Hayvanların ölü taklidi yapmasının şaşırtıcı nedenleri - Tierney Thys: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
615 kelime 146 kel/dk

Video özeti: Bu video, hayvanların ölü gibi göründüğü veya hareketsiz kaldığı tonik immobilite durumunu açıklar. Tepkinin biyolojik mekanizmalarını; savunma, avlanma, çiftleşme ve araştırmadaki işlevlerini inceler, ardından bunu insanların şiddet karşısında istemsizce donakalmasıyla ilişkilendirir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. playing possum — Deyimler ve Mecazi İfadeler: Hayvan davranışından doğan bu deyimin ölü taklidi yapmak, bazı gündelik bağlamlarda ise bilmiyormuş gibi davranmak anlamına geldiğini anlayabilirsiniz. Böylece sözcükleri kelimesi kelimesine yorumlamak yerine opossumun hayatta kalma davranışına yapılan mizahi göndermeyi fark edebilirsiniz. 2. for so long the immobilized sharks, who must move to respire, essentially suffocate. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: that sözcüğünün atıldığı uzun bir so...that sonuç yapısını tanıyabilirsiniz. Araya bir ilgi cümleciği girse bile aşırı uzun süren bir durumun hangi sonuca yol açtığını gösteren mantıksal bağı izleyebilirsiniz. 3. Recognizing this ancient involuntary form of self-defense has significant implications — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Bir olguyu kabul etmenin daha geniş bir meseleyi anlamak açısından önemli olduğunu belirtmek için bu resmî sonuç kalıbını kullanabilirsiniz. Kalıp, bilimsel kanıtlardan bunların insani veya toplumsal sonuçlarına geçerken özellikle işlevseldir.

Bu derste

Imagine you're being attacked by a ferocious predator. Anlatım akışı

0:07

Vahşi bir yırtıcı tarafından saldırıya uğradığınızı hayal edin.

Anlatım akışı

Senaryo kuran bir giriş olarak Imagine you're being attacked

Imagine you're being attacked, izleyiciyi varsayımsal bir durumun içine yerleştirir. İkinci kişi zamiri you belirli bir kişiyi değil, herhangi bir izleyiciyi ifade eder; being attacked ise hayal edilen olayı sürmekte olan bir saldırı olarak sunar. Bir açıklamanın başında Imagine + yan cümle, senaryo kuran bir giriş işlevi görür: önce dinleyicinin karşısına bir sorun koyar ve ardından gelen bilgiyi onun için anlamlı hâle getirir. Burada bir hayatta kalma durumu tanıtılır; saldırının gerçekten gerçekleştiği söylenmez.

Alıştırma

Bu girişte Imagine you're being attacked ifadesinin temel söylem işlevi nedir?

  1. Dinleyicinin o anda gerçekten saldırıya uğradığını bildirmek
  2. Bir yırtıcının ayrıntılı biçimde tarif edilmesini istemek
  3. Dinleyiciyi konuyu tanıtan varsayımsal bir duruma yerleştirmek
Cevabı göster

Dinleyiciyi konuyu tanıtan varsayımsal bir duruma yerleştirmek

With no chance of escape, Kalıp ifadeler

0:10

Hiç kaçma şansınız yokken,

Kalıp ifadeler

With no chance of escape ile arka plan koşulu oluşturma

With no chance of escape, with + isim öbeği biçiminde kurulmuş bir edat öbeğidir. Burada with eşlik eden bir durumu belirtir: kaçmak mümkün değildir. Bir kişinin başka biriyle birlikte olduğu anlamına gelmez. Ana cümleden önce kullanıldığında bu öbek arka plan bilgisini kısaltır ve ana olayın gerçekleştiği koşulu çerçeveler. Ana fiil görevi görebilecek bir fiil içermediği için tam bir cümle oluşturmak üzere normalde bir ana cümleye bağlıdır.

Alıştırma

Tam olarak no time left sözcüklerini kullanarak cümleyi bir With + isim öbeğiyle tamamlayın: ____, we submitted our answers.

Cevabı göster

With no time left

you do what any courageous self-respecting possum would do: Notlar

0:12

cesur ve kendine saygısı olan her keseli sıçanın yapacağı şeyi yaparsınız:

Kalıp ifadeler

what any ... would do: doğal olduğu varsayılan bir seçim

Bu kalıpta what ile başlayan yan cümle do fiilinin nesnesidir ve “o türden herhangi birinin yapacağı şey” anlamına gelir. any + tekil isim bir türü genel olarak belirtirken would, varsayımsal bir tepkiyi beklenen bir davranış olarak sunar. Burada konuşmacı, sonraki davranışı böyle bir keseli sıçanın doğal seçimiymiş gibi gösterir. Hayvana “cesur” ve “kendine saygısı olan” gibi insana özgü ölçütler uygulamak, karakteri hakkında ciddi bir değerlendirme değil, eğlenceli bir abartı yaratır.

Alıştırma

Bu cümlede what any ... would do ne anlatıyor?

  1. Konuşmacının keseli sıçanın harekete geçip geçmeyeceğinden emin olmadığını söyler.
  2. Sonraki davranışı böyle bir keseli sıçanın sözde doğal seçimi olarak sunar.
  3. Geçmişte bütün keseli sıçanların ne yaptığını sorar.
Cevabı göster

Sonraki davranışı böyle bir keseli sıçanın sözde doğal seçimi olarak sunar.

Kelime

self-respecting possum: kişileştirilmiş ölçütler ve onur

Self-respecting, kendi onuruna değer veren ve saygın bir insanın karşılaması gerektiğine inandığı ölçütlere göre davranan kişiyi anlatır. any self-respecting + isim yapısında çoğu zaman “o türün düzgün veya adına layık herhangi bir örneği” anlamına gelir. İnsana yönelik bu değerlendirmeyi bir possum için kullanmak hayvanı kişileştirir. İfade, “düzgün” bir keseli sıçanın doğal olarak böyle davranacağını şakacı biçimde ileri sürer; hayvan psikolojisi hakkında resmî bir iddia değildir.

Alıştırma

Hangi cümle self-respecting ifadesini “rolüne layık” anlamında doğal biçimde kullanıyor?

  1. The article was self-respecting by the editor.
  2. No self-respecting editor would publish the article without checking the facts.
  3. The editor self-respecting checked the facts.
Cevabı göster

No self-respecting editor would publish the article without checking the facts.

curl into an immobile state called catatonia, Kelime

0:15

katatoni adı verilen hareketsiz bir duruma kıvrılırsınız,

Kelime

immobile state called catatonia: called ile bilimsel terim tanıtma

immobile state called catatonia ifadesinde immobile state durumu sade biçimde açıklar; called catatonia ise bu durumun terimini verir. Called catatonia, that is called catatonia biçiminin kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. Açıklama + called + terim kalıbı bilimsel açıklamalarda yaygındır. Okuyucunun yabancı bir teknik adı anlaşılır bir açıklamayla ilişkilendirmesine yardımcı olur.

Alıştırma

Bilimsel terimi tanıtmak için called kullanarak cümleyi tamamlayın: Plants make food through a process ____.

Cevabı göster

called photosynthesis

stick out your tongue, drool, Öbek fiiller

0:18

dilinizi dışarı çıkarır, salya akıtır

Öbek fiiller

stick out: bir vücut bölümünü dışarı doğru uzatmak

Burada stick out, “bir vücut bölümünü dışarı doğru uzatmak” anlamına gelir. Stick out your tongue ifadesindeki out dışarı yönünü belirtir ve fiil öbeğinin bir parçasıdır; stick tek başına aynı hareketi anlatmaz. Nesne bir isim olduğunda bu öbek fiil ayrılabilir: stick out your tongue ve stick your tongue out ifadelerinin ikisi de doğaldır.

Alıştırma

Doktorun talimatını “dışarı doğru uzatmak” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: Please ____ your tongue.

Cevabı göster

stick out

and ooze some foul-smelling liquid from your anal glands. Kelime

0:20

ve anal bezlerinizden kötü kokulu bir sıvı salgılarsınız.

Kelime

ooze some foul-smelling liquid: yavaş ve rahatsız edici akış

Burada ooze, “bir sıvının yavaşça dışarı çıkmasını sağlamak” anlamına gelir. Bu sözcük çoğu zaman koyu, yapışkan veya rahatsız edici bir maddeyi çağrıştırır; bu nedenle genel release fiilinden daha yavaş ve canlı bir süreç anlatır. Foul-smelling, liquid sözcüğünden önce kullanılan, kısa çizgili birleşik bir sıfattır. “Çok kötü kokan” anlamına gelir. Sözcükler birlikte hem sıvının nasıl çıktığını hem de saldırganı neden uzaklaştırdığını anlatır.

Alıştırma

“Özellikle koyu bir sıvının yavaşça dışarı çıkması” anlamındaki fiille cümleyi tamamlayın: Thick sap began to ____ from the cut in the tree.

Cevabı göster

ooze

Disgusted, your assailant loosens its grip, Notlar

0:25

İğrenen saldırganınız tutuşunu gevşetir,

Dilbilgisi

Disgusted, ...: özneye bağlanan cümle başı sıfatı

Disgusted, virgülden sonra gelen özne your assailant’ın duygusal durumunu anlatan geçmiş ortaç biçimli bir sıfattır. İğrenme hisseden saldırgandır ve bu durumdayken tutuşunu gevşetir. Sıfatın cümle başına getirilmesi, “because it is disgusted” veya “while feeling disgusted” gibi bir düşünceyi kısaltır. Cümlenin açık olması için bu durumu yaşadığı anlaşılan kişi veya şey, ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır.

Alıştırma

Cümle başındaki sıfatın Noah’ı açıkça anlatıp anlatmadığına karar verin: Disgusted, Noah pushed the spoiled food away.

  1. Hayır, Noah’ı anlatmıyor.
  2. Evet, Noah’ı anlatıyor.
Cevabı göster

Evet, Noah’ı anlatıyor.

