Helikopterlerin Hız Sınırı - Helikopter Fiziği Serisi - #7 - Smarter Every Day 51: İngilizce çalışma notları
SmarterEveryDay
Video özeti: Işık izleri ve rotor modeli hız sınırını açıklar: ilerleyen pal ses duvarına yaklaşır; gerileyen pal kaldırmayı kaybedip stall olur, helikopteri yunuslatıp yavaşlatır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “unless you count the laws of physics.” — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: istisna iddiayı tersine çevirir ve laws sözcüğünün “yasalar” ile “fizik yasaları” anlamlarından mizah kurar. 2. “as long as” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: rotor hava hızının ses duvarı altında kalması koşulunu anlatır, süreyi değil. 3. “I'm all ears.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: fikirleri dinlemeye hazır olduğunuzu gündelik biçimde gösterir; ears gerçek anlamda değildir.
Bu derste
Helicopters have a speed limit that has nothing to do with laws. Kalıp ifadeler
0:00Helikopterlerin yasalarla alakası olmayan bir hız sınırı vardır.
has nothing to do with: ... ile hiçbir ilgisi olmamak
has nothing to do with laws ifadesinde kalıbın bütünü “yasalarla hiçbir ilgisi yoktur” anlamına gelir. Bir şeyin kelimesi kelimesine hiçbir eylem yapmadığı anlamına gelmez; to do with sabit ifadenin bir parçasıdır. Tekrar kullanılabilir yapı X has/have nothing to do with Y biçimindedir. Konu, neden, sorumluluk veya ilişki bakımından bir bağlantıyı reddedebilir. Burada önce helikopterin hız sınırının yasal kurallardan kaynaklanmadığı söylenir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki “hiçbir ilgisi yoktur” anlamına gelen sabit ifadeyle tamamlayın: The delay was caused by bad weather. It ____ the driver.
Cevabı göster
has nothing to do with
unless you count the laws of physics: fizik yasalarını da sayarsanız
Well, unless you count the laws of physics, az önce söylenen genel iddiayı düzeltir. Unless bir istisna getirir: laws sözcüğünün fizik yasalarını da kapsadığı durum dışında önceki iddia doğrudur. Bu “önce iddia, sonra istisna” yapısı düzeltmenin kolayca fark edilmesini sağlar. Count burada “sayıları söylemek” değil, “bir gruba dâhil etmek veya grubun parçası saymak” anlamına gelir. Konuşmacı laws sözcüğünü önce insanların koyduğu hukuk kuralları, sonra da bilimsel ilkeler için kullanır. Anlamdaki bu değişim esprili dönüşü oluşturur.
Alıştırma
Konuşmacı “unless you count the laws of physics” ifadesiyle ne yapıyor?
- Fizik yasalarını başka bir laws türü sayarak esprili bir istisna ekler.
- Yasal kurallar geçerli olmadığında helikopterlerin fiziği görmezden gelebileceğini söyler.
- İnsanların fizik yasalarının sayısını bulması gerektiğini açıklar.
Cevabı göster
Fizik yasalarını başka bir laws türü sayarak esprili bir istisna ekler.
something pretty interesting about the dissymmetry of rotor flight. Kelime
0:17rotor uçuşunun asimetrisi hakkında oldukça ilginç bir konu.
Rotor uçuşundaki asimetri
Bu cümlede dissymmetry of rotor flight, dönmekte olan bir rotorun iki tarafı arasındaki aerodinamik dengesizliği adlandırır. Döner kanatlı bir hava aracı ileri giderken ilerleyen taraftaki pal, gerileyen taraftaki pala göre daha hızlı bağıl hava akımıyla karşılaşır. Bu nedenle iki taraf doğal olarak aynı aerodinamik koşulları yaşamaz. Bu terim; hava hızı, kaldırma kuvveti ve olası gerileyen pal stolü arasındaki neden-sonuç açıklamasını başlatır. Yalnızca rotorun görünüşünün eşit olmadığını anlatmaz.
Alıştırma
Bu havacılık bağlamında dissymmetry of rotor flight neyi ifade eder?
- Bütün rotor pallerinin tam olarak aynı kaldırmayı ürettiği an
- Rotorun ilerleyen ve gerileyen taraflarında farklı aerodinamik koşullar bulunması
- Rotor pallerinin şekillerinde gözle görülür bir farklılık olması
Cevabı göster
Rotorun ilerleyen ve gerileyen taraflarında farklı aerodinamik koşullar bulunması
Şuna bak.
Check this out, “Şuna bak” veya “Sana göstermek üzere olduğum şeye dikkat et” anlamına gelen, dikkat çekmek için kullanılan gündelik bir ifadedir. Burada check out otelden ayrılmak, ödeme yapmak veya bilgiyi doğrulamak anlamına gelmez. Bu kullanımda check out ayrılabilen bir öbek fiildir. this tek başına zamir olduğu için fiil ile parçacığın arasına gelir: check this out.
Alıştırma
Cümleyi tek başına kullanılan this zamiriyle tamamlayın: “Check ____ out. I found a tiny frog in the garden!”
Cevabı göster
this
Olumlu argo olarak “Sick” ve “just nasty”
Bu heyecanlı tepkide Sick., “Bu son derece etkileyiciydi” demektir; “hasta” anlamında değildir. just nasty ifadesinde just vurguyu artırırken nasty helikopterin hareketini çılgın, güçlü veya büyük beceriyle yapılmış olarak över. Her iki sıfat da genellikle olumsuz anlam taşır; bu yüzden yorumu ses tonu ve durum belirler. Etkileyici bir numaraya veya performansa coşkuyla tepki verilirken normalde olumsuz olan bir sıfat güçlü ve olumlu bir argo övgüye dönüşebilir.
