KÖPEKLERİN Bilimi: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: bu bilimsel anlatım, insanlarla köpeklerin bağını; duygular, zekâ ve renk görüşünden koku algısına, burun anatomisine ve bakımla ilişkili hormonlara kadar inceliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “has your back.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: fiziksel konum değil, zor zamanda sadakatle destekleme anlamını kavrayın ve güvenilir kişiler için kullanın. 2. “sniff out” — Öbek fiiller: kanser örneğinde kokuyla tespit anlamını görün; sonra gizli gerçekleri, riskleri veya sorunları bulmaya aktarın. 3. “in which case” — Dilbilgisi ve cümle kalıpları: belirtilen durumu, tüm koşulu tekrarlamadan sonucuna ya da uygun öneriye bağlayın.
Bu derste
Oh dogs, a best friend that always has your back. Deyimler
0:00Ah, köpekler... Her zaman arkanızı kollayan en iyi dostlar.
Have someone's back: sadık destek
has your back ifadesindeki have someone's back, bir kişiyi yardıma ihtiyaç duyduğunda desteklemek, savunmak veya korumak anlamına gelen bir deyimdir. Birinin nerede durduğunu anlatmaz. Buradaki always, bu desteğin güvenilir olduğunu vurgular: köpek, güvenilebilecek sadık bir dost olarak sunulur. Yapı, destek alan kişiye göre has my back veya have our backs şeklinde değişir.
Alıştırma
Cümleyi have someone's back yapısının uygun biçimiyle tamamlayın: I trust Lena because she always ____ when things go wrong.
Cevabı göster
has my back
Studies have shown that: araştırma bulgularını sunmak
Studies have shown that, araştırma kanıtını aktarmaya yarayan bir kalıptır. Studies kaynağı belirtir, have shown bugüne kadar araştırmalarla ortaya konmuş bir bulguyu aktarır ve that yan cümlesi bulgunun ne olduğunu söyler. Bu kalıp, kanıtın kaynağını iddiadan önce getirir. Böylece ifade, yalnızca konuşanın kişisel görüşü gibi değil, araştırmaya dayalı bir açıklama gibi duyulur. Ancak kalıp tek başına iddianın herkes için geçerli olduğunu garanti etmez.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz dört sözcüklü araştırma kanıtı kalıbıyla tamamlayın: ____ short breaks can improve concentration.
Cevabı göster
Studies have shown that
three times more likely to: yaklaşık üç kat olasılık
“Çarpan + more likely to + fiilin yalın hâli” yapısı, bir sonucun gerçekleşme olasılığını karşılaştırır. Burada three times more likely to get a girl's phone number, erkeğin yanında köpek olmadığı duruma kıyasla telefon numarası alma olasılığının yaklaşık üç kat olduğunu belirtir. Çarpan, eylemin kaç kez gerçekleştiğine veya kaç telefon numarası alındığına değil, sonucun ne kadar olası olduğuna uygulanır. to sonrasındaki mastar, karşılaştırılan sonucu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “yaklaşık üç kat olasılık” anlamındaki hedef olasılık yapısıyla tamamlayın: In the study, cyclists in bright jackets were ____ be noticed by drivers than cyclists in dark jackets.
Cevabı göster
three times more likely to
And do you ever feel like your dog just gets you? Kelime
0:10Peki hiç köpeğinizin sizi gerçekten anladığını hissettiğiniz oluyor mu?
gets you?: sizi gerçekten anlamak
Bu soruda gets, özellikle bir kişinin duygularını, kişiliğini veya dile getirmediği tepkilerini “derinden anlar” demektir. Your dog just gets you, köpeğin sizi kişisel ve duygusal bir biçimde anlıyor gibi görünüp görünmediğini sorar. Bu anlamda get, nesne olarak bir kişi alır: get me, get you, get her. Just ifadeyi vurgular ve zahmetsiz ya da şaşırtıcı derecede yakın bir anlayış izlenimi verir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız, açıklama yapmanıza gerek kalmadan nasıl hissettiğinizi her zaman fark ediyor. Bunu en iyi hangi cümle ifade eder?
- She really gets it.
- She really gets to me.
- She really gets me.
Cevabı göster
She really gets me.
It turns out that humans and dogs both respond to emotional sounds. Anlatım akışı
0:13Meğer hem insanlar hem de köpekler duygu yüklü seslere tepki veriyormuş.
It turns out that: sonradan öğrenilen bir sonucu tanıtmak
It turns out that, kontrol etme, sorma veya araştırma sonrasında öğrenilen bir sonucu ya da gerçeği tanıtır. Genellikle bilginin birinin beklediğinden farklı olduğunu gösterir. Burada ifade, köpeklerin insanları anlayıp anlamadığı sorusundan araştırma bulgusuna geçiş sağlar. It hazırlayıcı öznedir; asıl sonucu that yan cümlesi taşır.
Alıştırma
Kontrol ettikten sonra öğrenilen bir sonucu tanıtan kalıpla cümleyi tamamlayın: We thought the shop closed at six, but ____ it stays open until eight.
