'Get' kelimesini kullanmanın 4 yeni yolunu öğrenin - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Mars’a kaçış üzerine mizahi bir durumdan yararlanan ders, çok yönlü get fiilinin bağlama göre nasıl anlam değiştirdiğini gösteriyor. Fiil; bir şeyi satın almak veya teslim almak, anlamak, varmak, bir duruma gelmek, taşıta binmek ya da bir şeyi yapma fırsatı bulmak gibi anlamlarda kullanılıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. got a giant stuffed panda online, — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bir nesneyle ve alışveriş bağlamında kullanıldığında get fiilinin gündelik dilde “satın almak” anlamına gelebileceğini fark edin. Böylece satın alma anlamını bir şeyi teslim alma veya edinme anlamlarından ayırabilir, günlük alışverişlerinizi doğal biçimde anlatabilirsiniz. 2. I don't get it. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Çok yaygın bu konuşma cümlesinde get fiilinin “anlamak” anlamına geldiğini kavrayın. Bir açıklama, durum veya gerekçe size açık gelmediğinde bu kısa ifadeyi kullanabilir; fiili hareket ya da sahiplik bildiren anlamlarıyla karıştırmazsınız. 3. get to go — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: get to + fiil yapısının bir şeyi yapma fırsatı, ayrıcalığı veya iznini anlattığını öğrenin. Böylece olumsuz biçimin bir yere ulaşamamayı değil, fırsatı kaçırmayı ifade ettiğini anlayabilir ve yapabildiğiniz ya da yapma imkânı bulamadığınız deneyimleri anlatabilirsiniz.
Bu derste
Come on, we need to get to the rocket now. Notlar
0:01Hadi, şimdi rokete gitmemiz (get to) gerekiyor.
Come on ile acilen harekete geçmeye çağırmak
Burada Come on, birine konuşana doğru gelmesini söylemez. “Acele et” gibi, dinleyeni hemen harekete geçmeye iter. need to ve now sözleri aciliyeti açıkça gösterir. Başka bağlamlarda Come on birini cesaretlendirebilir; ancak burada acil bir harekete geçme çağrısıdır.
Alıştırma
Konuşan kişi bu cümlede Come on diyerek ne yapıyor?
- Dinleyenden konuşana yaklaşmasını istemek
- Dinleyeni rokete binmeye davet etmek
- Dinleyeni hemen harekete geçmeye çağırmak
Cevabı göster
Dinleyeni hemen harekete geçmeye çağırmak
get to the rocket: bir yere ulaşmayı anlatan get to
get to the rocket ifadesinde get to, reach veya arrive at, yani “ulaşmak” ya da “varmak” anlamındadır. The rocket hedef olarak ele alınır; bu nedenle get, “teslim almak” ya da “elde etmek” anlamına gelmez. Tekrar kullanılabilen kalıp get to + yer şeklindedir: get to the station. İngilizcede home, here ve there ile to genellikle kullanılmaz: get home, get here, get there.
Alıştırma
Cümleyi “ulaşmak” anlamındaki get to ile tamamlayın: We need to ____ the station before nine.
Cevabı göster
get to
You got it: anladığını doğrulama veya bir isteği kabul etme
You got it günlük konuşmada kullanılan kalıplaşmış bir yanıttır; bu nedenle her zaman fiziksel olarak bir şeyi almak anlamına gelmez. Bu cümlede Yep onay bildirir: konuşan kişi, karşısındakinin doğru anladığını veya doğru cevabı verdiğini doğrular. Bir isteğe yanıt olarak kullanıldığında You got it, “Tabii, anladım ve yapacağım” anlamına da gelebilir. Hangi tür onayın kastedildiğini durum belirler.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “Please save me a seat.” diyor. Hangi yanıt günlük bir dille “Tabii, yaparım” anlamına gelir?
- You got it.
- You bought it.
- You found it.
Cevabı göster
You got it.
we're looking at: tartışılacak bir konuyu tanıtma
Bu cümlede we're looking at, “inceliyoruz veya ele alıyoruz” anlamına gelir. get kelimesini bugünkü dersin konusu olarak tanıtır; yalnızca gözleri bir şeye çevirmeyi anlatmaz. look at + konu yapısı; bir ders, sunum veya metin bir kelimeye, soruya, örneğe ya da fikre odaklanmaya başladığında kullanışlıdır.