Alıştırma
Bir kaykaycı çok zor bir hareketi başarıyla yapıyor. Bir arkadaşı gülümseyip “That was nasty!” diyor. Arkadaşı büyük olasılıkla ne demek istiyor?
- Hareket arkadaşının kendini hasta hissetmesine neden oldu.
- Hareket kirliydi ve temizlenmesi gerekiyordu.
- Hareket son derece etkileyiciydi.
Cevabı göster
Hareket son derece etkileyiciydi.
Uzun pozlama fotoğrafçılığında “light painting”
Light painting, bir ışık kaynağı hareket ederken fotoğraf makinesinin uzun pozlama yaptığı bir fotoğraf tekniğidir. Hareket, tamamlanan görüntüde parlak çizgiler veya şekiller olarak görünür. Burada helikopterin rotorundaki ışıklar, rotorun gece yaptığı hareketin izini çizer. Painting, boya sürmek veya bir resmi yalnızca lambayla aydınlatmak anlamına gelmez; görünür izi hareket eden ışık oluşturur.
Alıştırma
Hangi çekim düzeni light painting tekniğini en iyi açıklar?
- Bir sanatçı, renkleri daha parlak görünsün diye bir tabloya lamba tutar.
- Bir fotoğraf makinesi, hareket eden ışığı görünür bir iz olarak kaydetmek için uzun pozlama kullanır.
- Bir fotoğrafçı, fotoğraf çekmeden önce bir helikoptere boyalı süslemeler ekler.
Cevabı göster
Bir fotoğraf makinesi, hareket eden ışığı görünür bir iz olarak kaydetmek için uzun pozlama kullanır.
you see this really tight radius of curvature. Kelime
2:47bu gerçekten dar eğrilik yarıçapını görürsünüz.
radius of curvature: bir eğrinin ne kadar keskin kıvrıldığı
Radius of curvature, yani “eğrilik yarıçapı”, bir eğrinin belirli bir noktada ne kadar keskin kıvrıldığını gösteren teknik bir ölçüdür. Eğrinin o bölümüne en iyi uyan bir çember düşünün: o çemberin yarıçapı eğrilik yarıçapıdır. Küçük yarıçap daha keskin ve sıkı bir kıvrım, büyük yarıçap ise daha yumuşak bir kıvrım demektir. Buradaki tight, fiziksel olarak sıkıştırılmış veya katı değil, keskin biçimde kıvrılmış anlamındadır.
Alıştırma
Bir yol çok keskin biçimde kıvrılıyor. Hangi cümle radius of curvature ifadesini doğru kullanıyor?
- It has a small radius of curvature.
- Radius of curvature does not describe how sharply it bends.
- It has a large radius of curvature.
Cevabı göster
It has a small radius of curvature.
Eşleşen karşıtlık için on one side ... on the other side
On one side önce dikkati aynı nesnenin ya da görüntünün bir tarafına yöneltir. On the other side ise ardından dikkati karşı tarafa geçirir. Bu iki ifade, iki gözlemi birbiriyle eşleşen bir sıraya koyar; böylece dinleyen kişi bir taraftaki keskin kıvrımı diğer taraftaki daha büyük yarıçaplı kıvrımla karşılaştırabilir. Aynı kalıp başka iki taraflı mekânsal karşılaştırmaları da düzenleyebilir.
Alıştırma
Mekânsal karşılaştırmayı düzenleyen iki ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, the board is smooth; ____, it is rough.
Cevabı göster
on one side · on the other side
What's going on there? ile temel soruyu ortaya koymak
Buradaki What's going on there? ifadesi “Bu durumda ne oluyor?” anlamına gelir. There, konuşmacının az önce gösterdiği sıra dışı özelliğe geri gönderme yapar; yeni bir yeri anlatmaz. Bu soru aynı zamanda açıklamanın akışını düzenler. Bir gözlemi temel soruya dönüştürür; böylece dinleyiciler sonraki bölümde nedenin açıklanmasını bekler. Önce soru sorma düzeni, gösterimlerde ve bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Bilimsel bir açıklamada anlatıcı, fotoğrafta beklenmedik bir şekil fark edip “What's going on there?” diye soruyor. Bu soru ne yapıyor?
- Gözlemi, açıklamanın yanıtlayacağı temel soruya dönüştürür.
- Açıklamanın çoktan bittiğini bildirir.
- Birinden fotoğrafa doğru yürümeye devam etmesini ister.
Cevabı göster
Gözlemi, açıklamanın yanıtlayacağı temel soruya dönüştürür.
Okay, so to explain the effects of this unsymmetric travel of the blades,
2:54Tamam, pallerin bu asimetrik hareketinin etkilerini açıklamak için,
rigged one up: doğaçlama ve ayrılabilen bir kurulum
Rigged one up, çoğu zaman eldeki malzemeleri kullanarak bir tanesini hızla kurup kullanılabilir hâle getirmek anlamına gelir. Buradaki one, gösterim için bir çubuğa bağlanan aynı türden bir kanat düzeneğinin yerini tutar. Rig up, ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamirse zamiri ortaya koyun: rig it up veya rig one up; rig up it değil. Bu ekipman bağlamında rigged, “hileli biçimde ayarlanmış” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi rig up ifadesinin geçmiş biçimi ve one zamiriyle tamamlayın: We needed a stand for the quick camera test, so we ____ from spare parts.