Cevabı göster
it turns out that
When your dog hears you crying or laughing,
0:16Köpeğiniz ağladığınızı ya da güldüğünüzü duyduğunda,
the response in their brain is similar to that of a human. Dilbilgisi
0:19beyninde oluşan tepki bir insanınkine benzer.
similar to that of: tekil isim tekrarını önlemek
similar to that of yapısında that, daha önce belirtilen sayılabilir tekil bir ismin yerini tutar. Burada that, response sözcüğünün yerine geçer; dolayısıyla köpeğin beyin tepkisi bir insanın beyin tepkisiyle karşılaştırılır. That kullanımı, karşılaştırmanın iki tarafını aynı kategoride tutar: tepki insanla değil, başka bir tepkiyle karşılaştırılır. Çoğul isimler için bunun yerine those kullanılır.
Alıştırma
Battery life ifadesini tekrarlamadan karşılaştırmayı tamamlayın: The battery life of this tablet is ____ the older model.
Cevabı göster
similar to that of
In fact, they interpret your crying as another dog whining, Kalıp ifadeler
0:22Aslında ağlamanızı başka bir köpeğin sızlanması olarak yorumlar,
interpret A as B: A'yı B olarak yorumlamak
interpret A as B yapısında A gözlemlenen şey, B ise ona verilen anlam veya sınıftır. Burada köpekler senin ağlamanı başka bir köpeğin sızlanma sesi olarak algılar; cümle nesnel bir gerçeği değil, onların yorumunu aktarır. Bir gözlemci bir işarete, davranışa veya söze belirli bir anlam verdiğinde bu yapıyı kullan: interpret + nesne + as + isim, isim öbeği, sıfat veya -ing biçimi.
Alıştırma
Cümleyi interpret A as B yapısının doğru biçimiyle tamamla: After the interview, Sam ____ the long pause ____ a bad sign.
Cevabı göster
interpreted · as
which may make you want to cuddle your buddy. Dilbilgisi
0:25bu da sizde dostunuza sarılma isteği uyandırabilir.
may make you want to: bir şey yapmak istemene yol açabilir
May make you want to, olası bir neden-sonuç zincirini anlatır: bir şey sende bir şey yapma isteği uyandırabilir. May olasılık bildirir; bu yüzden tepki kesin değildir. Yapı may + make + kişi + yalın fiildir. Burada yalın fiil to want değil, want'tır; ardından want, to + fiil alır: may make you want to cuddle.
Alıştırma
Cümleyi, isteğe yol açabilecek bir nedeni anlatan beş kelimelik yapıyla tamamla: A funny trailer ____ watch the whole movie.
Cevabı göster
may make you want to
But did you know that dogs often curl up into a ball when sleeping Öbek fiiller
0:27Peki köpeklerin uyurken sık sık top gibi kıvrıldığını biliyor muydunuz?
and protect their most vulnerable organs in the abdomen from predators.
0:32ve karınlarındaki en savunmasız organları yırtıcılardan korumak için yaparlar.
curl up: vücudu kıvırıp küçültmek
“Curl up”, vücudu küçük ve kıvrılmış bir duruşa toplamak anlamına gelir. Burada köpekler bacaklarını gövdelerine yaklaştırır; “into a ball” ise aldıkları şekli belirtir. “Curl up” bir öbek fiildir. Bu ifadede “up”, vücudun toplu ve sıkı hâle geldiğini gösterir; yukarı doğru hareket anlamına gelmez. Yalnızca “curl”ü değil, “curl up”ı tek bir bütün olarak öğrenin.
Alıştırma
“Vücudu küçük ve kıvrılmış hâle getirmek” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın. curl fiilini kullanın: On cold nights, the cat likes to ____ beside the heater.
Cevabı göster
curl up
to conserve body heat: amaç bildirmek
“To conserve body heat”, köpeklerin neden kıvrıldığını açıklar. Eylem + to + fiilin yalın hâli kalıbına amaç bildiren mastar denir; yalnızca sonraki olayı değil, bir amacı veya işlevi gösterir. Burada “conserve body heat”, vücut ısısının kaybolmasını önlemek demektir. Sonraki “protect” fiili de aynı amaç belirteci “to”yu paylaşır: ikinci “to” tekrarlanmasa da köpekler vücut ısılarını korumak ve hassas organlarını savunmak için kıvrılır.
Alıştırma
“Leo set an alarm to wake up before sunrise.” cümlesinde “to wake up before sunrise” neyi ifade eder?
- Alarmı kurmakla ilgili bir karşıtlık
- Alarmı kurmadan önce gerçekleşen bir olay
- Alarmı kurmanın amacı
Cevabı göster
Alarmı kurmanın amacı
If you're not always around to cuddle,
0:36Onlara sarılmak için her zaman yanlarında olamıyorsanız,
leaving them some clothes that smell like you Dilbilgisi
0:38kokunuzun sindiği birkaç giysiyi yanlarında bırakmak
will actually help them with separation anxiety. Kelime
0:40ayrılık kaygısıyla başa çıkmalarına gerçekten yardımcı olur.