Alıştırma
Sınıf girişini look at ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Today we're ____ three ways to save water.
Cevabı göster
looking at
Get has a lot of uses and it can be very flexible. Kalıp ifadeler
0:12'Get'in birçok kullanımı vardır ve çok esnek olabilir.
has a lot of uses: birçok kullanım alanını belirtmek
has a lot of uses, bir şeyin birçok farklı şekilde veya durumda kullanılabildiğini belirtir. Burada özne get kelimesidir; bu yüzden uses fiziksel bir nesnenin kullanım alanlarını değil, get kelimesinin İngilizcedeki farklı işlevlerini anlatır. Yapı have/has + a lot of + çoğul isim şeklindedir. Bir araç, malzeme veya yöntemin birden fazla amaca hizmet ettiğini anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Kutunun birkaç farklı amaca hizmet edebildiğini anlatan doğal cümleyi seçin.
- This box has a lot of uses.
- This box makes a lot of uses.
- This box is a lot of uses.
Cevabı göster
This box has a lot of uses.
for this reason, ...: bir nedeni sonucuna bağlamak
for this reason, daha önce belirtilmiş bir nedene gönderme yapar ve ardından gelen sonucu tanıtır. Bu bir bağlantı ifadesidir: konuşmada veya açıklamada önce neden, sonra sonuç gelir. Bu parçada But önceki düşünceyle bir karşıtlık eklerken for this reason neden ve sonuç arasındaki bağlantıyı göstermeye devam eder. Bu ifade tek başına nedeni açıklamaz; nedeni önceki bağlamdan bulmak gerekir.
Alıştırma
Belirtilen nedene gönderme yapan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The bridge is icy. ____, drivers must slow down.
Cevabı göster
For this reason
might find it a bit confusing: yumuşatılmış find + nesne + sıfat yapısı
might find it a bit confusing ifadesinde find + nesne + sıfat yapısı kullanılır. Buradaki find, “yerini bulmak” değil, “bir şeyi belirli bir şekilde algılamak veya değerlendirmek” anlamındadır: it nesnedir ve confusing bu nesneyi tanımlar. Might, dinleyicinin tepkisini bir olasılık olarak sunar; a bit ise sıfatın gücünü azaltır. Bu ikisi, It is confusing diye doğrudan bir yargıda bulunmak yerine değerlendirmeyi öznel ve yumuşak hâle getirir.
Alıştırma
Hangi cümle, yumuşak bir görüş belirtmek için find + nesne + sıfat yapısını doğru kullanır?
- You might find that the first lesson a bit difficult.
- You might find the first lesson a bit difficulty.
- You might find the first lesson a bit difficult.
Cevabı göster
You might find the first lesson a bit difficult.
Today I'm gonna show you some different uses. Kelime
0:18Bugün size bazı farklı kullanımlarını göstereceğim.
I'm gonna show: going to yapısının samimi konuşma biçimi
I'm gonna show, I'm going to show ifadesinin samimi konuşma dilindeki biçimidir. Konuşanın birazdan ne yapmayı planladığını bildirir. Gonna, going to yapısının plan veya gelecek anlamını taşır ve ardından show gibi yalın fiil gelir.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz ifadeyi seçin. Going to ifadesinin gonna biçimine kısalıp kısalmadığına dikkat edin.
- I'm going to share a new game.
- I'm going to show you a new game.
- I'm gonna show you a new game.
Cevabı göster
I'm gonna show you a new game.
Let's get into it: girişten ana konuya geçmek
Let's get into it, konuşanın artık ana konuya veya etkinliğe başlamak istediğini belirtir. Buradaki get into, fiziksel olarak bir yere girmeyi ya da bir şeye ilgi duymaya başlamayı anlatmaz; odaklanmış konuşmanın veya eylemin başladığını bildirir. Genellikle kısa bir girişten sonra söylenir. it, başlamak üzere olan konuyu, dersi, görevi veya gösterimi ifade eder.