Cevabı göster
rigged one up
Let's see if this works: belirsiz bir sonucu denemek
“Let's see if this works”, dinleyiciyi bir denemeyi birlikte gözlemlemeye ve yapılan son değişikliğin işe yarayıp yaramadığını öğrenmeye davet eder. Buradaki see, yalnızca “gözle bakmak” değil, “deneyerek veya sonucu gözlemleyerek anlamak” demektir. if yan cümlesi sonucu belirsiz bırakır. Bu yüzden ifade, bir cihazı, fikri veya çözümü denemeden hemen önce doğaldır ve başarılı olacağını önceden ilan etmez.
Alıştırma
Birini belirsiz bir sonucu kontrol etmeye davet eden dersteki ifadeyle İngilizce cümleyi tamamlayın: The new batteries are in. ____.
Cevabı göster
Let's see if this works
Başarılı tamamlanma işareti olarak There we go
Bu bağlamda “There we go” olumlu bir tamamlanma işaretidir: cihaz çalışmaya başlamıştır ve konuşan kişi denemenin başarılı olduğunu doğrular. Bir yere gitmekten söz etmez. Bu ifade, bir işin bittiği, bir ayarın doğru hâle geldiği veya bir sorunun çözüldüğü anı gösterebilir. Kesin anlamı, hemen önce olanlara bağlıdır.
Alıştırma
Bir projektörün ayarını bitiriyorsunuz ve görüntü doğru biçimde beliriyor. En uygun tepki hangisidir?
- There you go.
- There we go.
- Here we go.
Cevabı göster
There we go.
relative to: karşılaştırma referansını belirtme
relative to bir karşılaştırmada ölçü alınan şeyi tanıtır. Bu cümlede relative to the air, paletin hızının havanın hızına göre değerlendirildiğini gösterir; hız yalnızca yere göre anlatılmıyor. Bu ifade, karşılaştırmanın hangi referans çerçevesinde yapıldığını açıkça belirtir. Helikopter hareket ettiği için paletin havaya göre hızı, yere göre hızından farklı olabilir.
Alıştırma
Bu anlamı doğru şekilde tamamlayan ifade hangisidir? Paletin hızı havanın hızıyla karşılaştırılıyor: ___
- relative to (göre; karşılaştırıldığında)
- related to (ile ilgili)
- relatively (nispeten; genel olarak karşılaştırıldığında)
Cevabı göster
relative to (göre; karşılaştırıldığında)
you subtract away the velocity of the blade from the forward air speed, Dilbilgisi
3:13palin hızını ileri hava hızından çıkarırsınız,
subtract away ... from ...: çıkarma sırasını korumak
subtract A from B yapısında A çıkarılan miktar, B ise işlemin başlangıç miktarıdır. Sonuç B eksi A'dır; A eksi B değildir. Burada paletin hızı A, ileri yönlü hava hızı ise B'dir. Subtract away, paletin hızının çıkarılmasını vurgular; away çıkarılsa bile çıkarma sırası değişmez.
Alıştırma
A palet hızı ve B ileri yönlü hava hızı olduğunda, B eksi A hesabını yapmak için hedef yapıyı doğru kullanan cümle hangisidir?
- Add the blade velocity to the forward air speed. (Palet hızını ileri yönlü hava hızına ekleyin.)
- Subtract away the forward air speed from the blade velocity. (İleri yönlü hava hızını palet hızından çıkarın.)
- Subtract away the blade velocity from the forward air speed. (Palet hızını ileri yönlü hava hızından çıkarın.)
Cevabı göster
Subtract away the blade velocity from the forward air speed. (Palet hızını ileri yönlü hava hızından çıkarın.)
and that's the total relative velocity of the blade through the air.
3:17ve bu, palin hava içindeki toplam bağıl hızıdır.
funny things: Komik değil, alışılmadık sonuçlar
Bu cümlede funny, “komik” değil; alışılmadık, beklenmedik ya da beklendiği gibi çalışmayan anlamına gelir. Things sözcüğünü nitelediği için funny things, insanları güldüren şeyleri değil, tuhaf sonuçları veya etkileri anlatır. Teknik bir açıklamada konuşan kişi, şaşırtıcı bir sonucu belirtmek için bu günlük sözcüğü kullanır. Fiziksel bir etkiyle ilgili bağlam anlamı belirler; kelime tek başına sonucun komik olduğunu göstermez.
Alıştırma
Şu tam cümlede funny ne anlama geliyor: "The sensor gives funny results when the battery is weak"?
- alışılmadık veya beklenmedik
- anlaşılması kolay
- çok pahalı
- komik ve insanları güldürmek için tasarlanmış
Cevabı göster
alışılmadık veya beklenmedik
Okay, let's start the blades and check things out.
3:22Tamam, palleri çalıştıralım ve ne olduğuna bakalım.
chopper: helicopter için gayriresmî bir sözcük
Chopper, helicopter için kullanılan gayriresmî bir sözcüktür. As the chopper flies forward cümlesinde ileri doğru uçan helikopteri anlatır; farklı bir hava aracı türünü anlatmaz. Bu sözcük konuşmalarda, haber başlıklarında, filmlerde ve gayriresmî havacılık konuşmalarında yaygındır. Cümleye rahat ve canlı bir ton verir; helicopter ise tarafsız ve standart terimdir.
Alıştırma
Şu tam cümlede chopper ne anlama geliyor: "A chopper landed beside the hospital"?
- yiyecekleri küçük parçalara ayıran bir makine
- bir motosiklet
- helicopter için kullanılan gayriresmî sözcük
- odun kesen bir kişi
Cevabı göster
helicopter için kullanılan gayriresmî sözcük
so this adds to the air velocity of the rotor on that side. Öbek fiiller
3:31dolayısıyla bu, o taraftaki rotorun hava hızına eklenir.
adds to: hava hızını artırmak
Burada adds to, basitçe “bir şeyi başka bir şeyin içine koymak” değil, “...yı artırmak” veya “...nın artmasına katkıda bulunmak” anlamına gelir. Özne olan this, to’dan sonra gelen miktarı artıran etkendir: o taraftaki rotorun hava hızı. Yapı özne + add(s) to + artan sonuç ya da etki şeklindedir. Bu yapı hem fiziksel miktarlar hem de bir sorunu ağırlaştırmak veya bir planın değerini artırmak gibi soyut etkiler için kullanılır.