Özne olarak “Leaving them some clothes that smell like you”
Bu cümlede “leaving them some clothes that smell like you” uzun bir ulaç öbeğidir ve öbeğin tamamı özne görevindedir. “Leaving” bir eylemi konuşulan konu hâline getirir; “them” köpekleri belirtir ve “that smell like you”, “clothes” sözcüğünü niteler. Tam özne “you” sözcüğüne kadar devam eder. Yüklem “will actually help” ile başlar. Cümleyi [eylem] + will help biçiminde okumak, köpeklerin kaygısını azaltabilecek şeyin giysileri bırakma eylemi olduğunu gösterir; gizli bir öznenin sürmekte olan bir eylemini anlatmaz.
Alıştırma
“Leaving a familiar blanket in the crate will comfort the puppy” cümlesindeki tam dil bilgisel özne hangisidir?
- the puppy
- a familiar blanket
- Leaving a familiar blanket in the crate
- the crate
Cevabı göster
Leaving a familiar blanket in the crate
Kalıplaşmış terim “separation anxiety”
“Separation anxiety”, bir kişi veya hayvanın güçlü bağ kurduğu birinden uzakta olduğunda ya da böyle bir ayrılığı beklediğinde ortaya çıkan sıkıntıyı anlatan kalıplaşmış bir terimdir. Burada, sahipleri yanında olmadığında köpeklerin hissettiği huzursuzluğu anlatır. Bu ifade belirli bir tetikleyici ve tepki düzenini adlandırır: Ayrılık kaygıyı tetikler. Her türlü gerginlik anlamına gelmez ve “separation” kalıcı olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Hangi durum en iyi “separation anxiety” terimiyle açıklanır?
- Bir köpek, sahibi evden her çıktığında huzursuz olur.
- Bir köpek, mama kabını görünce heyecanlanır.
- Bir köpek, ani bir gök gürültüsü duyunca sıçrar.
Cevabı göster
Bir köpek, sahibi evden her çıktığında huzursuz olur.
And while you may think you have the smartest dog, Dilbilgisi
0:43Köpeğinizin dünyanın en zeki köpeği olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama
animal psychologists believe most dogs are about as smart as a 2-year-old human. Dilbilgisi
0:46hayvan psikologları, çoğu köpeğin yaklaşık iki yaşındaki bir çocuk kadar zeki olduğuna inanıyor.
while you may think: ölçülü bir ödün verme
Burada while zaman bildirmez; ödünleyici bir karşıtlık kurar. while you may think ... ifadesi, her ne kadar ... diye düşünebilseniz de anlamındadır. Ana cümle karşıt bilgiyi vermeden önce dinleyicinin olası görüşünü kısaca kabul eder. May, iddiayı yumuşatır. Konuşan kişi dinleyicinin kesinlikle böyle düşündüğünü söylemez; bu nedenle düzeltme daha az doğrudan duyulur.
Alıştırma
Hangi cümlede while you may think, olası bir görüşü kibarca kabul ettikten sonra karşıt bilgi vermek için kullanılmıştır?
- While you may think the old phone is useless, it can still make emergency calls.
- Because you may think the old phone is useless, I bought a new one.
- While the old phone was charging, I read a book.
Cevabı göster
While you may think the old phone is useless, it can still make emergency calls.
about as smart as: yaklaşık eşitlik
about as smart as ifadesinde as + sıfat + as kalıbı derece karşılaştırması yapar. as smart as, karşılaştırılan hedefle aynı zekâ düzeyinde anlamına gelir. Buradaki about, yaklaşık olarak demektir. Tam eşitlik iddiasını yumuşatır; yani bütün becerilerin aynı olduğunu değil, iki düzeyin genel olarak birbirine yakın olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi about as ... as kalıbıyla tamamlayın: The new backpack is ____ heavy ____ the old one.
Cevabı göster
about as · as
up to five: bir üst sınır belirlemek
count up to five ifadesinde up to + sayı, mümkün olan en yüksek miktarı belirtir. Bu cümlede beş, köpeklerin sayma becerisinin üst sınırıdır. Bu, her köpeğin beşe kadar sayabildiği veya sayının tam olarak beş olduğu anlamına gelmez. Aynı yapı başka bağlamlarda süre, fiyat, kapasite ya da izin verilen miktar için bir üst sınır belirtebilir.
Alıştırma
Üst sınır belirtmek için cümleyi up to + bir sayı ile tamamlayın: You can choose ____ stickers, but no more than four.
Cevabı göster
up to four
Dogs are also capable of solving spatial problems. Kalıp ifadeler
0:58Köpekler uzamsal problemleri de çözebilir.
capable of solving: of + -ing ile yetenek anlatmak
be capable of + isim veya -ing biçimi, “bir şey için gereken yeteneğe sahip olmak” anlamına gelir. Burada solving, of edatından sonra geldiği için -ing biçimindedir. Bu ifade, uzamsal problemleri çözmeye yönelik genel bir yeteneği anlatır; köpeklerin şu anda belirli bir problemi çözmekte olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi capable of ve carry fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This small robot is ____ heavy boxes safely.
Cevabı göster
capable of carrying
and operate mechanisms such as latches and simple machines.