Alıştırma
Sunumu yapan kişi kısa bir girişi bitirdi ve ana konuya başlamak istiyor. En uygun cümle hangisidir?
- Let's get into it.
- Let's leave that topic for now.
- Let's talk about it later.
Cevabı göster
Let's get into it.
it's used to mean buy or bought. Kalıp ifadeler
0:22satın almak (buy veya bought) anlamında kullanılır.
be used to mean yapısındaki used to mean
it's used to mean ifadesinde it's, it is'in kısaltmasıdır. Tam yapı something + be used to mean + a meaning şeklindedir. Bir kelimenin, işaretin veya biçimin neyi ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Burada used, edilgen bir yapıdaki use fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; to mean ise amacı belirtir. Uygun be biçimi de yapının bir parçasıdır.
Alıştırma
be used to mean yapısının doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: In this code, a red circle ____ stop.
Cevabı göster
is used to mean
got ... online: get fiilinin “satın almak” anlamı
got a giant stuffed panda online ifadesinde got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve büyük olasılıkla bought, yani “satın aldım” anlamına gelir. online sözcüğü alışveriş kanalını belirttiği için burada bir satın alma söz konusudur. Günlük konuşmada get, bir şeyi farklı yollarla elde etmeyi ifade edebilir. online, at the shop veya for ten pounds gibi ipuçları, “satın almak” anlamını belirlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
“Maya got a backpack online,” cümlesinde got büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Sırt çantasını doğum günü hediyesi olarak aldı.
- Sırt çantasını satın aldı.
- Sırt çantasını anladı.
Cevabı göster
Sırt çantasını satın aldı.
which means I bought a giant stuffed panda online.
0:27bu da internetten dev bir doldurulmuş panda satın aldığım (bought) anlamına geliyor.
And it's very commonly used to mean obtain or receive.
0:29Ve ayrıca elde etmek (obtain) veya almak/kabul etmek (receive) anlamlarında da çok sık kullanılır.
got ... for Christmas: get fiilinin “teslim almak” anlamı
got socks for Christmas ifadesinde got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve received, yani “teslim aldım” veya “hediye olarak aldım” anlamına gelir. for Christmas ifadesi çorapları hediyeleşme bağlamına yerleştirir; bu nedenle socks, hediye edilen normal çorapları anlatır, konuşanın satın aldığı “Noel çoraplarını” değil. Ardından hediye verilen bir gün veya etkinlik geldiğinde get sık sık “almak, teslim almak” anlamına gelir. get something for Christmas ve get something for your birthday buna örnektir. Etkinliği belirten ifade, kişinin nesneyi nasıl elde ettiğini gösterir.
Alıştırma
“Leo got a puzzle for his birthday,” cümlesinde got büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Yapbozu nasıl çözeceğini anladı.
- Yapbozu doğum günü hediyesi olarak aldı.
- Yapbozu başka birinin doğum günü için satın aldı.
Cevabı göster
Yapbozu doğum günü hediyesi olarak aldı.
which means I received socks for Christmas again.
0:35bu da Noel için yine çorap teslim aldığım (received) anlamına geliyor.
Check out: birini bakmaya davet etmek
Burada Check out, “bak” ya da “dikkat et” anlamındadır. Dinleyenin dikkatini this situation ifadesine yönelten bir davettir. Check out + bir şey veya içerik yapısında nesne, neye bakılacağını gösterir. Anlamı bağlam belirler; burada otelden ayrılmak ya da mağazadan çıkmadan önce ödeme yapmak anlamına gelmez.
Alıştırma
İngilizce daveti “bu ilginç şeye bak” anlamındaki iki sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: ____ this model of the solar system.
Cevabı göster
Check out
I don't get it: get fiilinin “anlamak” anlamı
I don't get it. cümlesinde get, “anlamak” anlamındadır. Cümlenin tamamı, konuşmacının söz konusu açıklamayı, durumu, şakayı veya sorunu anlamadığını belirtir; bir nesneyi teslim alamadığı anlamına gelmez. it zamiri, daha önce konuşulan fikir veya durumu gösterir. Olumlu biçim olan I get it, “anlıyorum” anlamındadır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, get içeren ve “anlamıyorum” anlamına gelen dört sözcüklü konuşma ifadesiyle tamamlayın: The rule was explained twice, but ____.