Alıştırma
“Toplam etkiyi artırır” anlamına gelen ifadeyi seçerek cümleyi tamamlayın: The loud music ___ the overall noise level.
- is added
- adds the
- adds to
Cevabı göster
adds to
as long as: devam eden bir güvenlik koşulu
Burada as long as bir koşul belirtir ve “... olduğu sürece” veya “... şartıyla” anlamına gelir. Mesaj, rotorun hava hızı ses duvarının altında kaldığı sürece sorun olmadığıdır; bu sınır, sonucun geçerli olması için gereken koşul olarak sunulur. as long as + cümlecik temel yapıdır. as long as’tan sonra gelen cümlecik, doğru olmaya devam etmesi gereken koşulu belirtir. Bu cümlede ifade, bir şeyin ne kadar sürdüğünü ölçmez; bir koşul belirtir.
Alıştırma
Devam eden bir koşulu anlatan ve kuralı tamamlayan ifadeyi seçin: You may use the camping stove ___ you keep it away from the tent.
- as soon as
- even though
- as long as
Cevabı göster
as long as
under the sound barrier içindeki sound barrier anlamı
Sound barrier, hava sıkışması etkilerinin güçlendiği ve şok dalgalarının oluşabileceği ses hızına yakın hız eşiğini ifade eder. Gerçek bir duvar değildir. Burada under the sound barrier, rotorun yerel hava hızının bu eşik değerinin altında kalması demektir. Önemli olan havanın rotora göre hızıdır; bu nedenle aracın tamamının ileri hızı ses hızının altında kalırken bir palanın ucu bu sınıra yaklaşabilir.
Alıştırma
Bir jet, güçlü sıkışma etkilerinin ve şok dalgalarının ortaya çıkabileceği hıza yaklaşıyor. Bu cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The jet is approaching the ____.
- noise barrier
- sonic boom
- sound barrier
- speed limit
Cevabı göster
sound barrier
you'll create shock waves and start to damage things.
3:41şok dalgaları yaratırsınız ve parçalara zarar vermeye başlarsınız.
The retreating blade sees the same airflow of the vehicle movement, Kelime
3:45Gerileyen pal, aracın hareketinden kaynaklanan aynı hava akışını görür,
the retreating blade sees the same airflow içindeki sees ifadesinin teknik anlamı
Mühendislik dilinde sees, bir koşulla karşılaşmak, onu almak veya o koşula maruz kalmak anlamına gelebilir. Pal, hava akımına gözleriyle bakmıyor. Bu ifade, araç hareket ederken hava akımının pala üzerinde etkili olduğunu veya palaya ulaştığını anlatır. Cansız bir özneyle kullanılan bu yapı, parçanın bakış açısını verir: Bir bileşen bir yükü, basıncı, sinyali veya akışı sees a load, pressure, signal ya da flow şeklinde alabilir. Çevresindeki ismi, bileşenin karşılaştığı girdi veya koşul olarak okuyun.
Alıştırma
Bu kısa mühendislik cümlesini en iyi hangi fiil tamamlar? The sensor ____ a sudden pressure spike when the valve opens. Girdilerle karşılaşmak anlamındaki fiili seçin.
- visits
- watches
- sees
- looks at
Cevabı göster
sees
but because the blade is traveling in the opposite direction from that movement, Kalıp ifadeler
3:48ancak pal bu harekete zıt yönde ilerlediği için,
in the opposite direction from: … yönünün tersine
in the opposite direction from + isim kalıbı, iki hareketin ters yönlere gittiğini belirtir. From, karşılaştırmada ölçüt alınan hareketi tanıtır. Burada that movement, helikopterin ileri doğru hareketini ifade eder. Pal hâlâ rotorun bir parçasıdır; cümle yalnızca palin hareket yönünü helikopterin hareket yönüyle karşılaştırır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadenin tamamıyla tamamlayın: The cyclist was traveling ____ the traffic.
Cevabı göster
in the opposite direction from
This creates something called dissymmetry of lift. Kelime
3:54Bu, kaldırma kuvveti asimetrisi adı verilen bir şey yaratır.
dissymmetry of lift: taşıma kuvveti asimetrisi
Dissymmetry of lift, yani taşıma kuvveti asimetrisi, ileri uçuş sırasında helikopter rotor diskinin iki tarafında oluşan taşıma kuvvetinin eşit olmamasıdır. İlerleyen pal daha hızlı bir bağıl hava akımıyla, gerileyen pal ise daha yavaş bir bağıl hava akımıyla karşılaşır; bu yüzden doğal olarak ürettikleri taşıma kuvveti farklıdır. Bu terim, eşit yapılmamış bir rotoru değil, aerodinamik bir etkiyi anlatır. Helikopterler pal hatvesini ve pal hareketini değiştirerek bu farkı dengeler.
Alıştırma
Bir rotorun ilerleyen ve gerileyen taraflarındaki farklı bağıl hava hızlarının oluşturduğu eşit olmayan taşıma kuvveti eğilimini en iyi hangi terim adlandırır?
