Yetişkinler Hız Treninden Düşme Tehlikesi Geçiren Kıza Sıkıca Tutundu: İngilizce çalışma notları

Inside Edition

Öğrenme zorluğu
391 kelime 187 kel/dk

Video özeti: Mamba'da bir kızın güvenlik düzeneği çözülür; iki yolcu onu tutar ve ardından resmî açıklama gelir. İngilizce noktaları: 1. "anything but." - Deyimler ve mecazlı ifadeler: Worlds of Fun adının vaat ettiği eğlenceyi tersine çevirir; gün eğlenceli değildir, istisna sayılmaz. 2. "out of an abundance of caution." - Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: doğrulanmış risk olmadan önlem almanın resmî gerekçesidir; sorun bulunmadığı söylenirken kemer değişimini açıklar. 3. "I just did what I hope that anybody else would do." - Konuşma edimbilimi ve tutum: just ve herkesin aynısını yapacağı düşüncesi kahramanlığı küçültür, övgüyü alçakgönüllülükle reddeder ve ortak ahlakı onaylar.

Bu derste

It's called the Worlds of Fun amusement park,

0:00

Burası Worlds of Fun adlı bir eğlence parkı,

but on this day, it was anything but. Deyimler

0:03

ama o gün eğlenceyle uzaktan yakından ilgisi yoktu.

Deyimler

Cümle sonundaki anything but: kesinlikle değil

Bu cümlede anything but, “kesinlikle değil” veya “hiç de öyle değil” anlamına gelir. Eksik bırakılan tanım parkın adından anlaşılır: o gün anything but fun, yani hiç eğlenceli değildi. be anything but + sıfat veya isim öbeği kalıbı, beklenen bir tanımı güçlü biçimde reddeder. Anything but ancak atlanan fikir önceki bağlamdan açıkça anlaşılıyorsa cümle sonunda bırakılabilir; burada ayrıca Worlds of Fun adına ironik bir terslik kazandırır.

Alıştırma

Beklenen tanımı güçlü biçimde reddeden ifadeyle cümleyi tamamlayın: The supposedly relaxing trip was ____ peaceful.

Cevabı göster

anything but

A couple was on a roller coaster when they heard blood-curdling screams. Deyimler

0:05

Bir çift hız trenindeyken kan donduran çığlıklar duydu.

Deyimler

blood-curdling screams: aşırı dehşet ifade eden çığlıklar

Blood-curdling, “son derece korkutucu” veya “dehşet verici” anlamına gelen mecazi bir bileşik sıfattır. screams sözcüğünün korku etkisini güçlendirir; herhangi birinin kanında gerçek bir fiziksel değişimi anlatmaz. Bu bağlamda blood-curdling, izleyiciye çığlıkları hız trenindeki sıradan heyecan çığlıkları olarak değil, dehşet işaretleri olarak yorumlamasını söyler. Aynı sıfat yoğun korku yaratan sesleri, hikâyeleri veya deneyimleri de niteleyebilir.

Alıştırma

Bu cümlede blood-curdling ne anlama gelir: “A blood-curdling howl came from the dark hallway.”?

  1. Son derece korkutucu
  2. Sıradan ve neşeli
  3. Kanda gerçek bir değişime yol açan
Cevabı göster

Son derece korkutucu

It was coming from the girl sitting behind them

0:10

Çığlık, arkalarında oturan kızdan geliyordu;

after they say her seat belt came undone. Öbek fiiller

0:12

anlattıklarına göre kızın emniyet kemeri açılmıştı.

Öbek fiiller

came undone: artık bağlı veya sabit olmamak

Bu cümlede came undone, emniyet kemerinin artık güvenli biçimde takılı olmadığını, takılı durumdan açıldığını veya kurtulduğunu belirtir. Come burada konuşana doğru hareketi değil, bir durum değişikliğini ifade eden fiildir. come/came undone kalıbı özellikle ayakkabı bağı, düğüm ve kayış gibi bağlanmış, iliklenmiş veya başka biçimde sabitlenmiş şeyler için kullanışlıdır. Özne bir insan olduğunda farklı ve mecazi bir anlam taşıyabilir, ancak burada o anlamda değildir.

Alıştırma

Cümleyi “artık bağlı değildi” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: During the hike, the knot securing the tent ____, so we tied it again.

Cevabı göster

came undone

As Steven Fabian reports, they ended up clinging on to her Notlar

0:16

Steven Fabian'ın haberine göre, sonunda kızı sımsıkı tuttular

Anlatım akışı

As Steven Fabian reports: haber aktarımına geçiş işareti

Burada As Steven Fabian reports, haber dilinde çerçeve kuran bir ifadedir. As + muhabir veya kaynak + bildirme fiili kalıbı, ardından gelen bilgiyi o kişinin haberine bağlar ve çoğu zaman muhabirin bölümüne geçildiğini bildirir. Buradaki As yaklaşık olarak “bildirdiği veya açıkladığı üzere” anlamındadır; “çünkü” anlamına gelmez. Bu açılış ifadesini tanımak, dinleyicinin sunucunun girişini sonraki haber katmanından ayırmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Bu haber cümlesinin başındaki “As Steven Fabian reports,” ifadesi ne işe yarar?

  1. Steven Fabian'ın haberciliğini başka bir muhabirin çalışmasıyla karşılaştırır.
  2. Haberin Steven Fabian yüzünden gerçekleştiğini söyler.
  3. Ardından gelen bilgiyi Steven Fabian'ın haberine bağlar ve haberde geçiş yapıldığını belirtir.
Cevabı göster

Ardından gelen bilgiyi Steven Fabian'ın haberine bağlar ve haberde geçiş yapıldığını belirtir.