1:04ve sürgüler ile basit makineler gibi mekanizmaları kullanırlar.
dogs aren't completely colorblind as many people think.
1:09çoğu kişinin sandığının aksine köpekler tamamen renk körü değildir.
Konuşma geçişi olarak by the way
By the way, konuşmayla bağlantılı ama biraz yeni bir bilgi ekler. Burada konuşanın köpeklerin renk görüşüyle ilgili yeni bir bilgiye geçtiğini gösterir. Bu ifade konuşmayı düzenler; yol veya güzergâhtan söz etmez. Cümlenin başında “Bir şey daha ekleyeyim” anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümlede by the way bağlantılı ama yeni bir bilgi tanıtıyor?
- We stopped at a cafe on the way to school.
- Please show me the way to the station.
- By the way, your library book is due tomorrow.
Cevabı göster
By the way, your library book is due tomorrow.
But unlike the three specialized receptors in our eyes to distinguish colors, Dilbilgisi
1:12Ancak renkleri ayırt etmek için bizim gözlerimizde üç özel reseptör bulunurken
unlike + isim öbeği, ... only ...
Unlike, karşılaştırma noktasını belirleyen isim öbeğini tanıtır: insan gözündeki üç özelleşmiş reseptör. Ana cümle daha sonra karşıtlığı verir: köpeklerde yalnızca iki tane vardır. Yeniden kullanılabilen kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle şeklindedir. Burada two, two specialized receptors anlamına gelir; anlam zaten açık olduğu için İngilizce tekrarlanan ismi atar.
Alıştırma
Cümleyi Unlike ve only ile tamamlayın. Her birini bir kez kullanın: ____ the large theater, which has four exits, the small theater has ____ two.
Cevabı göster
Unlike · only
Önceki bir nedeni sonucuna bağlamak için Because of this, kullanımı
Because of this daha önce söylenen bir olgunun tamamına gönderme yapar ve bu olguyu sonraki sonucun nedeni olarak sunar. Buradaki this, belirli bir rengi değil, köpeklerin daha az türde renk reseptörüne sahip olduğuna dair önceki açıklamayı ifade eder. Bu ifade, konuşanın nedeni tekrarlamadan daha önce verilen nedenden sonuca geçmesini sağlar. Cümlenin başında kullanılan Because of this ifadesinden sonra normalde virgül gelir.
Alıştırma
Önceki cümle The road was icy. şeklindedir. Hangi devam cümlesi bu olguyu sonucuna bağlamak için Because of this ifadesini doğru kullanır?
- Because of this the road was icy, the school bus arrived late.
- Because of the road was icy, the school bus arrived late.
- Because of this, the school bus arrived late.
Cevabı göster
Because of this, the school bus arrived late.
Meanwhile, their brains don't interpret red and green,
1:20Öte yandan beyinleri kırmızı ve yeşili algılayamaz,
but the most intelligent dog breeds are border collies, poodles, and German shepherds.
1:29ancak en zeki köpek ırkları Border Collie, kaniş ve Alman çoban köpeğidir.
However, these are measures of intelligence that compare to our own.
1:34Ancak bunlar, bizim zekâmızla karşılaştırılarak yapılan ölçümlerdir.
Dogs are amazingly smart in other ways.
1:37Köpekler başka açılardan da inanılmaz derecede zekidir.
but did you know that dogs can sense seizures,
1:41peki köpeklerin epilepsi nöbetlerini sezebildiğini,
detect low blood sugar, and can sniff out cancer? Öbek fiiller
1:44düşük kan şekerini tespit edip kanserin kokusunu alabileceğini biliyor muydunuz?
You've probably heard of ile bilinenden yeni bilgiye geçmek
You've probably heard of, konuşanın dinleyicinin tanımasını beklediği bir şeyi tanıtır. Heard of bir şeyin var olduğunu bilmek demektir; probably ise bunun her dinleyici için geçerli bir gerçek değil, makul bir tahmin olduğunu gösterir. Burada uyuşturucu tespit köpekleri bilinen başlangıç noktasıdır. Konuşan daha sonra but did you know ... kullanarak daha az bilinen ve daha şaşırtıcı bilgilere geçer. Bilinenden yeniye ilerleyen bu düzen ilgiyi çeker ve açıklamanın takip edilmesini kolaylaştırır.
Alıştırma
Konuşan You've probably heard of guide dogs, but did you know they can also help detect illness? açılışıyla ne yapıyor?
- Her dinleyicinin bir rehber köpek eğittiğini iddia eder.
- Büyük olasılıkla paylaşılan bir bilgiyle başlar, ardından daha şaşırtıcı bir gerçeği tanıtır.
- Dinleyicinin bir rehber köpekten mesaj alıp almadığını sorar.
