gösterir. Bu ifade konuşmayı düzenler; yol veya güzergâhtan söz etmez. Cümlenin başında “Bir şey daha ekleyeyim” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede by the way bağlantılı ama yeni bir bilgi tanıtıyor?

  1. We stopped at a cafe on the way to school.
  2. Please show me the way to the station.
  3. By the way, your library book is due tomorrow.
Cevabı göster

By the way, your library book is due tomorrow.

But unlike the three specialized receptors in our eyes to distinguish colors, Dilbilgisi

1:12

Ancak renkleri ayırt etmek için bizim gözlerimizde üç özel reseptör bulunurken

dogs only have two.

1:16

köpeklerde yalnızca iki tane vardır.

Dilbilgisi

unlike + isim öbeği, ... only ...

Unlike, karşılaştırma noktasını belirleyen isim öbeğini tanıtır: insan gözündeki üç özelleşmiş reseptör. Ana cümle daha sonra karşıtlığı verir: köpeklerde yalnızca iki tane vardır. Yeniden kullanılabilen kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle şeklindedir. Burada two, two specialized receptors anlamına gelir; anlam zaten açık olduğu için İngilizce tekrarlanan ismi atar.

Alıştırma

Cümleyi Unlike ve only ile tamamlayın. Her birini bir kez kullanın: ____ the large theater, which has four exits, the small theater has ____ two.

Cevabı göster

Unlike · only

Because of this, Anlatım akışı

1:17

Bu nedenle

they see black, white, blue, and yellow.

1:18

siyah, beyaz, mavi ve sarı renkleri görürler.

Anlatım akışı

Önceki bir nedeni sonucuna bağlamak için Because of this, kullanımı

Because of this daha önce söylenen bir olgunun tamamına gönderme yapar ve bu olguyu sonraki sonucun nedeni olarak sunar. Buradaki this, belirli bir rengi değil, köpeklerin daha az türde renk reseptörüne sahip olduğuna dair önceki açıklamayı ifade eder. Bu ifade, konuşanın nedeni tekrarlamadan daha önce verilen nedenden sonuca geçmesini sağlar. Cümlenin başında kullanılan Because of this ifadesinden sonra normalde virgül gelir.

Alıştırma

Önceki cümle The road was icy. şeklindedir. Hangi devam cümlesi bu olguyu sonucuna bağlamak için Because of this ifadesini doğru kullanır?

  1. Because of this the road was icy, the school bus arrived late.
  2. Because of the road was icy, the school bus arrived late.
  3. Because of this, the school bus arrived late.
Cevabı göster

Because of this, the school bus arrived late.

Meanwhile, their brains don't interpret red and green,

1:20

Öte yandan beyinleri kırmızı ve yeşili algılayamaz,

but instead see gray.

1:23

onları gri olarak görürler.

Of the 75 million domesticated dogs in America,

1:24

Amerika'daki 75 milyon evcil köpek arasında

Labradors are the most popular,

1:27

Labradorlar en popüler olanlardır,

but the most intelligent dog breeds are border collies, poodles, and German shepherds.

1:29

ancak en zeki köpek ırkları Border Collie, kaniş ve Alman çoban köpeğidir.

However, these are measures of intelligence that compare to our own.

1:34

Ancak bunlar, bizim zekâmızla karşılaştırılarak yapılan ölçümlerdir.

Dogs are amazingly smart in other ways.

1:37

Köpekler başka açılardan da inanılmaz derecede zekidir.

You've probably heard of drug-sniffing dogs, Notlar

1:39

Narkotik köpeklerini muhtemelen duymuşsunuzdur,

but did you know that dogs can sense seizures,

1:41

peki köpeklerin epilepsi nöbetlerini sezebildiğini,

detect low blood sugar, and can sniff out cancer? Öbek fiiller

1:44

düşük kan şekerini tespit edip kanserin kokusunu alabileceğini biliyor muydunuz?

