"The" Kelimesinin İKİ FARKLI Telaffuzunu Öğrenin: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
158 kelime 174 kel/dk

Video özeti: Emma, İngilizcedeki “the” tanımlığının telaffuzunu sonraki sözcüğün yazımının değil, ilk sesinin belirlediğini açıklıyor. Ünsüz ve ünlü seslerden önce kullanılan biçimleri kısa ifadelerle karşılaştırıyor ve seçimin ardından gelen ses dinlenerek yapılması gerektiğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. have a look at — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler. İncelenecek bir konuyu rahat ve konuşma diline uygun biçimde tanıtan bu ifadeyi ayırt edebilirsiniz. Açıklamaya başlarken, birine bir şeyi incelemesini önerirken ya da dikkati belirli bir sözcüğe, örneğe veya soruna yöneltirken bütün kalıbı kullanabilirsiniz; çoğu durumda “look” ile verilen doğrudan bir emirden daha doğal ve sıcak duyulur. 2. if we have a vowel sound after, we change it to /ði/. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. “If” yan cümlesinin telaffuz koşulunu, ana cümlenin ise buna karşılık gelen sonucu nasıl bildirdiğini anlayabilirsiniz. Bu yapı, belirli bir durumu gerektirdiği eyleme bağlayarak dil kurallarını, işlemleri ve koşula göre değişen seçimleri açıkça anlatmanızı sağlar. 3. Make sure you're going by sound, not by spelling. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler. “Make sure” ile güçlü bir hatırlatma yapmayı, “go by X, not by Y” ile doğru değerlendirme ölçütünü yanıltıcı olandan ayırmayı öğrenebilirsiniz. Bu çerçeveyi çalışma önerilerine, kural açıklamalarına ve bir ölçütün diğerine tercih edilmesi gereken günlük kararlara aktarabilirsiniz.

Bu derste

And welcome back to pronunciation with Emma. Anlatım akışı

0:00

Ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz.

Anlatım akışı

welcome back to: izleyiciyi bir diziye veya oturuma geri getirmek

Welcome back to, daha önce katıldıkları bir programa, kursa, seriye veya oturuma dönen kişileri karşılar. Buradaki back, mutlaka fiziksel bir yere geri gitmek değil, daha önce paylaşılan bağlama dönmek anlamındadır. Açılışta kullanıldığında dinleyiciyi devam eden seriye yeniden bağlar ve sıradaki bölümün başladığını bildirir. to'dan sonraki ad, hangi programın veya oturumun devam ettiğini gösterir.

Alıştırma

Başka bir bölüm için geri dönen dinleyicileri doğal biçimde karşılayan cümle hangisidir?

  1. Goodbye from the Book Club podcast.
  2. Welcome to the Book Club podcast—this is our very first episode.
  3. Welcome back to the Book Club podcast.
Cevabı göster

Welcome back to the Book Club podcast.

Today we're going to have a look at this word and how to pronounce it in a sentence. Notlar

0:02

Bugün bu kelimeye ve bir cümlede nasıl telaffuz edildiğine bakacağız.

Kalıp ifadeler

have a look at: incelenecek bir şeyi rahatça tanıtmak

Have a look at, “bakmak” veya “incelemek” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada have, “sahip olmak” anlamında değildir; ifadenin tamamı dikkati at'ten sonra gelen kişiye veya şeye yöneltir. Bu cümlede, konuşmacı ile izleyicinin sırada birlikte inceleyeceği şey olarak kelimeyi yumuşak bir biçimde tanıtır. We're going to have a look at... ifadesi, doğrudan verilen Look at this word. emrinden daha sohbet havasında ve iş birliğine açık gelir.

Alıştırma

have ile başlayan ve “bakmak veya kontrol etmek” anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: Could you ____ my drawing?

Cevabı göster

have a look at

Dilbilgisi

how to pronounce it: how to + fiilin yalın hâli

how to + fiilin yalın hâli kalıbı, 'bir şeyin nasıl yapılacağı' anlamına gelir. Yöntemle ilgili bir soruyu incelenebilen, öğrenilebilen, gösterilebilen veya açıklanabilen bir bilgiye dönüştürür. Burada 'onu telaffuz etme yolu' anlamındadır ve this word ile birlikte have a look at yapısından sonra incelenecek başka bir öğedir. it zamiri this word ifadesine gönderme yapar. Bu, doğrudan bir soru değil, cümleye yerleştirilmiş bir bilgi olduğu için do ve soru cümlesi dizilişi kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi how to + pronounce ile tamamlayın: Can you show me ____ this name?

Cevabı göster

how to pronounce

So there are two different ways we can pronounce this word Dilbilgisi

0:06

Yani bu kelimeyi telaffuz etmenin iki farklı yolu var

Dilbilgisi

there are two different ways we can pronounce this word: birden fazla yöntem sunmak

There are two different ways, yöntemlerin sayısını belirtir. Ardından gelen we can pronounce this word yan cümlesi, bu yolların neyle ilgili olduğunu açıklar: ways (that) we can pronounce this word. Burada ilgi sözcüğü that isteğe bağlıdır. Bu kalıp, yöntemleri veya seçenekleri düzenli biçimde açıklamaya yardımcı olur: There are + sayı + ways + özne + can + fiilin yalın hâli. Yan cümlede we can pronounce gibi normal bildirme cümlesi dizilişini kullanın; can we pronounce gibi soru dizilişini kullanmayın.