Dilbilgisi

end up + -ing: ended up clinging

End up + -ing, bir eylemi bir dizi olayın sonunda ortaya çıkan sonuç olarak anlatır; bu sonuç çoğu zaman plansız veya beklenmediktir. Buradaki ended up clinging, baştan böyle yapmayı amaçlamadıklarını, durumun sonunda ona tutunmak zorunda kaldıklarını gösterir. End up sonrasında, ortaya çıkan eylemi belirtmek için fiilin -ing biçimi kullanılır: end up doing something. Bu yapı yalnızca eylemin ne zaman olduğunu değil, durumun nasıl sonuçlandığını vurgular.

Alıştırma

Cümleyi end up ve walk sözcüklerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: We took the wrong trail and ____ for two extra hours.

Cevabı göster

ended up walking

Öbek fiiller

cling on to + nesne: clinging on to her

Cling on to someone or something, bir kişiye ya da nesneye çok sıkı tutunup bırakmamaya çalışmak demektir. Buradaki clinging on to her, eylemi sürekli ve acil gösterir: ona yalnızca dokunmuyor, güvenliği için onu sıkıca tutuyorlar. Kalıp cling on to + kişi veya nesne şeklindedir. her nesnesi, kimi sıkıca tuttuklarını belirtir.

Alıştırma

Cümleyi cling on to ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The ladder was shaking, so Nina kept ____ the side rail.

Cevabı göster

clinging on to

until the ride came to a stop. Kalıp ifadeler

0:19

ve araç durana kadar onu bırakmadılar.

Kalıp ifadeler

came to a stop: durma noktasına gelmek

Come to a stop, bir aracın, makinenin, eğlence aracının veya devam eden bir sürecin artık hareket etmediği ya da devam etmediği noktaya ulaşmasını anlatan kalıplaşmış bir fiil öbeğidir. Bu cümlede geçmiş zaman biçimi olan came, hareketin son noktasını gösterir. Burada stop sayılabilen bir isimdir; bu yüzden came to a stop ifadesinde a artikeli gerekir. Bu ifade hareketten durma durumuna geçişi vurgular; yalnızca stopped demek sonucu daha doğrudan bildirir.

Alıştırma

Bu dersteki, “yavaş yavaş durma noktasına ulaştı” anlamındaki kalıpla cümleyi tamamlayın: As the elevator slowed, it ____.

Cevabı göster

came to a stop

You can see the fear etched on their faces. Deyimler

0:21

Yüzlerine kazınmış korkuyu görebilirsiniz.

Deyimler

fear etched on their faces: korkunun yüzlerine kazınması

fear etched on their faces ifadesinde geçmiş zaman ortacı olan etched, canlı bir sıfat gibi kullanılır. Yüz ifadeleri korkuyu o kadar açık gösterir ki korku sanki yüzlerine kalıcı olarak kazınmış gibi görünür. Tam cümlede fear etched on their faces bir isim öbeğidir. Etched on their faces, fear that is etched on their faces anlamındaki kısaltılmış bir ilgi cümleciği gibi görev yapar. Bu görsel bir mecazdır; derilerinin gerçekten oyulduğunu söylemez.

Alıştırma

You can see the fear etched on their faces cümlesinde etched, korkunun yüz ifadelerinde açıkça görüldüğü anlamına gelir; derilerinin gerçekten oyulduğu anlamına gelmez. Doğru mu, Yanlış mı seçin.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

A real-life nightmare is unfolding on this roller coaster. Anlatım akışı

0:24

Bu hız treninde gerçek bir kâbus yaşanıyor.

Anlatım akışı

“A real-life nightmare is unfolding”: haberlerde dramatik çerçeveleme

“Real-life nightmare”, korkunç veya felaket gibi hissedilen gerçek bir durum için kullanılan bir benzetmedir; birinin rüya gördüğü anlamına gelmez. Olgusal ayrıntılardan önce duygusal yorumu öne çıkarır. Süreklilik bildiren “is unfolding”, olayı tamamlanmış bir hadise olarak değil, izleyicinin önünde aşamalar hâlinde gelişen bir durum olarak sunar. Bu iki seçim birlikte haberi gerilimi giderek artan bir sahne şeklinde düzenler; bu, haberlerde yaygın bir dramatik çerçevelemedir.

Alıştırma

“A real-life nightmare is unfolding on this roller coaster.” ifadesi nasıl bir etki yaratıyor?

  1. Birinin hız treninde uyuyakalıp rüya görmeye başladığını bildiriyor.
  2. Hız trenlerinin nasıl çalıştığına ilişkin tarafsız bir teknik açıklama veriyor.
  3. Gerçek bir kazayı izleyicinin önünde gelişen korkutucu bir durum olarak çerçeveliyor.
Cevabı göster

Gerçek bir kazayı izleyicinin önünde gelişen korkutucu bir durum olarak çerçeveliyor.

She let out this blood-curdling scream Öbek fiiller

0:27

Kız kan donduran bir çığlık attı

Öbek fiiller

“let out this blood-curdling scream”: kan donduran bir çığlık atmak

“Let out this blood-curdling scream” ifadesindeki “let out”, özellikle ani bir fiziksel tepki olarak bir ses çıkarmak anlamına gelir. Nesne, ses bildiren “scream” sözcüğüdür; onun herhangi bir şeyin dışarı çıkmasına izin verdiği anlamına gelmez. “Let out + a/an + ses bildiren isim” kalıbı “cry”, “sigh”, “laugh”, “cheer” veya “roar” ile de kullanılabilir. “Blood-curdling”, “scream” sözcüğünü, duyulması dehşet verici bir ses olarak niteleyip güçlendirir ve tepkiyi canlı ve aşırı gösterir.