Anlatım akışı

You've probably heard of ile bilinenden yeni bilgiye geçmek

You've probably heard of, konuşanın dinleyicinin tanımasını beklediği bir şeyi tanıtır. Heard of bir şeyin var olduğunu bilmek demektir; probably ise bunun her dinleyici için geçerli bir gerçek değil, makul bir tahmin olduğunu gösterir. Burada uyuşturucu tespit köpekleri bilinen başlangıç noktasıdır. Konuşan daha sonra but did you know ... kullanarak daha az bilinen ve daha şaşırtıcı bilgilere geçer. Bilinenden yeniye ilerleyen bu düzen ilgiyi çeker ve açıklamanın takip edilmesini kolaylaştırır.

Alıştırma

Konuşan You've probably heard of guide dogs, but did you know they can also help detect illness? açılışıyla ne yapıyor?

  1. Her dinleyicinin bir rehber köpek eğittiğini iddia eder.
  2. Büyük olasılıkla paylaşılan bir bilgiyle başlar, ardından daha şaşırtıcı bir gerçeği tanıtır.
  3. Dinleyicinin bir rehber köpekten mesaj alıp almadığını sorar.
Cevabı göster

Büyük olasılıkla paylaşılan bir bilgiyle başlar, ardından daha şaşırtıcı bir gerçeği tanıtır.

Kelime

drug-sniffing dogs: isim + -ing birleşik niteleyicisi

Drug-sniffing, drug ismiyle sniffing fiilinin -ing biçiminden oluşan, kısa çizgili bir birleşik niteleyicidir. dogs sözcüğünden önce gelir ve ne tür köpeklerden söz edildiğini belirtir. Burada sniffing eylemini köpekler yapar; drugs ise bulmak üzere eğitildikleri şeydir. İfade, uyuşturucuyu kokuyla tespit etmek üzere eğitilmiş köpekler demektir; uyuşturucu kullanan köpekler demek değildir. Bu «isim + -ing» kalıbı, stain-removing spray örneğinde olduğu gibi bir şeyi işleviyle tanımlayabilir.

Alıştırma

Cümleyi stain + removing sözcüklerinden oluşan kısa çizgili birleşik niteleyiciyle tamamlayın: This ____ spray cleaned the carpet.

Cevabı göster

stain-removing

Öbek fiiller

sniff out: gizli bir şeyi bulmak

Sniff out, fark edilmesi zor bir şeyi bulmak veya tespit etmek demektir. Bu cümlede köpekler, kanserle bağlantılı belirtileri koku alma duyularıyla tespit eder. Buradaki out, dışarı doğru hareket anlamına gelmez. Bir şeyi başarıyla keşfetme anlamı katar. Bu ifade mecazi olarak da kullanılabilir: Bir kişi dikkatle araştırarak bir yalanı veya sorunu sniff out edebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede sniff out, gizli bir şeyi başarıyla bulmak anlamında kullanılmıştır?

  1. The dog sniffed the flowers for a moment.
  2. The dog sniffed out the keys under the sofa.
  3. The dog smelled wet after the rain.
Cevabı göster

The dog sniffed out the keys under the sofa.

In one study,

1:47

Bir araştırmada

dogs were able to identify 30 of 33 cases of prostate cancer

1:48

köpekler 33 prostat kanseri vakasının 30'unu

by smelling participants' urine. Dilbilgisi

1:52

katılımcıların idrarını koklayarak tespit edebildi.

Dilbilgisi

by smelling: yöntemi belirten by + -ing

by smelling ifadesinde by, vakaları belirlemek için kullanılan yöntemi gösterir. by + -ing yapısı “Bu nasıl yapıldı?” sorusuna cevap verir: köpekler vakaları idrarı koklama eylemiyle belirlemiştir. by sözcüğünden sonra gelen biçim, buradaki anlamı gösterir. -ing biçimi bir yöntemi belirtir; yakındaki bir yeri veya edilgen bir eylemi yapan kişiyi belirtmez.