Cevabı göster
I don't get it
Don't you know?: şaşkınlık gösteren olumsuz soru
Don't you know? olumsuz bir sorudur. Burada yalnızca dinleyenin bilip bilmediğini sormaz; şaşkınlık gösterir ve konuşanın, dinleyenin bunu bilmesini beklediğini düşündürür. Olumsuz biçim soruya bir tutum katar. Do you know? genellikle tarafsız bir bilgi sorusuyken Don't you know?, ses tonuna bağlı olarak “Bunu nasıl bilmezsin?” anlamını verebilir.
Alıştırma
Don't you know? genellikle nasıl bir tutum ekler?
- Dinleyenden kibarca izin ister.
- Dinleyenin bilip bilmediğini tarafsızca sorar.
- Şaşkınlık gösterir ve dinleyenin bilmesinin beklendiğini düşündürür.
Cevabı göster
Şaşkınlık gösterir ve dinleyenin bilmesinin beklendiğini düşündürür.
Earth's getting too hot and too polluted. Dilbilgisi
0:47Dünya çok ısınıyor (getting) ve çok kirleniyor.
getting too hot and too polluted: durum değişikliği için get + sıfat
getting too hot and too polluted, bir durum değişikliğini anlatmak için get + sıfat yapısını kullanır: Dünya daha sıcak ve daha kirli hâle geliyor. Şimdiki zamanın sürerlik biçimi olan is getting, değişimin şu anda geliştiğini gösterir; hot ve polluted ise paralel sıfatlardır. too yalnızca “çok” değil, “kabul edilebilir veya güvenli düzeyden daha fazla” anlamına gelir. Earth's, Earth is ifadesinin kısaltmasıdır; dolayısıyla tam yapı Earth is getting... şeklindedir.
Alıştırma
Durum değişikliğini göstermek için cümleyi get fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The road is ____ too icy to drive on.
Cevabı göster
getting
How long does it take to ...?: süreyi sormak
How long does it take to + fiilin yalın biçimi? bir eylemin veya yolculuğun ne kadar sürdüğünü sorar. Bu cümledeki eylem get there'dır. it özne yerini doldurur ve asıl eylem to'dan sonra gelir. Soruda does kullanıldığı için takes değil, take kullanılır. Yaygın bir cevap It takes ten minutes. şeklindedir.
Alıştırma
Soruyu hedef kalıpla tamamlayın: ____ finish this puzzle?
Cevabı göster
How long does it take to
get there: to kullanmadan o yere varmak
Burada get, almak veya elde etmek değil, varmak anlamına gelir. Get there, o yere varmak demektir. There bir yer zarfıdır, bu nedenle doğrudan get sözcüğünden sonra gelir: get there. Here ile de aynı kalıp kullanılır: get here.
Alıştırma
Başka bir edat eklemeden get ve there kullanarak cümleyi tamamlayın: We need to ____ before noon.
Cevabı göster
get there
I guess ile sonucu yumuşatma
Bu cümlede I guess esas olarak gerçek anlamda bir tahmin belirtmez. Ardından gelen sonucu sunar ve bu sonucu I think veya it seems gibi daha az kesin gösterir. we'd better... ifadesinden önce kullanıldığında, aksi hâlde doğrudan duyulabilecek bir kararı yumuşatır. Ses tonuna göre belirsizlik, tereddüt veya hafif bir isteksizlik gösterebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede I guess, bir sonucu kesin değil de temkinli biçimde sunmak için kullanılmıştır?
- I guess we should leave before it gets dark.
- We must leave before it gets dark.
- There is no doubt that we should leave before it gets dark.
Cevabı göster
I guess we should leave before it gets dark.
we'd better: had better + fiilin yalın hâli
We'd better, we had better ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Kalıp özne + had better + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu yüzden get yalın hâldedir ve önünde to yoktur. Had better güçlü bir tavsiye verir veya yakında yapılması gereken bir şey hakkında karar bildirir. Çoğu zaman harekete geçilmezse bir sorun çıkabileceğini düşündürür. İçinde had olsa da genellikle şimdiki zamanı veya yakın geleceği anlatır. Buradaki 'd, would değil had anlamına gelir.