Alıştırma

“Aniden bir ses çıkardı” anlamındaki hedef iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: When the lights went out, Maya ____ a scream.

Cevabı göster

let out

and said, you know, "My seat belt came undone."

0:30

ve “Emniyet kemerim açıldı,” dedi.

There's fear that the girl in pink is in danger Dilbilgisi

0:32

Pembe giyen kızın

of being swept right out of the ride,

0:35

araçtan savrulup dışarı düşmesinden korkuluyor,

Dilbilgisi

in danger of being swept: edilgen -ing biçimiyle risk anlatımı

In danger of, zarar veya başka bir istenmeyen sonucun gerçekleşmesine yönelik gerçek bir olasılığı ifade eder. of sözcüğünden sonra bir isim ya da -ing biçimi gelir. Buradaki being swept, edilgen bir -ing biçimidir: eylemi kız yapmaz, eylem kıza uygulanır. in danger of being + geçmiş zaman ortacı kalıbı, risk altındaki kişi veya nesnenin bir eyleme maruz kalabileceğini anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Teknenin eyleme maruz kalabileceğini göstermek için cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: During the storm, the small boat was ____ out to sea.

Cevabı göster

in danger of being swept

and those two adults are hanging on to her for dear life. Notlar

0:36

o iki yetişkin de onu can havliyle tutuyor.

Öbek fiiller

hanging on to her: sıkıca tutup bırakmamak

Hang on to someone or something, bir kişiyi ya da nesneyi sıkıca tutmak ve bırakmamak anlamına gelir. hanging on to her ifadesindeki sürerlik biçimi, araç hareket ederken yetişkinlerin kızı tutmaya devam ettiğini gösterir. Nesne to sözcüğünden sonra gelir: hang on to + kişi veya nesne. Aynı öbek fiil, bir eşyayı, fırsatı ya da inancı elinde tutmaya devam etmek anlamında da kullanılabilir.

Alıştırma

Yönergeyi hedef öbek fiille tamamlayın: The train may jolt as it starts, so ____ the handrail.

Cevabı göster

hang on to

Deyimler

for dear life: can havliyle tutunmak

Bu cümlede for dear life, “gerçek bir tehlike varmış gibi var gücüyle ve umutsuzca” anlamına gelir. hanging on eylemini yalnızca sıkıca tutunmaktan çok daha güçlü ve acil gösterir. Bu bir deyimdir: dear burada “son derece değerli”, life ise korunmaya çalışılan yaşamdır. İfade genellikle hold on, cling, grip veya run gibi eylemlerden sonra gelir; burada dear ne birine “sevgili” diye seslenir ne de “pahalı” anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi, for ile başlayan ve “tehlike nedeniyle var gücüyle” anlamına gelen üç kelimelik kalıplaşmış deyimle tamamlayın: During the sudden drop, Leo gripped the safety bar ____.

Cevabı göster

for dear life

I had kind of looped my arm underneath the extremely loose lap bar. Notlar

0:40

Son derece gevşek olan bel hizasındaki güvenlik barının altına kolumu dolamıştım.

Ton ve niyet

Bir eylemden önce belirsizlik katan kind of

Burada kind of, looped fiilinden önce gelen konuşma diline özgü bir yumuşatma ifadesidir. Konuşanın kolunun konumu kabaca bu tarife benziyordu; hareketin tam veya dikkatle planlanmış olduğu söylenmiyor. Bu kullanım, tam olarak gözde canlandırılması zor bir şeyi hatırlarken veya anlatırken konuşanın fazla kesin görünmesini önler. Eylemin tarifini değiştirir; eylemin hangi kategoriye ait olduğunu sormaz.

Alıştırma

“I kind of moved the chair closer,” cümlesinde kind of ne anlatır?

  1. Konuşan kişi sandalyeyi nazikçe hareket ettirdi.
  2. Konuşan kişi bir sandalye türünü adlandırıyor.
  3. Hareket kesin değil, yaklaşık olarak tarif ediliyor.
Cevabı göster

Hareket kesin değil, yaklaşık olarak tarif ediliyor.

Kültür

lap bar: kucağın üzerinden geçen eğlence tesisi güvenlik bariyeri

Lap bar, eğlence tesisi koltuğundaki sert güvenlik bariyeridir. Genellikle yolcunun kucağının veya üst bacaklarının üzerinden kapanarak yolcuyu koltuğunda sabitler. Bu cümlede konuşan kişi, bariyer aşırı gevşek olduğu için kızın güvende kalmasına yardımcı olmak amacıyla kolunu bariyerin altına dolamıştır. Buradaki bar, eğlence tesisinin güvenlik sistemindeki bir parçadır; sıradan bir korkuluk ya da içki servisi yapılan bir yer değildir.

Alıştırma

Eğlence parkında görevli, her yolcunun kalçalarının üzerinden geçen dolgulu sabitleme düzeneğinin ne olduğunu kontrol etti. En uygun İngilizce ifadeyi boşluğa yazın: At the amusement park, the operator checked that the padded restraint across each rider's thighs was a ____.

Cevabı göster

lap bar

My wife was holding her on to her legs.

0:45

Eşim de kızı bacaklarından tutuyordu.

She had a a death grip on her friend Deyimler

0:48

Genç kız, arkadaşını ölümüne sıkıyordu,

Deyimler

death grip: korkudan aşırı sıkı tutuş

Death grip, genellikle korku, heyecan veya tehlike hissi nedeniyle bir şeyi ya da birini aşırı sıkı tutmayı anlatan gayriresmî bir isim öbeğidir. Bu, kelimenin tam anlamıyla ölüme yol açan bir tutuş değildir; canlı ve abartılı bir ifadedir. have a death grip on someone yapısında on, tutulan kişiyi veya şeyi gösterir. Burada kızın arkadaşına büyük bir güçle sıkıca sarıldığını anlatır.