Alıştırma

Hangi cümlede bir yöntemi açıklamak için by + -ing kullanılmıştır?

  1. Leah opened the jar by using a rubber grip.
  2. The jar was opened by Leah.
  3. The rubber grip is by the jar.
Cevabı göster

Leah opened the jar by using a rubber grip.

It's believed that dogs' highly sophisticated sense of smell can detect variation Dilbilgisi

1:54

Köpeklerin son derece gelişmiş koku alma duyusunun değişimleri

and the presence of volatile organic compounds. Kelime

1:58

ve uçucu organik bileşiklerin varlığını tespit edebildiği düşünülüyor.

Dilbilgisi

It's believed that: kişisiz aktarım yapısı

It's believed that yapısındaki it, gerçek bir varlığa gönderme yapmayan biçimsel öznedir; köpekleri, koku alma duyusunu veya başka bir şeyi göstermez. İnanılan asıl içerik that yan cümlesinde bulunur. Bu kişisiz edilgen aktarım yapısı, görüşü kimin taşıdığını söylemeden sunar. Fikri kanıtlanmış bir gerçek olarak belirtmekten daha temkinlidir; bu nedenle bilim veya haber metinlerinde henüz tam olarak kesin olmayan bir açıklama aktarılırken yaygındır.

Alıştırma

Görüşü kimin taşıdığını belirtmeden ve kanıtlandığını iddia etmeden sunan cümleyi seçin.

  1. I believe that the old bridge was built in the 1800s.
  2. It's believed that the old bridge was built in the 1800s.
  3. Engineers proved that the old bridge was built in the 1800s.
Cevabı göster

It's believed that the old bridge was built in the 1800s.

Kelime

Bilimsel terim volatile organic compounds

Volatile organic compounds, kolayca gaza dönüşüp havaya karışan karbon temelli kimyasal maddeler için kullanılan sabit bir bilimsel terimdir. Bu cümlede, bu maddelerin varlığı veya karışımlarındaki değişiklik, bir köpeğin burnunun algılayabileceği kimyasal örüntüler oluşturabilir. Burada volatile, “kolayca buharlaşabilen” anlamındadır; “duygusal açıdan değişken” anlamında değildir. Organic kimyasal bir sınıfı belirtir; maddelerin doğal, organik gıda sertifikalı, güvenli veya zararsız olduğu anlamına gelmez. Yaygın kısaltma VOCs şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi üç sözcüklü standart bilimsel terimle tamamlayın: Air-quality monitors can detect ____ released by paint and cleaning products.

Cevabı göster

volatile organic compounds

Their sense of smell is 10,000 to 10 million times more sensitive than humans, Dilbilgisi

2:01

Koku alma duyuları, insanlarınkinden 10 bin ila 10 milyon kat daha hassastır,

depending on the breed. Dilbilgisi

2:05

bu oran ırka göre değişir.

Dilbilgisi

“10,000 to 10 million times more sensitive than”: aralık ve kat karşılaştırması

10,000 to 10 million aralığı alt ve üst tahminleri verir. “Sayı veya aralık + times more + sıfat + than + karşılaştırma hedefi” kalıbı, bir niteliğin ne kadar daha yüksek olduğunu belirtir. Buradaki nitelik hassasiyettir ve köpeklerin koku alma duyusu insanların koku alma duyusuyla karşılaştırılır. Humans, eksiltili bir karşılaştırma hedefidir; dinleyen kişi bunu humans' sense of smell şeklinde tamamlar. Depending on the breed, tam çarpanın ırka göre değiştiğini gösterir; her köpeğin aynı hassasiyete sahip olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi seçenek örnekteki karşılaştırmayı en iyi biçimde yeniden ifade eder?