- dissymmetry of lift
- ground effect
- retreating blade stall
Cevabı göster
dissymmetry of lift
the rotor on the retreating side is given more pitch to produce more lift. Kelime
3:59gerileyen taraftaki rotora daha fazla kaldırma kuvveti üretmesi için daha fazla hatve verilir.
rotor palası açısı anlamındaki pitch
Burada pitch, bir rotor palasının açı ayarı anlamına gelir. Is given more pitch, geri çekilen taraftaki palaların daha büyük bir hatve açısına ayarlandığını belirtir. Bu ayar, palaların hava akımıyla karşılaşma biçimini değiştirir ve belirli sınırlar içinde daha fazla kaldırma üretir. Pitch; rotor, blade veya propeller gibi sözcüklerin yakınında kullanıldığında genellikle sesin yüksekliğini ya da tüm hava aracının hareketini değil, bu pala ayarını ifade eder.
Alıştırma
“The engineer increased the rotor-blade pitch before the lift test,” cümlesinde pitch ne anlama gelir?
- Rotor palalarının açı ayarı
- Bir sesin ne kadar ince veya kalın olduğu
- Tüm hava aracının yukarı veya aşağı eğimi
Cevabı göster
Rotor palalarının açı ayarı
the pitch becomes too great and you lose lift,
4:06hatve çok büyür ve kaldırma kuvvetini kaybedersiniz,
creating what's called a retreating blade stall. Kelime
4:09bu da gerileyen pal pervanesinin pallerinde stall (tutunma kaybı) yaratır.
works up to a point: yalnızca belirli sınırlar içinde etkili
Works up to a point, “işe yarar ama yalnızca belirli bir sınır içinde” anlamına gelir. Burada pala hatvesini artırmak düşük hızlarda kaldırmayı dengeleyebilir, ancak helikopter çok hızlandığında bu yöntem artık işe yaramaz. Up to a point fiziksel bir noktayı anlatmaz. Works ile belirtilen olumlu yargıyı sınırlar ve dinleyiciyi but sözcüğünden sonra gelecek soruna hazırlar.
Alıştırma
Cümleyi en iyi tamamlayan ifadeyi seçin: “This shortcut saves time on small tasks, but it only ___; bigger projects need a better plan.”
- works up to a point
- works at a point
- works to the point
Cevabı göster
works up to a point
retreating blade stall: aerodinamik kaldırma kaybı
Retreating blade stall, bir helikopterin ileri uçuşu sırasında ortaya çıkan aerodinamik bir durumdur. Rotor palinin helikopterin ilerleme yönünün tersine hareket ettiği tarafta pal aşırı yüksek bir hücum açısına ulaşabilir; hava akışı ayrılır ve kaldırma kuvveti azalır. Burada stall, ayrılan hava akışı nedeniyle kaldırma kuvvetinin kaybedilmesidir; motorun durması değildir. Retreating, rotor sistemindeki geri giden tarafı belirtir; palin fiziksel olarak helikopterden uzaklaşması anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede retreating blade stall neyi anlatıyor?
- Helikopter motorunun tamamen durması
- Rotorun geri giden tarafındaki aerodinamik kaldırma kaybı
- Bir rotor palinin geriye doğru helikopterin içine katlanması
Cevabı göster
Rotorun geri giden tarafındaki aerodinamik kaldırma kaybı
The cool thing about a retreating blade stall is that Dilbilgisi
4:12Gerileyen pal stall'unun en güzel yanı
The cool thing about X is that Y: X'in ilginç yanı Y olmasıdır
The cool thing about X is that Y, bir konuyu tanıtmak, olumlu değerlendirmek ve ardından onu ilginç ya da yararlı yapan belirli özelliği açıklamak için kullanılan bir konuşma kalıbıdır. X, about sözcüğünden sonra gelir; Y ise is that sonrasında gelen tam bir yan cümledir. Burada cool, düşük sıcaklık değil; 'ilginç', 'çekici' veya 'beklenmedik şekilde yararlı' anlamına gelir. Bu kalıp, dinleyeni değerlendirmeden temel açıklamaya yönlendirir.
Alıştırma
Cümleyi The cool thing about X is that Y kalıbıyla tam olarak tamamlayın: ____ this camera ____ it fits in a small bag.
Cevabı göster
The cool thing about · is that
Akıl yürütmeye davet eden If you think about it,
If you think about it başlangıçta kullanılan bir ara ifade gibi çalışır ve dinleyiciyi durup daha önce verilen bilgilerden hareketle akıl yürütmeye çağırır. Buradaki it, hemen önce sözü edilen kendi kendini düzeltme sorununa gönderme yapar. Bu ifade, iddianın doğru olması için gerçek bir koşul koymaz. Fikir üzerinde düşününce sıradaki noktanın anlaşılabileceğini belirtir; böylece açıklama daha az dayatmacı ve daha iş birliğine açık duyulur.
Alıştırma
“If you think about it, taking the train may be cheaper than driving.” cümlesinde başlangıç ifadesinin işlevi nedir?
- Ücretin yalnızca dinleyici bunu düşünürse değişeceğini söyler.
- Dinleyiciyi bilinen gerçeklerden hareketle akıl yürütmeye çağırır.
- Dinleyiciyi trenle yolculuk ile araba kullanmayı karşılaştırmaması için uyarır.
Cevabı göster
Dinleyiciyi bilinen gerçeklerden hareketle akıl yürütmeye çağırır.
if you have a dissymmetry of lift between the left and right side of the helicopter,
4:18helikopterin sol ve sağ tarafları arasında bir kaldırma kuvveti asimetrisi varsa,
it won't roll the helicopter like you think it would. Notlar
4:22bu, düşündüğünüz gibi helikopteri yuvarlamaz (roll).
like you think it would: beklenen bir sonucu düzeltmek
Like, dinleyenin beklediği sonucu veya biçimi anlatan yan cümleyi başlatır. Ana cümlede won't kullanıldığı için konuşan kişi bu beklentiyi düzeltiyor: helikopter yine de yatabilir, ancak beklenen biçimde veya ölçüde değil. Would, would roll the helicopter ifadesinin yerine geçer. İngilizcede yardımcı fiilden sonra tekrarlanan fiil öbeği sık sık atılır. Buradaki would, beklenen eyleme geri gönderme yapar; bir dilek anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümledeki would sözcüğünün görevini en iyi hangi seçenek açıklar? The medicine won't make you sleepy like you think it would.