Alıştırma

Problemin iki yolla çözülebileceğini doğru biçimde ifade eden cümle hangisidir?

  1. There are two ways we solving this problem.
  2. There are two ways can we solve this problem.
  3. There are two ways we can solve this problem.
Cevabı göster

There are two ways we can solve this problem.

and it all depends on the sound that comes after, Kalıp ifadeler

0:09

ve hepsi sonrasında gelen sese bağlıdır,

Kalıp ifadeler

depends on the sound: belirleyici etkeni belirtmek

Burada depends on, “tarafından belirlenir” anlamındadır. Telaffuz seçimi, ardından gelen sese göre değişir; telaffuzun sesten yardım aldığı anlamına gelmez. Bir sonucu belirleyen koşulu veya etkeni belirtmek için depend on + isim öbeği kullanılır. on edatı bu kalıbın bir parçasıdır ve burada atılamaz.

Alıştırma

Cümleyi “tarafından belirlenir” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The picnic date ____ the weather.

Cevabı göster

depends on

not the spelling, Anlatım akışı

0:12

yazılışına değil,

the sound.

0:14

sesine.

Anlatım akışı

not the spelling, the sound: odağı düzeltmek

Not the spelling, the sound kısa bir sözlü düzeltmedir. Önce spelling ögesini kuralın ölçütü olmaktan çıkarır, ardından sound ögesini doğru ölçüt olarak belirtir. the sound ifadesinin tekrarı kasıtlı bir vurgudur; yanlışlıkla yapılmış bir tekrar değildir. Tam kalıp not X, but Y şeklindedir. Karşıtlık açıksa hızlı konuşmada but atılabilir: not X, Y. Reddedilen fikri önce söylemek, konuşanın dinleyicinin odağını hemen düzeltmesini sağlar.

Alıştırma

“Not the color, the size,” sözlü düzeltmesinde hangi ifade doğrudur?

  1. Doğru ölçüt boyuttur.
  2. Hem renk hem de boyut doğru ölçütlerdir.
  3. Doğru ölçüt renktir.
Cevabı göster

Doğru ölçüt boyuttur.

So we use the when a consonant sound comes after. Dilbilgisi

0:15

Bu yüzden sonrasında bir ünsüz sesi geldiğinde the kullanırız.

Dilbilgisi

when a consonant sound comes after: bir kuralın koşulunu belirtme

when a consonant sound comes after, bir telaffuz kuralının hangi koşulda geçerli olduğunu belirten bir when yan cümlesidir. Buradaki when, “ne zaman?” sorusu değil, “her ... olduğunda” veya “... durumunda” anlamına gelir. Ana cümle So we use the, bu koşulda yapılan seçimi bildirir. Düzenli bir kuralı, rutini veya tekrarlanan tepkiyi anlatmak için when + geniş zaman kullanılır. comes after, sıradaki sesin bir ünsüz sesi olduğu anlamına gelir; kural yalnızca sıradaki yazılı harfe değil, sese dayanır.

Alıştırma

Hangi cümle, bir koşul her oluştuğunda geçerli olan kuralı when ile doğru biçimde ifade eder?

  1. We turn on the heater when does the room get cold.
  2. We turn on the heater when the room gets cold.
  3. We turn on the heater when the room will get cold.
Cevabı göster

We turn on the heater when the room gets cold.

The table,

0:19

The table,

the table.

0:20

the table.

But if we have a vowel sound after, Dilbilgisi

0:22

Ancak sonrasında bir ünlü sesi geliyorsa,

we change it to /ði/.

0:25

bunu /ði/ olarak değiştiririz.

Dilbilgisi

if we have..., we change...: koşul ile sonucu bağlama

if we have a vowel sound after koşulu, we change it to /ði/ ise sonucu verir. if yan cümlesi ile ana cümle birlikte, sıradaki sesin türünü uygun telaffuz seçimiyle ilişkilendirir. Kurallar ve işlemler açıklanırken if + geniş zaman bir koşulu belirtebilir; geniş zamandaki ana cümle de olağan sonucu verir. Burada after hemen arkasından gelmek anlamındadır. vowel sound ise yalnızca sonraki sözcüğün ilk harfini değil, sözcüğün başındaki gerçek sesi ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümle, genel bir kuralı belirtmek için if yapısını doğru kullanır?

  1. If turns red the warning light, we stop the machine.
  2. If the warning light turns red, we stop the machine.
  3. If the warning light will turn red, we stop the machine.
Cevabı göster

If the warning light turns red, we stop the machine.

The elephant,

0:27

The elephant,

the elephant.

0:28

the elephant.

In a sentence,

0:30

Bir cümlede,

the end of the film,

0:31

the end of the film,

the end of the film.

0:33

the end of the film.

You see how it changes? Ton ve niyet

0:35

Nasıl değiştiğini görüyor musunuz?

