Uyumak için en iyi pozisyon hangisidir? - Rachel Marie E. Salas: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video; sırtüstü, yüzüstü ve yan yatmayı karşılaştırarak her pozisyonun omurga desteğini, solunumu ve sindirim ya da kalple ilgili bazı belirtileri nasıl etkileyebileceğini açıklıyor. En sağlıklı seçimin kişisel ihtiyaçlara bağlı olduğu ve uyku sırasında pozisyon değiştirmenin rahatsızlığı doğal biçimde azaltabileceği sonucuna varıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. albeit almost completely unsubstantiated theory, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: albeit sözcüğünü, although ifadesine benzeyen resmî bir ödünleme ara sözü olarak tanıyın. Bu yapı ana iddiaya karşıt bir sınırlama ekler ve bilimsel anlatımda ilgi çekici bir düşünceyi sağlam kanıtlarla desteklenen bir teoriden ayırmaya yardımcı olur. 2. heartburn symptoms ve acid reflux. — Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi: heartburn ile anlatılan yanma hissini veya belirtileri, bunların altında yatan durum ya da mekanizma olan acid reflux kavramından ayırın. Böylece sağlık bilgilerindeki neden-sonuç ilişkilerini izleyebilir ve bu iki tıbbi terimi birbirinin yerine kullanmaktan kaçınabilirsiniz. 3. there's no one-size-fits-all answer, — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: İfadenin gerçek anlamda bedenden değil, tek bir önerinin herkese uygun olmayacağından söz ettiğini anlayın. Sağlık, eğitim veya politika tercihlerinin neden farklı kişisel koşulları hesaba katması gerektiğini açıklarken bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Bu derste
psychoanalyst Samuel Dunkell proposed a curious,
0:08psikanalist Samuel Dunkell tuhaf bir teori öne sürdü,
albeit almost completely unsubstantiated theory, Dilbilgisi
0:12neredeyse tamamen asılsız olmasına rağmen,
albeit almost completely unsubstantiated theory: resmî ve kısa bir ödünleme
Albeit bir ödünleme bildirir ve yaklaşık olarak although ya da even though, yani “-se de/-sa da” anlamına gelir. Burada teori ilginç görünür, ancak konuşmacı teorinin neredeyse hiçbir destekleyici kanıtı olmadığını hemen ekleyerek güvenilirliğini azaltır. a curious, albeit almost completely unsubstantiated theory ifadesinde albeit, almost completely unsubstantiated sıfat grubunu başlatır. Hem curious hem de unsubstantiated, theory sözcüğünü niteler. Bu yapı, although the theory is almost completely unsubstantiated gibi tam bir yan cümlenin daha kısa bir alternatifidir.
Alıştırma
Hangi cümlede albeit, günümüz İngilizcesindeki yaygın yapıya uygun olarak kısa bir ödünleme ekler?
- The solution is simple, albeit it is expensive.
- The solution is simple because albeit expensive.
- The solution is simple, albeit expensive.
Cevabı göster
The solution is simple, albeit expensive.
that the position you sleep in reflects your personality. Notlar
0:16bu, uyku pozisyonunuzun kişiliğinizi yansıttığı yönündeydi.
the position you sleep in: atılmış ilgi zamiri ve yan cümlecik sonundaki edat
the position you sleep in ifadesinde you sleep in, position sözcüğünü niteleyen bir ilgi yan cümleciğidir. Atılan nesne görevindeki ilgi zamiri, the position that you sleep in veya the position which you sleep in biçiminde geri getirilebilir. Zamir in edatının nesnesi olduğu için atılabilir; edat ise yan cümleciğin sonunda kalır. Temel ifade sleep in a position şeklindedir. Buradaki sleep in, “normalden daha geç kalkacak şekilde uyumak” anlamına gelmez; position da rütbe veya statü değil, beden duruşu anlamındadır.
Alıştırma
Hangi biçim, atılan ilgi zamirini doğru şekilde geri getirirken edatı doğal olarak yan cümleciğin sonunda tutar?
- the position in that you sleep
- the position that you sleep in
- the position that you sleep
Cevabı göster
the position that you sleep in
reflects your personality: reflect fiilinin “göstermek, ortaya koymak” anlamı
Burada reflects, “gösterir veya ortaya koyar” anlamındadır. İddia, kişinin uyuma pozisyonunun kişiliği hakkında bilgi verebileceğidir; ışığın ya da bir görüntünün geri yansımasından söz edilmez. Bu soyut yapıda bir şey, davranış veya sonuç; bir özelliği, durumu ya da önceliği yansıtır. Yapı, özne + reflect + doğrudan nesne şeklindedir. Nesne, öznenin neyi ortaya koyduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede reflect, “göstermek veya ortaya koymak” soyut anlamında kullanılmıştır?
- Her careful response reflects from her maturity.
- The mirror reflects her face.
- Her careful response reflects her maturity.
Cevabı göster
Her careful response reflects her maturity.
preferring to snooze in the so-called royal position indicated self-confidence, Kelime
0:21kraliyet pozisyonu denilen şekilde uyuklamayı tercih etmek özgüveni gösterirken,
so-called royal position: olası mesafe içeren bir etiket
So-called royal position ifadesinde so-called, royal position sözünü insanların kullandığı bir ad veya etiket olarak tanıtır. Uyuyan kişinin gerçekten kraliyet ailesinden olduğu anlamına gelmez. So-called yalnızca bilinmeyen veya resmî olmayan bir adı belirtebilir, ancak çoğu zaman mesafe de yaratır: konuşan kişi etiketi tamamen kabul etmeden aktarıyor olabilir. Tonun tarafsız, kuşkulu veya alaycı olduğu bağlamdan ve vurgudan anlaşılır.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: So-called her bağlamda konuşanın ardından gelen etiketi güçlü biçimde onayladığını gösterir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
while sleeping semi-fetal meant you're sensible and well-adjusted. Notlar
0:26yarı cenin pozisyonunda uyumak sağduyulu ve uyumlu olduğunuz anlamına geliyordu.
while sleeping semi-fetal meant: karşıtlık bildiren while
Bu cümlede while, whereas ya da “buna karşılık” anlamına gelen bir karşıtlık bağlacıdır. “Kraliyet pozisyonunu tercih etmek özgüvene işaret ediyordu” bilgisiyle “yarı cenin pozisyonunda uyumak başka bir kişilik tipini gösteriyordu” bilgisini yan yana getirerek uyku pozisyonu ile kişilik arasındaki iki farklı varsayımsal bağlantıyı karşılaştırır. Bunu “... sırasında” şeklinde zaman anlamıyla okumayın. “X'in bir sonucu vardır, while Y'nin başka bir sonucu vardır” kalıbı farklı durumlara aktarılabilir. İki durum aynı anda gerçekleşmese bile while paralel bilgileri karşıtlık yoluyla düzenler.
Alıştırma
“The city bus is cheap, while the express train is faster,” cümlesinde while ne yapar?
- Ekspres trenin neden daha hızlı olduğunu açıklar.
- İki olguyu karşılaştırır.
- Bir olayın başka bir olay sırasında gerçekleştiğini gösterir.
Cevabı göster
İki olguyu karşılaştırır.
sensible and well-adjusted: sağduyulu olma ve iyi uyum sağlama
Sensible, sağduyulu ve pratik kararlar veren birini tanımlar. Well-adjusted ise duygularını, ilişkilerini ve günlük yaşamın gerekliliklerini genel olarak sağlıklı ve istikrarlı biçimde yöneten birini tanımlar. Bu iki sözcük birlikte, kişinin muhakeme ve uyum sağlama becerisi hakkında olumlu bir değerlendirme yapar. Burada adjusted mekanik bir ayarlama eylemini anlatmaz. Well-adjusted içinde, fiziksel olarak taşınmış veya ayarlanmış bir şeyi değil, kişinin genel psikolojik ya da sosyal uyumunu anlatan bir sıfat oluşturur.
Alıştırma
“The counselor described Amir as well-adjusted” cümlesinde well-adjusted ne anlama gelir?