Alıştırma
Acil ortak kararı we had better ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: The last bus leaves in five minutes. ____ go now.
Cevabı göster
We'd better
take a look at + isim
Take a look at, “bir şeye kısa süre ve dikkatle bakmak” anlamına gelir. Bu cümlede dinleyicinin dikkatini ardından gelen örneklere yöneltir. Yapı take a look at + isim veya zamir şeklindedir. Bakılan şeyden önce at kullanılmalıdır: take a look at these examples.
Alıştırma
Hedef ifadeyle yönergeyi tamamlayın: ____ this map before you choose a route.
Cevabı göster
Take a look at
I got that or I didn't get that,
1:06Bunu anladım (got that) veya bunu anlamadım (didn't get that),
meaning I understood or I didn't understand.
1:08bu da anladım (understood) veya anlamadım (didn't understand) demektir.
We use become to describe a change in state. Kelime
1:18Durumdaki bir değişikliği tarif etmek için 'become' kullanırız.
describe a change in state: bir durum değişikliğini anlatmak
Describe a change in state ifadesinde state, bir kişinin veya şeyin içinde bulunduğu durumu belirtir; örneğin sessiz, soğuk ya da yorgun olmak. A change in state, bir durumdan başka bir duruma geçiştir. Burada state, ülke veya ABD'deki bir eyalet gibi bir bölge anlamına gelmez. Become bu fikre uygundur çünkü become + sıfat yeni bir duruma geçmeyi gösterir. The room became quiet, odanın sessiz değilken sessiz hâle geldiği anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle bir durum değişikliğini anlatır?
- The room contains a table.
- The room became quiet.
- The room is beside the library.
Cevabı göster
The room became quiet.
get is being used to mean arrive or reach.
1:28'get' varmak veya ulaşmak (arrive veya reach) anlamında kullanılıyor.
took ages: çok uzun sürmek
My Uber took ages to get here, cümlesindeki took ages, bir şeyin çok uzun sürdüğünü anlatan gündelik ve abartılı bir ifadedir. Gerçek anlamda tarihsel çağları anlatmaz; ayrıca bekleyişten duyulan sabırsızlığı veya hafif rahatsızlığı da yansıtır. Bir iş, yolculuk veya bekleme beklenenden çok daha uzun gelmişse something took ages ya da it took ages to do something kalıplarını kullanabilirsin.
Alıştırma
Şikâyet cümlesini took ages ile tamamla: The download ____, but it finally finished.
Cevabı göster
took ages
meaning it took a long time to arrive here.
1:37bu da buraya varmasının (arrive) çok uzun sürdüğü anlamına geliyor.
I guess we'd better get on the rocket too then.
1:41Sanırım biz de rokete binsek (get on) iyi olacak.
I guess we'd better enter the rocket too then.
1:47sanırım biz de rokete girsek (enter) iyi olacak.
Get on the next train: trene binmek
Bu cümle, gelen veya kalkan bir sonraki trene binme talimatıdır. Burada get on, yolculuk etmek üzere trene binmek demektir. Next train fiziksel olarak başka bir trenin yanındaki treni değil, sıradaki seferi belirtir. Tren, otobüs, uçak ve gemi gibi büyük veya ortak kullanılan ulaşım araçlarına binmek için get on kullanılır.
Alıştırma
Yolculuk talimatını get on ile tamamla: At Central Station, ____ the next train to Oxford.
Cevabı göster
get on
Get off: otobüs, tren veya uçaktan inmek
Get off, otobüs, tren, uçak veya benzer bir ulaşım aracından inmek demektir. Burada aracın adı söylenmez, çünkü rota bağlamından hangi araç olduğu anlaşılır. In three stops ne zaman inileceğini belirtir: üç durak daha araçta kalın, sonra inin.
Alıştırma
Get off ifadesindeki eksik sözcükle ulaşım talimatını tamamlayın: Get ____ the bus at the next stop.