Kalıp ifadeler

loosens its grip: bırakmadan tutuşunu gevşetir

Loosens its grip, “tutuşunu daha az sıkı hâle getirir” demektir. Burada grip, birini ya da bir şeyi tutarken uygulanan kuvvettir; its ise saldırganı gösterir. Loosen, daha sıkı bir tutuştan daha gevşek bir tutuşa geçişi anlatır. Tek başına saldırganın tamamen bıraktığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi loosen one's grip ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The rope went slack, so Maya ____, but she did not let go.

Cevabı göster

loosened her grip

decides you're not the dinner it was looking for, Deyimler

0:28

aradığı akşam yemeği olmadığınıza karar verir,

Deyimler

the dinner it was looking for: dinner ile avı anlatmak

Burada dinner, hazırlanmış bir akşam yemeği anlamına gelmez. Yırtıcının yemeyi umduğu ava şakacı biçimde “akşam yemeği” denir; böylece you diye hitap edilen canlı olası yiyecek olarak görülür. the dinner it was looking for ifadesinde it was looking for, yırtıcının hangi “akşam yemeğini” istediğini açıklar. the dinner that it was looking for da denebilir; burada that düşürülmüştür. Yırtıcının bakış açısından kurulan bu ifade tehlikeyi daha hafif ve biraz komik gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede dinner, altyazıdakiyle aynı gerçek dışı anlamda kullanılmıştır?

  1. The fox crept closer, hoping the rabbit would be its dinner.
  2. We ate dinner at seven after the game.
  3. The chef looked for dinner in the refrigerator.
Cevabı göster

The fox crept closer, hoping the rabbit would be its dinner.

and departs.

0:30

ve ayrılır.

After 10 minutes,

0:32

10 dakika sonra,

you resurrect and merrily saunter on. Deyimler

0:33

dirilirsiniz ve neşeyle yolunuza devam edersiniz.

Deyimler

resurrect and merrily saunter on: mizahi abartı ve karşıtlık

Burada resurrect kasıtlı bir abartıdır: hayvan yalnızca ölü taklidi yapmıştır; gerçekten ölümden dönmek yerine yeniden hareketlenir. Resmî ve dramatik fiil anlatımı komik hâle getirir. Merrily saunter on, neşeli ve telaşsız biçimde yürümeye devam etmek demektir. On, ileri doğru devam etme fikrini ekler. Dramatik resurrect ile rahat hareketin birleşmesi komik bir karşıtlık yaratır.

Alıştırma

Bu cümledeki resurrect and merrily saunter on ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Tehlike geçerken hayvan tamamen hareketsiz kalmıştır.
  2. Hayvan gerçekten ölmüş, hayata dönmüş ve ardından panikle koşarak kaçmıştır.
  3. Hayvan yalnızca ölü taklidi yapmıştır; yeniden hareketlenir ve neşeli, yavaş adımlarla uzaklaşır.
Cevabı göster

Hayvan yalnızca ölü taklidi yapmıştır; yeniden hareketlenir ve neşeli, yavaş adımlarla uzaklaşır.

From lemurs to lizards, Anlatım akışı

0:36

Lemurlardan kertenkelelere,

ants to amphibians,

0:38

karıncalardan amfibilere,

sharks to chickens,

0:39

köpekbalıklarından tavuklara,

hundreds of animals play dead as a survival tactic. Kalıp ifadeler

0:41

yüzlerce hayvan bir hayatta kalma taktiği olarak ölü taklidi yapar.

Anlatım akışı

From lemurs to lizards ...: paralel çiftlerle geniş bir aralık oluşturmak

Girişte, yüzlerce hayvanla ilgili ana sav sunulmadan önce geniş bir aralık oluşturmak için from ... to ... çiftleri tekrarlanır. Birbirinden çok farklı hayvanların yan yana getirilmesi, grubun geniş ve çeşitli görünmesini sağlar. Bu çiftler birer örnektir; kesintisiz biyolojik aralıkları veya dönüşümleri göstermez. İkinci ve üçüncü çiftte from sözcüğü atılmıştır: bunları from ants to amphibians ve from sharks to chickens olarak anlamak gerekir. Paralel yapı listeye ritim kazandırır ve girişi kısa tutar.

Alıştırma

Bu from ... to ... listesinin bilgiyi düzenlemedeki temel işlevi nedir?

  1. Her çiftteki bir hayvanın diğerine dönüştüğünü söyler.
  2. Bütün hayvanları belirtilen uçlar arasında tam olarak üç gruba ayırır.
  3. Davranışın çok geniş bir hayvan yelpazesinde görüldüğünü vurgulamak için çeşitli örnekler kullanır.
Cevabı göster

Davranışın çok geniş bir hayvan yelpazesinde görüldüğünü vurgulamak için çeşitli örnekler kullanır.

Kalıp ifadeler

play dead as a survival tactic: hayatta kalma taktiği olarak ölü taklidi yapmak

Play dead, “ölü taklidi yapmak” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki play, “eğlenmek” değil, “belirli bir durumdaymış gibi davranmak” anlamındadır; dead ise taklit edilen durumu anlatan bir sıfattır. As a survival tactic, bu davranışın işlevini açıklar: hayvanlar hayatta kalmanın bir yolu olarak ölü taklidi yapar. Bu yapıda as, “olarak” veya “işlevinde” anlamına gelir.

Alıştırma

“Ölü taklidi yapmak” anlamındaki iki sözcüklü kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: When a fox comes near, this bird may ____ until the danger passes.

Cevabı göster

play dead

Nicknamed playing possum after its star performer, Deyimler

0:45

Yıldız oyuncusundan sonra "keseli sıçan oynamak" lakaplı,

feigning death is also called thanatosis. Kelime

0:49

ölüm taklidi yapmak tanatoz olarak da adlandırılır.

Deyimler

playing possum: ölü taklidi yapmak veya tepkisizmiş gibi davranmak

Playing possum, opossumun iyi bilinen savunma tepkisine dayanan bir deyimdir. Ölü taklidi yapmak veya özellikle bir insan için uyuyormuş, habersizmiş ya da tepki vermiyormuş gibi davranmak anlamına gelir. Bu cümlede konu hayvanların ölüm taklidi yapmasıdır; bu nedenle playing possum, fiziksel olarak ölmüş gibi davranmayı anlatır. Bir opossumla oynamak anlamına gelmez.

Alıştırma

“Fark etmemiş veya tepki vermiyormuş gibi davranmak” anlamındaki Kuzey Amerika deyimiyle cümleyi tamamlayın: Ava heard the question, but she kept ____.

Cevabı göster

playing possum

Kelime

Feigning death is also called thanatosis: resmî açıklamadan bilimsel terime

Feigning death, gerçekte ölüm gerçekleşmediği hâlde kasıtlı olarak ölü görünmek demektir. Burada feigning bir gerund, yani isim-fiil olarak kullanılır; bu nedenle feigning death davranışın adını verir ve cümlenin öznesi olur. X is also called Y kalıbı bir açıklamayı başka bir adla ilişkilendirir. Bu cümlede resmî bir açıklama olan feigning death ifadesinden bilimsel terim thanatosis'e geçilir.

Alıştırma

Cümleyi notta tanıtılan bilimsel terimle tamamlayın: Feigning death is also called ____.

Cevabı göster

thanatosis

That's from Thanatos, Kültür

0:52

Bu, antik Yunan ölüm tanrısı olan

the ancient Greek deity of death.

0:53

Thanatos'tan gelir.

Kültür

Antik Yunan ölüm tanrısı Thanatos'tan

Burada That, thanatosis terimine gönderme yapar; from ise adın kökenini belirtir. Konuşan kişi thanatosis adının Thanatos'tan geldiğini söyler. Buradaki from, bir yerden fiziksel hareketi anlatmaz. Thanatos, Antik Yunan'da ölümün kişileştirilmiş hâli, yani ölüm tanrısıdır. the ancient Greek deity of death isim öbeği bir açıklayıcı eşlemedir: Thanatos'un kim olduğunu belirtir ve terimle ölüm arasındaki bağlantıyı anlamak için gerekli bilgiyi verir.

Alıştırma

Bu cümlede from Thanatos neyi açıklıyor?

  1. Thanatos'un thanatosis davranışı gösteren bir hayvan olduğunu söyler.
  2. Thanatosis sözcüğünün adının nereden geldiğini açıklar.
  3. Davranışın fiziksel olarak Antik Yunan'dan geldiğini söyler.
Cevabı göster

Thanatosis sözcüğünün adının nereden geldiğini açıklar.

But most scientists call it tonic immobility, Kelime

0:56

Ancak çoğu bilim insanı buna tonik immobilite,

or TI.

0:59

veya TI der.

Kelime

call it tonic immobility, or TI: bir kısaltmayı tanıtma

call it tonic immobility ifadesinde call, call + nesne + ad yapısını izler: it nesnedir ve tonic immobility bilim insanlarının ona verdiği addır. Burada call, “telefon etmek” değil, “adlandırmak” anlamındadır. or TI ifadesi, TI’ı aynı terimin başka bir adı olarak, daha açık biçimde onun kısaltması olarak sunar. Bilimsel metinlerde genellikle önce terimin tam biçimi, ardından kısaltması verilir; böylece sonraki kullanımlarda yalnızca TI yazılabilir.

Alıştırma

Aynı terimin kısaltmasını doğru biçimde tanıtan cümleyi seçin.

  1. The device uses artificial intelligence because AI is a different technology.
  2. The device uses or artificial intelligence AI to recognize speech.
  3. The device uses artificial intelligence, or AI, to recognize speech.
Cevabı göster

The device uses artificial intelligence, or AI, to recognize speech.

How and why TI occurs depends on the species and situation. Dilbilgisi

1:00

TI'nin nasıl ve neden meydana geldiği türe ve duruma bağlıdır.

Dilbilgisi

How and why TI occurs depends on ...: iç içe bir sorunun özne olması

How and why TI occurs bölümünün tamamı depends fiilinin öznesi olarak görev yapar. Bu doğrudan bir soru değildir; bu yüzden TI occurs biçimindeki bildirme cümlesi sırasını kullanır, does TI occur sırasını değil. depends on, cevabı belirleyen etkenleri tanıtır. Tür ve durum, “nasıl” ve “neden” sorularının doğrudan cevapları değildir; TI’ın gerçekleşme biçimini ve nedenini değiştirebilen değişkenlerdir. Bu kalıbı, bir cevabın belirli etkenlere göre değiştiğini açıklamak için kullanabilirsiniz.