Alıştırma

death grip hangi cümlede doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The frightened child had a light touch on the railing.
  2. The frightened child looked at the railing from a distance.
  3. The frightened child had a death grip on the railing.
Cevabı göster

The frightened child had a death grip on the railing.

in just sheer panic mode.

0:50

tam anlamıyla panik içindeydi.

Chris Evans says the drama happened

0:52

Chris Evans, bu dehşet dolu olayın

on a ride called the Mamba

0:53

Mamba adlı bir eğlence aracında,

at Worlds of Fun in Kansas City, Missouri.

0:55

Missouri eyaletinin Kansas City kentindeki Worlds of Fun'da yaşandığını söylüyor.

Were you communicating with the young girl while this was all going on? Öbek fiiller

0:57

Tüm bunlar olurken genç kızla iletişim kuruyor muydunuz?

Öbek fiiller

“gerçekleşiyor olmak” anlamındaki “going on”

Burada “going on”, bir şeyin “olması” veya “gerçekleşmesi” anlamına gelir. Konuşmacı, olay sırasında yaşanmakta olan her şeyi soruyor. “while this was all going on” yapısında “this” durumu belirtir; “all” ise farklı olay ve sorunları devam eden tek bir arka plan olarak bir araya getirir.

Alıştırma

“while this was all going on” ifadesinde “going on” ne anlama gelir?

  1. gerçekleşiyor olmak
  2. konuşmaya devam etmek
  3. fiziksel olarak ilerlemek
Cevabı göster

gerçekleşiyor olmak

At one point, I was able to get her, Anlatım akışı

1:00

Bir ara onun

Anlatım akışı

Anlatıda zaman belirteci olarak “At one point”

“At one point”, daha uzun bir olayın içindeki zamanı belirtilmemiş tek bir anı seçer. Konuşmacının kesin bir zaman vermeden o anda olanlara odaklanmasını sağlar. Cümlenin başında kullanıldığında, sıradaki bilginin hikâyedeki önemli bir adım veya değişiklik olduğunu belirtir. Burada anlatım, olayın genelinden ilerleme kaydedilen belirli bir ana geçer.

Alıştırma

Altyazıdaki “At one point” ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Belirli bir fiziksel konumda
  2. Konuşmacının konuştuğu tam anda
  3. Daha uzun olay sırasında zamanı belirtilmemiş bir anda
Cevabı göster

Daha uzun olay sırasında zamanı belirtilmemiş bir anda

you know, to kind of make eye contact with me, Kalıp ifadeler

1:03

benimle biraz göz teması kurmasını sağlayabildim

Kalıp ifadeler

Make eye contact with someone: biriyle göz teması kurmak

“make eye contact with me” ifadesinde make eye contact with someone, iki kişinin bakışlarının buluşmasını sağlayacak şekilde bakmak anlamındaki standart eşdizimdir. Burada konuşmacı, kızın dikkatini verdiğini kontrol etmek ve onu rahatlatmak için kendisiyle göz teması kurmasını istiyor. Yapı make + eye contact + with + kişi şeklindedir. Eye contact bu ifadede normalde sayılamaz, bu yüzden önüne a getirilmez: make eye contact denir, make an eye contact denmez.

Alıştırma

Cümleyi “karşılıklı göz teması kurmak” anlamındaki standart eşdizimle tamamlayın: During the interview, try to ____ the interviewer while you answer.

Cevabı göster

make eye contact with

and I just said to her, "Look, I've got you. Ton ve niyet

1:05

ve ona şöyle dedim: “Bak, seni tutuyorum.

Ton ve niyet

Güvence vermek için I've got you

Bu kurtarma bağlamında I've got you, “seni tutuyorum veya destekliyorum ve düşmene izin vermeyeceğim” anlamına gelir. Bu, fiziksel güvenlik konusunda anında verilen bir güvencedir; karşıdaki kişiye sahip olunduğunu söylemez. İfadenin tam etkisi bağlamdan gelir. Biri tehlikedeyken veya dengesini kaybederken bu ifade, “seni sağlam biçimde tutuyorum” gerçeğini “benimle güvendesin” biçimindeki koruma sözüyle birleştirebilir.

Alıştırma

Bir tırmanıcı kayar, ancak arkadaşı güvenlik ipini sıkıca tutarak “I've got you.” der. İfade burada ne anlama gelir?

  1. Sen bana aitsin.
  2. Seni tutuyor veya destekliyorum ve güvende kalmanı sağlayacağım.
  3. Söylediğin görüşü anlıyorum.
Cevabı göster

Seni tutuyor veya destekliyorum ve güvende kalmanı sağlayacağım.

We've all got you.

1:08

Hepimiz seni tutuyoruz.

We're going to get through the entire ride. Öbek fiiller

1:09

Bu yolculuğun sonuna kadar dayanacağız.

Öbek fiiller

get through the entire ride.: tüm yolculuğu atlatmak

Burada get through, zor bir şeye dayanmak ve onun sonuna ulaşmak anlamına gelir. Get through ifadesinin nesnesi the entire ride olduğundan konuşan kişi, herkesin bu yolculuk bitene kadar dayanacağını söylüyor. Bu öbek fiil, zor bir dönemi, olayı veya görevi tamamlamayı başardığımızı anlatmak için kullanılır. Bu cümlede fiziksel bir geçitten geçmek anlamında değildir.

Alıştırma

Yolculuk korkutucu, ama yakında bitecek. Senin ve diğerlerinin sonuna kadar dayanacağını anlatan cümle hangisi?