  1. Her köpek ırkının koku alma duyusu, bir insanınkinden tam 10 milyon kat daha hassastır.
  2. Köpekler, insanlardan 10.000 ila 10 milyon ayrı kez daha sık koku alır.
  3. Köpeklerin koku alma duyusu, ırka bağlı olarak insanların koku alma duyusunun 10.000 ila 10 milyon katı hassasiyettedir.
Cevabı göster

Köpeklerin koku alma duyusu, ırka bağlı olarak insanların koku alma duyusunun 10.000 ila 10 milyon katı hassasiyettedir.

Dilbilgisi

depending on the breed: bir koşul eklemek

Cümlenin sonundaki depending on the breed, bilgi ekleyen bir -ing yan cümleciğidir. Sayıya bir koşul ekleyerek aralığın neden bu kadar geniş olduğunu açıklar: tam hassasiyet köpeğin ırkına göre değişir. Buradaki depending, koku alma duyusunun yaptığı bir eylemi anlatmaz. Bir sonuç, miktar, fiyat veya sürenin hangi koşula göre değiştiğini belirtmek için ifadeden sonra depending on + isim öbeği kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi depending on ve the shipping method isim öbeğiyle tamamlayın: The package will arrive in two to five days, ____.

Cevabı göster

depending on the shipping method

A secreted fluid from their nose helps them smell

2:06

Burunlarından salgılanan bir sıvı, koku almalarına yardımcı olur

by capturing scent chemicals in a thin layer of wet mucus on their nose.

2:09

çünkü koku moleküllerini burunlarındaki ince ve ıslak mukus tabakasında hapseder.

In fact, for a dog,

2:13

Aslında bir köpek için

breathing is different than smelling. Kelime

2:14

nefes almakla koku almak farklı şeylerdir.

Kelime

Amerikan İngilizcesinde different than

Bu cümlede different than, “aynı olmamak” veya “farklı olmak” anlamına gelir. Breathing ve smelling adlı iki eylemi karşılaştırır ve bir köpek için bunların ayrı süreçler olduğunu söyler. Different than, Amerikan İngilizcesinde yerleşmiş bir yapıdır. Buradaki than karşılaştırmanın bir parçasıdır; different sözcüğünün bigger gibi karşılaştırma derecesindeki bir sıfat olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Mevcut planı önceki durumuyla karşılaştırmanın Amerikan İngilizcesindeki doğal yolu hangi cümledir?

  1. The plan is different that it was last week.
  2. The plan is different than it was last week.
  3. The plan is different from it was last week.
Cevabı göster

The plan is different than it was last week.

A small fold of tissue called the alar fold separates the flow of air,

2:16

Alar kıvrım adı verilen küçük bir doku katlantısı hava akışını ayırır,

depending on whether they're sniffing or breathing, Dilbilgisi

2:20

köpeğin kokluyor ya da nefes alıyor olmasına bağlı olarak.

Dilbilgisi

depending on whether A or B: A mı B mi olduğuna bağlı olarak

Depending on whether A or B, ne olacağının belirtilen iki seçenekten hangisinin doğru olduğuna göre belirlendiğini ifade eder. Whether seçim çerçevesini açar, or ise ikinci seçeneği sunar. Burada hava akışı, köpeklerin koklamasına veya nefes almasına göre farklı biçimde ayrılır. Yapı, bu eylemleri aynı anda gerçekleşen eylemler olarak değil, alternatifler olarak sunar. İki kollu koşulları açıkça anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Standart iki seçenekli kalıbı eksik sözcüklerle tamamlayın: The ticket price changes depending ____ you are a child or an adult.

Cevabı göster

on whether

which also allows them to pick up pheromones in the air Öbek fiiller

2:22

Bu yapı ayrıca havadaki feromonları algılamalarını sağlayarak

to help locate and determine the readiness of possible mates.

2:25

olası eşleri bulmalarına ve bu eşlerin çiftleşmeye hazır olup olmadıklarını anlamalarına yardımcı olur.