Alıştırma

İç içe bir how yan cümlesini depends on yapısının öznesi olarak doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. How the system responds depend from the type of error.
  2. How the system responds depends on the type of error.
  3. How does the system respond depends on the type of error.
Cevabı göster

How the system responds depends on the type of error.

Spewing stench and adopting odd postures are common and often play important roles. Kalıp ifadeler

1:05

Kötü koku yaymak ve garip duruşlar benimsemek yaygındır ve genellikle önemli roller oynar.

Kalıp ifadeler

Spewing ... and adopting ...: bağlı V-ing öbeklerinin özne olması

Spewing stench ve adopting odd postures, and ile bağlanan iki V-ing öbeğidir. Her biri bir eylemi genel bir davranış türü olarak adlandırır; birlikte are common and often play important roles bölümünün öznesini oluştururlar. Burada adopt a posture, “bedeni belirli bir konuma getirmek” demektir. Bir görüşü kabul etmek anlamına gelmez. Cümle and ile bağlanan iki ayrı eylem sunduğu için çoğul fiil are kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede iki bağlı V-ing öbeği özne olarak doğru kullanılmıştır?

  1. Hiding food and building shelters are common survival behaviors.
  2. Hide food and building shelters are common survival behaviors.
  3. Hiding food and building shelters is common survival behaviors.
Cevabı göster

Hiding food and building shelters are common survival behaviors.

Kalıp ifadeler

play important roles: önemli işlevlere veya etkilere sahip olmak

Bu cümlede play important roles, “önemli işlevlere veya etkilere sahip olmak” demektir. Buradaki play bir oyunla veya oyunculukla ilgili değildir; ifade, bu davranışların bir sonucun oluşmasına nasıl yardımcı olduğunu açıklar. Etkilenen süreci belirtmek için play a role in + isim veya V-ing kullanın: play a role in health ya da play a role in protecting the group. Anlama göre role veya roles seçin: paylaşılan tek bir işlev a role, birbirinden farklı birden fazla işlev ise roles olabilir.

Alıştırma

Cümleyi “önemli işlevlere sahip olmak” anlamındaki vurgulanan çoğul ifadeyle tamamlayın: Trust and clear communication ____ in strong teams.

Cevabı göster

play important roles

Other animals sacrifice their neighbors. Anlatım akışı

1:12

Diğer hayvanlar komşularını feda ederler.

Anlatım akışı

sacrifice their neighbors ile çarpıcı bir geçiş yapmak

Bu cümlede sacrifice their neighbors, bir sonucu kasıtlı olarak çarpıcı biçimde anlatır: Bir hayvan hareketsiz kaldığında, yakındaki hayvanlar hareket etmeye devam edip bir avcının dikkatini çektiği için hayatta kalabilir. Bu, hareketsiz hayvanın bilinçli olarak bir kurban seçtiği veya ahlaki anlamda bir fedakârlık yaptığı demek değildir. Bu kısa ifade bir geçiş görevi görür. Güçlü fiil şaşırtıcı bir karşıtlık yaratır ve dinleyiciyi ardından gelen bıldırcın civcivi örneğine hazırlar. Bilimsel konuları halka anlatırken böyle canlı bir özet, sonraki cümlenin daha kesin biçimde açıklayacağı bir mekanizmayı tanıtabilir.

Alıştırma

Bu cümlenin bilimsel anlatımdaki temel görevi nedir?

  1. Bıldırcın civcivlerinin uyduğu ahlak kurallarını tanımlar.
  2. Hayvanların bir kurban seçmesini kelimesi kelimesine anlatır.
  3. Karşıt bir hayatta kalma örneğini tanıtmak için çarpıcı ve insan davranışı çağrıştıran bir fiil kullanır.
Cevabı göster

Karşıt bir hayatta kalma örneğini tanıtmak için çarpıcı ve insan davranışı çağrıştıran bir fiil kullanır.

Quail chicks that freeze while their kin run amok Deyimler

1:14

Akrabaları çılgınca koşarken donup kalan bıldırcın civcivleri,

have a better chance of survival when pursued by a cat. Notlar

1:17

bir kedi tarafından kovalandıklarında hayatta kalma şansları daha yüksektir.

Deyimler

run amok: çılgınca ve kontrolsüz hareket etmek

Run amok, kontrolsüz ve çılgınca hareket etmek veya davranmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir; çoğu zaman karışıklığa ya da zarara yol açma anlamı da taşır. Burada bazı bıldırcın civcivleri kaos içinde koşarken diğerleri donup kalır. Bu ifadede amok yön bildiren bir sözcük değildir. İfadenin tamamı, yalnızca running around demekten çok daha güçlü bir düzensizlik hissi verir.

Alıştırma

Hangi cümlede run amok doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Nina ran amok at a steady pace on the treadmill.
  2. The robots ran amok when the control system failed.
  3. The choir ran amok in neat rows during rehearsal.
Cevabı göster

The robots ran amok when the control system failed.

Kalıp ifadeler

have a better chance of survival: hayatta kalma olasılığının daha yüksek olması

have a better chance of survival, “hayatta kalma olasılığı daha yüksek olmak” anlamına gelir. Buradaki chance, bir şey yapma fırsatını değil olasılığı ifade eder; better ise başka bir davranış veya koşulla karşılaştırma yapıldığını gösterir. Yeniden kullanılabilen kalıp have a better chance of + isim veya -ing biçimidir: have a better chance of success ve have a better chance of winning gibi.

Alıştırma

Cümleyi “hayatta kalma olasılığı daha yüksek olmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Animals that find shelter ____ during a severe storm.

Cevabı göster

have a better chance of survival

Dilbilgisi

when pursued by a cat: kısaltılmış edilgen yan cümle

when pursued by a cat, kısaltılmış edilgen bir yan cümledir. Tam biçimi when they are pursued by a cat şeklindedir ve buradaki they, Quail chicks ifadesine gönderme yapar. Tekrarlanan özne ile be biçimi atılır ve geriye when + geçmiş zaman ortacı kalır. Bıldırcın yavruları pursue eylemine maruz kalan taraftır; a cat ise by ile belirtilen eylemi yapan taraftır. Bu nedenle ifade, yavruların kediyi kovalaması değil, “yavrular bir kedi tarafından kovalandığında” anlamına gelir.

Alıştırma

Örnekteki when pursued by a cat ile aynı anlamı taşıyan tam yan cümle hangisidir?

  1. when a cat is pursued by them
  2. when they pursue a cat
  3. when they are pursued by a cat
Cevabı göster

when they are pursued by a cat

Speaking of cats, Anlatım akışı

1:21

Kedilerden bahsetmişken,

Anlatım akışı

Speaking of cats: önceki bir konuyu köprü olarak kullanmak

Speaking of cats bir konu değişikliğine işaret eder. Konuşmacı, önceki konuşmada geçen cats sözcüğünü yeniden ele alır ve bunu kedilerle ilgili başka bir noktaya geçmek için köprü olarak kullanır. Speaking of + isim veya -ing biçimi, “bu konu açılmışken” anlamına gelir. Yeni konuyu hâlihazırda gündemde olan bir şeyle bağlayarak konuşmayı düzenler; kediler hakkında eksiksiz veya resmî bir tartışma başlatıldığını göstermez.

Alıştırma

Speaking of + cats kullanarak cümleyi tamamlayın: Lena just adopted a kitten. ____, have you seen the new cat café?

Cevabı göster

Speaking of cats

feline mothers can pinch the napes of their kittens' necks Kelime

1:22

anne kediler yavrularının ensesini sıkıştırabilir

Kelime

napes of their kittens' necks: boynun arka kısmı

Bu cümlede the napes of their kittens' necks, yavruların boyunlarının arka kısımları anlamına gelir. A nape, boynun arka tarafı, özellikle de başın hemen altındaki bölgedir; boynun tamamı veya öndeki boğaz anlamına gelmez. Birden fazla yavru anlatıldığı için napes çoğuldur. Kittens' ise çoğul iyelik biçimidir: boyunlar yavrulara aittir. Yaygın tekil kalıp the nape of the neck şeklindedir.

Alıştırma

nape vücudun hangi bölümünü belirtir?

  1. boynun tamamı
  2. boğazın ön kısmı
  3. boynun arka kısmı
Cevabı göster

boynun arka kısmı

and induce another kind of immobility called clipnosis. Kalıp ifadeler

1:25

ve klipnoz adı verilen başka bir hareketsizlik türüne neden olabilir.

Kalıp ifadeler

induce another kind of immobility called clipnosis: bir durumu ortaya çıkarmak

induce another kind of immobility ifadesinde induce, “fiziksel bir durumun veya tepkinin ortaya çıkmasına neden olmak” anlamındadır. induce sonrasındaki another kind of immobility isim öbeği, ortaya çıkarılan sonucu belirtir. called clipnosis, immobility sözcüğünü niteler ve “clipnosis adı verilen” demektir. Bu bölüm duruma bir ad verir; induce, “tanıtmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu resmî bilim cümlesini induce ile tamamlayın: The treatment may ____ a temporary state of drowsiness.

Cevabı göster

induce

This keeps their kittens quiet and easy to transport. Dilbilgisi

1:29

Bu, yavrularını sessiz tutar ve taşınmalarını kolaylaştırır.

Dilbilgisi

keep + nesne + quiet and easy to transport

Burada keep + nesne + tümleç yapısı, “bir kişiyi veya şeyi belirli bir durumda tutmak” anlamında kullanılır. their kittens nesnedir; quiet ve easy to transport ise yavru kedileri tanımlayan iki sıralı tümleçtir. easy to transport ifadesinde yavru kediler, birinin kolayca taşıyabildiği şeylerdir. İngilizcede easy to carry ve safe to use örneklerinde olduğu gibi adjective + to-infinitive yapısı bu anlamda sık kullanılır.

Alıştırma

keep + nesne + iki tümleç yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. The insulated bag keeps the food cool and easy to carry.
  2. The insulated bag keeps the food to cool and carrying easily.
  3. The insulated bag keeps cool the food and easy to carry.
Cevabı göster

The insulated bag keeps the food cool and easy to carry.