  1. We're going to go through a doorway.
  2. We're going to get through to the operator.
  3. We're going to get through the entire ride.
Cevabı göster

We're going to get through the entire ride.

Don't worry.

1:12

Endişelenme.

I'm not going to let you go." Ton ve niyet

1:12

Seni bırakmayacağım.”

Ton ve niyet

I'm not going to let you go.: seni bırakmayacağıma dair kesin söz

Bu cümlede I'm not going to + fiilin yalın hâli, sıradan bir gelecek tahmini değil, şu anda verilmiş kesin bir niyeti veya sözü ifade eder. Eylem hemen gerçekleştiği için bu bağlılık kararlı ve güven verici duyulur. Let you go, seni bırakmak veya seni tutmayı bırakmak demektir. Burada anlamı gerçek ve fizikseldir. Başka bağlamlarda aynı ifade birinin gitmesine izin vermek, bir çalışanı işten çıkarmak veya bir ilişkiyi bitirmek anlamına gelebilir; ancak bu cümlede bu anlamlar geçerli değildir.

Alıştırma

Tehlikeli bir yolculuk sırasında korkmuş bir çocuğu güvenli şekilde tutuyorsunuz. Çocuğu bırakmayacağınıza dair kesin bir söz veren cümle hangisidir?

  1. I'm not going to let you win.
  2. I'm not going to let you go.
  3. I'm not going to leave you.
Cevabı göster

I'm not going to let you go.

The terrifying ordeal lasted around 2 minutes Kelime

1:14

Bu dehşet verici olay yaklaşık iki dakika sürdü

Kelime

terrifying ordeal: uzun süren korkunç bir çile

terrifying ordeal, yalnızca korkutucu tek bir anı değil, korku ve sıkıntının sürdüğü zorlu bir deneyimi anlatır. Ordeal, nötr experience kelimesinden daha güçlüdür; yaşanan şeyi acı verici, tehlikeli veya duygusal açıdan yıpratıcı gösterir. Terrifying ise korkunun derecesini açıkça belirtir. Bu cümlede ifade, yaklaşık iki dakikayı tek ve kesintisiz bir çile olarak özetler. Odak, her anı tek tek saymak değil, kişinin katlandığı bütün deneyimdir.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The long evacuation became a ____ for the residents.

Cevabı göster

terrifying ordeal

until the ride came to an end.

1:16

ve yolculuğun sona ermesiyle bitti.

She was in just sheer panic even after getting off the ride. Notlar

1:18

Kız araçtan indikten sonra bile hâlâ büyük panik içindeydi.

Kalıp ifadeler

sheer panic: tamamen bunaltıcı korku

sheer panic, tamamen bunaltıcı bir korku anlamına gelir. Burada sheer, soyut bir isim olan panic kelimesinin önünde derecelendirme yapar ve korkunun onun tepkilerini bütünüyle ele geçirdiğini gösterir; yalnızca biraz korktuğunu anlatmaz. in sheer panic ifadesi, onun hareket ettiği ruh hâlini anlatır. Eğlence aracından inmek acil durumdan uzaklaşmasını sağlamıştır, ancak cümle paniğin hemen geçmediğini belirtir.

Alıştırma

Tamamen bunaltıcı bir korkuyu gösteren ifadeyi seçin: When the fire alarm rang, the shoppers rushed outside in ____.

  1. sheer panic
  2. mild curiosity
  3. quiet confidence
Cevabı göster

sheer panic

Dilbilgisi

lunapark aletinden indikten sonra bile

even after + -ing, bitmiş bir olayla sonrasında devam eden bir durumu bağlar ve beklenmedik karşıtlığı vurgular. Burada lunapark aletinden inmek normalde korkuyu bitirmeliydi, ama kız indikten sonra da aşırı panik hâlindeydi. Buradaki temel anlam tekrarlanan bir eylem ya da even kelimesinin “çift sayı” anlamı değildir. Anlam, beklenenin tersine durumun devam etmesidir.

Alıştırma

Bir etkinlik bittikten sonra bir duygunun beklenmedik biçimde devam ettiğini hangi cümle gösterir?

  1. She was in sheer panic even after getting off the ride.
  2. She got off the ride before the panic started.
  3. She felt calm after getting off the ride.
Cevabı göster

She was in sheer panic even after getting off the ride.

Öbek fiiller

lunapark aletinden inmek

Get off the ride, bir lunapark aletine bindikten sonra ondan inmek anlamına gelen bir phrasal verb yapısıdır. Get off, ride kelimesini üzerinde oturulan veya binilerek kullanılan bir şey olarak ele alır; yani aletin üzerindeyken ondan aşağı inmeyi anlatır. Bu cümlede getting off the ride, kızın fiziksel olarak lunapark aletinden ayrılmasını anlatır. Panikten kurtulmak ya da cezadan kaçmak anlamına gelmez; bunlar get off yapısının farklı kullanımlarıdır.

Alıştırma

Bir lunapark aleti durduktan sonra ondan inmeyi doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. We got out of the ride after it stopped.
  2. We got on the ride after it stopped.
  3. We got off the ride after it stopped.
Cevabı göster

We got off the ride after it stopped.

Following the incident, a state safety inspection was conducted Notlar

1:23

Olayın ardından eyalet yetkilileri bir güvenlik denetimi gerçekleştirdi

Anlatım akışı

Following the incident: resmî bir zaman geçişi

Burada Following the incident, “olaydan sonra” anlamına gelir. following edatı, ana olayın zamanını belirleyen bir isim öbeği getirir; birinin olayı fiziksel olarak takip ettiği anlamına gelmez. İfadenin cümlenin başında kullanılması, resmî bir raporu olayın kendisinden daha sonra olanlara taşır. Virgül, başlangıçtaki zaman çerçevesinin bittiğini gösterir; ana cümle de bir sonraki gelişmeyi verir.