- Sandalyesi doğru yüksekliğe getirilmiştir.
- Genel olarak duygusal açıdan dengelidir ve günlük yaşama iyi uyum sağlar.
- Biri karşı çıktığında fikrini değiştirir.
Cevabı göster
Genel olarak duygusal açıdan dengelidir ve günlük yaşama iyi uyum sağlar.
While Dunkell's ideas lack any definitive proof, Notlar
0:31Dunkell'in fikirleri kesin kanıtlardan yoksun olsa da,
lack any definitive proof: kesin bir kanıttan yoksun olmak
lack any definitive proof, “konuyu kesin sonuca bağlayacak kadar güçlü kanıta sahip olmamak” demektir. Definitive, sağlam bir nihai sonucu destekleyebilecek proof sözcüğünü niteler; “tanımla ilgili” anlamına gelmez. Burada lack geçişli bir fiildir; bu nedenle nesnesi doğrudan arkasından gelir: Dunkell's ideas lack proof. Any, lack fiilinin zaten taşıdığı olumsuz anlamı güçlendirir.
Alıştırma
Hangi cümlede lack doğru şekilde fiil olarak kullanılmıştır?
- The claim lacks any definitive proof.
- The claim lacks of any definitive proof.
- The claim is lack any definitive proof.
Cevabı göster
The claim lacks any definitive proof.
While ...: ana noktadan önce bir sınırlamayı kabul etmek
Buradaki While, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamına gelir. Bir ödünleme yan cümlesi başlatır: yazar önce Dunkell'ın fikirlerinin kesin sonuç sağlayan kanıtlara sahip olmadığını kabul eder. Ana cümle daha sonra yazarın korumak istediği noktayı verir: nasıl uyuduğumuz sağlığı etkileyebilir. While A, B yapısı, A'daki bir sınırlamayı kabul ettikten sonra dikkati B'ye yöneltir.
Alıştırma
Örnekte While hangi ilişkiyi ifade ediyor?
- Zaman: sağlık üzerindeki etki, kanıtın bulunmadığı bir dönemde gerçekleşir.
- Ödünleme: yazar, sağlıkla ilgili ayrı bir noktayı belirtmeden önce kanıt eksikliğini kabul eder.
- Neden: kanıt eksikliği sağlık üzerindeki etkiye yol açar.
Cevabı göster
Ödünleme: yazar, sağlıkla ilgili ayrı bir noktayı belirtmeden önce kanıt eksikliğini kabul eder.
can impact our health: impact fiilinin geçişli kullanımı
can impact our health ifadesinde impact, etkilemek veya bir şey üzerinde etki yaratmak anlamına gelen geçişli bir fiildir. our health ifadesini doğrudan nesne olarak alır; burada fiziksel bir çarpışmayı değil, soyut bir etkiyi anlatır. Can, bunun olası bir etki olduğunu gösterir; sonucun herkes için kesinlikle aynı olacağını söylemez.
Alıştırma
Hangi cümlede impact + doğrudan nesne yapısı doğru kullanılmıştır?
- Poor air quality can impact our health.
- Poor air quality can impact to our health.
- Poor air quality can impact at our health.
Cevabı göster
Poor air quality can impact our health.
what's the best position to sleep in?: ana soruyu ortaya koymak
Bu doğrudan soru, önceki arka plan bilgisini açıklamanın geri kalanında yanıtlanacak ana soruya dönüştürür. So, ilgisiz yeni bir konu başlatmak yerine sorunun az önce söylenenlerden çıktığını gösterir. Yazarlar ve konuşmacılar, sonraki bölümün amacını belirlemek için sık sık böyle bir ana soru kullanır. Ardından gelen kanıtlar, karşılaştırmalar ve öneriler bu soruyu yanıtlamaya yardımcı olmalıdır.
Alıştırma
Örnekteki sorunun temel söylem işlevi nedir?
- Son yanıtı verir ve tartışmayı bitirir.
- Önceki arka plan bilgisini sonraki bölümün yanıtlayacağı ana soruya dönüştürür.
- Önceki bilgileri kullanmadan ilgisiz bir konuya geçer.
Cevabı göster
Önceki arka plan bilgisini sonraki bölümün yanıtlayacağı ana soruya dönüştürür.
Sleep positions go by countless creative names: Öbek fiiller
0:40Uyku pozisyonlarının sayısız yaratıcı adı vardır:
go by countless creative names: bir adla bilinmek
Bu cümlede go by, bir adla bilinmek veya anılmak anlamına gelir. Uyku pozisyonlarının birçok yaratıcı adı vardır; herhangi bir şeyin yanından geçmeleri anlatılmaz. Tekrar kullanılabilen kalıp kişi veya şey + go by + ad şeklindedir. Takma ad, sahne adı, mahlas veya insanların yaygın olarak kullandığı herhangi bir adı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi go by ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Amelia is her full name, but she ____ Mia.
Cevabı göster
goes by
Yet sleep experts typically simplify them into four basic types: Kalıp ifadeler
0:49Ancak uyku uzmanları genellikle bunları dört temel türe ayırır:
simplify them into four basic types: simplify A into B kalıbı
Burada simplify them into four basic types, ad verilmiş çok sayıdaki uyku pozisyonunu daha basit dört kategoriye indirgemek anlamına gelir. Them, hemen önce sözü edilen uyku pozisyonlarını gösterir. Tekrar kullanılabilen yapı simplify A into B şeklindedir. A, işlenen karmaşık içeriktir; B ise daha basit sonuçtur. Into fiziksel hareketi değil, bir değişimin veya sınıflandırmanın sonucunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi simplify A into B yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: This guide ____ the rules ____ four clear points.
Cevabı göster
simplifies · into
it is recommended that babies sleep on their backs Dilbilgisi
1:00bebeklerin sırtüstü uyuması önerilir
to lower their risk of choking and suffocation. Kalıp ifadeler
1:02boğulma ve nefessiz kalma riskini azaltmak için.
Until the age of one: bir dönemin sonunu belirtmek
Until the age of one, bir dönemin bitiş noktasını belirtir. Burada öneri bebeklik dönemi boyunca geçerlidir ve bebek bir yaşına gelene kadar devam eder. Until, bir durumun veya kuralın belirli bir zaman sınırına kadar sürdüğünü gösterir. Önerinin bebek bir yaşına geldikten sonra başladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede öneri ne zaman geçerlidir?
- Bebek bir yaşına gelmeden önceki dönem boyunca.
- Yalnızca bebek bir yaşına geldikten sonra.
- Yalnızca bebeğin birinci doğum gününde.
Cevabı göster
Bebek bir yaşına gelmeden önceki dönem boyunca.
It is recommended that babies sleep: resmî öneri ve fiilin yalın hâli
It is recommended that ..., resmî veya genel öneriler vermek için kullanılan kişisiz bir edilgen yapıdır. Biçimsel özne it, belirli bir kişiyi veya nesneyi göstermez; odağı önerinin kendisine yöneltir. Amerikan İngilizcesinde recommended sonrasındaki that yan cümlesinde fiil genellikle yalın hâlde kalır. Buna istek-bildiren subjunctive denir: It is recommended that each baby sleep denir, sleeps denmez. Orijinal cümledeki babies sleep de aynı yalın fiil biçimini kullanır.
Alıştırma
wear fiilinin doğru biçimini kullanın: It is recommended that every cyclist ____ a helmet.
Cevabı göster
wear
lower their risk of choking and suffocation: boğaza bir şey kaçması ve havasız kalma riskini azaltmak
Burada lower, “azaltmak” anlamına gelir ve their, bebekleri ifade eder. Yapı lower + someone's risk of + isim veya -ing biçimidir. Choking ve suffocation, gerçekleşme olasılığı azaltılan istenmeyen sonuçları adlandırır. Choking, yiyecek, sıvı veya başka bir cismin solunum yolunu tıkamasıdır. Suffocation ise yeterli hava veya oksijen alamama durumunu daha geniş biçimde anlatır. Riski azaltmak, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle lower someone's risk of + -ing biçimini doğru kullanıyor?
- Wearing gloves can lower your risk getting a cut.