Most of the physiological mechanisms underlying these theatrics Kelime

1:33

Bu tiyatro oyunlarının altında yatan fizyolojik mekanizmaların çoğu

originate in the parasympathetic nervous system, Kalıp ifadeler

1:37

dinlenme ve sindirim döngülerini kontrol etmesiyle daha iyi bilinen

Kelime

physiological mechanisms underlying these: davranışın arkasındaki bedensel süreçler

Physiological mechanisms, bir vücut tepkisini oluşturan veya kontrol eden bedensel süreçlerdir; buradaki mechanisms makine parçaları anlamına gelmez. underlying these theatrics ifadesi, bu süreçlerin hayvanların teatral görünen davranışlarının arkasında işlediğini ve davranışı açıklamaya yardımcı olduğunu belirtir. Bilimsel ve diğer resmî açıklamalarda underlying çoğunlukla “bir şeyin görünmeyen temelini veya nedenini oluşturmak” anlamına gelir; fiziksel olarak altında bulunmak anlamına gelmez. Burada underlying these theatrics, mechanisms sözcüğünü açıklayan bir ortaç öbeğidir.

Alıştırma

“Doctors are studying the physiological mechanisms underlying motion sickness,” cümlesinde underlying ne anlama gelir?

  1. hareket hastalığının temelini oluşturmak ve onu açıklamaya yardımcı olmak
  2. hareket hastalığının fiziksel olarak altında bulunmak
  3. yalnızca hareket hastalığı tamamen sona erdikten sonra gerçekleşmek
Cevabı göster

hareket hastalığının temelini oluşturmak ve onu açıklamaya yardımcı olmak

better known for controlling cycles of resting and digesting. Kalıp ifadeler

1:40

parasempatik sinir sisteminden kaynaklanır.

Kalıp ifadeler

originate in the parasympathetic nervous system: kaynağı belirtmek

Originate in, “bir yerde başlamak” veya “kaynağı bir yerde olmak” anlamına gelir. Burada, davranışın arkasındaki bedensel mekanizmaların çoğunun, vücudun otomatik kontrol sisteminin bir parçası olan parasempatik sinir sisteminden kaynaklandığı anlatılır. Çoğul özne Most of the physiological mechanisms olduğu için fiil originate biçimindedir. İfade, bir şeyi yaratan kişiyi değil, biyolojik bir kaynağı belirtir.

Alıştırma

Cümleyi “kaynağı ... olmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Many English words ____ Latin.

Cevabı göster

originate in

Kalıp ifadeler

better known for ... resting and digesting: daha iyi bilinen işlev

Bu cümlede better known for, parasempatik sinir sistemiyle daha yaygın biçimde ilişkilendirilen işlevi tanıtır: dinlenme ve sindirim döngülerini kontrol etmek. Better, farklı çağrışımların ne kadar tanıdık olduğunu karşılaştırır; iki sistemden hangisinin daha ünlü olduğunu karşılaştırmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp be better known for + isim veya -ing biçimidir. Burada resting and digesting, dengeli ve kafiyeli iki -ing sözcüğünden oluşur; karmaşık bir bilimsel işlevi ayrıntılı teknik açıklama vermek yerine akılda kalıcı biçimde özetler.

Alıştırma

better known for kalıbını tamamlayın: The island is ____ its beaches than for its factories.

Cevabı göster

better known for

In possums,

1:44

Keseli sıçanlarda,

the parasympathetic nervous system causes their heart rates to drop by nearly half, Dilbilgisi

1:45

parasempatik sinir sistemi kalp atış hızlarının neredeyse yarı yarıya düşmesine,

Dilbilgisi

causes ... to drop by nearly half: neden ve değişim miktarı

Yapı cause + nesne + to + fiilin yalın biçimidir: causes their heart rates to drop, parasempatik sinir sisteminin kalp atış hızlarını düşürdüğü anlamına gelir. Nesne olan their heart rates değişen unsurdur; to drop ise değişimi belirtir. By nearly half düşüşün büyüklüğünü verir: hızlar önceki değerlerinin yaklaşık yüzde 50'sini kaybeder. Değişim fiilleriyle by, son düzeyi değil değişim miktarını belirtir.

Alıştırma

cause + nesne + to drop by yapısını doğru biçimlerle tamamlayın: The software update ____ loading time ____ 40 percent.

Cevabı göster

caused · to drop by

respiration by a third, Dilbilgisi

1:50

solunumun üçte bir oranında azalmasına,

Dilbilgisi

respiration by a third: veri listesinde eksiltme

respiration by a third bölümünde cümle, ilk veriden zaten anlaşılabilen sözcükleri atar. Tam mantıksal yapı causes respiration to drop by a third şeklindedir. İngilizcede paralel ölçümler sıralanırken bu tür eksiltme sık görülür: ilk öğe tam fiil yapısını verir, sonraki öğe ise yalnızca yeni ölçümü ve değişim miktarını korur. Burada by a third, solunumun önceki düzeyine göre üçte bir azalması demektir; vurgulanan sözcükler tek başına tam bir cümle oluşturmaz.

Alıştırma

Bu cümledeki respiration by a third ifadesini doğru biçimde tamamlayan seçenek hangisidir?

  1. respiration causes a third to drop
  2. causes respiration to drop by a third
  3. causes respiration to rise by a third
Cevabı göster

causes respiration to drop by a third

and body temperatures by more than half a degree Celsius

1:53

ve vücut ısısının yarım santigrat dereceden fazla düşmesine

for up to an hour.

1:56

bir saate kadar neden olur.

The neurotransmitter dopamine also plays a part. Kalıp ifadeler

1:58

Nörotransmitter dopamin de bir rol oynar.

Kalıp ifadeler

also plays a part: başka bir katkı etkeni eklemek

Plays a part, “etkisi olmak” veya “bir sonuca katkıda bulunmak” anlamına gelir. Buradaki part, fiziksel bir parça değil, soyut bir roldür. Also, dopamini daha önce belirtilen etkenlere ekler. Cümle, dopaminin de katkıda bulunduğunu söyler; tek nedenin dopamin olduğunu söylemez. Sonucu veya süreci belirtmek için play a part in + isim ya da -ing biçimi kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi also play a part ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Family support ____ in a child's recovery.

Cevabı göster

also plays a part

Flour beetles with low dopamine levels play dead more frequently than those with high levels, Dilbilgisi

2:02

Düşük dopamin seviyesine sahip un böcekleri, yüksek olanlara kıyasla daha sık ölü taklidi yapar,

Dilbilgisi

with low dopamine levels ... more frequently than those with high levels: adı tekrarlamadan iki grubu karşılaştırmak

with low dopamine levels ifadesi ilk un böceği grubunu niteler. more frequently than, iki grubun ne sıklıkta ölü taklidi yaptığını karşılaştırır: düşük dopaminli grup bunu daha sık yapar. than those with high levels bölümünde those, çoğul flour beetles adının yerine geçer. İkinci with öbeği yüksek dopaminli grubu belirler; böylece cümle flour beetles ifadesini tekrarlamadan aynı türden iki grubu karşılaştırır.

Alıştırma

Hangi cümle iki bitki grubunu doğru biçimde karşılaştırır ve plants sözcüğünü tekrarlamamak için those kullanır?

  1. Plants with deep roots survive droughts more often than those with shallow roots.
  2. Plants with deep roots survive droughts more often than that with shallow roots.
  3. Plants with deep roots survive droughts more often those with shallow roots.
Cevabı göster

Plants with deep roots survive droughts more often than those with shallow roots.

and anything blocking dopamine receptor sites can lengthen catatonia. Kelime

2:07

ve dopamin reseptör bölgelerini bloke eden herhangi bir şey katatoniyi uzatabilir.

Kelime

blocking dopamine receptor sites: reseptörlerin normal işlevini engellemek

Bu sinirbilim bağlamında blocking dopamine receptor sites, dopaminin reseptörlerine bağlanmasını veya onlarda normal biçimde etkide bulunmasını önlemek demektir. Block, mutlaka yolun üzerine konan görünür bir nesneyi değil, biyolojik bir sürece müdahaleyi anlatır. Blocking dopamine receptor sites, anything sözcüğünü niteleyen bir -ing yan cümleciğidir ve anything that blocks dopamine receptor sites biçiminde açılabilir. Receptor sites, moleküllerin bağlandığı veya etkide bulunduğu biyolojik bölgelerdir; internet siteleri değildir.

Alıştırma

Bu cümlede blocking dopamine receptor sites ne anlama gelir?

  1. dopaminin reseptörlerinde normal biçimde etkide bulunmasını önlemek
  2. dopamin miktarını hemen artırmak
  3. insanların dopaminle ilgili bir internet sitesini ziyaret etmesini önlemek
Cevabı göster

dopaminin reseptörlerinde normal biçimde etkide bulunmasını önlemek

Kelime

can lengthen catatonia: bir durumun daha uzun sürmesini sağlamak

Bu cümlede lengthen, “bir şeyin daha uzun sürmesini sağlamak” anlamına gelen bir fiildir. Nesnesi catatonia olduğu için can lengthen catatonia, bir şeyin katatonik durumun devam ettiği süreyi artırabileceğini anlatır; fiziksel bir nesneyi uzatmayı anlatmaz. Lengthen, length sözcüğüne fiil yapan -en eki getirilerek oluşturulur. Fiziksel uzunluğun ya da sürenin artmasını anlatabilir; hangi anlamın kastedildiğini nesne gösterir.

Alıştırma

Cümleyi length sözcüğünden türetilen hedef fiille tamamlayın: Extra security checks may ____ the waiting period.

Cevabı göster

lengthen

But maintaining a death ruse isn't easy. Deyimler

2:11

Ancak bir ölüm hilesini sürdürmek kolay değildir.