Öbek fiiller

“algılamak veya almak” anlamında pick up

Bu duyusal bağlamda pick up, var olan ancak fark edilmesi zor olabilen bir şeyi algılamak veya almak anlamına gelir. Pheromones nesnesi bu anlamı açık hâle getirir: Köpekler havayla taşınan kimyasal sinyalleri algılar. Pick up, anlamı nesnesine göre değişen çok sözcüklü bir fiildir. Sesler, kokular, sinyaller veya ipuçlarıyla kullanıldığında genellikle fiziksel olarak kaldırmak değil, fark etmek, algılamak veya almak anlamına gelir.

Alıştırma

"The sensor picked up a weak signal," cümlesinde picked up ne anlama gelir?

  1. Bir kişiyi arabayla aldı
  2. Onu eliyle kaldırdı
  3. Onu algıladı veya aldı
Cevabı göster

Onu algıladı veya aldı

Tinder for dogs. Kültür

2:28

Köpekler için Tinder.

Kültür

Tinder for dogs: kültürel bir benzetme

Tinder, insanların olası romantik partnerlerle tanışmasına yardımcı olan bir flört uygulamasıdır. Burada Tinder for dogs. ifadesi, feromonların köpeklerin olası eşleri bulup değerlendirmesine yardım etmesini mizahi bir benzetmeyle anlatır. Bu ifade, köpekler için gerçek bir uygulamanın adı değildir. Kısa isim öbeği, insanların aşina olduğu bir teknolojiyi hayvanların eş arama davranışına uyarlayarak daha uzun bir açıklamayı özetler.

Alıştırma

Bu cümlede Tinder for dogs. ne anlama geliyor?

  1. İnsanlar Tinder'ı köpek satın almak için kullanır.
  2. Birisi köpeklerin kullandığı resmî bir Tinder uygulaması çıkarmıştır.
  3. Köpeklerin feromonları, olası eşleri bulmalarına yardım eden bir flört aracı gibi çalışır.
Cevabı göster

Köpeklerin feromonları, olası eşleri bulmalarına yardım eden bir flört aracı gibi çalışır.

On top of it all, Anlatım akışı

2:29

Üstelik

humans really do love dogs. Dilbilgisi

2:30

insanlar köpekleri gerçekten seviyor.

Anlatım akışı

Birikim bildiren geçiş olarak On top of it all

On top of it all, bir listenin veya kapsamlı bir bilgi grubunun ardından bir nokta daha ekler. it zamiri fiziksel bir nesneyi adlandırmaz; it all daha önce söylenen bilgilerin tümünü tek bir bütün olarak toplar. Burada ifade, köpeklerle ilgili önceki bilgilerden daha ağırlıklı bir ek sonuca geçer: insanlar köpekleri sever. Basit bir also ile karşılaştırıldığında daha güçlü bir birikim hissi yaratır ve çoğu zaman son ya da özellikle dikkat çekici bir noktayı belirtir.

Alıştırma

Cümleyi altyazıdaki birikim bildiren geçiş ifadesiyle tamamlayın: We had clear skies, good food, and friendly guides. ____, the trip cost less than we expected.

Cevabı göster

On top of it all

Dilbilgisi

really do love ile vurgu

Olumlu bir cümlede do, vurgu yardımcı fiili olarak kullanılabilir: humans do love dogs, insanların köpekleri sevdiğinin gerçekten doğru olduğunu belirtir. Burada really bu onayı daha da güçlendirir; bu yüzden really do love özellikle kesin bir ifade gibi duyulur. Vurgulu do’dan sonra asıl fiil yalın hâlde kalır: do love denir, do loves denmez. Bu kalıp, şimdiki zaman anlamını değiştirmeden bir iddiayı güçlendirebilir, birini rahatlatabilir veya bir şüpheye cevap verebilir.

Alıştırma

Birisi Mia’nın kulübü sevdiğinden şüphe ediyor. really ve vurgulu do kullanarak cevabını tamamlayın: I ____ love it.