- Wearing gloves can lower your risk to getting a cut.
- Wearing gloves can lower your risk of getting a cut.
Cevabı göster
Wearing gloves can lower your risk of getting a cut.
we start to move around more in our sleep, Kalıp ifadeler
1:06uykumuzda daha fazla hareket etmeye başlarız,
move around more in our sleep: uykumuzda daha fazla hareket etmek
Bu cümlede move around, bir yerden başka bir yere yürümek değil; vücudu hareket ettirmek, dönmek veya pozisyon değiştirmek anlamına gelir. More, çocuklar büyüdükçe bu hareketlerin arttığını gösterir. In our sleep, “biz uyurken” anlamına gelir. Yeniden kullanılabilecek yapı move around in one's sleep şeklindedir ve iyelik sözcüğü kişiye göre değişir: in my sleep, in her sleep veya in their sleep.
Alıştırma
Hangi cümle Mia'nın uyurken pozisyon değiştirmesini doğal biçimde anlatıyor?
- Mia moves around a lot inside her sleep.
- Mia moves around a lot during sleeping.
- Mia moves around a lot in her sleep.
Cevabı göster
Mia moves around a lot in her sleep.
usually ending up on our sides and backs. Öbek fiiller
1:09ve genellikle yan veya sırtüstü döneriz.
ending up on our sides and backs: son sonucu anlatan end up
End up, bir dizi olaydan sonra “sonunda bir durumda olmak veya o duruma gelmek” anlamına gelir ve sonuç çoğu zaman önceden planlanmamıştır. Burada uykuda hareket etmek, sonunda yan ya da sırtüstü yatma pozisyonuna gelmeye yol açar. Ending, virgülden sonraki ifade ana eylemin olağan sonucunu anlattığı için -ing biçimindedir. End up ifadesinden sonra buradaki gibi yer veya pozisyon belirten bir ifade ya da son eylemi belirten -ing biçiminde bir fiil gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi end up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: We wanted to play outside, but it started raining, so we ____ watching a movie indoors.
Cevabı göster
ended up
And this tendency to avoid sleeping on our stomachs only grows with age. Kalıp ifadeler
1:12Ve yüzüstü uyumaktan kaçınma eğilimi sadece yaşla birlikte artar.
only grows with age: yaşla birlikte güçlenen bir eğilim
Burada grow, “daha güçlü veya daha büyük hâle gelmek” anlamındadır. İnsanlar yaşlandıkça bu eğilim daha belirgin olur; grow bir bedenin ya da bitkinin fiziksel olarak büyümesini anlatmaz. With age, “yaş arttıkça” anlamına gelir. Only vurgu ekler: eğilim azalmaz, zamanla daha da güçlenir.
Alıştırma
“The risk of this illness only grows with age,” cümlesinde only grows with age ne anlama gelir?
- Risk, insanların boyunun uzaması anlamına gelir.
- İnsanlar yaşlandıkça risk artar.
- Risk her yaşta tamamen aynı kalır.
Cevabı göster
İnsanlar yaşlandıkça risk artar.
and stomach sleeping is the least preferred overall. Kalıp ifadeler
1:23ve yüzüstü uyumak genel olarak en az tercih edilenidir.
while fewer favor back sleeping: tercih eden kişi sayılarını karşılaştırma
Burada while, “oysa” veya “buna karşılık” anlamına gelir ve karşıtlık kurar: Çoğu insan yan yatmayı tercih eder, ancak sırtüstü yatmayı tercih edenlerin sayısı daha azdır. “Bir şey olurken aynı zamanda” biçiminde bir zaman anlamı taşımaz. Fewer, eksik isim açık olduğu için fewer people ifadesinin yerini tutar. Favor, “tercih etmek” veya “diğer seçenekler yerine seçmek” anlamında bir fiildir. Bu yüzden fewer favor back sleeping, sırtüstü yatmayı daha az kişinin tercih ettiği anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede while fewer favor back sleeping ne anlama gelir?
- Buna karşılık, sırtüstü yatmayı tercih edenlerin sayısı daha azdır.
- İnsanlar yalnızca başkaları sırtüstü yatarken yan yatmayı tercih eder.
- Sırtüstü yatan kişiler daha az saat uyur.
Cevabı göster
Buna karşılık, sırtüstü yatmayı tercih edenlerin sayısı daha azdır.
least preferred overall: genel sıralamada en düşük tercihi belirtme
The least preferred, karşılaştırılan seçenekler arasında tercih sıralamasında en altta olmak demektir. Burada yüzüstü yatmak, yan yatmak ve sırtüstü yatmaktan daha az popülerdir. Overall, bunun tüm grubun veya bütün verilerin sonucu olduğunu gösterir. Her bireyin yüzüstü yatmaktan hoşlanmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “tüm ankette tercih sıralamasında en altta” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Of all four designs, the gray one was ____.
Cevabı göster
the least preferred overall
while others can't nod off unless they're sprawled out on their backs. Notlar
1:34diğerleri ise sırtüstü yayılmadıkça uykuya dalamaz.
sworn belly sleepers: yüzüstü uyumaya güçlü ve kalıcı bir bağlılık
Burada sworn, yüzüstü uyumaya sıkı sıkıya bağlı kişileri anlatır. belly sleepers ifadesini ara sıra seçilen bir uyku pozisyonu değil, güçlü ve yerleşmiş bir kimlik ya da alışkanlık gibi gösterir. sworn, swear fiilinden gelse de bu ifade birinin gerçekten yemin ettiği anlamına gelmez. İnsanları tanımlayan bazı adların önünde sworn, bir kimliğe, inanca veya tercihe güçlü ve kalıcı bir bağlılık anlamı katabilir.
Alıştırma
sworn, sworn belly sleepers ifadesine hangi anlamı katar?
- Yüzüstü uyuyacaklarına resmî olarak söz vermişlerdir.
- Yüzüstü uyumayı güçlü biçimde ve uzun süredir tercih ederler.
- Bazen tesadüfen yüzüstü uyurlar.
Cevabı göster
Yüzüstü uyumayı güçlü biçimde ve uzun süredir tercih ederler.
nod off: farkında olmadan uykuya dalmak
Nod off, çoğu zaman yavaşça ve planlamadan uykuya dalmak anlamına gelen gündelik bir öbek fiildir. Özellikle biri yorgunken oturuyor, bir şey izliyor, bekliyor veya yolculuk ediyorsa kısa ya da hafif bir uykuyu çağrıştırır. Bu cümlede can't nod off, uykuya dalamamak anlamına gelir. Nod ve off birlikte tek bir ifade oluşturur; başını sallayıp ayrılmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi durum nod off ile en iyi şekilde anlatılır?
- Tıbbi bir acil durum nedeniyle bilincini kaybetmek.
- Tren yolculuğu sırasında kazara birkaç dakikalığına uykuya dalmak.
- Planlanan saatte yatıp bütün gece uyumak.
Cevabı göster
Tren yolculuğu sırasında kazara birkaç dakikalığına uykuya dalmak.
sprawled out on their backs: sırtüstü yayılıp yatmak
sprawled out on their backs, kişinin yüzü yukarı bakacak şekilde sırtüstü yatmasını ve bedenini, kollarını ve bacaklarını rahatça yaymasını anlatır. sprawled out, yalnızca lying demekten daha canlıdır; bedenin toplu durmak yerine daha çok yer kaplayacak biçimde yayıldığını düşündürür. Temel duruş ifadesi sprawled out'tur; on their backs ise yüzün yukarı baktığı yönü belirtir. Tek bir kişi için iyelik biçimini kişiye göre on his back, on her back veya on their back olarak değiştirin.
Alıştırma
'She was sprawled out on her back' hangi duruşu anlatır?
- Yan tarafına sıkıca kıvrılmıştı.
- Yüzü yukarı bakacak şekilde yatmış, bedenini ve uzuvlarını rahatça yaymıştı.
- Ellerini arkasında tutarak ayakta duruyordu.
Cevabı göster
Yüzü yukarı bakacak şekilde yatmış, bedenini ve uzuvlarını rahatça yaymıştı.