Cevabı göster
off
as you can see: gösterilen kanıta yeniden dikkat çekmek
As you can see, dinleyicinin dikkatini az önce sunulan bir kanıta, örneğe veya gösterime geri yöneltir. Sıradaki ifadenin bu bilgilerden fark edilebilecek ya da çıkarılabilecek bir sonuç olduğunu belirtir. So, as you can see, içinde so bir sonucu işaret eder; as you can see ise dinleyiciyi ardından gelecek, kanıta dayalı sonuca hazırlar. See yalnızca gözle bakmayı değil, önceki bilgiyi anlamayı da ifade edebilir.
Alıştırma
Konuşmacı az önce bir bitkinin büyümesini gösteren grafik sundu. Hangi cümle bu ifadeyi bir sonuç sunmak için doğal biçimde kullanır?
- As you can see, please lend me a pencil.
- As you can see, I have not shown you any results.
- As you can see, the plant grew faster in sunlight.
Cevabı göster
As you can see, the plant grew faster in sunlight.
don't get too comfortable: hemen rahatlamama uyarısı
Burada don't get too comfortable, “hemen rahatlama” veya “kolay kısmın böyle süreceğini sanma” anlamına gelir. Comfortable fiziksel rahatlığı değil, kendini güvende ya da emin hissetmeyi anlatır. get + sıfat yapısı “…… hâle gelmek” demektir. Too comfortable, durumun izin verdiğinden fazla rahatlamayı anlatır. But bir dönüş oluşturur ve yeni bir zorluğun yaklaştığını ima eder.
Alıştırma
Uyarıyı hedef ifadeyle tamamlayın: You won the first round, but ____ because the next one will be harder.
Cevabı göster
don't get too comfortable
Let me leave you with some more examples to think about. Kalıp ifadeler
1:59Üzerine düşünmeniz için size birkaç örnek daha bırakayım.
leave you with: dinleyiciye son bir düşünce bırakmak
Burada leave you with, sonunda dinleyiciye daha sonra üzerinde düşünmeye devam edebileceği bir şey vermek anlamına gelir. Konuşmacı dinleyicileri bir yerde bırakmıyordur. Yapı leave someone with + soru, düşünce, örnek veya başka bir son içeriktir. Let me leave you with... konuşmanın bitmek üzere olduğunu nazikçe belirtir ve akılda kalması istenen son noktayı sunar.
Alıştırma
Kapanış cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: Before we finish, let me ____ one final question.
Cevabı göster
leave you with
figure out: düşünerek bir cevaba ulaşmak
Figure out, düşünerek, ipuçlarını inceleyerek veya farklı olasılıkları deneyerek bir şeyi bulmak ya da anlamak demektir. Bu cümlede figure out what they mean, ne anlama geldiklerini düşünüp anlamaya ulaşmak demektir. Ardından bir isim ya da what, how veya why ile başlayan bir yan cümle gelebilir: figure out the answer; figure out how it works.
Alıştırma
Hangi cümle, birinin düşünerek veya farklı olasılıkları deneyerek cevaba ulaştığını en iyi gösterir?
- Priya understood the instructions as soon as she read them.
- After testing three ideas, Priya figured out how to fix the toy.
- Priya looked at the broken toy on the table.
Cevabı göster
After testing three ideas, Priya figured out how to fix the toy.
let us know in the comments: izleyicileri yorum yapmaya davet etmek
Let us know in the comments, izleyicilerden bir video veya gönderinin altına cevap, görüş ya da başka bir bilgi yazmalarını isteyen samimi bir ifadedir. Buradaki the comments, çevrim içi yorum bölümünü anlatır. Let someone know, birine bir şey söylemek veya istenen bilgiyi vermek demektir. Bu ifadede let izin vermekle ilgili değildir; ifadenin tamamı izleyicilerden bizi bilgilendirmelerini ister.
Alıştırma
İçerik üreticisinin davetini let us know ile tamamlayın: If you have another idea, ____ in the comments.
Cevabı göster
let us know
get to go: gitme fırsatına veya iznine sahip olmak
Bu cümlede get to go, gitme fırsatına veya iznine sahip olmak anlamına gelir. Olumsuz biçim didn't get to go, konuşanın geziye gidemediğini ya da bu fırsatı bulamadığını belirtir; varıp sonra gitmek anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp get to + fiilin yalın hâlidir. Bu kalıp, özellikle istenen veya özel bir eylemi fırsat, ayrıcalık ya da izin olarak sunar.