Deyimler

maintaining a death ruse: ölü taklidi stratejisini sürdürmek

Maintaining a death ruse, isn't easy ifadesinin öznesi olarak görev yapan -ing grubudur. Maintaining bir şeyi sürdürmek anlamına gelir; buradaki a death ruse ise bir avcıyı yanıltmak için ölü görünme durumudur. Ruse genellikle bir amaca ulaşmak için bilerek düzenlenen bir hileyi veya aldatıcı taktiği anlatır. Bu doğa anlatımı sözcüğü, davranışın yanıltıcı etkisini canlı biçimde anlatmak için kullanır; hayvanın gerçekten öldüğü veya mutlaka insan gibi plan yaptığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede ruse “planlanmış aldatma” anlamında kullanılmıştır?

  1. Her wrong answer was a ruse, even though she honestly believed it.
  2. The storm was a ruse that damaged the roof.
  3. The fake delivery notice was a ruse to get him out of the house.
Cevabı göster

The fake delivery notice was a ruse to get him out of the house.

The performers are constantly gauging their surroundings Kalıp ifadeler

2:14

Oyuncular, ne zaman kalkmanın güvenli olduğuna dair ipuçları için

for cues on when it's safe to rise. Dilbilgisi

2:17

sürekli olarak çevrelerini ölçerler.

Kalıp ifadeler

constantly gauging their surroundings for cues: çevreyi sürekli değerlendirip ipucu aramak

Bu cümlede gauge, “eldeki işaretlere bakarak değerlendirmek veya tahmin etmek” anlamında bir fiildir. gauging their surroundings, bir ölçüm cihazına bakmak değil, yakında olup bitenleri sürekli değerlendirmek demektir. for cues on, karar vermelerine yardımcı olabilecek işaretler aradıklarını gösterir. constantly ise hareketsiz dururken bile bu gözlemin sürdüğünü vurgular.

Alıştırma

Cümleyi gauge fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The ranger kept ____ the surroundings for cues of danger.

Cevabı göster

gauging

Dilbilgisi

when it's safe to rise: yerleşik wh yan cümlesinde düz cümle söz dizimi

when it's safe to rise, cümle içine yerleşmiş bir wh yan cümlesidir. cues on ifadesinden sonra, ipuçlarının yanıtlamaya yardımcı olduğu soruyu belirtir: ayağa kalkmanın hangi anda güvenli olduğu. Buradaki when yalnızca ana eylemin zamanını belirtmez. Cümle içine yerleşmiş sorularda düz cümle söz dizimi kullanılır: when it is safe doğrudur, when is it safe değildir. it's, it is ifadesinin kısaltmasıdır; rise ise burada alçak veya hareketsiz bir konumdan kalkmak anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede on sözcüğünden sonra yerleşik bir wh yan cümlesi doğru kullanılmıştır?

  1. The hikers need guidance on when does it become safe to cross.
  2. The hikers need guidance on when it is safe to cross.
  3. The hikers need guidance on when is it safe to cross.
Cevabı göster

The hikers need guidance on when it is safe to cross.

Chickens, for instance,

2:20

Örneğin tavuklar,

can sense when a predator's eyes are upon them. Deyimler

2:21

bir yırtıcının gözlerinin üzerlerinde olduğunu hissedebilirler.

Deyimler

a predator's eyes are upon them: bir avcının yoğun ve tehditkâr bakışı

Bu cümlede a predator's eyes are upon them, bir avcının onları dikkatle izlediği anlamına gelir. Gözler fiziksel olarak onların üzerinde değildir; upon, bakışı onların üzerine düşen veya orada kalan bir şey gibi sunar. Bu ifade a predator is watching them cümlesinden daha edebî ve gergindir. Fark edilmiş, hedef alınmış veya tehdit altında olma hissi yaratır.

Alıştırma

Bu cümlede a predator's eyes are upon them ne anlama gelir?

  1. Avcı onları dikkatle izliyor.
  2. Avcı onları taşıyor.
  3. Avcının gözleri fiziksel olarak onlara dokunuyor.
Cevabı göster

Avcı onları dikkatle izliyor.

Researchers know this because when they used a stuffed hawk in an experiment, Kelime

2:24

Araştırmacılar bunu biliyor çünkü bir deneyde doldurulmuş bir şahin kullandıklarında,

Kelime

stuffed hawk: korunmuş şahin örneği veya gerçekçi bir taklit

Burada a stuffed hawk, tahnit edilerek korunmuş bir şahin ya da tahnit örneğine benzeyen gerçekçi bir taklittir ve deneyde sabit bir avcı olarak kullanılmıştır. Tek başına bu cümle, hangisi olduğunu belirtmez. Stuffed, şahinin içinin yiyecekle doldurulduğu anlamına gelmez. Bir deney veya müze bağlamındaki hayvan için stuffed, sergilenmek üzere korunmuş bir örneği anlatabilir. Nesnenin kesinlikle yapay olduğu biliniyorsa model hawk veya hawk decoy daha açık bir ifadedir.

Alıştırma

Bu deneyde a stuffed hawk ifadesinin en makul anlamı nedir?

  1. İçi yiyecekle doldurulup pişirilmiş bir şahin
  2. Korunmuş bir şahin örneği veya gerçekçi bir taklit
  3. Çok fazla yemiş canlı bir şahin
Cevabı göster

Korunmuş bir şahin örneği veya gerçekçi bir taklit

their chicken subjects came out of their catatonia quicker Öbek fiiller

2:29

tavuk denekleri katatonilerinden daha hızlı çıktılar

Öbek fiiller

came out of their catatonia: bir durumdan çıkıp iyileşmek

Bu cümlede came out of their catatonia, tavukların katı ve tepkisiz durumlarından çıktıkları anlamına gelir. Tavuklar yeniden normal biçimde hareket etmeye başladı. come out of + bir durum, fiziksel bir yerden çıkmak yerine o durumdan çıkmak veya iyileşmek anlamında kullanılabilir. Geçmiş zaman biçimi came, bu iyileşmenin deney sırasında gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

Örnekteki came out of their catatonia ifadesini en iyi hangi cümle açıklar?

  1. Katı ve tepkisiz bir durumdan çıktılar.
  2. Daha da tepkisiz hâle geldiler.
  3. Kapalı bir yerden yürüyerek çıktılar.
Cevabı göster

Katı ve tepkisiz bir durumdan çıktılar.

when the hawk's eyes were averted. Dilbilgisi

2:32

şahinin gözleri çevrildiğinde.

Dilbilgisi

the hawk's eyes were averted: bakışların başka yöne çevrilmesi

When, tavukların daha hızlı iyileştiği zamanı belirtir. O sırada the hawk's eyes were averted, şahinin bakışlarının başka bir yöne çevrildiği ve bu yüzden tavuklara bakmadığı anlamına gelir. Were + averted biçim olarak edilgendir ve eylemi yapanı belirtmeden bakışın yönüne veya sonucuna odaklanır. Bu, birinin şahinin gözlerini fiziksel olarak hareket ettirdiği anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

The hawk's eyes were averted ifadesini en iyi hangi cümle yeniden anlatır?

  1. Şahinin bakışları tavuklardan uzağa yönelmişti.
  2. Şahin uyumak için gözlerini kapattı.
  3. Şahin tavukları incelemek için yaklaştı.
Cevabı göster

Şahinin bakışları tavuklardan uzağa yönelmişti.

Other animals use TI for purposes other than defense. Kalıp ifadeler

2:35

Diğer hayvanlar TI'yi savunma dışındaki amaçlar için kullanır.

Kalıp ifadeler

for purposes other than defense: savunma amacını dışarıda bırakmak

Bu cümlede for purposes other than defense, “savunmayla ilgili olmayan amaçlarla” demektir. Other than, defense sözcüğünü söz konusu amaçlar grubunun dışında tutar; ifade “başka savunma türleri” anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilir for purposes other than + isim kalıbı, belirli bir kategorinin dışındaki kullanımları belirtir. Burada savunma dışı kullanımlara odaklanır, ancak savunmanın hiçbir zaman hayvanın kullanım amaçlarından biri olamayacağını söylemez.

Alıştırma

Cümleyi, “depolamayı içermeyen kullanımlar için” anlamındaki derste öğrendiğiniz kalıpla tamamlayın: The room is used ____ storage.

Cevabı göster

for purposes other than

When the sleeper cichlid feels peckish, Kelime

2:39

Uyuyan çiklit aç hissettiğinde,

Kelime

feels peckish: biraz aç hissetmek

Feels peckish, “biraz aç hissetmek” veya “az miktarda bir şey yemek istemek” demektir. Peckish, bağ fiili feels'ten sonra gelen bir sıfattır; bu nedenle ifade çiklidin durumunu anlatır. Bu sözcük, bir kuş gibi gagalamayı anlatmaz. Bu cümlede balığın aç olduğunu hafif ve eğlenceli bir dille ifade eder.

Alıştırma

Samimi Britanya İngilizcesinde "I'm feeling peckish" en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. Aşırı açım ve acilen yiyeceğe ihtiyacım var.
  2. Biraz açım ve atıştırmalık yiyebilirim.
  3. Bir kuş gibi bir şeyi gagalamak istiyorum.
Cevabı göster

Biraz açım ve atıştırmalık yiyebilirim.

it sinks to the lake floor and lies motionless,

2:41

gölün dibine batar ve hareketsiz yatar,

its splotchy coloration making it seem like a rotting carcass. Dilbilgisi

2:45

lekeli rengi onu çürüyen bir leş gibi gösterir.

Dilbilgisi

its splotchy coloration making...: ad öbeği + V-ing

its splotchy coloration, making'in mantıksal öznesi olan ad öbeğidir. Etkiyi yaratan renklenmedir: hayvanın çürüyen bir leş gibi görünmesini sağlar. making it seem içinde it, making'in nesnesidir; making eylemini yapan değildir. Ad öbeği + V-ing kalıbı bağımsız bir ortaç yapısıdır. Bir ana cümleye bağlandığında, tam bir çekimli yan cümle kullanmadan neden veya eşlik eden durum gibi arka plan bilgilerini kısa biçimde ekler.

Alıştırma

Vurgulanan yapıda etkiyi neyin yarattığını en doğru biçimde koruyan tam cümle hangisidir?

  1. Its splotchy coloration makes it seem like a rotting carcass.
  2. A rotting carcass makes its coloration seem splotchy.
  3. It makes its splotchy coloration resemble a rotting carcass.
Cevabı göster

Its splotchy coloration makes it seem like a rotting carcass.