Özne yan cümlesi olarak How we spend the night
How we spend the night, 'geceyi geçirme biçimimiz' anlamına gelen, cümle içine yerleşmiş bir how yan cümlesidir. Bu yan cümlenin tamamı affects fiilinin öznesidir; vurgulanan bölümde affects our bodies yüklemdir. Bu bir doğrudan soru değil, bildirme cümlesidir. Bu nedenle yan cümlede bildirme cümlesi dizilişi kullanılır: how + özne + fiil. Bu yapı, bir işi yapma biçimini cümlenin konusu hâline getirir: How we do X affects Y.
Alıştırma
'Yapma biçimi' anlamında özne yan cümlesi başlatan sözcüğü yazın: ____ we organize our time affects how much we finish.
Cevabı göster
How
Different sleep postures shift the relative positions of our internal organs, Kalıp ifadeler
1:42Farklı uyku duruşları iç organlarımızın göreceli konumlarını değiştirir,
which can either relieve or worsen certain health issues. Dilbilgisi
1:47bu da bazı sağlık sorunlarını hafifletebilir veya kötüleştirebilir.
shift the relative positions of our internal organs: iç organların birbirlerine göre konumlarını değiştirmek
Burada shift, bir şeyi hareket ettirmek veya konumunu değiştirmek anlamındaki geçişli bir fiildir. Çalışma vardiyası anlamına gelmez. The relative positions of our internal organs, organların birbirlerine kıyasla nerede bulunduğunu anlatır. Cümle, bir uyku pozisyonunun bu iç düzeni değiştirebileceğini söyler; bütün organların aynı yönde birlikte hareket ettiğini söylemez.
Alıştırma
Bu cümlede shift the relative positions of our internal organs ne anlama geliyor?
- Organların birbirlerine göre bulunduğu yerleri değiştirir.
- Organların farklı çalışma vardiyalarına geçmesini sağlar.
- Bazı organları vücuttan çıkarır.
Cevabı göster
Organların birbirlerine göre bulunduğu yerleri değiştirir.
either relieve or worsen: hafifletmek ya da kötüleştirmek şeklindeki zıt sonuçlar
Either ... or ... iki alternatifi birbirine bağlar. Burada can sözcüğünden sonra aynı yalın biçimdeki relieve ve worsen fiillerini paralel olarak bağlar: can either relieve or worsen. İki fiil, birbirine zıt olası etkileri gösterir. Bu yapı bir etkinin ilerleyebileceği iki yönü sunar; iki etkinin mutlaka aynı anda gerçekleşmesi gerektiği anlamına gelmez.
Alıştırma
either ... or ikili yapısını tamamlayın: A storm could ____ delay the match ____ force its cancellation.
Cevabı göster
either · or
can leave the spine unsupported: omurgayı desteksiz bırakmak
leave + nesne + tümleç yapısında tümleç, nesnenin sonunda bulunduğu durumu belirtir. Burada the spine nesnedir ve unsupported bir sıfat tümlecidir; bu nedenle can leave the spine unsupported, bir şeyin omurgayı desteksiz durumda bırakabileceği anlamına gelir. Buradaki leave, omurgadan ayrılmak anlamına gelmez. leave the door open ve leave the floor wet örneklerinde olduğu gibi ortaya çıkan sonuç durumunu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için leave, the door ve unlocked ifadelerini doğru sırayla kullanın: When you go out, don't ____.
Cevabı göster
leave the door unlocked
prevent ... from fully relaxing: tamamen gevşemeyi engellemek
Bir eylemin engellendiğini söylemek için prevent + nesne + from + -ing yapısı kullanılır. Burada nesne the muscles in the back, hips, or neck ifadesidir ve from sözcüğünden sonra relax veya to relax değil, relaxing gelir. Fully sözcüğü relaxing eylemini niteler. Bu ifade kasların tam olarak gevşeyemediğini söyler; hiç gevşeyemediği anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
prevent + nesne + from + -ing yapısını tamamlayın: A tight strap can ____ your shoulder muscles ____ relaxing fully.
Cevabı göster
prevent · from
This can then lead to tension and stiffness in the morning. Kalıp ifadeler
2:00Bu da sabahları gerginlik ve sertliğe yol açabilir.
lead to tension and stiffness: bir sonucu ifade etmek
Burada lead to, “neden olmak” veya “yol açmak” anlamındadır. This, daha önce sözü edilen bedensel zorlanmayı; tension and stiffness ise sabah ortaya çıkabilecek sonuçları ifade eder. Bu neden-sonuç kalıbında lead to ifadesinden sonra bir isim veya isim öbeği gelir. Bir kişiye bir yere kadar rehberlik etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
“Neden olmak” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Poor posture can ____ back pain.
Cevabı göster
lead to
Take, for example, + belirli bir örnek
Take, for example, dinleyiciden belirli bir örneği düşünmesini ister. Açıklamayı genel bir noktadan ardından gelen örneğe, yani yüzüstü uyuma pozisyonuna geçirir. Bu kalıpta take, bir şeyi fiziksel olarak almak veya götürmek anlamına gelmez. İfade bilgiyi düzenler ve örnek genellikle ardından bir isim veya isim öbeği olarak gelir.
Alıştırma
Hangi cümle genel bir noktadan belirli bir örneğe geçmek için Take, for example, ifadesini doğru kullanır?
- Many simple habits save water. Take, for example, turning off the tap while brushing your teeth.
- Many simple habits save water. Take, for example, people should turn off the tap.
- Many simple habits save water. Take away, for example, turning off the tap.
Cevabı göster
Many simple habits save water. Take, for example, turning off the tap while brushing your teeth.
sleeping prone: yüzüstü uyumak
sleeping prone ifadesindeki prone, vücut pozisyonunu anlatan bir sıfattır: kişi, vücudunun ön kısmı yatağa dönük şekilde yüzüstü yatmaktadır. Burada “yatkın” anlamına gelmez. Bu fiziksel anlamıyla prone, lie ve sleep gibi fiillerden sonra to olmadan doğrudan gelebilir. Bu yapı özellikle tıbbi açıklamalarda, ilk yardımda ve resmî vücut pozisyonu tariflerinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Tıbbi talimatı yüzüstü pozisyonu belirten resmî sözcükle tamamlayın: Please lie ____ while I examine your back.
Cevabı göster
prone
this also tends to be the least recommended by sleep experts, Kalıp ifadeler
2:11bu aynı zamanda uyku uzmanları tarafından en az tavsiye edilen olma eğilimindedir,
tends to be the least recommended: temkinli bir genel eğilim
Tends to be the least recommended, dört seçenek arasında uzmanların bunu genellikle diğerlerinden daha az önerdiği anlamına gelir. The least recommended edilgen bir üstünlük yapısıdır ve bu seçeneği önerilme bakımından en alt sıraya yerleştirir. Tends to, iddiayı daha temkinli hâle getirir. Her durumda doğru olan bir kuralı değil, genel bir eğilimi anlatır; bu nedenle istisnalar mümkündür.
Alıştırma
“This option tends to be the least recommended” ifadesinin anlamını en iyi hangi cümle yeniden ifade eder?
- Bu seçenek her durumda yasaktır.
- Uzmanlar bu seçeneği tercih eden insanlarla ilgilenir.
- Bu seçenek genellikle diğerlerinden daha az önerilir, ancak istisnalar mümkün olabilir.
Cevabı göster
Bu seçenek genellikle diğerlerinden daha az önerilir, ancak istisnalar mümkün olabilir.
as it's thought to stretch the natural curvature of your spine. Notlar
2:15çünkü omurganızın doğal eğriliğini esnettiği düşünülmektedir.
as it's thought to: temkinli bir neden belirtmek
Bu cümlede as, önceki ifadenin nedenini verir; bu nedenle “çünkü” anlamındadır, “-dığı zaman” anlamında değildir. it's thought to, it is thought to ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bu edilgen aktarım yapısı, görüşün kime ait olduğunu belirtmeden bilgiyi yaygın bir inanış ya da mevcut değerlendirme olarak sunar. as it's thought to ... bütünü, nedeni doğrudan bir iddiadan daha temkinli biçimde verir.