- Make fiilini emre dönüştürür.
- Would make you sleepy ifadesinin yerine geçer ve beklenen sonuca gönderme yapar.
- Birinin uykusunun gelmesine yönelik bir dilek anlatır.
Cevabı göster
Would make you sleepy ifadesinin yerine geçer ve beklenen sonuca gönderme yapar.
Hava aracı hareketinde roll ve pitch karşıtlığı
Burada roll ve pitches, bir hava aracının iki farklı dönüş hareketini belirten havacılık fiilleridir. Karşıtlık, beklenen sonucu düzeltir: kaldırma kuvvetindeki dengesizlik, konuşmacının beklediği yuvarlanma hareketini oluşturmaz; rotorun jiroskopik tepkisi nedeniyle etki yunuslama olarak ortaya çıkar. Pitches burada helikopterin hareketini anlatan üçüncü tekil şahıs fiilidir. Açı belirten pitch ismiyle bağlantılıdır, ancak blade pitch gibi ifadelerdeki isim kullanımı değildir.
Alıştırma
Hava aracı hareketi açıklamasını tamamlamak için roll ve pitch fiillerinin doğru biçimlerini kullanın: When one wing rises and the other falls, the aircraft ____; when its nose rises or falls, it ____.
Cevabı göster
rolls · pitches
it'll just slow the helicopter down automatically. Öbek fiiller
4:30bu helikopteri otomatik olarak yavaşlatacaktır.
slow the helicopter down: ayrılabilen slow down
Burada slow down, bir şeyin daha yavaş hareket etmesini veya ilerlemesini sağlamak demektir. Slow the helicopter down ifadesinde slow fiil, the helicopter nesne ve down parçacıktır. Stall tepkisi helikopterin hızını otomatik olarak düşürür; bu, pilota verilen bir emir değildir. Bu, ayrılabilen bir öbek fiildir: nesne slow ile down arasına gelebilir. Bu yerleşim temel anlamı değil, yalnızca sözcük sırasını değiştirir.
Alıştırma
Slow down kullanarak ve the presentation yerine it zamirini getirerek cümleyi tamamlayın: The presentation is moving too quickly. We need to ____.
Cevabı göster
slow it down
Okay, there's a lot of things I did not cover in this video series, Dilbilgisi
4:33Tamam, bu video serisinde bahsetmediğim pek çok şey var,
Çoğul isim öbeğinden önce gayriresmî there's
Bu cümlede there's, a lot of things isim öbeğini sunar. Özenli standart dil bilgisinde çoğul merkez sözcük things normalde there are ile kullanılır: There are a lot of things I did not cover. Doğal ve hazırlıksız konuşmada, özellikle ardından a lot of geldiğinde, çoğul bir isim öbeğinin önünde sık sık there's kısaltması kullanılır. Bunu, tekil ve çoğul biçimlerin her zaman birbirinin yerine geçebileceğini gösteren genel bir kural olarak değil, gayriresmî konuşmadaki bir uyum basitleştirmesi olarak anlayın.
Alıştırma
Hangi cümle standart çoğul uyumunu kullanır ve resmî yazı için en uygundur?
- There are a lot of things the report does not cover.
- There's a lot of things the report does not cover.
Cevabı göster
There are a lot of things the report does not cover.
you should be way smarter than when we started on helicopters. Dilbilgisi
4:37helikopterler konusuna ilk başladığımız zamandan çok daha bilgili olmalısınız.
for the most part: istisnalara yer bırakan genel bir ifade
For the most part, bazı istisnalara yer bırakarak “genel olarak” veya “büyük ölçüde” anlamına gelir. Burada olumlu sonucu sınırlar: seri her şeyi kapsamamış olabilir, ancak ana sonuç yine de olumludur. Bu ifade, tüm cümleyi niteleyen bir zarf öbeği olarak çalışır. Belirli bir ismin “çoğu” anlamına gelmek yerine, ardından gelen ifadenin tamamı hakkında yorum yapar.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “genel olarak, bazı istisnalarla” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____, the new schedule works well, though Fridays are still difficult.
Cevabı göster
For the most part
way smarter than when we started: zaman içindeki büyük değişim
Way, karşılaştırma sıfatı smarter'dan önce gelir ve farkın büyük olduğunu vurgular: way smarter, 'çok zeki' değil, 'çok daha zeki' demektir. Buradaki way, 'yol' veya 'yöntem' anlamındaki isim değil, derece bildiren bir zarftır. Than when we started, kişinin şu anki bilgisini helikopter serisinin başındaki bilgisiyle karşılaştırır. way + karşılaştırma biçimi + than when + geçmiş zamanlı yan cümle kalıbı, zaman içindeki belirgin bir değişimi gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, daha önceki bir zamana göre büyük bir gelişmeyi doğru biçimde vurgular?
- After a month of training, I am way strong than when I began.
- After a month of training, I am way stronger than when I began.
- After a month of training, I am very stronger than when I began.