If a small scavenger investigates, Anlatım akışı

2:49

Küçük bir leş yiyici araştırmaya gelirse,

this undead trickster strikes. Deyimler

2:51

bu ölümsüz hilekar saldırır.

Anlatım akışı

If a small scavenger investigates, ... strikes: sonuçtan önce tetikleyici

if yan cümlesi önce gelerek tetikleyici koşulu belirler: bir leşçil incelemeye yaklaşır. Ardından ana cümle sonucu verir: avcı aniden saldırır. Koşulun önce gelmesi, hızlı eylemden önce tuzağın nasıl harekete geçtiğini anlamayı sağlar ve kısa bir hazırlık ile sonuç arasında sıkı bir ritim oluşturur. Her iki cümlecik de geniş zaman kullanır; böylece tek bir olay değil, avcının tipik ve tekrarlanabilir davranışı anlatılır. Burada strikes, “aniden saldırır” anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümle aynı şekilde önce tetikleyiciyi, ardından tekrarlanan sonucu verir?

  1. If the sensor detects smoke, the alarm sounds.
  2. The alarm sounds, although the sensor detects no smoke.
  3. The sensor detects smoke after the alarm stops.
Cevabı göster

If the sensor detects smoke, the alarm sounds.

Deyimler

undead trickster: mizahi bir karakter etiketi

Burada undead trickster, ölü gibi görünen ama aslında yaşayan bir balığa verilen eğlenceli bir karakter etiketidir. Undead, ölü olduğu hâlde hareket eden bir canavarı çağrıştırırken trickster balığı hile yapan bir düzenbaz gibi gösterir. Anlatım, balığa saldırısından hemen önce bu adı vererek onu insanlaştırır ve saldırıyı dramatik hâle getirir. Bu, mizahi bir popüler bilim anlatımıdır; biyolojik bir kategori ya da balığın gerçekten doğaüstü olduğu iddiası değildir.

Alıştırma

Bu cümlede undead trickster ne anlama geliyor?

  1. Hiç ölmeyen doğaüstü bir canavar.
  2. Undead tricksters adlı bilimsel bir gruba ait bir hayvan.
  3. Yalnızca ölü gibi görünen ve saldırmadan önce aldatmacadan yararlanan bir balık.
Cevabı göster

Yalnızca ölü gibi görünen ve saldırmadan önce aldatmacadan yararlanan bir balık.

Some animals even feign death as a sexual ploy. Kelime

2:54

Bazı hayvanlar cinsel bir taktik olarak ölü taklidi bile yaparlar.

Kelime

feign death as a sexual ploy: hesaplanmış bir çiftleşme taktiği olarak ölü taklidi yapmak

Feign death, ölü taklidi yapmak demektir. As a sexual ploy ifadesi hayvanın bunu neden yaptığını açıklar: Bu davranışı kur yapma veya çiftleşmeyle bağlantılı, hesaplanmış bir taktik olarak kullanır. Burada sexual, hayvan bilimi bağlamında üreme veya çiftleşme davranışını anlatır. Ploy sıradan bir yöntem değildir; başka bir hayvanı etkilemek amacıyla bilinçli biçimde tasarlanmış bir hamleyi düşündürür.

Alıştırma

Hangi cümle, bir hayvanın bilinçli bir çiftleşme taktiği olarak ölü taklidi yapmasını doğru biçimde anlatır?

  1. The spider becomes still because it is asleep.
  2. The spider feigns death as a mating ploy.
  3. The spider dies accidentally during courtship.
Cevabı göster

The spider feigns death as a mating ploy.

Male nursery spiders offer gifts of silk-wrapped insects

2:57

Erkek fidanlık örümcekleri dişileri etkilemek umuduyla

in hopes of wooing females. Kalıp ifadeler

3:01

ipeğe sarılmış böcek hediyeleri sunarlar.

Kalıp ifadeler

in hopes of wooing: umut edilen bir amaç ve etkin biçimde kazanmaya çalışma

In hopes of wooing females, erkek örümceklerin neden hediye sunduğunu açıklar: dişilere kur yapmayı ve onları etkilemeyi umarlar. in hopes of + isim veya -ing biçimi, ulaşılması umulan bir amacı gösterir; ancak amacın gerçekleşeceğini garanti etmez. Wooing yalnızca birinden hoşlanmak değil, onun romantik ilgisini kazanmak için etkin biçimde çabalamaktır. Daha geniş anlamda woo, müşterileri, seçmenleri veya destekçileri kazanmaya çalışmak anlamında da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi in hopes of ve woo fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: The museum opened a free exhibit ____ younger visitors.

Cevabı göster

in hopes of wooing

But those females are known to eat love-seeking males. Kalıp ifadeler

3:03

Ancak bu dişilerin aşk arayan erkekleri yediği bilinmektedir.

Kalıp ifadeler

are known to: yerleşmiş bir davranışı bildirmek

Are known to eat, bu davranışın gözlemlerden veya raporlardan bilindiğini anlatır. Erkekleri yemeyi dişilerin amacı olarak değil, kanıtlanmış bir davranış eğilimi olarak sunar; ayrıca her dişinin bunu her zaman yaptığı anlamına gelmez. Yapı, özne + be known to + fiilin yalın biçimidir. Bu edilgen anlatım, gözlem yapan kişileri belirtmeden yerleşmiş veya ortak bilgiyi aktarmayı sağlar; bu nedenle olgusal ve bilimsel açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Sıkça gözlemlenen bir eylemi bildirmek için be known to + fiilin yalın biçimini kullanan cümle hangisidir?

  1. Owls are known for their night vision.
  2. Owls are known to hunt at night.
  3. Owls are known as night hunters.
Cevabı göster

Owls are known to hunt at night.

By playing dead while the female eagerly devours her snack, Dilbilgisi

3:07

Dişi hevesle atıştırmalığını yerken ölü taklidi yaparak,

Dilbilgisi

By playing dead: yöntemi gösteren by + V-ing

By playing dead ifadesinde playing dead, “ölü taklidi yapmak” demektir; by + V-ing ise daha sonra ortaya çıkan sonuca hangi yöntemle ulaşıldığını gösterir. by sözcüğünden sonra fiilin -ing biçimi gelir, bu yüzden burada playing gereklidir. by'ın bu kullanımı “Nasıl?” sorusunu yanıtlar. Bu cümlede “yanında” ya da “önünden geçerek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, bir yöntemi göstermek için by + V-ing yapısını doğru kullanıyor?

  1. The animal avoids notice by it remains completely still.
  2. The animal avoids notice by remain completely still.
  3. The animal avoids notice by remaining completely still.
Cevabı göster

The animal avoids notice by remaining completely still.

these males can cautiously revive and improve their chances Kalıp ifadeler

3:11

bu erkekler dikkatlice canlanabilir ve başarılı bir şekilde

of successfully mating.

3:15

çiftleşme şanslarını artırabilirler.

Kalıp ifadeler

improve their chances of successfully mating: başarıyla çiftleşme olasılıklarını artırmak

improve their chances of successfully mating ifadesinde improve their chances, “çiftleşmenin başarılı olma olasılığını artırmak” demektir. Buradaki chances, birbirinden ayrı birkaç fırsatı değil, olasılığı belirtir. Kalıp improve + iyelik belirleyicisi + chances of + V-ing şeklindedir. of bir edat olduğu için mating -ing biçimindedir; successfully ise mating'i niteler ve başarılı sonucu vurgular.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için improve your chances of ifadesini ve pass fiilini kullanın: Regular review can ____ the exam.

Cevabı göster

improve your chances of passing

So TI can work to an animal's advantage, Kalıp ifadeler

3:17

Böylece TI, bir hayvanın avantajına çalışabilir,

Kalıp ifadeler

can work to an animal's advantage: olumlu bir sonuç doğurmak

can work to an animal's advantage ifadesindeki work, “bir işte çalışmak” değil, “etki etmek” veya “bir sonuç doğurmak” anlamındadır. İfade, TI'ın hayvan için olumlu bir sonuç sağlayabileceğini anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp something can or may work to someone's advantage şeklindedir. İyelik biçimi kimin yarar gördüğünü gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “sizin için olumlu bir sonuç doğurmak” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: In the interview, speaking two languages may ____.

Cevabı göster

work to your advantage

unless someone else knows its secret. Dilbilgisi

3:20

sırrını başka biri bilmedikçe.

Dilbilgisi

unless someone else knows its secret: bir istisna koşulu

Unless, normalde beklenen sonucun geçerli olmasını engelleyecek bir istisna koşulu getirir. Burada TI hayvana yardımcı olabilir; ancak başka bir hayvan onun sırrını bilir ve bu bilgiyi ona karşı kullanırsa bu fayda ortadan kalkabilir. result + unless + exception kalıbı, istisna gerçekleşmediğinde sonucun beklendiğini anlatır. Unless çoğu zaman if ... not mantığını taşır; bu nedenle bu anlamda unless sonrasındaki yan cümle olumlu biçimdedir: unless someone knows denir, unless someone doesn't know denmez.

Alıştırma

Cümleyi “-medikçe” anlamını veren sözcükle tamamlayın: The picnic will continue ____ it starts to rain.

Cevabı göster

unless

California orcas can flip over young great white sharks, Öbek fiiller

3:23

Kaliforniya orkaları genç büyük beyaz köpekbalıklarını ters çevirebilir,

Öbek fiiller

flip over: bir şeyi öbür yüzüne çevirmek

Bu cümlede flip over, genç büyük beyaz köpek balıklarını öbür yüzlerine gelecek biçimde çevirmek anlamına gelir. Flip çevirme hareketini, over ise yönün tamamen değiştiğini anlatır. Bu nedenle ifade, köpek balıklarını yalnızca kaldırmayı, itmeyi veya biraz hareket ettirmeyi değil, tamamen ters çevirmeyi anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede flip over, “bir şeyi öbür yüzüne çevirmek” anlamında kullanılmıştır?