Alıştırma

“Sonrasında” anlamına gelen hedef zaman bağlayıcısıyla resmî rapor cümlesini tamamlayın: “____ the data breach, the bank reset all staff passwords.”

Cevabı göster

Following

Kalıp ifadeler

inspection was conducted: resmî raporlarda kullanılan edilgen ifade

Conduct an inspection, “düzenli ve planlı bir denetim gerçekleştirmek” anlamına gelen resmî bir eşdizimdir. Bu cümlede conduct, müzik yönetmekle ilgili anlamında kullanılmaz. Edilgen was conducted biçimi denetimi odak noktası yapar ve denetimi kimin gerçekleştirdiğini belirtmez. Bir rapor, işlemi yapan kurum veya kişilerden çok resmî eyleme önem verdiğinde bu yapı yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Resmî edilgen raporu conduct fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: “A safety inspection ____ after the alarm.”

Cevabı göster

was conducted

and reportedly found multiple lap belts on the Mamba Kelime

1:27

ve haberlere göre Mamba'daki birden fazla bel emniyet kemerinin

were not working properly.

1:30

düzgün çalışmadığını tespit etti.

Kelime

reportedly: Bilginin dolaylı kaynağını belirtmek

Reportedly, bilginin bir rapordan veya başka bir kişinin aktarımından geldiğini belirten bir cümle zarfıdır. Burada emniyet kemerleriyle ilgili bulguyu, konuşanın bizzat doğruladığı bir gerçek olarak değil, dolaylı bir kaynaktan gelen bilgi olarak sunar. Bu kelime bulgunun yanlış olduğu anlamına gelmez. Kaynakla konuşan kişi arasındaki mesafeyi gösterir; konuşan iddiayı aktarır ama onu doğrudan garanti etmez.

Alıştırma

Bu cümlede reportedly neyi belirtir? Bilginin... olduğunu belirtir.

  1. bir rapordan veya başka bir kaynaktan geldiğini ve konuşan kişi tarafından doğrudan doğrulanmış olarak sunulmadığını
  2. konuşan kişinin bizzat doğruladığı bir gerçek olduğunu
  3. herkes hemfikir olduğu için kesin olduğunu
  4. kesinlikle yanlış olduğunu
Cevabı göster

bir rapordan veya başka bir kaynaktan geldiğini ve konuşan kişi tarafından doğrudan doğrulanmış olarak sunulmadığını

The park says no issues were found, Anlatım akışı

1:32

Park yönetimi herhangi bir sorun bulunmadığını söylüyor,

but 18 lap belts were replaced out of an abundance of caution. Kalıp ifadeler

1:34

ancak ihtiyaten 18 bel emniyet kemeri değiştirildi.

Anlatım akışı

no issues were found, but 18 lap belts were replaced: Karşıtlık kurmak

Edilgen yapıdaki no issues were found, sorunları kimin bulduğunu belirtmeden resmî bir sonucu sunar. Ardından but, bu sonucu başka bir olguya bağlar: 18 lap belts were replaced. Bu bağlaç cümleyi bir karşıtlık etrafında düzenler: resmî olarak hiçbir sorun bulunmamıştır, ancak ekipman yine de değiştirilmiştir. Açıklanan sonuçla tedbir amaçlı işlem arasındaki farkı öne çıkarır; parkın yalan söylediğini doğrudan söylemez.

Alıştırma

Bu cümlede but ne yapıyor? The park says no issues were found, but 18 lap belts were replaced.

  1. Resmî bulgu ile gerçekleştirilen eylem arasındaki karşıtlığı vurguluyor.
  2. Parkın sorun bulduğunu kabul ettiğini gösteriyor.
  3. Kemerlerin neden değiştirildiğini açıklıyor.
  4. İki eylemi zaman sırasına koyuyor.
Cevabı göster

Resmî bulgu ile gerçekleştirilen eylem arasındaki karşıtlığı vurguluyor.

Kalıp ifadeler

out of an abundance of caution: anlamı ve kullanımı

Out of an abundance of caution, doğrulanmış bir tehlike olmasa bile özellikle dikkatli olmak için ek bir güvenlik adımı atmak anlamına gelir. Bu cümlede ifade, parkın kemerleri neden değiştirdiğini açıklar; parkın bir kusur bulduğunu söylemez. Bu ifade, yapılan eylemin nedeninin tedbirli davranmak olduğunu gösterir. Abundance, gereken asgari düzeyden daha fazla ihtiyat anlamı katar. Bu nedenle ifade çoğu zaman bir önleyici kararı, ortada kesinlikle bir sorun olduğunun kanıtı olarak değil, sağduyulu bir seçim olarak sunar.

Alıştırma

Şirket, herhangi bir arıza doğrulanmamış olmasına rağmen tüm şarj cihazlarını değiştirdi. Bu kararı en iyi açıklayan ifade hangisidir?

  1. to reduce the number of inspections
  2. out of an abundance of caution
  3. because a fault had been confirmed
Cevabı göster

out of an abundance of caution

A spokesman for the amusement park says

1:39

Eğlence parkının bir sözcüsü,

the ride is equipped with a multi-layered restraint system, Kalıp ifadeler

1:41

aracın çok katmanlı bir güvenlik sabitleme sistemiyle donatıldığını

Kalıp ifadeler

is equipped with + isim: bir donanımı tanımlamak

Is equipped with, bir nesnenin tasarımının veya sağlanan donanımının parçası olarak belirli bir araca, özelliğe ya da sisteme sahip olduğunu anlatan edilgen bir yapıdır. Bu cümlede, eğlence aracının güvenlik donanımının bir parçası olarak çok katmanlı bir sabitleme sistemine sahip olduğu anlatılır. Bu yapı, sistemi kimin kurduğuna veya kimin kullandığına değil, eğlence aracına ve onun güvenlik donanımına odaklanır. Tasarlanmış bir özelliği veya donanım düzenini resmî biçimde açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle bir cihazın sahip olduğu özelliği belirtmek için is equipped with kullanır?