Cevabı göster
Büyük olasılıkla paylaşılan bir bilgiyle başlar, ardından daha şaşırtıcı bir gerçeği tanıtır.
drug-sniffing dogs: isim + -ing birleşik niteleyicisi
Drug-sniffing, drug ismiyle sniffing fiilinin -ing biçiminden oluşan, kısa çizgili bir birleşik niteleyicidir. dogs sözcüğünden önce gelir ve ne tür köpeklerden söz edildiğini belirtir. Burada sniffing eylemini köpekler yapar; drugs ise bulmak üzere eğitildikleri şeydir. İfade, uyuşturucuyu kokuyla tespit etmek üzere eğitilmiş köpekler demektir; uyuşturucu kullanan köpekler demek değildir. Bu «isim + -ing» kalıbı, stain-removing spray örneğinde olduğu gibi bir şeyi işleviyle tanımlayabilir.
Alıştırma
Cümleyi stain + removing sözcüklerinden oluşan kısa çizgili birleşik niteleyiciyle tamamlayın: This ____ spray cleaned the carpet.
Cevabı göster
stain-removing
sniff out: gizli bir şeyi bulmak
Sniff out, fark edilmesi zor bir şeyi bulmak veya tespit etmek demektir. Bu cümlede köpekler, kanserle bağlantılı belirtileri koku alma duyularıyla tespit eder. Buradaki out, dışarı doğru hareket anlamına gelmez. Bir şeyi başarıyla keşfetme anlamı katar. Bu ifade mecazi olarak da kullanılabilir: Bir kişi dikkatle araştırarak bir yalanı veya sorunu sniff out edebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede sniff out, gizli bir şeyi başarıyla bulmak anlamında kullanılmıştır?
- The dog sniffed the flowers for a moment.
- The dog sniffed out the keys under the sofa.
- The dog smelled wet after the rain.
Cevabı göster
The dog sniffed out the keys under the sofa.
dogs were able to identify 30 of 33 cases of prostate cancer
1:48köpekler 33 prostat kanseri vakasının 30'unu
by smelling participants' urine. Dilbilgisi
1:52katılımcıların idrarını koklayarak tespit edebildi.
by smelling: yöntemi belirten by + -ing
by smelling ifadesinde by, vakaları belirlemek için kullanılan yöntemi gösterir. by + -ing yapısı “Bu nasıl yapıldı?” sorusuna cevap verir: köpekler vakaları idrarı koklama eylemiyle belirlemiştir. by sözcüğünden sonra gelen biçim, buradaki anlamı gösterir. -ing biçimi bir yöntemi belirtir; yakındaki bir yeri veya edilgen bir eylemi yapan kişiyi belirtmez.
Alıştırma
Hangi cümlede bir yöntemi açıklamak için by + -ing kullanılmıştır?
- Leah opened the jar by using a rubber grip.
- The jar was opened by Leah.
- The rubber grip is by the jar.
Cevabı göster
Leah opened the jar by using a rubber grip.
It's believed that dogs' highly sophisticated sense of smell can detect variation Dilbilgisi
1:54Köpeklerin son derece gelişmiş koku alma duyusunun değişimleri
and the presence of volatile organic compounds. Kelime
1:58ve uçucu organik bileşiklerin varlığını tespit edebildiği düşünülüyor.
It's believed that: kişisiz aktarım yapısı
It's believed that yapısındaki it, gerçek bir varlığa gönderme yapmayan biçimsel öznedir; köpekleri, koku alma duyusunu veya başka bir şeyi göstermez. İnanılan asıl içerik that yan cümlesinde bulunur. Bu kişisiz edilgen aktarım yapısı, görüşü kimin taşıdığını söylemeden sunar. Fikri kanıtlanmış bir gerçek olarak belirtmekten daha temkinlidir; bu nedenle bilim veya haber metinlerinde henüz tam olarak kesin olmayan bir açıklama aktarılırken yaygındır.
Alıştırma
Görüşü kimin taşıdığını belirtmeden ve kanıtlandığını iddia etmeden sunan cümleyi seçin.
- I believe that the old bridge was built in the 1800s.
- It's believed that the old bridge was built in the 1800s.
- Engineers proved that the old bridge was built in the 1800s.
Cevabı göster
It's believed that the old bridge was built in the 1800s.
Bilimsel terim volatile organic compounds
Volatile organic compounds, kolayca gaza dönüşüp havaya karışan karbon temelli kimyasal maddeler için kullanılan sabit bir bilimsel terimdir. Bu cümlede, bu maddelerin varlığı veya karışımlarındaki değişiklik, bir köpeğin burnunun algılayabileceği kimyasal örüntüler oluşturabilir. Burada volatile, “kolayca buharlaşabilen” anlamındadır; “duygusal açıdan değişken” anlamında değildir. Organic kimyasal bir sınıfı belirtir; maddelerin doğal, organik gıda sertifikalı, güvenli veya zararsız olduğu anlamına gelmez. Yaygın kısaltma VOCs şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi üç sözcüklü standart bilimsel terimle tamamlayın: Air-quality monitors can detect ____ released by paint and cleaning products.