  1. She lifted the card to read the back.
  2. She slid the card across the table.
  3. She flipped the card over to read the back.
Cevabı göster

She flipped the card over to read the back.

inducing TI for so long the immobilized sharks, Dilbilgisi

3:26

hareketsiz kalan köpekbalıklarında çok uzun süre TI indükleyerek,

who must move to respire, Dilbilgisi

3:30

nefes almak için hareket etmesi gereken köpekbalıkları

essentially suffocate.

3:31

esasen boğulurlar.

Dilbilgisi

for so long (that) ... essentially suffocate: sonuca yol açan süre

Vurgulanan bölüm, tonik hareketsizliğin o kadar uzun sürdüğünü ve hareketsiz kalan köpek balıklarının esasen boğulduğunu anlatır. Burada for so long (that) + cümlecik sonuç yapısı kullanılır; sonucu bağlayan that sözcüğü bu cümlede düşürülmüştür. Sonuç cümleciğinin ana yapısı the immobilized sharks essentially suffocate şeklindedir. who must move to respire ilgi cümleciği özne ile fiilin arasına girerek hareketsizliğin neden tehlikeli olduğunu açıklar. Bu ara bilgiyi atlayarak okuyunca mantık netleşir: uzun süre hareketsiz kalmak boğulmaya yol açar.

Alıştırma

Hangi cümlede for so long (that), uzun bir sürenin bir sonuca neden olduğunu göstermek için kullanılmıştır?

  1. The alarm rang after everyone left the building.
  2. The alarm rang for so long everyone left the building.
  3. The alarm rang for a long time during the test.
Cevabı göster

The alarm rang for so long everyone left the building.

Dilbilgisi

who must move to respire: ek bilgi veren kısıtlayıcı olmayan who yan cümlesi

Virgülle ayrılan who must move to respire yan cümlesi, çevresindeki cümlede zaten belirlenmiş köpek balıkları hakkında ek bilgi verir. Burada respire, breathe yani “nefes almak” demektir: bu köpek balıkları suyun solungaçlarından geçmesi için hareket etmeyi sürdürmek zorundadır. Bu, kısıtlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesidir. Köpek balıklarının bir alt grubunu seçmez; zaten belirlenmiş olanların hareketsiz kaldıklarında neden fiilen boğulabildiklerini açıklayan ortak nedeni verir.

Alıştırma

Virgülle ayrılan who must move to respire yan cümlesi burada ne yapıyor?

  1. Söz edilen gruba hangi köpek balıklarının ait olduğunu belirler.
  2. Zaten söz edilen köpek balıkları hakkında arka plan bilgisi ekler.
  3. Köpek balıklarının respire adlı bir yere doğru hareket ettiğini söyler.
Cevabı göster

Zaten söz edilen köpek balıkları hakkında arka plan bilgisi ekler.

Humans can also flip sharks into TI Dilbilgisi

3:33

İnsanlar da köpekbalıklarını TI'ye çevirebilirler,

Dilbilgisi

flip sharks into TI: verb + object + into + state ile bir duruma sokmak

flip sharks into TI ifadesinde flip eylemi, sharks dilbilgisel nesneyi, into TI ise ortaya çıkan durumu belirtir. TI, tonic immobility yani “tonik hareketsizlik” anlamına gelir. İfade, köpek balıklarını çevirmenin onların bu duruma girmesine neden olduğunu anlatır. Aktarılabilir kalıp verb + object + into + state biçimindedir. Bir eylem ya da olayı, birinin veya bir şeyin durumunu değiştiren neden olarak sunar. Burada into bir yere doğru hareketi değil, durum değişikliğini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede into, neden olunan bir durum değişikliğini belirtir?

  1. The guide led everyone into the hall.
  2. The news shocked everyone into silence.
  3. She poured the juice into a glass.
Cevabı göster

The news shocked everyone into silence.

by stroking a shark's electrically-sensitive snout Notlar

3:35

bir köpekbalığının elektriğe duyarlı burnunu okşayarak

Kelime

electrically-sensitive snout: elektrik sinyallerini algılayabilen burun kısmı

Electrically-sensitive, snout sözcüğünün önünde bulunan birleşik bir niteleyicidir. Snout, köpek balığının başındaki burun ve ağız bölümünü kapsayan ön kısmı anlatır. Bu cümlede burun kısmının elektrik sinyallerini algılayabildiği veya bunlara tepki verebildiği anlamına gelir; elektrik yükü taşıdığı anlamına gelmez. Altyazıdaki kısa çizgi, electrically ve sensitive sözcüklerinin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir. Ancak düzenlenmiş standart İngilizcede -ly ile biten bir zarf, nitelediği sıfatla birlikte genellikle kısa çizgi almaz. Bu nedenle electrically sensitive snout da olağan yazımdır.

Alıştırma

Örnekteki electrically-sensitive snout ne anlama geliyor?

  1. tehlikeli bir elektrik yükü taşıyan bir burun kısmı
  2. elektrik sinyallerini algılayabilen veya bunlara tepki verebilen bir burun kısmı
  3. elektrik akımının kolayca geçebildiği bir burun kısmı
Cevabı göster

elektrik sinyallerini algılayabilen veya bunlara tepki verebilen bir burun kısmı

and gently turning it over,

3:38

ve yavaşça ters çevirerek,

Dilbilgisi

by stroking ... and gently turning: yöntemin iki -ing adımını paralel bağlama

By + fiilin -ing biçimi, bir eylemin nasıl yapıldığını veya bir sonucun nasıl elde edildiğini anlatır. Burada by, köpek balığının tepkisini oluşturmak için kullanılan yöntemi tanıtır. by stroking ... and gently turning it over ifadesinde stroking ve turning, and ile bağlanan iki paralel -ing biçimidir. İkisi de tek bir by edatına bağlıdır; böylece ifade iki adımı tek bir yöntem olarak sunar.

Alıştırma

Yöntemi tamamlamak için fill in ve click fiillerinin -ing biçimlerini kullanın: You can submit the form by ____ your name and ____ Submit.

Cevabı göster

filling in · clicking

researchers can induce TI that lasts up to 15 minutes. Kalıp ifadeler

3:40

araştırmacılar 15 dakikaya kadar süren TI'yi tetikleyebilir.

Kalıp ifadeler

lasts up to 15 minutes: en uzun süreyi belirtme

induce TI ifadesinde induce, TI durumunun başlamasına neden olmak anlamına gelir. that lasts up to 15 minutes ilgi cümleciği TI'yi niteler. lasts up to 15 minutes ifadesinde up to, 15 dakikayı en uzun süre olarak belirler. Durum daha kısa sürebilir; mutlaka tam 15 dakika sürmesi gerekmez.

Alıştırma

The effect lasts up to 15 minutes? cümlesini doğru açıklayan seçenek hangisidir?

  1. Etki daha erken sona erebilir, ancak en uzun süre 15 dakikadır.
  2. Etki 15 dakikadan önce sona eremez.
  3. Etki her zaman tam 15 dakika sürer.
Cevabı göster

Etki daha erken sona erebilir, ancak en uzun süre 15 dakikadır.

That's enough time to insert tags, Notlar

3:44

Bu etiket takmak,

remove hooks,

3:46

kancaları çıkarmak,

and even perform surgeries.

3:47

ve hatta ameliyatlar yapmak için yeterli bir süredir.

Dilbilgisi

That's enough time to: önceki süreye gönderme yapmak ve yeterliliği belirtmek

That, önceki cümlede belirtilen süreyi ifade eder; fiziksel bir nesneyi ifade etmez. Böylece aynı süreyi tekrar söylemeye gerek kalmaz. enough + isim + to + fiilin yalın hâli yapısı, mevcut miktarın bir eylem için yeterli olduğunu belirtir. Burada enough time to, bu süre içinde tamamlanabilecek eylemleri tanıtır.

Alıştırma

Cümleyi enough + isim + to yapısıyla tamamlayın: The bus leaves in twenty minutes. That's ____ buy a ticket.

Cevabı göster

enough time to

Kalıp ifadeler

insert tags, remove hooks ve perform surgeries: paralel mesleki eşdizimler

Bu cümlede üç paralel fiil-nesne eşdizimi kullanılır: insert tags, remove hooks ve perform surgeries. Buradaki tags, hayvanları tanımak veya izlemek için üzerlerine yerleştirilen araştırma işaretleridir; hooks ise çıkarılan balıkçı kancalarıdır. Tıp ve hayvan bakımı bağlamlarında perform, “gerçekleştirmek” anlamına gelir; “seyirci önünde gösteri yapmak” anlamına gelmez. Surgery genel olarak cerrahi faaliyet anlamına gelebilirken surgeries birden fazla ameliyatı belirtir. Even, ameliyatın listedeki en ileri düzey veya en şaşırtıcı işlem olduğunu vurgular.

Alıştırma

Üç profesyonel fiil-nesne eşdizimini de doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The team inserted tracking tags, removed fishing hooks, and performed several surgeries.
  2. The team made tracking tags, performed fishing hooks, and inserted several surgeries.
  3. The team performed tracking tags, inserted fishing hooks, and removed several surgeries.
Cevabı göster

The team inserted tracking tags, removed fishing hooks, and performed several surgeries.

There are risks, however. Anlatım akışı

3:49

Ancak riskler vardır.

Anlatım akışı

There are risks, however cümlesinde sonda kullanılan however

However karşıtlık bildiren bir zarftır. Bu cümlenin sonunda, önceki olumlu bilgiye gönderme yapar ve There are risks ifadesini bir sınırlama olarak sunar: faydalar gerçek olabilir, ancak riskler de vardır. Önce ana mesaj verilir, ardından yön değişikliğini belirtmek için however eklenir. Cümle sonundaki however, yan cümleden virgülle ayrılır.

Alıştırma

Hangi seçenek, bir faydadan sonra risk sunmak için however sözcüğünü cümle sonunda doğru kullanır?

  1. The method is useful, however there are risks.
  2. The method is useful. There are risks, however.
  3. The method is useful but. There are risks.
Cevabı göster

The method is useful. There are risks, however.