  1. The drone is equipped with a thermal camera.
  2. The drone is equipped to detect heat.
  3. The drone has a thermal camera.
Cevabı göster

The drone is equipped with a thermal camera.

and it has operated safely Dilbilgisi

1:44

ve güvenli biçimde çalışmayı sürdürdüğünü söylüyor;

since the initial concern was raised. Kalıp ifadeler

1:45

hem de ilk endişenin dile getirildiği günden beri.

Dilbilgisi

has operated safely since the initial concern was raised: ilk endişe dile getirildiğinden beri güvenli şekilde işletiliyor

Has operated, operate fiilinin İngilizcedeki present perfect biçimidir. Since ile kullanıldığında geçmişteki bir başlangıç noktasını şimdiye bağlar: özne, endişe dile getirildiğinde güvenli şekilde çalışmaya başlamış ve bunu şimdiye kadar sürdürmüştür. Since the initial concern was raised başlangıç olayını belirtir; safely ise çalışmanın nasıl gerçekleştiğini açıklar. Cümle günümüze kadar uzanan bir güvenlik geçmişi bildirir. Bu başlangıç noktasından önce de güvenli olduğunu söylemez.

Alıştırma

Geçmişte başlayıp şimdiye kadar süren bir güvenlik geçmişini bildiren cümleyi seçin.

  1. The shuttle has operated safely since its last inspection.
  2. The shuttle operates safely on weekday mornings.
  3. The shuttle operated safely during yesterday's test.
Cevabı göster

The shuttle has operated safely since its last inspection.

Kalıp ifadeler

concern was raised.: bir endişe dile getirildi

Raise a concern, bir endişeyi veya olası bir sorunu birinin dikkatine sunmak anlamına gelir. Profesyonel ve resmî iletişimde kullanılan yerleşik bir birlikteliktir; bu nedenle say a concern doğal bir alternatif değildir. Concern was raised ifadesinde edilgen yapı concern sözcüğünü odağa alır ve bunu dile getiren kişiyi belirtmez. İfade, güvenlik sorununun gündeme getirildiğini söyler; endişenin doğru olduğunun kanıtlandığını söylemez.

Alıştırma

Olası bir sorunun gündeme getirildiğini bildirmek için concern was raised edilgen ifadesini kullanan cümleyi seçin.

  1. The safety meeting caused more concern.
  2. People expressed concern during the safety meeting.
  3. A concern was raised during the safety meeting.
Cevabı göster

A concern was raised during the safety meeting.

Matthew Miller is a ride safety expert.

1:48

Matthew Miller, eğlence araçları güvenliği konusunda uzman.

The Mamba coaster, it's a hyper coaster. Kültür

1:50

Mamba, hyper coaster türünde bir hız treni.

Kültür

Bir hız treni kategorisi olarak hyper coaster

Buradaki hyper coaster, birinin aşırı hareketli olduğunu anlatmaz; hız treni sektöründe kullanılan bir kategoridir. Genellikle yüksekliği veya düşüşü yaklaşık 200 fit ya da daha fazla olan, tam devreli çok büyük bir hız trenini ifade eder. Mamba’ya hyper coaster denmesi önce aracın sınıfını belirtir; ardından verilen yükseklik ve hız değerleri neden bu sınıfa girdiğini gösterir.

Alıştırma

Bir eğlence parkında, şu cümledeki hyper coaster ne anlama gelir: “Falcon Rush is a hyper coaster with a 210-foot drop.”?

  1. Yalnızca çok enerjik yolcular için tasarlanmış bir hız treni
  2. Yüksekliğe dayalı bir kategorideki büyük hız treni
  3. Özellikle heyecan verici hissettiren herhangi bir hız treni
Cevabı göster

Yüksekliğe dayalı bir kategorideki büyük hız treni

It's over 200 ft tall.

1:52

Yüksekliği 200 fitten fazla.

It's traveling over 70 mph.

1:54

Saatte 70 milin üzerinde hıza ulaşıyor.

This is a very, very fast coaster.

1:56

Bu çok ama çok hızlı bir hız treni.

By the way, Chris Evans is also the name of the actor Notlar

1:59

Bu arada Chris Evans, aynı zamanda

Anlatım akışı

Bir ara yorum sunmak için By the way

By the way, dinleyiciye konuyla bağlantılı ancak temel olmayan bir yorumun geleceğini bildiren bir söylem belirtecidir. Önceki noktaya kanıt eklemek yerine dikkati geçici olarak ana çizgiden uzaklaştırır. Burada ana haberden sonra gelen daha hafif bir ara yorumu işaretler. Başka bağlamlarda ek bir bilgi vermek veya daha gevşek bağlantılı bir konuya geçmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, bağlantılı fakat temel olmayan bir ara yorumu sunmak için doğal bir geçiş kullanıyor?

  1. Therefore, the library must stay open until nine.
  2. By the way, the library stays open until nine.
  3. Anyway, let's return to the budget.
Cevabı göster

By the way, the library stays open until nine.

who plays Captain America in the Marvel movies.

2:02

Marvel filmlerinde Kaptan Amerika'yı canlandıran aktörün adı.