Ton ve niyet

You see how it changes? ile anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek

Buradaki see yalnızca gözle görmek değil, “fark etmek ve anlamak” demektir. Konuşan kişi, dinleyicinin az önce gösterilen değişimi takip edip etmediğini sorar. You see how...? etkileşimli bir anlama kontrolüdür. Dikkati bir düzene yöneltir ve konuşanla dinleyicinin aynı şeyi anladığını doğrulamaya yarar.

Alıştırma

Konuşan kişi “You see how it changes?” diye sorarken esas olarak ne yapıyor?

  1. Dinleyicinin değişimi fark edip anladığını kontrol etmek.
  2. Dinleyicinin gözlerinin iyi görüp görmediğini sormak.
  3. Dinleyiciye bir şeyi değiştirmesini söylemek.
Cevabı göster

Dinleyicinin değişimi fark edip anladığını kontrol etmek.

So be careful.

0:37

Bu yüzden dikkatli olun.

Make sure you're going by sound, Kalıp ifadeler

0:38

Yazılışa göre değil,

not by spelling.

0:40

sese göre hareket ettiğinizden emin olun.

Kalıp ifadeler

Make sure you're going by X, not by Y: yargının temelini seçmek

Burada go by, “bir yargıda temel olarak kullanmak” demektir; bir şeyin yanından geçmek anlamına gelmez. go by X, not by Y kalıbı doğru ölçütü gösterip yanlış olanı dışarıda bırakır: seçim yazıma göre değil, sese göre yapılmalıdır. Make sure + yan cümle, bunu güçlü bir hatırlatmaya dönüştürür. you're going by biçimi, dinleyicinin kullandığı yönteme odaklanır.

Alıştırma

Tavsiyeyi go by ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Make sure you're ____ the rules, not by a guess.

Cevabı göster

going by

Let me show you an example. Anlatım akışı

0:41

Size bir örnek göstereyim.

Anlatım akışı

Let me show you an example: örnek gösterimine geçiş

Let me show you an example, bir fikri açıklamaktan onu somut bir örnekle göstermeye geçildiğini bildirir. Dinleyenin açıklama sırasını takip etmesini kolaylaştırır. Buradaki Let me, öncelikle resmî bir izin isteği değildir. Konuşan kişi yönlendirmeyi üstlenir ve “Şimdi ben göstereceğim” diyerek sonraki adımı açıklar.

Alıştırma

Hangi cümle bir açıklamadan gösterime doğal biçimde geçer?

  1. Let me show an example you.
  2. Let me show you an example.
  3. Let me to show you an example.
Cevabı göster

Let me show you an example.

So here we have the word union,

0:43

Burada union kelimesi var,

union,

0:46

union,

and it starts with a vowel letter, Kelime

0:46

ve ünlü bir harfle başlıyor,

but it starts with a vowel sound,

0:49

ancak ünlü bir sesle başlıyor,

/juː/.

0:51

/juː/.

Kelime

vowel letter ve vowel sound: union kelimesinin ilk sesi

Vowel letter, a, e, i, o veya u gibi yazılı bir ünlü harftir. Vowel sound ise söylenen bir ünlü sesbirimdir. Bu terimler farklı şeyleri sınıflandırır; bu nedenle ilk harf, ilk sesin ne olduğunu her zaman göstermez. Union kelimesinde u bir ünlü harftir; ancak standart Britanya İngilizcesindeki /ˈjuːniən/ telaffuzunun ilk sesi /j/ ünsüzüdür. /juː/ dizisi, /j/ sesinin ardından /uː/ gelmesidir; tek bir ünlü ses değildir. Bu nedenle union kelimesinin “a vowel sound, /juː/” ile başladığını söylemek doğru değildir; kelime bir ünsüz sesle başlar.

Alıştırma

Union kelimesiyle ilgili hangi ifade doğrudur?

  1. Union starts with a vowel letter but a consonant sound.
  2. Union starts with a consonant letter but a vowel sound.
  3. Union starts with both a vowel letter and a vowel sound.
Cevabı göster

Union starts with a vowel letter but a consonant sound.

So we use the.

0:52

Bu yüzden the kullanırız.

The union.

0:53

The union.

I want to talk about this a little bit more, Kalıp ifadeler

0:55

Bunun hakkında biraz daha konuşmak istiyorum,

Kalıp ifadeler

a little bit more: biraz daha

Burada a little bit more, konuşmacının konu hakkında ne kadar daha konuşmak istediğini, yani yalnızca küçük bir miktar daha konuşacağını belirtir. talk about this ifadesinden sonra gelir ve tüm konuşma eylemini niteler. a little bit bölümünü more'dan önce onu yumuşatan tek bir söz grubu olarak düşünün. More bir artışı gösterir; a little bit ise bu artışın büyük değil, küçük ve yumuşak görünmesini sağlar.

Alıştırma

İsteği “biraz daha” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Could you explain that ____?

Cevabı göster

a little bit more

so there will be a part two,

0:56

bu yüzden ikinci bir bölüm olacak,

but follow for more pronunciation tips.

0:58

ancak daha fazla telaffuz ipucu için takip edin.