Cevabı göster
After a month of training, I am way stronger than when I began.
where you can make an educated guess as to which of these three helicopters Kalıp ifadeler
4:40bu üç helikopterden hangisinin
Smart enough ... where you can: konuşma diline özgü sonuç bağlantısı
Smart enough, ardından gelen sonuç için gereken bilgi düzeyini belirtir. Bu konuşma dilindeki cümlede where you can, bu düzeyi bir aşama veya nokta gibi ele alır; anlamı smart enough that you can make an educated guess şeklindedir. Where fiziksel bir yeri belirtmez. Bu, konuşma diline özgü gevşek bir bağlantıdır; enough ile kullanılan olağan yapı değildir. Standart ve yeniden kullanılabilir kalıplar sıfat + enough + that yan cümlesi ve sıfat + enough + to mastarıdır.
Alıştırma
Özgün sonuç anlamını korurken resmî yazı için en açık standart seçenek hangisidir?
- You are smart enough that you can make an educated guess.
- You are smart enough which you can make an educated guess.
- You are smart enough where you can make an educated guess.
Cevabı göster
You are smart enough that you can make an educated guess.
is the fastest in the U.S. Army inventory. Kelime
4:43ABD Ordusu envanterindeki en hızlı helikopter olduğunu tahmin edebilirsiniz.
make an educated guess: bilgiye dayalı bir tahminde bulunmak
make an educated guess ifadesinde educated, 'ilgili bilgi veya kanıta dayanan' anlamındadır. Konuşan kişi rastgele seçim yapmaz; helikopterlerin sınırları hakkında öğrendiklerini kullanarak en olası cevaba ulaşır. Kanıtlar bir cevaba işaret ettiği hâlde onu kesin olarak kanıtlamıyorsa make an educated guess kullanılabilir. Bu ifade, dikkatli bir akıl yürütmeyi aktarırken bir miktar belirsizliği de korur.
Alıştırma
Test verilerini kullanarak birkaç modeli karşılaştırıyorsunuz, ancak bir ölçüm eksik. Cevabınızı en iyi hangi ifade anlatır?
- know for certain
- make a wild guess
- make an educated guess
Cevabı göster
make an educated guess
as to which + dolaylı soru
Burada as to, tahminin tam olarak hangi konuyla ilgili olduğunu açıklayan soruyu başlatır. which of these three helicopters is the fastest sözleri dolaylı bir soru oluşturur ve which, bilinen bir seçenek kümesinden seçim yapıldığını gösterir. Yapı as to + soru yan cümlesidir; as to which..., as to whether... veya as to how... örneklerinde olduğu gibi kullanılır. Bu yapıda as to yaklaşık olarak '…… sorusu hakkında' anlamına gelir; bir yere doğru hareket bildirmez.
Alıştırma
Sınırlı sayıdaki plan hakkında dolaylı bir soru başlatmak için as to ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The committee disagreed as which plan would cost less.
- The committee disagreed as to which plan would cost less.
- The committee disagreed to which plan would cost less.
Cevabı göster
The committee disagreed as to which plan would cost less.
U.S. Army inventory: ordunun elindeki ekipmanlar
Burada the U.S. Army inventory, ordunun elinde bulunan ve kullanabileceği araç, hava aracı, silah ve diğer ekipmanların bütününü ifade eder. Depoda duran tek bir nesneyi veya stok sayma işlemini ifade etmez. Bu ifade karşılaştırma grubunu da belirler: hava aracının her alanda değil, ABD Ordusunun sahip olduğu ekipmanlar arasında en hızlı olduğu söylenmektedir.
Alıştırma
Bu cümlede the U.S. Army inventory ne anlama gelir?
- Ordu deposunda geçici olarak tutulan tek bir hava aracı
- Ordunun malzemeleri sayma işlemi
- Ordunun kullanabileceği ekipman ve sistemlerin bütünü
Cevabı göster
Ordunun kullanabileceği ekipman ve sistemlerin bütünü
please consider going to the Facebook page. Ton ve niyet
4:47lütfen Facebook sayfasına uğramayı düşünün.
please consider going: consider + -ing ile nazik bir öneri
please consider going ifadesinde konuşan kişi doğrudan emir vermek yerine dinleyenden bu eylemi yapmayı düşünmesini ister. Please daveti nazik hâle getirirken consider son seçimi dinleyene bırakır. Bu anlamda consider fiilinden sonra ulaç, yani -ing biçimi gelir: consider going denir, consider to go denmez. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp please consider + -ing şeklindedir.
Alıştırma
Nazik öneriyi join fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Please consider ____ the science club.
Cevabı göster
joining
I put all the photos from the night flights on there.
4:48Gece uçuşlarındaki tüm fotoğrafları oraya koydum.
Go download: gündelik Amerikan İngilizcesinde go + fiilin yalın hâli
Go download them ifadesinde go sözcüğünden hemen sonra download fiilinin yalın hâli gelir. Gündelik Amerikan İngilizcesinde go + fiilin yalın hâli, go check, go ask ve go download örneklerinde olduğu gibi birine bir eylemi yapmasını söylemek için kullanılabilir. Buradaki go, mutlaka gerçekten başka bir yere gitmek anlamına gelmez. İfadeye “şimdi yap” veya “hadi, yap” anlamında enerjik ve doğrudan bir hava katar; them, download fiilinin nesnesidir.
Alıştırma
Cümleyi gündelik Amerikan İngilizcesindeki go + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: If you want the guide, ____ it from our website.
Cevabı göster
go download
Stuff like that: gündelik bir listeyi bitirmek
Stuff like that, bir listeyi bitirmek için kullanılan gündelik bir ifadedir. Bir veya daha fazla örnekten sonra gelerek hepsini tek tek söylemeden “diğer benzer şeyler, etkinlikler veya kullanım biçimleri” anlamını verir. Bu cümlede stuff, fiziksel bir maddeyi veya belirli bir nesne yığınını anlatmaz. İfade, fotoğrafları masaüstü arka planı olarak kullanmanın yalnızca bir örnek olduğunu ve listenin geri kalanındaki kesin maddelerin önemli olmadığını gösterir.