Alıştırma
Cümleyi nedensel as, it's kısaltması ve edilgen aktarım yapısı be thought to ile tamamlayın: The bridge is closed, ____ unstable after the storm.
Cevabı göster
as it's thought to be
natural curvature of your spine: omurganın normal kıvrımlı biçimi
Natural curvature of your spine, omurganın normal kıvrımlı biçimi demektir. Curvature, bir şeyin nasıl kıvrıldığını anlatan resmî ve soyut bir isimdir; natural ise bu kıvrımların normal vücut yapısının bir parçası olduğunu gösterir. Bu ifade bir hastalığın adı değildir. Buradaki your genel anlamlıdır: dinleyiciye seslenir, ancak genel olarak bir insanın omurgasını ifade eder.
Alıştırma
Bu cümlede natural curvature of your spine ne anlama gelir?
- Belirli bir omurga hastalığı
- Omurga çevresindeki kasların ağrı düzeyi
- Omurganın normal kıvrımlı biçimi
Cevabı göster
Omurganın normal kıvrımlı biçimi
Yet there are unique situations when lying on your stomach may be beneficial. Anlatım akışı
2:19Yine de yüzüstü yatmanın faydalı olabileceği benzersiz durumlar vardır.
Yet there are unique situations when ...: özel bir istisna sunmak
Cümlenin başındaki Yet, ardından gelen bilginin önceki genel ifadeyle karşıtlık kurduğunu veya o ifadenin kapsamını sınırladığını gösterir. Burada bir istisna sunar: yüzüstü yatmak genellikle önerilmez, ancak bazı durumlarda yararlı olabilir. There are unique situations when ... önce özel koşullardan oluşan bir grup ortaya koyar, ardından when ile bu koşullarda geçerli olan durumu açıklar. Böylece açıklama “genel kural, ardından istisna” şeklinde düzenlenir ve önceki ifadenin kesin bir kural gibi anlaşılması önlenir.
Alıştırma
Yet there are unique situations when ... bilgiyi düzenlerken nasıl bir işlev görür?
- Önceki genel ifadeye özel bir istisna getirir.
- Aynı yönde başka bir nokta ekler.
- Bir soru sorarak konuyu değiştirir.
Cevabı göster
Önceki genel ifadeye özel bir istisna getirir.
it allows the back of the lungs to expand more freely. Dilbilgisi
2:28akciğerlerin arka kısmının daha serbestçe genişlemesini sağlar.
respiratory conditions: solunumu etkileyen tıbbi sorunlar
Tıp ve sağlık bağlamlarında respiratory conditions, solunumu veya solunum sistemini etkileyen hastalıklar ya da sağlık sorunları anlamına gelir. Respiratory sözcüğü conditions sözcüğünü niteler; conditions burada karşılanması gereken koşullar değil, sağlık sorunları demektir. Bu ifade belirli bir tanıdan çok geniş bir kategoriyi anlatır. Certain sözcüğü kapsamı daha da daraltarak solunumla ilgili her sorunu değil, belirli solunum rahatsızlıklarını belirtir.
Alıştırma
Cümlede respiratory conditions ne anlama gelir?
- Hastaların tedaviden önce karşılaması gereken şartlar
- Solunumu veya solunum sistemini etkileyen sağlık sorunları
- Bir hastanenin içindeki hava ve iklim koşulları
Cevabı göster
Solunumu veya solunum sistemini etkileyen sağlık sorunları
allows ... to expand more freely: allow + nesne + to + fiil
allow + nesne + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir kişinin, şeyin veya koşulun bir eylemi mümkün kıldığını anlatır. Burada it yüzüstü yatmayı ifade eder; nesne the back of the lungs, eylem ise to expand more freely ifadesidir. The back of the lungs, akciğerlerin vücudun sırtına yakın arka bölgelerini ifade eder. More freely daha az kısıtlamayla demektir; allow burada izin değil, işlevsel bir sonuç anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede allow + nesne + to + fiil yapısı doğru kullanılmıştır?
- The wide doorway allows wheelchairs to enter easily.
- The wide doorway allows wheelchairs enter easily.
- The wide doorway allows to wheelchairs enter easily.
Cevabı göster
The wide doorway allows wheelchairs to enter easily.
is often preferred by those with lower back pain. Kelime
2:34genellikle bel ağrısı çekenler tarafından tercih edilir.
on the other hand: karşıtlığın diğer yönünü sunmak
On the other hand, dinleyiciye bundan sonra söylenenleri önceki bir noktayla karşılaştırmasını bildiren bir söylem belirtecidir. Burada konuyu yüzüstü uyumaktan sırtüstü uyumaya geçirir ve farklı bir yarar ya da tercih sunar. Sadece başka bir bilgi eklemez. Sonraki noktanın ilkinden farklı olduğunu veya onu dengelediğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi On ile başlayan dört sözcüklü karşıtlık ifadesiyle tamamlayın: The bus is cheap. ____, the train is faster.
Cevabı göster
On the other hand
lower back pain: şiddet değil, konum
lower back pain ifadesinde lower, back sözcüğünü niteler ve sırtın bel çevresindeki alt bölümünü belirtir. İfadenin tamamı, vücudun bu bölgesindeki ağrı anlamına gelir. Ağrının şiddetinin daha düşük olduğu anlamına gelmez. Ağrı şiddetini anlatmak için mild back pain veya less severe back pain gibi ifadeler kullanılır.
Alıştırma
lower back pain ifadesindeki lower ne anlama gelir?
- Ağrının aşağı doğru ilerlediğini söyler.
- Ağrının hafif olduğunu söyler.
- Sırtın alt bölümünü belirtir.
Cevabı göster
Sırtın alt bölümünü belirtir.
When paired with a small pillow under the knees, Dilbilgisi
2:38Dizlerin altına küçük bir yastık konulduğunda,
this position allows the spine to maintain its natural curve. Kalıp ifadeler
2:40bu pozisyon omurganın doğal kıvrımını korumasını sağlar.
When paired with ...: kısaltılmış edilgen yan cümle
Baştaki sözler, When this position is paired with a small pillow under the knees ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Yastıkla birlikte kullanılan şey this position ifadesidir; eylemi yapan yastık değildir. Dil bilgisi açısından bu, kısaltılmış edilgen bir when yan cümlesidir. Edilgen bir when yan cümlesinin öznesi ana cümlenin öznesiyle aynıysa tekrarlanan özne ve be biçimi çoğu zaman çıkarılabilir: When this position is paired ... ifadesi When paired ... olur. Bu kısa yapı talimatlarda, önerilerde ve açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Örnekteki When paired with a small pillow under the knees ile aynı anlama gelen tam yan cümle hangisidir?
- When this position pairs a small pillow under the knees
- When this position is paired with a small pillow under the knees
- When a small pillow is paired by this position under the knees
Cevabı göster
When this position is paired with a small pillow under the knees
maintain its natural curve: omurganın doğal şeklini korumak
Bu cümlede maintain, “aynı sağlıklı durumda tutmak” demektir; “onarmak” demek değildir. Its, the spine ifadesine gönderme yapar. Bu yüzden maintain its natural curve, omurganın zaten sahip olduğu doğal şekli korumasına izin vermek anlamına gelir. maintain + bir durum veya hâl yapısı sağlık tavsiyelerinde yaygındır. Var olan bir durumun değişmesini önlemeye odaklanır.
Alıştırma
“Omurgayı normal şeklinde tutmak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: A supportive chair helps the spine ____.
Cevabı göster
maintain its natural curve
it may be less than ideal for your sleep partner. Deyimler
2:46yatak partneriniz için pek ideal olmayabilir.
less than ideal: “pek iyi değil” demenin kibar bir yolu
Less than ideal, hafifletilmiş bir ifadedir: yalnızca “mükemmelden biraz uzak” demek yerine, kibarca “pek iyi değil” veya “sorunlu” anlamına gelir. Burada may, ifadeyi daha da yumuşatır. Konuşan kişi, bu pozisyonun birlikte uyunan kişi için kötü olduğunu doğrudan söylemek yerine, o kişi için sorun yaratabileceğini nazikçe belirtir.