TI can hamper respiration and induce hyperglycemia, Kelime

3:51

TI solunumu engelleyebilir ve bir stres işareti olan

Kelime

hamper respiration and induce hyperglycemia: bir işlevi zorlaştırmak ve fizyolojik bir sonuca neden olmak

Bu cümlede hamper respiration, “nefes almayı zorlaştırmak” demektir. Hamper bir işlevin sekteye uğramasını anlatır; solunumun mutlaka tamamen durduğu anlamına gelmez. Induce hyperglycemia, “hipergliseminin ortaya çıkmasına neden olmak” demektir. Paralel iki fiil öbeği, engellenen bir işlev ile ortaya çıkarılan fizyolojik bir sonucu ayırır. Her iki fiil de risk ifadesine resmî ve bilimsel bir ton verir.

Alıştırma

İki riski anlatırken hamper ve induce fiillerini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The condition can infer breathing and perform a stress response.
  2. The condition can hamper breathing and induce a stress response.
  3. The condition can induce breathing and hamper a stress response.
Cevabı göster

The condition can hamper breathing and induce a stress response.

a sign of stress.

3:54

hiperglisemiye neden olabilir.

So this technique should only be used when necessary. Ton ve niyet

3:56

Bu nedenle bu teknik sadece gerektiğinde kullanılmalıdır.

Ton ve niyet

should only be used when necessary: kullanımı gerçek ihtiyaç durumlarıyla sınırlamak

Should be used, teknik hakkında bir öneri veya kural bildiren edilgen bir yapıdır. Only ve when necessary birlikte kullanım koşulunu sınırlar: yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulan durumlarda kullanılmalıdır. Bu, kullanabilme becerisini anlatan bir ifade değildir. Riske dayanan, dikkatli ve kural koyucu bir sınırlamadır. Should, must kadar kesin değildir; yine de rutin veya gelişigüzel kullanımın uygun olmadığını belirtir.

Alıştırma

Bu dersteki güvenlik ifadesini tam olarak tamamlayın: This emergency button should only be used ____.

Cevabı göster

when necessary

Humans can also experience TI when they freeze with fear Notlar

4:00

İnsanlar da şiddetli saldırılar sırasında

during violent assaults.

4:04

korkudan donup kaldıklarında TI yaşayabilirler.

Kelime

experience TI: bir durumu yaşamak

Humans can also experience TI cümlesinde experience, bir durumu “yaşamak” veya “geçirmek” anlamında kullanılan bir fiildir. TI, kişinin denemeyi seçtiği bir etkinlik değil, kişinin başına gelebilen bir tepkidir. also, ifadeyi insanları da kapsayacak biçimde genişletir: bu tepki daha önce söz edilen hayvanlarla sınırlı değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp experience + durum, belirti, his veya olay şeklindedir.

Alıştırma

Bir durumu yaşamayı anlatmak için cümleyi experience ile tamamlayın: During severe stress, some people may ____ temporary numbness.

Cevabı göster

experience

Deyimler

freeze with fear: korkudan donakalmak

Freeze with fear, yoğun korku yüzünden aniden hareket edemez veya eyleme geçemez hâle gelmek demektir. Burada freeze gerçek anlamlı değildir; hiç kimse buza dönüşmez. Fiil + with + duygu kalıbı, bir tepkiye yol açan duyguyu belirtir; freeze with fear ifadesinde donakalmanın nedeni korkudur. Tehdit veya travma bağlamında bu tepki otomatik ve istemsiz olabilir; sakin biçimde düşünüp hareketsiz kalmaya karar vermek değildir.

Alıştırma

Cümleyi freeze with fear ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When a large dog rushed toward him, Leo ____.

Cevabı göster

froze with fear

Recognizing this ancient involuntary form of self-defense Notlar

4:06

Bu eski, istemsiz meşru müdafaa biçimini tanımak,

Kelime

ancient involuntary form of self-defense: involuntary ile unwilling arasındaki fark

Bu ifade, tepkiyi çok eski bir hayatta kalma mekanizması ve bir kendini koruma biçimi olarak sunar. Ancient, tepkinin derin evrimsel geçmişine işaret ederken form of self-defense onun koruyucu işlevini açıklar. Anahtar kelime involuntary'dir: tepki bilinçli kontrolün dışında, otomatik olarak gerçekleşir. Bu, unwilling ile aynı değildir; unwilling, kişinin harekete geçmek istemediğini ancak yine de seçim yapabilecek durumda olabileceğini belirtir. Bu bağlamda karşı koymamak, rıza veya gönüllü bir seçim yerine otomatik bir savunma tepkisini yansıtabilir.

Alıştırma

an involuntary reaction ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. İstenmeyen ancak bilinçli olarak seçilen.
  2. Planlanmış ve özgürce seçilmiş.
  3. Otomatik ve bilinçli kontrolün dışında.
Cevabı göster

Otomatik ve bilinçli kontrolün dışında.

has significant implications

4:10

tehlike karşısında bazı kurbanların neden kaçmadığını

Anlatım akışı

Recognizing ... has significant implications: resmî bir sonuç kalıbı

Recognizing ile başlayan bölüm, savunma tepkisini fark etme eylemini tek bir bütün olarak adlandırır. Bu -ing ifadesinin tamamı öznedir, yani bir gerund phrase oluşturur; ana fiil ise has'tir. Özne tek bir fikir olarak ele alındığı için fiil tekil olur: have değil, has. Recognizing burada emir değildir. has significant implications resmî bir sonuç bildirir. Tepkiyi anlamanın, insanların daha geniş bir konuyu yorumlama, inceleme veya ele alma biçimini önemli ölçüde etkileyebileceğini söyler. Yeniden kullanılabilecek kalıp Recognizing + olgu veya durum + has significant implications for + alan şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki resmî kalıbın aynısıyla tamamlayın: Recognizing that sleep affects memory ____ classroom schedules.

Cevabı göster

has significant implications for

when trying to understand why some victims don't flee Dilbilgisi

4:12

veya savaşmadığını anlamaya çalışırken

Dilbilgisi

when trying to understand why ...: kısaltılmış bir when yan cümlesi ve dolaylı soru

When trying to understand, kısaltılmış bir zarf yan cümlesidir. Bu bağlamda when we are trying to understand biçiminde açılabilir: kimin anlamaya çalıştığı çevredeki cümleden anlaşıldığı için özne ve be fiilinin biçimi düşürülür. Why some victims don't flee, understand fiilinin nesnesidir. Araştırılan soruyu belirtir ve bu nedenle dolaylı soru dizilişini kullanır: why + özne + fiil. Doğrudan soru olan Why don't some victims flee? dizilişi kullanılmaz.

Alıştırma

Hangi seçenek when trying to understand yapısını doğru biçimde açarken dolaylı why sorusunun doğru sözcük dizilişini de korur?

  1. when we are trying to understand why some victims don't flee
  2. when we trying to understand why some victims don't flee
  3. when we are trying to understand why don't some victims flee
Cevabı göster

when we are trying to understand why some victims don't flee

or fight in the face of danger. Deyimler

4:15

önemli çıkarımlara sahiptir.

Deyimler

in the face of danger: ciddi bir tehditle karşı karşıya olmak

In the face of danger, tehlikeyle karşı karşıyayken veya tehlikenin tehdidi altındayken anlamına gelir. Burada face bir deyimin parçasıdır; vücudun bir bölümünü veya gerçek bir konumu belirtmez. in the face of + isim öbeği yapısı zor bir durumu ortaya koyar ve birinin o durumda nasıl tepki verdiğine odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: The rescue team stayed calm ____ danger.

Cevabı göster

in the face of

So studying TI in non-human animals

4:17

Bu yüzden insan olmayan hayvanlarda TI'yi incelemek,

not only helps us better understand some odd behaviors, Dilbilgisi

4:20

sadece bazı tuhaf davranışları daha iyi anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz,

it can also help us better understand

4:24

aynı zamanda şiddete karşı bazen mantık dışı olan kendi tepkilerimizi

Dilbilgisi

not only helps ... it can also help: iki yararı eşleştirmek

not only ... also ... yapısı, ilk yarara ikinci bir yarar ekler: araştırma, hayvanların tuhaf davranışlarını açıklamaya yardımcı olur ve insan tepkilerini daha iyi anlamayı da sağlar. Bir konunun birden fazla yönden önemli olduğunu göstermek için kullanışlıdır. Buradaki it, yalnızca TI'ı değil, studying TI in non-human animals ifadesini, yani insan dışı hayvanlarda TI'ı inceleme eylemini belirtir. İki yan cümlede de help us better understand, “daha açık biçimde anlamamızı sağlamak” demektir.

Alıştırma

not only ... also yapısını tamamlayın: This update ____ saves time; it ____ reduces errors.

Cevabı göster

not only · also

our own sometimes counterintuitive responses to violence. Kelime

4:26

daha iyi anlamamıza da yardımcı olabilir.

Kelime

sometimes counterintuitive responses to violence: kekerasan karşı bazen sezgilere aykırı tepkiler

Counterintuitive, “insanların doğal olarak bekleyeceği şeyin tersine” demektir. Burada sometimes counterintuitive responses to violence, birçok kişinin birinin kaçmasını veya karşı koymasını bekleyeceği bir durumda donup kalmak gibi tepkileri ifade eder. Counterintuitive; yanlış, sahte veya mantıksız demek değildir. Sezgisel bir tahmin ile gerçekte olan şey arasındaki uyumsuzluğu anlatır. Sometimes tanımı sınırlar: şiddete verilen her tepki sezgilere aykırı değildir. responses to violence ifadesindeki to, tepkinin neye karşı verildiğini gösterir.

Alıştırma

a counterintuitive response ne anlama gelir?

  1. İnsanların normalde bekleyeceği şeyin tersidir, ancak yine de geçerli bir açıklaması olabilir.
  2. Şaşırtıcı göründüğü için kesinlikle yanlıştır.
  3. Diğer insanların kafasını karıştırmak için kasıtlı olarak seçilmiştir.
Cevabı göster

İnsanların normalde bekleyeceği şeyin tersidir, ancak yine de geçerli bir açıklaması olabilir.

Love animals?

4:32

Hayvanları seviyor musunuz?

Check out this playlist for more videos

4:32

Daha fazla video için bu oynatma listesine göz atın

on some of our favorite furry and not-so-furry friends.

4:34

en sevdiğimiz tüylü ve pek de tüylü olmayan arkadaşlarımızdan bazıları hakkında.