Cevabı göster
volatile organic compounds
Their sense of smell is 10,000 to 10 million times more sensitive than humans, Dilbilgisi
2:01Koku alma duyuları, insanlarınkinden 10 bin ila 10 milyon kat daha hassastır,
“10,000 to 10 million times more sensitive than”: aralık ve kat karşılaştırması
10,000 to 10 million aralığı alt ve üst tahminleri verir. “Sayı veya aralık + times more + sıfat + than + karşılaştırma hedefi” kalıbı, bir niteliğin ne kadar daha yüksek olduğunu belirtir. Buradaki nitelik hassasiyettir ve köpeklerin koku alma duyusu insanların koku alma duyusuyla karşılaştırılır. Humans, eksiltili bir karşılaştırma hedefidir; dinleyen kişi bunu humans' sense of smell şeklinde tamamlar. Depending on the breed, tam çarpanın ırka göre değiştiğini gösterir; her köpeğin aynı hassasiyete sahip olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi seçenek örnekteki karşılaştırmayı en iyi biçimde yeniden ifade eder?
- Her köpek ırkının koku alma duyusu, bir insanınkinden tam 10 milyon kat daha hassastır.
- Köpekler, insanlardan 10.000 ila 10 milyon ayrı kez daha sık koku alır.
- Köpeklerin koku alma duyusu, ırka bağlı olarak insanların koku alma duyusunun 10.000 ila 10 milyon katı hassasiyettedir.
Cevabı göster
Köpeklerin koku alma duyusu, ırka bağlı olarak insanların koku alma duyusunun 10.000 ila 10 milyon katı hassasiyettedir.
depending on the breed: bir koşul eklemek
Cümlenin sonundaki depending on the breed, bilgi ekleyen bir -ing yan cümleciğidir. Sayıya bir koşul ekleyerek aralığın neden bu kadar geniş olduğunu açıklar: tam hassasiyet köpeğin ırkına göre değişir. Buradaki depending, koku alma duyusunun yaptığı bir eylemi anlatmaz. Bir sonuç, miktar, fiyat veya sürenin hangi koşula göre değiştiğini belirtmek için ifadeden sonra depending on + isim öbeği kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi depending on ve the shipping method isim öbeğiyle tamamlayın: The package will arrive in two to five days, ____.
Cevabı göster
depending on the shipping method
A secreted fluid from their nose helps them smell
2:06Burunlarından salgılanan bir sıvı, koku almalarına yardımcı olur
by capturing scent chemicals in a thin layer of wet mucus on their nose.
2:09çünkü koku moleküllerini burunlarındaki ince ve ıslak mukus tabakasında hapseder.
Amerikan İngilizcesinde different than
Bu cümlede different than, “aynı olmamak” veya “farklı olmak” anlamına gelir. Breathing ve smelling adlı iki eylemi karşılaştırır ve bir köpek için bunların ayrı süreçler olduğunu söyler. Different than, Amerikan İngilizcesinde yerleşmiş bir yapıdır. Buradaki than karşılaştırmanın bir parçasıdır; different sözcüğünün bigger gibi karşılaştırma derecesindeki bir sıfat olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Mevcut planı önceki durumuyla karşılaştırmanın Amerikan İngilizcesindeki doğal yolu hangi cümledir?
- The plan is different that it was last week.
- The plan is different than it was last week.
- The plan is different from it was last week.
Cevabı göster
The plan is different than it was last week.
A small fold of tissue called the alar fold separates the flow of air,
2:16Alar kıvrım adı verilen küçük bir doku katlantısı hava akışını ayırır,
depending on whether they're sniffing or breathing, Dilbilgisi
2:20köpeğin kokluyor ya da nefes alıyor olmasına bağlı olarak.
depending on whether A or B: A mı B mi olduğuna bağlı olarak
Depending on whether A or B, ne olacağının belirtilen iki seçenekten hangisinin doğru olduğuna göre belirlendiğini ifade eder. Whether seçim çerçevesini açar, or ise ikinci seçeneği sunar. Burada hava akışı, köpeklerin koklamasına veya nefes almasına göre farklı biçimde ayrılır. Yapı, bu eylemleri aynı anda gerçekleşen eylemler olarak değil, alternatifler olarak sunar. İki kollu koşulları açıkça anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Standart iki seçenekli kalıbı eksik sözcüklerle tamamlayın: The ticket price changes depending ____ you are a child or an adult.
Cevabı göster
on whether
which also allows them to pick up pheromones in the air Öbek fiiller
2:22Bu yapı ayrıca havadaki feromonları algılamalarını sağlayarak
to help locate and determine the readiness of possible mates.
2:25olası eşleri bulmalarına ve bu eşlerin çiftleşmeye hazır olup olmadıklarını anlamalarına yardımcı olur.
“algılamak veya almak” anlamında pick up
Bu duyusal bağlamda pick up, var olan ancak fark edilmesi zor olabilen bir şeyi algılamak veya almak anlamına gelir. Pheromones nesnesi bu anlamı açık hâle getirir: Köpekler havayla taşınan kimyasal sinyalleri algılar. Pick up, anlamı nesnesine göre değişen çok sözcüklü bir fiildir. Sesler, kokular, sinyaller veya ipuçlarıyla kullanıldığında genellikle fiziksel olarak kaldırmak değil, fark etmek, algılamak veya almak anlamına gelir.
Alıştırma
"The sensor picked up a weak signal," cümlesinde picked up ne anlama gelir?