Alıştırma
“The timing is less than ideal,” cümlesinde konuşan kişi büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Zamanlama beklenenden daha iyi.
- Zamanlama pek iyi değil; bu, kibarca ifade ediliyor.
- Zamanlama neredeyse mükemmel.
Cevabı göster
Zamanlama pek iyi değil; bu, kibarca ifade ediliyor.
lying on their back can cause the soft tissues of the throat and tongue Dilbilgisi
2:50sırtüstü yatmak boğazın ve dilin yumuşak dokularının
cause + nesne + to'lu mastar: neden olunan bir değişimi anlatmak
cause + nesne + to'lu mastar kalıbı, bir şeyin bir kişinin ya da nesnenin bir eylem gerçekleştirmesine veya değişim geçirmesine yol açtığını anlatır. Burada lying on their back neden, the soft tissues of the throat and tongue nesne, to collapse into the airway ise ortaya çıkan değişimdir. Buradaki collapse into the airway, yumuşak dokunun içeri doğru çökmesi veya katlanması ve havanın geçtiği alana kısmen girmesi anlamına gelir. Bir binanın yıkılmasını değil, vücudun içindeki bir konum değişikliğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi cause + nesne + to'lu mastar kalıbıyla tamamlayın: Extreme heat can ____ metal parts ____ expand.
Cevabı göster
cause · to
creating ...: sonuç bildiren bir -ing grubu
Virgülden sonra gelen creating the sound ... adlı -ing grubu, ana cümlenin sonucunu belirtir: Dokular titreşir ve bu titreşim sesi üretir. Creating, kendi zamanına sahip yeni bir ana cümle başlatmaz. the sound we call snoring ifadesinde we call snoring, bu sesin adını belirtir; daha açık biçimi the sound that we call snoring şeklindedir. Genel olarak bir ana cümleden sonra virgül ve -ing grubu kullanmak, bir olayı onun doğal sonucuna bağlayabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede -ing grubu ana eylemin sonucunu gösterir?
- After checking the pipe, the plumber called the owner.
- The plumber walked into the kitchen, carrying a toolbox.
- The pipe burst, flooding the kitchen.
Cevabı göster
The pipe burst, flooding the kitchen.
are often told to avoid this position.
3:07genellikle bu pozisyondan kaçınmalarının söylenmesinin nedeni de budur.
This is also why: önceki bir nedeni başka bir sonuca bağlamak
This is also why ifadesindeki This, yakındaki tek bir isme değil, hemen önce verilen açıklamanın veya mekanizmanın tamamına gönderme yapar. Burada, bu pozisyonun solunumu nasıl etkileyebileceğine ilişkin önceki açıklamayı belirtir. This is why, önceki nedeni ardından gelen sonucun açıklaması olarak sunar. also, bu sonucun aynı nedenin yol açtığı başka bir sonuç olduğunu gösterir. Böylece ifade, açıklamadan sonuca veya tavsiyeye geçiş sağlar.
Alıştırma
"The storm knocked out the power. This is also why the game was canceled." cümlelerinde This is also why ne işe yarar?
- Elektrik kesintisini maçın iptal edilme nedeni olarak sunar ve iptalin başka bir sonuç olduğunu gösterir.
- Fırtınanın neden elektrik kesintisine yol açtığını sorar.
- İptalin gerçekleştiği yeri belirtir.
Cevabı göster
Elektrik kesintisini maçın iptal edilme nedeni olarak sunar ve iptalin başka bir sonuç olduğunu gösterir.
sleep apnea: uyku sırasında tekrarlanan solunum duraklamaları
Sleep apnea, uyku sırasında solunumun kısa sürelerle tekrar tekrar durduğu tıbbi bir durumdur. apnea sözcüğündeki temel fikir, yalnızca gürültülü solunum değil, solunumun duraklamasıdır. people with sleep apnea ifadesindeki with, kişilerin bu duruma sahip olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi durum sleep apnea ile en iyi eşleşir?
- Bir kişi uyurken bir kez horlar ancak solunumu duraklamaz.
- Bir kişinin solunumu uyku sırasında kısa sürelerle tekrar tekrar durur.
- Bir kişi bir kitabı bitirmek için geç saate kadar uyanık kalır.
Cevabı göster
Bir kişinin solunumu uyku sırasında kısa sürelerle tekrar tekrar durur.
and back sleeping can increase the likelihood that the airway collapses completely, Kalıp ifadeler
3:14ve sırtüstü uyumak hava yolunun tamamen çökme olasılığını artırabilir,
pauses in breathing: nefesin geçici olarak durması
Pauses in breathing, nefesin kısa bir süre durup ardından yeniden başlaması anlamına gelir. Pause geçici bir durmadır; yalnızca nefesin yavaşlaması veya sessizleşmesi değildir. Burada bu gündelik ifade, uyku apnesindeki temel olayı açıklayarak tıbbi terimi nefeste gerçekten yaşanan değişiklikle ilişkilendirir.
Alıştırma
Hangi cümle nefesin geçici olarak durduğunu söylüyor?
- The report noted brief pauses in breathing.
- The report noted that breathing became slightly slower.
- The report noted that the patient felt short of breath.
Cevabı göster
The report noted brief pauses in breathing.
can increase the likelihood that + yan cümle: bir olayın olasılığını artırmak
Can increase the likelihood that... ifadesi, “bir şeyin olma olasılığını artırabilir” anlamına gelir. Likelihood adı olasılığı belirtir; that ise olası olayı adlandıran tam bir yan cümleyi başlatır: the airway collapses completely. Can olası bir etkiyi gösterirken increase riski daha düşük bir başlangıç düzeyiyle karşılaştırır. İfade, olayın daha olası hâle geldiğini söyler; kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeyin olma olasılığını artırmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Leaving food outside can ____ wild animals will come near the house.
Cevabı göster
increase the likelihood that
most experts generally recommend side sleeping,
3:22çoğu uzman genellikle yan uyumayı tavsiye etmektedir,
particularly when combined with a pillow between the knees Dilbilgisi
3:25özellikle dizlerin arasına bir yastık yerleştirilerek birleştirildiğinde
particularly when combined with: daha özel bir koşul eklemek
Particularly when combined with, “özellikle … ile birlikte kullanıldığında” anlamına gelir. Genel bir ifadeye daha özel bir koşul ekler: ana öneri yan yatmaktır; yastık ise bu uygulamayı iyileştirebilecek ek bir destektir. Combined, kısaltılmış bir edilgen yan cümledeki geçmiş zaman ortacıdır. Tam düşünce particularly when side sleeping is combined with a pillow şeklindedir; tekrarlanan özne ve is bağlamdan anlaşıldığı için atılır.
Alıştırma
Hangi cümle, yararlı bir koşul eklemek için particularly when combined with yapısını doğru kullanıyor?
- The plan works well, particularly when combines with regular check-ins.
- The plan works well, particularly combined when with regular check-ins.
- The plan works well, particularly when combined with regular check-ins.
Cevabı göster
The plan works well, particularly when combined with regular check-ins.
align the spine: omurgayı doğru konuma getirmek
Align the spine, omurgayı doğru ve dengeli bir konuma getirmek ya da bu konumda tutmak demektir. Duruş ve ergonomi bağlamında align, insanları sıraya dizmek anlamına gelmez; vücut bölümlerini birbirine göre doğru şekilde konumlandırmayı anlatır. Align burada geçişli bir fiildir, bu yüzden the spine nesnesini doğrudan alır. to better align the spine mastar yapısı, dizlerin arasına yastık koymanın amacını belirtir; better ise hizalamadaki iyileşmeyi gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, vücut bölümlerini doğru konuma getirmek anlamında align fiilini geçişli olarak doğru kullanıyor?
- Adjust the monitor to help alignment your neck and spine.
- Adjust the monitor to help align with your neck and spine.
- Adjust the monitor to help align your neck and spine.