Alıştırma
Pilotla tanışma fırsatı bulduğunuzu anlatmak için cümleyi get to kalıbıyla tamamlayın: During the tour, we ____ the pilot.
Cevabı göster
got to meet
Get over it: devam etmeyi söyleyen doğrudan bir emir
Get over it., get over something öbek fiiliyle kurulmuş bir emir cümlesidir. Burada kötü bir duygudan kurtulmak veya sorunu sürekli düşünüp durmayı bırakmak anlamına gelir; fiziksel olarak bir şeyin üzerinden geçmekten söz etmez. Doğrudan bir emir olduğu için genellikle konuşanın, diğer kişinin yeterince uzun süre şikâyet ettiğini veya üzgün kaldığını düşündüğü mesajını da verir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız çok sevdiği evcil hayvanını yeni kaybetti. Ona 'Get over it.' demek uygun olur mu?
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
getting into basketball: basketbola ilgi duymaya başlamak
Get into + bir etkinlik ya da konu, ondan hoşlanmaya, onu öğrenmeye veya onunla daha fazla ilgilenmeye başlamak anlamına gelebilir. Burada I'm getting into basketball, konuşanın basketbola ilgisinin giderek arttığını gösterir. İlerleyen bir durumu anlatan getting into, şu sıralarda gerçekleşen bir değişimi gösterir. Yalnızca fiziksel olarak bir şeyin içine girmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi get into ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: After watching a few games, Maya is starting to ____ basketball.
Cevabı göster
get into
got my haircut: saç kesimi hizmeti almak
Bu cümlede got my haircut, konuşanın kısa süre önce saçını kestirdiği veya saçını kestirmek için bir yere gittiği anlamına gelir. Burada get, bir nesneyi sahiplenmeyi değil, bir hizmet almayı anlatır. Standart ve açık bir yazım için haircut sözcüğünün tek bir isim olduğu I got a haircut ya da hair sözcüğünün işlem gören şey, cut sözcüğünün ise ona yapılan işlemi anlattığı I got my hair cut kullanılır. İkinci biçim get + şey + tamamlanmış eylem yapısını izler ve hizmeti başka birinin yaptığını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle bisikletimi benim için başka birinin tamir ettiği anlamına gelir?
- I got repaired my bicycle yesterday.
- I got my bicycle repaired yesterday.
- I got my bicycle repairing yesterday.
Cevabı göster
I got my bicycle repaired yesterday.
I better get on this rocket before it leaves.
2:09bu roket kalkmadan önce binsem (get on) iyi olacak.
One more time?: tekrarlamak için kısa bir rica
One more time?, az önce yapılan eylemin tekrarlanmasını isteyen kısaltılmış bir sözlü ricadır. Eksik fiili bağlam tamamlar; bu yüzden Can we do it again? ya da Could you say it again? anlamına gelebilir. Soru tonlamasıyla söylendiğinde bir deneme veya tekrar daha ister. Daha tam biçimi Can we do that one more time? şeklindedir.
Alıştırma
İsteği, dersteki bir tekrar daha anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: Could you say that ____, please?
Cevabı göster
one more time
so good though: cümle sonundaki though ile karşıtlık
That was so good though cümlesinde though, övgüye hafif bir karşıtlık katar. Önceki yeniden deneme isteği, son denemenin iyi olmadığını düşündürebilir; bu cümle ise buna rağmen son denemenin çok iyi olduğunu ekler. Cümle sonundaki though, konuşmada sonradan eklenen bir düşünce gibi çalışır. That was so good şeklindeki tam ifadeyi yorumlar: so, good sözcüğünü güçlendirirken though bu övgüyü konuşmadaki karşıt bir düşünceye bağlar.
Alıştırma
Hangi seçenek, ilk cümleyle karşıtlık oluşturan olumlu bir yorumu eklemek için cümle sonundaki though'u doğal biçimde kullanır?
- The bus was late. The driver was very helpful, though.
- Though the bus was late, the driver was very helpful.
- The bus was late. Although the driver was very helpful.
Cevabı göster
The bus was late. The driver was very helpful, though.