Alıştırma
'You can use the photos for wallpapers, slideshows, and stuff like that,' cümlesinde 'stuff like that' ne anlama gelir?
- Listelenmeyen diğer benzer kullanım biçimleri
- Belirli bir nesne yığını
- Yalnızca daha önce belirtilen iki kullanım biçimi
Cevabı göster
Listelenmeyen diğer benzer kullanım biçimleri
Also, if you have ideas for future Smarter Every Day episodes,
4:55Ayrıca, gelecekteki Smarter Every Day bölümleri için fikirleriniz varsa,
Bir isteği yumuşatmak için I'd appreciate that.
Burada I'd, I would anlamına gelir. İsteğin ardından kullanılan I'd appreciate that, “Bunu yaparsanız minnettar olurum” demektir. That, dinleyicinin fikirlerini tweet yoluyla konuşmacıya göndermesini belirtir. Would, minnettarlığı gelecekteki bir eylemin sonucu olarak sunar. Böylece ifade önceden teşekkür eder ve isteği yumuşatır. Eylemin zaten yapıldığını söylemez.
Alıştırma
Bir istekte bulunduktan sonra “I'd appreciate that” en doğal olarak ne anlama gelir?
- Bunu zaten yaptığınızı söylüyorum.
- Bunu yapmanızı istemiyorum.
- Bunu yaparsanız minnettar olurum.
Cevabı göster
Bunu yaparsanız minnettar olurum.
It's been about a year since we started Smarter Every Day. Dilbilgisi
5:01Smarter Every Day'e başlayalı yaklaşık bir yıl oldu.
Geçen zamanı anlatan It's been ... since ...
Bu yapı, geçmişteki bir olaydan şu ana kadar geçen zamanı ölçer: It's been + bir süre + since + geçmişteki bir olay. Örnekte started başlangıç olayını, about a year ise geçen süreyi gösterir. It's, it has ifadesinin kısaltmasıdır ve since yan cümlesinde genellikle simple past kullanılır. Bu yapı projenin bittiğini söylemez; yalnızca başlangıcı belirler ve oradan bugüne kadar geçen zamanı hesaplar.
Alıştırma
Cümleyi It's been + süre + since + geçmiş olay yapısıyla tamamlayın: ____ six months ____ I moved here.
Cevabı göster
It's been · since
I'm all ears: seni dikkatle dinliyorum
“I'm all ears” bir deyimdir ve “Seni dikkatle dinlemeye hazırım” veya “Anlat, seni dinliyorum” anlamına gelir. Bu cümlede konuşan kişi karşısındakini fikirlerini paylaşmaya davet eder ve ilgili, açık bir tutum gösterir. İfade, konuşanın kulaklarını kelimenin tam anlamıyla anlatmaz; dinlemeye hazır olduğunu vurgular.
Alıştırma
Bu cümledeki doğal deyimi tamamlayın. Arkadaşınızın bilim kulübü için bir planı var ve onu dinlemek istiyorsunuz: Tell me your plan. I'm ____.
Cevabı göster
all ears
enough babbling: gevezeliği bırakıp asıl konuya dönmek
“Enough babbling” konuşanın dağınık ve uzun konuştuğunu, artık duracağını hafif bir şekilde anlatır. “Enough” bir sınır koyar; “babbling” ise söylenenleri odaksız veya gereğinden uzun gösterir. Bu cümlede ifade, söylemi düzenleyen bir işaret görevi görür: konu dışı bir bölümü kapatır ve ana konuya dönüleceğini bildirir. Konuşan kişi kendi konuşmasını şakayla eleştirir; bu nedenle önceki sözlerinin değersiz olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Konuşan 'Okay, enough babbling.' derken ne yapıyor?
- Her ayrıntıyı dikkatle açıklamaya başlamak
- İnsanları ilgisiz konular hakkında konuşmaya devam etmeye davet etmek
- Şakacı, dağınık bir konu dışı bölümü bitirip ana konuya dönmek
Cevabı göster
Şakacı, dağınık bir konu dışı bölümü bitirip ana konuya dönmek
Bir helikopter modeli adı olarak Chinook
Burada the Chinook, rotorları önde ve arkada art arda yerleştirilmiş askerî nakliye helikopteri CH-47 Chinook anlamına gelir. Chinook modelin adıdır; helikopterlerin genel adı değildir. Hızla ilgili karşılaştırma, konuşmada söz edilen ABD Kara Kuvvetleri envanteriyle sınırlıdır. Chinook’un dünyadaki bütün helikopterlerden daha hızlı olduğu söylenmiyor.
Alıştırma
Bu cümlede the Chinook neyi ifade ediyor?
- Kuvvetli bir rüzgâr türü
- Kuzey Amerika’daki bir Yerli halk
- ABD Kara Kuvvetlerine ait belirli bir helikopter modeli
Cevabı göster
ABD Kara Kuvvetlerine ait belirli bir helikopter modeli
Gündelik bir veda sözü olarak Have a good one
Have a good one, vedalaşırken karşıdaki kişiye iyi dilek sunmanın samimi ve gündelik bir yoludur. Burada one belirli bir nesneyi göstermez; günün geri kalanı, akşam veya hafta sonu gibi kişinin önündeki zamanı genel biçimde temsil eder. İfade genel kaldığı için kesin zaman dilimini adlandırmaya gerek olmadığında kullanılabilir.
Alıştırma
Dersteki ifadeyi kullanarak gündelik vedayı tamamlayın: “I’ll see you next week. ____!”
Cevabı göster
Have a good one