Kültür

Chris Evans, Captain America ve Marvel filmleri

Captain America, Marvel'ın kurgusal bir süper kahramanıdır. Marvel filmlerinde bu karakteri aktör Chris Evans canlandırır. Bu haberdeki Chris Evans farklı bir kişidir: tesadüfen aynı adı taşıyan sıradan bir yolcu. Aktörden söz edilmesi bir şakaya zemin hazırlar; yolcunun kurtarma eylemi bir süper kahramanın yapacağı şeye benzetilir.

Alıştırma

Konuşmacı Chris Evans'ı neden Captain America ve Marvel filmleriyle ilişkilendiriyor?

  1. Yolcunun rol aldığı bir Captain America filmini belirlemek için
  2. Yolcunun Marvel filmlerindeki aktör olduğunu söylemek için
  3. Yolcunun kurtarma eylemini bir süper kahramanın yaptıklarına benzeten bir şakaya zemin hazırlamak için
Cevabı göster

Yolcunun kurtarma eylemini bir süper kahramanın yaptıklarına benzeten bir şakaya zemin hazırlamak için

Are you the real Captain America or what? Ton ve niyet

2:05

Yoksa gerçek Kaptan Amerika siz misiniz?

Ton ve niyet

Soru sonundaki or what?

Burada or what? gerçekten başka bir seçenek istemez. Are you the real Captain America? sorusunun sonuna eklenince soruyu abartılı bir tepkiye dönüştürür: konuşmacı, Chris'in kurtarma davranışının bir süper kahramana yakıştığını şakayla ima eder. Genel olarak soru sonundaki or what?, dinleyicinin açık seçenekler arasından seçim yapmasını değil, güçlü biçimde ima edilen bir fikre tepki vermesini ister. Şaşkınlık, inanmama veya meydan okuma tonu katabilir.

Alıştırma

Yakın bir arkadaşınız üç ağır kutuyu birden taşır. Gülümseyip “Are you a superhero or what?” dersiniz. Bu, “or what?” ifadesinin şakacı bir hayranlık için doğal bir kullanımıdır.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Doğru

Uh no.

2:07

Ee, hayır.

I'm I mean, Ton ve niyet

2:08

Ben... yani,

I just did what I hope that anybody else would do. Notlar

2:09

sadece başkasının da aynı durumda yapacağını umduğum şeyi yaptım.

Ton ve niyet

Konuşmada kendini düzeltme işareti olarak I mean,

Bu cümlede “I mean”, konuşurken kişinin kendi sözünü düzeltmesini gösteren bir işarettir. Konuşmacı duraksayıp yarım bir başlangıç yaptıktan sonra o başlangıcı bırakmak ve yanıtına daha açık biçimde yeniden başlamak için bu ifadeyi kullanır. Burada “I mean”, önceki sözcüklerin tanımını açıklamaz. Konuşmada “söylediğimi yeniden başlatayım veya düzelteyim” anlamında bir yön değişikliği işareti olabilir; bu yüzden ardından düşüncenin değişip değişmediğini dinleyin.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: “I was going to— I mean, I can finish it tonight.” I mean burada ne yapıyor?

  1. finish sözcüğünü tanımlar.
  2. Görevin az önce tamamlandığını belirtir.
  3. Konuşmacının düşüncesini yeniden başlatıp düzeltir.
Cevabı göster

Konuşmacının düşüncesini yeniden başlatıp düzeltir.

Ton ve niyet

“I just did what I hope that anybody else would do.” cümlesindeki alçakgönüllülük

Burada “just”, “yalnızca” veya “bundan fazlası değil” anlamına gelir; “az önce” demek değildir. Yapılan eylemi olağanüstü değil, sıradan gösterir. “what I hope that anybody else would do” yan cümlesi, eylemi ortak bir düzgün davranış ölçüsü içine yerleştirir. “I hope”, konuşmacının diğer insanlar hakkındaki kesinliğini yumuşatır; cümlenin bütünü dikkati kişisel kahramanlıktan uzaklaştırır ve davranışı herkesin yapması gereken bir şey olarak sunar.

Alıştırma

Konuşmacı “I just did what I hope that anybody else would do” cümlesindeki “just” ile nasıl bir etki yaratıyor?

  1. Eylemi kahramanca değil, sıradan bir davranış olarak sunmak.
  2. Eylemin yalnızca bir an önce gerçekleştiğini söylemek.
  3. Başka hiç kimsenin harekete geçmek istemediğini iddia etmek.
Cevabı göster

Eylemi kahramanca değil, sıradan bir davranış olarak sunmak.

Dilbilgisi

what I hope that anybody else would do: öncülü kendi içinde olan ilgi yan cümlesi

Burada what, öncülü kendi içinde bulunan what I hope that anybody else would do ilgi yan cümlesini başlatır. Yan cümlenin tamamı “başka herhangi bir kişinin yapmasını umduğum şey veya eylem” anlamına gelir ve did fiilinin nesnesidir. What zaten the thing that düşüncesini içerdiği için burada soru sözcüğü değildir. Yan cümlenin içinde I hope, that anybody else would do içerik yan cümlesini alır. Would, varsayılan benzer bir durumda başka bir kişinin yapacağı eylemi gösterir. Bu söyleyiş, konuşanın kendi davranışını aynı tür durumda herkesin izlemesini umduğu bir ölçüt olarak sunar. Genel olarak bu yapıda what + yan cümle, “... olan şey veya şeyler” anlamını ayrı bir öncül olmadan isim görevli tek bir birimde toplar.

Alıştırma

Cümleyi the thing that, yani “... olan şey” anlamındaki tek bir kaynaşmış ilgi sözcüğüyle tamamlayın: Maya chose ____ she believed the team would need.

Cevabı göster

what