- Bir kişiyi arabayla aldı
- Onu eliyle kaldırdı
- Onu algıladı veya aldı
Cevabı göster
Onu algıladı veya aldı
Tinder for dogs: kültürel bir benzetme
Tinder, insanların olası romantik partnerlerle tanışmasına yardımcı olan bir flört uygulamasıdır. Burada Tinder for dogs. ifadesi, feromonların köpeklerin olası eşleri bulup değerlendirmesine yardım etmesini mizahi bir benzetmeyle anlatır. Bu ifade, köpekler için gerçek bir uygulamanın adı değildir. Kısa isim öbeği, insanların aşina olduğu bir teknolojiyi hayvanların eş arama davranışına uyarlayarak daha uzun bir açıklamayı özetler.
Alıştırma
Bu cümlede Tinder for dogs. ne anlama geliyor?
- İnsanlar Tinder'ı köpek satın almak için kullanır.
- Birisi köpeklerin kullandığı resmî bir Tinder uygulaması çıkarmıştır.
- Köpeklerin feromonları, olası eşleri bulmalarına yardım eden bir flört aracı gibi çalışır.
Cevabı göster
Köpeklerin feromonları, olası eşleri bulmalarına yardım eden bir flört aracı gibi çalışır.
Birikim bildiren geçiş olarak On top of it all
On top of it all, bir listenin veya kapsamlı bir bilgi grubunun ardından bir nokta daha ekler. it zamiri fiziksel bir nesneyi adlandırmaz; it all daha önce söylenen bilgilerin tümünü tek bir bütün olarak toplar. Burada ifade, köpeklerle ilgili önceki bilgilerden daha ağırlıklı bir ek sonuca geçer: insanlar köpekleri sever. Basit bir also ile karşılaştırıldığında daha güçlü bir birikim hissi yaratır ve çoğu zaman son ya da özellikle dikkat çekici bir noktayı belirtir.
Alıştırma
Cümleyi altyazıdaki birikim bildiren geçiş ifadesiyle tamamlayın: We had clear skies, good food, and friendly guides. ____, the trip cost less than we expected.
Cevabı göster
On top of it all
really do love ile vurgu
Olumlu bir cümlede do, vurgu yardımcı fiili olarak kullanılabilir: humans do love dogs, insanların köpekleri sevdiğinin gerçekten doğru olduğunu belirtir. Burada really bu onayı daha da güçlendirir; bu yüzden really do love özellikle kesin bir ifade gibi duyulur. Vurgulu do’dan sonra asıl fiil yalın hâlde kalır: do love denir, do loves denmez. Bu kalıp, şimdiki zaman anlamını değiştirmeden bir iddiayı güçlendirebilir, birini rahatlatabilir veya bir şüpheye cevap verebilir.
Alıştırma
Birisi Mia’nın kulübü sevdiğinden şüphe ediyor. really ve vurgulu do kullanarak cevabını tamamlayın: I ____ love it.
Cevabı göster
really do
A recent study found that dogs activate the same hormonal response
2:32Yakın tarihli bir araştırma, köpeklerin aynı hormonal tepkiyi harekete geçirdiğini ortaya koydu;
that triggers us to love and care for our own babies.
2:36bu tepki, kendi bebeklerimizi sevip onlarla ilgilenmemizi sağlıyor.
Accompany that with studies showing decreased stress and anxiety, Anlatım akışı
2:38Buna, stres ve kaygının azaldığını gösteren araştırmaları da ekleyince,
and it's clear why they've become such an important part of our lives. Dilbilgisi
2:42neden hayatımızın böylesine önemli bir parçası oldukları açıkça anlaşılıyor.
Accompany that with ... and it's clear why: kanıt ekleyip sonuç çıkarmak
Accompany that with ..., dinleyiciyi yeni çalışmaları az önce belirtilen kanıtlara eklemeye yönelten retorik bir emir yapısıdır. Burada that önceki araştırmaya gönderme yaparken with studies showing decreased stress and anxiety ikinci bir destekleyici noktayı sunar. and’den sonraki cümlecik, iki kanıt birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonucu verir: it's clear why.... Bu kanıt ekleyip sonuç çıkarma çerçevesi, argümanı düzenler; birisine eşlik etmeye yönelik gerçek bir emir değildir.
Alıştırma
Vurgulanan yapı bu açıklamada hangi işlevi görüyor?
- Dinleyiciye bir grup araştırmacıya eşlik etmesini emreder.
- Başka bir kanıt ekler ve ardından her iki kanıtın desteklediği sonucu belirtir.
- Stres ve kaygının azalmasını ilgisiz bir yan not olarak sunar.
Cevabı göster
Başka bir kanıt ekler ve ardından her iki kanıtın desteklediği sonucu belirtir.
such an important part: such + an + sıfat + tekil isim
Such an important part, such + an + sıfat + tekil sayılabilen isim kalıbını izler. Burada such değerlendirmeyi güçlendirir: Köpekler yalnızca hayatımızın bir parçası değil, çok önemli bir parçasıdır. Tekil sayılabilen bir isimle artikel doğrudan such sözcüğünden sonra gelir: such an important part. Ardından sıfat ismi niteler ve isim grubunun tamamı become fiilinden sonra gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi vurgulu such + artikel kalıbıyla tamamlayın: The neighborhood clinic has become ____ important part of local life.