Cevabı göster

really do

A recent study found that dogs activate the same hormonal response

2:32

Yakın tarihli bir araştırma, köpeklerin aynı hormonal tepkiyi harekete geçirdiğini ortaya koydu;

that triggers us to love and care for our own babies.

2:36

bu tepki, kendi bebeklerimizi sevip onlarla ilgilenmemizi sağlıyor.

Accompany that with studies showing decreased stress and anxiety, Anlatım akışı

2:38

Buna, stres ve kaygının azaldığını gösteren araştırmaları da ekleyince,

and it's clear why they've become such an important part of our lives. Dilbilgisi

2:42

neden hayatımızın böylesine önemli bir parçası oldukları açıkça anlaşılıyor.

Anlatım akışı

Accompany that with ... and it's clear why: kanıt ekleyip sonuç çıkarmak

Accompany that with ..., dinleyiciyi yeni çalışmaları az önce belirtilen kanıtlara eklemeye yönelten retorik bir emir yapısıdır. Burada that önceki araştırmaya gönderme yaparken with studies showing decreased stress and anxiety ikinci bir destekleyici noktayı sunar. and’den sonraki cümlecik, iki kanıt birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonucu verir: it's clear why.... Bu kanıt ekleyip sonuç çıkarma çerçevesi, argümanı düzenler; birisine eşlik etmeye yönelik gerçek bir emir değildir.

Alıştırma

Vurgulanan yapı bu açıklamada hangi işlevi görüyor?

  1. Dinleyiciye bir grup araştırmacıya eşlik etmesini emreder.
  2. Başka bir kanıt ekler ve ardından her iki kanıtın desteklediği sonucu belirtir.
  3. Stres ve kaygının azalmasını ilgisiz bir yan not olarak sunar.
Cevabı göster

Başka bir kanıt ekler ve ardından her iki kanıtın desteklediği sonucu belirtir.

Dilbilgisi

such an important part: such + an + sıfat + tekil isim

Such an important part, such + an + sıfat + tekil sayılabilen isim kalıbını izler. Burada such değerlendirmeyi güçlendirir: Köpekler yalnızca hayatımızın bir parçası değil, çok önemli bir parçasıdır. Tekil sayılabilen bir isimle artikel doğrudan such sözcüğünden sonra gelir: such an important part. Ardından sıfat ismi niteler ve isim grubunun tamamı become fiilinden sonra gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi vurgulu such + artikel kalıbıyla tamamlayın: The neighborhood clinic has become ____ important part of local life.

Cevabı göster

such an

They truly are woman and man's best friend. Kültür

2:45

Köpekler gerçekten de hem kadınların hem erkeklerin en iyi dostudur.

Kültür

woman and man's best friend: man's best friend ifadesinin kapsayıcı uyarlaması

Man's best friend, köpekler için kullanılan ve kültürel olarak iyi bilinen bir lakaptır. Yerleşik bir söyleyiş olduğu için genellikle belirli bir erkeğin kişisel olarak en yakın arkadaşını değil, köpeklerin genel olarak sadık dostlar olduğunu ifade eder. Woman and man's best friend, woman sözcüğünü ekleyerek bu deyişi bilinçli biçimde yeniden yazar. Dinleyici özgün ifadeyi hâlâ tanıyabilir; değişiklik ise kapsayıcılığı açık hâle getirir ve kapanışta önceki best friend fikrine hafif, eğlenceli bir gönderme yapar.

Alıştırma

Videoda woman and man's best friend, geleneksel man's best friend deyişini nasıl değiştiriyor?

  1. Belirli bir kadınla belirli bir erkeğin aynı en yakın insan arkadaşını paylaştığını söyler.
  2. Eski deyişi açıkça kapsayıcı hâle getirirken köpeklere yönelik tanınabilir göndermeyi korur.
  3. Köpeklerle ilgili deyişi evcil hayvan sahipliği hakkında standart ve resmî bir terimle değiştirir.
Cevabı göster

Eski deyişi açıkça kapsayıcı hâle getirirken köpeklere yönelik tanınabilir göndermeyi korur.