Cevabı göster
Adjust the monitor to help align your neck and spine.
as it turns out: sonradan öğrenilen bir gerçeği tanıtmak
As it turns out, “sonradan anlaşıldığına göre” ya da “gerçek şu ki” anlamına gelen kalıplaşmış bir söylem ifadesidir. Dinleyiciyi önceki bilgiden daha yeni, şaşırtıcı veya daha ayrıntılı olabilecek bir bilgiye hazırlar. Burada konu, genel olarak yan yatma fikrinden hangi tarafa yatıldığının da önemli olabileceği yönündeki daha özel bir bulguya geçer. İfade kendisinden sonra gelen yan cümlenin tamamını niteler; turn sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi sonradan öğrenilen bir gerçeği tanıtan kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: ____, our game starts at ten, not nine.
Cevabı göster
As it turns out
may make a difference: olası bir etkiyi belirtmek
Make a difference, “etkisi olmak” veya “sonucu bir şekilde değiştirmek” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Burada difference soyut bir kavramdır; ifade fiziksel bir nesne üretmek anlamına gelmez. May, iddiayı kesin olmaktan çıkarır: hangi tarafa yatıldığının sonucu etkilemesi mümkündür, ancak konuşan kişi bunun kesinlikle olacağını söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle, bir etkenin sonucu tamamen belirlediğini söylemeden etkisi olabileceğini ifade eder?
- A short break may make the difference between winning and losing.
- A short break may make a difference.
- I can tell the difference between the two plans.
Cevabı göster
A short break may make a difference.
studies show that sleeping on the left side Anlatım akışı
3:37araştırmalar sol yana yatarak uyumanın
often reduces heartburn symptoms for those with acid reflux. Kelime
3:39asit reflüsü olanlar için mide ekşimesi semptomlarını sıklıkla azalttığını göstermektedir.
studies show that: araştırma kanıtını sunmak
studies show that kalıbı, araştırmalarla desteklenen bir sonucu sunar. Burada studies, araştırma çalışmaları anlamındaki çoğul bir isimdir; that ise bildirilen bulguyu içeren yan cümleyi başlatır. studies burada ders çalışma eylemini anlatmaz. Bir açıklama veya tartışmada bu kalıp, iddia ya da öneriyi kanıt kaynağına bağlar. Araştırma desteğini belirtir; ancak araştırmaların sayısını, gücünü veya sonucun ne kadar geniş bir gruba uygulanabileceğini tek başına göstermez.
Alıştırma
studies, show ve that sözcüklerini doğru sırada kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ regular exercise can improve sleep quality.
Cevabı göster
Studies show that
heartburn symptoms ve acid reflux: belirti ve durum
Heartburn symptoms, çoğunlukla göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma biçimindeki rahatsızlığı anlatır. Adında heart geçmesine rağmen heartburn, kalbin gerçekten yanması anlamına gelmez ve kalp hastalığının başka bir adı değildir. Acid reflux, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu cümlede acid reflux ilgili durum veya süreçtir; heartburn ise bunun yol açabileceği bir belirtidir. İki terim aynı şeyi adlandırmaz.
Alıştırma
Acid reflux ile heartburn symptoms arasındaki ilişkiyi hangi cümle doğru açıklar?
- Acid reflux can cause heartburn symptoms.
- Heartburn symptoms are a type of heart disease.
- Acid reflux and heartburn symptoms are two names for exactly the same thing.
Cevabı göster
Acid reflux can cause heartburn symptoms.
Your stomach is primarily located on the left side of your body,
3:44Mideniz temel olarak vücudunuzun sol tarafında bulunur,
allowing gravity to naturally keep stomach acid Dilbilgisi
3:51yerçekiminin doğal olarak mide asidinin
situates it below the esophagus: konumu resmî biçimde ifade etme
situate + nesne + yer yapısı, “bir şeyi belirli bir konuma yerleştirmek” anlamına gelir ve genellikle daha resmî açıklamalarda kullanılır. Burada this position öznedir, it mideyi ifade eder, below the esophagus ise bu pozisyonun mideyi nereye yerleştirdiğini gösterir. situates kullanımı mekânsal ilişkiyi kesin ve açıklayıcı biçimde sunar: bu vücut pozisyonunda mide yemek borusundan daha aşağıda kalır ve böylece devamında anlatılan yer çekimi etkisi açıklanır.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrenilen resmî konumlandırma fiiliyle tamamlayın: The new layout ____ the information desk beside the entrance.
Cevabı göster
situates
keep ... from flowing back up: bir eylemi engelleme
keep + nesne + from + -ing yapısı, “birinin veya bir şeyin bir eylemi yapmasını engellemek” anlamına gelir. Burada stomach acid nesnedir; from flowing ise yer çekiminin engellediği eylemi belirtir. flow back up ifadesinde back önceki bir yere dönüşü, up ise yukarı yönünü gösterir. İfade bütünüyle asidin yeniden yukarı akması demektir; back up bu cümlede verileri “yedeklemek” fiili değildir.
Alıştırma
Eksik sözcükle engelleme yapısını tamamlayın: The seal keeps water ____ leaking into the case.
Cevabı göster
from
enlarged left ventricle: normalden büyük bir kalp odacığı
Left ventricle, kalbin oksijen bakımından zengin kanı vücuda pompalayan sol alt odacığıdır. An enlarged left ventricle ifadesinde enlarged, bu odacığın fiziksel olarak normalden daha büyük olduğunu belirten bir sıfattır. Bu ifade, yalnızca büyütülmüş bir görüntüyü değil, kalbin kendisindeki bir değişikliği anlatır. Cümlede, sözü edilen kişilerin durumunu açıklamak için eklenen fiziksel bir bulgudur.
Alıştırma
An enlarged left ventricle neyi anlatır?
- Normal bir kalp odacığı daha büyük bir resimde gösterilmiştir.
- Kalbin sağ tarafı tamamen durmuştur.
- Kalbin sol tarafta kan pompalayan odacığı normalden daha büyüktür.
Cevabı göster
Kalbin sol tarafta kan pompalayan odacığı normalden daha büyüktür.
sleeping on the right side can help relieve chest pressure Kalıp ifadeler
4:03sağ tarafa doğru uyumak göğüs basıncını hafifletmeye yardımcı olabilir
and improve their overall quality of sleep. Kalıp ifadeler
4:06ve genel uyku kalitelerini artırabilir.
congestive heart failure: sıvı birikimiyle birlikte azalmış kalp işlevi
Congestive heart failure, kalbin yeterince etkili biçimde dolamadığı veya kan pompalayamadığı ve akciğerlerde ya da diğer dokularda sıvı birikimine bağlı konjesyonun oluşabildiği kalp yetmezliği için kullanılan tıbbi bir terimdir. Buradaki congestive sözcüğü bu sıvı birikimini anlatır. Heart failure, kalbin tamamen durduğu anlamına gelmez. Bu cümlede terim, kalp rahatsızlığı nedeniyle uyku pozisyonunun göğüsteki baskıyı etkileyebileceği insan grubunu belirtir.
Alıştırma
Congestive heart failure ifadesini hangi seçenek doğru açıklar?
- Sıradan horlamanın başka bir adıdır.
- Kalbin aniden kan pompalamayı bıraktığı ve kişinin kalp durması yaşadığı anlamına gelir.
- Kalbin yeterince etkili kan pompalayamadığı ve sıvı birikebildiği bir durumdur.
Cevabı göster
Kalbin yeterince etkili kan pompalayamadığı ve sıvı birikebildiği bir durumdur.
relieve chest pressure: göğüsteki baskı hissini azaltmak
Burada relieve chest pressure, göğüste hissedilen baskı, sıkışma veya ağırlık hissini azaltmak demektir. Pressure fiziksel bir göğüs hissidir; iş ya da sorumlulukların yarattığı stres değildir. can help relieve yapısında help fiilinden sonra relieve fiilinin yalın hâli gelir. Relieve, belirtinin hafiflediğini anlatır; tek başına nedenin tedavi edildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki 'göğüste hissedilen baskıyı azaltmak' anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The treatment may help ____.