Cevabı göster
such an
They truly are woman and man's best friend. Kültür
2:45Köpekler gerçekten de hem kadınların hem erkeklerin en iyi dostudur.
woman and man's best friend: man's best friend ifadesinin kapsayıcı uyarlaması
Man's best friend, köpekler için kullanılan ve kültürel olarak iyi bilinen bir lakaptır. Yerleşik bir söyleyiş olduğu için genellikle belirli bir erkeğin kişisel olarak en yakın arkadaşını değil, köpeklerin genel olarak sadık dostlar olduğunu ifade eder. Woman and man's best friend, woman sözcüğünü ekleyerek bu deyişi bilinçli biçimde yeniden yazar. Dinleyici özgün ifadeyi hâlâ tanıyabilir; değişiklik ise kapsayıcılığı açık hâle getirir ve kapanışta önceki best friend fikrine hafif, eğlenceli bir gönderme yapar.
Alıştırma
Videoda woman and man's best friend, geleneksel man's best friend deyişini nasıl değiştiriyor?
- Belirli bir kadınla belirli bir erkeğin aynı en yakın insan arkadaşını paylaştığını söyler.
- Eski deyişi açıkça kapsayıcı hâle getirirken köpeklere yönelik tanınabilir göndermeyi korur.
- Köpeklerle ilgili deyişi evcil hayvan sahipliği hakkında standart ve resmî bir terimle değiştirir.
Cevabı göster
Eski deyişi açıkça kapsayıcı hâle getirirken köpeklere yönelik tanınabilir göndermeyi korur.
in which case you should watch our scientific debate on cats versus dogs, Dilbilgisi
2:50bu durumda kedilerle köpekler hakkındaki bilimsel tartışmamızı izlemelisiniz,
where we try and figure out which precious pet is truly the best. Notlar
2:54orada bu sevimli evcil hayvanlardan hangisinin gerçekten en iyisi olduğunu bulmaya çalışıyoruz.
in which case ile önceki koşula gönderme yapmak
In which case, az önce belirtilen bir duruma gönderme yapar ve bu durum doğruysa ne olacağını belirtir. Buradaki durum “you're a cat lover”, bunun sonucu ise kedi-köpek tartışmasını izleme önerisidir. Bu yapı bütün koşulu tekrar etmeyi önler: durum + in which case + sonuç veya öneri. Which, case sözcüğünü önceki duruma bağladığı için ifade normalde açık bir önceki koşul olmadan kullanılamaz.
Alıştırma
Belirtilen olasılığa gönderme yapan bağlayıcı ifadeyle cümleyi tamamlayın: “The meeting may finish late, ____ we'll order dinner.”
Cevabı göster
in which case
try and figure out ifadesindeki konuşma dili yapısı try and + fiil
Try and + fiilin yalın hâli, yaklaşık olarak try to + fiil anlamına gelen, konuşma dilinde yaygın ve samimi bir yapıdır. Try and figure out ifadesinde iki ayrı eylem anlatılmaz; bütün yapı «keşfetmek veya anlamak için çaba göstermek» demektir. Bu yapıda and sonrasındaki fiil yalın hâlde kalır. Figure out sonrasında bir isim veya buradaki which precious pet is truly the best gibi bir soru yan cümlesi gelebilir.
Alıştırma
Resmî bir yazılı rapor için en uygun cümle hangisidir?
- We will try and determine the cause.
- We will try determining the cause.
- We will try to determine the cause.
Cevabı göster
We will try to determine the cause.
Dolaylı soruyla figure out
Figure out; düşünerek, bilgileri inceleyerek veya farklı olasılıkları deneyerek bir şeyi anlamak ya da bir cevap bulmak demektir. Burada try and figure out, konuşmacıların çözmek istediği sorunu, yani hangi evcil hayvanın gerçekten en iyi olduğu sorusunu ortaya koyar. Nesnesi, figure out which precious pet is truly the best örneğindeki gibi dolaylı bir soru olabilir. Figure out sonrasındaki iç içe soru, doğrudan soru dizilişi yerine which pet is biçimindeki bildirme cümlesi dizilişini kullanır.
Alıştırma
Cümleyi figure out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After comparing all the clues, Maya ____ why the machine had stopped.
Cevabı göster
figured out
Dostça yönlendirme olarak Head on over to
Head on over to, bir yere, sayfaya veya başka bir hedefe gitmek ya da yönelmek demektir. Burada head, bir yönde hareket etmek anlamına gelen bir fiildir; on over ise başka bir yere doğru ilerlemeye rahat ve konuşma diline özgü bir hava katar. Bu cümlede başka bir videoya gitmek için dostça bir davettir; head sözcüğü vücuttaki baş anlamında kullanılmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp head on over to + hedef biçimindedir.
Alıştırma
Head, on, over ve to sözcüklerini doğal sıraya koyarak rahat daveti tamamlayın: ____ our website to see the full schedule.
Cevabı göster
Head on over to
And subscribe for more weekly science videos.
3:01Her hafta yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.