Unless you're a cat lover,

2:48

Tabii bir kedi tutkunuysanız durum başka;

in which case you should watch our scientific debate on cats versus dogs, Dilbilgisi

2:50

bu durumda kedilerle köpekler hakkındaki bilimsel tartışmamızı izlemelisiniz,

where we try and figure out which precious pet is truly the best. Notlar

2:54

orada bu sevimli evcil hayvanlardan hangisinin gerçekten en iyisi olduğunu bulmaya çalışıyoruz.

Dilbilgisi

in which case ile önceki koşula gönderme yapmak

In which case, az önce belirtilen bir duruma gönderme yapar ve bu durum doğruysa ne olacağını belirtir. Buradaki durum “you're a cat lover”, bunun sonucu ise kedi-köpek tartışmasını izleme önerisidir. Bu yapı bütün koşulu tekrar etmeyi önler: durum + in which case + sonuç veya öneri. Which, case sözcüğünü önceki duruma bağladığı için ifade normalde açık bir önceki koşul olmadan kullanılamaz.

Alıştırma

Belirtilen olasılığa gönderme yapan bağlayıcı ifadeyle cümleyi tamamlayın: “The meeting may finish late, ____ we'll order dinner.”

Cevabı göster

in which case

Kalıp ifadeler

try and figure out ifadesindeki konuşma dili yapısı try and + fiil

Try and + fiilin yalın hâli, yaklaşık olarak try to + fiil anlamına gelen, konuşma dilinde yaygın ve samimi bir yapıdır. Try and figure out ifadesinde iki ayrı eylem anlatılmaz; bütün yapı «keşfetmek veya anlamak için çaba göstermek» demektir. Bu yapıda and sonrasındaki fiil yalın hâlde kalır. Figure out sonrasında bir isim veya buradaki which precious pet is truly the best gibi bir soru yan cümlesi gelebilir.

Alıştırma

Resmî bir yazılı rapor için en uygun cümle hangisidir?

  1. We will try and determine the cause.
  2. We will try determining the cause.
  3. We will try to determine the cause.
Cevabı göster

We will try to determine the cause.

Öbek fiiller

Dolaylı soruyla figure out

Figure out; düşünerek, bilgileri inceleyerek veya farklı olasılıkları deneyerek bir şeyi anlamak ya da bir cevap bulmak demektir. Burada try and figure out, konuşmacıların çözmek istediği sorunu, yani hangi evcil hayvanın gerçekten en iyi olduğu sorusunu ortaya koyar. Nesnesi, figure out which precious pet is truly the best örneğindeki gibi dolaylı bir soru olabilir. Figure out sonrasındaki iç içe soru, doğrudan soru dizilişi yerine which pet is biçimindeki bildirme cümlesi dizilişini kullanır.

Alıştırma

Cümleyi figure out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After comparing all the clues, Maya ____ why the machine had stopped.

Cevabı göster

figured out

Head on over to that video Kalıp ifadeler

2:57

O videoya geçip

Kalıp ifadeler

Dostça yönlendirme olarak Head on over to

Head on over to, bir yere, sayfaya veya başka bir hedefe gitmek ya da yönelmek demektir. Burada head, bir yönde hareket etmek anlamına gelen bir fiildir; on over ise başka bir yere doğru ilerlemeye rahat ve konuşma diline özgü bir hava katar. Bu cümlede başka bir videoya gitmek için dostça bir davettir; head sözcüğü vücuttaki baş anlamında kullanılmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp head on over to + hedef biçimindedir.

Alıştırma

Head, on, over ve to sözcüklerini doğal sıraya koyarak rahat daveti tamamlayın: ____ our website to see the full schedule.

Cevabı göster

Head on over to

to help us decide which side wins.

2:58

hangi tarafın kazanacağına karar vermemize yardım edin.

And subscribe for more weekly science videos.

3:01

Her hafta yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.