Cevabı göster
relieve chest pressure
quality of sleep: uykunun ne kadar iyi olduğu
Quality of sleep, bir kişinin uykusunun ne kadar iyi veya kötü olduğunu; dinlendirici ve kesintisiz olup olmadığını anlatır. Burada quality, iyilik derecesini belirtir; uykunun lüks veya üst düzey bir ürün olduğu anlamına gelmez. quality of + isim yapısı, bir şeyin ne kadar iyi olduğunu değerlendirir. Cümledeki improve their overall quality of sleep, uykularını genel olarak daha iyi hâle getirmek demektir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki 'bir kişinin uykusunun ne kadar iyi veya kötü olduğu' anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: A dark, quiet bedroom may improve your ____.
Cevabı göster
quality of sleep
and attempting to reap the benefits of any one position can be tough, Deyimler
4:13ve herhangi bir pozisyonun faydalarını elde etmeye çalışmak zor olabilir,
there's no one-size-fits-all answer: herkese uyan tek bir cevap yok
there's no one-size-fits-all answer ifadesinde one-size-fits-all, answer sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Burada mecazidir: Gerçek bir giysi bedenini değil, “her kişi ya da durum için işe yarayacak şekilde tasarlanmış” olmayı anlatır. there is no ... olumsuz yapısı, tek bir evrensel cevabın bulunmadığını belirtir. Konuşmacı, farklı kişilerin veya koşulların farklı seçimler gerektirebileceğini vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “herkes için işe yaraması amaçlanan” anlamındaki dört sözcüklü birleşik ifadeyle tamamlayın: There is no ____ study schedule.
Cevabı göster
one-size-fits-all
reap the benefits: faydalarını elde etmek
Reap sözcüğünün gerçek anlamı bir ürünü hasat etmektir. Reap the benefits ifadesinde bu tarım imgesi mecazidir: the benefits, birinin elde ettiği veya yararlandığı olumlu sonuçları anlatır. Bu ifade, söz konusu sonuçları genellikle daha önceki bir seçimin, çabanın veya yatırımın ürünü olarak gösterir. Burada, belirli bir uyku pozisyonuyla ilişkili sağlık yararlarını elde etmek anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “... olumlu sonuçlarından yararlanmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: After months of careful training, the runners began to ____ their new routine.
Cevabı göster
reap the benefits of
since most people shift positions 20 to 30 times per night
4:17çünkü çoğu insan gecede 20 ila 30 kez pozisyon değiştirir
without even knowing it: hiç farkında olmadan hareket etmek
Without knowing it, birinin bir şeyi yaptığını ama bunun farkında olmadığını anlatır. it zamiri, hemen önce sözü edilen eylem veya duruma gönderme yapar. Even vurgu katar: kişinin farkında olmaması özellikle şaşırtıcıdır. Bu ifade, bir eylemin kişinin bilinçli farkındalığı dışında gerçekleştiğini anlatmak için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Bu nottaki 'hiç farkında olmadan' anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: I had been humming ____.
Cevabı göster
without even knowing it
Pillows and other sleep training devices can help you stay in one place,
4:23Yastıklar ve diğer uyku eğitimi cihazları tek bir yerde kalmanıza yardımcı olabilir,
sleep movement isn't always a bad thing. Ton ve niyet
4:31uykuda hareket etmek her zaman kötü bir şey değildir.
Unless you have a specific concern: bir istisna koşulu belirlemek
Unless, ana cümledeki genel ifadenin geçerli olmadığı bir koşul getirir. “... olmadıkça” veya “... yoksa” anlamına gelir ve çoğu zaman if ... not ile yeniden yazılabilir. Burada belirli bir endişenin bulunması, genel güven verici ifadeye getirilen istisnadır. Mantık şudur: belirli bir endişeniz yoksa uykuda hareket etmek mutlaka kötü değildir. Cümlenin geri kalanını değiştirmeden unless yerine if koymak koşulun yönünü tersine çevirir.
Alıştırma
Hangi cümle 'Şiddetli yağmur yoksa etkinlik yapılacak' anlamına gelir?
- Unless there is heavy rain, the event will go ahead.
- Because there is heavy rain, the event will go ahead.
- If there is heavy rain, the event will go ahead.
Cevabı göster
Unless there is heavy rain, the event will go ahead.
isn't always a bad thing: temkinli kısmi olumsuzluk
Isn't always a bad thing ifadesinde not, always sözcüğünün kapsamını sınırlar: konuşan kişi, uykuda hareket etmenin her durumda kötü olduğu şeklindeki mutlak yargıyı reddeder. İfade “mutlaka kötü bir şey değildir” anlamına gelir; bunun her zaman iyi olduğu anlamına gelmez. Bu kısmi olumsuzluk, dinleyeni temkinli bir şekilde rahatlatır. Daha önce belirtilen özel endişeler için istisna payı bırakır ve bu nedenle genel bir olumlu garantiden çok sağlık tavsiyesine uygundur.
Alıştırma
Hangi cümle, stresin her zaman iyi olduğunu iddia etmeden biraz stresin yararlı olabileceğini temkinli biçimde söyler?
- A little stress isn't always a bad thing.
- A little stress is never a bad thing.
- A little stress is always a good thing.
Cevabı göster
A little stress isn't always a bad thing.
It's how your body naturally relieves pressure, Anlatım akışı
4:34Bu, vücudunuzun doğal olarak basıncı azaltma,
relieves..., responds... ve ultimately prevents...: paralel fiil listesi
Relieves, responds ve prevents fiillerinin tümü aynı öznenin, yani your body ifadesinin yaptığı şeyleri anlatır. Aynı üçüncü tekil kişi biçimini kullanırlar; böylece paralel liste üç işlevi açıkça sunar: baskıyı azaltmak, rahatsızlığa tepki vermek ve yaralanmayı önlemek. Ultimately, üçüncü işlevi önceki bedensel tepkilerin nihai sonucu olarak gösterir. Yalnızca yaralanmayı önlemenin zaman sıralamasındaki son ayrı eylem olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle üç paralel fiil kullanır ve nihai sonucu ultimately ile belirtir?
- Regular breaks reduce fatigue, improve focus, and ultimately prevent mistakes.
- Regular breaks reduce fatigue, improving focus, and ultimately prevents mistakes.
- Regular breaks reducing fatigue, improve focus, and mistakes are ultimately prevented.
Cevabı göster
Regular breaks reduce fatigue, improve focus, and ultimately prevent mistakes.
the next time you find yourself drifting Kalıp ifadeler
4:41kendinizi bir sonraki sefer süzülürken bulduğunuzda
find yourself drifting: istemeden yapılan bir şeyi fark etmek
find yourself + V-ing yapısında find, “bulmak” değil, “fark etmek” anlamına gelir. Bu yapı, çoğu zaman önceden planlamadan, bir şeyi zaten yapmakta olduğunuzu fark ettiğinizi anlatır. Burada drifting ayrıca yavaş ve aşamalı bir hareket anlamı taşır: kişi uyurken yavaş yavaş “serbest düşüş” pozisyonuna geçer.
Alıştırma
Cümleyi find yourself ve think fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Before a big game, you may ____ about every possible result.
Cevabı göster
find yourself thinking
can rest assured: güvence vererek rahatlatmak
Rest assured, “emin olmak” veya “endişelenmemek” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. you can rest assured denildiğinde konuşan kişi, önceki bilgilerin dinleyiciye kendini güvende hissetmesi veya emin olması için bir neden verdiğini söyleyerek onu rahatlatır. Neyden emin olunabileceğini belirtmek için that yan cümlesi eklenir: You can rest assured that your information is safe. Neden zaten açıksa, buradaki gibi rest assured bu yan cümle olmadan da kullanılabilir.
Alıştırma
Rahatlatıcı cümleyi rest assured ile tamamlayın: You can ____ that your seat is reserved.
Cevabı göster
rest assured
to why we have hair in such random places.
5:00neden bu kadar rastgele yerlerde kıllarımız olduğuna kadar her şeyi öğrenmek için.